kategori Arşivleri: Dünya

Covid-19 yeni bir milad mı?

Dünya bütün insanlar üzerinde olumsuz sonuçlar yaratabilecek korkunç bir salgının pençesinde. Ancak her zaman olduğu gibi Covid-19’un getirdiği yüklerin de orantısız bir biçimde işçi sınıfına ve yoksul kesimlere düşeceğini öngörmek mümkündür. ABD’deki krizin merkez üssü olan New York’ta, krizin öncelikle kamusal alanlarda insanlarla doğrudan temas halinde olan market çalışanları ve toptan teslimatçıları, taşımacılık işçileri ve sağlık sektöründe çalışanları etkilediğini görüyoruz.

İşçilerin hastalık ve ölüm hikayelerini dinleyerek umutsuzluğa kapılmak kolay gibi gelmektedir. Ancak tarihten ders almak gerekirse, krizin işçi hareketi için fırsat yaratabileceğini görmek mümkündür.

109 yıl önce 25 Mart 1911 tarihinde, New York’taki Triangle Gömlek Fabrikası’nın dokuzuncu katında çıkan yangında çoğunluğu göçmen genç kadın işçilerden oluşan 146 işçi hayatını kaybetti. Kumaş hırsızlığını önlemek için işverenlerin çıkış kapılarını kilitlemesi nedeniyle, birçok işçi canlı canlı yanarken, bazı işçiler atlayarak ölmeyi tercih etti.

Peki Covid-19 ülkenin emekçilerine davranış biçiminin değiştirilmesi için tarihtekine benzer biçimde tetikleyici bir olay olacak mı? Kalıcı, olumlu bir değişim bu salgının küllerinden doğabilir mi? Tarih bize rehberlik edecek mi ve emekçileri görünmez ve harcanabilir kılan güç odaklarına karşı bir meydan okuma, bir hareketlilik görülebilir mi?

Tehlikede Olan Nedir?

Salgın süresince toplumumuz ve ekonomi açısından kimlerin (hangi işçilerin) “gerekli” olduğu belirtildi. Maalesef gereklilikleri yeni tanınan işçiler, kriz esnasında üretimin tüm yükünü üzerinde taşıyor.

Yüksek katlı gökdelenlerin ve lüks dairelerin yapım işleri durdurulmadan önce ölen ilk inşaat işçisi New York’ta inşa edilen Google binasında elektrikçi olarak çalışan Stephen Josef oldu. Ertesi gün kişisel koruyucu donanım olarak çöp torbası kullanmak zorunda olan Mt. Sinai Hastanesi hemşiresi Kious Kelly, New York’ta ölen ilk hemşire oldu.

Bu hafta itibariyle Yere Ulaştırma İşçileri Sendikası’nın 8 üyesi hayatını kaybetti. 330’dan fazla taşımacılık işçisinin testi pozitif çıktı ve Transit Authority’nin toplam 2700 çalışanı evinde karantina altına alındı. Bu olay, şirket yönetiminin haftalarca maske vermeyi reddetmesinin ardından gerçekleşti.

Temel gıda sağlayıcıları ve market çalışanları için koruma eksikliği, hem işçiler hem de tüketiciler açısından risk teşkil etmektedir. Covid-19’dan önce yemek servisi çalışanlarının yalnızca yüzde 25’i ücretli sağlık izni kullanabildi. New Yort Times gazetesinde yer alan bir haberde, Hastalık Koruma ve Önleme Merkezleri’nin 2014 yılında yayınlanan raporunda yemek servisi çalışanlarının yüzde 20’sinin kusma veya ishal belirtileri bulunmasına rağmen çalışmak zorunda oldukları belirtildi (Yazının Başlığı: “Halk Sağlığının Ötesine Kârı Getiren Şirketler”).

Yangının Küllerinden

Covid-19’dan kaynaklı olarak halkla temas hâlinde olan “ön cephe işçilerinin” trajik ölümlerinin gerçekleşmesi gerekmiyor. Triangle Yangını, emekçilerin ve ABD işçi hareketlerinin tarihinde bir dönüm noktası olmuştu. Yangından çıkan sonuçta işçiler; yangın güvenliği uygulamalarının ve bina yapılarının iyileştirilmesi, çalışma koşullarının düzeltilmesi, sağlık tesislerinin düzenlenmesi, toplu pazarlığın teşvik edilmesi, kadınların ve çocukların çalışma saatlerinin sınırlandırılması gibi kazanımlar elde edilmesini sağladı. Asgari ücretten tazminatlara ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği İdaresi’nin kurulmasına kadar her şey, Triangle-sonrası reformlar için yapılan baskılar sonucunda elde edildi.

Yangına tanıklık eden ve daha sonra Roosevelt döneminde ABD Çalışma Bakanlığı yapan Frances Perkins, Triangle Yangını’nı New Deal’ın doğum günü olarak nitelendirdi.

Triangle Hikayesi yalnızca sıradan bir başlık değil, tepkisel olarak emeğin gücünü göstermesine, sendikal mücadelelere, örgütlenmelere ve işçi hareketlerine çağrışım yapar.

Yangından iki yıl öncesinde Triangle’da çalışanlar da dahil olmak üzere 20 bin göçmen kadın konfeksiyon işçisi, Uluslararası Kadın Konfeksiyon İşçileri Sendikası (ILGWU) ile birlikte, güvenli ve sendikalı işyerleri talebinde bulundu. Binlerce işçi sendikalı ve güvenli işyeri hakkına erişti, ancak Triangle’da bu haklar elde edilemedi. Yangının yüzüncü yıldönümünde Çalışma Bakanı Hilda Solis, “Bu işçilerin bir sesi- bir sendikası- olsaydı ve koşulların düzeltilmesi hakkında taleplerini iletebilselerdi, bu olaylar muhtemelen önlenebilirdi. Onlar örgütlenmeyi denedi ve acımasız bir muhalefetle karşılaştı” dedi.

Yangından sonraki günlerde yüz binlerce New Yorklu ILGWU tarafından düzenlenen yürüyüşlerde New York sokaklarını doldurdu. New York ve ülke çapında yeniden canlanan emek hareketi, hesap verilebilirlik ve reform çağrılarına öncülük etti ve yıllar boyunca eyalet ve devlet üzerinde durmaksızın baskı uyguladı.

Büyük reformlar genellikle Perkins, Senatör Wagner ve Başkan Roosevelt gibi kişilere mâl ediliyor. Ancak yüz binlerce işçinin örgütlenmesi ve grevleri olmasaydı, -onların karşısındaki- “şiddetli muhalefet” büyük ölçüde reformları engellemeyi başarabilirdi. Yangın sonrası dönemde sendikal örgütlenmeye katılan ve örgütlenmeyi oluşturan, kamuoyu oluşturucu eylemlere katılan işçi sayısında önemli oranlarda artış görüldü. Trajik bir olayı, kalıcı bir değişime dönüştürmek için bir hareketlilik gerekliydi.

Covid-19 İçin Dersler

Bu kriz yeni arayışları tetikleyecek ve toplumun temel koruma ve haklar konusundaki anlayışını dönüştürecek mi? Değişimin tohumlarını zaten görüyoruz. İşçiler, kendilerinden önceki -tarihteki- tekstil işçileri gibi karşılıklı yardımlaşma ve eylemler için örgütleniyorlar. Pittsburgh sağlık çalışanları, kişisel koruyucu donanımlar ve ek ücret için “kara kedi grevi” (fiili grev) gerçekleştirdi. Amazon, Whole Foods ve Instacart çalışanları ücretli izin, daha güvenli çalışma koşulları ve yarı zamanlı çalışanlar için sağlık hizmetleri amacıyla grev yaptı. Chipotle işçileri, ücretli sağlık izni ve hijyenli-güvenli çalışma koşulu talepleriyle bir yürüyüş gerçekleştirdi. General Electric çalışanları da fabrikalarının ventilatör yapımında kullanılması talebiyle protesto gerçekleştiriyorlar.

Kısa bir süre önce Whole Foods grevinin öncüsü umutla şu açıklamayı yaptı: “Bu hafta inanılmaz bir küçük grev dalgası oldu ve tüm bu farklı hareketlerin bir araya geldiğini görmek istiyorum. Çünkü taleplerimizin birçoğunda ortaklık var.”

146 işçinin Triangle Yangını’nda işverenlerin kârları uğruna yaşamışını yitirmesinde olduğu gibi, Covid-19 krizi de çalışan yoksul insanların ve göçmenlerin hayatını tehlikeye atarak ve korku salarak “tetikleyici olay” olma ihtimaline sahip. Hastalık riskine karşı çalışmaya zorlanmak, kadınların ve çocukların fabrikada kapalı kapıların arkasında 24 saat kilitli kalarak çalışmak zorunda bırakılması kadar şok edicidir.

Ama her zaman olduğu gibi diğer tarafta olanlar – patronlar ve sermaye sahipleri- emekçilerin koşullarının daha da kötüleşmesi için mücadele edeceklerdir.

Garment workers march in protest.

Beyaz Saray koronavirüs salgınını kullanarak; sendika karşıtlığı, daha sıkı sınır kontrolleri, gıda güvenliği denetimleri ve çevre düzenlemelerini geri alma politikalarını uyguluyor. Patronlar sözleşmeleri feshetmeye, ücret ve sosyal güvenlik yükümlülüklerini azaltmaya, koyucu düzenlemeleri geri almaya ve denetim ve gözetimi arttırmaya çabalıyorlar.

Ancak yüz yıl önce çalışan emekçiler gibi, hareketimizin gücü bize bu trajedik olayı kalıcı bir değişime dönüştürmek için mücadele şansı veriyor. İlk adımı atmak zorundayız!

David Unger, Will COVID-19 Be Our Triangle Fire?, LaborNotes, Çeviri:Erkan Kıdak

“Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik. Bu süreçte en büyük görev fert fert milletimize düşüyor. Milletimin her bir ferdinden ricam, Kovid-19 tehdidi geçene kadar mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarıdır” dedi.

“Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik”

  

“Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik. Bu süreçte en büyük görev fert fert milletimize düşüyor. Milletimin her bir ferdinden ricam, Kovid-19 tehdidi geçene kadar mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni tip Koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında Çankaya Köşkü’nde düzenlenen Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı’nın ardından, millete seslenerek, alınan kararları kamuoyuna açıkladı.

Kamuoyu ile canlı olarak paylaşılan toplantıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Sözlerimin hemen başında Çanakkale Deniz Zaferimizin 105. yıl dönümünde aziz şehitlerimizi bir kez daha hürmetle yâd ediyorum. Bu vesileyle, asırlardır ülkemizin bağımsızlığı için canlarını feda eden bütün şühedaya, terörle mücadelede 15 Temmuz’da ve sınır ötesi harekâtlarımızda şehit düşen tüm güvenlik güçlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.

Çanakkale Savaşlarının muzaffer komutanı, İstiklal Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını da burada rahmetle yâd ediyorum. Rabbim şehitlerimizin makamlarını âli, mekânlarını Cennet eylesin. Rabbim bizi şehitlerimizin kutlu yolundan ayırmasın.

“SALGINLAR, AYNI ZAMANDA BÜYÜK SİYASİ, SOSYAL VE EKONOMİK DÖNÜŞÜMLERİN DE TETİKLEYİCİSİ OLMUŞTUR”

Aziz milletim, değerli basın mensupları; insanlık tarihi boyunca her dönemde salgın hastalıklar ve tabii felaketler çok ciddi can kayıplarına yol açmıştır. Tarih kitaplarında Avrupa nüfusunun 3’te 1’iyle 3’te 2’si arasında bir bölümünün ölümüyle sonuçlanan salgın hastalıklardan söz ediliyor. Aynı şekilde kendi tarihimizde de İstanbul nüfusunun yarısına yakınının hayatını kaybettiği salgınlarla ilgili bilgilere rastlıyoruz.

Dünyada ağır sonuçları olan salgınlar, aynı zamanda büyük siyasi, sosyal, ekonomik dönüşümlerin de tetikleyicisi olmuştur. Osmanlı’nın Avrupa’yı fethi ve Rönesans başta olmak üzere insanlık tarihine damga vuran pek çok hadisede bu sürecin izlerini görmek mümkündür. Yakın zamanda da dünyamız 2002 yılında SARS ve 2012 yılında MERS adı verilen salgın hastalıklarla hatırlayalım mücadele etmiştir. Ayrıca, dünyamız 2009 yılındaki domuz gribi, 2014’teki Ebola salgını, 2016’daki Zika virüsü gibi tehditlerle yüzleşmişti. Koruyucu sağlık ve tedavi hizmetleriyle ilaç sektöründe yaşanan gelişmeler virüs salgınlarının eskisi kadar büyük can kayıplarına yol açmasının önüne geçmektedir. Nitekim şu anda dünyada insan ölümlerine yol açan hastalıklar arasında bu tür salgınların payı oldukça düşüktür. Ancak, önüne geçilmediği takdirde salgın hastalıkların kitlesel ölümlere yol açma tehlikesi hâlâ vardır. Bunun için de her türlü salgın hastalığa karşı hızlı ve etkin önlemler alınması gerekiyor.

“TÜRKİYE BU SÜRECE OLABİLECEK EN HAZIRLIKLI ŞEKİLDE YAKALANMIŞTIR”

Özellikle son aylarda hep birlikte şahit olduğumuz gelişmeleri bu perspektiften değerlendiriyoruz. Yaşadığımız sürecin insanlık üzerinde ne gibi sonuçlar ortaya çıkartacağını henüz bilemiyoruz. Sanayileşme, ardından gelen teknoloji ve bilgi devrimleriyle şekillenen bugünkü dünyanın nasıl bir geleceğe evrileceğini kestirmek şu anda zordur. Ancak, artık hiçbir şeyin eskisi gibi gitmeyeceği, gidemeyeceği de açıkça ortadadır. Küresel ekonomik, siyasi ve sosyal düzende köklü değişiklikler yaşanması muhtemel yeni bir döneme giriyoruz. Türkiye’nin bu fotoğrafı özellikle kendi içinde avantajlı bir yerde durdurarak oraya bunu döndürmesi şarttır.

Özellikle son 17 yılda ülkemizin temel hizmet alanlarında ve altyapısında gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşüm sayesinde hamdolsun Türkiye bu sürece olabilecek en hazırlıklı şekilde yakalanmıştır. Ülkemizin uyguladığı dengeli politikalar bir yandan özel sektörün üretim gücünü desteklerden, diğer yandan eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi alanlardaki hizmetlerin kamu garantisiyle kesintisiz sürmesini sağlamıştır. Batı ülkeleri ise yıllarca tüm temel kamu hizmetlerini görünüşte özel sektöre terk ederek, ama aslında başından savarak vatandaşını adeta sahipsiz bırakmıştır. Daha düne kadar liberalizmin en hararetli savunucusu olan kimi Avrupa ülkeleri, bugün hastaneleri ve diğer kimi temel hizmet kurumlarını devletleştirmeye başladı. İnsan hakları savunuculuğunu kimseye bırakmayan kimi ülkelerin de salgını kendi hâline bırakarak, ölen ölür, kalan sağlar ile devam ederiz anlayışıyla hareket ettiğini görüyoruz. Kriz derinleştikçe bu tür tartışmalar da atacaktır.

Yaşadığımız süreci, gerisindeki bu derin arka planı ve belirsiz geleceği göz önünde bulundurarak değerlendirmemiz gerekiyor. Bir yandan önümüzdeki sorunun çözümü için gayret edecek, diğer yandan da geleceğimizi en güçlü şekilde inşa etmenin mücadelesini vereceğiz. Bunun için büyük ve güçlü Türkiye hedefimize, 2053 ve 2071 vizyonlarımıza olan bağlılığımızı artırarak hep birlikte daha çok çalışacağız. Dünyanın yöneldiği istikamette önceden mesafe kat etmiş bir ülke olarak inşallah 21. asra Türkiye’nin asrı hâline getireceğiz.

KORONAVİRÜS SALGINI

Aziz milletim, değerli basın mensupları; bilindiği gibi yeni Koronavirüs veya Kovid-19 hastalığı ilk olarak 2019 yılı Aralık ayında Çin’in Wuhan şehrinde tespit edildi. Ocak ayının birinci yarısında hastalığın tam teşhisinin konmasının ardından ilk ölüm haberi geldi. Hemen ardından hastalık Tayland, Japonya ve Amerika’da da görüldü. Ocak ayının son haftasında Çin yöntemi Wuhan’dan başlayarak virüsün görüldüğü şehirleri karantinaya almaya başladı. Kovid-19 Avrupa’da ilk olarak 27 Ocak’ta Fransa’da tespit edildi, Dünya Sağlık Örgütü Ocak ayının sonunda acil durum ilan etmeye karar verdi.

Şubat ayı başında Çin’de ölümler hızla artarken, Avusturalya, Kanada, Almanya, Singapur, Birleşik Arap Emirlikleri, Vietnam, Filipinler gibi ülkelerden yeni vaka haberleri geldi. Yolcu gemilerinden sınır kapılarına, uçaklardan trenlere kadar tüm ulaşım araçlarında karantina tedbirleri yaygınlaştırılmaya başlandı. Şubat 10’una gelindiğinde Kovid-19 teşhisi konanların sayısı 40 bini geçerken ölenlerin sayısı 1000’e yaklaştı ve SARS salgınındaki can kaybını geride bıraktı.

Filipinler, Japonya, Fransa, Güney Kore gibi Çin dışındaki ülkelerde de ölümlerin başlamasıyla salgının dünya çapındaki faturası ağırlaştı. Şubat’ın üçüncü haftasında İran’da ve hemen ardından İtalya’da virüs salgınının hızla yayıldığı görüldü. Şubat’ın son haftasında virüs Güney Asya’dan Kuzey Avrupa’ya kadar geniş bir alanı etkisi altına almıştı. Suudi Arabistan 27 Şubat itibariyle umre ziyaretlerini askıya aldığını açıkladı. Mart’ın ilk haftasında İran’daki, ikinci haftasında ise İtalya’daki ölümler dikkat çekici şekilde arttı.

Dünya Sağlık Örgütü 11 Mart’la dünya çapında Koronavirüs pandemisi, yani salgını ilan etti. Pek çok ülke hava yolu ulaşımı başta olmak üzere sınırlarını insan trafiğine kapatmaya yönelik tedbirler aldı. Aynı şekilde insanların günlük hayatlarında evlerinde kalmalarını sağlamaya yönelik pek çok önlemler açıklandı.

Bugün itibariyle dünyada Kovid-19 hastalığı teşhis edilen kişi sayısı, burası çok önemli, 200 bine, bu hastalıktan dolayı ölen kişi sayısı ise 8 bine yaklaşmıştır. Hastalık teşhisi konanlardan 80 bini iyileşirken, kalanlarının tedavisi sürmektedir.

“TÜRKİYE, TEDBİRLERİ SÜRATLE HAYATA GEÇİRDİ”

Aziz milletim, değerli basın mensupları; her ülke Kovid-19 tehdidine karşı farklı tedbirlerle şüphesiz ki mücadele etmektedir. Kimi hızla sınırlarını kapatıp sıkı karantina yöntemlerine başvururken, kimileri de hastalığın serbestçe seyrine izin vererek doğal bağışıklık sistemini harekete geçirmeyi tercih etmektedir.

Türkiye en başından itibaren bu hastalıkla ilgili gelişmeleri yakından izlemiş, tedbirlerini de süratle alarak hayata geçirmiştir. Henüz işin çok başında, 6 Ocak’ta Sağlık Bakanlığımız bünyesinde bir operasyon merkezi, 10 Ocak’ta da Bilim Kurulu oluşturarak gelişmeleri anbean takibe aldık.

14 Ocak’ta Kovid-19 hastalığı rehberinin ilk versiyonunu hazırlayarak konuyla ilgili herkesi teşhisten tedaviye kadar tüm süreçlerle ilgili bilgilendirdik.

20 Ocak’tan itibaren hastalığın görüldüğü Çin’in Wuhan şehri, Hong Kong, Hindistan, Endonezya, Malezya, Myanmar,  Filipinler, Singapur, Tayland, Tayvan, Amerika, Rusya ve Vietnam’dan gelen tüm yolcuları ülkemize girişte taramadan geçirmeye başladık.

YÖK’ten ve 12 üniversiteden akademisyenlerin katılımıyla oluşturulan Bilim Kurulumuzun belirlediği tedbirlerin ilgili kurumlar tarafından süratle hayata geçirilmesini temin ettik.

27 Ocak’ta Dışişleri Bakanlığımız seyahat uyarılarını yayınlamaya başladı. 1 Ocak’ta Dışişleri, Sağlık ve Millî Savunma Bakanlıklarımızın iş birliğiyle Çin’in Wuhan kentindeki vatandaşlarımızı askerî bir uçakla ülkemize getirerek karantinaya aldık. Karantina sonunda bu yolculardan hiçbirinde hamdolsun virüs çıkmadı.

Riskli bölgelere yapılan tüm uçuşlarda yolcuların termal kamerayla taranması ve uçakta bilgilendirilmesi işlemine geçtik. 3 Şubat’ta Çin’e olan tüm uçuşları durdurduk. Bu tarihten sonra da aşamalı olarak önlemleri genişlettik. 23 Şubat’ta hastalığın ortaya çıktığı ve yayılmaya başladığı İran’dan ülkemize olan tüm hava, kara ve demir yolu geçişlerini kapattık. 27 Şubat’ta İran, Irak ve Gürcistan’la olan 8 sınır kapımızda sahra hastaneleri kurduk. 29 Şubat’ta İtalya ile ülkemiz arasındaki tüm yolcu trafiğini durdurduk. 2 Mart’ta umreden dönen herkesin sağlık muayenesinden geçirilmesini kararlaştırdık ve vatandaşlarımıza 14 günlük karantina kuralına uymalarını tavsiye ettik. 6 Mart’ta son 14 gün içerisinde İtalya’da bulunan yabancı uyrukluların ülkemize girişini yasakladık, ülkemiz vatandaşları için de 14 günlük evde karantina zorunluluğunu getirdik. 10 Mart’ta Sağlık Bakanımız ülkemizde ilk defa Avrupa’dan gelen bir vatandaşımızda Kovid-19 testinin pozitif çıktığı bilgisini kamuoyuyla paylaştı. Ben de kendilerine Allah’tan rahmet diliyorum.

“BÜTÜN HEDEFİMİZ İNSAN HAYATIDIR”

12 Mart’ta şahsımın Başkanlığında yapılan toplantıda oldukça önemli tedbirler alarak hemen uygulamaya geçirdik. Bunlar arasında, okulların tatil edilmesi ve uzaktan eğitime geçilmesi, kamu çalışanlarının yurt dışı görevlerinin ertelenmesi, spor müsabakalarının seyircisiz oynanması gibi hususlar da yer alıyordu. Birileri farklı şeyler söyleyebilir, değerli kardeşlerim, bizim bütün hedefimiz insan hayatıdır. Altyapısı uygun mesleki ve teknik Anadolu liselerimizi dezenfektan ve cerrahi maske üretim yapabilecek hâle getirdik. Uzaktan eğitimi hem internet, hem televizyon aracılığıyla vererek tüm çocuklarımızın erişebilmesini imkân sağladık. Haziran ayında yapılacak liselere geçiş sınavı ve üniversiteye giriş sınavının soru hazırlıkları da tatil süreleri göz önünde bulundurularak yapılacaktır. Gelişmelere göre bu sınavları da ileri bir tarihe ertelemeyi gündemimize alabiliriz.

Bu vesileyle, bugün 20 bin öğretmenimizin daha atamasını gerçekleştirdiğimizin müjdesini milletimizle paylaşmak istiyorum, hayırlı olsun. Hani diyorlar ya işte istihdam durdu? 20 bin öğretmen, hayırlı olsun dedik.

13 Mart’ta ülkemizdeki vaka sayısı 5’e çıktı. Aynı gün yine şahsımın başkanlığında yapılan kapsamlı bir toplantıda yeni kararlar aldık; Almanya, Fransa ve İspanya dâhil 9 Avrupa ülkesiyle olan hava yolu ulaşımını durdurduk. Hastanelere ziyaretçi sınırlaması getirdik. Kamuda çalışan hamilelere, süt izninde olanlara, engellilere ve 60 yaş üzeri personele 12 gün idari izin verdik. Özel kreşleri, gündüz bakımevlerini, özel çocuk kulüplerini takip ettik. Kışlalardaki askerlerin çarşı izinlerini durdurduk. Ceza infaz kurumlarındaki görüşler ile nakillere ara verdik. Acil olmayan duruşmaların ve diğer adli işlemlerin ertelenmesinin de yolunu açtık. Kültür, sanat faaliyetlerini nisan sonuna kadar erteledik. İlaçları rapora bağlı yaşlıların ve kronik hastalığı olanların rapor süresi bitiminde hastaneye gitmeden ilaçlarını almaya devam edebilmelerine imkân tanıdık. Nisan ayı sonuna kadar programlanan tüm ulusal ve uluslararası bilimsel faaliyetleri, açık-kapalı toplantıları, kongreleri, konferansları, askerî tatbikatları, bedelli askerlik celplerini tehir ettik.

İLK AŞAMADA ALINAN TEDBİRLER

İhracatçılarımızın alınan önlemlerden etkilenmemesi için gümrük kapılarında gereken her türlü tedbiri aldık. Salgının yaygın olduğu İran üzerinden yapılan Orta Asya ihracatlarının tır güzergâhlarını Gürcistan ve Azerbaycan’a yönlendirdik. Bakü-Tiflis-Kars demir yolundan yapılan seferleri günlük 2500 tondan 6000 tona çıkartacak çalışmaları başlattık. İtalya ve Fransa’ya yapılan Ro-Ro seferlerini insan teması olmaksızın gerçekleşir hâle getirdik.

Vatandaşlarımıza fahiş fiyatlarla mal satmaya çalışan firmalara özellikle bütün birimlerimizi devreye sokarak denetimlerimizi yoğunlaştırdık, cezai müeyyideleri de etkinleştirdik.

İş dünyasıyla ortaya çıkan yeni durum karşısında alınabilecek tedbirleri sürekli istişare ettik ve çözümleri hızla hayata geçirdik.

14 Mart’ta umreden dönen bir vatandaşımız yeni vaka olarak o da kayıtlara geçti. 15 Mart’ta umreden dönen vatandaşlarımızın öğrenci yurtlarında karantinaya alınması uygulamasını başlattık, sadece Ankara ve Konya’da umreden dönen 10 bin 330 vatandaşımızı karantinaya aldık.

Bar, gazino, gece kulübü gibi eğlence yerleriyle müze ve kütüphanelerin faaliyetlerini durdurduk.

Aynı gün Avrupa’dan ve Amerika’dan gelen yeni vakaların belirlenmesiyle Kovid-19 teşhisi konan hasta sayısı 18’e ulaştı.

16 Mart’ta uçuşların durdurulduğu ülkelerden gelen her vatandaşımızın 14 gün karantinada tutulmasını kararlaştırdık.

Diyanet İşleri Başkanlığımız Cuma namazlarının ve vakit namazlarının cemaatle kılınmayacağını, herkesin namazını evinde veya isterse camide ferdi olarak eda edebileceğini Din İşleri Yüksek Kurulunun kararı olarak Başkanımız açıkladı.  Böylece yaşları sebebiyle en yüksek risk grubunda bulunan cami cemaatinin korunması konusunda önemli bir adımı atmış olduk.

İnsanların toplu olarak bulunduğu kahvehane, kafe, gazino, sinema, tiyatro, konser salonu, düğün salonu, hamam, spor salonu, internet kafe, kapalı çocuk oyun alanı, taziye evi gibi mekânların faaliyetlerine geçici süreyle ara vermesini kararlaştırdık.

Genel kurullar ve eğitim çalışmaları gibi insanların zorunlu olarak bir araya geldiği faaliyetleri de erteledik. Ben partimin bu noktadaki bütün faaliyetlerini şu anda MYK, MKYK bunların hepsini erteledik.

Hızlı sonuç veren Kovid-19 testlerinin yapıldığı laboratuvar sayısının 4’ten 16’ya çıkartılmasına karar verdik ve bu gerçekleşti.

17 Mart’ta İngiltere ve Suudi Arabistan’ın da aralarında bulunduğu 6 ülkenin daha ilavesiyle uçuş yasağı koyduğumuz ülke sayısı 20’ye ulaştı.

Sağlık Bakanımız da Kovid-19 teşhisi konulan kişi sayısının 47’ye yükseldiğini kamuoyuyla paylaştı. Dün itibariyle Kovid-19 teşhisi konan hastalarımızın sayısı 98’e çıkarken, maalesef 89 yaşında bir vatandaşımızı da kaybettik.

Bu süreçte Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklar olarak aldığımız tedbirlere destek veren, ikazlara riayet eden, meseleye ahlaklı ve vicdanlı bir şekilde yaklaşan herkese şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

“TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK GÜCÜ BİRLİĞİ VE BERABERLİĞİDİR”

Elbette bu süreçte adeta virüs ülkemize gelmekte niye geç kaldı diye dizlerini dövenler, yalan haberlerle milletimizin moralinizi bozmaya, kaos çıkarmaya çalışanlar da çıktı. Ama milletimizle birlikte ülkemize yönelik her saldırıyı nasıl dirayet ve kararlıkla göğüslemişsek, bu sıkıntıyı da aynı şekilde karşıladık. Ellerini ovuşturarak bu virüsün ülkemizi esir almasını bekleyen muhterislere aradıkları fırsatı vermedik, vermeyeceğiz. Hep söylediğimiz gibi, Türkiye’nin en büyük gücü birliğidir, beraberliğidir, kardeşliğidir. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu sıkıntılı süreci de bırakınız tökezlemeyi veya yıkılmayı, daha da güçlenerek atlatacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.

Aziz milletim, değerli basın mensupları; biz önce insan diyen öyle bir medeniyetin, insanı yaşat ki devlet yaşasın diyen bir kültürün mensuplarıyız. Bunun için aldığımız her tedbir insanlarımızın hayatını ve geleceğini korumaya yöneliktir. Bu tür hastalıklar pek çok insanın farkında olmadan virüse maruz kalması ve yine farkında olmadan virüsü başkalarına bulaştırmasıyla yayılıyor. Sağlıklı insanlar hastalığı rahatça atlatırken, herhangi bir rahatsızlığı olan, bağışıklık sistemi zayıf kişiler ölümcül sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyor. Henüz aşısı ve kesin tedavisi olmayan bu hastalıktan en iyi korunma yolu, virüsün bulaşmasını engellemektir.

“TEDBİRLER SALGIN RİSKİ ORTADAN KALKANA KADAR GEÇİCİ OLARAK UYGULANACAKTIR”

Alınan ve tavsiye edilen tedbirlerin tamamı hem kendimizin, hem de diğer insanların sağlığını koruma amaçlıdır. Kovid-19 hastalığından en iyi korunma yöntemi, herkesin kendi kendine alacağı tedbirler. Hiç kimse bencilliği veya özensizliği sebebiyle tüm toplumun sağlığını tehlikeye atma hakkına sahip değildir. Toplumun tamamının sağlığı ve huzuru için bireyler olarak her birimizin fedakârlıkta bulunma sorumluluğu vardır. Dünyadaki diğer ülkeler gibi Türkiye’deki tedbirler de salgın riski ortadan kalkana kadar geçici olarak uygulanacaktır.

Açıklanan tedbirlere hep birlikte hassasiyetle riayet edersek, evde kalma süresini 3 haftayla sınırlı tutabiliriz. Bu süreçte en çok hassasiyet göstermemiz gereken husus bireysel temizliğimize ve diğer unsurlar, bunun yanında diğer insanlarla olan mesafemize dikkat etmektir. Bilim insanları Kovid-19 virüsüne karşı en etkili tedbirin temizlik olduğu konusunda hemfikirler. Hem inancımızda, hem kültürümüzde, kalp temizliği yanında vücut temizliği, hane temizliği, çevre temizliği de çok büyük önem taşır. Temizliğin imandan geldiği öğüdüne uygun şekilde günde 5 vakit elini yüzünü, kollarını, başını ayaklarını yıkayan kişi İslami olarak da, tıbbi olarak da en ideal temizliği yapan kişidir.

Kültürümüzde musafahalaşmak, sarılmak, küçüklerin yüzlerinden, büyüklerin ellerinden öpmek elbette önemli bir yer tutar. Zira sevgisini dokunarak göstermeyi seven bir milletiz, ancak yaşadığımız süreç bir müddet buna ara vermemizi gerektiriyor. Salgın tehlikesi tamamen ortadan kalkana kadar sevgimizi yüreğimizle göstermekle ve dilimizle ifade etmekle yetineceğiz, onun için gönül selamı.

“MİLLETİMİN HER BİR FERDİNDEN RİCAM, KOVİD-19 TEHDİDİ GEÇENE KADAR MÜMKÜN OLDUĞU KADAR EVLERİNDEN ÇIKMAMALARIDIR”

Peygamber Efendimiz veba olan yere gidilmemesini, veba olan yerden de çıkılmamasını tavsiye ediyor. Bugün bize düşen de hadisi şerife uygun şekilde Kovid-19 virüsünün bulaşma ihtimali olan yerlerden uzak durmak, virüse maruz kalmışsak da iyileşene kadar diğer insanlarla teması kesmektir. Hazreti Ömer Şam’a gitmek üzere yola çıkacakken orada bir salgın hastalık başladığının haberini alıyor ve yolculuktan vazgeçiyor. Bunun üzerine sahabeden birisi Hazreti Ömer’e, Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun diye soruyor. Hazreti Ömer’in bu soruya cevabı çok manidardır, evet, ‘Allah’ın kaderinden yine Allah’ın kaderine kaçıyoruz’. Bugün bize düşen görev de, gereken her türlü tedbiri alarak takdiri Allah’a bırakmaktır. İşte bu anlayışla ülkemizin de maruz kaldığı bu virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik. Bu süreçte en büyük görev fert fert milletimize düşüyor.  Milletimin her bir ferdinden ricam, Kovid-19 tehdidi geçene kadar mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarıdır. Kontrol altında tutamayacağımız her türlü temas bizi virüs taşıyıcısı hâline getirebilir. Kendimiz zarar görmesek de taşıdığımız virüsü Allah muhafaza sevdiklerimize bulaştırarak hastalanmalarına, hatta ölümlerine yol açabiliriz.

Sosyal mesafeyi ne kadar korur ve sosyal hareketliliği ne kadar azaltırsak virüsün yayılma hızını, dolayısıyla yol açtığı tehdidi o derece düşürürüz. Toplu ulaşım araçları ve kapalı mekânlar başta olmak üzere insanların çok yakın mesafede bulundukları ortak kullanıma açık her yer virüsün potansiyel yayılma alanlarıdır. Bakın birer koltuk ara verdik, bu hassasiyetimizin önemi, dikkat edeceğiz, başka çaremiz yok. Herhangi bir şekilde virüse maruz kalmış tek bir kişinin ikazları dinlemeyip gereksiz yere dışarıda dolaşması hâlinde gün içinde yüzlerce kişiye bunu bulaştırma imkânı vardır.

Hâlbuki vakit gönlümüzce gezme değil, tedbir, tefekkür, tevekkül, okuma, dinginlik vaktidir. Vakit, yapabileceğimiz her şeyi evimizden yapma, dış dünya ile fiziki irtibatımızı asgariye indirme vaktidir. Vakit, sevdiklerimiz başta olmak üzere toplumun tamamı için kendimizden fedakârlık etme vaktidir. Altını çizerek bir kez daha tekrarlıyorum, mecburiyeti olmayan hiçbir vatandaşımız tehdit ortadan kalkana kadar evinden çıkmamalı, kimseyle temas etmemelidir. İşlerine giden vatandaşlarımız mesai bitimiyle birlikte hemen evlerine dönmeli, kapıdan girer girmez de kimseyle temas etmeden ilk iş sabunla ellerini, yüzünü yıkamalıdır. İster kamu, ister özel olsun, ister iş yerlerinde de virüsün yayılma ihtimalini en aza indirecek tedbirlerin tamamı alınmalıdır.

Çocuklarımızdan dışarıya çıkmadan evde kitap okuyarak, derslerine çalışarak vakitlerini değerlendirmelerini istiyoruz.

En büyük risk grubunu oluşturan yaşlılarımızın sadece evden çıkmamakla yetinmeyerek bir süre ailenin dışarıyla irtibatı olan diğer fertleriyle de mesafeli şekilde hayatlarını sürdürmeleri daha doğru olacaktır.

Kimi Avrupa ülkelerinin dezavantajlı grupları, özellikle de yaşlıları adeta gözden çıkartan anlayışlarına asla katılmıyoruz. Tam tersine, bizim kültürümüzde yaşlılarımızı el üstünde tutmak, dünya ahiret sadedinin temel şartlarından biri olarak kabul edilir, bunun için yaşlılarımızı koruyacak ve kollayacağız.

Bilim Kurulumuzun önerisiyle önce İstanbul ve Ankara’da başlatılacak bir çalışmayla 65 yaş üzerindeki tüm yaşlılarımıza koruyucu maske ve kolonya dağıtacağız. Yalnız yaşayan 65 yaş üzeri vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanmasında devlet kadar yakınlarına ve komşularına da görev düşüyor. Bu insanlarımıza hep birlikte yardımcı olarak süreci suhuletle geçirmelerini temin etmeliyiz.

Değerli dostlar; kamu bankalarımız 76 yaş üzeri emeklilerimizin maaş ödemelerini isterlerse evlerinde yapacaklardır.

Huzurevlerindeki doktor sayısını da artırarak yaşlılarımızın sağlığını daha yakından takip edeceğiz.

“TÜM SAĞLIK PERSONELİMİZE ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM”

Bir diğer önemli konu, sağlık sistemimizi güçlü bir şekilde ayakta tutmaktır, bunun için sağlık kuruluşlarımızın üzerine binecek yükü hafifletmemiz gerekiyor. Vatandaşlarımızdan hayati olmayan sağlık sorunlarına mümkün olduğu kadar aile hekimleri vasıtasıyla çözüm aramalarını özellikle rica ediyorum. Unutmayınız, salgın hastalıklar durumlarında hastaneler aynı zamanda virüs buluşma ihtimali en yüksek yerler hâline gelmektedir.

Yüksek ateş, kuvvetli öksürük ve nefes darlığı gibi hastalık belirtileri ortaya çıkan vatandaşlarımız ise paniğe kapılmadan öncelikle Sağlık Bakanlığımızın Alo 184 hattını aramalıdır. Buradan yapılacak yönlendirmeye göre hareket edilmesi hâlinde sağlık kurumlarımızdan en yüksek verimle istifade edebiliriz.

Bu vesileyle, takdire şayan bir fedakârlıkla ve sabırla görev yapan tüm sağlık personelimize şükranlarımı şahsım ve milletim adına sunuyorum.

Kovid-19 hastalığına karşı aşı ve ilaç geliştirme çalışmalarını da tüm hızıyla devam ettiriyoruz. Araştırma-geliştirme çalışmalarını yürüten Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız bu konudaki tüm önemli araştırmacıları ve kurumları bir araya getirdi. Tanı kiti konusunda çok iyi bir üretim potansiyelimiz var.

Önceki gün Almanya, Fransa, İngiltere liderleriyle, dün de İtalya Başbakanıyla yaptığım telefon görüşmesinde ülkemizin bu salgın hastalık konusunda muhataplarına yapabileceği katkıları ele aldık. Salgın ilk başladığında Çin’e de tıbbi malzeme desteği vermiştik. Aynı şekilde Türkiye olarak biz de bu ülkelerin tecrübelerinden istifade edeceğiz.

Ülkemizin bayrak taşıyıcı kurumu olan Türk Hava Yolları hem dünyanın çeşitli yerlerindeki vatandaşlarımızın ailelerine kavuşturulması, hem de kargo taşımacılığını kesintisiz sürdürerek temel ihtiyaçların karşılanması konusunda çok büyük gayret gösterdi. Krizden en çok etkilenen kuruluşların başında gelen Türk Hava Yollarımıza da gereken desteği vereceğiz.

Aziz milletim, değerli basın mensupları; görüldüğü gibi virüs salgınının ilk ortaya çıktığı günlerden itibaren Türkiye olarak hızlı kararlar alarak ve süratle uygulamaya geçirerek ülkemizin bu krizden en az şekilde etkilenmesi için elimizden geleni yaptık, yapmaya devam ediyoruz.

Nitekim çevremizdeki ülkelerde çok yoğun görülmesine, ciddi kayıplara yol açmasına rağmen virüsün ülkemize sirayeti hem oldukça geç, hem de oldukça sınırlı olmuştur. Aldığımız tedbirlerin etkisiyle ortaya çıkan bu olumlu görüntüyü sürdürmekte kararlıyız. Bunun için tehlikenin kapımızı çalmasını beklemeden sürekli yeni ve etkili tedbirler alıyor, uygulamaya geçiriyoruz.

“YAŞADIĞIMIZ SÜRECİN EKONOMİMİZE OLUMSUZ ETKİSİNİ AZALTMAK AMACIYLA ÖNEMLİ KARARLAR ALDIK”

Bu çerçevede, biraz önce de bakanlarımızın, iş dünyasından temsilcilerimizin, resmî, sivil ilgili tüm kurumlarımızın temsilcilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısını gerçekleştirdik. Özellikle yaşadığımız sürecin ekonomimize, piyasaya, üretime, istihdama olumsuz etkisini azaltmak amacıyla çok önemli kararlar aldık.

Esasen hastalığın çıktığı ilk günden itibaren arkadaşlarımız sürecin diğer boyutlarının yanı sıra, ekonomik etkilerini yakından takip ediyorlar. Ülkelerin aldığı önlemleri, yaşanan ekonomik türbülansa karşı geliştirdikleri yöntemleri tek tek analiz ediyorlar. Özellikle de ekonomi yönetimimiz ve ilgili bakanlarımız, kurumlarımız tüm iş dünyasının taleplerini ve öngörülerini toplayarak hazırlıklarını yaptı. Karşımızdaki fotoğrafa göre bir yol haritası belirledik. Son yıllarda ekonomimize hedef alan saldırılara karşı verdiğimiz mücadele sayesinde küresel türbülanslara, özellikle söylüyorum, güçlü bir bağışıklık sistemini geliştirerek biz oraya hedefimizi koyduk ve yolumuza böyle devam ettik. Şimdi bu 2 aylık direnme sürecini de en iyi şekilde atlatacağımıza inanıyorum.

Daha önce örneği görülmemiş bir süreç yaşıyor ve bundan dolayı da hasarın boyutları kestirilemiyordu. Bunun için bizim tüm senaryolara hazırlıklı olmamız gerekiyor. Ancak bu dönemde de gelişmekte olan ülkeler arasında pozitif ayrışan bir ülke konumunda bulunduğumuz bir gerçektir.

Hindistan borsasının yüzde 18, Japonya’nın yüzde 20, Amerika’nın yüzde 21, İngiltere’nin yüzde 22, Almanya’nın 26, İtalya’nın yüzde 32 değer kaybettiği 28-16 Mart tarihleri arasında bizi kaybımız yüzde 17’de kaldı. Aynı tarihlerde Türk Lirası olarak da gelişmekte olan ülkelerin hepsinden daha iyi bir direnç gösterdik. Şimdi ekonomimiz için koruma kalkanı olacak bir paketi devreye alıyoruz.

Dün Merkez Bankamız piyasalar açısından oldukça önemli bazı adımları atarak likidite sıkıntı yaşanmayacağının garantisini ortaya koydu. Bu kapsamda Merkez Bankamız ihracatçımız için de çok önemli uygulamalar başlattı.

Nisan, Mayıs ve Haziran ayı vadeli açık reeskont kredi anapara ve faiz ödemeleri Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ertelenerek azami vade 1 yıl uzatıldı.  Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında vadesi dolan reeskont kredilerinin taahhüt kapama süresi de yine 1 yıl uzatıldı. Böylece ihracatımız bu süreçteki belirsizliği rahat bir şekilde atlatabilecek.

“EN BÜYÜK ÖNCELİĞİMİZ, ÜRETİM VE İSTİHDAMIN SEKTEYE UĞRAMAMASIDIR”

En büyük önceliğimiz, üretim ve istihdamın sekteye uğramamasıdır. İnşallah bu süreçten kamu-özel sektör dayanışması ise daha da güçlenerek çıkacağız.

Birazdan açıklayacağımız paketteki imkânlardan istifade edecek firmalar için ön şartımız, istihdam kaybına yol açmamalarıdır. Herhâlde burada anlaşıyoruz değil mi?

Finansal kurum ve kuruluşlarında kredi limiti olan firmaların likidite ve nakit ihtiyacına yönelik taleplerinin hızlıca karşılanması, ayrıca kredi limitlerinin kullandırılmasında kısıtlamaya gidilmemesi de önemlidir. Finans kuruluşlarından bu ortamda istihdamın mahfazası ve ekonomik büyümenin sürdürülmesi için kredi şartlarının esnetilmesine yönelik adımlar bekliyoruz.

Tüm finans kuruluşlarının kredi geri çağırma, mevcut kredi limitini kullandırmama, fiyat artırma, teminat şartlarını zorlaştırma uygulamalarından özenle kaçınmasını istiyoruz.

Bunun yanında, kurumsal firmaların, KOBİ’lerin, bireysel kesimin geçici iş ve ciro kaybı veya benzeri nedenlerle gelir kaybı yaşayanların kredi borçlarıyla ilgili taksit, öteleme, yapılandırma, düzenleme taleplerine süratle ve olumlu cevap verilmelidir.

“100 MİLYAR LİRALIK BİR KAYNAK SETİNİ DEVREYE ALIYORUZ”

Ekonomik istikrar kalkanı adını verdiğimiz bir paketle Kovid-19 salgının etiklerini azaltmak için toplamda 100 milyar liralık bir kaynak setini böylece devreye alıyoruz.

Bu çerçevede devreye sokacağımız tedbirler şunlardır:

1- Perakende, AVM, demir-çelik, otomotiv, lojistik, ulaşım, sinema, tiyatro, konaklama, yiyecek-içecek, tekstil-konfeksiyon ve etkinlik-organizasyon sektörleri için Muhtasar ve KDV tevkifatı ile SGK primlerinin Nisan, Mayıs ve Haziran ödemelerini 6’şar ay erteliyoruz.

2- Konaklama Vergisini Kasım ayına kadar uygulamayacağız.

3- Otel kiralamalarına ilişkin irtifak hakkı bedelleri ve hasılat payı ödemelerini Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için 6 ay süreyle erteledik.

4- İç havayolu taşımacılığında 3 ay süreyle KDV oranını yüzde 18’den yüzde 1’e indiriyoruz.

5- Kovid-19 salgınıyla ilgili tedbirlerden etkilendiği için nakit akışı bozulan firmaların bankalara olan kredi anapara ve faiz ödemelerini asgari 3 ay öteleyecek ve gerektiğinde bunlara ilave finansman desteği sağlayacağız.

6- İhracattaki geçici yavaşlama sürecinde kapasite kullanım oranlarının korunması amacıyla ihracatçıya stok finansmanı desteği vereceğiz.

7- Bu dönemde işlerinin olumsuz etkilendiğini beyan ederek talepte bulunan esnaf ve sanatkârların Halkbank’a olan kredi borçlarının Nisan, Mayıs ve Haziran anapara ve faiz ödemelerini 3 ay süreyle ve faizsiz olarak erteleyeceğiz.

8- Kredi Garanti Fonu limitini 25 milyar liradan 50 milyar liraya çıkartacak, kredilerde önceliği gelişmelerden olumsuz etkilendiği için likidite ihtiyacı oluşan ve teminat açığı bulunan firmalar ile KOBİ’lere vereceğiz.

9- Vatandaşlarımız için uygun ve avantajlı şartlarda sosyal amaçlı kredi paketleri devreye alınmasını teşvik edeceğiz.

10- 500 bin liranın altındaki konutlarda kredilendirilebilir miktarını yüzde 80’den yüzde 90’a çıkartacak, asgari peşinatı yüzde 10’a düşüreceğiz.

11- Koronavirüs etkisiyle Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında temerrüde düşen firmaların kredi siciline “mücbir sebep” notu düşülmesini sağlayacağız.

12- Asgari ücret desteğini devam ettireceğiz.

13- Mevzuatımızdaki esnek ve uzaktan çalışma modellerinin daha etkin hâle getirilmesini temin edeceğiz.

14- Kısa çalışma ödeneğini devreye alacak, bundan faydalanmak için gereken süreçleri kolaylaştırılacak veya hızlandırılacağız. Böylece faaliyetine ara veren işyerlerindeki işçilere geçici bir gelir desteği verirken, işverenlerin de maliyetini azaltmış olacağız.

15- En düşük emekli maaşını 1.500 liraya yükseltiyoruz.

16- Emeklilerin bayram ikramiyesini Nisan ayı başında ödüyoruz.

17- Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın belirlediği kriterlere göre ihtiyaç sahibi ailelere yapılacak nakdi yardımlar için ilave 2 milyar liralık bir kaynak ayırıyoruz.

18- İstihdamdaki sürekliliği temin etmek amacıyla 2 aylık telafi çalışma süresini 4 aya çıkartıyoruz.

19- Tek başına yaşayan 80 yaş üstü yaşlılarımız için sosyal hizmet ve evde sağlık hizmetlerinden oluşan periyodik takip programını devreye alıyoruz.

Alınan kararların milletimize ve ekonomimize hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum. Basın toplantımıza iştirakiniz ve dikkatiniz için sizlere teşekkür ediyorum.

Hiçbir virüsün Türkiye’den, Türk milletinin birliğinden, beraberliğinden, kardeşliğinden aldığımız ve alacağımız tedbirlerden daha büyük olamayacağını tekrar ederek hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla.”

Aliseydi Yetgin'in 18 Mart Çanakkale zaferi mesajı

Aliseydi Yetgin’in 18 Mart Çanakkale zaferi mesajı

18 Mart Çanakkale zaferi

Osmanlı Diriliş Halk Harekatı Malatya il temsilcisi
Aliseydi Yetgin “Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor.
Cümle düşmanlar birlik olmuş, yeni haçlı seferleriyle boğazlarda azgın, bir o kadarda zalimce yükleniyor yurdumuza. Yenilmez olduğunu sandıkları güçleriyle…

Görüntünün olası içeriği: Erdogdu Ozturk, yakın çekim
Osmanlı Diriliş Halk Harekatı Malatya il temsilcisi
Aliseydi Yetgin


Karşılarında ki imanın farkında olmada.
Her düşen canın yerine bir can daha koşuyor şehadete. Bir bir boylu yor serin suların dibini, dev gemileri. Geçmiyor küfrün gücü asla, nedeni imansizlik, nedeni barbarlık. 270 kg top mermisini tek başına yerleştiriyor topun ağzına seyid onbaşı sarsılmaz imaniyla duasını okuyup ateşliyor. Batıyor küfrün gücü iman karşısında.

Fotoğraf açıklaması yok.


🇹🇷 Şüheda fışkıracak toprağı sıksan Şüheda…
Şehadete göz kırpmadan yürüyen 57 alay…
O yıl mezun vermeyen okullar. 250 bin şehidimiz gazilerimiz. Ruhunuz şad mekanınız cennet olsun inşallah.”

Vatan toprağını yücelten, aralarında subayların, çavuşların, onbaşıların ve erlerin bulunduğu şehitlerimizi, Çanakkale Zaferi’nin Yıl dönümünde, gururla, minnetle ve saygıyla anıyoruz.

Başta Çanakkale şehitleri olmak üzere vatan uğruna canını seve seve feda etmiş bütün şehitlerimizi rahmetle yad ediyoruz.

Aziz şehitlerimiz vatan size minnettar. Ruhunuz şad, makamınız cennet olsun…

GÜN AY YIL ÖLÜM YERİ AS.ŞB ÖZEL BİRLİK D.YIL
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 5 0 43 1 3   ALİ ABDULLAH — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 1 12 1331 TOPÇU KIŞLASI HASTAHANESİ MALATYA — 1311
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 125 1 4   ALİ ABDULVAHAP — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 9 7 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ MALATYA — 1297
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 12   MEHMET AHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 5 3 1331 MERKEZTEPE`DE SULTANAHMET — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 18 1 2 CEMİŞLİ OĞULLARINDAN MEHMET AHMET — ONBAŞI TÜRKİYE MALATYA — — — 28 3 1331 MEYDAN HARBİ — — 1307
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 14 0 7   HÜSEYİN ALİ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 21 2 1331 GÜLHANE HASTAHANESİ MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 16 1 1 MUSA OĞULLARINDAN OSMAN ALİ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 8 8 1331 ANAFARTALAR MUHAREBESİ ÜSKÜDAR — 1295
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 125 2 2   HÜSEYİN AYZER — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 9 3 1331 TEKİRDAĞ MERKEZ HASTAHANESİ MALATYA — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 4 0 32 3 9   İBRAHİM BAYRAM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 22 4 1331 TRİYANDAFİL ÇİFTLİĞİNDE MALATYA — 1302
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 13 1 0   OSMAN DERVİŞ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE — 1290
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 125 2 2   HÜSEYİN EBEZ — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 9 3 1331 BEYLERBEYİ HASTAHANESİ MALATYA — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 58 4 14   CUMA HALİL — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 24 10 1331 SİPER MUHAREBESİNDE MALATYA — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 17 4 3   HASAN HASAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 30 4 1331 ÇARDAK HASTAHANESİ MALATYA — 1304
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 16 3 9   AHMET HASAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 21 7 1331 ANAFARTALAR MUHAREBESİ BİLECİK — 1294
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 14 1 4   MEHMET HASAN — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 14 9 1331 MEKTEB-İ HARBİYE HASTAHANESİ KILIÇALİPAŞA — 1308
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 72 2 0   MEHMET HAŞİM — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 14 2 1331 KANLISIRT`DA MALATYA — 1297
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 5 13 38 3 10   MEHMET KADRİ EFENDİ — KD. YÜZBAŞI TÜRKİYE MALATYA — — — 27 2 1331 KEREVİZDERESİ MUHAREBESİ — AYAŞ ASKERLİK ŞUBESİNDEN —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 13 3 10   ALİ MAHMUT PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 13 7 1331 ŞİMAL GURUBU AĞIR MECRUHİN HASTAHANESİ MALATYA — 1291
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 3 10 KIZGANCI ALİ MAHMUT PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 11 7 1331 KANLISIRT`DA SULTANAHMET — 1291
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 125 1 4   MEHMET MEHMET — — TÜRKİYE MALATYA — — — 7 6 1331 HİLAL-İ AHMER HASTAHANESİ — — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 11 3 12   İBRAHİM MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 28 5 1331 AKBAŞ HASTAHANESİ MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 12   İBRAHİM MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 27 5 1331 AKBAŞ HASTAHANESİ — — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 2 0   HASAN MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 6 3 1331 MERKEZTEPE`DE SÜLEYMANİYE — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 14 1 3   OSMAN MUSTAFA İHTİYAT ER TÜRKİYE MALATYA — — — 27 4 1331 GÜMÜŞSUYU HASTAHANESİ MALATYA — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 5 15 38 1 1   ABDULLAH ÖMER PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 15 9 1331 SEVK MECRUHİN HASTAHANESİ MALATYA — 1310
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 59 3 2   HÜSEYİN ÖMER — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 16 10 1331 ŞEHİR EMANETİ HASKÖY NİSA HASTAHANESİ MALATYA — 1296
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 14 2 5   HÜSEYİN SÜLEYMAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 8 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ MALATYA — 1291
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 11   MEHMET ŞÜKRÜ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA — — — 23 4 1331 SIĞINDERE`DE KOCAMUSTAFAPAŞA — 1302
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 125 1 4   ALİ VEHHAB — ER TÜRKİYE MALATYA — — — 9 7 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ MALATYA — 1297
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 2 0   MUSTAFA AHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 6 3 1331 MERKEZTEPE`DE KOCAMUSTAFAPAŞA — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 1 0 39 2 0   MEHMET AHMET PİYADE ONBAŞI TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 13 2 1331 KUMKALE HASKÖY — 1292
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  J 0 8 0 73 4 14   HULUSİ AHMET TABAR İKMAL ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 8 6 1331 İSMAİL TEPEDE ARAPGİR — 1308
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 5 0 15 1 2   HAMZA ALİ TOPÇU ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 16 9 1331 SEVK MECRUHİN HASTAHANESİ ARAPGİR — 1310
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 2 2 ADIGÜZEL OĞULLARINDAN EYÜP BEKİR PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR MERKEZ TARHAN 30 4 1331 9.FIRKA SEYYAR HASTAHANESİ HAYMANA — 1298
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 12 3 2 EYÜP OĞULLARINDAN BEKİR FAZLI PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 19 4 1331 BAHRİYE MERKEZ HASTAHANESİ ARAPGİR — 1293
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 11 TATAR OĞULLARINDAN MEHMET HÜSEYİN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 6 3 1331 MERKEZTEPE AKSARAY — 1309
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 15 3 0   RECEP HÜSEYİN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 18 2 1331 KANLITEPE ŞARK SIRTLARINDA — — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 5 2 0   RIDVAN HÜSEYİN SAHRA TOPÇUSU ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 21 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ ARAPGİR — 1304
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 9 5 0 5 ŞEHRİ OĞULLARINDAN RIDVAN HÜSEYİN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 17 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ KOCAMUSTAFAPAŞA SAHRA TOPÇU TABURU 1304
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 14 2 8   HÜSEYİN İBRAHİM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR MERKEZ TARHAN 27 2 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ ARAPGİR — 1301
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 14 1 0   İBRAHİM İBRAHİM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR TAŞDELEN YAZILI 7 5 1331 CONK BAYIRINDA AKSARAY — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 1 3   AHMET İBRAHİM ETHEM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 22 4 1331 KİRTE HARBİNDE ARAPGİR — 1295
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 5 3 8   ŞABAN İSHAK PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR TAŞDELEN BOSTANCIK 1 10 1331 5.ORDU MENZİL 3 NUMARALI HARP HASTAHANES ARAPGİR — 1302
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 12 ŞAHKULU OĞULLARINDAN ALİ MAHMUT NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE(İSTANBUL) — 1296
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 9 5 0 5   VELİ MEHMET TOPÇU ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 28 3 1331 SUYATAĞI SÜLEYMANİYE SAHRA TOPÇU 1296
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 1 3 39 1 1   ZİYA MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 12 6 1331 SENJOZEF ALMAN HASTAHANESİ — — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 10 4 11   SÜLEYMAN MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 2 5 1331 CENUP GRUBU SEVK MECRUHİN HASTAHANESİ ARAPGİR — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 10 4 15   TATAR SÜLEYMAN MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 3 5 1331 SEDDÜLBAHİR MUHAREBESİ SÜLEYMANİYE — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 10   MUSTAFA MEHMET NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 5 3 1331 MERKEZTEPE SULTANAHMET — 1292
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 13 1 3   MUSTAFA MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 24 2 1331 MEKTEB-İ SULTAN-İ HİLALİ AHMER HASTAHANE ARAPGİR — 1295
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 14 1 3   OSMAN MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR TAŞDELEN BOSTANCIK 1 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ AKSARAY — 1294
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 11   ABDULLAH MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 22 4 1331 SIĞINDERE`DE KOCAMUSTAFAPAŞA — 1302
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 5 0 2   ÖMER MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR TAŞDELEN ESKİARAPGİR 2 7 1331 ARSLAN TEPE AĞIN — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 14 3 10 KÜÇÜKAĞA OĞULLARINDAN ÖMER MUSTAFA PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 27 5 1331 ANAFARTALAR MUHAREBESİ KOCAMUSTAFAPAŞA — 1297
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 14 41 1 3 AHMET BEY OĞULLARI HASAN MUSTAFA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 28 9 1331 — ARAPGİR — 1309
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 125 1 2   ABDULFETTAH MUSTAFA EFENDİ — TEĞMEN TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 14 3 1331 KIRMIZITEPE MUHAREBESİNDE — — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 12 2 3   BEKİR MÜSLİM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 3 6 1331 ŞİMAL GRUBU AĞIR MECRUHİN SEYYAR HASTAHA ARAPGİR — 1292
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 1 0 39 1 2   YAKUP RÜSTEM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 3 6 1331 KİREÇ TEPEDE ARAPGİR — 1304
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 15 2 7   HÜSEYİN SADIK PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 22 8 1331 5.ORDU-YI HÜMAYUN 1.MENZİL HASTAHANESİ ARAPGİR — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 14 0 1   İSMAİL SAİT PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 18 2 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ SÜLEYMANİYE — 1309
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 4 0 32 3 10   MEHMET SAİT PİYADE ONBAŞI TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 20 4 1331 TRİYANDAFİL ÇİFTLİĞİNDE — — 1295
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 15 1 4   VELİ TEVFİK PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 18 2 1331 KAYA TEPE`DE ARAPGİR — 1308
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 20 3 11 SARIAHMET OĞULLARINDAN MUSTAFA YAKUP NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 5 3 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE(İSTANBUL) — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 13 1 1 DURSUN OĞULLARINDAN HÜSEYİN DERVİŞ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARGUVAN — — 13 3 1331 BAHRİYE MERKEZ HASTAHANESİ MALATYA — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 2 8   MEHMET HÜSEYİN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARGUVAN — — 3 6 1331 ŞİMAL GURUBU AĞIR MECRUHİN HASTAHANESİ ARGUVAN — 1306
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 1 0   SAİT MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA ARGUVAN — — 26 5 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ SÜLEYMANİYE — 1306
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 14 2 6   ÖMER BEKİR PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA BATTALGAZİ MERKEZ TOYGAR 21 3 1331 KEREVİZDERE`DE CİHANGİR — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 2 8   VELİ ASIM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA DARANDE MERKEZ YENİCE B. 23 4 1331 TİRYANDA FİL ÇİFTLİĞİ AKSARAY — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 48 3 0   HÜSEYİN İPEK HASAN — ER TÜRKİYE MALATYA DARANDE — — 15 4 1331 KARA YORGİ DERESİ CEYHAN — 1295
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 19 57 2 7   BEKİR HÜSEYİN NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA DARANDE — — 12 2 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ DARANDE — 1302
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 125 1 1   MEHMET HÜSEYİN İPEKÇİ — ER TÜRKİYE MALATYA DARANDE — — 30 5 1331 KIRMIZI SIRT MUHAREBESİNDE DARENDE — 1302
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 72 1 0   İBRAHİM MUSTAFA — ONBAŞI TÜRKİYE MALATYA DARANDE — — 15 2 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ DARENDE — 1308
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 1 0 124 1 0   SÜLEYMAN MÜMİN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA DARANDE BALABAN — 0 10 1331 KEÇİ DERESİ BALABAN — 1306
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 125 1 1 KÖŞKER ÖMER SAİT — ER TÜRKİYE MALATYA DARANDE MERKEZ GÜNPINAR 18 4 1331 HAYDARPAŞA HASTAHANESİ DARANDE — 1298
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 14 1 1 0   MEHMET AHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA DOĞANYOL MERKEZ MEZRAA 7 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ PÜTÜRGE — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 3 12   ALİ İBRAHİM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA DOĞANYOL MERKEZ DOĞANYOL-İLÇE MER. B. 6 3 1331 HİLAL-İ AHMER TIP FAKÜLTESİ HASTAHANESİ PÜTÜRGE — 1290
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 18 2 4   ŞAKİR SADIK PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA DOĞANYOL MERKEZ BEHRAMLI 28 5 1331 GÜMÜŞSUYU HASTAHANESİ ARAPGİR — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 11 4 0   CEMAL ABDULLAH PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA KALE MERKEZ KOZLUK 29 5 1331 ASMALIDERE AKSARAY — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 11   HASAN İBRAHİM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA KALE MERKEZ KOZLUK 5 3 1331 MERKEZTEPE`DE MALATYA — 1309
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 47 2 8   HASAN ÖMER — ER TÜRKİYE MALATYA KALE MERKEZ AKÇA 4 9 1331 KANLISIRT`DA MALATYA — 1299
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 125 1 4   OSMAN ABDULVAHAP — ER TÜRKİYE MALATYA MERKEZ — — 9 7 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ MALATYA — 1297
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 5 2 4   VELİ MEHMET SAHRA TOPÇUSU ER TÜRKİYE MALATYA MERKEZ MERKEZ SULUKÖY 28 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ SÜLEYMANİYE — 1296
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 15 1 4   HASAN SADIK PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA MERKEZ MERKEZ SULUKÖY 18 2 1331 KABATEPE`DE SULTANAHMET — 1307
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 5 0 42 2 8   MUSTAFA ABDULLAH PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE MERKEZ YEDİYOL 5 10 1331 ŞEHİR EMANETİ MECRUHİN ASKERİ HASTAHANES PÜTÜRGE — 1309
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 5   YAŞAR ABDULLAH PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 18 4 1331 ZIPKINDERE PÜTÜRGE — 1302
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 11   HASAN ALİ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE(İSTANBUL) — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 11   HASAN ALİ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE MERKEZ ÖRMELİ 6 3 1331 MERKEZTEPE SULTANAHMET — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 9   HALİL ALİ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SULTANAHMET — 1297
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 15 2 6   MUSTAFA ALİ PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 20 8 1331 ANKARA MERKEZ ASKERİ HASTAHANESİ PÜTÜRGE — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 13 3 10   MURTAZA ARİF PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 15 3 1331 HAYDARPAŞA HASTAHANESİ PÜTÜRGE — 1296
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 23 1 4   AHMET BAYRAM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE MERKEZ ÇAYKÖY 23 7 1331 GÜMÜŞSUYU HASTAHANESİ MALATYA — 1307
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 11 ÖMERAĞA OĞULLARINDAN MUSTAFA BEKİR NİZAMİYE BAŞÇAVUŞ TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 2 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE(İSTANBUL) — 1292
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 19 57 3 4   AGZOR BEKİR — ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 2 8 1331 BOMBATEPESİ PÖTÜRGE — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 19 57 3 9   AVZER BEKİR PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 3 6 1331 BOMBATEPESİ PÜTÜRGE — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 9 56 1 1   — BEKİR SAMİ EFENDİ PİYADE Yd. Sb.  TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 21 3 1331 9.SIHHİYE BÖLÜĞÜ — — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 12   MUSTAFA CEBRAİL NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE(İSTANBUL) — 1296
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 2 0   MUSTAFA CUMA PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE`DE FATİH — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 8 2 0 KASIM OĞULLARI HASAN DEMİR CEPHANE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 5 1 1331 — PÜTÜRGE AĞIR OBÜS ALAYI 1307
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 12   HÜSEYİN DURMUŞ NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 5 3 1331 MERKEZTEPE EYÜPSULTAN — 1309
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 14 3 9   HALİT HALİT PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 27 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ BAKIRKÖY — 1286
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 19 1 4   MURTAZA HAMİT PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 26 3 1331 KİRTE HARBİNDE PÜTÜRGE — 1306
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 13 1 0   VESİL HAMZA PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE`DE KILIÇALİ — 1299
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 5 15 1 1   OSMAN HASAN NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 18 2 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ BAKIRKÖY — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 15 2 6   MUSTAFA HASAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 16 1 1331 GELİBOLU SIĞIN DERE SULTANAHMET — 1307
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 2 6   HASAN HASAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE MERKEZ TELUŞAĞI 22 3 1331 ZALKIN DERE SULTANAHMET — 1301
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 2 6   MUSTAFA HASAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 22 3 1331 ZALKIN DERE SULTANAHMET — 1307
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  J 0 0 0 0 0 0   HASAN HÜSEYİN İKMAL ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 29 2 1331 SEDDÜLBAHİR`DE KEREVİZ DERESİNDE — AKSARAY TABURU 1288
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 12   HASAN HÜSEYİN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE(İSTANBUL) — 1298
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 4 0 32 3 12 MOLLA GÜRANİ OĞLU HASAN HÜSEYİN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 22 4 1331 TRİYANDAFİL ÇİFTLİĞİNDE — — 1304
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 12 AKİP OĞULLARINDAN ALİ İBRAHİM PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 5 3 1331 MERKEZTEPE`DE FATİH — 1290
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 14 3 12   ALİ MEHMET — — TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 0 0 1331 — SÜLEYMANİYE — 1295
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 1 0   HÜSEYİN MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 26 5 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ FATİH — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 5 15 56 1 4   MUSTAFA MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE MERKEZ TATLICAK 20 9 1331 KANLIDEREDE PÜTÜRGE — 1310
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 11 HASAN OĞULLARINDAN YUSUF MEHMET NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE(İSTANBUL) — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 12   AZİZ MEHMET NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SÜLEYMANİYE(İSTANBUL) — 1291
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 1 0   ÖMER MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 18 2 1331 ARIBURNU KANLITEPE`DE SÜLEYMANİYE — 1293
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 14 3 12   YUSUF MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ SÜLEYMANİYE — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 1 3   OSMAN MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 22 4 1331 KİRTE HARBİNDE SÜLEYMANİYE — 1304
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 3 9   OSMAN MEHMET PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 19 6 1331 KANLITEPE SÜLEYMANİYE — 1309
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 6 18 3 11   ÖMER MUSTAFA PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE TEPEHAN BÜYÜKÖZ 13 5 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ ÜSKÜDAR — 1306
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 13 3 11 KÖSE OĞULLARINDAN MEHMET MUSTAFA NİZAMİYE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE SULTANAHMET — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 9   HÜSEYİN MUSTAFA PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 22 4 1331 SIĞINDERE`DE PÜTÜRGE — 1308
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 5 15 38 3 9   MUSTAFA OSMAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE MERKEZ ÇIĞIRLI 22 9 1331 SEVK MECRUHİN HASTAHANESİ PÜTÜRGE — 1310
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 0 19 1 4   ALİ OSMAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 23 3 1331 KİRTE HARBİNDE PÜTÜRGE — 1304
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HAMZA OSMAN — ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE MERKEZ GÜNDEĞER 6 11 1331 BEYOĞLU HASTAHANESİ PÜTÜRGE — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 9   DEMİR ÖMER PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 22 4 1331 SIĞINDERE`DE AKSARAY — 1303
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 0   İBRAHİM RAMAZAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 1 2 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ PÜTÜRGE — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 13 0 2   HASAN RAMAZAN — ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 MERKEZTEPE`DE SÜLEYMANİYE — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 0   İBRAHİM RAMAZAN — ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 3 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ KILIÇALİ — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 11   OSMAN RAMAZAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 23 4 1331 SIĞINDERE`DE SÜLEYMANİYE — 1305
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 15 3 12   MEHMET RAMAZAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 23 4 1331 SIĞINDERE`DE KILIÇALİ — 1306
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 5 0 38 2 8 BAYRAM OĞULLARINDAN MEHMET RAMAZAN PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 8 9 1331 MEYDAN HARBİ PÜTÜRGE — 1310
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 32 2 12   ALİ SALİH — — TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 10 6 1331 HİLAL-İ AHMER TIP FAKÜLTESİ HASTAHANESİ PÖTÜRGE — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 3 19 57 3 4 SERDAR OĞULLARINDAN ALİ SALİH PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 3 6 1331 BOMBATEPESİ PÜTÜRGE — 1295
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 4 0 32 3 12 KURT OĞULLARI ALİ SALİH PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 12 6 1331 HİLAL-İ AHMER TIP FAKÜLTESİ HASTAHANESİ PÜTÜRGE — 1304
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 14 3 12   MEHMET HANEFİ SALİH — ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 16 3 1331 SIĞINDERE MUHAREBESİ PÜTÜRGE — 1300
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 5 15 1 2   HÜSEYİN YUSUF PİYADE ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE MERKEZ ARINLI 22 2 1331 HAYDARPAŞA HASTAHANESİ PÜTÜRGE — 1308
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 2 0 14 1 1   VELİ AĞA HASAN HÜSEYİN — ONBAŞI TÜRKİYE MALATYA YEŞİLYURT MERKEZ KADİRUŞAĞI 27 2 1331 ARIBURNU MUHAREBESİ MALATYA — 1297
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   AHMET ETHEM — YÜZBAŞI TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 13 7 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  J 0 0 0 0 0 0   M. ŞÜKRÜ MAHMUT JANDARMA YÜZBAŞI TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 2 5 1331 — MALATYA SİVAS JANDARMA TABURU —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   BEKTAŞ MUSTAFA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 6 5 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   ADIGÜZEL ŞÜKRÜ — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 23 6 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   ÖMER SATO — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 27 11 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 6 0 0 0 0   CAFER SATO — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 25 8 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   BEKİR SÜLEYMAN — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 25 6 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HALİL HAYIR — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 6 12 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   YAKUP DURSUN — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 3 8 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   MEHMET HAMZA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 28 8 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   ABDULLAH VELİ — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 8 9 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   ARTİN DİKTAK — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 30 12 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   İBRAHİM RIZA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 30 12 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HASAN CAFER — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 28 10 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   RECEP HÜSEYİN — ÇAVUŞ TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 26 7 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   MEHMET AHMET — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 12 8 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   MEHMET İBRAHİM — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 11 12 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   İBRAHİM İBRAHİM — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 28 7 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   KARABET KİRKER — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 30 12 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   ABDULLAH İBRAHİM — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 22 6 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   MEHMET AHMET TEVFİK — ONBAŞI TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 18 4 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   MUSTAFA MEHMET HAKKI — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 13 10 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HALİL İBRAHİM — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 25 12 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   ŞAKİR HALİL — ONBAŞI TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 23 7 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   AHMET İBRAHİM — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 22 7 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   İBRAHİM İBRAHİM — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 10 4 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   DELİ ALİ ASIM — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 23 6 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   SÜLEYMAN OSMAN — ONBAŞI TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 7 8 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HAYDAR SÜLEYMAN — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 17 12 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HALİL MUSTAFA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 1 7 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   MEHMET HÜSEYİN — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 17 12 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   ŞERİF HASAN — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 21 5 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   AHMET MEHMET — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 21 5 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   AHMET MUSTAFA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 27 8 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   İBRAHİM MUSTAFA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 21 1 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HASAN RIZA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 11 1 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   MEHMET MEHMET DURSUN — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 25 7 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HABİP MUSTAFA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 25 7 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   HÜSEYİN MUSTAFA — ER TÜRKİYE MALATYA ARAPGİR — — 0 0 1331 — MALATYA — —
1. DÜNYA  ÇANAKKALE  K 0 0 0 0 0 0   MUSTAFA BEKİR — ER TÜRKİYE MALATYA PÜTÜRGE — — 6 5 1331 — MALATYA — —


Sağlık Bakanı Koca, Koronavirüse İlişkin Son Durumu Değerlendirdi

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, Bilkent Yerleşkesi’nde düzenlenen Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklama yaptı.

Bakan Koca, salgın vakalarında olayların kontrolden çıkmasının belli başlı faktörlerinden birinin panik olduğuna dikkati çekerek, “Panik, duygusaldır, akla uygun değildir. Sağduyulu olmalıyız. Bugünler böyle sürüp gitmeyecek, normal hayatlarımıza döneceğiz” ifadesini kullandı.

“Sıkı tedbirlerle bu sorunu aşacağız”

Koronavirüse karşı verilen mücadelede devletin gece gündüz eylem halinde olduğunu, bu tedbirlere en sıkı şekilde uyularak sağduyuyla destek verilmesi gerektiğini dile getiren Koca, şöyle devam etti:

“Halkımızın sağduyusu devletimizin organizasyon gücü kadar önemlidir. Dünyanın büyük kısmında tablo bir salgın tablosudur. Biz genel tabloya kıyasla şanslı durumdayız. Düşmanımızı iyi tanıyoruz. Sağlık altyapımız hızlı ve yaygın. O halde emin olmalıyız. Sıkı tedbirlerle bu sorunu aşacağız.”

“Laboratuvar sayısı artırılacak”

Bilim Kurulu’nda alınan yeni öneriler olduğunu ifade eden Koca, koronavirüs tanı testlerinin sayısının artırılacağı belirterek, “Şu dönemde 6 olan laboratuvar sayımızı, hafta sonuna kadar 16’ya, devamında bu sayıyı bütün büyük şehirlerde çalışmaya, ayrıca hızlı sonuç veren antijenden geliştirilmiş olan kiti ise ülkenin bütün illerine dağıtma kararı aldık. Böylece, test daha çok şüpheliye vakit kaybı olmadan uygulanacak” bilgisini verdi.

Umreden gelen 5 binin üzerinde vatandaşın gözleme alındığını anımsatan Koca, “Yükseköğrenim yurtlarında bu vatandaşlarımızı 14 gün süre boyunca gözlem altında tutacağız. Bu dönemde, sağlık durumları da yakın takip edilerek Bilim Kurulu’nun önerisi doğrultusunda muhtemelen 7 veya 8’nci gün bir taramadan geçirmemiz planlanıyor” dedi.

“184 Korona Hattı”

Bakan Koca,  Sağlık Bakanlığı İletişim Hattı’nın (SABİM) “ALO 184 Korona Danışma Hattı” olarak hizmet vermeye başladığını ifade ederek, “Vatandaşlarımız şikayetleri olması durumunda, bu hat üzerinden hizmet alabilecekler. Uzman hekimlerimizin de görev aldığı bu rehberlik hizmetiyle bazı ön hizmetleri geniş kitleye vereceğiz” şeklinde konuştu.  

“Uçuş yasağı uygulanan ülke sayısı 20’ye çıktı”

Uçuş yasağının bugüne kadar 14 ülkeye konulduğunu dile getiren Koca, “Bu yasak ülkelere 6 ülke daha ilave edilmiş oldu. Yarın 08.00 itibarıyla İngiltere, İsviçre, Suudi Arabistan, Mısır, İrlanda ve Birleşik Arap Emirlikleri ile uçuşları yasaklıyoruz. Böylece uçuş yasağı uyguladığımız ülke sayısı 20’ye çıkmış oldu” dedi.

“Pozitif vakalar var”

Bakan Koca, dün akşam yeni vakaların olduğu bilgisini paylaştığını, dün için hasta sayının toplam 18 olduğunu anımsattı.

“Şu anda pozitif çıkan yeni vakalarımız var ancak henüz analiz edilmekte olan numunelerimiz mevcut” ifadesini kullanan Koca, bu akşam topluca pozitif çıkan günlük rakamı açıklayacağını bildirdi.

2.jpg

“Tedbir Alır, Yayılmayı Önlersek Hayat Normale Döner”

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, Koronavirüs Bilim Kurulu ile yapılan toplantının ardından açıklamalarda bulundu.

Yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında dün 5 saat süren, kapsamı çok geniş tutulan bir toplantı yapıldığını ve katılımcı sayısının 40’ın üzerinde olduğunu anımsatan Koca, toplantıda, kamuoyuna yansıyan tedbirler dışında ileriye dönük pek çok tedbirin konuşulduğunu söyledi.

“Hastanelerimize ziyaretçi kısıtlaması getiriyoruz”

Hastanelere ziyaretçi kısıtlaması getirileceğini dile getiren Bakan Koca, “Mesai saatleri içerisinde ziyaretçi kabul edilmeyecek, mesai saatleri dışında sadece bir kişiye izin verilecek. İlaçlarını raporla alan yaşlılarımız rapor süresi dolduğunda hastaneye tekrar başvurmadan ilacını doğrudan alabilmesi hususunda, Aile ve Çalışma Bakanlığımız ile bu konuyla ilgili görüşüldü ve önümüzdeki bir iki gün içinde bu konu ile ilgili bakanlık bir yaklaşımı devreye sokmuş olacak” şeklinde konuştu.

Kamu çalışanlarından kronik hastalığı olanların kolaylıkla izne ayrılabileceğini belirten Koca, “Bugün bu anlamda bir genelge de yayınlanmış oldu. Mart ve nisan aylarında düzenlenecek ulusal ve uluslararası bilimsel açık ya da kapalı toplantı, kongre, konferans gibi etkinlikleri geçici bir süreyle ertelemiş oluyoruz” dedi.

Korona danışma hattı

Koca, Sabim Korona Danışma Hattı oluşturacaklarını belirterek, şunları aktardı:

“Vatandaşımızın herhangi bir hastalık bulgusu olduğunda kolay arayabileceği ‘Alo 184 Sabim Danışma Hattı’nı da korona enfeksiyonuna özel bir danışma hattına dönüştürüyoruz. Bunu Sabim Korona Danışma Hattı şeklinde kurmaya başladık. Bu süreçte arandığında ateş ve öksürük bulgusunun olup olmadığı, yaş durumu, nefes darlığı gibi şikayetlerle geliştirilen bir algoritma var. Dolayısıyla vatandaşımız herhangi en ufak bir tereddüt anında hemen sağlık kuruluşlarına başvurmamalı.”

“Bu aşamada yurt dışına kesinlikle çıkmamalarını istiyoruz”

Vatandaşların yurt dışı gidiş gelişleri konusunda ısrarlı uyarıları olduğunun altını çizen Koca, şunları söyledi:

“Vatandaşımızdan vaka sayılarının dünyada tırmanışa geçtiği ve önlemlerin bizim gösterdiğimiz ciddiyetten hala uzak olduğu bu aşamada yurt dışına kesinlikle çıkmamalarını istiyoruz.”

“5 vakanın tamamı doğrudan bağlantılı”

Bakan Koca, “İlk 2 vakamızın belli bir odağa bağlı olduğunu söylemiştim. Aynı temas çevresi, aynı aile içinde 3 yeni tanı daha koyduğumuzu söylemek zorundayız. 5 vakanın tamamı doğrudan bağlantılı. Sonraki 4 vaka ilk tespitin hemen ardından izole edilen kişilerdir” dedi.

“Tedbir alır, yayılmayı önlersek hayat normale döner”

“Tedbir alır, yayılmayı önlersek hayat normale döner” diyen Koca, bu dönemde 4-5 haftanın son derece önemli olduğunu ve bu dönemde tedbirlere sarılınması gerektiğini vurguladı.

Bakan Gül’ün açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Gül, hastalık belirtisi olanların ceza infaz kurumuna alınmayacağını, bu kişilerin sağlık muayenesinden geçirilip tedavileri yapıldıktan sonra ceza infaz kurumuna alınacağını bildirdi.

Cezaevi görüşleri ertelendi

“Açık ve kapalı tüm cezaevlerindeki görüşlerin iki hafta süreyle ertelenmesi kararını aldık” diyen Gül, iki hafta sonra durumun tekrar değerlendirileceğini söyledi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “İş yurtları kapsamında dışarıda çalışan hükümlülerin diğer hükümlülerden ayrılması kararlaştırılmıştır. Cezaevlerindeki ve çocuk eğitim evlerindeki aile görüş odalarının da kullanılması iki hafta süreyle ertelenmiştir” bilgisini verdi.

Ceza infaz kurumundaki tüm personelin ve infaz kurumuna girenlerin ateşlerinin ölçüleceğini söyleyen Bakan Gül, ceza infaz kurumundan bir başka ceza infaz kurumuna nakillerin de güvenlik ve hastalık durumları dışında iki hafta süreyle ertelendiğini kaydetti.

Adliyelerde yoğunluk yaşandığını belirten Gül, şu öneriyi de paylaştı:

“Duruşma ve diğer adli işlemlerden ivedi özelliği bulunmayanların ertelenmesi hususunun yargı mensuplarının takdirine sunulması ve bu keyfiyetin Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından adli mercilerle, makamlarla, yargı mensuplarımızla paylaşılması da Bilim Kurulumuzun önerisi olarak ortaya çıkmıştır.”

Bakan Turhan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak da bu tehlikeden korunmak için tedbirler aldıklarını aktaran Turhan, şunları söyledi:

“Hava yolu taşımacılığında, 3 Şubat’tan itibaren Çin’le, 23 Şubat’tan itibaren İran’’a, 29 Şubat’tan itibaren de Irak, İtalya ve Güney Kore’yle yapılan uçuşlara yasaklama getirmiştik. Sadece kendi vatandaşlarını almak üzere uçakların boş gelmesine müsaade edilmektedir. Şimdi de Almanya, Fransa, İspanya, Norveç, Danimarka, Belçika, Avusturya, İsveç ve Hollanda’ya uçuşlar yarın sabah 08.00’den itibaren 17 Nisan tarihine kadar durdurulacaktır.”

D2 ve B2 belge sahibi araçlara sefer izni

Yüksek Hızlı Trenler (YHT) ve Marmaray hattı gibi toplu ulaşım araçlarında dezenfekte ve temizlik işlemlerinin sürekli olarak yapıldığını dile getiren Turhan, “Dün okulların tatil edildiğinin açıklanmasıyla birlikte otogarlarda yolcu yoğunluğu yaşanmaya başlandı. Vatandaşlarımızın mağdur olmaması için D2 ve B2 belge sahibi araçların da sefer yapmalarına izin verdik” diye konuştu.

Turhan, 13,14 ve 15 Mart’taki Ankara-İstanbul ve İstanbul-Ankara Yüksek Hızlı Tren seferlerine de ilave seferlerin koyulduğunu belirtti.

3.jpg

Deniz taşımacılığında ise Türkiye’deki limanlara gelen gemiler tarafından yapılan sağlık bildirimleriyle risk değerlendirmelerinin yapıldığını ifade eden Turhan, bu değerlendirme sonucunda gemilerin, liman demir sahasında Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünce kontrol edildiğini bildirdi.

Sağlık Bakanı



Dr. Fahrettin KOCA  


Dr. Fahrettin Koca, 2 Ocak 1965’te Konya’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini doğduğu kentte, liseyi Bursa Erkek Lisesi’nde bitirdi. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1988’de tamamlayarak tıp doktoru unvanını aldı. İhtisasını İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda tamamlayarak 1995’te Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı oldu. 

Çeşitli sağlık kurumlarında hekimlik ve medikal direktörlük görevlerinde bulundu. Kurduğu ve başkanlığını yürüttüğü sağlık kurumlarında Türkiye’nin sağlıkta dönüşüm politikaları doğrultusunda önemli atılımlar gerçekleştirdi. Başkanı olduğu Türkiye Eğitim Sağlık ve Araştırma (TESA) Vakfı tarafından 2009 yılında kurulan İstanbul Medipol Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti Başkanlığını yürüttü. 

Evli ve dört çocuk babası olan Koca’nın Türk Pediatri Kurumu, Pediatrik Metabolizma ve Beslenme Derneği, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Sağlık Meslek Komitesi, Özel Hastaneler Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) üyelikleri bulunmaktadır. Aynı zamanda Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi (DEİK) Eğitim Komitesi İş Konseyi Başkan Yardımcısı, Vakıf Üniversite Hastaneleri Derneği’nin Başkanı ve Hizmet İhracatçıları Birliği Sağlık Hizmetleri Komitesi Başkanıdır.

Türkiye’den İran’a Koronavirüs Yardımı

2.jpg

Türkiye ile İran arasında sağlık alanında hibe yapılmasına ilişkin anlaşma imzalandı. Anlaşma, Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Emine Alp Meşe ve İran’ın Ankara Büyükelçisi Muhammad Farazmand tarafından imzalandı.

Türkiye, Koronavirüsten en çok etkilenen ülkelerden biri olan İran’a yardım elini uzattı.

Dünya genelinde etkili olan ve Dünya Sağlık Örgütünün pandemi ilan ettiği Koronavirüs salgınına karşı Türkiye, komşu ülke İran’a tıbbi malzeme yardımında bulundu.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İran İslam Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında Hibe Yapılmasına Dair Anlaşma, Sağlık Bakan Yardımcısı Emine Alp Meşe ve İran’ın Ankara Büyükelçisi Muhammad Farazmand tarafından imzalandı.

Anlaşma kapsamında İran’a 1.000 tanı kiti, 4.715 tulum, 20.000 Önlük, 2.004 gözlük, 4.000 N95 maske ve 78.000 üç katlı maske hibe edildi.

Hibe edilen malzemeler tedarik edilerek İran’a teslim edilmek üzere yola çıktı.

3.jpg

Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Emine Alp Meşe, Cumhurbaşkanı Kararı ile 2020 yılında İran İslam Cumhuriyeti’nin de dâhil olduğu 86 ülkeye çeşitli ilaç, aşı, tıbbi cihaz ve malzemelerin aynî hibe olarak verilmesine ilişkin akdedilecek anlaşmaları Türkiye Cumhuriyeti adına imzalamaya yetkili kılınmıştı.

Mehmet GÜRBÜZ "Hocalı’da yaşanan insanlık vahşetidir"

ANADOLU AHİ EVRAN İŞ ADAMLARINDAN AÇIKLAMA BARBAR RUSYA YÜZYILLARDIR MASUM İNSANLARIN KATİLİ,SOYKIRIM SUÇLUÇUSU ÖLÜM TARLALARINDA MEZARSIZ YATANLARIN NESİLLERİNE SADECE KAN VE GÖZ YAŞINI MİRAS BIRAKAN ZALİM. RUS SIRTLANLARIN ELI KANLI ŞEBEKLERİ ERMENI HAİNLERİ HOCALI MASUMLARININ  KATİLLERİ,SOYKIRIM SUÇUNUN FAİLLERİ BU TÜRK  MİLLETİ BİR GÜN DÖKÜLEN KANIN İNTİKAMINI ALACAKLARDIR 

Yirminci Asrın vahşeti Hocalı kurbanları bugün anılıyor. Tarihin gördüğü en kanlı katliamlarından biri olan ve Ermenilerce çocuk, kadın, yaşlı 613 Azerbaycan Türküne karşı uygulanan Hocalı Katliamı, üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen yüreklerdeki acısını ilk günkü gibi koruyor. Ermeniler tarafından işgal edilen Dağlık Karabağ bölgesindeki Katliamları soruşturan.Azerbaycan Askeri Savcılığının,Ermenilerin 26 Şubat 1992’de yaptığı Hocalı Katliamı’yla ilgili soruşturma dosyası, katliamın dehşetini ortaya koyuyor  .

Katliamdan kurtulmayı başaran 2 bin 213 kişinin soruşturma dosyasındaki ifadesi, 800’den fazla ekspertiz raporu ve diğer kaynaklardan edinilen bilgiler, Ermenilerin sadece işgalle yetinmediğini, sivilleri toplu şekilde katlettiğini kanıtlıyor.Soruşturma dosyasında Hocalı katliamını yapan Ermenistan ordusu subaylarının yanı sıra, Sovyet ordusunun o zaman bölgede bulunan 366. Motorize Alayının çoğu Ermeni kökenli 38 üst düzey subayının da ismi yer alıyor.Dosyada ismi geçen subaylar savaş suçları işlemekten sorumlu tutulurken Azerbaycanlılar, savunmasız 613 sivili katleden canilerin adalet önünde hesap vermesini talep ediyor.Soruşturma dosyasında, insanlık tarihine kara bir leke olarak yazılan katliama giden süreç de anlatılıyor.

Ermeniler, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla 1991’in son günlerinde ablukaya aldıkları, bölgenin tek havaalanına sahip ve stratejik önem taşıyan Hocalı’ yı ele geçirmek için harekete geçti.Aylar süren saldırılarını 1992’nin 25 Şubat’ında yoğunlaştıran Ermeniler, gece, Sovyet ordusunun o zaman Hanken di’ de bulunan 366. Motorize Alayının da yardımıyla üç koldan saldırdı.İnsanlık tarihinin kara lekesi: Hocalı Katliamını. Ermeniler, sivilleri toplu şekilde katletti, esirlere acımasızsa işkence yaparak 20. yüzyılın en kanlı katliamlarından birine imza attı. Daha önce 7 bin kişinin yaşadığı Hocalı’ da savunmasız durumdaki. Azerbaycan devletinin işgal nedeniyle uğradığı zarar ise 170 milyon doları buldu Katledilenlerin adli tıp muayeneleri ve şahit ifadeleri ve Resmi verilere göre, o gece 613 kişi hunharca katledilmiş; bunlardan 83 çocuk, 106 kadın acımasız yöntemlerle işkence yapılarak öldürülmüştür. Ayrıca, 487 kişi ağır yaralanmış ve 1275 kişi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmıştır. 26 çocuk tamamen ve 130 çocuk ise kısmen öksüz kalmıştır. Ermeniler şehitleri özel acımasızlıkla, gözlerini oyularak, kafataslarının derisini soyarak ve vücutlarının farklı organlarını keserek öldürmüştür. küçücük çocukların gözleri oyulmuş, hamile kadınların karınları yırtılmış ve insanlarımız diri diri toprağa gömülmüştür. hatta şehitlerin bir çoğunun cesetleri yakılmıştır.

Azerbaycan’a göre, Hocalı’ da yaşananlar, 1949 Cenevre Sözleşmeleri’nin, Birleşmiş Milletler’ in (BM) Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, Sivil ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşmesi, Çocuk Hakları Sözleşmesi gibi çok sayıda sözleşmenin ciddi ihlali anlamına geliyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 22 Nisan 2010 tarihli kararında, Hocalı’ da yaşananlar, savaş suçları veya insanlık aleyhine suçlarla eşdeğer eylemler olarak görülüyor.Azerbaycan Meclisi, 613 vatandaşının katledildiği olayı, 1994 yılında düzenlenen oturumla “Hocalı Soykırımı” olarak kabul etti. Hocalı’da yaşanan insanlık vahşeti; Meksika, Macaristan, Pakistan, Kolombiya, Çek Cumhuriyeti, Bosna-Hersek, Sudan, Peru ve İslâm İşbirliği Teşkilatı tarafından da “soykırım” olarak nitelendiriliyor.Dünyada Hocalı Katliamı, 5 ülke parlamentosu tarafından kınanıyor. ABD’de 16 eyalet meclisi 26 Şubat 1992’de yaşananları “soykırım” olarak kabul ederken, Türkiye Cumhuriyeti ise Azerbaycan’ın Hocalı kasabasındaki vahşeti “katliam” olarak tanımlıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), yaşananları “katliam” olarak nitelendirirken, Birleşmiş Milletler ise Hocalı Katliamı ile ilgili henüz resmi bir karar almadı, fakat Birleşmiş Millet Genel Kurulu, 1993 yılında Ermenistan’ı kınadı. BM Güvenlik Konseyi’nin 822 sayılı kararıyla Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını terk etmesini istedi.Bu gelişmelerle Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyeleri “Ermeniler tüm Hocalı sakinlerini katletti” ifadesinin yer aldığı bir bildirgeye imza attı. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı ise Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesini talep etti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 22 Nisan 2010 tarihindeki kararında, Hocalı’da yaşananları, “savaş suçları ve insanlık aleyhine olan suçlarla” eş değer gördü. Fakat günümüzde Hocalı Katliamı ile ilgili resmi bir karar alınmamıştır.

Mehmet GÜRBÜZ"Corana virüsü krizi fırsata döndürelim"

ANADOLU AHİ EVRAN İŞ ADAMLARI DERNEĞİ BAŞKANI MEHMET GÜRBÜZ’DEN ÇİN’DE Kİ CORANA VİRÜSÜNÜN KRİZİNİ FIRSATA ÇEVİRELİM KÜRESEL SERMAYENİN İSTEĞİ OLAN UCUZ İŞÇİLİK,UCUZ ARAZİ KİRASI BEDELLERİ,İŞLETME MALİYETLERİ DÜŞÜK OLAN ÜLKEMİZ İÇİN BÜYÜK BİR FIRSATTIR DİYORUZ 
Çindeki Corana virüsü krizi ile birlikte ülkede büyük bir ekonomik kriz meydana getirecektir ülkede halk sokaklara çıkamıyor iş yerleri,fabrikalar kapalı olduğundan istihdam oluşturalamaz durumdadır verilen sözler yapılan sözleşmelerde yerine getirilmiyecek kadar vahim bir tablonun içerisine düşmüş bir vaziyettedir.Çok değil birkaç yıl geriye gittiğimiz zaman Dünyanın en büyük nüfusuna sahip olan Çin halk Cumhuriyeti son dönemde yabancı sermayeyi çekme konusunda çok başarılı
olmuştur. 1990’ların başından itibaren gelişmekte olan ülkelere
yapılan yatırımların başında Çin yer almıştır.Çin hükümeti yabancı
yatırımlara ayrıcalıklı muamele yerine ülkenin bu anlamda bir
doyuma ulaştığı düşüncesi ile yerli ve yabancı yatırımlara eşit
muamele anlamına gelen uluslararası kabul görmüş, “Milli Muamele” ilkesini uygulamaya koymuştur. .Dış Ticaret Kanunu 1995’te yürürlüğe
ğirmiştir. Dış Ticaret, yabancı sermayeli kuruluşlar istisna tutulmak üzere,ticaret planlama mekanizması ilkeleri çerçevesinde Dış Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Bakanlığı (MOFTEC) tarafından yürütülmektedir. Dış ticaret, ulusal ve bölgesel düzeyde örgütlenmiş .Dış Ticaret Şirketleri (FTC) yoluyla gerçekleştirilmektedir. İhracata ilişkin zorunlu planlama kaldırılmakla birlikte bazı ürünler üzerindeki lisans uygulaması devam etmektedir. Ancak ithalatta “plan” yerli üretimi korumak ve döviz rezervini kontrol etmek amacı ile önemini sürdürmektedir. Merkezi planlamadan ayrıldığı 1978 yılından bu yana Çin yılda ortalama % 10 oranında büyümektedir. Dönemin ÇHC Devlet Başkanı Deng Xiaoping’in “Açık Kapı Politikası” reformları ile bu bölgedeki sosyo ekonomik koşullar bir anda değişmiştir. Çin anakarasının ticarete açılması ve pek çok imalatçı,ucuz işçilik, düşük arazi kirası ve işletme maliyetlerinden yararlanmak için küresel sermayenin bir çok dev firmaları Çin e akın etmeye başlamıştır.Böylece emek yoğun sektörlerdeki faaliyetler Çin anakarasında yapılırken yönetim, tasarım. “Açık Kapı Politikası”nın etkisiyle 1980’lerde başta Shenzen
olmak üzere Özel Ekonomik Bölgeler gelişmeye başlamıştır.
Ülkedeki bu Corana Virüsü nedeniyle Uluslar arası şirketler Çin’deki faaliyetlerini durdurdu,hava yolları Çin seferlerini teker teker askıya alıyor Uluslar arası toplum virüsün yayılmasını yavaşlatmaya yada durdurmaya çalışırken,virüsün ekonomik etkisinin Çin’in sınırları ötesine de geçeceği uyarısı yapılıyor.Corana virüsünün Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkmasının ardından dünyadaki bir çok ülkeler durumun daha’da kötüye gitmesi halinde bu ülkede ki bir çok alandaki faaliyetlerini durdura bileceği sinyalini veriyorlar Ekonomistler ve Kamu sağlığı uzmanları virüsün yayılma hızı ve tedarik zincirlerinin birbirlerine daha bağımlı hale gelmesi göz önünde bulundurulduğunda küresel ekonomiye etkisinin ciddi boyutlarda olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor ülkeler Asya’daki imalat merkezlerine bağımlı Çin ekonomik olarak büyürken Asya’nın geri kalan ülkeleri de büyüdü.

ANADOLU AHİ EVRAN İŞ ADAMLARI DERNEĞİ BAŞKANI MEHMET GÜRBÜZ

Asya ülkelerinin toplam Gayrisafi Hasılasının 2020 yılında dünyadaki bütün bölgeler arasında en yüksek orana sahip olması ve bununda küresel büyümenin %60’ına karşılık gelmesi bekleniyor.Şirketler Çin ve Güney doğu Asya’da ki ülkelerdeki imalat merkezlerine son dönemde daha bağımlı hale gelmiş durumda.Bu virüsün kontrol altına alınmaması ve Çin ‘in sınırlarını dışına yayılması halinde bunun küresel ekonomiye zarar vereceği düşünülmektedir.Biz diyoruz ki bu bölgelerde yoğun küresel imalat,ticaret faaliyeti olduğundan,personel eksikliği büyük bir sorun teşkil edecektir.buda bazı mal ürünlerinin üretimini ve nakliyesini sekteye uğratacaktır.bu itibarla ülkemizde durağanlaşan ekonomimizi yukarıya çıkarmak için bu bir fırsattır imalatçının en büyük sıkıntısı nedir?ucuz işçilik,düşük arazi kirası bedelleri,işletme maliyetleri bizim en büyük avantajımız ola bilir bir kısmını Çin ve Asya ülkelerine kaptırdığımız küresel sermayenin bu taleplerini karşılarsak biz bu pazarın büyük dilimini ülkemize çekebiliriz ve bizim hükümetimiz Çin hükümeti ile de görüşüp devletlerle yaptıkları anlaşmaların sözünü yerinde getiremiyeceği uluslar arası kuruluşlar tarafından kaygı ile dile getiriliyor hiç vakit kaybetmeden imalat sanayimizi hızla kurup istihdam oluşturup biz bu ürünlerin tedarikçiliğini üstlenelim ve Çin’in tedarikçisi biz olalım Ülkemize büyük bir döviz katkısı sağlayalım Milli ekonomimiz şahlanışa geçecektir diyoruz.

Mehmet Gürbüz
Anadolu Ahi Evran İş Adamları.

"Bütün dünya Filistin davasına sırtını dönse bile biz sırtımızı dönmeyeceğiz"

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Eski Hamas Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal’i kabul etti.

Eyüpsultan Belediye binasındaki kabulde Kurtulmuş, Meşal ve arkadaşlarını Türkiye’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, şunları kaydetti:

“Bugün Eyüpsultan’da Filistin Dostluk Grubu’nun milletvekillerimizle birlikte yapacağı bir toplantı var, o toplantıya teşrif ettiler. Filistin davasının bizim için hayati bir mesele olduğunu hatırlatmaya bile gerek yok. Bütün dünya Filistin davasına sırtını dönse bile biz sırtımızı dönmeyeceğiz. Çünkü Filistin davası hem Filistin’in özgürlüğüne sahip çıkmaktır hem İslam ümmetinin geleceğine sahip çıkmaktır, aynı zamanda da dünya barışının temin edilmesi için önemli bir meseledir. Maalesef son zamanlarda Siyonist rejimin saldırılarını arttırmasını büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. Üzüldüğümüz konu şudur; İslam dünyası da, dünyanın birçok ülkesi bu saldırılar karşısında ciddi bir sessizlik içerisindedir. İslam dünyasını bu kadar dağınık görmüşken Siyonist rejim de son vuruşu yapmak istiyor. Fakat ne yaparlarsa yapsınlar Filistin davasını ve Filistin’i yok edemeyecekler. Son olarak Gazze bombalamaları sırasında Anadolu Ajansı’nın bombalanması da tabii ki tesadüfi değildir. İsrail’in işlediği insanlık suçlarını dünyaya duyurulmasında rahatsızlık duymuşlardır. Anadolu Ajansı bu anlamda, insan hakları ve uluslararası hukukun kendisine vermiş olduğu bütün imkanları kullanarak Gazze’deki insanlık suçlarını dünyaya anlatmaya devam edecektir.” 

Numan Kurtulmuş, “Yüzyılın Anlaşması” konusuna değinirken, “ABD bu ‘Yüzyılın Anlaşması’nı henüz beyan etmedi. Medya kanalıyla bunu sızdırıyorlar ve insanları bu fikre alıştırmaya çalışıyorlar. Kendilerine maalesef İslam dünyasında da yandaş bulmaya çalışıyorlar. Bu anlaşmayı hangi devlet kabule derse etsin İslam dünyasındaki hiçbir halk kabul etmeyecektir.” dedi.

Siyonist İsrail 7 Filistinliyi daha katletti!

Siyonist İsrail 7 Filistinliyi daha katletti!

Halkın Kurtuluş Partisi Genel Merkezinden yapılan  açıklama

Katil ABD Emperyalistlerini ve Ortadoğu’daki Bekçi Köpeği İsrail’i

Ortadoğu Halkları birleşip Tarihin çöplüğüne göndermediği sürece katliamlar devam edecek

AB-D Emperyalizmi demek, dünya halkları için kan, gözyaşı, ölüm demek.

İnsan soyunun en büyük düşmanı ABD Emperyalistlerinin Kuduz Bekçi Köpeği İsrail demek, Filistin Halkının vatanının gaspı, bu topraklar üzerinde yaşayan halkların soykırıma uğratılması, Ortadoğu Halklarının düşmanlaştırılması demek.

Ve insan soyunun bu en büyük düşmanlarına Ortadoğu’dan defol diyememek, korkaklık demek, hainlik demek, işbirlikçilik demek.

İşkence denince, kan, zulüm, gözyaşı denince, soykırım denince akla AB-D Emperyalistleri ve onların bekçi köpeği İsrail akla gelir artık, özellikle 1950’den beri.

AB-D Emperyalistleri tarafından Filistin toprakları üzerine bekçi köpekliği yapsın diye kuruluveren kaçak ve haram İsrail, o tarihten bugüne Filistin Halkı üzerinde ve Ortadoğu Halkları üzerinde Emperyalist terör estiriyor. Bölge Halkları açısından artık ölüm sıradanlaştı. Neredeyse Siyonist İsrail saldırısının olmadığı, ölümlerin yaşanmadığı, işkencelerin olmadığı, göz altıların yapılmadığı günler olağanüstü günlerden sayılıyor.

Kanıksandı mı yaşananlar Yerli işbirlikçi Amerikancı Hanedanlıklar, Emirlikler tarafından?

Evet, kanıksandı. Onlar zaten açık, olmadı el altından bekçi köpeğini kudurtup Ortadoğu Halklarının üzerine saldırtıyorlar.

Ama özellikle Filistin Halkı kanıksamadı kendilerine yapılanları. Direniyorlar yıllardır. Taşla, sopayla, olursa, bulurlarsa silahla, çıplak göğüslerini İsrail Askerlerinin kurşunlarına siper ederek direniyorlar. Alıştılar zulümlere, işkencelere, her evden bir şehidin çıkmasına alıştılar. Ama vatanlarının gaspına, kendi topraklarında vatansız bırakılmalarına alışamadılar.

Alışamadılar, taşlı sapanlı karşı koydular tanka tüfeğe karşı.

Alışamadılar, yüreklerini ortaya koyup çıplak bedenleriyle karşı koydular canavarlaştırılan İsrail Askerlerinin kurşunlarına.

Alışamadılar, barışçıl yürüyüşler düzenlediler, silahsız, sopasız. Sadece yürüdüler. Karşılaşacakları belliydi. Gazdı, bombaydı, mermiydi karşılaşacakları. Yani zalimlikti. Ama bedel ödeyeceklerini bile bile yürüdüler.

30 Mart’tan bugüne yürüyorlar. Yürüyüşün adı; “Büyük Dönüş Yürüyüşü”.

Talepleri; sürgün edildikleri topraklarına geri dönmek ve 2006’dan beri Gazze’ye uygulanan hukuksuz ablukanın kaldırılması. Yani kendilerinde olanı istiyorlar. Daha doğrusu kendilerinden çalınanı, zorla el konulanı istiyorlar.

Ama nasıl ki akrep doğası gereği sokar, Siyonist İsrail’de kudurmuş Bekçi Köpeğinin doğası gereği yaptığını yapıyor. Masum savunmasız, silahsız sivil halkın üzerine gerçek mermilerle saldırıp, ölüm kusuyor. Dünkü son saldırılarda da 7 Filistinli daha katledildi. Yaralananların sayısı 154.

Bu katliamlar devam edecek. Ortadoğu Halkları bir süre daha acılar çekmeye devam edecek.

AB-D Emperyalistleri ve Bekçi Köpeği Siyonist İsrail’in zulmüne Ortadoğu Halkları birleşip son verene kadar bu zulümler çekilecek.

Ortadoğu Halkları, kendi halkını, topraklarının altındaki kara altını AB-D Emperyalistlerine peşkeş çeken, başlarındaki yerli satılmışları defedinceye kadar bu acılar çekilecek.

Bütün Ortadoğu’da gerçek devrimcilerin önderliğinde Halkın İktidarları kurulduğu gün, bütün Ortadoğu Halkları derin bir oh çekecek. Acılar o zaman son bulacak. Gözyaşları o zaman dinecek. Emperyalistlerden gelen ölümler işte o zaman duracak.

Zalimin zulmü sürgit devam etmiş olsaydı insanlık köleci toplumda çakılıp kalmıştı.

İnsanlık umudu yitirmiş olsaydı, Spartaküs’ler, Şeyh Bedrettin’ler, Marks-Engels’ler, Lenin’ler, Kıvılcımlı’ılar, Mustafa Kemal’ler, Fidel’ler, Che’ler, Ho Chi Minh’ler, çıkmazdı Halkların bağrından.

İçinden geçtiğimiz Karanlık günleri de aşacağız. Eninde sonunda bir ışık yaracak karanlığı. O ışık Bilimsel Sosyalizmin ışığıdır. Eninde sonunda insanlık o ışıkla buluşacak. Ama bu sefer bırakmayacak o ışığı. Bu sefer sımsıkı sarılacak. Çünkü gördü insanlık o ışık bırakılınca nelerle karşılaştığını, zalimin zulmüne karşı nasıl biçare kaldığını.

İnsanlık tarihi tanıktır, Halklar yeter artık diyerek ayağa kalkınca, teknolojinin son sözü silahların yetersiz kaldığını.

Göreceğiz Halkların yeniden ayağa kalkıp zulmün üstüne yürüdüğünü. Göreceğiz AB-D Emperyalistlerinin Tarihin çöplüğüne gönderildiğini.

Göreceğiz gerçek insanlığı.

Türkiye-Rusya-İran Zirvesi Tahran’da toplandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in katılımıyla İran’ın başkenti Tahran’da gerçekleştirilen, Suriye sorununa kalıcı çözüm bulmayı amaçlayan Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi toplandı.

Uluslararası Konferans Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantı öncesinde İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin’i kapıda karşıladı. Üç lider daha sonra birlikte fotoğraf verdi.

Zirve’de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıdan çıkacak sonuçların tüm dünya tarafından sabırsızlıkla beklendiğini, alınacak kararlarla bu beklentileri boşa çıkarmayacaklarına olan inancını ifade etti.

“İDLİB, BÖLGENİN BARIŞ VE İSTİKRARI BAKIMINDAN DA HAYATİ ÖNEME SAHİP”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında kısa bir durum muhasebesi yapmak istediğini belirterek şunları kaydetti: “Astana ruhunun özünde asgari müştereklerde buluşma iradesi göstermemiz vardır. Bu asgari müşterekler ise, Suriye’nin siyasi birliğinin sağlanması, toprak bütünlüğünün korunması ve ihtilafa barışçıl bir siyasi çözüm bulunmasıdır. Bu amaçla baştan beri sahada şiddetin durdurulmasını, insani durumun iyileştirilmesini ve siyasi sürecin önünün açılmasını hedefledik. Aynı anlayışla Cerablus, El Bab ve Afrin gibi yerlerde sahaya inerek kendi askerimizin kanı ve canı pahasına terörist unsurları bölgeden temizledik. Böylece Suriye topraklarını güvenli hâle getirerek huzur ve istikrarı temin ederek mültecilerin evlerine dönebileceği şartları hazırlamaya çalıştık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların yanı sıra yine Astana toplantıları kapsamında hayata geçirilen en kritik adımın, gerginliği azaltma bölgelerinin tesisi olduğunu vurgulayarak “Ancak zamanla bunlar farklı bahanelerle tek tek tasfiye edildi. Bugün gerginliği azaltma bölgelerinden geriye sadece İdlib kaldı” dedi.

Bu bölgelerin tesisinin ardından yaşanan gelişmeler dolayısıyla muhalefetin kendilerinin aldatıldığını düşündüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye olarak şehitler verdiğimiz ve ciddi özveride bulunduğumuz bu sürecin şu an itibariyle çok riskli bir yere geldiğini görüyoruz. Şunu bir kere daha vurgulamak istiyorum: İdlib, sadece Suriye’nin siyasi geleceği için değil, bizim millî güvenliğimiz ile bölgenin barış ve istikrarı bakımından da hayati öneme sahiptir” şeklinde konuştu.

“İDLİB’İN KAN GÖLÜNE DÖNMESİNİ ASLA İSTEMİYORUZ”

Türkiye’nin bölgede kurduğu 12 gözlem noktasının sahadaki anlamlarından birinin Türkiye’nin İdlib halkına ve buraya sığınanlara can güvenlikleri konusunda güvence vermiş olması olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bu bölgenin ve ülkemizin sağladığı örtülü güvencenin kendi halkına yönelik katliamları hâlâ hafızalarımızda olan Esed rejiminin insafına bırakılmasına rıza gösteremeyiz. Her ne gerekçeyle olursa olsun İdlib’e yapılan ve yapılacak bir saldırı felaketle, katliamla ve çok büyük bir insani dramla sonuçlanacaktır. Bölgedeki 3,5 milyonu aşkın sivilin tamamı bundan etkilenecektir. On binlerce sivil bombardımanlarda can verirken, gidecek başka yerleri kalmadığı için milyonlarcası bizim sınırımıza dayanacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çoğunluğu Suriyeli 4,5 milyon sığınmacıyı topraklarında barındıran Türkiye’nin, mülteci ağırlama kapasitesini doldurduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rus ve İranlı dostlarımızın İdlib’teki bazı terörist oluşumlardan kaynaklanan güvenlik endişelerini elbette anlıyoruz. Bölgeye doğrudan komşu olmamız sebebiyle, benzer kaygıları en az sizler kadar bizler de duyuyoruz. Ancak, İdlib gibi her şeyin iç içe olduğu bir yerde teröristlere karşı etkili mücadelede zaman ve sabır gerektiren farklı yöntemlere ihtiyaç var. Türkiye olarak biz bu konuda gereken çabayı gösterdik, daha fazlasını göstermeye de hazırız. İdlib’in kan gölüne dönmesini asla istemiyoruz. Siz dostlarımızdan da bu çabalarımızda bize destek olmanızı bekliyoruz.”

“SURİYE’DE YENİ BİR ŞİDDET DALGASI VE İNSANİ KRİZ YAŞANMASINA İZİN VERİLMEMELİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında İdlib’te tarafların ortak kaygılarını dikkate alan makul bir çıkış yolu bulunması gerektiğine işaret ederek, “Gerek Halep’in, gerekse Hmeymim Hava Üssü’nün güvenliğine yönelik tehditlerin bertaraf edilebilmesine yönelik her türlü çabayı göstereceğiz. Bu çerçevede Rus dostlarımızın rahatsızlık duyduğu unsurları Halep ve Hmeymim bölgesine yönelik saldırılara girişemeyecekleri yerlere çekmeyi deneyebiliriz. Böylece İdlib bölgesinde kritik yerlerin kontrolü sadece ılımlı muhalifler tarafından sağlanır hâle gelecektir” ifadelerini kullandı.

Sözlerine “Meseleyi Astana ruhuna uygun şekilde ve suhuletle çözmeyi hedeflemeliyiz. Zira bu konu Astana’nın itibar ve güvenliğinin sınanacağı son fırsattır” değerlendirmesiyle devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdlib’in akıbeti konusunda varacağımız anlayış, Suriye bağlamındaki iş birliğimizin geleceğini de şekillendirecektir. Türkiye’nin bu konudaki hassasiyetinin ve kararlılığının doğru anlaşılmasını sizlerden özellikle rica ediyorum” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Ülkemizin ve kardeşimiz olarak gördüğümüz Suriye halkının geleceğini bu derece yakından ilgilendiren bir konuda Türkiye’nin tavrı bellidir. Astana garantörlerinin Suriye’de yeni bir şiddet dalgası ve insani kriz yaşanmasına izin vermeyeceği mesajının, bu zirveden uluslararası kamuoyuna verilmelidir.”

“PYD/YPG DÂHİL, BÜTÜN GİRİŞİMLERE AYRIM YAPMADAN ORTAK TAVIR ALMALIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm gözlerin İdlib’e çevrildiği, dikkatlerin buraya odaklandığı bir zamanda Fırat’ın doğusunda arzu edilmeyen gelişmeler yaşandığına işaret ederek, birtakım yabancı güçlerin bölgede DEAŞ’la mücadele bahanesiyle attığı adımların artık bambaşka bir istikamete yönelmesinin gizlenemez bir gerçek olduğunun altını çizdi. “Artık DEAŞ tehdidi ve tehlikesi kalmamış olmasına rağmen, Amerika’nın bölgede bir diğer terör örgütünü güçlendirmeye devam etmesinden fevkalade rahatsızız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan  “Amerika’nın artık 20 bine yakın tırı silah, mühimmatla birlikte bölgeye göndermesi, üç bine yakın kargo uçağını aynı şekilde bölgeye göndermesi, bu terör örgütünün nedenli güçlendiğinin çok açık ifadesidir” şeklinde konuştu.

Suriye rejiminin de göz yummasıyla Fırat’ın doğusunda güçlenen terör örgütünün, sahadaki varlığını yabancı güçlerin desteğiyle kalıcı hâle getirmeye çalıştığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu durum sadece bizim millî güvenliğimizi ilgilendirmekle kalmıyor, aynı zamanda Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve geleceğine de tehdit oluşturuyor. PYD/YPG dâhil Suriye’den kaynaklanan terörün her türlüsüne ve Suriye’nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğüne kasteden bütün girişimlere ayrım yapmadan ortak tavır almalıyız.”

Konuşmasının devamında ülkenin bir bölümünde sergilenen hassasiyetlerin diğer bölümünde gösterilmiyor olmasının, hem Suriye halkının, hem de uluslararası toplumun burada verilen mücadeleye bakışını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, özellikle Suriye’nin siyasi, coğrafi ve sosyal bütünlüğü gerçek anlamda sağlanana kadar bölgedeki varlığını korumakta kararlıdır. Ülkemizin bekasına tehdit oluşturan yapıların hudutlarımızın hemen ötesinde cirit atmasına müsaade edemeyiz; tehdidin kaynağına ve boyutuna göre gereken adımları atmayı sürdüreceğiz” dedi.

SURİYELİ MÜLTECİLERİN ÜLKELERİNE GERİ DÖNÜŞÜ

Kendilerinin Suriye’de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararına uygun kalıcı bir çözüm bulunmasından yana olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti “Bu bağlamda, Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisiyle iş birliği halinde anayasa komitesinin oluşumunun tamamlanmasına, serbest ve adil seçimler yapılması için şartların bir an önce hazırlanmasına önem veriyoruz. Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri dönüşü ve ülkenin yeniden inşası ancak bu gelişmelerin ardından daha anlamlı bir şekilde ele alınmaya başlanabilir. Geri dönüş sürecinin gönüllülük esasına göre uluslararası hukuka uygun olarak ve Birleşmiş Milletlerle iş birliği hâlinde yürütülmesi esas olmalıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kimyasal Silahların Yasaklanması Sözleşmesi’nin 1915’te imzalandığını, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün 1997’de kurulduğunu hatırlatarak, kimyasal silahlarla ilgili tavırlar koymanın doğru ve yerinde olduğunu ifade etti.

Sözlerine “Fakat kimyasal silahlarla ölenlerin, öldürülenlerin sayısına baktığımız zaman, orada 1000-2000-3000-5000 kişiyi görüyoruz, ancak konvansiyonel silahlarla öldürülenlere baktığımız zaman orada on binler, yüzbinler görüyoruz” ifadeleriyle devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,  şunları kaydetti: “Şimdi biz konvansiyonel silahlarla öldürülenlere karşı veya öldürenlere karşı tavır almakta gecikiyoruz, ama kimyasal silahlara karşı tavır koyuyoruz. Neticesi ölüm olduktan sonra kullanılan kimyasal olsa ne fark eder, konvansiyonel olsa ne fark eder? Buna karşı bizim bu yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda da bu işi gündeme getirmek suretiyle yeniden bunu güncellemenin, ortaya koymanın, kimyasal, konvansiyonel, buna karşı bir ortak tavır takınmanın ki burada birinci derecede Rusya Federasyonu’na büyük görev düşmekte, zira Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde de Rusya Federasyonu’nun yer alması, böyle bir kararın alınmasının da bana göre neticesini çok daha açık, net hâle getirecektir.”

İDLİB’TE ATEŞKES İLANI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveden çıkacak sonuçların Suriye halkı için hayırlı olması temennisinde bulunarak, İran Cumhurbaşkanı Ruhani’ye gösterdiği misafirperverlik dolayısıyla teşekkür etti.

Toplantı sonrası, 12 maddelik bir sonuç bildirgesi yayınlanacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonraki toplantının Rusya’da yapılacağını ifade etti.

İdlib’te bir ateşkes ilanı yapılmasının bu zirvenin en önemli adımlarından birisi olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Bu sivilleri bu ciddi manada huzurlu kılacaktır, rahatlatacaktır ve bu konuyla ilgili bir adımın atılması ve böyle bir ilanın yapılması, bu zirvenin de zaferi olacaktır diye düşünüyorum.”

7.09.2018
“İdlib’te atılacak yanlış adımların menfi yankıları her tarafta hissedilecektir”
07.09.2018
Türkiye-Rusya-İran Zirvesi Tahran’da toplandı
07.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi
07.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile görüştü
07.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan İran’da
06.09.2018
“Afrika, bizim için büyük önem arz eden bir kıta”
06.09.2018
Benin Cumhurbaşkanı Talon Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde
05.09.2018
Almanya Dışişleri Bakanı Maas Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde
05.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC Başbakanı Erhürman’ı kabul etti
04.09.2018
KKTC büyükelçisinden güven mektubu
04.09.2018
Hindistan büyükelçisinden güven mektubu
04.09.2018
Burkina Faso büyükelçisinden güven mektubu
04.09.2018
Gabon büyükelçisinden güven mektubu
03.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Konseyi 6. Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı
03.09.2018
Emine Erdoğan, Kırgızistan’ın Kırçın Yaylası’nda kurulan Etno Şehir’i ziyaret etti
03.09.2018
Haftanın Özeti (27 Ağustos-02 Eylül 2018)
02.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3. Dünya Göçebe Oyunları’nın açılış törenine katıldı
02.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan Başbakanı Abılgaziyev ve Kırgızistan Meclis Başkanı Cumabekov’u kabul etti
02.09.2018
Emine Erdoğan, Cengiz Aytmatov Salonu’nun açılış törenine katıldı
02.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ata Beyit Anıt Mezarlığı’nı ziyaret etti
02.09.2018
“Kırgızistan’la ilişkilerimizi FETÖ gölgesinden kurtararak geliştirmeye kararlıyız”
02.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Merkez İmam Serahsi Camii’nin açılış törenine katıldı
02.09.2018
“Türkiye ekonomisinin bu süreçten güçlenerek çıkacağından kimsenin şüphesi olmasın”
01.09.2018
“Türkiye ve Kırgızistan’ın ekonomik olarak potansiyellerini hayata geçirmeleri şarttır”
01.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan FETÖ uyarısı: “Yaşadığımız sıkıntıyı Kırgızistan yaşamasın istiyoruz”
01.09.2018
Emine Erdoğan, Bişkek Kırgız-Türk Dostluk Hastanesi’ni ziyaret etti
01.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’da
31.08.2018
“Bilinçli avcılıkla, milletimizi yeniden balıkla buluşturmalıyız”
31.08.2018
“Ekonomik tehditler bu milleti sindiremez”
31.08.2018
“Döviz kurundaki istikrarsızlık ülkemize yönelik bir operasyondur”
30.08.2018
“Türkiye, arkasında yüzlerce milyon kardeşinin duasıyla tarihî bir mücadele yürütüyor”
30.08.2018
“Büyük ve güçlü Türkiye’nin önünde duramayacaklar”
30.08.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde tebrikleri kabul etti
30.08.2018
30 Ağustos Zafer Bayramı: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı
29.08.2018
“2023 hedeflerimize ulaşacağımıza yürekten inanıyoruz”
29.08.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Dışişleri Bakanı Zarif’i kabul etti
29.08.2018
“Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması, tüm coğrafyamızın geleceğine yön verecektir”
26.08.2018
“Malazgirt ruhunu yaşatmayı başaramazsak, geçmişimizle birlikte geleceğimizi de kaybederiz”
21.08.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele operasyonlarına katılan güvenlik güçlerinin bayramını kutladı
20.08.2018
“Kurban Bayramı’nın gönüllerimize ferahlık, hanelerimize mutluluk, ülkemize aydınlık getirmesini diliyorum”

Trump, Kudüs’te de yalnız kaldı…

Trump, Kudüs’te de

yalnız kaldı…

Necdet Buluz

ABD Başkanı Trump’un ülkesinin Büyükelçiliğini Kudüs’e taşına inadı öyle görünüyor ki kendisine pahalıya mal olacak. Her şeyden önce AB ülkeleri Trump’un bu girişiminin arkasında olmadıkları gibi, konuyu eleştirdiler, Başkanı bu konuda da yalnız bıraktılar.

Almanya Başbakanı Merkel’in de açıkça dediği gibi, Kudüs kararı ABD’nin Avrupa ile arasını iyice açtı. Baş müttefiki İngiltere bile Kudüs adımına karşı çıkan Avrupa ülkeleri arasında yer alıyor. Türkiye gibi Amerika’nın en önemli müttefiki Kudüs konusunda Amerika ve İsrail’i hedef alan açıklamaları ile dikkatleri çekiyor.

Şunu da ekleyelim:

İran’a karşı ambargo konusunda AB ülkeleri ve diğer birçok ülke Amerika’nın yanında yer almıyor. Türkiye, Rusya, Çin ve Hindistan gibi ülkeler de açıklamalarında İran ile olan iyi ilişkilerini sürdüreceklerini açıkladılar. Amerika’nın attığı adımın yanlışlığına vurgu yaptılar.

Trump’un Kudüs inadının arkasında iki neden var:

Başkan, ayakta kalabilmek ve iç sorunlarını çözebilmek için Amerika’daki Yahudi lobisinin desteğine ihtiyaç duyuyor. Amerikan büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyarak bu konuda adım attı. Her şeyi İsrail’in güvenliği ve istekleri doğrultusunda yapmakta olduğunu da görüyoruz.

İkinci neden de ABD Başkanı her şeyden önce Kasım 2018’de yapılacak ara seçimleri kazanma derdinde. Bunun için de Kudüs hamlesiyle Yahudi lobisinin tam desteğini sağlama almayı hedeflemektedir.

Geçenlerde Verda Özer, Milliyet’teki köşesinde bu konuyu enine boyuna masaya yatırmış. Trump’un asıl derdinin İran’ı zayıflatmak olduğunu, bu konuda attığı adımlarla İsrail’i bölgede rahatlatmayı hedeflediğini kaleme almış. Hiç kuşkusuz, Yahudi lobisinin de isteği doğrultuda bölgeyi ateşe atmaktan kaçınmamıştır.

Ancak, Verda Özer, Trump’un attığı bu adımların ters teptiğini, İran’ı bölgede daha da güçlendirdiğini vurguluyor. Bunun nedenlerini de detayları ile açıklıyor. Kısa alıntı ile Özer’in bu konudaki görüşlerini yansıtalım:

“Bir kere Trump’ın asıl derdi, İran’ı zayıflatmak. Kudüs kararının arkasında bile bu var. Çünkü İran İsrail’in baş düşmanı. Şimdi ABD Başkanı büyükelçiliği Kudüs’e taşıyarak İsrail’in elini güçlendirdiğine, böylelikle İran’a karşı önemli bir hamle yaptığına inanıyor. Oysaki aksine, Tahran’ın elini güçlendiriyor. İki sebeple.

1.si İran’ın liderlik ettiği Şii ekseni; Suriye’yi, Lübnan Hizbullah’ını, Irak’taki Şii milisleri, Yemen’deki Husileri ve Filistin’de Gazze’yi kontrol eden Hamas’ı kapsıyor. Bu aktörlerin hepsi de İsrail karşıtı. Kudüs hamlesi sonrası İsrail ile bu aktörler (özellikle Hamas) arasındaki ateşin iyice alevlenmesi İran’ın ekmeğine sadece yağ sürer. Bölgedeki nüfuzunu daha da artırır.

2.si bu hamle İran’ı Sünni eksenine karşı daha da güçlendirir. Şöyle ki: Şii İran’la Sünni eksene liderlik eden Körfez ülkelerinin  (Suudlar başta olmak üzere) arası zaten uzun süredir had safhada gergin. Aynı Arap dünyası bugün İsrail ve ABD yanında hizalanmış durumda. İşte Trump Filistin meselesini kaşıdıkça da, Arapların İsrail’in yanında konumlandıkları gün gibi açığa çıkıyor. Çünkü Filistin için kıllarını kıpırdatmıyorlar. Bu da onları Müslümanların gözünde iyice gözden düşürüyor.

Dahası, bu durum İran’ı Filistin davasının Türkiye dışında- tek savunucusu gibi gösteriyor. Zaten Körfez ülkeleri dışındaki diğer ana destekçiler Irak, Suriye, Libya ve Yemen bugün kendi dertlerindeler. Ürdün deseniz, ABD’nin kontrolü altında, tepkisiz. Mısır da Körfez ülkeleriyle aynı cephede.

Kısacası, Kudüs adımı İran’ı yalnızlaştırmadığı gibi, aksine, Tahran’a altın tepside sunulmuş bir hediye. Buna mukabil, Trump’ın kendine bölgede baş müttefik olarak seçtiği Körfez ülkelerini ise zayıflatıyor.”

Özetleyecek olursak, gelişmeler Trump’u ileride daha da sıkıntılı durumlara sürükleyebilir. Çünkü, işler hiç de hesap edildiği gibi yürümeyecek gibi görünüyor.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz