Daily Archives: Ekim 21, 2018

Ankara, İstanbul ve İzmir Barosu başkanları belli oldu

Ankara, İstanbul ve İzmir Barosu’nda iki gündür devam eden Genel Kurul, bugün başkanlık seçimiyle sone erdi.

İstanbul, Ankara ve İzmir Barosu Genel Kurullarında bugün düzenlenen başkanlık seçimleri tamamlandı.

İstanbul Barosu başkanlık seçiminde, baroya kayıtlı 26 bin avukat oy kullandı. Seçimde, 8 bin 77 oy alan “Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu”nun adayı Mehmet Durakoğlu birinci oldu. Durakoğlu, İstanbul Barosu başkanlığına ikinci defa seçilmiş oldu.

Başkanlık için 5 adayın yarıştığı İzmir Barosu’nun Genel Kurulunda yapılan sayımın ardından, “Çağdaş Avukatlar Grubu’ndan Özkan Yücel, baro başkanlığına seçildi.

Ankara Barosu başkanı ise geçerli 10 bin oyun 7 binini alan “Demokratik Sol Avukatlar” grubunun adayı Erinç Sağkan oldu

Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi 4.Olağanüstü Kongresini Yaptı

Türkiye Ekonomi ve Kalkınma  Partisi  Merkez Karar Yönetim Kurulu Genel Başkan Vehbi Şahin’in Başkanlığında Toplanarak  4. Olağanüstü  Kurultay  20-21 Ekim  günleri yapıldı

Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi  Genel Başkanı  Vehbi ŞAHİN Güven tazeledi

Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi  Genel Başkanı  Vehbi ŞAHİN”Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine; Atatürk’ün onurlu, tam bağımsızlıkçı çizgisine bağlı; maneviyatçı, demokratik insan hak ve hürriyetlerini evrensel hukuk çerçevesinde benimseyen ve barışçı bir milliyetçilik anlayışına dayalı; hak, hukuk ve meşruiyetten yana bir ülke ve devlet idaresini gaye edinmiştir.

Millî, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin, birlik ve bütünlük içinde gelişmesini ve “kerim devlet” anlayışı ile halkına daha iyi bir kamu hizmeti sunabilmesini sağlayacak biçimde çağdaş bir yönetim yapısına kavuşturulmasını elzem görüyoruz. Demokratik anlayışımız tamamen hür bir milli iradedir.

 İktisadî karar ve uygulamaların “Milli İktisat Siyaseti” zihniyetiyle gelişen ve değişen dünyanın ekonomi kuramları harmanlanarak üretimin desteklenmesi ve âdil bir bölüşümün gözetilmesi mantığı içinde ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Muhtaçlarına bakan bir toplum dokusu, millî varlığımızın da vicdanıdır. Dışarıdan müdahalelerle iktisadî ve sosyal yapımızın tahrip edilmesine izin verilemez.

 Dış Siyasette, Türk Devletleri ile iktisadî, sosyal ve kültürel birlikler kurmaya yönelen; bölge ülkeleriyle işbirliği ve bütün dünya ile yakın ilişki içinde tarihimizin gösterdiği doğrultuda ve siyasî coğrafyamızın imkânlarını değerlendiren çok yönlü ve atak bir anlayıştan yanayız; teslimiyetçi tavırları reddediyoruz.

Biz milletimiz, ülkemiz, bölgemiz ve bütün insanlık için iyi niyetle, ahlâkî kaygılarla ve haklı taleplerle yola çıkıyoruz.

Bizler aileyi Türk toplumunun temeli kabul ediyoruz. Bu çerçevede gençliğin güven içinde, özgürce, refah düzeyi yüksek bir şekilde yaşayan, eğitim gören, düşünen ve Türkiye sevdalısı olma ülküsüne bağlı, moral değerlerle donanmış bireyler olmasını öneriyoruz.

TÜRKİYE EKONOMİ VE KALKINMA; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ulusu ve ilkesi bölünmez bütünlüğünü gözeten; yurtta ve dünyada barış için çalışan; insanlar arasında din, dil, ırk, mezhep cinsiyet engelli engelsiz ayrımları yapmayan ve gücünü halktan alan bir siyasi kuruluştur. TÜRKİYE EKONOMİ VE KALKINMA PARTİSİ; Dünyada ve Türkiye’de huzuru, barışı ve kardeşliği tesis etmenin milletimizin asli görevi olduğu ülküsüne inanan bir siyasi harekettir.

“İktidar”dan millî iktidarı, “millî iktidar”dan millî hizmeti, “millî hizmet”ten ise önce milletimize, sonra komşularımıza ve bütün insanlığa huzur ve mutluluk taşımayı anlıyoruz.

Partimizin ilkesi özetleDik duracağız, Düz Yürüyeceğiz ve Doğru söyleyeceğiz. İktidarımızda “Güçlü Türkiye” hedefine Hakk’a dayanarak ve halkla bütünleşerek başaracağız

Genel Başkan Vehbi ŞAHİN                 

Türkiye Ekonomi ve Kalkınma  Partisi

MERKEZ KARAR VE YÖNETİM KURULUNA  SEÇİLENLER

ASİL ÜYE

Rahim OLUÇ

Nurten KUTLAY

Leyla  Gezen Dursun

Necmi SAVAŞ

Gülser SAVAŞ

Nuran Aynur Sustan

Ali KANDEMİR

Mustafa Kandemir

Süleyman Kandenir

Günay Kıvılcım

Abdulkadir Kandemir

Vedat CEYLAN

Zeki EYÜPOĞLU

Fatih  GÖZKÜÇÜK

Altan YİĞİT

Fatih Ayaz

Mehmet  Durak

Ali Tok

Zikri KARAKOÇ

Cevat DEMİR (ALİOĞLU)

YEDEK ÜYE

Ertan TÜFEKÇİ

Mustafa Camuz

Ferit  Yılmaz

Mehmet Emin Yardım

İbrahim İnal

Halil  Kılıç

İbrahim Er

Çetin Danışman

Can Şişman

Ali Erağca

MERKEZ   DİSİPLİN KURULU

ASİL ÜYE

Mehmet  Çevik

Remezan Şahin

Levent Şahin

Casim Seyidoğlu

Ayhan Dursun

Fevzeddin Kayıkkıran

Ali Kayıkkıran

YEDEK ÜYE

Ahmet  Akın

 

Ali ALEMDAROĞLU"Alevilik-Bektaşilik konusu, siyasal ve ideolojik malzeme olarak görülmüştür"

Genç Anadolu Partisi Genel Başkanı Ali ALEMDAROĞLU “Günümüzdeki yaygın kullanılışı ile “Alevilik-Bektaşilik” konusu, Türkiye’nin bütün tarihsel ve toplumsal sorunları gibi, doğası gereği yeterince karmaşık bir konudur. Bu durumun, öncelikle, bizim toplumsal paradigmamızın en kolay çözülebilecek sorunları bile, çözülemez niteliğe dönüştüren, bardağın daha çok boş tarafını görme eğiliminde olan yapısından kaynaklandığı düşünülebilir. Ancak, Alevilik-Bektaşilik konusunun, akıllara durgunluk verecek derecede karmaşık hale gelmesinin birtakım ciddi sebeplerinin de olması gerekir.

Bunlardan bazılarını şöyle sıralamak mümkündür: Alevilik-Bektaşilik, üst üste bindiren, dalga boyları birbirine girmiş bir süreçler topluluğu olarak günümüze gelmiştir; başlangıç ve bitiş noktalarını tespit etmek çok kolay değildir. Üstelik, konu bir bütün halinde anakronizm örneği olarak karşımıza çıkmaktadır; iç içe girmiş bir geçmişte, hem geçmiş, hem de bugün ve gelecek kaybolmuştur. Konu ile ilgili ilk ciddi araştırmalar, çeşitli sebeplerle Batılılar tarafından yapılmıştır. Daha sonraki araştırmaların önemli bir kısmının, ilklerin izinden, onların yol haritasını takip ederek gerçekleştirildiği bilinen bir husustur.Bu durum, Türk toplumunun sosyo-kültürel bütünlüğü gözardı edilerek, birtakım yapay farklılıkların gerçek anlamda farklılıkmış gibi algılanmasına yol açmış, ortak paydalar neredeyse unutulmuştur. Alevilik-Bektaşilik konusu, siyasal ve ideolojik malzeme olarak görülmüş ve etnik boyut da devreye sokularak çok kötü bir şekilde tüketilmiştir. Konu ile ilgili ciddi bilimsel araştırmalar, maalesef yok denilecek kadar azdır. Bilimsel bilgi eksikliği, keyfi Alevilik-Bektaşilik inşalarını kolaylaştırmıştır.

Bugün gelinen noktada Alevilik-Bektaşilik konusu, artık, sadece Türkiye’nin gündeminde ön sıralardaki bir konu olmaktan çıkmış; uluslar arası ölçekte de önem kazanmaya başlamıştır. Bunun en son ve çarpıcı örneklerinden birisi, Avrupa Birliği müzakereleri sürecinde, bu konuda gelişme olup olmadığının tespiti ile ilgili hususlardır. Kısaca ifade edecek olursak, doğası gereği yeterince karmaşık olan konu, gitgide daha da karmaşık hale gelmekte, hatta getirilmektedir. Tek çözüm yolu, konunun bilimsel yöntemlerle ele alınması ve bilimin ışığında aydınlığa ve açıklığa kavuşturulmasıdır. Biz, bu makalemizde, Türk Tarihi’nin en önemli kırılma noktalarından birisi olan, bugün kullanılan şekliyle Alevilik, tarihteki gerçek adıyla “Kızılbaşlık” farklılaşmasının, tarihsel süreçte nasıl karmaşık hale getirildiği konusu üzerinde duracağız. Aslında Kızılbaşlık kavramının, yerini Alevi kavramına bırakması bile başlı başına bir karmaşıklık sebebidir. Tarih bilinci yoksunluğu, ya da eksikliği, insanların mezhep ve meşrep bağlantılarını, tarihsel gerçekliği unutarak, kendilerince en uygun, en iyi yere taşımalarına yol açmaktadır. Özellikle sözlü kültüre dayalı olarak biçimlenen bellekte, bir yandan efsane ile gerçek arasındaki farklılıklar kaybolmakta, diğer yandan da, süreç kavramı algılanamaz hale gelmektedir. Buna, çift yönlü olarak işleyen, “bizden olanlar- bizden olmayanlar” mantığı eklendiği zaman, olaylar anlaşılamaz, sorunlar da çözülemez bir hüviyete bürünmektedir.