Günlük Arşivler: Ağustos 15, 2018

TÜRK-İŞ Genel Başkan Ergün ATALAY "Gün, Türkiye’ye sahip çıkma günüdür”

TÜRK-İŞ Genel Başkan Ergün ATALAY “Gün, Türkiye’ye sahip çıkma günüdür”

“İktidarı ve muhalefeti, sivil toplum örgütleri hepsi birlikte davranmak durumundadır. Gün, Türkiye’ye sahip çıkma günüdür”
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Yönetim Kurulu adına ABD’nin tutumu ve sonrası meydana gelen gelişmelerle ilgili açıklama yapan Genel Başkan Ergün ATALAY “İktidarı ve muhalefeti, sivil toplum örgütleri hepsi birlikte davranmak durumundadır. Gün, Türkiye’ye sahip çıkma günüdür” dedi.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı’nın açıklaması şu şekildedir:

“Amerika Birleşik Devletleri’nin en üst düzeydeki yetkilileri tarafından ülkemize yönelik yayınlanan tehdit mesajları ve yaptırım tehditleri, sonrası uygulamaya konulan kararlar hiçbir şekilde kabul edilemez. Amerika Birleşik Devletleri’nin tutumu, uluslararası hukuk ve devletlerarası ilişkilerle bağdaşmaz. Uzun yıllar sözü edilen “müttefiklik” ve “stratejik ortaklık” kavramına sığmaz.

Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milletiyle bütün tehdit, baskı ve dayatmalara karşı birlik ve beraberlik içindedir. Gün, Türkiye’ye sahip çıkma günüdür. İktidarı ve muhalefeti, sivil toplum örgütleri hepsi birlikte, doğrudan doğruya bağımsızlığımıza ve milli bütünlüğümüze yönelik bu saldırıya karşı çıkmaktadır. Geçmişte “istiklal savaşını” zaferle sonuçlandıran Türkiye Cumhuriyeti, siyasal ve ekonomik bağımsızlığını korumanın mücadelesini kararlılıkla verecektir. Bu tavır, ülkenin toprağını, emeğini savunmaktır, yurtseverliğin gereğidir. TÜRK-İŞ olarak sorumluluğumuzu yerine getirmeye hazır olduğumuzu herkese duyurmak istiyoruz.

Türk halkı birlik ve beraberliğini koruyarak daha önce birçok sorun ve krizin üstesinden gelmiştir. Bugün yaşadığımız olumsuz tablonun da geride kalacağına inanıyoruz. İşçisinden işverenine, medyadan sivil toplum örgütlerine kadar herkese büyük sorumluluk düşmektedir. Kimsenin “bana bir şey olamaz”, “benim keyfim yerinde” deme lüksü yoktur. Herkes ülke üzerinde oynanmak istenen oyunun farkında olmalıdır.

Türkiye’nin kalkınmasında, ekonomik gelişmesinde işçilerin alın teri bulunmaktadır. Geçmişte tüm olumsuzluklara rağmen, özveriyle üretim sürdürülmüş ve işyerlerine sahip çıkılmıştır. İşçilerimiz bugün de elini taşın altına koymaktan çekinmeyecektir. Kaliteli ve verimli üretim için çalışacaktır. Mesele memleket meselesi olduğunda tutumumuz herkes tarafından bilinmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri’nin kendi çıkarları için oluşturduğu baskı ve bazı kararlarını dayatma girişimi, bölgemizdeki niyetinin bir yansımasıdır. Ülkemiz de dahil olmak üzere coğrafyamızın siyasi haritasını değiştirmek amacı taşımaktadır. Bu planı yapanlara karşı barışı, insan haklarını ve mazlum milletlerin özürce yaşama hakkını savunan Türkiye’nin bu onurlu tavrının yanında yer almak aynı zamanda bir insanlık görevidir.

“Özgürlük ve Bağımsızlık Benim Karakterimdir” şiarıyla ağır bedeller ödenerek verilen Kurtuluş Savaşını zaferle sonuçlandıran Türkiye, ekonomik bağımsızlığının anlamını ve önemini bilmektedir. Bunun sürdürülmesi için herkes ortak tavır almalıdır.”

Rektör Prof. Dr. Fatih Savaşan, Sakarya basını ile tanışma toplantısında bir araya geldi.

Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan, Sakarya basını ile tanışma toplantısında bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçen ay Sakarya Üniversitesi Rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Fatih Savaşan, göreve başlamasının ardından ilk basın toplantısını gerçekleştirdi. SAÜ Personel Lokalinde düzenlenen kahvaltılı basın toplantısına Rektör Savaşan’ın yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Temel Gürdal, Prof. Dr. Hatem Akbulut, Genel Sekreter Dr.Öğr.Üyesi Yaşar Kahraman ile Sakarya basınının temsilcileri katıldı.

Rektör Prof. Dr. Savaşan, toplantıya katılımlarından dolayı basın mensuplarına teşekkür ederek konuşmasına başladı. Üniversitelerin bir taraftan şehir ile bütünleşirken diğer taraftan da şehrin Ar-Ge yapısını desteklemesi gerektiğine değinen Prof. Dr. Fatih Savaşan, şehrin de endüstri ile sosyal ve kültürel hayata destek vermesi gerektiğini belirtti. Üniversitelerin de bu alanlarda şehirden destek almasının doğru bir yaklaşım olacağına işaret eden Rektör Savaşan, “Üniversiteler bununla da yetinmemeli. Yayın, araştırma ve patent alanlarındaki çıktıların dünyayla paylaşılması, bu konularda önce şehirle bütünleşecek ama şehirle de sınırlı kalmayacak bir yapı kurulması gerekiyor. Bu aynı zamanda şehrin vizyonunu, güzelliklerini ve değerlerini taşıma anlamında da mutlaka ilave katkı yapacaktır” dedi.

Üç ana fonksiyon

Üniversitelerin üç ana fonksiyonu olduğunu belirten Prof. Dr. Savaşan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunlardan birincisi eğitim fonksiyonudur. Uluslararası öğrenciler ve Türk vatandaşı öğrenciler, üniversitemize geliyorlar. Bizim çocuklarımız da başka üniversitelere eğitim görmek amacıyla gidiyorlar. Bizler birer ebeveyn olarak öncelikle emanet aldığımız çocuklarımızın hak ettikleri eğitimi almaları için çalışıyoruz. Üniversitemizde hak ettikleri değerlerini bulmaları, kampüse yeni geldiklerinde bunu hissetmeleri gerekiyor. Üniversitemiz öğrencilerine sadece eğitim vermiyor, çok farklı yetkinlikler de kazandırmaya çalışıyor. Bu konuda hocalarımızın da kendilerini sürekli yenilemeleri, kendi alanlarıyla ilgili yeni çıktıları, yeni yöntemleri, yeni bilgileri öğrencilere aktarmaları gerekiyor. Eğitim her alanda aynı şekilde uygulanmıyor. Bazı alanlarda daha çok teorik, bazı alanlarda da daha çok pratik oluyor. Hocaların tamamının öğrencilere iyi eğitim verme konusunda ihtiyaç duydukları altyapıyı da elde etmeleri gerekiyor. Bunun da üniversitenin en önemli görevlerinden birisi olduğunu düşünüyorum.

İkinci fonksiyon ise araştırma fonksiyonudur. Araştırma fonksiyonunun bizzat endüstriyi ve üniversiteden çıkan bir takım çalışmaların destek verilmesini içermesi gerekiyor. Artık Türkiye’de üretim yapısının değişmesi lazım. Türkiye’nin gittikçe özellikle teknolojik ürünleri ithal etmemesi, burada üretmesi lazım. Bu anlamda üniversitemizin üzerine düşen bir takım şeyler var. Laboratuvar imkânlarımız gayet iyi. Bir takım etkinlik sorunları var ama onları ivedilikle aşmamız lazım. Ardından da kapasiteyi artırıcı bir takım tedbirleri almamız ve böylece somut çıktılara doğru yönelmemiz lazım. Dolayısıyla araştırma komisyonu da hiçbir şekilde ihmal edilemeyecek bir fonksiyon.

Şehir ve endüstri ile birlikte çalışacağız

Üçüncü fonksiyon ise toplumsal hizmet ve sosyal yarar oluşturma fonksiyonudur. Sosyal yarar sözünden sadece sosyal bölümleri değil, aynı zamanda şehrimizde bulunan sanayiye ve diğer bir takım endüstriyel alanlara destek verilmesini kastediyoruz. Yani hem kültürel hem de sosyal hayata destek verilecek, STK’lar ile işbirliği yapılacak. Bu da yerel yönetimlerle yapılacak. Aynı zamanda endüstri ile de kol kola girilmesi gerekiyor. Elbette bir takım aşılması gereken sorunlar var. Bunları hızlı bir şekilde aşmaya çalışacağız. Kapasitesini mevcudun üzerine çıkarmaya çalışacağız. Bir takım tıkanıklar varsa onları da hemen aşmaya çalışacağız. Bu şekilde söylediğim üç fonksiyon ile ilgili gözle görünür bir iyileşme ve gelişme elde etmeye çalışacağız. Enerjimizi ve potansiyelimizi Türkiye’nin öncelikleriyle birlikte götürmemiz lazım. Bu hem ülkenin kaynaklarının israf edilmemesine, hem de üniversitenin aslında akıntıya karşı kürek çekmemesine yardımcı olacaktır.”

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, gülümseyen insanlar, açık hava

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi

Rektör Yardımcısı, Prof. Dr. Hatem Akbulut,

Genel Sekreter Dr.Öğr.Üyesi Yaşar Kahraman

Soru cevap bölümü ile devam eden tanışma toplantısı, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, açık hava