kategori Arşivleri: Eğitim

Anadolu Gençlik Derneği"Kış Bizimle Bir Başka"

Kış Bizimle Bir Başka

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Adapazarı Temsilciliği Ortaöğretim Komisyonu Teşkilatlanma Başkanı Muhammed Enes KAYA, AGD Kış Etkinlikleri kapsamında ortaokul öğrencileri ile düzenledikleri kampın tamamlandığını duyurdu.

KAYA, yaptığı açıklamada şunları ifade etti; “Derneğimiz, yaklaşık 50 yıldır  “ İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.” inancı ile çalışmalarını yürütmektedir. Türkiye’mizin 81 il, 1000’ e yakın ilçe ve 14 ülkedeki temsilciliğiyle, halkımıza,  ama özellikle de gençlerimize yönelik Ahlak ve Maneviyat merkezli sosyal ve kültürel faaliyetler gerçekleştirmekteyiz.

Bu faaliyetlerdeki  amaç, gençliğimizi manevi değerlere bağlı, milli şuuru olan, çalışkan, azimli ve mücadeleci bir ruha sahip olmalarını sağlamaktır. Bu amaç ve hedefler doğrultusunda 31 Ocak – 2 Şubat tarihlerinde yurt binamızda düzenlediğimiz ve 24 ortaokullu gencimizin katıldığı kampta; temel ahlak dersleri, doğa yürüyüşü, bilgi yarışmaları, canlı ezgi dinletileri ve film izleme aktivitelerinde bulunduk. Katılımcı gençlerin  ve ailelerinin teşekkür ve memnuniyetlerinden duyduğumuz mutluluk, çalışma azmimizi daha da yükseltecektir. Bizlere güvenip çocuklarını emanet eden kıymetli velilerimize de ayrıca şükranlarımızı sunuyoruz.” dedi.

Bu ve benzeri faaliyetlerin çocukların gelişimine olan katkısını dile getiren KAYA, çalışmalarının sadece bu kamplardan ibaret olmadığını gece gündüz gençlerin ruh ve beden dünyasının gelişimi için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini ifade etti.

Çeşitli etkinliklerle devam eden kamp programı öğrencilerin Macera Park’ta gönüllerince eğlenmeleri ile sona erdi

Beykoz Üniversitesi Dünya Kanser Günü Paneli düzenledi

Beykoz Üniversitesi Dünya Kanser Günü Paneli düzenledi

Toplumu bilinçlendirmek için farkındalık projelerine imza atan Beykoz Üniversitesi, son olarak Dünya Kanser Günü dolayısıyla panel düzenledi. Kanser ile ilgili bilinmesi gerekenler, alınması gereken önlemler ve hastalara yaklaşımın masaya yatırıldığı panelde, en etkili ilacın umut olduğu vurgulandı

 Her yıl 4 Şubat’ta, toplumda kanserle ilgili bilinci artırmak ve farkındalık yaratmak amacıyla ‘Dünya Kanser Günü’ olarak etkinlikler düzenleniyor. Bu toplumsal konuya katkıda bulunmak ve bilgi vermek amacıyla Beykoz Üniversitesi de ‘Dünya Kanser Günü Paneli’ düzenledi. Panelde, kanser hakkında bilinmesi gerekenler, alınması gereken önlemler, hastalara yaklaşım hakkında bilgiler paylaşıldı.

Beykoz Üniversitesi Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Prof. Dr. Gülten Kaptan Ateşoğlu, moderatörlüğünü yaptığı panelde, kansere en az yakalanma oranının İsrail’de görüldüğünü söyleyerek, “Bunun nedeni oradaki insanlar sağlıklı besleniyor, spor yapıyor, kendine dikkat ediyor. Bizler de bu şekilde bir yaşam sürdürerek, kendimizi olası risk faktörlerinden koruyabiliriz” dedi.

‘Hastanelere oyun odaları kurulmalı’

Panelde konuşan Beykoz Üniversitesi MYO Öğretim Görevlisi Elife Çete ise genellikle çocuklarda görülen lösemiyi ele aldı. Çete, lösemili çocuklara karşı uygulanması gereken yaklaşımları şöyle anlattı: “Lösemi, çocukların sosyal ve psikolojik gelişimlerini ciddi boyutta etkilemektedir. Aileler normalde çocuklarına nasıl davranıyorsalar o şekilde davranmaya devam etmelidirler. Hastalıktan sonra aşırı ilgi göstermek ya da ailenin üzüntü ve stresini çocuğa yansıtması son derece yanlış bir tutumdur. Çocuk sevgi ve güveni hissedebilmeli; bu hastalığın bir tedavisi olduğunu bilmelidir. Olumlu cümleler çocuğu rahatlatarak güven bağını güçlendirecektir.” Lösemili çocukların tedavi sürecinde en etkili ilacın umut olduğunu belirten Çete, çocuğa umut aşılayacak, kendisini geliştirmesini sağlayacak ortamlar sunulması gerektiğini kaydetti. Hastalığı unutturacak, yeteneklerini destekleyecek, kas ve motor becerilerini geliştirmeye yönelik oyunlar oynatmanın önemini vurgulayan Çete, “Hastane ortamında da çocuklara oyun odaları, kütüphaneler sağlanmalı; böylece hem çocukların zihni hastalıktan uzak tutulabilir hem de motor gelişimlerine destek olunur” diye konuştu.

‘Erken teşhis hayat kurtarır’

Beykoz Üniversitesi MYO Öğretim Görevlisi Burcu Dişli de meme kanserinden korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi. Dişli, “Birincil koruma, sağlıklı beslenme, emzirme, fiziksel aktivite, hormon kullanımı, yumurtalıkların alınması, alkol ve sigara kullanımının azaltılmasıdır. İkincil koruma ise tarama testlerinin düzenli yapılması, kendi kendine muayene, hekim tarafından fiziki muayene ve mamografidir” dedi. Kendi kendine muayenenin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Dişli, erken teşhisin hayat kurtardığını sözlerine ekledi.

Beykoz Üniversitesi MYO Öğretim Görevlisi Kübra Gölebatmaz ise; kanser nedenlerinin ‘önlenebilir’ ve ‘önlenemez’ olarak sınıflandırıldığını anlatarak, “Önlenebilir nedenlerin yüzde 50’sini sigara ve alkol tüketimi, obezite, virüs ve bakteri bulaşması ile kimyasal kanserojenler oluşturuyor. Önlenemez etkenlerin yüzde 35’i ise mutasyon; yaşlılıkla birlikte yavaşlayan metabolizma sonucu hücrelerin yenilenme hızının azalması, yüzde 15’i ise kalıtsal geçişler ve ailesel yatkınlıktan kaynaklanıyor” dedi.

Medistate Hastanesi Üroloğu Doç. Dr. Cenk Gürbüz, prostat kanseri hakkında bilgiler verdi. Gürbüz, “Prostat kanserinde en önemli faktör yaştır. 40 yaş altı bizi genelde çok korkutmaz ancak 60-65 yaş üstü için oldukça endişe duyduğumuz bir kanser türüdür” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Ahmet Karadağ da Türkiye’de 1 milyon 700 bin kişinin meme kanserine yakalandığını söyleyerek, meme vücut dışında bir organ olduğu için meme kanserinin çoğunlukla ölümcül olmadığını ve tedavisinin diğer kanser türlerine göre daha kolay olduğunu belirtti.

Editöre Not: İstanbul Kavacık’ta 2016 yılında kurulan Beykoz Üniversitesi’nin temeli, 2008’de Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’nun kurulması ile atıldı. Rektör Prof. Dr. Mehmet Durman’ın yönetimindeki Beykoz Üniversitesi’nde; ‘İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi’, ‘Sanat ve Tasarım Fakültesi’, ‘Sosyal Bilimler Fakültesi’, ‘Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’ olmak üzere dört fakülte, ‘Yabancı Diller Yüksekokulu’, ‘Sivil Havacılık Yüksekokulu’ olmak üzere iki yüksekokul, ‘Meslek Yüksekokulu’, ‘Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’ olmak üzere iki meslek yüksekokulu ve yüksek lisans ve doktora programlarının sunulacağı bir ‘Lisansüstü Programlar Enstitüsü’ yer almaktadır.

Sakarya’da Okuma-Yazma bilmeyen sayısı sıfırlanacak

Yenikent Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ile  Türkiye Sakatlar Derneği Adapazarı Şubesi  işbirliği ile  açılan Okuma  Yazma  Kursuna  büyük ilgi var .Türkiye Sakatlar Derneği Adapazarı Şube Başkanı  Sibel ÖZKAL,Türkiye Sakatlar Derneği Adapazarı Şube Başkan Yardımcısı Zirve Bilgisayar (Kartuş Ve TONER Dolum Merkezi‘de Genel Müdürü Sabahattin Birinci  Özverili çalışmaları   gözlerden  kaçmadı

Sakarya’da Okuma-Yazma bilmeyen sayısı sıfırlanacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’la birlikte Türkiye genelinde başlattığı okuma yazma seferberliğine Sakarya ili iddialı bir şekilde destek veriyor.

Yenikent Halk Eğitim Merkezi’nden canlı yayın yapan ATV’de yayınlanan “Müge Anlı İle Tatlı Sert” programına konuk olan Eğitimden Sorumlu Vali Yardımcısı Abdul Rauf Ulusoy ve İl Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre, kısa sürede ilimiz genelinde okuma yazma bilmeyen hiçbir vatandaşın kalmaması için çalışma başlatıldığını belirttiler.

Türkiye Sakatlar Derneği Sakarya Şubesi’nin de destek verdiği canlı yayında Müge Anlı’nın sorularını yanıtlayan Vali Yardımcısı Abdul Rauf Ulusoy, Sakarya’nın göç alan bir şehir olduğunu ve il nüfusunun 1 milyonu aştığına dikkat çekerek, göçler nedeniyle okuma yazma bilmeyen vatandaşların bulunduğunu ancak, halk eğitim merkezleri aracılığıyla dönem dönem bu vatandaşlarımıza okuma yazma kursları açtıklarını söyledi. Vali Yardımcısı Ulusoy, ilimizin hedefinin okuma yazma oranını yüzde yüze çıkarmak olduğunu söyledi.

İl Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre’de Müge Anlı’nın sorularını cevaplarken; Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, sevilen programcı Müge Anlı’nın yürüttüğü eğitime vermiş olduğu bu destekten dolayı eğitimciler adına şükranlarını iletti. Töre konuşmasında; “Burada Türkiye Sakatlar Derneği bütün engelleri aşarak bizimle işbirliğine girdi. Derneğin her bir ferdine bu anlamlı çalışması nedeniyle teşekkür ediyorum. Sayın Valimizin himayelerinde Sakarya ili olarak okuma yazma seferberliğinde birinciliği üstlenmek istiyoruz. Farkındalık oluşması adına; bütün pazaryerleri önlerinde, sosyal vakıfların önlerinde, inşaat şantiyelerinde, kahvehanelerde, taksi duraklarında, halk eğitim merkezleri aracılığıyla stantlar açarak ayrıcalık oluşturup, göç alan vatandaşlarımızı da bilinçlendirerek, ilimizin bu seferberlikte Türkiye birincisi olmasını hedefliyoruz.” dedi.

Okuma yazma bilmeyen vatandaşlarla da röportajların yapıldığı programda Vali Yardımcısı Ulusoy ve İl Milli Eğitim Müdürü Töre, okuma yazma kurslarına katılacak vatandaşların ilk müracaatlarını aldılar.


Renkli Toner Dolum Siyah Toner Dolum Muadil Tonerler Kartuşlar Şeritler

 ■ Son Sistem Kartuş ve Toner Dolumu

 ■ Kartuş ve Toner Toptan & Perakende Satış

 ■ Samsung & Xerox Toner Chip Resetleme

 ■ Video Kasetten Cd be DVD Kaydı

 ■ Her nevi Yazıcı Tamir ve Bakımı

 ■ Güvenilir Teknik Servis ve Destek

 

Toner ÇİP derdine SON.  Resetliyoruz !…KARTUŞ ve TONERLERİMİZ %100 UYUMLU ve GARANTİLİDİR.

 


Kavaklar Cad. Sürekçioğlu İşhanı Kat 1 No. 73-74 (Büyükşehir Belediyesi Karşısı) SAKARYA
 
Tel : 0 264 279 98 87 Gsm : 0 542 731 04 04
                    E-mail  :  zirvebilgisayar@mynet.com
Online İletişim (Msn) :  zirvebilgisayar@mynet.com
                       Facebook :  Sabahattin Birinci Zirve Bilgisayar 
TONER DOLUM SERVİSİMİZ İÇİN İLETİŞİM KURUNUZ.

 0 264 279 98 87

Siyah  Mürekkep  Kartuş  Dolumu  4 TL

Renkli Mürekkep Kartuş Dolumu 5 TL

Beykoz Üniversitesi mezunları fark yaratacak

Beykoz Üniversitesi, 21. yüzyılın gereksinimlerine uyum sağlayacak mezunlar yetiştirmek için Yetkinlik Geliştirme Programı’nı hayata geçirdi. Öğrenciler, günümüzde iş dünyasının talep ettiği 12 yetkinlik için alanında uzman farklı isimler ile bir yarıyıl süresince buluşuyor, sonrasında ise kendi kişilik ve yetkinlik düzeylerine uygun dersleri öğrenimleri süresince alıp, iş hayatlarında fark yaratacak donanıma sahip olarak mezun oluyor

Alanınızda ne kadar yetkin bir işletmeci, psikolog, mühendis, lojistikçi olursanız olun, 21. Yüzyıl iş dünyası artık sizden fark yaratacak bazı yetkinliklere sahip olmanızı istiyor ve bu yetkinlikleri iş görüşmesi öncesinde değerlendirme testleri ile ölçüyor. Bu ihtiyaçtan yola çıkan Beykoz Üniversitesi de öğrencilerinin belirli yetkinliklere sahip olarak mezun olması için, ‘Beykoz Üniversitesi Yetkinlik Geliştirme Programı’nı hayata geçirdi. Mottosu, ‘Eğitim Hayata Hazırlık Değil, Hayatın Kendisidir’ olan Beykoz Üniversitesi, öğrencilerini iş hayatlarında ileri seviyelere taşımak için bilginin yanında yetkinliğin de önemli olduğuna inanarak her öğrencisine özel ‘Yetkinlik Programı’ uyguluyor. Üniversite 21. Yüzyılda iş dünyasının talep ettiği 12 yetkinliği öğrencilerine kazandırma amacı ile çıktığı yolda önce öğrencilerini bu yetkinlikler ile tanıştırıyor. Öğrenciler bir yarıyıl süresince alanında uzman kişiler ile buluşarak 12 yetkinliğin önemini ve bu alanlarda kendilerini nasıl geliştirebileceklerini dinliyor. Öğrenim süresinin kalan kısmında ise kişiye özel bir yol izleniyor.

Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman

Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, “İkinci yarıyılın başında her öğrencimizin bu yetkinliklere hangi düzeyde sahip olduklarını, hangi yönde gelişime açık olduklarını uluslararası kabul görmüş Ennegram metodolojisi ile belirliyoruz. Hangi bireysel özellik ve yetkinliklerinin geliştirilmeye ihtiyacı var ise gerek ders gerekse de kişisel eğitim programları ile bunları geliştirmelerine yardımcı oluyoruz. Yetkinlik gelişimi ayrıca, konferanslar, seminerler ve atölyeler ile de destekleniyor. Son aşamada ise öğrencilere mezuniyetlerinde diplomaları ile birlikte yetkinlik düzeylerini gösteren ‘Yetkinlik Sertifikası’ veriliyor” diyor.

12 alanda yetkinlik kazanıyorlar

Beykoz Üniversitesi’nin Yetkinlik Geliştirme Programı’nda desteklenen 12 yetkinlik ise şöyle; ‘Sorunları Analiz Edebilme ve Çözebilme’, ‘Liderlik’, ‘Başkaları ile Uyum İçerisinde Çalışabilme’, ‘Etik ve Sosyal Sorumluluk’, ‘Yazılı ve Sözlü İletişim’, ‘Eleştirel Düşünebilme’, ‘Sorumluluk Alma ve Bağımsız Çalışabilme’, ‘Küresel Bakış Açısı Geliştirme’, ‘Yaratıcı ve Yenilikçi Düşünce Geliştirme’, ‘Girişimcilik’, ‘Değişime Ayak Uydurabilme’, ‘Yaşam Boyu Öğrenme ve Kişisel Gelişim’.

Uzmanlar öğrenciler ile buluştu

Dönem boyunca gerçekleştirilen Yetkinlik Geliştirme Programı kapsamında; Koç Holding Dayanıklı Tüketim Malları Grubu Eski Başkanı Aka Gündüz Özdemir, Logosoft Akademi Danışmanı Birol Cabadak, Küresel ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Tarkan Deniz, BASF Türk Kimya Sağlık ve Gıda Türkiye ve Ortadoğu Bölge Sorumlusu Tanju Cepheli, CitiPR Marka ve İletişim Danışmanlığı Kurucusu ve Genel Koordinatörü Derya Aslan, Ekol Lojistik İK Direktörü Berrin Tavman ve Turkon Line Genel Müdür Yardımcısı Ersin Denizseven gibi alanında uzman isimler Beykoz Üniversitesi öğrencilerine ders verdi.

Editöre Not: İstanbul Kavacık’ta 2016 yılında kurulan Beykoz Üniversitesi’nin temeli, 2008’de Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’nun kurulması ile atıldı. Rektör Prof. Dr. Mehmet Durman’ın yönetimindeki Beykoz Üniversitesi’nde; ‘İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi’, ‘Sanat ve Tasarım Fakültesi’, ‘Sosyal Bilimler Fakültesi’, ‘Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’ olmak üzere dört fakülte, ‘Yabancı Diller Yüksekokulu’, ‘Sivil Havacılık Yüksekokulu’ olmak üzere iki yüksekokul, ‘Meslek Yüksekokulu’, ‘Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’ olmak üzere iki meslek yüksekokulu ve yüksek lisans ve doktora programlarının sunulacağı bir ‘Lisansüstü Programlar Enstitüsü’ yer almaktadır.

Sanayide kadın damgası

Sanayide kadın damgası

Trabzon Arsin Organize Sanayi bölgesinde çalışan 4 bin 634 kişiden bin 663 kişinin kadın olması farkındalık yarattı. OSB’de üretim yapan Gıda, tekstil, mobilya ve iletişimde bayanların tercih edilmesi kalitenin de önemli ölçüde artmasını sağladı. Arsin OSB’de çalışanların yaklaşık yüzde 40’ı bayanlardan oluşuyor. En çok bayanın çalıştığı ise fındık sektörü oldu. İtalyan firması Ferrore’de çalışanların yüzde 70’i bayan.

Arsin OSB’de istihdam edilen kişi sayısının giderek arttığını belirten OSB Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Çelebi, “Kadınların sanayide üretken olmaları ve titiz çalışmaları nedeniyle işverenler tarafından özellikle tercih edildiğini gözlüyoruz. Önümüzdeki yıl istihdam edilen kadın sayısı daha da artacak. Eğitilmiş kadınların üretime katkı sağlaması daha kolay oluyor. Tekstil, Gıda, Mobilya ve iletişim gibi alanlarda çalışacak elemanlara yine ihtiyaç var. Her meslek bir eğitim istiyor.

    

Kreş İhtiyacı

OSB Başkanı Erkut Çelebi, üreten kadınların verimliliğini artırmak için akıllarının geride kalmaması gerektiğini belirterek, “Özellikle çocuklu kadın çalışanlar için burada kreş ihtiyacını zorunlu kıldı. Gelecek yıl bu sorunu çözeceğiz” dedi.

Şanlıurfa Hilvan HEM Kaloriferci Kursu Açıldı

Şanlıurfa Hilvan HEM Kaloriferci Kursu Açıldı

Hilvan Halk Eğitim Merkezi tarafından Katı ve Sıvı Yakıtlı  Kalorifer Ateşçiliği Kursu açıldı. Kursa meslek sahibi olmak adına çok sayıda vatandaş katılıyor.

Katı ve Sıvı Yakıtlı  Kalorifer Ateşçiliği Kurs  Öğretmeni Nehir  DURUCU “Kalorifer gibi tehlikeli bir ısınma sağlayıcının eğitim almadan yakılmaması ve yaşanabilecek kazaların önlenmesi adına her yıl olduğu gibi bu sene de sertifikalı eğitim düzenlendi. Eğitim için gelen arkadaşlara kalorifer kazanının nasıl yakıldığı, çalıştırmasının, temizliğinin, bakımının nasıl yapıldığı ve güvenliğinin nasıl sağlandığı konularında eğitim veriyoruz. Kalorifer kazanının patlaması halinde binayı havaya uçurabilecek güçte olduğunu, bu nedenle ihmale ve dikkatsizliğe yer olmadığını anlatıyoruz.

Doğru yakılan kaloriferin hava kirliliğini azalttığını, kalori ve sıcaklık anlamında elde edilmesi beklenen en yüksek ısının alınabileceğini de öğretiyoruz. Burada eğitim alan arkadaşların birçoğu kursumuza meslek edinme amaçlı başvurdular. Aralarında kendi dairesinin kaloriferini yakmak için başvuran ve burada eğitim alanlarda var. Eğitimler sonunda kendilerine sertifika verilecek ve eğitimli birer kalorifer ateşleyicisi olacaklar” dedi.

 

Eğitmen Nehir  DURUCU , kalorifer yakan kişilerin mutlaka eğitim almasını söylerken, eğitim almadan yaşanabilecek kazaların telafisinin olmadığını da belirtti.

ALAN : TESİSAT TEKNOLOJİSİ VE İKLİMLENDİRME

MESLEK : KALORİFERCİ

MESLEK SEVİYESİ : 3. SEVİYE

MESLEK ELEMANI TANIMI

Yapılara ısıtma tesisatı döşeme ve bakım ve onarımını yapma becerisine sahip nitelikli kişidir.

GİRİŞ KOŞULLARI

Okuma yazma bilmek veya ilkokul mezunu olmak.

Mesleğin gerektirdiği işleri ve yeterlikleri yapacak bedensel ve fiziksel özelliklere sahip olmak.

İSTİHDAM ALANLARI

Mesleğin gerektirdiği yeterlikleri kazanan bireyler Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme sektöründe;

Fabrikaların kazan dairelerinde,

Isıtma tesisatı taahhüt firmalarında vb. yerlerde çalışabilirler.

EĞİTİM-ÖĞRETİM ORTAMLARI VE DONANIMLARI

Meslekî Eğitim Merkezleri, Halk Eğitimi Merkezleri ve sektördeki işletmelerde eğitim verilmektedir.

Programın uygulanabilmesi için Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme alanı standart donanımları ve mesleklerin gerektirdiği ekipmanlar sağlanmalıdır.

EĞİTİMCİLER

Programın uygulanmasında Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme alanında eğitim almış ve tercihen sektör deneyimi olan alan öğretmenleri görev almalıdır.

Programın uygulanmasında gerektiğinde Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme alanında sektör deneyimi olan teknisyen ve meslek elemanlarından yararlanılabilir.

Usta öğretici; bu programla ilgili modül ve yeterlikleri almış olmalıdır.

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

Bireylerin, çeşitli ölçme araçları kullanılarak;

Modüllerin sonunda kazandığı yeterlikler ölçülecektir.

Modüller ile kazandıkları bilgi, beceri ve tavırları ölçülecektir.

Ölçme sonuçları program sonunda değerlendirilecektir.

Eğitim kurumunda, işletmede ve kendi kendilerine yaptıkları tüm öğrenim faaliyetleri değerlendirilecektir.

BELGELENDİRME

Sertifika programlarında; meslek elemanlarının sahip olduğu yeterlikleri kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilir. Bu programlarda mesleğin yeterliklerine sahip meslek elemanları yetiştirmek amaçlanmaktadır.

  • Sertifika öğretim programı sürecinde bireylerin tamamladığı modüller, aldığı eğitimin tümü ve kazandıkları yeterlikler belgelendirilir.

  • Öğretim programının sonunda mesleğin yeterliklerini kazanan bireylerin aldığı belgeler mevzuat doğrultusunda sertifikada değerlendirilir. Bireyler mesleğin düzeyine göre mesleğinde sertifika alabilir.

  • Bireyler gelecekte meslek değiştirmek veya mesleğin ilişkili olduğu diğer mesleklere geçmek amacıyla eğitim almak isterse, kazandığı yeterlikler değerlendirilecektir.

  • Fark modüllerini tamamlayanlar ikinci bir meslekte kendini yetiştirebilecektir.

  • Öğretim programından ayrılan bireyin kazandığı yeterlikler belgelendirilerek istendiğinde diğer sertifika programlarında değerlendirilir.

  • Mesleğin seviyesine ve yeterliklerine sahip olanlar sertifika almaya hak kazanır ve ilgili iş yerlerinde çalışabilirler.

İzmirli öğrenciler Kanada’ya, hayallerine uçuyor

İzmirli öğrenciler Kanada’ya, hayallerine uçuyor

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve ISEWorld Kültürlerarası Lise Değişim Programları tarafından ortaklaşa düzenlenen İzmir’i Tanıt, Hayaline Uç proje yarışmasını kazanan öğrenciler ve öğretmenleri, 19 Aralık’ta İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü’nde düzenlenen törenle ödüllerini aldı.

Bornova Cem Bakioğlu Anadolu Lisesi öğrencileri Can Erkarslan ve Batuhan Gökter ile proje danışmanı öğretmenleri İlkay Binnaz Nargaz Gülek’den oluşan birinci ekip, büyük ödülün sahibi olarak Kanada’ya seyahat etmeye hak kazandı. Törende, dereceye giren diğer ekipler de Milli Eğitim Müdürlüğü ve ISEWorld Vakfı yetkililerinden ödüllerini aldılar.

Törene İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, İl Mili Eğitim Müdür Yardımcısı İlker Erarslan, Şube Müdürü Salime Şentürk Doğramacı, Amerika ISEWorld Vakfı Müdürü Ted Lewis, ISEWorld Kültürlerarası Lise Değişim programları Türkiye Genel Müdürü Meltem Bozdemir, Birincilik ödülünü alan Bornova Cem Bakioğlu Anadolu Lisesi Okul Müdürü Mustafa Şensoy, ikincilik ödülünün sahibi Selçuk Şehit Ömer Halisdemir IMKB Anadolu Lisesi Okul Müdürü Raşit Alpay Karataş ve üçüncü olan Gaziemir Nevvar Salih İşgören Anadolu Lisesi Okul Müdürü Hasan Vermez katıldı.

Projede dereceye giren okullar ve proje sahibi öğrenciler

Hedef kitlesi İzmir’de resmi ve özel tüm liselerde öğrenim gören öğrenciler olan yarışmada öğrenciler, şehirlerini tanıtan 3 dakikalık İngilizce video sunumları ile kıyasıya yarıştılar. Finalistler, jüri, halk oylaması ve ABD’de Kayıt Birimleri Ofis Departmanı kontrolünde internet üzerinden oylama yapan Amerikan okullarının oylarıyla belirlendi.

Proje yarışmasının 1.si “İzmir: The City of the New Beginning” isimli projeleri ile Bornova Cem Bakioğlu Anadolu Lisesinden öğrenciler Can Erkarslan, Batuhan Gökter ve danışman öğretmenleri İlkay Binnaz Nargaz Gülek seçildi. 1. Olan grup üyeleri Can Erkarslan ve Batuhan Gökter ile birlikte danışman öğretmenleri İlkay Binnaz Nargaz Gülek, 5 günlük Kanada ziyareti ile ödüllendirildiler.

Proje yarışmasının 2.si, Selcuk Şehit Ömer Halisdemir IMKB Anadolu Lisesi’nden ‘’The Princess’’ isimli projeleri ile Melisa Sinek, Hasan Turaci ve danışman öğretmenleri Türkan Çetin seçildi. ‘’The Princess’’ ile 2. Seçilen grup Apple I-Pad Mini kazandılar.

Proje yarışmasının 3.sü ‘’The City Which Lives’’ isimli projeleri ile Gaziemir Nevvar Salih İşgören Anadolu Lisesi’nden öğrenciler Sedat Korkmaz, Yusuf Diler ve danışman öğretmenleri Nagihan Babur oldular. 3. Olan ekip ise, Apple I-Pod Touch kazandılar.

Jüri Özel Ödülüne Buca Şerife Bacı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden ‘The City of Your Dream’ adlı projeleri ile öğrenciler Büşra Kasırga, Aleyna İnci ve danışman öğretmenleri Neşe İyigör layık görüldü ve IPod Shuffle ile ödüllendirildiler.

33 yıldır Türkiye’den öğrencileri yurtdışında Kültürlerarası Lise Değişim Programları aracılığıyla farklı ülkelerdeki okullarla ve yaşıtlarıyla buluşturan ISEWorld Vakfı, her yıl geleneksel olarak düzenlediği ‘Şehrini Tanıt, Hayaline Uç’ yarışmasıyla, farklı şehirlerden öğrencileri, hayallerini süsleyen destinasyonlara götürüyor. Bu yıl İzmir ve İstanbul’dan projeye katılan öğrencilerin şehirlerini en iyi tanıtan videoyu çekerek kazanan ekip olmak için yarıştığı Hayaline Uç, gençleri hayallerine bir adım daha yaklaştırmanın mutluluğunu yaşıyor.

Adıyamanlı köy okuluna TÜKİD desteği

Adıyamanlı köy okuluna TÜKİD desteği

Eğitimde fırsat eşitliği için sosyal sorumluluk projelerine imza atan Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD), Adıyamanlı öğrencilere yardım eli uzattı. 400’e yakın üyesi ile Türkiye’de maddi imkanları yetersiz öğrencilere destek olmaya çalışan TÜKİD, Adıyaman Besni İlçesi Oyratlı İlköğretim Okulu öğrencilerine; okul çantası, kırtasiye malzemesi, oyuncak ve kıyafet bağışında bulundu. Yepyeni malzemelerini alan ilkokul ve ortaokul öğrencileri, TÜKİD yetkililerine teşekkür etti.

TUKİD_BASKANI_Vecdet_ F_Sendil

TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Vecdet F. Şendil, öncelikli ihtiyaçları olan bölgeleri tespit edip, Adıyaman’daki gibi köy okullarına yardımlarını sürdüreceklerini açıkladı.

Editöre Not: 1985 yılında İstanbul Kırtasiye İmalatçıları, İthalatçıları ve Toptancıları Dayanışma Derneği adıyla kurulan ve günümüzde Tüm Kırtasiyeciler Derneği olarak yoluna devam eden TÜKİD, bugüne kadar taklit, sahte, korsan, sağlıksız kırtasiye ürünlerinin satışının önlenmesi ve nitelikli ürün kullanımının özendirilmesi konularında çok sayıda başarılı projeyi hayata geçirdi. Derneğin başkanlığını Vecdet F. Şendil yürütüyor.

Tarihçe

1982 yılında Tahtakale’de yedi kişinin piyasaya destek amacıyla protestolu senet ve karşılıksız çekleri, sektörlerine listeler halinde yayınlamaya başlamalarıyla Tüm Kırtasiyeciler Derneği’nin (TÜKİD) kuruluşunun ilk adımları da atılmış oldu.

“İstanbul Kırtasiye İmalatçıları, İthalatçıları ve Toptancıları Dayanışma Derneği” ismiyle 16 Aralık 1985 tarihinde kuruluşunu gerçekleştiren derneğimizin ilk Yönetim Kurulu Zihni ALATAŞ(Başkan), M. Emin ŞAHİN(2. Başkan), Yerli KARACA(Genel Sekreter), Mehmet TEKİN(Sayman) ve Necdet GÜLER’den (Üye) oluşmuş ve dernek merkezi olarak da Tahtakale Vakıf Han No:712’deki büro kiralanmıştır.

Bir süre sadece ‘Kara Liste’ adı altındaki karşılıksız çek ve protestolu senet listelerini üyelerine bir bülten şeklinde yayınlayan dernek, aynı zamanda çeşitli toplantılar düzenleyerek üyelerinin istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda faaliyet göstermeye gayret etmiştir. İlk Genel Kurul Toplantısı 31 Ocak 1987 tarihinde yapılmış ve yalnızca eski başkanın yerine Hüseyin KILIÇARSLAN getirilerek yönetim kurulu değişmeden göreve devam etmiştir. Yine bu ilk genel kurulda Anadolu toptancılarının fahri üye olarak kabul edilmelerine karar verilmiştir.

Aynı yıllarda üyelere önceden bildirilen listeler, bir kitapçık haline getirilmiş ve yıllık olarak üyelere ayrıca gönderilmiştir. Kırtasiye toptancılarına ait reklam içerikli bir katalog da yine üyelere ulaştırılmıştır. Bu dönemde Yayıncılar Birliği ve İstanbul Defter İmalatçıları Derneği ile bir süre ortak çalışmalar yürütülmüştür.

Derneğimiz sosyal sorumluluk projelerinde de, kurulduğu tarihten itibaren önemli görevler üstlenmiş ve bu konuda birçok kuruma örnek olmuştur. Bulgaristan’da yaşanan toplumsal olaylar sırasında zarar görmüş soydaşlarımız için yardım toplamış ve bu yardımların ihtiyaç sahiplerine Milliyet Gazetesi aracıyla ulaştırılmasını sağlamıştır. Yine Erzincan’da yaşanmış olan deprem felaketinde acıları bir nebze hafifletebilmek için yardımlar toplamış ve TRT Genel Müdürlüğü aracılığıyla bu yardımları ihtiyaç sahiplerine ulaştırmıştır. Deprem bölgesindeki öğrencilere dağıtılmak üzere, çeşitli okul malzemeleri de Milli Eğitim Müdürlükleri aracılığıyla çocuklara dağıtılmıştır.

Yapılan bu sosyal yardım çalışmalarıyla örnek bir duruş sergileyen derneğimizin üye sayısı da artmış ve dernek merkezimizde otomasyon sistemi kurulmuştur. ‘Eren Tanıtım ‘ adındaki fuar organizasyon şirketi ile anlaşılarak sektör ile ilgili fuar organizasyonlarına da destek verilmiştir.

2000 yılında yenilenen tüzük gereği derneğin ismi “TÜKİD” olarak değiştirilmiştir. Dernek 10 Mayıs 2000 tarihinde Birinci Kırtasiye Kurultayını gerçekleştirmiş ve kurultayın tüm çalışmaları bir kitapçık haline getirilmiştir. Bundan sonra da çeşitli anketler yaptırılarak üyelerinin istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalarına tüm hızıyla devam etmiştir.

Dernek 28 Şubat 2013 tarihinde yenilenen tüzük gereği, “Tüm Kırtasiyeciler Derneği” adını almıştır.

Yönetim Kurulu

KIRTASİYE BANK OSMAN ÖZEN – ERTAN BAŞKAYA

 Semerciler Mh. Bosna Cd. Başyapı Plaza Sit. No:30/9 – ADAPAZARI / SAKARYA
 OSMAN ÖZEN ( info@kirtasiyebank.com )
 0(264) 282-0330
 0(264) 282-0331

SARAY MATBAACILIK KIRTASİYE

 İSTİKLAL MAH.MUHSİN YAZICIOĞLU BULVARI NO:9  SERDİVAN/ – SERDİVAN / SAKARYA

 HASAN ALİ  KADIMAN ( saraykirtasiye@gmail.com )

 00264 274 36 06

 00264 777 27 27

TERZİOĞULLARI MÜH.İNŞ.KIRTASİYE. TİC.VE SAN. LTD.ŞTİ.

 SEMERCİLER MAH.KADI SOK.7/C  ADAPAZARI – ADAPAZARI / SAKARYA

 ŞAKİR AHMET TERZİOĞLU ( ahmet@terziogullari.com )

 0(264) 278-4894

 0(264) 277-9484

 

Öğretmenlerimize Şiddet Uygulanmasına Müsaade Etmeyeceğiz!

Öğretmenlerimize Şiddet Uygulanmasına Müsaade Etmeyeceğiz!

İki Öğrencisi tarafından pompalı tüfekle vurularak şehit edilen İzmir Ödemiş Kaymakçı Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Ayhan Kökmen’in hayatını kaybetmesinden ötürü büyük üzüntü duyduğunu söyleyen DES Genel Başkanı İshak Çelebi, “Ayhan öğretmenimizin ölümü camiamızı derinden sarsmış ve üzmüştür. Öğretmenimize Allah’tan rahmet, acılı ailesine sabır, Milli Eğitim Camiamıza da başsağlığı dileriz. İzmir’de öğretmen Ayhan Kökmen’in ölümüne neden olan olayın geniş kapsamlı bir şekilde incelenmeli, üzerinde düşünülmeli ve bu gibi acı olayların bir daha yaşanmaması için gerekli önlemler alınmalıdır” Dedi.

Çelebi, ”Bir öğretmenin bırakın canına kastetmek, onurunu incitmek, mesleki saygınlığına tecavüz etmek kim olursa olsun hiç kimsenin hakkı ve haddi değildir. Öğretmenlerimizin mesleki saygınlıklarının itibarsızlaştırılmasına müsaade etmeyeceğiz. Öğretmenlerimize bu ve benzeri olaylarla bir daha kimsenin cüret etmemesi ve öğretmenlerimizin başta can güvenliği olmak üzere her türlü şiddetten korunması için DES olarak gerekli adımların atılması için süreci takip edeceğiz” dedi.

Mesleki onurumuza, haklarımıza, emeğimize sahip çıkmaya devam edeceğiz diye konuşan İshak Çelebi, şunları söyledi;

Gerek toplumumuzda meydana gelen yozlaşma, gerekse uygulanan politikalar öğretmenlik mesleğinin itibar ve saygınlığında meydana gelen erozyon, ülkemizin eğitim kalitesi ve verimliliğinin azalmasına yol açmaktadır. BİMER, ALO 171 gibi kanallardan gelen yalan yanlış şikayetlerle rencide edilen, hakarete, tehdide maruz kalan öğretmenlerimizi asılsız şikayetlerden korumak için çıkarılan memurun korunması kanunu ise nedense bir türlü işletilmemiş, başta Bakanlığımız olmak üzere amirleri tarafından ise yalnız bırakılmıştır.

Yaşanan vahim olayın tekrarlanmaması için yetkilileri gerekli önlemleri almaya çağıran Çelebi,  sadece 24 Kasım Öğretmenler Gününde yapılan övgü dolu konuşmalarla öğretmenlik mesleğinin itibarının korunamayacağını ve üzülerek söylüyorum eğitim camiasına uygulanan bu tür şiddet olayları son bulmayacaktır.

GENEL MERKEZ KURULLARI

YÖNETİM KURULU

İshak Çelebi – Genel Başkan 

05057799075

Mustafa Topal – Genel Başkan Yardımcısı
05056680274
Mehmet Zülfikar Kotanlı – Genel Başkan Yardımcısı
05532291111
Yusuf Kenan KARATAŞ – Genel Sekreter
05334227092
Bekir ÖNSEL- Genel Eğitim ve Mali Sekreteri
05335584601
Hüseyin AKÇA – Genel Hukuk ve Toplu Sözleşme Sekreteri
05055726869
Enver ŞAHİN –  Genel Teşkikatlandırma ve Sosyal İşler Sekreteri
05063366317 
DENETİM KURULU
Mehmet Levent HACIALİOĞLU 

   Cevat ÇATALOĞLU 

Yunus Emre KILINÇEL

 
DİSİPLİN KURULU
Bülent DEMİRTAŞ
 
Ömer DAGHAN
Köksal ÖNAL

GENEL MERKEZ ADRESİ:

KORKUTREİS MAHALLESİ STRAZBURG CADDESİ NO: 23/6  SIHHIYE – ÇANKAYA / 06420  ANKARA

 TEL: 0312 4250081 – 0553 088 33 37

  FAX: 0312 4250081

  E POSTA:

 des.genelmerkezi@gmail.com

 des.ozelkalem@gmail.com

 Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde, çeşitli il, ilçe ve köylerinde, çeşitli eğitim kurumlarında çalışıyoruz. 

Belki farklı görüşlere inanıyor, farklı siyasi partileri destekliyoruz.

Ancak hepimizin ortak bir noktası var;
Hepimiz eğitimciyiz.
Hepimiz bu güzel yurdun çocuklarıyız.
İster okulda öğretmen olarak, müdür olarak, ister üniversitede akademisyen olarak, idari personel olarak, ister milli eğitim müdürlüklerinde ve ya bakanlıklarda yardımcı hizmetler sınıfında çalışanlar olarak, eğitim ordusunun önemli bir neferiyiz.

Taleplerimiz aynı, sorunlarımız ortak.
İnsanca bir yaşam sürecek ücret istiyoruz.
Milli gelirden ve ülkenin büyümesine olan katkımızdan dolayı hak ettiğimiz payı istiyoruz.
Atama ve görevde yükselmelerde hakkımız yenilmesin istiyoruz.
Evimizin kapısını yüzümüz gülerek açmak istiyoruz!
Çocuklarımızın zaruri ihtiyaçlarını zorlanmadan karşılamak istiyoruz.
Emeğimiz karşılığında adil bir ücret, hakkaniyetli bir zam istiyoruz!
 
Çalışma şartlarımızın iyileştirilmesini ve insan onuruna yakışır iş ortamları istiyoruz!
Bürokratik terörle, nüfuzlu kişilerin baskı ve dayatmasıyla, aşağılanmayla, adam kayırmayla, torpille karşı karşıya kalmak istemiyoruz.
Kendimize, ailemize, çocuklarımıza iyi bir gelecek, onurlu yarınlar hazırlamak istiyoruz.
Dinlenmek, tatil yapmak, okumak, gezmek, eğlenmek bizim de hakkımız.
Biz, sürekli kıt-kanaat geçinmek, borç harç yaşamak, zorunlu ve vazgeçilmez ihtiyaçlarımızı bile karşılayamamak ve kredi kartı batağına saplanmak da istemiyoruz.

Ülke kaynaklarından ve gelirlerinden payımızı almak, bizim en doğal hakkımızdır. Vergi ve keseneklerimizin, kamu mal ve gelirlerinin birilerine ucuz kredi olmasını değil; ucuz konut, parasız hastane, kreş, kayıt parasız okul, ücretsiz eğitim araç-gereci olarak bize dönmesini istiyoruz.
 
Her gelen siyasi iktidarın kendi yandaşlarını bürokrat yapmasını, başımıza amir olarak dikmesini, tayinimizi yer değiştirmemizi, ödüllendirilmemizi kendi yandaşlarına öncelik vererek yapmasını istemiyoruz.
Tayin ve terfilerde, ödüllendirmelerde nesnel ölçütlerin ve liyakatin belirleyici olmasını istiyoruz.
Kısacası Adalet istiyoruz.
 
Ülkenin geleceğine şekil veren ve ülkedeki bütün zenginliklerin ve değerlerin kökeninde büyük emekleri olan eğitimciler olarak, bu değerlerden, refah ve gelişmeden hakkımız olan payı, adaleti, huzuru, güveni istiyoruz.
Anayasa ve yasalardaki haklarımızı,  işçilerin sahip olduğu gibi toplu sözleşme, grev ve siyaset yapma hakkı istiyoruz.
 
Sorunlarımızın çözümünü boş vaatler veren siyasetçilerden, partilerin memuru olmuş, bir yerlere payanda olmuş kişi, kuruluş ve örgütlerden beklememeliyiz.
10 yıldır 15 yıldır, 20 yıldır denediğin yapılar senin için ne yaptı?
Hangi sorununu çözdü?
Yıllardır sarmallaşmış sorunların çözüm ortağımı yoksa sorunun bir parçası mı oldular?
Yoksa bu sorunları siyasi söylem ve ikballerine alet mi ettiler?
 
“Ben olmasam da birileri nasıl olsa hak arıyor, sorun çözülür ve bir kazanım olursa bende faydalanırım nasıl olsa” mı diyorsun?
Sıradan bir amirliği, idareciliği, tayin ve ya terfiyi daha önemli görüyor, haksızlık ve adaletsizliklere karşı kör mü oluyoruz? Arkadaşlarımızı, değerlerimizi satıyor muyuz?
Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mı diyoruz?
Sizin için hak arayan, risk alan, bedel ödeyen kişileri acımasızca eleştiriyor, aşağılıyor, destek vermek yerine şevklerini mi kırıyorsunuz?
Ya da tek başımıza hak aramaya kalkıyor, sistemin dişlileri arasında eziliyor, yoruluyor, pes mi ediyorsunuz? 
Yoksa; nüfuzlu eş – dost -hemşehri -tanıdık –hısım referanslarıyla haklarımızı tek başımıza elde etmeye, gülünç kurnazlıklarla günü kurtarmaya, hakkınızı almak için bin takla atmaya mı çalışıyorsunuz?
Onurlu bir eğitimcinin ise buna ihtiyacı yoktur.
Onurlu birey çalışma arkadaşları ile birlik olur, hakkı olanı ister ve kazanmasını bilir.
 
Haklarımızı almak ve geliştirmek için örgütlü ve güçlü olmamız gerek.
Yanlış yapanların ve hakkımızı yiyenlerin karşısında güçlü olmanın yolu, en az onlar kadar örgütlü olmaktan, tepkisini göze alamayacakları kadar büyük bir kitle olmaktan geçer.
Doğru yerde örgütlenmek, ortak çıkarlar temelinde, ortak hedefler için birleşmek zorundayız.
Eğitim ordusu siyasi ve ideolojik angajmanlardan kurtulursa asla yenilmeyecek en büyük güç, yenilmez bir örgüttür.
Ama unutma ki sen yoksan bir eksiğiz.
Ve bir zincirin dayanıklılığı en zayıf halkasının dayanıklılığı kadardır.
Unutma ki senin çalışma yaşamına ilişkin sorunlarını çözmek, ortak çıkarlarını ve haklarını korumak, geliştirmek için tek yasal adresin sendikadır.
Haklarını ararken, birilerine hesap sorarken, eleştirirken, çözüm ortaya koyarken yasalar karşısında senin dokunulmazlık zırhın sendikadır.

Sendika, kimsenin babasının malı değildir.
Sendika yasa, yönetmelik ve tüzüklerine göre çalışır.
4688 Sayılı Kamu Çalışanları Sendikaları Kanunu, sendikanın tüzüğünün nasıl olması gerektiğinin nerdeyse tamamını belirlemiştir.

Hak ve hukukuna sahip olmak istiyorsan sendikalı olmaktan başka yol yoktur.
Eşit işe eşit ücret ve insanca yaşanacak bir ücret istiyorsan sendikalı olmaktan başka yol yoktur.
Yasa, yönetmelik, yönerge ve her türlü mevzuatın herkese karşı eşit ve adil uygulanmasını sendikalı olmakla gerçekleşir.
İşyerinde sendika yoksa birilerinin despotizmine uğrarsın.
İşyerinde sendika varsa haksızlık yapacak amir veya üst birim, karşısına sendikanın çıkacağını bilir ve haksızlık yapamaz.
Sen sendikasız isen, hak aramak maksatlı hiçbir eyleme katılamaz, tepkisini koyamazsın.
Sen sendikalı ise eylemlere katılmaktan, hesap sormak ve sorgulamaktan dolayı kimse sana ceza veremez.
Sözlü yazılı açıklama yapman, sorgulaman, hesap sorman, yanlışların üzerine gitmen yasal güvence altındır.
Öte yandan unutma ki Kurum Disiplin Kurullarına sendika temsilcilerinin katılması yasal zorunluluktur.
Siz sendikalı iseniz kurumlarınızda ezik, başlarınız önde olmak yerine, işleri hakkında söyleyecek sözleri olan, kurumda olup bitene müdahale edebilen saygın birer kişi olursunuz.
 
Fakat unutmayalım ki herhangi bir sendikaya üye olmak, sorunlarımızı çözmez.
Eğitim sendikalarından hangisine üye olacağız?
Üyesi olacağımız sendika, nasıl bir sendikadır?
Bu soruları da düşünmemiz gerek.
Çalışanın haklarını savunur görünen, ancak siyasi partilerin ekmeğine yağ süren, siyasilerin kontrolünde olan, demokratik işleyişe sahip bulunmayan yıllanmış sarı sendikalara artık YETER demeliyiz.

Sarı sendikalarda yöneticiler, tehdit ve kongre oyunlarıyla, siyasal referanslara göre belirlenir.

Sarı sendikalar, toplu görüşmelerde, hukuk mücadelesinde, eylemlerde bağlı oldukları parti ve ideolojik odakların istediği gibi hareket ederler.

Onların görevi eğitimcileri siyasi ajitasyonlarla bölmek ve parçalamaktır.
Sarı sendikalar, sizin haklarınızı savunmaz, savunur gibi görünüp, varlık sebebi olan partilere çalışanları pazarlar, peşkeş çekerler.
 
 
İşte görüyorsun ki bu sarı sendikalarda senin hakkının önünde aşılması gereken bir engeldir.
Hak mücadelesi, emek mücadelesi en kutsal mücadele olduğu gibi en zor mücadeledir aynı zamanda.
Bu tuzaklara düşmemelisin.
Sendikanı doğru seçmelisin.
Sendikaların mücadelesi devlete karşı değil hükümetlere karşı olmalıdır.
Sendikaların mücadelesi siyasi mücadele olmamalıdır.
 
Sevgili Eğitimci Arkadaş, bu yazgıyı değiştirmek senin elinde. 
Senden, Demokrat Eğitimciler Sendikası’nı bir kez Toplu Görüşme Masasına oturtmanı istiyoruz.
Seni Demokrat Eğitimciler Sendikası, DES saflarına davet ediyoruz.