Category Archives: Dernekler

YSK, siyasi parti kongreleri ile oda ve sendika seçimlerinin yapılabileceğine hükmetti

YSK’dan siyasi partilerin kongre sürecine ilişkin açıklama

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası normalleşme süreci kapsamında siyasi parti kongreleri ile oda ve sendika seçimlerinin yapılabileceğine karar verdi.

Eskişehir Tepebaşı İlçe Seçim Kurulu, Kovid-19 salgını sonrası normalleşme süreci çerçevesinde siyasi parti kongreleri ile oda ve sendika seçimlerinin yapılıp yapılmayacağına ilişkin Kuruldan görüş sordu. 

YSK, siyasi parti kongreleri ile oda ve sendika seçimlerinin yapılabileceğine hükmetti

Hayrettin Eker' Ramazan Bayramı münasebetiyle mesaj yayınladı

Malatya Huzur Sen İl Temsilcisi Hayrettin Eker’ Ramazan Bayramı münasebetiyle yayınladığı mesajında şunları söyledi;

Bayramlarımız, birlik ve beraberlik duygularımızın pekiştiği, kırgınlıkların unutulup, dostluk ve sevgiyle gönüllerin birbirine yakınlaştığı, karşılıklı sevgi ve saygının geliştiği müstesna günlerdir.

Her geçen gün gelişen ve büyüyen Sağlık sektörüne hizmet eden siz değerli sağlık personelimizin pandemi süresince göstermiş oldukları çabaları için bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu çabalarınızın bu güne kadar olduğu gibi bu günden sonra da özveri ile artarak devam edeceğine inanıyorum.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi
Malatya Huzur Sen İl Temsilcisi Hayrettin Eker

Bu anlamlı bayramın, değerli sağlık personelimiz, milletimiz ve ülkemiz için dostluk ve barışa, sevgi ve kardeşliğe vesile olması temennisiyle,Malatya Huzur Sen olarak bütün Sağlık ailesinin Ramazan bayramını tebrik ediyor, sağlık, mutluluk ve huzur içerisinde nice bayramlar diliyorum.

Artvin'in eşsiz doğasının ve kültürün korunması için 25 yıllık mücadele

  • 1985 yılında MTA arazi gözlemleri için alanda çalışma başlattı. Bunun sonucunda, toplam uzunlukları bir kilometreye yaklaşan dört sondaj önerildi. 1986 yılında bu sondajlar gerçekleştirildi. Ancak ilgili raporun sonuç bölümünde, ekonomik olabilecek bir kaynak bulunamadığı belirtildi. Ne hikmettir ki, MTA’nın bulamadığı bu madenleri, ertesi yıl arama ruhsatını alanlar buldular.
  • Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından 1988 ve 1989 yıllarında Kanadalı Cominco Şirketi’ne alanda maden arama ve ön işletme ruhsatı verildi.
  • 1992’de Hatila Milli Parkı çalışması yapıldı. Milli park, iki tarafından daraltılarak Cerattepe alanı milli park sınırları dışında bırakıldı. 31 Ağustos 1994’te Hatila Milli Parkı ilan edildi.
  • 1994 yılında sondaj çalışmaları sonrasında ilk olumsuz etkiler görülmeye başlandı ve ölen bazı ineklerin arama çalışmaları sırasında kullanılan kimyasal maddelerin sulara karışması sonrası öldüğü iddia edildi. Konunun araştırılması amacıyla ölen ineklerden alınan ve tahlile gönderilen örneklerin kaybolduğu iddia edildi. Bu gelişmelerden sonra Artvin halkı maden çalışmaları hakkında araştırma yapmaya başladı.
  • 06.1995 – Artvin Belediyesi, Artvinliler Hizmet Vakfı ve maden şirketi Cominco tarafından Artvin’de Altın Madenciliği ve Çevresel Etkileri konulu bir panel düzenlendi. Panel ile birlikte Artvin halkının tepkileri giderek arttı.
  • 17.07.1995 – Artvin halkı, maden çalışmaları ile ilgili daha iyi bilgi sahibi olmak ve sürece katılabilmek için Yeşil Artvin Derneği’ni kurdu. Aynı yılın eylül ayında, Dernek, farklı üniversitelerden ve bölümlerden öğretim üyelerini davet ederek Cerattepe alanında inceleme yapmalarını talep etti. İncelemelerin ardından da, 16 Eylül’de Altın Madenciliği ve Çevresel Etkileri adlı bir panel gerçekleşti. Bu panel, Artvin halkının endişelerinde haklı olduğunu gösterdi.
  • 1996 yılında Artvin Valiliği Mahalli Çevre Kurulu’nun olumsuzluklar içeren görüşleri Resmi Gazete’de (13.02.1996 tarih 22553 sayılı) yayınlandı.
  • 6.1997 – Artvin’de altın madeninin çevresel etkileri konulu ilk miting yapıldı.
  • 1997 yılında düzenlenen imza kampanyası ile 10.000 imza toplandı. Şubat 1998’de, ilk defa tüm siyasi partiler ve STK temsilcilerinin katılımıyla Ankara’ya gidilerek imzalar Çevre Bakanlığı’na teslim edildi. Proje tekrar incelenmek üzere durduruldu.
  • 1998 yılında Maden Tetkik Araştırma Genel Müdürlüğü “Artvin İli Çevre Jeolojisi ve Doğal Kaynakları” adlı kapsamlı bir araştırma ile heyelan risklerine dikkat çekti.
  • 2002 yılında madene karşı tekrar bir imza kampanyası yapıldı. Toplanan 10.000’e yakın imzanın, Orman Bakanlığı’na sunulması için tekrar tüm siyasi parti ve STK temsilcileri ile Ankara’ya gidildi. Aynı yıl, Cominco Şirketi projeden çekildi ve ruhsatını başka bir Kanada şirketi olan INMET Mining isimli şirkete devretti.
  • 06.06.2005 – Yeşil Artvin Derneği ve Artvin Barosu projeye karşı ilk kez dava açtı. 11.07.2005 tarihinde Erzurum İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi.
  • 04.2006 – Artvin Orman Fakültesi tarafından hazırlanan “Artvin-Cerattepe Ormanı İçinde Yapılması Planlanan Maden İşletmeciliğinin Etkileri Hakkındaki Fakülte Görüşü”, Akademik Genel Kurul tarafından müzakere edilerek oybirliği ile kabul edildi ve yayınlandı. (Raporu okumak için: http://yesilartvindernegi.org/kafkas-universitesi-artvin-orman-fakultesi-cerattepe-raporu-2006/)
  • 10.2008 – TBMM Çevre Sorunlarını Araştırma Komisyonu inceleme için Cerattepe’ye geldi. İncelemeden sonra, Araştırma Komisyonu, bu alanda madencilik yapılmaması gerektiğini belirten bir rapor yayınladı.
  • 23.10.2008 – Rize İdari Mahkemesi maden ruhsatını iptal etti.
  • 2008 yılının sonunda İnmet Mining, “zaman zaman başaracağımızı zannettik ama halkın ve siyasilerin desteği olmadan olmayacağını anladık” ifadelerine de yer veren bir basın açıklamasıyla projeden çekildiğini açıkladı.
  • 2009 yılının başında da Danıştay İlgili Dairesi maden ruhsatı iptaline dair verilen kararı, “maden ruhsat alanlarının milli park ve turizm alanları ile iç içe olduğu, maden işletmeciliğinin ülke ekonomisine esasen bir katkısının olamayacağı, bölgenin eşsiz doğal güzellikleri ve varlıklarının zarar göreceği, Artvin’in jeolojik olarak heyelan riski taşıyan bir alanda bulunduğu, aktif heyelan alanları bulunduğu, bu konuda birçok bilimsel rapor bulunduğu, bölgede yapılacak madencilik faaliyetinin bitki ve hayvan türlerini olumsuz etkileyeceği, ruhsatların verildiği tarih itibariyle faaliyetin ÇED yönetmeliği kapsamında olduğu, hukuka aykırı olarak ruhsatlandırma işleminin yapıldığı, ÇED olumlu raporu aranmadığı, bu nedenle işletme izni ve ruhsatların iptali” gerekçesi ile onadı. İlgili şirketin karar düzeltme talebi de reddedildikten sonra karar kesinleşmiş oldu.
  • Mart 2011 – Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Yeni Maden Kanunu çerçevesinde, içinde Artvin Cerattepe ve Genya’nın da bulunduğu, ülke genelinde 1343 maden alanın ihale edileceğini duyurdu.
  • 2 Nisan 2011 – Büyük Anadolu Yürüyüşü’nün Karadeniz ayağı Yeşil Artvin Derneği’nin öncülüğünde Artvin’den başladı.
  • Şubat 2012 – Artvin’deki sivil toplum örgütleri, siyasi parti il başkanları, Belediye Başkanı,   Artvin milletvekili ile beraber Ankara’da Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ve mecliste grubu olan tüm siyasi parti başkanlarıyla görüşme yapıldı. Enerji Bakanı projenin yeniden gözden geçirileceğini ve “yerin üstünün mü altının mı daha değerli olduğuna bakılacağını” söyledi. Ancak, hiçbir inceleme yapılmadan ihaleye çıkarıldı. İhale şartnamesine konulan özel bir madde nedeniyle, ihaledeki gerekli koşulları sağlayan Türkiye’de tek bir firma olduğu anlaşıldı.
  • 17.02.2012 – Yapılan ihalede Cerattepe ve Genya maden alanı ruhsatı Özaltın İnş. Tic.ve San. A.Ş.’ye verildi. İhalenin yapıldığı gün hem Artvin’de hem de Ankara’da protesto eylemleri gerçekleşti.
  • İhaleden kısa bir süre sonra, Özaltın A.Ş., rödovans sözleşmesi ile maden alanındaki işletme hakkını Etibakır A.Ş.’ye (Cengiz İnşaat) devretti.
  • 11.06.2012 – İhalenin feshi ve ÇED Raporu olmadan ruhsat verilemeyeceği gerekçesi ile Rize İdare Mahkemesinde iki ayrı dava açıldı. Bu davalardan, ihale ile ilgili dava ihalenin tarafı     olmadığımız gerekçesi ile reddedilirken, ruhsat iptal davası da ruhsat için ÇED gerekli değildir denilerek reddedildi. Bu sırada ÇED olumlu kararı alınmış olduğundan bu dava konusuz kalmış oldu.
  • 06.2012’de dört adet atık havuzu için ÇED toplantısı yapılmak istendi. Yapılan protestolar sonucunda toplantı gerçekleştirilemedi. Atık havuzu projesinden vazgeçildi.
  • 11.2012 – Daha sonra reddedilen her iki davadan da Yürütmeyi Durdurma Kararı çıktı.
  • 6 Nisan 2013 – Artvin’de 10.000 kişinin katılımıyla Madene Hayır Mitingi yapıldı. Ardından 3 Mayıs 2013’te, şirketin bürosu önünde oturma eylemlerine başlandı.
  • 03.06.2013 – Şirketin ÇED raporu ilan edildi. Bunun üzerine, 26 Eylül 2013 tarihinde ÇED Olumlu Kararının iptali için 281 kişi ile dava açıldı.
  • 2013 yılında TMMOB Orman Mühendisleri Odası’nın ‘Artvin İli Cerattepe ve Genya Ormanlarında Planlanan Madencilik Faaliyetinin Doğal Kaynaklar Üzerindeki Etkileri’ hakkında hazırladığı rapor yayınlandı. (http://yesilartvindernegi.org/artvin-ili-cerattepe-ve-genya-dagi-ormanlarinda-planlanan-madencilik-faaliyetlerinin-dogal-kaynaklar-uzerine-etkileri-hakkinda-rapor/ )
  • 11.2013 – Cengiz A.Ş., Artvin Belediye Başkanı Emin Özgün’e miting konuşmasından dolayı dava açtı.
  • 05.2014 – Şirket, Cerattepe’de açık altın işletmesi izni için başvurdu. Haziran 2014’te Valilik, açık işletme için ÇED gereklidir kararı verdi. Temmuz 2014’te açık altın işletmesi ÇED toplantısı protesto edildi, yaptırılmadı.
  • 21.07.2014 – Kapalı bakır işletmesi ÇED iptali davası için bilirkişi keşfi yapıldı. Keşif heyetini karşılamak üzere Artvin halkı, 1.5 km uzunluğunda bir insan zinciri oluşturdu.
  • 09.2014 – Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri ve maden şirketi elemanları, yol genişletilmesi için ağaç damgalama çalışması yapmak üzere Cerattepe’ye çıktı. Artvin halkı, önlerini keserek damgalama yaptırmadı.
  • 09.2014 – Maden şirketi, Oruçlu köyü yolundan Cerattepe’ye tır ve iş makinesi çıkarmaya çalıştı. Yolları kesilerek, geri çevrildi.
  • 09.2014 – Bilirkişi keşif raporu yayınlandı. (Raporu okumak için: http://yesilartvindernegi.org/rize-idare-mahkemesi-cerattepe-bilirkisi-raporu-2014/)
  • Kasım 2014 – Şirket, açık işletme projesinden vazgeçtiğini açıkladı.
  • 11.2014 – Orman Bölge Müdürlüğü ve maden şirketinin ağaç kesimine çıkacağı haberi alındı. Artvin halkı alana çıktı ve kesim engellendi. Kafkasör’e çıkarılmış olan şirket güvenlik elemanlarının da Artvin’e geri dönmeleri sağlandı.
  • 11.2014 – Mahkeme tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilmediği için şirketin alanda işlem yapmasına engel olmak için Artvin halkı Cerattepe alanında 14 gün sürecek bir nöbete başladı.
  • 11.2014 – Rize İdare Mahkemesi, ÇED olumlu kararının iptali davasında yürütmeyi durdurma kararı verdi.
  • 12.2014 – TMMOB Cerattepe Raporu yayınlandı. (Raporu okumak için: http://yesilartvindernegi.org/tmmob-cerattepe-raporu/)
  • 05.01.2015 – Rize İdare Mahkemesi ÇED Olumlu kararını iptal etti.
  • 04.2015 – Şirket 2009/7 sayılı Genelge’ye dayanarak yeni bir ÇED başvurusunda bulundu.
  • 06.2015 – Yeniden ÇED Olumlu Kararı alındı.
  • 06.2015 – Avukat Noyan Özkan Çevre ve Ekoloji Mücadelesi Onur Ödülü Yeşil Artvin Derneği’ne verildi.
  • 06.2015 – Şirketin aldığı yeni ÇED Olumlu Kararı ile birlikte alanda faaliyet gösterme girişimlerine karşı, Artvin halkı Cerattepe’de tam 245 gün sürecek bir nöbete başladı.
  • 06.2015 – Şirket konteynırları Cerattepe’ye çıkarmak istedi. Nöbet tutan halk engel oldu. Konteynırlar Kafkasör’den geri dönmek zorunda kaldı. Ertesi gün şirket yeniden başka bir yoldan çıkmayı denedi. Halk geri çevirdi. (Kütüklü resmin çekildiği gün).
  • 07.2015 – Sabahın erken saatlerinde şirket, jandarma ve polis eşliğinde Cerattepe’ye çıkmak istedi, fakat halkın engel olması sebebiyle çıkamadı.
  • 10.07.2015 – Yeni ÇED Olumlu Kararının iptali için 751 katılımcının imzası ile, 61 avukatın yer aldığı Türkiye’nin şimdiye kadarki en büyük çevre davası açıldı.
  • 07.2015 – Şirketin yukarı çıkacağına dair haber geldi. Atmaca mevkisinde yol kesildi. Şirket gelmedi ama bütün esnaf işyerlerine “Cerattepe’ye müdahele edildiği anda bu işyeri kapatılacaktır” yazısı astı.
  • 01.2016 – Orman Bölge Müdürü’nün eşliğinde şirket, karla kaplı yolu açtırarak arka yoldan Cerattepe’ye çıkmaya çalıştı. Yolları nöbette bulunan halk tarafından kesildi ve geri çevrildiler.
  • 02.2016 – Çok sayıda güvenlik gücünün Artvin’e doğru hareket ettiği duyumu alınması üzerine Dernek geniş katılımlı bir toplantı yaptı. Sabaha karşı Çamlık Mahallesi Atmaca mevkisinde halk nöbete çıktı. Şirketin iş makinesi ve koteynırı güvenlik gücü eşliğinde Atmaca’ya geldi. Yasal sürecin güvenlik güçlerine anlatılmasına rağmen, Artvin halkı tarihinde ilk defa gaz ve plastik mermi ile müdaheleye maruz kaldı. O gün akşama kadar müdahele devam etti. Halk direndi. Ertesi gün boyunca sert müdahele devam etti. Esnaf iki gün boyunca kepenk kapattı. İkinci gün 6 kişi gözaltına alındı. Gün boyu devam eden yoğun müdahale sonunda şirket güvenlik güçleriyle Cerattepe’ye çıktı.
  • 02.2016 – Şirkete yer teslimi yapılıp yapılmadığına dair Orman Bölge Müdürlüğü’ne bilgi talebi yazısı yazıldı. Ertesi gün, Müdürlük’ten yer teslimi yapılmamış olduğuna dair resmi bilgilendirme geldi.
  • 02.2016 – Cerattepe’ye çıkmak istemiyle yapılan yürüyüşe Artvin Devlet Hastanesi önünde polis tarafından müdahele edildi. Gaz ve plastik mermi kullanıldı. Çok sayıda yaralanan oldu.
  • 02.2016 – Artvin Savcılığına Artvin Valisi, Emniyet Müdürü ve Jandarma Alay Komutanı’na şirketi yasadışı şekilde alana çıkartmak ve orantısız güç kullanımından dolayı suç duyurusunda bulunuldu.
  • 24.02.2016 – Yeşil Artvin Derneği’nin talebi üzerine Başbakan Davutoğlu ve bakanlar ile görüşme gerçekleşti. Dernek, Başbakan’a hukuki süreç ve Cerattepe’nin ekolojik yapısı hakkında bilgilendirme yaptı. Başbakan, hukuksal süreç bitene kadar maden faaliyetlerinin durdurulduğunu ve bu süreç bitene kadar bizlerle görüşmelerin süreceğini ifade etti.
  • 02.2016 – Yeşil Artvin Derneği, basın ve Barolar Birliği Çevre Komisyonu gözlem için Cerattepe’ye çıktı. Şirketin elemanlarının izin belgesini göstermeleri istendi. İzin belgelerinin Murgul’da olduğu ve oradan alınması istendi.
  • 03.2016 – Mahkeme bilirkişi heyeti, keşif için Cerattepe’ye geldi. Halk, kilometrelerce insan zinciri oluşturdu. Keşifte, Prof. Dr. Doğan Kantarcı ve Prof. Dr. Halil Murat Özler sunum yaptılar. Çok geniş katılımlı bir avukat grubu ve meslek odaları temsilcileri keşifte yer aldılar.
  • 04.2016 – TMMOB Mimarlar Odası Çevreye Katkı Ödülü Yeşil Artvin Derneği’ne verildi.
  • 04.2016 – 2016 yılı Türk Toraks Derneği Çevre Ve iklim Sorunları Ödülü Yeşil Artvin Derneği’ne verildi.
  • 04.2016 – Bursa Barosu ve Yeşil Artvin Derneği ortaklığıyla Artvin Ahmet Hamdi Tanpınar Kültür Merkezi’nde “Cerattepe’de Çevre’nin ve Halkın Hakları” adlı panel düzenlendi.
  • 04.2016 – Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından Yeşil Artvin Derneği’ne Artvin’de yarattığı çevre bilinci ve toplumsal ve kamusal alanda vermiş olduğu mücadele için teşekkür plaketi verildi.
  • 05.2016 – Türkiye Ormancılar Derneği tarafından Artvin’de “Artvin ve Çevresinde Doğal Alanlara Yapılan Müdahaleler ve Sonuçları” adlı panel düzenlendi. (http://yesilartvindernegi.org/turkiye-ormancilar-dernegi-artvin-temcilciligi-paneli/)
  • 05.2016 – 131 ülkeden 335 sendikanın üyesi olduğu İnşaat ve Ağaç İşçileri Enternasyoneli (BWI) ile Türkiye’den Tarım Orman Hayvancılık ve Çevre Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası TARIM ORMAN-İŞ ve 20 yılı aşkın bir süredir Cerattepe’yi maden işletmelerinden ve diğer çevresel tehditlerden korumak için mücadele veren Yeşil Artvin Derneği’nin ortaklığında imza kampanyası başlatıldı.

YÖNETİM KURULU ÜYELERİ

Nur Neşe Karahan

Yönetim Kurulu Başkanı

Nursal Bülbül

Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Bedrettin Kalın

Sekreter

Nurcan Ay Katırcı

Yönetim Kurulu Üyesi

Bahattin Altuntaş

Yönetim Kurulu Üyesi

Hüseyin Kurt

Yönetim Kurulu Üyesi

Mehmet Özalp

Yönetim Kurulu Üyesi

Hikmet Çelik

Yönetim Kurulu Üyesi

Erdem Karslıoğlu

Sayman

Seval Şahin

Yönetim Kurulu Üyesi

Hasan Yüksel

Yönetim Kurulu Üyesi

Malatya Huzur Sen Şube Başkanı Hayrettin EKER'in 12 Mayıs Hemşireler günü mesajı

MALATYA HUZUR SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET ÇAŞILAŞNLARI SENDİKASI MALATYA ŞUBE BAŞKANI HAYRETTİN EKER
HEMŞİRELER GÜNÜ MÜNASEBİTİYLE
BASIN AÇILAMASIDIR

Malatya Huzur Sen Şube Başkanı Hayrettin EKER:12 Mayıs Hemşireler günü mesajında, sağlık sisteminin temel taşlarından olan hemşireliğin güç çalışma şartlarını gerektiren, sabır, özveri ve hoşgörü kavramlarını içinde barındıran zor bir meslek olduğunu belirtti. Başkan Hayrettin Eker mesajında, “Sağlık alanında görev yaparken başarılı olmanın ilk koşulu insan sevgisidir.Bu bu özel gün münasebeti ile hemşire arkadaşlarımızın şahsında tüm sağlık çalışanlarımızın hakları için mücadele için çıktığımız bu engebeli ve sıkıntılı yolda, sağlık çalışanlarının haklarını elde etme konusunda haklı istek ve taleplerinin sesi olmaya, Devleti yönetenlere ve yüce Milletimize haklı istek ve taleplerimizi tüm açıklığı ile gizli bir gündem ve amaç gütmeden, hiçbir siyasi görüş ve/veya grup, cemaatin sesi olmaya soyunmadan, sadece ve sadece sağlık hizmeti sunumunda rol alan tüm ekip çalışanlarının hakkını ve hukukunu savunarak, yıllardır verilmeyen, alınamayan, haklarımızın alınması için var gücümüzle ekip ruhu ile çalışmanın ve mücadele etmenin yeni adresi olarak siz mesai arkadaşlarımızı Huzur Sendikamız çatısı altında toplanmaya çağırıyoruz. Bu çağrımız sağlık hizmetlerinde görev alan tüm ekip arkadaşlarımızadır, bir olalım güçlü olalım, biz olalım, geleceğimize sahip çıkalım. Sendikacılıkta Devletin, Milletin ve çalışan mesai arkadaşlarımızın çıkarlarını bir biri ile çatıştırmadan makul ve mantıklı evrensel ahlak ve çalışma hukuku çerçevesinde takip etmek ve olumlu sonuçlar alıncaya kadar ısrarlı takip sonucu istendik yönde haklarımızda olumlu kazanımlar elde edene kadar sürekli çalışmanın ve mücadele etmenin anlayışı ile tüm mesai arkadaşlarımızı Huzur sendikamızın genel çağrısının bir kez daha mesai arkadaşlarımızla paylaşılmasına vesile olan bu önemli günde;
İnsanlık tarihi kadar eski olan Hemşirelik ve Ebelik mesleği, tarih boyunca bir çok süreçten geçerek günümüze kadar gelmiştir.

Malatya Huzur Sen Şube Başkanı Hayrettin EKER

Günümüzde maalesef tarihsel öneminden ve sağlık hizmeti sunumundaki kendine has hususiyeti göz ardı edilerek, yapılan hatalı yönetimsel uygulamalar sonucunda maalesef değersizleşmesi ve önemsizleşmesi gerçekleşmiş, bu durum sadece Hemşire ve Ebe arkadaşlarımızın sorunu da olmayıp, yine maalesef hekiminden yardımcı personeline kadar hizmet sunumunda görev alan tüm ekip arkadaşlarımızın ortak derdi haline gelmiştir.
Sağlık hizmeti sunumunda yer alan tüm ekip arkadaşlarımızın emeklerinin değersizleştirilmesi çabaları hepimizin malumu olup; Sağlıkta Dönüşüm Programı adı altında uygulanan politikalarının sonucu olduğunu düşündüğümüz sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesi uygulamaları ile darmadağın edilen sağlık sisteminin biz sağlık çalışanlarına ne kadar zarar verdiğini hep birlikte yaşayarak tecrübe ettik. Sağlıkta dönüşüme karşı olmamakla birlikte sağlık hizmetlerinin sunumunda çağın gerektirdiği teknoloji, insan gücü ve fiziki mekanlar ile adaletli bir yönetim anlayışı içerikli bir sağlıkta dönüşüm programına hiçbir sağlık çalışanının karşı çıkacağını da düşünmemekteyiz. Mesele yapılan işlere verilen tanımlamadan ziyade yapılan ve yapılmaya çalışılan işlerde ne yapılmaya çalışıldığıdır ki; bu güne kadar sağlıkta dönüşüm programı kapsamında teknoloji, fiziki mekan gibi bazı aksaklıkların kısmen giderilmesine rağmen bu güne kadar adaletli bir yönetim ile sağlık çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesi yönünde bazı makyaj uygulamalar dışında anlamlı bir gelişme maalesef olmamıştır.
Yıllardır sağlık çalışanları olarak ve hatta diğer sendikal örgütler tarafından da konjoktürel olarak gündeme getirilen taleplerimizi bu vesile ile bir kez daha gündeme getirmek istiyoruz. Dileğimiz odur ki; tarafımızdan ve diğer sendikal örgütler tarafından da sıklıkla gündeme getirilen ve hatta siyasal iktidarında seçim zamanlarında vaatleri olan bu istek ve taleplerimiz siyasal iktidar tarafından da dikkate alınır ve haklının hakkını teslim etme konusunda engel tanımadan gereğini yapar ve malum pandemi ile canımız pahasına mücadele ettiğimiz süreçte bu mutlu günümüzün anlamına anlam katar.
Bu vesile ile hemşire arkadaşlarımızın günlerini kutlarken siyasal iktidardan öncelikli ve acil beklentilerimizi de arz ederiz.
Acil ve öncelikli beklentilerimiz.
Sağlık çalışanlarına söz verilen 3600 Ek gösterge sözünün bir an evvel yerine getirilmesi
Sabit ödemelerin genel bütçe maaşları içine dahil edilmesi
Tüm sağlık çalışanlarına en az 1000 TL seyyanen genel bütçe maaşına zam yapılması.
Döner sermaye ödemelerinin emekliliğe yansıtılmasının sağlanması
Nöbet ücretleri en az bir kat arttırılmalı
Sağlık çalışanlarına yıpranma payı yeniden gözden geçirilmeli ve anlamlı hale getirilmeli yılda en az 90 gün olarak ve ayrıntılı şartların sadeleştirilerek her sağlık çalışanına uygulanması
Personel kadro çeşitliliği düzeltilmeli ve sadeleştirilmeli sözleşmeli ve taşeron uygulamaları tamamen kaldırılmalı, tüm çalışanların kadrolu ve itibarlı olmasının sağlanması
Emeklilikte yaşa takılan sağlık çalışanlarına emeklilik haklarının bir an önce verilmesi
Sağlık çalışanları için yapılan düzenlemelerde bakanlığa bağlı farklı birimlerde çalışanlara ayrımcılık yapılmaması
Döner sermaye ek ödeme sisteminin yeniden düzenlenmesi, sadeleştirilerek ekip çalışanları arasında husumete yol açacak absürtlüklerin acilen giderilmesi, özellikle hekim dışı personel açısından anlamını yitiren döner sermaye ek ödemelerinin anlamlı hale getirilmesi ve çalışma barışının kurumlarımızda yeniden tesis edilmesi
Sağlık çalışanlarının dinlenebileceği, kendini hizmet içi eğitimlerle yenileyebileceği yeterli sayıda sosyal tesis açılması ve hem mevcut sosyal tesislerden hem de yeni açılacak sosyal tesislerde tüm çalışanların hakkaniyet çerçevesinde faydalanmasının sağlanması
Kurumlarımızdaki personel eksikliklerinin bir an önce giderilerek uluslar arası standartlara göre hasta-sağlık personeli oranlarının sağlanması
Sağlık çalışanlarına karşı devam eden şiddetin bir an önce sonlandırılması için daha gerçekçi çalışmalar yapılması, her şeyden önce halkın sağlık çalışanlarına karşı şiddete teşvik edilmesi anlamına gelen yönetimsel tavırlardan bir an önce vazgeçilmesi
Sağlık çalışanlarına reva görülen malum liyakatsız yöneticiler aracılığı ile mobing yapılmasına son verilmesi.
Yönetim kadrolarına sözleşmeli liyakatsizler yerine kadrolu, liyakalı ve beli seçim sistemleri ile görevde yükselen kurum içi personellerinin atanmasının sağlanması
Covid-19’a maruz kalan arkadaşlarımızın durumunun meslek hastalığı olarak kabul edilmesinin sağlanması, vefat edenlerin görev şehidi sayılmasının sağlanması
Mesai düzenlemelerinin daha sade bir mevzuat ile yeniden düzenlenmesi ve kişisel müdahalelerin en aza indirilmesi özellikle belli bir yaşın üstünde olan çalışanlarımızın (40 yaş olabilir) istemeleri halinde nöbet hizmetlerinden ve gece vardiyalarından muaf tutulması
Bayan çalışanlar ve/veya çocuk sahibi bayan çalışanlarımızın isteklerinin dışında gece vardiyasında çalışmama hakkı verilmesi
Riskli ve zor çalışma şartları olan birimlerde çalışan personelin belli bir süre çalışma sonrası istekleri doğrultusunda rotasyonla görece daha az riskli birimlere çekilmesini sağlayacak yasal düzenleme yapılması
Bayan çalışanların ihtiyaç duyan çocuklarına kreş imkanı sağlanması, bu imkanın kurum içinde sağlanamaması durumunda dışardan hizmet satın alınarak bu hizmetin sunulması
İlgili mevzuatlarda yapılan meslek tanımlarının daha net ve tartışmaya mahal vermeyecek şekilde sınırlarının belirlenmesinin sağlanması
Meslektaşlarımızın eğitimli oldukları meslekleri ile alakalı işlerde çalıştırılmasının sağlanması.
Hemşireler Günü nedeniyle, her türlü olumsuzlukta maddi ve manevi zorlukta ülkemizin her köşesinde, insan hayatının kutsallığından ödün vermeksizin, sonsuz sabır, itina ile ülkemizde ve dünyamızda görev yapan tüm hemşirelerimizin Hemşireler Gününü kutlar, sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim” ifadelerini kullandı.

Karma Dövüş Sanatları Federasyonu’nun Korona( Kovid19) Pandemi Dönemi İle İlgili Basın Bildirisi

Karma dövüş sanatları federasyon başkanı BAHATTİN ÖZDEMİR korona virüs KOVİD 19 nedeni ile yaptığı basın açıklamasında  Ülkemizde ve dünyada yaşanan Pandemi nedeniyle Spor Salonlarımız kapanmış ve bu kapalı kaldıkları süreçte salon sahiplerimiz ve burada çalışan personel maddi açıdan sıkıntılar yaşamaktadır. Bunun yanında ülkemize başarılı sporcular yetiştiren spor kulüplerimiz de yine bu korona virüs sürecinde oldukça sıkıntılı günler geçirmektedir. 

Özel beden eğitimi tesisleri ve stüdyolar birer ticari işletme olsalar dahi, sağlıklı bir toplum yetişmesinde, gençlerimizin kötü alışkanlıklar ve şer odaklarından uzak durmaları hususunda önemli rol oynamaktadırlar. İşletme sahiplerini, çalışan antrenörleri ve bunların ailelerini düşünürsek, binlerce insanın etkilendiğini açıkça görebiliriz salgın sürecinden en az zarar ile kısa sürede tekrar hizmet verebilmeleri adına çözümler üretmek adına Federasyon olarak  bir takım öneri de bulunmak istiyoruz; 

Ulu önder Kemal ATATÜRK’ ün buyurduğu gibi ‘SAĞLAM KAFA SAĞLAM VÜCUT da BULUNUR’ sözünde olduğu gibi sağlıklı nesillerin oluşumunda Spora gerekli önemin verilmesinin altını kırmızı kalem ile çiziyoruz.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve iç mekan

Maalesef 300 e yakın İçişleri bakanlığına bağlı spor ve sanat amaçlı federasyon Gençlik ve spor Bakanlığınca yok hükmünde görmektedir bu çok üzücü bir durum;

Ülkemizde sporun gelişmesi ile ilgili yeni atılım ve kuruluşların milli değerlerin içerik ve tanıtımını yapan, spor adına bir şeyler yapmaya çalışan tüm kuruluşların desteklenmesi istiyoruz.

Spor şahsi çıkarlara alet edilmemelidir. Ülkemizin, milletimizin bekası için ülke ve millet yararına olan her türlü davranış ve oluşum desteklenmelidir.

Karma dövüş sanatları federasyon başkanı BAHATTİN ÖZDEMİR

Pandemi döneminde küçük, orta ya da büyük ölçekli işletme(spor tesisi/spor salonu) ayrımı yapılmaksızın tüm spor işletmeleri için öngörülen taleplerimiz;

 16 Mart 2020’de İçişleri Bakanlığı’nca yayımlanan “Corona Virüs Tedbirleri Konulu Ek Genelgesi”yle geçici süreyle faaliyetleri durdurulan spor merkezlerinin, kapalı olduğu süre boyunca sıfır gelirine karşın masraflarının devam ettiği, spor salonlarının metrekare olarak büyük yerler olduklarından dolayı kira bedellerinin de oldukça yüksek olduğu, bu sebeple stopaj, fatura, tabela ve reklam vergileri, çevre temizlik vergileri, aidat, SGK prim ödemeleri gibi ödemelerinin olduğu bilinmektedir. 

Bu kapsamda spor tesisleri (spor salonları ve stüdyolar) için; 

* Yasal kira destek düzenlemeleri,

 Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında temerrüde düşen tüm spor işletmelerin kredi siciline “mücbir sebep” notu düşülmesi.

Vergilerden ve su ve Elektrik borçlarından muaf olmaları gibi bazı düzenlemelerin yapılmasının yararlı olacağı inancındayız.

Spor  salonlarında bire bir eğitim gibi özel eğitimlerin hijyen kurallarına uyularak verilmesinin; sporcularımızın forumda kalmaları açısında da yararlı olacağı düşüncesindeyiz.

Fotoğraf açıklaması yok.

Her meslek gurubu gibi spor amaçlı faaliyet yürüten işletmelerde ciddi sıkıntı içindedirler.

İnşallah en kısa sürede bu virüsün def edilerek, insanların işlerinin başına dönmesini, sporcularımızın spor salonlarına tekrar kavuşmasını umut ediyorum.

“SEN’den Başlar… Bulaştırmamak Senin Elinde!”

ÇEİS’ten 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü’ne Özel Sektörel Farkındalık Çalışması:

“SEN’den Başlar… Bulaştırmamak Senin Elinde!”

Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS), Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından belirlenen 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü kapsamında 2014 yılından bu yana gerçekleştirdiği etkinliklerin 2020 yılı temasını “Solunum Yoluyla Bulaşan Hastalıklar” olarak belirledi. Türkiye’nin iş sağlığı ve güvenliği eğitim merkezine sahip tek işveren sendikası olarak dikkat çeken ÇEİS, gerçekleştirdiği çeşitli çalışmalar ile üye fabrikalarının çalışanlarını Nisan ayı boyunca bilinçlendirdi.

Çimento sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin tamamına yakınının üyesi olduğu ÇEİS, uzun yıllardır gelenek haline getirdiği 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü etkinliklerini bu yıl “Solunum Yoluyla Bulaşan Hastalıklar” teması kapsamında gerçekleştirdi. Tüm dünya ile birlikte Türkiye’de de devam eden salgınla mücadele sürecinde sendika, “SEN’den Başlar…Bulaştırmamak Senin Elinde!” sloganıyla, üye şirketlerinin fabrikalarındaki çalışanları Nisan ayı başından itibaren çeşitli çalışmalarla bilgilendirdi.

ÇEİS ilk olarak, T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan “Yeni Koronavirüs Riskine Karşı 14 Kural” başlıklı bilgilendirme dokümanını, çalışanlara doğrudan ulaşmak adına, Amerikan servis formatına getirdi ve yemekhanelerde kullanılması için fabrikalara iletti. Eş zamanlı olarak, solunum yoluyla bulaşan hastalıklar konusunda farkındalığı arttırmak adına tüm sektör çalışanlarıyla baretlerine yapıştırılmak üzere etiketler paylaştı. Biyolojik etkenlere bağlı olarak meydana gelebilecek solunum yoluyla bulaşan hastalıkların yayılımının önlenmesi için izlenecek hareket tarzını, görev ve sorumlulukları tanımlamak amacıyla “Bulaşıcı Hastalıklara Yönelik Koruyucu Önlemler Prosedürü” hazırlayarak tüm sektörle paylaştı. Salgın sürecinin en çok vurgulanan noktalarından el yıkama konusunu da atlamayan ÇEİS, fabrikalarla etkili ve doğru el yıkamanın UV ışıkları ile simule edilerek deneyimlendiği el yıkama eğitim kitini de tüm üye fabrikalarıyla paylaştı. Çalışanlar ve aileleri için salgınların önlenmesi ve sınırlandırılması için alınması gereken önlemlere ilişkin bilgilerin yer aldığı “Solunum Yolu ile Bulaşan Hastalıklar: Yeni Koronavirüs Salgın Rehberi” isimli bir kitapçık da hazırlayan sendika, herkesin faydalanabilmesi adına kitapçığı kurumsal internet sitesi üzerinden de erişime açtı. Yaklaşık 19 bin sektör çalışanına ulaşan çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen bu faaliyetlere ek olarak, tüm fabrikaların ilgili yöneticileriyle, bulaşıcı hastalık salgını nedeniyle ortaya çıkabilecek acil durumlar karşısında neler yapılabileceğini anlatan yönlendirici bilgiler içeren dokümanlar paylaşıldı.

ÇEİS, “SEN’den Başlar…Bulaştırmamak Senin Elinde!” sloganıyla gerçekleştirdiği çalışmalar ile dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınına karşı önemi daha da artan kişisel hijyen konusunda farkındalığın artırılması, çimento sektöründe sürekli hale getirilmesi ve bu konuda bir davranış değişikliği sağlanmasını amaçlıyor.

ÇEİS Yönetim Kurulu Başkanı Suat ÇALBIYIK

“ÇEİS olarak tüm sektörlere örnek olmak istiyoruz”

Türk çimento sektörü için iş sağlığı ve güvenliği konusunun büyük bir önem taşıdığının altını çizen ÇEİS Yönetim Kurulu Başkanı Suat ÇALBIYIK, 28 Nisan dolayısıyla yaptığı açıklamada şunları söyledi;

“Hem Türk çimento sektörü, hem de ÇEİS olarak iş sağlığı ve güvenliğine büyük önem veriyoruz. Bizim için fabrikalarımıza sağlıklı gelen işçilerin, gün sonunda ailelerine sağlıklı bir şekilde kavuşması her şeyden önce geliyor. Bu hassasiyet bizi Türkiye’nin İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Merkezi’ne sahip ilk sendikası yaptı…

İş sağlığı ve güvenliği bilincini tüm çalışanlarımız için alışkanlık haline getirmek adına her yıl 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü’nü geniş bir katılımla kutluyoruz. Bu yıl ne yazık ki hepimiz için zorlu koşullar söz konusu. İçinde bulunduğumuz bu zorlu süreçte, çalışanlarımızı bilinçlendirerek kişisel sağlıklarını korumalarına destek olmak da sektör olarak en önemli sorumluluk alanlarımızdan biri. Koronavirüs salgını tüm dünyaya yeniliklere, farklılıklara açık olmanın önemini bir kez daha hatırlattı. Yalnızca sağlıklı olmamız halinde bu sürece katkı sağlayabileceğimizi unutmadan, kurallara uyarak ve bu kuralları bir yaşam tarzı haline getirerek kendimize, çevremize ve dünyaya katkı sağlamak durumundayız. Bu nedenle bu yılın temasını solunum yoluyla bulaşan hastalıklar olarak belirledik. Bu kapsamda çalışanlarımızın sosyalleştikleri yemekhaneleri bilgilendirici dokümanlar ile donattık. Sadece çalışanlarımızı değil, ailelerini de düşünerek, “Yeni Koronavirüs Salgın Rehberi” isimli bilgilendirici bir kitapçık hazırladık. Ayrıca etkili el yıkamanın inceliklerini deneyimleyerek gösterdiğimiz bir çalışmaya da imza attık. İnanıyorum ki, tüm bu çalışmalar ile sektörün solunum yoluyla bulaşan hastalıklar konusundaki farkındalık düzeyine olumlu yönde katkı sunabildik. dedi.

Çimento sektörünün iş sağlığı ve güvenliği alanında yaptığı yatırımların oldukça önemli geri dönüşleri olduğunu da vurgulayan Suat ÇALBIYIK“Sıfır İş Kazası” ilkesini benimseyen sektörümüz, son 10 yılda iş sağlığı ve güvenliğine 150 milyon TL’nin üzerinde yatırım yaparak, bu konuda önemli bir duruş sergiledi. Buna ek olarak, ÇEİS’in tek başına yaptığı yatırımın tutarı yaklaşık 10 milyon TL’yi buldu. İSG mevzuatı kapsamında çok tehlikeli sınıfta yer alan çimento sektörü, bu alanda gıpta edilen bir performans gösterdi. Biz bu sorumluluk bilinci ile yatırımlarımıza devam ederek tüm sektörler için yol gösterici olmayı hedefliyoruz şeklinde konuştu.

Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS) hakkında:

Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS), üyelerinin çalışma ilişkilerinde; ortak hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek, üyelerinin verimli çalışmalarına destek olmak, toplu iş sözleşmesi süreçlerini yönetmek, iş sağlığı ve güvenliğini geliştirmek amacıyla 1964 yılında kurulmuş bir işveren sendikasıdır. ÇEİS, endüstri ilişkileri ve insan kaynakları faaliyetleriyle birlikte, iş sağlığı ve güvenliği, mesleki eğitim, meslek standartları ve mesleki yeterlilikler ile istatistik faaliyetlerini yürütmektedir. Çimento sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin %95’inin üyesi bulunduğu ÇEİS, bugün, 36 kuruluşa bağlı 65 tesisi yurtiçinde ve yurtdışında çok sayıda platformda temsil etmektedir.

İSOMDER Kurucu Genel Başkanı İlhami Uçan"Hakkı bilip de söylemeyen dilsiz şeytandır!"

İSOMDER Kurucu Genel Başkanı İlhami Uçan”Hakkı bilip de söylemeyen dilsiz şeytandır!”

Diyanet işleri başkanımıza suç duyurusunda bulunan zavallılara karşı aşağıdaki önlemler alınmalıdır.

Lgbt ve Eşcinsellik terör suçları kapsamında değerlendirilmelidir,

Çünkü; Lgbt ve Eşcinsellik, Müslüman nesli bozmayı, ülkemizin geleceğini ve tüm insanlığı yok etmeyi hedefleyen siyonist bir projedir.

İstanbul Sözleşmesi de derhal kaldırılmalıdır. Bu sözleşmeyle aile kurumu hedef alınmış olup yine geleceğimizi yok etmeyi amaçlayan başka bir emperyalist projedir.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor

Ayrıca Diyanet kurumu nun bundan önce aldığı bir çok yanlış kararlarında tepki verdiğimiz gibi doğru kararlarında da destekliyoruz. Diyanet işleri başkanlığı Hükümetin aldığı kural ve emirleri değil ALLAH cc.ın emrini uygulamalı kimseden korkmadan çekinmeden.

Hakkı bilip de söylemeyen dilsiz şeytandır!

#vatanseverHukukçularGöreve

Şener Mengene"Strateji Derneği Türkiye Strateji Planı ve Türkiye Strateji Zirvesi gerçekleştirmeyi planlamaktadır."

Strateji Derneği Genel Başkanı Şener Mengene”Strateji Derneği Türkiye Strateji Planı ve Türkiye Strateji Zirvesi gerçekleştirmeyi planlamaktadır.”

Neden Strateji Derneği Kuruldu

Dünya konjönktöründe meydana gelen büyük çaplı gelişmeleri yeni bir çağ başlangıcı olarak düşünülebiliriz. Bu yeni dijital çağ, stratejik plan, stratejik düşünce, stratejik bakış, inovasyon ve analitik düşünce gibi kavramların önemini bir kez daha göstermiştir.

Strateji Derneği,

2014 yılında Birlik Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİRSAM) olarak başlayan stratejik çalışmalar, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi (USAM) ve Strateji Enstitüsü (SEN) olarak devam ederek 2018 yılında “Strateji Derneği” adı altında kurumsallaşarak resmiyet kazandı.

Strateji Derneği,

“Güçlü Türkiye’nin Stratejik Vizyonu” hedefi ile kurularak, Yerli ve Milli Stratejik Araştırmalar Merkezi, Yerli ve Milli Düşünce Kuruluşu, Yerli ve Milli Sivil Toplum Kuruluşu olma yolunda, Stratejik Projeler ve Stratejik Raporları ile önemli adımlar atmaya devam ediyor.

Strateji Derneği,

Strateji Enstitüsü de “Stratejik Vizyon Toplantılarına” devam etmektedir. Stratejik Vizyon Toplantılarında, Akademisyen, Bürokrat, Teknokrat, Diplomat, Iş Adamları, Siyaset ve Medya Dünyasından önemli ve alanında uzman isimler tecrübe paylaşamında bulunuyor.

Strateji Derneği,

Ülkemizin kronik sorunlarına kalıcı çözümler üretmek, gelecek vizyonu ile ilgili derinlemesine akademik, Stratejik, Sosyal, Sağlık, Spor, Enerji, Gıda, Teknoloji, Hukuk, Siyasal, Ekonomik ve Diplomatik konularla ilgili çalışmalar yapmaktadır.

Strateji Derneği,

Uluslararası alanda rekabet edebilecek etkili politikalar geliştirmek, Türk ve Islam ülkeleri arasında sosyal, kültürel, siyasal, ticari ve askeri alanda işbirliğini güçlendirmek, somut, uygulanabilir, sürdürebilir, kısa, orta ve uzun vadeli, Milli, Yerel, Ulusal, Bölgesel, kitasal ve Küresel Stratejiler belirlemeyi amaçlamaktadır.

Strateji Derneği,

Strateji Derneğinin ve Strateji Enstitüsünün çalışmaları desteklenmelidir. Üç ay sonra yeni şeytani düzen ile modern kölelik, endüstri 4.0, 5 G, HAARP, chemtrails, uzay kuvvetleri komutanlığı, blockchain, hashgraph, dijital para, big data, yapay zeka, biometrikçip, dijitalizm, robotizm ve transhümanizm gibi birçok yeni kavram ortaya çıktı. Bu kavramların içeridinde yeraldığı yeni bir düzen kurulunca herşey çok geç olacaktır.

Strateji Derneği,

Stratejik Raporlar, Makaleler, Seminerler, Eğitimler, TV, Gazete, Dergi gibi bilimsel çalışmalar ile birlikte, Strateji Akademisi “Stratejik Vizyon toplantıları” ile gündemdeki konuları, uzman konukları ile belirli periyodlarla derinlemesine ele almaktadır. Türkiye Strateji Planı ve Türkiye Strateji Zirvesi gerçekleştirmeyi planlamaktadır.

Şener MENGENE

İKAMET:
İstanbul/Esenlerde ikamet etmektedir.
DOĞUM YERİ:
Rize/Merkez
DOĞUM TARİHİ:
15.10.1982
YABANCİ DİL:
İngilizce
Arapça
EĞITİM:
Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi-Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Anabilim Dalı, Liderlik ve Küresel Girişimcilik Yüksek Lisans Programından mezun oldu.
SİYASET:
Bahçeşehir Üniversitesi Hükümet Liderlik Okulu Siyaset Akademisi ve Aydın Üniversitesi Siyaset Akademisini bitirdi.
ÖZEL SEKTÖR:
Express Kargo, Temsel Ticaret ve Carrefoursa gibi birçok kuruluşta halkla ilişkiler olmak üzere, yöneticilik görevlerinde bulundu. İstanbul Üniversitesi ve KOSGEB ortak eğitim programı girişimcilik kursunu bitirdi.
MEDYA:
Türk Haber TV, Elektronik Bilgi Merkezi Haber Ajansı, Türk Haber Servisi, Ulusal Haber Ajansı, Sivil Haber, Umut Gazetesi ve Önce Vatan Gazetesinde yöneticilik, temsilcilik, muhabirlik ve editörlük yaptı.Siyaset Cafe’de yazarlık yapmaktadır.
KAMU:
Esenler Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesinde birçok farklı görevde bulundu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı adına, Fatih, Bayrampaşa, Sarıyer, Beşiktaş, Gaziosmanpaşa ve Şişli Kaymakamlıklarında Güvenlik Denetim Komisyonunda görev yaptı.
STK:
Birlik Vakfı, Memursen, Bembirsen, Esenler Rizeliler Derneği, Esenler Dernekler Federasyonu, Vatan İlmi Araştırmalar Derneği, İstanbul Esnaf ve Sanatkârlar Derneği, Kızılay, Yeşilay, Genç Ridef, Osmanlı Ocakları Gençlikkolları Genel Başkanlığı, Osmanlı Eğitim Ocakları Gençlikkollari Genel Başkanlığı, Boseder Gençlikkolları Genel Baskanlığı, Yesevi Ocaklari Genel Başkan Yardımcılığı, Genç Tümsiad, Genç Birlik gibi kuruluşlarda yönetim Kurulu ve denetim kurullarında görev aldı.
STRATEJİ:
Birlik Stratejik Araştırmalar Merkezi(BİRSAM) ve Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi(USAM) Başkanlık görevinde bulundu.
Strateji Enstitüsü’nde Genel Müdürlük görevinde bulunmaktadır. Akademik ve Stratejik konularda çalışmalarına devam etmektedir.Strateji Derneği’nin Kurucu Genel Başkanlık görevini yürütmektedir.

Beşir Derneği Ramazan Yardımlarına Başladı

Beşir Derneği Ramazan Yardımlarına Başladı

Pandemi süreci ile birçok insanın etkilediği bu günlerde Beşir Derneği Ramazan ayı yardımlarını öne almak suretiyle yardım dağıtımlarına erkenden başladı.

Bağışçılarından aldığı destek ile Ramazan ayı bereketi ile fitre, zekât, kumanya, bayramlık, temel ihtiyaç malzemelerinin ihtiyaç sahiplerine ulaşmasına vesile olmak için hazırlıklarını bitiren Dernek, bu Ramazan “Gönül İftarları” projesi ile daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşmayı hedefliyor



Ramazan ayı rahmet deryasının taştığı, birlik ve beraberlik duygularının öne çıktığı maneviyat yüklü, içerisinde Kuran-ı Kerim’in nazil olmaya başladığı kutlu bir vakit dilimidir. Bu ayda yapılan bağış ve hayırlara misliyle mukabele edilmektedir. Bu ay tutulan oruçlar toplumun bir kesiminin diğer kesimini anlamasına, dinlenmesine ve toplumsal bütünlüğün sağlanmasına katkı sağlamaktadır.



Beşir Derneği uzun yıllardır Türkiye ve mazlum coğrafyalarda yardım faaliyetleri sürdüren Uluslararası bir Yardım Derneği. Dernek yaygın temsilcilik ağı ile Türkiye’de ve yardım bekleyen onlarca ülkede binlerce aileye gıda, sosyal-kültürel, barınma, afet, giyim, sağlık, eğitim alanlarında yardım sağlıyor. Derneğin yardım çalışmalarından milyonlarca insan faydalanıyor.

‘Gönüller Yapmaya Geldik’ sloganı ile Türkiye’de ve dünyada binlerce gönüllüsüyle insani yardım çalışmaları yürüten Beşir Derneği, mübarek Ramazan ayında her zaman olduğundan fazla gayret ve iştiyakla gönülden gönüle köprüler kurmaya devam ediyor.

Beşir Derneği Ramazan Faaliyetlerini Öne Aldı

Rahmetin adeta sağanak bir şekilde yağdığı, cennet kapılarının ardına kadar açıldığı, cehennem kapılarının kapandığı, yeryüzünü huzur atmosferinin kapladığı bir zaman dilimi olan Ramazan ayını ihya etmek için çalışan Beşir Derneği, birçok farklı alanda Ramazan ayı çalışmalarını sürdüyor.
Asırlar boyunca oluşan Anadolu’daki yardımlaşma kültürünün günümüzdeki en önemli temsilcilerinden biri olan Dernek, yıl boyunca sürdürdüğü yardım çalışmalarını Ramazan ayında daha da artırarak çalınmadık kapı, girilmedik gönül bırakmamak için temsilcilikleri ve gönüllüleri ile aralıksız gayret ediyor.

Ramazan ayının yaklaşması ile beraber hızlı bir şekilde hazırlıklarını tamamlayan Beşir Derneği 2019 yılında Ramazan yardımı olarak 48.060 kişiye fitre, 12.440 kişiye bayramlık, 45.174 kişiye temel ihtiyaç malzemeleri, 185.097 kişiye Bir Kap, Bir Kalp ve İftarlık projeleri ile iftarlık yardımları ulaştırdı. Yardımlar ülkemiz ve onlarca ülkede ihtiyaç sahiplerinin sofralarını zenginleştirdiği gibi kalplerini de ferahlattı.

Beşir Derneği 2020 Ramazan ayında 200.000 kişiye iftar yardımı, 50.000 kişiye kumanya yardımı 50.000 kişiye fitre ve zekat yardımı, 15.000 kişiye bayramlık yardımı ulaştırma hedefi ile çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

Dernek 2020 yılı Ramazan ayı içerisinde de yardım faaliyetlerini birçok kalemde sürdürüyor. Beşir Derneği Ramazan ayı boyunca yağ, makarna, çay, bakliyat gibi temel gıda malzemelerinden oluşan kumanya paketleri hazırlayarak binlerce aileye dağıtıyor. Bir kumanya bedeli 100 TL’dir.

Dernek, Ramazan ayına mahsus bir mali ibadet olan fitreleri, Türkiye ve mazlum coğrafyalarda bulunan gerçek ihtiyaç sahiplerine Ramazan Bayramından önce ulaştırmakta ve onların madden rahatlamasını sağlamaktadır. 2020 Ramazan ayı için Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen fitre miktarı 27 TL’dir.

Beşir Derneği kendisine gelen adak, şükür, akika ve nafile kurban bağışlarını Türkiye veya yardıma muhtaç coğrafyalardaki belirli ihtiyaç sahiplerine ulaştırarak, pay dağıtımını gerçekleştirmekte Ramazan ayının paylaşma duygusunu öne çıkarmaktadır. Bir hisse bedeli 850 TL’dir.

Genellikle Ramazan ayında verilen mali bir ibadet olan zekâtları Türkiye ve yardıma muhtaç kalmış ülkelerde zekât almaya haiz olanlara verdiğiniz vekâlet ile dağıtan Dernek toplumsal bütünleşmeyi hedeflemektedir.

Beşir Derneği, Ramazan ayında toplanan bayramlık bağışları ile yetim ve öksüz, ihtiyaç sahibi binlerce çocuğa bayramlık giyim paketleri hediye etmektedir. Dernek, bayramı en çok yaşaması gereken çocukları bayramlık hediyeleri ile sevindirmektedir. Bir bayramlık bedeli 80 TL’dir.

Koronavirüs tedbirleri sebebiyle bu sene Ramazan ayı boyunca evlerimize misafir alamıyor ve misafirliğe gidemiyoruz. Beşir Derneği Ramazan ayının mahzun geçmemesi, Ramazan’ın kendine has ruhunun yaşaması için “Gönül İftarları” ismini verdiği Ramazan projesini hayata geçiriyor.

Başlatılan proje hakkında açıklama yapan Beşir Derneği Genel Başkanı Fatih SARIYAR, “Bu Ramazan koronavirüs pandemi tedbirleri nedeniyle “Bir Kap Bir Kalp” projemiz yerine “Gönül İftarları” projemizi hayata geçiriyoruz. Proje ile birlikte bağışçılarımızdan aldığımız destekler ile Ramazan ayı boyunca kardeşlerimize iftarlık yardımı ulaştırarak Ramazan ayının manevi ikliminden bütün kardeşlerimizin faydalanmasını hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Gönül İftarları” projesi ile Beşir Derneği sistemine kayıtlı, sosyal incelemeleri yapılmış binlerce aileye iftarlık yardımı ulaştıracak olan Dernek, bir kişinin iftariyelik ihtiyacı için 20 TL alt limit belirliyor. Bununla birlikte gelecek bağışlar ile savaş mağduru yetimler, yolda kalmışlar, ve tüm ihtiyaç sahipleri Ramazan ayı  boyunca “Gönül İftarları” ile Ramazan ayının rahmetinden faydalanacak. Beşir Derneği, bağışların ramazan ayından önce gelmesinin organizasyonun amacına ulaşmasında ve ailelerin iftar sevincini Ramazan ayının başından itibaren yaşamalarına yardımcı olmasında önemli bir nokta olduğuna dikkat çekiyor. Çünkü Dernek bağış geldiği müddetçe yardım faaliyetlerini devam ettiriyor. Beşir Derneği “Gönül İftarları” projesi ile toplumsal bir farkındalık oluşturarak Ramazan ayının manevi iklimini toplumsal tabana yaymayı amaçlıyor. Bir kişinin “Gönüllü İftarı”nı karşılamak için İFTAR yazıp 4012’ye gönderebilirsiniz.


Beşir Derneği gerçekleştirdiği yardım faaliyetleri, araştırma safhalarını internet sayfası üzerinden açıklayarak şeffaflığını öne çıkarmaktadır. Ramazan ayının sonunda, gerçekleştirilen yardım faaliyetleri ile alakalı veriler Derneğin web sayfası üzerinden yayınlanmaktadır.

Beşir Derneği’nin Ramazan çalışmalarına destek olmak için ve gerçekleştirdiği faaliyetler hakkında detaylı bilgi edinmek besir.org.tr/ramazan sitesini ziyaret edebilir, 0216 375 4042 numaralı çağrı merkezi üzerinden irtibat kurabilirsiniz.

Rıhtım Karaköy Lions’tan koronayla mücadeleye tam destek

Rıhtım Karaköy Lions’tan koronayla mücadeleye tam destek

Rıhtım Karaköy Lions Kulübü,

Türkiye’nin koronavirüsle mücadelesine destek olmak için seferber oldu. Kulüp destekçilerinden toplanan yardımlarla, hastaneler başta olmak üzere birçok merkeze maske, dezenfektan, koruyucu kıyafet gibi ekipmanlar bağışlandı.
Yataktan maskeye
Bu kapsamda İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Onkoloji Enstitüsü, Marmara Üniversitesi Pendik Araştırma Hastanesi’ne toplamda 6 adet 3 motorlu yatak, 2 adet monitör, 15 koli N95 maske, 100 adet siperlik, 1000 adet kıyafet koruyucu, 4 koli de yüz maskesi bağışlandı.
Evsizler de unutulmadı
Kulüp ayrıca Bahçelievler İstanbul Huzurevi’ne dezenfektan yollarken Sağlık Bakanlığı tarafından koronavirüs çalışmalarını katılması istenen Türk Kalp Vakfı ile MD118 Konseyi’ne de destek verdi.
Öte yandan Deliler Kahvesi aracılığıyla 300 evsize yemek, Çapa Hastanesi’nin yeni odalarının hazırlanması için boya ve boyacı temini, sağlık çalışanlarının hastalardan teşhis için daha güvenle örnek almalarını sağlayan 2 adet kabin de kulübün yaptığı bağışlardan birkaçı olarak öne çıktı.

Gönüllüler ordusu

Rıhtım Karaköy Lions Kulübü Başkanı Şengül Akhan, “Bizler gönüllüler ordusu olarak bütün bu karşılıksız hizmetlerimizi bağışçılarımız destekleriyle gerçekleştirdik. Onlara çok teşekkür ediyorum” dedi.

Ülke olarak zor günler geçirdiğimizi belirten Akhan, “İnanıyoruz ki birbirimize destek olarak bu zor günleri atlatacağız. Biz de elimizden geldiğince ülkemizin koronavirüs savaşına destek olmaya çalışıyoruz” diye konuştu

 

TÜRKİYE’DE LİONS – TARİHİ

1963 yılında Ord. Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay’ın önderliğinde 29 ilerici, vizyon sahibi, hizmet aşkıyla dolu insanın girişimleriye Türkiye’nin ilk kulübü olan İstanbul Milletlerarası Lions Kulübü kurulmuştur. Lions hareketi kısa sürede Anadolu’ya yayılmış olup 1964 yılında İzmir Lions Kulübü, Ankara Lions Kulübü ve Mersin Lions Kulübü kurulmuştur.1969 yılında Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği’nden gelen onay ile ilk Yönetim Çevresi  kurulmuş ve Ord. Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay ilk Genel Yönetmen olarak atanmıştır.   

Lions’un Türkiye’deki kuruluşundan tam 18 yıl sonra, 1982 yılında yeterli sayıda kulüp ve üye sayısı sağlanarak MD118 Çoğul Yönetim Çevresi kurulmuştur. Resmen 22 Mayıs 1982 tarihinde kurulan MD118 Çoğul Yönetim Çevresini oluşturan Yönetim Çevrelerine Marmara Yönetim Çevresi (118-T) ve Anadolu Yönetim Çevresi (118-U) adları verilmiştir. Çoğul Yönetim Çevresi kuruluş çalışmalarını 1984-85 döneminde tamamlamıştır.

Türk Lions’unun hızla büyümesi ve geniş topraklara sahip olmamız nedeniyle koordinasyonu kolaylaştırmak amacıyla, 118-U Yönetim Çevresi bölünerek; 1989 yılında 118-R (İzmir merkezli) ve 1990 yılında 118-K (Bursa merkezli) Yönetim Çevreleri kurulmuştur. Bu süreci takiben, İstanbul’daki 118-T Yönetim Çevresinin 1993 yılında bölünmesi sonucunda 118-E ve 118-Y Yönetim Çevreleri kurulmuştur.

Bugün ülkemizde yaklaşık 7000 Lion ve 1400 Leo Topluma Hizmet için çalışmaktadır.

Türk Lionsu’nun Kurucuları

1-Fahrettin Kerim GÖKAY – Ord. Prof. Dr. 
2-Niyazi AKI – İstanbul Valisi 
3-Necdet UĞUR – İstanbul Emniyet Müdürü 
4-Mehmet UYGUN – Müteahhit 
5-Arif ULUBİL – Mühendis 
6-Abdi İPEKÇİ – Yazar 
7-A.Rahmi BACIOĞLU – Tüccar 
8-Nusret ARSEL -Tüccar 
9-Halis KURTCA – İstanbul Maarif Müdürü
10-Sabahattin GENAY -.Müteahhit
11-Kamuran GÖRGÜN – Profesör
12-Mümtaz TAYLAN – Tüccar
13-Ekrem Şerif EGELİ – Ord. Prof.
14-Necmettin ARBATLI – Organizatör
15-Süha MERMERCİ – Tüccar     
16-Nüzhet TEKÜL – Tüccar
17-Faruk BERKER – Tüccar
18-Halis KAYNAR – Bankacı
19-Nadir NADİ – Yazar
20-Osman NEBİOĞLU – Editör
21-Mukbil GÖKDOĞAN – Profesör
22-Derviş MANİZADE – Prof.Dr.
23-Karabet ARMAN – Doktor
24-Erdoğan AKBAŞ – Müteahhit
25-Nabi UP -İthalatçı
26-Charles W. HART – Prof. Dr.
27-Othmar RIST – İsviçre Başkonsolosu         
28-Kamuran BAYDUR – TMO Gn. Md.
29-Vedat Nedim TÖR – Yazar

Uluslararası Lions, 1917 yılında ABD, Chicago’da kurulmuştur. Birçok uluslararası kuruluş gibi merkezi buradadır. Ana amacı dünya toplumuna karşılıksız hizmet etmektir. Kesinlikle kendi üyelerinin menfaatlerine hizmet etmez. 1945’ten bu yana Birleşmiş Milletlerde daimi temsilcisi vardır.

Genel olarak sağlık, göz sağlığı, engelliler, gençlik, uluslararası işbirliği ve çevre konularında topluma hizmet etmektedir. Körlüğün önlenmesi en büyük hedefidir. Bu amaçla iki kez dünya çapında kampanya yapılmıştır. Milyonlarca insan taramadan geçirilmiş, tedavi edilmiş, onlarca göz bankası kurulmuş ve onbinlerce ameliyat yapılmıştır. Uluslararası Lions Vakfı bugüne kadar ülkemizde yapılan hizmetlere 5 Milyon Dolara yakın karşılıksız destek vermiştir.

Ülkemizde 1963 yılından beri çalışan Türk Lions’unun ana amacı; Atatürk İlke ve Devrimlerinin ışığında topluma hizmet etmektir. Bu güne kadar onlarca okul, sağlık ocakları, hastane ve klinikler, kütüphaneler, toplum merkezleri yapılmış, bilinçlendirme ve tarama kampanyaları ile milyonlarca insana hizmet götürülmüştür.

Lions’un tamamen bağımsız ve demokratik bir yapısı vardır. Hiçbir siyasi, dini veya etnik bağlantısı yoktur. Tüm görevliler seçimle göreve gelirler. Uluslararası Başkan her yıl değişik ülkelerden seçilmektedir. Tüm görevler bir yıl sürelidir.

Halen 200’den fazla ülke ve coğrafi bölgede yaklaşık olarak 1.4 milyon gönüllü Lion ve Leo üyeye sahiptir. Uluslararası Sloganı ‘Hizmet Ediyoruz’dur.

DÜNYADA’da LİONS – Tarihi

1917 yılında Uluslararası Lions Kulüpleri Birliğinin kurulması ve ilk toplantıların yapılmasından sonra Birlik süratle büyümeye başladı… Aynı yılın Ekim ayında Amerika Birleşik Devletleri’nin, Teksas Eyaleti’ndeki Dallas kentinde 1. Lions Konvansiyonu (Genel Kurul) düzenlendi. Konvansiyona ABD’deki 9 eyaletten 22 kulübü temsil eden 36 delege katıldı. Tüzük, Yönetmelik, Amaçlar ve Törel İlkeler burada kabul edildi. Evansville, Indiana’dan Dr. W. P. Woods, ilk başkan seçildi. Birliğin kurucusu olan Melvin Jones birliğin sekreteri olarak seçildi ve yaşamının sonuna kadar bu görevde kaldı.

1920 yılında, ilk kulübün Kanada’da Windsor-Ontario’da kurulması ile örgüt Uluslararası kimlik kazandı. Daha sonra Meksika’da, Çin’de ve Küba’da kulüpler kurulmuştur. 1927 yılında 183 kulüpte üye sayısı 60.000’e ulaşmıştır. Avrupa’da ilk kulüpler 1948 yılında Fransa, İsveç ve İsviçre’de kurulmuştur.

İlk yıllardan bugüne hızla büyüyen birlik, bugün 200’den fazla ülke ve coğrafi alandaki 44.000’den fazla kulüpte yaklaşık 1,4 milyon gönüllü erkek ve kadın üyeye sahiptir.

Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği’nin Merkezi halen ABD’nin Illinois eyaletinin Chicago kentindedir. Uluslararası Merkez’de Lions’un tüm yönetim birimleri yer almaktadır. Merkezin ana görevi Lion’ların toplumlarında hizmet etmelerini kolaylaştırmaktır.

Lions’un bugünlere gelmesinde bürçok olay etkili olmuştur. Bunlardan bazıları:

Körlerin Şövalyeleri

1925 yılında A.B.D. Ohio’da yapılan Uluslararası Konvansiyon’da “Körlerin Meleği” olarak tanınan Helen Keller Lionlara “Karanlığa karşı kutsal savaşta körlerin şövalyesi” olma çağrısı yapmıştır. Heller Keller’ın konuşması sonrasında Genel Kurul körlere yardım konusunu birliğin en büyük çalışma programı olarak ele almıştır. 1925 yılından itibaren Lions Kulüpleri, tüm dünyada körlere hizmet ve göznurunu koruma (önlenebilir körlük) alanında dünyanın en başarılı hizmet kuruluşlarından biri olmuştur.  

Beyaz Baston

1930 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde, Lions Kulüpleri körlerin kullandığı bastonların sürücüler tarafından fark edilememesi nedeniyle  beyaz renge boyanması gerektiğini düşünmüşlerdir. 1931 yılında Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği, körler arasında beyaz baston kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla ulusal bir program başlattı.

Birleşmiş Milletler ve Lions

Birleşmiş Milletler Örgütü’nün kurulmasına yol açan Birleşmiş Milletler Bildirisi’nin hazırlandığı San Fransisko Konferansı’nda Lionlar çok önemli örevler üstlenmişlerdir. 1945 yılında Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın “Hükümetler Dışı Örgütler Bölümü”nde Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği’nin önemli katkıları olmuştur.  İlk Temsilci Melvin Jones’tur. Jones bu görevi yaşamının son günlerine kadar onurla sürdürmüştür. Bugün de Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği, Birleşmiş Milletler’de danışman olarak statüsünü korumaktadır. Her yıl “Uluslararası Barış Posteri Yarışması”nın ödülü Birleşmiş Milletler töreni ile verilmektedir.

Hizmet Ediyoruz – We Serve

1954 yılında Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği’nin resmi sloganı olarak kabul edildi.

Leo Kulüpleri

Lions’un gençlik programı olan Leo kulüpleri’nin kısa tarihçesini şu şekilde özetleyebiliriz:

    1957 – İlk Leo Kulübü, Glenside Lions Kulübü tarafından Abington, Pennsylvania, ABD’de Abington High School adlı bir okulda 35 Lise talebesinin katılımıyla kuruldu.
    1963 – Bugünkü anlamda ilk Leo Kulübü, 14-K Yönetim Çevresi Pennsylvania’da kurulan Tamaqua Leo Kulübü’dür.
    1964 – Leo Kulüpleri Programı, Yönetim Çevrelerine tavsiye edildi ve hızla yayılmaya başladı.
    1967 – Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği 1967 yılında, bu genç kuruluşu evrensel bir program olarak tanımlayan kararı almış ve kurulmuş olan Leo Kulüpleri uluslararası nitelik kazanmışlardır..

Leo Kulüplerinin kurulmasının amacı; gençlerin kişisel ve toplumsal yönden çevresinde, ülkesinde ve uluslararasında sorumluluğunu bilen, iyi ahlaklı kişiler ve liderler olarak yetişmelerinin sağlanmasıdır. Leo kulüplerinin kurulması genç insanlara kendi toplumlarında hizmet edebilme fırsatını vermiştir. Her Leo Kulübü bir Lions Kulübü tarafından kurulur.  Leo kulüpleri kuran Lions Kulübünün rehberliğinde çalışır ve denetlenir.

Halen Omega Leo Kulüpleri ve Alfa Leo Kulüpleri olmak üzere iki tip Leo Kulübü vardır. Ülkemizde yaş kısıtından dolayı Alfa Leo Kulübü bulunmamaktadır.

Flowing Water GIF