Sakarya Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği 2'ci Kongresi Orhangazi Kültür Merkezinde Yaptı.

Sakarya Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği 2’ci Kongresi Orhangazi Kültür Merkezinde Yaptı.

HABER-Fehmi DUMAN-Sabahattin BİRİNCİ-Necla BAKAN

Sakarya Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği’nin 2. Olağan Kongresi Orhan Camii karşısında bulunan Adapazarı Orhangazi Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.

Sakarya Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği’nin 2. Olağan Kongreye  CHP  Sakarya  Büyükşehir Belediye  Başkan Aday Adayı  Sevda ÖCAL, AK Parti  Sakarya  Büyükşehir Belediye  Başkan Aday Ekrem YÜCE, CHP Serdivan Belediye Başkan Aday Zafer KAZAN,Erenler  Belediye Başkanı Cavit ÖZTÜRK, AK Parti Erenler Belediye Başkan Aday Adayı  Ömer Bektaş,AK Parti Adapazarı Belediye Başkan Aday Adayı Mustafa AK, AK Parti Serdivan Belediye Başkan Aday Adayı Osman Çelik katıldı

Sakarya Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma  Dernek Başkanı Mehmet Şehit Güven Tazeledi

AK Parti  Sakarya  Büyükşehir Belediye  Başkan Aday Ekrem YÜCE”Evladı Fatihan’dan, suyun öbür yakasından, gönül coğrafyamızın en nadide yerinden Rumeli göçmenlerinin bu anlamlı gününde yanlarındaydık…

Tekrar Başkan seçilen Mehmet Şehit kardeşim’e şahsında ve tüm dernek üyelerine en kalbi muhabbetlerimi sunuyorum.

Sakaryamızı hep birlikte tüm etnik yapısı ile daha ileriye taşımak adına var gücümüzle çalışacağız.
Gönlümüz bir, işimiz Sakarya…”


Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: Sevda Öcal, gülümsüyor

Görüntünün olası içeriği: yazıGörüntünün olası içeriği: 11 kişi, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 4 kişi, oturan insanlar, takım elbise ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 26 kişi, gülümseyen insanlar, oturan insanlar

Görüntünün olası içeriği: 14 kişi, iç mekanGörüntünün olası içeriği: 14 kişi, iç mekanGörüntünün olası içeriği: 4 kişi, ayakta duran insanlar, takım elbise ve iç mekanGörüntünün olası içeriği: 10 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, ayakta duran insanlar, gece ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 13 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar, kalabalık ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 19 kişi, gülümseyen insanlar, kalabalıkGörüntünün olası içeriği: 12 kişi, Ali Eryiğit ve Zafer Kazan dahil, oturan insanlar ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 8 kişi, ayakta duran insanlar, takım elbise ve iç mekanGörüntünün olası içeriği: 1 kişi, takım elbiseGörüntünün olası içeriği: 7 kişi, gülümseyen insanlar, oturan insanlar ve geceGörüntünün olası içeriği: 14 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve iç mekanGörüntünün olası içeriği: 4 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar, takım elbise ve iç mekanGörüntünün olası içeriği: 8 kişi, gülümseyen insanlar, takım elbise ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 6 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve takım elbiseGörüntünün olası içeriği: 9 kişi, Necla Bakan ve Sevda Öcal dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve sakal

Prof. Dr. Meral Özbek İstanbul Sanat Fuarı 2018 Onur Ödülü’nü Aldı

ARTİST 2018 / İstanbul Sanat Fuarı etkinlikleri kapsamında 12 Kasım 2018 günü Beylikdüzü TÜYAP-Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen TÜYAP Onur Yemeği’nde, Sanat ve Toplumbilim Kuramcısı Onur Ödülü yazar Selçuk Altun tarafından Sosyal Bilimler Fakültesi öğretim üyemiz Prof. Dr. Meral Özbek’e verildi. Bu yıl temel tema olarak “deneyim” kavramını seçen ARTİST 2018, güzel sanatlar öğrencileri ve genç sanatçıların çalışmalarının yaygınlaşmasına katkı sunan bir topluluk olarak çeşitli çalışmalara imza atıyor. 2018 İstanbul Sanat Fuarı kapsamında İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Eskişehir, İzmir, Mardin ve Mersin’den katılan 44 bağımsız sanat kolektifi “deneyim” temasına odaklanmış çalışmalarıyla fuara katkı sunuyorlar.

Öğretim üyesi Prof. Dr. Meral Özbek ödülünü alırken yaptığı konuşmada TÜYAP ve ARTİST 2018 gibi oluşumların demokratik ve katılımcı bir kamusal alanın inşasında oynadığı role değindi:

“Can Yücel’in, şarkısı da olan şiirinde, ‘Başka türlü bir şey benim istediğim’ diyor. Biz de sosyal bilimciler olarak, ama aynı zamanda sıradan insanlar olarak, başka türlü bir yaşam dünyası istiyoruz. Bunun bizim alanımızdaki bir karşılığı aslında, kamusallık ve deneyim dolu bir ‘demokratik kamusal alan’ ihtiyacına, arzusuna dayanıyor. Yani herkesin yaşam deneyimlerini zenginleştirebildiği, eşit ve özgür biçimde paylaşabildiği, duygularını, fikirlerini, söz ve eylemlerini kamusallaştırabildiği, insan haysiyetine yakışan bir demokratik kültür arzu ettiğimiz şey ve bu türden demokratik kamusal alanların, mekanların çoklaşması ve güçlendirilmesi. Ben burada bir onur ödülü almanın önemli olduğunu düşünüyorum, TÜYAP’ı kamusallık değerini güçlendiren kültürel kurumlar içinde saydığım için. Bir şekilde metalaşmaya, iktidar ilişkilerine sınır koyan, birlikteliğe ve yaratıcılığa açılan tavrı nedeniyle…”.

Beykoz Üniversitesi Lisansüstü Programlar Enstitüsü bahar dönemi başvuruları başladı.

Beykoz Üniversitesi Lisansüstü Programlar Enstitüsü bahar dönemi başvuruları başladı.

Başvurular ile ilgili programlar ve takvim aşağıdaki gibidir.

Başvuru Tarihleri

İşletme Yüksek Lisans Programı (Tezsiz)

Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yüksek Lisans Programı (Tezsiz/Tezli)

İletişim Tasarımı ve Göstergebilim Yüksek Lisans Programı (Tezli/Tezsiz)

İş ve Örgüt Psikolojisi Yüksek Lisans Programı (Tezsiz)

5 Kasım 2018 – 11 Ocak 2019

Başvuru Koşulları

  • Yüksek lisans programlarına başvuracak adayların en az 4 yıllık bir yüksek öğrenim programından mezun olduklarını gösterir lisans diploması veya mezuniyet belgesine sahip olmaları gerekmektedir.
  • Tezsiz yüksek lisans programlarımız için ALES ya da yabancı dil şartı aranmamaktadır.
  • Tezli yüksek lisans programlarımız için ise Adayların ÖSYM tarafından merkezi olarak yapılan Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Giriş Sınavından (ALES) Eşit Ağırlık (EA) türünde en az 55 standart puandan az olmamak koşuluyla ilgili Senato tarafından belirlenecek ALES standart puanına sahip olmaları gerekir. 
  • Adaylar, yaptıkları başvurunun ardından programlara kabul için ilan edilen tüm sınav ve mülakatlara katılmak zorundadırlar. Aksi takdirde başarı değerlendirmesinde dikkate alınmazlar.
  • Tüm değerlendirmeler sonunda ilan edilen sonuca göre kesin kayıt hakkı kazanan adaylar, kesin kayıt tarihlerinde belge teslimi yapacaklardır. Kesin kayıtta belgelerin asılları ile işlem yapılacaktır.

Başvuru Şekli

  • Lisansüstü programlara online başvuru formu ile başvuru yapılır.
  • Kayıt sırasında aktif olarak kullanılan e-posta adresinin ve telefon numarasının girilmesi zorunludur.
  • Online başvuru formunun eksiksiz dolduran adaylar kendilerine bildirilen yer, tarih ve saatte ilgili sınav ve mülakatlara katılacaktır.
  • Online başvuru sırasında beyan edilmiş bilgiler ile kesin kayıt sırasında ibraz edilen bilgilerin uyuşmaması durumunda sorumluluk adaya aittir. Uygun olmayan başvurular kesin kayıt hakkı kazanılsa dahi geçersiz sayılacaktır.
  • Online başvurunuz sırasında Diploma, Transkript ve Kısa Özgeçmiş yüklemeniz zorunludur. Kayıt esnasında orjinal belgelerinizi yanınızda getirmenizi rica ederiz.

Kesin Kayıtta Talep Edilecek Belgeler

  • Lisans diploması veya mezuniyet belgesi aslı ve fotokopisi (Yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olanların Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’ndan alacakları denklik belgesi)
  • ÖSYM ALES Sonuç Belgesi (Tezli yüksek lisans programları için)
  • Onaylı Transkript Belgesi
  • 2 adet fotoğraf
  • Erkek adaylar için yeni tarihli askerlik durum belgesi
  • Nüfus cüzdanı aslı ve fotokopisi
  • Kısa özgeçmiş

Öğrenim Ücretleri

Güz yarıyılı başvurularında kabul edilen yüksek lisans öğrencilerimize %50 oranında indirim yapılacaktır. Buna göre programların öğrenim ücretleri aşağıdaki gibidir;

  • İşletme Yüksek Lisans Programı (Tezsiz) (%50 İndirimli) 7.500 TL
  • Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yüksek Lisans Programı (Tezsiz) (%50 İndirimli) 7.500 TL
  • Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yüksek Lisans Programı (Tezli) (%50 İndirimli) 10.000 TL
  • İletişim Tasarımı ve Göstergebilim Yüksek Lisans Programı (Tezli) (%50 İndirimli) 12.500 TL
  • İletişim Tasarımı ve Göstergebilim Yüksek Lisans Programı (Tezsiz) (%50 İndirimli) 10.000 TL
  • İş ve Örgüt Psikoloji Yüksek Lisans Programı (Tezsiz) (%50 İndirimli) 12.500 TL

Ek İndirimler

  • Kurumsal anlaşmalı firma çalışanlarına, eğitim kurumları çalışanları ile çocuklarına ek %20 oranında indirim uygulanır.
  • Beykoz Üniversitesi birincilerine %100, akademik birim birincilerine %75 yüksek onur öğrencilerine %50, onur öğrencilerine %30, Beykoz Üniversitesi çalışanları ve  mezunlarına %20 oranında ek indirim uygulanır. 

Öğrenim ücretleri aşağıdaki koşullarda taksitle ödenebilir.

10 Taksit Denizbank Kredili Mevduat Hesabı – KMH Denizbank Kavacık Şubesi ile yapılan anlaşma gereği (taksitlerin zamanında ödenmesi koşulu ile) 0 (sıfır) faiz ve 10 eşit taksit imkanıyla Kredili Mevduat Hesabı açtırarak eğitim ücretinizi taksitlendirebilirsiniz.
9 Taksit Kredi Kartı Ayrıca Maximum – Bonus – World (Yapı Kredi ve Vakıfbank World) kartlara, bankaların belirlemiş olduğu komisyon oranlarını eklemek koşulu ile 9 taksite kadar ödeme imkanından faydalanabilirsiniz.

Sevda ÖCAL Hendek,Akyazı ve Karapürçek İlçelerinde istişare yaptı

Sevda ÖCAL Hendek,Akyazı ve Karapürçek İlçelerinde istişare yaptı

CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Aday adayı Sevda ÖCAL CHP Hendek İlçe Başkanı Reyhan Azak ve Yönetim Kurulu ile bir araya geldi

           

CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Aday adayı Sevda ÖCAL Karapürçek ilçesinde Karapürçek Belediye Başkan Adayı Nizamettin Yıldız ve ilçe Yönetimi ile istişare yaptı

CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Aday adayı Sevda ÖCAL Akyazı’da Akyazı haber İmtiyaz sahibi Gazeteci ALİ ŞANLI’yı ziyaret etti

CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Aday adayı Sevda ÖCAL Hendek ilçesinde

Genç Anadolu Partisi Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu Diyor Ki

Genç Anadolu Partisi Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu “Türkiye kültürünü günümüze kadar taşıyan cefakâr ve fedakâr prototip kadın tipini, 21. yüzyıla modernize ederek taşımamız lâzım” Bugün size söylemek istediğim bu konuda partimiz kanalıyla kadınlarımız ve gençlerimiz kişilik leri ile çok hayati bir fonksiyonda toplumun temel krişleri olmamalıdır.

Bu açıdan Genç Anadolu Partisi olarak tüm kadınlarımıza seslenmek istiyorum.Ve gençlere GAP olarak diyoruz ki tüm gençler ile kadınlarımızı genç Anadolu partisine davet ediyor ve Geleceğin Türkiyesinde söz sahibi olmak adına boş kalan alanı kullanmalıyız

. Maalesef günümüzde kutuplaşan toplum ancak kadınlar ve gençlerle bir Araya gelecektir. Biz temel olarak bu görüş çerçevesinde hareket ediyoruz.

Çağdaş açıdan bakıldığında ne denli haklı olduğumu< meydanda ve tüm kadı ve geçleri hatta tüm bireyleri GAP a davet ediyoruz

Biz Zonguldakta ve Türkiye de hedefimizi çağdaş medeniyet seviyesine ULAŞMAK OLARAK BELİRLEDİK VE BU AMACA ULAŞMAK İÇİN KADINLARIMIZ VE GENÇLERİMİZDEN AZAMİ DERECEDE FAYDALANMAYI AMÇLIYORUZ

Çünkü bu iki güce sahip olmak bizim için çok önemli.

Hatta hayati derecede önemlidir. Bu amaç doğrultusunda çalışmaya ve toplumu ayıran değil birleştirici olmak zorundayız. Bu hedef doğrultusunda gereken ne ise yapıp ne gerekiyorsa toplumun bekası için bu yönde çalışmalarımıza önem vermekteyiz. Ve kadınımızı kanunlardaki cezaya çarptırılanla değil beyin olarak ne yapabileceğimizi sizle beraber görmek arzusundayız ve gençler ile kadınlarımızı bekliyoruz.

Bu ulvi amaç uğruna gerekirse Zonguldak ta bir bayan ve genç aday göstermek ve milletvekilliği sıralamasında seçilebilecek bir sıraya koymaya söz veriyoruz. Bu arada Milliyetçi hareket Partili gençler ve kadınlarımızı aramızda görmekten de şeref duyacağız. Türkiye kadınlarımızın elinde Atatürk’ün dediği gibi batı medeniyetine ulAŞMAK için gap ile ne gerekiyorsa onu yapacaktır. Bu ülkü uğruna belirtilen hedefe ulaşmak için her şeyi yapmaya söz veriyoruz. Gençlerimiz ve kadınlarımız la bu hedefe ulaşacağız ve herkese sevgi ve saygılarımızla sevgi ve saygılarımızla size selamlarımızı sunmak istiyoruz. Partimiz de görev alacak ençler ile bayanlarımızı bu hizmete davet ediyor ve saygılarımızı sunuyorum.

TEMA Vakfı gönüllüsü öğretmenler doğa eğitimleri için buluştu

TEMA Vakfı gönüllüsü öğretmenler doğa eğitimleri için buluştu

TEMA Vakfı, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Temel Eğitim Genel Müdürlüğü iş birliğiyle her yıl 81 ilde binlerce gönüllü öğretmenin desteğiyle yüz bini aşkın çocuğa Doğa Eğitim Programlarını ulaştırıyor.

TEMA Vakfı, MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğünün katkılarıyla 26 Kasım Pazartesi günü Ankara’da 2018 – 2019 Eğitim Öğretim Yılı’nda gönüllü olarak sınıflarında Doğa Eğitimi Programlarını uygulayacak olan öğretmenlerle “Öğretmen Bilgilendirme ve Koordinasyon Toplantısı” düzenledi. Toplantı MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü Ar-Ge ve Projeler Daire Başkanı Dr. Gülderen ÖZDEMİR, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz ATAÇ, TEMA Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Gelengül HAKTANIR, TEMA Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Başak YALVAÇ ÖZÇAĞDAŞ ve TEMA Vakfı Ankara İl Temsilcisi Nevzat ÖZER’in katılımıyla gerçekleştirildi.

Bugüne kadar eğitim programları ve projelerle yaklaşık 650 bin öğrenciye ulaşıldı

Gelecek nesillere sağlıklı bir çevre bırakmanın en temel sorumluluğumuz olduğunu ifade eden MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü Ar-Ge ve Projeler Daire Başkanı Dr. Gülderen ÖZDEMİR, öğretmenler gününü kutlayarak başladığı konuşmasında “Çocuklarımız bir kağıdın dönüşümünün, su olmadan hiçbir canlının yaşamını sürdüremeyeceğinin, ekosistemdeki her bir varlığın doğanın dengesi açısından çok önemli bir yeri olduğunun farkına varmalıdır. Çocuklarımızın doğal varlıkların tükenebilir olduğu bilinciyle davranışlarına gereken hassasiyeti de yansıtmaları gerekiyor. Gündelik hayatın her aşamasında bunun sorumluluğunu hissedebilmelidirler. Elini yıkarken suyun gereksiz akmamasından atıkların tekrar kullanılabilir olduğunu bilmelerine kadar, israfa yer vermeden doğal varlıkların verimli kullanılmasına kadar bu hassasiyeti göstermelidirler. Ülke olarak son yıllarda bu konularda çalışmalar hızla artmış ve ulusal çalışmalara dönüşmüştür. Yararlı sonuçlar alınmaya da başlanmıştır. Bu bağlamda TEMA Vakfı ile uzun yıllar süren iş birliği ile bugüne kadar 81 ilde yürütülen çalışmalarla yaklaşık 650 bin öğrenciye ulaşarak geniş bir yelpazeyi bilinçlendirmiş bulunuyoruz. Bu anlamda insana yapılan eğitim yatırımlarının dönüşümünün yine insanlığa hizmet olduğunu bilmeliyiz” dedi.

Eğitim programları öğretmenlerin gönüllü desteğiyle uygulanıyor

TEMA Vakfının MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü iş birliğiyle her yıl 81 ilde binlerce gönüllü öğretmenin desteğiyle yüz bini aşkın çocuğa Doğa Eğitim Programlarını ulaştırdığını belirten TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz ATAÇ, “Doğa bilinciyle büyüyen nesiller için TEMA Vakfı olarak okullarda doğa eğitimleri veriyoruz. Çünkü çocukların doğayı tanımadan sevemeyeceğine, sevmeden koruyamayacağına inanıyoruz. Yarınlarda doğayı tanıyan, seven, koruyan; kendisini doğanın sahibi değil de bir parçası olarak gören nesiller için çocuklarımızın daha fazla doğa ile iç içe olması gerekiyor. Doğayı anlayarak ve doğaya uyum sağlayarak sürdürülebilir bir yaşam mümkün. Bu nedenle bizler Minik TEMA, Yavru TEMA ve Ortaokul TEMA adlı eğitim programlarımızı binlerce gönüllü öğretmenin desteğiyle her yıl 81 ilde yüz bini aşkın çocukla uyguluyoruz. Çocukların doğada keşfederek vakit geçirmelerini desteklemeyi, doğaya duyarlı davranış ve tutumlar sergileyen bireyler olmalarına katkı sağlamayı, fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimlerini desteklemeyi hedefliyoruz.

 Bu kapsamda Doğa Eğitim Programlarını çocuklara ulaştırma olanağı sağlayan başta Millî Eğitim Bakanlığı ve gönüllü öğretmenlerimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı Sevda ÖCAL

Sevda ÖCAL, CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı oldu

Sakarya  Yaşam Derneği Başkan Yardımcısı  Sevda ÖCAL, CHP’den, SAKARYA Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday adayı için  CHP Sakarya Teşkilatına müracatını yaptı.

Bankacı  ve  Yönetici  Sevda ÖCAL CHP Sakarya Teşkilatında  İşçi ve Memur Sendikaları Başkan Yardımcısı Gültaç Onay’a  Adaylık  Belgelerini  teslim  etti.

Sevda  ÖCAL; Çıkmış olduğumuz bu yolda Hem Partimiz Hem ilimiz Hem Ülkemiz adına  hayırlı olsun”.

Sevda ÖCAL, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin aydınlık çatısı altında, sizlerin önünde Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adaylığımı açıklamaktan onur ve mutluluk duyuyorum” dedi.

Klasik belediyecilik anlayışının dışına çıkacağını, Sakarya’yı yeni nesil belediyecilik anlayışıyla yönetmeye talip olduğunu söyleyen ÖCAL, “Alışılmış, klasik belediyecilik değil yeni nesil belediyeciliği gerçekleştireceğim. Size bu konuda söz veriyorum. Halkla, kurumlarla, iş dünyasıyla bir paydaşlık merkezi kuracağım. Tarihsel ve kültürel değerleri koruyacağım. Hiçbir ayrım yapmadan yurttaşlarımızın sorunlarını çözeceğim, eylem planlarında bulunacağım. Sakarya’yı ayrıcalıklı bir yıldız yapan, kültürel ve doğal özelliklerini koruyacağım. Yeni trend belediyecilik uygulamaları yapmak için geliyorum” dedi

Başkan Yardımcısı Gültaç Onay” Sevda ÖCAL’ın Sakarya Büyükşehir Belediyesin’e aday  adayı   olması   bizleri  memnun etti. İl  Başkanım  Erdoğan Isır  adına  Aday  adaylığı   belgelerini  teslim  alıyorum.Hayırlı olsun”dedi

CHP  Sakarya  İl  Başkanlığına  Aday  adaylık   başvurusunu  yapan  Sevda  ÖCAL  Gazetecilerin  sorularını  cevaplandırdı.

BELEDİYE  BAŞKANI  NASIL  OLMALI SORUSUNA

ÖCAL” Belediye başkanı; bir yerleşim yerinde kamusal hizmetlerden sorumlu, seçilmiş en başta gelen kişidir. Başkanın bu özelliğini yetkilerine ve işlevlerine baktığımız zaman görebiliriz.

Bu yüzden bu makamı dolduracak kişi de diğer toplum fertlerine göre daha farklı özelliklerin olması gereklidir.

Eğer bu niteliklere başkan uyuyorsa bir lider olabilecek ve faaliyetlerine hızla devam edebilecektir.

Öncelikle başkan liderlik vasıflarına sahip olmalıdır. Topluma örnek olacak bir kişiliğe sahip olmalıdır.

Karar alma sürecinde etkili olmalı, vizyon sahibi olmalı, azimli, başarılı ve bilgili olmalıdır.

Halkın içinde kalmaya öncelik vermeli, söz ve davranışları ile bunu kuvvetlendirmelidir.

Üretici bir zekaya sahip olmalıdır.

Mevcudu korumak yerine daha ileriye taşımayı amaç edinmelidir.

Hayalleri olmalıdır.

Başkan sözüne sadık olmalıdır.

Belediyenin menfaatleri doğrultusunda diğer kurumlarla ilişkileri en yüksek konuma taşımalı, belediyenin hak ve menfaatlerini korumada azami özeni göstermelidir.

Sadece kendini seçenleri değil bütün toplumu temsil ettiğinin bilincinde olmalı ve buna göre de hizmetleri yürütmelidir.

Birilerinin istismarına açık olacak davranışlar göstermekten kaçınmalıdır.

Toplumu ilgilendiren bütün faaliyetlerin içinde bir lider olarak bulunmalıdır.

Toplumla ilişkilerine özen göstermeli ve bunu topluma hissettirmelidir.

İşinin önemini iyi anlamalıdır.

Vebal sahibi olduğunu asla unutmamalıdır.

İmkansızlık bahanesine sığınmamalıdır.

Artık Siyasete değil çalışana fırsat verme zamanı gelmiştir. Çünkü bu zamana kadar hep geriye giden geride kalan değişime ayak uyduramayan şehirlerin yeni bir kimliğe kavuşması gerekir diye düşünüyorum.

Toplumun ortak ihtiyacını, toplumdan aldığı yetki ve toplumun kaynaklarını kullanarak karşılamaya çalışması gereken belediye başkanları, bir süre sonra topluma hizmeti değil, kendi varlığını sürdürmeyi, kendisini garantiye almayı tercih etmektedir.

Bunun tabi sonucu olarak ta topluma güvenmeyen hantal bir bürokratik yapı ortaya çıkmaktadır.

 Bu amaç değişmeli asıl amaçları topluma hizmet etmek ve bu hizmeti etkin verimli ve kaliteli olarak sunmak olmalıdır.

Kapısını halka açık tutmalıdır.

 Halkın içinde olmalıdır.

Halkla kaynaşan insanlar olmalıdır.

Gelişen ve değişen teknolojiye ayak uyduran, tanınan ve sevilen, doğru bildiğinden taviz vermeyen vizyon sahibi, sosyal faaliyetleri olan biri olmalıdır.

Belediye başkanı çalışkan ve cesur olmalı.

Olayların üstüne cesaretle gitmeli.

Çağdaş toplumların en önemli nitelikleri kentleşmeyle doğru orantılıdır.

İyi bir kentleşme, iyi bir yönetimden geçer.

Bu da kısaca belediye başkanı ve ekibi demektir.

Belediye başkanı bir kentin bel kemiğidir.

Hizmet ettiği kentin ve yaşayan halkın geleceği, ortaya koyacağı vizyon ile belirlenecektir

Belediye başkanlığı görevini yürütecek kişinin pek çok özelliklere sahip olması gerekiyor.

Bu nedenledir ki; belediye başkanının vizyonu ve bunu gerçekleştirmek için gerekli prensip ve kuralları olmalıdır.

Hizmetine talip olduğu kentin, sosyal ve kültürel özelliklerini çok iyi bilmeli, takip edilen amaçlar hiçbir zaman kişisel olmamalıdır.

Belediye başkanı seçilmek için vaat ettiği tüm talepleri, seçildikten sonra, koltuğa oturduğunda da unutmamalı, yerine getirmelidir.

Şehir emanet edilen kişi, görev yapmak istediği şehri çok iyi tanıdığı gibi, diğer şehirlerdeki gelişmeleri de takip etmeli, her zaman yeniliklere açık olmalıdır.

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adayı Sevda ÖCAL CHP Sakarya Teşkilatına başvurusunu yaptı

      

SEVDA ÖCAL Özgeçmişi

Doğum Yılı Ve Yeri: 1977- Ankara/Şereflikoçhisar

GENEL BİLGİLER

Eğitim ve Sertifilakalar

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü (1993-1997)

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Adalet Bölümü

SPK temel düzey lisansı

Bireysel emeklilik aracılığı sertifikası- SEGEM

Yabancı Dil: İngilizce

Bilgisayar MİCROSOFT OFFİCE TOOLS MC EXCEL, WORD, POWER, POİNT, MC OUTLOOK EXPRESS

Kariyerim Süresince Gerek İstanbul’da (Harbiye, Taksim, Beşiktaş)

Gerek Anadolu (Kocaeli, Sakarya)’ da Büyük Montajlı Varlık Bakiyesi Olan Özel Müşterilere Ve Özel Meslek Gruplarına Vermiş Olduğum Satış ve Danışmanlık Hizmetlerinden Edindiğim Tecrübelerimi, Görev Alacağım Kurumun İhtiyaçlarını, Beklentilerini Ve Hedefleri Doğrultusunda Kullanarak Etkin Ve Maksimum Seviyede Hizmet Sunmak.

Çok Çabuk Öğrenen Ve Öğrendiği Çabuk Uygulamaya Döken İnsan İlişkilerinde Uyumlu Sorunlara Pratik Çözümler Bulan Bir Yapıda Olmam İtibariyle Çalıştığım Kuruma Bu Hasletlerimle Fazlaca Katma Değerler Kazandırmak.

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesinde Aldığım Akademik Bilgiye Binaen 15 Yıllık İş Tecrübe Ve Bilgi Birikimimi Görev Alacağım Saygın Kurumun İhtiyaçları Doğrultusunda En Verimli Şekilde Kullanmak.

İŞ DENEYİMİ

Denizbank.A.Ş Beşiktaş,İzmit,Adapazarı

Atatürk Bulvarı Şubeleri (2005-2013)

Bireysel Danışman/ Müdür Yardımcısı

Demirbank Taş. Taksim Şubesi (2000-2005)

Bireysel Pazarlama Yetkilisi/ Premier Müşteri Temsilcisi

Yaşarbank.AŞ. Harbiye Şubesi (1997-2000)

Bireysel Pazarlama Müşteri Temsilcisi

İnal Hukuk Bürosu/ Eylül 2015-Ocak 2017

Açan Rulman Hırdavat/ Bölge Satış Md/Eylül 2017- Mayıs2018

Talha İnşaat/Satış Müdürü/Mayıs 2018-Devam

CHP Adapazarı İlçe Teşkilatı üyesi olan Sevda ÖCAL 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak olan Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde, CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı oldu.

Zehra Kunt: Atatürk bizim için unutulamaz bir değer.

Bahadır Alemdaroğlu, Genç Anadolu Partisi Genel Başkan yardımcısı; Zehra Kunt ile Röportajı

Bahadır Alemdaroğlu:Öncelikle Zehra Kunt kimdir ve nasıl bir kişiliğe sahiptir? Zehra Kunt:1974 Dereli Giresun doğumluyum. Giresun Lisesi mezunuyum. Bazı özel sektörlerde çalıştım. STK’larda görev aldım. Genç Anadolu Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısıyım. Ülkem ve milletim için her zaman çalışmaya hazırım.

Bahadır Alemdaroğlu:Son dönemde artış gösteren kadın cinayetleri hakkında bir anne ve bir kadın olarak neler düşünüyorsunuz? Cezalar caydırıcı bir nitelik taşıyor mu? Zehra Kunt:Ben bir kadın olarak önce kadınlara ekonomik özgürlük istiyorum. Kadın erkeğe bağımlı olmamalı. Bütün çalışan çalışmayan kadınlara maaş bağlanmalı. Şiddet asla olmamalı. Kadınlar el üstünde ve baş tacı olmalıdır. Cezalar caydırıcı değil ama en önemlisi ekonomik özgürlük. Lütfen kadınlarımızı koruyalım. Unutmayın ki her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır

Bahadır Alemdaroğlu:

Kadın Kolları Başkanı olarak göreviniz nedir?

Zehra Kunt: Kadınlarımıza sahip çıkmak, onları iş hayatına teşvik etmek, onların kendilerine güvenmelerini sağlamak, daha çok başarılı olmaları için yol gösterici olmak.

En önemlisi onların her işi başarabileceğine onları inandırmak.

Şunu bilmeliyiz ki kadının olduğu her yer güzeldir, temizdir ve başarılıdır.

Bahadır Alemdaroğlu: Yine son zamanlarda Atatürk karşıtı hareketler arttı. Bunun asıl sebebi nedir? Zehra Kunt:Bunlara sebep aranmaz. Unutmayın ki kadınlara en çok değeri veren O’dur.

Bunu yapanlar bence onu anlamayanlar,

O’nun kıymetini bilmeyenler, ben bu yapılanları çok cahilce buluyorum.

Atamızın değerini hiç unutmayalım.

Kıymetini bilelim, O’nun sayesinde buradayız, siyasetteyiz, iş hayatındayız.

O bizim için unutulamaz bir değer.

Bahadır Alemdaroğlu: Son olarak sizin bu safhaya gelmenizi sağlayan en önemli kişi kimdir?

O kişinin hangi yönlerini kendinize ait hissettiniz?

Zehra Kunt: Benim bu işi yapmamdaki en önemli etken kadınların her işi başaracağını ve siyasetten çok iyi anladıklarını tüm Türkiye’ye anlatmak.

Ben bir rehber olarak severek ve hep başaracağıma inandığım için çalışıyorum.

Tüm kadınları Genç Anadolu Partisine bekliyorum.

BİR OLURSAK BAŞARIRIZ.

Görüntünün olası içeriği: bitki, çiçek, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: çim ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: çiçek, gökyüzü, bitki, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: okyanus, gökyüzü, açık hava, su ve doğa

Sevda ÖCAL”Belediye Başkanı Ortak akılla plan, proje, iş üretmelidir. “

Sevda ÖCAL”Belediye Başkanı Ortak akılla plan, proje, iş üretmelidir. “

Habervole Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN Sakarya Yaşam Derneği Başkan Yardımcısı Sevda ÖCAL’la Yerel Seçim öncesi İdeal Belediye Başkanı Nasıl Olmalı? diye sordu.

Sevda ÖCAL “Belediye başkanı bir kentin şehri eminidir.Eskilerde başkan seçildiğinde kentin anahtarı şehri emin olarak belediye başkanlarına teslim edilirmiş.

Günümüzde artık belediye başkanına şehrin patronu deniliyor.Belediye başkanı; bir yerleşim yerinde kamusal hizmetlerden sorumlu, seçilmiş en başta gelen kişidir.Başkanın bu özelliğini yetkilerine ve işlevlerine baktığımız zaman görebiliriz.Bu yüzden bu makamı dolduracak kişi de diğer toplum fertlerine göre daha farklı özelliklerin olması gereklidir.Eğer bu niteliklere başkan uyuyorsa bir lider olabilecek ve faaliyetlerine hızla devam edebilecektir.Öncelikle başkan liderlik vasıflarına sahip olmalıdır. Topluma örnek olacak bir kişiliğe sahip olmalıdır. Karar alma sürecinde etkili olmalı, vizyon sahibi olmalı, azimli, başarılı ve bilgili olmalıdır.Halkın içinde kalmaya öncelik vermeli, söz ve davranışları ile bunu kuvvetlendirmelidir.Üretici bir zekaya sahip olmalıdır. Mevcudu korumak yerine daha ileriye taşımayı amaç edinmelidir.Hayalleri olmalıdır. Başkan sözüne sadık olmalıdır. Belediyenin menfaatleri doğrultusunda diğer kurumlarla ilişkileri en yüksek konuma taşımalı, belediyenin hak ve menfaatlerini korumada azami özeni göstermelidir.Sadece kendini seçenleri değil bütün toplumu temsil ettiğinin bilincinde olmalı ve buna göre de hizmetleri yürütmelidir.Çıkar odaklarından uzak kalmalıdır. Bunlarla ilişkiye girmemelidir.Birilerinin istismarına açık olacak davranışlar göstermekten kaçınmalıdır. Toplumu ilgilendiren bütün faaliyetlerin içinde bir lider olarak bulunmalıdır.Toplumla ilişkilerine özen göstermeli ve bunu topluma hissettirmelidir. İşinin önemini iyi anlamalıdır.Vebal sahibi olduğunu asla unutmamalıdır. İmkansızlık bahanesine sığınmamalıdır.Artık Siyasete değil çalışana fırsat verme zamanı gelmiştir. Çünkü bu zamana kadar hep geriye giden geride kalan değişime ayak uyduramayan şehirlerin yeni bir kimliğe kavuşması gerekir diye düşünüyorum.Toplumun ortak ihtiyacını, toplumdan aldığı yetki ve toplumun kaynaklarını kullanarak karşılamaya çalışması gereken belediye başkanları, bir süre sonra topluma hizmeti değil, kendi varlığını sürdürmeyi, kendisini garantiye almayı tercih etmektedir.Bunun tabi sonucu olarak ta topluma güvenmeyen hantal bir bürokratik yapı ortaya çıkmaktadır. Bu amaç değişmeli asıl amaçları topluma hizmet etmek ve bu hizmeti etkin verimli ve kaliteli olarak sunmak olmalıdır.Kapısını halka açık tutmalıdır. Halkın içinde olmalıdır. Halkla kaynaşan insanlar olmalıdır. Gelişen ve değişen teknolojiye ayak uyduran, tanınan ve sevilen, doğru bildiğinden taviz vermeyen vizyon sahibi, sosyal faaliyetleri olan biri olmalıdır.Belediye başkanı çalışkan ve cesur olmalı. Olayların üstüne cesaretle gitmeli.Çağdaş toplumların en önemli nitelikleri kentleşmeyle doğru orantılıdır.İyi bir kentleşme, iyi bir yönetimden geçer. Bu da kısaca belediye başkanı ve ekibi demektir. Belediye başkanı bir kentin bel kemiğidir.

Hizmet ettiği kentin ve yaşayan halkın geleceği, ortaya koyacağı vizyon ile belirlenecektir.Belediye başkanlığı görevini yürütecek kişinin pek çok özelliklere sahip olması gerekiyor. Bu nedenledir ki; belediye başkanının vizyonu ve bunu gerçekleştirmek için gerekli prensip ve kuralları olmalıdır.

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Sevda Öcal dahil, ayakta duran insanlar, ayakkabılar, ağaç ve açık hava

Hizmetine talip olduğu kentin, sosyal ve kültürel özelliklerini çok iyi bilmeli, takip edilen amaçlar hiçbir zaman kişisel olmamalıdır.
Belediye başkanı seçilmek için vaat ettiği tüm talepleri, seçildikten sonra, koltuğa oturduğunda da unutmamalı, yerine getirmelidir.
Şehir emanet edilen kişi, görev yapmak istediği şehri çok iyi tanıdığı gibi, diğer şehirlerdeki gelişmeleri de takip etmeli, her zaman yeniliklere açık olmalıdır.

Görüntünün olası içeriği: Sevda Öcal, gülümsüyor, ayakta, ayakkabılar ve açık hava
Ortak akılla plan, proje, iş üretmelidir.
Yanlışları tenkit etmekle, iş yapmak; haksızlıkları konuşmakla adaleti uygulamak ayrı ayrı şeylerdir.
Zulmü, herkes tenkit eder, ama adaleti herkes uygulayamaz.Hiçbir kimse de bulunmaz
Hint kumaşı değildir.
Mezarlıklar, yerlerinin doldurulamayacağına inanan insanlarla doludur değil mi?
Şehrin imarından önce vatandaşın gönüllerinin imarı yapılmalıdır.

Sevda ÖCAL Diyor Ki
Çağdaş bir cumhuriyet kurmak demek, milletin insanca yaşamasını bilmesi, insanca yaşamanın neye bağlı olduğunu öğrenmesi demektir.
Cumhuriyet, imkân demektir. Cumhuriyet, yalnızca adıyla bile birey özgürlüğünü aşılayan sihirli bir aşıdır. Görülecektir ki, cumhuriyet imkânları olan her memleket, özgürlük davasında er geç başarılı olacaktır. Cumhuriyet, kendisine bağlı olanları en ileri aşamalara götüren imkânları verir. Bağımsızlık ve özgürlüğüne sahip olan milletler, ilerleme yolunda imkânlara sahip demektirler. O halde cumhuriyet, her alanda ilerlemenin de en belirgin teminatıdır. Cumhuriyeti bu anlamıyla ve bu kapsamıyla anlamak gerekir.

SEVDA ÖCAL Kimdir?
Doğum Yılı Ve Yeri: 1977- Ankara/Şereflikoçhisar
GENEL BİLGİLER
Eğitim ve Sertifilakalar
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü (1993-1997)
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Adalet Bölümü
SPK temel düzey lisansı
Bireysel emeklilik aracılığı sertifikası- SEGEM
Yabancı Dil: İngilizce
Bilgisayar MİCROSOFT OFFİCE TOOLS MC EXCEL, WORD, POWER, POİNT, MC OUTLOOK EXPRESS

Kariyerim Süresince Gerek İstanbul’da (Harbiye, Taksim, Beşiktaş)
Gerek Anadolu (Kocaeli, Sakarya)’ da Büyük Montajlı Varlık Bakiyesi Olan Özel Müşterilere Ve Özel Meslek Gruplarına Vermiş Olduğum Satış Ve Danışmanlık Hizmetlerinden Edindiğim Tecrübelerimi, Görev Alacağım Kurumun İhtiyaçlarını, Beklentilerini Ve Hedefleri Doğrultusunda Kullanarak Etkin Ve Maksimum Seviyede Hizmet Sunmak.
Çok Çabuk Öğrenen Ve Öğrendiği Çabuk Uygulamaya Döken İnsan İlişkilerinde Uyumlu Sorunlara Pratik Çözümler Bulan Bir Yapıda Olmam İtibariyle Çalıştığım Kuruma Bu Hasletlerimle Fazlaca Katma Değerler Kazandırmak.
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesinde Aldığım Akademik Bilgiye Binaen 15 Yıllık İş Tecrübe Ve Bilgi Birikimimi Görev Alacağım Saygın Kurumun İhtiyaçları Doğrultusunda En Verimli Şekilde Kullanmak.
İŞ DENEYİMİ
Denizbank.A.Ş Beşiktaş,İzmit,Adapazarı
Atatürk Bulvarı Şubeleri (2005-2013)
Bireysel Danışman/ Müdür Yardımcısı
Demirbank Taş. Taksim Şubesi (2000-2005)
Bireysel Pazarlama Yetkilisi/ Premier Müşteri Temsilcisi
Yaşarbank.AŞ. Harbiye Şubesi (1997-2000)
Bireysel Pazarlama Müşteri Temsilcisi
İnal Hukuk Bürosu/ Eylül 2015-Ocak 2017
Açan Rulman Hırdavat/ Bölge Satış Md/Eylül 2017- Mayıs2018
Talha İnşaat/Satış Müdürü/Mayıs 2018-Devam
E-mail: sevdaocal06@gmail.com

Ruslar termallere hayran kaldı

Termal Su Cenneti HAYMANA

Ruslar termallere hayran kaldı

Termal Sağlık Turizm Derneği’nin (TESTUD) organizasyonunda ilk kezülkemizdeki termallere gelen Rus tur operatörü, sağlık turizmi yetkilileri, gazeteciler,Türkiye’deki termallerin Antalya örneğinde olduğu gibi tanıtılması durumunda Avrupa’darakibi olmayacağını söylediler.

Rusya’da yaklaşık 6 aylık görüşmeler sonrası 90 kişilik turizm heyetininilk ayağı olan 34 Rus yetkili, Ankara’daki termaller ve sağlık kuruluşlarıhakkında bilgi aldı.

     

Termalleri ile ünlü Haymana beldesindeki Grannos Termal Otel’de düzenlenen toplantıya katılan Ural bölgesinin en büyük tur operatör firması RT Plus’ınsahibi Galina Tereshcenko, Türkiye’ye geldiklerinde müziğinden, cam akustiğine,sıcak karşılamadan, olağanüstü sağlık hizmetlerine kadar çok üst düzeyde birtablo ile karşılaştıklarını kaydetti.

-Türkiye, Antalya’dan ibaret sanılıyor-

Yemeklerden, hijyene kadar tüm detayları taktirle karşıladıklarını, ancak kendinin bile bu işe yoğunlaşmasına karşın Türk termalleri konusunda hiç bir tanıtım görmediğini ifade eden Galina Tereshcenko, şunları söyledi:

“Bizler sürekli kapımızı çalan Çekya, Slovenya gibi gölleri ile ünlü ülkelere çok fazla sayıda Rus gönderiyoruz. Türkiye ise Antalya’dan ibaret sanılıyordu. Ta ki TESTUD’un bu zenginliği bize aktarana kadar. Şimdi bu zenginliği yerinde gördüğümüzde Türkiye kaplıcalarına daha fazla odaklandık.Sizden çok daha fazla tanıtım yapmanızı bekliyoruz. Buradaki herkes Türkiye termallerinden etkilendi ama tanıtım ile desteklemeniz, Antalya bölgesinde olduğu gibi fuarlar ile bizlere daha fazla anlatmanız gerekiyor. Ayrıca gelişten gidişekadar tüm ayrıntıları ile bizlere listeler çıkarmanız gerekiyor. Avrupa’ya göre çok daha ucuz bir o kadar daha iyi olan bu tesisler her yıl binlerce turisti ağırlayabilecek kapasitede.”

Haymana Belediye Başkanı Özdemir Turgut da, her kadının güzel olduğunu ancak,Haymana kaplıcalarına giren kadın daha güzel olduğunu savunarak, tüm Rus termaltutkunlarını beldesine davet etti.

Otomatik alternatif metin yok.

Turizm yatırımcısı Kürşat Özdemir ise, Haymana suyunun 3 gün içinde cildi güzelleştirdiğini savundu.

330 gramı 500 dolar olan dünyaca ünlü bir kremde Haymana suyu kullanıldığını ifade eden Özdemir, “Buraya gelirseniz böylesi pahalı bir kremi kullanmaya gerek kalmaz” dedi.

Otomatik alternatif metin yok.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve ayakta duran insanlar

TESTUD Başkanı Yavuz Yılık da, dünyanın en güzel termal tesisleri, en zengin su kaynakları, en güler yüzlü tesis işletmecileri ve personelinin ülkemizde olduğunu belirterek, “Aynı zamanda eş zamanlı alternatif turizm çeşitlerinesahip bir ülkeyiz ve coğrafi konumumuz ile 3 saatlik uçuşla onlarca ülke bize ulaşabiliyor ama ne yazık ki termallerimize bu zamana kadar yeterince turist çekemedik”dedi

-Termal turizmi için bir milat

Termal Sağlık ve Turizm Derneği’nin yaklaşık 6 ay önce bu sorunu gidermek üzere kurulduğunun altını çizen Yılık, şunları söyledi:

“Bu kapsamda ilk durağımız şüphesiz ki bizim için en önemli ülkelerden biri olan komşumuz Rusya oldu. Rusya’ya o kadar sık gittik geldik ki burayı adeta yol yaptık. Biliyorduk ki helva yapmak için buradaki potansiyeli değerlendirmemiz şarttı. Kuzeyin soğuk ülkesinde ağır maden ve sanayi kuruluşlarında dünya ekonomisine katkı sağlamaya çalışan çok değerli Rus kardeşlerimiz, güzelliklerine güzellik katmak isteyen Rus kadınlar, bu ülke deşifa arayan 7’den 70’e herkesle zenginliklerimizi paylaşabilirdik ve yanılmadık. Henüz 3-5 ay olmasına karşın bugün buradasınız; Anadolu’nun tam merkezinde Türkiye’nin başkentindesiniz. Sizlerle bugün güzel bir başlangıca imza atıyoruz. Bu nedenle bugün aslında termal turizmi için bir milat.Bizler kısa süre içerisinde dost ülke Rusya’dan sayıları yüz binlerle ifade edilen turistin termal tesislerimize geleceğini ön görüyoruz. İşte bu noktada tüm termal işletmecilere tesislerinde gereken revizyonları yapmalarını özellikle FTR merkezlerini tamamlamalarını, personel eğitimlerini en kısa sürede tamamlamalarını öneriyoruz. Bu çabamız belki de termal tesislerimizi turizmimizin merkezi haline getirecek. Bu vesileyle başta Rus konuklarımız olmak üzere herkese hoş geldiniz diyor, şifa diliyorum.”

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve ayakta duran insanlar

Başkan Turgut, Rus turistleri Haymana’ya davet etti

Haymana termalleri tanıtım filminin gösteriminin ardından bir konuşma yapan Haymana Belediye Başkanı Özdemir Turgut, Rus tur operatörleri ve sağlık kuruluşu temsilcilerini “Dünyanın En İyi Termal Suyu” olarak tescillenen Haymana termallerine davet etti. Haymana Termal suyunun özellikle anti aging yani yaşlandırmayı geciktirici özelliğine vurgu yapan Başkan Turgut “Haymana kaplıcaları dünyanın en önemli termal su kaynaklarından birisidir. 44,5 derecede çıkan su, hiçbir katkı ya da soğutma işlemine maruz kalmadan doğrudan kullanılır. Bu özelliği ile Haymana suyu, diğer kaplıca ve su kaynaklarından ayrılır. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Zeki Karagülle başkanlığındaki bir heyet tarafından yapılan bilimsel analizler sonucu Haymana suyunun dünyanın en iyi kaplıca suyu olduğu tescillendi. “ dedi.

HAYMANA ile ilgili görsel sonucu

İlk Çağda Haymana

Haymana, yontma taş devri, cilalı taş devri ve maden devrine uzanan bir geçmişin izlerini taşımakta, Hitit, Frigya, Pers, Galat, Roma-Bizans hakimiyetine şahit olmuş, Kral Yolu üzerinde bulunan bir yerleşim yeridir.Haymana, Gavur Kalesi kazılarında ortaya çıkan kültür, tabakalarından anlaşıldığına göre üç kavmin yerleştiği bir belde olmuştur. İlk yerleşim kavim olan Hititler, M.Ö. 2000 yılı başlarında Orta Asya’ dan Kafkaslar üzerinden Anadolu’ ya giren ve büyük bir imparatorluk kurarak 600 sene Anadolu’ da yaşayan bir kavimdir. M.Ö. 1600 yıllarında yapıldığı sanılan Gavur Kalesi bu kavmin Haymana uygarlığının tek kanıtıdır. Kayadaki kabartmaların ve duvar kalıntılarının tarihleri hakkında arkeologların birleştiği nokta, M.Ö. 2000 yıllarının ortasıdır. Bu harabelerin duvar tasvirlerindeki elbiselerden anlaşıldığına göre, Hitit eseri olduğu kesinlik kazanmıştır. Hititlerden sonra Haymana çevresinde medeniyet kuran kavim Friglerdir. M.Ö. 1200′ lerde, Ege göçleri dediğimiz kavimler göçüyle Anadolu’ ya gelenlerin içinde bir Trak kabilesi olan Friglerde bulunuyordu. Frigler, Hitiler’ in yıkılmasıyla onların sahip olduğu yerlerde Hattusaş, Alacahöyük, Pazarlı, Alişar gibi yanmış Hitit şehirlerinin üzerlerinde hüküm sürmeye başladılar. Hitit eseri olan Gavur Kale kazılarında yapılan ikinci kültür bölümünde, Frigyalıların Haymana civarında yaşadığı tespit edilmiştir.

Haymana’ ya Frigyalılardan sonra yerleşen diğer kavim de Galatlardır. Bugün Fransa topraklarında yaşayanGolvarların bir kolu olan Galatlar, İsa’ dan 278 sene önce Trakya’ dan Anadolu’ ya geçtiler. Bir süre Ankara, Galatların en büyük merkezi oldu. Bugünkü Haymana’ nın da içinde bulunduğu ve Romalıların adını verdikleri sıcak su mıntıkası anlamına gelen bölgede yaşadıkları tespit edilmiştir. Ankara ve civarı İ.Ö. 25′ te, Ağustos döneminde Romalı’ ların hakimiyetine geçti. Bugünkü kaplıcaların 1-1,5 Km. doğusunda Yılanteseri denilen mevkide bulunan harabeler Romalılar dönemine aittir. Romalılar bu bölgeyi şifa müessesi olarak kullanmışlardır.

HAYMANA ile ilgili görsel sonucu

Orta Çağda Haymana

Orta Çağ’ da ise 395-1073 yılları arasında hüküm süren Bizanslılar Ankara ve çevresinde yerleşmişler ve burası imparatorluk ordularının kışlık konaklama yeri olarak önem kazanmıştır. Haymana’ da bir çok yerde Bizans kalıntılarına rastlanmıştır. Culuk, Çalış, Cingirli, Durutlar, Emirler eski çalış, Kadıköy, Sarıgöl, Türk höyüğü, Yeniköy, Karahoca, Kara Süleymanlı, Kızılkoyunlu, İkizce, Boyalık, Çayırlı, Çerkezhöyük, Karaağızlı, Oyaca civarında bu döneme ait harabe ve mezarlar bulunmaktadır.

Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerinde Haymana

Daha önce Bizans hakimiyetinde olan Haymana 1127 yılından itibaren Selçuklu Türk hakimiyetine girdi. Selçuklular’ ın Haymana’ da kaldıklarını belgeleyen sadece iki tarihi yapı vardır. Bugün Haymana’ nın Kutluhan köyünün yakınında bulunan Kutluhan Camii ve miladi 1188 yılında yapılmış olan Yenice köprüsüdür. Ankara, Selçuklular’ dan sonra sırasıyla Moğollar’ ın amansız baskıları altında kalmıştır. Kösedağ yenilgisi sonucunda bir müddet İlhanlılar’ ın elne geçti. (1304) İlhanlılar’ ın Ankara’ yı ele geçirmelerinden sonra bozulan Anadolu Selçukluları’ nın ekonomik ve siyasi yapısı, bazı beyliklerin bağımsızlıklarını ilan etmesine yol açmıştır. Bu beyliklerden olan Osmanlılar ilk kez Ankara civarında yerleşmişler ve ilk yurtları da Haymana’ nın Karacadağ ( Altılar ) köyü civarı olmuştur.

Timur 1402 Ankara savaşını kazandıktan sonra Haymana ovasında ilerlemeye başladı ve böylece Haymana Timur İmparatorluğunun eline geçti. Haymana, Timur döneminden sonra Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı topraklarına katıldı. (1521) 16. Yüzyılın sonlarından Ankara Anadolu Eyaleti içinde kendi adıyla anılan bir sancağın ve aynı zamanda bir kadılık bölgesinin merkezi idi. Sancak Ankara, Ayaş, Yabanabad, Çubuk, Şorba, bacı, Yörük, Murtazabad, Çukancak kazaların ayrılmıştır.

Yörük kazası, büyük ve küçük Haymanalar ile Uluyörük, Aydınbeyli, Karakeçili diye adlandırılan ve sancağın güneyini kaplayan yörük bölgesini içine alıyordu. haymana 19 y.y. ilk yarısında 264 köye sahip olan bir kaza merkeziydi. Bugünkü Haymana ilçe merkezi başlangıçta Sivri köyündeydi. 1862′ büyük bir yangın sonucu hükümet konağı yanınca sivriden kaza merkezi halen Haymana’ ya 7 Km. uzaklıktaki Sarı Değirmen ( Elif ) köyüne yeni bie kza merkezi bulununcaya kadar geçici olarak nakl edilmiştir. Orada da 6 yıl kaldıktan sonra 1874′ te tekrar kazan’ ın sşimdiki yeşil yurt ( kadıköy ) koyune nakli icap etmiş ve 1880 yılında ise kasaba merkezi şimdiki yerine kurulmuştur. Kasaba yeri boş bir arazi olup o zamanlarda yalnız kaplıcaları ile tanınmakta idi.

Kurtuluş Savaşı Yıllarında Haymana

23.Ağustos.1921′ de başlayan ve 12.Eylül.1921′ de sona eren ve 22 gün 22 gece sürerek dünya meydan savaşları içerisinde en uzun süreli olan Sakarya Meydan Savaşın’ da Haymana’ nın stratejik önemini ve Haymana ve çevresinde Türk ve Yunan ordularının çarpışmalarını anlatmadan geçmek Siz ziyaretçilerimiz için büyük kayıp olacaktır. işte bu esnada Atatürk’ ün “Hattı müdafa yoktur, Sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” sözleri Haymana’ da söylemiş olması da yine Haymana’ nın Kurtuluş Savaşı sırasındaki önemini açıklayan bir delildir.

Mustafa Kemal, meclisi Ankara’ da toplayarak Ankara’ yı Türk devletinin başkenti yapmıştı. İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunanlılar yeni bir devletin kuruluşunu başından engellemek için işgal ettikleri batı topraklarımızdan Ankara’ ya doğru büyük bir hareket başlattılar. Bu harekatın sonunda Türk ordusu aldığı bir kararla birliklerini geri çekmeye başladı. Ta ki Haymana’ ya kadar.

Yunan birliklerinin Haymana’ ya gelerek Ankara’ yı tehdit etmesi gerek halk üzerinde ve gerekse Meclis’ te büyük sıkıntıların yaşanmasına neden oldu. Halk uzun konvoylar halinde Ankara’ dan daha güvenli yerlere; Kayseri, Sivas, Kırşehir’e doğru şehri terk etmeye başladı. Tam bir panik havası yaşanmakta idi. İşte bundan sonra Mustafa Kemal sahneye çıkarak 5.Ağustos.1921′ de Meclis’ ten başkomutanlık rütbesini alarak büyük yetki ve söz sahibi olarak orduların başına geçti. Artık Yunan’ ı Ankara’ nın burnunun dibinden atmanın zamanı gelmişti. Başkomutanlık karargahı Ankara-Polatlı karayolu üzerindeki Alagöz köyünde kurulur.

Amacı Ankara’ ya girerek Milli Mücadelenin merkezini dağıtmnak olan Yunan saldırısı 23.Ağustos.1921′ de başladı. 24.Tümen ve 47. Alaydan oluşan 1. Grubumuz Haymana’ nın kaltaklı mıntıkasını koruyacaktı. 24.Ağustos’ ta muharebe 90 Km.’ lik bir cephede hakiki şiddetine ulaştı. Ağırlık merkezi Beylikköprü’ den itibaren güneye doğru idi. Mevziler sürekli olarak el değiştiriyordu. Yunanlıların karşılaştıkları bu inatçı direniş karşısında ilk ümit kırıklarını 25.ağustos’ ta duydukları sanılır. Yunanlıların asıl hedefi Çaldağ zirvelerini ele geçirmekti. Sonraki günlerde kanlı çarpışmalar sonucunda nihayet Çaldağ’ da Yunanlılar’ ın eline geçti. Fakat Türk birlikleri yine de çekilmedi. Türk ordusu savaşın en kritik gününü 1.Eylül.1921′ de yaşamıştır. Yunan ordusu Haymana ve Çaldağ yönlerinde önemli gelişmeler göstermiştir. Türk Baş Komutanlığı bütün yedek birliklerini bu bölge de savaşa sürmüştür. Türk birlikleri haymana’ nın elden çıkmaması için çok kan dökmüş, ve mevcutları 30 ere inmiş yiyecek sıkıntısı çekmişlerdir.

Türk romanında Kurtuluş Savaşı’ nı en iyi anlatan eselerden biri hiç şüphesiz Yakup Kadri Karaosmanoğlu’ nun “Yaban” adlı romanıdır. Eserin en önemli sahnesi şöyledir ;

  • Biliyorum Beyim sende onlardansın, emme,

  • Onlar kim ?

  • Aha Kemal Paşa’ dan yana olanlar…

  • İnsan Türk olurda, nasıl Kemal Paşa’ dan yana olmaz ?

  • Biz Türk değiliz ki beyim.

  • Ya nesiniz ?

  • Biz İslâmız, Elhemdüllilllah… O senin dediklerin Haymana’ da yaşarlar. ( Sayfa 139 )

Kurtuluş savaşı sırasında Çal Tepesi’ nin stratejik bakımdan büyük önemi olmuştur. Bu savaşın en kanlı bölümü Haymana’ da cereyan etmiştir. En önemli mevkii de Çal Tepesi olmuştur. Nitekim başkomutan Mustafa Kemal’ de bunun farkındadır. O sıralar Ata’ nın yanından hiç ayrılmayan Halide Edip, gördüklerini daha sonra anılarında anlatmıştır.

Haymana’ nın şanlı tarihi hakkında elimizden geldiği kadar sizi bilgilendirmeye çalıştık.

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, otobüs ve açık havaHAYMANA ile ilgili görsel sonucu