kategori Arşivleri: Dernekler

“Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik. Bu süreçte en büyük görev fert fert milletimize düşüyor. Milletimin her bir ferdinden ricam, Kovid-19 tehdidi geçene kadar mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarıdır” dedi.

“Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik”

  

“Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik. Bu süreçte en büyük görev fert fert milletimize düşüyor. Milletimin her bir ferdinden ricam, Kovid-19 tehdidi geçene kadar mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni tip Koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında Çankaya Köşkü’nde düzenlenen Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı’nın ardından, millete seslenerek, alınan kararları kamuoyuna açıkladı.

Kamuoyu ile canlı olarak paylaşılan toplantıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Sözlerimin hemen başında Çanakkale Deniz Zaferimizin 105. yıl dönümünde aziz şehitlerimizi bir kez daha hürmetle yâd ediyorum. Bu vesileyle, asırlardır ülkemizin bağımsızlığı için canlarını feda eden bütün şühedaya, terörle mücadelede 15 Temmuz’da ve sınır ötesi harekâtlarımızda şehit düşen tüm güvenlik güçlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.

Çanakkale Savaşlarının muzaffer komutanı, İstiklal Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını da burada rahmetle yâd ediyorum. Rabbim şehitlerimizin makamlarını âli, mekânlarını Cennet eylesin. Rabbim bizi şehitlerimizin kutlu yolundan ayırmasın.

“SALGINLAR, AYNI ZAMANDA BÜYÜK SİYASİ, SOSYAL VE EKONOMİK DÖNÜŞÜMLERİN DE TETİKLEYİCİSİ OLMUŞTUR”

Aziz milletim, değerli basın mensupları; insanlık tarihi boyunca her dönemde salgın hastalıklar ve tabii felaketler çok ciddi can kayıplarına yol açmıştır. Tarih kitaplarında Avrupa nüfusunun 3’te 1’iyle 3’te 2’si arasında bir bölümünün ölümüyle sonuçlanan salgın hastalıklardan söz ediliyor. Aynı şekilde kendi tarihimizde de İstanbul nüfusunun yarısına yakınının hayatını kaybettiği salgınlarla ilgili bilgilere rastlıyoruz.

Dünyada ağır sonuçları olan salgınlar, aynı zamanda büyük siyasi, sosyal, ekonomik dönüşümlerin de tetikleyicisi olmuştur. Osmanlı’nın Avrupa’yı fethi ve Rönesans başta olmak üzere insanlık tarihine damga vuran pek çok hadisede bu sürecin izlerini görmek mümkündür. Yakın zamanda da dünyamız 2002 yılında SARS ve 2012 yılında MERS adı verilen salgın hastalıklarla hatırlayalım mücadele etmiştir. Ayrıca, dünyamız 2009 yılındaki domuz gribi, 2014’teki Ebola salgını, 2016’daki Zika virüsü gibi tehditlerle yüzleşmişti. Koruyucu sağlık ve tedavi hizmetleriyle ilaç sektöründe yaşanan gelişmeler virüs salgınlarının eskisi kadar büyük can kayıplarına yol açmasının önüne geçmektedir. Nitekim şu anda dünyada insan ölümlerine yol açan hastalıklar arasında bu tür salgınların payı oldukça düşüktür. Ancak, önüne geçilmediği takdirde salgın hastalıkların kitlesel ölümlere yol açma tehlikesi hâlâ vardır. Bunun için de her türlü salgın hastalığa karşı hızlı ve etkin önlemler alınması gerekiyor.

“TÜRKİYE BU SÜRECE OLABİLECEK EN HAZIRLIKLI ŞEKİLDE YAKALANMIŞTIR”

Özellikle son aylarda hep birlikte şahit olduğumuz gelişmeleri bu perspektiften değerlendiriyoruz. Yaşadığımız sürecin insanlık üzerinde ne gibi sonuçlar ortaya çıkartacağını henüz bilemiyoruz. Sanayileşme, ardından gelen teknoloji ve bilgi devrimleriyle şekillenen bugünkü dünyanın nasıl bir geleceğe evrileceğini kestirmek şu anda zordur. Ancak, artık hiçbir şeyin eskisi gibi gitmeyeceği, gidemeyeceği de açıkça ortadadır. Küresel ekonomik, siyasi ve sosyal düzende köklü değişiklikler yaşanması muhtemel yeni bir döneme giriyoruz. Türkiye’nin bu fotoğrafı özellikle kendi içinde avantajlı bir yerde durdurarak oraya bunu döndürmesi şarttır.

Özellikle son 17 yılda ülkemizin temel hizmet alanlarında ve altyapısında gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşüm sayesinde hamdolsun Türkiye bu sürece olabilecek en hazırlıklı şekilde yakalanmıştır. Ülkemizin uyguladığı dengeli politikalar bir yandan özel sektörün üretim gücünü desteklerden, diğer yandan eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi alanlardaki hizmetlerin kamu garantisiyle kesintisiz sürmesini sağlamıştır. Batı ülkeleri ise yıllarca tüm temel kamu hizmetlerini görünüşte özel sektöre terk ederek, ama aslında başından savarak vatandaşını adeta sahipsiz bırakmıştır. Daha düne kadar liberalizmin en hararetli savunucusu olan kimi Avrupa ülkeleri, bugün hastaneleri ve diğer kimi temel hizmet kurumlarını devletleştirmeye başladı. İnsan hakları savunuculuğunu kimseye bırakmayan kimi ülkelerin de salgını kendi hâline bırakarak, ölen ölür, kalan sağlar ile devam ederiz anlayışıyla hareket ettiğini görüyoruz. Kriz derinleştikçe bu tür tartışmalar da atacaktır.

Yaşadığımız süreci, gerisindeki bu derin arka planı ve belirsiz geleceği göz önünde bulundurarak değerlendirmemiz gerekiyor. Bir yandan önümüzdeki sorunun çözümü için gayret edecek, diğer yandan da geleceğimizi en güçlü şekilde inşa etmenin mücadelesini vereceğiz. Bunun için büyük ve güçlü Türkiye hedefimize, 2053 ve 2071 vizyonlarımıza olan bağlılığımızı artırarak hep birlikte daha çok çalışacağız. Dünyanın yöneldiği istikamette önceden mesafe kat etmiş bir ülke olarak inşallah 21. asra Türkiye’nin asrı hâline getireceğiz.

KORONAVİRÜS SALGINI

Aziz milletim, değerli basın mensupları; bilindiği gibi yeni Koronavirüs veya Kovid-19 hastalığı ilk olarak 2019 yılı Aralık ayında Çin’in Wuhan şehrinde tespit edildi. Ocak ayının birinci yarısında hastalığın tam teşhisinin konmasının ardından ilk ölüm haberi geldi. Hemen ardından hastalık Tayland, Japonya ve Amerika’da da görüldü. Ocak ayının son haftasında Çin yöntemi Wuhan’dan başlayarak virüsün görüldüğü şehirleri karantinaya almaya başladı. Kovid-19 Avrupa’da ilk olarak 27 Ocak’ta Fransa’da tespit edildi, Dünya Sağlık Örgütü Ocak ayının sonunda acil durum ilan etmeye karar verdi.

Şubat ayı başında Çin’de ölümler hızla artarken, Avusturalya, Kanada, Almanya, Singapur, Birleşik Arap Emirlikleri, Vietnam, Filipinler gibi ülkelerden yeni vaka haberleri geldi. Yolcu gemilerinden sınır kapılarına, uçaklardan trenlere kadar tüm ulaşım araçlarında karantina tedbirleri yaygınlaştırılmaya başlandı. Şubat 10’una gelindiğinde Kovid-19 teşhisi konanların sayısı 40 bini geçerken ölenlerin sayısı 1000’e yaklaştı ve SARS salgınındaki can kaybını geride bıraktı.

Filipinler, Japonya, Fransa, Güney Kore gibi Çin dışındaki ülkelerde de ölümlerin başlamasıyla salgının dünya çapındaki faturası ağırlaştı. Şubat’ın üçüncü haftasında İran’da ve hemen ardından İtalya’da virüs salgınının hızla yayıldığı görüldü. Şubat’ın son haftasında virüs Güney Asya’dan Kuzey Avrupa’ya kadar geniş bir alanı etkisi altına almıştı. Suudi Arabistan 27 Şubat itibariyle umre ziyaretlerini askıya aldığını açıkladı. Mart’ın ilk haftasında İran’daki, ikinci haftasında ise İtalya’daki ölümler dikkat çekici şekilde arttı.

Dünya Sağlık Örgütü 11 Mart’la dünya çapında Koronavirüs pandemisi, yani salgını ilan etti. Pek çok ülke hava yolu ulaşımı başta olmak üzere sınırlarını insan trafiğine kapatmaya yönelik tedbirler aldı. Aynı şekilde insanların günlük hayatlarında evlerinde kalmalarını sağlamaya yönelik pek çok önlemler açıklandı.

Bugün itibariyle dünyada Kovid-19 hastalığı teşhis edilen kişi sayısı, burası çok önemli, 200 bine, bu hastalıktan dolayı ölen kişi sayısı ise 8 bine yaklaşmıştır. Hastalık teşhisi konanlardan 80 bini iyileşirken, kalanlarının tedavisi sürmektedir.

“TÜRKİYE, TEDBİRLERİ SÜRATLE HAYATA GEÇİRDİ”

Aziz milletim, değerli basın mensupları; her ülke Kovid-19 tehdidine karşı farklı tedbirlerle şüphesiz ki mücadele etmektedir. Kimi hızla sınırlarını kapatıp sıkı karantina yöntemlerine başvururken, kimileri de hastalığın serbestçe seyrine izin vererek doğal bağışıklık sistemini harekete geçirmeyi tercih etmektedir.

Türkiye en başından itibaren bu hastalıkla ilgili gelişmeleri yakından izlemiş, tedbirlerini de süratle alarak hayata geçirmiştir. Henüz işin çok başında, 6 Ocak’ta Sağlık Bakanlığımız bünyesinde bir operasyon merkezi, 10 Ocak’ta da Bilim Kurulu oluşturarak gelişmeleri anbean takibe aldık.

14 Ocak’ta Kovid-19 hastalığı rehberinin ilk versiyonunu hazırlayarak konuyla ilgili herkesi teşhisten tedaviye kadar tüm süreçlerle ilgili bilgilendirdik.

20 Ocak’tan itibaren hastalığın görüldüğü Çin’in Wuhan şehri, Hong Kong, Hindistan, Endonezya, Malezya, Myanmar,  Filipinler, Singapur, Tayland, Tayvan, Amerika, Rusya ve Vietnam’dan gelen tüm yolcuları ülkemize girişte taramadan geçirmeye başladık.

YÖK’ten ve 12 üniversiteden akademisyenlerin katılımıyla oluşturulan Bilim Kurulumuzun belirlediği tedbirlerin ilgili kurumlar tarafından süratle hayata geçirilmesini temin ettik.

27 Ocak’ta Dışişleri Bakanlığımız seyahat uyarılarını yayınlamaya başladı. 1 Ocak’ta Dışişleri, Sağlık ve Millî Savunma Bakanlıklarımızın iş birliğiyle Çin’in Wuhan kentindeki vatandaşlarımızı askerî bir uçakla ülkemize getirerek karantinaya aldık. Karantina sonunda bu yolculardan hiçbirinde hamdolsun virüs çıkmadı.

Riskli bölgelere yapılan tüm uçuşlarda yolcuların termal kamerayla taranması ve uçakta bilgilendirilmesi işlemine geçtik. 3 Şubat’ta Çin’e olan tüm uçuşları durdurduk. Bu tarihten sonra da aşamalı olarak önlemleri genişlettik. 23 Şubat’ta hastalığın ortaya çıktığı ve yayılmaya başladığı İran’dan ülkemize olan tüm hava, kara ve demir yolu geçişlerini kapattık. 27 Şubat’ta İran, Irak ve Gürcistan’la olan 8 sınır kapımızda sahra hastaneleri kurduk. 29 Şubat’ta İtalya ile ülkemiz arasındaki tüm yolcu trafiğini durdurduk. 2 Mart’ta umreden dönen herkesin sağlık muayenesinden geçirilmesini kararlaştırdık ve vatandaşlarımıza 14 günlük karantina kuralına uymalarını tavsiye ettik. 6 Mart’ta son 14 gün içerisinde İtalya’da bulunan yabancı uyrukluların ülkemize girişini yasakladık, ülkemiz vatandaşları için de 14 günlük evde karantina zorunluluğunu getirdik. 10 Mart’ta Sağlık Bakanımız ülkemizde ilk defa Avrupa’dan gelen bir vatandaşımızda Kovid-19 testinin pozitif çıktığı bilgisini kamuoyuyla paylaştı. Ben de kendilerine Allah’tan rahmet diliyorum.

“BÜTÜN HEDEFİMİZ İNSAN HAYATIDIR”

12 Mart’ta şahsımın Başkanlığında yapılan toplantıda oldukça önemli tedbirler alarak hemen uygulamaya geçirdik. Bunlar arasında, okulların tatil edilmesi ve uzaktan eğitime geçilmesi, kamu çalışanlarının yurt dışı görevlerinin ertelenmesi, spor müsabakalarının seyircisiz oynanması gibi hususlar da yer alıyordu. Birileri farklı şeyler söyleyebilir, değerli kardeşlerim, bizim bütün hedefimiz insan hayatıdır. Altyapısı uygun mesleki ve teknik Anadolu liselerimizi dezenfektan ve cerrahi maske üretim yapabilecek hâle getirdik. Uzaktan eğitimi hem internet, hem televizyon aracılığıyla vererek tüm çocuklarımızın erişebilmesini imkân sağladık. Haziran ayında yapılacak liselere geçiş sınavı ve üniversiteye giriş sınavının soru hazırlıkları da tatil süreleri göz önünde bulundurularak yapılacaktır. Gelişmelere göre bu sınavları da ileri bir tarihe ertelemeyi gündemimize alabiliriz.

Bu vesileyle, bugün 20 bin öğretmenimizin daha atamasını gerçekleştirdiğimizin müjdesini milletimizle paylaşmak istiyorum, hayırlı olsun. Hani diyorlar ya işte istihdam durdu? 20 bin öğretmen, hayırlı olsun dedik.

13 Mart’ta ülkemizdeki vaka sayısı 5’e çıktı. Aynı gün yine şahsımın başkanlığında yapılan kapsamlı bir toplantıda yeni kararlar aldık; Almanya, Fransa ve İspanya dâhil 9 Avrupa ülkesiyle olan hava yolu ulaşımını durdurduk. Hastanelere ziyaretçi sınırlaması getirdik. Kamuda çalışan hamilelere, süt izninde olanlara, engellilere ve 60 yaş üzeri personele 12 gün idari izin verdik. Özel kreşleri, gündüz bakımevlerini, özel çocuk kulüplerini takip ettik. Kışlalardaki askerlerin çarşı izinlerini durdurduk. Ceza infaz kurumlarındaki görüşler ile nakillere ara verdik. Acil olmayan duruşmaların ve diğer adli işlemlerin ertelenmesinin de yolunu açtık. Kültür, sanat faaliyetlerini nisan sonuna kadar erteledik. İlaçları rapora bağlı yaşlıların ve kronik hastalığı olanların rapor süresi bitiminde hastaneye gitmeden ilaçlarını almaya devam edebilmelerine imkân tanıdık. Nisan ayı sonuna kadar programlanan tüm ulusal ve uluslararası bilimsel faaliyetleri, açık-kapalı toplantıları, kongreleri, konferansları, askerî tatbikatları, bedelli askerlik celplerini tehir ettik.

İLK AŞAMADA ALINAN TEDBİRLER

İhracatçılarımızın alınan önlemlerden etkilenmemesi için gümrük kapılarında gereken her türlü tedbiri aldık. Salgının yaygın olduğu İran üzerinden yapılan Orta Asya ihracatlarının tır güzergâhlarını Gürcistan ve Azerbaycan’a yönlendirdik. Bakü-Tiflis-Kars demir yolundan yapılan seferleri günlük 2500 tondan 6000 tona çıkartacak çalışmaları başlattık. İtalya ve Fransa’ya yapılan Ro-Ro seferlerini insan teması olmaksızın gerçekleşir hâle getirdik.

Vatandaşlarımıza fahiş fiyatlarla mal satmaya çalışan firmalara özellikle bütün birimlerimizi devreye sokarak denetimlerimizi yoğunlaştırdık, cezai müeyyideleri de etkinleştirdik.

İş dünyasıyla ortaya çıkan yeni durum karşısında alınabilecek tedbirleri sürekli istişare ettik ve çözümleri hızla hayata geçirdik.

14 Mart’ta umreden dönen bir vatandaşımız yeni vaka olarak o da kayıtlara geçti. 15 Mart’ta umreden dönen vatandaşlarımızın öğrenci yurtlarında karantinaya alınması uygulamasını başlattık, sadece Ankara ve Konya’da umreden dönen 10 bin 330 vatandaşımızı karantinaya aldık.

Bar, gazino, gece kulübü gibi eğlence yerleriyle müze ve kütüphanelerin faaliyetlerini durdurduk.

Aynı gün Avrupa’dan ve Amerika’dan gelen yeni vakaların belirlenmesiyle Kovid-19 teşhisi konan hasta sayısı 18’e ulaştı.

16 Mart’ta uçuşların durdurulduğu ülkelerden gelen her vatandaşımızın 14 gün karantinada tutulmasını kararlaştırdık.

Diyanet İşleri Başkanlığımız Cuma namazlarının ve vakit namazlarının cemaatle kılınmayacağını, herkesin namazını evinde veya isterse camide ferdi olarak eda edebileceğini Din İşleri Yüksek Kurulunun kararı olarak Başkanımız açıkladı.  Böylece yaşları sebebiyle en yüksek risk grubunda bulunan cami cemaatinin korunması konusunda önemli bir adımı atmış olduk.

İnsanların toplu olarak bulunduğu kahvehane, kafe, gazino, sinema, tiyatro, konser salonu, düğün salonu, hamam, spor salonu, internet kafe, kapalı çocuk oyun alanı, taziye evi gibi mekânların faaliyetlerine geçici süreyle ara vermesini kararlaştırdık.

Genel kurullar ve eğitim çalışmaları gibi insanların zorunlu olarak bir araya geldiği faaliyetleri de erteledik. Ben partimin bu noktadaki bütün faaliyetlerini şu anda MYK, MKYK bunların hepsini erteledik.

Hızlı sonuç veren Kovid-19 testlerinin yapıldığı laboratuvar sayısının 4’ten 16’ya çıkartılmasına karar verdik ve bu gerçekleşti.

17 Mart’ta İngiltere ve Suudi Arabistan’ın da aralarında bulunduğu 6 ülkenin daha ilavesiyle uçuş yasağı koyduğumuz ülke sayısı 20’ye ulaştı.

Sağlık Bakanımız da Kovid-19 teşhisi konulan kişi sayısının 47’ye yükseldiğini kamuoyuyla paylaştı. Dün itibariyle Kovid-19 teşhisi konan hastalarımızın sayısı 98’e çıkarken, maalesef 89 yaşında bir vatandaşımızı da kaybettik.

Bu süreçte Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklar olarak aldığımız tedbirlere destek veren, ikazlara riayet eden, meseleye ahlaklı ve vicdanlı bir şekilde yaklaşan herkese şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

“TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK GÜCÜ BİRLİĞİ VE BERABERLİĞİDİR”

Elbette bu süreçte adeta virüs ülkemize gelmekte niye geç kaldı diye dizlerini dövenler, yalan haberlerle milletimizin moralinizi bozmaya, kaos çıkarmaya çalışanlar da çıktı. Ama milletimizle birlikte ülkemize yönelik her saldırıyı nasıl dirayet ve kararlıkla göğüslemişsek, bu sıkıntıyı da aynı şekilde karşıladık. Ellerini ovuşturarak bu virüsün ülkemizi esir almasını bekleyen muhterislere aradıkları fırsatı vermedik, vermeyeceğiz. Hep söylediğimiz gibi, Türkiye’nin en büyük gücü birliğidir, beraberliğidir, kardeşliğidir. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu sıkıntılı süreci de bırakınız tökezlemeyi veya yıkılmayı, daha da güçlenerek atlatacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.

Aziz milletim, değerli basın mensupları; biz önce insan diyen öyle bir medeniyetin, insanı yaşat ki devlet yaşasın diyen bir kültürün mensuplarıyız. Bunun için aldığımız her tedbir insanlarımızın hayatını ve geleceğini korumaya yöneliktir. Bu tür hastalıklar pek çok insanın farkında olmadan virüse maruz kalması ve yine farkında olmadan virüsü başkalarına bulaştırmasıyla yayılıyor. Sağlıklı insanlar hastalığı rahatça atlatırken, herhangi bir rahatsızlığı olan, bağışıklık sistemi zayıf kişiler ölümcül sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyor. Henüz aşısı ve kesin tedavisi olmayan bu hastalıktan en iyi korunma yolu, virüsün bulaşmasını engellemektir.

“TEDBİRLER SALGIN RİSKİ ORTADAN KALKANA KADAR GEÇİCİ OLARAK UYGULANACAKTIR”

Alınan ve tavsiye edilen tedbirlerin tamamı hem kendimizin, hem de diğer insanların sağlığını koruma amaçlıdır. Kovid-19 hastalığından en iyi korunma yöntemi, herkesin kendi kendine alacağı tedbirler. Hiç kimse bencilliği veya özensizliği sebebiyle tüm toplumun sağlığını tehlikeye atma hakkına sahip değildir. Toplumun tamamının sağlığı ve huzuru için bireyler olarak her birimizin fedakârlıkta bulunma sorumluluğu vardır. Dünyadaki diğer ülkeler gibi Türkiye’deki tedbirler de salgın riski ortadan kalkana kadar geçici olarak uygulanacaktır.

Açıklanan tedbirlere hep birlikte hassasiyetle riayet edersek, evde kalma süresini 3 haftayla sınırlı tutabiliriz. Bu süreçte en çok hassasiyet göstermemiz gereken husus bireysel temizliğimize ve diğer unsurlar, bunun yanında diğer insanlarla olan mesafemize dikkat etmektir. Bilim insanları Kovid-19 virüsüne karşı en etkili tedbirin temizlik olduğu konusunda hemfikirler. Hem inancımızda, hem kültürümüzde, kalp temizliği yanında vücut temizliği, hane temizliği, çevre temizliği de çok büyük önem taşır. Temizliğin imandan geldiği öğüdüne uygun şekilde günde 5 vakit elini yüzünü, kollarını, başını ayaklarını yıkayan kişi İslami olarak da, tıbbi olarak da en ideal temizliği yapan kişidir.

Kültürümüzde musafahalaşmak, sarılmak, küçüklerin yüzlerinden, büyüklerin ellerinden öpmek elbette önemli bir yer tutar. Zira sevgisini dokunarak göstermeyi seven bir milletiz, ancak yaşadığımız süreç bir müddet buna ara vermemizi gerektiriyor. Salgın tehlikesi tamamen ortadan kalkana kadar sevgimizi yüreğimizle göstermekle ve dilimizle ifade etmekle yetineceğiz, onun için gönül selamı.

“MİLLETİMİN HER BİR FERDİNDEN RİCAM, KOVİD-19 TEHDİDİ GEÇENE KADAR MÜMKÜN OLDUĞU KADAR EVLERİNDEN ÇIKMAMALARIDIR”

Peygamber Efendimiz veba olan yere gidilmemesini, veba olan yerden de çıkılmamasını tavsiye ediyor. Bugün bize düşen de hadisi şerife uygun şekilde Kovid-19 virüsünün bulaşma ihtimali olan yerlerden uzak durmak, virüse maruz kalmışsak da iyileşene kadar diğer insanlarla teması kesmektir. Hazreti Ömer Şam’a gitmek üzere yola çıkacakken orada bir salgın hastalık başladığının haberini alıyor ve yolculuktan vazgeçiyor. Bunun üzerine sahabeden birisi Hazreti Ömer’e, Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun diye soruyor. Hazreti Ömer’in bu soruya cevabı çok manidardır, evet, ‘Allah’ın kaderinden yine Allah’ın kaderine kaçıyoruz’. Bugün bize düşen görev de, gereken her türlü tedbiri alarak takdiri Allah’a bırakmaktır. İşte bu anlayışla ülkemizin de maruz kaldığı bu virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik. Bu süreçte en büyük görev fert fert milletimize düşüyor.  Milletimin her bir ferdinden ricam, Kovid-19 tehdidi geçene kadar mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarıdır. Kontrol altında tutamayacağımız her türlü temas bizi virüs taşıyıcısı hâline getirebilir. Kendimiz zarar görmesek de taşıdığımız virüsü Allah muhafaza sevdiklerimize bulaştırarak hastalanmalarına, hatta ölümlerine yol açabiliriz.

Sosyal mesafeyi ne kadar korur ve sosyal hareketliliği ne kadar azaltırsak virüsün yayılma hızını, dolayısıyla yol açtığı tehdidi o derece düşürürüz. Toplu ulaşım araçları ve kapalı mekânlar başta olmak üzere insanların çok yakın mesafede bulundukları ortak kullanıma açık her yer virüsün potansiyel yayılma alanlarıdır. Bakın birer koltuk ara verdik, bu hassasiyetimizin önemi, dikkat edeceğiz, başka çaremiz yok. Herhangi bir şekilde virüse maruz kalmış tek bir kişinin ikazları dinlemeyip gereksiz yere dışarıda dolaşması hâlinde gün içinde yüzlerce kişiye bunu bulaştırma imkânı vardır.

Hâlbuki vakit gönlümüzce gezme değil, tedbir, tefekkür, tevekkül, okuma, dinginlik vaktidir. Vakit, yapabileceğimiz her şeyi evimizden yapma, dış dünya ile fiziki irtibatımızı asgariye indirme vaktidir. Vakit, sevdiklerimiz başta olmak üzere toplumun tamamı için kendimizden fedakârlık etme vaktidir. Altını çizerek bir kez daha tekrarlıyorum, mecburiyeti olmayan hiçbir vatandaşımız tehdit ortadan kalkana kadar evinden çıkmamalı, kimseyle temas etmemelidir. İşlerine giden vatandaşlarımız mesai bitimiyle birlikte hemen evlerine dönmeli, kapıdan girer girmez de kimseyle temas etmeden ilk iş sabunla ellerini, yüzünü yıkamalıdır. İster kamu, ister özel olsun, ister iş yerlerinde de virüsün yayılma ihtimalini en aza indirecek tedbirlerin tamamı alınmalıdır.

Çocuklarımızdan dışarıya çıkmadan evde kitap okuyarak, derslerine çalışarak vakitlerini değerlendirmelerini istiyoruz.

En büyük risk grubunu oluşturan yaşlılarımızın sadece evden çıkmamakla yetinmeyerek bir süre ailenin dışarıyla irtibatı olan diğer fertleriyle de mesafeli şekilde hayatlarını sürdürmeleri daha doğru olacaktır.

Kimi Avrupa ülkelerinin dezavantajlı grupları, özellikle de yaşlıları adeta gözden çıkartan anlayışlarına asla katılmıyoruz. Tam tersine, bizim kültürümüzde yaşlılarımızı el üstünde tutmak, dünya ahiret sadedinin temel şartlarından biri olarak kabul edilir, bunun için yaşlılarımızı koruyacak ve kollayacağız.

Bilim Kurulumuzun önerisiyle önce İstanbul ve Ankara’da başlatılacak bir çalışmayla 65 yaş üzerindeki tüm yaşlılarımıza koruyucu maske ve kolonya dağıtacağız. Yalnız yaşayan 65 yaş üzeri vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanmasında devlet kadar yakınlarına ve komşularına da görev düşüyor. Bu insanlarımıza hep birlikte yardımcı olarak süreci suhuletle geçirmelerini temin etmeliyiz.

Değerli dostlar; kamu bankalarımız 76 yaş üzeri emeklilerimizin maaş ödemelerini isterlerse evlerinde yapacaklardır.

Huzurevlerindeki doktor sayısını da artırarak yaşlılarımızın sağlığını daha yakından takip edeceğiz.

“TÜM SAĞLIK PERSONELİMİZE ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM”

Bir diğer önemli konu, sağlık sistemimizi güçlü bir şekilde ayakta tutmaktır, bunun için sağlık kuruluşlarımızın üzerine binecek yükü hafifletmemiz gerekiyor. Vatandaşlarımızdan hayati olmayan sağlık sorunlarına mümkün olduğu kadar aile hekimleri vasıtasıyla çözüm aramalarını özellikle rica ediyorum. Unutmayınız, salgın hastalıklar durumlarında hastaneler aynı zamanda virüs buluşma ihtimali en yüksek yerler hâline gelmektedir.

Yüksek ateş, kuvvetli öksürük ve nefes darlığı gibi hastalık belirtileri ortaya çıkan vatandaşlarımız ise paniğe kapılmadan öncelikle Sağlık Bakanlığımızın Alo 184 hattını aramalıdır. Buradan yapılacak yönlendirmeye göre hareket edilmesi hâlinde sağlık kurumlarımızdan en yüksek verimle istifade edebiliriz.

Bu vesileyle, takdire şayan bir fedakârlıkla ve sabırla görev yapan tüm sağlık personelimize şükranlarımı şahsım ve milletim adına sunuyorum.

Kovid-19 hastalığına karşı aşı ve ilaç geliştirme çalışmalarını da tüm hızıyla devam ettiriyoruz. Araştırma-geliştirme çalışmalarını yürüten Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız bu konudaki tüm önemli araştırmacıları ve kurumları bir araya getirdi. Tanı kiti konusunda çok iyi bir üretim potansiyelimiz var.

Önceki gün Almanya, Fransa, İngiltere liderleriyle, dün de İtalya Başbakanıyla yaptığım telefon görüşmesinde ülkemizin bu salgın hastalık konusunda muhataplarına yapabileceği katkıları ele aldık. Salgın ilk başladığında Çin’e de tıbbi malzeme desteği vermiştik. Aynı şekilde Türkiye olarak biz de bu ülkelerin tecrübelerinden istifade edeceğiz.

Ülkemizin bayrak taşıyıcı kurumu olan Türk Hava Yolları hem dünyanın çeşitli yerlerindeki vatandaşlarımızın ailelerine kavuşturulması, hem de kargo taşımacılığını kesintisiz sürdürerek temel ihtiyaçların karşılanması konusunda çok büyük gayret gösterdi. Krizden en çok etkilenen kuruluşların başında gelen Türk Hava Yollarımıza da gereken desteği vereceğiz.

Aziz milletim, değerli basın mensupları; görüldüğü gibi virüs salgınının ilk ortaya çıktığı günlerden itibaren Türkiye olarak hızlı kararlar alarak ve süratle uygulamaya geçirerek ülkemizin bu krizden en az şekilde etkilenmesi için elimizden geleni yaptık, yapmaya devam ediyoruz.

Nitekim çevremizdeki ülkelerde çok yoğun görülmesine, ciddi kayıplara yol açmasına rağmen virüsün ülkemize sirayeti hem oldukça geç, hem de oldukça sınırlı olmuştur. Aldığımız tedbirlerin etkisiyle ortaya çıkan bu olumlu görüntüyü sürdürmekte kararlıyız. Bunun için tehlikenin kapımızı çalmasını beklemeden sürekli yeni ve etkili tedbirler alıyor, uygulamaya geçiriyoruz.

“YAŞADIĞIMIZ SÜRECİN EKONOMİMİZE OLUMSUZ ETKİSİNİ AZALTMAK AMACIYLA ÖNEMLİ KARARLAR ALDIK”

Bu çerçevede, biraz önce de bakanlarımızın, iş dünyasından temsilcilerimizin, resmî, sivil ilgili tüm kurumlarımızın temsilcilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısını gerçekleştirdik. Özellikle yaşadığımız sürecin ekonomimize, piyasaya, üretime, istihdama olumsuz etkisini azaltmak amacıyla çok önemli kararlar aldık.

Esasen hastalığın çıktığı ilk günden itibaren arkadaşlarımız sürecin diğer boyutlarının yanı sıra, ekonomik etkilerini yakından takip ediyorlar. Ülkelerin aldığı önlemleri, yaşanan ekonomik türbülansa karşı geliştirdikleri yöntemleri tek tek analiz ediyorlar. Özellikle de ekonomi yönetimimiz ve ilgili bakanlarımız, kurumlarımız tüm iş dünyasının taleplerini ve öngörülerini toplayarak hazırlıklarını yaptı. Karşımızdaki fotoğrafa göre bir yol haritası belirledik. Son yıllarda ekonomimize hedef alan saldırılara karşı verdiğimiz mücadele sayesinde küresel türbülanslara, özellikle söylüyorum, güçlü bir bağışıklık sistemini geliştirerek biz oraya hedefimizi koyduk ve yolumuza böyle devam ettik. Şimdi bu 2 aylık direnme sürecini de en iyi şekilde atlatacağımıza inanıyorum.

Daha önce örneği görülmemiş bir süreç yaşıyor ve bundan dolayı da hasarın boyutları kestirilemiyordu. Bunun için bizim tüm senaryolara hazırlıklı olmamız gerekiyor. Ancak bu dönemde de gelişmekte olan ülkeler arasında pozitif ayrışan bir ülke konumunda bulunduğumuz bir gerçektir.

Hindistan borsasının yüzde 18, Japonya’nın yüzde 20, Amerika’nın yüzde 21, İngiltere’nin yüzde 22, Almanya’nın 26, İtalya’nın yüzde 32 değer kaybettiği 28-16 Mart tarihleri arasında bizi kaybımız yüzde 17’de kaldı. Aynı tarihlerde Türk Lirası olarak da gelişmekte olan ülkelerin hepsinden daha iyi bir direnç gösterdik. Şimdi ekonomimiz için koruma kalkanı olacak bir paketi devreye alıyoruz.

Dün Merkez Bankamız piyasalar açısından oldukça önemli bazı adımları atarak likidite sıkıntı yaşanmayacağının garantisini ortaya koydu. Bu kapsamda Merkez Bankamız ihracatçımız için de çok önemli uygulamalar başlattı.

Nisan, Mayıs ve Haziran ayı vadeli açık reeskont kredi anapara ve faiz ödemeleri Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ertelenerek azami vade 1 yıl uzatıldı.  Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında vadesi dolan reeskont kredilerinin taahhüt kapama süresi de yine 1 yıl uzatıldı. Böylece ihracatımız bu süreçteki belirsizliği rahat bir şekilde atlatabilecek.

“EN BÜYÜK ÖNCELİĞİMİZ, ÜRETİM VE İSTİHDAMIN SEKTEYE UĞRAMAMASIDIR”

En büyük önceliğimiz, üretim ve istihdamın sekteye uğramamasıdır. İnşallah bu süreçten kamu-özel sektör dayanışması ise daha da güçlenerek çıkacağız.

Birazdan açıklayacağımız paketteki imkânlardan istifade edecek firmalar için ön şartımız, istihdam kaybına yol açmamalarıdır. Herhâlde burada anlaşıyoruz değil mi?

Finansal kurum ve kuruluşlarında kredi limiti olan firmaların likidite ve nakit ihtiyacına yönelik taleplerinin hızlıca karşılanması, ayrıca kredi limitlerinin kullandırılmasında kısıtlamaya gidilmemesi de önemlidir. Finans kuruluşlarından bu ortamda istihdamın mahfazası ve ekonomik büyümenin sürdürülmesi için kredi şartlarının esnetilmesine yönelik adımlar bekliyoruz.

Tüm finans kuruluşlarının kredi geri çağırma, mevcut kredi limitini kullandırmama, fiyat artırma, teminat şartlarını zorlaştırma uygulamalarından özenle kaçınmasını istiyoruz.

Bunun yanında, kurumsal firmaların, KOBİ’lerin, bireysel kesimin geçici iş ve ciro kaybı veya benzeri nedenlerle gelir kaybı yaşayanların kredi borçlarıyla ilgili taksit, öteleme, yapılandırma, düzenleme taleplerine süratle ve olumlu cevap verilmelidir.

“100 MİLYAR LİRALIK BİR KAYNAK SETİNİ DEVREYE ALIYORUZ”

Ekonomik istikrar kalkanı adını verdiğimiz bir paketle Kovid-19 salgının etiklerini azaltmak için toplamda 100 milyar liralık bir kaynak setini böylece devreye alıyoruz.

Bu çerçevede devreye sokacağımız tedbirler şunlardır:

1- Perakende, AVM, demir-çelik, otomotiv, lojistik, ulaşım, sinema, tiyatro, konaklama, yiyecek-içecek, tekstil-konfeksiyon ve etkinlik-organizasyon sektörleri için Muhtasar ve KDV tevkifatı ile SGK primlerinin Nisan, Mayıs ve Haziran ödemelerini 6’şar ay erteliyoruz.

2- Konaklama Vergisini Kasım ayına kadar uygulamayacağız.

3- Otel kiralamalarına ilişkin irtifak hakkı bedelleri ve hasılat payı ödemelerini Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için 6 ay süreyle erteledik.

4- İç havayolu taşımacılığında 3 ay süreyle KDV oranını yüzde 18’den yüzde 1’e indiriyoruz.

5- Kovid-19 salgınıyla ilgili tedbirlerden etkilendiği için nakit akışı bozulan firmaların bankalara olan kredi anapara ve faiz ödemelerini asgari 3 ay öteleyecek ve gerektiğinde bunlara ilave finansman desteği sağlayacağız.

6- İhracattaki geçici yavaşlama sürecinde kapasite kullanım oranlarının korunması amacıyla ihracatçıya stok finansmanı desteği vereceğiz.

7- Bu dönemde işlerinin olumsuz etkilendiğini beyan ederek talepte bulunan esnaf ve sanatkârların Halkbank’a olan kredi borçlarının Nisan, Mayıs ve Haziran anapara ve faiz ödemelerini 3 ay süreyle ve faizsiz olarak erteleyeceğiz.

8- Kredi Garanti Fonu limitini 25 milyar liradan 50 milyar liraya çıkartacak, kredilerde önceliği gelişmelerden olumsuz etkilendiği için likidite ihtiyacı oluşan ve teminat açığı bulunan firmalar ile KOBİ’lere vereceğiz.

9- Vatandaşlarımız için uygun ve avantajlı şartlarda sosyal amaçlı kredi paketleri devreye alınmasını teşvik edeceğiz.

10- 500 bin liranın altındaki konutlarda kredilendirilebilir miktarını yüzde 80’den yüzde 90’a çıkartacak, asgari peşinatı yüzde 10’a düşüreceğiz.

11- Koronavirüs etkisiyle Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında temerrüde düşen firmaların kredi siciline “mücbir sebep” notu düşülmesini sağlayacağız.

12- Asgari ücret desteğini devam ettireceğiz.

13- Mevzuatımızdaki esnek ve uzaktan çalışma modellerinin daha etkin hâle getirilmesini temin edeceğiz.

14- Kısa çalışma ödeneğini devreye alacak, bundan faydalanmak için gereken süreçleri kolaylaştırılacak veya hızlandırılacağız. Böylece faaliyetine ara veren işyerlerindeki işçilere geçici bir gelir desteği verirken, işverenlerin de maliyetini azaltmış olacağız.

15- En düşük emekli maaşını 1.500 liraya yükseltiyoruz.

16- Emeklilerin bayram ikramiyesini Nisan ayı başında ödüyoruz.

17- Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın belirlediği kriterlere göre ihtiyaç sahibi ailelere yapılacak nakdi yardımlar için ilave 2 milyar liralık bir kaynak ayırıyoruz.

18- İstihdamdaki sürekliliği temin etmek amacıyla 2 aylık telafi çalışma süresini 4 aya çıkartıyoruz.

19- Tek başına yaşayan 80 yaş üstü yaşlılarımız için sosyal hizmet ve evde sağlık hizmetlerinden oluşan periyodik takip programını devreye alıyoruz.

Alınan kararların milletimize ve ekonomimize hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum. Basın toplantımıza iştirakiniz ve dikkatiniz için sizlere teşekkür ediyorum.

Hiçbir virüsün Türkiye’den, Türk milletinin birliğinden, beraberliğinden, kardeşliğinden aldığımız ve alacağımız tedbirlerden daha büyük olamayacağını tekrar ederek hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla.”

Dernek

Dernek, kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel bir kişiliğe sahip kişi topluluklarındandır

Dernekler Bilgi Sistemi (DERBİS)

Kullanıcı Girişi

Bakanlığımız Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından 2005 yılında kullanıma açılan e-Dernek Kurumsal Yazılımı üzerinde yapılan bakım-onarım çalışmalarıyla projedeki aksaklıkların giderilmesi kısmi olarak sağlanmış olsa da, gelişen ve değişen şartlara uygun olarak ortaya çıkan yeni ihtiyaçların istenilen düzeyde karşılanamaması, yazılım teknolojisindeki yeniliklerin ortaya çıkması ve günümüz teknolojisinin getirdiği yeniliklerin eski yazılıma uyarlanamaması, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile web servis üzerinden yapılacak bilgi paylaşımına uyumlu yeni bir yazılım projesine ihtiyaç duyulması gibi nedenlerle Dernekler Bilgi Sistemi (DERBİS) adıyla yeniden yazılmasına karar verilmiştir.

DERBİS ile Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün Merkez ve Taşra Teşkilatı birimlerince yürütülen iş ve işlemler ve mevzuat gereği derneklerin vermekle yükümlü oldukları her türlü bildirim ile beyanname bildirimlerinin elektronik ortamda yapılması, bürokratik işlemlerin azaltılarak vatandaşın işlerinin kolaylaştırılması, istatistiki bilgilerin kısa sürede sorgulanarak raporlanması sağlanmıştır.

Ayrıca bilindiği üzere, 31/7/2009 tarihli ve 27305 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik”in 4 üncü maddesinde “(1) Basılı ortamdaki bilgi ve belgelerin elektronik ortama taşınması ve veritabanlarının diğer idarelerle paylaşılması esastır. (2) İdare, başvuruların elektronik ortamda da yapılmasına, sürecin başvuru sahibince izlenebilmesine ve sonucun ilgilisine elektronik ortamda iletilmesine yönelik tedbirleri alır ve hizmetin e-Devlet Kapısına entegrasyonunu sağlar.” hükümleri gereğince derneklerin amacı, iletişim bilgileri, kurucuları, yöneticileri, çalışanları vesair bilgilerine mevzuatları gereği ihtiyaç duyan kamu kurum ve kuruluşlarının bilgi taleplerinin karşılanabilmesi hedeflenmiştir.

Birçok modülü de içerisinde barındıran ve ASP.NET MVC yazılım teknolojisiyle geliştirilen ve çok kullanıcılı bir yapıya sahip olan DERBİS, istatistiksel verilerini kullanıcılarına sunan bir kaynaktır. Bu bilgileri internet ortamında kurumsal web sitesi üzerinden vatandaşlarımızla paylaşmaya ve veri madenciliği ile istatistiksel çalışmalarında da kullanılmasına imkan vermektedir. Ayrıca kamu kurumları, vatandaşlar, öğrenciler, gazeteciler, akademisyenler ve araştırmacılar DERBİS’ te yer alan bu bilgilere talep etmeleri halinde ulaşabilmektedirler.

Bunun yanı sıra e-Devlet politikası gereği merkezde bulunan veritabanında toplanan bilgilerin diğer kurumlarla da elektronik ortamda hızlı ve güvenli bir şekilde paylaşılabilmesi için entegrasyonlar yapılmış ve planlanan entegrasyonların da tamamlanması için çalışmalara devam edilmektedir. Ayrıca e-devlet kapısı kapsamında sivil toplum kuruluşlarına sunulan hizmetlerin elektronik ortama taşınarak basitleştirilmesi için Dernekler Bilgi Sistemi Projesinin de MERNİS ve e-İÇİŞLERİ ile entegrasyonu tamamlanmış olup MERSİS, TAKBİS ve UYAP vb. gibi projelerle entegrasyonun sağlanarak veri alışverişinde bulunulması planlanmaktadır.

Yazılımın temel işlevleri:
Derneklere yönelik iş ve işlemleri elektronik ortamda yapmak,
Mevzuat gereği verilmesi gereken beyanname ve bildirimleri online olarak almak,
Kamu kurum ve kuruluşları ile web servis aracılığı ile veri alış-verişi yapmak;
e-İçişleri ve Dernekler Arşiv Projesi ile entegrasyon,
İstatistiki bilgileri kısa sürede sorgulamak ve raporlamak.
Derneklerle ilgili politika belirleyicilere ve ilgili kurumlara doğru bilgileri aktarmak,
Vatandaşın Devlet kapısında beklemesinin önüne geçmek ve işlerini kolaylaştırmak,
 

Projenin Genel Amacı:

Tüm iş ve işlemleri web tabanlı yazılım üzerinden yürütülmesi,

Sivil toplum kuruluşlarına hizmet sunumunda ve işleyişte modernizasyonun sağlanması,

Genel Müdürlüğümüzün sun­duğu hizmetlerin daha etkin, hızlı, kolay erişi­lebilir ve verimli sunulması,

Sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere tüm faydalanıcıların tüm imkanlardan azami düzeyde istifadelerinin sağlanması,

e-devlet kapısı kapsamında derneklere yönelik hizmetlerin basitleştirilmesi, online hale getirilmesi,

Projede yer alan tüm modüllerle ve e-arşiv projesi ile entegre ederek derneklere ilişkin her türlü veriye (ıslak imzalı belgeler dahil) en hızlı şekilde ulaşılması,

Günümüzde çok önem kazanan bilgi ve veri güvenliğinin sağlanması amacıyla gerekli altyapının oluşturulması,

Kamuoyunun ihtiyacı olan sivil toplum alanına ilişkin verilerin güvenli bir şekilde sunulması,

Kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütleri arasında iletişim alanı oluşturacak elektronik altyapının oluşturulması,

Projenin Hedefleri:

Sivil topluma yönelik AB standartlarında en hızlı ve kaliteli hizmeti sunmak, oluşturulacak yeni modüller ile dernekler başta olmak üzere tüm faydalanıcılara ilişkin ihtiyaç duyulacak her türlü bilgiye en kısa sürede ulaşmaktır. Vatandaş odaklı hizmetlerin e-devlet mantığıyla yürütülmesini ve kamu hizmetlerinin sunumunda modernizasyonu sağlamaktır.

Üçüncü sektör olarak bilinen sivil toplum kuruluşları içerisinde en önemli kitleyi oluşturan derneklere yönelik etkin, verimli ve kaliteli hizmet vermek ve gelişen dünya koşullarına ayak uydurabilmek için bilişim teknolojisi konusunda sürekli iyileşme ve yenilenme gerekmektedir.

Bilişim alanında oluşan talepleri karşılaması ve ileride yapılacak çalışmalara ışık tutması amacıyla GEnel Müdürlüğümüzce Dernekler Bilgi Sistemi (DERBİS) Projesi hazırlanarak kullanıma açılmıştır. Bu proje sayesinde hizmet kalitesinde oldukça önemli iyileşmeler söz konusu olmuştur.

Bu proje kapsamında aşağıda belirtilen uygulamalar  hayata geçirilecektir.

DERBİS ve Alt Modülleri 2012 yılında geliştirilmeye başlanılan Dernekler Bilgi Sistemi (DERBİS) projesi yazılımı ile Sendikalar Bilgi Sistemi(SENBİS), Partiler Bilgi Sistemi( PARBİS) ve Proje Destek Sistemi(PRODES) ek modüllerinin geliştirme süreci 31/12/2015 tarihinde tamamlanmıştır. 2016 yılı içerisinde söz konusu ek modüllerin iyileştirme ve idame süreci devam etmiş olup DERBİS alt modülü olarak e-Arşiv yazılımını geliştirme süreci başlamıştır. E-Arşiv geliştirme süreci 2016 yılı sonunda tamamlanarak DERBİS’in tüm alt modülleriyle birlikte geliştirilmesine devam edilmesi planlanmaktadır.

Kamu Yararına Çalışan Dernek Statüsü

Kamu Yararına Çalışan Dernekler (Dernekler Kanunu Madde 27)
Kamu yararına çalışan dernekler Cumhurbaşkanı Kararıyla tespit edilir. Bir derneğin kamu yararına çalışan derneklerden sayılabilmesi için, en az bir yıldan beri faaliyette bulunması ve derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek üzere giriştiği faaliyetlerin topluma yararlı sonuçlar verecek nitelikte ve ölçüde olması şarttır.
Kamu yararına çalışan dernek statüsünün kazanılması, kaybedilmesi ve gerekli belgeler ile diğer esas ve usuller yönetmelikte düzenlenir.Kamu Yararına Çalışan Dernek Sayılma (Dernekler Yönetmeliği Madde 48)
Kamu yararına çalışan dernekler, Hazine ve Maliye Bakanlığının ve varsa ilgili bakanlıkların görüşü üzerine, Bakanlığın teklifi ve Cumhurbaşkanı kararıyla tespit edilir.Kamu Yararı İçin Aranacak Şartlar (Dernekler Yönetmeliği Madde 49)
Kamu yararına çalışan derneklerden sayılmak için derneğin;
a) En az bir yıldan beri faaliyette bulunması, 
b) Son bir yıl içindeki, 2019 yılı için belirlenen tutar olan 165.168,00 TL’sini ve 2020 yılı için 202.462,00 TL’sini geçen alım ve satım işlemlerinin rekabet koşullarına uygun yapılması,
c) Amacı ve gerçekleştirdiği faaliyetlerin, üyelerinin dışında yerel veya ulusal düzeyde toplumun ihtiyaç ve sorunlarına yönelik çözümler üretecek ve toplumsal gelişmeye katkı sağlayacak nitelikte olması,
d) Yıl içinde elde ettiği gelirin en az yarısının bu amaçla harcanması,
e) Sahip olduğu mal varlığının ve yıllık gelirinin tüzüğünde belirtilen amacı gerçekleştirecek düzeyde olması gerekir. 
Bu durum, Bakanlık dernekler denetçileri tarafından düzenlenen rapor ile tespit ettirilebilir. Bu nitelikleri taşımadığı tespit edilen dernekler, kamu yararı kararı için, bu tespitin yapıldığı tarihten itibaren üç yıl geçmeden önce yeniden başvuramaz.  Başvuru ve İstenen Belgeler (Dernekler Yönetmeliği Madde 50)
Kamu yararına çalışan derneklerden sayılmak isteyen dernekler, aşağıda belirtilen ekleri ile birlikte başvurularını dörder suret olarak mülki idare amirliğine yaparlar.
a) Derneğin kamu yararı yönünden; faaliyeti, yaptığı hizmetler ve gelecekte yapılması düşünülen işler hakkındaki raporu,
b) Derneğin taşınır ve taşınmaz mallarının listesi,
c) Kamu yararına çalışan derneklerden sayılması için yönetim kurulunun aldığı karar örneği.Başvurunun Değerlendirilmesi (Dernekler Yönetmeliği Madde 51)
Başvurularda alınan belgelerin üçer adedi oluşturulan valilik görüşü ile birlikte bir ay içinde Bakanlığa gönderilir. Valilik görüşünde derneğin amacının ve faaliyetlerinin topluma yararlı sonuçlar verecek nitelikte ve ölçüde olup olmadığı ve kamu yararına çalışan derneklerden sayılıp sayılamayacağı açıkça belirtilir. 
İlgili bakanlıkların ve Hazine ve Maliye Bakanlığının da görüşü alındıktan sonra, Bakanlığın teklifi ve Cumhurbaşkanı kararı ile dernek, kamu yararına çalışan derneklerden sayılır.
Kamu yararına çalışan derneklerden sayılmaya ilişkin karar Bakanlıkça ilgili valiliğe bildirilir ve valilik tarafından başvuru sahiplerine bilgi verilir. Başvurusu reddedilenler buna ilişkin gerekçe ile birlikte ilgili valiliğe bildirilir ve valilik tarafından başvuru sahiplerine bilgi verilir.
Kamu Yararına Çalışan Dernek Statüsünün Kaybedilmesi 
(Dernekler Yönetmeliği Madde 52)
Kamu yararına çalışan derneklerin, denetimler sonunda bu niteliklerini kaybettiği anlaşılırsa; Hazine ve Maliye Bakanlığının ve varsa ilgili bakanlıkların görüşü alınarak, Bakanlığın teklifi ve Cumhurbaşkanı kararıyla haklarında alınan kamu yararına çalışan derneklerden sayılma kararı iptal edilir. Sonuç, Bakanlıkça ilgili valiliğe bildirilir ve valilik tarafından da ilgili derneğe bilgi verilir.Mal Bildirimi (2019/7 sayılı Genelge)
Kamu yararına sayılan dernek yönetici ve deneticilerinin mal bildiriminde bulunacakları 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 2’nci maddesinin (f) fıkrasında belirtilmektedir.
Bu kapsamda kamu yararına çalışan dernek yönetim ve denetim kurulu üyeleri ve şube başkanları; 
Mal varlığında önemli bir değişiklik olduğunda bir ay içinde,
    Yönetim ve denetim kurulu üyelikleri seçimleri ile göreve başlama tarihini izleyen bir ay içinde,  
Görevin sona ermesi halinde ayrılma tarihini izleyen bir ay içinde, 
ayrıca görevlerine devam edenler sonu (0) ve (5) ile biten yılların en geç şubat ayı sonuna kadar dernek merkezinin bulunduğu İl Valiliklerine (İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü) mal bildirimlerini göndermeleri gerekmektedir.

İzin Almadan Yardım Toplama

İzin Almadan Yardım Toplama Statüsü Kazanma 
(Yardım Toplama Kanunu Madde 6)

Kişiler ve kuruluşlar, yetkili makamdan izin almadan yardım toplayamazlar. Ancak, kamu yararına çalışan dernek, kurum ve vakıflardan hangilerinin izin almadan yardım toplayabilecekleri, Cumhurbaşkanı Kararıyla belirlenip ilan edilir. Başvuru ve İstenen Belgeler (2005/38 sayılı Genelge)
Tüzel kişilerin 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’nun 6’ncı maddesine göre izin almaksızın yardım toplayan kuruluşlardan sayılmaları için yapacakları müracaatlarında, aşağıda belirtilen bilgi ve belgeler valilik görüşüyle birlikte Bakanlığımıza gönderilecektir.
a)Müracaatta bulanan dernek ise kamu yararına çalışan dernek statüsünde olduğunu vakıf ise vergi muafiyetine haiz olduğunu gösteren Bakanlar Kurulu Kararının fotokopisi,
b)Yetkili kurulun konuyla ilgili kararı, 
c)Son üç yıla ait faaliyet raporu,
d)Vakıf senedi ya da dernek tüzüğü,
e)2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’nda belirtilen yardım toplama şekillerinden hangisinin kullanacağına ilişkin talep ve toplanan yardımlarla ne tür çalışmaların yapılacağının açıklanacağı yazı, Cumhurbaşkanınca izin almadan yardım toplayabileceği kararlaştırılan dernek, kurum ve vakıflar, Yardım Toplama Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik kapsamına giren yardım toplama faaliyetlerini 2860 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile tespit edilen usule göre ilgili ve yetkili makamlara bildirmekle yükümlüdürler.

İzne Tabi Kelime Kullanımı

Dernek Adları (Dernekler Kanunu Madde 28)
Dernek adlarında; Türk, Türkiye, Milli, Cumhuriyet, Atatürk, Mustafa Kemal, Şehit, Gazi kelimeleri ile bunların baş ve sonlarına getirilen eklerle oluşturulan kelimeler İçişleri Bakanlığının izni ile kullanılabilir.İzin alma (Dernekler Yönetmeliği Madde 53)
Dernek adlarında; Türk, Türkiye, Milli, Cumhuriyet, Atatürk, Mustafa Kemal, Şehit, Gazi kelimeleri ile bunların baş ve sonlarına getirilen eklerle oluşturulan kelimeler, ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Bakanlığın izni ile kullanılabilir.
İzin almak için başvuracak derneklerde aşağıdaki şartlar aranır:
a) En az bir yıldan beri faaliyette bulunması,
b) Amacı ve bu amacı gerçekleştirmek için giriştiği faaliyetler ve yaptığı hizmetler ile gelecekte yapılması düşünülen işlerin; üyelerinin dışında topluma yararlı sonuçlar verecek nitelikte olması,
c) Benzer amaçlı dernekler arasında en çok üyeye sahip olması,
ç) Son üç yıl içinde, kendi üyeleri dışında ulusal veya uluslararası alanda yaptığı en az üç proje veya faaliyetini belgelendirmesi,
d) Yerleşim yerinin bulunduğu il dışında, en az üç ilde şube veya temsilciliğinin bulunması,
e) Bu konuda genel kurulunda karar almış olması.Başvuru (Dernekler Yönetmeliği Madde 54)
İzin için başvuracak dernekler, aşağıda belirtilen belgelerle birlikte başvurularını  mülki idare amirliğine yaparlar.
a) (Mülga:RG-30/10/2011-28100)
b) Dernek üye listesi,
c) Derneğin faaliyetleri, yaptığı hizmetler ve gelecekte yapılması düşünülen işler hakkında rapor,
d) İzne tabi kelimelerin kullanılması için genel kurulun aldığı karar örneği.İzin (Dernekler Yönetmeliği Madde 55)
İlgili valilik, taleple ilgili gerekli araştırmayı yaptıktan sonra, izin talebini valilik görüşü ile birlikte bir ay içinde Bakanlığa gönderir.
Bakanlık, gerekli incelemeyi yaparak, gerektiğinde ilgili bakanlıkların da görüşünü aldıktan sonra başvuruyu karara bağlar. Sonuç, Bakanlıkça ilgili valiliğe bildirilir ve valilik tarafından da ilgili derneğe bilgi verilir.


Denetim İşlemleri

Gerekli görülen hallerde, 5253 sayılı Dernekler Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 3335 sayılı Uluslararası Nitelikteki Teşekküllerin Kurulması Hakkında Kanuna göre kurulan dernekler ve şubelerinin, derneklerin ve vakıfların üst kuruluşlarının, yabancı dernek, vakıf ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’deki şubeleri ve temsilciliklerinin, uluslararası nitelikteki teşekküllerin amaçları doğrultusunda faaliyet gösterip göstermedikleri, defterlerini ve kayıtlarını mevzuata uygun olarak tutup tutmadıkları İçişleri Bakanlığı veya en büyük mülki idare amiri tarafından denetletilebilir.Denetleme sırasında görevli memurlar tarafından istenecek her türlü bilgi, belge ve kayıtların, dernek yetkilileri tarafından gösterilmesi veya verilmesi, yönetim yerleri, müesseseler ve eklentilerine girme isteğinin yerine getirilmesi zorunludur.Denetim sırasında suç teşkil eden fiillerin tespit edilmesi halinde, mülki idare amirliği durumu derhal Cumhuriyet Savcılığına ve derneğe bildirir. 

Birlikler

Birlikler
3335 sayılı Uluslararası Nitelikteki Teşekküllerin Kurulması Hakkında Kanuna göre kurulacak birliğin kurucuları tarafından imzalanmış iki adet Kuruluş Bildirimi (Dernekler Yönetmeliği Ek-2’de bulunan) ve aşağıda belirtilen ekleri, birliğin kurulacağı yerin mülki idare amirliğine verilir.
1- Kurucular tarafından imzalanmış üç adet birlik statüsü,
2- Birlik kurucuları arasında tüzel kişiliklerin bulunması halinde bu kişilerin unvanı, yerleşim yeri ve kuruluş belgesi ile tüzel kişiliklerin organları tarafından yetkilendirilen gerçek kişi de belirtilmek kaydıyla bu konuda alınmış kararın fotokopisi (yabancı dilde olması halinde Türkçe çevirisi ile birlikte),
3- Birliği kuracak kişilerin arasında gerçek kişilerin bulunması halinde bunların nüfus cüzdanı örneği,
4- Kuruculardan yazışma ve tebligatı almaya yetkili kişi veya kişilerin adı, soyadı, yerleşim yerlerini ve imzalarını belirten liste, Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçeler hariç diğer ilçelerdeki kuruluş işlemlerinde istenen belgeler birer arttırılarak verilir. Birlik Şubesi Kuruluşunda İstenen Belgeler
Kurucuların imzalarını içeren iki adet kuruluş bildirimine (Dernekler Yönetmeliği Ek-2’de bulunan) aşağıdaki belgeler eklenerek şubesinin kurulacağı yerdeki mahallin en büyük mülki amirliğine verilir.
1- İçişleri Bakanlığınca onaylanmış iki adet birlik tüzüğü,
2- Şube kurulmasına ilişkin birlik yetkili organlarınca alınan karar örneği,
3- Kurucu olarak yetkilendirilmiş kişiler için alınmış birlik yönetim kurulu karar fotokopisi,
4- Şube kurucuları arasında gerçek kişilerin bulunması halinde bunların nüfus cüzdanı örneği,
5- Şube kurucuları arasında tüzel kişiliklerin bulunması halinde; bu tüzel kişilerin unvanı, yerleşim yeri ve kuruluşuna ait belgeler ile tüzel kişiliklerin organları tarafından yetkilendirilen gerçek kişi de belirtilmek kaydıyla bu konuda alınmış kararın fotokopisi,
6- Şube adına yazışma ve tebligatı almaya yetkili kişi veya kişilerin adı, soyadı, yerleşim yeri ve imzalarını belirten liste, Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçeler hariç diğer ilçelerdeki şube kuruluş işlemlerinde istenen belgeler birer arttırılarak verilir.

Birlikler

Birlikler
3335 sayılı Uluslararası Nitelikteki Teşekküllerin Kurulması Hakkında Kanuna göre kurulacak birliğin kurucuları tarafından imzalanmış iki adet Kuruluş Bildirimi (Dernekler Yönetmeliği Ek-2’de bulunan) ve aşağıda belirtilen ekleri, birliğin kurulacağı yerin mülki idare amirliğine verilir.
1- Kurucular tarafından imzalanmış üç adet birlik statüsü,
2- Birlik kurucuları arasında tüzel kişiliklerin bulunması halinde bu kişilerin unvanı, yerleşim yeri ve kuruluş belgesi ile tüzel kişiliklerin organları tarafından yetkilendirilen gerçek kişi de belirtilmek kaydıyla bu konuda alınmış kararın fotokopisi (yabancı dilde olması halinde Türkçe çevirisi ile birlikte),
3- Birliği kuracak kişilerin arasında gerçek kişilerin bulunması halinde bunların nüfus cüzdanı örneği,
4- Kuruculardan yazışma ve tebligatı almaya yetkili kişi veya kişilerin adı, soyadı, yerleşim yerlerini ve imzalarını belirten liste, Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçeler hariç diğer ilçelerdeki kuruluş işlemlerinde istenen belgeler birer arttırılarak verilir. Birlik Şubesi Kuruluşunda İstenen Belgeler
Kurucuların imzalarını içeren iki adet kuruluş bildirimine (Dernekler Yönetmeliği Ek-2’de bulunan) aşağıdaki belgeler eklenerek şubesinin kurulacağı yerdeki mahallin en büyük mülki amirliğine verilir.
1- İçişleri Bakanlığınca onaylanmış iki adet birlik tüzüğü,
2- Şube kurulmasına ilişkin birlik yetkili organlarınca alınan karar örneği,
3- Kurucu olarak yetkilendirilmiş kişiler için alınmış birlik yönetim kurulu karar fotokopisi,
4- Şube kurucuları arasında gerçek kişilerin bulunması halinde bunların nüfus cüzdanı örneği,
5- Şube kurucuları arasında tüzel kişiliklerin bulunması halinde; bu tüzel kişilerin unvanı, yerleşim yeri ve kuruluşuna ait belgeler ile tüzel kişiliklerin organları tarafından yetkilendirilen gerçek kişi de belirtilmek kaydıyla bu konuda alınmış kararın fotokopisi,
6- Şube adına yazışma ve tebligatı almaya yetkili kişi veya kişilerin adı, soyadı, yerleşim yeri ve imzalarını belirten liste, Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçeler hariç diğer ilçelerdeki şube kuruluş işlemlerinde istenen belgeler birer arttırılarak verilir.

Dernek Nasıl Kurulur

SIRADERNEK KURULUŞU İÇİN GEREKLİ BELGELERADEDİ
1Gerçek veya tüzel en az yedi kurucu tarafından doldurulmuş ve imzalanmış Kuruluş Bildirimi Formu
(Dernekler Yönetmeliği Ek-2’de örneği bulunan),
1 adet
2Dernek kurucuları tarafından her sayfası imzalanmış Dernek Tüzüğü,2 adet
3Dernek kurucuları arasında tüzel kişiliklerin bulunması halinde; bu tüzel kişilerin unvanı, yerleşim yeri ve kuruluş belgesi ile tüzel kişiliklerin organları tarafından yetkilendirilen gerçek kişi de belirtilmek kaydıyla bu konuda alınmış kararın fotokopisi,1 adet
4Kurucular arasında yabancı dernek veya dernek ve vakıf dışında kar amacı gütmeyen kuruluşlar bulunması halinde, bu tüzel kişilerin derneklere kurucu olabilmesine dair İçişleri Bakanlığınca izin verildiğini belirten dernek kurucuları tarafından imzalanmış yazılı beyan,1 adet
5Kurucular arasında yabancı uyruklular varsa, bunların Türkiye’de yerleşme hakkına sahip olduklarını gösterir belgelerin fotokopileri,1 adet
6Yazışma ve tebligatı almaya yetkili kişi veya kişilerin adı, soyadı, yerleşim yerlerini ve imzalarını belirten liste,1 adet
7Dernek merkezinin (ikametgah) tapu kütüğünde mesken olarak gösterilen yerlerde bulunacak olması halinde kat malikleri kurulunun oybirliği ile alacağı karar örneği (muvafakatname),1 adet
  • Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçeler hariç diğer ilçelerdeki dernek kuruluş işlemlerinde yukarıda belirtilen belgeler birer arttırılarak verilir.
  • Çocuk derneklerine tüzel kişiler kurucu veya üye olamazlar, Ayrıca, çocuk derneklerinde kuruluş bildirimine, kurucu çocukların yasal temsilcilerinin izni eklenir.
  • Dernekler, kuruluş bildirimi ve eklerini mülki idare amirliğine vermek suretiyle tüzel kişilik kazanırlar.
  • Mülki idare amirliği tarafından dernek kuruluş bildirimi, gün ve saat belirtilmek suretiyle dernekler birimine havale edilir ve başvuru sahibine kuruluş bildirimi ve eklerinin alındığına dair (Dernekler Yönetmeliği Ek-1 de örneği bulunan) Alındı Belgesi verilir.

Dernek TüzüğüDernek Tüzüğü İçeriğiDernekler Mevzuatı gereğince derneğin tüzüğünde aşağıda gösterilen hususların belirtilmesi zorunludur: 

  • Derneğin adı ve merkezi. (Derneğinizin adı, daha önce kurulmuş olan bir derneğin adından farklı olmak zorundadır.)
  • Derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek için dernekçe sürdürülecek çalışma konuları ve çalışma biçimleri ile faaliyet alanı.
  • Derneğe üye olma ve üyelikten çıkmanın şart ve şekilleri.
  • Genel kurulun toplanma şekli ve zamanı.
  • Genel kurulun görevleri, yetkileri, oy kullanma ve karar alma usul ve şekilleri.
  • Yönetim ve denetim kurullarının görev ve yetkileri, ne suretle seçileceği, asıl ve yedek üye sayısı.
  • Derneğin şubesinin bulunup bulunmayacağı, bulunacak ise şubelerin nasıl kurulacağı, görev ve yetkileri ile dernek genel kurulunda nasıl temsil edileceği.
  • Üyelerin ödeyecekleri giriş ve yıllık aidat miktarının belirlenme şekli.
  • Derneğin gelir kaynakları.
  • Derneğin iç denetim şekilleri.
  • Tüzüğün ne şekilde değiştirileceği.
  • Derneğin feshi halinde mal varlığının tasfiye şekli.
  • Dernek geçici yönetim kurulu üyelerinin adı, soyadı, görev ünvanı.
  • Dernek tüzüğünde kanunen belirtilmesi zorunlu hususlar dışında, Kanuna aykırı olmamak kaydıyla tüzükte yer alması istenilen diğer hükümler eklenebilir.

Örnek dernek tüzüğünden yararlanmak isteyenlerin dikkat etmesi gereken hususlar.

Örnek Dernek Tüzüğü (Şubeli) 

Örnek Dernek Tüzüğü (Şubesiz) Derneğin kuruluşundan sonra yapılması gereken işlemlerA- Defter tutulmasıDefter tutma esasları
Dernekler işletme hesabı esasına göre defter tutarlar. Ancak, kamu yararına çalışma statüsü bulunan dernekler ile yıllık brüt gelirleri beşyüzbin TL’yi aşan dernekler takip eden hesap döneminden başlayarak bilanço esasına göre defter tutarlar.
Şubesi bulunan derneklerin bilânço esasına göre defter tutmaları halinde, birinci fıkrada belirtilen hadlere bakılmaksızın, bu derneklerin şubeleri de bilânço esasına göre defter tutarlar. Her halde dernekler ile şubelerinin aynı esasta defter tutmaları zorunludur.
İşletme hesabı esasına göre defter tutan dernekler, yukarıda belirtilen hadde bağlı kalmaksızın yönetim kurulu kararı ile bilanço esasına göre defter tutabilirler.
Bilanço esasına geçen dernekler, üst üste iki hesap döneminde yukarıda belirtilen haddin altına düşerlerse, takip eden yıldan itibaren işletme hesabı esasına dönebilirler.
Ticari işletmesi bulunan dernekler, ticari işletmeleri için, ayrıca Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre defter tutarlar.
Dernekler tarafından tutulması zorunlu defterlerin temin edilerek kullanmaya başlanılmadan önce dernekler biriminden veya noterden onaylattırılmalıdır.
Dernekler aşağıda yazılı defterleri tutarlar.
Ancak, Alındı Belgesi Kayıt Defteri, Demirbaş Defteri ve Envanter Defterlerinin tutulması isteğe bağlıdır. Büyük Defterin onaylatılması zorunlu değildir.
a)İşletme hesabı esasında tutulacak defterler ve uyulacak esaslar aşağıdaki gibidir:1)Karar Defteri: Yönetim kurulu kararları tarih ve numara sırasıyla bu deftere yazılır ve kararların altı toplantıya katılan üyelerce imzalanır.
2)Üye Kayıt Defteri: Derneğe üye olarak girenlerin kimlik bilgileri, derneğe giriş ve çıkış tarihleri bu deftere işlenir. Üyelerin ödedikleri giriş ve yıllık aidat miktarları bu deftere işlenebilir.
3)Evrak Kayıt Defteri: Gelen ve  giden evraklar, tarih ve sıra numarası ile bu deftere kaydedilir. Gelen evrakın asılları ve giden evrakın kopyaları dosyalanır. Elektronik posta yoluyla gelen veya giden evraklar çıktısı alınmak suretiyle saklanır.
4)Demirbaş Defteri: Derneğe ait demirbaşların edinme tarihi ve şekli ile kullanıldıkları veya verildikleri yerler ve kullanım sürelerini dolduranların kayıttan düşürülmesi bu deftere işlenir.
5)İşletme Hesabı Defteri: Dernek adına alınan gelirler ve yapılan giderler açık ve düzenli olarak bu deftere işlenir.
6)Alındı Belgesi Kayıt Defteri (EK- 10)Alındı belgelerinin seri ve sıra numaraları, bu belgeleri alan ve iade edelerin adı, soyadı ve imzaları ile aldıkları ve iade ettikleri tarihler bu deftere işlenir.b)Bilanço esasında tutulacak defterler ve uyulacak esaslar aşağıdaki gibidir:1)(a) bendinin 1, 2, 3 ve 6 ncı alt bentlerinde kayıtlı defterleri bilanço esasında defter tutan dernekler de tutarlar.
2)Yevmiye Defteri, Büyük Defter ve Envanter Defteri: Bu defterlerin tutulma usulü ile kayıt şekli Vergi Usul Kanunu ile bu Kanununun Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden yayımlanan Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri esaslarına göre yapılır.
Derneklerce tutulması zorunlu olan defterlerin dernekler biriminden veya noterden onaylı olması zorunludur. 
Tutulacak defter ve kayıtların Türkçe olması zorunludur. Defterler mürekkepli kalemle yazılır.
Defterler bilgisayar ortamında da tutulabilir. Ancak form veya sürekli form şeklinde tutulacak defterler, kullanılmaya başlanmadan önce her bir sayfasına numara verilerek ve onaylatılarak kullanılabilir. Onaylı sayfalar kullanıldıktan sonra defter haline getirilerek muhafaza edilir.
Yevmiye defteri maddelerinde yapılan yanlışlar ancak muhasebe kurallarına göre düzeltilebilir. Diğer defter ve kayıtlara rakam ve yazılar yanlış yazıldığı takdirde düzeltmeler ancak yanlış rakam ve yazı okunacak şekilde çizilmek, üst veya yan tarafına veya ilgili bulunduğu hesaba doğrusu yazılmak suretiyle yapılabilir. Yanlış rakam ve yazının çizilmesi halinde, bu rakam ve yazıyı çizen tarafından paraflanır.
Defterlere geçirilen bir kayıt; kazımak, çizmek veya silmek suretiyle okunamaz hale getirilemez.
Karar defterinin sayfa sonunda imza için bırakılan bölümü hariç defterlerin satırları, çizilmeksizin boş bırakılamaz ve atlanamaz. Ciltli defterlerde, defter sayfaları ciltten koparılamaz. Tasdikli form veya sürekli form yapraklarının sırası bozulamaz ve bunlar yırtılamaz.
Derneklere ait belgeler, kaydedildikleri defterdeki kayıt sırasına uygun olarak numaralandırılır ve dosyalanarak saklanır. Kayıt zamanı;
İşlemler, defterlere günlük olarak kaydedilir. Ancak, gelir ve gider kayıtları;
a)İşlemlerin, işin hacmine ve gereklerine uygun olarak muhasebe düzeni ve güvenliğini bozmayacak bir süre içinde kaydedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtlar on günden fazla geciktirilmez.
b)Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan belgelere dayanarak tutan derneklerde, işlemlerin bunlara kaydedilmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar, işlemlerin esas defterlere kırkbeş günden daha geç intikal ettirilmesine imkan vermez. Dernek defterlerinin denetim amacıyla istenmesi halinde, kırk beş günlük sürenin dolması beklenmeden kayıtların işlenmesi zorunludur. Hesap dönemi;Derneklerde hesap dönemi bir takvim yılıdır. Hesap dönemi 1 Ocak’ta başlar ve 31 Aralık’ta sona erer. Yeni kurulan derneklerde hesap dönemi kuruluş tarihinde başlar ve 31 Aralık’ta sona erer.
Talepte bulunmaları halinde, Spor Genel Müdürlüğünce tescil edilmiş spor kulüplerinin (vergi kanunları uyarınca defter tutma yükümlülüğü bulunan iktisadi işletmeleri hariç) farklı tarihleri kapsayan hesap dönemini kullanmalarına İçişleri Bakanlığınca izin verilebilir. Defterlerin ara tasdiki;Bu Yönetmelikte yazılı defterleri kullanacak dernekler, bunları kullanmaya başlamadan önce il dernekler müdürlüğüne veya notere tasdik ettirirler. Bu defterlerin kullanılmasına sayfaları bitene kadar devam edilir ve defterlerin ara tasdiki yapılmaz. Ancak, Yevmiye Defteri kullanılacağı yıldan önce gelen son ayda, her yıl yeniden tasdik ettirilir.
B-Dernek gelirlerinin tahsilinde kullanılacak Alındı Belgelerinin bastırılmasıAlındı belgelerinin biçimi;
Dernek gelirlerinin tahsilinde kullanılacak Alındı Belgeleri (EK- 17)’de gösterilen biçim ve ebatta yönetim kurulu kararıyla bastırılırAlındı belgelerinin kontrolü; 
Bastırılan alındı belgelerinin seri ve sıra numaraları ile diğer baskı işlerinde kusur bulunup bulunmadığı, sayman üyece kontrol edilir. Kontrolde hatalı olduğu ortaya çıkan cilt veya formlar geri verilerek aynı miktarda yenisi bastırılır. Alındı belgeleri, matbaadan sayman üye tarafından bir tutanak ile teslim alınır. Alındı belgelerinin deftere kaydı;
Dernek saymanınca teslim alınan alındı belgelerinin tamamı, numarası en küçük olan alındı belgesi cildinden başlamak üzere defterin yalnızca başlangıç, bitiş ve serisi sütunları doldurularak, her bir satırda bir alındı belgesi cildi gösterilecek şekilde alt alta yazılmak suretiyle kaydedilir. Defterin diğer sütunları, alındı belgesi ciltlerinin gelir tahsil edecek kişilere teslim edilmesi veya teslim edilen alındı belgesi cildinin iade edilmesi sırasında doldurulur.Alındı belgelerinin kullanımı;
Alındı belgeleri, gelir tahsil etme görev ve yetkisine sahip bulunanlara, sayman üyelerce imza karşılığı verilir ve kullanıldıktan sonra imza karşılığı geri alınır. Bu işlemler Alındı Belgesi Kayıt Defterinde gösterilir.
Alındı belgeleri, sabit boyalı sert veya sivri uçlu tükenmez kalemle okunaklı bir biçimde silintisiz ve kazıntısız olarak doldurulur. Ödemede bulunana asıl yaprak koparılarak verilir, koçan kısmı ciltte bırakılır. Düzenleme sırasında hata yapılırsa, hatalı belge yaprağı ödemede bulunana verilmez. Asıl ve koçan yaprakların üzerine “İPTAL” ibaresi yazılıp her ikisi koparılmadan ciltte bırakılır.
Form şeklinde bastırılan alındı belgeleri, elektronik sistemler aracılığıyla doldurulduktan sonra aslı ödemede bulunana verilir; sureti dosyasında muhafaza edilir.C- Yetki belgesi düzenlenmesiYönetim kurulu asıl üyeleri hariç, dernek adına gelir tahsil edecek kişi veya kişiler, yetki süresi de belirtilmek suretiyle, yönetim kurulu kararı ile tespit edilir. Gelir tahsil edecek kişilerin açık kimliği, imzası ve fotoğraflarını ihtiva eden ve (Dernekler Yönetmeliği Ek-19’da ) yer alan “Yetki Belgesi” dernek tarafından iki nüsha olarak düzenlenerek, dernek yönetim kurulu başkanınca onaylanır. Yönetim kurulu asıl üyeleri yetki belgesi olmadan gelir tahsil edebilir.
Yetki belgelerinin süresi yönetim kurulu tarafından en çok bir yıl olarak belirlenir. Süresi biten yetki belgeleri birinci fıkraya göre yenilenir. Yetki belgesinin süresinin bitmesi veya adına yetki belgesi düzenlenen kişinin görevinden ayrılması, ölümü, işine veya görevine son verilmesi, derneğin kendiliğinden dağıldığının tespit edilmesi veya fesih edilmesi gibi hallerde, verilmiş olan yetki belgelerinin dernek yönetim kuruluna bir hafta içinde teslimi zorunludur. Ayrıca, gelir toplama yetkisi yönetim kurulu kararı ile her zaman iptal edilebilir. D Gelir–Gider İşlemleriDernek gelirleri alındı belgesi ile tahsil edilir. Dernek gelirlerinin bankalar aracılığı ile tahsili halinde banka tarafından düzenlenen dekont veya hesap özeti gibi belgeler alındı belgesi yerine geçer.
Dernek adına gelir tahsil etmekle yetkili olan kişiler, tahsil ettikleri paraları otuz gün içerisinde dernek saymanına teslim ederler veya derneğin banka hesabına yatırırlar. Ancak, tahsilatı 2005 yılı için 1000.- YTL’yi geçenler, 30 otuz günlük süreyi beklemeksizin tahsil ettikleri parayı en geç iki iş günü içinde dernek saymanına teslim ederler veya derneğin banka hesabına yatırırlar.
Dernek kasasında bulundurulabilecek para miktarı, ihtiyaçlar dikkate alınarak yönetim kurulunca belirlenir.
Dernek giderleri ise fatura, perakende satış fişi, serbest meslek makbuzu gibi harcama belgeleri ile yapılır. Ancak, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi kapsamında bulunan ödemeler için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre gider pusulası düzenlenir. Bu kapsamda da bulunmayan ödemeler için Ek-13’te yer alan Gider Makbuzu veya banka dekontu gibi belgeler harcama belgesi olarak kullanılır.
Dernekler tarafından kişi, kurum veya kuruluşlara yapılacak bedelsiz mal ve hizmet teslimleri Ek-14’te yer alan Ayni Yardım Teslim Belgesi ile yapılır. Kişi, kurum veya kuruluşlar tarafından derneklere yapılacak bedelsiz mal ve hizmet teslimleri ise Ek-15’te yer alan Ayni Bağış Alındı Belgesi ile kabul edilir.
Bu belgeler; Ek-13, Ek-14 ve Ek-15’te gösterilen biçim ve ebatta, müteselsil seri ve sıra numarası taşıyan, kendinden karbonlu elli asıl ve elli koçan yaprağından meydana gelen ciltler veya elektronik sistemler ve yazı makineleri aracılığıyla yazdırılacak form veya sürekli form şeklinde, dernekler tarafından bastırılır. Form veya sürekli form şeklinde bastırılacak belgelerin, belirtilen nitelikte olması zorunludur.
Bastırılan belgelerin adedi ile seri ve sıra numaralarının, onbeş gün içinde basımevleri tarafından mülki idare amirliğine bildirilmesi zorunludur.Saklama süresi;Defterler hariç olmak üzere, dernekler tarafından kullanılan alındı belgeleri, harcama belgeleri ve diğer belgeler özel kanunlarda belirtilen süreler saklı kalmak üzere, kaydedildikleri defterlerdeki sayı ve tarih düzenine uygun olarak 5 yıl süreyle saklanır. İşletme hesabı tablosu;
İşletme hesabı esasına göre kayıt tutan dernekler yıl sonlarında (31 Aralık) (Dernekler Yönetmeliği EK- 16’da ) gösterilen biçimde “İşletme Hesabı Tablosu” düzenlerler.Bilanço esasına göre raporlama;
Bilanço esasına göre defter tutan derneklerin yıl sonlarında (31 Aralık), Maliye Bakanlığınca yayımlanan Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerini esas alarak bilanço ve gelir tablosunu düzenlemeleri yeterlidir.E-Üye kayıt işlemleriDerneğe üye olmaları Kanunla yasaklanmamış olan ve dernek tüzüğüne göre üye olma şartlarını taşıyan kişilerin derneğin yönetim kuruluna  yapacakları yazılı üyelik başvuruları yönetim kurulunca  görüşülerek en çok otuz gün içinde üyeliğe kabul veya isteğin reddi şeklinde karara bağlanıp, sonucu müracaat sahibine yazı ile duyurulması zorunludur. Derneğin, ilk genel kurul toplantısının yapılacağı tarihe kadar, dernek tüzüğünde sayıları belirtilen yönetim ve denetleme kuruları üye tam sayısının asıl ve yedeklerini oluşturabilecek  sayıdan az olmamak üzere üye kayıt edilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.
Yönetim kurulunca, karar defterinde alınan karar ile üyeliğe kabul edilmiş bulunanlar dernek üyesi olurlar. Üyeliğe kabul kararının tarih ve sayısı ile üyenin kimlik bilgileri ve aidat ödentileri üye kayıt defterine kayıt edilir.
Yazılı olarak yapılacak üyelik başvurusu, dernek yönetim kurulunca en çok otuz gün içinde karara bağlanır ve sonuç yazıyla başvuru sahibine bildirilir. Başvurusu kabul edilen üye, bu amaçla tutulacak deftere kaydedilir.
Üyelik için kanunda veya tüzükte aranılan nitelikleri sonradan kaybedenlerin dernek üyeliği kendiliğinden sona erer.
Hiç kimse, dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Her üye yazılı olarak bildirmek kaydıyla, dernekten çıkma hakkına sahiptir.
Tüzükte üyelerin çıkarılma sebepleri gösterilebilir.
Tüzükte çıkarma düzenlenmemişse üye, ancak haklı sebeple çıkarılabilir. Bu çıkarma kararına, haklı sebep bulunmadığı ileri sürülerek itiraz edilebilir.F- Genel kurul toplantısıKuruluş bildiriminde, tüzüğünde ve diğer belgelerinde Kanuna aykırılık veya noksanlığın bulunmaması ya da Kanuna aykırılık ve noksanlığın verilen süre içinde giderilmesi durumda, keyfiyetin derneğe yazılı olarak bildirilmesinden itibaren altı ay içinde derneğin ilk genel kurul toplantısını yapması ve organlarını oluşturması zorunludur. Genel kurul;a)Dernek tüzüğünde belli edilen zamanlarda olağan,
b)Yönetim veya denetim kurulunun gerekli gördüğü hallerde veya dernek üyelerinden beşte birinin yazılı isteği üzerine otuz gün içinde olağanüstü toplanır.Olağan genel kurul toplantılarının en geç üç yılda bir yapılması zorunludur.
Genel kurul toplantıya yönetim kurulunca çağrılır.Çağrı usulü;Yönetim kurulu, dernek tüzüğüne göre genel kurula katılma hakkı bulunan üyelerin listesini düzenler. Genel kurula katılma hakkı bulunan üyeler; en az onbeş gün önceden, toplantının günü, saati, yeri ve gündemi en az bir gazetede veya derneğin internet sayfasında ilan edilmek, yazılı olarak bildirilmek, üyenin bildirdiği elektronik posta adresine ya da iletişim numarasına mesaj gönderilmek veya mahalli yayın araçları kullanılmak suretiyle toplantıya çağrılır. Bu çağrıda, çoğunluk sağlanamaması sebebiyle toplantı yapılamazsa, ikinci toplantının hangi gün, saat ve yerde yapılacağı da belirtilir. İlk toplantı ile ikinci toplantı arasındaki süre yedi günden az, altmış günden fazla olamaz.
Toplantı, çoğunluk sağlanamaması sebebinin dışında başka bir nedenle geri bırakılırsa, bu durum geri bırakma sebepleri de belirtilmek suretiyle, ilk toplantı için yapılan çağrı usulüne uygun olarak üyelere duyurulur. İkinci toplantının geri bırakma tarihinden itibaren en geç altı ay içinde yapılması zorunludur. Üyeler ikinci toplantıya, birinci fıkrada belirtilen esaslara göre yeniden çağrılır.
Genel kurul toplantısı bir defadan fazla geri bırakılamaz.Toplantı usulü;Genel kurula katılma hakkı bulunan üyelerin listesi toplantı yerinde hazır bulundurulur. Toplantı yerine girecek üyelerin resmi makamlarca verilmiş kimlik belgeleri, yönetim kurulu üyeleri veya yönetim kurulunca görevlendirilecek görevliler tarafından kontrol edilir. Üyeler, yönetim kurulunca düzenlenen listedeki adları karşısına imza koyarak toplantı yerine girerler. Kimlik belgesini göstermeyenler, belirtilen listeyi imzalamayanlar ile genel kurula katılma hakkı bulunmayan üyeler toplantı yerine alınmaz. Bu kişiler ve dernek üyesi olmayanlar, ayrı bir bölümde genel kurul toplantısını izleyebilirler.
Toplantı yeter sayısı sağlanmışsa durum bir tutanakla tespit edilir  ve  toplantı  yönetim kurulu başkanı veya görevlendireceği yönetim kurulu üyelerinden biri tarafından  açılır. Toplantı yeter sayısı sağlanamaması halinde de yönetim kurulunca bir tutanak düzenlenir.
Açılıştan sonra, toplantıyı yönetmek üzere bir başkan ve yeteri kadar başkan vekili ile yazman seçilerek divan heyeti oluşturulur.
Dernek organlarının seçimi için yapılacak oylamalarda, oy kullanan üyelerin divan heyetine kimliklerini göstermeleri ve hazırun listesindeki isimlerinin karşılarını imzalamaları zorunludur.
Toplantının yönetimi ve güvenliğinin sağlanması divan başkanına aittir. Genel kurul, gündemdeki konuların görüşülerek karara bağlanmasıyla sonuçlandırılır. Genel kurulda her üyenin bir oy hakkı vardır; üye oyunu şahsen kullanmak zorundadır.
Toplantıda görüşülen konular ve alınan kararlar bir tutanağa yazılır ve divan başkanı ile yazmanlar tarafından birlikte imzalanır.  Toplantı sonunda, tutanak ve diğer belgeler yönetim kurulu başkanına teslim edilir. Yönetim kurulu başkanı bu belgelerin korunmasından ve yeni seçilen yönetim kuruluna yedi gün içinde teslim etmekten sorumludur.
Mahkemece kayyım atanması veya Medeni Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre görevlendirilme yapılması halinde, bu maddede yönetim kurulana verilen görevler bu kişiler tarafından yerine getirilir.G-Genel kurul sonuç bildirimi;Olağan veya olağanüstü genel kurul toplantılarını izleyen otuz gün içinde, yönetim ve denetim kurulları ile diğer organlara seçilen asıl ve yedek üyeleri içeren ve (Dernekler Yönetmeliği Ek-3’te yer alan) “Genel Kurul Sonuç Bildirimi” mülki idare amirliğine verilir. Genel kurul toplantısında tüzük değişikliği yapılması halinde; genel kurul toplantı tutanağı, tüzüğün değişen maddelerinin eski ve yeni şekli, her sayfası yönetim kurulu üyelerinin salt çoğunluğunca imzalanmış dernek tüzüğünün son şekli, bu fıkrada belirtilen süre içinde ve bir yazı ekinde mülki idare amirliğine verilir.
Bu bildirime;a)Divan başkanı, başkan yardımcıları ve yazman tarafından imzalanmış genel kurul toplantı tutanağı örneği,
b)Tüzük değişikliği yapılmışsa, tüzüğün değişen maddelerinin yeni ve eski şekli ile dernek tüzüğünün son şeklinin her sayfası yönetim kurulunca imzalanmış örneği.Eklenir.Genel kurul sonuç bildirimi ve ekleri, büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçeler hariç diğer ilçelerde bulunan dernekler tarafından iki suret olarak verilir.
Genel kurul sonuç bildirimleri, dernek yönetim kurulu tarafından yetki verilen bir yönetim kurulu üyesi tarafından da yapılabilir. Bildirimin yapılmamasından yönetim kurulu başkanı sorumludur.
Sandığı bulunan dernekler, sandıklarına ait genel kurul sonuç bildirimini bu maddede belirtilen usulde mülki idare amirliğine bildirirler.
Genel kurul sonuç bildirimi ve eklerinin mevzuata uygunluğu dernekler birimlerince incelenir. Varsa, eksiklerin veya hataların giderilmesi ilgili derneklerden istenir. Eksiklik ve hataların giderilmemesi veya konusu suç teşkil eden fiillerin tespit edilmesi halinde gerekli yasal işlem yapılır.H-Beyanname verilmesiBeyanname verme yükümlülüğüDernek yönetim kurulu başkanları, her takvim yılının ilk dört ayı içinde bir önceki yıla ait Dernek Beyannamelerini (Dernekler Yönetmeliği EK- 21’i) mülki idare amirliğine vermekle yükümlüdürler. İl merkezlerinde ve büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçelerde bulunan dernekler beyannamelerini bir adet, diğer ilçe merkezinde bulunanlar ise iki adet olarak verirler.
Şubeler, mülki idare amirliğine verecekleri beyannamelerin birer örneğini bağlı bulundukları derneğe de vermekle yükümlüdürler. 
I-Değişikliklerin bildirilmesiDernekler, yerleşim yerlerinde (İkametgahlarında) meydana gelen değişiklikleri Dernekler Yönetmeliği EK- 24’te bulunan) “Yerleşim Yeri Değişiklik Bildirimini”;
Genel kurul toplantıları dışında dernek organlarında meydana gelen değişiklikleri Dernekler Yönetmeliği EK- 25’te bulunan) “Dernek Organlarındaki Değişiklik Bildirimini “
Doldurmak suretiyle, değişikliği izleyen otuz gün içinde mülki idare amirliğine bildirmekle yükümlüdürler. Bu belgeler, büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçeler hariç diğer ilçelerde bulunan dernekler tarafından iki suret olarak verilir.
Dernek tüzüklerinde yapılan değişiklikler de tüzük değişikliğinin yapıldığı genel kurul toplantısını izleyen otuz gün içinde, (Dernekler Yönetmeliği EK- 3’te bulunan) “Genel Kurul Sonuç Bildirimi” ekinde mülki idare amirliğine bildirilir.J-Taşınmazların bildirilmesiDernekler edindikleri taşınmazları tapuya tescilinden itibaren otuzgün içinde (Dernekler Yönetmeliği EK- 26’da bulunan) “Taşınmaz Mal Bildirimini Formu ’nu doldurmak suretiyle mülki idare amirliğine bildirmekle yükümlüdürler.
Bu form, büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçeler hariç diğer ilçelerde bulunan dernekler tarafından iki suret olarak verilir.K-Mal bildirimi04.5.1990 gün, 20508 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3628 sayılı “Mal Bildiriminde bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu”na ve bu Kanuna atfen çıkartılmış olan “Mal Bildiriminde bulunulması Hakkında Yönetmelik” gereğince, Türk Hava Kurumunun Genel Yönetim ve Merkez Denetleme Kurulu Üyeleri ile  Genel Merkez Teşkilatında ve Türk Kuşu Genel Müdürlüğünde, Türkiye Kızılay Derneğinin Merkez Kurullarında ve Genel Müdürlük teşkilatında  görev alanlar ve bunların Şube Başkanları ve Kamuya Yararlı Derneklerin Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri (Mal Bildiriminde bulunulması Hakkında Yönetmelik ekinde bulunan)  “Mal Bildirim Formu”nu tek nüsha olarak doldurmak ve tarih belirterek imzalamak suretiyle mal bildiriminde bulunmak zorundadırlar.
Türk Hava Kurumunun, Türkiye Kızılay Derneğinin ve Kamuya Yararlı Derneklerin Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri için İçişleri Bakanlığına, bunların Şube Başkanları için bulundukları İl Valiliklerine, Türk Hava Kurumu ile Türkiye Kızılay Derneğinde görev alanlar için Kurum ve Dernek Genel Başkanlığına,
Bu göreve başlama tarihini izleyen bir ay içinde mal bildiriminde bulunmak zorundadırlar.
Mal bildiriminde bulunacak olanların kendilerine, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait bulunan taşınmaz malları ile 1 inci derece Devlet Memurlarına yapılan aylık net ödemenin beş katından fazla tutarındaki her biri için ayrı olmak üzere, para, hisse senetleri ve tahviller ile altın, mücevher ve diğer taşınır malları, hakları, alacakları ve gelirleriyle bunların kaynakları, borçları ve sebepleri bu mal bildiriminin konusunu teşkil eder.
Mal varlığında önemli bir değişiklik olduğunda bir ay içinde,
Görevin sona ermesi halinde, ayrılma tarihini izleyen bir ay içinde,
Görevlere devam edenler, sonu (0) ve (5) ile biten yılların en geç Şubat ayı sonuna kadar,Mal bildirimlerini yenilerler.
L-Derneğin İç DenetimiDernekte genel kurul, yönetim kurulu veya denetim kurulu tarafından iç denetim yapılabileceği gibi, bağımsız denetim kuruluşlarına da denetim yaptırılabilir.
Genel kurul veya yönetim kurulu, gerek görülen hallerde denetim yapabilir veya bağımsız denetim kuruluşlarına denetim yaptırabilir.
Genel kurul, yönetim kurulu veya bağımsız denetim kuruluşlarınca denetim yapılmış olması, denetim kurulunun yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Derneğin denetleme kurulu; derneğin tüzüğünde gösterilen amaç ve amacın gerçekleştirilmesi için sürdürüleceği belirtilen çalışma konuları doğrultusunda faaliyet gösterip göstermediğini, defter, hesap ve kayıtların mevzuata ve dernek tüzüğüne uygun olarak tutulup tutulmadığını, dernek tüzüğünde tespit edilen esas ve usullere göre ve bir yılı geçmeyen aralıklarla denetler ve denetim sonuçlarını bir rapor halinde yönetim kuruluna ve  toplandığında genel kurula sunar.”


Sakarya Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği Yönetimi Vali Nayir’i ziyaret etti

Tavukçulardan Valiye ziyaret

Sakarya Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği Başkanı İrfan Demiray, Başkan Yardımcısı İlhan Sarı, Ankara Temsilcisi Veteriner Hekim Volkan Terzioğlu ve Yönetim Kurulu üyesi Sinan Gün Vali Ahmet Hamdi Nayir’i makamında ziyaret ettiler.

Üreticiler ceza almasın diye

Üreticilerin sıkıntılarına değinen Sakarya Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği Başkanı İrfan Demiray, yapılan çalışmalar hakkında Vali  Ahmet Hamdi Nayir’e bilgi verdi.

Özellikle sahada yaşanan gübre problemleri ile ilgili bilgi veren Demiray, iyi ve sağlıklı bir üretim için gerekli tüm çalışmaları titizlikle yürüttüklerini belirterek,“Biz üreticinin ceza almasını istemiyoruz.Bu yüzden Birlik olarak üstümüze düşen her görevi yerine getirmeye hazırız. Çünkü Birliğe üye olmayan yüzde 20’lik kısım kendince bazı sorunların üstesinden gelmek zorunda kalıyor.Bu üreticilerin yaptığı hatalar Birliğimize yansımış oluyor. Biz hem Birliğin hem üreticini hiçbir şekide zarar görmesini istemeyiz’’ diye konuştu.

Gübre derdi olmasın

Demiray, “Hiçbir tavuk üreticisinin artık gübreyle sorunu olsun istemiyoruz. Üreticinin gübreyi çıkarması, yok etmesi ve gübre derdinin olmaması önemli bir gelişme olacaktır. Bize bu konuda destek veren Tarım İl Müdürü, Çevre İl Müdürü ve sayın Valimize de teşekkürlerimi sunuyorum’’ dedi.

Sağlıklı ortam, sağlıklı üretim

Vali Nayir ise“Gübre atık sorunun ortadan kaldırılması enerjiye dönüşmesi önemli bir gelişme ve üreticiler için de rahat bir nefes demektir. Bu atık gübrenin çevreye atılmaması ile ilgili gerekli çalışmalarda sizlere destek olacağız. Bu konuda üreticinin daha iyi ve sağlıklı bir ortamda, çevreye zarar vermeden üretim yapması çok önemlidir’’ ifadesini kullandı.

Valensiya ve İzmir Kardeşlik Yolunda

Valensiya ve İzmir Kardeşlik Yolunda

Ege Genç İş İnsanları Derneği, üyelerinin yurtdışı pazar bağlantılarını arttırmak, ihracat kapasitelerine katkı sağlamak amacıyla düzenlediği yurtdışı iş gezilerine bir yenisini daha ekledi. EGİAD Yönetim Kurulu üyelerinin katılımı, Uluslararası İlişkiler ve Dış Ticaret Komisyonu’nun girişimiyle bu döneme ilişkin ikinci yurtdışı gezisi İspanya’nın başkenti Madrid ve Batı Akdeniz’in en büyük liman kenti Valensiya’ya düzenlendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler ve Turizm Daire başkanlığının da ilk kez katılım gösterdiği EGİAD iş gezisine, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve ekibi de iştirakte bulundu. Enerji, makine, lojistik, danışmanlık, turizm başta olmak üzere çeşitli sektörlere ilişkin görüşme ve bağlantıların yapıldığı gezide, Valensiya İzmir arasında kardeş şehir protokolü imzalanmasına yönelik ilk adımlar atıldı.

EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aslan öncülüğünde gerçekleşen İspanya iş gezisine, Başkan Vekili Alp Avni Yelkenbiçer, Yönetim Kurulu Üyesi Cem Demirci, Uluslararası İlişkiler Komisyonu Başkanı Erkan Karacar ve EGİAD üyesi Metin Taşkıran katılım gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İBB Genel Sekreteri Buğra Gökçe, İBB Başkanlık Danışmanı Onur Eryüce, İBB Turizm Şube Müdürlüğü Şefi Yener Ceylan’ın da iştirak ettiği ziyaret, özellikle Valensiya ve İzmir arasındaki kardeş şehir iş birliğinin sağlanması açısından büyük önem arz etti.

Görüntünün olası içeriği: 12 kişi, Orkun Koksoy dahil, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Ziyaretler, Madrid Ticaret Odası (Camara de Madrid), AJE Madrid (Genç girişimcilik ve kuluçka merkezi), T.C.  Madrid Büyükelçiliği, T.C. Ticaret Müsteşarlığı, Valensiya Belediye Başkanlığı, Valensiya Ticaret Odası (Camara de Valencia) ve Valensiya fahri konsolosluğu olarak geniş bir perspektifte gerçekleştirildi.    

Görüşmelerde; Madrid Ticaret Odası’nda, Rada Ivanova Veltcheva – Uluslararası İlişkiler Departmanı, Enrique Nuno Garcia – Uluslar Arası ilişkiler Departmanı, Alberto Oro- Proje Müdürü, Madrid Büyükelçiliği’nde Cihad Erginay – Madrid Büyükelçisi, Madrid Ticaret Müşavirliği’nde Altuğ Leblebicier Madrid Ticaret Müsteşarı, AJE Madrid ziyaretinde Raul Jimenez Frıas – Genel Müdür, İspanya’ daki Türkiye Misyon Temsilcileri ile EGİAD-İBB Türk Delegasyonu toplantısında Cihad Erginay – Madrid Büyükelçisi,  Altuğ Leblebicier  Madrid Ticaret Müsteşarı, Güçlü Kalafat – Barselona Baş Konsolosu, Adolfo Porcar Rodilla – Valensiya Türkiye Fahri Konsolosu, Elif Berrak Taşyürek – Barselona Ticaret Ateşesi, Valensiya Belediye Başkanlığı ziyaretinde Joan Ribo Canut – Belediye Başkanı, Valensiya Ticaret Odası  (Camara de Valencia) ziyaretinde Marta Rubio Garrigues – Lojistik ve Uluslar Arası ilişkiler Departmanı ile biraraya gelindi.

Samimi bir ortamda geçen görüşmelerde İspanya hakkında ekonomik, kültürel, hukuki ve genel bilgiler veren heyetler, ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi. EGİAD olarak Türk iş insanlarının İspanya’daki faaliyetlerinden bahseden Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aslan, yapılacak ticarette İspanya’nın stratejik önemini vurgulayarak, “İspanya stratejik bir öneme sahip. Ülkeyi tanımak ve pazar araştırması yapmak üzere iş gezisi planladık. Yeni trendleri, üretim teknolojilerini, pazarlama stratejilerini inceleme fırsatı bulduk. İki ülke arasındaki ortak yönlerimizin çokluğu ve özellikle İzmir ve Valensiya’nın benzerlikleri ticari faaliyetlerin gelişmesinde önemli bir etken olacaktır” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ise İspanya’nın en büyük 3. kenti Valensiya’nın Belediye Başkanı Joan Ribo Canut’u  İzmir Enternasyonel Fuarı’na davet ederek,  “Bu müreffeh Akdeniz liman kentiyle kardeş şehir olup turizmden sanata ticaretten gastronomiye işbirliği yapmak isteriz. Valensiya ile kurmayı planladığımız kardeş şehir ilişkisi ile ilgili istişarelerde bulunmak verimli olmuştur” dedi.

Malatya Demokrasi Platformu Türkmen Dağköyleri Derneğini ziyaret etti

Malatya Demokrasi Platformu Türkmen Dağköyleri Derneğini ziyaret etti

MALATYA DEMOKRASİ PLATFORMU VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ YAZIHAN TÜRKMEN DAĞ KÖYLERİ DERNEĞINİ ZİYARET ETTİLER. 
AYNI ZAMANDA YAZIHAN TÜRKMEN DAĞ KÖYLERİ DERNEĞİ BAŞKANI SAYIN İSRAFİL ÇATALKAYA BASKANIN VEFAT EDEN ANNESİ İÇİN SAYIN BAŞKANA TAZIYE ZIYARETTİNDE BULUNDULAR 
(ALLAH RAHMET İNŞAALLAH MEKANI CENNET OLSUN) 

Görüntünün olası içeriği: 7 kişi, oturan insanlar ve iç mekan

İsrafil Çatalkaya Arkadaşlar bu resimde bir büyüklerim de Rahmetli KURU AHMED, bir sözü aklıma geldi , Bir İsrafil Beş Para Etmez derdi Bir İsrafil Bir Mehmet DÜNYAYA BEDELDİR derdi . saygılarımala

Asırlara Hüküm Sürmüş Bir Neslin Diriliş Harekâtı: Osmanlı Devletinin Başkenti Bursa ilinde

Ümmet Sevdasıyla yola çıkan 30 yaşında cesur inançlı azimli bir Ecdad sevdalısı Olan Kurucu başkan Turabi ERGÜN tarafından kurulan Osmanlı Diriliş Halk Harekatı 2,5 yıllık bir süre zarfında Türkiye genelinde 52 İl 578 İlçe Avrupa genelinde 25 Ülke Başkanlığı kurarak en hızlı büyüyen Dernek sıralamasında birinci yere yerleşmiştir.Osmanlı Diriliş Halk Harekatı Genel Merkezi Bursa ilindedir.Teşkilatın ilk hedefi Devletin Bekâsı Milletin İstiklal ve İstikbaline karşı oluşacak tehdit unsurlarına karşı Devlet-i Aliyye ruhuyla Ümmet anlayışı ile imanlı inançlı azimli bir nesle sahip olan vatan evlatlarını bir çatı altına toplamaktır.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

Tarihe ismini altın harflerle kazıtan ecdadımız Osmanlının yaşadığımız asırda tarih bilmez veya tarihi bildiği halde Osmanlı düşmanlığını aşikar bir şekilde küstahça ortaya koyan ihanet güruhlarına karşı ecdadımızın şanlı geçmişinin imanlı azimli torunları tarafından bir kez daha şahlandırılabileceğini kanıtlamaktır.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta

Sayın Genel Başkanımız Turabi ERGÜN Teşkilatın kurulma çalışmalarının yoğunluğuna bakmayarak gerek Ülke içinde ve gerekse Ülke dışında Azerbaycan’da ve Almanya’da tertiplenen konferanslara katılarak katılımcılara sunumlar yapmıştır.Dağılmaya yüz tuttuğu sanılan bir nesil Ecdadına sevdalı vatanına sevdalı Turabi ERGÜN başkanlığında bir kez daha dünyaya karşı Osmanlı sancağını yürekli bir şekilde sallamaya başlamıştır.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi


Dünya coğrafyası üzerinde mezalimin yaşandığı her bölgede Osmanlıya olan düşmanlık açık bir şekilde sergilenmektedir.Zalimlerin zulüm saçtığı mazlumların imdat nidalarının yürekleri dağladığı bu süreçte Hak ve Batılın saf olarak taraflarının netleştiği aşikardır.Osmanlı Diriliş Halk Harekatı Mazlumun yanında Zalimin karşısında durmayı hedefleyen bir harekattır. Devletinin, Milletinin, Bayrağının ve Ezanının safında durarak Osmanlı Ruhuyla Devlet-i Aliyye edebi ile bir araya gelen neslin nasıl bir güce sahip olduğunu ihanet güruhlarına göstermektir.Yüz yıllık bir reklam arası dedik Yeni imanlı inançlı ve azimli Osmanlı ecdadının torunlarını genç dinamik inançlı dava sevdalısı bir Başkanın Genel Başkanlığı çatısı altında topladık.Yolumuz meşaketli yolumuz uzun mücadelemiz çetin ama bir o kadar ve daha fazlasıyla inancımız tam İmanımız tam Ecdadımıza olan sadakatimiz tamdır.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

Eğilmeyeceğiz yenilmeyeceğiz ye’se kapılmayacağız biliyoruz ve inanıyoruz ki Rabbim inananlarla beraberdir La Galibe İllallah ve yine biliyoruz ve inanıyoruz ki Allah nurunu tamamkayacaktır.Ol deyince olduran yürekleri iman ile dolduran yüce mevlamız bu kutlu davada yetki ve selahiyeti nasip buyurduğu Genel Başkanımız Sayın Turabi ERGÜN geleceğe umutla emin adımlarla inançlı bir nesli bir araya toplayarak ilerlemektedir.Davamız Hakkın Davası Yolumuz Ümmettin yolu Hedefimiz yeniden büyük Türkiye Yeniden büyük Devlet-i Aliyye ruhunun şahlanışıdır.
Cihad Rahmi AKAR
Osmanlı Diriliş Halk Harekatı
Teşkilat Başkanı

Fotoğraf açıklaması yok.

TGSP 3. Anadolu Buluşmaları Konya’da Gerçekleşti

Türkiye Gençlik STK’ları Platformu (TGSP), tarafından organize edilen Anadolu Buluşmaları’nın 3.’sü Konya’da, 6 farklı şehirden gelen 240 STK yöneticisi ile gerçekleştirildi. TGSP Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Terzi, Yönetim Kurulu Üyesi N. Bilal Erdoğan, Konya Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve Konya Valisi Cüneyt Orhan Toprak’ın katılımıyla gerçekleşen istişare toplantısında bölge STK’larının gelecek vizyonu konuşuldu

Türkiye Gençlik STK’ları Platformu (TGSP), tarafından organize edilen Anadolu Buluşmaları’nın 3.’sü Konya’da, 6 farklı şehirden gelen 240 STK yöneticisi ile gerçekleştirildi.  TGSP Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Terzi’nin konuşmasıyla başlayan programda Terzi, ‘’Türkiye genelinde her ilde istişare toplantılarını hayata geçirmek istiyoruz, niyetimiz bu yöndedir. Umuyorum ki birbirimizi motive eden, geliştiren, öneriler, projeler gerçekleştirerek büyüyelim.

Biz TGSP olarak Anadolu’daki kıymetli irfanı bilerek yola çıktık. Anadolu’nun tecrübelerini fikirlerini, çalışmalarını öğrenmek bu kıymetli değerleri İstanbul’daki imkanlar ile buluşturmak için yolumuza devam ediyoruz.’’ dedi.

Konya Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay konuşmasına İdlip Şehitlerini anarak başladı. Altay, ‘’STK’lar kurumların potansiyellerini arttırmaları için büyük bir fırsat. Konya’da böyle bir amaca ev sahipliği yapıyor olmaktan çok mutluyuz.’’ dedi.  Konya Valisi Cüneyt Orhan Toprak ise ‘’STK’lar herkesin unuttuğu yerlerde çok önemli işler yapıyorlar. Bu platformlarda istişare etmek, gelişmek ve büyümek için güzel bir alan. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum’’ dedi.

TGSP Yönetim Kurulu Üyesi N. Bilal Erdoğan ise; ‘’STK’lar olarak bizim güçlü olmamız, kurumların değerlerini korumak için seslerimizi yükseltmemiz, çalışmalarımızı duyurmamız gerekiyor. Bunlar için ise cesur ve dik durmamız gerektiğini düşünüyorum.’’ diyerek konuşmasına şöyle devam etti: ‘’Gençlerle birlikte çalışmalarımızı şekillendirmek zorundayız. Spor, teknoloji, girişimcilik, kültür, sanat ve sayamadığım daha birçok alana ilgisi yeteneği olan her gence bu alanlarda yer açmalı birlikte çalışmalı, gençlerimizin yanında olmalıyız.‘’ dedi.                                                                                                                                             Müzakere oturumunda STK yöneticilerinin soruları, değerlendirmeleri ve katkılarıyla program nihayete erdi. 

Türkiye 83 milyon nüfusuyla bir olmak, birlik olmak zorundadır.

Suriye’nin İdlip kentinde Türk askerlerine yönelik düzenlenen hava saldırısında 33 Mehmetçik şehit oldu. Türkiye’yi yasa boğan saldırıyla ilgili Tüm Sanayici İşadamları Derneği Başkanı (TÜMSİAD) Yaşar Doğan bir basın açıklaması yayınladı.

”İdlip’te düzenlenen saldırılarda şehit düşen askerlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar, ailelerine sabrı cemil ve ordumuza Rabbimizden muvaffakiyetler diliyoruz” diyen Doğan sözlerini şöyle sürdürdü: ”İdlip’te masum insanların canını korumak, barışı tesis etmek için bulunan askerlerimize yönelik yapılan saldırıların arkasında hem Suriye’de hem de Ortadoğu’da barışı istemeyen güçlerin olduğu açıktır. Mehmetçik aylardır İdlip’te çocukların burnu bile kanamasın, savaş bitsin diye bulunuyor. Takdire şayan duygularla hareket eden Türk askerlerine yönelik yapılan düşmanca saldırılar, tarihin karanlık sayfalarında yerini alacaktır.”



Türkiye’nin değil Suriye hiçbir ülkenin toprağında gözü olmadığının altını çizen Doğan, ”Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin bu duruşunu tüm dünyaya birçok kere duyurdu. Gerek ABD, gerek Rusya gerekse diğer ülke liderleriyle yapılan ikili görüşmelerde Türkiye’nin Suriye meselesine ve İdlip’e bakışı müteaddit kereler anlatıldı. Ancak İdlip’te barışın ve güvenin sigortası olan Türk askerlerine haince saldırılar gerçekleşti. Ülke olarak bu karanlık günlerden daha güçlenerek çıkacağız” dedi.

Doğan sözlerini şöyle sürdürdü: ”Türkiye 83 milyon nüfusuyla bir olmak, birlik olmak zorundadır. 21. yüzyılın en dehşetli senaryoları bölgemiz üzerine yazılıyor. Barışı istemeyenlerin  yazdığı bu senaryolar, ülkemizi zor duruma sokup zayıflatma hesapları üzerine kurulu. Bu kirli oyunun bilincindeyiz. TÜMSİAD olarak devletimizin ilk günden beri ferasetle aldığı kararların arkasında durduğumuzu belirtiriz. ”