Daily Archives: Mayıs 24, 2018

Geleneksel İGİAD İftarı İş Dünyasını Bir Araya Getirdi

Geleneksel İGİAD İftarı

İş Dünyasını Bir Araya Getirdi

Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlâkı Derneği (İGİAD) geleneksel olarak düzenlediği iftar programını, 23 Mayıs 2018 tarihinde 1453 Çırpıcı Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirdi. İş, akademi ve basın dünyasından çok sayıda davetlinin katıldığı iftar programı sıcak ve renkli görüntülere sahne oldu.

İGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karahan konuşmaları ile program başladı.

Ayhan Karahan davetlilere hitaben yaptığı konuşmasında; İhtişam, İhtiras ve İsraf konularına temas etti. Karahan, şunları söyledi:

“Oruç tutmak, sadece aç ve susuz kalmak değildir. Asıl olarak insanın nefsani güdülerine gem vurmak, beşerî arzularını kontrol altına almak, şeytani çağrıları boşa çıkarmaktır. Aynı zamanda başkasının hâlinden anlamak; fakirin, muhtacın, aç bi-ilacın derdiyle dertlenmek, yetimin hüznüne ortak olmaktır.

Rabbi Zülcelal, Ankebut Suresi’nin ikinci ayetinde “İnsanlar, ‘inandık’ demekle, imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı sanıyorlar?” demektedir. Allah Teala, bu imtihan dünyasında herkesi, farklı şekillerde imtihan etmektedir. Kimi insanlar makamla, kimi şöhretle, kimileri de zenginlik veya fakirlikle imtihan edilmektedir.

Ramazan ayında tuttuğumuz bu oruç, bir anlamda varlıkla, zenginlikle imtihanın bir uyarıcısı veya hazırlayıcısıdır. “Zenginliğinle kibre kapılma, yoksulların hâlini anla” uyarısıdır. “Bugün zengin olduğun gibi bir gün fakirleşebilirsin. Bu sebeple kendini kaybetme, israfa düşme, gurura kapılma” ikazıdır. “Zengin oldun diye insanları hor görme, onlara tepeden bakma, büyüklenme” hatırlatmasıdır.

Sahip olduğumuz imkânlar, bulunduğumuz makamlar bizleri ihtişama, ihtirasa düşürmemeli, gösterişçi tüketime, lükse sevk etmemeli, israfın yok edici girdabına sokmamalıdır. İmkanlarımız bizi güce kapılıp kibre gurura dönüştürmesin, birbirimizden uzaklaştırmasın, sahiciliğimizi samimiyetimizi azaltmasın, salih amellerimizi, ihlasımızı, iyiliklerimizi güzel ahlakımızı eksiltmesin.

Daha çok kazanıyoruz, daha fazla imkana sahibiz diye insanlarla aramıza mesafe koymamalıyız. Varlıklı oluşumuz; birbirimize ihtiyacımız olmadığı gibi bir sonuca varmamalıdır. Sahip olduğumuz imkanların makam ve gücün geçici ve değişken olduğunu; en büyük zenginliğin alçakgönüllülük, sadelik ve mütevazilik olduğunu unutmamalıyız. Sahip olduğumuz imkânları bizlere verenin Allah Teala olduğunu bilmeliyiz. Asıl zenginlik sahibi O’dur, biz ise sadece emanetçileriz.

Peygamber Efendimizin VEHN hadisini her daim hatırlamamamız ve unutmamamız gerekmektedir. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur. ‘’Yakında milletler yemek yiyenlerin başkalarını sofralarına davet ettikleri gibi sizinle savaş etmek için birbirlerini davet edecekler. Birisi: Bu o gün bizim sayıca azlığımızdan mı olacak” dedi. Peygamberimiz hayır aksine siz o gün kalabalık fakat selin önündeki çer çöp gibi zayıf olacaksınız. Allah düşmanlarınızın gönlünden sizden korkma hissini soyup alacak sizin gönlünüze de VEHN atacak buyurdu. Yine bir adam VEHN nedir ya Resulallah diye sorunca VEHN dünyayı fazlaca sevmek ve ölümden çok korkmaktır diye buyurdu. (Sünen-i Ebu Davud)

Rabbimiz Mülk Suresinde hayatı ve ölümü yaratan benim. Bu iki zaman dilimi arasında hangi birinizin daha iyi daha güzel davrandığınızı görmek için sizleri imtihan ediyorum diye buyurmaktadır.

Her birimiz iman, istikamet ve salih amel üzerinde olacağız, iyilikleri çoğaltacağız, hayırda yarışacağız, güzel ahlakı aramızda yaygınlaştıracağız, imkanlarımızı paylaşacağız, birbirimize faydalı olacağız, hakkı ve sabrı birbirimize tavsiye edip birlikte felaha kavuşacağız.

Allah Resulünün en çok yaptığı duayla sözlerime son vermek istiyorum: “Ey kalpleri bir hâlden diğer bir hâle çeviren Rabbim! Benim kalbimi senin dinin üzerine sabit kıl” dedi.

Program, Bahçelievler Mehmet Akif Camii görevlisi Şahin Korkut’un Kuran tilaveti ile devam etti.

Trump, Kudüs’te de yalnız kaldı…

Trump, Kudüs’te de

yalnız kaldı…

Necdet Buluz

ABD Başkanı Trump’un ülkesinin Büyükelçiliğini Kudüs’e taşına inadı öyle görünüyor ki kendisine pahalıya mal olacak. Her şeyden önce AB ülkeleri Trump’un bu girişiminin arkasında olmadıkları gibi, konuyu eleştirdiler, Başkanı bu konuda da yalnız bıraktılar.

Almanya Başbakanı Merkel’in de açıkça dediği gibi, Kudüs kararı ABD’nin Avrupa ile arasını iyice açtı. Baş müttefiki İngiltere bile Kudüs adımına karşı çıkan Avrupa ülkeleri arasında yer alıyor. Türkiye gibi Amerika’nın en önemli müttefiki Kudüs konusunda Amerika ve İsrail’i hedef alan açıklamaları ile dikkatleri çekiyor.

Şunu da ekleyelim:

İran’a karşı ambargo konusunda AB ülkeleri ve diğer birçok ülke Amerika’nın yanında yer almıyor. Türkiye, Rusya, Çin ve Hindistan gibi ülkeler de açıklamalarında İran ile olan iyi ilişkilerini sürdüreceklerini açıkladılar. Amerika’nın attığı adımın yanlışlığına vurgu yaptılar.

Trump’un Kudüs inadının arkasında iki neden var:

Başkan, ayakta kalabilmek ve iç sorunlarını çözebilmek için Amerika’daki Yahudi lobisinin desteğine ihtiyaç duyuyor. Amerikan büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyarak bu konuda adım attı. Her şeyi İsrail’in güvenliği ve istekleri doğrultusunda yapmakta olduğunu da görüyoruz.

İkinci neden de ABD Başkanı her şeyden önce Kasım 2018’de yapılacak ara seçimleri kazanma derdinde. Bunun için de Kudüs hamlesiyle Yahudi lobisinin tam desteğini sağlama almayı hedeflemektedir.

Geçenlerde Verda Özer, Milliyet’teki köşesinde bu konuyu enine boyuna masaya yatırmış. Trump’un asıl derdinin İran’ı zayıflatmak olduğunu, bu konuda attığı adımlarla İsrail’i bölgede rahatlatmayı hedeflediğini kaleme almış. Hiç kuşkusuz, Yahudi lobisinin de isteği doğrultuda bölgeyi ateşe atmaktan kaçınmamıştır.

Ancak, Verda Özer, Trump’un attığı bu adımların ters teptiğini, İran’ı bölgede daha da güçlendirdiğini vurguluyor. Bunun nedenlerini de detayları ile açıklıyor. Kısa alıntı ile Özer’in bu konudaki görüşlerini yansıtalım:

“Bir kere Trump’ın asıl derdi, İran’ı zayıflatmak. Kudüs kararının arkasında bile bu var. Çünkü İran İsrail’in baş düşmanı. Şimdi ABD Başkanı büyükelçiliği Kudüs’e taşıyarak İsrail’in elini güçlendirdiğine, böylelikle İran’a karşı önemli bir hamle yaptığına inanıyor. Oysaki aksine, Tahran’ın elini güçlendiriyor. İki sebeple.

1.si İran’ın liderlik ettiği Şii ekseni; Suriye’yi, Lübnan Hizbullah’ını, Irak’taki Şii milisleri, Yemen’deki Husileri ve Filistin’de Gazze’yi kontrol eden Hamas’ı kapsıyor. Bu aktörlerin hepsi de İsrail karşıtı. Kudüs hamlesi sonrası İsrail ile bu aktörler (özellikle Hamas) arasındaki ateşin iyice alevlenmesi İran’ın ekmeğine sadece yağ sürer. Bölgedeki nüfuzunu daha da artırır.

2.si bu hamle İran’ı Sünni eksenine karşı daha da güçlendirir. Şöyle ki: Şii İran’la Sünni eksene liderlik eden Körfez ülkelerinin  (Suudlar başta olmak üzere) arası zaten uzun süredir had safhada gergin. Aynı Arap dünyası bugün İsrail ve ABD yanında hizalanmış durumda. İşte Trump Filistin meselesini kaşıdıkça da, Arapların İsrail’in yanında konumlandıkları gün gibi açığa çıkıyor. Çünkü Filistin için kıllarını kıpırdatmıyorlar. Bu da onları Müslümanların gözünde iyice gözden düşürüyor.

Dahası, bu durum İran’ı Filistin davasının Türkiye dışında- tek savunucusu gibi gösteriyor. Zaten Körfez ülkeleri dışındaki diğer ana destekçiler Irak, Suriye, Libya ve Yemen bugün kendi dertlerindeler. Ürdün deseniz, ABD’nin kontrolü altında, tepkisiz. Mısır da Körfez ülkeleriyle aynı cephede.

Kısacası, Kudüs adımı İran’ı yalnızlaştırmadığı gibi, aksine, Tahran’a altın tepside sunulmuş bir hediye. Buna mukabil, Trump’ın kendine bölgede baş müttefik olarak seçtiği Körfez ülkelerini ise zayıflatıyor.”

Özetleyecek olursak, gelişmeler Trump’u ileride daha da sıkıntılı durumlara sürükleyebilir. Çünkü, işler hiç de hesap edildiği gibi yürümeyecek gibi görünüyor.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz

Av. Nilay Kökkılınç’ ın “CHP’nin kadın seçmenlerine vaatleri “

İzmir Kadın Kuruluşları Birliği ve Kadın Adayları Destekleme Derneği KADER’in , İzmir Ticaret Odası’nda gerçekleştirdikleri , 24 Haziran genel  seçimine katılacak  partilerin İzmir kadın milletvekili adaylarının tanıtıldığı toplantıya  katılan Cumhuriyet Halk Partisi İzmir 1.Bölge milletvekili  adayı Av. Nilay Kökkılınç, hemcinslerine karşı yapmış olduğu  konuşmasında, “Türkiye’de  kadın hakları ,  toplumsal cinsiyet eşitliği , kadınların meclislerde eşit temsili ve kadına karşı şiddete yönelik alınması gereken tedbirler ile kadınların ekonomik yaşama katılımı konularında,  ülke olarak büyük bir yetersizlik içinde olunduğunu   , pek çok ülkeye göre bu alanda geri kalındığını ,  kadınlarla ilgili her konuda tüm partili kadınların aslında siyaset üstü bir tavır ile  dayanışma içerisinde olmaları gerektiğini söyleyerek , ülkeyi yönetenlerin bu konuda pek çok önemli çalışmaya imza atan  sivil toplum örgütlerinin önerilerini dikkate alması gerekmektedir” dedi.

 Kadına karşı şiddeti araştıran pek çok çalışmada, genel olarak şiddetin nedenlerinin %79 Ekonomik ; %69 kadının üzerindeki mülkiyet duygusu; %66 alkol ve uyuşturucu; %65 şiddeti normal görme ; %53 çiftin geniş ailelerle yaşadığı problemler; %24 çiftin çocuklarıyla yaşadığı problemler ; %15   sorumluluklarda yetersizlik; %10  çalışan kadın olarak sayıldığını ,   şiddet türlerinin ise %20 fiziksel; %10 cinsel ve %2.5 da ölümcül olarak gösterildiğini belirten Av. Nilay Kökkılınç , sorunların çözümünde , öncelikle nedenlerin tespitinin önemli olduğunu , oysa ülkeyi yönetenlerin sadece cezaların artırılması ile ilgilendiklerini, bunun da yaraya merhem olamayacağını , her geçen gün artan şiddet oranları ile bunun açıkça görüldüğünü ifade etti.

 Av. Nilay Kökkılınç  sözlerine devamla, “ayrıca Türkiye’nin  Cumhuriyet’in kurulduğu ilk yıllarda  kadınlara verilen önem ve haklarla ,  Dünya’ya örnek olunmuşken ,günümüzde yerel meclislerde, meslek odalarında, sendikalarda , sivil toplumda ve parlamentoda  , kurumsal  yönetim ve karar organlarında , kadınların temsilin  toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde gerçekleşmediğinin görüldüğüne ,  bu konuda uluslar arası sözleşmelere imza atılmasına rağmen ,bu sözleşmelerin gereği olan iç hukuk düzenlemelerinin yapılmadığına , seçimlerde bir kadın  bir erkek  ardı ardına olacak şekilde sıralanmasına yönelik yasal zorunluluğun getirilmesi halinde temsilde fiili eşitliğin sağlanmasının mümkün olduğuna , Fransa’da ,Kanada’da bu konuda yapılan düzenlemelerin ülkemizde de olması gerekmektedir.” Dedi.

Kökkılınç  konuşmasını,   “kadınların medeni haklarını ve toplumsal özgürlüğünü borçlu olduğu ,Cumhuriyetin  kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ‘ün “ Kadınlarını geri bırakan toplumlar ,geride kalmaya mahkumdur “ sözü  ile sonlandırırken , CHP iktidarında kadınlar her anlamda layık oldukları evrensel hak ve özgürlükler ,ekonomik imkanlar ve değerlere kavuşacaktır” dedi. 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, ayakta, ağaç ve açık hava

Cumhuriyet Halk Partisi, 27. Dönem Milletvekili aday listesini YSK’ya teslim etti. İşte İzmir’in milletvekili adayları…

İZMİR 1. BÖLGE
1-TUNCAY ÖZKAN
2-MURAT BAKAN
3-ÖZCAN PURÇU
4-KANİ BEKO
5-MEHMET ALİ ÇELEBİ
6-TACETTİN BAYIR
7-EDNAN ARSLAN
8-SEFER İPEKLİ
9-KAZIM UMDULAR
10-NİLAY KÖKKILINÇ
11-EZGİ DENİZ URUNGA
12-DEVRİM BARIŞ ÇELİK
13-ZEKİYE SEDA SÖNMEZ
14-ŞENER AKDEMİR

İZMİR 2. BÖLGE
1-KEMAL KILIÇDAROĞLU
2-SELİN SAYEK BÖKE
3-KAMİL OKYAY SINDIR
4-ATİLA SERTEL
5-SEVDA ERDAN KILIÇ
6-MAHİR POLAT
7-BEDRİ SERTER
8İDRİS YAVUZYILMAZ
9-ALİ ENGİN
10-SALİH ÖZÇİFÇİ
11-MEHMET BİRLİK
12-ONUR KADİR ERYÜCE
13-HATİCE ZEYBEK
14-EBRU OKAY