Daily Archives: Ekim 29, 2016

BBP Lideri Mustafa Destici”Türkiye Enerjisini Boşa Harcıyor”

BBP Lideri  Mustafa Destici”Türkiye  Enerjisini Boşa Harcıyor”

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı  Mustafa Destici, Sakarya İl  Başkanı Cemal CAN’ın  mazbata  töreni  ardından  düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İŞTE  Desteci’nin  ana başlıkları

İDAM

ADALET

CADI AVI

RUSYA VE  ABD ‘YE  GÜVENEREK  İŞ YAPANLAR  HEP KAYBETMİŞLERDİR

TÜRKMENLER  SAHİPSİZ  BIRAKILDI

TÜRKİYE  ZARAR  GÖRMESİN  DİYE  TÜRKMENLER  SESLERİNİ YÜKSELTMİYOR.

İŞTE  SURİYEDE  BAYIRBUCAK  TÜRKMENLERİ  RUSLARIN  VE ESAT’IN ESARETİNE  BIRAKILDI.

KERKÜKTE  PKK  CİRİT ATIYOR.

MİLLETİ AYRIŞTIRYORLAR.

MECLİSTEKİ  PARTİLER  KENDİLERİNE  GÖRE  ANAYASA  PEŞİNDELER

GEÇMİŞE  BAKIP  DERS  ÇIKARMAMIZ  GEREKİYOR

Konuşmasının başında şehitlere rahmet, gazilere de şifa dileğinde bulunan Destici, Türkiye’nin 32 yıldır terör örgütü PKK ile mücadele ettiğini ve bu problemin büyüdüğünü söyledi.

Terör örgütüne karşı son dönemdeki mücadeleyi sonuna kadar desteklediklerini tekrarlayan Destici, terör örgütüyle mücadelenin onun bütün unsurlarına karşı olması gerektiğini belirtti.

Suriye’nin kuzeyinde PYD ve YPG’nin ittifaklar kuracak kadar güçlü bir hale getirilmesinin yanlış politikaların sonucu olduğunu savunan Destici, bundan sonra doğru politikalar yürütülmesini istedi.

Destici, terör örgütüne karşı yanaşık düzen eğitim almış sözleşmeli er ve erbaşlarla mücadele verildiğini dile getirerek, “32 yılda, yeterli sayıda, gerçekten o bölgede hain PKK terör örgütüne karşı mücadele edecek ve bunların bir kısmı mobil birlik olacak özel birlikler hala niye yetiştirilmedi? Yetiştirilmiyor da yanaşık düzen eğitim almış gönüllü er ve erbaşlarımız ya da sözleşmeli erlerimiz, o bölgede PKK’ya karşı mücadelede öne sürülüyor ve biz şehitler veriyoruz. Buna mutlaka ama mutlaka en kısa sürede çözüm bulunması lazım. Özel birliklerin, mobil birliklerin yetiştirilip devreye girmesi lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

Bölgede tecrübeli öğretmen ve memurların görevlendirilmesi, işsizliğin önüne geçilmesi gerektiğine işaret eden Destici, terör örgütüne yönelik mücadelenin hala topyekun olmadığını ve eksikliklerinin sürdüğünü savundu.

‘Çocukları PKK’dan korumak için tecrübeli öğretmen şart’

Destici, ‘Doğuya stajyer öğretmenler yerine, en tecrübelisini, en vatanını seveni göndereceksiniz ki oradaki çocukları PKK’nın elinden kurtarabilesiniz’ dedi.

Doğuya gönderilen stajyer öğretmenleri, o bölgeye gönderenleri anlamadığını dile getiren Destici, “Bu kafayla giderseniz PKK o bölgede gençleri dağa çıkarmaya, beyinlerini yıkamaya devam eder. Öğretmenin en tecrübelisini, en vatanını seveni göndereceksiniz ki oradaki çocukları PKK’nın elinden kurtarabilesiniz?”dedi.

Musul operasyonu

Genel Başkanımız Mustafa Destici, Musul operasyonunda PKK’nın PYD ile yer aldığını ifade ederek, terör örgütünün meşrulaşmaması için Türkiye’nin kararlı adımlar atması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin mutlaka Musul operasyonunda yer alması gerektiğini dile getiren Destici, sadece hava operasyonlarında bulunmasının yeterli olmadığını söyledi.

Mustafa Destici, “Türkiye hem hava gücüyle hem kara gücüyle hem eğittiği güçlerle mutlaka ama mutlaka Musul operasyonunda yer almalı. Bu şekilde hem Türkmenler için hem o bölgedeki Arap, Kürt, Sünniler için şemsiye vazifesi görmeli ve bunların zarar görmemesi ya da en az zararla bu operasyondan sağ ve salim çıkmalarının önünü açmalı, hem de Musul’un statüsünün korunması adına ve gelecekteki statüsünün şekillenmesi adına da etkin bir rol oynamalı ve mutlaka o masada olmalıdır. Hem sahada olmalıdır, hem masada olmalıdır.” diye konuştu.

“FIRATIN DOĞUSU, BATISI DİYE BİR SINIR ÇİZİLEMEZ”

Fırat Kalkanı operasyonunda, Türkiye’ye bir sınır çizmenin doğru olmadığını dile getiren Destici, ‘Her toplantıda söylüyorum yine dile getiriyorum, Türkiye Fırat’ın doğusu, batısı diye kendine bir sınır çizemez. Fırat’ın doğusunda da batısında da ne olursa olsun YPG/PKK yok edilmelidir. Nerede olursa olsun asla bunların varlığına müsaade edilmemelidir’ dedi.

“ADİL, DEMOKRATİK BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ”

Başkanlık sistemi

Başkanlık sistemi tartışmalarının da devam ettiğini hatırlatan Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz Büyük Birlik Partisi olarak kurulduğumuz günden bu yana şunu savunuyoruz; biz bu sisteme karşıyız, bu sistemin, bu düzenin değişmesini istiyoruz. Biz bu sisteme, bu düzene karşıyız derken kastettiğimiz nedir? Anti demokratik, darbe anayasasıyla yönetilen düzene karşı olduğumuzu söylüyoruz. Biz, vurguncu düzene karşı olduğumuzu söylüyoruz. Biz, gelir dağılımındaki adaletsizliği zirve yaptıran düzene karşı olduğumuzu söylüyoruz. Biz, haksızlıkların, zulümlerin, adaletsizliklerin olmadığı, tam demokratik, kişi hak ve hürriyetlerinin tam olarak yaşatıldığı, basın hürriyetinin eksiksiz bir şekilde olduğu, tam demokratik adil bir Türkiye istiyoruz. Bunu eğer başkanlık sistemi getirecekse o da olur. Yarı başkanlık sistemiyle bu sağlanacaksa o da olur. Parlamenter sistemle bu sağlanacaksa o da olur.

Biz, sistemin adına takılmış değiliz. Bizim için sistemin adı ikinci plandadır. Sistemin içeriği daha önemlidir. Gerçekten kuvvetler ayrılığı prensibini tam olarak sağlayacak ve milletin arzu ettiği anlamda tam demokratik sivil bir anayasaya Türkiye’yi kavuşturacak ve herkesin kendisini birinci sınıf hissettiği, adalete olan güvenin yüzde 100’lere yaklaştığı, kişi hak ve hürriyetlerinin önündeki tüm engellerin kaldırıldığı, inanç hürriyetinin önündeki tüm engellerin kaldırıldığı, kimsenin ötekileştirilmediği, nefret suçlarının olmadığı, basının hür bir şekilde görev yaptığı, seçim kanununu, seçim sisteminin adil olduğu, siyasi partiler yasasının demokratik olduğu bir düzen istiyoruz, bir sistem istiyoruz.”

Muhalefet partilerinin yeni anayasa, başkanlık sistemi, yarı başkanlık ya da parlamenter sistemle ilgili bir tekliflerinin gözükmediğini, iktidar partisinden bir teklif beklediklerinin altını çizen BBP Genel Başkanı Destici, şu ifadeleri kullandı:

“Meclis, iktidar partisinin taslağını bekliyor. Biz de iktidar partisinin taslağı geldiğinde nasıl bir sistem öneriyor, bu sistemin içerisinde ne vardır, elbetteki bunu gördükten sonra değerlendireceğiz, görüşümüzü de kararımızı da ondan sonra açıklayacağız. Şimdiden bir karar açıklamanın veya görüş beyan etmenin sağlıklı olmayacağını düşünüyorum. Milletin, memleketin hayrına neyse, biz bugüne kadar onun yanında durduk, bundan sonra da onun yanında durmaya devam edeceğiz.”

cuma1 cuma2 cuma3 cuma4 cuma5 cuma6 cuma7 cuma8 cuma9 cuma10 cuma11 cuma12 cuma14 cuma15 cuma16 cuma17 cuma18 cuma19 cuma20

“Gizli kriz var”

Türkiye’de gizli bir kriz olduğunu ve ağır bedeller ödemek yerine hafif, kontrollü bedellerle sürecin aşılması gerektiğini dile getiren Destici, kemer sıkılması gerekiyorsa kemer sıkılması, tasarruf edilmesi, üretime ve imalata yönelip, istihdamı artıracak tedbirlerin alınması gerektiğine işaret etti.

Adalete olan güvenin azaldığını da öne süren Destici, Türkiye’deki bütün süreçlerin hukuk içinde yürütülmesinden yana olduklarını bildirdi. Mustafa

Destici, “Sürecin cadı avına dönüştürülmesini, kurunun yanında yaşın yakılmasını, at izinin it izine karışmasına asla ve kata müsaade edilmemesini istiyoruz.” dedi.

REFERANDUMDA YÜZDE 90 İDAM ÇIKAR

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın idam cezasının meclisten geçerse onaylayacağını söylediğini ifade eden Genel Başkan  Mustafa Destici ”Samsun’dan seslenmek istiyorum. Eğer Cumhurbaşkanı idam cezasının mecliste onaylamasını isterse AK Parti grubu acilen bir teklif getirsin, MHP de bunu onaylayacağını söylemişti. Her iki partinin oyu anayasa değişikliği ve referandum için yeterli. Referanduma gidilsin, hiç kuşkuları olmasın en az yüzde 90’la idam cezası kabul edilir. Hain PKK’lı teröristler, en son Manisa’da 4 yaşındaki yavrucağı kaçırıp cinsel istismarda bulunanlar gibi cinsi sapıkların da mutlaka idam edilmesi lazım. Biz bu kahpe darbe girişiminden sonra da üçüncü grubu ekledik. Meclisi bombalayanlar, halkın üzerine bomba yağdıran darbeciler için de mutlaka idamın geri getirilmesi gerekli. Hepimiz biliyoruz ki Cumhurbaşkanı talep ederse, idam cezası meclise gelir. Milletin arzusu önünde artık kimsenin durmaması ve bu 3 kesim için idam cezasının geri getirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

YENİ SİSTEM ZARURET

Genel Başkan Mustafa Destici, Türkiye’nin 82 darbe anayasasından kurtulması ve demokratik sivil bir anayasaya geçmesi gerektiğini belirterek Türkiye’de sistem sorunu olduğunu söyledi.

Genel Başkanımız Mustafa Destici, ”Sistem değişikliğinin Türkiye için zaruret olduğuna inanıyoruz. Ama bu nasıl bir sistem değişikliği? Başkanlık mı, yarı başkanlık mı, tam demokratik parlamanter sistem mi? Önemli olan bunun içeriği. Türkiye’nin şu anda demokrasi ve adalet eksikliği var. Daha birçok problemin çözümünü hangi sistem sağlayacaksa biz o sistemin yanında dururuz. Şu anda iktidar partisinden bir teklif yok, bu teklifin gelmesi ve iyice tartışılması ve milletin nasıl bir sistem istendiğini çok iyi öğrenmesi lazım” ifadelerini kullandı.

Büyük Türk milletini Parçalamak istemektedirler

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yazılı bir mesaj yayınladı. Cumhuriyetin kuruluşunun 93. yılını kutlayan Destici, mesajında, “Cumhuriyeti kuran iradenin, 93 yıl önce büyük Türk milletine emanet ettiği TC devletinin kuruluşunun yıldönümü bugün, her zamankinden daha fazla birlik ve beraberlik içerisinde kutlanmalı ve asla ayrımcılığın bölücülüğün fitnenin malzemesi haline dönüştürülmemelidir” ifadelerini kullandı.

Destici, Türkiye Cumhuriyeti devletinin tam bağımsızlığını, Türklerin Anadolu’daki varlığını ve Anadolu Türk-İslam medeniyetini bir türlü içine sindiremeyen harici ve dahili güçlerin bugün de iş başında olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Büyük Osmanlı Devleti’ni parçalayarak milyonlarca Müslüman’ın kanını akıtanlar, milyonlarcasını yerlerinden ve yurtlarından edenler, bugünde Suriye’de ve Türkiye Cumhuriyeti devleti için de aynı oyunu sahneye koymak istemektedirler. Büyük Birlik Hareketinin daha önceleri de her zemin ve kulvarda dile getirdiği gibi; Büyük Türk milletini Kürt, Türk, Zaza, Çerkes, Boşnak, Alevi, Sünni diye ayırıp parçalamayı hedeflemektedirler.

Ülkemizin etrafında ve içerisinde nasıl bir oyunla ve düşmanla karşı karşıya kaldığımızı idrakinde olmalıyız. Ve tezgahlanan bu oyunlara asla düşmemeliyiz.

Bugün, terör örgütünü maşa olarak kullanıp ülkemizin içini karıştırarak bizi bölmeye çalışanlar ve onların içerdeki işbirlikçileri şunu akıllarından çıkarmasınlar; hangi oyun kurulursa kurulsun, hangi hain plan tezgahlanırsa tezgahlansın milletimiz bunu yenecek imana iradeye ve kararlılığa sahiptir.

Türkiye Cumhuriyetini devletini yönetenler, hükümet edenler, herkesten önce bu oyunları bozacak kararlılığı ve iradeyi ortaya koymalı, kuvvetler ayrılığı prensibinin tam olarak işlemesi için gerekli adımları atmalıdırlar. Bu ülkeyi, cumhuriyetin temel esaslarından olan milli iradeyi tesis edecek demokratik, sivil bir anayasaya mutlaka kavuşturmalıdırlar.

Çelikleşmiş bir irade ile, adeta küllerinden yeniden doğarcasına 93 yıl önce kurulan Cumhuriyetimiz, milletimizin tarih sahnesinde yeniden dirilişinin adıdır.

Cumhuriyetimiz mana ve gücünü, milletimizin ortak iradesiyle ve büyük bir iman gücüyle gerçekleştirdiği kurtuluş mücadelesinin eseridir.

Türkiye Cumhuriyeti bugünlere kolay gelmemiştir.  Atalarımızın bizlere emanet ettikleri bu mukaddes topraklar uğruna, yüz binlerce şehit ve gazi verdiğimizi unutmamalıyız.

Cumhuriyet’imizin en önemli özelliği, herkes tarafından benimsenmiş, kavranmış ve herkes tarafından kucaklanmış olmasıdır. Bu Türkiye Cumhuriyeti’nin ebediyete kadar varlığının en önemli güvencesidir.

Türk Milleti, bugün geldiğimiz noktadan daha ileri ufuklara ancak Cumhuriyet ile varabileceğinin bilincindedir. Bu anlamlı günde, hep beraber el ele kenetlenelim.

Bölünmez bütünlüğümüze, demokrasimize, Cumhuriyetimizin bizlere kazandırdığı değerlere sahip çıkalım. İstediğimiz; barıştır, birlik ve beraberliktir, bölünmez bütünlüğümüzün muhafazasıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle; Cumhuriyet’imizin 93. kuruluş yıldönümünü bir kez daha kutluyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, O’nun kahraman silah arkadaşlarına, milleti ve vatanı için canlarını seve-seve feda eden şehitlerimize, gazilerimize sonsuz minnet ve şükranlarımı sunuyor, rahmetle anıyorum” dedi.

Habervole  Genel Yayın Yönetmeni  Fehmi DUMAN’ın Büyük Osmanlı Devleti’ni parçalayarak milyonlarca Müslüman’ın kanını akıtanlar, milyonlarcasını yerlerinden ve yurtlarından edenler, bugünde Suriye’de ve Türkiye Cumhuriyeti devleti için de aynı oyunu sahneye koymak istemektedirler. Büyük Birlik Hareketinin daha önceleri de her zemin ve kulvarda dile getirdiği gibi; Büyük Türk milletini Kürt, Türk, Zaza, Çerkes, Boşnak, Alevi, Sünni diye ayırıp parçalamayı hedeflemektedirler  bu  Büyük OSMANLI Devleti’ni  parçalamak isteyenlerle  Şu  anki  Türkiye  Cumhuriyetini  Parçalamak isteyenler   aynı mı  sorusuna”

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı  Mustafa Destici “O zaman  bu  ülke  üzerinde   kötü  emelleri  olanlarında  bu  günde  farklı   işbirlikçileri ile  ülkemiz  üzerinde   her  türlü  oyunu oynamaktadırlar.Evet  diyebilirim  aşağı  yukarı  o  zaman ki  düşman  bu  zamanda da boş durmuyorlar”dedi.

Habervole  Genel Yayın Yönetmeni  Fehmi DUMAN   İslam  Coğrafyasında  birbirini  boğazlayanların  varlığı  Üretimden  uzak  oluşları mı  ?  sorusuna

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı  Mustafa Destici, Batılı  Devletler  Petrolün  kontrolünü eline  aldı.Üretim olmayınca  Birbirlerini  boğazlamaları  kolaylaştı”dedi.

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı  Mustafa Destici, Sakarya İl  Başkanı Cemal CAN’a  başarılar dilerken  Bu  güne kadar  İl Başkanlığı  görevini sürdüren Suat ÇİLLİOĞLU’na  teşekkür etti. ÇİLLİOĞLU Bundan  böyle  Daha  önemli  görevlerde  hizmet  etmeye  devam edecek  dedi.

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı  Mustafa Destici, Sakarya  ilinde  Büyük Birlik Partisine  üye  olanlara   rozetlerini taktı.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajları

Liderlerden 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Kahraman ve parti liderleri birer kutlama mesajı yayınladı. Erdoğan yayınladığı mesajında, “Milletimiz, yeni işgal girişimlerine karşı da, İstiklal Harbi’ndeki kararlılıkla mücadele edeceğini, o gece tüm dünyaya göstermiştir” dedi. CHP lideri Kılıçdaroğlu ise, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajında, “Uniter devleti ve parlamenter sistemi korumak, ülkemizin bekasını korumak demektir. Çok partili sistemle, özgürlükçü demokrasi ve parlamenter sistemle Türkiye bir ve bütün olarak yeni çağda hak ettiği yere ulaşacaktır” vurgusu yaptı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajında, “Milletimiz, yeni işgal girişimlerine karşı da, İstiklal Harbi’ndeki kararlılıkla mücadele edeceğini, o gece tüm dünyaya göstermiştir. FETÖ mensubu hainlerin silahlarına göğsünü siper ederek, özgürlüğüne, demokrasisine, hükümetine ve devletine sahip çıkan milletimizin azmi, Cumhuriyetimizin 100. yıldönümüne hasrettiğimiz 2023 hedeflerimize ulaşma konusundaki en büyük güvencemizdir” dedi.
cumhuriyet-bayrami-mesajlari

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.

81 ilde ve dış temsilciliklerde okunacak olan mesajda, “Bugün, Gazi Mustafa Kemal’in önderliğinde ilan ettiğimiz, son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin 93. kuruluş yıldönümüdür. Esarete ve dayatmalara rıza göstermeyen Türk milleti, istiklaline ve istikbaline kasteden işgalcilere karşı başlattığı Kurtuluş Savaşı’nı, tarihte benzeri görülmemiş bir kahramanlıkla zaferle taçlandırmıştır. Bu büyük zaferin ardından, 29 Ekim 1923’te, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesi ve ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma hedefiyle Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduk. Cumhuriyetimizi, 2200 yıllık devlet geleneğimiz ile yaşadığımız coğrafyadaki bin yıllık Selçuklu ve Osmanlı mirasının, o günün zor şartlarında elde edilmiş bir kazanımı olarak görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, 93 yıldır karşısına çıkan zorlukların üstesinden gelerek yoluna devam etmiş, bilhassa son dönemdeki atılımlar sayesinde, bugün dünyanın yükselen güçleri arasında yer almayı başarmış bir devlettir. Büyüyen ekonomisi, güçlü demokrasisi, temel insani değerlere olan bağlılığı, ilkeli ve vizyoner dış politikasıyla Türkiye, bölgesinde ve dünyada bir ilham kaynağı olmayı günümüzde de sürdürüyor” ifadelerini kullandı.

En son 15 Temmuz 2016 gecesi yaşananların, milletin devletiyle ne kadar bütünleştiğini tartışmasız şekilde bir kez daha teyit ettiğine dikkati çeken Erdoğan, “Milletimiz, yeni işgal girişimlerine karşı da, İstiklal Harbi’ndeki kararlılıkla mücadele edeceğini, o gece tüm dünyaya göstermiştir. FETÖ mensubu hainlerin silahlarına göğsünü siper ederek, özgürlüğüne, demokrasisine, hükümetine ve devletine sahip çıkan milletimizin azmi, Cumhuriyetimizin 100. yıldönümüne hasrettiğimiz 2023 hedeflerimize ulaşma konusundaki en büyük güvencemizdir” dedi.

RecepTayyipErdogan-Portre-01

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti:

“Bu büyük devletin ve bu kahraman milletin Cumhurbaşkanı olmaktan şeref duyuyorum. Dünyanın neresinde olursa olsun, tüm vatandaşlarımızın ve dostlarımızın da, milletimizin 15 Temmuz’da yazdığı destandan gurur duyduklarına inanıyorum. Hem bir darbe girişimi, hem bir terör saldırısı, hem de bir işgal teşebbüsü olan böyle büyük bir badireyi atlatmamızın ardından, Cumhuriyetimizin 93’üncü yıldönümüne ulaşmış bulunuyoruz. Şundan tüm vatandaşlarımız, tüm dostlarımız emin olsunlar: Bugün Türkiye, 15 Temmuz sabahına kıyasla, daha güçlü, daha dirayetli, daha kararlı bir ülkedir. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, vatanımıza, istiklalimize, geleceğimize kast eden hiçbir saldırı başarılı olamayacaktır. Terör örgütleri de, onları kullananlar da, hedeflerimize ulaşmamızı engelleyemeyecektir. Bu duygu ve düşüncelerle, Türkiye’de ve yurt dışında yaşayan tüm vatandaşlarımızın Cumhuriyet Bayramı’nı gönülden tebrik ediyorum. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılmak için fedakarlıkla mücadele eden tüm gazilerimizi minnetle yad ediyor; bu uğurda canlarını veren tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ecdadımızın emanetine sahip çıkan kahraman milletimize ve bize dualarıyla destek olan tüm dostlarımıza en kalbi şükranlarımı sunuyorum. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

 

gurselyıldız4

Gürsel YILDIZ’dan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı

Gürsel YILDIZ’dan  29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajıHak ve Huzur Partisi Genel Başkanı  Gürsel YILDIZ’dan  Cumhuriyet’in ilanının 93’üncü yıl dönümünü kutlayarak, ‘Cumhuriyet, milletimizin büyük bir iman gücüyle gerçekleştirdiği kurtuluş mücadelesinin eseridir’ dedi.Genel Başkan Gürsel YILDIZ 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla mesaj yayınladı. Yıldız  mesajında, “Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde istiklalini kazanmak için kurtuluş mücadelesi veren şanlı ecdadımız nice zorluklara rağmen destan yazmış ve neticesinde Cumhuriyetimiz kurulmuştur. 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet’in ilanı ve milletin kayıtsız şartsız egemenliği kabul edilerek bağımsızlık mücadelesinin ruhu ortaya konmuştur. Türkiye Cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedef olarak ortaya koyduğu ‘muasır medeniyetler’ yolunda kurulduğu günden bu yana demokrasi, insan hakları, eğitim, sağlık, bilim, ekonomi, ulaştırma olmak üzere tüm alanlarda önemli mesafeler kat etmiştir. İçinde bulunduğumuz konjonktür ülkemizin her ferdine, her kurumuna olduğu gibi bize de bazı sorumluluklar yüklemektedir.
 Başımız felaket  geldiğinde   Cumhuriyetin kıymetini  ağzımıza  alıp  tehlike  geçtiğinde  unutulduğunu  görüyoruz. Son  Aylarda  Yaşanan  olaylar  Cumhuriyetimizin kıymeti bir kez daha net olarak anlaşılmıştır. Bu sorumluluğun bilincinde olarak demokratik, siyasal, kültürel, sosyal alanlarda olduğu gibi özellikle de ekonomik gelişmeye önem vererek atalarımızdan aldığımız Cumhuriyet mirasını gelecek nesillere, içinde yaşanılan asrın sorunlarına cevap verecek şekilde geliştirerek ulaştırmalıyız. Vakit geçmek üzeredir, yarın çok geç olabilir.Sonucu bütün halkımız için bir faciaya dönüşme tehdidi altındaki bu günümüzde, Cumhuriyetimizin 93. Yılını kutlayabilecek duygu yoğunluğu ve arzu, devleti yönetenlerde olmadığı gibi halkta da hissedilir derecede yok edilmeye çalışılmaktadır.Allah bu milleti yeniden bir Kurtuluş Savaşı yapmak ve yeniden bir Cumhuriyet kurmak zorunda bırakmasın.Türk milleti geçmişine inançlı, milli değerlerine bağlı asil bir millettir.Cumhuriyet Bayramı’nın bu topraklar üzerinde yaşayan ve bu devlete inanan tüm halkımıza kutlu olmasını dilerim.

TBMM1

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, “Geleceğimiz aydınlık ve ferahlıktır. Muasır medeniyetin ötelerine ulaşacağımıza ve tarih sahnesinde bize ait olan yeri alacağımıza inancım tamdır” dedi.

TBMM Başkanı Kahraman, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla mesaj yayınladı. Kahraman, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajda şu ifadelere yer verdi:
“Cumhuriyet Demokrasinin evrensel ilkeleri ile uyumlu bir yönetimin adıdır. Latincedeki karşılığı ‘Halka dair işlerdir. Sahip olunan egemenliğin kaynağı halktır. Halk yani ‘Cumhur’ ön plandadır. Son tahlilde, bütün farklı görüş ve ideolojilerin siyasi platformlarda seslendirilmesini Demokratik Cumhuriyet sağlar.Uzun tecrübelerden sonra Türkiyemiz, Cumhuriyeti ve demokrasiyi özümsemiş ve bunu ispat etmiştir. Dünya tarihinin en büyük cihan devletlerinden biri iken tarihin nesnesi olma tehlikesi ile karşılaştık. Mondros Mütarekesi ile Anadolu’yu işgale hazırlandılar. Sadece kağıt üzerinde kalan Sevr adlı paçavra bir proje hazırladılar ve onda da anlaşamadılar. Konferansa katılan 14 devletten yalnızca bir tanesinde Yunanistan Meclisi’nde kabul edildi. Bizde de Mebusan Meclisince kabul edilmedi, dolayısıyla, Meclis’ten geçse de imzalamayacağını ilan eden padişaha sunulmadı.?Malazgirt’ten beri gelen tarihi kin ve hınçları ile her yönden üzerimize saldıran emperyalist devletlerin planları, milletimizin azim ve kararlılığı ile bozuldu. Milli bir ruh ve şahlanışla küllerimizden yeniden doğduk ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduk.”

Türkiye’nin yaptığı atılımlarla, hürriyetini ve bağımsızlığını perçinlediklerini kaydeden Kahraman, “Cumhuriyetimiz tarihi seyir içinde zaman zaman çalkantılar yaşasa da gelişerek güçlü bir devlet oldu. Bugün benimsediğimiz çoğulcu anlayış ile toplumumuzdaki bütün kesimleri bir arada, barış içinde yaşatan; tek bayrak, tek millet, tek vatan ve tek devlet ülküsü etrafında güvenle geleceğe yürüyoruz. Millet-Devlet bütünlüğü ile mutlu ve müreffeh, manevi ve milli değerlerine bağlı ve saygılı insanların yaşadığı demokratik bir hukuk devleti olarak her zorluğun üstesinden geleceğimizin inancı içindeyiz. Bizi kaosa sürüklemek ve ülkemizi, işgale hazır hale getirmek isteyen FETÖ terör örgütü ve onun müttefiklerinin 15 Temmuz’daki hain saldırısı; başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, gazi meclisimiz, kuruluşlarımız ve basınımızla bütün milletimizin çelik iradesine çarptı, bertaraf edildi. Bu menfur ve mel’un darbe girişiminin etkileri ve içimizde görevli, gizli-açık ihanet şebekeleri ortadan kaldırıldıkça önümüz tamamen açılacaktır.15 Temmuz şehitlerimizi ve bütün şühedayı rahmet ve minnetle anıyorum. Allah böyle badirelerle karşılaştırmasın, milletimize, devletimize zeval vermesin” ifadelerini kullandı.

Kahraman şunları kaydetti:
“Geleceğimiz aydınlık ve ferahlıktır. Muasır medeniyetin ötelerine ulaşacağımıza ve tarih sahnesinde bize ait olan yeri alacağımıza inancım tamdır. Bu vesile ile Cumhuriyetin ilan edilişinin 93. yılını tekrar kutluyor, ilk Cumhurbaşkanı Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, Cumhuriyetin kuruluşunda büyük fedakârlıklar gösteren, hayırlı dileklerle katkı sunan Devlet ve Siyaset adamlarımızı teşekkürle anıyor, Cumhuriyetimizin ilelebet payidar olmasını niyaz ediyorum.”

binali11

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM

Başbakan Binali Yıldırım, Cumhuriyet Bayramı mesajında, “Ülkemiz, insan onurunu korumayı esas alan, insan hak ve özgürlüklerini güçlendiren, vatandaşlarımızın bütün haklarını vatandaşlık hukuku esasında güvenceye alan, kuvvetler ayrılığı prensibini koruyan, hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz vermeyen, siyasal sistem olarak başkanlığı benimseyen, demokratik ve özgürlükçü bir yeni anayasa ile yoluna devam edecektir” dedi.

“HAZIRLAYACAĞIMIZ ANAYASA, CUMHURİYETİMİZİN TEMELLERİNİ SARSILMAZ KILACAK”

Başbakan Yıldırım’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesaj, şöyle: “Bugün ülkemizin her köşesinde, Cumhuriyetimizin ilanının 93. yıldönümünü büyük bir heyecanla kutluyoruz. 29 Ekim 1923, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biridir. Ülkesini işgal etmek isteyen güçlere karşı destansı bir istiklal mücadelesi veren milletimiz, kazandığı büyük zaferi, milli iradeyi esas alan Cumhuriyeti ilan ederek taçlandırmıştır. Milletimiz bu kararıyla hakimiyetin millet iradesinde olduğunu ilan etmiş ve Cumhuriyetimizi içtenlikle sahiplenmiştir. Ülkemiz, cumhuriyetin ilanıyla birlikte kalkınma, ilerleme ve modernleşme yolunda çok önemli mesafeler kat etmiş ve bugün modern dünyanın saygın ülkelerinden biri haline gelmiştir. Yeni bir anayasa yapmak için milli iradenin tezahür ettiği böyle bir dönemde, coşkuyla kutladığımız bu Cumhuriyet Bayramı’na milletimiz ayrı bir önem atfetmektedir. Çağdaş ve evrensel değerler çerçevesinde hazırlayacağımız bir anayasa, hem aziz milletimizi birbirine daha çok kenetleyecek, hem de Cumhuriyetimizin temellerini çok daha sağlam, çok daha sarsılmaz kılacaktır.

Ülkemiz, insan onurunu korumayı esas alan, insan hak ve özgürlüklerini güçlendiren, vatandaşlarımızın bütün haklarını vatandaşlık hukuku esasında güvenceye alan, kuvvetler ayrılığı prensibini koruyan, hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz vermeyen, siyasal sistem olarak başkanlığı benimseyen, demokratik ve özgürlükçü bir yeni anayasa ile yoluna devam edecektir. Bölgesel ve küresel önemi her geçen gün daha da belirginleşen Türkiye Cumhuriyeti’nin, sahip olduğu demokrasi kültürü, hukuk devleti kimliği, gücü ve birikimi sayesinde 21’inci yüzyıla damgasını vuracağına bütün kalbimle inanıyorum. Farklı dil, inanç ve kültürleri bir arada yaşatan, köklü bir adalet ve barış medeniyetinin mirasçısı olan milletimiz, birbirine sımsıkı kenetlenerek aydınlık yarınlarını inşa edecektir. Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyetimizin kurulmasında emeği geçen bütün istiklal kahramanlarımızı şükranla anıyorum. Cumhuriyetimizin 93. yılını idrak ediyor olmaktan büyük bir mutluluk duyuyor, bütün vatandaşlarımın bayramını en içten duygularımla kutluyorum.

kılıcdaroglu1gene15

CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajında, “Uniter devleti ve parlamenter sistemi korumak, ülkemizin bekasını korumak demektir. Çok partili sistemle, özgürlükçü demokrasi ve parlamenter sistemle Türkiye bir ve bütün olarak yeni çağda hak ettiği yere ulaşacaktır” dedi.

“FELAKETLERLE KARŞILAŞMAMANIN YOLU CUMHURİYET İLKELERİNİ TAVİZSİZ UYGULAMAKTIR”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesaj, şöyle: “Binbir emek ve fedakârlıkla kazandığımız, halkın halk tarafından halk için yönetildiği, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, kimsesizlerin kimsesi Cumhuriyetimizin 93’üncü yılı kutlu olsun. Cumhuriyet vatandaşlık ortak paydasında herkesin eşit haklara sahip olduğu rejim demektir. Cumhuriyet sayesinde bu ülkede kimse doğumu veya soyu nedeniyle bir diğerinden üstün değildir. Bu ülkenin sahibi bir kişi veya zümre değil, vatandaşların ta kendisidir. Halkımız büyük güçlüklerle eline aldığı bu hakkını da kimseye bırakacak değildir. Bu ülkeyi Führerler, Başkanlar, tek adamlar değil 79 milyon vatandaşımız yönetir. Cumhuriyet demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Bu ülkenin bütün vatandaşları liyakat esasıyla her makama gelebilir. Hiç kimse dini, mezhebi, siyasi görüşü nedeniyle ayrımcılığa uğrayamaz. Hukuk dışında hareket eden herkes de bunun hesabını gene hukuk önünde verir. Bu ilkelerden sapılmasının bedeli büyük olur. 15 Temmuz bu bedellerin güncel bir örneğidir. Hukuk devleti ilkelerine sırtını dönerek, devlet yönetiminde liyakati değil partizanlığı esas alan anlayış Cumhuriyetimize, birliğimize ve bütünlüğümüze yönelen bir saldırının temelini atmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin vatansever üyeleriyle güvenlik güçlerimizin kahramanlığı, Gazi Meclis’imizin şanına yakışır tutumu ve halkımızın direnme hakkını kullanmasıyla bu saldırı başarısız oldu. Bir daha böyle felaketlerle karşılaşmamanın yolu Cumhuriyet ilkelerini tavizsiz uygulamaktır.

Cumhuriyet, birlik ve bütünlüğümüzün teminatıdır. 150 yıllık tarihe sahip, Osmanlının en zor günlerinde pusula, Kurtuluş Savaşı’nda rehber olan parlamenter sistemimiz Cumhuriyet ile ülkemizi inşa etti, sınırlarımızı korudu, her türlü saldırıyı yok etti. Uniter devleti ve parlamenter sistemi korumak, ülkemizin bekasını korumak demektir. Çok partili sistemle, özgürlükçü demokrasi ve parlamenter sistemle Türkiye bir ve bütün olarak yeni çağda hak ettiği yere ulaşacaktır. Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir. Cumhuriyet yoksulluğu bitirme, bu ülkenin bütün vatandaşlarına insanlık onuruna yaraşır bir hayat sunma mücadelesidir. Cumhuriyet mağdurların beklediği hak, mazlumların beklediği adalet,  kim olursa olsun haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayanların umududur. Cumhuriyete sahip çıkmak, kimsesizlerin kimsesi, mağdurların sesi, adaletin simgesi olmak demektir. Bu duygu ve düşüncelerle, bize bu güzel Cumhuriyeti armağan eden başta Büyük Atatürk olmak üzere bütün kahramanlarımızı ve gazilerimizi şükranla anıyor, ülkemizin birlik ve bütünlüğü için en yüksek fedakârlığı yapan şehitlerimize rahmet diliyorum. Yaşasın Cumhuriyet!

siyattagenelbaskanı3

Vehbi ŞAHİN, Cumhuriyetimizin 93.Yıldönümü mesajı Yayınladı

Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Vehbi ŞAHİN, Cumhuriyetimizin 93. Yıldönümü Sebebiyle Kutlama Mesajı Yayınladı. Vehbi ŞAHİN, Cumhuriyetimizin, Türkiye devletinin ve aziz milletimizin haklı sevinci, namusu ve en büyük nimeti olduğunu söyledi.Vehbi ŞAHİN , Cumhuriyetimizin 93. Yıldönümü sebebiyle yayınladığı mesajda, “Şerefli ve şanlı bir geçmişe sahip, devlet olarak daima var olmak azmini hiç yitirmeyen aziz bir milletin 93 sene önce temelini attığı Cumhuriyetimiz; hak adalet ve özgürlüklerin karakterize ettiği, vatandaş temelli ve devlet-millet uzlaşmasına dayanan yönetim biçimidir.” dedi.Vehbi ŞAHİN, “Maalesef bu ülkede bilerek veya bilmeyerek, bilgi ile insan arasındaki engellerin tamamen ortadan kalktığı bir devirde, hâlâ, elindekinin kıymetini bilmeyenlerin kötü akıbetleriyle alakalı yaşanmışlıklardan ders almayanlar “Cumhuriyet” kavramını itibarsızlaştırılmaya ve içini boşaltılmaya çalışılmaktadırlar. Şerefli tarihimizle, dini ve milli değerlerimizle sorunlu olan bir kesim, 29 Ekim 1923’ü, dünyanın en erdemli devletlerinden birinin bize mirası olarak değil de, reddi mirasın resmen başlatıldığı tarih olarak dayatmaya devam etmektedir. Zihninde ve gönlünde “vatan” ve “devlet” kavramları aşınmış kozmopolit bir başka bir kesim ise, 29 Ekim 1923’ü ve sonrasını; üç bin yıllık Türk,  engin devlet geleneğimizin son halkası olduğu gerçeğini inkâr edip, mesnetsiz tarih ve din tezleriyle içini boşaltıp bindiği dalı ahmakça kesmeye çalışmaktadır!” diye konuştu.Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Vehbi ŞAHİN Vehbi ŞAHİN “Tam bağımsızlık ve özgürlük Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkesidir. Bu ilkenin hedefi emperyalizme karşı Kurtuluş Savaşı’nı kazanan halkımızın, vatan topraklarında kardeşçe, özgür ve eşit yaşamasını sağlamaktır. Cumhuriyeti kuran kadronun lideri Mustafa Kemal Atatürk, Gençliğe Hitabesinde Türkiye Cumhuriyetinin gelecekte karşılaşacağı engelleri ve tehlikeleri dile getirmiş, gençliğin şahsında Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran halka, Cumhuriyeti sonsuza kadar muhafaza ve müdafaa görevi vermiştir. Bugün ülkemizin içinde bulunduğu zor durumdan yine milletimizin azim ve kararlılığı ile çıkacağız. Bunun için birliğe, beraberliğe ve ortak akıla ihtiyacımız vardır.Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi olarak hiçbir vatandaşımızı ötekileştirmeden, nefret söyleminden uzak durarak, sevgiyle siyaset yapıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; vatandaşlarımızın birlikte coşkulu, mutlu ve huzurlu bir yaşam içinde olmaları dileğiyle, tüm ulusumuzun en büyük bayramını kutluyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve bu toprakları vatan yapan şehitlerimizi saygı ve rahmetle, değiştirilmesini zorunlu kılacak herhangi bir ihtilâf ve kamu vicdanına aykırılık ihtiva etmeyen ve son karar mercii olan Türk halkının önüne konulup onayı direk milletten alınan bir anayasa sahip olacak 93 yıllık olgunluğa ve her türlü imkâna sahibiz.” Şeklinde konuştu. Ülkemize ve insanlarımıza iyi bir gelecek bırakmak istiyorsak, idealimizdeki geleceğin korku ve endişelerimizden uzak bir gelecek olması için hiç bir vesayet altına girmeden, bağımsız bir şekilde, kınayanların kınamasına aldırmadan, bizzat hayat sebebimiz olan değerlerimize öncelik tanımalı ve o değerlere olan boyun borcumuzu yerine getirmeliyiz. En önemli değerimiz Cumhuriyetimiz ve devletimizdir. Çünkü bizler atalarımızdan özgür, müstakil, temiz ve kutlu bir vatan ve faziletli bir Cumhuriyet teslim aldık. Torunlarımıza da özgür, müstakil, temiz ve kutlu bir vatan ve faziletli bir Cumhuriyet teslim etmeye mecburuz! Bu vesileyle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İstiklal Harbi kahramanlarımızın, dökülen kanlarıyla bu toprakları bizlere vatan yapan, vatanımızın ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü için can veren aziz şehitlerimizi şükran ve minnetle anıyor aziz Türk milletinin Cumhuriyet Bayramı’nı en içten dileklerimle tebrik ediyorum.”

devletbey1

MHP GENEL BAŞKANI DEVLET BAHÇELİ

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, mesajında Türkiye Cumhuriyeti’nin 93 yılı geride bıraktığını belirterek, “Cumhuriyet; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller sayesinde bugünlere ulaşmış, milletimizin üstün fazilet ve fedakârlıklarıyla temellenmiş ve güçlenmiştir. Türk milleti destansı İstiklal Savaşı’yla tarihin rotasını değiştirmiş, bölgesel ve küresel dengeleri baştan ayağa sallamış ve sarsmıştır. Türk’süz Anadolu hesabı yapanlara, devletsiz millet hayali kuranlara en kesin ve kalıcı cevap Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanıyla verilmiştir. 29 Eklim 1923; bağımsızlığa duyulan derin özlemin, geleceğe bağlanan emsalsiz ümidin, milli egemenliğe beslenen eşsiz sevdanın karar ve hareket noktasıdır. Ne mutlu bizlere ki, tarihin hiçbir döneminde savaşlar, kıtlıklar, işgaller, ayak oyunları, karanlık senaryolar milletimizin önünü kesememiş, inançlarından ve ülkülerinden koparamamıştır” ifadelerini kullandı.

“HİÇBİR ODAK TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN İMHASINI GÖREMEYECEKTİR”

“Devlet millet uyumu her türlü operasyon ve saldırıyı engelleyerek yıkım ve yozlaşmayı durdurmuş, vatan topraklarımızda aklı ve gözü kalanları hayal kırıklığına uğratmıştır” diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

“Milletimiz, varlığını koruma ve kollama hususunda yüksek bir sorumluluk üstlenmiş ve bu sorumluluğun gereğini de muhteşem şekilde yerine getirmiştir. Mandacılar elbette aradıkları imkân ve fırsatları dün bulamamışlardır. Fakat teslimiyet ve acziyet içinde çırpınanlar, işbirlikçilik ve ihaneti tek seçenek gören zalim uşakları dün olduğu gibi bugün de devrede, işbaşındadır. Terör örgütleri Türk milletinden intikam almak için kuyruktadır. Milli birlik ve huzurumuzu havaya uçurma amacında olanlar düne nazaran faal ve yoğun gayret içindedir. Ancak Türk milleti muzaffer vasfından bir şey kaybetmediğinden bu şer cephesini tekrar bozgunla tanıştıracak, tarihsel hak ve çıkarlarını korkusuzca savunacaktır. Hiçbir odak Türkiye Cumhuriyeti’nin imhasını göremeyecektir. Hiçbir düşman çevre milli birliğimizin ve bin yıllık kardeşlik mirasımızın kuruyup dağılmasına şahit olamayacaktır. Bu konuda Cumhuriyet’in anlam ve mesajları kuşkusuz güvencemiz ve ana dayanağımızdır. Nitekim milli mücadele yıllarında gösterilmiş yüksek mukavemetin aynısına tekrar ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Terörizmin yoğun saldırı dalgasını durdurmak, kurulan bayağı ve alçak tuzakları bozmak için yan yana ve sabırla saldırıları göğüslemek durumundayız. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesine sımsıkı sarılarak, Cumhuriyetle demokrasinin kaderini bir ve ortak görerek Türkiye’nin istiklal ve istikbaline sahip çıkmak her vatan evladının görevi olmalıdır.”

“CUMHURİYETİN İLANINA GİDEN ZONLU CE ÇİLELİ KURTULUŞ SÜRECİ HERKES İÇİN REHBER OLMALI”

Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin yüksek ahlaki değer ve niteliklerle yoluna devam edeceğini ve ebediyetin ufuk çizgisine uzanacağını belirterek, “Bu itibarla Cumhuriyet’in ilanına giden zorlu ve çileli kurtuluş süreci herkes için rehber olmalı, gerekirse aranılan cesaret ve atılganlık Türk tarihinin raflarından indirilmelidir. Türk milleti 29 Ekim 1923’de Cumhuriyeti ilan ederek hükmünü vermiş, sözünü söylemiş, tartışma ve anlaşmazlıkların perdesini açılmamak üzere kapatmıştır. Ve Cumhuriyet’ten dönüş yoktur. Emanete sahip çıkacak, hükümranlık haklarına ve tarihsel hukukuna gölge düşürmeyecek olan da büyük Türk milletidir. Bu duygu ve düşüncelerle Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna liderlik yapan ve ilk Cumhurbaşkanımız olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere kurucu kahramanlara, vatan ve millet için hayatlarından vazgeçen aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyor, hepsini hürmet ve şükranla anıyorum. Aziz Türk milletinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı yürekten kutluyorum” dedi. 

ONDER3

DSP Genel Başkanı ÖNDER AKSAKAL’ın Cumhuriyet Bayramı Mesajı.

DSP Genel Başkanı Önder AKSAKAL, Cumhuriyet’in ilanının 93. yılı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. AKSAKAL’ın mesajı şöyle:

“Türkiye tarihinin en önemli kilometre taşlarından biri olan 29 Ekim, Cumhuriyet’in ilanından sonraki dönemlerde “örselenmişliğin ve yok sayılmışlığın” en üst derecede hissettirildiği tahakkümü yaşamaktadır.

Cumhuriyet rejiminin yarattığı ekonomik, sosyal ve kültürel hiçbir yapı sağlam bırakılmadı.

Artık 93 yılın sonunda umutlarını yitirmiş, geleceğine olan inancı yok olmuş, yeniden “fakr-u zaruret”dönemine girmiş bir toplumla karşı karşıyayız.

Cumhuriyetin 80 yılda yaptıklarını 14 yılda yer ile yeksan eden, devleti tarihinde olmadığı kadar borç ve yolsuzluk batağına gömmüş bir yönetim yapısını koltuğunda pışpışlayan bir “kurucu irade” partisiyle de ülkenin kurtuluşa dair umutlarının yeşerebilme olanağı da kalmamıştır.

Terör örgütlerinin bir kanser gibi sardığı Türkiye devletini yöneten zihniyet, kendi yarattığı canavarlabaş edebilmek için uğraşırken, diğer taraftan üniter yapımızı tehlike altına alan emperyal stratejilere teslim olmaktadır.

Ülkenin güneydoğusu, yeni bir kalkışmanın koşullarının test edildiği bölge olarak sürekli sıcak tutulmaktayken, devlet kendisini Beştepe Külliyesi’ne mevzilemiş, “kaderini bekler” durumdadır.

 Vakit geçmek üzeredir, yarın çok geç olabilir.

Sonucu bütün halkımız için bir faciaya dönüşme tehdidi altındaki bu günümüzde, Cumhuriyetimizin 93. Yılını kutlayabilecek duygu yoğunluğu ve arzu, devleti yönetenlerde olmadığı gibi halkta da hissedilir derecede yok edilmeye çalışılmaktadır.

Allah bu milleti yeniden bir Kurtuluş Savaşı yapmak ve yeniden bir Cumhuriyet kurmak zorunda bırakmasın.

Türk milleti geçmişine inançlı, milli değerlerine bağlı asil bir millettir.

Cumhuriyet Bayramı’nın bu topraklar üzerinde yaşayan ve bu devlete inanan tüm halkımıza kutlu olmasını dilerim.

mustafadesteci9

Büyük Birlik Partisi  MUSTAFA DESTİCİ’NİN CUMHURİYETİMİZİN KURULUŞUNUN 93.YILI MÜNASEBETİYLE YAYINLADIĞI KUTLAMA MESAJI
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajda, “Türkiye, cumhuriyetin temel esaslarından olan milli iradeyi tesis edecek demokratik, sivil bir anayasaya mutlaka kavuşmalıdır”dedi.

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yazılı bir mesaj yayınladı. Cumhuriyetin kuruluşunun 93. yılını kutlayan Destici, mesajında, “Cumhuriyeti kuran iradenin, 93 yıl önce büyük Türk milletine emanet ettiği TC devletinin kuruluşunun yıldönümü bugün, her zamankinden daha fazla birlik ve beraberlik içerisinde kutlanmalı ve asla ayrımcılığın bölücülüğün fitnenin malzemesi haline dönüştürülmemelidir” ifadelerini kullandı.
Destici, Türkiye Cumhuriyeti devletinin tam bağımsızlığını, Türklerin Anadolu’daki varlığını ve Anadolu Türk-İslam medeniyetini bir türlü içine sindiremeyen harici ve dahili güçlerin bugün de iş başında olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
Büyük Osmanlı Devleti’ni parçalayarak milyonlarca Müslüman’ın kanını akıtanlar, milyonlarcasını yerlerinden ve yurtlarından edenler, bugünde Suriye’de ve Türkiye Cumhuriyeti devleti için de aynı oyunu sahneye koymak istemektedirler. Büyük Birlik Hareketinin daha önceleri de her zemin ve kulvarda dile getirdiği gibi; Büyük Türk milletini Kürt, Türk, Zaza, Çerkes, Boşnak, Alevi, Sünni diye ayırıp parçalamayı hedeflemektedirler. 
 
Ülkemizin etrafında ve içerisinde nasıl bir oyunla ve düşmanla karşı karşıya kaldığımızı idrakinde olmalıyız. Ve tezgahlanan bu oyunlara asla düşmemeliyiz. 
 
Bugün, terör örgütünü maşa olarak kullanıp ülkemizin içini karıştırarak bizi bölmeye çalışanlar ve onların içerdeki işbirlikçileri şunu akıllarından çıkarmasınlar; hangi oyun kurulursa kurulsun, hangi hain plan tezgahlanırsa tezgahlansın milletimiz bunu yenecek imana iradeye ve kararlılığa sahiptir. 
 
Türkiye Cumhuriyetini devletini yönetenler, hükümet edenler, herkesten önce bu oyunları bozacak kararlılığı ve iradeyi ortaya koymalı, kuvvetler ayrılığı prensibinin tam olarak işlemesi için gerekli adımları atmalıdırlar. Bu ülkeyi, cumhuriyetin temel esaslarından olan milli iradeyi tesis edecek demokratik, sivil bir anayasaya mutlaka kavuşturmalıdırlar. 
 
Çelikleşmiş bir irade ile, adeta küllerinden yeniden doğarcasına 93 yıl önce kurulan Cumhuriyetimiz, milletimizin tarih sahnesinde yeniden dirilişinin adıdır. 
 
Cumhuriyetimiz mana ve gücünü, milletimizin ortak iradesiyle ve büyük bir iman gücüyle gerçekleştirdiği kurtuluş mücadelesinin eseridir.
Türkiye Cumhuriyeti bugünlere kolay gelmemiştir.  Atalarımızın bizlere emanet ettikleri bu mukaddes topraklar uğruna, yüz binlerce şehit ve gazi verdiğimizi unutmamalıyız. 
 
Cumhuriyet’imizin en önemli özelliği, herkes tarafından benimsenmiş, kavranmış ve herkes tarafından kucaklanmış olmasıdır. Bu Türkiye Cumhuriyeti’nin ebediyete kadar varlığının en önemli güvencesidir. 
Türk Milleti, bugün geldiğimiz noktadan daha ileri ufuklara ancak Cumhuriyet ile varabileceğinin bilincindedir. Bu anlamlı günde, hep beraber el ele kenetlenelim. 
 
Bölünmez bütünlüğümüze, demokrasimize, Cumhuriyetimizin bizlere kazandırdığı değerlere sahip çıkalım. İstediğimiz; barıştır, birlik ve beraberliktir, bölünmez bütünlüğümüzün muhafazasıdır.
 
Bu duygu ve düşüncelerle; Cumhuriyet’imizin 93. kuruluş yıldönümünü bir kez daha kutluyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, O’nun kahraman silah arkadaşlarına, milleti ve vatanı için canlarını seve-seve feda eden şehitlerimize, gazilerimize sonsuz minnet ve şükranlarımı sunuyor, rahmetle anıyorum” dedi.
engelsiz_yasam_partisi11

 Engelsiz Yaşam Partisi Genel Başkanı Hayri İdin’in Cumhuriyet Bayramı Mesajı.

Engelsiz Yaşam Partisi Genel Başkanı Hayri İdin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajında, “Uniter devleti ve parlamenter sistemi korumak, ülkemizin bekasını korumak demektir. Çok partili sistemle, özgürlükçü demokrasi ve parlamenter sistemle Türkiye bir ve bütün olarak yeni çağda hak ettiği yere ulaşacaktır” dedi.

Allah bu milleti yeniden bir Kurtuluş Savaşı yapmak ve yeniden bir Cumhuriyet kurmak zorunda bırakmasın.

Türk milleti geçmişine inançlı, milli değerlerine bağlı asil bir millettir.

Cumhuriyet Bayramı’nın bu topraklar üzerinde yaşayan ve bu devlete inanan tüm halkımıza kutlu olmasını dilerim.

Türkiye bir ve bütün olarak yeni çağda hak ettiği yere ulaşacaktır. Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir. Cumhuriyet yoksulluğu bitirme, bu ülkenin bütün vatandaşlarına insanlık onuruna yaraşır bir hayat sunma mücadelesidir. Cumhuriyet mağdurların beklediği hak, mazlumların beklediği adalet,  kim olursa olsun haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayanların umududur. Cumhuriyete sahip çıkmak, kimsesizlerin kimsesi, mağdurların sesi, adaletin simgesi olmak demektir. Bu duygu ve düşüncelerle, bize bu güzel Cumhuriyeti armağan eden başta Büyük Atatürk olmak üzere bütün kahramanlarımızı ve gazilerimizi şükranla anıyor, ülkemizin birlik ve bütünlüğü için en yüksek fedakârlığı yapan şehitlerimize rahmet diliyorum. Yaşasın Cumhuriyet!

baro

BAŞKAN KAZAN’DAN CUMHURİYET BAYRAMI MESAJI

Sakarya Barosu Başkanı Av. Zafer KAZAN Cumhuriyet Bayramının 93.yıl dönümü münasebetiyle bir kutlama mesajı paylaştı.

Başkan Kazan mesajında, büyük acılar yaşamış bir milletin özgürlük, barış, hukuk ve adalet hayaliyle kurduğu Cumhuriyetin 93.yılını kutlayarak başta büyük deha M. Kemal Atatürk olmak üzere Kurtuluş Savaşının kahramanlarını andı.

Başkan Kazan’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle paylaşmış olduğu kutlama mesajının tamamı şu şekilde:

UMUDUN HİKAYESİ

Özgürce yaşama iradesi ve varolma mücadelesi ile kurulan Cumhuriyetimizin 93.yılındayız.

Büyük acılar çekmiş bir milletin büyük umutlarla kurduğu Cumhuriyet, insanın insana kulluğuna karşı, emperyalizme karşı, esarete karşı İzmir’deki “ilk kurşunun” hikâyesidir! En zifiri karanlıkların dahi yok edemediği umudun hikâyesidir ve Cumhuriyet bundan böyle de aklın aydınlattığı, ilim ve fenin rehber olduğu bir gelecekte, Hukuk diyenlerin, adalet isteyenlerin, özgür düşünceye ve demokrasiye sahip çıkanların, baskıya, zulme ve esarete başkaldıranların hikâyesi olmaya devam edecektir.

AKLIN İLMİN AZMİN ZAFERİ

Bir halkı, aklın, ilmin, gerçekçiliğin, azmin ve mücadelenin zaferi olarak kurduğu Cumhuriyet ile onurlandıran, birliği ve dirliği sağlayan, savaşlardan yorgun düşmüş bir millete barışı öğütleyen başta büyük deha Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Kurtuluş Savaşının tüm Kahramanları önünde saygıyla eğiliyor ve tüm halkımızın Cumhuriyet Bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.

 

 

 

 

ELMAS

Rektör Prof. Dr. Muzaffer ELMAS  29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajı

Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Rektör Elmas mesajında şu ifadelere yer verdi: “Tarihte eşine ender rastlanan bir azim ve iradenin timsali olan İstiklal Harbimiz, milletimizin bağımsızlığa düşkünlüğünün ve vatan topraklarının bölünemeyeceğinin tarihi ispatıdır.

29 Ekim 1923, büyük kurtuluş destanının zafer ile son bulduğu ve Cumhuriyetin ilanı ile taçlandığı bir bayram günüdür. Türkiye Cumhuriyetinin ilanı, yalnızca bir milletin varoluş mücadelesinin başarısı değildir. Cumhuriyetin ilan edilmesi, aynı zamanda toplumu ulus olma niteliğine ve bireyi yurttaş konumuna yükseltmesi ile çok önemli bir devlet felsefesini ortaya koymuştur. Cumhuriyetle birlikte, milletimizin her bir ferdi, devletin onurlu, özgürce düşünen, eşit hak ve hürriyetlere sahip vatandaşları haline gelmiştir.

Unutmamalıyız ki yokluk ve imkânsızlıklar içinde bile umutsuzluğa kapılmayan aziz milletimiz, inanç ve kararlılıkla sürdürdüğü Kurtuluş Savaşını zaferle neticelendirmiştir.

Birlik ve beraberlik içerisinde, Cumhuriyetimizi bütün değer ve kurumlarıyla özümsemiş olan milletimiz, Türkiye’yi çağdaş dünya devletleri içinde hak ettiği saygın konuma yükseltmek için gerekli olan iradeyi her zaman ortaya koymuştur.

Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, onun kahraman silah arkadaşlarını, bu toprakları vatan yaparak bize emanet eden şehitlerimiz ile gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum. Milletimizin Cumhuriyet Bayramını kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum”

kosemusul_kosemusul1

ASİL TARİHİMİZİN GÜCÜYLE BİRLİĞİMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için bir kutlama mesajı yayınladı.

Kösemusul açıklamasında şunları dile getirdi:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin 93. yıldönümünü kutluyor olmanın gurur ve onurunu yaşıyoruz. Cumhuriyetin kuruluşundan önce her şeyiyle bir kurtuluş savaşına girmek zorunda kalan Milletimiz, kaybetmek üzere olduğu milli varlığını tüm dünyada emsal gösterilecek bir şekilde gösterdiği mücadeleyle yeniden kazanmıştır. Cumhuriyet, her şeyini kaybetmiş olan bir milletin ulusal bağımsızlığını kazanabilmek için girdiği milli mücadelenin sonucunda elde ettiği büyük bir zaferin sonucudur. Şunu çok iyi idrak etmeliyiz ki,  bu günlere kolay gelinmedi. Türkiye Cumhuriyeti içinde barındırdığı farklı değerleri, ileri demokrasisi, köklü tarihi geçmişi, zengin kültürü ve jeopolitik konumuyla artık bölgemizin ve dünyanın parlayan yıldızıdır. Bizler, bağımsızlığını ve ekonomisini tırnaklarıyla kazanarak bugünlere ulaşan ve dünya perspektifinde dikkatleri üzerine çeken bir ülkeyiz. Asil tarihimiz ve Cumhuriyet çatısı altında birlik ve beraberliğimize sahip çıkarak daha nice mutlu yıl dönümler yaşayacağımıza inancım sonsuzdur.

Cumhuriyeti koruyarak yüceltmenin, çağdaş ve ilerici bir toplum oluşturmanın sorumluluğu hepimizin görevidir. Hedefleri peşinde hızla ilerleyen bir ülkenin mensubu olduğumuzun farkındalığı ile barış ve kardeşliğimize sahip çıkarak, ortak paydamız olan, devlet ve cumhuriyet değerlerimizi her şeyin üzerinde tutmak da yegâne görevimiz olmalıdır.

Bu vesileyle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Cumhuriyetimizin kurulmasında emeği geçen bütün istiklal kahramanlarımızı şükranla anıyor, Cumhuriyetimizin 93. yılını idrak ediyor olmaktan büyük bir mutluluk duyuyor, tüm milletimiz ve Sakaryalı hemşehrilerimin bayramını yürekten kutluyorum.”

mustafagoktas11

ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER) GENEL MERKEZİ

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Merkezi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla 29 ilde Ağaç dikimi yapacak.

 

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş,” 29 Ekim 1923 ten bu güne acı tatlı günleri geri de bıraktık. Cumhuriyet bir fazilettir. Büyük önder Atatürk’ün bizlere emanet ettiği bu cennet vatanın değerini her geçen gün daha fazla anlıyoruz. Ülkemiz doğusu, batısı, güneyi, kuzeyi ile bir bütündür ve üzerinde yaşayan herkes kardeştir. Vatanımızın bölünmez bütünlüğü, devletimizin birliği ve parçalanmazlığı tek devlet oluşu, bayrağımızın ay yıldızlı hilalli bayrak oluşu ve ilelebet yaşaması için, Tüm şehitlerimizin anısına ve günün anlam ve önemine binaen bir çevreci kuruluş olarak belirlemiş olduğumuz 29 ilimizde biner (500 meşe palamudu, 500 çam fidesi) ağaç fidesi olmak üzere 29 bin ağacı toprakla buluşturacağız. Bu duygu ve düşüncelerle Bayramımız kutlu olsun, aziz milletimiz barış huzur ve mutluluklara kaim olsun, Allah devletimize, milletimize zeval vermesin, şehitlerimizin ve atalarımızın ruhları şad olsun” dedi.

MÜSİAD Sakarya Şube Başkanı Ahmet GENÇ (1)

MÜSİAD Sakarya Şubesi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını Kutladı

İstiklal Savaşından çok şey öğrendik.

MÜSİAD Sakarya Şube Başkanı Ahmet Genç, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili yayınladığı mesajda, ‘’93 yıl önce, Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarıyla birlikte yurdun düşman askerlerinden kurtuluşunu gerçekleştiren Aziz Milletimiz, bugün bulunduğu noktaya her türlü zorlukla mücadele ederek gelmiştir. Mehmet Akif Merhumun ifadesiyle, ‘’Hakkıdır, Hakka Tapan Milletimin istiklal dizesini’’ fikrini de an be an yaşamıştır. Günümüzde yaşanan acı olaylar göstermektedir ki, İstiklal Savaşı, çapı ve yöntemleri değişse de, devam etmektedir ‘’ dedi.

Genç, şöyle devam etti.

‘’Bağımsızlık fikrinin taçlandığı Cumhuriyetimizin 93. yılında, adil ve gelişmiş bir ülke olma ve dünya mazlumlarının sözcüsü olma yolundaki çabamıza engel olmak için ihdas edilen kirli oyunlar ve terör göstermektedir ki, İstiklal Savaşı; çapı ve yöntemleri değişse de devam etmektedir. Bu zihniyete karşı daha etkin bir mücadele sürdürülmesi gerekirken, yaşanan iç huzursuzluk ortamı derinleştirilerek, karamsarlığı kalıcı hale getirmek isteyenleri görüyoruz. Küllerinden yeniden doğan bir devleti kurma iradesi gösteren ecdadın torunları olarak, içinde bulunduğumuz bu zor günlerin de geride kalacağına inanarak, aynı gemide seyahat ettiğimizi asla unutmamalıdır. Cumhuriyetin 100. Yılında daha güçlü, iç huzurunu temin eden, dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri olacağına olan inancımızla, MÜSİAD Ailesi adına tüm vatandaşlarımızın Cumhuriyet Bayramını tebrik eder, Aziz Şehitlerimize Allah’tan Rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. ‘’

hakis2

CUMHURİYETİMİZİN 93. YILINI KUTLUYORUZ

HAK-İŞ Sakarya İl Başkanı HİZMET-İŞ Şube Başkanı Mehmet Mesut GÖKDEMİR
“29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyetin ilanı ile bizi bir millet olarak bir arada tutan, toplumsal bütünlüğümüzü, dayanışmamızı sağlayan Cumhuriyetin temelleri atılmıştır. Aradan geçen 93 yıllık sürede demokratikleşme, çağdaşlaşma hukuk devletini gerçekleştirme, ekonomik, sosyal ve siyasi gelişmeleri kaydetme noktasında önemli mesafeler kat edilmiştir. Ancak Türkiye’nin gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında, daha uzun bir yol alması gerektiğini görüyoruz” dedi.

HAK-İŞ Sakarya İl başkanı HİZMET-İŞ Şube Başkanı Mehmet Mesut GÖKDEMİR  Cumhuriyetin ilanının 93. Yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyetin ilanı ile bizi bir millet olarak bir arada tutan, toplumsal bütünlüğümüzü, dayanışmamızı sağlayan Cumhuriyetin temelleri atılmıştır. Aradan geçen 93 yıllık sürede demokratikleşme, çağdaşlaşma hukuk devletini gerçekleştirme, ekonomik, sosyal ve siyasi gelişmeleri kaydetme noktasında önemli mesafeler kat edilmiştir. Ancak Türkiye’nin gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında, daha uzun bir yol alması gerektiğini görüyoruz. Cumhuriyetin, siyasal gerilimler ve kısır döngülerden uzak, daha demokratik, daha özgürlükçü bir yapıya kavuşmasının önemine inanıyoruz.

Bizi bir millet olarak bir arada tutan, toplumsal bütünlüğümüzü, dayanışmamızı sağlayan Cumhuriyetin temelinde, tüm vatandaşların eşitliği ve özgürlüğü fikri yatmaktadır. Irk, dil, din, inanç, cinsiyet farkı gözetmeksizin, her Türk vatandaşının ortak varlığı olan Cumhuriyet, geçmişten geleceğe gönüllü bir beraberliktir. Cumhuriyetin teminatı da halkımızın cumhuriyet ideallerini sahiplenme ve koruma iradesidir. Bu irade son olarak 15 Temmuz’da bir kez daha tecelli etmiş, hiçbir ayrım gözetmeden bir millet geleceğine bir kez daha sahip çıkmıştır.

Bizler, çalışanlar olarak, demokratik, gelişmiş ve kalkınmış, terörde kayıpların yaşanmadığı, darbe girişimi değil, düşüncesinin bile olmadığı, Cumhuriyetin 93 yıllık tarihine uygun güçlü bir demokrasi talep ediyoruz. Cumhuriyetimizin ilanının 93. Yıldönümünü kutluyoruz.”

enimetosun

Tosun “Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun”

Ak Parti Hendek Kadın Kolları Başkanı Emine Kavakçı Tosun, Cumhuriyetin ilanının 93. Yılı nedeni ile bir mesaj yayınladı.

Kavakçı mesajında; “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eserim dediği, çok zor ve çetin şartlarda Milletimizin azim ve kararlılığı ile verilen Hürriyet ve bağımsızlık mücadelesinin ardından 29 Ekim 1923’te kurulan Cumhuriyetimizin 93. yıl dönümünü her yıl olduğu gibi bu yılda büyük bir gurur ve coşku içinde kutluyoruz” dedi.

Emine Kavakçı Tosun mesajında şunlara değindi:

“Başlangıcından sonuna kadar her safhası eşsiz mücadelelerle dolu Kurtuluş Savaşı, Mustafa Kemal’in önderliğinde milletin her ferdinin fedakârlıkları sonucu kazanılan büyük bir zaferdir. Cumhuriyetle yönünü belirleyen ve muasır medeniyetler seviyesini aşma hedefini gerçekleştirmek için 93 yıldır büyük çaba gösteren Türkiye, her geçen gün gücüne güç katarak yoluna kararlılıkla devam etmektedir.

Cumhuriyete ve demokrasiye karşı yapılan tüm saldırılara göğüs geren aziz milletimiz 15 Temmuz darbe girişiminde de bu kararlılığı bir kez daha sergilemiştir. Dünyaya demokrasi dersi veren aziz milletimiz bağımsızlığı, ülkesi, bayrağı için yediden yetmişe herkesin göz kırpmadan canını feda edeceğini tüm cihana göstermiştir.

Ülkemiz, bugün sahip olduğumuz genç nüfusumuz ve güçlü alt yapımızla dünyanın 16, Avrupa’nın 6. büyük ekonomisi haline gelmiştir.
Cumhuriyetin 100. yılında, dünyanın en büyük 10 ekonomisi içerisinde olmayı hedefleyen ülkemizin bu hedefe ulaşılacağına olan inancımız tamdır…

Bu inançla, bu anlamlı günde, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere İstiklal mücadelemizin bütün kahramanlarını, eşsiz fedakârlıklarıyla milletimizin gönlünde ölümsüzleşen bütün şehitlerimizi rahmetle; kahraman gazilerimizi de şükranla anıyorum. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!”

zehra hatipoğlu

Zehra Hatipoğlu’ndan 29 Ekim mesajı

AK Parti Sakarya İl Kadın Kolları Başkanı Zehra Hatipoğlu, Cumhuriyet’in ilanının 93.Yıl Dönümü nedeniyle bir kutlama mesajı yayınladı.

AK Parti Sakarya İl Kadın Kolları Başkanı Zehra Hatipoğlu “Kadını, erkeği, genci, yaşlısı demeden tüm halkın kahramanlıkları, fedakârlıkları sonucu 29 Ekim, 1923’te kurulan Cumhuriyetin, büyük bir destan ve onur kaynağıdır” diyerek şunları söyledi. “Birlik ve beraberliğin daim olduğu sürece Türkiye Cumhuriyetini milletini bölmek isteyenlerin her zaman oyunları boşa çıkaracaktır.

Kurtuluş savaşında verdiğimiz milli mücadele örneğini Cumhuriyetimizin 93 yılında da hala vatandaşlarımızda var olduğu 15 Temmuz darbe kalkışması sırasında yaşayarak gördük. Ülkemiz istikrarlı gidişatına dur demek için yapılan tüm kirli oyunlar, milletimizin iradesi sayesinde bozulmuştur.

Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını, canı pahasına vatanını müdafaa ederek şehitlik mertebesine ulaşan şehitlerimizi, 15 Temmuz Demokrasi Şehitlerimizi rahmet ve minnetle bir kez daha yâd ediyor, bütün vatandaşlarımızın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı yürekten kutluyorum.”

eğitimbisendw2

EĞİTİM-BİR-SEN SAKARYA ŞUBE BAŞKANI MURAT MENGEN 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI BASIN AÇIKLAMASI

93 yıl önce, acıların, yokluk ve sıkıntıların yaşandığı bir dönemde, milletimiz, var olma mücadelesi vermiş; varlığına yönelen tehditlere karşı verdiği Kurtuluş Savaşı’nı zaferle taçlandırarak, tarihe unutulmaz bir destanla geçmiştir.

Güçlü bir ruh ve iman yüceliğinde bütünleşen milletimiz, istiklal aşkı ve özgürlük ruhuyla hep birlikte, yani gerçek manada ‘millet’ olarak, yeryüzünün birleşmiş bütün zalimlerine karşı yeryüzünün bütün mazlumları adına sürdürdüğü mücadeleyi zaferle sonuçlandırmıştır.

Hâl böyleyken, milli mücadele ruhu temelinde yükselmesi, gerçekliğini millet iradesinde bulması gereken Cumhuriyet, uzun yıllar boyunca dayattığı resmi ideolojisiyle kendi insanına yabancılaşmanın sıkıntılarını yaşa(t)mış; devlet mekanizması belli zümre ve sınıfların çıkarına hizmet eden bir aygıta dönüşmüştür. Ekonomik, demokratik, kültürel haklar ve nimetler, ülkenin ve milletin bütününe yayılamamıştır. Devlet ve milletin kucaklaşarak bütünleşemediği Türkiye’de, değerler çatışması hayatın her anını, alanını negatif etkilemiş, gerçek manada ne millet cumhuriyetini ne cumhuriyet milleti kazanabilmiştir.

Varoluşumuz millet gerçekliğini esas almak zorundadır. Bütün çabalar milletimizi mutlu, başarılı kılmak içinse, yapılması gereken, bizi millet olarak var ve güçlü kılan değerlere dönmek, o değerleri canlı, yaşanır kılmaktır. Milleti tarihsel, kültürel bağlar, derinlikler var kılar. En temel varoluş referanslarımız olan insan ve medeniyet değerlerimiz, köklü iddialarımızın, yaşama gerekçemizin kaynağıdır. Onları devlet-millet kaynaşması içinde yaşanır kılarak güncellemek, güncelleyerek yaşanır kılmak, Türkiye’ye güç katacaktır. Esasen son dönemde bütün göstergeleri altüst edecek tarzda gelişen Türkiye, güç ve ilhamını devlet-millet kaynaşmasından almaktadır. Bir anlamda devlet milletine, millet devletine kavuşmuştur.

Bugün de, Cumhuriyetin kuruluşuna giderken yaşanan sıkıntıların benzerlerini, içeriden terör, dışarıdan kanlı, kirli emperyalist tezgâhlar olmak üzere, varlığımızı ve bütünlüğümüzü hedef alan saldırılarla karşı karşıyayız. Uluslararası siyasetin gizli odalarında planlanan oyunun farkında olarak, millet olma şuurunu daha kararlı, daha kucaklayıcı, kuşatıcı ve her vatandaşımızı içine alan yüksek duygu ve inançla sürdürmeliyiz. Bu ideale, ancak inançları, tasaları, kıvançları, kederleri bir olan insanlar ulaşabilir. Millet, böyle bir birlikteliktir. Cumhuriyetin kurucu ruhu buydu. 15 Temmuz’da kanlı bir darbeyle ülkemizi işgal etmek isteyen ihanet odaklarına karşı yeni bir istiklal direnişi, milli mücadele yıllarındaki ruhun canlandırılmasıyla kazanılmıştır. Bu ruh özenle korunup yaşatılmalıdır. Çünkü şu anda içinden geçtiğimiz süreci, karşı karşıya bulunduğumuz tehlikeleri, yaşadığımız sorunları ancak böylesi bir ruhu, birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunu muhkemleştirerek aşabiliriz.

Kökü insanımızın kültür, inanç ve irfan dünyasına dayanan Eğitim-Bir-Sen olarak, Cumhuriyeti, temel insan hak ve özgürlüklerine dayalı, demokratik bir anayasa ile güçlü kılmanın gereğine inanıyoruz.

Milletimizin, Yeni Türkiye’nin barış ve kardeşlikle aydınlanmış ufkuna doğru hep birlikte durmak, yorulmak bilmeden el ele, gönül gönüle yürüyüşünü kutluyor; paralel, yatay, dikey bütün hainlerin temizlendiği, adaletin tam anlamıyla tesis edildiği, özgürlüklerin ve huzurun hâkim olduğu, birlik ve beraberliğin güçlendiği, kardeşlik ikliminin hâkim olduğu nice yıllar diliyoruz.  

binaliyıldırım

Başkan Ak’tan 29 Ekim Mesajı

AK Parti Adapazarı İlçe Başkanı Mustafa Ak, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında Cumhuriyetimizin 93.Yılını kutladı.

AK Parti Adapazarı İlçe Başkanı mesajında şunları söyledi “29 Ekim 1923 Ülkemde, Cumhuriyetin ilan edildiği tarih olması nedeniyle bizim için ayrı bir önem sahiptir. Ülkemiz bulunduğu güçlü konuma gelene kadar çeşitli zorlu süreçlerden geçmiştir. Her dönem zorluklara göğüs germiş bir millet olarak tüm zorlukların üstesinden geldik.

Türkiye Cumhuriyeti, değerli milletimizin bizlere verdiği güç ile birlikte ilerlemeye, gelişmeye devam ediyor. Ekonomi, Demokrasi ve Sanayileşme alanlarında yapılan yenilikler ile ülkemiz gelişmekte ve gelişmiş ülkeler arasında yer almaktadır. Milli Projelerimiz ile birlikte dışa bağımlılığımız azalmakta, üretim ekonomisine sahip olduğumuz içinde Milli gelirimiz her geçen gün artmaktadır.

Cumhuriyetimizin 100.Yılı olan 2023’e doğru ilerlerken hayata geçirilen dev projelerle ülkemizin refah seviyesi artarak devam ediyor, dışa bağımlılığımız her geçen gün azalıyor. Savunma sanayinde ve teknoloji anlamda kendi mühendislerini yetişen milli yazılımlar üreten bir Türkiye var.

Bugün Dünya’nın en iyi 20 ekonomisini içinde yer alabiliyorsak, var olan küresel krizlerin içinden yara almadan çıkabiliyorsak, kendi tankımızı, kendi gemimizi, kendi uçağımızı üretebiliyorsak, çağın gerektirdiği teknolojiye ulaşan sayılı ülkeler arasında isek Bu başarının arkasında Türkiye Cumhuriyeti’nin hür iradesine sahip halkımızın imzası bulunmaktadır.

Türkiye’mizin kuruluş yıllarından itibaren yaşadığı zorluklarla geldiği bu güçlü halini unutmadan,  barış ve kardeşliğin ilelebet sürmesini diliyor, aziz şehit ve gazilerimizi minnetle anarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı en içten dileklerimle kutluyor, sevgilerimi sunuyorum.”

fatmavarol

Cumhuriyet Milletimizin Yeniden Dirilişinin Sembolüdür

Ak Parti Adapazarı Kadın Kolları Başkanı Fatma Varol, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Varol mesajında;

‘’Esareti tarihin hiçbir döneminde kabullenmemiş, inandığı dava etrafında özgür iradesi ile Cumhuriyeti bizlere armağan etmiş olan ceddimizin aziz hatırasına olan inancımız ve derin bağlılığımızla, Cumhuriyetimizin ilan edilişinin 93.yılına erişmenin büyük heyecan ve gururunu yaşıyoruz.

Her anı kahramanlık destanlarıyla dolu eşsiz bir mücadele örneği olan Kurtuluş Savaşı yüce milletimizin var olma mücadelesinin, Cumhuriyet ise yeniden dirilişinin sembolüdür.

Türkiye Cumhuriyeti, özellikle son 15 yılda, başta insan hakları, eğitim, sağlık, bilim, sanayi ve ulaştırma alanlarında önemli mesafeler kat ederek 2023-2053 ve 2071 hedeflerine emin adımlarla ilerlemektedir. Cumhuriyetimizin değerlerine 15 Temmuz’da demokrasi ve milli iradeye sahip çıkma başarısı gösteren ülkemiz, köklü tarihi geçmişi, zengin kültürü ve jeopolitik konumuyla bölgemizin ve dünyanın parlayan yıldızı olarak, önemli başarılara imza atmaya ve bundan sonra da önünde uzanan aydınlık yolda verdiği kararlı mücadeleyi var oldukça sürdürecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle ve bu vesileyle; Cumhuriyetimizin 93.yılını tebrik ediyor, başta Gazi Mustafa Kemal ve kahraman silah arkadaşları ile canlarını vatan uğrunda feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi de minnet ve şükranla anıyor, tüm hemşerilerimize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.’’ dedi.

HKP:Bugün 29 Ekim! İkinci Kurtuluş Savaşımızın Meşalesinin Alevlendiği Gün!

Bugün 29 Ekim!

İkinci Kurtuluş Savaşımızın Meşalesinin Alevlendiği Gün!

Bugün 29 Ekim! AB-D Emperyalizmi ve Yerli Satılmışlar Cephesinin, Sevr’i yırtıp attığımız günden beri süregelen ayak oyunlarıyla en sonunda enkaz haline getirdikleri Cumhuriyet’imizin 93’üncü yılı.

Ancak bugün artık bir bayram günü değil! Yeni Sevr’e karşı, İkinci Kuvayimilliyeciliğimizin meşalesinin alev aldığı bir birlik, bir mücadele günüdür!

Çünkü Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mızla canla, başla mücadele ederek kapıdan kovduğumuz emperyalistler önce bacamızdan girdiler, bugünse artık ellerini kollarını sallayarak cirit atıyorlar vatanımızda!

Çünkü saltanat özlemcisi Kaçak Saraylı Reis’in kazanı, tüm Ortadoğu ve dünya halklarının baş düşmanı ABD Emperyalizminin ateşi üzerinde kızdırıldıkça, içindeki halkımız diri diri kaynatılmaktan kurtulamadı!

Çünkü Laik Cumhuriyet’i elbirliğiyle enkaz haline getirdiler, yıktılar ve vatanımızı Ortaçağ karanlığına sürüklüyorlar!

O nedenledir, dinci faşist düzenlerine yani Ortaçağ karanlığına doğru giden yolun en önemli aşaması olan 15 Temmuz’u yere göğe sığdıramamaları, adını caddelere, parklara, meydanlara kazımaları, zafer günü ilan etmeleri!

O nedenledir kendileri için yas günü olan 19 Mayıs’ları, 23 Nisan’ları, 30 Ağustos’ları, 29 Ekim’leri parçalama, yok etme ve öç alma günlerine dönüştürmeleri!

Şimdi anlamak için soralım:

Cumhuriyet nedir?

Emperyalizme karşı dünyada ilk başarılı Kurtuluş Savaşı’nın zaferinin ilanı olan Cumhuriyet’imiz nasıl bu hale gelmiştir? Cumhuriyet kalemiz nasıl düşmüştür?

Bu sorulara daha çocuk denecek yaşta, 17 yaşında Ege’de Yörük Ali Efe Çetesi’nde Kurtuluş Savaşı’mıza katılan ve yiğitliğiyle o yaşta Köyceğiz Kuvayimilliye Komutanı olan Hikmet Kıvılcımlı’nın 29 Ekim 1968’de yayımlanan “Cumhuriyet Bayramı Nedir?” başlıklı yazısından alıntıyla cevap verelim:

“Bunu, bize en iyi özetleyen kişi, Cumhuriyet’in ölümsüz kurucusudur.
Mustafa Kemal, Türkiye’yi yüzyıllardan beri iki büyük kahredici gücü, iki büyük lanetleme gücü ezdiğini haykırdığı gün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gönderesine ilk Cumhuriyet bayrağını çekmişti. Bu İki kahredici, lanetleme, baş belası güç neydi?

Mustafa Kemal’e göre birisi Emperyalizm, öteki Saltanat’tı.

Emperyalizm neydi?

Batıda, serbest rekabetçi tasını tarağını toparlamış ve iç çatışmalarını, dünya ölçüsünde kangrenleştirmiş olan, tekelci kapitalizmdi.

Saltanat neydi?

Kadim Tefeci-Bezirgân Sermayenin her türlü gelişimi taşlaştırıp dondura koymuş olan derebeylik biçimiydi.

Bu iki güç birbirileriyle domuz topu olmuştu. Emperyalizmin yeryüzündeki egemenliğini sağlayan yerli avadanlık, geri ve sömürge ülkelerde emperyalizmin teslim aldığı irili ufaklı saltanatlardı.

1919 yılı, yalın savaş kılıcıyla. Kadim Çağ derebeyliği olan emperyalizmin yüzde yüz emrine geçirilmişti. Onun için, Anadolu içlerinde, gâvura karşı kıpırdayan baş kaldırma karşısında, ilkin sözde Müslüman olan saltanatı buldu. Emperyalizmin Papaz Fru’ları, Saltanatın Molla Necmettin’lerini parayla tuttular. Ve Anadolu topraklarına sarıklı-cübbeli kılıklarla, casus ve baltalayıcı olarak gönderdiler. Ege Cephesinde Milli Kurtuluş Cephesinin ilk kurşunu, Yunanlıdan önce, sözde mütegallibe Hacıağalarına karşı sıkılmak zorunda kalındı.

Onun İçin Türkiye’de Cumhuriyet demek. Türk Milletinin bağrına oturmuş olan emperyalizmle Saltanat’a karşı kurduğu bir savunma kalesi demektir.”

(…) Cumhuriyet emperyalizme, yani Cihan Finans-Kapitalizmine ve Saltanat’a, yani Osmanlı Tefeci-Bezirgânlığına karşı savaşarak doğdu.

Türkiye’de Cumhuriyet’in anlamını yücelten ve kutsallaştıran, Mustafa Kemal’in hiç hayale kapılmaksızın pek açık belirttiği, o her iki irtica cephesinde, her iki gericilik cephesinde başardığı savaştır.

45 yıldır Türkiye’de neler olupbitti?

Her canlı ya da cansız varlık gibi, toplumumuz da zamanla bir sıra değişikliklere uğradı. Ana çizgisiyle, yani ekonomik temel ve sosyal sınıf yapısı bakımından geçirdiğimiz değişikliklerin anlamı ve yönü ne oldu?

Soruya duruca karşılık bulmak için kendi kendimize bir daha sorabiliriz: Türkiye’de Cumhuriyet, Mustafa Kemal’in ilk olarak gördüğü ve gösterdiği hedefe vardı mı? Daha kabaca söyleyelim: Türkiye’de, Saltanatı kökünden devirip, emperyalizmi kökünden kazıdı mı?

Bu sorulara yuvarlacık bir EVET, yahut HAYIR ile karşılık verecek kadar bozuk metafizik veya skolastik bir düşünce ve davranış olamaz. Cumhuriyetimizin gerçekliğinde yatan diyalektik büsbütün beklenmedik, şaşırtıcı gelişmeler gösterdi.

1- SALTANAT’ın tepesi Padişahlık ve Hilafetti. Saltanatın tabanı derebeyleşmiş Tefeci-Bezirgânlıktı. Cumhuriyet, tepedeki padişahlığı ve hilafeti kaldırdı. Tabandaki Kadim Tefeci-Bezirgân Hacıağalık ne oldu?

Vaktiyle “irtica” denilen gericilik isyanlara, suikastlara giriştikçe ezildi. Kabuğuna çekildikçe rahat bırakıldı, hatta ayrıcalandı. Yalnız ara sıra tefeciliğe karşı resmi savaşlar açıldı. Yüzde ondan “aşırı” faizler kanunla yasaklandı.

Oysa, politikanın etkileyemediği kanunlar vardı. Türkiye ekonomisinde Kadim Tefeci-Bezirgân Sermayenin kökünü ancak genlikli (prosper: Müreffeh) ve hızlı bir modern sanayileşme kazıyabilirdi. Geniş üretim alanımız, toprakta küçük ekici, sanayide esnaf eliyle yürütüldükçe kaçınılmaz sonuç belliydi. En ufak teşkilatına göz yumulmayan, her kımıldanışı “ağa” ağırlığıyla ile boğulan, binbir devlet vergisi ve banka mükellefiyetleri altında her gün biraz daha ezilen KÜÇÜK ÜRETMENLER Tefeci-Bezirgân torbasında kekliktiler.

O yüzden en iyi niyetli olsun veya olmasın, bütün resmi yasaklar ister istemez kitapta kaldı. Hayatta Kadim Tefeci-Bezirgân ilişkileri, şehir bankalarından güç alarak bütün hınçları ve uğursuzluklarıyla işlediler. Eski “saltanatlarını” (yeni egemenliklerini) yürüttüler ve gitgide büyülttüler.

2- EMPERYALİZM’in tepesi -o günler- Yunan Kıralı ile Türk Padişahının gölgelerine çöreklenmiş: İngiliz, Fransız, Amerikan, İtalyan vb… emperyalist silâhlı güçleriydi. Emperyalizmin Türkiye içindeki tabanı: yabancı komprador sermaye. yani bankalar ve şirketlerle onların acenteleriydi.

Mehmetçik, Yunan Ordusu’nu baskına uğratınca Yunan Kralı’nı, maymun ısırdı, Türk Padişahının kavuğu devrildi. Emperyalist silahlı güçler paratonersiz kaldılar. Ana yurtlarındaki grevlerde, halk hareketlerinde Sovyet İhtilalini bastırmaya vakit bulamayan emperyalizmin silâhlı güçlerini de şeytan aldı götürdü.

Tabandaki modern yabancı şirketlerle acenteler ne oldular?

Düyunu Umumiye alacaklıları “Şark isyanlarını” ve şirketler “Gaziye suikastları” kışkırttıkça, yerli-yabancı firmalar devletleştirildi. Çoğunluğu Rum, Ermeni, Yahudi olan komprador burjuvazi “Vatandaş Türkçe Konuş” kampanyalarıyla sindirildi. Sermayeci tıkırına baktıkça okşanmaktan da öteye şımartıldı ve varsa yoksa biricik devlet gözdesi yapıldı

Bunun üzerine pek imrendiğimiz özel sermaye külahları silâhları değiştirip yerli milli şirketler kılığında “adanmış toprağına” kavuştu. Uluslararası Finans-Kapital bütünlüğü içinde bir öz ve özel parça oldu, Türkler “Medenî Kıyafet” takınıp “Avrupalılaştılar”. Batılı kodaman turistler ve vaktiyle Türk’e tepeden bakan kompradorlar da “Türkleştiler”.”

Duruca gördüğümüz gibi ne saltanatın tabanı Tefeci-Bezirgânlık ortadan kaldırılabildi, ne de emperyalizmin Türkiye içindeki tabanı bankalar ve şirketlerle, onların acenteleri… Hal böyle olunca ve bu iki gericiliğe karşı Antiemperyalist, Antifeodal, Antişovenist örgütlü bir halk örgütlenmesi ve mücadelesi yaratılamayıp, Demokratik Halk Devrimi başarılamayınca bu son kaçınılmaz oldu. AB-D Emperyalizminin ülkemizi Yeni Sevr’e sürüklemesine de engel olamadık, Ortaçağ karanlıklarına bayır aşağı sürüklenmeye de!

30_d

O nedenledir ki bugün Mustafa Kemal’in gençliğe hitabesindeki uyarılarının tamamı gerçekleşmiştir.

Ne demişti Mustafa Kemal?

“İstiklâl ve Cumhuriyet’ine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

“Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

“Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.” (Gençliğe Hitabe)

AB-D Emperyalizmi memleketimizin iliklerine dek işleyerek kaleyi içten fethetti.  Batı gericiliği doğu gericiliğiyle yani Ortaçağcı Türkiye gericiliğiyle ve Batı aşığı ve uşağı Modern Türkiye gericiliğiyle etle tırnak gibi kaynaştı. Ekonomiyi de iktidarı da tekellerine aldılar.

1950’den sonra iktidarları da muhalefetleri de tamamen o belirledi. Halkımız da sandığa gidip oy verdi, memleketinde “demokrasi” var zannetti. Oysa bilmedi ve görmedi ki yapılan “seçimler” kendisini harap ve bîtap düşürmekten öteye gitmeyecek bir aldatmaca, bir oyun, bir sürek avı! Ha berideki kuklasını seçmişsin, ha ötedekini!

Ordumuzu da saltanatın mollası, ABD Emperyalistlerinin kuklası Celal Bayar-Adnan Menderes eliyle 1952’de NATO’ya teslim ettik. Sonrası çorap söküğü gibi geldi. Al gülüm, ver gülüm oldukları dönemde, “ben bu davanın savcısıyım” diyen Kaçak Saraylı Reis ve Pensilvanyalı İmam’ın yargıdaki, emniyetteki, MİT’teki alçak kadroları sayesinde Ergenekon ve Balyoz operasyonlarıyla Mustafa Kemal’ci, laik, yurtsever subaylar ve komutanlar Silivri zindanına tıkıldı. Askeri okullardaki kendilerinden olmayan öğrenciler kumpaslar kurularak atıldı ya da çeşitli işkencelerle okulları bıraktırıldı. Ordu böylece iğdiş edildi.

Yetmedi. ABD Emperyalizminin uşağı, işbirlikçisi, vatan haini bu iki Ortaçağcı İrticai güç, bildiğimiz gibi 17-25 Aralık 2013’ten sonraki ikinci ganimet paylaşım savaşını en son geçtiğimiz 15 Temmuz’da Ordumuz üzerinden yaptı. Takke düştü, kel göründü! Ordumuzun neredeyse yarısının Ergenekon-Balyoz katliamı sonucunda, İmam Fethullah’ın ordusu haline dönüştüğü ortaya çıktı.

Son darbeyi de Kaçak Saraylı Reis ve avanesi bu bahaneyle vurdu; askeri okulları, hastaneleri kapattı, kışlaları önce düşmanı zapt eder gibi Ortaçağcı güruhuna “kuşattırdı”, sonra da şehir dışına sürdü, Ortaçağ ordusuna dönüştürme harekâtına girişti. Mustafa Kemal’in dediği ve uyardığı gibi memleketimizin bütün orduları da dağıtılmıştır böylece!

Bütün bunları bir araya getirdiğimizde, görünürde Birinci Antiemperyalist Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızda olduğu gibi fiili bir “düşman işgali” olmasa da acı veren gerçekliğimiz budur! Bu gerçeği ne emperyalizmin kanlı postallı askerlerinin topraklarımızda, şehirlerimizde, sokaklarımızda açıktan dolaşmıyor olması değiştirir ne de başta Kaçak Saraylı Reis olmak üzere Meclisteki Dört Amerikancı satılmış partinin “yerli” olması!

Onlar BOP’u, Yeni Sevr’i, Türkiye’nin en az üçe bölünmesini ve Ortaçağcı bir din devletine dönüştürülmesini bu şekilde gerçekleştirmekle görevlidir. Bu süreçte epeyce yol almışlardır ve bayram etmektedirler.

Ancak erken bayram etmesinler!

Bundan gayrı yapılacak tek şey vardır: Antiemperyalist, Antifeodal, Antişovenist İkinci Kurtuluş Savaşı’mızı vermek!

Bu topraklar bereketlidir! Kurtuluş Savaşı Destanı’nın yazıldığı topraklardır! Zalimlere karşı cesaret vatanıyla insanlık onuru için direnen Şeyh Bedrettin’lerin, Pir Sultan’ların, Mustafa Kemal’lerin, Hikmet Kıvılcımlı’ların doğduğu topraklardır!

Bu topraklar Nazım’ın:

Ve kanlı bankerler pazarında 

Memleketi Alaman’a satanlar, 

yan gelip ölülerin üzerinde yatanlar

düştüler can kaygusuna

ve kurtarmak için başlarını halkın gazabından

karanlığa karışarak basıp gittiler…

Kuvayimilliye Destanı dizelerinde söylediği gibi, vatan hainlerinin Tarihin çöplüğüne fırlatılıp atıldığı topraklardır!

Bizler destan yazan Birinci Kurtuluş Savaşçılarımız gibi, yenilgiyi baştan kabullenmektense savaşarak ölmeyi yeğ tutan İkinci Kurtuluş Savaşçılarıyız! Bu savaşın önderleriyiz!

Memleketi satanları, halkımıza kıyanları Tarihin çöplüğüne fırlatacağız!

Eninde sonunda biz kazanacağız!

Yaşasın 29 Ekim!

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!