Günlük Arşivler: Eylül 9, 2018

737. Söğüt Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Yörük Şenlikleri Yapıldı

737. Söğüt Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri Yapıldı

737. SÖĞÜT ERTUĞRUL GAZİ’Yİ ANMA VE YÖRÜK ŞENLİKLERİ KORTEJ YÜRÜYÜŞÜ

737. Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri kapsamında kortej yürüyüşü düzenlendi.
Vali Tahir Büyükakın, AK Parti Bilecik Milletvekili Selim Yağcı, 2. Jandarma Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Murat Bulut, Söğüt Kaymakamı Murat Öztürk, Belediye Başkanı Halil Aydoğdu, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay uysal Ağaoğlu, İl Emniyet Müdürü Ertuğrul Namal, Yörükler, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve öteki ilgililerin katılımıyla, Ertuğrul Gazi Türbesi’nde sona erdi.
Ertuğrul Gazi’nin kabri başında Vali Büyükakın ve beraberindekiler, dua etti.

VALİ TAHİR BÜYÜKAKIN’ IN 737. ERTUĞRUL GAZİYİ ANMA VE YÖRÜK ŞENLİKLERİ 2. GÜN KONUŞMASI

Sayın Protokol,

Yörük Beyleri,

Bursa, Kocaeli ve Sakarya’dan,

Eskişehir, Ankara ve Kırıkkale’den,

Muğla, Aydın, Izmir ve Kütahya’dan,

Isparta, Hatay, Adana ve Antalya’dan,

Urfa’dan, Samsun’dan,

Uzaktan, yakından, anadolunun dört bir yanından gelen

Yigitler, bacılar, analar, babalar,

Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenliklerine hoşgeldiniz, şeref verdiniz, safalar getirdiniz.

Bu yıl 737. Toyumuzu gerçekleştiriyoruz. Bizlere bu yıl da Ertuğrul Gazi’nin manevi huzurunda buluşmayı nasip eden Mevlamıza hamdolsun.

737 yıldır Söğüt’te toy yapabiliyorsak, hiç kuşkusuz bu eşsiz muvaffakiyet atalarımızın anadoluya çaldığı mayanın, zaman ve mekan üstü bir nurla karılmış olmasının bereketidir.

Yüce Rabbimiz bu nura gözümüzü kör etmesin ve bu nuru kıyamete kadar üstümüzden eksik etmesin.

Bu nur bizi biz yapan nurdur. Rüya çınarımız bu nurdan beslenerek filizlenmiş, serpilip büyümüş, üç kıtaya gölgesi düşmüştür. Ertuğrul Gazi’nin 400 çadırlık obası, önce beylik, sonra devlet ve nihayet 3 kıtaya 7 iklime hükmeden adil bir cihan devletine dönüşmüştür.

Söğüt ruhu işte bu nurdan beslemektedir.

Kardeşlerim, bacılarım, ağalarım,

Söğüt ruhunu yaşatmak, her dem diri, her dem yeni tutmak boynumuzun borcudur.

Söğüt ruhu yaşadıkça milletimiz ve devletimiz ebed müddet var olacaktır.

Söğüt ruhu yaşadıkça, “Türk beklenendir” diyen mazlum milletlerin umudu hep canlı kalacaktır.

Bu ruh kuruluşun da kurtuluşun da ilelebed varoluşun da mazlumların umudunun da zalimlerin korkusunun da yegane kaynağıdır.

Hoca Ahmed Yesevi, Hacı Bektaşı Veli, Yunus Emre, Mevlana, Seyh Edebali gibi gönül sultanlarının manevi önderliğinde,

Alparslan, Ertuğrul Gazi, Osman Bey, Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdulhamid Han ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi büyük devlet adamlarının, cesaretli ve dirayetli liderliğinde, anadolu topraklarına tutundurduğumuz bu kutlu tohum, milletimiz için ebediyyen varoluşun ve tüm insanlık için huzur iklimlerinin yegane teminatıdır.

Bugün Ertuğrul Gazi toyunda işte bu şuurla cem olduk.

Bu cem baki kaldıkça yeryüzünde bize umutsuzluk yoktur.

Bu toy cem oldukça, insanlık için umutsuzluk yoktur.

Ertuğrul Gazi toyunu ve bu toyun beslendiği Söğüt Ruhunu yaşatmak bizim boynumuzun borcudur.

Ertuğrul Ocağının varisleri olan bizlerin en önemli vazifesi Söğüt ruhunu yaşatmak, yüceltmek ve bu kutlu mirası gelecek nesillere devretmektir.

Bu nedenle, devraldığımız sancağı hakkıyla taşımak ve çocuklarımıza gururla devretmek için tam bir adanmışlıkla ve geceyi gündüze katarak çalışıyoruz ve inşaallah çalışmaya devam edeceğiz.

Bu duygu ve düşüncelerle, başta Ertuğrul Gazi olmak üzere, 736 yıl boyunca burada toy kurulmasına vesile olan ama bugün aramızda olmayanları rahmetle anıyorum. Bu buluşmaya katkı sağlayan tüm kurum ve kuruluşlarımıza, varlıklarıyla bugün burayı şereflendiren yörük kardeşlerimize ve tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Şimdi hep birlikte tekrar ediyoruz.

Hayırlar fethola,

Şerler def ola,

Birlik ve beraberliğimiz kaim ola,

Devletimiz daim ola,

Düşmanlar ve hainler kahru perişan ola,

İşimiz hakça, aşımız helal, hükmümüz adil ola,

Toyumuz hayırlı, uğurlu ve kutlu,

Yüce Mevla her daim yar ve yardımcımız ola.

Her birinizi muhabbetle selamlıyorum.

Allaha emanet olunuz…

737. SÖĞÜT ERTUĞRUL GAZİ’Yİ ANMA VE YÖRÜK ŞENLİKLERİNDE YÖRÜKLER TÖRENLE KARŞILANDI

737. Söğüt Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri kapsamında Hükümet Konağı önünde halk oyunları ekipleri gösteri sundu, Yörükler ve diğer konuklar törenle karşılandı.

Vali Tahir Büyükakın, Yörüklerin ve diğer konukların karşılanması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından yaptığı konuşmada, 737 yıldır Söğüt’te toy yapabiliyorsa, eşsiz muvaffakiyet ataların Anadolu’ya çaldığı mayanın, zaman ve mekan üstü bir nurla karılmış olmasının bereketi olduğunu söyledi.

”Bu nur bizi biz yapan nurdur” ifadesinde bulunan Büyükakın, şöyle konuştu:

”Rüya çınarımız bu nurdan beslenerek filizlenmiş, serpilip büyümüş, üç kıtaya gölgesi düşmüştür. Ertuğrul Gazi’nin 400 çadırlık obası, önce beylik, sonra devlet ve nihayet 3 kıtaya 7 iklime hükmeden adil bir cihan devletine dönüşmüştür. Söğüt ruhu işte bu nurdan beslemektedir. Söğüt ruhunu yaşatmak, her dem diri, her dem yeni tutmak boynumuzun borcudur. Söğüt ruhu yaşadıkça milletimiz ve devletimiz ebed müddet var olacaktır. Söğüt ruhu yaşadıkça, ”Türk beklenendir” diyen mazlum milletlerin umudu hep canlı kalacaktır. Bu ruh kuruluşun da kurtuluşun da ilelebet varoluşun da mazlumların umudunun da zalimlerin korkusunun da yegane kaynağıdır. Büyük devlet adamlarının, cesaretli ve dirayetli liderliğinde, Anadolu topraklarına tutundurduğumuz bu kutlu tohum, milletimiz için ebediyyen varoluşun ve tüm insanlık için huzur iklimlerinin yegane teminatıdır. Bugün Ertuğrul Gazi toyunda işte bu şuurla cem olduk. Bu cem baki kaldıkça yeryüzünde bize umutsuzluk yoktur. Bu toy cem oldukça, insanlık için umutsuzluk yoktur. Ertuğrul Gazi toyunu ve bu toyun beslendiği Söğüt ruhunu yaşatmak bizim boynumuzun borcudur. Ertuğrul ocağının varisleri olan bizlerin en önemli vazifesi Söğüt ruhunu yaşatmak, yüceltmek ve bu kutlu mirası gelecek nesillere devretmektir. Bu nedenle, devraldığımız sancağı hakkıyla taşımak ve çocuklarımıza gururla devretmek için tam bir adanmışlıkla ve geceyi gündüze katarak çalışıyoruz ve inşallah çalışmaya devam edeceğiz.”

Kaymakam Murat Öztürk de 7 asır olduğu gibi aynı ruh, aynı inanç, aynı ortak duygularla ataların bıraktığı vatana sahip çıkma ve onu geliştirme azminde olduklarını söyledi.

Söğüt Belediye Başkanı Halil Aydoğdu da törenlerin Türk milleti için ayrı bir önem arz ettiğini ifade etti.

Yörükler adına yapılan konuşmaların ardından Kütahya’nın Domaniç ilçesinde başlayan İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Acil Yardım ve Arama Kurtarma Birimleri tarafından organize edilen “Diriliş Yolu Yürüyüşü” sonrası Söğüt’e getirilen Kayı Bayrağı ve temsili toprak ile Konya Valisi Yakup Canpolat tarafından gönderilen Selçuklu Sultanı 3. Alaaddin Keykubat’ın uç beyi sancak ve beraatı, Vali Büyükakın’a teslim edildi.

Yörük temsilcilerine katılımlarından dolayı plaket verilmesinin ardından Söğüt İmam Hatip Mehteran Takımı eşliğinde Söğüt Hükümet Konağı önünden başlayan yürüyüş Ertuğrul Gazi Caddesi’nde devam etti.

Kortej yürüyüşü, Vali Büyükakın, AK Parti Bilecik Milletvekili Selim Yağcı, 2. Jandarma Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Murat Bulut, Söğüt Kaymakamı Murat Öztürk, Belediye Başkanı Aydoğdu, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve öteki ilgililerin katılımıyla, Ertuğrul Gazi Türbesi’nde sona erdi.

Ertuğrul Gazi’nin kabri başında Vali Büyükakın ve beraberindekiler, dua etti.

737. SÖĞÜT ERTUĞRUL GAZİ’Yİ ANMA VE YÖRÜK ŞENLİKLERİNDE ”DİRİLİŞ SAHNE” GÖSTERİSİ

737. Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri kapsamında çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi.

İlçe Stadında, Vali Tahir Büyükakın, AK Parti Bilecik Milletvekili Selim Yağcı, Söğüt Kaymakamı Murat Öztürk, Vali Yardımcısı Burhan Terzioğlu, Söğüt Belediye Başkanı Halil Aydoğdu, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Uysal Ağaoğlu ve Yörükler ile vatandaşların katıldığı etkinlik, aşıklar sazlarıyla türküler seslendirdi.

Yörük törelerinin gösterileri ve yerel sanatçı Hilal Coşkun’un konseriyle devam eden etkinlikte, ”Diriliş sahne” gösterisi sunuldu.

Yaklaşık 50 kişilik ekip, Türklerin Anadolu’yu yurt edilişi ve Söğüt’te dirilişi tiyatral sahne gösterisiyle canlandırdı. Büyük beğeni toplayan gösteri sonunda Türk Bayrağının açılması izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

737. SÖĞÜT ERTUĞRUL GAZİ’Yİ ANMA VE YÖRÜK ŞENLİKLERİ

737. Söğüt Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri, Ertuğrul Gazi Türbesi’ne ziyareti ile başladı.

Burada Kur’an-ı Kerimin okunması ve yapılan duanın ardından tören Türk Büyükleri Anıtı önünde devam etti.

Vali Tahir Büyükakın ve Yörükler tarafından çelenk bırakılmasının ardından, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Vali Büyükakın, yaptığı konuşmada, geçişin geleceğe gelenekle taşındığını, milletlerin geleneklerinin ne kadar kadim ise o kadar da büyük olacağını belirterek, milletlerin geleneklerini gelecek nesillere aktarabildiği ölçüde uzun ömürlü olduğunu söyledi.

Yörükler adına konuşma yapan Oğuz Boyları Konfederasyonu Genel Başkanı Niyazi Çapa’nın ardından halk oyunları ekipleri gösteri yaptı.

Daha sonra Vali Büyükakın ve beraberindekiler, geleneksel pilav ikramı için kurban kesimi programına katıldı.

AK Parti Bilecik Milletvekili Selim Yağcı, 2. Jandarma Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Murat Bulut, Söğüt Kaymakamı Murat Öztürk, Bilecik Belediye Başkanı Nihat Can, Söğüt Belediye Başkanı Halil Aydoğdu, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Uysal Ağaoğlu, İl Emniyet Müdürü Ertuğrul Namal ve Yörükler, Çelebi Sultan Mehmet Camisi’nde, Ertuğrul Gazi ve diğer Türk büyükleri için okunan mevlit programına katıldı.

MHP Lideri Bahçeli: Türkiye Türk milletinindir. Anadolu Türk vatanıdır

MHP Lideri Bahçeli: Türkiye Türk milletinindir. Anadolu Türk vatanıdır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,”Bir defa Suriye’nin geleceğinde Esad yer almamalıdır. Buna yönelik siyasi kararı da Suriye halkı vermelidir. Bu ülkenin bağımsızlık ve toprak bütünlüğüne saygı ve riayet ise esas olmalıdır. Esad ile Putin İdlib’e bomba yağdırmaktan, ateşkes arayışlarını sabote etmek vazgeçmelidir.”dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, resmi Twitter hesabından açıklamalarda bulundu. MHP Lideri Bahçeli,”Ertuğrul Gazi, Orta Asya’dan bu yana süregelen Türkmen boylarının yurt arama sevdasını Fırat’ın koynunda yatan babası Süleyman Şah’tan alarak Söğüt’e gelmiştir. Ezcümle geri dönüşümüz, gelecek asırlarda Türklükten mahrum Anadolu tamamıyla ham bir hayaldir. Söğüt’te geleceğin rotasını dua ve üstün bir mücadele azmiyle çizmiştik. 9 Eylül 1922’de Türk vatanını müstevlilerden temizleyip denize süpürmüştük. Tarihin sesine kulak veriyor, ecdadımızın mirasına sonuna kadar sahip çıkıyoruz. Ne çöküşümüz, ne göçümüz mümkündür; gözümüzü açtığımız topraklar gömüldüğümüz, gövdemizin sere serpe uzanacağı yer olacaktır.” MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamaları şu şekilde: Söğüt bir ağacın değil, üç kıtayı gölgesi altına alan; adalet, ahlak ve anıtlaşmış hakkaniyetiyle cihana nam bırakan bir medeniyetin adı, milli vicdanda kök tutmuş cesaret ve muzafferlik anısıdır. Söğüt imparatorluğumuzun mayası, kudretli mazimizin mahrecidir. Söğüt bir doğumdan ziyade yankıları asırlar boyunca devam edecek devasa bir doğruluşun, beşeriyetin kaderini etkileyecek dengeli bir duruşun, Türk ve İslam değerlerini şuurla duyan ve duyuran bir oluşun ağırlık merkezidir. Elleri öpülesi ecdadımız Ertuğrul Gazi ile Söğüt’e tutunan asil Türkmen ruhu, aralarına nifak girmiş Anadolu Türklüğünü yeniden birliğe ve dirliğe kavuşmasını, üzerinde yaşadığımız kutlu toprakları ebediyen yurt tutulmasını tescilleyen talihli hükümranlık, tarihi haysiyettir. Aynı zamanda Ertuğrul Gazi ve Söğüt, şefkate şiddet, dostluğa ihanet, merhamete zulmetle karşılık veren entrikacı tekfurların kol gezdiği bir yöreden başlayıp asırlarca sürecek kutlu yolculuğa mihmandarlık ve mimarlık yapmışlardır. Ertuğrul Gazi ve torunlarının en önemli başarısı, Türkmen boylarını kavga ve kargaşadan uzak tutup, ortak hedeflere yöneltmiş olmalarıdır. Bu, temel ilkeler, 400 çadırlık bir Türkmen varlığından küresel bir kudretin yeşerip yükselişini sağlamıştır. Söğüt vizyonundan savrulan toplumların, geniş coğrafyaların acıklı hallerine lütfen dikkat ediniz! İç çekişmeler, kanlı çatışmalar, taşkın anlaşmazlıklar, aşkın ihtilaf ve ihanetler buralara nüfuz etmiş durumdadır. Söğüt yörüngesinden sapanlar zaman içinde öğütülmüşlerdir. Suriye’nin durumuna bakınız, bunu görürsünüz. Irak’a bakınız, buna şahit olursunuz. Genel olarak Ortadoğu’ya, Balkanlara, Afrika’ya odaklanınız aynısıyla karşılaşırsınız. Nitekim dalından kopan yaprakların, gövdeden koparılan dalların akıbetini sert esen rüzgârlar belirlemiştir. İdlib bahanesiyle sahne alan küresel ve bölgesel güç mücadeleleri giderek şiddetlenirken, yönetilebilir istikrarsızlık ve dehşet verici kaos sarmalı tesir alanını genişletiyor. Suriye’de akan kan durmuyor, masumların canı üzerinden yapılan pazarlıklar bitmiyor. Dünkü Tahran Zirvesi elbette anlamlı ve değerlidir. Suriye’de demokratik ve siyasi geçiş sürecinin behemehâl teminiyle ateşkes rejiminin tesisi kaçınılmaz ve beka düzeyinde bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacın karşılanmasında muhatap bütün ülkeler tarih ve insanlık önünde sorumludur.

Astana Mutabakatı, Soçi Zirvesi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 Sayılı Kararıyla birlikte Cenevre süreçlerinin etkili olabilmesi için Türkiye haricinde sahada ve masada bulunan diğer taraf ülkeler samimi ve yapıcı hareket etmek durumundadır. Bir defa Suriye’nin geleceğinde Esad yer almamalıdır. Buna yönelik siyasi kararı da Suriye halkı vermelidir. Bu ülkenin bağımsızlık ve toprak bütünlüğüne saygı ve riayet ise esas olmalıdır. Esad ile Putin İdlib’e bomba yağdırmaktan, ateşkes arayışlarını sabote etmek vazgeçmelidir. İdlib’teki gelişmeler Türkiye’nin milli güvenliğini, Söğüt emanetini olumsuz düzeyde etkileyecektir. Bu itibarla yeni ve yoğun bir göç dalgasına asla müsaade edilmemeli, nüfus istiklalimizi daha fazla zora ve sıkıntıya sokacak adım ve kararlardan ihtiraz edilmelidir. Türkiye Türk milletinindir. Anadolu Türk vatanıdır. Ülkemizdeki Suriyelilerin güvenli ve süratli şekilde asıl yurtlarına sevki acilen planlanıp hayata geçirilmelidir. Sınırlarımıza diktiğimiz duvarların aşılması, yeni göç akınları millet varlığının geleceğini karartacaktır. Üzerinde gururla yaşadığımız toprakları; fetihle, bedel ödeyerek, can vererek, çilelere katlanarak, fedakârlıklarla vatan yaptık. Gidecek yerimiz yok, sığınacak yeni bir yurdumuz yok. Vatan varsa bayrak vardır, bağımsızlık vardır, istikbal vardır, ar ve namus ayaktadır. Ertuğrul Gazi, Orta Asya’dan bu yana süregelen Türkmen boylarının yurt arama sevdasını Fırat’ın koynunda yatan babası Süleyman Şah’tan alarak Söğüt’e gelmiştir. Ezcümle geri dönüşümüz, gelecek asırlarda Türklükten mahrum Anadolu tamamıyla ham bir hayaldir. Söğüt’te geleceğin rotasını dua ve üstün bir mücadele azmiyle çizmiştik. 9 Eylül 1922’de Türk vatanını müstevlilerden temizleyip denize süpürmüştük. Tarihin sesine kulak veriyor, ecdadımızın mirasına sonuna kadar sahip çıkıyoruz. Ne çöküşümüz, ne göçümüz mümkündür; gözümüzü açtığımız topraklar gömüldüğümüz, gövdemizin sere serpe uzanacağı yer olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle 737’inci Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri kapsamında, Türk milletinin bekası için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve başta Ertuğrul Gazi olmak üzere kahraman ecdadımızı hürmet ve rahmetle anıyorum. Allah hepsinden razı olsun diyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Milli Mücadele’ye emek vermiş kahramanlarımızı, 9 Eylül 1922’de İzmir’e fırtına gibi giren cesur yürekleri tazimle yad ediyor, hepsine Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Bugünlerde, milli birlik ve beraberliğimize musallat olan bölücü terörle mücadelede ebediyete uğurladığımız vatan evlatlarımıza da en derin şükran hissiyatımla Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.

Türkiye-Rusya-İran Zirvesi Tahran’da toplandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in katılımıyla İran’ın başkenti Tahran’da gerçekleştirilen, Suriye sorununa kalıcı çözüm bulmayı amaçlayan Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi toplandı.

Uluslararası Konferans Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantı öncesinde İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin’i kapıda karşıladı. Üç lider daha sonra birlikte fotoğraf verdi.

Zirve’de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıdan çıkacak sonuçların tüm dünya tarafından sabırsızlıkla beklendiğini, alınacak kararlarla bu beklentileri boşa çıkarmayacaklarına olan inancını ifade etti.

“İDLİB, BÖLGENİN BARIŞ VE İSTİKRARI BAKIMINDAN DA HAYATİ ÖNEME SAHİP”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında kısa bir durum muhasebesi yapmak istediğini belirterek şunları kaydetti: “Astana ruhunun özünde asgari müştereklerde buluşma iradesi göstermemiz vardır. Bu asgari müşterekler ise, Suriye’nin siyasi birliğinin sağlanması, toprak bütünlüğünün korunması ve ihtilafa barışçıl bir siyasi çözüm bulunmasıdır. Bu amaçla baştan beri sahada şiddetin durdurulmasını, insani durumun iyileştirilmesini ve siyasi sürecin önünün açılmasını hedefledik. Aynı anlayışla Cerablus, El Bab ve Afrin gibi yerlerde sahaya inerek kendi askerimizin kanı ve canı pahasına terörist unsurları bölgeden temizledik. Böylece Suriye topraklarını güvenli hâle getirerek huzur ve istikrarı temin ederek mültecilerin evlerine dönebileceği şartları hazırlamaya çalıştık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların yanı sıra yine Astana toplantıları kapsamında hayata geçirilen en kritik adımın, gerginliği azaltma bölgelerinin tesisi olduğunu vurgulayarak “Ancak zamanla bunlar farklı bahanelerle tek tek tasfiye edildi. Bugün gerginliği azaltma bölgelerinden geriye sadece İdlib kaldı” dedi.

Bu bölgelerin tesisinin ardından yaşanan gelişmeler dolayısıyla muhalefetin kendilerinin aldatıldığını düşündüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye olarak şehitler verdiğimiz ve ciddi özveride bulunduğumuz bu sürecin şu an itibariyle çok riskli bir yere geldiğini görüyoruz. Şunu bir kere daha vurgulamak istiyorum: İdlib, sadece Suriye’nin siyasi geleceği için değil, bizim millî güvenliğimiz ile bölgenin barış ve istikrarı bakımından da hayati öneme sahiptir” şeklinde konuştu.

“İDLİB’İN KAN GÖLÜNE DÖNMESİNİ ASLA İSTEMİYORUZ”

Türkiye’nin bölgede kurduğu 12 gözlem noktasının sahadaki anlamlarından birinin Türkiye’nin İdlib halkına ve buraya sığınanlara can güvenlikleri konusunda güvence vermiş olması olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bu bölgenin ve ülkemizin sağladığı örtülü güvencenin kendi halkına yönelik katliamları hâlâ hafızalarımızda olan Esed rejiminin insafına bırakılmasına rıza gösteremeyiz. Her ne gerekçeyle olursa olsun İdlib’e yapılan ve yapılacak bir saldırı felaketle, katliamla ve çok büyük bir insani dramla sonuçlanacaktır. Bölgedeki 3,5 milyonu aşkın sivilin tamamı bundan etkilenecektir. On binlerce sivil bombardımanlarda can verirken, gidecek başka yerleri kalmadığı için milyonlarcası bizim sınırımıza dayanacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çoğunluğu Suriyeli 4,5 milyon sığınmacıyı topraklarında barındıran Türkiye’nin, mülteci ağırlama kapasitesini doldurduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rus ve İranlı dostlarımızın İdlib’teki bazı terörist oluşumlardan kaynaklanan güvenlik endişelerini elbette anlıyoruz. Bölgeye doğrudan komşu olmamız sebebiyle, benzer kaygıları en az sizler kadar bizler de duyuyoruz. Ancak, İdlib gibi her şeyin iç içe olduğu bir yerde teröristlere karşı etkili mücadelede zaman ve sabır gerektiren farklı yöntemlere ihtiyaç var. Türkiye olarak biz bu konuda gereken çabayı gösterdik, daha fazlasını göstermeye de hazırız. İdlib’in kan gölüne dönmesini asla istemiyoruz. Siz dostlarımızdan da bu çabalarımızda bize destek olmanızı bekliyoruz.”

“SURİYE’DE YENİ BİR ŞİDDET DALGASI VE İNSANİ KRİZ YAŞANMASINA İZİN VERİLMEMELİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında İdlib’te tarafların ortak kaygılarını dikkate alan makul bir çıkış yolu bulunması gerektiğine işaret ederek, “Gerek Halep’in, gerekse Hmeymim Hava Üssü’nün güvenliğine yönelik tehditlerin bertaraf edilebilmesine yönelik her türlü çabayı göstereceğiz. Bu çerçevede Rus dostlarımızın rahatsızlık duyduğu unsurları Halep ve Hmeymim bölgesine yönelik saldırılara girişemeyecekleri yerlere çekmeyi deneyebiliriz. Böylece İdlib bölgesinde kritik yerlerin kontrolü sadece ılımlı muhalifler tarafından sağlanır hâle gelecektir” ifadelerini kullandı.

Sözlerine “Meseleyi Astana ruhuna uygun şekilde ve suhuletle çözmeyi hedeflemeliyiz. Zira bu konu Astana’nın itibar ve güvenliğinin sınanacağı son fırsattır” değerlendirmesiyle devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdlib’in akıbeti konusunda varacağımız anlayış, Suriye bağlamındaki iş birliğimizin geleceğini de şekillendirecektir. Türkiye’nin bu konudaki hassasiyetinin ve kararlılığının doğru anlaşılmasını sizlerden özellikle rica ediyorum” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Ülkemizin ve kardeşimiz olarak gördüğümüz Suriye halkının geleceğini bu derece yakından ilgilendiren bir konuda Türkiye’nin tavrı bellidir. Astana garantörlerinin Suriye’de yeni bir şiddet dalgası ve insani kriz yaşanmasına izin vermeyeceği mesajının, bu zirveden uluslararası kamuoyuna verilmelidir.”

“PYD/YPG DÂHİL, BÜTÜN GİRİŞİMLERE AYRIM YAPMADAN ORTAK TAVIR ALMALIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm gözlerin İdlib’e çevrildiği, dikkatlerin buraya odaklandığı bir zamanda Fırat’ın doğusunda arzu edilmeyen gelişmeler yaşandığına işaret ederek, birtakım yabancı güçlerin bölgede DEAŞ’la mücadele bahanesiyle attığı adımların artık bambaşka bir istikamete yönelmesinin gizlenemez bir gerçek olduğunun altını çizdi. “Artık DEAŞ tehdidi ve tehlikesi kalmamış olmasına rağmen, Amerika’nın bölgede bir diğer terör örgütünü güçlendirmeye devam etmesinden fevkalade rahatsızız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan  “Amerika’nın artık 20 bine yakın tırı silah, mühimmatla birlikte bölgeye göndermesi, üç bine yakın kargo uçağını aynı şekilde bölgeye göndermesi, bu terör örgütünün nedenli güçlendiğinin çok açık ifadesidir” şeklinde konuştu.

Suriye rejiminin de göz yummasıyla Fırat’ın doğusunda güçlenen terör örgütünün, sahadaki varlığını yabancı güçlerin desteğiyle kalıcı hâle getirmeye çalıştığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu durum sadece bizim millî güvenliğimizi ilgilendirmekle kalmıyor, aynı zamanda Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve geleceğine de tehdit oluşturuyor. PYD/YPG dâhil Suriye’den kaynaklanan terörün her türlüsüne ve Suriye’nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğüne kasteden bütün girişimlere ayrım yapmadan ortak tavır almalıyız.”

Konuşmasının devamında ülkenin bir bölümünde sergilenen hassasiyetlerin diğer bölümünde gösterilmiyor olmasının, hem Suriye halkının, hem de uluslararası toplumun burada verilen mücadeleye bakışını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, özellikle Suriye’nin siyasi, coğrafi ve sosyal bütünlüğü gerçek anlamda sağlanana kadar bölgedeki varlığını korumakta kararlıdır. Ülkemizin bekasına tehdit oluşturan yapıların hudutlarımızın hemen ötesinde cirit atmasına müsaade edemeyiz; tehdidin kaynağına ve boyutuna göre gereken adımları atmayı sürdüreceğiz” dedi.

SURİYELİ MÜLTECİLERİN ÜLKELERİNE GERİ DÖNÜŞÜ

Kendilerinin Suriye’de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararına uygun kalıcı bir çözüm bulunmasından yana olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti “Bu bağlamda, Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisiyle iş birliği halinde anayasa komitesinin oluşumunun tamamlanmasına, serbest ve adil seçimler yapılması için şartların bir an önce hazırlanmasına önem veriyoruz. Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri dönüşü ve ülkenin yeniden inşası ancak bu gelişmelerin ardından daha anlamlı bir şekilde ele alınmaya başlanabilir. Geri dönüş sürecinin gönüllülük esasına göre uluslararası hukuka uygun olarak ve Birleşmiş Milletlerle iş birliği hâlinde yürütülmesi esas olmalıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kimyasal Silahların Yasaklanması Sözleşmesi’nin 1915’te imzalandığını, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün 1997’de kurulduğunu hatırlatarak, kimyasal silahlarla ilgili tavırlar koymanın doğru ve yerinde olduğunu ifade etti.

Sözlerine “Fakat kimyasal silahlarla ölenlerin, öldürülenlerin sayısına baktığımız zaman, orada 1000-2000-3000-5000 kişiyi görüyoruz, ancak konvansiyonel silahlarla öldürülenlere baktığımız zaman orada on binler, yüzbinler görüyoruz” ifadeleriyle devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,  şunları kaydetti: “Şimdi biz konvansiyonel silahlarla öldürülenlere karşı veya öldürenlere karşı tavır almakta gecikiyoruz, ama kimyasal silahlara karşı tavır koyuyoruz. Neticesi ölüm olduktan sonra kullanılan kimyasal olsa ne fark eder, konvansiyonel olsa ne fark eder? Buna karşı bizim bu yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda da bu işi gündeme getirmek suretiyle yeniden bunu güncellemenin, ortaya koymanın, kimyasal, konvansiyonel, buna karşı bir ortak tavır takınmanın ki burada birinci derecede Rusya Federasyonu’na büyük görev düşmekte, zira Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde de Rusya Federasyonu’nun yer alması, böyle bir kararın alınmasının da bana göre neticesini çok daha açık, net hâle getirecektir.”

İDLİB’TE ATEŞKES İLANI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveden çıkacak sonuçların Suriye halkı için hayırlı olması temennisinde bulunarak, İran Cumhurbaşkanı Ruhani’ye gösterdiği misafirperverlik dolayısıyla teşekkür etti.

Toplantı sonrası, 12 maddelik bir sonuç bildirgesi yayınlanacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonraki toplantının Rusya’da yapılacağını ifade etti.

İdlib’te bir ateşkes ilanı yapılmasının bu zirvenin en önemli adımlarından birisi olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Bu sivilleri bu ciddi manada huzurlu kılacaktır, rahatlatacaktır ve bu konuyla ilgili bir adımın atılması ve böyle bir ilanın yapılması, bu zirvenin de zaferi olacaktır diye düşünüyorum.”

7.09.2018
“İdlib’te atılacak yanlış adımların menfi yankıları her tarafta hissedilecektir”
07.09.2018
Türkiye-Rusya-İran Zirvesi Tahran’da toplandı
07.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi
07.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile görüştü
07.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan İran’da
06.09.2018
“Afrika, bizim için büyük önem arz eden bir kıta”
06.09.2018
Benin Cumhurbaşkanı Talon Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde
05.09.2018
Almanya Dışişleri Bakanı Maas Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde
05.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC Başbakanı Erhürman’ı kabul etti
04.09.2018
KKTC büyükelçisinden güven mektubu
04.09.2018
Hindistan büyükelçisinden güven mektubu
04.09.2018
Burkina Faso büyükelçisinden güven mektubu
04.09.2018
Gabon büyükelçisinden güven mektubu
03.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Konseyi 6. Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı
03.09.2018
Emine Erdoğan, Kırgızistan’ın Kırçın Yaylası’nda kurulan Etno Şehir’i ziyaret etti
03.09.2018
Haftanın Özeti (27 Ağustos-02 Eylül 2018)
02.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3. Dünya Göçebe Oyunları’nın açılış törenine katıldı
02.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan Başbakanı Abılgaziyev ve Kırgızistan Meclis Başkanı Cumabekov’u kabul etti
02.09.2018
Emine Erdoğan, Cengiz Aytmatov Salonu’nun açılış törenine katıldı
02.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ata Beyit Anıt Mezarlığı’nı ziyaret etti
02.09.2018
“Kırgızistan’la ilişkilerimizi FETÖ gölgesinden kurtararak geliştirmeye kararlıyız”
02.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Merkez İmam Serahsi Camii’nin açılış törenine katıldı
02.09.2018
“Türkiye ekonomisinin bu süreçten güçlenerek çıkacağından kimsenin şüphesi olmasın”
01.09.2018
“Türkiye ve Kırgızistan’ın ekonomik olarak potansiyellerini hayata geçirmeleri şarttır”
01.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan FETÖ uyarısı: “Yaşadığımız sıkıntıyı Kırgızistan yaşamasın istiyoruz”
01.09.2018
Emine Erdoğan, Bişkek Kırgız-Türk Dostluk Hastanesi’ni ziyaret etti
01.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’da
31.08.2018
“Bilinçli avcılıkla, milletimizi yeniden balıkla buluşturmalıyız”
31.08.2018
“Ekonomik tehditler bu milleti sindiremez”
31.08.2018
“Döviz kurundaki istikrarsızlık ülkemize yönelik bir operasyondur”
30.08.2018
“Türkiye, arkasında yüzlerce milyon kardeşinin duasıyla tarihî bir mücadele yürütüyor”
30.08.2018
“Büyük ve güçlü Türkiye’nin önünde duramayacaklar”
30.08.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde tebrikleri kabul etti
30.08.2018
30 Ağustos Zafer Bayramı: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı
29.08.2018
“2023 hedeflerimize ulaşacağımıza yürekten inanıyoruz”
29.08.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Dışişleri Bakanı Zarif’i kabul etti
29.08.2018
“Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması, tüm coğrafyamızın geleceğine yön verecektir”
26.08.2018
“Malazgirt ruhunu yaşatmayı başaramazsak, geçmişimizle birlikte geleceğimizi de kaybederiz”
21.08.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele operasyonlarına katılan güvenlik güçlerinin bayramını kutladı
20.08.2018
“Kurban Bayramı’nın gönüllerimize ferahlık, hanelerimize mutluluk, ülkemize aydınlık getirmesini diliyorum”