Category Archives: Dünya

Türkiye’ye göç akını var…

Necdet Buluz

Irak işgal edildi, Suriye parçalanıyor. İran’da durum sıkıntılı. Adı geçen ülkelerden Türkiye’ye yoğun bir göçün varlığından söz ediliyor. Aynı zamanda Pakistan, Afganistan ve bazı Afrika ülkelerinden de Türkiye’ye göç edenlerin sayısı artıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2019 yılına ait uluslararası göç istatistiklerini yayınladı. Buna göre 2019 yılında yurtdışından Türkiye’ye göç edenlerin sayısı 2018’e kıyasla yüzde 17,2 oranında artarak 677 bin 42 oldu.

Ülke dışından gelen nüfusun 98 bin 554’ünü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, 578 bin 488’iniyse yabancı uyruklular oluşturdu. Türkiye’ye göç edenlerin yüzde 54,4’ü erkekler, yüzde 45,6’sı da kadınlar. 2018 yılında ise Türkiye’ye göç edenlerin sayısı 2017’ye kıyasla yüzde 23,8 artarak 577 bin 457 olmuştu.

2019 yılında Türkiye’den yurtdışına göç eden kişi sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 2 artarak 330 bin 289 oldu. Türkiye’den ülke dışına giden nüfusun 84 bin 863’ünü T.C. vatandaşları, 245 bin 426’sını ise yabancı uyruklu nüfus oluşturdu. Göç eden nüfusun yüzde 54,6’sını erkekler, yüzde 45,4’ünü ise kadınlar oluşturdu. 2018 yılında Türkiye’den göç edenlerin sayısı 2017’ye kıyasla yüzde 27,7 artarak 323 bin 918 olmuştu. Bunların 136 bin 740’ı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıydı.

Türkiye’ye 2019 yılında gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 14,5 ile Irak vatandaşları aldı. Irak’ı yüzde 13,8’le Türkmenistan, yüzde 8,2’yle Afganistan, yüzde 7,5’le Suriye ve yüzde 7,3’le İran vatandaşları izledi.

Türkiye’den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 23,9’la yine Irak vatandaşları aldı. Irak’ı yüzde 7,3’le İran, yüzde 6,8’le Afganistan, yüzde 6’yla Azerbaycan ve yüzde 5,7’yle Türkmenistan vatandaşları takip etti.

Türkiye’ye 2019 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 45,3 oranıyla en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul’u yüzde 9,2’yle Ankara, yüzde 6,5’le Antalya, yüzde 3,5’le Bursa ve yüzde 2,2’yle İzmir takip etti.

Türkiye’den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 42,5 oranıyla İstanbul’un en fazla göç veren il olduğu görüldü. İstanbul’u yüzde 8,7’yle Ankara, yüzde 5,4’le Antalya, yüzde 3,4’le İzmir ve yüzde 3,2’yle Bursa izledi.

İltica ve Göç Araştırma Merkezi (İGAM) Başkanı Metin Çorabatır, yaptığı açıklamada, TÜİK verilerinin sadece düzenli göçü kapsadığına dikkat çekti. Çorabatır, “Bu istatistikler resmi rakamlar. Türkiye topraklarına vize alarak ya da pasaportla normal giriş kapılarından giren veya aynı şekilde çıkan insanları kapsıyor. Bunların içinde öğrenciler var, belirli bir süre için ikamet izni alarak gelenler var, çalışma vizesiyle gelenler var” dedi.

Çorabatır’ın konu hakkındaki açıklamaları şöyle.

“Eğitim düzeyi, mesleki deneyim, bilim ve teknolojiye, ülke ekonomisine katkı gibi kriterlerle yabancılara Turkuaz Kart uygulaması getirildi. Bu olumlu bir gelişmeydi. Fakat Türkiye’nin henüz bu konuda bir stratejisi yok. Bu strateji, işgücü ihtiyacına göre planlanmalı. Kanada, ABD, AB, Avustralya, Yeni Zelanda gibi göç alan ülkelerin ekonomik verilere dayalı bir göç politikaları var. Türkiye’de bu yok. Türkiye’nin de ekonominin önümüzdeki on yılda göstereceği gelişmeye bağlı bir düzenli göç politikası oluşturması gerekiyor. İhtiyacımız olan işgücünü yurtdışından almamız gerekecek. Bunu teşviklerle, yeni düzenlemelerle sağlamamız gerekecek. Genel bir strateji oluşturmamız lazım. Yabancı işgücünü düzenleyecek yasalara ihtiyacımız var. Bu istatistiklerin düzenli biçimde yayınlanması önemli. Bize ipuçları veriyor. Belki daha detaylı istatistiklerin yayınlanması daha iyi olur.Nüfus hareketleri çok hızlı. Önemli olan insanları mağdur etmeden bunu ülkenin faydasına kullanabilmek. Bu konuda bir reforma ihtiyaç var. Hem düzenli hem de düzensiz göçün, değişen koşullara ve ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmesi lazım. Yasa yapıcının bu konuda çok aktif çalışması lazım. Türkmenistan’dan veya eski Sovyet Cumhuriyetleri’nden yasal olarak giriş yapan ancak çıkış yapmayan insanlar var. Bu insanlar Türk ekonomisine, ailelerine katkı veriyor. Çocukları büyütüyor, yaşlılara bakıyor. Zamanında çıkış yapmadıkları için ülkelerinde de cezaya giriyorlar. Geçen sene Ağustos ayında İçişleri Bakanlığı bu insanların geri gönderilmesi yönünde bir genelge yayınladı. Bu da bir panik yarattı. Hareket edemiyorlar. Dışarı çıkamıyorlar. Bu konuda bir rahatlama sağlayacak bir düzenleme gerekiyor. Belki bir defaya mahsus olarak ikamet izinleri uzatılabilir. Bu insanları uzun süre kayıt dışı tuttuğunuz sürece daha fazla istismara açık hale gelebiliyor. Birtakım aracılar, ikamet iznini uzatma vaadiyle onlardan para alabiliyor. Benzer düzenlemeler zaman zaman Avrupa ülkeleri tarafından da yapılıyor, burada kazandıkları parayı ülkelerindeki akrabalarına gönderen göçmenlerin göçü yavaşlattıklarını da gözlemliyoruz.”

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz

Erdoğan açıkladı: İşte Yeni Koronavirüs Tedbiri Kararları

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan toplantı sonrasında kameralar karşısına geçerek yeni koronavirüs tedbiri kararlarını açıkladı. İşte o kararlar…Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehirlerarası seyahat sınırlaması 1 Haziran’dan itibaren tamamen kaldırılmıştır.” dedi. Kamudaki idari izin ve esnek çalışma modeli de 1 Haziran’dan itibaren sonlandırılıyor. 65 yaş üstü sokağa çıkma yasağı devam ederken 20 yaş altı kısıtlama 18 yaş altı olarak yeniden düzenlendi.Tarabya’daki Huber Köşkü’nde gerçekleştirilen kabine toplantısı, 4 saat sürdü. Koronavirüs salgını sebebiyle dokuzuncu kez videokonferans yöntemiyle yapılan toplantıda, İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da yer aldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Kabine Toplantısı’nın ardından kameralar karşısına geçerek yeni kararları açıkladı.

İşte alınan kararlar:

– Şehirlerarası seyahat kısıtlaması 1 Haziran’dan itibaren kaldırılmıştır.

– Kamu personeli 1 Haziran’da iş başı yapacak. Ancak kronik hastalığı bulunan kamu hastalarının durumları değerlenecek

– Sokağa çıkma kısıtlamasını bir süre daha devam ettireceğiz.

– 65 yaş üstüne sokak kısıtlaması sürecek. 65 yaş üstünün sokağa çıkma sınırlandırılmasını pazar günleri 14:00 saatleri arasında istisna kapmasında olması devam edecek

– 20 yaş sınırlaması 18 yaşa çekildi. 0-18 yaş grubu çarşamba ve cuma günleri 14 ve 20 arasında çıkmaya tabi olmayacak.

– Yol güzergahlarındaki dinlenme tesisleri de 1 Haziran’da hizmet vermeye başlayacak.

– Kreşler ve gündüz bakım evleri 1 Haziran’da açılacak.

– Hayvan satış yerleri 1 Haziran’dan, hipodromlar 10 Haziran’dan itibaren faaliyete geçebilecek.

– Bireysel sporlarla ilgili sınırlamalar kaldırılmıştır. Gece 24.00′ kadar hizmet verebilecek.

– Açık hava konserleri saat 24:00 ile sınırlı olmak üzere başlayabilecek

– Sürücü kursları, benzeri kurslar 1 Haziran’dan itibaren hizmet verebilecek

– Plajlar milli parklar ve bahçeler belirlenen kurallar dahilinde 1 Haziran itibariyle faaliyet geçecek. Müze yerleri de bu tarihte açılıyor.

– 1 Haziran itibariyle Restoran, kafe, pastane, çay bahçeleri ve kaplıca türü işletmeler belirlenen kurallar dahilinde saat 20:00’ye kadar hizmet vermeye başlayacak. Eğlence ve nargile mekanları bu kapsamın dışındadır.

– Deniz turizmi, balıkçılığı ve taşımacılığı ile ilgili sınırlamalar da belirlenen kurallar dahilinde kaldırılmıştır.

– Sokağa çıkma kısıtlamalarının bazılarını bir müddet daha sürdürmekte fayda görüyoruz.Yeni normal düzende maske, mesafe, temizlik, bunları ihmal etmeyelim.

İşte Erdoğan’ın açıklamalarının tamamı: Salgın sebebiyle uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması bizi gönlümüzce bayram yapmaktan mahrum bırakmış olsa da kalbimizdeki sevgiyi koruduk hatta güçlendirdik.Hepimizin geleceğimize dün olduğundan daha berrak zihin dinginliği kazandırdığını düşünüyorum. Elbette alınan tedbirler sebebiyle geliri azaldığı için sıkıntı çeken vatandaşlar olmuştur. Devletin tüm imkanlarını bu vatandaşlarımıza sunarak yanlarında olduğumuzu gösterdik. Biner lira dağıtarak sıkıntılarını gidermeye çalıştık. Vergi ve sigorta primi ertelemeleriyle, düşük maliyetli destekleriyle küçüklü büyüklü şirketlerimizin ayakta kalmasını temin ettik. İş dünyamızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Bu süreçte fedakarca görev yapan sağlık personelimize bir kez daha teşekkür ediyorum. Sokağa çıkma kısıtlaması getirilen 8 milyon 65 yaş üstü yaşlımız ile 20 yaş altı gençlerimizin tüm ihtiyaçları vefa destek grupları tarafından karşılandı. 6 milyon talebe vefa destek ekimi karşılık verdi. Halkımız yaptığı fedakarlıkların boşa gitmediğinden emin olsun. Son 2,5 aylık sürede yaşadığımız kayıpları geri alacağımızdan şüphemiz yoktur.

TÜRKİYE PARLAYAN BİR YILDIZ OLARAK ORTAYA ÇIKIYOR

Siyasi ve ekonomik bakımdan yeniden yapılanma sürecinde olan küresel sistemde, Türkiye’nin daha iyi bir yere geleceğini şimdiden almaya başladık. Hayatın her alanında Türkiye parlayan bir yıldız olarak ortaya çıkıyor. Son 18 yılda demokraside ve ekonomide kat ettiğimiz büyük mesafe önümüze bakmada en büyük kaynağımızdır. Vesayetin ayak oyunlarından darbe teşebbüsüne her yol denenmiş ama büyük ve güçlü Türkiye yolculuğumuz engellenememiştir.Kendimize, halkımıza güveniyoruz. Yarın İstanbul Fethi’nin 567 yıl dönümünde milletimizle birlikte çok önemli programlara şahitlik edeceğiz. Fetih şöleni kapsamında Ayasofya’da Fetih suresi okunacak ve dualar edilecek.27 Mayıs 1960 darbesi ve sonrasında yaşananlar üzüntüyle hatırladığımız dönemlerdendir. 27 Mayıs Türkiye’ye darbe virüsünün girdiği ilk tarihtir. Bu tarihten sonra demokrasimize karşı birçok saldırıyla karşı karşıya kaldık. En son bu teşebbüsü 15 Temmuz’da yaşadık.Yarın Sancaktepe’de iki ayda inşa ettiğimiz acil durum hastanesinin açılışını yapacağız.

27 MAYIS DARBESİ İLE ATILIM SÜRECİ KESİNTİYE UĞRAMIŞTIR

Milletin baskısıyla geçilen çok partili siyasi hayatta, Demokrat Partisi’nin başa gelmesiyle yeni bir kalkınma projesi başlattı. Türkiye daha önce birer ikişer tanesine sahip olduğu hidroelektrik barajlarına 18 tane, sulama barajlarına 8 tane, limanlarına 11 tane, havalimanlarına 5 tane, rafinelerine 3 tane ilave etti. Tam bir hukuk katliamı örneği olan düzmece mahkemelerde aylar süren yargılama yapıldı. Sonuçta, Başbakan Menderes ve arkadaşları idam edilirken, yüzlerce kişi de uzun yıllar hapis yattı. 27 Mayıs darbesi ile atılım süreci kesintiyle uğramıştır. Burası uluslararası her türlü toplantıya ev sahipliği yapacak bir ada. Menderes ve arkadaşlarını bir kez daha yad ediyorum. Milletimizin, 15 Temmuz’da ortaya koyduğu güçlü irade, cesaret Türkiye’de darbeler cuntalar dönemlerinin artık kapandığının işaretidir. Bu ülkede ezanları susturmayı, bayrakları indirmeye, milletin vermediği gücü gasp etmeye, halka hizmet edenleri idam edenleri göndermeye artık kimsenin gücü yetmeyecektir.

KORONAVİRÜS SALGINI KÜRESEL SINAMALARDAN BİRİDİR

Koronavirüs salgını küresel sınamalardan biridir. Milletimizin verdiği destekle bu süreci tüm tedbirlerimizle en az sıkıntıyla geçiren ülkelerden biriyiz. 75 bin vatandaşımızı ülkemize getirdik. Yardım isteyen 135 ülkeden 100’üne cevap vermeyi başardık.

Covid-19 ile gelen “global ortaklık”

Girne Amerikan Üniversitesi ile ABD Arizona Devlet Üniversitesi arasında “GLOBAL KAMPÜS” işbirliğine imza atıldı. Covid-19 nedeniyle yerinde eğitim görmek isteyen öğrencilere büyük bir eğitim fırsatı sunan işbirliği sayesinde; ABD’de okumak isteyen ancak salgın sebebiyle bunu yapamayan öğrenciler, dünyada en az vakanın görüldüğü Kıbrıs’ta hayallerine kavuşabilecek. İşbirliği kapsamında lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesinde 150 program açılacak. Kayıtlar 1 Haziran’da başlıyor.

Girne Amerikan Üniversitesi (GAU) 35. yılında büyük bir başarıya ve ilke imza attı. KKTC’nin ilk özel üniversitesi GAU, dünyanın en iyi 100 listesinde bulunan köklü devlet üniversitelerinden Arizona Üniversitesi ile global kampüs ortaklığı gerçekleştirdi. Ortaklığın detaylarına ilişkin bilgiler veren GAU Kurucu Rektörü Dr. Serhat Akpınar; “Korona salgını, dünyanın en iyi üniversitelerini, dünyadaki güvenli ülkelerde kampüs oluşturmaya itiyor. Bu ortaklık için yaklaşık 2 yıldır çalışıyoruz. Salgın bu süreci hızlandırdı. Üniversitemize hem ABD’den hem de birçok dünya ülkesinden yoğun ilgi olacağına inanıyoruz. Arizona Üniversitesi gibi son derece başarılı bir akademik kurumla global ortaklık yapmaktan mutlu ve gururluyuz” dedi.


“Bugün itibariyle GAU olarak, Arizona Üniversitesi Kıbrıs Kampüsü adı altında yola devam edeceğiz”

GAU Kurucu Rektörü Dr. Serhat Akpınar; “Covid-19 salgını süresince tüm dünyada işleve giren seyahat kısıtlamaları, ertelenen okul açılışları ve değişen vize kuralları göz önüne alındığında yurt dışında eğitim hayali olan öğrencilerin bu hayallerine ulaşmakta sorunlar yaşayacağını, bu karanlık dönemin üstesinden gelebilmek adına üniversitelerin dayanışmasının her zamankinden daha önemli olacağını gördük. Ve yurt dışında eğitim hayali kuran gençlere hayallerini sunmak için Arizona Üniversitesi ile inovatif ve vizyoner bir işbirliğini hayata geçirdik. Bugün itibariyle GAU olarak, Arizona Üniversitesi Kıbrıs Kampüsü adı altında yola devam edeceğiz. Kıbrıs bugün 150 binden fazla öğrenciye ev sahipliği yapıyor. Öğrencilerimizin yaklaşık yüzde 85’i yurtdışından geliyor. Global Kampüs ile daha fazla öğrenciye kaliteli eğitim verme şansımız olacak. Bu işbirliği hem üniversitemiz hem de ülkemiz adına büyük bir başarıdır” dedi.

Online Eğitim

Program kapsamında on-line eğitim verileceği gibi normal eğitim sistemine de devam edilecek. Eğitimcinin eğitimiyle ya da Arizona Üniversitesi akademisyenlerinin dönemsel olarak derslere katılımıyla klasik eğitim sistemi de işleyecek. Ancak dijital platformlar sayesinde öğrenciler Arizona Üniversitesi kütüphanesine, projelere, akademisyenlere ve sosyal gruplara ulaşabilecekler.

“Global Kampüs” öğrencilere 2 farklı seçenek sunuyor

Programa başvuran öğrenciler GAU kampüsünde okuyarak, Arizona Üniversitesi’nden Lisans, Yüksek Lisans veya Doktora programını tamamlama fırsatı bulacaklar. Bir diğer seçenekteyse öğrenciler, Arizona Üniversitesi’nde veya Amerika’da herhangi bir üniversitede okuyabilecekleri tüm programlara 1 veya 2 yıl boyunca hazırlandıktan sonra Amerika’da eğitimlerine devam etme fırsatına sahip olacaklar. Kıbrıs kampüsü olarak Güz 2020 Dönemi için başvurular, 1 Haziran 2020 tarihinden itibaren alınmaya başlayacak.

Çift diploma imkanı

Programa kayıt olan öğrenciler derslerini başarıyla tamamladıkları taktirde Arizona Üniversitesi’nin diplomasına hak kazanacaklar. Yani bu program öğrencilere çift diploma imkânı sunacak. Öğrenciler Arizona Üniversitesi’nin derslerini online takip edecekler ve Arizona Üniversitesi’nin dijital kütüphanesi ve diğer kaynaklarına sınırsızca erişebilecekler. Ortak dersler ve yüz yüze akademik desteği GAU’den alınacak. GAU’nün imkânlarından; bilgisayar laboratuvarları, çalışma alanları, kütüphaneler, yurtlar, kulüpler ve öğrenci etkinliklerinden de faydalanma imkanı olacak.

ABD’de herhangi bir üniversiteye geçiş hakkı

ABD’ye seyahat etme imkânı olmayan öğrenciler, eğitimlerini GAU kampüsünde tamamlayacaklar. Ya da eğitimlerine GAU’de başlayarak, 1 dönem veya 1 akademik yılın sonunda Arizona Üniversitesi’ne geçebilecekler. Öğrenci arzu ederse ABD’de herhangi bir üniversiteye de geçiş yapma hakkına da sahip olacak.

10 bin dolar ile ABD’de yüksek lisans

Lisans programları için belirlenen ücret, 30 kredilik ders yükü için 7,000 Amerikan Doları olarak belirlendi. Yüksek Lisans programları için bu rakam yaklaşık 10,000 Amerikan Doları olacak. Öğrenci Arizona Üniversitesi’ne 1 dönem veya bir akademik yıl gitmek isterse yine bu belirlenen ücretleri ödeyecek.

Covid-19 dünyada küreselleşmenin çöküşünü hızlandıracak

Covid-19 dünyada küreselleşmenin çöküşünü hızlandıracakTarihte salgınlar ve neden olduğu değişikliklerYazılı tarihin başlangıcından itibaren birçok salgın hastalık, çok fazla sayıda ölüme sebep olmakla birlikte sosyo – ekonomik değişimleri beraberinde getirdi. Salgınların yeni tarihsel olguların oluşumunda önemli rol oynadığına dikkat çeken uzmanlar, “Günümüzde tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs Covid-19 salgını da dünyadaki küreselleşmenin çöküşünü belirginleştirecek” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, geçtiğimiz yıl Aralık ayında Çin’de başlayarak tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs ile birlikte insanlık tarihinde etkili olan büyük çaptaki salgınlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.


Salgınlar, tarihi her dönemde etkiledi
Salgınların dünya tarihinde çok önemli değişikliklere yol açtığını söyleyen Doç. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Gılgameş Destanı’nda ‘Tufan yerine keşke veba olsaydı’ denilerek aslında bilinen ilk salgın hastalığın da veba olduğuna işaret edilmiştir. Veba daha yüzyıllarca insanlık tarihini etkilemeye devam edecektir. Bu etkiler, tabii ki öncelikle ekonomik ve siyasi hayatı değiştirmiş etkilerdir. Örneğin veba salgını, MÖ 14’üncü yüzyılda Hititler’de tahtın sahibinin değişmesine, çocuk yaştaki bir kralın tahta geçmesine sebep olarak Hititlerin kaderini etkiledi. Bu durumun Roma imparatorları Lucius Verus ve Marcus Aurelius Antoninus’un, 7’nci yüzyılda da Sasani hükümdarının vebadan hayatını kaybetmesi gibi tarih boyunca benzer pek çok örneği vardır. Yani salgınlar siyasi iktidarlarda değişikliklere yol açmışlardır. Bazen iktidarı değiştirmese de büyük halk isyanlarının çıkmasına sebep olmuş kimi zaman ise iktidarı değiştirmekle birlikte bir devletin sonunu da hızlandırmıştır. Örneğin Büyük Roma’nın yıkılışında ya da Sasani ordularının Müslüman orduları karşısında yenilgiye uğrayarak 7’nci yüzyılda tarih sahnesinden silinmesinde yine salgınların etkisi büyüktür” dedi.

1.Dünya Savaşının bitmesinde İspanyol Gribi etkili oldu
Doç. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, salgınların yeni tarihsel olguların oluşumunda da rol oynadığını belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Örneğin savaşlar başlatmış, savaşlar bitirmiştir ya da daha doğru ifadeyle bu olguları hızlandırmıştır. Thukydides’in anlattıklarına göre MÖ 5’inci yüzyılda 100 bin kişinin hayatını kaybettiği Atina, vebadan kırılmasaydı Peloponez Savaşı 14 yıldan daha uzun sürebilirdi. Avrupa devletlerinin çoğunun katıldığı 30 Yıl Savaşları, tifüs salgını nedeniyle askeri güç büyük oranda tükendiği için Vestfalia Barışı’nı getirdi. Salgın, yalnızca bir savaşın bitişini değil, bugünün devletlerarası sisteminin doğumunu da hızlandırmış oldu. Şüphesiz İspanyol Gribi de ilk dünya savaşının bitiş tarihini öne çeken etkenlerden olmuştur. Salgınlar savaş bitirmiş ancak savaşların başlamasında da rol oynamıştır. On yıllar boyunca süren Haçlı Seferleri’nin organize edilmesinde açlık, yokluktan başka salgın hastalıklardan da kırılan Avrupalı’nın daha refah, daha zengin, daha sağlıklı topraklara sahip olma motivasyonu yüksektir.”
Veba sosyal sınıfları ortadan kaldırdı
Salgınlar nedeniyle oluşan yeni koşullarda eski ekonomik sistemlerin değişmesinin insanların hayatında büyük değişimlere yol açtığını kaydeden Odabaşı, “Tarihte salgınlar nedeniyle nüfusun hızla azalması, insan gücüne dayalı toprağa bağlı ekonomiyi zayıflattı. Onun yerini zamanla ticaret alırken yeni ekonomik alan yeni kültürel-sosyal yaşamları da biçimlendirdi. Salgın karşısında çaresiz kalan insanın araştırma ve keşfetme güdüsü tetiklendi ve Aydınlanma Çağı’nın yeniliklerini ortaya çıkaracak ‘bilimsel anlayışa yöneliş’ bu devirde filizlenmeye başladı. Örneğin halk sağlığı ve tıp alanında gelişmeler, iş gücü azlığı nedeniyle sanayiye yönelik buluşlar birbirini izledi. Avrupa’yı kasıp kavuran veba, coğrafi keşifleri, yani yeni yerlerin keşfedilme zorunluluğunu tarihsel olarak dayattı. İş gücü azaldığı için ücretler arttı, serfler serbest bırakılarak sosyal bir sınıf ortadan kalktı. Ciddi nüfus kaybı nedeniyle yiyecek bollaştı. Vebaya çare olamayan kilisenin otoritesi zayıfladı ve hümanizme giden yolun kapısı açıldı. Bu dönemde yaşanan başka bir ilginç gelişme ise vebanın farelerden bulaştığının keşfedilmesi üzerine ortaçağda kötü ruh taşıdığına inanılan ve katledilen kedilerin artık canlarının kurtulmasıdır” dedi.
Salgınlar dünya düzenini değiştirdi
Odabaşı, tarih boyunca en yüksek insan kaybına yol açan salgınların çarpıcı rakamlarından şöyle bahsetti: “6’ncı yüzyılda Bizans’ta yaşanan Justinian Vebası’nda 25 milyon, 14’üncü yüzyılda Kara Ölüm veba salgını nedeniyle sadece Avrupa’da 25 ve toplamda 100 milyon, 16’ncı yüzyılda Meksika’da çiçek hastalığı salgını sonucu 40 milyon ve 1918-1919’da ABD merkezli yayılan İspanyol gribi nedeniye 40 milyon insan hayatını kaybetti. Verilen kayıpları o günkü dünya nüfusuna oranlarsak, Justinian Vebası devrinde dünya nüfusu 300 milyon iken nüfusun yüzde 8.3’ü kaybolmuş. Kara Veba devrinde ise dünya nüfusu 400 milyon iken nüfusun yaklaşık dörtte biri kaybedilmiş. İspanyol Gribi’nin salgın olduğu 20’nci yüzyıl başında dünya nüfusu 1,5 milyar iken nüfusunun yüzde 2.6’sı kayba uğramış. Bu salgınlar arasında dünya düzeninin büyük oranda değişmesine vesile olan salgınlar Kara Ölüm ve İspanyol Gribi’dir. Kara Ölüm, Avrupa’da ortaçağ ve feodalitenin sona ererek günümüze uzanacak batı uygarlığının ve onun etkisiyle tüm dünyanın erken modern serüveninin başlamasında etkili olmuştur. İspanyol Gribi ise dünya sağlık örgütünün kurulmasından, kadın iş gücünden faydalanma zorunluluğu dolayısıyla kadın hakları meselesinin önem kazanmasına kadar günümüzün pek çok hadisesinin köklerinin oluştuğu bir süreci tetiklemiştir.”
Covid – 19 yeni yapılanmalar oluşturabilir
Önceki salgınların neden olduğu tarihsel olaylardan yola çıkarak Covid – 19 pandemisinin de savaşlar başlatabileceğini ya da savaşlar biterebileceğini söyleyen Odabaşı sözlerini şöyle sürdürdü: “İktidarları değiştirip yeni siyasi iktidarlar ortaya çıkarabileceğini de. Yeni ekonomik sistemler geliştirebileceğini de söylemek mümkün. Yeni sosyo-kültürel, psikolojik yapılanmalar da ortaya çıkarabilir. Ancak karantina münasebetiyle tüm dünyada üretim ve tüketimin gerilediği gibi bazı muhtemel gelişmeleri öngörmek mümkün. Temel gıda sektörü hariç tekstilden hizmet sektörüne ciddi bir durgunluk söz konusu. Şüphesiz bu durumun tüm dünya ekonomilerine bir faturası olacaktır. Yine öngörülebilecek bir gelişme, sağlık sektörünün ve sağlık politikalarının dünyanın her yerinde önem kazanacak olması. Bu süreci başarıyla yönetmiş iktidarlar, tıpkı başarısız olmuş iktidarlar gibi yakın gelecekte bir geri dönüş alacaklardır.”
Milli iktisat modelleri yükselebilir
Salgınların sebep olabileceği ekonomik değişimlere de değinen Doç. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Dünya çapında bakıldığında, aslında Covid-19’dan önceki bir gelişme olan küreselleşmenin çöküşü olgusunun salgınla belirginleşeceği söylenebilir. Globalizme karşılık glokalizmin yükselişi tetiklenebilir. Bu perspektiften hareketle de, salgın dolayısıyla yaşanan ekonomik gerileme de göz önünde bulundurularak yeniden milli iktisat modelinin yükselebileceği öngörülebilir. Ancak altı kalınca çizilmelidir ki, eğer böyle bile olsa 1930’ların devletçiliğinden ziyade 2000’lerin ruhuyla sentezlenmiş yeni bir devletçilik anlayışını beklemek daha yerinde olur. Öte yandan salgın, tüm insanlığa sosyal devlet anlayışının vazgeçilmezliğini ve bilimsel gelişmelerin hayati önemini bir kez daha hatırlattı. Salgın sonrasında bu iki alanda gelişmeler beklenebilir” dedi.

'Libya'da dengeler Türkiye lehine gelişiyor'

‘Libya’da dengeler Türkiye lehine gelişiyor’
Yeniden Refah Partisi Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, Libya’da işlerin Türkiye’nin istediği yönde geliştiğini ve Türkiye’nin meşru Trablus Hükümeti ile ilişkileri daha üst düzeye taşıması gerektiğini ifade etti.


Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin yaptığı yazılı açıklamada, dünyanın en önemli gündem maddesi olan yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgınının Libya’ya ilgiyi azalttığını, ancak bunun Libya’nın unutulduğu anlamına gelmediğini, yaşanan son gelişmeler ışığında Libya’da Türkiye için önemli bir fırsat doğduğunu kaydetti.
Doğan Bekin’in Libya değerlendirmesi şu şekilde:
“Birleşmiş Milletler tarafından resmen tanınan ve Türkiye’nin de açıkça desteklediği meşru Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı Fayez Mustafa Al Sarraj ile eski Başbakan Ali Zeydan döneminde Savunma Bakanı olarak görev yapan ve şu anda Libya Ulusal Ordusu Komutanı General Halife Hafter tarafından desteklenen Bingazi’de kurulan sözde paralel hükümetin Başbakanı olarak görev yapan Abdullah Abdurrahman al Thani arasındaki politik ayrışma gün geçtikçe iyice derinleşmektedir.


ABD, BAE ve Mısır’ın desteğini arkasına alarak Libya’da hakimiyeti ele geçirmeye çalışan Libya Ulusal Ordusu Komutanı Halife Hafter, ABD’ye rağmen Rusya ile işbirliğine giderek Rusya’ya bağlı Özel Operasyon Güçleri (Spetsnaz), Wagner Şirketi, Darfur’da adlarını duyuran Sudan Janjaweed Milis Güçleri ve Çad Milis Güçleri ile gücünü konsolide ederek Trablus’taki meşru hükümeti devirmek üzere büyük bir çaba içerisine girdi. Bu durum karşısında ABD Dışişleri Bakanlığı geçen yıl 14 Kasım’da çok sert bir açıklama yaparak, Hafter’in Rusya ile olan işbirliğini tasvip etmediğini açıkça ifade etti.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor, takım elbise ve iç mekan


TÜRKİYE’DEN AKDENİZ’DE ÖNEMLİ HAMLE!


İşte Libya’da tam da bu hassas gelişmeler yaşanırken, Türkiye’yi ‘Sevilla Haritası’ ile İskenderun Körfezi’ne hapsetmeyi tasarlayan AB’nin tutumu karşısında Türkiye’nin, önemli bir hamle ile 27 Kasım 2019’da meşru Libya Hükümeti Başkanı ile ‘Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Muhtırası’nı imzalaması zamanlama açısından önemlidir.
Bu arada , Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e karşı ABD’nin uyguladığı ambargo , petrol fiyatlarındaki düşüş, korona virüsü gibi gelişmeler Rusya’nın ekonomik bakımından zor bir süreçten geçmesine neden oldu. Nitekim Putin’in geçen ay TASS haber ajansına verdiği bir demeçte, dış yaptırımlardan dolayı ülkenin 50 milyar dolarlık kaybının söz konusu olduğunu açıkça ifade etmesi Rusya’nın içinde bulunduğu ekonomik açmazın bir göstergesi olsa gerek.”


‘BARIŞ FIRTINASI OPERASYONU’ DENGELERİ DEĞİŞTİRDİ


Bekin, “Türkiye’nin desteklediği meşru Trablus hükümetine bağlı silahlı güçlerin savunmadan taarruza geçerek, ‘Barış Fırtınası Operasyonu’ ile Batı Libya deniz kıyısında yer alan önemli yerleşim kentlerinden Sabrata ve Surman başta olmak üzere 7 stratejik merkezi Halife Hafter güçlerinden geri alması , Tarhuna’yı ve Al Wattia Askeri Üssü’nü kuşatması Trablus Hükümeti açısından olduğu kadar Tunus ve Türkiye açısından da önemli gelişmedir. Nitekim, Tunus ile Trablus arasındaki Batı Libya kıyı şeridi tamamen kontrol altına alınması sonrası Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in, meşru yönetim olan Ulusal Mutabakat Hükümeti yanında yer aldıklarını ifade etmesi dikkatlerden kaçmadı.” dedi.

TÜRKİYE-LİBYA İLİŞKİLERİ DAHA ÜST DÜZEYE TAŞINMALI


‘Libya’nın Türkiye’nin Akdeniz’deki varlığı açısından son derece stratejik öneme sahip bir ülke olduğunu ve Türkiye’nin Trablus Hükümeti ile olan işbirliği politikalarını daha da üst düzeylere taşımasının büyük yarar getireceğini vurgulayan Bekin, “Asıl bundan sonra Libya’nın, toprak bütünlüğünü koruyarak bir bütün olarak varlığını devam ettirebilmesi açısından uluslararası platformlarda büyük hamleler başlatılmasının son derece yararlı sonuçlar doğuracağına olan inancımız tamdır.
Yeniden Refah Partisi olarak diyoruz ki; Libya’da, barış ve kardeşliğin bir an önce tesisi, akan kanın durması ve yeni bir ‘Suriye Sendromu’nun yaşanmaması için süratle atılacak somut adımların büyük önem arz edeceği ve Türkiye’nin Akdeniz’deki çıkarlarının korunabilmesi, kazanımlarının korunması açısından da üzerinde durulması gereken önemli bir konu olduğunu ifade etmek isteriz.” değerlendirmesinde bulundu.

Beşir Derneği Ramazan Yardımlarına Başladı

Beşir Derneği Ramazan Yardımlarına Başladı

Pandemi süreci ile birçok insanın etkilediği bu günlerde Beşir Derneği Ramazan ayı yardımlarını öne almak suretiyle yardım dağıtımlarına erkenden başladı.

Bağışçılarından aldığı destek ile Ramazan ayı bereketi ile fitre, zekât, kumanya, bayramlık, temel ihtiyaç malzemelerinin ihtiyaç sahiplerine ulaşmasına vesile olmak için hazırlıklarını bitiren Dernek, bu Ramazan “Gönül İftarları” projesi ile daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşmayı hedefliyor



Ramazan ayı rahmet deryasının taştığı, birlik ve beraberlik duygularının öne çıktığı maneviyat yüklü, içerisinde Kuran-ı Kerim’in nazil olmaya başladığı kutlu bir vakit dilimidir. Bu ayda yapılan bağış ve hayırlara misliyle mukabele edilmektedir. Bu ay tutulan oruçlar toplumun bir kesiminin diğer kesimini anlamasına, dinlenmesine ve toplumsal bütünlüğün sağlanmasına katkı sağlamaktadır.



Beşir Derneği uzun yıllardır Türkiye ve mazlum coğrafyalarda yardım faaliyetleri sürdüren Uluslararası bir Yardım Derneği. Dernek yaygın temsilcilik ağı ile Türkiye’de ve yardım bekleyen onlarca ülkede binlerce aileye gıda, sosyal-kültürel, barınma, afet, giyim, sağlık, eğitim alanlarında yardım sağlıyor. Derneğin yardım çalışmalarından milyonlarca insan faydalanıyor.

‘Gönüller Yapmaya Geldik’ sloganı ile Türkiye’de ve dünyada binlerce gönüllüsüyle insani yardım çalışmaları yürüten Beşir Derneği, mübarek Ramazan ayında her zaman olduğundan fazla gayret ve iştiyakla gönülden gönüle köprüler kurmaya devam ediyor.

Beşir Derneği Ramazan Faaliyetlerini Öne Aldı

Rahmetin adeta sağanak bir şekilde yağdığı, cennet kapılarının ardına kadar açıldığı, cehennem kapılarının kapandığı, yeryüzünü huzur atmosferinin kapladığı bir zaman dilimi olan Ramazan ayını ihya etmek için çalışan Beşir Derneği, birçok farklı alanda Ramazan ayı çalışmalarını sürdüyor.
Asırlar boyunca oluşan Anadolu’daki yardımlaşma kültürünün günümüzdeki en önemli temsilcilerinden biri olan Dernek, yıl boyunca sürdürdüğü yardım çalışmalarını Ramazan ayında daha da artırarak çalınmadık kapı, girilmedik gönül bırakmamak için temsilcilikleri ve gönüllüleri ile aralıksız gayret ediyor.

Ramazan ayının yaklaşması ile beraber hızlı bir şekilde hazırlıklarını tamamlayan Beşir Derneği 2019 yılında Ramazan yardımı olarak 48.060 kişiye fitre, 12.440 kişiye bayramlık, 45.174 kişiye temel ihtiyaç malzemeleri, 185.097 kişiye Bir Kap, Bir Kalp ve İftarlık projeleri ile iftarlık yardımları ulaştırdı. Yardımlar ülkemiz ve onlarca ülkede ihtiyaç sahiplerinin sofralarını zenginleştirdiği gibi kalplerini de ferahlattı.

Beşir Derneği 2020 Ramazan ayında 200.000 kişiye iftar yardımı, 50.000 kişiye kumanya yardımı 50.000 kişiye fitre ve zekat yardımı, 15.000 kişiye bayramlık yardımı ulaştırma hedefi ile çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

Dernek 2020 yılı Ramazan ayı içerisinde de yardım faaliyetlerini birçok kalemde sürdürüyor. Beşir Derneği Ramazan ayı boyunca yağ, makarna, çay, bakliyat gibi temel gıda malzemelerinden oluşan kumanya paketleri hazırlayarak binlerce aileye dağıtıyor. Bir kumanya bedeli 100 TL’dir.

Dernek, Ramazan ayına mahsus bir mali ibadet olan fitreleri, Türkiye ve mazlum coğrafyalarda bulunan gerçek ihtiyaç sahiplerine Ramazan Bayramından önce ulaştırmakta ve onların madden rahatlamasını sağlamaktadır. 2020 Ramazan ayı için Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen fitre miktarı 27 TL’dir.

Beşir Derneği kendisine gelen adak, şükür, akika ve nafile kurban bağışlarını Türkiye veya yardıma muhtaç coğrafyalardaki belirli ihtiyaç sahiplerine ulaştırarak, pay dağıtımını gerçekleştirmekte Ramazan ayının paylaşma duygusunu öne çıkarmaktadır. Bir hisse bedeli 850 TL’dir.

Genellikle Ramazan ayında verilen mali bir ibadet olan zekâtları Türkiye ve yardıma muhtaç kalmış ülkelerde zekât almaya haiz olanlara verdiğiniz vekâlet ile dağıtan Dernek toplumsal bütünleşmeyi hedeflemektedir.

Beşir Derneği, Ramazan ayında toplanan bayramlık bağışları ile yetim ve öksüz, ihtiyaç sahibi binlerce çocuğa bayramlık giyim paketleri hediye etmektedir. Dernek, bayramı en çok yaşaması gereken çocukları bayramlık hediyeleri ile sevindirmektedir. Bir bayramlık bedeli 80 TL’dir.

Koronavirüs tedbirleri sebebiyle bu sene Ramazan ayı boyunca evlerimize misafir alamıyor ve misafirliğe gidemiyoruz. Beşir Derneği Ramazan ayının mahzun geçmemesi, Ramazan’ın kendine has ruhunun yaşaması için “Gönül İftarları” ismini verdiği Ramazan projesini hayata geçiriyor.

Başlatılan proje hakkında açıklama yapan Beşir Derneği Genel Başkanı Fatih SARIYAR, “Bu Ramazan koronavirüs pandemi tedbirleri nedeniyle “Bir Kap Bir Kalp” projemiz yerine “Gönül İftarları” projemizi hayata geçiriyoruz. Proje ile birlikte bağışçılarımızdan aldığımız destekler ile Ramazan ayı boyunca kardeşlerimize iftarlık yardımı ulaştırarak Ramazan ayının manevi ikliminden bütün kardeşlerimizin faydalanmasını hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Gönül İftarları” projesi ile Beşir Derneği sistemine kayıtlı, sosyal incelemeleri yapılmış binlerce aileye iftarlık yardımı ulaştıracak olan Dernek, bir kişinin iftariyelik ihtiyacı için 20 TL alt limit belirliyor. Bununla birlikte gelecek bağışlar ile savaş mağduru yetimler, yolda kalmışlar, ve tüm ihtiyaç sahipleri Ramazan ayı  boyunca “Gönül İftarları” ile Ramazan ayının rahmetinden faydalanacak. Beşir Derneği, bağışların ramazan ayından önce gelmesinin organizasyonun amacına ulaşmasında ve ailelerin iftar sevincini Ramazan ayının başından itibaren yaşamalarına yardımcı olmasında önemli bir nokta olduğuna dikkat çekiyor. Çünkü Dernek bağış geldiği müddetçe yardım faaliyetlerini devam ettiriyor. Beşir Derneği “Gönül İftarları” projesi ile toplumsal bir farkındalık oluşturarak Ramazan ayının manevi iklimini toplumsal tabana yaymayı amaçlıyor. Bir kişinin “Gönüllü İftarı”nı karşılamak için İFTAR yazıp 4012’ye gönderebilirsiniz.


Beşir Derneği gerçekleştirdiği yardım faaliyetleri, araştırma safhalarını internet sayfası üzerinden açıklayarak şeffaflığını öne çıkarmaktadır. Ramazan ayının sonunda, gerçekleştirilen yardım faaliyetleri ile alakalı veriler Derneğin web sayfası üzerinden yayınlanmaktadır.

Beşir Derneği’nin Ramazan çalışmalarına destek olmak için ve gerçekleştirdiği faaliyetler hakkında detaylı bilgi edinmek besir.org.tr/ramazan sitesini ziyaret edebilir, 0216 375 4042 numaralı çağrı merkezi üzerinden irtibat kurabilirsiniz.

Covid-19 yeni bir milad mı?

Dünya bütün insanlar üzerinde olumsuz sonuçlar yaratabilecek korkunç bir salgının pençesinde. Ancak her zaman olduğu gibi Covid-19’un getirdiği yüklerin de orantısız bir biçimde işçi sınıfına ve yoksul kesimlere düşeceğini öngörmek mümkündür. ABD’deki krizin merkez üssü olan New York’ta, krizin öncelikle kamusal alanlarda insanlarla doğrudan temas halinde olan market çalışanları ve toptan teslimatçıları, taşımacılık işçileri ve sağlık sektöründe çalışanları etkilediğini görüyoruz.

İşçilerin hastalık ve ölüm hikayelerini dinleyerek umutsuzluğa kapılmak kolay gibi gelmektedir. Ancak tarihten ders almak gerekirse, krizin işçi hareketi için fırsat yaratabileceğini görmek mümkündür.

109 yıl önce 25 Mart 1911 tarihinde, New York’taki Triangle Gömlek Fabrikası’nın dokuzuncu katında çıkan yangında çoğunluğu göçmen genç kadın işçilerden oluşan 146 işçi hayatını kaybetti. Kumaş hırsızlığını önlemek için işverenlerin çıkış kapılarını kilitlemesi nedeniyle, birçok işçi canlı canlı yanarken, bazı işçiler atlayarak ölmeyi tercih etti.

Peki Covid-19 ülkenin emekçilerine davranış biçiminin değiştirilmesi için tarihtekine benzer biçimde tetikleyici bir olay olacak mı? Kalıcı, olumlu bir değişim bu salgının küllerinden doğabilir mi? Tarih bize rehberlik edecek mi ve emekçileri görünmez ve harcanabilir kılan güç odaklarına karşı bir meydan okuma, bir hareketlilik görülebilir mi?

Tehlikede Olan Nedir?

Salgın süresince toplumumuz ve ekonomi açısından kimlerin (hangi işçilerin) “gerekli” olduğu belirtildi. Maalesef gereklilikleri yeni tanınan işçiler, kriz esnasında üretimin tüm yükünü üzerinde taşıyor.

Yüksek katlı gökdelenlerin ve lüks dairelerin yapım işleri durdurulmadan önce ölen ilk inşaat işçisi New York’ta inşa edilen Google binasında elektrikçi olarak çalışan Stephen Josef oldu. Ertesi gün kişisel koruyucu donanım olarak çöp torbası kullanmak zorunda olan Mt. Sinai Hastanesi hemşiresi Kious Kelly, New York’ta ölen ilk hemşire oldu.

Bu hafta itibariyle Yere Ulaştırma İşçileri Sendikası’nın 8 üyesi hayatını kaybetti. 330’dan fazla taşımacılık işçisinin testi pozitif çıktı ve Transit Authority’nin toplam 2700 çalışanı evinde karantina altına alındı. Bu olay, şirket yönetiminin haftalarca maske vermeyi reddetmesinin ardından gerçekleşti.

Temel gıda sağlayıcıları ve market çalışanları için koruma eksikliği, hem işçiler hem de tüketiciler açısından risk teşkil etmektedir. Covid-19’dan önce yemek servisi çalışanlarının yalnızca yüzde 25’i ücretli sağlık izni kullanabildi. New Yort Times gazetesinde yer alan bir haberde, Hastalık Koruma ve Önleme Merkezleri’nin 2014 yılında yayınlanan raporunda yemek servisi çalışanlarının yüzde 20’sinin kusma veya ishal belirtileri bulunmasına rağmen çalışmak zorunda oldukları belirtildi (Yazının Başlığı: “Halk Sağlığının Ötesine Kârı Getiren Şirketler”).

Yangının Küllerinden

Covid-19’dan kaynaklı olarak halkla temas hâlinde olan “ön cephe işçilerinin” trajik ölümlerinin gerçekleşmesi gerekmiyor. Triangle Yangını, emekçilerin ve ABD işçi hareketlerinin tarihinde bir dönüm noktası olmuştu. Yangından çıkan sonuçta işçiler; yangın güvenliği uygulamalarının ve bina yapılarının iyileştirilmesi, çalışma koşullarının düzeltilmesi, sağlık tesislerinin düzenlenmesi, toplu pazarlığın teşvik edilmesi, kadınların ve çocukların çalışma saatlerinin sınırlandırılması gibi kazanımlar elde edilmesini sağladı. Asgari ücretten tazminatlara ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği İdaresi’nin kurulmasına kadar her şey, Triangle-sonrası reformlar için yapılan baskılar sonucunda elde edildi.

Yangına tanıklık eden ve daha sonra Roosevelt döneminde ABD Çalışma Bakanlığı yapan Frances Perkins, Triangle Yangını’nı New Deal’ın doğum günü olarak nitelendirdi.

Triangle Hikayesi yalnızca sıradan bir başlık değil, tepkisel olarak emeğin gücünü göstermesine, sendikal mücadelelere, örgütlenmelere ve işçi hareketlerine çağrışım yapar.

Yangından iki yıl öncesinde Triangle’da çalışanlar da dahil olmak üzere 20 bin göçmen kadın konfeksiyon işçisi, Uluslararası Kadın Konfeksiyon İşçileri Sendikası (ILGWU) ile birlikte, güvenli ve sendikalı işyerleri talebinde bulundu. Binlerce işçi sendikalı ve güvenli işyeri hakkına erişti, ancak Triangle’da bu haklar elde edilemedi. Yangının yüzüncü yıldönümünde Çalışma Bakanı Hilda Solis, “Bu işçilerin bir sesi- bir sendikası- olsaydı ve koşulların düzeltilmesi hakkında taleplerini iletebilselerdi, bu olaylar muhtemelen önlenebilirdi. Onlar örgütlenmeyi denedi ve acımasız bir muhalefetle karşılaştı” dedi.

Yangından sonraki günlerde yüz binlerce New Yorklu ILGWU tarafından düzenlenen yürüyüşlerde New York sokaklarını doldurdu. New York ve ülke çapında yeniden canlanan emek hareketi, hesap verilebilirlik ve reform çağrılarına öncülük etti ve yıllar boyunca eyalet ve devlet üzerinde durmaksızın baskı uyguladı.

Büyük reformlar genellikle Perkins, Senatör Wagner ve Başkan Roosevelt gibi kişilere mâl ediliyor. Ancak yüz binlerce işçinin örgütlenmesi ve grevleri olmasaydı, -onların karşısındaki- “şiddetli muhalefet” büyük ölçüde reformları engellemeyi başarabilirdi. Yangın sonrası dönemde sendikal örgütlenmeye katılan ve örgütlenmeyi oluşturan, kamuoyu oluşturucu eylemlere katılan işçi sayısında önemli oranlarda artış görüldü. Trajik bir olayı, kalıcı bir değişime dönüştürmek için bir hareketlilik gerekliydi.

Covid-19 İçin Dersler

Bu kriz yeni arayışları tetikleyecek ve toplumun temel koruma ve haklar konusundaki anlayışını dönüştürecek mi? Değişimin tohumlarını zaten görüyoruz. İşçiler, kendilerinden önceki -tarihteki- tekstil işçileri gibi karşılıklı yardımlaşma ve eylemler için örgütleniyorlar. Pittsburgh sağlık çalışanları, kişisel koruyucu donanımlar ve ek ücret için “kara kedi grevi” (fiili grev) gerçekleştirdi. Amazon, Whole Foods ve Instacart çalışanları ücretli izin, daha güvenli çalışma koşulları ve yarı zamanlı çalışanlar için sağlık hizmetleri amacıyla grev yaptı. Chipotle işçileri, ücretli sağlık izni ve hijyenli-güvenli çalışma koşulu talepleriyle bir yürüyüş gerçekleştirdi. General Electric çalışanları da fabrikalarının ventilatör yapımında kullanılması talebiyle protesto gerçekleştiriyorlar.

Kısa bir süre önce Whole Foods grevinin öncüsü umutla şu açıklamayı yaptı: “Bu hafta inanılmaz bir küçük grev dalgası oldu ve tüm bu farklı hareketlerin bir araya geldiğini görmek istiyorum. Çünkü taleplerimizin birçoğunda ortaklık var.”

146 işçinin Triangle Yangını’nda işverenlerin kârları uğruna yaşamışını yitirmesinde olduğu gibi, Covid-19 krizi de çalışan yoksul insanların ve göçmenlerin hayatını tehlikeye atarak ve korku salarak “tetikleyici olay” olma ihtimaline sahip. Hastalık riskine karşı çalışmaya zorlanmak, kadınların ve çocukların fabrikada kapalı kapıların arkasında 24 saat kilitli kalarak çalışmak zorunda bırakılması kadar şok edicidir.

Ama her zaman olduğu gibi diğer tarafta olanlar – patronlar ve sermaye sahipleri- emekçilerin koşullarının daha da kötüleşmesi için mücadele edeceklerdir.

Garment workers march in protest.

Beyaz Saray koronavirüs salgınını kullanarak; sendika karşıtlığı, daha sıkı sınır kontrolleri, gıda güvenliği denetimleri ve çevre düzenlemelerini geri alma politikalarını uyguluyor. Patronlar sözleşmeleri feshetmeye, ücret ve sosyal güvenlik yükümlülüklerini azaltmaya, koyucu düzenlemeleri geri almaya ve denetim ve gözetimi arttırmaya çabalıyorlar.

Ancak yüz yıl önce çalışan emekçiler gibi, hareketimizin gücü bize bu trajedik olayı kalıcı bir değişime dönüştürmek için mücadele şansı veriyor. İlk adımı atmak zorundayız!

David Unger, Will COVID-19 Be Our Triangle Fire?, LaborNotes, Çeviri:Erkan Kıdak

“Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik. Bu süreçte en büyük görev fert fert milletimize düşüyor. Milletimin her bir ferdinden ricam, Kovid-19 tehdidi geçene kadar mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarıdır” dedi.

“Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik”

  

“Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik. Bu süreçte en büyük görev fert fert milletimize düşüyor. Milletimin her bir ferdinden ricam, Kovid-19 tehdidi geçene kadar mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni tip Koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında Çankaya Köşkü’nde düzenlenen Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı’nın ardından, millete seslenerek, alınan kararları kamuoyuna açıkladı.

Kamuoyu ile canlı olarak paylaşılan toplantıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Sözlerimin hemen başında Çanakkale Deniz Zaferimizin 105. yıl dönümünde aziz şehitlerimizi bir kez daha hürmetle yâd ediyorum. Bu vesileyle, asırlardır ülkemizin bağımsızlığı için canlarını feda eden bütün şühedaya, terörle mücadelede 15 Temmuz’da ve sınır ötesi harekâtlarımızda şehit düşen tüm güvenlik güçlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.

Çanakkale Savaşlarının muzaffer komutanı, İstiklal Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını da burada rahmetle yâd ediyorum. Rabbim şehitlerimizin makamlarını âli, mekânlarını Cennet eylesin. Rabbim bizi şehitlerimizin kutlu yolundan ayırmasın.

“SALGINLAR, AYNI ZAMANDA BÜYÜK SİYASİ, SOSYAL VE EKONOMİK DÖNÜŞÜMLERİN DE TETİKLEYİCİSİ OLMUŞTUR”

Aziz milletim, değerli basın mensupları; insanlık tarihi boyunca her dönemde salgın hastalıklar ve tabii felaketler çok ciddi can kayıplarına yol açmıştır. Tarih kitaplarında Avrupa nüfusunun 3’te 1’iyle 3’te 2’si arasında bir bölümünün ölümüyle sonuçlanan salgın hastalıklardan söz ediliyor. Aynı şekilde kendi tarihimizde de İstanbul nüfusunun yarısına yakınının hayatını kaybettiği salgınlarla ilgili bilgilere rastlıyoruz.

Dünyada ağır sonuçları olan salgınlar, aynı zamanda büyük siyasi, sosyal, ekonomik dönüşümlerin de tetikleyicisi olmuştur. Osmanlı’nın Avrupa’yı fethi ve Rönesans başta olmak üzere insanlık tarihine damga vuran pek çok hadisede bu sürecin izlerini görmek mümkündür. Yakın zamanda da dünyamız 2002 yılında SARS ve 2012 yılında MERS adı verilen salgın hastalıklarla hatırlayalım mücadele etmiştir. Ayrıca, dünyamız 2009 yılındaki domuz gribi, 2014’teki Ebola salgını, 2016’daki Zika virüsü gibi tehditlerle yüzleşmişti. Koruyucu sağlık ve tedavi hizmetleriyle ilaç sektöründe yaşanan gelişmeler virüs salgınlarının eskisi kadar büyük can kayıplarına yol açmasının önüne geçmektedir. Nitekim şu anda dünyada insan ölümlerine yol açan hastalıklar arasında bu tür salgınların payı oldukça düşüktür. Ancak, önüne geçilmediği takdirde salgın hastalıkların kitlesel ölümlere yol açma tehlikesi hâlâ vardır. Bunun için de her türlü salgın hastalığa karşı hızlı ve etkin önlemler alınması gerekiyor.

“TÜRKİYE BU SÜRECE OLABİLECEK EN HAZIRLIKLI ŞEKİLDE YAKALANMIŞTIR”

Özellikle son aylarda hep birlikte şahit olduğumuz gelişmeleri bu perspektiften değerlendiriyoruz. Yaşadığımız sürecin insanlık üzerinde ne gibi sonuçlar ortaya çıkartacağını henüz bilemiyoruz. Sanayileşme, ardından gelen teknoloji ve bilgi devrimleriyle şekillenen bugünkü dünyanın nasıl bir geleceğe evrileceğini kestirmek şu anda zordur. Ancak, artık hiçbir şeyin eskisi gibi gitmeyeceği, gidemeyeceği de açıkça ortadadır. Küresel ekonomik, siyasi ve sosyal düzende köklü değişiklikler yaşanması muhtemel yeni bir döneme giriyoruz. Türkiye’nin bu fotoğrafı özellikle kendi içinde avantajlı bir yerde durdurarak oraya bunu döndürmesi şarttır.

Özellikle son 17 yılda ülkemizin temel hizmet alanlarında ve altyapısında gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşüm sayesinde hamdolsun Türkiye bu sürece olabilecek en hazırlıklı şekilde yakalanmıştır. Ülkemizin uyguladığı dengeli politikalar bir yandan özel sektörün üretim gücünü desteklerden, diğer yandan eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi alanlardaki hizmetlerin kamu garantisiyle kesintisiz sürmesini sağlamıştır. Batı ülkeleri ise yıllarca tüm temel kamu hizmetlerini görünüşte özel sektöre terk ederek, ama aslında başından savarak vatandaşını adeta sahipsiz bırakmıştır. Daha düne kadar liberalizmin en hararetli savunucusu olan kimi Avrupa ülkeleri, bugün hastaneleri ve diğer kimi temel hizmet kurumlarını devletleştirmeye başladı. İnsan hakları savunuculuğunu kimseye bırakmayan kimi ülkelerin de salgını kendi hâline bırakarak, ölen ölür, kalan sağlar ile devam ederiz anlayışıyla hareket ettiğini görüyoruz. Kriz derinleştikçe bu tür tartışmalar da atacaktır.

Yaşadığımız süreci, gerisindeki bu derin arka planı ve belirsiz geleceği göz önünde bulundurarak değerlendirmemiz gerekiyor. Bir yandan önümüzdeki sorunun çözümü için gayret edecek, diğer yandan da geleceğimizi en güçlü şekilde inşa etmenin mücadelesini vereceğiz. Bunun için büyük ve güçlü Türkiye hedefimize, 2053 ve 2071 vizyonlarımıza olan bağlılığımızı artırarak hep birlikte daha çok çalışacağız. Dünyanın yöneldiği istikamette önceden mesafe kat etmiş bir ülke olarak inşallah 21. asra Türkiye’nin asrı hâline getireceğiz.

KORONAVİRÜS SALGINI

Aziz milletim, değerli basın mensupları; bilindiği gibi yeni Koronavirüs veya Kovid-19 hastalığı ilk olarak 2019 yılı Aralık ayında Çin’in Wuhan şehrinde tespit edildi. Ocak ayının birinci yarısında hastalığın tam teşhisinin konmasının ardından ilk ölüm haberi geldi. Hemen ardından hastalık Tayland, Japonya ve Amerika’da da görüldü. Ocak ayının son haftasında Çin yöntemi Wuhan’dan başlayarak virüsün görüldüğü şehirleri karantinaya almaya başladı. Kovid-19 Avrupa’da ilk olarak 27 Ocak’ta Fransa’da tespit edildi, Dünya Sağlık Örgütü Ocak ayının sonunda acil durum ilan etmeye karar verdi.

Şubat ayı başında Çin’de ölümler hızla artarken, Avusturalya, Kanada, Almanya, Singapur, Birleşik Arap Emirlikleri, Vietnam, Filipinler gibi ülkelerden yeni vaka haberleri geldi. Yolcu gemilerinden sınır kapılarına, uçaklardan trenlere kadar tüm ulaşım araçlarında karantina tedbirleri yaygınlaştırılmaya başlandı. Şubat 10’una gelindiğinde Kovid-19 teşhisi konanların sayısı 40 bini geçerken ölenlerin sayısı 1000’e yaklaştı ve SARS salgınındaki can kaybını geride bıraktı.

Filipinler, Japonya, Fransa, Güney Kore gibi Çin dışındaki ülkelerde de ölümlerin başlamasıyla salgının dünya çapındaki faturası ağırlaştı. Şubat’ın üçüncü haftasında İran’da ve hemen ardından İtalya’da virüs salgınının hızla yayıldığı görüldü. Şubat’ın son haftasında virüs Güney Asya’dan Kuzey Avrupa’ya kadar geniş bir alanı etkisi altına almıştı. Suudi Arabistan 27 Şubat itibariyle umre ziyaretlerini askıya aldığını açıkladı. Mart’ın ilk haftasında İran’daki, ikinci haftasında ise İtalya’daki ölümler dikkat çekici şekilde arttı.

Dünya Sağlık Örgütü 11 Mart’la dünya çapında Koronavirüs pandemisi, yani salgını ilan etti. Pek çok ülke hava yolu ulaşımı başta olmak üzere sınırlarını insan trafiğine kapatmaya yönelik tedbirler aldı. Aynı şekilde insanların günlük hayatlarında evlerinde kalmalarını sağlamaya yönelik pek çok önlemler açıklandı.

Bugün itibariyle dünyada Kovid-19 hastalığı teşhis edilen kişi sayısı, burası çok önemli, 200 bine, bu hastalıktan dolayı ölen kişi sayısı ise 8 bine yaklaşmıştır. Hastalık teşhisi konanlardan 80 bini iyileşirken, kalanlarının tedavisi sürmektedir.

“TÜRKİYE, TEDBİRLERİ SÜRATLE HAYATA GEÇİRDİ”

Aziz milletim, değerli basın mensupları; her ülke Kovid-19 tehdidine karşı farklı tedbirlerle şüphesiz ki mücadele etmektedir. Kimi hızla sınırlarını kapatıp sıkı karantina yöntemlerine başvururken, kimileri de hastalığın serbestçe seyrine izin vererek doğal bağışıklık sistemini harekete geçirmeyi tercih etmektedir.

Türkiye en başından itibaren bu hastalıkla ilgili gelişmeleri yakından izlemiş, tedbirlerini de süratle alarak hayata geçirmiştir. Henüz işin çok başında, 6 Ocak’ta Sağlık Bakanlığımız bünyesinde bir operasyon merkezi, 10 Ocak’ta da Bilim Kurulu oluşturarak gelişmeleri anbean takibe aldık.

14 Ocak’ta Kovid-19 hastalığı rehberinin ilk versiyonunu hazırlayarak konuyla ilgili herkesi teşhisten tedaviye kadar tüm süreçlerle ilgili bilgilendirdik.

20 Ocak’tan itibaren hastalığın görüldüğü Çin’in Wuhan şehri, Hong Kong, Hindistan, Endonezya, Malezya, Myanmar,  Filipinler, Singapur, Tayland, Tayvan, Amerika, Rusya ve Vietnam’dan gelen tüm yolcuları ülkemize girişte taramadan geçirmeye başladık.

YÖK’ten ve 12 üniversiteden akademisyenlerin katılımıyla oluşturulan Bilim Kurulumuzun belirlediği tedbirlerin ilgili kurumlar tarafından süratle hayata geçirilmesini temin ettik.

27 Ocak’ta Dışişleri Bakanlığımız seyahat uyarılarını yayınlamaya başladı. 1 Ocak’ta Dışişleri, Sağlık ve Millî Savunma Bakanlıklarımızın iş birliğiyle Çin’in Wuhan kentindeki vatandaşlarımızı askerî bir uçakla ülkemize getirerek karantinaya aldık. Karantina sonunda bu yolculardan hiçbirinde hamdolsun virüs çıkmadı.

Riskli bölgelere yapılan tüm uçuşlarda yolcuların termal kamerayla taranması ve uçakta bilgilendirilmesi işlemine geçtik. 3 Şubat’ta Çin’e olan tüm uçuşları durdurduk. Bu tarihten sonra da aşamalı olarak önlemleri genişlettik. 23 Şubat’ta hastalığın ortaya çıktığı ve yayılmaya başladığı İran’dan ülkemize olan tüm hava, kara ve demir yolu geçişlerini kapattık. 27 Şubat’ta İran, Irak ve Gürcistan’la olan 8 sınır kapımızda sahra hastaneleri kurduk. 29 Şubat’ta İtalya ile ülkemiz arasındaki tüm yolcu trafiğini durdurduk. 2 Mart’ta umreden dönen herkesin sağlık muayenesinden geçirilmesini kararlaştırdık ve vatandaşlarımıza 14 günlük karantina kuralına uymalarını tavsiye ettik. 6 Mart’ta son 14 gün içerisinde İtalya’da bulunan yabancı uyrukluların ülkemize girişini yasakladık, ülkemiz vatandaşları için de 14 günlük evde karantina zorunluluğunu getirdik. 10 Mart’ta Sağlık Bakanımız ülkemizde ilk defa Avrupa’dan gelen bir vatandaşımızda Kovid-19 testinin pozitif çıktığı bilgisini kamuoyuyla paylaştı. Ben de kendilerine Allah’tan rahmet diliyorum.

“BÜTÜN HEDEFİMİZ İNSAN HAYATIDIR”

12 Mart’ta şahsımın Başkanlığında yapılan toplantıda oldukça önemli tedbirler alarak hemen uygulamaya geçirdik. Bunlar arasında, okulların tatil edilmesi ve uzaktan eğitime geçilmesi, kamu çalışanlarının yurt dışı görevlerinin ertelenmesi, spor müsabakalarının seyircisiz oynanması gibi hususlar da yer alıyordu. Birileri farklı şeyler söyleyebilir, değerli kardeşlerim, bizim bütün hedefimiz insan hayatıdır. Altyapısı uygun mesleki ve teknik Anadolu liselerimizi dezenfektan ve cerrahi maske üretim yapabilecek hâle getirdik. Uzaktan eğitimi hem internet, hem televizyon aracılığıyla vererek tüm çocuklarımızın erişebilmesini imkân sağladık. Haziran ayında yapılacak liselere geçiş sınavı ve üniversiteye giriş sınavının soru hazırlıkları da tatil süreleri göz önünde bulundurularak yapılacaktır. Gelişmelere göre bu sınavları da ileri bir tarihe ertelemeyi gündemimize alabiliriz.

Bu vesileyle, bugün 20 bin öğretmenimizin daha atamasını gerçekleştirdiğimizin müjdesini milletimizle paylaşmak istiyorum, hayırlı olsun. Hani diyorlar ya işte istihdam durdu? 20 bin öğretmen, hayırlı olsun dedik.

13 Mart’ta ülkemizdeki vaka sayısı 5’e çıktı. Aynı gün yine şahsımın başkanlığında yapılan kapsamlı bir toplantıda yeni kararlar aldık; Almanya, Fransa ve İspanya dâhil 9 Avrupa ülkesiyle olan hava yolu ulaşımını durdurduk. Hastanelere ziyaretçi sınırlaması getirdik. Kamuda çalışan hamilelere, süt izninde olanlara, engellilere ve 60 yaş üzeri personele 12 gün idari izin verdik. Özel kreşleri, gündüz bakımevlerini, özel çocuk kulüplerini takip ettik. Kışlalardaki askerlerin çarşı izinlerini durdurduk. Ceza infaz kurumlarındaki görüşler ile nakillere ara verdik. Acil olmayan duruşmaların ve diğer adli işlemlerin ertelenmesinin de yolunu açtık. Kültür, sanat faaliyetlerini nisan sonuna kadar erteledik. İlaçları rapora bağlı yaşlıların ve kronik hastalığı olanların rapor süresi bitiminde hastaneye gitmeden ilaçlarını almaya devam edebilmelerine imkân tanıdık. Nisan ayı sonuna kadar programlanan tüm ulusal ve uluslararası bilimsel faaliyetleri, açık-kapalı toplantıları, kongreleri, konferansları, askerî tatbikatları, bedelli askerlik celplerini tehir ettik.

İLK AŞAMADA ALINAN TEDBİRLER

İhracatçılarımızın alınan önlemlerden etkilenmemesi için gümrük kapılarında gereken her türlü tedbiri aldık. Salgının yaygın olduğu İran üzerinden yapılan Orta Asya ihracatlarının tır güzergâhlarını Gürcistan ve Azerbaycan’a yönlendirdik. Bakü-Tiflis-Kars demir yolundan yapılan seferleri günlük 2500 tondan 6000 tona çıkartacak çalışmaları başlattık. İtalya ve Fransa’ya yapılan Ro-Ro seferlerini insan teması olmaksızın gerçekleşir hâle getirdik.

Vatandaşlarımıza fahiş fiyatlarla mal satmaya çalışan firmalara özellikle bütün birimlerimizi devreye sokarak denetimlerimizi yoğunlaştırdık, cezai müeyyideleri de etkinleştirdik.

İş dünyasıyla ortaya çıkan yeni durum karşısında alınabilecek tedbirleri sürekli istişare ettik ve çözümleri hızla hayata geçirdik.

14 Mart’ta umreden dönen bir vatandaşımız yeni vaka olarak o da kayıtlara geçti. 15 Mart’ta umreden dönen vatandaşlarımızın öğrenci yurtlarında karantinaya alınması uygulamasını başlattık, sadece Ankara ve Konya’da umreden dönen 10 bin 330 vatandaşımızı karantinaya aldık.

Bar, gazino, gece kulübü gibi eğlence yerleriyle müze ve kütüphanelerin faaliyetlerini durdurduk.

Aynı gün Avrupa’dan ve Amerika’dan gelen yeni vakaların belirlenmesiyle Kovid-19 teşhisi konan hasta sayısı 18’e ulaştı.

16 Mart’ta uçuşların durdurulduğu ülkelerden gelen her vatandaşımızın 14 gün karantinada tutulmasını kararlaştırdık.

Diyanet İşleri Başkanlığımız Cuma namazlarının ve vakit namazlarının cemaatle kılınmayacağını, herkesin namazını evinde veya isterse camide ferdi olarak eda edebileceğini Din İşleri Yüksek Kurulunun kararı olarak Başkanımız açıkladı.  Böylece yaşları sebebiyle en yüksek risk grubunda bulunan cami cemaatinin korunması konusunda önemli bir adımı atmış olduk.

İnsanların toplu olarak bulunduğu kahvehane, kafe, gazino, sinema, tiyatro, konser salonu, düğün salonu, hamam, spor salonu, internet kafe, kapalı çocuk oyun alanı, taziye evi gibi mekânların faaliyetlerine geçici süreyle ara vermesini kararlaştırdık.

Genel kurullar ve eğitim çalışmaları gibi insanların zorunlu olarak bir araya geldiği faaliyetleri de erteledik. Ben partimin bu noktadaki bütün faaliyetlerini şu anda MYK, MKYK bunların hepsini erteledik.

Hızlı sonuç veren Kovid-19 testlerinin yapıldığı laboratuvar sayısının 4’ten 16’ya çıkartılmasına karar verdik ve bu gerçekleşti.

17 Mart’ta İngiltere ve Suudi Arabistan’ın da aralarında bulunduğu 6 ülkenin daha ilavesiyle uçuş yasağı koyduğumuz ülke sayısı 20’ye ulaştı.

Sağlık Bakanımız da Kovid-19 teşhisi konulan kişi sayısının 47’ye yükseldiğini kamuoyuyla paylaştı. Dün itibariyle Kovid-19 teşhisi konan hastalarımızın sayısı 98’e çıkarken, maalesef 89 yaşında bir vatandaşımızı da kaybettik.

Bu süreçte Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklar olarak aldığımız tedbirlere destek veren, ikazlara riayet eden, meseleye ahlaklı ve vicdanlı bir şekilde yaklaşan herkese şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

“TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK GÜCÜ BİRLİĞİ VE BERABERLİĞİDİR”

Elbette bu süreçte adeta virüs ülkemize gelmekte niye geç kaldı diye dizlerini dövenler, yalan haberlerle milletimizin moralinizi bozmaya, kaos çıkarmaya çalışanlar da çıktı. Ama milletimizle birlikte ülkemize yönelik her saldırıyı nasıl dirayet ve kararlıkla göğüslemişsek, bu sıkıntıyı da aynı şekilde karşıladık. Ellerini ovuşturarak bu virüsün ülkemizi esir almasını bekleyen muhterislere aradıkları fırsatı vermedik, vermeyeceğiz. Hep söylediğimiz gibi, Türkiye’nin en büyük gücü birliğidir, beraberliğidir, kardeşliğidir. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu sıkıntılı süreci de bırakınız tökezlemeyi veya yıkılmayı, daha da güçlenerek atlatacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.

Aziz milletim, değerli basın mensupları; biz önce insan diyen öyle bir medeniyetin, insanı yaşat ki devlet yaşasın diyen bir kültürün mensuplarıyız. Bunun için aldığımız her tedbir insanlarımızın hayatını ve geleceğini korumaya yöneliktir. Bu tür hastalıklar pek çok insanın farkında olmadan virüse maruz kalması ve yine farkında olmadan virüsü başkalarına bulaştırmasıyla yayılıyor. Sağlıklı insanlar hastalığı rahatça atlatırken, herhangi bir rahatsızlığı olan, bağışıklık sistemi zayıf kişiler ölümcül sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyor. Henüz aşısı ve kesin tedavisi olmayan bu hastalıktan en iyi korunma yolu, virüsün bulaşmasını engellemektir.

“TEDBİRLER SALGIN RİSKİ ORTADAN KALKANA KADAR GEÇİCİ OLARAK UYGULANACAKTIR”

Alınan ve tavsiye edilen tedbirlerin tamamı hem kendimizin, hem de diğer insanların sağlığını koruma amaçlıdır. Kovid-19 hastalığından en iyi korunma yöntemi, herkesin kendi kendine alacağı tedbirler. Hiç kimse bencilliği veya özensizliği sebebiyle tüm toplumun sağlığını tehlikeye atma hakkına sahip değildir. Toplumun tamamının sağlığı ve huzuru için bireyler olarak her birimizin fedakârlıkta bulunma sorumluluğu vardır. Dünyadaki diğer ülkeler gibi Türkiye’deki tedbirler de salgın riski ortadan kalkana kadar geçici olarak uygulanacaktır.

Açıklanan tedbirlere hep birlikte hassasiyetle riayet edersek, evde kalma süresini 3 haftayla sınırlı tutabiliriz. Bu süreçte en çok hassasiyet göstermemiz gereken husus bireysel temizliğimize ve diğer unsurlar, bunun yanında diğer insanlarla olan mesafemize dikkat etmektir. Bilim insanları Kovid-19 virüsüne karşı en etkili tedbirin temizlik olduğu konusunda hemfikirler. Hem inancımızda, hem kültürümüzde, kalp temizliği yanında vücut temizliği, hane temizliği, çevre temizliği de çok büyük önem taşır. Temizliğin imandan geldiği öğüdüne uygun şekilde günde 5 vakit elini yüzünü, kollarını, başını ayaklarını yıkayan kişi İslami olarak da, tıbbi olarak da en ideal temizliği yapan kişidir.

Kültürümüzde musafahalaşmak, sarılmak, küçüklerin yüzlerinden, büyüklerin ellerinden öpmek elbette önemli bir yer tutar. Zira sevgisini dokunarak göstermeyi seven bir milletiz, ancak yaşadığımız süreç bir müddet buna ara vermemizi gerektiriyor. Salgın tehlikesi tamamen ortadan kalkana kadar sevgimizi yüreğimizle göstermekle ve dilimizle ifade etmekle yetineceğiz, onun için gönül selamı.

“MİLLETİMİN HER BİR FERDİNDEN RİCAM, KOVİD-19 TEHDİDİ GEÇENE KADAR MÜMKÜN OLDUĞU KADAR EVLERİNDEN ÇIKMAMALARIDIR”

Peygamber Efendimiz veba olan yere gidilmemesini, veba olan yerden de çıkılmamasını tavsiye ediyor. Bugün bize düşen de hadisi şerife uygun şekilde Kovid-19 virüsünün bulaşma ihtimali olan yerlerden uzak durmak, virüse maruz kalmışsak da iyileşene kadar diğer insanlarla teması kesmektir. Hazreti Ömer Şam’a gitmek üzere yola çıkacakken orada bir salgın hastalık başladığının haberini alıyor ve yolculuktan vazgeçiyor. Bunun üzerine sahabeden birisi Hazreti Ömer’e, Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun diye soruyor. Hazreti Ömer’in bu soruya cevabı çok manidardır, evet, ‘Allah’ın kaderinden yine Allah’ın kaderine kaçıyoruz’. Bugün bize düşen görev de, gereken her türlü tedbiri alarak takdiri Allah’a bırakmaktır. İşte bu anlayışla ülkemizin de maruz kaldığı bu virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik. Bu süreçte en büyük görev fert fert milletimize düşüyor.  Milletimin her bir ferdinden ricam, Kovid-19 tehdidi geçene kadar mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarıdır. Kontrol altında tutamayacağımız her türlü temas bizi virüs taşıyıcısı hâline getirebilir. Kendimiz zarar görmesek de taşıdığımız virüsü Allah muhafaza sevdiklerimize bulaştırarak hastalanmalarına, hatta ölümlerine yol açabiliriz.

Sosyal mesafeyi ne kadar korur ve sosyal hareketliliği ne kadar azaltırsak virüsün yayılma hızını, dolayısıyla yol açtığı tehdidi o derece düşürürüz. Toplu ulaşım araçları ve kapalı mekânlar başta olmak üzere insanların çok yakın mesafede bulundukları ortak kullanıma açık her yer virüsün potansiyel yayılma alanlarıdır. Bakın birer koltuk ara verdik, bu hassasiyetimizin önemi, dikkat edeceğiz, başka çaremiz yok. Herhangi bir şekilde virüse maruz kalmış tek bir kişinin ikazları dinlemeyip gereksiz yere dışarıda dolaşması hâlinde gün içinde yüzlerce kişiye bunu bulaştırma imkânı vardır.

Hâlbuki vakit gönlümüzce gezme değil, tedbir, tefekkür, tevekkül, okuma, dinginlik vaktidir. Vakit, yapabileceğimiz her şeyi evimizden yapma, dış dünya ile fiziki irtibatımızı asgariye indirme vaktidir. Vakit, sevdiklerimiz başta olmak üzere toplumun tamamı için kendimizden fedakârlık etme vaktidir. Altını çizerek bir kez daha tekrarlıyorum, mecburiyeti olmayan hiçbir vatandaşımız tehdit ortadan kalkana kadar evinden çıkmamalı, kimseyle temas etmemelidir. İşlerine giden vatandaşlarımız mesai bitimiyle birlikte hemen evlerine dönmeli, kapıdan girer girmez de kimseyle temas etmeden ilk iş sabunla ellerini, yüzünü yıkamalıdır. İster kamu, ister özel olsun, ister iş yerlerinde de virüsün yayılma ihtimalini en aza indirecek tedbirlerin tamamı alınmalıdır.

Çocuklarımızdan dışarıya çıkmadan evde kitap okuyarak, derslerine çalışarak vakitlerini değerlendirmelerini istiyoruz.

En büyük risk grubunu oluşturan yaşlılarımızın sadece evden çıkmamakla yetinmeyerek bir süre ailenin dışarıyla irtibatı olan diğer fertleriyle de mesafeli şekilde hayatlarını sürdürmeleri daha doğru olacaktır.

Kimi Avrupa ülkelerinin dezavantajlı grupları, özellikle de yaşlıları adeta gözden çıkartan anlayışlarına asla katılmıyoruz. Tam tersine, bizim kültürümüzde yaşlılarımızı el üstünde tutmak, dünya ahiret sadedinin temel şartlarından biri olarak kabul edilir, bunun için yaşlılarımızı koruyacak ve kollayacağız.

Bilim Kurulumuzun önerisiyle önce İstanbul ve Ankara’da başlatılacak bir çalışmayla 65 yaş üzerindeki tüm yaşlılarımıza koruyucu maske ve kolonya dağıtacağız. Yalnız yaşayan 65 yaş üzeri vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanmasında devlet kadar yakınlarına ve komşularına da görev düşüyor. Bu insanlarımıza hep birlikte yardımcı olarak süreci suhuletle geçirmelerini temin etmeliyiz.

Değerli dostlar; kamu bankalarımız 76 yaş üzeri emeklilerimizin maaş ödemelerini isterlerse evlerinde yapacaklardır.

Huzurevlerindeki doktor sayısını da artırarak yaşlılarımızın sağlığını daha yakından takip edeceğiz.

“TÜM SAĞLIK PERSONELİMİZE ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM”

Bir diğer önemli konu, sağlık sistemimizi güçlü bir şekilde ayakta tutmaktır, bunun için sağlık kuruluşlarımızın üzerine binecek yükü hafifletmemiz gerekiyor. Vatandaşlarımızdan hayati olmayan sağlık sorunlarına mümkün olduğu kadar aile hekimleri vasıtasıyla çözüm aramalarını özellikle rica ediyorum. Unutmayınız, salgın hastalıklar durumlarında hastaneler aynı zamanda virüs buluşma ihtimali en yüksek yerler hâline gelmektedir.

Yüksek ateş, kuvvetli öksürük ve nefes darlığı gibi hastalık belirtileri ortaya çıkan vatandaşlarımız ise paniğe kapılmadan öncelikle Sağlık Bakanlığımızın Alo 184 hattını aramalıdır. Buradan yapılacak yönlendirmeye göre hareket edilmesi hâlinde sağlık kurumlarımızdan en yüksek verimle istifade edebiliriz.

Bu vesileyle, takdire şayan bir fedakârlıkla ve sabırla görev yapan tüm sağlık personelimize şükranlarımı şahsım ve milletim adına sunuyorum.

Kovid-19 hastalığına karşı aşı ve ilaç geliştirme çalışmalarını da tüm hızıyla devam ettiriyoruz. Araştırma-geliştirme çalışmalarını yürüten Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız bu konudaki tüm önemli araştırmacıları ve kurumları bir araya getirdi. Tanı kiti konusunda çok iyi bir üretim potansiyelimiz var.

Önceki gün Almanya, Fransa, İngiltere liderleriyle, dün de İtalya Başbakanıyla yaptığım telefon görüşmesinde ülkemizin bu salgın hastalık konusunda muhataplarına yapabileceği katkıları ele aldık. Salgın ilk başladığında Çin’e de tıbbi malzeme desteği vermiştik. Aynı şekilde Türkiye olarak biz de bu ülkelerin tecrübelerinden istifade edeceğiz.

Ülkemizin bayrak taşıyıcı kurumu olan Türk Hava Yolları hem dünyanın çeşitli yerlerindeki vatandaşlarımızın ailelerine kavuşturulması, hem de kargo taşımacılığını kesintisiz sürdürerek temel ihtiyaçların karşılanması konusunda çok büyük gayret gösterdi. Krizden en çok etkilenen kuruluşların başında gelen Türk Hava Yollarımıza da gereken desteği vereceğiz.

Aziz milletim, değerli basın mensupları; görüldüğü gibi virüs salgınının ilk ortaya çıktığı günlerden itibaren Türkiye olarak hızlı kararlar alarak ve süratle uygulamaya geçirerek ülkemizin bu krizden en az şekilde etkilenmesi için elimizden geleni yaptık, yapmaya devam ediyoruz.

Nitekim çevremizdeki ülkelerde çok yoğun görülmesine, ciddi kayıplara yol açmasına rağmen virüsün ülkemize sirayeti hem oldukça geç, hem de oldukça sınırlı olmuştur. Aldığımız tedbirlerin etkisiyle ortaya çıkan bu olumlu görüntüyü sürdürmekte kararlıyız. Bunun için tehlikenin kapımızı çalmasını beklemeden sürekli yeni ve etkili tedbirler alıyor, uygulamaya geçiriyoruz.

“YAŞADIĞIMIZ SÜRECİN EKONOMİMİZE OLUMSUZ ETKİSİNİ AZALTMAK AMACIYLA ÖNEMLİ KARARLAR ALDIK”

Bu çerçevede, biraz önce de bakanlarımızın, iş dünyasından temsilcilerimizin, resmî, sivil ilgili tüm kurumlarımızın temsilcilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısını gerçekleştirdik. Özellikle yaşadığımız sürecin ekonomimize, piyasaya, üretime, istihdama olumsuz etkisini azaltmak amacıyla çok önemli kararlar aldık.

Esasen hastalığın çıktığı ilk günden itibaren arkadaşlarımız sürecin diğer boyutlarının yanı sıra, ekonomik etkilerini yakından takip ediyorlar. Ülkelerin aldığı önlemleri, yaşanan ekonomik türbülansa karşı geliştirdikleri yöntemleri tek tek analiz ediyorlar. Özellikle de ekonomi yönetimimiz ve ilgili bakanlarımız, kurumlarımız tüm iş dünyasının taleplerini ve öngörülerini toplayarak hazırlıklarını yaptı. Karşımızdaki fotoğrafa göre bir yol haritası belirledik. Son yıllarda ekonomimize hedef alan saldırılara karşı verdiğimiz mücadele sayesinde küresel türbülanslara, özellikle söylüyorum, güçlü bir bağışıklık sistemini geliştirerek biz oraya hedefimizi koyduk ve yolumuza böyle devam ettik. Şimdi bu 2 aylık direnme sürecini de en iyi şekilde atlatacağımıza inanıyorum.

Daha önce örneği görülmemiş bir süreç yaşıyor ve bundan dolayı da hasarın boyutları kestirilemiyordu. Bunun için bizim tüm senaryolara hazırlıklı olmamız gerekiyor. Ancak bu dönemde de gelişmekte olan ülkeler arasında pozitif ayrışan bir ülke konumunda bulunduğumuz bir gerçektir.

Hindistan borsasının yüzde 18, Japonya’nın yüzde 20, Amerika’nın yüzde 21, İngiltere’nin yüzde 22, Almanya’nın 26, İtalya’nın yüzde 32 değer kaybettiği 28-16 Mart tarihleri arasında bizi kaybımız yüzde 17’de kaldı. Aynı tarihlerde Türk Lirası olarak da gelişmekte olan ülkelerin hepsinden daha iyi bir direnç gösterdik. Şimdi ekonomimiz için koruma kalkanı olacak bir paketi devreye alıyoruz.

Dün Merkez Bankamız piyasalar açısından oldukça önemli bazı adımları atarak likidite sıkıntı yaşanmayacağının garantisini ortaya koydu. Bu kapsamda Merkez Bankamız ihracatçımız için de çok önemli uygulamalar başlattı.

Nisan, Mayıs ve Haziran ayı vadeli açık reeskont kredi anapara ve faiz ödemeleri Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ertelenerek azami vade 1 yıl uzatıldı.  Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında vadesi dolan reeskont kredilerinin taahhüt kapama süresi de yine 1 yıl uzatıldı. Böylece ihracatımız bu süreçteki belirsizliği rahat bir şekilde atlatabilecek.

“EN BÜYÜK ÖNCELİĞİMİZ, ÜRETİM VE İSTİHDAMIN SEKTEYE UĞRAMAMASIDIR”

En büyük önceliğimiz, üretim ve istihdamın sekteye uğramamasıdır. İnşallah bu süreçten kamu-özel sektör dayanışması ise daha da güçlenerek çıkacağız.

Birazdan açıklayacağımız paketteki imkânlardan istifade edecek firmalar için ön şartımız, istihdam kaybına yol açmamalarıdır. Herhâlde burada anlaşıyoruz değil mi?

Finansal kurum ve kuruluşlarında kredi limiti olan firmaların likidite ve nakit ihtiyacına yönelik taleplerinin hızlıca karşılanması, ayrıca kredi limitlerinin kullandırılmasında kısıtlamaya gidilmemesi de önemlidir. Finans kuruluşlarından bu ortamda istihdamın mahfazası ve ekonomik büyümenin sürdürülmesi için kredi şartlarının esnetilmesine yönelik adımlar bekliyoruz.

Tüm finans kuruluşlarının kredi geri çağırma, mevcut kredi limitini kullandırmama, fiyat artırma, teminat şartlarını zorlaştırma uygulamalarından özenle kaçınmasını istiyoruz.

Bunun yanında, kurumsal firmaların, KOBİ’lerin, bireysel kesimin geçici iş ve ciro kaybı veya benzeri nedenlerle gelir kaybı yaşayanların kredi borçlarıyla ilgili taksit, öteleme, yapılandırma, düzenleme taleplerine süratle ve olumlu cevap verilmelidir.

“100 MİLYAR LİRALIK BİR KAYNAK SETİNİ DEVREYE ALIYORUZ”

Ekonomik istikrar kalkanı adını verdiğimiz bir paketle Kovid-19 salgının etiklerini azaltmak için toplamda 100 milyar liralık bir kaynak setini böylece devreye alıyoruz.

Bu çerçevede devreye sokacağımız tedbirler şunlardır:

1- Perakende, AVM, demir-çelik, otomotiv, lojistik, ulaşım, sinema, tiyatro, konaklama, yiyecek-içecek, tekstil-konfeksiyon ve etkinlik-organizasyon sektörleri için Muhtasar ve KDV tevkifatı ile SGK primlerinin Nisan, Mayıs ve Haziran ödemelerini 6’şar ay erteliyoruz.

2- Konaklama Vergisini Kasım ayına kadar uygulamayacağız.

3- Otel kiralamalarına ilişkin irtifak hakkı bedelleri ve hasılat payı ödemelerini Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için 6 ay süreyle erteledik.

4- İç havayolu taşımacılığında 3 ay süreyle KDV oranını yüzde 18’den yüzde 1’e indiriyoruz.

5- Kovid-19 salgınıyla ilgili tedbirlerden etkilendiği için nakit akışı bozulan firmaların bankalara olan kredi anapara ve faiz ödemelerini asgari 3 ay öteleyecek ve gerektiğinde bunlara ilave finansman desteği sağlayacağız.

6- İhracattaki geçici yavaşlama sürecinde kapasite kullanım oranlarının korunması amacıyla ihracatçıya stok finansmanı desteği vereceğiz.

7- Bu dönemde işlerinin olumsuz etkilendiğini beyan ederek talepte bulunan esnaf ve sanatkârların Halkbank’a olan kredi borçlarının Nisan, Mayıs ve Haziran anapara ve faiz ödemelerini 3 ay süreyle ve faizsiz olarak erteleyeceğiz.

8- Kredi Garanti Fonu limitini 25 milyar liradan 50 milyar liraya çıkartacak, kredilerde önceliği gelişmelerden olumsuz etkilendiği için likidite ihtiyacı oluşan ve teminat açığı bulunan firmalar ile KOBİ’lere vereceğiz.

9- Vatandaşlarımız için uygun ve avantajlı şartlarda sosyal amaçlı kredi paketleri devreye alınmasını teşvik edeceğiz.

10- 500 bin liranın altındaki konutlarda kredilendirilebilir miktarını yüzde 80’den yüzde 90’a çıkartacak, asgari peşinatı yüzde 10’a düşüreceğiz.

11- Koronavirüs etkisiyle Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında temerrüde düşen firmaların kredi siciline “mücbir sebep” notu düşülmesini sağlayacağız.

12- Asgari ücret desteğini devam ettireceğiz.

13- Mevzuatımızdaki esnek ve uzaktan çalışma modellerinin daha etkin hâle getirilmesini temin edeceğiz.

14- Kısa çalışma ödeneğini devreye alacak, bundan faydalanmak için gereken süreçleri kolaylaştırılacak veya hızlandırılacağız. Böylece faaliyetine ara veren işyerlerindeki işçilere geçici bir gelir desteği verirken, işverenlerin de maliyetini azaltmış olacağız.

15- En düşük emekli maaşını 1.500 liraya yükseltiyoruz.

16- Emeklilerin bayram ikramiyesini Nisan ayı başında ödüyoruz.

17- Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın belirlediği kriterlere göre ihtiyaç sahibi ailelere yapılacak nakdi yardımlar için ilave 2 milyar liralık bir kaynak ayırıyoruz.

18- İstihdamdaki sürekliliği temin etmek amacıyla 2 aylık telafi çalışma süresini 4 aya çıkartıyoruz.

19- Tek başına yaşayan 80 yaş üstü yaşlılarımız için sosyal hizmet ve evde sağlık hizmetlerinden oluşan periyodik takip programını devreye alıyoruz.

Alınan kararların milletimize ve ekonomimize hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum. Basın toplantımıza iştirakiniz ve dikkatiniz için sizlere teşekkür ediyorum.

Hiçbir virüsün Türkiye’den, Türk milletinin birliğinden, beraberliğinden, kardeşliğinden aldığımız ve alacağımız tedbirlerden daha büyük olamayacağını tekrar ederek hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla.”

Aliseydi Yetgin'in 18 Mart Çanakkale zaferi mesajı

Aliseydi Yetgin’in 18 Mart Çanakkale zaferi mesajı

18 Mart Çanakkale zaferi

Osmanlı Diriliş Halk Harekatı Malatya il temsilcisi
Aliseydi Yetgin “Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor.
Cümle düşmanlar birlik olmuş, yeni haçlı seferleriyle boğazlarda azgın, bir o kadarda zalimce yükleniyor yurdumuza. Yenilmez olduğunu sandıkları güçleriyle…

Görüntünün olası içeriği: Erdogdu Ozturk, yakın çekim
Osmanlı Diriliş Halk Harekatı Malatya il temsilcisi
Aliseydi Yetgin


Karşılarında ki imanın farkında olmada.
Her düşen canın yerine bir can daha koşuyor şehadete. Bir bir boylu yor serin suların dibini, dev gemileri. Geçmiyor küfrün gücü asla, nedeni imansizlik, nedeni barbarlık. 270 kg top mermisini tek başına yerleştiriyor topun ağzına seyid onbaşı sarsılmaz imaniyla duasını okuyup ateşliyor. Batıyor küfrün gücü iman karşısında.

Fotoğraf açıklaması yok.


🇹🇷 Şüheda fışkıracak toprağı sıksan Şüheda…
Şehadete göz kırpmadan yürüyen 57 alay…
O yıl mezun vermeyen okullar. 250 bin şehidimiz gazilerimiz. Ruhunuz şad mekanınız cennet olsun inşallah.”

Vatan toprağını yücelten, aralarında subayların, çavuşların, onbaşıların ve erlerin bulunduğu şehitlerimizi, Çanakkale Zaferi’nin Yıl dönümünde, gururla, minnetle ve saygıyla anıyoruz.

Başta Çanakkale şehitleri olmak üzere vatan uğruna canını seve seve feda etmiş bütün şehitlerimizi rahmetle yad ediyoruz.

Aziz şehitlerimiz vatan size minnettar. Ruhunuz şad, makamınız cennet olsun…

GÜN AY YIL ÖLÜM YERİ AS.ŞB ÖZEL BİRLİK D.YIL
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 5 0 43 1 3   ALİ ABDULLAH — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 1 12 1331 TOPÇU KIŞLASI HASTAHANESİ MALATYA — 1311
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 125 1 4   ALİ ABDULVAHAP — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 9 7 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ MALATYA — 1297
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 12   MEHMET AHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 5 3 1331 MERKEZTEPE`DE SULTANAHMET — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 18 1 2 CEMİŞLİ OĞULLARINDAN MEHMET AHMET — ONBAŞI TÜRKİYE MALATYA — — — 28 3 1331 MEYDAN HARBİ — — 1307
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 14 0 7   HÜSEYİN ALİ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 21 2 1331 GÜLHANE HASTAHANESİ MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 16 1 1 MUSA OĞULLARINDAN OSMAN ALİ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 8 8 1331 ANAFARTALAR MUHAREBESİ ÜSKÜDAR — 1295
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 125 2 2   HÜSEYİN AYZER — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 9 3 1331 TEKİRDAĞ MERKEZ HASTAHANESİ MALATYA — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 4 0 32 3 9   İBRAHİM BAYRAM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 22 4 1331 TRİYANDAFİL ÇİFTLİĞİNDE MALATYA — 1302
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 13 1 0   OSMAN DERVİŞ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE — 1290
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 125 2 2   HÜSEYİN EBEZ — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 9 3 1331 BEYLERBEYİ HASTAHANESİ MALATYA — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 58 4 14   CUMA HALİL — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 24 10 1331 SİPER MUHAREBESİNDE MALATYA — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 17 4 3   HASAN HASAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 30 4 1331 ÇARDAK HASTAHANESİ MALATYA — 1304
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 16 3 9   AHMET HASAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 21 7 1331 ANAFARTALAR MUHAREBESİ BİLECİK — 1294
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 14 1 4   MEHMET HASAN — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 14 9 1331 MEKTEB-İ HARBİYE HASTAHANESİ KILIÇALİPAŞA — 1308
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 72 2 0   MEHMET HAŞİM — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 14 2 1331 KANLISIRT`DA MALATYA — 1297
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 5 13 38 3 10   MEHMET KADRİ EFENDİ — KD. YÜZBAŞI TÜRKİYE MALATYA — — — 27 2 1331 KEREVİZDERESİ MUHAREBESİ — AYAŞ ASKERLİK ŞUBESİNDEN —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 13 3 10   ALİ MAHMUT PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 13 7 1331 ŞİMAL GURUBU AĞIR MECRUHİN HASTAHANESİ MALATYA — 1291
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 3 10 KIZGANCI ALİ MAHMUT PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 11 7 1331 KANLISIRT`DA SULTANAHMET — 1291
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 125 1 4   MEHMET MEHMET — — TÜRKİYE MALATYA — — — 7 6 1331 HİLAL-İ AHMER HASTAHANESİ — — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 11 3 12   İBRAHİM MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 28 5 1331 AKBAŞ HASTAHANESİ MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 12   İBRAHİM MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 27 5 1331 AKBAŞ HASTAHANESİ — — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 2 0   HASAN MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 6 3 1331 MERKEZTEPE`DE SÜLEYMANİYE — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 14 1 3   OSMAN MUSTAFA İHTİYAT ER TÜRKİYE MALATYA — — — 27 4 1331 GÜMÜŞSUYU HASTAHANESİ MALATYA — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 5 15 38 1 1   ABDULLAH ÖMER PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 15 9 1331 SEVK MECRUHİN HASTAHANESİ MALATYA — 1310
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 59 3 2   HÜSEYİN ÖMER — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 16 10 1331 ŞEHİR EMANETİ HASKÖY NİSA HASTAHANESİ MALATYA — 1296
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 14 2 5   HÜSEYİN SÜLEYMAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 8 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ MALATYA — 1291
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 11   MEHMET ŞÜKRÜ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 23 4 1331 SIĞINDERE`DE KOCAMUSTAFAPAŞA — 1302
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 125 1 4   ALİ VEHHAB — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 9 7 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ MALATYA — 1297
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 2 0   MUSTAFA AHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 6 3 1331 MERKEZTEPE`DE KOCAMUSTAFAPAŞA — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 1 0 39 2 0   MEHMET AHMET PİYADE ONBAŞI TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 13 2 1331 KUMKALE HASKÖY — 1292
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  J 0 8 0 73 4 14   HULUSİ AHMET TABAR İKMAL ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 8 6 1331 İSMAİL TEPEDE ARAPGİR — 1308
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 5 0 15 1 2   HAMZA ALİ TOPÇU ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 16 9 1331 SEVK MECRUHİN HASTAHANESİ ARAPGİR — 1310
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 2 2 ADIGÜZEL OĞULLARINDAN EYÜP BEKİR PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR MERKEZ TARHAN 30 4 1331 9.FIRKA SEYYAR HASTAHANESİ HAYMANA — 1298
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 12 3 2 EYÜP OĞULLARINDAN BEKİR FAZLI PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 19 4 1331 BAHRİYE MERKEZ HASTAHANESİ ARAPGİR — 1293
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 11 TATAR OĞULLARINDAN MEHMET HÜSEYİN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 6 3 1331 MERKEZTEPE AKSARAY — 1309
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 15 3 0   RECEP HÜSEYİN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 18 2 1331 KANLITEPE ŞARK SIRTLARINDA — — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 5 2 0   RIDVAN HÜSEYİN SAHRA TOPÇUSU ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 21 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ ARAPGİR — 1304
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 9 5 0 5 ŞEHRİ OĞULLARINDAN RIDVAN HÜSEYİN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 17 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ KOCAMUSTAFAPAŞA SAHRA TOPÇU TABURU 1304
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 14 2 8   HÜSEYİN İBRAHİM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR MERKEZ TARHAN 27 2 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ ARAPGİR — 1301
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 14 1 0   İBRAHİM İBRAHİM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR TAŞDELEN YAZILI 7 5 1331 CONK BAYIRINDA AKSARAY — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 1 3   AHMET İBRAHİM ETHEM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 22 4 1331 KİRTE HARBİNDE ARAPGİR — 1295
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 5 3 8   ŞABAN İSHAK PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR TAŞDELEN BOSTANCIK 1 10 1331 5.ORDU MENZİL 3 NUMARALI HARP HASTAHANES ARAPGİR — 1302
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 12 ŞAHKULU OĞULLARINDAN ALİ MAHMUT NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE(İSTANBUL) — 1296
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 9 5 0 5   VELİ MEHMET TOPÇU ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 28 3 1331 SUYATAĞI SÜLEYMANİYE SAHRA TOPÇU 1296
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 1 3 39 1 1   ZİYA MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 12 6 1331 SENJOZEF ALMAN HASTAHANESİ — — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 10 4 11   SÜLEYMAN MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 2 5 1331 CENUP GRUBU SEVK MECRUHİN HASTAHANESİ ARAPGİR — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 10 4 15   TATAR SÜLEYMAN MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 3 5 1331 SEDDÜLBAHİR MUHAREBESİ SÜLEYMANİYE — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 10   MUSTAFA MEHMET NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 5 3 1331 MERKEZTEPE SULTANAHMET — 1292
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 13 1 3   MUSTAFA MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 24 2 1331 MEKTEB-İ SULTAN-İ HİLALİ AHMER HASTAHANE ARAPGİR — 1295
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 14 1 3   OSMAN MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR TAŞDELEN BOSTANCIK 1 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ AKSARAY — 1294
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 11   ABDULLAH MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 22 4 1331 SIĞINDERE`DE KOCAMUSTAFAPAŞA — 1302
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 5 0 2   ÖMER MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR TAŞDELEN ESKİARAPGİR 2 7 1331 ARSLAN TEPE AĞIN — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 14 3 10 KÜÇÜKAĞA OĞULLARINDAN ÖMER MUSTAFA PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 27 5 1331 ANAFARTALAR MUHAREBESİ KOCAMUSTAFAPAŞA — 1297
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 14 41 1 3 AHMET BEY OĞULLARI HASAN MUSTAFA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 28 9 1331 — ARAPGİR — 1309
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 125 1 2   ABDULFETTAH MUSTAFA EFENDİ — TEĞMEN TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 14 3 1331 KIRMIZITEPE MUHAREBESİNDE — — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 12 2 3   BEKİR MÜSLİM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 3 6 1331 ŞİMAL GRUBU AĞIR MECRUHİN SEYYAR HASTAHA ARAPGİR — 1292
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 1 0 39 1 2   YAKUP RÜSTEM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 3 6 1331 KİREÇ TEPEDE ARAPGİR — 1304
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 15 2 7   HÜSEYİN SADIK PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 22 8 1331 5.ORDU-YI HÜMAYUN 1.MENZİL HASTAHANESİ ARAPGİR — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 14 0 1   İSMAİL SAİT PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 18 2 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ SÜLEYMANİYE — 1309
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 4 0 32 3 10   MEHMET SAİT PİYADE ONBAŞI TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 20 4 1331 TRİYANDAFİL ÇİFTLİĞİNDE — — 1295
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 15 1 4   VELİ TEVFİK PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 18 2 1331 KAYA TEPE`DE ARAPGİR — 1308
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 20 3 11 SARIAHMET OĞULLARINDAN MUSTAFA YAKUP NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 5 3 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE(İSTANBUL) — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 13 1 1 DURSUN OĞULLARINDAN HÜSEYİN DERVİŞ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARGUVAN — — 13 3 1331 BAHRİYE MERKEZ HASTAHANESİ MALATYA — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 2 8   MEHMET HÜSEYİN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARGUVAN — — 3 6 1331 ŞİMAL GURUBU AĞIR MECRUHİN HASTAHANESİ ARGUVAN — 1306
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 1 0   SAİT MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARGUVAN — — 26 5 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ SÜLEYMANİYE — 1306
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 14 2 6   ÖMER BEKİR PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA BATTALGAZİ MERKEZ TOYGAR 21 3 1331 KEREVİZDERE`DE CİHANGİR — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 2 8   VELİ ASIM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA DARANDE MERKEZ YENİCE B. 23 4 1331 TİRYANDA FİL ÇİFTLİĞİ AKSARAY — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 48 3 0   HÜSEYİN İPEK HASAN — ER TÜRKİYE MALATYA DARANDE — — 15 4 1331 KARA YORGİ DERESİ CEYHAN — 1295
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 19 57 2 7   BEKİR HÜSEYİN NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA DARANDE — — 12 2 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ DARANDE — 1302
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 125 1 1   MEHMET HÜSEYİN İPEKÇİ — ER TÜRKİYE MALATYA DARANDE — — 30 5 1331 KIRMIZI SIRT MUHAREBESİNDE DARENDE — 1302
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 72 1 0   İBRAHİM MUSTAFA — ONBAŞI TÜRKİYE MALATYA DARANDE — — 15 2 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ DARENDE — 1308
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 1 0 124 1 0   SÜLEYMAN MÜMİN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA DARANDE BALABAN — 0 10 1331 KEÇİ DERESİ BALABAN — 1306
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 125 1 1 KÖŞKER ÖMER SAİT — ER TÜRKİYE MALATYA DARANDE MERKEZ GÜNPINAR 18 4 1331 HAYDARPAŞA HASTAHANESİ DARANDE — 1298
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 14 1 1 0   MEHMET AHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA DOĞANYOL MERKEZ MEZRAA 7 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ PÜTÜRGE — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 3 12   ALİ İBRAHİM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA DOĞANYOL MERKEZ DOĞANYOL-İLÇE MER. B. 6 3 1331 HİLAL-İ AHMER TIP FAKÜLTESİ HASTAHANESİ PÜTÜRGE — 1290
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 18 2 4   ŞAKİR SADIK PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA DOĞANYOL MERKEZ BEHRAMLI 28 5 1331 GÜMÜŞSUYU HASTAHANESİ ARAPGİR — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 11 4 0   CEMAL ABDULLAH PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA KALE MERKEZ KOZLUK 29 5 1331 ASMALIDERE AKSARAY — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 11   HASAN İBRAHİM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA KALE MERKEZ KOZLUK 5 3 1331 MERKEZTEPE`DE MALATYA — 1309
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 47 2 8   HASAN ÖMER — ER TÜRKİYE MALATYA KALE MERKEZ AKÇA 4 9 1331 KANLISIRT`DA MALATYA — 1299
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 125 1 4   OSMAN ABDULVAHAP — ER TÜRKİYE MALATYA MERKEZ — — 9 7 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ MALATYA — 1297
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 5 2 4   VELİ MEHMET SAHRA TOPÇUSU ER TÜRKİYE MALATYA MERKEZ MERKEZ SULUKÖY 28 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ SÜLEYMANİYE — 1296
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 15 1 4   HASAN SADIK PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA MERKEZ MERKEZ SULUKÖY 18 2 1331 KABATEPE`DE SULTANAHMET — 1307
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 5 0 42 2 8   MUSTAFA ABDULLAH PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE MERKEZ YEDİYOL 5 10 1331 ŞEHİR EMANETİ MECRUHİN ASKERİ HASTAHANES PÜTÜRGE — 1309
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 5   YAŞAR ABDULLAH PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 18 4 1331 ZIPKINDERE PÜTÜRGE — 1302
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 11   HASAN ALİ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE(İSTANBUL) — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 11   HASAN ALİ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE MERKEZ ÖRMELİ 6 3 1331 MERKEZTEPE SULTANAHMET — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 9   HALİL ALİ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SULTANAHMET — 1297
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 15 2 6   MUSTAFA ALİ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 20 8 1331 ANKARA MERKEZ ASKERİ HASTAHANESİ PÜTÜRGE — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 13 3 10   MURTAZA ARİF PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 15 3 1331 HAYDARPAŞA HASTAHANESİ PÜTÜRGE — 1296
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 23 1 4   AHMET BAYRAM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE MERKEZ ÇAYKÖY 23 7 1331 GÜMÜŞSUYU HASTAHANESİ MALATYA — 1307
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 11 ÖMERAĞA OĞULLARINDAN MUSTAFA BEKİR NİZAMİYE BAŞÇAVUŞ TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 2 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE(İSTANBUL) — 1292
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 19 57 3 4   AGZOR BEKİR — ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 2 8 1331 BOMBATEPESİ PÖTÜRGE — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 19 57 3 9   AVZER BEKİR PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 3 6 1331 BOMBATEPESİ PÜTÜRGE — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 9 56 1 1   — BEKİR SAMİ EFENDİ PİYADE Yd. Sb.  TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 21 3 1331 9.SIHHİYE BÖLÜĞÜ — — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 12   MUSTAFA CEBRAİL NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE(İSTANBUL) — 1296
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 2 0   MUSTAFA CUMA PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE`DE FATİH — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 8 2 0 KASIM OĞULLARI HASAN DEMİR CEPHANE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 5 1 1331 — PÜTÜRGE AĞIR OBÜS ALAYI 1307
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 12   HÜSEYİN DURMUŞ NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 5 3 1331 MERKEZTEPE EYÜPSULTAN — 1309
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 14 3 9   HALİT HALİT PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 27 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ BAKIRKÖY — 1286
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 19 1 4   MURTAZA HAMİT PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 26 3 1331 KİRTE HARBİNDE PÜTÜRGE — 1306
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 13 1 0   VESİL HAMZA PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE`DE KILIÇALİ — 1299
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 5 15 1 1   OSMAN HASAN NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 18 2 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ BAKIRKÖY — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 15 2 6   MUSTAFA HASAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 16 1 1331 GELİBOLU SIĞIN DERE SULTANAHMET — 1307
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 2 6   HASAN HASAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE MERKEZ TELUŞAĞI 22 3 1331 ZALKIN DERE SULTANAHMET — 1301
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 2 6   MUSTAFA HASAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 22 3 1331 ZALKIN DERE SULTANAHMET — 1307
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  J 0 0 0 0 0 0   HASAN HÜSEYİN İKMAL ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 29 2 1331 SEDDÜLBAHİR`DE KEREVİZ DERESİNDE — AKSARAY TABURU 1288
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 12   HASAN HÜSEYİN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE(İSTANBUL) — 1298
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 4 0 32 3 12 MOLLA GÜRANİ OĞLU HASAN HÜSEYİN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 22 4 1331 TRİYANDAFİL ÇİFTLİĞİNDE — — 1304
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 12 AKİP OĞULLARINDAN ALİ İBRAHİM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 5 3 1331 MERKEZTEPE`DE FATİH — 1290
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 14 3 12   ALİ MEHMET — — TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 0 0 1331 — SÜLEYMANİYE — 1295
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 1 0   HÜSEYİN MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 26 5 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ FATİH — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 5 15 56 1 4   MUSTAFA MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE MERKEZ TATLICAK 20 9 1331 KANLIDEREDE PÜTÜRGE — 1310
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 11 HASAN OĞULLARINDAN YUSUF MEHMET NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE(İSTANBUL) — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 12   AZİZ MEHMET NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE(İSTANBUL) — 1291
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 1 0   ÖMER MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 18 2 1331 ARIBURNU KANLITEPE`DE SÜLEYMANİYE — 1293
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 14 3 12   YUSUF MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ SÜLEYMANİYE — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 1 3   OSMAN MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 22 4 1331 KİRTE HARBİNDE SÜLEYMANİYE — 1304
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 3 9   OSMAN MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 19 6 1331 KANLITEPE SÜLEYMANİYE — 1309
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 6 18 3 11   ÖMER MUSTAFA PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE TEPEHAN BÜYÜKÖZ 13 5 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ ÜSKÜDAR — 1306
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 11 KÖSE OĞULLARINDAN MEHMET MUSTAFA NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SULTANAHMET — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 9   HÜSEYİN MUSTAFA PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 22 4 1331 SIĞINDERE`DE PÜTÜRGE — 1308
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 5 15 38 3 9   MUSTAFA OSMAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE MERKEZ ÇIĞIRLI 22 9 1331 SEVK MECRUHİN HASTAHANESİ PÜTÜRGE — 1310
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 19 1 4   ALİ OSMAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 23 3 1331 KİRTE HARBİNDE PÜTÜRGE — 1304
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HAMZA OSMAN — ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE MERKEZ GÜNDEĞER 6 11 1331 BEYOĞLU HASTAHANESİ PÜTÜRGE — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 9   DEMİR ÖMER PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 22 4 1331 SIĞINDERE`DE AKSARAY — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 0   İBRAHİM RAMAZAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 1 2 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ PÜTÜRGE — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 0 2   HASAN RAMAZAN — ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE`DE SÜLEYMANİYE — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 0   İBRAHİM RAMAZAN — ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ KILIÇALİ — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 11   OSMAN RAMAZAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 23 4 1331 SIĞINDERE`DE SÜLEYMANİYE — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 12   MEHMET RAMAZAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 23 4 1331 SIĞINDERE`DE KILIÇALİ — 1306
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 5 0 38 2 8 BAYRAM OĞULLARINDAN MEHMET RAMAZAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 8 9 1331 MEYDAN HARBİ PÜTÜRGE — 1310
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 32 2 12   ALİ SALİH — — TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 10 6 1331 HİLAL-İ AHMER TIP FAKÜLTESİ HASTAHANESİ PÖTÜRGE — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 19 57 3 4 SERDAR OĞULLARINDAN ALİ SALİH PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 3 6 1331 BOMBATEPESİ PÜTÜRGE — 1295
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 4 0 32 3 12 KURT OĞULLARI ALİ SALİH PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 12 6 1331 HİLAL-İ AHMER TIP FAKÜLTESİ HASTAHANESİ PÜTÜRGE — 1304
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 14 3 12   MEHMET HANEFİ SALİH — ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 16 3 1331 SIĞINDERE MUHAREBESİ PÜTÜRGE — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 15 1 2   HÜSEYİN YUSUF PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE MERKEZ ARINLI 22 2 1331 HAYDARPAŞA HASTAHANESİ PÜTÜRGE — 1308
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 14 1 1   VELİ AĞA HASAN HÜSEYİN — ONBAŞI TÜRKİYE MALATYA YEŞİLYURT MERKEZ KADİRUŞAĞI 27 2 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ MALATYA — 1297
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   AHMET ETHEM — YÜZBAŞI TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 13 7 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  J 0 0 0 0 0 0   M. ŞÜKRÜ MAHMUT JANDARMA YÜZBAŞI TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 2 5 1331 — MALATYA SİVAS JANDARMA TABURU —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   BEKTAŞ MUSTAFA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 6 5 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   ADIGÜZEL ŞÜKRÜ — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 23 6 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   ÖMER SATO — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 27 11 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 0 0 0   CAFER SATO — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 25 8 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   BEKİR SÜLEYMAN — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 25 6 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HALİL HAYIR — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 6 12 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   YAKUP DURSUN — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 3 8 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   MEHMET HAMZA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 28 8 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   ABDULLAH VELİ — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 8 9 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   ARTİN DİKTAK — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 30 12 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   İBRAHİM RIZA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 30 12 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HASAN CAFER — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 28 10 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   RECEP HÜSEYİN — ÇAVUŞ TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 26 7 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   MEHMET AHMET — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 12 8 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   MEHMET İBRAHİM — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 11 12 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   İBRAHİM İBRAHİM — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 28 7 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   KARABET KİRKER — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 30 12 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   ABDULLAH İBRAHİM — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 22 6 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   MEHMET AHMET TEVFİK — ONBAŞI TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 18 4 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   MUSTAFA MEHMET HAKKI — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 13 10 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HALİL İBRAHİM — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 25 12 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   ŞAKİR HALİL — ONBAŞI TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 23 7 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   AHMET İBRAHİM — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 22 7 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   İBRAHİM İBRAHİM — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 10 4 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   DELİ ALİ ASIM — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 23 6 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   SÜLEYMAN OSMAN — ONBAŞI TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 7 8 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HAYDAR SÜLEYMAN — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 17 12 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HALİL MUSTAFA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 1 7 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   MEHMET HÜSEYİN — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 17 12 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   ŞERİF HASAN — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 21 5 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   AHMET MEHMET — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 21 5 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   AHMET MUSTAFA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 27 8 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   İBRAHİM MUSTAFA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 21 1 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HASAN RIZA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 11 1 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   MEHMET MEHMET DURSUN — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 25 7 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HABİP MUSTAFA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 25 7 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HÜSEYİN MUSTAFA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 0 0 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   MUSTAFA BEKİR — ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 5 1331 — MALATYA — —


Sağlık Bakanı Koca, Koronavirüse İlişkin Son Durumu Değerlendirdi

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, Bilkent Yerleşkesi’nde düzenlenen Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklama yaptı.

Bakan Koca, salgın vakalarında olayların kontrolden çıkmasının belli başlı faktörlerinden birinin panik olduğuna dikkati çekerek, “Panik, duygusaldır, akla uygun değildir. Sağduyulu olmalıyız. Bugünler böyle sürüp gitmeyecek, normal hayatlarımıza döneceğiz” ifadesini kullandı.

“Sıkı tedbirlerle bu sorunu aşacağız”

Koronavirüse karşı verilen mücadelede devletin gece gündüz eylem halinde olduğunu, bu tedbirlere en sıkı şekilde uyularak sağduyuyla destek verilmesi gerektiğini dile getiren Koca, şöyle devam etti:

“Halkımızın sağduyusu devletimizin organizasyon gücü kadar önemlidir. Dünyanın büyük kısmında tablo bir salgın tablosudur. Biz genel tabloya kıyasla şanslı durumdayız. Düşmanımızı iyi tanıyoruz. Sağlık altyapımız hızlı ve yaygın. O halde emin olmalıyız. Sıkı tedbirlerle bu sorunu aşacağız.”

“Laboratuvar sayısı artırılacak”

Bilim Kurulu’nda alınan yeni öneriler olduğunu ifade eden Koca, koronavirüs tanı testlerinin sayısının artırılacağı belirterek, “Şu dönemde 6 olan laboratuvar sayımızı, hafta sonuna kadar 16’ya, devamında bu sayıyı bütün büyük şehirlerde çalışmaya, ayrıca hızlı sonuç veren antijenden geliştirilmiş olan kiti ise ülkenin bütün illerine dağıtma kararı aldık. Böylece, test daha çok şüpheliye vakit kaybı olmadan uygulanacak” bilgisini verdi.

Umreden gelen 5 binin üzerinde vatandaşın gözleme alındığını anımsatan Koca, “Yükseköğrenim yurtlarında bu vatandaşlarımızı 14 gün süre boyunca gözlem altında tutacağız. Bu dönemde, sağlık durumları da yakın takip edilerek Bilim Kurulu’nun önerisi doğrultusunda muhtemelen 7 veya 8’nci gün bir taramadan geçirmemiz planlanıyor” dedi.

“184 Korona Hattı”

Bakan Koca,  Sağlık Bakanlığı İletişim Hattı’nın (SABİM) “ALO 184 Korona Danışma Hattı” olarak hizmet vermeye başladığını ifade ederek, “Vatandaşlarımız şikayetleri olması durumunda, bu hat üzerinden hizmet alabilecekler. Uzman hekimlerimizin de görev aldığı bu rehberlik hizmetiyle bazı ön hizmetleri geniş kitleye vereceğiz” şeklinde konuştu.  

“Uçuş yasağı uygulanan ülke sayısı 20’ye çıktı”

Uçuş yasağının bugüne kadar 14 ülkeye konulduğunu dile getiren Koca, “Bu yasak ülkelere 6 ülke daha ilave edilmiş oldu. Yarın 08.00 itibarıyla İngiltere, İsviçre, Suudi Arabistan, Mısır, İrlanda ve Birleşik Arap Emirlikleri ile uçuşları yasaklıyoruz. Böylece uçuş yasağı uyguladığımız ülke sayısı 20’ye çıkmış oldu” dedi.

“Pozitif vakalar var”

Bakan Koca, dün akşam yeni vakaların olduğu bilgisini paylaştığını, dün için hasta sayının toplam 18 olduğunu anımsattı.

“Şu anda pozitif çıkan yeni vakalarımız var ancak henüz analiz edilmekte olan numunelerimiz mevcut” ifadesini kullanan Koca, bu akşam topluca pozitif çıkan günlük rakamı açıklayacağını bildirdi.

2.jpg

“Tedbir Alır, Yayılmayı Önlersek Hayat Normale Döner”

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, Koronavirüs Bilim Kurulu ile yapılan toplantının ardından açıklamalarda bulundu.

Yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında dün 5 saat süren, kapsamı çok geniş tutulan bir toplantı yapıldığını ve katılımcı sayısının 40’ın üzerinde olduğunu anımsatan Koca, toplantıda, kamuoyuna yansıyan tedbirler dışında ileriye dönük pek çok tedbirin konuşulduğunu söyledi.

“Hastanelerimize ziyaretçi kısıtlaması getiriyoruz”

Hastanelere ziyaretçi kısıtlaması getirileceğini dile getiren Bakan Koca, “Mesai saatleri içerisinde ziyaretçi kabul edilmeyecek, mesai saatleri dışında sadece bir kişiye izin verilecek. İlaçlarını raporla alan yaşlılarımız rapor süresi dolduğunda hastaneye tekrar başvurmadan ilacını doğrudan alabilmesi hususunda, Aile ve Çalışma Bakanlığımız ile bu konuyla ilgili görüşüldü ve önümüzdeki bir iki gün içinde bu konu ile ilgili bakanlık bir yaklaşımı devreye sokmuş olacak” şeklinde konuştu.

Kamu çalışanlarından kronik hastalığı olanların kolaylıkla izne ayrılabileceğini belirten Koca, “Bugün bu anlamda bir genelge de yayınlanmış oldu. Mart ve nisan aylarında düzenlenecek ulusal ve uluslararası bilimsel açık ya da kapalı toplantı, kongre, konferans gibi etkinlikleri geçici bir süreyle ertelemiş oluyoruz” dedi.

Korona danışma hattı

Koca, Sabim Korona Danışma Hattı oluşturacaklarını belirterek, şunları aktardı:

“Vatandaşımızın herhangi bir hastalık bulgusu olduğunda kolay arayabileceği ‘Alo 184 Sabim Danışma Hattı’nı da korona enfeksiyonuna özel bir danışma hattına dönüştürüyoruz. Bunu Sabim Korona Danışma Hattı şeklinde kurmaya başladık. Bu süreçte arandığında ateş ve öksürük bulgusunun olup olmadığı, yaş durumu, nefes darlığı gibi şikayetlerle geliştirilen bir algoritma var. Dolayısıyla vatandaşımız herhangi en ufak bir tereddüt anında hemen sağlık kuruluşlarına başvurmamalı.”

“Bu aşamada yurt dışına kesinlikle çıkmamalarını istiyoruz”

Vatandaşların yurt dışı gidiş gelişleri konusunda ısrarlı uyarıları olduğunun altını çizen Koca, şunları söyledi:

“Vatandaşımızdan vaka sayılarının dünyada tırmanışa geçtiği ve önlemlerin bizim gösterdiğimiz ciddiyetten hala uzak olduğu bu aşamada yurt dışına kesinlikle çıkmamalarını istiyoruz.”

“5 vakanın tamamı doğrudan bağlantılı”

Bakan Koca, “İlk 2 vakamızın belli bir odağa bağlı olduğunu söylemiştim. Aynı temas çevresi, aynı aile içinde 3 yeni tanı daha koyduğumuzu söylemek zorundayız. 5 vakanın tamamı doğrudan bağlantılı. Sonraki 4 vaka ilk tespitin hemen ardından izole edilen kişilerdir” dedi.

“Tedbir alır, yayılmayı önlersek hayat normale döner”

“Tedbir alır, yayılmayı önlersek hayat normale döner” diyen Koca, bu dönemde 4-5 haftanın son derece önemli olduğunu ve bu dönemde tedbirlere sarılınması gerektiğini vurguladı.

Bakan Gül’ün açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Gül, hastalık belirtisi olanların ceza infaz kurumuna alınmayacağını, bu kişilerin sağlık muayenesinden geçirilip tedavileri yapıldıktan sonra ceza infaz kurumuna alınacağını bildirdi.

Cezaevi görüşleri ertelendi

“Açık ve kapalı tüm cezaevlerindeki görüşlerin iki hafta süreyle ertelenmesi kararını aldık” diyen Gül, iki hafta sonra durumun tekrar değerlendirileceğini söyledi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “İş yurtları kapsamında dışarıda çalışan hükümlülerin diğer hükümlülerden ayrılması kararlaştırılmıştır. Cezaevlerindeki ve çocuk eğitim evlerindeki aile görüş odalarının da kullanılması iki hafta süreyle ertelenmiştir” bilgisini verdi.

Ceza infaz kurumundaki tüm personelin ve infaz kurumuna girenlerin ateşlerinin ölçüleceğini söyleyen Bakan Gül, ceza infaz kurumundan bir başka ceza infaz kurumuna nakillerin de güvenlik ve hastalık durumları dışında iki hafta süreyle ertelendiğini kaydetti.

Adliyelerde yoğunluk yaşandığını belirten Gül, şu öneriyi de paylaştı:

“Duruşma ve diğer adli işlemlerden ivedi özelliği bulunmayanların ertelenmesi hususunun yargı mensuplarının takdirine sunulması ve bu keyfiyetin Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından adli mercilerle, makamlarla, yargı mensuplarımızla paylaşılması da Bilim Kurulumuzun önerisi olarak ortaya çıkmıştır.”

Bakan Turhan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak da bu tehlikeden korunmak için tedbirler aldıklarını aktaran Turhan, şunları söyledi:

“Hava yolu taşımacılığında, 3 Şubat’tan itibaren Çin’le, 23 Şubat’tan itibaren İran’’a, 29 Şubat’tan itibaren de Irak, İtalya ve Güney Kore’yle yapılan uçuşlara yasaklama getirmiştik. Sadece kendi vatandaşlarını almak üzere uçakların boş gelmesine müsaade edilmektedir. Şimdi de Almanya, Fransa, İspanya, Norveç, Danimarka, Belçika, Avusturya, İsveç ve Hollanda’ya uçuşlar yarın sabah 08.00’den itibaren 17 Nisan tarihine kadar durdurulacaktır.”

D2 ve B2 belge sahibi araçlara sefer izni

Yüksek Hızlı Trenler (YHT) ve Marmaray hattı gibi toplu ulaşım araçlarında dezenfekte ve temizlik işlemlerinin sürekli olarak yapıldığını dile getiren Turhan, “Dün okulların tatil edildiğinin açıklanmasıyla birlikte otogarlarda yolcu yoğunluğu yaşanmaya başlandı. Vatandaşlarımızın mağdur olmaması için D2 ve B2 belge sahibi araçların da sefer yapmalarına izin verdik” diye konuştu.

Turhan, 13,14 ve 15 Mart’taki Ankara-İstanbul ve İstanbul-Ankara Yüksek Hızlı Tren seferlerine de ilave seferlerin koyulduğunu belirtti.

3.jpg

Deniz taşımacılığında ise Türkiye’deki limanlara gelen gemiler tarafından yapılan sağlık bildirimleriyle risk değerlendirmelerinin yapıldığını ifade eden Turhan, bu değerlendirme sonucunda gemilerin, liman demir sahasında Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünce kontrol edildiğini bildirdi.

Sağlık Bakanı



Dr. Fahrettin KOCA  


Dr. Fahrettin Koca, 2 Ocak 1965’te Konya’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini doğduğu kentte, liseyi Bursa Erkek Lisesi’nde bitirdi. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1988’de tamamlayarak tıp doktoru unvanını aldı. İhtisasını İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda tamamlayarak 1995’te Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı oldu. 

Çeşitli sağlık kurumlarında hekimlik ve medikal direktörlük görevlerinde bulundu. Kurduğu ve başkanlığını yürüttüğü sağlık kurumlarında Türkiye’nin sağlıkta dönüşüm politikaları doğrultusunda önemli atılımlar gerçekleştirdi. Başkanı olduğu Türkiye Eğitim Sağlık ve Araştırma (TESA) Vakfı tarafından 2009 yılında kurulan İstanbul Medipol Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti Başkanlığını yürüttü. 

Evli ve dört çocuk babası olan Koca’nın Türk Pediatri Kurumu, Pediatrik Metabolizma ve Beslenme Derneği, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Sağlık Meslek Komitesi, Özel Hastaneler Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) üyelikleri bulunmaktadır. Aynı zamanda Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi (DEİK) Eğitim Komitesi İş Konseyi Başkan Yardımcısı, Vakıf Üniversite Hastaneleri Derneği’nin Başkanı ve Hizmet İhracatçıları Birliği Sağlık Hizmetleri Komitesi Başkanıdır.

Türkiye’den İran’a Koronavirüs Yardımı

2.jpg

Türkiye ile İran arasında sağlık alanında hibe yapılmasına ilişkin anlaşma imzalandı. Anlaşma, Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Emine Alp Meşe ve İran’ın Ankara Büyükelçisi Muhammad Farazmand tarafından imzalandı.

Türkiye, Koronavirüsten en çok etkilenen ülkelerden biri olan İran’a yardım elini uzattı.

Dünya genelinde etkili olan ve Dünya Sağlık Örgütünün pandemi ilan ettiği Koronavirüs salgınına karşı Türkiye, komşu ülke İran’a tıbbi malzeme yardımında bulundu.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İran İslam Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında Hibe Yapılmasına Dair Anlaşma, Sağlık Bakan Yardımcısı Emine Alp Meşe ve İran’ın Ankara Büyükelçisi Muhammad Farazmand tarafından imzalandı.

Anlaşma kapsamında İran’a 1.000 tanı kiti, 4.715 tulum, 20.000 Önlük, 2.004 gözlük, 4.000 N95 maske ve 78.000 üç katlı maske hibe edildi.

Hibe edilen malzemeler tedarik edilerek İran’a teslim edilmek üzere yola çıktı.

3.jpg

Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Emine Alp Meşe, Cumhurbaşkanı Kararı ile 2020 yılında İran İslam Cumhuriyeti’nin de dâhil olduğu 86 ülkeye çeşitli ilaç, aşı, tıbbi cihaz ve malzemelerin aynî hibe olarak verilmesine ilişkin akdedilecek anlaşmaları Türkiye Cumhuriyeti adına imzalamaya yetkili kılınmıştı.