Daily Archives: Nisan 16, 2018

CHP Olağanüstü Hal ’e karşı ortak bildiri yayınladı

‘Ülkemizi itibarsızlaştırdılar’

CHP Milletvekili Engin Özkoç, partisinin ülke genelinde eş zamanlı yaptığı ‘OHAL’ e hayır’ eyleminde AKP hükümetini ağır bir dille eleştirdi. AKM önünde yapılan oturma eyleminde konuşan Özkoç; “Bu ülke bir kişinin iki dudağı arasında yönetiliyor” dedi.

‘ÇOCUKLARINI ÖLÜME MAHKUM ETMİŞ’

Yaklaşık 100 yıllık bir Türkiye Cumhuriyetinden bahsediyoruz diye sözlerine başlayan Özkoç, “ Tam bağımsızlığı ruhuna yerleştirmiş bir Türkiye’den bahsediyoruz. Ne Amerika, ne Rusya tam bağımsız bir Türkiye diyen bir ülkenin gençlerinden bahsediyoruz. Fakat bu ülke geldiği noktada itibarsızlaştırılmış, dış siyaseti yok edilmiş, çocuklarını ölüme mahkum etmiş. Kendi çiftçisini, esnafını,  işçisini kendi ülkesinden kaçırır bir hale gelmiş. Sıkıntı yaşadığı her alanda demokrasi ile değil, parlamenter sistemle değil, bir kişinin iki dudağı arasından yönetiliyor” dedi.

‘BİR KİŞİ GELECEĞİMİZE KARAR VERİYOR’

Sadece bir kişinin bu ülkenin geleceğine karar verdiğini de ileri süren Özkoç; “Gençlerimizin ölüp ölmeyeceklerine, nerde şehit olup olmayacaklarına sadece bir kişi karar veriyor. Bu bir kişi gün geçtikçe öyle bir noktaya geldi ki; demokrasiye, insan haklarını bir tarafa bıraktı, diktatörlük öyle bir noktaya geldi ki; artık bu ülkede oynana futbol takımlarında, o futbol takımının seyircisinin kim olacağına varıncaya kadar müdahale etmeye başladı” şeklinde konuştu.

‘HERŞEY İTİBORSUZ SADECE O İTİBARLI’

Bu ülkede doktorları, hemşireleri, öğretmenleri, askeri, polisi her kesimin itibarsızlaştırdığının da altını çizen Özkoç; “Tek itibarlı olanın kendisi, itibarsız olan bir ülkeye hakim kılacak olan tek kişinin kendisi olduğunu söylüyor. En büyük Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıdır. Hala tam bağımsızlık ruhu ile yaşayan Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçek vatandaşlarıdır. O bizi bir gün Amerika’ya mahkum etti, bir gün Rusya’ya mahkum etti” dedi.

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, Erdogan Isır ve Ali Gökpınar dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar

Görüntünün olası içeriği: 8 kişi, Erdogan Isır, Ali Gökpınar ve Sedat Turgay dahil, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, Erdogan Isır ve Ali Gökpınar dahil, ayakta duran insanlar

Görüntünün olası içeriği: 10 kişi, Hamdi Şenoğlu, Erdogan Isır ve Ali Gökpınar dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 8 kişi, Erdogan Isır ve Ali Gökpınar dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar

Görüntünün olası içeriği: 7 kişi, Erdogan Isır ve Ali Gökpınar dahil, ayakta duran insanlar

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, Ali Gökpınar ve Cemalettin Dinçer dahil, ayakta duran insanlar

TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE

Şimdi burada il başkanımızın, ilçe başkanımızın önderliğinde, örgütümüz ile birlikte 81 ilden tüm ülkeye sesleniyoruz diyen Özkoç, sözlerini şöyle tamamladı; “Ne Amerika, ne Rusya, tam bağımsız bir Türkiye istiyoruz.  Eşitlikçi, demokrasi içinde yaşayan, yurtta barış cihanda barış diyen bir Türkiye olana kadar mücadele edeceğiz. Bu kişi, bu ülkeyi başka emperyalist güçlerin egemenliği altına sokamayacak. ‘OHAL’ e hayır’ diyor, tam demokrasi istiyoruz. Ülkemizin gençlerinin başka ülkenin topraklarında ölmesini ‘hayır’ diyoruz.”

 Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve ayakkabılar

CHP ‘nin  ülke genelinde eş zamanlı yaptığı ‘OHAL’ e hayır’ Açıklaması  Adapazarı  AKM  önünde Sakarya  İl Başkanı Erdoğan ISIR  yaptı

OHAL DEĞİL DEMOKRASİ İSTİYORUZ ORTAK BİLDİRİSİ (16 NİSAN 2018)

Cumhuriyet Halk Partisi öncülüğünde, Olağanüstü Hal (OHAL) ’e karşı 81 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen OHAL DEĞİL DEMOKRASİ İSTİYORUZ eylemlerinde okunan ortak bildiri şöyle:

Ülkemizi tek adam rejimine dönüştürme amacıyla hazırlanan ve tarihe mühürsüz seçim olarak geçen 16 Nisan referandumunun üzerinden tam 1 yıl geçti. 15 Temmuz’daki FETÖ darbe girişiminin ardından 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL altında gidilen referandum, meşruiyeti olmayan bir rejim değişikliğini ülkemize dayatmıştır. Sivil darbe ortamında, “Evet” demenin devletin tüm kurumlarıyla desteklendiği, “Hayır” demenin ise adeta yasaklandığı bir dönem yaşanmıştır.

Ülkemiz 21 aydır OHAL ile yönetilmektedir. İlan edilişindeki amacından uzaklaşarak demokrasi ve hukuk sistemine yönelik bir saldırıya dönüşen OHAL rejimi; insan haklarını, ifade özgürlüğünü ve her türlü protesto eylemini baskılamanın da aracı olmuştur. KHK’lar eliyle parlamento, yani halkın iradesi gasp edilmiştir. Türkiye’yi tek tipe sokmak için sendikalar, meslek oda ve birlikleri ile sivil toplum kuruluşlarına yönelik operasyonların ardı arkası kesilmemiştir.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, kalabalık, ayakkabılar, ağaç ve açık hava

AKP iktidarının muhaliflerine bir sopa olarak kullandığı OHAL giderek bu faşizan sınırlarını bile aşmış; sağcı-solcu, muhafazakâr-sosyal demokrat, kimseyi ayırmadan tüm toplumu baskı altına alan otoriter bir rejime dönüşmüştür. OHAL ile ülkemizde hiç kimsenin can ve mal güvenliği kalmamıştır.

OHAL nedir?

OHAL, 10 Ekim’de katledilen çocuklarını anmak isteyen anne ve babalara sıkılan biber gazıdır.

OHAL, ekmeğinin peşindeki tütün üreticisine vurulan coptur.

OHAL, Ahmet Şık başta olmak üzere hayatını FETÖ ile mücadeleye adamış gazetecileri zindanlara atmaktır.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, kalabalık ve açık hava

OHAL, işçi grevlerini ertelemek, grev çadırlarına müdahale etmektir.

OHAL, işlerini geri almak için ölümü göze alarak bedenini açlığa yatıran Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın ölüm tehlikesini görmeyen hükümet inadıdır.

OHAL, dünyaca ünlü kimi bilim insanlarını FETÖ yalanıyla üniversitelerden atmaktır.

OHAL, tiyatro oyunlarını yasaklamaktır.

OHAL, muhaliflerini “terörist” olarak tanımlayabilme cüretidir.

OHAL, Ankara Kızılay’da İnsan Hakları Anıtı’nı gözaltına almaktır.

OHAL, madende oğlu dört yıldır yatan anaya; artık yürüyemezsin, yasak artık demektir.

OHAL, on binlerce taşeron işçiyi haksız bir şekilde kadro dışı bırakmaktır.

OHAL, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrencilerin “okuma hakkı”nı elinden alabileceğini söylemek ve öğrencileri tutuklatmaktır.

OHAL, milli iradeyi yok sayarak, belediye başkanlarını görevden uzaklaştırmak, belediyelere kayyım atamaktır.

OHAL, laik eğitim bildirisi dağıtmak isteyen öğrencinin gözaltına alınması, 16 Nisan referandumunda “hayır” propagandası yapan vatandaşın kolunun kırılmasıdır.

OHAL, seçilmiş milletvekillerini hukuksuz bir şekilde tutuklatmak ve yargılatmaktır.

OHAL, hakimlerin, savcıların bir parti genel başkanı önünde iliklediği cübbelerdir.

OHAL, yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı tek adamın iki dudağının arasına hapsetmektir.

OHAL, doların 4 TL’yi, avronun 5 TL’yi aşmasıdır, Türk Lirası’nın kaybettiği değerdir.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, Azize çeroğlu dahil, açık hava

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, Azize çeroğlu dahil, kalabalık ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Azize çeroğlu dahil, kalabalık ve açık hava

OHAL, satılan şeker fabrikası, açlık sınırı altındaki asgari ücret, artan enflasyondur.

OHAL, Twitter’daki 280 karakterden, Facebook’taki “beğen” butonundan korkmaktır.

OHAL, 12 Eylül cuntasına özenenlerin, askeri darbe dönemlerine rahmet okuttuğu bir düzenin adıdır.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava

İlan ederken bir buçuk ay bile sürmeyecek dedikleri, milleti etkilemeyecek dedikleri OHAL, bardağı çoktan taşırmıştır. Sabır testisi kırılmış, toplumun büyük çoğunluğu OHAL rejimine artık yeter demeye başlamıştır.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar

Bugün iktidar partisi ve yeni ortakları, Türkiye’yi uçuruma adım adım yaklaştıran OHAL’i bir kez daha uzatmanın peşindedir. Postallı darbelerle mücadele etme vaadiyle gelenler, gelinen noktada takım elbiseli darbeciler haline gelmiştir.

Bizim talebimiz kesindir;

Halkın iradesine karşı işlenen bir suç haline gelen OHAL rejimine DERHAL son verilmelidir.

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Azize çeroğlu ve Senem Yildirim dahil, gülümseyen insanlar, oturan insanlar

Hukukun askıya alındığı, parlamentonun yok sayıldığı, milli iradenin tanınmadığı, milletvekillerinin rehin alındığı faşizm düzeni ortadan kalkmalıdır.

Sendikalar, meslek odaları ve birlikleri ile sivil toplum örgütlerine yönelik iktidar gücü ile uygulanan sindirme politikaları son bulmalıdır.

Sivil darbe ile tek koltukta birleştirilen yasama, yürütme ve yargı erkleri, yeniden, çağdaş demokrasilerde olduğu gibi kendi koltuklarına geçmelidir.

Görüntünün olası içeriği: 11 kişi, Yaşar Tercan, Hasan Balkan ve Gönül Yıldız İrşi dahil, gülümseyen insanlar, oturan insanlar, kalabalık ve açık hava

Sadece bu meydandan değil, Türkiye’nin 81 ilindeki meydanlardan Ankara’daki Saraylıları uyarıyoruz.

Görüntünün olası içeriği: 15 kişi, Ali Gökpınar, TC Fatma Kurtuluş, Haluk Akbay ve İdris Karaman dahil, gülümseyen insanlar, oturan insanlar ve açık hava

Bizler OHAL DEĞİL DEMOKRASİ İSTİYORUZ!”

Görüntünün olası içeriği: 17 kişi, Ali Gökpınar, TC Fatma Kurtuluş, Erdogan Isır ve Reyhan Azak dahil, gülümseyen insanlar