Daily Archives: Ocak 10, 2018

Aytun Çıray "Suriye politikalarında her yanlışınız canlara mal oluyor"

İYİ Parti’nin Genel Sekreteri, İzmir milletvekili Aytun Çıray son gelişmeler üzerine partisinin görüşlerini açıkladı ve AK Parti iktidarına seslenerek, “Suriye politikalarında her yanlışınız canlara mal oluyor, utanmıyor musunuz?” diye sordu. 

İYİ Parti Genel Sekreteri ve Sözcüsü İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Dışişleri Bakanı  Mevlüt Çavuşoğlu’nun  Astana toplantılarında çatışmasızlık bölgesi ilan edilen İdlib’e yapılan saldırılar üzerine Rusya ve İran Büyükelçilerini Dışişleri Bakanlığı’na çağırması üzerine bir açıklama yaptı. Çıray açıklamasında Suriye politikalarında yeniden çok tehlikeli zigzaglar yapıldığına dikkat çekerek,  “Suriye ile ilişkilerin iki ülkenin de faydasına olacak bir normalleşme rotasına girerken, her şeyin yeniden raydan çıkmak üzere olduğuna ilişkin alametler bizi ciddi biçimde endişelendirmekteydi. İdlib’de koskoca Türkiye Cumhuriyet’nin teminatı altında olan insanları bombalanması bu endişelerimizi maalesef haklı çıkarmıştır.” dedi.

ASTANA’DA, SOÇİ’DE YİNE Mİ ALDATILDINIZ?

Çıray açıklamasına şöyle devam etti: “İdlib’te güya korumamıza aldığımız  masum siviller hedef alınıyor, canımız acıyor. Sayın Çavuşoğlu’nun tepkisi Rusya ve İran Büyükelçileri’ni Dışişleri Bakanlığına çağırmakla hafif ve sınırlı kalıyor. Soruyoruz sayın Çavuşoğlu’na Rusya ve İran Büyükelçilerini Dışişleri Bakanlığına çağırdınız da, rejimin bu tür müdahalelerinden rahatsız olduğunu ifade etmekten başka neyi dillendirdiniz? Bizi aldattınız mı dediniz? Yine mi aldatıldık Astana’yla, Soçi’yle? Bizi bu toplantılara sırf görüntüyü tamamlamak için mi davet ettiniz diye mi sordunuz?  Keşke bunları açıkça dillendirmiş olsanız, olabilseniz?! Ama maalesef bu yanlışları dile getiremeyeceğinizi biliyoruz.”

DIŞ POLİTİKADAKİ YANLIŞLARINIZ FELAKETTİ… ŞİMDİ KIYAMETE DÖNÜŞMEK ÜZERE

Aytun Çıray, iktidarın Suriye politikalarının felaketten kıyamete dönüşmek üzere olduğunun altını çizerken, açıklamasını uyarı dolu eleştiriler içeren şu cümlelerle noktaladı:

“İYİ Parti’nin Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan yardımcısı ve E. Merkez Bankası Başkanı Sayın Durmuş Yılmaz, Sayın Erdoğan’ın son dış siyasetini çok güzel tanımladı; ‘İthalata dayalı diplomasi!’ Türkiye adeta rüşvetle randevu alır hale geldiği ülkelerden Fransa’nın Savunma Bakanı’nın ‘Rojova Kürdistanı’nı tanıyoruz’ sözleri konusunda Dışişlerini uyanık olmaya davet ediyoruz. Türk Dış politikasının kurucu ilkelerinden kökten sapmasının kaçınılmaz sonucu olan hem Türk Milletine, hem de kendilerini koskoca Türkiye’nin koruması altında sanan insanlara çok pahalıya patlıyor. Bu  zavallı sivillerin bombalanmasından utanmıyor musunuz? Türkiye Cumhuriyeti hükümeti nasıl bu kadar çok yanlış yapabilir? Hadi ulusal çıkarlarımızı düşünmüyorsunuz, kendi gününüzü kurtarma derdindesiniz. Bunu anladık da, o zavallı çoluk çocuk katlindeki mesuliyetinizi nasıl izah edeceksiniz?  

AĞIRLIĞINIZ KALDIYSA ASTANA’DAKİ DOSTLARINIZI İKNA EDİN

“Uyarıyoruz; gücünüz yetiyorsa, az da olsa bir ağırlığınız kaldıysa Astana dostlarınızı ikna edin, katliamı durdursunlar. Suriye politikanız baştan sona yanlıştı, tam bir felaketti. Ama şimdi bu felaketin ülkemizi ve tüm bölgeyi kavuracak bir kıyamete dönüşmek üzere olduğunu görüyoruz. Yazıktır, günahtır, insanlığa karşı zulümdür. Durdurun dost bildiklerinizle bu mezalimi. Artık aklı öne alın dış politikanızda.

Kadına cinayetlerinde rekor kırdık… Necdet Buluz

Kadına cinayetlerinde rekor kırdık…

Necdet Buluz

Kadına ve çocuklara şiddet, taciz ve cinayetlerde geçtiğimiz 2017 yılının rekor yılı olduğunu söylersek şaşırmazsınız değil mi? Ne acıdır ki, her geçen yıl Türkiye kadına ve çocuklara şiddette, taciz ve cinayette rekor üzerine rekor kırıyor.

Kadın cinayetlerinde 2017 rekor yılı Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri tablosu giderek ağırlaşıyor. 2016 yılında erkek şiddeti nedeniyle hayatını kaybeden kadın sayısı 328 iken, bu rakama geçtiğimiz yıl 409’a yükselmiş bulunuyor.

“Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu” verilerine göre, 2015 yılında 303 olan kadın cinayeti, 2016 yılında 328, geçtiğimiz yıl ise 409’a yükselerek son yılların en yüksek rakamına ulaştı. 2017 yılında kadınların 88’i kendi hayatına dair karar almak, 30’u ise boşanmak istediği için cinayete kurban giderken, 134 şüpheli ölüm ve 110 bahanesi tespit edilemeyen kadın cinayeti gerçekleşti.

Cinayete kurban giden kadınların yaş aralığı incelendiğinde, 15-25 yaş aralığında toplam 65 kadının öldürüldüğü belirlendi. Yıl içerisinden yaşanan cinayetlerde 57 ölümle İstanbul başı çekerken, İzmir’de 32, Antalya’da 25, Bursa’da 18, Adana’da 17, Gaziantep’de 15, Konya’da ise 12 kadın cinayeti gerçekleşti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadına ve çocuğa yönelik şiddet olaylarına ilişkin olarak yaptığı açıklamalarla yüreklere su serpti ama, önemli olan bu şiddet ve cinayetlerinin önüne nasıl geçileceğidir. Biz, bu konuda alınan ve alınmakta olan önlemleri yeterli görmüyoruz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda yaptığı açıklamaya hep birlikte göz atalım:

“Bu konunun aslında izahı söz konusu değil. Bunlar cani. Bunlar insanlıktan nasibini almış değil. Gerçekten bu son dönemde yaşadıklarımız hakikaten, televizyon ekranlarında izlediğimiz zaman ‘Acaba’ diyoruz ‘Bu medyayı mı suçlasak; Bunları göstermeyin’ Toplum bunalımın içerisinde giriyor. Diğer taraftan da ‘İbret olabilir mi?’ düşüncesine giriyorsunuz. Bunu gördüğü zaman bazı vatandaşlarımız ‘İdam’ diyor. O yavruları nasıl öldürürsün ya. Sende zerre kadar vicdani bir şey yok mu? Kendini öldürsen ne yazar öldürmesen ne yazar. Hemen yorumlar başlıyor, ruhsal bunalım neticesinde böyle oldu. Tamam, da ruhsal bunalıma girmeyen de var. Buna toplumsal olarak vereceğimiz tepki çok çok önemli. Onları bu toplumun içinde önce kendi akrabalarından yakınlarından başlamak üzere yalnızlığa itmek, ya da onları bu psikolojik sıkıntılardan çıkarmak için önce yakınlarının bazı adımlar atması gerekir. Burada Diyanet’e düşen büyük görev var.”

“Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu”, basından ve kendilerine ulaşan ailelerden edindikleri verilerle  kadın cinayetleri raporu hazırlamış ve bunu da kamuoyu ile paylaşmıştı. Kadın hareketinin kadın cinayetlerine ilişkin tahlillerine de yer verilen rapordan kısa bir alıntı.

Kadın cinayeti verilerinin, adının “Kadın Bakanlığı” olması gereken Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı koordinasyonluğunda devlet tarafından takip edilmesi gerektiği, ancak devletin böyle bir girişimi olmadığı belirtiliyor. Bunun nedeni ise raporda şöyle açıklanıyor:

“Nedenleri ve nasıl gerçekleştiği araştırılmadan veya bilinmeden bir sorunun önüne geçmek mümkün değildir. Yetkililerin 2015’te dile getirdiği “kadına şiddete 0 tolerans” çözüme giden her somut adımın atılmasını gerektirmektedir. Bu somut adımlara kadın hareketinin çalışma ve deneyimleriyle ortaya koyduğu her talep somut sebepleriyle dahildir. Kadın cinayetleri verileri de devlet tarafından “aile içi, ev içi” gibi evli olmayan kadını görmezden gelen terimlere sığınmadan, gerçekleri kırpmadan, “kadın cinayetlerine 0 tolerans”ın gerçek bir politika olduğunu gösterecek şekilde kadınların ve toplumun bilgi edinme hakkını ihlal etmeden açıklanmalıdır.”

Kadın cinayetlerinin artması ile ilgili 2015’den günümüze kadar olan gelişmelere de bakalım:

2015 yılında 303 kadın kardeşimiz kadın olduğu için öldürüldü. 2013’te 237 ve 2014’te 294 kadın cinayeti işlendi, buna göre 2015’te kadın cinayetlerinde ciddi önlemleri gerektiren bir artış görülüyor. 2015 Ağustos’ta 27, Eylül’de 32, Ekim’de 21, Kasım’da 28 ve Aralık’ta 32 kadının öldürülmesiyle yılın son aylarında kadınlar daha fazla öldürüldü. En çok kadın cinayeti işlenen İstanbul’da 44, İzmir’de 20, Ankara’da 15, Diyarbakır’da 13, Antalya ve Bursa’da 12, Adana, Gaziantep ve Muğla’da 11, Kocaeli’de 10, Mersin’de 9 kadın hak mücadelesi verirken hayatını kaybetti.

Görüşümüze gelince:

Kadınlarımız, ikinci, üçüncü sınıfta görülmemelidir. Kadının toplumumuzdaki yeri bellidir. Siyaset ve sivil toplum örgütleri başta olmak üzere, kadınlarımıza gereken önem verilmiyor. Kadını yükseltecek, yüceltecek ve toplumdaki yerini sağlamlaştıracak adımların atılmasını bekliyoruz. Kadınlarına değer vermeyen ülkeler çağdaşlığı da yakalamaktan uzak kalmışlardır. Özellikle yaşadığımız şu günlerde buna öylesine ihtiyaç duyduğumun altını kalınca çizelim.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz

Vali Balkanlıoğlu Çalışan Gazeteciler ile Buluştu

Vali İrfan Balkanlıoğlu  “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” vesilesiyle yerel ve ulusal basın temsilcileri ile kahvaltıda bir araya geldi.

İl Jandarma Komutanı Albay Cengiz Yiğit, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sezai Matur, AA Bölge Müdürü Salih Yalçıntaş, Basın İlan Kurumu Sakarya Şube Müdürü Engin Kaşdaş,Sakarya  Medya  Derneği Başkanı  Mehmet  Sağlam,Başkan Yardımcısı Fehmi DUMAN, Gazeteciler Birliği Başkanı Zeki AYDINTEPE ve basın mensuplarının katıldığı programda Vali Balkanlıoğlu, tüm katılımcılarla tek tek tokalaşarak gazetecilerimizin bu anlamlı gününü tebrik ettiğini ifade etti.

Kahvaltı sonrasında bir konuşma yapan ve 10 Ocak gününün aslında “Mülki İdare Bayramı” olarak da kutlandığını söyleyen Vali Balkanlıoğlu, Kaymakamlık ve Valilik görevlerine başlama sürecine dair anılarını da paylaştı.Sakarya iline atanmadan önce Bingöl, Afyonkarahisar ve Ordu Valilikleri görevinde bulunduğunu belirten Vali Balkanlıoğlu;“Aslında Kaymakamlığın ne iş yaptığını bilmeyenler gibi gazetecilerin de nasıl ve hangi zorlukla bu mesleği icra ettiklerini fark edemeyenler çoğunlukta.Bizi her gün her konuda bilgilendirdikleri için gazetecilere minnet borcumuz var. Çok zor şartlar altında önemli görev ifa eden gazeteci arkadaşlarımızın mutfağında neler oluyor, bizler bilemiyoruz. Ama inanıyoruz ki çok meşakkatli, çok emek gerektiren bir görev yapmaktalar. Biz işin sadece haber kısmını görebiliyoruz. O nedenle gerek Valilik ve Kaymakamlık, gerekse gazetecilik mesleğinin hakkını veren herkese minnettarız” dedi.Özellikle Sakarya’daki basının çalışmalarını yakından takip ettiğini ve çalışmalarını çok beğendiğini belirten Vali Balkanlıoğlu, gazetecilerin bir haberi yayınlamadan önce mutlak suretle doğruluğunu teyit etmelerinin de hem mesleğe hem de kişilere büyük saygınlık kazandırdığını ifade etti.Toplantının sonunda Gazetecilere de söz hakkı veren Vali Balkanlıoğlu, yerel ve ulusal basın temsilcileri ile fotoğraf da çektirerek çalışmalarında başarılar diledi.