kategori Arşivleri: Eğitim

Dünyanın En Önemli Kitap Fuarı’nda Ülkemizi Temsil Eden Tek Belediye!

Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınları, dünyanın en büyük kitap fuarı olarak kabul edilen Uluslararası Almanya Frankfurt Kitap Fuarı’nda ülkemizi temsil eden tek yerel yönetim olmayı başardı.

Dünyanın en büyük ve en önemli kitap fuarı olan Uluslararası Almanya Frankfurt Kitap Fuarı, yayıncılık sektörünü ve kitapseverleri bir araya getirdi. Bu yıl 69’uncusu düzenlenen fuara dünyanın en önemli 7 bin yayıncısı katılım gösterdi. Yaklaşık 300 bin kişinin ziyaret edeceği Frankfurt Kitap Fuarı, 15 Ekim Pazar gününe kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Ülkemizi temsilen fuara katılan tek yerel yönetim olma başarısını gösteren Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınları da özel standıyla kitapseverleri ağırlamaya devam ediyor. Frankfurt Kitap Fuarı’na ikinci kez katıldıklarını söyleyen Zeytinburnu Belediye Başkan Yardımcısı Erdem Zekeriya İskenderoğlu, Frankfurt Kitap Fuarı’na katılarak yayınladıkları eserleri dünya yayıncılık sektöründe sergilemeyi amaçladıklarını söyledi.

7 BİN KATILIMCI VE 300 BİN ZİYARETÇİNİN OLDUĞU FUARDA TÜRKİYE ADINA BİR İLK

Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınları’nın 65 eserden oluştuğunu ve her yıl bu eserlere 10’a yakın eserin ilave edildiğini belirten Başkan Yardımcısı İskenderoğlu, “Zeytinburnu Belediyesi olarak kültür yayıncılığı alanında Almanya Frankfurt Kitap Fuarı’nda bu yıl ikinci kez yer alıyoruz. Bu manada burada olmaktan çok mutluyuz ve onurluyuz. Hedefimiz Zeytinburnu’nun kültürel değerlerini ortaya çıkartmak, eserleştirmek ve dünyaya yaymaktır. Frankfurt Kitap Fuarı, dünyanın en önemli kitap fuarlarından bir tanesi olup yaklaşık 7 bin katılımcısı ve her yıl 300 bine yakın bir ziyaretçisi bulunmaktadır. Bu bakımdan Zeytinburnu Belediyesi’ni burada temsil etmek Türkiye’deki yerel yönetimler adına da bir ilk. Ülkemiz dünya yayıncılığı sırasında ilk 10’da yer alırken burada bulunmak bizim için çok önemli.”

“DÜNYANIN EN SEÇKİN KÜTÜPHANELERİNE KAYNAK ESER OLUŞTURUYORUZ”

Kültürel değerleri ortaya çıkartıp dünyanın en seçkin kütüphanelerine kaynak eser olarak kazandırdıklarını söyleyen İskenderoğlu konuşmasını şöyle devam etti:

“Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınları olarak yayıncılık anlamında iddialı bir yayıncılık politikası izlemekteyiz. 2014 yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından “Yılın En İyi Kamu Yayıncısı” seçildik. Kültür yayıncılığı bakımından 2003 yılından bugüne kadar toplam 65 eseri ise yayıncılık dünyasına kazandırdık. Eserlerimizden kısaca bahsedecek olursak; ‘Surların Öte Yanı Zeytinburnu’ adlı eserimiz 2003 yılında yayıncılık hayatına başladığımız ilk eserdir. Bunun İngilizcesi de mevcuttur. Bunun dışında şehir ve şehircilik anlamında değerlendirebileceğimiz “Çırpıcı ve Veliefendi Çayırları” adlı kitabımız da şehir ve şehircilik önemli eserlerimizden bir tanesidir. Keza “Şehir, Sokak, Hafıza” ve “Hane’lerden Numaralı Ev’lere” adlı eserimiz de şehircilik bakımından önemli eserlerimiz arasında yer almaktadır.”

“Sözlü tarih çalışmalarımıza örnek verecek olursak; Balkan ve Rumeli Bölgeleri’nin en önemli sanatçılarından, “Yaşayan bir tarih ve kültür hazinesi” olarak nitelendirebileceğimiz aynı zamanda Zeytinburnulu olan Arif Şentürk’ün yaşam ve sanat hayatını ele alan bir eserimiz yer almaktadır. “Göç ve Sempozyum” adlı kitaplarımız ise literatürde kaynak eser olarak yer alabilecek olan eserlerimizden bazılardır. Keza son yayınlarımız arasında yer alan ‘Zamanı Aşan Taşlar’ adlı kitabımız da önemli eserlerimizden bir tanesidir.”

“KARANLIKTA KALAN KÖŞELERİ AYDINLATIYORUZ”

Zeytinburnu Belediyesi’nin yayıncılıkta düstur aldığı en önemli konulardan bir tanesinin kültür hayatında “Karanlıkta kalan köşeleri aydınlatmak” olduğunu belirten İskenderoğlu, “Literatürde gerçekten bu boşluğu doldurabilecek eserler ortaya koymak için yoğun emek sarf ediyoruz. Bu anlamda da yaptığımız çalışmaların kaynak eser olmasını hedefliyoruz. Üzerinde titizlikle durduğumuz son eserimiz ise Z Dergisi. Z Dergisi de önemli kaynak eserlerimizden bir tanesidir. Dergicilik anlamında yerel yönetimler adına bir çığır açtığını düşünüyoruz. Z Dergisi 1 yılda 4 sayı çıkacak şekilde yayıncılık hayatına giriş yaptı ve her bir sayımız farklı bir konuya, temaya değinecek. Örneğin dergimizin ilk sayısında Bitki Ressamlığı’nı ele aldık. Bitki ressamlığında ne tür işlere imza atıldığını anlatan ve kaynak eser özelliği taşıyan bir dergi oldu. Aynı zamanda derginin beraberinde kültür sanat ekimiz de yer alıyor. Kültür sanat ekimizde ise yapmış olduğumuz 4 aylık faaliyetlerimiz ele alınıyor.” diye konuştu.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI MÜSTEŞARI ÖMER ARISOY’DAN ÖZEL ZİYARET

Zeytinburnu Belediyesi’nin standını ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Ömer Arısoy ise, “Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bizler de 69’uncu Uluslararası Almanya Frankfurt Kitap Fuarı’ndayız. Frankfurt Fuarı dünyanın önemli kitap fuarlarından bir tanesidir. Bu fuara öteden beri bakanlığımız büyük bir katılımla iştirak ediyor. Bu yılkine de ülkemizin yayıncılık sektöründeki tüm renkleriyle birlikte katıldık. Bu yıl ulusal standımıza 2 sergi de eşlik ediyor. Aynı zamanda müzik dinletileri ve mutfak kültürlerimizi sergileyen etkinlikler ve performanslar da olacak. Kültür yayıncılığında çığır açmış Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınları’nı da bu önemli fuarda ülkemizi temsil eden tek yerel yönetim olduğu için tebrik ediyorum.”

YAYINCILIK DÜNYASINA KAZANDIRILMIŞ 65 ESER

Kimi zaman geçmişi bilinmeyen sokak adlarının günümüze geliş hikayesini anlatarak, kimi zaman meçhul bir Türk askerinin hikayesini bugüne taşıyarak yayıncılık dünyasına bugüne kadar 65 eser kazandıran Zeytinburnu Beleyesi Kültür Yayınları, 14 yıllık süreçte istikrarını; Zamanı Aşan Taşlar, Son Kale Çanakkale, Şehir Sokak Hafıza, Çırpıcı ve Veliefendi Çayırları, Bilgelikler Divanı, Hane’lerden Numaralı Ev’lere, Tıp Tarihi, Zamanı Aşan Taşlar ve son yayını olan Z Dergisi adlı eserleriyle sürdürmeye devam ediyor.

HANE’LERDEN NUMARALI EV’LERE

Erol Ölçer tarafından hazırlanıp Temmuz 2015’te yayımlanan “Hane’lerden Numaralı Ev’lere” adlı eserde, 1927 Nüfus Tahriri dönemindeki 90 mıntıka, 6.800 küsur sokak ve caddede bulunan binaları, mahiyet, kat adedi ve yapı türü bakımından sıralandıran Kültür Yayınları, İstanbul’da gerçekleştirilen nümerotaj esnasında başında “Mektupçu Osman Bey” adıyla bilinen Osman Nuri Ergin’in bulunduğu, Şehremaneti Nümerotaj Heyeti’nin hazırladığı bina ve arazi istatistik cetvellerini geçmişten günümüze taşıyor.

“KALIR DUDAKLARDA ŞARKIMIZ BİZİM”

Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınları, kaynak eserlerinden biri olan Necip Fazıl Kitabı’nda ise Türk edebiyatının usta sanatçısı ve Büyük Doğu Dergisi’nin kurucusu olan Necip Fazıl Kısakürek’in doğumunun 110. yılı vesilesiyle 2014 tarihinde adına düzenlenen “Kalır Dudaklarda Şarkımız Bizim” adlı sempozyumdan derlenen tebliğleri kitap haline dönüştürdü. Prof. Dr. İsmail Kara, Asım Öz ve Aykut Ertuğrul’un editörlüğünde yaklaşık bir yıllık bir çalışmayla hazırlanan kitap, Necip Fazıl’ın hayatını, edebi, fikri ve siyasi yönlerini ele alıp tahlil eden metinlerden oluşuyor.

KÜLTÜR, SANAT VE ŞEHİR DERGİSİ: “Z”

Farklı formatı ve zengin içeriği ile dikkat çeken kültür, sanat ve şehir dergisi Z, “Bitki Ressamlığı” konulu ilk sayısı ile geçtiğimiz aylarda okuyucusuyla ilk kez buluştu. Farklı formatı ve 462 sayfalık zengin içeriği ile dikkat çeken kültür, sanat ve şehir dergisi Z, ilk sayısında “Bitki Ressamlığı”nı konu alıyor. Derginin yayın kurulu Aykut Ertuğrul, Erdem Zekeriya İskenderoğlu, İrfan Çalışan, Muhammed Nur Anbarlı, Murat Dinçer Çekin, Murat Gür, Süleyman Berk ve Süleyman Faruk Göncüoğlu’ndan oluşuyor. Gülnur Ekşi, Hülya Korkmaz, Işık Güner ve Mehmet Bilgin’in tema editörü olduğu Z Dergisi, bitki ressamlığı konusunda zengin bir başvuru kaynağı.

Zeytinburnu Belediyesi, Z dergisi ile eş zamanlı olarak kültür sanat gündeminin yeni bir dil ve bakışla yeniden üretildiği “Z Kültür Sanat” tabloid ekini de okurla buluşturdu. Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliklerin rutin haber anlayışından farklı bir dille ve nitelikli bir bakışla sanat alıcılarının ilgisine sunulduğu gazete, kültür sanatın konuşulduğu, tartışıldığı gündem belirleyen bir mecra olmayı da hedefliyor. İlk sayısı 3.000 adet basılan Z dergisinin tüm içeriği www.zdergisi.istanbul adresinden ve ZDergisi iOS – Android uygulamalarından ücretsiz olarak okurların erişimine sunuldu.

Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı’nda 15 Ekim Pazar gününe kadar okuyucularla buluşmaya devam edecek olan Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınları, 14 yıllık serüvene sahip eserlerini 5’inci salonda, C158 adlı standda sergiliyor.

 

Kaymakam Çiçekli SAÜ’lü Öğrencilerle Bir Araya Geldi

Kaymakam Çiçekli SAÜ’lü Öğrencilerle Bir Araya Geldi

Söğütlü Kaymakamı Esengül Korkmaz Çiçekli, Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde düzenlenen konferansa katıldı. Kaymakam Çiçekli, “Yönetimde Kadın Eli” başlıklı konferansta öğrencilere kaymakamlık mesleği ile ilgili tavsiyelerde bulundu.

Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencileri ile bir araya gelerek kariyer sürecini ve tecrübelerini paylaşan Söğütlü Kaymakamı Esengül Korkmaz Çiçekli, konferansta öğrencilerin sorularını yanıtladı. Öğrenciler merak ettikleri konuları Kaymakam Çiçekli’ye sorarken, Çiçekli de en çok merak edilen ‘kadın kaymakam olmanın nasıl bir his olduğu’ sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Bu mesleği erkekler nasıl yapabiliyorsa kadınlar da aynı şekilde yapabilir. Başta insan kendini biraz farklı hissediyor ama daha sonradan çok güzel dostluklar kuruyorsunuz.”

İnsanı sevmekle başlıyor

Kaymakamlık mesleğinin insanı sevmekle başladığını söyleyen Kaymakam Çiçekli, “İnsanları sevmeyen, empati kurmayı bilmeyen bu mesleği kesinlikle yapamaz. Hakim olmadığınız bir coğrafya ya da kültürle karşılaştığınız zaman empati duygunuz gelişmemişse hiçbir sorunu çözemezsiniz. Yerel ağızları da bilmeniz gerekir. Beşeri münasebeti zayıf olan kişiler kesinlikle bu mesleği seçmemeli. Yanında staj yaptığım bir kaymakama ‘bu mesleğin sırrı nedir’ diye sorduğumda bana bu işin sırrının yüzde 80’inin beşeri münasebet, yüzde 20’sinin ise kanun olduğunu söylemişti. Ayrıca ‘ben elit mekânları seviyorum’ diyorsanız bu meslekten vazgeçin, çünkü hayal kırıklığına uğrarsınız” şeklinde konuştu.

Mesleğimiz her şeyiyle çok güzel

Çok güzel bir meslek icra ettiklerini dile getiren Çiçekli, devleti ve kanunu temsil ettikleri için de vatandaşların kendilerine çok saygılı davrandıklarını söyledi. Tepeden bakarak işlerin çözülemeyeceğini kaydeden Kaymakam Çiçekli, “Siz karşı tarafa nasıl yaklaşıyorsanız onunla orantılı tepki alırsınız” ifadelerini kullandı.

Hata yaparak öğreniyorsunuz

Kaymakam olmadan önce yaklaşık 3 yıl boyunca staj yapıldığını belirten Çiçekli, mesleği icra etmek isteyen öğrencilere bu süreçte iyi gözlem yapmalarını tavsiye etti. Kaymakam Çiçekli, “Geriye dönüp baktığımda benim de meslek sürecimde yaptığım birçok hata oldu. Fakat o hataları yapa yapa doğruyu öğreniyorsunuz. İdarecilikte öfke kontrolü de zordur. Nasıl zamanla hata yapa yapa doğruyu öğreniyorsanız, öfke kontrolünü de zamanla öğreniyorsunuz” şeklinde konuştu.

Muğla Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya kitap hediye etti

Emniyet Müdürü Kitap Hediye Etti

Muğla  Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü koordinesinde, Muğla Milli Eğitim Müdürlüğü Menteşe Milli Eğitim Müdürlüğü Dumlupınar İlkokulu Müdürlüğü ile ortaklaşa teşhir edilen Polis Amca isimli çocuk kütüphanesine Muğla Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya kitap hediye etti.

2017 -2018 Eğitim ve öğretim döneminin sorunsuz olarak başlayarak yine sorunsuz olarak tamamlanabilmesi amacıyla ülkemiz genelinde olduğu gibi Muğla İlimiz ve İlçelerinde de birbirinden farklı güvenlik tedbirleri geçtiğimiz günlerde planlanarak uygulanmaya başlanmışdı. Söz konusu güvenlik tedbirlerinin yanı sıra “Polis Dostunuz Arkadaşınızdır” fikrinin benimsetilerek polis vatandaş işbirliğinin dolayısıyla da devlet vatandaş işbirliğinin en üst seviyelere taşınması amacıyla bir dizi etkinlikler gerçekleştirileceği öğrenilmiş, bu bağlamda da  Polis Amca isimli çocuk kütüphanesinin teşhir edilmesine başlanılmıştı.

Muğla Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü koordinesinde, Dumlupınar İlkokulu hizmet binasında teşhir edilmesine başlanılan“Polis Amca” isimli çocuk kütüphanesi  Muğla Milli Eğitim Müdürlüğü,  Menteşe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Dumlupınar İlkokul Müdürlüğü ile  ortaklaşa teşhir ediliyor.  Kütüphaneye Muğla ‘nın sevilen ve başarılı Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya ‘dan da destek geldi. Emniyet Müdürü Çetinkaya Polis Amca isimli çocuk kütüphanesine hikaye kitapları hediye ederken dileyen vatandaşların da güncelliğini kaybetmemiş yeni ve yıpranmamış çocuk kitaplarını kütüphaneye hibe edebilecekleri öğrenildi.

Yrd. Doç. Dr. Bahadır Kaynak: "Batılı devletlerin iyi niyetinden emin değiliz"

ALTINBAŞ Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bahadır Kaynak, ABD’nin vize kısıtlamasının sürpriz olduğunu, ABD ile ilişkilerimizin bozulmasının yeni bir durum olmadığını ancak bu vize kısıtlamasının krizde yeni ve ciddi bir basamağı temsil ettiğini açıkladı. Yrd. Doç. Dr. Kaynak ayrıca batılıların Irak ve Suriye krizine ilişkin iyi niyetlerinden Türkiye’nin emin olamadığını da söyledi.

“TÜRKİYE’NİN TEPKİSİ DİPLOMASİDE KARŞILIKLILIK ESASINA DAYANIYOR”

Yrd. Doç. Dr. Kaynak, Türkiye’nin tepkisinin de normal olduğunu söylerken bu durumu şöyle yorumladı, “Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin bozulması yeni bir durum değil. Bir süredir anlaşamadığımız konular var özellikle de Ortadoğu temelli. O yüzden ABD ile ilişkiler 2013 yılından itibaren, Suriye krizi ile beraber inişe geçmiş vaziyette. Bu vize kısıtlaması da krizde yeni ve ciddi bir basamağı temsil ediyor. Vize ile ilgili ABD’nin yaptığı uygulama biraz da konsolosluk görevlisinin casusluk suçlaması ile gözaltına alınması ile bağlantılanıyor. Çok fazla Suriye ile ilgili olaylara yönelik bir tedbir olduğunu düşünmüyorum çünkü o konudaki anlaşmazlık baki zaten. O konuda bir çözüm olana kadar ABD yeni vize verilmemesi konusunu gündemde tutacaktır. Orada bir gelişme olursa tekrar vize vermeye başlayabilirler. Tabii Türkiye de diplomatik mütekabiliyet esasına göre, karşılıklılık esasına göre aynı uygulamayı yaptı. Bu da diplomaside sık karşılaşılan bir durum. Bir taraf ne yapıyorsa karşı taraf da onu yapıyor. Ama krizin nasıl çözüleceğinin görülmesi için erken.”

“TUTUKLAMALAR SIKINTI YARATMAYA DEVAM EDECEK”

Türkiye’nin tutuklamalar nedeniyle sadece ABD ile değil Almanya ile de kriz yaşadığını belirten Yrd. Doç. Dr. Kaynak, sözlerine şunları ekledi, “Almanya’nın konsolosluk değil, vatandaşlık görevlilerinin tutukluluk halleri var. Böyle bir tutuklama furyası var Türkiye’de. Tabii Türkiye’nin sadece kendi vatandaşlarına yönelik tutuklamalarda böyle tepki gelmiyor ama yabancı ülkelerin vatandaşlarına doğal olarak tepki geliyor. Benim görüşüm bunun Türkiye için sıkıntı yaratmaya devam edeceğine yönelik. Sürekli komplo, casusluk suçlamaları gibi yaygın bir furya var. Dolayısıyla bu biraz Türkiye’yi sıkıntıya sokacak bir durum gibi görünüyor. Eğer biz ABD, Avrupa ile ilişkileri düşük seviyelerde tutmak istiyorsak bilemiyorum ama bu durum devam edecek.”

“BATILI DEVLETLERİN İYİ NİYETİNDEN EMİN DEĞİLİZ”

Türkiye’nin batılı devletlerin niyetlerinden emin olamadığını da söyleyen Yrd. Doç. Dr. Kaynak “Türkiye ile Batı ülkeleri arasında özellikle Suriye krizine ilişkin, Irak’ın durumuna yönelik fikir ayrılıkları var. O konuda batılıların iyi niyetlerinden emin değiliz. Çok iyi niyetli olmadıklarını düşünüyoruz. Toprak bütünlüğünde Irak ve Suriye’nin yeterli hassasiyetleri göstermediklerini düşünüyoruz. Onun da daha büyük bir sorun olarak çözülmesi lazım” dedi.

Altınbaş Vakfı

Altınbaş Üniversitesi Gayrettepe Yerleşkesi

Tel:(0 212) 373 59 00

Adres:    Büyükdere caddesi, Yazarlar Sokak No: 36 Esentepe / İstanbul
E-posta:
 info@altinbas.edu.tr

Altınbaş Üniversitesi Bakırköy Yerleşkesi

Tel: (0 212) 709 45 28  Faks: (0 212) 445 81 71
Adres: Kartaltepe Mah. İncirli cad. No:11 Bakırköy / İstanbul
E-posta: info@altinbas.edu.tr

Altınbaş Üniversitesi Mahmutbey MYO Binası

Tel: (0 212) 982 0800   Faks: (0 212) 445 81 71
Adres: Mahmutbey Mah. Soğuksu cad. No:16 Bağcılar/ İstanbul
E-posta: info@altinbas.edu.tr

Kuruluş

2008 yılında Mehmet Altınbaş Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından ‘İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi’ adıyla kurulan üniversitemiz 2017-2018 akademik yılına ‘Altınbaş Üniversitesi’ adıyla yoluna devam ediyor.

Merhum iş adamı Mehmet Altınbaş’ın eğitime yatırım vasiyeti üzerine kurulan Altınbaş Üniversitesi, Altınbaş ailesi için her zaman en kıymetli sosyal sorumluluk projesi oldu. İsim değişikliği ile birlikte Altınbaş Holding’in gücünü arkasına alan Üniversite, bu itici güçle birlikte yeni hedeflerine daha hızlı ve daha güvenle yürümeye başladı.

İlk öğrencilerini 2011-2012 akademik yılında alan Altınbaş Üniversitesi kısa zamanda gerçekleştirdiği atılımlarla uluslararası bir araştırma üniversitesi olma yolunda hızla büyüyor. 2017-2018 akademik yılında 9 fakülte, 3 enstitü, 2 meslek yüksekokulunu bünyesinde bulunduran Altınbaş Üniversitesi toplamda 30 lisans, 34 ön lisans, 28 yüksek lisans ve 6 doktora programı ile öğretime devam ediyor.

Altınbaş Üniversitesinde mezunlarıyla profesyonel alanda fark yaratan, evrensel bilime değer katan, girişimci ve yenilikçi bir üniversite olma vizyonuyla bölümler belirleniyor, dünyanın ve Türkiye’nin ihtiyaçları iyi analiz ediliyor. Eğitim gündemini ve teknolojiyi takip eden, kendini sürekli güncelleyen Üniversitemiz; inovasyona yönelik, özgür araştırma imkanı ve ortamı sağlayan, toplumsal sorumluluk bilinciyle özgün katkılar sağlayan, çözüm öncelikli üniversite olma misyonuyla hizmet vermeyi sürüdürüyor.

Hizmet-İş sendikası Başkanlar Kurulu Toplantısı Sonuç Bildirgesi

2017 Yılı 2. Başkanlar Kurulu Toplantısı Sonuç Bildirgesi

HAK-İŞ/HİZMET-İŞ Sendikası 2017 yılı 2. Genişletilmiş Başkanlar Kurulu, 21-24  Eylül 2017 tarihlerinde Van’da toplanmıştır.

                Toplantıya; Genel Yönetim Kurulu, Genel Denetleme Kurulu, Genel Disiplin Kurulu, Profesyonel Şube Başkan ve Yöneticileri, İl Başkanları, Komitelerimizin Başkanları, Genel Merkez Uzmanlarımız katılmıştır.

                Başkanlar Kurulumuz; “Ülkemizin içerisinde bulunduğu siyasî-sosyal ve ekonomik durum, Çalışma Hayatının sorunları ile ilgili yaşanan son gelişmeleri” ve teşkilatımızın konumunu değerlendirmiş ve sonuçlar halinde aşağıdaki hususlara vurgu yapmıştır.

                Başkanlar Kurulumuzu Doğu Anadolu’muzun güzide şehirlerden birisi olan Van’da yapmamız sendikamız için önemlidir. Çünkü; 23 Ekim 2011 depremiyle sarsılan Van, bir taraftan da terörden en çok etkilenen şehirlerimizden birisidir. Hızla depremin ve terörün yaralarını sarmaya başladığını müşahede ettiğimiz Van’ın her alanda yeniden bölgemizin cazibe merkezi olmasını önemsiyoruz.

                HAK-İŞ/HİZMET-İŞ Sendikası; Türk Sendikal hayatında tarih ve medeniyet eksenli emek ve alın teri mücadelesinde 39 yıllık bilgi, birikim ve deneyimle onurlu bir tarihe sahiptir.  Bu eksende, Sendikal mücadelede yerli temeller üzerinde “yeni değerler” üretmek için mücadelesini sürdüreceğinin altını çizmektedir.

                HAK-İŞ/HİZMET-İŞ; Sendikal mücadeleyi yeniden medeniyet inşasının önemli bir aracı kabul ederek erdemli bir sendikal inşa için daha ileri adımlar atma sorumluluğu ve duyarlılığını devam ettirmektedir.

                TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK İŞÇİ SENDİKASI…

                HAK-İŞ/HİZMET-İŞ Sendikası; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca en son yayınlanan (Temmuz 2017) istatistiklerde 206 bin 592 üyesiyle Genel İşler İşkolunun ve Türkiye’nin en büyük işçi sendikası olmuştur.

                HAK-İŞ/HİZMET-İŞ Sendikası; kurulduğu 1979 yılından bu güne her an yenilediği heyecan ve enerjisi, edindiği bilgi, deneyim ve birikimle temellerini tahkim ederek emekçilerin umudu olmuştur.

                Ülkemizin en büyük işçi sendikası konumuna gelmek, büyük bir onur olduğu gibi, bize daha büyük sorumluluklar da yüklemektedir. Yeni ve daha ileri hedeflere doğru birlik- bütünlük ve kararlılık içerisinde yürümeye, örgütlenmemizi hız kesmeden sürdürmeye devam edeceğiz.

                TAŞERONLUK SİSTEMİNDEN VAZGEÇİLEREK TÜM TAŞERON İŞÇİLERE KADRO VERİLMELİDİR.

                Uzun süredir çalışma hayatının kronik bir problemi haline gelen ve kangrene dönüşen ve halen endişeli bir bekleme sürecine giren Taşeron İşçilik sorunu acilen çözülmelidir.

                Taşeron İşçiliğinin ortadan kaldırılacağına dair 2016 Mart ayında Hükümet tarafından yapılan açıklamanın ardından ÖZEL SÖZLEŞMELİ PERSONEL (ÖSP) adı altında düşünülen düzenleme beklentilerimizi karşılamamıştır. Aksine işçilerin uzun mücadeleler sonucunda elde etmiş oldukları Toplu Pazarlık ve diğer bazı haklarını ortadan kaldırılacağı yönünde endişelerimizi artırmıştır. Bu konuda başta Başbakanlık ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olmak üzere tüm ilgili bakanlık ve kuruluşlara itiraz ve önerilerimizi yazılı olarak ilettik ve iletmeye devam ediyoruz.

                Talebimiz; Taşeron işçilikte gelinen aşamanın bir an önce belirginleşmesi ve bu sorunun kalıcı olarak TÜM TAŞERON İŞÇİLERİ KAPSAYICI BİR BİÇİMDE ÇÖZÜMLENMESİ için; hiçbir ayrım yapılmadan Kamudaki tüm taşeron çalışanlar KADROLU İŞÇİ OLARAK istihdam edilmelidir.

                Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız ’ın 17 Eylül 2017’de yaptığı “Taşeron işçilikle ilgili çalışmalarımızı yılbaşından önce sonuçlandıracağız” açıklamasını olumlu karşılıyor, yapılacak düzenlemenin taşeron işçiler ve sendikamızın talep ve itirazları dikkate alınarak hazırlanması talebimizi tekrar ediyoruz.

                KIDEM TAZMİNATINDA ADİL BİR SİSTEM HAYATA GEÇİRİLMELİDİR.

                HİZMET-İŞ Genişletilmiş Başkanlar Kurulu olarak, Çalışma Hayatının temel konularından birisi olan ve sürekli kamuoyunun gündeminde tutulan kıdem tazminatı mevzuatında;

                Var olan kıdem tazminatı sistemine ilişkin sorunların giderilmesi, bu sorunların bir daha yaşanmayacağı şekilde mevzuatın daha da güçlendirilmesi ve kazanılmış hakların korunarak bütün çalışanların kıdem tazminatı alabileceği bir sistem hayata geçirilmelidir.

                Yapılacak düzenlemelerde, istihdamın artırılması, istisnasız her bir çalışanı güvence altına alacak, haksızlıkların, adaletsizliklerin yaşanmayacağı sürdürülebilir bir sistem hayata geçirilmelidir.

                Çalışanları sürekli tedirgin eden bu temel konu, bu önerilerimiz dikkate alınarak kamuoyunun gündeminden çıkarılmalıdır.

                BÜYÜME VE İSTİHDAM

                Dünyadaki küresel ekonomik daralmaya rağmen, dönemsel olarak büyümesini sürdüren Türkiye Ekonomisi 2017 yılının ikinci çeyreğinde 5,1 oranında büyümüştür. Bu büyümeyi olumlu karşılıyoruz. Ancak işsizlik hâlâ % 10’larda seyretmektedir. Ekonomideki büyümenin istihdama yansıyarak, (diğer sorunları tetikleyici bir kronik sorun olan) işsizliğin bir an önce sürdürülebilir düzeye indirilmesi, diğer toplumsal sorunların çözümlenmesine yönelik bir gelişme olacaktır.

                BİRLİK VE BÜTÜNLÜĞÜMÜZ ÜLKEMİZİN TEMİNATIDIR.

                Türkiye önemli bir tarihî süreçten geçmektedir. Son yıllarda her alanda gerçekleştirdiği atılımlar ve uluslararası güç dengeleri içerisinde attığı adımlarla, bölgesinde belirleyici bir güç ve uluslararası arenada da tavır ortaya koyan bir ülke durumuna gelmiştir. Mazlum halkların umudu olmuştur. Buna karşı küresel güçler ve maşa olarak kullandıkları terör örgütleriyle, ülkemizin huzuru, bütünlüğü ve güvenliğine karşı harekete geçmişlerdir. Bu girişimlere karşı; ülkemizin istiklal ve istikbali, millet ve devletimizin bekası için, tıpkı 15 Temmuz 2016 gecesi olduğu gibi millet olarak hep birlikte mücadele etmeliyiz. İnanıyoruz ki; bu irade ve dayanışma ruhu tüm uluslararası saldırıları bertaraf edecektir.

                15 TEMMUZ İHANETİNİ UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ.

                Ülkemiz ve tüm emekçiler, 15 Temmuz 2016 gecesi TSK içinde yuvalanan üniformalı bir gurup FETÖ’cü hainin ve işbirlikçilerinin ihanetini asla unutmayacaktır. Sendikamız HAK-İŞ/HİZMET-İŞ, bu uğurda şehid ve gaziler vermiştir. Bir kez daha şehitlerimize Cenab-ı Hak’tan rahmet, gazilerimize şifalar ve hayırlı ömürler diliyoruz.

                Bu kanlı darbe ve işgal girişimini bir kez daha lanetliyor ve FETÖ terör örgütünün tüm mensuplarına hukuk içerisinde gereken en ağır cezanın bir an önce verilmesini, ülkemizin bekası, demokrasisi ve geleceği adına önemli görüyoruz.

                TERÖRÜN HER TÜRLÜSÜNÜ LANETLİYORUZ.

                HİZMET-İŞ Genişletilmiş Başkanlar Kurulu olarak, ülkemizin barış, huzur ve istikrarına yönelik terörün bir an önce son bulmasını istiyoruz. Terörle mücadelede daha etkin ve güçlü tedbirlerin uygulamaya konulduğuna ve konulacağına inanıyor ve operasyonlarını destekliyoruz. Şehit olan güvenlik güçlerimize ve hayatını kaybeden sivil vatandaşlarımıza Cenab-ı Haktan rahmet, milletimize başsağlığı, gazilerimize acil şifalar diliyoruz.

                Türkiye’nin; tüm milletimizin istikrar içerisinde, huzur, barış ve güven ortamında yaşadığı bir barış adası olması için üzerimize düşen her türlü görevi yerine getirmeye devam edeceğiz.

                SURİYE VE IRAK’TA YAŞANANLAR

                Ülkemizin sınır komşularıyla olan ilişiklerini yakından ve ilgi ile takip ediyoruz. Özellikle Suriye-Irak hattında yaşanan gelişmeler ve Suriye’de devam eden iç savaş nedeniyle Türkiye’nin kayıtsız kalamayacağı bir süreç devam etmektedir. Bu bağlamda, gerek diplomatik ve gerekse Silahlı Kuvvetlerimizin girişim ve harekâtları yerinde ve gereklidir. Suriye’nin toprak bütünlüğü korunarak, bir an önce istikrara kavuşması için uluslararası güçler bölgeyi terk etmelidir. Suriye halkı kendi geleceğini kendi vereceği kararla belirlemelidir.

                Irak’ın toprak bütünlüğünü ve bölgenin huzur ve istikrarını ihlal edecek olan ve Uluslararası bir oyunun parçası olarak gündeme taşınan sözde referanduma yönelik gelişmeleri kaygı ile izliyoruz. Tarihî tecrübe, toplumların önünü aydınlatan en önemli yol göstericidir. Bu bağlamda, sorumluluk sahipleri tarihten ders almalı ve yeni trajedilere yol açabilecek yaklaşımlardan kaçınmalıdırlar.

                Avrupa’nın insan haklarını yok sayan çifte standartlarına rağmen 4,5 milyonu aşan Suriyeli mülteciyi insanî ve tarihî sorumluluğundan kaynaklanan gerekçelerle kabul eden ülkemizin, bu mültecilerin çalışma hayatına entegrasyonunda yaşanması muhtemel sorunlara ve özellikle de konunun istismarının önlenmesine yönelik gerekli tedbirler alınmalıdır.

                Ülkemizde, bölgemizde ve küremizde bize ihtiyaç duyan mazlum ve mağdurların sesi olmaya devam edeceğiz.

                ARAKAN MÜSLÜMANLARINA YÖNELİK KATLİAMLAR..

                Myanmar Yönetimince Arakan’lı Müslümanlara yönelik korkunç bir katliam ve soykırım uygulanmaktadır. Tüm dünyanın gözleri önünde cereyan eden bu insanlık dışı katliamlar giderek daha da trajik bir hal almaktadır.

                Başta BM olmak üzere, tüm Uluslararası kuruluşlar, yüzyılın en büyük utançlarından olan Arakan Müslümanlarına yapılanlar karşısında sadece seyretmektedir. Çaresizlik içerisinde evlerini terk ederek, açlık ve sağlıksız şartlarda Bangladeş’e sığınmaya çalışan yüzbinlerce çocuk, kadın, yaşlı insan tabloları karşısında, maalesef uluslararası toplum sessiz kalmakta ve görmezlikten gelmektedir.

                Bu konuda Türkiye, her zaman olduğu gibi Dünyayı harekete geçirmek için inisiyatif almış ve gereken her türlü destek ve yardım konusunda seferber olmuştur. Trajediyi dünya gündemine taşımıştır. Myanmar yönetiminin bu sistematik saldırı ve soykırımlarını lanetliyor ve Arakan Müslümanlarına her türlü yardım ve desteği sürdüreceğimizi ifade ediyoruz.

                Ayrıca Filistin, Doğu Türkistan ve dünyanın diğer bölgelerinde yaşanan savaş, soykırım ve katliamların bir an önce sona ermesi için tüm Uluslararası kuruluşlar ve Sivil Toplum Örgütleri harekete geçmelidir.

                Tüm halklar din, dil, etnik köken ayrımı yapılmadan kendi topraklarında bağımsız ve özgür bir biçimde yaşamaları temel bir insanlık hakkıdır. Yaşam hakkına yönelik her türlü saldırı ve ihlaller insanlık suçudur.

                İNSAN KAYNAĞIMIZ VE MORAL DEĞERLER

                Türkiye’nin en büyük işçi sendikası olmamız; teşkilatımızın hep birlikte özverili mücadelesiyle gerçekleşmiştir. Bu anlayışla diyoruz ki; siyasi, sosyal ve ekonomik sorunlara çözüm aranırken; beşeri sermayemiz olan insanımızın kültürel ve moral değerlerinin de ihmal edilmemesi, değerler dünyamızın tahkim edilmesi önem arz etmektedir.

                En büyük sendika olmamızdaki başarımızın önemli bir nedeni; kendi yerli köklerimizden beslenmemiz ve bu yönde bir sendikal anlayışla hareket ederek farklı ve özgün bir bakış açısı ortaya koymamızdır.

                Bu anlayışla; Sendikamızı daha ileri başarılara taşıyacak kadroların/insan gücümüzün her türlü sosyal/kültürel/ekonomik donanımını gerçekleştirdik, büyüme ivmemizle orantılı olarak daha da geliştireceğiz.

                Sonuç olarak;

                HİZMET-İŞ Sendikası Genişletilmiş Başkanlar Kurulu; Türkiye’nin en büyük işçi sendikası misyonuyla Türk Sendikal hayatında 39 yılı geride bırakırken; üzerimizdeki yükün ağırlığının idrakinde olarak, “önce insan önce emek” bilinciyle Yerli ve Uluslararası emek hareketine katkı yapmaya devam edeceğimizi tekrarlıyoruz.

                Daha ileri hedeflere doğru gene aynı heyecan, birlik ve bütünlük ruhuyla mücadele edeceğimizin altını çiziyoruz.

                Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

                               HİZMET-İŞ SENDİKASI BAŞKANLAR KURULU

VAN ŞUBE BAŞKANIMIZ ABDULLAH EFEOĞLU VAN’IN EN İYİ SENDİKACISI SEÇİLDİ

Ödül töreninde Van Şube Başkanımız Abdullah Efeoğlu da Van’ın en iyi sendikacısı seçildi. Efeoğlu yaptığı kısa konuşmada ödüle layık gördükleri için teşekkür etti.

Çölleşmeye karşı mücadelede Kubiqi Modeli umut olacak

Çölleşmeye karşı mücadelede Kubiqi Modeli umut olacak

Altıncı Kubuqi Uluslararası Çöl Forumu’nda başarılı çölleşme kontrolü uygulamaları masaya yatırıldı.

Kubiqi modeli kapsamında gerçekleştirilen uygulamalar, çölleşme sorunu ile karşı karşıya olan ülkelerde yapılabilecek çölleşme kontrolü çalışmaları açısından örnek olarak gösteriliyor. Çin’de düzenlenen uluslararası konferans, küresel ekolojik kalkınmayı desteklemek amacıyla etkili deneyimlerin paylaşılabileceği bir platform olarak öne çıkıyor.

29 Temmuz-30 Temmuz tarihleri arasında Moğolistan Ordos’taki Kubuqi Çölü’nde gerçekleştirilen Altıncı Kubuqi Uluslararası Çöl Forumu’nda ziyaretçiler, Kubuqi’yi ziyaret ederek gerçekleşen başarılı çölleşme kontrolü uygulamalarına tanıklık etme fırsatı yakaladı.

Altıncı Kubuqi Uluslararası Çöl Forumu kapsamında uluslararası çölleşme sorunu ile mücadelede örnek olan Kubiqi modelini hikayeleştiren BON Cloud, Çin’den seyahat, eğitim, kültür-sanat, işletme ve teknoloji gibi alanlardan hikâyeler içeren yüksek kalite içeriklerin uluslararası yayıncılara ve televizyonculara ulaşmasını sağlıyor.

Çinli içerik tedarik platformu olan BON Cloud, uluslararası olarak yayınlanması gereken bir içeriği veya olayı dünya çapında yayıncılar ve kanal yayıncıları tarafından erişilebilen ham yayın kalitesinde medya içeriği haline getirebiliyor.

Çölleşmeye karşı etkili sistematik planlama

Kubuqi Modeli’nin temel yapı taşlarını hükümetten gelen politika destekleri, endüstriyel yatırımlar, piyasa odaklı çiftçi ve çoban katılımı ve sürdürülebilir ekolojik kalkınma oluşturuyor.

Forumda söz alan Eski Yunan Başbakanı Antonis Samaras, Kubuqi Modelinin sistematik tasarımının benzersiz başarı olduğunu ve çalışmaya değer çoğaltılabilmeye sahip olduğunu belirtti.

Birleşmiş Milletler Çölleşmeye Karşı Mücadele Genel Yönetmeni Pradeep Monga ise Belt ve Road Girişimiyle birlikte birçok ülkenin çölleşme problemi yaşadığını ve iyi bir tasarımın Çin’in çölleşme kontrolüne ait benzersiz bir yol olan Kubuqi Modelini geliştirmesine yardımcı olduğunu söyledi. Tüm seviyedeki yönetim organlarının, şirketlerin ve bireylerin sistematik bir şekilde çevresel sorunu çözmek için birleşmesi takdir edilecek bir davranış olduğunu da vurguladı.

Endonezya Ekonomik ve Endüstriyel Komitesi Başkanı Bachir, fotovoltaik panellerle kuzu yetiştirme uygulamaları nedeniyle Kubuqi’ye destek vererek yerel işletmelerin ekosistem tasarımındaki hayal gücünü takdir ettiğini ve Kubuqi’nin kapsamlı çölleşme kontrol deneyimlerini diğer uluslararası toplulukların yararı için paylaşmak istediğini ifade etti.

Küresel olarak popüler bir model

Kubuqi Modeli, çölleşme kontrolü açısından BM Çevre Programı tarafından ekolojik restorasyon sağlamdaki başarılı “eko-öncül” yaklaşımı nedeniyle takdir ediliyor.

Çölleşmeye karşı mücadele deneyimini desteklemek ve paylaşmak için 2007 yılında oluşturulan Kubuqi Uluslararası Çöl Forumu, tüm seviyedeki yönetim organları, ilgili departmanlar, UNEP ve UNCCD sekreterliğinin desteği sayesinde beş kere düzenlendi. Forum hakkında ayrıntılı bilgi için resmi web sitesine http://en.kubuqiforum.dycw.com adresinden ulaşabiliyor.

Kubuqi Modeli Çin’in çölleşme kontrol çabalarındaki öncül uygulaması olarak öne çıkıyor. Dünya çapında 2.000 politik görevli, uzman ve ekolojik girişimci saha gezileri kapsamında profesyonellerle deneyim paylaşma etkinliklerine katılarak fayda sağladı.

Kubuqi Modeli, birçok toplantıda ve altıncı Kubuqi Uluslararası Çöl Forumunda popüler konulardan biri haline geldi. Katılan yabancı konuklar Kubuqi Modelinin Belt ve Road Girişimi boyunca ülkeler arasında paylaşılması gerektiğine inanıyor.

Japonya Tottori Üniversitesi Arid Arazi Araştırma Merkezinden Prof. Atsushi Tsunekawa, Belt ve Road Girişimindeki ülkelerin ekolojik restorasyonda işbirliği yapmasının acil bir gereklilik olduğunu belirtti. Çevresel ve sürdürülebilir kalkınmadan risk değerlendirmesi yapmaları gerektiğini ve Kubuqi Modelinin başarılı uygulamalarının referans olarak alınması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Mısır’da yer alan Kahire Çöl Araştırma Merkezinin yöneticisi Hassas Shar ise çölleri 40 yıldır inceleyen bir araştırmacı olarak diğer ülkelerde çölleşme kontrolü açısından mükemmel vakalar gördüğünü ifade etti. Kubuqi Modelinin zengin çölleşme kontrolü teknolojileri ve deneyimi içerdiğini belirten Hassas Shar, çöl ekolojik ekonomi, endüstriyel yenilik, finansal yenilik ve fakirliği azaltma denetimlerinin benzer zorluklarla mücadele eden Belt ve Road Girişimi ülkeleri için iyi bir öğrenme kaynağı olduğunu ifade etti.

Kubuqi Modeli çölleşme ile mücadelede umut veriyor

Çöl kontrolü dünya çapında bir sorun ve Kubuqi Çölü büyük ölçekli başarılı kontrol elde eden ilk çöllerden biri.

Kubuqi Modelinin başarısı temel olarak ekoloji ve endüstri, işletme kalkınması ve ekolojik yönetim alanlarının birleştirilmesiyle yeşillendirme çabalarının yerel insanların gelirlerini arttırmasına dayanıyor. Bu çabalar, vahalara doğru yayılım göstererek çölleşme ve fakirlik azaltılarak mutluluğu artırıyor.

Forumda konuşan Avustralya’daki Adelaide Üniversitesi’nde görevli Prof. Victor Squire, Kubuqi Uluslararası Çöl Forumu’nun tüm alanlardaki insanlarda çölleşmeyi düşünme konusunda farkındalık oluşturduğuna dikkat çekti ve Kubuqi Modeli’nin araziyi kullananları sorun ve çözümün bir parçası haline getirerek tek bir çözüm yerine birden fazla çözüm için düşünmeye yönelttiğini vurguladı

İngiliz biyo-karbon mühendisliği şirketi kurucusu Lauren Fletcher ise çölleşme kontrolünde Kubuqi’nin başarılarının oldukça etkileyici olduğunu ve şirketindeki temsilcilerin foruma katılım açısından heyecanlı hissettiklerini söyledi. Aynı zamanda ağaç eken drone teknolojilerinin geliştirilmesinin çölleşmeyle mücadelede daha etkin olacağının altını çizdi.

ABD Silver Spring Şirketi baş teknoloji yöneticisi Don Rivers da Kubuqi modelinin kapsamlı bir etkisi olduğunu ve insan hayatında büyük ölçekli değişimlere yol açarak enerji kullanımını sürdürülebilir hale getirdiğini belirterek Kubuqi için gösterilen yerel yönetim ve işletme çabalarının kalıcı değişimler getireceğini ifade etti.

Ekolojik restorasyon için Çin çözümü

Uzmanlar, forum katılımcılarının Kubuqi’nin yeşil kalkınma ve sürdürülebilir kalkınma deneyimi kavramlarının küresel anlamda 2 milyar kişiyi içeren çölleşmeye karşıtı mücadele için temel çözümleri görmesine sağlamak açısından verimli geçtiğini ifade ediyor. Katılımcıların çoğu Ordos’ta düzenlenecek olan ve daha benzersiz çözümleri ve fikir birliklerini içerebilecek 13. Taraf Ülkeler Genel Toplantısı kapsamında yer alan Çölle Mücadele BM Toplantısını bekliyor. Belt ve Road Girişimi ülkelerinde ekolojik kalkınma hem Çinli çözümlere hem de tek bir paylaşım platformu olarak Çin’e ihtiyaç duyuyor.

BON Cloud’dan Çin içerikleri 

BON Cloud Çin’in farklı şehirleri ve örgütlerinden, seyahat, CSR, sanat, işletme ve teknoloji gibi konuları içeren hikayeler sağlayan Çinli bir içerik platformudur.

BON Cloud dünya çapındaki tüm yayıncıları ve televizyoncuları Çin’in kar içeriğini yayınlamaya davet ediyor.

Çin şehirleri, şirketleri ve örgütlerinden yüksek kaliteli içerikler için kısa bilgilerinizi girin ve BON Cloud videolarının yerelleştirilmesi ve dağıtımı ile zaman aralığında ve medya kaynaklarındaki değerinizi en üst seviyeye çıkarın.

Çin içerikleri için http://premium.bon-cloud.net adresini ziyaret edebilirsiniz

Sakarya Üniversitesi Akreditasyonda Liderliğini Sürdürüyor

Sakarya Üniversitesi Akreditasyonda Liderliğini Sürdürüyor

Sakarya Üniversitesi, Türkiye’de en çok programı akredite edilen üniversite olma unvanını sürdürüyor.

YÖK tarafından yayınlanan 2017 Tercih Kılavuzunda Sakarya Üniversitesi, en çok akredite olmuş programı ile yine lider oldu.

Mühendislik Fakültesi, Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi, Fen-Edebiyat Fakültesi’nin tüm bölümleri ile Teknoloji Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesi’nin bazı bölümlerinin akreditasyonu tamamlanan Sakarya Üniversitesi, bu alandaki rekoru elinde tutuyor. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) kalite ve akreditasyon temelli yeni vizyonu doğrultusunda bu süreçlere ağırlık veren Sakarya Üniversitesi, stratejik yönetim ve kurumsal yaklaşıma verdiği önem ile hedeflerine emin adımlarla ilerliyor.

Dünyadaki tüm kalite ve akreditasyon süreçlerine büyük oranda uyumlu bir model geliştirdiklerini dile getiren Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, bölümlerin akreditasyonu konusunda büyük başarı elde ettiklerini, tüm fakültelerin akreditasyon sürecine girdiğini söyledi. Her yerde geçerliliği olan bir model kurduklarını aktaran Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Üniversitemizin modeli evrensel bir modeldir. Bu yönetim modelimizin başında liderlik modeli var. Üniversite olarak dünyadaki değişime açık, kendini sürekli geliştiren iyi öğrenciler yetiştirme amacındayız. İyi mezunlar yetiştirmek için çabalıyoruz. Sıralamalarda en üstte olmak için elimizden geleni yapıyoruz” dedi.

Yükseköğretim Kurulu’nun da son iki yıldır en çok önem verdiği konulardan birinin üniversitelerin karnesi olduğunu belirten Prof. Dr. Elmas, “YÖK’ün bu konuyu önemsemesi ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın akreditasyon sürecinde üniversiteler arasında rekabetin oluşması ve bunun sonucunda eğitim öğretim kalitesinin daha da artacağı yönündeki söylemleri bizi akreditasyon konusunda oldukça motive etti. Çalışmalarımız devam ediyor. Mevcut programlara Eğitim Fakültesi, siyasal Bilgiler Fakültesi ve İşletme Fakültesi programlarını da akredite yolunda hızlı adımlarla ilerliyoruz” şeklinde konuştu.

Hasırcılar Mahallesinde Biçki Dikiş ve Mefruşat Sergisi Açıldı

Hasırcılar Mahallesinde Biçki Dikiş  ve Mefruşat  Sergisi Açıldı

Adapazarı  Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde 2016- 2017 Eğitim ve Öğretim yılında Hasırcılar Mahallesinde açılan , Biçki Dikiş  ve  Mefruşat  Kurslarına dönem boyunca işledikleri ürünleri sergilediler.

Dikiş Mefruşat Öğretmenleri Gülay ALP,Havva İlknur Menteşe ‘nın öncülüğünde yürütülen kursların Dikiş Mefruşat sergisi Hasırcılar Mahallesinde açıldı

Serginin açılışını Hasırcılar Mahalle  sakinleri tarafından yapıldı. Açılışa  kalabalık bir halk gurubu katıldı.

Öğretmeni  Gülay ALP” Dikiş dersleri kursumuzda dikiş meteryallerinin tanıtımları ile başlar. Dikiş meteryalleri ; dikiş makinaları, özel spesial makinaları, overlok reçme ve düz singer makinaları, iplikten kumaşa ve makasa kadar gerekli meteryalleri kapsamaktadır.

Kursta katılımcılar Çeyiz ürünleri hazırlama,Kurdele nakışı,Kırkyama ,Keçe aksesuarları yapımı,Bebek yapımı,Kumaş boyama,Nevresim takımları dikimi,Perde dikimi,Yatak örtüsü dikimi,Salon takımları dikimi,Kumaş çiçek yapımı,    İğne oyası,Boyutlu nakış,,Şiş ve tığla oyuncak yapımı ,Elde Türk işi,Elde beyaz iş, Dantel anglez,Deri çiçek yapımı, Dekoratif ev aksesuarları hazırlama gibi  birçok konuda

Eskiden ismi mefruşat olan kursun adı son bir kaç yıldır ev tekstil ürünleri hazırlama olarak değiştirildi. ev tekstil ürünleri hazırlama (mefruşat) kurslarında ev tekstiline dahil tüm ürünler çalışıldı. Nevresim takımı, pike, yatak örtüsü, mutfak önlüğü, mutfak takımı, aplikeli örtüler, masa örtüsü, runner, ve çeyiz takımı gibi aklınıza gelebilecek her türlü el emeği ev tekstili ürünleri hazırlandı.

Kursiyerlerden Saime Kılıç Parlar”Kursa katıldım. Bilmediğim  çok şeyi  öğrendim.Bizlerin  becerini arttıran Öğretmenlerimize teşekkür  ederiz.dedi.

Türk Telekom Okulları öğrencileri 15 Temmuz’u anlattı

Türk Telekom Okulları öğrencileri 15 Temmuz’u anlattı Kazananlar ödülünüBaşbakan Yıldırım’dan aldı

Türk Telekom Okullarının “15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve İletişim” temasıyla düzenlediği resim, şiir ve kompozisyon yarışmasında finale kalan öğrenciler Çankaya Köşkü’nde düzenlenen törenle Başbakan Binali Yıldırım ile buluştu. Törende eserleri dereceye giren öğrenciler, ödüllerini Başbakan Binali Yıldırım, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ve Türk Telekom yöneticilerinden aldı.

Türk Telekom CEO’su Dr. Paul Doany: “Eğitimde fırsat eşitliği için teknolojinin gücünü sunuyor, devletimiz ile bu alanda da her zaman işbirliği içinde çalışıyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında 53 Türk Telekom Okulu var. Bugüne kadar 124 milyon TL yatırım ve burs sağlamaktan gurur duyuyoruz. Eğitime ve demokrasiye desteğimiz katlanarak devam edecek” dedi.

Türkiye’nin öncü bilgi teknolojileri ve iletişim şirketi Türk Telekom’un, Türkiye’nin dört bir yanında kurduğu 53 Türk Telekom Okulu öğrencileri arasında, “15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve İletişim” temasıyla düzenlediği resim, şiir ve kompozisyon yarışması, Başbakanlık himayesinde Çankaya Köşkü’nde gerçekleşen törenle sonuçlandı.

Bu yıl beşincisi gerçekleşen yarışmada dereceye giren eser sahiplerine ödülleri; Başbakan Binali Yıldırım, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Aslan, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşarı Suat Hayri Aka ve Türk Telekom CEO’su Dr. Paul Doany tarafından verildi.

Yarışmaya; milli iradeye sahip çıkan, birlik ve beraberlik gücünü temsil eden, bağımsızlık inancını yansıtan 15 Temmuz’u çocuk gözüyle yansıtan yüzlerce şiir, resim ve kompozisyon çalışması geldi. Çocukların kimi hislerini tuvale, kimi ise kaleme döktü. 53 okuldan yüzlerce öğrenci, daha önce ne anlama geldiğini bile bilmedikleri bir kelime olan ‘darbenin’ hayatlarına nasıl etki etkileyebileceğini fırçayla ve kalemle anlatmaya çalıştı.

Yarışmanın ilköğretim derecesinde şiir kategorisindeki birinciler, Kahramanmaraş Oniki Şubat Türk Telekom Ortaokulu’ndan Selin Toygün, kompozisyon kategorisinde Kahramanmaraş Türk Telekom Ortaokulu Sude Sena Uysal, resim kategorisinde İzmir Türk Telekom Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’ndan Muhammet Kuru oldu. Ortaöğretim derecesinde şiir kategorisinde Van Türk Telekom Fen Lisesi’nden Temmuz Mahşeri, kompozisyon kategorisinde Erzurum Türk Telekom Nurettin Topçu Sosyal Bilimler Lisesi, resim kategorisinde ise Rize Türk Telekom Güzel Sanatlar Lisesi’nden Mert Şahin birincilik kazandı.

Yarışma sonuçları ve tören için Ankara’da buluşan çocuklar, Türk Telekom Müzesi’nden Polis Özel Harekat Merkezi’ne kadar Ankara’da birçok yeri de görme ve gezme imkanına da sahip oldu.

Başbakan Yıldırım: ‘Türk Telekom’un iletişim yanında eğitime kesintisiz desteğinin devamından dolayı teşekkür ediyorum’

Başbakan Binali Yıldırım Türk Telekom Okulları’nda okuyan öğrenciler arasında düzenlenen yarışmaya katılarak, dereceye giren veya girmeyen bütün gençleri tebrik etti. 15 Temmuz darbe girişiminin bastırılmasında, iletişimin gücünün ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini belirten Yıldırım,

“Türk Telekom’un adını taşıyan okullarınızda 2005 yılında başlattığımız eğitim seferberliği sayesinde Türkiye’nin her tarafından 53 tane okul yaptırıldı. Siz, o okullarda okuyorsunuz, geleceğe hazırlanıyorsunuz. Bunlar, gençlik için, gelecek için, bizim Hükümet olarak, Milli Eğitim Bakanlığı olarak yaptırdıklarımızın dışında, Türk Telekom’un sosyal sorumluluk üstlenerek, Türkiye için, Türkiye’nin gençliği için, eğitimi için yaptığı önemli bir hizmettir. Ben bir kez daha Türk Telekom’un iletişim yanında eğitime kesintisiz desteğinin devamından dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

Doany: “Eğitimde fırsat eşitliği için teknolojinin gücünü sunuyoruz”

Türk Telekom CEO’su Dr. Paul Doany, konuyla ilgili yaptığı konuşmada Türkiye’nin dijital dönüşümünde eğitimin önemli bir rolü olduğuna değindi. Doany, “Eğitimde fırsat eşitliği için teknolojinin gücünü sunuyor, devletimiz ile bu alanda da her zaman işbirliği içinde çalışıyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında 53 Türk Telekom Okulu var. Bugüne kadar 124 milyon TL yatırım ve burs sağlamaktan gurur duyuyoruz. Ayrıca, şirketlerimizden Sebit’in, VİTAMİN ve RAUNT gibi online eğitim içerikleriyle de kaliteli eğitime destek oluyoruz. Öğrencilerimiz de başarılarıyla bizi her zaman gururlandırıyorlar. Bugün aramızda bulunan öğrencilerimiz, 15 Temmuz konulu yarışmada, büyük başarı elde ettiler. Onları, bu başarılarından dolayı, tebrik ediyorum. Türk Telekom olarak, bundan sonra da eğitime ve demokrasiye desteğimiz katlanarak devam edecek” dedi.

Dereceye giren eserler Türk Telekom bölge müdürlüklerinde sergilenecek

Şubat ayında başlayan yarışma kapsamında; Türk Telekom okullarından 7 ile 18 yaş arasındaki öğrencilerin resim, kompozisyon ve şiir dallarında gönderdikleri yüzlerce eser yarıştı. Organizasyonda, 18 eser dereceye girerken, 6 eser ise mansiyon ödülüne layık görüldü. Yarışmada dereceye giren toplam 24 eserden kompozisyon ve şiir dalında başarılı olanlara eserlerinin kitaplaştırılması, resim dalında başarı gösteren öğrencilere ise mini bir sergi açmaları için destek olunması planlanıyor.

Çocuklar eserlerini ülke sevgileri ve tutkularıyla hazırladı

“15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve İletişim” temalı yarışmaya hazırlanan çocuklar büyük bir özveri ile eserlerini hazırladı. Örneğin yarışmaya resim yaparak giren çocuklardan biri darbe kelimesinin daha önce ne olduğunu bilmiyordu. Yaşanan olaylardan çok etkilendi ve darbenin ne anlama geldiğini öğrendikten sonra resim yapmaya karar verdi. Türkiye’nin dört bir yanındaki onlarca farklı şehirden yarışmaya katılan çocukların temel motivasyonları ise ülke sevgisi ve tutkusu oldu.

Türk Telekom’dan eğitime büyük destek: 53 okul, 124 Milyon TL kaynak, 159 burslu öğrenci

Türkiye’nin dört bir yanında hayata geçirilen Türk Telekom okullarına Türk Telekom tarafından bugüne dek 124 Milyon TL kaynak ayrıldı. Türk Telekom’un desteği ile 18 ilköğretim, 35 lise ve dengi okul, 23 adet yurt, pansiyon, yemekhane ve spor salonu bu proje kapsamında ülkemize kazandırıldı. Dezavantajlı öğrencilere burs imkânı da sunan Türk Telekom, 53 Türk Telekom Okulu’ndaki 159 başarılı öğrencisinin burslardan faydalanmasını sağlıyor. Bugüne kadar burslara ayrılan kaynak ise 1,7 milyon TL’yi geçti.

Detaylı Bilgi ve İletişim için:

Fatma G. Kabasakallı

Tel: 0506 153 6990

fatma.kabasakalli@desibelajans.com

Türk Telekom Grubu Hakkında:

176 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Türk Telekom, Türkiye’nin ilk entegre telekomünikasyon operatörüdür. Müşterilerin hızla değişen iletişim ve teknoloji ihtiyaçlarına en güçlü ve en doğru şekilde cevap verebilmek amacıyla 2015 yılında Türk Telekomünikasyon A.Ş., Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. ve TTNET A.Ş. tüzel kişiliklerini mevcut şekliyle muhafaza ederek ve tabi oldukları mevzuat ve regülasyonlara tamamen uyarak, “müşteri odaklı” ve entegre bir yapıya geçmiştir. Bireysel ve kurumsal hizmetler alanında geniş hizmet ağı ve zengin ürün çeşitliliğine sahip olan Türk Telekom, Ocak 2016 itibarıyla mobil, internet, telefon ve TV ürün ve hizmetlerini ‘Türk Telekom’ tek marka çatısı altında bir araya getirmiştir.

“Türkiye’nin Çoklu Oyuncusu” Türk Telekom, 31 Mart 2017 itibarıyla 13,2 milyon sabit erişim hattı, 8,9 milyon genişbant ve 18,7 milyon mobil aboneye hizmet vermektedir. Türk Telekom Grubu şirketleri Türkiye’yi yeni teknolojilerle buluşturma ve bilgi toplumuna dönüşüm sürecini hızlandırma vizyonuyla, 81 ilde 34.147 çalışanıyla hizmet vermektedir.

Türk Telekomünikasyon A.Ş., PSTN ve toptan genişbant hizmetlerini sunmakta olup, mobil operatör Avea İletişim Hizmetleri A.Ş., perakende internet hizmeti , IPTV, Uydu TV, Web TV, Mobile TV, Smart TV Hizmetleri sağlayıcısı TTNET A.Ş., Televizyon yayıncılığı ile isteğe bağlı yayıncılık (VOD) hizmetleri sağlayıcısıNet Ekran Şirketleri, yakınsama teknolojileri şirketi Argela Yazılım ve Bilişim Teknolojileri A.Ş., BT çözüm sağlayıcısı Innova Bilişim Çözümleri A.Ş., çevrimiçi eğitim yazılımları şirketi Sebit Eğitim ve Bilgi Teknolojileri A.Ş., çağrı merkezi şirketi AssisTT Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş., toptan veri ve kapasite servis sağlayıcısı Türk Telekom International ve iştiraklerinin yüzde 100’üne sahiptir.

Kardeş Şehir Kırcaalili Öğrencilerden Ziyaret

Edirne Belediyesi’nin kardeş şehri Bulgaristan Kırcaali’den gelen öğrencilerle bir araya gelen Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, “İki ülke halkları arasında kurduğumuz dostluk köprüleri sizler sayesinde daha da güçlenerek geleceğe taşınacak” dedi.

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın göreve gelmesinin ardından 14 Nisan 2015’te Edirne ve Kırcaali şehirleri arasında imzalanan kardeş şehir protokolü, iki ülkenin kültürel faaliyetlerine ivme katmaya devam ediyor. İmzalanan protokol ile her yıl Edirne’den bir grup öğrenci Kırcaali, Kırcaalili öğrenciler de Edirne’de misafir ediliyor. Bu kapsamda Kırcaali’den gelen 40 öğrenci ve 4 gözetmenden oluşan grup Edirne Belediyesi’ni ziyaret ederek Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ile bir araya geldi.

Edirne Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen ziyarette konuşan Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Kırcaali’den gelen öğrencileri ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“SİZLER GÖNÜL ELÇİLERİSİNİZ”

Öğrencilerin Edirne’de katıldıkları süre boyunca yeni dostluklar kuracaklarını yeni arkadaşlıklar edineceklerini ve yeni kültürler tanıyacaklarını anlatan Gürkan, “İnanıyorum ki; gelecekte aranızdan Kırcaali’nin belediye başkanları, milletvekilleri, öğretmenleri, okul müdürleri çıkacak. Bu yaşlarda edineceğiniz dostluk ve arkadaşlıkları hiç koparmadan devam ettirmeniz çok önemli. Sizler birer gönül elçisisiniz. İki ülke halkları arasında kurduğumuz dostluk köprüleri sizler sayesinde daha da güçlenerek geleceğe taşınacak. Sevgili dostum, Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Aziz’e ve tüm Kırcaalililere Edirne Halkı adına saygı ve selamlarımı iletin. Kendisi çok başarılı ve sevilen bir belediye başkanı. Tekrar Edirne’ye hoş geldiniz diyorum.” ifadelerini kullandı.

KIRCAALİ BUGÜN EDİRNE’Yİ KONUŞUYOR

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın ardından söz alan Kırcaali Belediyesi Kültür ve Eğitim Danışmanı Bayram Seyitali Hüseyin, Belediye Başkanı’nın konuğu olarak Edirne’de bulunmalarının kendileri için büyük önem taşıdığını ifade ederek “Bugün tüm Kırcaali, Edirne ve Recep Gürkan’ı konuşuyor. Tüm gazetelerde, Belediye Başkanı’nın öğrencileri bizzat karşılayacağı yazıyor. Sayın Recep Gürkan’ın ilk dönemi. Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Aziz’in ise 4’üncü dönemi. Yıllarca iki şehir arasındaki ilişkileri güçlendirmek için çabaladık ancak netice vermedi. Başkan Gürkan göreve geldiği ilk dönem bunu başardı. Yaklaşık 2 yıl önce bu salonda kardeş şehir protokolünü imzaladık. Her geçen sene ilişkilerimiz daha da güçleniyor. Öğrencilerimizin hepsi birer gönül elçisi, dostluk köprülerini hep birlikte geleceğe taşıyacaklar. Sayın Başkana teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Kırcaali’den gelen grubun hediyelerini kabul eden Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, tek tek öğrencilerle tokalaşarak kendilerine hediye takdim etti