kategori Arşivleri: Belediye

112 şoförü Nuri Bayraktar Burhaniye Belediye Başkanlığı’na Aday Oldu

Burhaniye’de Ambulans Şoförlüğü Görevinden İstifa Eden Akçaabatlı Nuri Bayraktar (52), Belediye Başkanlığı İçin Burhaniye’de Bağımsız Aday Olduğunu Açıkladı.

Burhaniye’de Yaşayan Evli ve 3 Çocuk Babası Nuri Bayraktar, Yaklaşık 15 Yıldır Görev Yaptığı İlçe Devlet Hastanesindeki Ambulans Şoförlüğü Görevinden İstifa Ederek, 31 Mart’ta Yapılacak Yerel Seçimlerde Burhaniye Belediye Başkanlığı İçin Bağımsız Adaylığını Açıkladı.

30 Yıldır Burhaniye’de Yaşadığını ve Sorunların Çözümüne Talip Olduğunu Belirten Bayraktar, Burhaniyelilere Güvendiğini ve Sosyal Belediyeciliğe Önem Vereceğini Söyledi.
Özel Sektörle İş Birliği Yaparak İstihdam Sağlamayı Amaçladığını Kaydeden Nuri Bayraktar, “Aslen Trabzon Akçaabatlıyım. Ancak, 30 Yıldır Burhaniye’de Oturuyorum. Bunun İçin de Sorunları Yakından Biliyorum.

Bunun İçin Aday Oldum.

İlçemizde Otopark Sorunu Çok Büyük. Bunu Önlemeye Yönelik Çalışmalarımız Olacak.

Şu Anda Mevcut Bulunan Sebze Pazarının Olduğu Yere 3 Katlı Pazar Yeri Yapacağım.

Kırsal Mahallerimizle İlgili de Önemli Projelerimiz Olacak. İşsizliği Önlemek İçin Özel Sektörle İş Birliği Yaparak İstihdam Sağlayacağım.

Projelerimi Anlatabilmek İçin Gidilmedik Kapı, Sıkmadık El Bırakmayacağım.

Bugünden İtibaren Çalışmalarıma Başladım.

İlçemize Yararlı Olacağıma İnanıyorum” Dedi.

Burhaniye’de 30 yıldır yaşamını sürdürdüğünü söyleyen bağımsız belediye başkan adaşı Nuri Bayraktar, “ Burhaniye’nin kaderi bu güne kadar sürekli kaybetmek olmuş.

Özellikle son yıllara baktığımızda Burhaniye bir karış ileriye gidemez olmuş.

Yani olduğu yerde saymış.

Artık ben varım.

Vizyonum var.

Bu vizyonumu Burhaniye’nin son 20 yılda kaybettiklerini geri alabilmemiz için benim belediye başkanlığım bir fırsattır.

Burhaniye vatandaşlarım her gün Burhaniye sokaklarında dolaşıyor.

Kaldırımdaki parke taşların bile sayısını biliyor.

Çünkü değişen bir şey yok.

Her şey aynı.

İşte yüzlerce cana hayat vererek yaşama döndüren Nuri Bayraktar kararlı.

Burhaniye’yi de yapacağım icraatlar ile hayata döndürmeye kararlıyım” dedi.

Burhaniye halkına güveniyorum.

Bağımsızlığa inanıyorum.

Bu nedenle oylarınızı istiyorum” dedi.

                         

Burhaniye'nin Kaderini  31  Mart  Pazar  günü Burhaniyeliler  belirleyecek.

Doğanın tüm renklerinin bir arada olduğu güzel Ege ilçesi: Burhaniye

Güzel ilçe olan Burhaniye’nin Kaderini  31  Mart  Pazar  günü Burhaniyeliler  belirleyecek.

Burhaniye  ilçesinin Gelişmesi ve  Geleceğe  taşınması için Halk  Sandığa  gidecek  ve  diyecek ki  Bu  güne kadar istediğimiz  gibi olmadı.Ortak akıl devreye  girmedi.Ortak  Akıl  ile  Burhaniye İlçesinde  yaşayan Bütün Vatandaşların Yüzünün  güleceği çalışmayı  yapmak için Nuri Bayraktar  Bu  ilçe daha  iyi  yerde  olmalıdır  dedi   ve  Bağımsız Burhaniye Belediye Başkan Adayı Oldu.

Habervole  Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN Bağımsız Burhaniye Belediye Başkan Adayı Nuri Bayraktar ile  31 Mart  Yerel  Seçimi  öncesi  Burhaniye’yi  Masaya  yatırdı.

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, oturan insanlar

Kazdağları’nın eteğinde, doğanın tüm renklerinin bir arada olduğu güzel Ege ilçesi: Burhaniye

F.D.-Burhaniye’yi  bize  anlatırmısınız?

Nuri Bayraktar”Burhaniye, Balıkesir ilinin Ege Denizi kıyısında bulunan bir ilçesidir. Kuzey Ege olarak tanımlanan bölge coğrafyası içindedir. Ağırlıklı olarak zeytinyağı üretimine yönelik zeytincilik ve iç turizm merkezidir. Çanakkale-İzmir Karayolu ilçe merkezinden geçer

Edremit Körfezi kıyısında yer alan Burhaniye, Balıkesir’in ilçelerinden biridir. Balıkesir’e 90 kilometre uzaklıkta yer alan Burhaniye, Ören ve İskele olmak üzere iki mahalleden oluşur.
Tarihi oldukça eski dönemlere dayanan bir bölgede yer alan Balıkesir Burhaniye her zaman önemli bir liman kenti olmuştur. Doğal güzelliklerinin yanı sıra arkeolojik ve tarihi zenginlikler açısından da birçok varlığa sahiptir.

Kaya sunakları, balıkçı tekneleri, harika kumsalı, tertemiz denizi, oksijen deposu havası ve güler yüzlü insanları ile Burhaniye Ege’nin en sevimli, görülesi tatil beldelerinden biridir.

Balıkesir Burhaniye küçük ve sevimli bir kıyı ilçesi. Özellikle yaz aylarında tatil için sıklıkla tercih edilen bir yer. Bu nedenle ilçede yeterli sayıda konaklama tesisi ve otel mevcut.

Görüntünün olası içeriği: Nuri Bayraktar, ayakta, çiçek, bitki ve açık hava

Eğer tatilinizi Burhaniye’nin sakin ve huzurlu ortamında geçirmek istiyorsanız değişik alternatifleriniz var. Balıkesir Burhaniye’de yer alan oteller genellikle Ören bölgesindedir. Burhaniye’de dilerseniz 4 yıldızlı bir tatil köyünde konaklayabilir veya daha küçük tatil otellerini ve pansiyonları tercih edebilirsiniz.

Burhaniye otellerinin hemen hepsi denize yürüme mesafesinde yer alıyor. İlçe merkezine de oldukça yakın konumda bulunan Balıkesir Burhaniye otelleri hizmet kalitesi ve olanakları ile misafirlerine huzurlu bir tatil sunuyor.

Edremit Körfezi’nin kıyısında, huzurlu atmosferiyle yıl içerisinde birçok turistin tatil noktalarından biridir Burhaniye.
Burhaniye Balıkesir’in bir ilçesi olup, Kaz Dağları’nın eteklerinde konuşlanmıştır. Bu güzel ilçe Balıkesir’e yaklaşık 90 kilometrelik bir mesafede yer alıyor ve iki mahalleden oluşuyor; Ören ve İskele mahalleleri…

Her dönem önemli bir liman kenti olan Burhaniye’de tekne turlarına katılmak, birbirinden güzel plajlarında güneşlenip denizin tadını çıkarmak yılın tüm yorgunluğunu alıp götürür.

Görüntünün olası içeriği: Nuri Bayraktar

Burhaniye, yaz turizmi açısından önemli bir yer olduğu için bölgede birçok konaklama tesisi bulunuyor. Burhaniye otellerinin hizmet kalitesi yüksektir. Bölgede kent oteli, 3-4 yıldızlı otel, butik otel, apart otel ve pansiyon hizmeti sunan tesisler yer alıyor.

Tabii en ekonomik Burhaniye otel fiyatları pansiyonlara aittir. Diğer konaklama tesisleri pansiyon işletmelerine göre biraz daha yüksek fiyatlara sahiptir.

Burhaniye otel fiyatları diğer yıllara göre 2019 yılında çok fazla yükselmemiştir. Burhaniye otel fiyatları yaz sezonunda artarken, kış sezonuyla birlikte düşmeye başlar. Yaz aylarında bir gecelik Burhaniye otel fiyatları 80-130 TL arasında değişirken, bu fiyatlar kış mevsiminde 25-60 TL’ye kadar düşer.

Bir gecelik Burhaniye otel fiyatlarına oda kahvaltı hizmeti dahil olurken, her şey dahil hizmet tercih ettiğinizde fiyatlar değişmektedir. Tabii Burhaniye otel fiyatlarını yükselten bir diğer faktör ise seçeceğiniz oda tipidir. Standart, triple, suit ve double odaların bir gecelik fiyatları birbirinden farklıdır.

Burhaniye otel fiyatları sayfamızı ziyaret ederek Burhaniye’deki otellerin konumları, odaları, hizmetleri ve fiyatları hakkında detaylı bilgi edinebilir ve rezervasyon işlemleriniz gerçekleştirebilirsiniz.

Burhaniye, Ege Bölgesinde Balıkesir iline bağlı bir ilçedir. Burhaniye’nin yüzölçümü 607 kilometrekaredir. Burhaniye kuzeyde Edremit, doğuda Havran, güneyde İzmir, batıda Edremit körfezi ile çevrilidir.


Burhaniye’nin güney kesiminde Madra Dağı vardır. Madra Dağı, Burhaniye’nin en yüksek kesimidir. Burhaniye’nin iç kesimlerine kadar sokularak kıyıya doğru alçalan dağların etekleri yer yer akarsu vadileriyle parçalanmıştır. Burhaniye’nin en önemli su kaynağı Havran Çayıdır. Burhaniye Ovası, Edremit ve Havran ovalarının uzantısı durumundadır.
Burhaniye’de başlıca geçim kaynağı zeytinciliktir. Burhaniye’de zeytinlikler özellikle kıyılarda geniş alanlar kaplar. Balıkesir’deki 10 milyon zeytin ağacının 3 milyonu Burhaniye’dedir. Burhaniye’nin önemli geçim kaynaklarından biriside meyveciliktir. Burhaniye’de 70’li yıllardan itibaren kurulmaya başlanan mandalina bahçeleri geniş alanlara yayılmıştır. Burhaniye’de ayrıca incir ve üzüm yetiştirilmektedir. Burhaniye’de önemli miktarda olmamakla birlikte tahıl ve çeşitli baklagillerde üretilmektedir. Burhaniye’de ormancılık ve arıcılık da yapılmaktadır.

Burhaniye’de zeytinyağı ve sabun üreten bir çok orta ölçekli işletme vardır. Burhaniye’de 70’li yıllardan itibaren turizm önem kazanmıştır. Özellikle Burhaniye’de Ören konaklama tesisleri ve plajları ile önem kazanmıştır.

Burhaniye kenti kıyıdan 4 kilometre içeride kurulmuştur. Burhaniye’nin Ören ve İskele adlı iki mahallesi Ege Denizi kıyısındadır. Burhaniye’nin en önemli tarihsel yapısı Hacı Ahmed Camisi’dir. Burhaniye Belediyesi 1868 yılında kurulmuştur. Burhaniye nüfusu 58.775’dir.

Burhaniye sahip olduğu tarihsel ve doğal güzellikleri ile Ege’nin tüm güzelliklerini sizlere sunmaktadır. Burhaniye’de balığın en lezzetlisini yer, denizin en berrağında yüzer, kumsalın en güzelin vakit geçirirsiniz. Burhaniye Alplerden sonra oksijenin en bol olduğu havası, termal kaynakları ve tabiatın mucizesi zeytinyağı ile size kendinizi yenileme imkanı sunmaktadır. Burhaniye’de düşük nem oranında yazın bunalmadan tatilinizi yaparsınız. Doğal bitki örtüsü ve yaban hayatı ile Burhaniye av tutkunları içinde her türlü imkana sahiptir. Burhaniye’nin hemen yanıbaşında bulunan Madra dağı doğa tutkunlarını, trekkin severlerin, yazın yaylaları ile mis gibi yayla havasında nefes almak isteyenler için muhteşem yerlerdir.

Burhaniye zengin bir tarihi birikime ev sahipliği yapmaktadır. Adramytteion, Kaya Sunakları, Hisarkale Burçları, Okuf Köprüsü, Fugla Tepe, Kaplan Sivrisi Burhaniye’nin gezilip görülmesi gereken yerlerindendir.

Kaz Dağları, ülkemizin en önemli zenginliklerinden biri bana göre. Antik dönemlerden bu yana pek çok efsaneye konu olan ve İda Dağı olarak da bilinen Kazdağları, “Tanrıların armağanı” olarak tasvir edilen tam bir doğa harikası.

Şehrin korkunç havasından kurtulmak için yapabileceğiniz en iyi şey Kazdağları’na kaçmak. Zeytin bahçeleri, kızılçam ve daha da yükseklerde meşe ve karaçam ormanlarıyla kaplı bu güzel coğrafya, Ege’nin yakıcı sıcağından bunalanlar için tam bir kaçış yeri. Öyle ki yaz ortasında bile geceleri serinlikten dolayı ürperiyorsunuz.

Kalabalık tatil ortamlarından uzak, sakin, huzurlu, dingin bir ortamda tatil yapmak isteyenler için Kazdağları her mevsim gidilebilecek bir coğrafya. Karpuz çatlatan soğuk kaynaklar, cıvıl cıvıl kuş sesleri ile kaynaşan şelale sesleri, şehirlerin boğucu gürültüsünden uzak huzurlu bir ortam sunuyor kendisine sığınanlara. Serinlikle misafirlerine yaz sıcağını unuttururken, şifalı kaynaklarından mutluluk ve huzur sunuyor.

     

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, Nuri Bayraktar dahil, gülümseyen insanlar, oturan insanlar ve açık hava

Dünyanın ilk güzellik yarışması Kazdağları’ndaydı

İzmirli Şair Homeros İlyada adlı eserinde Kazdağları’ndan “Bol pınarlı vahşi hayvanların anası” olarak söz etmiş. Afrodit, Hera ve Athena’nın katıldıkları, Truva Savaşı’na yol açan o meşhur güzellik burada yapıldı. Zeus burada doğdu, tanrılar Truva Savaşı’nı buradan izledi ve karısı Hera ile bu dağda evlendi.

Görüntünün olası içeriği: bulut ve açık hava

Troya Savaşı’nın baş aktörlerinden Paris bu dağlarda çobanlık yaparmış. Nuh’un gemisinin İda’da olduğunu söyleyenler de var. Sarıkız efsanesi ise bugün hala dilden dile dolaşıyor.

Görüntünün olası içeriği: 18 kişi, Nuri Bayraktar dahil, gülümseyen insanlar, iç mekan

Fotoğraf açıklaması yok.Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Nuri Bayraktar dahil, gülümseyen insanlar, oturan insanlar

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, Nuri Bayraktar dahil, gülümseyen insanlar, oturan insanlar, gözlük ve yakın çekim

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, at ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: ev, gökyüzü, ağaç, bitki, açık hava ve doğa

CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı Sevda ÖCAL

Sevda ÖCAL, CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı oldu

Sakarya  Yaşam Derneği Başkan Yardımcısı  Sevda ÖCAL, CHP’den, SAKARYA Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday adayı için  CHP Sakarya Teşkilatına müracatını yaptı.

Bankacı  ve  Yönetici  Sevda ÖCAL CHP Sakarya Teşkilatında  İşçi ve Memur Sendikaları Başkan Yardımcısı Gültaç Onay’a  Adaylık  Belgelerini  teslim  etti.

Sevda  ÖCAL; Çıkmış olduğumuz bu yolda Hem Partimiz Hem ilimiz Hem Ülkemiz adına  hayırlı olsun”.

Sevda ÖCAL, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin aydınlık çatısı altında, sizlerin önünde Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adaylığımı açıklamaktan onur ve mutluluk duyuyorum” dedi.

Klasik belediyecilik anlayışının dışına çıkacağını, Sakarya’yı yeni nesil belediyecilik anlayışıyla yönetmeye talip olduğunu söyleyen ÖCAL, “Alışılmış, klasik belediyecilik değil yeni nesil belediyeciliği gerçekleştireceğim. Size bu konuda söz veriyorum. Halkla, kurumlarla, iş dünyasıyla bir paydaşlık merkezi kuracağım. Tarihsel ve kültürel değerleri koruyacağım. Hiçbir ayrım yapmadan yurttaşlarımızın sorunlarını çözeceğim, eylem planlarında bulunacağım. Sakarya’yı ayrıcalıklı bir yıldız yapan, kültürel ve doğal özelliklerini koruyacağım. Yeni trend belediyecilik uygulamaları yapmak için geliyorum” dedi

Başkan Yardımcısı Gültaç Onay” Sevda ÖCAL’ın Sakarya Büyükşehir Belediyesin’e aday  adayı   olması   bizleri  memnun etti. İl  Başkanım  Erdoğan Isır  adına  Aday  adaylığı   belgelerini  teslim  alıyorum.Hayırlı olsun”dedi

CHP  Sakarya  İl  Başkanlığına  Aday  adaylık   başvurusunu  yapan  Sevda  ÖCAL  Gazetecilerin  sorularını  cevaplandırdı.

BELEDİYE  BAŞKANI  NASIL  OLMALI SORUSUNA

ÖCAL” Belediye başkanı; bir yerleşim yerinde kamusal hizmetlerden sorumlu, seçilmiş en başta gelen kişidir. Başkanın bu özelliğini yetkilerine ve işlevlerine baktığımız zaman görebiliriz.

Bu yüzden bu makamı dolduracak kişi de diğer toplum fertlerine göre daha farklı özelliklerin olması gereklidir.

Eğer bu niteliklere başkan uyuyorsa bir lider olabilecek ve faaliyetlerine hızla devam edebilecektir.

Öncelikle başkan liderlik vasıflarına sahip olmalıdır. Topluma örnek olacak bir kişiliğe sahip olmalıdır.

Karar alma sürecinde etkili olmalı, vizyon sahibi olmalı, azimli, başarılı ve bilgili olmalıdır.

Halkın içinde kalmaya öncelik vermeli, söz ve davranışları ile bunu kuvvetlendirmelidir.

Üretici bir zekaya sahip olmalıdır.

Mevcudu korumak yerine daha ileriye taşımayı amaç edinmelidir.

Hayalleri olmalıdır.

Başkan sözüne sadık olmalıdır.

Belediyenin menfaatleri doğrultusunda diğer kurumlarla ilişkileri en yüksek konuma taşımalı, belediyenin hak ve menfaatlerini korumada azami özeni göstermelidir.

Sadece kendini seçenleri değil bütün toplumu temsil ettiğinin bilincinde olmalı ve buna göre de hizmetleri yürütmelidir.

Birilerinin istismarına açık olacak davranışlar göstermekten kaçınmalıdır.

Toplumu ilgilendiren bütün faaliyetlerin içinde bir lider olarak bulunmalıdır.

Toplumla ilişkilerine özen göstermeli ve bunu topluma hissettirmelidir.

İşinin önemini iyi anlamalıdır.

Vebal sahibi olduğunu asla unutmamalıdır.

İmkansızlık bahanesine sığınmamalıdır.

Artık Siyasete değil çalışana fırsat verme zamanı gelmiştir. Çünkü bu zamana kadar hep geriye giden geride kalan değişime ayak uyduramayan şehirlerin yeni bir kimliğe kavuşması gerekir diye düşünüyorum.

Toplumun ortak ihtiyacını, toplumdan aldığı yetki ve toplumun kaynaklarını kullanarak karşılamaya çalışması gereken belediye başkanları, bir süre sonra topluma hizmeti değil, kendi varlığını sürdürmeyi, kendisini garantiye almayı tercih etmektedir.

Bunun tabi sonucu olarak ta topluma güvenmeyen hantal bir bürokratik yapı ortaya çıkmaktadır.

 Bu amaç değişmeli asıl amaçları topluma hizmet etmek ve bu hizmeti etkin verimli ve kaliteli olarak sunmak olmalıdır.

Kapısını halka açık tutmalıdır.

 Halkın içinde olmalıdır.

Halkla kaynaşan insanlar olmalıdır.

Gelişen ve değişen teknolojiye ayak uyduran, tanınan ve sevilen, doğru bildiğinden taviz vermeyen vizyon sahibi, sosyal faaliyetleri olan biri olmalıdır.

Belediye başkanı çalışkan ve cesur olmalı.

Olayların üstüne cesaretle gitmeli.

Çağdaş toplumların en önemli nitelikleri kentleşmeyle doğru orantılıdır.

İyi bir kentleşme, iyi bir yönetimden geçer.

Bu da kısaca belediye başkanı ve ekibi demektir.

Belediye başkanı bir kentin bel kemiğidir.

Hizmet ettiği kentin ve yaşayan halkın geleceği, ortaya koyacağı vizyon ile belirlenecektir

Belediye başkanlığı görevini yürütecek kişinin pek çok özelliklere sahip olması gerekiyor.

Bu nedenledir ki; belediye başkanının vizyonu ve bunu gerçekleştirmek için gerekli prensip ve kuralları olmalıdır.

Hizmetine talip olduğu kentin, sosyal ve kültürel özelliklerini çok iyi bilmeli, takip edilen amaçlar hiçbir zaman kişisel olmamalıdır.

Belediye başkanı seçilmek için vaat ettiği tüm talepleri, seçildikten sonra, koltuğa oturduğunda da unutmamalı, yerine getirmelidir.

Şehir emanet edilen kişi, görev yapmak istediği şehri çok iyi tanıdığı gibi, diğer şehirlerdeki gelişmeleri de takip etmeli, her zaman yeniliklere açık olmalıdır.

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adayı Sevda ÖCAL CHP Sakarya Teşkilatına başvurusunu yaptı

      

SEVDA ÖCAL Özgeçmişi

Doğum Yılı Ve Yeri: 1977- Ankara/Şereflikoçhisar

GENEL BİLGİLER

Eğitim ve Sertifilakalar

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü (1993-1997)

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Adalet Bölümü

SPK temel düzey lisansı

Bireysel emeklilik aracılığı sertifikası- SEGEM

Yabancı Dil: İngilizce

Bilgisayar MİCROSOFT OFFİCE TOOLS MC EXCEL, WORD, POWER, POİNT, MC OUTLOOK EXPRESS

Kariyerim Süresince Gerek İstanbul’da (Harbiye, Taksim, Beşiktaş)

Gerek Anadolu (Kocaeli, Sakarya)’ da Büyük Montajlı Varlık Bakiyesi Olan Özel Müşterilere Ve Özel Meslek Gruplarına Vermiş Olduğum Satış ve Danışmanlık Hizmetlerinden Edindiğim Tecrübelerimi, Görev Alacağım Kurumun İhtiyaçlarını, Beklentilerini Ve Hedefleri Doğrultusunda Kullanarak Etkin Ve Maksimum Seviyede Hizmet Sunmak.

Çok Çabuk Öğrenen Ve Öğrendiği Çabuk Uygulamaya Döken İnsan İlişkilerinde Uyumlu Sorunlara Pratik Çözümler Bulan Bir Yapıda Olmam İtibariyle Çalıştığım Kuruma Bu Hasletlerimle Fazlaca Katma Değerler Kazandırmak.

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesinde Aldığım Akademik Bilgiye Binaen 15 Yıllık İş Tecrübe Ve Bilgi Birikimimi Görev Alacağım Saygın Kurumun İhtiyaçları Doğrultusunda En Verimli Şekilde Kullanmak.

İŞ DENEYİMİ

Denizbank.A.Ş Beşiktaş,İzmit,Adapazarı

Atatürk Bulvarı Şubeleri (2005-2013)

Bireysel Danışman/ Müdür Yardımcısı

Demirbank Taş. Taksim Şubesi (2000-2005)

Bireysel Pazarlama Yetkilisi/ Premier Müşteri Temsilcisi

Yaşarbank.AŞ. Harbiye Şubesi (1997-2000)

Bireysel Pazarlama Müşteri Temsilcisi

İnal Hukuk Bürosu/ Eylül 2015-Ocak 2017

Açan Rulman Hırdavat/ Bölge Satış Md/Eylül 2017- Mayıs2018

Talha İnşaat/Satış Müdürü/Mayıs 2018-Devam

CHP Adapazarı İlçe Teşkilatı üyesi olan Sevda ÖCAL 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak olan Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde, CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı oldu.

Sevda ÖCAL”Belediye Başkanı Ortak akılla plan, proje, iş üretmelidir. “

Sevda ÖCAL”Belediye Başkanı Ortak akılla plan, proje, iş üretmelidir. “

Habervole Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN Sakarya Yaşam Derneği Başkan Yardımcısı Sevda ÖCAL’la Yerel Seçim öncesi İdeal Belediye Başkanı Nasıl Olmalı? diye sordu.

Sevda ÖCAL “Belediye başkanı bir kentin şehri eminidir.Eskilerde başkan seçildiğinde kentin anahtarı şehri emin olarak belediye başkanlarına teslim edilirmiş.

Günümüzde artık belediye başkanına şehrin patronu deniliyor.Belediye başkanı; bir yerleşim yerinde kamusal hizmetlerden sorumlu, seçilmiş en başta gelen kişidir.Başkanın bu özelliğini yetkilerine ve işlevlerine baktığımız zaman görebiliriz.Bu yüzden bu makamı dolduracak kişi de diğer toplum fertlerine göre daha farklı özelliklerin olması gereklidir.Eğer bu niteliklere başkan uyuyorsa bir lider olabilecek ve faaliyetlerine hızla devam edebilecektir.Öncelikle başkan liderlik vasıflarına sahip olmalıdır. Topluma örnek olacak bir kişiliğe sahip olmalıdır. Karar alma sürecinde etkili olmalı, vizyon sahibi olmalı, azimli, başarılı ve bilgili olmalıdır.Halkın içinde kalmaya öncelik vermeli, söz ve davranışları ile bunu kuvvetlendirmelidir.Üretici bir zekaya sahip olmalıdır. Mevcudu korumak yerine daha ileriye taşımayı amaç edinmelidir.Hayalleri olmalıdır. Başkan sözüne sadık olmalıdır. Belediyenin menfaatleri doğrultusunda diğer kurumlarla ilişkileri en yüksek konuma taşımalı, belediyenin hak ve menfaatlerini korumada azami özeni göstermelidir.Sadece kendini seçenleri değil bütün toplumu temsil ettiğinin bilincinde olmalı ve buna göre de hizmetleri yürütmelidir.Çıkar odaklarından uzak kalmalıdır. Bunlarla ilişkiye girmemelidir.Birilerinin istismarına açık olacak davranışlar göstermekten kaçınmalıdır. Toplumu ilgilendiren bütün faaliyetlerin içinde bir lider olarak bulunmalıdır.Toplumla ilişkilerine özen göstermeli ve bunu topluma hissettirmelidir. İşinin önemini iyi anlamalıdır.Vebal sahibi olduğunu asla unutmamalıdır. İmkansızlık bahanesine sığınmamalıdır.Artık Siyasete değil çalışana fırsat verme zamanı gelmiştir. Çünkü bu zamana kadar hep geriye giden geride kalan değişime ayak uyduramayan şehirlerin yeni bir kimliğe kavuşması gerekir diye düşünüyorum.Toplumun ortak ihtiyacını, toplumdan aldığı yetki ve toplumun kaynaklarını kullanarak karşılamaya çalışması gereken belediye başkanları, bir süre sonra topluma hizmeti değil, kendi varlığını sürdürmeyi, kendisini garantiye almayı tercih etmektedir.Bunun tabi sonucu olarak ta topluma güvenmeyen hantal bir bürokratik yapı ortaya çıkmaktadır. Bu amaç değişmeli asıl amaçları topluma hizmet etmek ve bu hizmeti etkin verimli ve kaliteli olarak sunmak olmalıdır.Kapısını halka açık tutmalıdır. Halkın içinde olmalıdır. Halkla kaynaşan insanlar olmalıdır. Gelişen ve değişen teknolojiye ayak uyduran, tanınan ve sevilen, doğru bildiğinden taviz vermeyen vizyon sahibi, sosyal faaliyetleri olan biri olmalıdır.Belediye başkanı çalışkan ve cesur olmalı. Olayların üstüne cesaretle gitmeli.Çağdaş toplumların en önemli nitelikleri kentleşmeyle doğru orantılıdır.İyi bir kentleşme, iyi bir yönetimden geçer. Bu da kısaca belediye başkanı ve ekibi demektir. Belediye başkanı bir kentin bel kemiğidir.

Hizmet ettiği kentin ve yaşayan halkın geleceği, ortaya koyacağı vizyon ile belirlenecektir.Belediye başkanlığı görevini yürütecek kişinin pek çok özelliklere sahip olması gerekiyor. Bu nedenledir ki; belediye başkanının vizyonu ve bunu gerçekleştirmek için gerekli prensip ve kuralları olmalıdır.

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Sevda Öcal dahil, ayakta duran insanlar, ayakkabılar, ağaç ve açık hava

Hizmetine talip olduğu kentin, sosyal ve kültürel özelliklerini çok iyi bilmeli, takip edilen amaçlar hiçbir zaman kişisel olmamalıdır.
Belediye başkanı seçilmek için vaat ettiği tüm talepleri, seçildikten sonra, koltuğa oturduğunda da unutmamalı, yerine getirmelidir.
Şehir emanet edilen kişi, görev yapmak istediği şehri çok iyi tanıdığı gibi, diğer şehirlerdeki gelişmeleri de takip etmeli, her zaman yeniliklere açık olmalıdır.

Görüntünün olası içeriği: Sevda Öcal, gülümsüyor, ayakta, ayakkabılar ve açık hava
Ortak akılla plan, proje, iş üretmelidir.
Yanlışları tenkit etmekle, iş yapmak; haksızlıkları konuşmakla adaleti uygulamak ayrı ayrı şeylerdir.
Zulmü, herkes tenkit eder, ama adaleti herkes uygulayamaz.Hiçbir kimse de bulunmaz
Hint kumaşı değildir.
Mezarlıklar, yerlerinin doldurulamayacağına inanan insanlarla doludur değil mi?
Şehrin imarından önce vatandaşın gönüllerinin imarı yapılmalıdır.

Sevda ÖCAL Diyor Ki
Çağdaş bir cumhuriyet kurmak demek, milletin insanca yaşamasını bilmesi, insanca yaşamanın neye bağlı olduğunu öğrenmesi demektir.
Cumhuriyet, imkân demektir. Cumhuriyet, yalnızca adıyla bile birey özgürlüğünü aşılayan sihirli bir aşıdır. Görülecektir ki, cumhuriyet imkânları olan her memleket, özgürlük davasında er geç başarılı olacaktır. Cumhuriyet, kendisine bağlı olanları en ileri aşamalara götüren imkânları verir. Bağımsızlık ve özgürlüğüne sahip olan milletler, ilerleme yolunda imkânlara sahip demektirler. O halde cumhuriyet, her alanda ilerlemenin de en belirgin teminatıdır. Cumhuriyeti bu anlamıyla ve bu kapsamıyla anlamak gerekir.

SEVDA ÖCAL Kimdir?
Doğum Yılı Ve Yeri: 1977- Ankara/Şereflikoçhisar
GENEL BİLGİLER
Eğitim ve Sertifilakalar
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü (1993-1997)
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Adalet Bölümü
SPK temel düzey lisansı
Bireysel emeklilik aracılığı sertifikası- SEGEM
Yabancı Dil: İngilizce
Bilgisayar MİCROSOFT OFFİCE TOOLS MC EXCEL, WORD, POWER, POİNT, MC OUTLOOK EXPRESS

Kariyerim Süresince Gerek İstanbul’da (Harbiye, Taksim, Beşiktaş)
Gerek Anadolu (Kocaeli, Sakarya)’ da Büyük Montajlı Varlık Bakiyesi Olan Özel Müşterilere Ve Özel Meslek Gruplarına Vermiş Olduğum Satış Ve Danışmanlık Hizmetlerinden Edindiğim Tecrübelerimi, Görev Alacağım Kurumun İhtiyaçlarını, Beklentilerini Ve Hedefleri Doğrultusunda Kullanarak Etkin Ve Maksimum Seviyede Hizmet Sunmak.
Çok Çabuk Öğrenen Ve Öğrendiği Çabuk Uygulamaya Döken İnsan İlişkilerinde Uyumlu Sorunlara Pratik Çözümler Bulan Bir Yapıda Olmam İtibariyle Çalıştığım Kuruma Bu Hasletlerimle Fazlaca Katma Değerler Kazandırmak.
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesinde Aldığım Akademik Bilgiye Binaen 15 Yıllık İş Tecrübe Ve Bilgi Birikimimi Görev Alacağım Saygın Kurumun İhtiyaçları Doğrultusunda En Verimli Şekilde Kullanmak.
İŞ DENEYİMİ
Denizbank.A.Ş Beşiktaş,İzmit,Adapazarı
Atatürk Bulvarı Şubeleri (2005-2013)
Bireysel Danışman/ Müdür Yardımcısı
Demirbank Taş. Taksim Şubesi (2000-2005)
Bireysel Pazarlama Yetkilisi/ Premier Müşteri Temsilcisi
Yaşarbank.AŞ. Harbiye Şubesi (1997-2000)
Bireysel Pazarlama Müşteri Temsilcisi
İnal Hukuk Bürosu/ Eylül 2015-Ocak 2017
Açan Rulman Hırdavat/ Bölge Satış Md/Eylül 2017- Mayıs2018
Talha İnşaat/Satış Müdürü/Mayıs 2018-Devam
E-mail: sevdaocal06@gmail.com

Ruslar termallere hayran kaldı

Termal Su Cenneti HAYMANA

Ruslar termallere hayran kaldı

Termal Sağlık Turizm Derneği’nin (TESTUD) organizasyonunda ilk kezülkemizdeki termallere gelen Rus tur operatörü, sağlık turizmi yetkilileri, gazeteciler,Türkiye’deki termallerin Antalya örneğinde olduğu gibi tanıtılması durumunda Avrupa’darakibi olmayacağını söylediler.

Rusya’da yaklaşık 6 aylık görüşmeler sonrası 90 kişilik turizm heyetininilk ayağı olan 34 Rus yetkili, Ankara’daki termaller ve sağlık kuruluşlarıhakkında bilgi aldı.

     

Termalleri ile ünlü Haymana beldesindeki Grannos Termal Otel’de düzenlenen toplantıya katılan Ural bölgesinin en büyük tur operatör firması RT Plus’ınsahibi Galina Tereshcenko, Türkiye’ye geldiklerinde müziğinden, cam akustiğine,sıcak karşılamadan, olağanüstü sağlık hizmetlerine kadar çok üst düzeyde birtablo ile karşılaştıklarını kaydetti.

-Türkiye, Antalya’dan ibaret sanılıyor-

Yemeklerden, hijyene kadar tüm detayları taktirle karşıladıklarını, ancak kendinin bile bu işe yoğunlaşmasına karşın Türk termalleri konusunda hiç bir tanıtım görmediğini ifade eden Galina Tereshcenko, şunları söyledi:

“Bizler sürekli kapımızı çalan Çekya, Slovenya gibi gölleri ile ünlü ülkelere çok fazla sayıda Rus gönderiyoruz. Türkiye ise Antalya’dan ibaret sanılıyordu. Ta ki TESTUD’un bu zenginliği bize aktarana kadar. Şimdi bu zenginliği yerinde gördüğümüzde Türkiye kaplıcalarına daha fazla odaklandık.Sizden çok daha fazla tanıtım yapmanızı bekliyoruz. Buradaki herkes Türkiye termallerinden etkilendi ama tanıtım ile desteklemeniz, Antalya bölgesinde olduğu gibi fuarlar ile bizlere daha fazla anlatmanız gerekiyor. Ayrıca gelişten gidişekadar tüm ayrıntıları ile bizlere listeler çıkarmanız gerekiyor. Avrupa’ya göre çok daha ucuz bir o kadar daha iyi olan bu tesisler her yıl binlerce turisti ağırlayabilecek kapasitede.”

Haymana Belediye Başkanı Özdemir Turgut da, her kadının güzel olduğunu ancak,Haymana kaplıcalarına giren kadın daha güzel olduğunu savunarak, tüm Rus termaltutkunlarını beldesine davet etti.

Otomatik alternatif metin yok.

Turizm yatırımcısı Kürşat Özdemir ise, Haymana suyunun 3 gün içinde cildi güzelleştirdiğini savundu.

330 gramı 500 dolar olan dünyaca ünlü bir kremde Haymana suyu kullanıldığını ifade eden Özdemir, “Buraya gelirseniz böylesi pahalı bir kremi kullanmaya gerek kalmaz” dedi.

Otomatik alternatif metin yok.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve ayakta duran insanlar

TESTUD Başkanı Yavuz Yılık da, dünyanın en güzel termal tesisleri, en zengin su kaynakları, en güler yüzlü tesis işletmecileri ve personelinin ülkemizde olduğunu belirterek, “Aynı zamanda eş zamanlı alternatif turizm çeşitlerinesahip bir ülkeyiz ve coğrafi konumumuz ile 3 saatlik uçuşla onlarca ülke bize ulaşabiliyor ama ne yazık ki termallerimize bu zamana kadar yeterince turist çekemedik”dedi

-Termal turizmi için bir milat

Termal Sağlık ve Turizm Derneği’nin yaklaşık 6 ay önce bu sorunu gidermek üzere kurulduğunun altını çizen Yılık, şunları söyledi:

“Bu kapsamda ilk durağımız şüphesiz ki bizim için en önemli ülkelerden biri olan komşumuz Rusya oldu. Rusya’ya o kadar sık gittik geldik ki burayı adeta yol yaptık. Biliyorduk ki helva yapmak için buradaki potansiyeli değerlendirmemiz şarttı. Kuzeyin soğuk ülkesinde ağır maden ve sanayi kuruluşlarında dünya ekonomisine katkı sağlamaya çalışan çok değerli Rus kardeşlerimiz, güzelliklerine güzellik katmak isteyen Rus kadınlar, bu ülke deşifa arayan 7’den 70’e herkesle zenginliklerimizi paylaşabilirdik ve yanılmadık. Henüz 3-5 ay olmasına karşın bugün buradasınız; Anadolu’nun tam merkezinde Türkiye’nin başkentindesiniz. Sizlerle bugün güzel bir başlangıca imza atıyoruz. Bu nedenle bugün aslında termal turizmi için bir milat.Bizler kısa süre içerisinde dost ülke Rusya’dan sayıları yüz binlerle ifade edilen turistin termal tesislerimize geleceğini ön görüyoruz. İşte bu noktada tüm termal işletmecilere tesislerinde gereken revizyonları yapmalarını özellikle FTR merkezlerini tamamlamalarını, personel eğitimlerini en kısa sürede tamamlamalarını öneriyoruz. Bu çabamız belki de termal tesislerimizi turizmimizin merkezi haline getirecek. Bu vesileyle başta Rus konuklarımız olmak üzere herkese hoş geldiniz diyor, şifa diliyorum.”

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve ayakta duran insanlar

Başkan Turgut, Rus turistleri Haymana’ya davet etti

Haymana termalleri tanıtım filminin gösteriminin ardından bir konuşma yapan Haymana Belediye Başkanı Özdemir Turgut, Rus tur operatörleri ve sağlık kuruluşu temsilcilerini “Dünyanın En İyi Termal Suyu” olarak tescillenen Haymana termallerine davet etti. Haymana Termal suyunun özellikle anti aging yani yaşlandırmayı geciktirici özelliğine vurgu yapan Başkan Turgut “Haymana kaplıcaları dünyanın en önemli termal su kaynaklarından birisidir. 44,5 derecede çıkan su, hiçbir katkı ya da soğutma işlemine maruz kalmadan doğrudan kullanılır. Bu özelliği ile Haymana suyu, diğer kaplıca ve su kaynaklarından ayrılır. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Zeki Karagülle başkanlığındaki bir heyet tarafından yapılan bilimsel analizler sonucu Haymana suyunun dünyanın en iyi kaplıca suyu olduğu tescillendi. “ dedi.

HAYMANA ile ilgili görsel sonucu

İlk Çağda Haymana

Haymana, yontma taş devri, cilalı taş devri ve maden devrine uzanan bir geçmişin izlerini taşımakta, Hitit, Frigya, Pers, Galat, Roma-Bizans hakimiyetine şahit olmuş, Kral Yolu üzerinde bulunan bir yerleşim yeridir.Haymana, Gavur Kalesi kazılarında ortaya çıkan kültür, tabakalarından anlaşıldığına göre üç kavmin yerleştiği bir belde olmuştur. İlk yerleşim kavim olan Hititler, M.Ö. 2000 yılı başlarında Orta Asya’ dan Kafkaslar üzerinden Anadolu’ ya giren ve büyük bir imparatorluk kurarak 600 sene Anadolu’ da yaşayan bir kavimdir. M.Ö. 1600 yıllarında yapıldığı sanılan Gavur Kalesi bu kavmin Haymana uygarlığının tek kanıtıdır. Kayadaki kabartmaların ve duvar kalıntılarının tarihleri hakkında arkeologların birleştiği nokta, M.Ö. 2000 yıllarının ortasıdır. Bu harabelerin duvar tasvirlerindeki elbiselerden anlaşıldığına göre, Hitit eseri olduğu kesinlik kazanmıştır. Hititlerden sonra Haymana çevresinde medeniyet kuran kavim Friglerdir. M.Ö. 1200′ lerde, Ege göçleri dediğimiz kavimler göçüyle Anadolu’ ya gelenlerin içinde bir Trak kabilesi olan Friglerde bulunuyordu. Frigler, Hitiler’ in yıkılmasıyla onların sahip olduğu yerlerde Hattusaş, Alacahöyük, Pazarlı, Alişar gibi yanmış Hitit şehirlerinin üzerlerinde hüküm sürmeye başladılar. Hitit eseri olan Gavur Kale kazılarında yapılan ikinci kültür bölümünde, Frigyalıların Haymana civarında yaşadığı tespit edilmiştir.

Haymana’ ya Frigyalılardan sonra yerleşen diğer kavim de Galatlardır. Bugün Fransa topraklarında yaşayanGolvarların bir kolu olan Galatlar, İsa’ dan 278 sene önce Trakya’ dan Anadolu’ ya geçtiler. Bir süre Ankara, Galatların en büyük merkezi oldu. Bugünkü Haymana’ nın da içinde bulunduğu ve Romalıların adını verdikleri sıcak su mıntıkası anlamına gelen bölgede yaşadıkları tespit edilmiştir. Ankara ve civarı İ.Ö. 25′ te, Ağustos döneminde Romalı’ ların hakimiyetine geçti. Bugünkü kaplıcaların 1-1,5 Km. doğusunda Yılanteseri denilen mevkide bulunan harabeler Romalılar dönemine aittir. Romalılar bu bölgeyi şifa müessesi olarak kullanmışlardır.

HAYMANA ile ilgili görsel sonucu

Orta Çağda Haymana

Orta Çağ’ da ise 395-1073 yılları arasında hüküm süren Bizanslılar Ankara ve çevresinde yerleşmişler ve burası imparatorluk ordularının kışlık konaklama yeri olarak önem kazanmıştır. Haymana’ da bir çok yerde Bizans kalıntılarına rastlanmıştır. Culuk, Çalış, Cingirli, Durutlar, Emirler eski çalış, Kadıköy, Sarıgöl, Türk höyüğü, Yeniköy, Karahoca, Kara Süleymanlı, Kızılkoyunlu, İkizce, Boyalık, Çayırlı, Çerkezhöyük, Karaağızlı, Oyaca civarında bu döneme ait harabe ve mezarlar bulunmaktadır.

Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerinde Haymana

Daha önce Bizans hakimiyetinde olan Haymana 1127 yılından itibaren Selçuklu Türk hakimiyetine girdi. Selçuklular’ ın Haymana’ da kaldıklarını belgeleyen sadece iki tarihi yapı vardır. Bugün Haymana’ nın Kutluhan köyünün yakınında bulunan Kutluhan Camii ve miladi 1188 yılında yapılmış olan Yenice köprüsüdür. Ankara, Selçuklular’ dan sonra sırasıyla Moğollar’ ın amansız baskıları altında kalmıştır. Kösedağ yenilgisi sonucunda bir müddet İlhanlılar’ ın elne geçti. (1304) İlhanlılar’ ın Ankara’ yı ele geçirmelerinden sonra bozulan Anadolu Selçukluları’ nın ekonomik ve siyasi yapısı, bazı beyliklerin bağımsızlıklarını ilan etmesine yol açmıştır. Bu beyliklerden olan Osmanlılar ilk kez Ankara civarında yerleşmişler ve ilk yurtları da Haymana’ nın Karacadağ ( Altılar ) köyü civarı olmuştur.

Timur 1402 Ankara savaşını kazandıktan sonra Haymana ovasında ilerlemeye başladı ve böylece Haymana Timur İmparatorluğunun eline geçti. Haymana, Timur döneminden sonra Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı topraklarına katıldı. (1521) 16. Yüzyılın sonlarından Ankara Anadolu Eyaleti içinde kendi adıyla anılan bir sancağın ve aynı zamanda bir kadılık bölgesinin merkezi idi. Sancak Ankara, Ayaş, Yabanabad, Çubuk, Şorba, bacı, Yörük, Murtazabad, Çukancak kazaların ayrılmıştır.

Yörük kazası, büyük ve küçük Haymanalar ile Uluyörük, Aydınbeyli, Karakeçili diye adlandırılan ve sancağın güneyini kaplayan yörük bölgesini içine alıyordu. haymana 19 y.y. ilk yarısında 264 köye sahip olan bir kaza merkeziydi. Bugünkü Haymana ilçe merkezi başlangıçta Sivri köyündeydi. 1862′ büyük bir yangın sonucu hükümet konağı yanınca sivriden kaza merkezi halen Haymana’ ya 7 Km. uzaklıktaki Sarı Değirmen ( Elif ) köyüne yeni bie kza merkezi bulununcaya kadar geçici olarak nakl edilmiştir. Orada da 6 yıl kaldıktan sonra 1874′ te tekrar kazan’ ın sşimdiki yeşil yurt ( kadıköy ) koyune nakli icap etmiş ve 1880 yılında ise kasaba merkezi şimdiki yerine kurulmuştur. Kasaba yeri boş bir arazi olup o zamanlarda yalnız kaplıcaları ile tanınmakta idi.

Kurtuluş Savaşı Yıllarında Haymana

23.Ağustos.1921′ de başlayan ve 12.Eylül.1921′ de sona eren ve 22 gün 22 gece sürerek dünya meydan savaşları içerisinde en uzun süreli olan Sakarya Meydan Savaşın’ da Haymana’ nın stratejik önemini ve Haymana ve çevresinde Türk ve Yunan ordularının çarpışmalarını anlatmadan geçmek Siz ziyaretçilerimiz için büyük kayıp olacaktır. işte bu esnada Atatürk’ ün “Hattı müdafa yoktur, Sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” sözleri Haymana’ da söylemiş olması da yine Haymana’ nın Kurtuluş Savaşı sırasındaki önemini açıklayan bir delildir.

Mustafa Kemal, meclisi Ankara’ da toplayarak Ankara’ yı Türk devletinin başkenti yapmıştı. İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunanlılar yeni bir devletin kuruluşunu başından engellemek için işgal ettikleri batı topraklarımızdan Ankara’ ya doğru büyük bir hareket başlattılar. Bu harekatın sonunda Türk ordusu aldığı bir kararla birliklerini geri çekmeye başladı. Ta ki Haymana’ ya kadar.

Yunan birliklerinin Haymana’ ya gelerek Ankara’ yı tehdit etmesi gerek halk üzerinde ve gerekse Meclis’ te büyük sıkıntıların yaşanmasına neden oldu. Halk uzun konvoylar halinde Ankara’ dan daha güvenli yerlere; Kayseri, Sivas, Kırşehir’e doğru şehri terk etmeye başladı. Tam bir panik havası yaşanmakta idi. İşte bundan sonra Mustafa Kemal sahneye çıkarak 5.Ağustos.1921′ de Meclis’ ten başkomutanlık rütbesini alarak büyük yetki ve söz sahibi olarak orduların başına geçti. Artık Yunan’ ı Ankara’ nın burnunun dibinden atmanın zamanı gelmişti. Başkomutanlık karargahı Ankara-Polatlı karayolu üzerindeki Alagöz köyünde kurulur.

Amacı Ankara’ ya girerek Milli Mücadelenin merkezini dağıtmnak olan Yunan saldırısı 23.Ağustos.1921′ de başladı. 24.Tümen ve 47. Alaydan oluşan 1. Grubumuz Haymana’ nın kaltaklı mıntıkasını koruyacaktı. 24.Ağustos’ ta muharebe 90 Km.’ lik bir cephede hakiki şiddetine ulaştı. Ağırlık merkezi Beylikköprü’ den itibaren güneye doğru idi. Mevziler sürekli olarak el değiştiriyordu. Yunanlıların karşılaştıkları bu inatçı direniş karşısında ilk ümit kırıklarını 25.ağustos’ ta duydukları sanılır. Yunanlıların asıl hedefi Çaldağ zirvelerini ele geçirmekti. Sonraki günlerde kanlı çarpışmalar sonucunda nihayet Çaldağ’ da Yunanlılar’ ın eline geçti. Fakat Türk birlikleri yine de çekilmedi. Türk ordusu savaşın en kritik gününü 1.Eylül.1921′ de yaşamıştır. Yunan ordusu Haymana ve Çaldağ yönlerinde önemli gelişmeler göstermiştir. Türk Baş Komutanlığı bütün yedek birliklerini bu bölge de savaşa sürmüştür. Türk birlikleri haymana’ nın elden çıkmaması için çok kan dökmüş, ve mevcutları 30 ere inmiş yiyecek sıkıntısı çekmişlerdir.

Türk romanında Kurtuluş Savaşı’ nı en iyi anlatan eselerden biri hiç şüphesiz Yakup Kadri Karaosmanoğlu’ nun “Yaban” adlı romanıdır. Eserin en önemli sahnesi şöyledir ;

  • Biliyorum Beyim sende onlardansın, emme,

  • Onlar kim ?

  • Aha Kemal Paşa’ dan yana olanlar…

  • İnsan Türk olurda, nasıl Kemal Paşa’ dan yana olmaz ?

  • Biz Türk değiliz ki beyim.

  • Ya nesiniz ?

  • Biz İslâmız, Elhemdüllilllah… O senin dediklerin Haymana’ da yaşarlar. ( Sayfa 139 )

Kurtuluş savaşı sırasında Çal Tepesi’ nin stratejik bakımdan büyük önemi olmuştur. Bu savaşın en kanlı bölümü Haymana’ da cereyan etmiştir. En önemli mevkii de Çal Tepesi olmuştur. Nitekim başkomutan Mustafa Kemal’ de bunun farkındadır. O sıralar Ata’ nın yanından hiç ayrılmayan Halide Edip, gördüklerini daha sonra anılarında anlatmıştır.

Haymana’ nın şanlı tarihi hakkında elimizden geldiği kadar sizi bilgilendirmeye çalıştık.

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, otobüs ve açık havaHAYMANA ile ilgili görsel sonucu

Osman KARATAŞ "Erenler Belediye Başkanlığı’na Adayım"

AK Parti’de siyaset yapmanın ayrıcalık olduğu vurgusu yapan Osman Karataş, 31 Mart 2019 Pazar günü yapılacak Yerel Seçimlerde yeniden Erenler Belediye Başkanlığı’na aday adayı olacağını açıkladı.

NEDEN ADAY ADAYI OLDUM?

2014 Yılında ki aday adaylığım döneminde, eşim hanım efendiyle sahada yaklaşık bin ev ziyaretinde bulundum.

Necip halkımızın dile getirdiği bir takım eksiklikler  bunlar ikili iletişim becerileriyle çok kolay halledilebilecek meselelerde yetkililere ulaşamayan vatandaş şikayetleri .

Bize işveren, eş veren, çocuklar veren  Erenler ilçeme olan borçluluk hissiyatım,

Erenler için genç ve dinamik vizyonla, uygulamak istediğim projelerimi hayata geçirebilmek, Erenler ilçemizdeki vatandaşlarımızın tamamını temsil edip onların sıkıntılarına çözüm aramak, daha yaşanası bir Erenleri oluşturmak ve aynı zamanda da onların fikir, destek ve dualarını almak niyetiyle aday adaylığı başvurusunda bulundum.

Görüntünün olası içeriği: Osman Karataş, iç mekan

NEDEN AK PARTİ’DEN?

Yaşımız gereği bizim bildiğimiz,  hizmeti tüm halkına eşit dağıtan tek hükümet AK Parti hükümetleri olduğu için.

16 yıl boyunca Türkiye’nin tek bir gün bile geri gitmeden ilerlediğine şahit oldum. Kimi zaman durdurmalarına, çekiştirmelerine, bölmeye çalışmalarına rağmen birer birer milletin desteği ile her zorluğu aşıp yoluna devam ettiğini gördüm. Yürüyecek menzili olmayan, derdi olmayan bir parti bu kadar engellemelerin karşısında duracak gücü kendisinde bulamazdı.

Ama AK Parti ve özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN tüm harici ve dâhili güçlerin karşısında inatla durmaya devam etti ve ediyor. İşte tamda burası beni bu partinin içerisine çeken sebep olmuştur.

Gerek yangına bir damla su taşımak olsun, gerek düşmana bir tane taş atmak olsun destek vermem gereken yerin AK Parti olduğu bilinciyle hem köşe yazıları yazıyor hem de gönül rahatlığı içerisinde AK Partimden aday adaylığı müracaatı için karar aldım.

Devletimizin ve Milletimizin ihyası için bizim AK Parti’ye ne kadar ihtiyacımız varsa AK Parti’nin de dinamikliğinin muhafazası için bize o kadar ihtiyacı olduğunu gördüm.

Cumhurbaşkanımızın bizler için koyduğu 2053 ve 2071 vizyonları da şahsımı AK Parti’ye bağlayan en büyük nedenlerdendir.

Otomatik alternatif metin yok.

Görüntünün olası içeriği: Osman Karataş, takım elbise

Daha önceleri 10 yıllık planlamaları yapamayan ülkeden, 60-70 yıllık planlar, vizyonlar belirleyen bir Türkiye’ye gelebilmenin verdiği cesaret, bu hayal ettiğimiz projeleri gerçekleştirerek sergilemenin üzerimize bir borç olduğunu düşündüm.

2053 ve 2071 vizyonlarına koşabilmenin ilk adımının 2019 yerel seçimleriyle 2023 hedeflerine ulaşmak adına çok çalışmamız gerektiğini fark ederek yola çıktık.

Gayret bizden Tevfik Allah’tan…

Görüntünün olası içeriği: Osman Karataş, takım elbise ve iç mekan

“Erenler’de gördüğüm eksiklikler”

 Erenler ilçesi mücavir alanında kalan, Sakarya nehrinin iki yakasının rekreasyonu ihtiyacı. Kafe, Restoran, Yürüyüş alanı, bisiklet yolları.

Çarşamba pazarı kapalı Pazar yeri, üstü güneş enerjili, çeşitli aktiviteler de kullanılacak sosyal modern alan.

 Erenlere yakışan modern ilçe girişi.

Çaybaşı Yeniköy’de yapılmayan şehir terası ve mesire alanı.

 Her mahalleye futbol sahası, isteğe bağlı basketbol, voleybol sahası.

 Teknolojiyi kullanan ilçe, ortak internet erişim alanları.

 Erenlerize 4 yıllık iki fakülte kazandırılması ’’20 bin öğrencinin gelmesi’’

Güneş enerjili şarjlı banklar…

1999 deprem şehitler anıtı.

Osman Karataş

Fakir fukara ile layıkıyla ilgilenen belediyecilik anlayışı.

Makam kapısı olmayan belediye başkanlığı…

Halkın etkin katılımıyla yönetilen belediyecilik anlayışı.

Köylü pazarı ve organik pazar.

Engelsiz park ve engelsiz sosyal donatılar.

Yaşlılarımızın zaman geçireceği sosyal mekânlar ’’cay bedava’’

Erenler Millet kıraathanesi

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

“Osman Karataş Kimdir?”

1967 yılında Trabzon’un Arsin ilçesinde doğdum. İlköğrenimi Merkez 100.yıl  İlköğretim okulunda tamamladım. Ortaokulu Arsin Çubuklu Köyü Ortaokulunda tamamladım.

 1980’da Trabzon Endüstri Meslek Lisesi’ne girdim ve 1984 yılında buradan mezun oldum.

Endüstri Meslek Lisesi yıllarımda sırasıyla sınıf başkanlığı, atölye başkanlığı ve okul öğrenci meclis başkanlığı görevlerini başarıyla yürüttüm.

1984 yılında üniversite sınavlarının ardından lisans eğitimimi almak için İstanbul 1. Tercihim olan İstanbul Üniversitesi iktisat fakültesine kaydımı yaptırdım.

Ekonomik yetersizlikler sebebi ile çok sevdiğim fakültemde okuyamadım.

2014 yılında yarım kalan lisans eğitimimi tamamlamak üzere,  University of West Hungary Sopron  Ekonomi Fakültesinin son sınıfında okumaktayım.

Hazırlık +4 yıl olana eğitim süresini bu öğretim yılında tamamlayacağım.

Orta derecede İngilizce ve Rusca bilmekteyim.

Ticaretle uğraşmaya başladım, çeşitli ticari kuruluşlara yönetim kurulu başkanlığı yaptım.

Görüntünün olası içeriği: Osman Karataş, takım elbise

1991yılında Dış Ticaret Şirketi ve Uluslararası Nakliyat Firması kurdum.

Gürcistan ,Azerbaycan, Rusya başta olmak üzere ihracat ve taşımacılık işleriyle iştigal ederek ülkemiz ekonomisine katkılarda bulunmaktayım.

Dönemi itibariyle çeşitli Stk ve yardım kuruluşlarında görev aldım, hepsinde üstün başarı gösterdim.

1996-2000 yıllarında Trabzon Ticaret odasında meclis üyeliği,

1988 yılında Karadeniz Şairler Yazarlar Derneğinde Kurucu Yönetim kurulu üyeliği.

Görüntünün olası içeriği: Hüseyin Kaşkaş ve Osman Karataş

Hemşeri derneklerinde aktif çalışmalarla, yardım ve yoksul çocuklara dair projeler ürettik.

2010 yılında kurulan Has Parti Sakarya il Yönetim Kurulu Üyeliği ve Ak Parti ile birleşene kadar,

İl Başkan Yardımcısı olarak görev yaptım.

2014 yılında yerel yönetim seçimlerinde Erenler ilçe Belediye Başkan Aday adaylığı için müracaat ettim.

Başarılı bir seçim çalışma dönemi geçirdik.

Genel Merkezimizin taktiri ile mevcut başkanımızla devam kararı alındı, o gün bu gündür belediye başkanımızın toplum tarafından taktir edilen tüm çalışmalarına destek olduk.

Görüntünün olası içeriği: Osman Karataş, takım elbise

Halen Sakarya Merkezli iki gazetede köşe yazarlığı yapmaktayım. Partimizin tüm politikalarını cani gönülden destekleyen makalelerimizle, halkımızı bilgilendirme görevini yürütmekteyim.

Partimizin yılmaz neferi olarak çalışmalarımıza devam etmekteyiz.

Cumhurbaşkanlığı sistemi referandumunda ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partimizin başarılı olması için tüm gayretimizle aktif çalışmalarda rol aldım.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, Osman Karataş dahil, takım elbise

Halen, ülkemize karşı girişilen hain darbe girişiminden sonra, darbeleri unutmamak, unutturmamak ve genç nesillere aktarmak adına kurulan, Sakarya Genel Merkezli,

15 Temmuz Milli İrade Derneğinde Kurucu Üye ve Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmaktayım.

Evli ve beş çocuk babasıyım, üç torun dedesiyim.

Görüntünün olası içeriği: 15 kişi, Osman Karataş ve Osman İbrahimbaş dahil, oturan insanlar ve kalabalık

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve ayakta duran insanlar

Görüntünün olası içeriği: 8 kişi, Mehmet Koç ve Osman Karataş dahil

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, Osman Karataş ve Hüseyin Kaşkaş dahil, gülümseyen insanlar, takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 10 kişi, Mehmet Koç ve Osman Karataş dahil, ayakta duran insanlar, takım elbise ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 6 kişi, Osman Karataş dahil, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 4 kişi, Osman Karataş dahil, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, ayakta duran insanlar, kalabalık ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 10 kişi, Osman Karataş dahil

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, açık hava ve yakın çekimGörüntünün olası içeriği: 1 kişi, yakın çekim

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, Osman Karataş dahil, gökyüzü, okyanus, açık hava ve su

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar, ağaç ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: ağaç ve açık hava

ÇİFTÇİLER Organize Sanayi Bölgesine Topraklarını vermemek için Ayaklandı

Söğütlü sınırları içersinde yer alan Kantar,Fındıklı  Köylülerine  ait 3750 dönümlük alanda  yapılması   planlanan  Karma  Organize Sanayi Bölgesi yapılmaması  için Yöre  Halkı ayaklandı.

Organize Sanayi Bölgeleri ile birlikte toprakların betonlaşmasına yönelik çalışmalar, köylüyü, çiftçiyi, vatandaşı çileden çıkardı.

Tarım  Cenneti  üzerine  Karabulutlar  çöktü.

Beşdeğirmen Köyü ile Fındıklı-Kantar  Köyleri  arasında kalan 3750 dönümlük Ayçiçeği,Buğday,Mısır,Şeker Pancarı,Fındık  gibi  Tarımın yapıldığı alan  Cumhuriyetin  ilk  yıllarında  Yunanistan,Bulgaristan ve Romanya’dan   gelen  soydaşların  oluşturduğu  Tarım  Cenneti  üzerine  Karabulutlar  çöktü.

Çiftçilikle  geçimini  sağlayan  vatandaşların elinden  Tarım toprakları   cebren alınmak  isteniyor.

SAKARYA  İLİNDE TARIMIN MERKEZİNE   ÇÖKMEK İSTİYORLAR

Yöre  Halkı ne  diyor

*Tarım  arazilerimizin imara  açılması ve  Söğütlü  2.OSB alanı olarak kullanılmasına razı  değiliz

*İçimizden  bazı  komşularımızı  ikna  ederek bu  süreci  devam ettirmek istemeleri uygun  görmüyoruz.

*Arazilerimiz  Kantar ve Tatar  Mahallelerini ilgilendirdiği halde Fındıklı Mahallesi üzerinden  resmi işlemlerini  sürdürmeleri de  bir başka  çelişki Yangından  mal kaçırır  gibi  bir  çalışma bu

*Tarımın dışında  kullanılacak bir  arazi değil

*Yolun  sağ  1.sınıf  Toprak  sol yanı  4.sınıf  diyerek işlemleri  yürütmek  Toprak Kurulundan geçirmek istemektedirler.Bilimsel ve Fennen   Tarım  arazisidir.

Habervole  Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN   Tarım  arazilerini  imara  açılması ve  Söğütlü  2.OSB alanı olarak kullanılmasına razı  olmadıklarını   söyleyen  Çiftçilerle  birlikteyken  Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik ‘i telefonla  arayarak  son  durumu   öğrendi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik “Söğütlü ilçesi Kantar, Fındıklı ve Akçakamış mahalleleri tarla sahipleri  söz konusu  yer için itirazda  bulundular.Durum  değerlendiriliyor.Yer  seçimi  konusunda neler  yapılabilir   bu durum  kısa  sürede  sonuçlanacak.Doğru  bir  karar  çıkacak”dedi.

Mutlu Köyler  Projesi  Mimarı Fehmi DUMAN”Yer  seçimi Yanlış”

Sakarya  Kültürel ve Doğal Kaynakları  Koruma  Derneği  Kurucu Başkanı  Mutlu Köyler  Projesi  Mimarı Fehmi DUMAN ” Toprak Kurulları  Sağlıklı  kararlar  verdiği sürece  kimsenin  başı  ağrımaz.Hukuk  Devleti var.Hukuk  Hem  Çiftçiye,Hem  Girişimciye aynı mesafededir.Bu  gün  burada   tam bir   rezalet  durum  gördük.Devlet   Sulu  Tarım  için   37   Yıl  önce  adım  atıyor. 37  Yıl sonra  Sulu  Tarımının  olmazsa  olmazı  Gölet Projesi  başlanıyor.Birileride  çıkıyor  Ben  burada  şunu yaparım  bunu yaparım  olmaz. Bu  bölge  80 Yıl  önce  Çorak  bir  bölge  iken   Çalışkan çiftçilerimiz   Bölgeyi  Ziraat  üssü  yapmışlar.Böyle çalışkan  çiftçilerimizin yanında olmak  bizlerin  görevidir.Yer  seçimi  doğru yapılmalıdır”

YAPILMAK İSTENEN  OSB’nin TAM ORTASINA  DEVLET  SULAMA  GÖLETİ YAPIYOR

*Devletimiz bizlere 1983 yılında  Sulu Tarıma  geçilsin  diye  Gölet  sözü verdiler.2017  yılında da    yapımına  başlandı. Hem  tarım için  önemli adım  atılırken   birleri  çıkıyor  ben  OSB yapacam diyor  bu  olacak iş  değil

.Köylüyü, çiftçiyi, halkı gücün karşısında ezdirmeyecektir

Kantar Köyünden Hilmi GÖLCÜK”1OO Dönüm Fındıklığım  var  tümünü  OSB  kapsamına  almışlar.Dedelerimiz,Babalarımız  bizleri  Bu  topraklarla   yetiştirdi.Ben ve   benden  sonraki  torunlarım  bu  Topraklarla  beslenecek.Yer  seçimini  doğru  bulmuyorum”

Yanlış  bir yola  girilmiş   girdikleri yol  yol  değil

Fındıklı Köyünden Sakarya  Yağlı Tohumlar Birliği  Başkan Yardımcısı  Behçet GÖKDENİZ “Tarım arazilerimizin üzerine yapılmak istenen bu projeye karşı olduğumuzu ve durdurulması gerektiğini belirttik. Yapımı devam eden Kantar sulama göleti ile birlikte zaten verimli olan arazilerimizin daha da verimli hale geleceğini, sulu tarıma geçilebileceğini, yanlış kararlar verilirse dönüşünün olmayacağını, bu toprakları tekrar elde etmenin mümkün olmadığını dilimiz döndüğünce başkanımıza anlatmaya çalıştık. Sanayi ve teknolojiye karşı olmadığımızı, yapılan yer seçiminin yanlış olduğunu aktardık. Kendisinin de bu proje ile ilgili fikirlerini dinledik. İçinde tarla sahiplerinin ve köy sakinlerinin bu projenin yapılmasını istemediklerine dair imzaların bulunduğu ve verimli arazilerimizin fotoğraflarının da olduğu dosyamızı kendisine takdim ettik. Konu ile ilgili yardımlarını rica ettik. Umut ediyoruz ki sayın başkanımızda bizim yanımızda, doğrunun yanında olacaktır. Köylüyü, çiftçiyi, halkı gücün karşısında ezdirmeyecektir

Bizim işimiz   aşımız  herşeyimiz bu  topraklar.Biz Topraksız yapamayız.Yer  seçimi  doğru  değil  Çiftçi  zaten  zor  durumda   daha  da  işi zorlaştırıp  çiftçiyi  kimsenin  üzmesine  müsade  ettirmeyiz.Yanlış  bir yola  girilmiş   girdikleri yol  yol  değil.”

  Bizlerinde   huzurlarını  kaçırmamalılar

Kantar Köyünden Aziz Varilci”Tarım arazileri  korunması  gerekirken  Sanayi  gelecek  herkes  iş  sahibi  olacak  diyerek  arazilerimiz   elimizden almak istemeleri  doğru  değil.Yanlış bir   çalışma.Bu  yanlıştan  hemen  dönmeleri  bizlerinde   huzurlarını  kaçırmamalılar”

Toprakları betonlaştırmayın

Söğütlü ilçesi ve mahalle sakinleri tarlalarının olduğu bölgeye OSB yapılmasına karşı çıktı.

Söğütlü ilçesinde yoğun bir şekilde organize sanayi bölgeleri ile birlikte toprakların betonlaştırılması halkı isyan ettirdi. Açıklama yapan vatandaşlar “Biz sanayiye değil, yer seçimine karşıyız!” diyerek genç, yaşlı, kadın, erkek hep birlikte uygulanması planlanan bu oluşuma karşı tepki göstereceklerini belirttiler. Aynı durumun  Kaynarca ve Ferizli’de de olacağı söyleniyor.

“Ceddimizi, dedelerimizi besleyen bu topraklar bizi evlatlarımızı ve torunlarımızı da besleyecektir” diyen Ayşe hanım; “bir kilo peynir 20 TL olmuş siz ne sanayisinden bahsediyorsunuz. Asgari ücretle şehirde yaşadığını zan eden çocuklarımızın bu topraklardan desteği olmadan bir ay bile yaşama şansları yoktur” diyerek isyan etti.

“Elbette sanayi olmalı ama toprağa değil, ot bitmez birçok yerler bölgeler var kardeşim! Nedir düşmüşler Sakarya’nın cennet gibi arazilerinin peşine” diyen çiftçi Kerim Efendi; “bekliyorlar biz son kalıntılar gidelim/ölelim arkadan hepsini satsınlar. Çok pişman olacaksınız, vallahi çok pişman olacaksınız” diye tepki gösterdi.

Söz konusu bölgeye giderek burada bir basın açıklaması yapan halk oradan evlerine, işlerine gitmek üzere ayrıldılar.

BASIN AÇIKLAMASI

“Söğütlü ilçesi Kantar, Fındıklı ve Akçakamış mahalleleri tarla sahipleri ve mahalle(köy) sakinleriyiz. Bu mahallelerde geçimimizi tarım, hayvancılık, fındık ve ceviz üretiminden sağlayan aynı zamanda mutfak ihtiyaçlarımızın birçoğunu tarlalarımızda yetiştirdiğimiz doğal sebzelerle karşılayan insanlarız. Yukarıda adı geçen mahallelerin (köylerin) tarım arazilerine, büyük bir çoğunluğu Fındıklı Köyü’nden 1987 yılında ayrılan Kantar Köyü sakinlerine ait 3700 dönümlük tarım arazisine ERSİAD (Yeni Adı: Söğutlü 2. OSB) tarafından sanayi yapılması planlanmaktadır. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan onay beklendiği söylenmektedir. Tarım arazilerimizin tamamı büyük parçalar halinde olup toplulaştırmaya gerek yoktur. Topraklarımızdan elde edilen ürün kalitesi ve rekoltesi emsallerine göre oldukça iyidir. Ayrıca 1983 yılından bugüne 35 yıldır yapılması planlanan Kantar Köyü Göleti yapımına başlanmış olup tamamlandığında yılda iki mahsul alınan tarlalarımız daha verimli hale gelecektir. Bu sulama göletini yapıp etrafına sanayi bölgesi kurmanın bir izahı var mıdır? Kantar mahallesi aynı zamanda ORKÖY sınırları içinde olup ardındaki Oflak dağının bakım ve korunmasında, doğal dokunun bozulmaması bakımından büyük önem arz etmektedir. Tarla sahiplerine danışılmadan, haber ve izinleri olmadan yapılmak istenen bu projenin, tarıma elverişli arazisi olmayan bölgeler dururken yılda iki mahsul alınan verimli arazilerimizi çorak arazi olarak nitelendirip sanayi yapımı için zemin hazırlanmasının, günümüzde çiftçilik yapacak insan bulamazken var olan çiftçilerin topraklarına kamulaştırma yoluyla el konulmasının ne kadar doğru ve tartışılır olduğunu belirtmek isteriz. Sakarya valimiz sayın İrfan Balkanlıoğlu’nun dediği gibi; Dünyanın bir çok yerinde bir kap un için kuyruklar oluşurken bizlerin yaşadığımız coğrafyanın kıymetini bilmemiz lazım. Uçak, tank, top üretebilirsiniz teknoloji ile ancak 1 cm toprak üretemezsiniz. Tarım arazilerimiz üzerinde oldu bittiye getirilerek, çoğunluğunun tarla sahipleri olmayan kişilerden ve sadece Fındıklı mahallesinin bir kısmından imza toplayarak yapılmaya çalışılan sanayi projesi için zemin oluşturulmaya çalışılmaktadır. Buna karşı olarak; gerçek arazi sahiplerinin büyük bir çoğunluğundan ve üç mahalleye ait köy sakinlerinden yapılması planlanan sanayi projesine karşı olduklarına dair imzalar toplanıp yetkili makamlara ulaştırılmıştır.

Bu OSB projesinin yapılabilmesi için öne sürülen bahanelerden biri şudur. Köy nüfusu giderek azalmakta, genç nüfusun şehirlere göç ettiği, yakın zamanda kimsenin köyde kalmayacağıdır. Bizde şu soruyu sormak istiyoruz. Türkiye genelinde köy nüfusu artarak devam eden bir yer var mıdır? Sayın yetkililerimiz biliyorlar mı acaba; köylerden göçerek şehirlerde çoğu asgari ücretle çalışan gençlerin maddi dayanakları köylerinden gelen maddi destektir. Ev, araba vs. alacaklarında ilk hesap ettikleri tarlalarından alacakları mahsülün ne kadar olacağıdır. Gençlerin hafta sonlarında, izin günlerinde tarladaki işlerini de devam ettirdiklerini biliyorlar mı?

Özellikle belirtmek istiyoruz.

BİZ SANAYİYE KARŞI DEĞİLİZ. YER SEÇİMİNİN YANLIŞ OLDUĞUNU SÖYLÜYORUZ.

İyi bir şey yapılmak isteniyorsa bu bir yerleri yıkarak, talan ederek, heba ederek olmamalıdır. Arazi sahipleri ve köy sakinleri olarak geçimimizin tamamını tarım, hayvancılık, süt üretimi, fındık ve ceviz üretiminden sağladığımızdan ve yukarıda belirttiğimiz sebeplerden dolayı tarım arazilerimiz üzerine sanayi (O.S.B.) kurulmasına, sanayi veya imara açılmasına kesinlikle karşıyız. Ülkemizin tarım üretimi için gerekli hassasiyetin gösterilerek, tarım arazilerimiz üzerine yapılmaya çalışılan sanayi ve imar projesinin iptal edilmesini istiyoruz.

Gereğini bilgilerinize arz ederiz.

KANTAR, FINDIKLI VE AKÇAKAMIŞ MAHALLE SAKİNLERİ VE ARAZİ SAHİPLERİ.”

Öte yandan bazı çiftçiler ve mahalle muhtar vekili Söğütlü Belediye Başkanı Hüseyin Genç’i makamında ziyaret ettiklerini ve meseleyi kendilerine anlattıklarını söylediler.

Açıklama şöyle:

“Tarım Arazilerimizin İmara Açılmasını Ve Üzerine Söğütlü 2. O.S.B.’nin Kurulmasını İstemiyoruz

Bugün Kantar köyü sakinlerinden İrfan Tice (muhtar vekili), Hilmi Gölcük, Göksal Aydın ve Fındıklı Köyü sakinlerinden Behçet Gökdeniz Söğütlü Belediye Başkanımız Hüseyin Genç’i makamında ziyaret ettik.

Tarım arazilerimizin üzerine yapılmak istenen bu projeye karşı olduğumuzu ve durdurulması gerektiğini belirttik. Yapımı devam eden Kantar sulama göleti ile birlikte zaten verimli olan arazilerimizin daha da verimli hale geleceğini, sulu tarıma geçilebileceğini, yanlış kararlar verilirse dönüşünün olmayacağını, bu toprakları tekrar elde etmenin mümkün olmadığını dilimiz döndüğünce başkanımıza anlatmaya çalıştık. Sanayi ve teknolojiye karşı olmadığımızı, yapılan yer seçiminin yanlış olduğunu aktardık. Kendisinin de bu proje ile ilgili fikirlerini dinledik. İçinde tarla sahiplerinin ve köy sakinlerinin bu projenin yapılmasını istemediklerine dair imzaların bulunduğu ve verimli arazilerimizin fotoğraflarının da olduğu dosyamızı kendisine takdim ettik. Konu ile ilgili yardımlarını rica ettik. Umut ediyoruz ki sayın başkanımızda bizim yanımızda, doğrunun yanında olacaktır. Köylüyü, çiftçiyi, halkı gücün karşısında ezdirmeyecektir.”

“Ekolojik turizme tam destek”

“Ekolojik turizme tam destek”

Sapanca İlçe Teşkilatı’yla gerçekleştirilen buluşmada konuşan Başkan Toçoğlu, “Sapanca sadece şehrimizin değil, ülkemiz için özel bir konumdadır. İlçemizin turizm potansiyelinin farkındayız ve geliştirilecek projelere katkı sağlamaya hazırız. Ekolojik turizm için de gelecek önerilere tam destek sunarız. Doğal güzellikleri koruyarak yapılacak tüm çalışmalar, ilçemizin turizm potansiyelini de yükseltecektir” dedi. İl Başkanı Kılıç ise Sakarya olarak 2019’da başarıyı yakalayacaklarını söyledi.

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, AK Parti Sapanca İlçe Teşkilatı’yla istişare toplantısında bir araya geldi. Sapanca Sosyal Gelişim Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda AK Parti İl Başkanı Fevzi Kılıç, AK Parti İlçe Başkanı Yunus Gümüşel, Sapanca Belediye Başkanı Doç. Dr. Aydın Yılmazer, SASKİ Genel Müdürü Dr. Rüstem Keleş, Genel Sekreter Yardımcısı Ayhan Kardan, Ali Oktar, SASKİ Genel Müdür Yardımcısı Sezar Ercan, Büyükşehir ve SASKİ bürokratları, teşkilat mensupları ve mahalle temsilcileri yer aldı

Hayırlı olsun

Sapanca Belediye Başkanı Doç. Dr. Aydın Yılmazer, “Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeki Toçoğlu’na ilimizde ve ilçemize gerçekleştirdiği hizmetlerden dolayı teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum. Şehrimize çok ciddi katkılar sunuyor” derken; AK Parti Sapanca İlçe Başkanı Yunus Gümüşel, “Bu akşam teşkilatımız bünyesinde İl başkanımız ve Büyükşehir Belediye Başkanımızın liderliğinde yapacağımız istişarenin öncelikle ilçemize, ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

En iyi ve en doğru işler

Başkan Toçoğlu, “Büyükşehir Belediyesi olarak il başkanımızla ilçelerimizi ziyaret ederek teşkilat mensuplarımızla bir araya geliyor, istişarelerde bulunuyoruz. İlçe belediyelerimizle beraber yerel hizmetler konusunda güzel işlere imza atıyoruz. Tabii ki eksikliklerimiz var. Bunları da hep birlikte tamamlayacağız. Ülkemizdeki birtakım gelişmeler seçim sürecinin biraz daha zor ve çetin geçeceğini ifade ediyor. Her şeyin en iyisini en iyi niyetle yaparak yolumuza devam etmeliyiz. Bugün 2019 seçimleri öncesi önemli bir prova yapıyoruz” dedi.

İstikrarla yola devam

“Biz bir davanın temsilcileriyiz. Bu davanın bir yerine zarar gelmesi hepimizi üzer. Hamdolsun AK Parti hükümeti ile hizmetlerimizi sorunsuz bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz. Hizmetlerimizin devamı için Ankara’daki güçlü iktidarların önemi büyük. Sayın Cumhurbaşkanımız da 2019 seçimlerinin önemini her fırsatta ifade ediyor. Yüzde 51 oy almamız gerek. Bu hedefinde üstünde bir oy elde etmek için hep birlikte çok çalışmalıyız” dedi.

Altyapı çalışmaları

“Hamdolsun hizmetlerimiz sürüyor. Tüm ilçelerimizde olduğu gibi Sapanca’da da kapsamlı asfalt çalışmaları gerçekleştirdik. Sapanca’da daha önce 12 kilometrelik güzergahları yenilemiştik, son olarak ise ilçe merkezinde bulunan caddeleri tamamladık. Sapanca’da devam eden ve tamamlanan çok sayıda SASKİ yatırımı var.  Sapanca Gölü’ne alternatif oluşturacak Akçay Barajı’nı inşa ediyoruz. Sapancamız Türkiye’nin en iyi korunan göllerinden bir tanesi. Gölle ilgili hassasiyetimiz devam ediyor.

Sapanca SGM’yi hizmet aldık

“Sapanca Spor Kompleksi’nde çalışmalarımız devam ediyor. Tüm gereklilikleriyle modern bir tesisi ilçemize kazandıracağız. Kısa süre önce şuan içinde bulunduğumuz SGM’nin de açılışını gerçekleştirdik. Bu merkezde genç, yaşlı, kadın, çocuk, engelli bireylerimize eğitimler sunuyoruz. Büyük bir ilginin söz konusu olduğunu da öğrendim. İlgi gösteren tüm Sapancalı hemşehrilerime şükranlarımı sunuyorum.” 

Ekolojik turizm

“Sapanca doğasıyla, yeşiliyle, muhabbetiyle sadece Sakarya’nın değil, ülkemizin özel bölgelerindendir. İlçemizin turizm potansiyelinin farkındayız ve ilçe belediyemizin turizm alanında geliştireceği projelere katkı sağlamaya hazırız. Ekolojik turizm için de gelecek önerilere tam destek sunarız. Sapanca’mızın doğal güzelliklerini koruyarak yapılacak tüm çalışmalar, ilçemizin turizm potansiyelini de yükseltecektir. Bu vesileyle toplantımıza katılım gösterdiğiniz için hepinize teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”

Farkımızı ortaya koyacağız

AK Parti İl Başkanı Fevzi Kılıç, “Hamdolsun Sakarya’mızda kronik bir sorun yok. Büyükşehir Belediyemiz ile katıldığımız her toplantıda yapılan hizmetler için teşekkürler alıyoruz. Bu bizi ziyadesiyle memnun ediyor.  Belediyemizin çok güzel kültür programları, çok güzel sosyal etkinlikleri oluyor. Sakarya’da yapılan kültür programlarından dolayı da teşekkürler geliyor. Şehrimiz spor alanında da büyük ilerleme kaydetti. Büyükşehir Basketbol takımımız Süper Lig’de. Sakaryaspor geçen yıl olduğu gibi bu yılda çıtasını yüksek tutuyor. Sportif alandaki başarılar da şehrimizin imajına, algısına ve yapısına çok büyük katkı sağlıyor. Genel siyaseti de yakından takip ediyorsunuz. Tüm gözler ülkemize çevrilmiş durumda. Bu günlerde Cumhurbaşkanımıza, bu kutlu davamıza daha da yardım etmemiz gerekiyor. Birlik ve beraberlik içerisinde el ele yürümemiz gerekiyor. Biz bunu da başaracak güçteyiz. Şehrimize hemşerilerimize güveniyoruz. İnşllah önümüzdeki seçimlerde de Sakarya olarak farkımızı ortaya koyacağız.”

Başkan Aktaş: “Bursa Türkiye mozaiği”

Başkan Aktaş: “Bursa Türkiye mozaiği”

  • Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Bursa Şubesi’nin konuğu olduğu toplantıda, Bursa’nın bir Türkiye mozaiği olduğunu söyledi.

BURSA – Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Bursa Şubesi’nin konuğu oldu. Başkan Aktaş, Bursa’nın bir Türkiye mozaiği olduğunu söyledi.

Başkan Aktaş, işadamlarına kendisini tanıttığı konuşmasında, Bursa’nın değerlerine dikkati çekti. Bursa’nın geleceğine dair herkesin sorumlulukla adım atması gerektiğinin önemini vurgulayan Başkan Aktaş, Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geliş sürecini de anlatarak, “Bursa gibi bir şehirde Belediye Başkanı olarak görev yaptığımdan dolayı Allah’a şükrediyorum. Bunun sorumluluğunu taşıyorum. Allah herkese nasip etmez. Allah herkese Bursa’da yaşamayı da nasip etmez. Biz bunun şükrünü eda edemeyiz. Burası çok güzel ve bereketli bir şehir” diye konuştu.

Bursa’nın bir Türkiye mozaiği olduğunu belirten Başkan Aktaş, inşaat sektörünün bereketine değinerek, “İnşaat sektörünün hareketliliği bir sürü sektörü de harekete geçiriyor. Bu noktada şehrin vizyonu, projeksiyonu çok önemli” dedi.

“Önemli olan kaliteli iş yapmak”

Ekonomi odaklı değerlendirmelerde bulunan Başkan Aktaş, müteahhitliğin tanımının iyi yapılması gerektiğini anlatarak, “Küçük büyük önemli değil, önemli olan kaliteli iş yapmak ve yaptığınız işin bundan sonraki işlerinize referans olması. Şehrin projeksiyonu da çok önemli. Bursa, birkaç senedir çok ciddi kentsel dönüşümü konuşuyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Bursa’daki kentsel dönüşüme dikkati çektiğini hatırlatan Başkan Aktaş, Doğanbey ile ilgili açıklamasında, kentin başka noktalarında da kentsel dönüşüm sorunu olduğuna değindi. Başkan Aktaş, Doğanbey’den de kendisini arayıp durumu soranların olduğunu belirterek, “TOKİ yapmış, kimin malına ne yapabilirsin. Niye herkes Doğanbey’i konuşuyor? Lokasyonu yüzünden. Hanlar Bölgesi’ni, Ulucami’yi kapattı, Uludağ’ın siluetini bozdu. Şehrin ne tarafından bakarsan bak ucube gibi duruyor. Dünya mimarlık zirvesinde gösterilen ilk fotoğraf. Bir vizyon ortaya koyuyorum. 2700 daire var” dedi. Aktaş, Cumhurbaşkanı’nın bu konu ile ilgili özelde çalışması olduğunu söyleyerek, “Bu Doğanbey’in yüksekliğiyle alakalı değil sadece. Lokasyonundan dolayı, Bursa’nın orta noktasında, bağrında… Şehrin böğrüne saplanan bir yer olduğu için dikkat çekici… Bugüne kadar kentte kentsel dönüşümler yapılmış. Mesele yıkımdan sonra yerine konuşlandırdığımız bina ve onun müştemilatlarıyla alakalı… Kentsel dönüşümde yıktığınız binanın yerine sadece bina değil sosyal alanlar da kazandırıyorsunuz. Bu işin sosyal boyutları da var” diyerek konunun önemine işaret etti.

MÜSİAD Bursa Şubesi Başkanı Mustafa Gürses, Başkan Aktaş’ın zor bir görevin başında olduğunu ifade ederek, “MÜSİAD olarak elimizden ne geliyorsa, bu memlekete yapılacak her türlü güzel işlerin destekçisi olduğumuzu ifade etmek isteriz” dedi. Gürses, kente dair konularda bulacakları çözümleri de zaman zaman rapor halinde ileteceklerini kaydetti.

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan'dan YENİ YIL MESAJI

GÜRKAN’DAN YENİ YIL MESAJI
Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, “2018 Edirne’mize, güzel ülkemize ve tüm insanlığa barış getirsin. 2018 huzurun, mutluluğun ve sevginin yılı olsun. 2018 dünyanın hiçbir yerinde insanların ölmediği, haksızlıklara uğramadığı ve adaletin tam anlamıyla tecelli ettiği bir yıl olsun” dedi

2018 yılının tüm insanlığa barış getirmesini dileyen Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, “2018 yılı; Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içinde yaşan herkese; 783 bin km karenin her bir noktasına sevgi, huzur ve barış getirsin. 2017 yılında yaşadığımız tüm olumsuzluklar; tüm kavgalar yeni bir yılla birlikte son bulsun. 2018 yılında sevgi tohumları ekelim.

Geleceğimizin teminatı çocuklarımız için yepyeni umutlar yeşertelim. 2018 çocuklarımıza daha iyi bir dünya bırakmak için el birliğiyle emek harcadığımız; ülkemizin demokratik, laik sosyal bir hukuk devleti olarak daha da güçlendiği ve geleceğe daha da güçlü adımlarla yürüyeceğimiz bir yıl olsun. Ülkemizin ve Dünya’nın en güzel şehirlerinden biri olan Edirne’de yaşayan tüm hemşerilerimin yeni yılını bir kez daha kutluyor, sevgi ve selamlarımı iletiyorum” dedi.

“ÇALIŞANLARIMIN MAAŞLARINI ÖDEYEMEDEN KONSERE PARA VEREMEM”

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, basın mensuplarıyla Belediye Meclis Salonu’nda bir araya geldi. Başkan Gürkan, 2018 yılına sayılı günler kala Edirne Belediyesi’nin 2017 yılında gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Gürkan, 2017 yılının ekonomik sıkıntılarının dışında birçok projenin hayata geçirildiği bir yıl söyledi. 2017 yılının bereketli ve başarılı bir yıl olduğunu ifade eden Gürkan, “Birçok projemizle, birçok ciddi kurumdan; Tarihi Kentler Birliği, Marmara Belediyeler Birliği, Hürriyet Gazetesi gibi birçok önemli kurumdan çok ciddi ödüller aldık. Marmara Belediyeler Birliği’nden 4 proje ile 4 ödül aldık. Tarihi Kentler Birliği’nden 2 projeyle iki ödül aldık. Hürriyet Gazetesi’nin düzenlendiği yarışmadan 5 proje ile 5 ödül aldık. Tabiki bu ödülleri Edirne Halkı’nın büyük bir çoğunluğu sevinçle karşıladı ama kendi akıllarınca bunların değerini azaltmayı düşünen arkadaşlar ‘parayla mı alındı bunlar’ diye söylemlerde bulunuldu. Paranız varsa gidip Hürriyet’ten yada Marmara Belediyeler Birliği’nden ödül alın, bende sizi alkışlayayım. Ben sizin gibi çamur atmayada çalışmam ‘helal olsun’ derim” dedi.


“EDİRNE’NİN 2050 YILINA KADAR SU İHTİYACI ÇÖZÜLDÜ”
Edirne’ye yeni içme suyu temin etmek amacıyla 2015 yılında DSİ ile bir protokol yaptıklarını hatırlatan Gürkan, “Kırklareli Kayalı Barajı’ndan 58 kilometre mesafeden binlik çelik borularla yıllık 20 milyon 500 bin metreküp temiz suyu getirilmesi ve bu getirilen içme suyunun da yeni yapılacak bir içme suyu arıtma tesisinde arıtıldıktan sonra eski arıtmanın oraya taşınması ve şebekeye verilmesi projesiydi. Bunu DSİ bizim adımıza yapacak, bizde ücretini 30 yılda 30 eşit taksitle DSİ’ye ödeyecektik. Yaptığımız protokol buydu. Video konferans sistemiyle Sayın Cumhurbaşkanımız bu tesisin açılışını yaptı. Oradan su almaya başladık. Süloğlu Barajı’ndan artık su almıyoruz Edirne’ye. Daha taze, daha temiz bir kaynaktan su almaya başladık. Lalapaşa Kavşağı civarında bulunan Yeni İçme Suyu Arıtma Tesisi’miz de devreye girdi. Hattımızda çalışıyor. Su temini ile ilgili Edirne’nin 2050’ye kadar olan ihtiyacı çözülmüş oldu. DSİ diyor ki; ‘Biz yaptık’ doğru ama parayıda veren biziz. Bu da doğru. Bu tesis Edirne Halkı’nın tesisi. Çünkü parasını Edirne Halkı ödeyecek. Hatırlarsınız ben daha önce mecliste de söyledim. Parayı almazlarsa bende çıkıp; ‘Tesisi DSİ yaptı. Parasınıda almadılar, bağışladılar Edirne Halkı’na’ deyip herkese teşekkür eder, Sayın Bakanımıza da Fahri Hemşehrilik Beratını takdim ederiz. Ama hem parayı alıp hem de ‘biz yaptık’ olmuyor. Ama ben hem Orman ve Su İşleri Bakanı Sayın Veysel Eroğlu’na hem Milletvekilimiz Rafet Sezen’e, İlyas Akmeşe’ye hepinize çok teşekkür ediyorum. Parayı almazlarsa daha da çok teşekkür edeceğim” ifadelerine yer verdi.
ARITMA SORUNU SON BULUYOR
8 bin 300 yıllık tarihe sahip Edirne’de arıtma sorununun yaşandığını anlatan Gürkan, “Evsel artıkları ve kanalizasyonu arıtmasız Meriç Nehri’ne deşarj ediyorduk, yüzyıllardır. Bununla ilgili projeleri hazırladık, ihale yetkisini İller Bankası’na verdik. İhalesi yapıldı, sözleşmesi imzalandı. Yılbaşından sonra temel atma törenini gerçekleştireceğiz. Edirne’nin ilk arıtması olan İleri Biyolojik Arıtma’nın inşaatını yapıp, önümüzdeki yıllarda da hizmete almış olacağız” dedi.
ALT YAPI İÇİN İLK KAZMA ŞUBAT SONU
Edirne’nin en büyük sorunlarından birinin de altyapı olduğunu anlatan Gürkan, “2014-2015 yılından başlayarak, İller Bankası’na yetkilerini vermiştik. Geçtiğimiz 4 Aralık’ta ihalesi yapıldı. İçme Suyu Şebekesi’nin tamamen yenilenmesi, Kanalizasyonun sorunlu yerlerinin yenilenmesi ve Yağmur Suyu Toplama Kanalı’nın yapılması ve bunların üst yapısı. İhalesi yapıldı. Şubat sonu gibi Edirne’de altyapı çalışmaları başlayacak. ‘Akıllı başkan üst yapıya, akılsız başkan alt yapıya bakar’ derler. Edirne’nin özellikle içme suyu şebeke sorunu o kadar acilki; hiç akıllı, akılsız başkana bakmıyor” şeklinde konuştu.
“SULAR KESİLDİĞİNDE KEMİKLERİMİZ BİRBİRİNE GEÇİYOR”
Suların kesildiği ve vatandaşın evine su veremedikleri zamanların yaşandığını anlatan Gürkan, “Su yaşamsal bir ihtiyaç. Sular kesildiğinde kemiklerimiz birbirine geçiyor. O yüzden bizim bugünün şartlarında içme suyu şebekesini yenileyerek, vatandaşımıza temiz, sağlıklı ve kesintisiz su sağlamamız lazım. O yüzden benim seçim yakındı, vatandaş kızacak, oy veremeyecek gibi tartışmalara hiç girmeden büyük bir kararlılıkla bu işe başlayacağım. 2-2,5 yıl içinde bu işi bitireceğiz” dedi.
TARİHİ ELEKTRİK FABRİKASI RESTEROSYONU
Uzun yıllardır metruk duran, uyuşturucu, bali ve tiner kullananların mekanı haline gelen Tarihi Elektrik Fabrikası’nın restorasyonunu gerçekleştirdiklerini ifade eden Gürkan, “30 yıldır herkesin ‘yapacağım’ dediği ama kimsenin yapmadığı, beceremediği Elektrik Fabrikası’nı restore ettik. Orasını da Edirne Belediyesi Nikah Salonu ve Kültür Merkezi olarak Edirnelilerin yaşamına kazandırdık. 14 Mayıs’tan bu yana da Edirne’nin 100 yıllık Nikah Salonu’nu, bu daracık yerden çıkartarak, insanların hayatlarının en mutlu gününde güzel ve tarihi bir binada nikahlarını kıymalarını sağladık. Bununla da gurur duyuyorum. Orada Koruma Kurulu Kararları’na göre, bizim de anlayışımız gereği hiçbir alkollü, müzikli toplantı yapmadık, yapmayacağız. Orası sadece bir Nikah Salonu ve gürültüsüz, alkolsüz etkinliklerin yapıldığı bir kültür merkezi olarak hizmet vermeye devam edecek” ifadelerine yer verdi.
2017 yılında 5 Mayıs tarihinde Edirne Kent Müzesi’ni Edirne Halkı’nın hizmetine kazandırdıklarını anlatan Gürkan, “45 olan çocuk parkı sayısı da 100’e yaklaştık. 130 bin metrekarelik bir Kent Parkı’nı planlarımıza işlemiştik. Onun çalışmaları devam ediyor. Bu şekilde seçimlerde vaat ettiğimiz 43 projenin 38’ini hayata geçirdik. Altyapıyla bu 39” ifadelerine yer verdi.
“İŞİNİ YAPAN DIŞINDA HİÇ KİMSENİN EKMEĞİYLE OYNANMASI DOĞRU DEĞİL”
Taşerona kadro konusunda da açıklamalarda bulunan Gürkan, “Kanunun belirlediği şekilde süreci yöneteceğiz. Hiç kimsenin mağdur olmasını istemiyoruz ama tabi yasanın öngördüğü şartları taşıyanlarla. Mesela diyorki yasa ‘Emekli olmuş yada emekliliğe hak kazanmış olanlar bu kanun kapsamına girmez’ diyor. Şimdi ilk etapta yılbaşı itibariyle emekli arkadaşlarımızla yollarımızı ayıracağız. Yılbaşından sonrada 2 Ocak’tan itibaren 90 gün bir süre tanıyor yasa. Emekliliğe hak kazanan arkadaşlarımızla yollarımızı ayıracağız. Diğer arkadaşlarımızla istisnalar çıkabilir, devam etmeyi düşünüyoruz. İşini yapmayanlar dışında hiç kimsenin ekmeğiyle oynanmasını doğru ve haklı bulmuyoruz. Hiç kimseyi siyasette bana karşı olduğu için ya da siyasi görüşünden dolayı işten çıkartmadım. Çıkardıysam işini yapmadığı içindi” dedi.
“6 AYDIR EKONOMİK SIKINTI İÇERİSİNDEYİZ”
Edirne Belediyesi’nin son 6 aydır ciddi bir ekonomik sıkıntı içerisinde olduğunu ve son iki aydır da hizmet alımı personelin maaşlarını ödeyemediklerini belirten Gürkan, “Aslında sadece biz değil ülke olarak ekonomik sıkıntı içerisindeyiz, biz bunun 4 ayını kendi imkanlarımızla çok hissettirmeden atlattık. Ama son iki aydır biz de büyük bir kriz içerisindeyiz. Bütün kurumlar gibi, hazine de öyle. Ekim ayından bu yana hizmet alımı arkadaşlarımızın maaşlarını ödemekte gerçekten zorlanıyoruz. Personelin maaşlarını 45 aydır kesintisiz sağladım. Göreve başladığımda, Nisan ayında 5 maaş alınmamıştı. Alınmayan o 5 maaşın ödemesini yaptım. Ondan sonrada her ay 3-5 gün gecikerek hep ödedik ama ilk kez şu 2 aydır maaşlarını ödemekte ciddi zorlanıyoruz. Hizmet alımı arkadaşlarımızın sistem şöyledir; ekim ayını çalışır, biz ekim ayının maaşlarını bir sonraki ayın 7’sinden sonra vermek zorundayız. Ekim maaşları Kasım 7’de ödenir. Ekim ayında çalıştı, ekim ayının maaşını kasım ayında veremedik. Kasım ayında çalıştı. Kasım ayının maaşını 7 Aralık’ta hak etti. Bizim 2 ay borucumuz var. Ama bizim hizmet alımı arkadaşlarımız bildikleri halde, 3 aydır maaşlarını alamadıklarını söylüyorlar. Aslında Aralık ayını Ocak 7’de hakedecekler. Buna bir açıklık getirmek istedim. Gazeteci arkadaşlar da ‘3 aydır alamıyorlar’ diye yazarsa bu doğru bir bilgi olmaz. Sizlerde halkı doğru bilgilendirmemiş olursunuz. 24 farklı birim var. 24 müdürlüğün 2 tanesi, biri de kısmen ekim ayının maaşlarını alamadılar. Kasım ayı maaşlarını 5 birim aldı. Kanun, bize 3 aylık bir süreç veriyor. 3 aydan sonra belediyenin personeli olacak. Yasa gereği bir sınav yapacağız. Yazılı, sözlü ya da uygulamalı olarak. Öncelikle kanundaki şartları taşıyan arkadaşlar sınava girecek, sınavda başarılı olanlarla da yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu.
YILBAŞI AKŞAMI KONSER YOK
Gürkan, ayrıca yılbaşı akşamı Edirne’de bir konser vermeyeceklerini söyledi. Çalışanların maaşlarını veremeden herhangi bir eğlence yapmak istemediğini belirten Gürkan, “Üzgünüm tabi ki. Saraçları halkımıza emanet edeceğiz. Çalışanlarımın maaşlarını ödeyemeden konsere para vermem etik olarak bana doğru gelmedi” dedi.
Bir gazetecinin ‘Siz maaşınızı aldınız mı?’ sorusu üzerine Gürkan, “Almadım. Mali Hizmet Müdürüme talimat vermiştim. Son çalışan maaşını almadan bana maaş yatırmayın diye” ifadelerine yer verdi.