Günlük Arşivler: Aralık 13, 2015

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal oldu

DSP Genel Başkanı Masum Türker’in partisinin önünü açmak için aday olmadığı DSP olağanüstü kurultayında DSP Örgüt Kurulu Başkanı ve Genel Başkan yardımıcısı Önder Aksakal, Eski DSP Genel Başkanı Zeki Sezer ve Emrah Konuralp yarıştılar

DSP Genel Başkanı Masum Türker Genel Başkanlığa Veda Etti

DSP Olağanüstü Kurultayı’nda Masum Türker genel başkanlığa veda ederek partisiyle ve gündemle ilgili açıklamalarda bulundu.

DSP Olağanüstü Kurultayı’nda genel başkanlık için Önder Aksakal, Emrah Konuralp ve Zeki Sezer yarışacak. Kurultay başlamadan önce Masum Türker kürsüye çıkarak partililere seslendi.

DSP Olağanüstü kongresinde 1 tur oylama sonunda Genel başkan adayları

Önder Aksakal – 235 
Emrah Konuralp – 95 
Zeki Sezer – 61 oy aldılar

61 delegeden oy alabilen DSP Eski Genel Başkanı Zeki Sezer adaylıktan çekilerek 2 tur oylamaya katılmayacağını açıkladı

ilk tur oylama sonunda delegelerin kullandığı toplam 391 geçerli oydan, sadece 61 delegeden oy alabilen, DSP Eski Genel Başkanı Zeki Sezer hezimete uğrayıp hayal kırıklığı yaşayarak adaylıktan çekilme kararı alarak, 2 tur oylamaya katılmayacağını açıkladı.

ikinci tur oylamada

Önder Aksakal – 250
Emrah Konuralp – 120 oy aldılar

1 tur oylamada Zeki Sezer’in adaylıktan çekilmiş olması nedeni ile, kural gereği 2 turda adayların aldıkları oy oranları seçimi sonuçlandırmadı.

Üçüncü tur oylama yapıldı

Önder Aksakal – 247
Emrah Konuralp – 109 oy aldılar

3 turda alınan bu sonuçla Önder Aksakal DSP’ye Genel başkan oldu.

dsp-kurultay-1 dsp-kurultay-2

TÜRKER’İN KONUŞMASI 2 BUÇUK SAAT SÜRDÜ

Tes-İş Konferans Salonu’nda gerçekleşen DSP Olağanüstü Kurultayı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. DSP Genel Başkanı Masum Türker, yaklaşık 2,5 saat süren konuşmasında yaşadığı sıkıntılar hakkında partililere bilgi verdi. Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’e seslenen Türker, “Bizim 2002 yılından beri girdiğimiz bir genel seçim var mı? Belediye seçimlerini saymayın. Getir Büyükerşen’i oy al, getir Sarıgül’ü bir oy al ama yarın gidiyor. Hepsi de geldiği gibi gidiyorlar. Onlara trilyonlarca para harcandı. Eskişehir Belediye Başkanını Türkiye tanısın. 3 kere seçilsin diye en az bize o günün parasıyla 6-7 trilyona malolmuştur. Seçilen o kişiler aldıkları maaştan aidat verip Eskişehir’e bir bina bile atmadılar. Böyle laf söylemek kolay” ifadelerini kullandı.

dsp-genel-baskani-m

“BU İŞİ YAPANLAR CİRİT ATIYOR”

Türkiye’nin çok zor bir dönemeçten geçtiğine dikkat çeken Türker, “Ama önce vatan demek için önce ekmek yiyip su içip yürümek lazım. Ben Türkiye için DSP seçime girmesin, oylar bölünmesin safsatasına inanmıyorum. Bu lafların hepsi demokratik faşizmdir. Şu anda oynanan bütün oyunların temeli bizim bulunduğumuz bölgede bir dünya savaşı çıkartmak ve Türkiye’nin bölünme koşullarını hazırlamaktır. Örnek verecek olursak Gaziantep’te eskiden sol 5-6 milletvekili, MHP 2-3 milletvekili çıkarırdı. Şimdi CHP 2 tane çıkartıyor. Çünkü orada ajanlar, bu işi yapanlar cirit atıyor. Ajan derken dışarıdan gelen adam zannetmeyin. Türkiye bugün bu noktadadır” diye konuştu.

İktidarın tanımı ve nasıl iktidar olunacağına değinen Türker, şöyle devam etti:

“ENTELEKTÜEL OLMAK LAZIM”

“İktidar, birlikte hareket etmektir. Yoksa ben iktidarım denirse olmaz. Şu anda televizyonlarda diyorlar ya AKP bugün çöker. Çökmez. İktidarlar, birlikte hareket ediyorlar. Ama onlar strateji yapıyorlar, karşısındakiler taktik. Taktik bir günlüktür biter ama strateji olayın bütünlüğüdür. Olayın bütünlüğüyle 7 Haziran’da kaybetmişken, 1 Kasım’da tek başına geldiler. Türkiye’yi kurtaracak tek partisiniz. Açın parti programlarını okuyun. Ben illegal partilerin programlarını da okuyorum. Bazen beni yazıyorlar, ‘Neden illegal diyorsun’ diye. Kültürleri eksik ne yapayım diyorum. Entelektüel olmak lazım. İlker Başbuğ neden içeri girdi. ‘Terör Nasıl Önlenir’ kitabını okuyun ve orada PKK’nın illegal parti olarak stratejilerini açıkladığı için. Şu anda Türkiye tehlikede. Neden tehlikede? Çünkü Türkiye’de siyasi teoride egemen parti süreci yaşıyoruz. Şu anda Türkiye’de 4’üncü Cumhuriyet yaşanıyor. TC yazmamızın bir anlamı yok. Birinci Cumhuriyet Atatürk’ün Cumhuriyeti. İkinci Cumhuriyet 27 Mayıs’taki Anayasa ile getirilen Cumhuriyet. Üçüncü Cumhuriyet 12 Eylül ile getirilen Cumhuriyet. Dördüncü Cumhuriyeti 12 Eylül 2010’da getirdiler. İstediği gibi hakim savcılar kurulunu değiştirebiliyor, istediğini yapıyor.”

“BEN ARTIK ADAY DEĞİLİM”

Tüzük değişikliği yapılan kongrede Divan Başkanı Hasan Erçelebi, verilen süre zarfında Genel Başkan Yardımcısı Önder Aksakal’ın 243, Emrah Konuralp’ın 63 ve Zeki Sezer’in 58 delege tarafından genel başkanlığa aday gösterildiğini açıkladı. Genel Başkan Türker, dışarıda bazı DSP’liler tarafından yapılan protestolara ilişkin, “Bunlar niye protesto ediyorlar. Ben artık aday değilim. Bakın işte böyle protestolar olan bir yapı yarınımız olamaz” dedi.

genelbaskan

Önder Aksakal
Genel Başkan

1960 yılında Antalya’da doğdu.

İlk öğrenimini 4.sınıfa kadar Karacasu Geyre Köyü’nde,5.sınıf Aydın Gazipaşa İlkokulu’nda,ortaokulu İsmet İnönü Ortaokulu’nda,Lise öğrenimini Endüstri Meslek Lisesi Elektrik Bölümünde tamamladı.

1976-1977 Öğretim yılında Konya DMMA İnşaat Mühendisliği bölümünde Üniversite eğitimine başladı ve Selçuk Üniversitesinden mezun oldu.

21, 22 ve 23. dönem Milletvekili Genel Seçimlerinde Aydın’dan DSP adayı oldu.

2003 – 2004 yıllarında DSP Aydın İl Başkanı olarak görev yaptı.

25.07.2004 tarihinde gerçekleştirilen 6.Olağan Büyük Kurultay’da Parti Meclisine seçildi. 7, 8 ve 9.ncu Olağan Kurultaylarda bu görevini sürdürdü.

17.05.2009 tarihinde yapılan Olağanüstü Kurultay’da Masum TÜRKER’in Genel Başkan seçilmesinden sonra Genel Başkan Yardımcılığına getirildi. Sivil Toplum Örgütleri ve Meslek Odalarından sorumlu olarak çalıştı.

06.06.2010 tarihinde yapılan 8.nci Olağan Kurultaydan sonra oluşturulan Başkanlık Kurulunda yeniden Genel Başkan Yardımcısı olarak görevlendirildi ve Örgüt Kurulu Başkanlığına getirildi.

30.06.2013 tarihinde yapılan 9.ncu Olağan Kurultay sonrası da bu görevlerini sürdürmektedir.

13 Aralık 2015 Pazar  günü  yapılan Olağanüstü kurultayda Genel Başkan oldu

Mühendislik, İnşaat ve Müşavirlik alanında hizmet veren bir şirketi var.

Evli ve 2 çocuk babası.

Parti Programı
İÇİNDEKİLER

  • DSP’NİN GÜNCELLEŞEN PARTİ PROGRAMI 2003
  • BÖLÜM II: DEMOKRASİ
    • Demokratikleşme
    • Örgütlenme ve Siyasal Katılım
    • Demokratik Sol Partinin Yapısı ve İşleyişi
    • Seçimler
    • Özgür İnsan Özgür Toplum
    • Demokrasiyi Yaşatabilmek ve Demokrasiyle
    • Yaşayabilmek
    • Özgürlük ve Bağımsızlık
  • BÖLÜM III: GELİŞME
    • Özet
    • Ekonomi ve Gelişme
    • Ekonomide Araçların Amaca Uygun Kullanımı
    • Kaynak
    • Halk Katılımıyla Hakça Gelişme
    • Türkiye’nin Demokratik Gelişmesine
    • Yurt Dışında Çalışanların Katkısı
Tarihçe
(Onursal Başkanımız Sayın Bülent Ecevit‘in 28 Kasım 1999 günü Ankara’da DSP’nin 14. Yıldönümü kutlama töreninde yaptığı konuşma)Merhaba,Sevgili Demokratik Solcular, sayın konuklar, değerli gazeteciler:Bugün Demokratik Sol’un doğuş ve gelişme sürecini özetleyeceğim.DSP 14 Kasım 1985’te kuruldu. Ama DEMOKRATİK SOL’un bir düşünsel akım ve siyasal hareket olarak başlangıcı 1960’lı yıllardadır. Bu akım ve hareket, 1963’te, demokratik işçi hakları için verilen ve kazanılan mücadeleden doğmuştur. Eski CHP’de parti içi muhalefete dönüşen bu harekete, ilkin, ORTANIN SOLU adı verilmişti. O yıllarda SOL sözcüğünü kullanmak kolay değildi. Parti içinden de toplumdan da yoğun tepkiler geldi… Partide derine inen bölünmeler oldu. O yıllarda SOSYAL ADALET kavramı bile kuşku uyandırıyordu. Fakat hareketi başlatanların direnci, ülkemizde, SOL kavramına siyasal meşruluk kazandırdı. Bunu, en başta, Marksist ideolojiyle farklılığımızı vurgulayarak başardık. Bunu başarabilmek için, yalnız sağa karşı veya eski CHP’nin tutucu kanadına karşı değil, aynı zamanda başka bazı sol akımlara karşı da kararlı bir mücadele vermemiz gerekti. Hareketi toplumsal ve ulusal özelliklerimize dayandırmamız ve laikliği inançlara saygı ile bağdaştırmamız da, giderek, halkın güvenini kazanmamızı sağladı. Özellikle de 12 Mart 1971 ara rejimi dönemindeki ödünsüz demokrasi mücadelemiz bu güveni pekiştirdi. Oylarımız %25’lere kadar gerilemişken, 1973’te %32’ye, 1977’de %42’ye yükseldi. Böylece, DEMOKRATİK SOL hareketin güçlenişiyle birlikte, CHP birinci parti konumuna erişti ve iktidarın belirleyici unsuru oldu.dsplodo1960’lı yılların sonlarında, harekete verdiğimiz ORTANIN SOLU adını değiştirerek, DEMOKRATİK SOL tanımını benimsemiştik. O da kolay olmamıştı. Parti içinde tartışmalara neden olmuştu. Kimi, hareketi, SOSYALİST olarak, kimi de SOSYAL DEMOKRAT olarak adlandırmamızı istiyordu. Kuşkusuz Batı ve Kuzey Avrupa’nın SOSYAL DEMOKRAT akımlarından esinlenmiştik. Ama hem kökenlerimiz hem de toplum yapımız farklı idi. O nedenle, kendimize özgü bir tanımlama olarak, DEMOKRATİK SOL’da karar kıldık. 12 Eylül dönemi ardından da, bu tanımlama, kurduğumuz yeni partinin adı oldu. Bayrağımız da barış ve sevgi simgesi ak güvercin oldu. Bu simgeyi bize halk vermişti. 1960’lı, 1970’li yılların kanlı bıçaklı siyasal ortamında izlediğimiz barışçı tutum dolayısı ile toplantılarımıza ak güvercinle gelen halkımız DEMOKRATİK SOL’u bu simgeye layık bulmuştu.12 Eylül döneminde de yoğun bir demokrasi mücadelesi verdik. Mücadelenin güçlüklerini göze alamayanlarla yollarımız ayrıldı ve DSP’yi kurduk. Ben o sırada yasaklıydım. Partinin kuruluşuna RAHŞAN ECEVİT öncülük etti. Çok zor koşullarda Genel Başkanlığı üstlendi. Rahşan Ecevit’in, kurucusu olduğu KÖYLÜ DERNEKLERİ’nden gelen örgütlenme deneyimi vardı. O deneyimini DSP’ye aktardı. Paramız yoktu… Fazla bir desteğimiz de yoktu. Ama azmimiz vardı. Rahşan Ecevit, iki odalı bir bodrum katında, bir avuç arkadaşıyla göreve başladı. İğneyle kuyu kazarcasına çalışarak, Partinin sağlam bir zeminde güçlenmesine ve doğrultu tutarlılığına ödünsüz özen gösterdi. Bu davranış da, giderek, DSP’ye halkın güvenini kazandırdı.

1987’de oylarımız %8.54’ten ibaretti. Barajı aşıp Meclis’e girememiştik. Fakat yılmadık; adım adım ilerledik. 1991’de %10.75 oranında oy alarak, 7 milletvekili ile meclise girmeyi başardık. İstifalarla milletvekili sayımız 3’e indi. Ama güçlenişimiz sürdü. 1995 seçimlerinde oylarımız %14.64’e, milletvekili sayımız da 76’ya yükseldi. 1999 seçimlerinde de %22.19 oyla 136 milletvekilliği kazandık. Böylece, 1995 seçimleriyle solum birinci partisi olan DSP, 1999 seçimlerinde bütün Türkiye’nin birinci partisi oldu ve bugün başında bulunduğu üçlü koalisyon hükümetini kurmayı başardı. Solun birinci partisi olduk. Ardından Türkiye’nin birinci partisi olduk.

Peki geriye ne kaldı?.. Geriye, bundan sonraki seçimlerde, salt çoğunlukla tek başımıza iktidar olmak kaldı. Bunu hayal gibi görenler olabilir. 1999 seçimleri öncesinde DSP’nin birinci parti olması da hayal gibi görünüyordu. Ama hayal gerçek oldu. Kaldı ki artık Türkiye’ye DSP’siz bir hükümet düşünülemez oldu.

1997’de, Türkiye, REFAH-YOL kabusundan, ancak DSP’li bir hükümetle kurtulabildi. 1999 seçimlerine gidilirken de azınlık Hükümeti kurma sorumluluğu bize emanet edildi. Çünkü DSP, onun siyasal doğrultusunu benimsemeyenlerin bile gözünde, güvenilir parti idi. Her türlü partizanlıktan uzak durarak bu güvene layık olduğumuzu gösterdik.

1999 seçimleri öncesinde Meclis’te temsil edilmiş olan partilerin tümünün oyları düşerken sadece DSP’nin oyları yükseldi… %14’lerden %22’lere yükseldi. DSP güçlendikçe laik demokratik Cumhuriyet de güçleniyor.

1999 seçimleri ardından, yeni TBMM’nin ilk gününde, DSP grubu, tek yürekle ve tek sesle, laiklik karşıtlığına geçit vermeyeceğimizi kanıtladı. Biz içimizde herşeyi özgürce tartışırız; ama, bir sonuca vardıktan sonra, tek yürek – tek ses oluruz. Bu özelliğimizi ve doğrultu tutarlılığımızı sürdürdükçe, hiçbir engel veya zorluk DSP’nin güçlenişini önleyemeyecektir.

Bugün Partimizin 14’üncü yaş günü toplantısına sunulan bildiriler, üyelerimizin görüşlerini yansıtmaktadır. Her üyemizin Parti politikalarına katkı yetkisi de, yeteneği de vardır. Bu katkılara uzman arkadaşlarımızın ve yetkili kurullarımızın da katkıları eklendikçe, ülke sorunlarına en sağlıklı çözümler DSP çatısı altında üretilmektedir ve üretilecektir.

Başında bulunduğumuz 57’nci Hükümet, çok partili dönemin en hızlı çalışan, en başarılı Hükümeti oldu. Gerek demokrasi alanında, gerek ekonomik ve sosyal alanda başlattığımız reformcu atılımlar birbirini izliyor. Zorluklarla dolu bir dönemden geçiyoruz. Ama inanıyorum ki zorlukları kısa sürede aşacağız. Hükümetin hızlı ve kararlı çalışması bütün dünyada Türkiye’nin saygınlığını arttırıyor.

Tüm DSP’lilere, ATATÜRK’ün en büyük değeri bilime veren aydınlık yolunda, sürekli başarılar dilerim. Toplantımıza değerli katkılarda bulunan sanatçılara teşekkür ederim.

Saygılar, sevgiler sunarım.

 

torun