Günlük Arşivler: Eylül 18, 2018

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Çok ciddi bir uluslararası kuşatma altındayız"

“Eğitim sistemimizi, çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak şekilde inşa etmeliyiz”

2018-2019 Eğitim-Öğretim Dönemi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek yönlü bir eğitim-öğretim yerine zengin öğrenme ortamlarının gündeme geldiği, sıra dışı modellerin tartışıldığı günümüzde, bizim de artık daha farklı projeleri gündemimize almamız gerekiyor. Eğitim-öğretim sistemimizi, çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak, atılım ruhu aşılayacak, pergelin bir ayağını değerlerimize ve ülkemize sabitleyip diğer ayağıyla tüm dünyayı dolaşacak şekilde inşa etmeliyiz” dedi.

“Eğitim sistemimizi, çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak şekilde inşa etmeliyiz”

“Eğitim sistemimizi, çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak şekilde inşa etmeliyiz”

2018-2019 Eğitim-Öğretim Dönemi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek yönlü bir eğitim-öğretim yerine zengin öğrenme ortamlarının gündeme geldiği, sıra dışı modellerin tartışıldığı günümüzde, bizim de artık daha farklı projeleri gündemimize almamız gerekiyor. Eğitim-öğretim sistemimizi, çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak, atılım ruhu aşılayacak, pergelin bir ayağını değerlerimize ve ülkemize sabitleyip diğer ayağıyla tüm dünyayı dolaşacak şekilde inşa etmeliyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2018-2019 Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. İstanbul Kabataş Lisesinde düzenlenen törende; Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal da hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende bir konuşma yaptı.

 “YENİ VE BÜYÜK TÜRKİYE’NİN MİMARLARI BU OKULLARDA YETİŞECEK”

Sözlerine yeni eğitim-öğretim döneminin öğrenciler ve öğretmenler başta olmak üzere bütün eğitim camiasına hayırlı olması temennisinde bulunarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmenlere gösterdikleri fedakârlıklar dolayısıyla şükranlarını, öğrencilere de başarı dileklerini iletti.

Konuşmasında, “Her eğitim-öğretim dönemini olduğu gibi bu yılı da Türkiye’nin aydınlık yarınlarına giden yolda yeni bir başlangıç, altın bir fırsat olarak görüyoruz” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin güçlü ve müreffeh geleceğine damgasını vuracak gençler, okullarımızın sıralarından çıkacaktır. Bu yıl okula başladıkları için yüreği kıpır kıpır olan miniklerimiz, inşallah, 2053 ve 2071 Türkiye’sinin kurucuları, liderleri, öncüleri olacaktır. Yeni ve büyük Türkiye’nin mimarları, öğretmenlerimizin maharetleri ellerinde, işte bu sınıflardan, bu okullardan yetişecektir” diye ekledi.

İnsanı merkeze alan ve onu yaratılmışların en şereflisi olarak gören bir medeniyetin temsilcileri olarak, iktidara geldikleri günden beri eğitim-öğretim konusuna önem ve öncelik verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de göreve geldiklerinde Türkiye’yi üzerinde yükseltecekleri 4 sütunu; eğitim, sağlık, adalet ve emniyet olarak ilan ettiklerini hatırlattı.

“EĞİTİMDE KÖKLÜ REFORMLAR GERÇEKLEŞTİRDİK”

Eğitim-öğretim gibi, vatandaşın hayatını doğrudan ilgilendiren konularda reformlara imza atmanın sadece vizyon değil, aynı zamanda cesaret işi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizden önceki hükûmetlerin göstermesi gereken cesaret, dirayet ve kararlığı biz gösterdik. Diğer meselelerde olduğu gibi eğitim-öğretim meselesinde de asla ‘böyle gelmiş böyle gider’  kolaycılığına kapılmadık” dedi.

Kimi güç odaklarının hışmını üzerlerine çekme pahasına eğitim alanında köklü reformlar gerçekleştirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle tek tipçi, yasakçı, öğrencinin tekâmülü yerine formatlanmasını esas alan eski eğitim-öğretim mantalitesini bir daha geri gelmemek üzere rafa kaldırdık. Eğitim-öğretim sistemimizi komplekslerinden kurtararak çok daha özgürlükçü, çok daha demokratik, çok daha sorgulayıcı bir yapıya kavuşturduk” diye konuştu.

Eğitim-öğretimdeki altyapı ve içerik konusunda hayata geçirdikleri politikaların belli kesimler tarafından sürekli olarak engellenmek istendiğini hatırlatan ve attıkları kimi adımlarda anlamsız bir inatla, bir dirençle karşılaştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Bu direnç asla milletimizden, öğrencilerimizden ve öğretmenlerimizden gelmedi. Daha çok eğitim-öğretim konusunu ideolojik çekişmelerinin aracı hâline getiren çevrelerden geldi. Eğitim-öğretimin millîleşmesine, milletin kadim değerleri, talepleri ve ihtiyaçlarıyla barışmasına karşı en güçlü tepkiyi eğitim-öğretimi tekellerinde gören bu kesimler gösterdi. Dün olduğu gibi bugün de zaman zaman aynı çevrelerin çağ dışı tepkileriyle karşılaşıyoruz. Ama biz bunlara aldırmadan yolumuza devam kararlılığıyla yürüyoruz.”

“ÖNÜMÜZE ÇIKARILAN ENGELLERE ALDIRMADIK”

Hiçbir başarıya zahmetsiz ulaşılamayacağını vurgulayarak, “Önüne çıkan engellere bakıp da bundan yılan, vazgeçen hiç kimse menzile, maksuda ulaşamaz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de önlerine çıkarılan engellere aldırmadıklarını, meseleye ideolojik at gözlüğüyle bakan çevrelerin kışkırtmalarına prim vermeden reform çalışmalarını devam ettirerek önemli başarılara da imza attıklarını ifade etti.

Göreve geldiklerinde 526 bin olan öğretmen sayısına 605 bin 450 yeni öğretmen ilave ettiklerini, 288 bin adet yeni derslik inşa ederek toplam derslik sayısını 575 binin üzerine çıkardıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 433 bin sınıfın tamamına etkileşimli tahta yerleştirdiklerini, Türkiye’de ilk defa sosyal bilimler ve spor liselerini kurduklarını, bilim ve sanat merkezi sayısını 18’den 135’e spor salonu sayısını da 2 bin 791’den 9 bin 79’a çıkardıklarını sözlerine ekledi.

Konuşmasında, eğitim alanında ortaya koydukları diğer hizmet ve yeniliklerden de örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine kendilerinin döneminde ders kitaplarının ücretsiz olarak devlet tarafından öğrencilere verildiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sene bu hizmetin birileri tarafından provoke edilmek istendiğine işaret ederek, “Bu defa Millî Eğitim Bakanlığımız sağ olsun şöyle bir seferberlik ilan etti ve yine bu yıl sıralara bu kitapları yetiştirdik” diye ekledi.

“GÜNÜMÜZÜN BİLGİ VE TEKNOLOJİ YOĞUN DÜNYASINDA BİZLER DE EĞİTİM SİSTEMİMİZİ GÜNCELLEMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün okul sıralarında oturan evlatlarımız, ne bizim dönemimizle ne de anne babalarının günleriyle karşılaştırılamayacak çok farklı bir iklimde eğitimlerine başlıyor. Bizler çoğu zaman bir kaynak kitaba ulaşmak için şehrin başka ucundaki kütüphaneye gitmek zorunda kalıyorduk. Çocuklarımız ise, bugün bilgisayar başına oturup birkaç tuşa basarak, neredeyse insanlığın tüm birikimine kolayca ulaşabiliyor. Okullarımızdaki kütüphanelerden, dünyanın en ücra köşesindeki kütüphanelere, çalışmalara, araştırmalara, kitap ve eserlere erişilebiliyor. Günümüzün bilgi ve teknoloji yoğun dünyasında bizler de eğitim sistemimizi güncellemeli, bugünü ıskalamadan geleceğin şartlarına göre evlatlarımızı hazırlamanın yollarını aramalıyız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Hazreti Ali’nin ‘Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacağı çağa göre yetiştirin’ sözüne atıfta bulundu ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Tek yönlü bir eğitim-öğretim yerine, zengin öğrenim ortamlarının gündeme geldiği, sıra dışı modellerin tartışıldığı günümüzde, bizim de artık daha farklı projeleri gündemimize almamız gerekiyor. Eğitim-öğretim sistemimizi çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak, atılım ruhu aşılayacak, pergelin bir ayağını değerlerimize ve ülkemize sabitleyip diğer ağıyla tüm dünyayı dolaşacak şekilde inşa etmeliyiz. Çocuklarımızı belli kalıplara göre formatlamak yerine, yaratılıştan sahip oldukları, Allah’ın onlara lütfu olan özelliklerini keşfettirecek biçimde evlatlarımıza yaklaşmalıyız.”

“PRATİĞE DÖKÜLMEYEN HER BİLGİ, BİR MÜDDET SONRA UNUTULMAYA MAHKÛMDUR”

Bugün sınıflardaki temel sorunun dikkat ve konsantrasyon eksikliği olduğuna işaret ederek çocukların bedenen sınıfta, zihnen başka yerde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zira çok ciddi bir uluslararası kuşatma altındayız, buna dikkat etmemiz gerekiyor. Bu durumu değiştirecek, öğrencilerimizin sınıfa, derse, okuldaki aktivitelere ilgisini en üst düzeye çıkaracak yenilikleri süratle uygulamaya koymalıyız” şeklinde konuştu.

Özellikle mesleki eğitimle iş hayatını bileştirecek projelere ivme kazandırılması gerektiğinin altını çizerek meslek liselerinde okuyan öğrencilere pratik kazandırmayı amaçlayan çalışmaları son derece önemsediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İş, tam anlamıyla ancak işte öğrenilir, pratiğe dökülmeyen her bilgi bir müddet sonra unutulmaya mahkûmdur” ifadelerini kullandı.

“SABIR VE SEBAT OLMADAN HEDEFLERİMİZE ULAŞAMAYIZ”

Öğrenmenin; emek, disiplin, aşk, tutku ve fedakârlık istediğine dikkat çekerek “Öğrenmek için aşkı olan, tutkusu olan, sevdası olan bir kişi ne şekilde olursa olsun bir yolunu bulur ve gayesini gerçekleştirir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sabır ve sebat olmadan da hedefe ulaşılamayacağını vurguladı.

Öğrenmenin bir süreç olduğunu ve bu sürecin beşikten mezara kadar ömür boyu devam edeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilere hitaben, okullardaki öğretmenleri dışında, hayatta binlerce öğretmenlerinin olacağını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Sabrı belki küçük bir karıncanın mücadelesinden öğreneceksiniz. Vefayı, uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınızın o size sarılışından öğreneceksiniz. Açlığı, sokaktaki bir yoksulun ekmeği tutuşundan öğreneceksiniz. Emeği, güneşin altında çalışan bir işçinin alın terinden öğreneceksiniz. Vatan sevgisini, Suriyeli bir muhacir çocuğun gözlerinden öğreneceksiniz. Kahramanlığı, Ömer Halisdemir gibi yiğitlerin cesaretinden öğreneceksiniz. Özveriyi, terör örgütünün kalleşçe şehit ettiği Aybüke öğretmenin fedakârlığından öğreneceksiniz. Coşkuyu, arkadaşlarınızla birlikte gittiğiniz bir futbol maçında öğreneceksiniz. Hasreti, annenizle bir süre ayrı kaldığınızda öğreneceksiniz. Kurumuş bir dere yatağından susuzluğu, kafeste çırpınan bir kuştan özgürlüğü öğreneceksiniz. Maviyi gökyüzünden, kırmızı gülden, sarıyı ekinlerden, yeşilin güzelliğini Karadeniz’in uçsuz bucaksız ormanlarından öğreneceksiniz.”

“SİZLERİN IŞILDAYAN GÖZLERİNDE ÜLKEMİZİN AYDINLIK GELECEĞİNİ GÖRÜYORUM”

Başarının anahtarı olarak gördüğü, ‘Oku, düşün, uygula, neticelendir’ tavsiyesini öğrencilerle paylaşarak kendilerini okumaya, okuduklarını düşünmeye, düşündüklerini hayata geçirmeye ve bunu neticelendirerek başarıya ulaşmaya çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin şu ışıldayan gözlerinde ülkemizin aydınlık geleceğini görüyorum. Burada yarının güçlü Türkiye’sinin siyasetçilerini, öğretmenlerini, gazetecilerini, mühendislerini, mimarlarını, doktorlarını, iş adamlarını, sanatçılarını ve sporcularını görüyorum” dedi.

2018-2019 eğitim-öğretim yılının hayırlı olması temennisinde bulunarak tüm öğretmenlere şükranlarını ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını; ailelerden öğretmenlerin çabalarına destek olmalarını beklediğini ifade ederek ve öğrencilere Allah’tan zihin açıklığı temennisinde bulunarak tamamladı.

Türk Dünyası Akademisyenleri Buluştu

Türk Dünyası Akademisyenleri Buluştu

  1. Uluslararası Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresini gerçekleştirdi. Kongrenin Koordinesi SAÜ’lü Profesör , Organizasyonu ise Sakaryalı Firma Gerçekleştirdi.

2003 yılından bu yana her yıl düzenlenen Uluslararası Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi’nin 16.sını 4 – 6 Eylül 2018 tarihleri arasında Kazakistan’ın Miras Üniversitesi ev sahipliği ve Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Vecdi Can’ın koordinesinde Kazakistan’ın Çimkent şehrinde gerçekleştirildi.

Kazakistan Miras Üniversitesi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı, Türk Tarih Kurumu, Sakarya Üniversitesi başta olmak üzere birçok üniversite ile Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirilen ve Sakarya’da faaliyet gösteren merkezi İstanbul’da olan Toprak Turizmin organize ettiği kongreye, Türkiye başta olmak üzere Türk Dünyası’ndan 150 delege katıldı, 200 bildiri sunuldu.

Toprak Turizm organizatörü Ahmet Toprak Türk dünyası için bu kadar önemli bir organizasyonu Sakarya’nın ulusal turizm markası Toprak Turizm olarak gerçekleştirdikleri için gururlu olduklarını belirtti.

Türk dünyasından çok sayıda bilim insanının katıldığı kongrede başta Türk Dünyasının meseleleri olmak üzere sosyal bilimler alanındaki birçok konu ele alındı. Kongrenin ikinci ayağı ise güney Kazakistan’ın başşehri Türkistan kentinde Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşti.

Kongre hakkında değerlendirmelerde bulunan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yüce, “Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Başkanı merhum Prof. Dr. Turan Yazgan hocanın himayesinde 2002 yılında Kırgızistan’da başladı. Bugüne kadar her yıl Türk dünyasının değişik yerlerinde yapıla geldi. Türk dünyasının sorunları tartışıldığı en önemli forumlardan bir tanesidir.

Türk dünyasının akademisyenlerin buluştuğu en önemli ve geleneksel kongredir. Türk dünyası arasında köprü rol oynayan bir sosyal araçtır” diye konuştu.

Türk dünyasının Avrupa’nın doğusundan Uzak Asya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyayı ifade ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Yüce, bu coğrafyanın sahip olduğu jeo-stratejik yapı kadar doğal kaynaklarının zenginliğinin debüyük önem arz ettiğinin altını çizdi. Bu coğrafyada yaşayan 70 küsur farklı Türk boyununortak tarih ve kültüre sahip olduğuna işaret eden Yüce; “Daha açık bir ifadeyle bu coğrafyada yaşayan farklı topluluklar Türk milletinin farklı boylarını teşkil etmektedir.

Tarih bu coğrafyada yaşayan Türk topluluklarının kültürel ve ekonomik işbirliği kurmasına yeniden fırsat vermiştir. Bilindiği üzere fırsatlar bir şanstır. Bu fırsatı iyi değerlendirmek gerekir. Aksi takdirde tekrar yüz yıl beklememiz gerekecektir.

Türk toplulukları arasındaki etkileşimin arttırılması sürecinde en önemli unsurlardan biri bu toplulukların birbirini tanımalarını sağlamak için uygun ortam oluşturmak gerekir. İşte bu kongre de söz konusu gayeye hizmet eden araçlardan biridir” dedi.

Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Başkanı merhum Prof. Dr. Turan Yazgan hocanın himayesinde 2002 yılında Kırgızistan’da başlamış. Bugüne kadar her yıl Türk dünyasının değişik yerlerinde yapılmış. Türk dünyasının sorunları tartışıldığı en önemli forumlardan bir tanesidir. Türk dünyasının akademisyenlerin buluştuğu en önemli ve geleneksel kongredir. Türk dünyası arasında köprü rol oynayan bir sosyal araçtır.