kategori Arşivleri: Eğitim

Eğitim-Bir-Sen Aday Öğretmenleri Sınava Hazırlıyor

Eğitim-Bir-Sen Aday Öğretmenleri Sınava Hazırlıyor

Aday öğretmenlerin adaylık sürecinden çıkmaları için girecekleri sınav olan Asli Öğretmenliğe Geçiş Sınavı 24 Aralık 2017 yapılacak.

Asli Öğretmenliğe Geçiş Sınavı öncesinde aday öğretmenlerin kendilerini denemeleri, bilgilerini ölçmeleri amacıyla Eğitim-Bir-Sen Sakarya Şubesi tarafından ilk deneme sınavı düzenlendi.

Deneme sınavını ziyaret eden Şube Başkanı Murat Mengen, Eğitim-Bir-Sen’in sendikacılık anlayışının hizmet odaklı olduğunu söyledi. Mengen, temel hak ve özgürlükler noktasında elde ettiği kazanımlara uygun olarak üyelerinin ihtiyaçlarını önceleyerek çalışmalarını şekillendirdiklerini belirtti.

Daha önce Eğitim-Bir-Sen üyesi  tüm aday öğretmenlere hazırlık kitapları dağıttıklarını ifade eden Mengen, önümüzdeki günlerde yapılacak olan Asli Öğretmenliğe geçiş sınavı öncesi üyelerin taleplerini dikkate alarak deneme sınavı gerçekleştirdiklerini kaydetti. Söz konusu süreçte emeği geçenlere teşekkür eden Mengen, sınava katılan aday öğretmenlere de başarılar diledi.

Eğitim-Bir-Sen Sakarya Şubesi Eğitim ve Sosyal İşlerden Sorumlu Şube Başkan Yardımcısı Adem Arslan, aday öğretmenlerimize yönelik ilk deneme sınavımızı gerçekleştirdik. İkinci deneme sınavımızı 16 Aralık 2017 Cumartesi günü gerçekleştireceğiz. Sınava katılmak isteyen tüm aday öğretmenlerimiz sendikamızı arayarak ya da gelerek gerekli bilgileri alabilir. Üyelerimizin bireysel kariyerlerine adaylık sürecinden başlayarak emekliliklerine kadar katkı sağlamaya devam ediyoruz. Bu vesile ile bütün eğitim çalışanlarını Eğitim-Bir-Sen çatısı altında bu büyük aileye davet ediyorum dedi.

Sivil inisiyatif Kudüs için Anadolu Meydanı’nda kenetleniyor


Trump’ın Kudüs’ü siyonistlerin başkenti olarak tanıması kararı Ankara Anadolu (Tandoğan) Meydanı’nda Pazar günü dev bir mitingle protesto edilecek.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü siyonistlerin başkenti olarak tanıması kararı Ankara Anadolu (Tandoğan) Meydanı’nda Pazar günü protesto edilecek.

Mitingin organizasyonunu ise Memur-Sen, Hak-İş, İHH, AGD, Cihannüma ve ÖNDER üstlendi.

Memur-Sen, Hak-İş, İHH, AGD, Cihannüma ve ÖNDER adına yapılan ortak çağrıda ise  “Bağımsız Filistin ve Özgür Kudüs” irademizi, “İnsanlık İçin Barış” hedefimizi ortak platformdan, tek yürek olmuş bir meydandan haykırmak ve insanlık ailesinin onura, huzura ve barışa olan inancını paylaşmak, Filistinlilerin yalnız olmadığını, Kudüs’ün insanlığın ve ümmetin kalbi olduğunu ve işgal girişimlerine asla sessiz kalmayacağımızı ilan etmek için 17.12.2017 Pazar günü saat 13.00’da Anadolu (Tandoğan) Meydanı’nda bir miting düzenleyeceğiz. Bu kutlu çabaya ortak olacağınız inancıyla bu tarihi mitinge hepinizi davet ediyoruz” denildi.
Sivil inisiyatif tarafından yapılan çağrı:
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kudüs’ü İsrail’in resmi başkenti olarak tanıma ve Tel Aviv’deki ABD Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıma kararı; Kudüs ve Filistin’in bütünüyle işgali ve Arz-ı Mevud planına dair yeni bir aşamaya geçme hamlesidir.
Korsan terör devleti, işgalci İsrail’in Doğu Kudüs’ü ilhak etme ve başkent ilan etme yönündeki tek taraflı kararı, 1980 yılında BM Güvenlik Konseyi’nin ABD’nin de altında imzası olan 478 sayılı kararıyla hükümsüz sayılmıştır. ABD, bu adımıyla BM’nin kendisi için pragmatist bir aparattan başka bir anlam ifade etmediğini bir kez daha küstahça deklare etmiştir.

Katar ambargosu ve Suudi Arabistan’da ABD etkisiyle yaşanan gelişmeler, Kudüs’e yönelik işgal planının ince ince örüldüğünü göstermiştir.

İslam dünyası ve uluslararası toplumun tepkilerini hiçe sayan, kalıcı barış ümidini hedef alan bu kirli hamleye; dünyanın barış ve huzura kavuşmasına katkı derdindeki her ülke ve toplum ilk andan itibaren tepki vermiştir. Bu tepkiler giderek büyüyerek “dünya barışı, insanlığın huzuru” noktasında umutların artmasına dair dayanağa dönüşmüştür.

Yürütülen kirli planın, sadece Kudüs ve Filistin’e değil insanlığın bütün kazanımlarına ve dünya barışına yönelik bir saldırı olduğu gerçeğinden hareketle, bütün inanç ve ideolojik kesimlerin “hak, insanlık ve barış” ortak paydasında güçlü ve örgütlü bir iradeyi tesisini zorunlu ve değerli buluyoruz. Dünyayı emperyal zorbaların pazarı olmaktan, insanlığı kapital aklın kuşatmasından kurtaracak milat, kurulacak bir küresel Kudüs paydaşlığıdır.

Bu anlayışla, “Bağımsız Filistin ve Özgür Kudüs” irademizi, “İnsanlık İçin Barış” hedefimizi ortak platformdan, tek yürek olmuş bir meydandan haykırmak ve insanlık ailesinin onura, huzura ve barışa olan inancını paylaşmak, Filistinlilerin yalnız olmadığını, Kudüs’ün insanlığın ve ümmetin kalbi olduğunu ve işgal girişimlerine asla sessiz kalmayacağımızı ilan etmek için 17.12.2017 Pazar günü saat 13.00’da Anadolu (Tandoğan) Meydanı’nda bir miting düzenleyeceğiz.
Sivil toplum inisiyatifi çağrıcı grubu olarak şahsınız ve kurumunuzu, bu kutlu çabaya ortak olacağınız inancıyla bu tarihi mitinge davet ediyoruz.

Okul yöneticilerinin yetkileri sorumlulukları oranında artırılmalıdır


 

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, İstanbul 2 No’lu Şube Fatih İlçe Temsilciliği’nin Cankurtaran Öğretmenevi’nde gerçekleştirdiği okul yöneticileri toplantısına katılarak, sendikal çalışmalara, okul yöneticilerinin sorunlarına ve eğitimde yapılan değişikliklere değindi.

Okul yöneticilerinin sorumluluklarının fazla, yetkilerinin az olduğuna dikkat çeken Yalçın, “Birçok sorumluluğu bulunan eğitim yöneticilerinin yetkileri artırılmalı, yöneticilik yapmalarının önündeki engeller, sorunlar giderilmelidir” dedi.

Hukuken ihmal olarak nitelendirilebilecek aksaklıklar nedeniyle idari para cezası yaptırımı doğuran hallerden doğan sorumlulukların, meslekî eğitim veren ortaöğretim kurumları başta olmak üzere, eğitim kurumu yöneticilerini hukuki ve mali açıdan telafisi imkânsız zararlara maruz bıraktığını kaydeden Yalçın, “Meslekî eğitim veren ortaöğretim kurumları, öğretmenevleri, akşam sanat okulu ve mesleki eğitim merkezleri müdürlükleri ile okul aile birliklerinin işveren sıfatıyla Sosyal Güvenlik Kurumu başta olmak üzere, kurum ve kuruluşlara yönelik bildirim, beyan, ödeme ve benzeri işlemlerinin, ilçe/il milli eğitim müdürlükleri eliyle gerçekleştirilmesi noktasında düzenleme yapılması; eğitim kurumu yöneticilerini kasten yapılanlar hariç olmak üzere kusurlarına karşı koruyacak, hukuki ve mali sorumluluklardan doğan zararları tazmin edecek bir mekanizma kurulması sağlanmalıdır” şeklinde konuştu.

İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında eğitim kurumları yöneticilerinin işveren/işveren vekili olarak belirlenmiş olmasının, eğitim kurumları yöneticilerini ağır hukuki ve mali sonuçları bulunan bir sorumluluk altına soktuğunu ifade eden Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitim kurumları yöneticileri iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında işveren/işveren vekili olarak belirlenmemeli; bu konuda sorumluluk alanı kapsamındaki faaliyetler il/ilçe milli eğitim müdürlüklerinde oluşturulacak komisyonlar eliyle yürütülmeli, mali sorumluluk ise eğitim kurumlarına tahsis edilen bütçe ile sınırlı tutulmalıdır.”

Asli görevleriyle bağdaşmayan işler verilmemelidir

Asli fonksiyonlarıyla bağdaşmayan muhakkiklik görevinin eğitim kurumu yöneticilerine verilmemesi gerektiğini dile getiren Yalçın, “Her müdürün kendi kurumunda disiplin amiri olması nedeniyle idari inceleme ve soruşturmaların, yöneticinin taraf/şikâyetçi olduğu istisnai durumlar dışında, kurum içinde gerçekleştirilmesi, muhakkiklik görevinin ifa edilmesi halinde ise bu görevlendirilmeye karşılık ücret ödenerek bu görevle ilgili ulaşım, kırtasiye masrafı vb. giderlerin karşılanması gereklidir” ifadelerini kullandı.

Yurt içinde veya yurt dışında başka bir göreve bir yıl veya daha az ya da fazla süreyle geçici veya sürekli olarak görevlendirilenlerin yöneticilik görevlerinin görevlendirme tarihi itibarıyla sona erdiğini hatırlatan Yalçın, herhangi bir eğitim kurumunda yöneticilik görevi devam etmekteyken kendi istek ve iradeleri dışında Bakanlık uhdesindeki bir görevi yürütmek üzere yurt içinde veya yurt dışında başka bir göreve bir yıl veya daha fazla süreyle geçici veya sürekli olarak görevlendirilenlerin yöneticilik görevlerinin sona erdirilmesinin izahının mümkün olmadığını dile getirdi.

Temel eğitim kurumlarındaki bütçe sorununa çözüm bulunmalıdır

Temel eğitim kurumlarındaki yöneticilerin asli görevlerini yerine getirmelerinin önündeki en büyük engelin, bütçe tahsisinin yapılmaması olduğunu ifade eden Yalçın, “Bu durum, eğitim kurumlarının zorunlu ve gerekli ihtiyaçlarının maliyetlerinin karşılanması noktasında öğretmeni, yöneticiyi ve veliyi karşı karşıya getirmekte, bundan en fazla zararı yine eğitim kurumları yönetimleri görmektedir. Temel eğitim kurumları için de, ortaöğretim kurumlarında olduğu gibi merkezi bütçeden finanse edilen öğrenci başına ödenek esaslı belirli bir bütçe oluşturulmalıdır” diye konuştu.

Eğitim yöneticilerinin niteliğini geliştiren bir model hayata geçirilmelidir

Ali Yalçın, yaptıkları çalışmalarla millî eğitimin çözüm bekleyen sorunlarına neşter vurmaya, çözüme ilişkin öneriler ortaya koymaya devam ettiklerini kaydederek, şunları söyledi: “Mevcut sorunlu alanlar içinde acilen çözüme kavuşturulması gerekenlerden biri de eğitimin yönetimi sorunudur. Eğitim yönetimi konusu, birçok ülkede olduğu gibi, ülkemizde de eğitim yöneticilerinin, özellikle okul yöneticilerinin yetiştirilmesinde, eğitime dair sorunların çözümünde önemli bir husus olarak görülmüş ve geçmişte Millî Eğitim şûralarında ele alınmıştır. Ancak eğitimin niteliğini artırmada itici güç olan eğitim yöneticilerinin niteliğini geliştiren bir model ya da sistem şimdiye kadar ortaya konulamamıştır. Nitelikli eğitim için yeterlilik düzeyi yüksek eğitim yöneticisi ihtiyacı gözetilerek, eğitim yöneticisi yetiştirme, görevlendirme, yer değiştirme ve görevden alma hususlarına ilişkin kapsamlı, kalıcı ve sürdürülebilir bir model oluşturulması artık bir zorunluluk hâline gelmiştir. Hak edenin görev almasını, hakkını verenin görevde kalmasını ve yeterliliğini kaybedenlerin görevine son verilmesini öngören bir modelin hayata geçirilmesi, eğitimin hem yönetimini hem de nitelik artırıcı etkisini kolaylaştıracaktır.”

Eğitimcilerin moral ve motivasyonunu bozan uygulamalara karşıyız

Mülakatla öğretmen alımına, sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına, öğretmen performans değerlendirmesine, eğitimin kanayan yaralarından biri olan ücretli öğretmenliğe karşı olduklarını söyleyen Yalçın, “Öğretmenlikte ucuz işçilik olmaz. Öğrencilerin iyi bir eğitim alabilmeleri için öğretmen açığının kadrolu öğretmenlerle kapatılması; cebri değil, cezbi yöntemler lazım” değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul 2 No’lu Şube Başkanı Rıfat Kavak’ın şahsında yönetim kuruluna, ilçe temsilcisine, yönetim kurulu üyelerine ve okul yöneticilerine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti.

Asıl sorun siyonizm ve emperyalizm


 

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Filistin topraklarında bir siyonizm ve emperyalizm sorunu var” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü siyonistlerin başkenti olarak tanıması kararı, İstanbul Yenikapı’da düzenlenen mitingde protesto edildi.

Memur-Sen, Saadet Partisi, Hak-İş, İHH, Deniz Feneri Derneği, ASKON, MÜSİAD, TÜGVA, TÜRGEV, ÖNDER başta olmak üzere, çok sayıda sivil toplum kuruluşunun destek verdiği mitingde konuşan Genel Başkan Ali Yalçın, “Filistinlilere cehennem etmeye çalıştığınız Kudüs, unutmayın ki, İsrail’e cennet olmayacaktır. ABD, dünyayı yeni bir savaşın ve kaosun içine sürüklemeye çalışıyor. ABD-İsrail yapımı bu kirli strateji ya Kudüs’ün direniş hatlarına çarpıp çökecek ya da bütün dünyayı esir alacaktır” ifadelerini kullandı.

Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hz. Ömer’in, Sultan Selahaddin’in, Nureddin Zengi’nin, Gümüş Tegin’in, Birinci Kılıçarslan’ın, Abdülhamid’in, Şeyh Ahmet Yasin’in, Rantisi’nin, Erbakan’ın takipçileri olarak Kudüs’e layık öğrenciler olacağız. ABD’nin alçakça adımı, ümmetin ayağa kalkmış öfkesi için bir korku değil, bilenme sebebidir.”

İsrail’le diplomatik ilişkiler kesilsin

“İsrail için bir yer arıyorsanız, Washington’a çekin” diyen Yalçın, “Ortadoğu’yu virüsten kurtarın. Müslümanlara cehennem olan Kudüs, İsrailliler için asla bir eman yurdu olamaz. Bunu kim aklından geçiriyorsa bunu aklından çıkarsın. Küresel işbirlikçiler tarafından alınan karara asla müsaade etmeyeceğimizi bir kez daha haykırıyoruz. Tüm ülkelere çağrımız, İsrail’le tüm diplomatik ilişkiler kesilsin. Dünya 5’ten büyüktür iradesini dillendirmeye devam etmeliyiz” şeklinde konuştu.

Kıbrıs Savaşı’nda Türkiye’ye silah ambargosu uygulayan ABD’nin Türkiye’deki 21 üssünün ve tesisinin kapatıldığını hatırlatan Yalçın, sözlerini şöyle tamamladı: “O dönmede ABD bayrakları indirilmiş, yerine Türkiye bayrakları çekilmişti. 15 Temmuz dahil, bu ülkedeki tüm darbe girişimlerinin arkasında bir ABD hinliği, parmağı vardır. Eva Morales, ‘Dünyada faşist bir darbe ihtimali olmayan tek ülke ABD’dir, çünkü orada ABD Büyükelçiliği yoktur’ der. Buradan son söz olarak tekrar ediyorum, Filistinlilere cehennem olan bir Kudüs, İsraillere asla cennet olmayacak. Kudüs’ün cehenneme çevrildiği bir dünya kimseye barış yurdu olamaz. Bedeli ne olursa olsun, Kudüs özgürleşecek, siyonizm İslam dünyasının kalbinden sökülüp atılacak. Emperyalizm yenilecek, Kudüs direnişi kazanacak. Yaşasın direnişin ve onurun başkenti Kudüs.”

Şube Haber Başlık Haber Özeti Tarih
1 Bursa  

 

 

Büyümeyi sürdürebilir kılmalıyız

12.12.2017
2 Malatya1  

 

 

 

‘Haksızlığa uğrayan herkesin hakkını savunmakla mükellefiz’

12.12.2017
3 Elazığ2(Üniversite)  

 

 

ÖYP’li araştırma görevlileriyle bir araya geldik

12.12.2017
4 Erzurum2 Sorun çözmeyen uygulamalara bir an önce son verilmelidir 06.12.2017
5 Niğde  

 

 

Değerlerimiz ve üyelerimizle güçlüyüz

06.12.2017
6 Samsun1  

 

 

 

Öğretmenler arası futbol turnuvasında şampiyon Havza oldu

06.12.2017
7 Ağrı Akyürek’i gençlerle buluşturduk 06.12.2017
8 Sivas1 Yetim projesine destek artarak devam etmelidir 06.12.2017
9 Kayseri Başarıyı ödüllendirdik 30.11.2017
10 Kars Okul yöneticilerine ‘etkili iletişim’ konferansı 30.11.2017
11 Diyarbakır2(Üniversite) ‘İslam Medeniyet Tarihinde Diyarbakır’ın Önemi’ 30.11.2017
12 Yalova Kapaklıkaya’dan ‘Aile İçi Etkili İletişim’ konferansı 28.11.2017
13 Erzurum2 Satranç ve Masa Tenisi turnuvalarında dereceye girenleri ödüllendirdik 28.11.2017
14 Osmaniye Şehit öğretmenler için güreş turnuvası 27.11.2017
15 Konya Çareyi hep dışarıda aramaktan vazgeçmeliyiz 27.11.2017
16 Mardin Aday öğretmenlerle bir araya geldik 27.11.2017
17 Kayseri MS hastası Akdoğan’a ziyaret 25.11.2017
18 Gaziantep Öğretmenin darbedilmesini protesto ettik 25.11.2017
19 Samsun1 Kavak ve Çarşamba’da sendikal faaliyetlerde bulunduk 24.11.2017
20 Erzincan Kamuda farklı istihdam şekillerine karşıyız 24.11.2017
21 Şanlıurfa Suriyeli sanatçılardan ‘Kardeşlik Zamanı’ sergisi 24.11.2017
22 Bursa ‘İlham Veren Öğretmen’ 21.11.2017
23 Hatay İl Millî Eğitim Müdürü Karahan’a ziyaret 20.11.2017
24 Erzurum2 Üç yılımızı değerlendirdik 20.11.2017
25 Muğla Menteşe’de kurum yöneticileri ve eğitim çalışanlarıyla bir araya geldik 20.11.2017
26 Mardin Öğretmen işi ile eşi arasında tercih yapmaya zorlanmamalıdır 18.11.2017
27 Samsun1 Vali Osman Kaymak’tan ziyaret 16.11.2017
28 Konya2 Doçentlik sözlü sınavı bir an evvel kaldırılmalıdır 16.11.2017
29 Erzurum2 Pasinler’de eğitimcilerle görüştük 16.11.2017
30 Hatay Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilmelidir 16.11.2017
31 Mardin Öğretmeni örseleyen politikalardan vazgeçilmeli 15.11.2017
32 Samsun1 İlçeler arası futbol turnuvası başladı 15.11.2017
33 Adıyaman En yüksek promosyonu almak için mücadele edeceğiz 15.11.2017
34 İstanbul-6 Maarif Mektebi’nin ilk konuğu Yelkenci oldu 15.11.2017
35 Muğla Yatağan ve Ortaca’da üyelerimizle buluştuk 15.11.2017
36 Erzurum1(Üniversite) Atatürk Üniversitesi’nde görev yapan üyelerimizi bir araya getirdik 15.11.2017
37 Gaziantep Cebimize el uzatılmasına da performans değerlendirmesine de karşıyız 15.11.2017
38 Samsun1 Asarcık ve Canik’te sendikal çalışmalar yaptık 09.11.2017
39 Erzurum2 Karaçoban’da görev yapan eğitimcilerle buluştuk 09.11.2017
40 Diyarbakır2(Üniversite) Kula, ‘Öfkenin Temelleri ve Öfke Kontrolü’nü anlattı 09.11.2017
41 Ankara5(Üniversite) Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Dursun’a ziyaret 09.11.2017
42 Hatay Okulların hizmetli açığı giderilmelidir 08.11.2017
43 Samsun1 Terme işyeri temsilcileri toplantısına katıldık 07.11.2017
44 Bingöl Kitap kafeyi hizmete açtık 07.11.2017
45 Ağrı Üreten ve kazandıran bir teşkilatız 07.11.2017
46 Konya İlçe temsilcilerimizle istişarelerde bulunduk 02.11.2017
47 Kars Kurum ve okul yöneticilerine ziyaret 02.11.2017
48 Konya2 Sorunu tespit etmekle yetinmeyecek, çözümün de bir parçası olacağız 31.10.2017
49 Samsun1 Bafra’da kurum yöneticilerini ve eğitim çalışanlarını ziyaret ettik 28.10.2017
50 Manisa Sarıgöl’den memnun ayrıldık 28.10.2017
51 Kastamonu Cide’de görev yapan üyelerimizi buluşturduk 28.10.2017
52 Erzurum1(Üniversite) KYK çalışanlarıyla bir araya geldik 28.10.2017
53 Batman Okul müdürleriyle ilin eğitim durumunu görüştük 18.10.2017
54 Konya2 İlkleri yaşamaya devam ediyoruz 17.10.2017
55 Hatay Yöneticilerle gündemi değerlendirdik 17.10.2017
56 Erzurum2 Kazananın da kaybedenin de memnun olmadığı uygulamaya son verilmelidir 17.10.2017
57 Bursa 2 Bursa Teknik Üniversitesi’nin yerleşke sorununa çözüm bulunmalıdır 17.10.2017
58 Kahramanmaraş1 Dünün öncüleriyle buluştuk 16.10.2017
59 Manisa Eğitim çalışanlarıyla bir araya gelerek sorunlarını dinledik 14.10.2017
60 Samsun1 İlkadım ve Atakum’da işyeri temsilcilerimizle istişarelerde bulunduk 14.10.2017
61 Kayseri Fırsat eşitliğini ve eğitim kalitesini olumsuz etkileyen uygulamalar terk edilmelidir 14.10.2017
62 Balıkesir1 Karesi ve Altıeylül işyeri temsilcilerimizle bir araya geldik 12.10.2017
63 Erzurum1(Üniversite) ETÜ idari personeliyle ‘tanışma ve istişare’ toplantısı yapıldı 12.10.2017
64 Manisa Sendikacılığımız hem kitabın gereklerine hem de hayatın gerçeklerine yaslanmaktadır 10.10.2017
65 Adıyaman Sorunların çözümünün takipçisi olacağız 10.10.2017
66 Ankara2 Üyelerimizi Mavigöl’de buluşturduk 10.10.2017
67 Manisa Sorunlara ortak çözüm bulmak için gayret gösteriyoruz 09.10.2017
68 Erzurum2 İspir’de görev yapan eğitimcilerle buluştuk 09.10.2017
69 Kocaeli Çayırova’da kurum ziyaretlerinde bulunduk 09.10.2017
70 Bursa Emeğin temsilcilerini ağırladık 09.10.2017
71 Giresun Eğitimciye şiddetin son bulması için herkes elini taşın altına koymalıdır 09.10.2017
72 Diyarbakır2(Üniversite) Haklarımızı savunmaya, üyelerimize kazandırmaya devam edeceğiz 02.10.2017
73 Samsun1 İşyeri temsilcilerimizle Havza’da bir araya geldik 28.09.2017
74 Afyon1 Emeğimizi kimse itibarsızlaştıramaz 28.09.2017
75 Yalova Eğitim yöneticileriyle istişarelerde bulunduk 28.09.2017
76 Erzurum2 Küçük Geçit Köyü’nde öğrencilere kırtasiye yardımında bulunduk 28.09.2017
77 Bursa Öğretmeni bıçaklayan velinin serbest bırakılmasını protesto ettik 28.09.2017
78 Şanlıurfa Tozu dumana katarak yol bulabilmemizin imkânı yoktur 28.09.2017
79 Osmaniye Sorunları ve çözüm önerilerimizi Vali Coşkun’a ilettik 23.09.2017
80 Bursa Öğretmene bıçaklı saldırıyı kınıyoruz 23.09.2017
81 Trabzon Ortahisar işyeri temsilcilerimizle istişarelerde bulunduk 19.09.2017
82 Bursa Yeni döneme ilişkin planlamamızı yaptık 19.09.2017
83 İstanbul-1 Ürdün Öğretmenler Sendikası yöneticileriyle tecrübe paylaşımında bulunduk 23.08.2017
84 Manisa Yeni yöneticilere ‘hayırlı olsun’ ziyareti 17.08.2017
85 Sakarya 1 Kurbanda Arakan ve Somali’de olacağız 11.08.2017
86 Muş Vali Yıldırım ile ilin eğitim durumunu ele aldık 11.08.2017
87 Kayseri Akkışla’da kurum yöneticilerine ziyarette bulunduk 11.08.2017
88 Bursa 2 Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Öneş ile görüştük 11.08.2017
89 Sivas1 Bakan Yılmaz’ı ziyaret ettik 01.08.2017
90 Konya2 Akademide asıl olan doktoradır 28.07.2017
91 Konya2 Birlik olmazsak birileri rahatımızı kaçırmaya devam edecek 21.07.2017
92 Kırklareli Vali Orhan Çiftçi’ye ‘hayırlı olsun’ ziyaretinde bulunduk 20.07.2017
93 Sivas1 Rektör Yıldız’a ziyaret 18.07.2017
94 Sivas1 İlçe temsilcilerimizle istişarelerde bulunduk 13.07.2017
95 Yozgat Üniversite çalışanlarının taleplerini Rektör Karacabey’e ilettik 12.07.2017
96 İstanbul-4 Şehit yakınlarını ve gazilerimizi yalnız bırakmayacağız 08.07.2017
97 Elazığ2(Üniversite) Akademik Personelin Yükseltme ve Atanma İlkeleri çalıştayı yapıldı 29.06.2017
98 Erzurum2 Yemişli Yuvak ilk ve ortaokulunda hazırlanan yıl sonu etkinliğine katıldık 12.06.2017
99 Ankara5(Üniversite) Eğitim muhabirleriyle bir araya gelerek bir yılı değerlendirdik 06.06.2017
100 Adana1 Öğretmene şiddetle uzanan eller istemiyoruz 06.06.2017

Hüsnü Gürpınar" beton işini kötü yapan firmalar varsa bunların açıklanmalı"

Habervole Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN Marmarabook Genel Yayın Yönetmeni Necla BAKAN İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi Başkanı Hüsnü Gürpınar ‘a Beton ve Depremi Sordu.
İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi Başkanı Hüsnü Gürpınar ‘ın Makamında gerçekleşen söyleşide Beton’un Kalitesinden,Depremin Yöreye vereceği zararları ayrıntıları ile anlattı.

İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi Başkanı Hüsnü Gürpınar “Hazır Beton Birliğinin beton üretiminde beton firmalarının denetimiyle ilgili ve sorumluluğu nerede başlıyor nerede bitiyor ve akabinde tüketicinin iyi bilgilendirmedeki noksanlıklarının olduğunu görüyorum” dedi.

‘AÇIKLANSIN İSTEDİK’
Gürpınar, “Geçtiğimiz aylarda ilimizde bir beton firmalarıyla ilgili bir ceza uygulaması oldu. Burada bizde olaya müdahil olarak, bu beton firmaları veya işini kötü yapan firmalar varsa bunların açıklanmasını istedik maalesef açıklanmadı. Şimdi tüketici bu hazır beton birliğine üye beton firmalara ne kadar güvenmeli” dedi.

REFERANS SİSTEMİ
İnşaat mühendisleri için lisans diplomasının bu mesleği yapmak için tek şart olmaktan çıkacağını belirten Gürpınar “Bu durum önümüzdeki günlerde ve yıllarda yaşayacağız. Çünkü her sene 12 bin tane inşaat mühendisinin mezun olduğu ülkemizde, mevcut sistemin yürümesi mümkün değil. Bu anlamda da lisans mezuniyetinden sonra bir belgelendirme sistemi gelecektir.. Bu uzman mühendislik olur, yetkili mühendislik, profesyonel mühendislik olur. Adı her ne olursa olsun bu belgelendirme sistemi gelecek ve bu belgelendirmenin alt yapısını oluşturmak adına da biz gönüllülük esasına dayalı inşaat mühendisleri odası olarak referans yönetmeliği verme düşüncesini yürürlüğe geçirdik”

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Kadına sadece karnındaki bebeği şiddet uygulayabilir”

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Kadına sadece karnındaki bebeği şiddet uygulayabilir”

Üsküdar Üniversitesi’nde düzenlenen “Kadına Karşı Şiddetin Adli, Psikolojik ve Toplumsal Boyutu” başlıklı panelde konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Nevzat Tarhan, toplumda şiddeti onaylayan zihinsel haritalar olduğunu belirterek kadının alttan almasının, ses çıkarmamasının şiddeti onaylayan bir tavır olduğunu ve bunun erkeğe cesaret verdiğini söyledi. “Kadın şiddet karşısında asla sessiz kalmamalı” diyen Prof.Dr. Tarhan, “Kadın üzüldüğünü ve duygularını belli etmeli. Kadınlar hayır deme becerisi kazanmalı” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Kulübü tarafından 25 Kasım Dünya Kadına Karşı Şiddeti Önleme Günü dolayısıyla düzenlenen “Kadına Karşı Şiddetin Adli, Psikolojik ve Toplumsal Boyutu” başlıklı panelde şiddet mağduru kadınların sorunları, alınması gereken önlemler ve şiddete yol açan etkenler konuşuldu.

Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Üsküdar Üniversitesi Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü ve Adli Bilimler Bölüm Başkanı Prof.Dr. Sevil Atasoy’un aynı zamanda moderatörlük yaptığı panele Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve Üsküdar Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Doç. Dr.İsmail Barış katıldı.

10 ayda 240 kadın öldürüldü

Üsküdar Üniversitesi Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelin açılış konuşmasını yapan ÜSÇÖZÜM Müdürü Yrd. Doç. Dr. Ayşenur Kurtoğlu, dünyada ve ülkemizde kadına yönelik şiddetin her geçen gün yaşandığını belirterek ülkemizde bu yılın ilk 10 ayında 240 kadın ve kız çocuğunun öldürüldüğünü, 77 kadının tecavüze uğradığını, 286 kız çocuğunun cinsel saldırıya uğradığını söyledi. İnsanlık için en temel şeyin insan hakları olduğunu belirten Kurtoğlu, şiddet karşısında durmak bunun için gerekli olan şeyin hak ve merhamet olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözü çok anlamlı

Panelin aynı zamanda moderatörlüğünü de yapan Prof. Dr. Sevil Atasoy “Kadının sevilme ve değer verilme ihtiyacını umursamamak kadına yönelik şiddetir” sözünü söyleyen bir erkeğin rektör olduğu üniversitesinde görev yapmaktan mutluluk duyuyorum” diye başladığı konuşmasında “Böyle erkeklerin sayısının giderek artmasını diliyoruz” dedi.

Prof. Dr. Sevil Atasoy son günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir sözünün kentin ve neredeyse ülkenin her yerinde göze çarptığını belirterek “Kadına yönelik şiddet bir insan hakları ihlalidir diyor bu çok önemli bir cümle. Siyasi iradenin kadına yönelik şiddetle mücadeleye ne kadar önem verdiğini, önlemek için de elinden gelen gayreti esirgemediği ve esirgemeyeceğini gösteren bir cümle” dedi.

Kadınlar en güvenli buldukları yerde, evlerinde öldürülüyor

Kadın sığınma evlerinin durumuna yakından tanık olduğunu belirten Prof. Dr. Atasoy sığınma evinde yaşamanın da kadının can güvenliğini sağlamaya yetmediğini söyledi. Prof. Dr. Atasoy “Şunu bilmek gerekiyor ki dünyada erkek nüfusun %6’sı aile içindeki bir fert tarafından öldürülüyor kadınların %50’si ise aile ferdi ya da yakınları tarafından öldürülüyor. Kocası, boşandığı kocası, sevgilisi ya da akrabası tarafından kendini en güvenli bulduğu yerde evinde şiddete uğruyor” dedi.

Kadına sadece karnındaki bebeği şiddet uygulayabilir

Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise kadına yönelik şiddetin istisnası olduğunu belirterek “Kadına tek bir kişi şiddet uygulayabilir. O da karnındaki bebeğidir, bir tek o tekmeleyebilir” dedi. Kadına yönelik şiddette hep sonuca odaklanıldığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kadına yönelik şiddetin sebeplerinin ortaya çıkarılması gerektiğini, teşhisin doğru konulması gerektiğini ifade etti.

Kadın asla sessiz kalmamalı

Şiddetin dört farklı sebebi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bunları kadınla ilgili, erkekle ilgili toplumla ilgili ve popüler kültüre ilgili olduğunu kaydetti. Toplumda şiddeti onaylayan zihinsel haritalar olduğunu ifade eden Tarhan, kadının şiddeti onaylayan tavrının erkeğe cesaret verdiğini kaydederek “Kadın şiddet karşısında asla sessiz kalmamalı üzüldüğünü ve duygularını belli etmeli. Kadınlar hayır deme becerisi kazanmalı” diye konuştu.

Ailede sorunlar dikey değil, yatay koalisyonla çözülmeli

Çocuğun en çok canlı modellemeye öğrendiğini ifade eden Prof. Dr Nevzat Tarhan, “Ailede bir öfke modeli varsa çocuk onu içselleştirip uyguluyor. Şiddetin onaylandığı canlı yaşam modeli önemli” dedi. Ailede uzlaşma için dikey koalisyon yerine yatay koailisyonu öneren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çıkan anlaşmazlıklarda eşlerin birlikte çözüm için çalışmalarını, aile dışından özellikle aile büyüklerinden yardım istenmemesi gerektiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Tarhan, “Anne baba, çocukları arasında çıkan anlaşmazlık ve kavgalarda da hemen devreye girmemeli. Burada da anne-baba ve çocuklar arasında dikey koalisyon sözkonusudur, yatay koalisyonda yani kardeşler sorunu kendi arasında çözmeli, anne ve baba bunun için onlara fırsat vermelidir” tavsiyesinde bulundu.

Şiddet mağduru kadınlara meslek edindirilmeli

Üsküdar Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Doç. Dr. İsmail Barış da ülkemizdeki kadın sığınma evleri ve şiddet mağduru kadınların sosyal hayatta yaşadıkları sorunlara değindi.
Şiddet mağduru kadınların büyük kısmının çocuğuyla beraber yaşadığını, dolayısıyla çocukların barınma, beslenme ve eğitim ihtiyaçlarının da karşılanması gerektiğinin altını çizdi.

Bu kadınların hayatlarının bundan sonraki dönemlerinde ayakları üzerinde durabilmesi, meslek edinmelerinin gerekli olduğunu belirten Doç.Dr. İsmail Barış bu yöndeki çalışmaların daha derinlikli hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin yanısıra adaletin sağlanmasının önemine işaret etti. Kadın haklarının aileden başlayarak her anlamda tespit edilerek uygulanması gerektiğini

MEB-DER 4 Bin Kişiye Seminer Verdi

MEB-DER 4 Bin Kişiye Seminer Verdi

MEB-DER Milli Eğitimciler Birliği Derneği, İçişleri Bakanlığı tarafından desteklenen En Yakın Arkadaşım Akranım Projesi Serdivan Anadolu İmam Hatip Lisesi ve  Şehit Erol Olçok Anadolu Lisesi’nde bin öğrenciye anlatıldı.

MEB-DER Milli Eğitimciler Birliği Derneği En Yakın Arkadaşım Akranım Projesi kapsamında yaklaşık bin öğretmene verilen seminerlerin ardından Adapazarı bin ve Serdivan’da 2 bin öğrenci ile toplamda 4 bin kişiye akran zorbalığı ile mücadele etme eğitimi verilmiş oldu.

MEB-DER Milli Eğitimciler Birliği Derneği Başkanı Ali Akıllı; Akran zorbalığı çocukların arkadaşları tarafından maruz kaldıkları fiziksel, cinsel ya da sözel şiddettir. ‘okul şiddeti’ olarak da adlandırılır. Her yaş grubundaki çocukların arasında görülebilir. Tanımından da anlaşılacağı üzere, kapsadığı davranışlar çok geniştir. Hakaret ve dışlamadan, tehdit ve haraca kadar uzanan geniş bir aralığı vardır ve bu yüzden de tehlikeli bir okul çağı sorunudur. Bu sorunu tanımlarken dikkat edilmesi gereken, yaşanan şiddetin kasıtlı ve devamlı olup olmadığıdır. Zira akran zorbalığında söz konusu olan davranışlar, bir kereye mahsus olmayıp sistematik olarak devam eder ve ‘kurban’ kendini koruyamaz. Fiziksel şiddet davranışlarına, vurma, tekmeleme, kulak çekme gibi davranışları örnek gösterebilirken, cinsel çağrışımlı sözler söyleme, giysileri kaldırma ya da çıkarmaya çalışma, sarkıntılık yapma ilk akla gelen cinsel şiddet türleridir. Sözel şiddette ise, bedensel özelliklerle alay etme, kaba sözler söyleme, isim takma, sözlü olarak tehdit etme ile karşılaşılır. Akran zorbalığının en başta gelen nedenleri: okullardaki öğrenci kalabalığı, öğrencilerin kendi aralarında yaşadıkları yoğun rekabet, düşük özgüven seviyesi, düşük özsaygı olarak sayılabilir. Anne babaları endişelendiren bir problem olan akran zorbalığının sonuçları da ciddidir: bu sonuçlar düşük benlik algısı, kendine güvenememe, depresyon, kaygı bozuklukları, akademik başarısızlık, madde bağımlılığı, gelişim gerilemesi ya da bozukluğu, evden ya da okuldan kaçma şeklinde gerçekleşebilir dedi.

MEB-DER Proje Ekibinden Rehber Öğretmen ve Psikolojik Danışman Hatice Yılmaz Serdar, bu proje ile okullarda akran zorbalığı konusunda farkındalık oluşturmak, öğrencilerin kendilerine güvenlerinin kaybolmasına engel olmak, okullarda şiddet oranlarını düşürmek, öğrencilerin özgüven ve özsaygı kaybını önlemek, okullarda disiplin olaylarını azaltmak ve öğrencilerin devamsızlık oranlarını minimuma indirmek, saygılı bilinçli ve kendine güvenen bir nesil inşa etmek, Türk ve mülteci öğrencilerin kaynaşmasını sağlamak, öğrencileri akran zorbalığına bağlı depresyon, dikkat kaybı, kaygı bozukluğu gibi hastalıklardan korumak, öğrencilerde ekip ruhu, işbirliği, şefkat ve merhamet duygularını geliştirmek istiyoruz dedi.

Serdar, Çocuklar pek çok sebepten ötürü zorbalık eder. Kimileri güvensiz hissettikleri için bunu yapar. Duygusal ya da fiziksel olarak daha zayıf birine sataşmak daha önemli, popüler ya da kontrol sahibi hissetmeyi sağlayabilir. Diğer durumlarda, çocuklar aslında kilo, görünüş, ırk ya da din açısından farklı olan çocuklara sataşmanın kabul edilemez bir davranış olduğunu bilmedikleri için zorbalık ederler. Bazı durumlarda ise zorbalık süregiden bir muhalif ve saldırgan davranış kalıbının bir parçasıdır. Bu çocuklar öfke, incinme, hayal kırıklığı ve diğer güçlü duyguları yönetmeyi öğrenmede yardıma ihtiyaç duyarlar. Başkalarıyla işbirliği yapmak için gerekli olan becerilere sahip olmayabilirler. Psikolojik destek, hisleriyle baş etmelerine, zorbalıklarını zapt etmelerine ve sosyal becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilir şeklinde konuştu.

KAYNES EĞİTİM bilgilendirme semineri Büyük İlgi Gördü

KAYNES EĞİTİM bilgilendirme semineri  Sakarya 2. Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü Konferans  Salonunda   büyük  katılımla  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca belirlenen, tehlikeli ve çok tehlikeli meslek kapsamında zorunlu hale getirilen “Mesleki Yeterlilik Belgesi” ile ilgili bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.

KAYNES EĞİTİM bilgilendirme seminerine  Sakarya 2. Organize Sanayi Bölge Müdürü Hıdır  ERKOÇEK, İŞKUR İl Müdürü Tekin Kaya da katıldı.

Kaynes Kurumsal Hizmetler Yöneticisi Çetin Temel, firmanın sektördeki yerini Habervole Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN’a anlattı.

Temel, “Kaynes 2006 yılında  Gebze’de faaliyetlerine başlamış eğitim ve danışmanlık firması. 2014 itibariyle bir değişim dönüşüm sürecine girerek danışmanlık hizmetlerinin yanı sıra mesleki yeterlilik, belgelendirme konusunda da faaliyet göstermeye başladı. İş güvenliği kültürünün  Türkiye’de gelişmesiyle birlikte iş güvenliği alanında da eğitimler vermeye başladı. Şuan  Türkiye’de 5 farklı noktada hizmet veren bir yapıyla serüvenine devam ediyor. ve tüm hizmetlerimizi  Türkiye’ye yaymaya çalışıyoruz” diyerek yakın bir zamanda mesleki yeterlilik alanında da belgelendirme faaliyetlerini sürdürmek üzere girişimlerini devam ettirdiklerinin altını çizdi.

Kaynes Eğitim Kurumları 2005 yılından bu yana Gebze merkezli hizmet vermekte olup 2017 yılından itibaren Sakarya’da hizmete başlamış bulunmaktayız.

Kaynes Eğitim, 10 yıllık süreçte kişisel ve kurumsal eğitimleri aracılığıyla gerek sektör profesyonellerinden gerekse iş hayatına yeni atılacak olan gençlerden oluşan 7500’ün üzerinde bireye eğitim hizmeti sunmuştur.  Bu eğitimler; Cad-Cam Eğitimi, Zorunlu Mesleki ve Teknik Eğitim, Kalite, İş ve Yönetim Eğitimleri, İSG Eğitimi, Bilişim Eğitimi ve Finans Eğitimlerinin yanı sıra kişisel ve Sektörel ihtiyaç ve beklentiler göz önünde bulundurularak hazırlanmış olan; Kariyer, Uzmanlık, Kişisel Gelişim, Kurumsal Dil ve Hobi eğitimleridir.

Sakarya şubesi olarak yaklaşık 10 aydır hizmet vermekteyiz. Amacımız; Sakarya sanayicisinin ve halkının mesleki eğitim ve kalifiye eleman ihtiyacını karşılamaya yönelik faaliyet yürütmektir. Bu kapsamda ilimizin mülki amirlerinin, belediye başkanlarının, sanayicilerinin ve iş çevrelerinin davet edildiği bir bilgilendirme semineri yapıyoruz”dedi

21. yüzyıl dünyasında bilgi bir sermaye olarak kabul edilmekte, insan kaynağı aracılığıyla bilgiyi elinde tutan toplumların ise geleceğe hâkim olacağı öngörülmektedir. Kaynes Eğitim, insan kaynağını dinamik tutacak ve bilgi toplumuna hazırlayacak olan gücün mesleki eğitim olduğu gerçeğinden hareketle, 2006 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı, mesleki eğitim konusunda yetkili bir kurum olarak sektöre ilk adımını atmıştır.

Kaynes Eğitim, 10 yıllık süreçte kişisel ve kurumsal eğitimleri aracılığıyla gerek sektör profesyonellerinden gerekse iş hayatına yeni atılacak olan gençlerden oluşan 5000’inin üzerinde bireye eğitim hizmeti sunmuştur. Bu eğitimler; Cad-Cam Eğitimi, Zorunlu Mesleki ve Teknik Eğitim, Kalite, İş ve Yönetim Eğitimleri, İSG Eğitimi, Bilişim Eğitimi ve Finans Eğitimlerinin yanı sıra kişisel ve sektörel ihtiyaç ve beklentiler göz önünde bulundurularak hazırlanmış olan; Kariyer, Uzmanlık, Kişisel Gelişim, Kurumsal Dil ve Hobi eğitimleridir.

Kaynes Eğitim, sektörün en değerli eğitimcilerini ‘‘bilgiyi paylaşma’’ gayesiyle bir araya getirmiş; akademik öğretim disiplini çerçevesinde, geliştirdiği uygulamaya yönelik eğitim tasarımları aracılığıyla kişi ve kurumlara pratik ve teorik bilgilerin aktarılmasını sağlamaktadır.

Kaynes, yaygın hizmet ağı aracılığıyla bireysel ve kurumsal eğitim taleplerini hızlı, ciddi ve güvenilir bir şekilde karşılamayı hedeflemekte ve sunmuş olduğu eğitimlerin daha çok kişi ve kuruma ulaşması amacıyla şube sayısını arttırmayı hedeflemektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir kurum olmasının yanı sıra Kaynes Eğitim, Gebze Teknik Üniversitesi ile sürekli eğitim merkezi protokolü çerçevesinde sertifika programları düzenlemekte ve Londra merkezli NACEL English School ile İngilizce eğitimi konusunda ortak çalışmalar yürütmektedir.

Yönetim kurulu uzun yıllar profesyonel iş hayatında aktif olarak çalışmış mühendislerden oluşan Kaynes Eğitim, sunmuş olduğu eğitimlerle, bireylerde daima pozitif değişimi hedeflemekte ve profesyonel iş hayatının içerisinde yer alan donanımlı uzmanlar yetiştirmektedir.

Andrew Carnegie: ‘‘Bir kuruluşun sahip olduğu yeri doldurulamaz tek sermaye insanların bilgi ve yeteneğidir’’ demiş. Kaynes Eğitim bu gerçekten hareketle daima farklı katılımcı profillerini bir araya getirerek, her birinin ihtiyaç duyacakları donanıma sahip olmalarını sağlayacak, eğitimleri sonunda katılımcıların işlerinin gerektirdiği bilgi ve beceriye sahip, firmalarına vizyon ve değer katabilecek seviyeye getirmeyi hedefleyen ve sektöre yön veren eğitim programları hazırlamayı sürdürmektedir.

Kaynes’in Misyonu:
Paylaşma ve idealizm ortak paydasında bir araya gelen uzman kadromuz ve tasarlamış olduğumuz dünya standartlarında eğitim ve hizmet çözümleri ile kurumların kalifiye insan kaynağı ihtiyacını karşılamak, kişilerin ise kariyer hedeflerine ulaşmalarını sağlamak.

Kaynes’in Vizyonu:
Rekabetin hâkim olduğu günümüz dünyasında yenilikçi, özel, değer katan, yüksek kalitede eğitimler sunan, kişilere ve kurumlara sağladığı faydayla ülke ekonomisine de artı değer kazandıran, gerek yurt içi gerekse yurt dışında tercih edilen, güvenilir ve saygın bir eğitim kurumu olmak.

Şubeleşme

Kaynes - Şubeleşme
BKaynes Eğitim, Bilginin Gücünü Franchising Yöntemiyle Tüm Türkiye’ye Yayacak
Kaynes Eğitim, hizmet sunmuş olduğu 10 yıllık süreç boyunca gerek sektör profesyonellerinden gerekse iş hayatına yeni atılacak olan gençlerden oluşan, 5000’inin üzerinde katılımcıya kişisel ve kurumsal eğitimler vermiştir.Gebze, Tuzla ve İzmit olmak üzere toplam 3 şubesiyle hizmet sunan Kaynes Eğitim, bilginin gücünü şimdi tüm Türkiye’ye yaymaya hazırlanıyor. İstanbul Avrupa yakası, Ankara, İzmir, Eskişehir, Konya, Bursa ve Sakarya şehirleri başta olmak üzere franchising yöntemi ile şube sayısını arttırmayı hedefleyen Kaynes Eğitim, sunmuş olduğu kaliteli eğitim hizmetini daha çok kişi ve kuruma ulaştırmayı istiyor.Sektöre yön veren eğitim programları aracılığıyla kısa süre içerisinde kalite ve güvenin adresi olan Kaynes Eğitim, şube yatırımları dışında pazarlama, teknoloji, eğitim, insan kaynakları ve Ar-Ge yatırımlarını da sürdürüyor.Kaynes Eğitim, Kaynes amaçlarına ve vizyonuna uygun bir şekilde faaliyetlerini sürdürecek olan yatırımcılarını, oryantasyon süreci sonunda teorik, pratik ve yönetimsel alanlarda da bilgilendirmeye devam edecek.

Türkiye çapında şube talepleri için 0850 888 59 67 numaralı telefondan iş geliştirme birimimiz ile görüşebilirsiniz.

Şubelerimizde sadece eğitim hizmetlerimiz verilmektir. Akreditasyon kapsamındaki Personel Belgelendirme  hizmetlerimiz sadece Gebze Merkezimizden verilmektedir.

Salon Kiralama

Kaynes - Salon Kiralama
Kaynes’in büyük bir titizlikli tasarlanmış mekanlarını sizlere açmak istiyoruz. Konforuyla ilham veren mekanımızla;Bilgisayarlı veya teorik eğitim ve toplantılarınıza yönelik salon ihtiyaçlarınıza cevap veriyoruz.Salonlarımızda projeksiyon ve akıllı tv, yazı tahtası vb her türlü donanım ve catering hizmetleri sunulmaktadır.Mevcut Salonlar:

Büyükada Salonu: Teknolojik alt yapı ile donatılmış desktop PC’ler mevcut olup, sunum için 55″ LED TV ünitesi bulunmaktadır. 10 Katılımcı ve 1 Eğitmen kapasitelidir.

Hebeliada Salonu: Teknolojik alt yapı ile donatılmış laptop PC’ler mevcut olup, sunum için 55″ LED TV ünitesi bulunmaktadır. 10 Katılımcı ve 1 Eğitmen kapasitelidir.

Kınalıada Salonu: Ayaklı yazı tahtası, projeksiyon ve projesikyon perdesi olanakları mevcut olup 8 Katılımcı kapasitelidir. Toplantı odası formatında tasarlanmıştır.

Ücretsiz kablosuz internet hizmeti sunulmaktadır.
Salonlarla aynı katta sigara içme alanı bulunmaktadır.
Ücretli Otopark mevcuttur.
Havalandırma sistemi mevcuttur.

Ulaşım: Tren istasyonu 10dk.
Gebze TEM otoyolu gişelerine 10dk.
Tübitak yerleşkesi 5dk.
Gebze Belediyesi 5dk.
Gebze Teknik Üniversitesi 15dk.
Sabiha Gökçen Havalimanı 25dk.
Gebze Center AVM 5dk.
TSE Gebze Yerleşkesi 15dk.
GOSB TOSB GEPOSB Güzeller OSB 10dk.
İmes OSB, Mermerciler OSB, 20dk. Mesafedeyiz.

Eğitim Salonu kiralama için 0262 600 00 29

GTÜ SEM Kaynes İşbirliği

Kaynes - GTÜ SEM Kaynes İşbirliği
Gebze Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi ile Kaynes Eğitim işbirliği içerisinde gerek GTÜ akademisyenleri gerekse sektör profesyöneli uzmanlarla katılımcıları buluşturmaktadır. tüm eğitim/sertifika programlar GTÜ SEM tarafından sertifikalandırılmaktadır.

Çözüm Ortakları

Kaynes - Çözüm Ortakları
Gebze Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Adecco

NACEL & Twin Towers Language School

 Bu İnsan, İnsan Kaynakları

 HP

 

 İvmeka

Tekyaz & Solidworks Yetkili Eğitim Merkezi

Kalite

Kaynes - Kalite

Marka Tescil Belgesi

Kaynes - Marka Tescil Belgesi

CE İşareti Danışmanlık Hizmetleri

Kaynes - CE İşareti Danışmanlık Hizmetleri
Makina Emniyeti Yönetmeliği Harmonize Standartları
Makina Emniyeti Yönetmeliği Ek I Temel Sağlık ve Güvenlik Gereklilikleri Analizi
EN ISO 12100 Risk Analizi
EN 60204-1 Elektriksel Güvenlik Testleri ve Analizi
EN ISO 13849-1 Kontrol Kumanda Sistemlerinin Güvenliği Genel Bakış
Mekanik Tasarım ve Koruyucular
Durdurma, Acil Durdurma, Reset
Hidrolik ve Pnömatik Sistemlerinin Güvenliği
Emniyet Ekipmanları ve Teknolojileri
Elektromanyetik Uyumluluk (EMC)
Patlama Tehlikesi Olan Yerlerde Kullanım
Kullanım-Bakım Kılavuzu/Talimatı
Teknik Dosya
AT Uygunluk Beyanı
AT Tip İnceleme Belgesi

KOSGEB Eğitim Desteği

Kaynes - KOSGEB Eğitim Desteği
Kaynes tarafından verilen eğitim hizmetleri, Kaynes’in MEB Onaylı Eğitim Merkezi ve TÜRKAK Akreditasyonlu Belgelendirme Kuruluşu olması sebebi ile KOSGEB tarafından desteklenmektedir.Genel Destek ProgramıEğitim desteğiİşletmelerin Genel Yönetim, Pazarlama Yönetimi, Üretim Yönetimi, İnsan Kaynakları Yönetimi, Mali İşler ve Finansman Yönetimi, Dış Ticaret ve Uluslararası Mevzuat, Bilgisayar ve Bilgi Teknolojileri, Enerji Teknolojileri, Yeni Teknik ve Teknolojiler, Yenilik, Mesleki ve Teknik Eğitim, CE İşareti, Ürün Belgelendirme ve Çevre konu başlıklarında alacakları eğitimlere destek verilir.

Eğitim hizmeti alınabilecek kuruluşlar; üniversiteler, üniversitelerin işletmelere yönelik eğitim hizmeti vermek amacıyla kurulmuş birimleri, kuruluş mevzuatlarının izin vermesi şartıyla kamu kurum/kuruluşları ve eğitim hizmeti vermek amacıyla kurulmuş birimleri, meslek kuruluşları, 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında kurum açma iznine sahip kurum/kuruluşlar ile Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından herhangi bir konuda akredite edilen belgelendirme kuruluşlarıdır.

Program kapsamdaki eğitimler elektronik ortamda da gerçekleştirilebilir

İşletmelerin eğitim ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda, KOSGEB tarafından ayrıca eğitim programları düzenlenebilir. Bu eğitim programlarına katılacak olanlarda KOSGEB Veri Tabanına kayıt olma şartı aranmaz.

Destek Uygulama Esasları

(1) İşletmelerin; Genel Yönetim, Pazarlama Yönetimi, Üretim Yönetimi, İnsan Kaynakları Yönetimi, Mali İşler ve Finansman Yönetimi, Dış Ticaret ve Uluslararası Mevzuat, Bilgisayar ve Bilgi Teknolojileri, Enerji Teknolojileri, Yeni Teknik ve Teknolojiler, Yenilik, Mesleki ve Teknik Eğitim, CE İşareti, Ürün Belgelendirme ve Çevre konu başlıklarında genel katılıma açık veya işletme içi eğitim katılımlarına destek verilir.

(2) TS-ISO 9000, TS-ISO 14000, TS-ISO 22000, AQAP, EN 17025 ve benzeri sistem belgelendirmeye yönelik eğitim hizmetleri ve yabancı dil eğitimleri bu destek kapsamı
dışındadır.

(3) Eğitim hizmeti alınabilecek kuruluşlar; üniversiteler, üniversitelerin işletmelere yönelik eğitim hizmeti vermek amacıyla kurulmuş birimleri, kuruluş mevzuatlarının izin vermesi şartıyla kamu kurum/kuruluşları, bunların eğitim hizmeti vermek amacıyla kurulmuş birimleri ve meslek kuruluşları, 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında kurum açma iznine sahip, alanında program onayı olan kurum/kuruluşlar ile Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından herhangi bir konuda akredite edilen belgelendirme kuruluşlarıdır.

(4) Eğitime katılacak işletme temsilcileri; işletme sahibi, ortağı veya çalışanı olmalıdır.

(5) Her bir konu başlığı altında alınan her bir eğitim için bir işletmeye sağlanacak desteğin üst limiti 2.500 (ikibinbeşyüz) TL’yi geçemez. Program süresince bir konu başlığı altında alınan eğitimler için verilen toplam destek üst limiti 7.500 (yedibinbeşyüz) TL’dir

(6) Eğitim Desteği, yalnızca eğitim bedelini kapsar. İaşe, konaklama ve ulaşım giderlerini kapsamaz.

(7) Eğitime katılacak işletme temsilcileri; işletme sahibi, ortağı veya çalışanı olmalıdır. İşletme personelinin eğitime katılımında sayı açısından bir sınırlama bulunmamaktadır

(8) Program süresince desteğin üst limiti 20.000 (yirmibin) TL’dir.

Eğitim Desteği Başvuru Formu (www.kosgeb.gov.tr adresindeki E-KOBİ linki üzerinden doldurulacaktır)
Eğitim Desteği Ödeme Talep Formu (www.kosgeb.gov.tr adresindeki E-KOBİ linki üzerinden doldurulacaktır)

Kosgeb Eğitim Programı Başvuru Formu
Kosgeb Eğitim Programı Katılımcı Devam Listesi
Kosgeb Eğitim Programı Katılım Belgesi
Kosgeb Eğitim Programı Başarı Belgesi

Eğitmenler

Endüstri Yüksek Mühendisi
Endüstri Yüksek Mühendisi
İleri Excel Eğitimi, Kurum içi İletişim, Yönetim Teknikleri, Fabrika Yönetimi, Liderlik, Zaman Etüdü, Yalın Üretim, 6 Sigma
Makina Yüksek Mühendisi
Makina Yüksek Mühendisi
Catia, Geometrik Toleranslar, Analiz, Simülasyon
İnşaat Mühendisi
İnşaat Mühendisi
XSteel tekla, İnşaat Teknik Resmi
CAM Uzmanı
CAM Uzmanı
MasterCAM
Makina Yüksek Mühendisi
Makina Yüksek Mühendisi
Bilgisayar Destekli tasarım, analiz ve imalat yazılımları, Solidworks ve Autodesk eğitimleri vermektedir. Solidworks Dünyası adlı blog’un kurucusu ve blog yazarıdır.
Otomotiv Mühendisi
Otomotiv Mühendisi
Bilgisayar Destekli tasarım, analiz ve imalat yazılımları eğitimleri yanı sıra Ölçme ve kontrol, Geometrik toleranslar, Teknik Resim, Bağlantı Elemanları, Solidworks, Autocad, Autodesk Inventor, SW composer, eğitimleri vermektedir
Serdar ÜKLİMEK - Makina Mühendisi- İSG Uzm. B
Serdar ÜKLİMEK – Makina Mühendisi- İSG Uzm. B
İş güvenliği, Yangın, Afet ve Risk yönetimi, Yüksekte çalışma, İskelede çalışma, 5S, Patlamadan korunma, Risk analizi ve iş sağlığı güvenliği mesleki eğitimleri ve iş makinesi operatörlük eğitimleri vermektedir. IRATA yüksekte çalışma belgesine sahiptir.

Kaynes Eğitimleri

Kaynak Koordinasyon Personeli Eğitimi

Kaynak Koordinasyon Personeli Eğitimi

Organ bağışı en büyük sadakadır

Organ bağışı en büyük sadakadır

SAÜEAH’da Organ Bağışı Haftasıyla ilgili düzenlenen programda konuşan Genel Sekreter Sağlam, yanlış düşünceler ve bilgiler nedeniyle organ bağışının yetersiz olduğuna dikkat çekerek “Herkesi organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz.” dedi.

Organ Bağısı Haftası nedeniyle Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (SAÜEAH) “Gelin organ bağışlayalım bir hayat biterken bir hayat başlatalım” sloganıyla seminer düzenlendi. Programa, Sakarya Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Hasan Salih Sağlam, SAÜEAH Başhekim V. Dr. Mehmet Durmuş ile sağlık çalışanları ve öğrenciler katıldı. Sakaryaspor Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gürses, Sakaryaspor yöneticileri ve futbolcuları da programa katılarak organ bağışına destek verdiler.

“YANLIŞ DÜŞÜNCELER EN BÜYÜK ENGEL”

Programın açılış konuşmasını yapan Genel Sekreter Sağlam, organ başının önemini vurgulayarak, toplumda yanlış inanışlar ve düşünceler nedeniyle organ bağışında ihtiyacı karşılamakta çok gerilerde olduğumuza dikkat çekti. Sağlam “Organ bağışı konusunda yanlış düşünce ve dinen sıkıntı yaşandığı gibi yanlış fikirlerle ölen bir insanın başka insanlara organlarıyla hayat vermesine vesile olmaktan kaçınıyoruz. Bu konudaki yanlış bilgiler organ bağışının önünde en büyük engeli oluşturuyor. Organ bağışını hiç düşünmeyen, buna yanaşmayanlar bir gün kendileri veya yakınları organ bağışına ihtiyaç duyduğunda maalesef ne büyük bir yanlış yaptıklarını anlıyorlar ve organ bağışının önemini o zaman kavrıyorlar. Herkesi organlarını bağışlayarak ölümümüz halinde başkalarına umut olmaya davet ediyoruz.” diye konuştu.

ORGAN NAKLİ DİNEN CAİZ Mİ?

Genel Sekreter Sağlam’ın ardından SAÜEAH Organ Nakil Koordinatörü Mihriban Nacar, organ nakli ve nakil işlemleriyle ilgili sunumda bulunarak konuyla ilgili merak edilen soruları yanıtladı. Nacar’ın ardından SAÜEAH Manevi Hizmet Biriminden Neşe Yıldırım, organ bağışı konusunda ayetler ve hadislerle İslam dininin bakış açısıyla ilgili bilgiler verdi. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın organ nakliyle ilgili fetvalarını paylaşan Yıldırım, organ naklinin dinen hiçbir sakıncası olmadığını dile getirerek “Organ bağışında bulunan bir insanın organları bir başka insana şifa olmuş ve onun hayatını kurtarmıştır. Caiz görülen kurallar ve kaideler çerçevesinde bir insanı yaşatmak için verilen organ en büyük sadakadır.” diye konuştu.

ORGAN BAĞIŞINA DAVET ETTİLER

Programın son kısmında organ nakli olan vatandaşlarda kürüye çıkarak, organ bağışı beklerken ve nakil olduktan sonra yaşadıkları duyguları anlattı. SAÜEAH Organ Nakil Koordinatörü Mihriban Nacar ülkemizde yüz bine yakın kişinin organ nakli beklediğini hatırlatarak “Organ yetmezliği nedeniyle nakil bekleyen birçok hasta her gün kendisine uygun bir organ bulunmasını ve sağlığına kavuşmak için dualar ediyor. Onlara umut olmak için herkesi bu konuda bilinçli olmaya ve organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz.” dedi.

Atık Pil Toplayan Okullara Ödül

BURDUR’un Bucak İlçesi’nde atık pil toplama kampanyası kapsamında en fazla pil toplayan 2 okula çeşitli hediyeler verildi.

Bucak Belediyesi ile Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği (TAP) arasında imzalanan protokol kapsamında ilçede 483 kilogram atık pil toplandı. Kampanya kapsamında ilçe genelinde yapılan yarışma sonunda Bucak Karapınar İlkokulu topladığı 321.6 kilogram pille birinci, Oğuzhan Ortaokulu ise topladığı 176.3 kilogramla ikinci oldu. TAP tarafından Atık Pil Toplama Kampanyası sonucu birinci olan Bucak Karapınar İlkokulu’na yazıcı, ikinci olan Oğuzhan Ortaokuluna ise spor seti hediye edildi.

Okullarda düzenlenen ödül töreninde konuşan Belediye Başkanı vekili Kaymakam Yalçın Sezgin, “Atık pilleri düzenli şekilde toplayarak çevreye zarar vermeyecek şekilde bertaraf etmek, okullarda çevre bilincini aşılamak ve böylece daha temiz ve yaşanabilir bir çevreye kavuşmak için belediye olarak bu tür etkinliklere devam edeceğiz. Bu çerçevede kampanyamıza destek veren tüm katılımcı okullarımıza ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum” dedi.

Eğitim Alıp Pekmez Üretecekler

MERSİN’in Erdemli İlçesi’nde kadınlar, ‘Güz dönemi bağ bozumu, pekmez üretimi ve cevizli pekmez sucuğu üretimi’ kursuna büyük ilgi gösterdi.
Mahallenin adını yetişen üzümden alan Üzümlü Mahallesi’nde Halk Eğitim ve İŞ-KUR Hizmet Merkezi Müdürlüğü 216 saat sürecek pekmez üretim kursunu kursu düzenliyor. Başlayan kurs nedeni ile Kaymakam Avni Kula, beraberinde Belediye Başkanı Mükerrem Tollu, Mersin Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Birdir, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Metin ve Halk Eğitim Müdürü Ömer Okur ile birlikte kursiyerleri ziyaret etti. Kaymakam Kula, bu tür mesleki kursların özellikle kırsal kesimde yaşayan insanların refahına yansıması açısından önemli olduğunu belirterek, “Kursa katılan 20 köylü kadına İŞ-KUR tarafından 25 lira da günlük yevmiye ödenecek. Bu mahallemizin adı verimli topraklarında yetiştirilen kaliteli üzümden geliyor. Türkiye genelinde üzüm hasadı biterken bu mahallemizde ‘Gök üzüm ya da tilkikuyruğu’ adı verilen güzlük üzümün hasadına başlanılıyor. Karadeniz’e benzeyen iklim yapısı ile de tüm sebze, meyve ürünlerini kendileri yetiştiriyor. Burada yetiştirilen üzümler hem ihracata hem iç piyasaya hem de pekmezi çıkartılarak ülke ve aile ekonomisine katkı sağlanıyor” dedi.
YÖRESEL LEZZETLERE KATKI SAĞLAYACAKLAR
Mahalleli kadınların kursta öğrendikleri pekmez çıkartma ve cevizli sucuğun yöresel lezzetlere de katkı sağladığını ifade eden Kula, “Kırsal kesimdeki insanlarımız en kaliteli ve en lezzetli ürünleri yetiştiriyorlar. Üzümlü tüm meyve ve sebzeleri aynı anda yetiştiren yerleşim birimlerinin başında geliyor. Özellikle bu bölgeye gelen doğa gezginlerinin bu mahalleyi ziyaret etmelerini tavsiye ederim. Burada yapılan ürünler tanıtıldığında bölge turizmini de hareketlendirecektir. Yapılan ürünlerin hepsi doğal ve lezzetli. Bölge ve bu mahallede üretilen ürünlerin tanıtımı için çalışmalar yürüteceğiz” diye konuştu.
ÜZÜM DOĞAL YETİŞİYOR
Belediye Başkanı Tollu da yetiştirilen sebze ve meyvenin hem yurt içinde hem de yurt dışındaki tüketilmesinin sağladığını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye genelinde üzüm hasadı bitip soğuk havalardan üzüm çıkarken Üzümlü Mahallemizde üzüm hasadı yeni başlıyor. Buradaki yetişen üzümler yerel lezzete tat katıyor. Burada yetişen ürünlerin hepsi doğal yetişiyor tek eksiklik bu güzelliğin tanıtımı yok. Bu kadar doğal ürünlerin burada yetiştirildiğini yerli ve yabancı turistler bilse buraya akın ederler. İnsanların burasını tanıması için biz de çalışma yapacağız.”
Mersin Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Birdir ise Antakya’nın UNESCO tarafından Gastronomi kenti şehirleri listesine alınmasıyla Hatay, Gaziantep, Mersin, Adana gibi illerdeki gastronomi ürünlerinin hayata geçirilmesi ve bunların turizme kazandırılmasının önemli olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Erdemli’nin turizmini zenginleştirmek içinde gastronomisini zenginleştirmek gerekiyor. Özellikle 1400 rakımda Üzümlü Mahallesi’nde yetiştirilen doğal ürünlerin hem halkımıza hem de turistik ürün olarak turizm sektörümüze kazandırılması anlamında üniversite olarak elimizden gelen her türlü desteği sunmaya hazırız.”
Ziyarette davetlilere doğal ürünlerden oluşan ikramlar sunuldu.

İstanbul Aydın Üniversitesi’ne Çifte Ödül!

Üniversitelerarası Tiyatro Festivali’nden İstanbul Aydın Üniversitesi’ne Çifte Ödül!

İstanbul Aydın Üniversitesi Drama ve Oyunculuk Bölümü öğrencileri, Türkiye Üniversitelerarası Tiyatro Festivali’nden iki ödülle döndü.

Üniversitelerarası Tiyatro Festivali’nden

 İstanbul Aydın Üniversitesi’ne Çifte Ödül!

İstanbul Aydın Üniversitesi Drama ve Oyunculuk Bölümü öğrencileri, Türkiye Üniversitelerarası Tiyatro Festivali’nden iki ödülle döndü. Öğrenciler, festival jürisi tarafından “En İyi Oyun” ve “En İyi Dekor” ödüllerine layık görüldü.

İstanbul Aydın Üniversitesi, Kartal Belediyesi ve Maltepe Üniversitesi işbirliği ile gerçekleştirilen 2.Türkiye Üniversitelerarası Tiyatro Festivali’ne damgasını vurdu. İAÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Drama ve Oyunculuk Bölümü öğrencilerinden oluşan ekip, “2. Üniversitelerarası Tiyatro Festivali”nden çifte ödülle döndü.


“EN İYİ OYUN” VE “EN İYİ DEKOR” ÖDÜLÜ
2-24 Mayıs tarihleri arasında Kartal Hasan Âli Yücel Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve 18 farklı üniversiteden tiyatro gruplarının 19 farklı oyunla katıldığı festivale, İAÜ Drama ve Oyunculuk Bölümü öğrencilerinin 4’üncü sınıf mezuniyet projesi olan, August Strindberg’in yazdığı ve Ayşe Lebriz Berkem’in yönettiği ”Baba” adlı oyunu ile “En İyi Oyun” ve “En İyi Dekor” dallarında ödüle layık görüldü.

2017-18 Akademik Yılı Açılışı Başbakan Yard. Bekir Bozdağ Teşrifleriyle Gerçekleşti.

İstanbul Aydın Üniversitesi’nin 2017-2018 akademik yılı açılışı, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın teşrifleriyle gerçekleşti.

 

İstanbul Aydın Üniversitesi’nin 2017-2018 akademik yılı eğitim yılı açılışı, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın katılımıyla gerçekleşti. Açılış konuşmasında Kuzey Irak’ta gerçekleşen referandumu gündeme getiren Bozdağ, “Barzani referandumu iptal etmelidir. Türkiye sınırındaki gelişmelere karşı kendi milli güvenliği açısından göz yumamaz” şeklinde konuştu.
bekir_bozdag.jpg

Florya Halit Aydın Yerleşkesi’nde düzenlenen açılış törenine Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Eski AB Bakanı Egemen Bağış, Küçükçekmece Kaymakamı Harun Kaya, Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz, İAÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Aydın, İAÜ Rektörü Prof. Dr. Yadigâr İzmirli, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Yeni eğitim öğretim yılı ilk dersini de açılış konuşmasıyla birlikte yapan Bekir Bozdağ da öncelikli olarak bütün eğitim camiasının eğitim öğretim yılını kutladı. Bununla birlikte özellikle Kuzey Irak’taki referandum ile ilgili başlıklara yer veren Bozdağ’ın konuşması şu şekildeydi;
“Etrafımızda olup bitenlere göz yumamayız”
“Türkiye’nin etrafında olup biten hadiselere hepimizin dikkat kesilmesi lazım. Dışarıda olan her şey Türkiye’nin içini etkilemektedir. Türkiye sınırında geçekleşen hadiselere elbette gözümüzü kapamayacağız. Kuzey Suriye’de yeni bir Kürt oluşumuna ya da Kürt devletine eğer Türkiye göz yumarsa yakın gelecekte hepimizin aleyhine çok büyük sonuçlar doğuracaktır. Onun için Fırat Kalkanı operasyonu yapıldı, onun için hem Amerika hem Rusya hem de İran’la bütün taraflarla görüşüyor ve bu bölgede terör örgütlerinin silinmesi, yok olması ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün siyasi birliğinin korunması konusunda Türkiye üzerine düşeni bu zamana kadar yapmıştır bundan sonra da yapmaya devam edecektir.”
DLbThfzX4AII6fg.jpg
“Kuzey Irak’taki referandum gayrimeşrudur”
“Irak’ta da aynı şey geçerli. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi referandum kararı aldı ve uyguladı. Bu referandum gayrimeşrudur ve yok hükmündedir. Barzani yönetimi referandumu iptal edildiğini ve bunun hiçbir geçerliliği olmadığını ilan etmelidir. Diğer bir konu Irak’ın toprak bütünlüğüne siyasi birliğine ve egemenlik haklarına korunması konusunda herhangi bir farklı bir düşünceye sahip olmadığını ve bunları aynen kabul ettiğini de ilan etmelidir. Üçüncüsü Irak Hükümeti İle kendi aralarında olan anlaşmazlıkları çözmek için şartsız Irak hükümeti ile görüşmelere başlamalılar. Dördüncüsü de bu referandumun kesinlikle bölgedeki statülerde herhangi bir değişikliğe yol açmayacağın ve Irak anayasasının kendileri için de bağlayıcı ve geçerli olduğunu bir kez daha deklere etmelidir. Bunları yaparsa yaptığı yanlıştan dönmüş oldur. Eğer yapmazsa o zaman bölge bugünkünden daha fazla sıkıntılara gebe demektir ve Türkiye burada olup bitenleri kendi milli güvenliği bakımından doğrudan bir tehdit olarak değerlendirir. Bu tehdidin ve riskin büyümemesi ve ortadan kaldırılması elbette bizim birinci önceliğimizdir. O nedenle Türkiye olarak buradaki gelişmelere yakından takip edeceğiz. Bölgemizde bölgeyi yeni yangınlara yeni kavgalara ve şiddet dalgalarına götürecek adımların atılmasına izin vermeyeceğiz. Bu noktada hükümetimiz kararlıdır.”
DLbPYF0X0AABsHZ.jpg
“Eğitim bir nesil mimarlığıdır” 
“Üniversitelerimiz, eğitimi kurumlarımız, bizim nesillerimizin, tasarımının ve inşasının yapıldığı yerlerdir. Eğitim bir nesil mimarlığıdır. Bunun inşası eğitim kurumlarında yapılmaktadır. Türkiye, genç nüfusuyla güçlü bir potansiyele sahiptir. Bunu insanlığın faydasına kullanmamız eğitimle mümkündür. İnsan kaynağının kalitesini artırmak, niteliğini geliştirmek, yeni özellikler kazandırmak için eğitime büyük destek verdik. Milli eğitime ayrılan bütçeyi 12 kat artırdık ve 7 milyar liradan, 85 milyar 48 milyon liraya çıkardık. Sadece büyükşehirde olan üniversitelerimizi Türkiye’nin 81 iline yaydık. 75 olan üniversite sayımızı 185’e çıkardık. 558 olan fakülte sayısı 1651’e, 289 enstitü 675’e, 171 olan yüksek okul 467’ye, 494 olan meslek yüksekokulu sayısı 964’e çıkarıldı. Bu rakamlarla yüksek öğretim alanı rekabete açılmıştır. Herkes arkasına bakmadan koşmak durumundadır. Daha iyiyi yakalayabilmek için herkesi bu rekabetin içine çektik. Bu, ekonominin gelişmesiyle, insanın gelişmesiyle, mili iradenin Ankara’da güçlenmesiyle birlikte Anadolu’ya yayıldı. Bu, aynı zamanda Türkiye’nin her yerinden marka üniversitelerin çıkabileceğini ve dünyaya açılabileceğini gösteriyor.”
DLbeQtIW4AATXV5.jpg
‘Üniversiteler toplumla bütünleşmeli’
Üniversitelerin insana şekil veren, insanları geleceğe hazırlayan kurumlar olduğunu belirten Dr. Mustafa Aydın da, “Üniversiteler elbette ki öğrenci odaklı olarak aktif çalışmalı. Ama her üniversitenin de akademik personel yetiştirme diye bir misyonu olması lazım. Önce insana şekil veren eller hazır olmalı. Akademik kadro, teknolojik, siyasi, ekonomik, bilimsel ve kültürel olarak hazır olmalı. İstanbul Aydın Üniversitesi, kendi alanında çalışma yapan nitelikli akademisyenler tarafından, müfredatın dışına çıkıp kamu, özel sektör işbirliğiyle günün ve dünyanın ihtiyaçlarına uygun olacak gençler yetiştiriyor. Üniversitemiz, öğrencilerin aldığı teorik eğitimi pratiğe dönüştürmelerine imkan sağlayan bir üniversite” dedi.
Dr. Aydın, üniversitelerin toplumla bütünleşmesi gerektiğini belirterek, aksi halde bilginin ürüne ve teknolojiye dönüşmesinin mümkün olmadığını kaydetti ve İstanbul Aydın Üniversitesi’nin elde ettiği bilgiyi, ar-ge’yi, teknolojiyi toplumla paylaşma misyonu içinde hareket ettiğinin altını çizdi.
Türkiye’de 43 milyonun üzerinde bir eğitim nüfusu olduğunu kaydeden Dr. Aydın, ülkemizin kendi kaynaklarıyla bu nüfusu istihdam etmesinin olanaksız olduğunun altını çizdi ve “Dünya ile rekabet edebilmek için dünya insanı olmak zorundayız. Öyle silahlarla teçhiz edilmemiz gerekiyor, donatılmamız gerekiyor ki bilgi, teknoloji, gelişim, sağlık, fen dünyanın her yerinde iş bulabilen, iş yapabilen mezunlar yetiştirmek zorundayız. Bizler de kendimizi ona göre yetiştirmek zorundayız, ona göre kurgulamamız lazım” şeklinde konuştu.
DLbKhqHXUAA7FO1.jpg

Tüketici Fiyatları Endeksi yüzde 11,90 oranında

2017 Ekim ayı itibariyle bir aylık enflasyon yüzde 2,08 oranında, oniki aylık enflasyon yüzde 11,90 oranında ve yıllık ortalama enflasyon ise yüzde 10,37 oranında artış göstermiştir.

Konfederasyonumuz üyesi sendikaların bağıtladığı toplu iş sözleşmelerinin bir bölümünde ücret zamlarının enflasyona endeksli olduğu ve ücret zammının hesabında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Fiyatları Endeksi’nin (TÜFE) esas alındığı bilinmektedir.

TÜİK’in ekte bir örneği gönderilen 03 Kasım 2017 günlü Tüketici Fiyatları Endeksi (2003=100) haber bültenine göre; 2017 Ekim ayı itibariyle  bir aylık enflasyon yüzde 2,08 oranında, oniki aylık enflasyon yüzde 11,90 oranında ve yıllık ortalama enflasyon ise yüzde 10,37 oranında artış göstermiştir.

 

Öte yandan, bazı sözleşmelerde ücret zamlarının altışar aylık dönemler halinde gerçekleşen enflasyon esas alınarak uygulandığı bilinmektedir. Bu kapsamda, Mayıs-Ekim  2017 dönemi itibariyle altı aylık enflasyon oranı, Ekim 2017 endeks değeri olan 320,40 rakamının, Nisan 2017 endeks değeri olan 309,23 rakamına bölünmesiyle bulunan yüzde 3,61 oranındadır.

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİM SEMİNERİ 31 EKİM- 1 KASIM 2017 TARİHLERİNDE GAZİANTEP’TE YAPILDI

TÜRK-İŞ Genel Eğitim Sekreteri Nazmi IRGAT, 31 Ekim 2017 Salı günü Gaziantep ilinde konfederasyonumuzun düzenlediği “İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Semineri” ne katıldı.

Seminere; TÜRK-İŞ Genel Eğitim Sekreteri Nazmi IRGAT, TÜRK-İŞ Adana Bölge Temsilcisi Edip GÜLNAR, TÜRK-İŞ Diyarbakır Bölge Temsilcisi Bahri KARAKOÇ, Gaziantep’te yer alan Konfederasyonumuza bağlı sendikaların şube başkan ve yöneticileri, iş yeri temsilcileri ve işçiler katıldı.

TÜRK-İŞ Genel Eğitim Sekreteri Nazmi IRGAT, Gaziantep’te yaptığı konuşmasında şu konulara değindi:

“Yaptığımız eğitimlerde sanayinin ve işçinin yoğun olduğu bölgeleri tercih ediyoruz. Bu doğrultuda eğitimlerimizi her sene farklı illerde yapmaya çalışıyoruz.

Çalışma hayatında İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmamasından kaynaklanan iş kazaları ve ölümler çok fazladır.  Ortalama her yıl 2000 insan iş kazası nedeniyle hayatını kaybediyor. TÜRK-İŞ, insan hayatına önem veren çalışmayı destekler. Bunun için de en etkili bir şekilde iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini sürdürür.

Çalışma hayatını düzenleyen kanunlarımız var. Sosyal Güvenlik Kanunu, İş Kanunu, Toplu İş Sözleşmeleri ve Sendikalar Kanunu. Bu kanunların uygulanabilirliği çok önemlidir.

İşverenler iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini maliyet unsuru olarak gördüğü için gerekli önlemleri maalesef almamaktadır. En büyük kaynağımız insanımızdır. Günümüz koşullarında teknolojinin de gelişmesiyle iş kazaları olmamalıdır.

Türkiye’de insanlar sendikal haklarını kullanamıyor. Örgütlenme kavramı yok oldu. Örgütlenmenin önündeki engeller nelerdir diyerek 26 Ekim’de TÜRK-İŞ’te geniş katılımlı bir toplantı düzenlendik. Demokrasinin olmazsa olmaz kuralı örgütlenmedir ve biz bu hakkımızı sonuna kadar savunacağız.

Küreselleşen bir Türkiye var. Sosyal devlet anlayışı yok oluyor. Devlet üretimden ve yatırımdan kendini geri çekiyor. Özel sektör aracılığıyla istihdam sağlanıyor.

Ülkemizde büyük işsizlik sorunu var. Resmi rakamlar gerçeği yansıtmıyor.

Sanayiye, tarıma gereken önemi vermeliyiz. Geleceğimiz için, bu alanlarda yatırımlar yaparak ülkemizi geliştirmeliyiz.

TÜRK-İŞ olarak, sizler için çalışma hayatında elimizden geleni yapacağız.
Eğitim seminerinin hepinize yarar sağlamasını diliyorum.”

TÜRK-İŞ Genel Eğitim Sekreteri Nazmi IRGAT’ın konuşmasının ardından başlayan Gaziantep Eğitim Semineri’nde;Gazi Üniversitesi Arş. Gör. Pamir BAŞER, “Sosyal Güvenlik Uygulamalarında Güncel Gelişmeler”, TÜRK-İŞ Sosyal Güvenlik Uzmanı Barış İYİAYDIN“ İş Kazaları”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Orhan Ersun CİVAN “Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği: Haklar ve Ödevler”, İş Sağlığı Uzmanı Buhara ÖNAL “Meslek Hastalıkları”, E. Emniyet Müdürü Mutlu ÇELİK “Uyuşturucunun Zararları ve Korunma Yöntemleri”, konularında eğitim seminer programına katkı sağladı.