kategori Arşivleri: Üniversite Haberleri

Beykoz Üniversitesi'nde Örnek Eğitim-Öğretim Çalışmaları

Beykoz Üniversitesi eğitim-öğretimde önemli bir yeniden yapılanma çalışması başlattı. İki günlük ‘Öğrenme Çıktılarına Dayalı Program Tasarımı Çalıştayı’ düzenleyen Beykoz Üniversitesi, süreç sonunda üniversitenin mevcut eğitim-öğretim programlarını güncel ulusal ve uluslararası gelişmeler ve ihtiyaçlar doğrultusunda iyileştirecek. Üniversite ülkemizde kalite odaklı, kapsamlı ve farklılık yaratacak örnek bir eğitim-öğretim bilgi sistemi oluşturarak bunu AKTS Bilgi Paketi ile şeffaf olarak paydaşlarına sunacak

Beykoz Üniversitesi’nde verilen eğitim-öğretimin gelişen dünya şartlarına göre her dönem en üst düzeyde olması, program çıktılarında en verimli sonucun alınabilmesi için çalışmalar başladı. Bütün bölümlerin katılım gösterdiği, ‘Öğrenme Çıktılarına Dayalı Program Tasarımı Çalıştayı’ düzenleyen Beykoz Üniversitesi, çalıştaydaulusal ve uluslararası yeterlilik çerçevelerini ele alarak program eğitim hedef ve çıktılarını, ders öğrenme çıktılarını, öğrenci iş yüküne dayalı kredilerin belirlenmesisürecinigözden geçirerek, tüm akademisyenlerin konu hakkında görüş ve önerilerini aldı.

2 gün süren çalıştay hakkında bilgi veren Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, çalıştay sonunda üniversitenin mevcut eğitim-öğretim programlarını güncel gelişmeler ve ihtiyaçlar doğrultusunda iyileştirmek istediklerini, ülkemizde kalite odaklı, kapsamlı ve farklılık yaratacak örnek bir eğitim-öğretim bilgi sistemi oluşturarak bunu AKTS Bilgi Paketi ile şeffaf olarak paydaşlarına sunmak istediklerini söyledi.

Her yıl güncellenecek

Bütün ders müfredatına yön ve şekil veren kısmın program çıktıları olduğunu söyleyen Durman, “Dolayısıyla bunun tasarımının, uygulanmasının, ölçme ve değerlendirilmesinin, sürekli gelişmesi ve değişmesini sağlamalıyız” dedi. Bu verileri her yıl güncelleyeceklerini ifade eden Durman, Türkiye Yükseköğretim Kalite Kurulutarafından da dış değerlendirmeye alınabileceğini de söyledi.

Beykoz Üniversitesi’nin programlarını yapılandırırken Avrupa Yeterlilikler Çerçeveleri ile ilişkili Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi (TYYÇ) ve Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi’nden (TYÇ) yola çıkılmasının önemine değinen Durman, “Yeterlilikler Çerçevelerini bu süreç içinde en önemli araçlardan biri olarak görüyorum. Çünkü her şeyin anlamını orada buluyorsunuz. Sisteminizi tanımlıyorsunuz ve iyileştirilmesi gerekenleri görebiliyorsunuz ve şeffaf olarak paydaşlarınıza sunabiliyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Öğrencinin yeterlilikleri bilinecek

Türkiye YeterliliklerÇerçeveleri’nin (TYÇ ve TYYÇ) öğrenciler için birçok faydası olduğunu anlatan Durman, bunları şöyle sıraladı: “Öğrencilerin eğitim programlarını ve derslerini bilinçli seçmelerine, bunları başarılı bir şekilde tamamladıklarında hangi yeterliliklere sahip olacaklarını önceden bilmelerine yardımcı oluyor. Öğrenim programları dışındaki aktivitelerinde öğreneceklerinin anlaşılır olmasına yardım ediyor. Öğrenci hareketliliği için engelleri azaltıyor ve yaşam boyu öğrenimi teşvik ediyor. Eğitim-öğretim düzeyleri arasında yatay ve dikey geçişleri anlaşılabilir hale getiriyor ve kolaylaştırıyor. Yeterliliklere giriş ve çıkış noktalarının belirlenmesi ile yeterliliklerin kazanılmasında çeşitli alternatif yollar yaratarak yeterliliklere ulaşımı ve sosyal katılımı geliştiriyor. Ara yeterlilikler dahil bütün yükseköğretim yeterliliklerinin ve kredi aralıklarının kapsamlı bir listesini sağlayarak öğrenenlere yardım ediyor, onları destekliyor ve onlara yönelik bütün eğitim fırsatlarını açıklıyorlar.”

‘Kilit Program Öğrenme Çıktısı’ Türkiye’de ilk olacak

Çalıştayın, programların içeriğine değil sadece Müfredat (Öğrencilerimiz ne öğrenmeli?), Pedagoji (Öğrencilerimiz nasıl öğrenmeli?), Ölçme ve Değerlendirme (Öğrencilerimiz öğrendi mi?) alanlarında bir yaklaşıma ve yapılandırmaya yönelik olduğunun altını çizen Durman, bu yolda paydaşları olan mezun olan öğrenciler, işverenler, meslek odaları, sendikalar, dernekler, öğretim elemanları ve bölüm personeli ile de bir araya geleceklerini ve fikirlerini alacaklarını söyledi. Süreç sonunda Türkiye’de ilk olarak ‘Kilit Program Öğrenme Çıktısı’ yaklaşımını getireceklerini açıklayan Durman, “Bu yaklaşım birçok alt öğrenme çıktısını toplayacak bir yaklaşım. Ders sayısı az olacak ama detaylı incelendiğinde önemi anlaşılacak” dedi. Hedeflenen tüm çalışmalarınözellikle uluslararası alanda Yükseköğretim sistemini tanımlı, şeffaf ve anlaşılabilir bir duruma getirmek amacıyla yapılacağını ifade etti.

Editöre Not: İstanbul Kavacık’ta 2016 yılında kurulan Beykoz Üniversitesi’nin temeli, 2008’de Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’nun kurulması ile atıldı. Rektör Prof. Dr. Mehmet Durman’ın yönetimindeki Beykoz Üniversitesi’nde; ‘İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi’, ‘Sanat ve Tasarım Fakültesi’, ‘Sosyal Bilimler Fakültesi’, ‘Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’ olmak üzere dört fakülte, ‘Yabancı Diller Yüksekokulu’, ‘Sivil Havacılık Yüksekokulu’ olmak üzere iki yüksekokul, Meslek Yüksekokulu, Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu olmak üzere iki meslek yüksekokulu ve yüksek lisans ve doktora programlarının sunulduğu bir Lisansüstü Programlar Enstitüsü yer almaktadır.

Prof. Dr. Meral Özbek İstanbul Sanat Fuarı 2018 Onur Ödülü’nü Aldı

ARTİST 2018 / İstanbul Sanat Fuarı etkinlikleri kapsamında 12 Kasım 2018 günü Beylikdüzü TÜYAP-Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen TÜYAP Onur Yemeği’nde, Sanat ve Toplumbilim Kuramcısı Onur Ödülü yazar Selçuk Altun tarafından Sosyal Bilimler Fakültesi öğretim üyemiz Prof. Dr. Meral Özbek’e verildi. Bu yıl temel tema olarak “deneyim” kavramını seçen ARTİST 2018, güzel sanatlar öğrencileri ve genç sanatçıların çalışmalarının yaygınlaşmasına katkı sunan bir topluluk olarak çeşitli çalışmalara imza atıyor. 2018 İstanbul Sanat Fuarı kapsamında İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Eskişehir, İzmir, Mardin ve Mersin’den katılan 44 bağımsız sanat kolektifi “deneyim” temasına odaklanmış çalışmalarıyla fuara katkı sunuyorlar.

Öğretim üyesi Prof. Dr. Meral Özbek ödülünü alırken yaptığı konuşmada TÜYAP ve ARTİST 2018 gibi oluşumların demokratik ve katılımcı bir kamusal alanın inşasında oynadığı role değindi:

“Can Yücel’in, şarkısı da olan şiirinde, ‘Başka türlü bir şey benim istediğim’ diyor. Biz de sosyal bilimciler olarak, ama aynı zamanda sıradan insanlar olarak, başka türlü bir yaşam dünyası istiyoruz. Bunun bizim alanımızdaki bir karşılığı aslında, kamusallık ve deneyim dolu bir ‘demokratik kamusal alan’ ihtiyacına, arzusuna dayanıyor. Yani herkesin yaşam deneyimlerini zenginleştirebildiği, eşit ve özgür biçimde paylaşabildiği, duygularını, fikirlerini, söz ve eylemlerini kamusallaştırabildiği, insan haysiyetine yakışan bir demokratik kültür arzu ettiğimiz şey ve bu türden demokratik kamusal alanların, mekanların çoklaşması ve güçlendirilmesi. Ben burada bir onur ödülü almanın önemli olduğunu düşünüyorum, TÜYAP’ı kamusallık değerini güçlendiren kültürel kurumlar içinde saydığım için. Bir şekilde metalaşmaya, iktidar ilişkilerine sınır koyan, birlikteliğe ve yaratıcılığa açılan tavrı nedeniyle…”.

Beykoz Üniversitesi Lisansüstü Programlar Enstitüsü bahar dönemi başvuruları başladı.

Beykoz Üniversitesi Lisansüstü Programlar Enstitüsü bahar dönemi başvuruları başladı.

Başvurular ile ilgili programlar ve takvim aşağıdaki gibidir.

Başvuru Tarihleri

İşletme Yüksek Lisans Programı (Tezsiz)

Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yüksek Lisans Programı (Tezsiz/Tezli)

İletişim Tasarımı ve Göstergebilim Yüksek Lisans Programı (Tezli/Tezsiz)

İş ve Örgüt Psikolojisi Yüksek Lisans Programı (Tezsiz)

5 Kasım 2018 – 11 Ocak 2019

Başvuru Koşulları

  • Yüksek lisans programlarına başvuracak adayların en az 4 yıllık bir yüksek öğrenim programından mezun olduklarını gösterir lisans diploması veya mezuniyet belgesine sahip olmaları gerekmektedir.
  • Tezsiz yüksek lisans programlarımız için ALES ya da yabancı dil şartı aranmamaktadır.
  • Tezli yüksek lisans programlarımız için ise Adayların ÖSYM tarafından merkezi olarak yapılan Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Giriş Sınavından (ALES) Eşit Ağırlık (EA) türünde en az 55 standart puandan az olmamak koşuluyla ilgili Senato tarafından belirlenecek ALES standart puanına sahip olmaları gerekir. 
  • Adaylar, yaptıkları başvurunun ardından programlara kabul için ilan edilen tüm sınav ve mülakatlara katılmak zorundadırlar. Aksi takdirde başarı değerlendirmesinde dikkate alınmazlar.
  • Tüm değerlendirmeler sonunda ilan edilen sonuca göre kesin kayıt hakkı kazanan adaylar, kesin kayıt tarihlerinde belge teslimi yapacaklardır. Kesin kayıtta belgelerin asılları ile işlem yapılacaktır.

Başvuru Şekli

  • Lisansüstü programlara online başvuru formu ile başvuru yapılır.
  • Kayıt sırasında aktif olarak kullanılan e-posta adresinin ve telefon numarasının girilmesi zorunludur.
  • Online başvuru formunun eksiksiz dolduran adaylar kendilerine bildirilen yer, tarih ve saatte ilgili sınav ve mülakatlara katılacaktır.
  • Online başvuru sırasında beyan edilmiş bilgiler ile kesin kayıt sırasında ibraz edilen bilgilerin uyuşmaması durumunda sorumluluk adaya aittir. Uygun olmayan başvurular kesin kayıt hakkı kazanılsa dahi geçersiz sayılacaktır.
  • Online başvurunuz sırasında Diploma, Transkript ve Kısa Özgeçmiş yüklemeniz zorunludur. Kayıt esnasında orjinal belgelerinizi yanınızda getirmenizi rica ederiz.

Kesin Kayıtta Talep Edilecek Belgeler

  • Lisans diploması veya mezuniyet belgesi aslı ve fotokopisi (Yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olanların Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’ndan alacakları denklik belgesi)
  • ÖSYM ALES Sonuç Belgesi (Tezli yüksek lisans programları için)
  • Onaylı Transkript Belgesi
  • 2 adet fotoğraf
  • Erkek adaylar için yeni tarihli askerlik durum belgesi
  • Nüfus cüzdanı aslı ve fotokopisi
  • Kısa özgeçmiş

Öğrenim Ücretleri

Güz yarıyılı başvurularında kabul edilen yüksek lisans öğrencilerimize %50 oranında indirim yapılacaktır. Buna göre programların öğrenim ücretleri aşağıdaki gibidir;

  • İşletme Yüksek Lisans Programı (Tezsiz) (%50 İndirimli) 7.500 TL
  • Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yüksek Lisans Programı (Tezsiz) (%50 İndirimli) 7.500 TL
  • Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yüksek Lisans Programı (Tezli) (%50 İndirimli) 10.000 TL
  • İletişim Tasarımı ve Göstergebilim Yüksek Lisans Programı (Tezli) (%50 İndirimli) 12.500 TL
  • İletişim Tasarımı ve Göstergebilim Yüksek Lisans Programı (Tezsiz) (%50 İndirimli) 10.000 TL
  • İş ve Örgüt Psikoloji Yüksek Lisans Programı (Tezsiz) (%50 İndirimli) 12.500 TL

Ek İndirimler

  • Kurumsal anlaşmalı firma çalışanlarına, eğitim kurumları çalışanları ile çocuklarına ek %20 oranında indirim uygulanır.
  • Beykoz Üniversitesi birincilerine %100, akademik birim birincilerine %75 yüksek onur öğrencilerine %50, onur öğrencilerine %30, Beykoz Üniversitesi çalışanları ve  mezunlarına %20 oranında ek indirim uygulanır. 

Öğrenim ücretleri aşağıdaki koşullarda taksitle ödenebilir.

10 Taksit Denizbank Kredili Mevduat Hesabı – KMH Denizbank Kavacık Şubesi ile yapılan anlaşma gereği (taksitlerin zamanında ödenmesi koşulu ile) 0 (sıfır) faiz ve 10 eşit taksit imkanıyla Kredili Mevduat Hesabı açtırarak eğitim ücretinizi taksitlendirebilirsiniz.
9 Taksit Kredi Kartı Ayrıca Maximum – Bonus – World (Yapı Kredi ve Vakıfbank World) kartlara, bankaların belirlemiş olduğu komisyon oranlarını eklemek koşulu ile 9 taksite kadar ödeme imkanından faydalanabilirsiniz.

Mühendislik, Gastronomi ve Psikoloji'nin yeni eğitim adresi Beykoz Üniversitesi

Beykoz Üniversitesi, 2018-2019 eğitim-öğretim dönemine İngilizce İşletme Mühendisliği, Gastronomi, Mimarlık, İngilizce Bilgisayar Mühendisliği ve Psikoloji gibi yeni bölümleriyle ‘Merhaba’ diyecek. Günümüzün yanı sıra geleceğin de en önemli meslekleri arasında sayılan bu alanlarda eğitim verecek olan Beykoz Üniversitesi, akademik kadrosunu da güçlendirdi. Yeni bölümlerden herhangi birinde okuyan öğrencilerin yandal ve çift anadal okuma imkânı da olacak

Eğitim-öğretim alanında yeniliklere hız kesmeden devam eden ve yükseköğretimde kısa sürede fark yaratmayı başaran Beykoz Üniversitesi, yeni bölümleri ve öğrencileriyle nitelikli büyümeyi sürdürüyor.Yeni açılacak bölümler arasında özellikle Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’nde İngilizce İşletme Mühendisliği, İngilizce Bilgisayar Mühendisliği ve Mimarlık bölümleri; Sosyal Bilimler Fakültesi’nde Psikoloji ile İngilizce Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler; Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde ise Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümleri dikkat çekiyor. 2018-2019 eğitim-öğretim yılında bu bölümlere alınacak ilk öğrenciler ders başı yapacak.

Nitelikli şefler yetişecek

Son yıllarda artan sağlıklı yaşam ve beslenme kültürü ile birlikte daha da önem kazanan Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümünü Sanat ve Tasarım Fakültesi bünyesinde açan üniversitede, mutfak sanatları ve yiyecek hizmetlerinde profesyonel kariyer edinmek isteyenlere 4 yıllık lisans eğitimi verilecek. Böylece, sektöre nitelikli şefler yetiştirilecek. Bu bölümü seçecek olan öğrenciler, derslere konuk olarak gelecek ünlü şefler ve gastronomi uzmanlarından da önemli detaylar öğrenebilecek. Eğitimleri boyunca öğrenciler; beslenme, gıda bilimi, gıda hijyeni, yiyecek ve içecek işletmeciliği ile pazarlaması alanlarında dersler görecek, Türk ve Dünya Mutfağı’nın inceliklerini öğrenecekler.

Bu bölümü seçecek öğrencilerin nitelikli şefler ve yöneticiler olmaları için her türlü olanak ve desteği sağlayacaklarının güvencesini verdiklerini belirten Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nüket Güz, mezun olduktan sonra konaklama, yiyecek ve içecek, seyahat ile ulaştırmanın olduğu her yerde çalışabileceklerinin bilgisini verdi. Öğrenciler uzmanlaştıkları bu alanda yazarlık ve danışmanlık da yapabilecek ve Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) girerek, 4801 nitelik koduyla devlet kurumlarına da atanabilecekler.

     

Yandal ve çift anadal fırsatı

Küresel yarışa hazırlıklı, yaratıcı, yenilikçi, girişimci ve lider mühendisler ile mimarlar yetiştireceklerini belirten Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selahattin Kuru, “Hızla değişen dünyanın gereksinimlerine karşılık veren yapı ve içeriğe sahip programlar sunuyoruz. Bu programları güçlü bir eğitsel altyapı ve eğitim ortamında güçlü bir akademik kadro ile yürütüyoruz” diye konuştu.

Programlarını ortak bir bakış ve yapıda tasarladıklarını anlatan Kuru, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mühendislik programlarında 1’inci sınıftaki dersler aynı, diğer sınıflarda ortak dersler var, seçmeli ders yapısı aynı, bitirme projesi, stajlar ve işyerinde çalışarak eğitim görmek aynı yapıda. Böylece öğrencilerimizin hem kendi alanlarında seçmeli dersleri alarak veyayandal yaparak istedikleri doğrultuda kendilerini geliştirmelerine hem de çift anadal yaparak ya da bölüm değiştirerek diledikleri dalda eğitim almalarına olanak hazırladık.”

 

Güçlü akademik kadro

Sürekli gelişim halinde olan Bilgisayar Mühendisliği ile İşletme Mühendisliği’nin günümüzün ve geleceğin en heyecan veren mesleklerinden olduğunun altını çizen Kuru, Mimarlık alanının da geçmişin ve günümüzün olduğu gibi yarının da önde gelen mesleği olduğunu söyledi. Bölümlerin henüz kuruluş aşamasında çoğu yurt dışı doktoralı güçlü akademisyenleri bünyesine kattıklarını da ifade eden Kuru, “Örneğin genç öğretim üyelerimizden biri ABD patent ofisine kayıtlı 18 adet uluslararası patente sahip. Bir diğeri 5 yıldır küçük boy robotlar futbol liginde (Robocup SSL) ülkemizi temsil eden takımda yer alıyor” dedi.

Etik ilkelere bağlı psikologlar

Psikoloji Bölümü’nde öğrencilerin sosyal, klinik, gelişim, bilişsel ve endüstri gibi psikolojinin farklı alt alanlarında sağlam bir kuramsal altyapı kazanmalarının yanında, diğer sosyal bilim dallarından seçmeli dersler ile disiplinler arası bir bakış açısı geliştirmelerini amaçladıklarını belirten Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Pınar Tınaz, “Öğrencilerimizin mesleki deneyim kazanmalarına büyük önem veriyoruz” diye konuştu. Tınaz, şöyle devam etti:“Sunacağımız çeşitli uygulama olanakları, onlara mesleki bilgilerini hayata geçirebilme imkânı sağlayacak. Hedefimiz; mesleki etik ilkelere bağlı, toplumsal duyarlılığı yüksek, bireysel ve toplumsal sorunları nesnel bir bakış açısı ile değerlendirerek bu sorunlara çözüm önerileri sunabilecek psikologlar yetiştirmek.” Tınaz, Psikoloji bölümünden mezun olan öğrencilerin, insan kaynakları departmanlarında, anaokullarında, okullarda, hastanelerde, ruh sağlığı merkezlerinde ve özel danışmanlık merkezlerinde ‘Psikolog’ unvanı ile çalışabileceklerinin bilgisini verdi. Tercih eden öğrencilerin, yüksek lisans programlarına devam ederek, alanlarında ‘Uzman Psikolog’ unvanı alarak kariyerlerine devam edebileceklerini söyledi.

Yüzde 75 indirim imkânı

Beykoz Üniversitesi 2018-2019 eğitim-öğretim yılında tam burslu, %75 ve %50 indirimli kontenjanlara öğrenci alacak. Öğrenciler %50 burslu kontenjanlara ilk 5 tercihlerinde yer vermeleri durumunda %25 tercih indiriminden de faydalanabilecek.

Editöre Not: İstanbul Kavacık’ta 2016 yılında kurulan Beykoz Üniversitesi’nin temeli, 2008’de Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’nun kurulması ile atıldı. Rektör Prof. Dr. Mehmet Durman’ın yönetimindeki Beykoz Üniversitesi’nde; ‘İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi’, ‘Sanat ve Tasarım Fakültesi’, ‘Sosyal Bilimler Fakültesi’, ‘Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’ olmak üzere dört fakülte, ‘Yabancı Diller Yüksekokulu’, ‘Sivil Havacılık Yüksekokulu’ olmak üzere iki yüksekokul, ‘Meslek Yüksekokulu’, ‘Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’ olmak üzere iki meslek yüksekokulu ve yüksek lisans ve doktora programlarının sunulacağı bir ‘Lisansüstü Programlar Enstitüsü’ yer almaktadır.

Beykoz Üniversitesi Dünya Kanser Günü Paneli düzenledi

Beykoz Üniversitesi Dünya Kanser Günü Paneli düzenledi

Toplumu bilinçlendirmek için farkındalık projelerine imza atan Beykoz Üniversitesi, son olarak Dünya Kanser Günü dolayısıyla panel düzenledi. Kanser ile ilgili bilinmesi gerekenler, alınması gereken önlemler ve hastalara yaklaşımın masaya yatırıldığı panelde, en etkili ilacın umut olduğu vurgulandı

 Her yıl 4 Şubat’ta, toplumda kanserle ilgili bilinci artırmak ve farkındalık yaratmak amacıyla ‘Dünya Kanser Günü’ olarak etkinlikler düzenleniyor. Bu toplumsal konuya katkıda bulunmak ve bilgi vermek amacıyla Beykoz Üniversitesi de ‘Dünya Kanser Günü Paneli’ düzenledi. Panelde, kanser hakkında bilinmesi gerekenler, alınması gereken önlemler, hastalara yaklaşım hakkında bilgiler paylaşıldı.

Beykoz Üniversitesi Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Prof. Dr. Gülten Kaptan Ateşoğlu, moderatörlüğünü yaptığı panelde, kansere en az yakalanma oranının İsrail’de görüldüğünü söyleyerek, “Bunun nedeni oradaki insanlar sağlıklı besleniyor, spor yapıyor, kendine dikkat ediyor. Bizler de bu şekilde bir yaşam sürdürerek, kendimizi olası risk faktörlerinden koruyabiliriz” dedi.

‘Hastanelere oyun odaları kurulmalı’

Panelde konuşan Beykoz Üniversitesi MYO Öğretim Görevlisi Elife Çete ise genellikle çocuklarda görülen lösemiyi ele aldı. Çete, lösemili çocuklara karşı uygulanması gereken yaklaşımları şöyle anlattı: “Lösemi, çocukların sosyal ve psikolojik gelişimlerini ciddi boyutta etkilemektedir. Aileler normalde çocuklarına nasıl davranıyorsalar o şekilde davranmaya devam etmelidirler. Hastalıktan sonra aşırı ilgi göstermek ya da ailenin üzüntü ve stresini çocuğa yansıtması son derece yanlış bir tutumdur. Çocuk sevgi ve güveni hissedebilmeli; bu hastalığın bir tedavisi olduğunu bilmelidir. Olumlu cümleler çocuğu rahatlatarak güven bağını güçlendirecektir.” Lösemili çocukların tedavi sürecinde en etkili ilacın umut olduğunu belirten Çete, çocuğa umut aşılayacak, kendisini geliştirmesini sağlayacak ortamlar sunulması gerektiğini kaydetti. Hastalığı unutturacak, yeteneklerini destekleyecek, kas ve motor becerilerini geliştirmeye yönelik oyunlar oynatmanın önemini vurgulayan Çete, “Hastane ortamında da çocuklara oyun odaları, kütüphaneler sağlanmalı; böylece hem çocukların zihni hastalıktan uzak tutulabilir hem de motor gelişimlerine destek olunur” diye konuştu.

‘Erken teşhis hayat kurtarır’

Beykoz Üniversitesi MYO Öğretim Görevlisi Burcu Dişli de meme kanserinden korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi. Dişli, “Birincil koruma, sağlıklı beslenme, emzirme, fiziksel aktivite, hormon kullanımı, yumurtalıkların alınması, alkol ve sigara kullanımının azaltılmasıdır. İkincil koruma ise tarama testlerinin düzenli yapılması, kendi kendine muayene, hekim tarafından fiziki muayene ve mamografidir” dedi. Kendi kendine muayenenin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Dişli, erken teşhisin hayat kurtardığını sözlerine ekledi.

Beykoz Üniversitesi MYO Öğretim Görevlisi Kübra Gölebatmaz ise; kanser nedenlerinin ‘önlenebilir’ ve ‘önlenemez’ olarak sınıflandırıldığını anlatarak, “Önlenebilir nedenlerin yüzde 50’sini sigara ve alkol tüketimi, obezite, virüs ve bakteri bulaşması ile kimyasal kanserojenler oluşturuyor. Önlenemez etkenlerin yüzde 35’i ise mutasyon; yaşlılıkla birlikte yavaşlayan metabolizma sonucu hücrelerin yenilenme hızının azalması, yüzde 15’i ise kalıtsal geçişler ve ailesel yatkınlıktan kaynaklanıyor” dedi.

Medistate Hastanesi Üroloğu Doç. Dr. Cenk Gürbüz, prostat kanseri hakkında bilgiler verdi. Gürbüz, “Prostat kanserinde en önemli faktör yaştır. 40 yaş altı bizi genelde çok korkutmaz ancak 60-65 yaş üstü için oldukça endişe duyduğumuz bir kanser türüdür” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Ahmet Karadağ da Türkiye’de 1 milyon 700 bin kişinin meme kanserine yakalandığını söyleyerek, meme vücut dışında bir organ olduğu için meme kanserinin çoğunlukla ölümcül olmadığını ve tedavisinin diğer kanser türlerine göre daha kolay olduğunu belirtti.

Editöre Not: İstanbul Kavacık’ta 2016 yılında kurulan Beykoz Üniversitesi’nin temeli, 2008’de Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’nun kurulması ile atıldı. Rektör Prof. Dr. Mehmet Durman’ın yönetimindeki Beykoz Üniversitesi’nde; ‘İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi’, ‘Sanat ve Tasarım Fakültesi’, ‘Sosyal Bilimler Fakültesi’, ‘Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’ olmak üzere dört fakülte, ‘Yabancı Diller Yüksekokulu’, ‘Sivil Havacılık Yüksekokulu’ olmak üzere iki yüksekokul, ‘Meslek Yüksekokulu’, ‘Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’ olmak üzere iki meslek yüksekokulu ve yüksek lisans ve doktora programlarının sunulacağı bir ‘Lisansüstü Programlar Enstitüsü’ yer almaktadır.

Beykoz Üniversitesi mezunları fark yaratacak

Beykoz Üniversitesi, 21. yüzyılın gereksinimlerine uyum sağlayacak mezunlar yetiştirmek için Yetkinlik Geliştirme Programı’nı hayata geçirdi. Öğrenciler, günümüzde iş dünyasının talep ettiği 12 yetkinlik için alanında uzman farklı isimler ile bir yarıyıl süresince buluşuyor, sonrasında ise kendi kişilik ve yetkinlik düzeylerine uygun dersleri öğrenimleri süresince alıp, iş hayatlarında fark yaratacak donanıma sahip olarak mezun oluyor

Alanınızda ne kadar yetkin bir işletmeci, psikolog, mühendis, lojistikçi olursanız olun, 21. Yüzyıl iş dünyası artık sizden fark yaratacak bazı yetkinliklere sahip olmanızı istiyor ve bu yetkinlikleri iş görüşmesi öncesinde değerlendirme testleri ile ölçüyor. Bu ihtiyaçtan yola çıkan Beykoz Üniversitesi de öğrencilerinin belirli yetkinliklere sahip olarak mezun olması için, ‘Beykoz Üniversitesi Yetkinlik Geliştirme Programı’nı hayata geçirdi. Mottosu, ‘Eğitim Hayata Hazırlık Değil, Hayatın Kendisidir’ olan Beykoz Üniversitesi, öğrencilerini iş hayatlarında ileri seviyelere taşımak için bilginin yanında yetkinliğin de önemli olduğuna inanarak her öğrencisine özel ‘Yetkinlik Programı’ uyguluyor. Üniversite 21. Yüzyılda iş dünyasının talep ettiği 12 yetkinliği öğrencilerine kazandırma amacı ile çıktığı yolda önce öğrencilerini bu yetkinlikler ile tanıştırıyor. Öğrenciler bir yarıyıl süresince alanında uzman kişiler ile buluşarak 12 yetkinliğin önemini ve bu alanlarda kendilerini nasıl geliştirebileceklerini dinliyor. Öğrenim süresinin kalan kısmında ise kişiye özel bir yol izleniyor.

Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman

Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, “İkinci yarıyılın başında her öğrencimizin bu yetkinliklere hangi düzeyde sahip olduklarını, hangi yönde gelişime açık olduklarını uluslararası kabul görmüş Ennegram metodolojisi ile belirliyoruz. Hangi bireysel özellik ve yetkinliklerinin geliştirilmeye ihtiyacı var ise gerek ders gerekse de kişisel eğitim programları ile bunları geliştirmelerine yardımcı oluyoruz. Yetkinlik gelişimi ayrıca, konferanslar, seminerler ve atölyeler ile de destekleniyor. Son aşamada ise öğrencilere mezuniyetlerinde diplomaları ile birlikte yetkinlik düzeylerini gösteren ‘Yetkinlik Sertifikası’ veriliyor” diyor.

12 alanda yetkinlik kazanıyorlar

Beykoz Üniversitesi’nin Yetkinlik Geliştirme Programı’nda desteklenen 12 yetkinlik ise şöyle; ‘Sorunları Analiz Edebilme ve Çözebilme’, ‘Liderlik’, ‘Başkaları ile Uyum İçerisinde Çalışabilme’, ‘Etik ve Sosyal Sorumluluk’, ‘Yazılı ve Sözlü İletişim’, ‘Eleştirel Düşünebilme’, ‘Sorumluluk Alma ve Bağımsız Çalışabilme’, ‘Küresel Bakış Açısı Geliştirme’, ‘Yaratıcı ve Yenilikçi Düşünce Geliştirme’, ‘Girişimcilik’, ‘Değişime Ayak Uydurabilme’, ‘Yaşam Boyu Öğrenme ve Kişisel Gelişim’.

Uzmanlar öğrenciler ile buluştu

Dönem boyunca gerçekleştirilen Yetkinlik Geliştirme Programı kapsamında; Koç Holding Dayanıklı Tüketim Malları Grubu Eski Başkanı Aka Gündüz Özdemir, Logosoft Akademi Danışmanı Birol Cabadak, Küresel ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Tarkan Deniz, BASF Türk Kimya Sağlık ve Gıda Türkiye ve Ortadoğu Bölge Sorumlusu Tanju Cepheli, CitiPR Marka ve İletişim Danışmanlığı Kurucusu ve Genel Koordinatörü Derya Aslan, Ekol Lojistik İK Direktörü Berrin Tavman ve Turkon Line Genel Müdür Yardımcısı Ersin Denizseven gibi alanında uzman isimler Beykoz Üniversitesi öğrencilerine ders verdi.

Editöre Not: İstanbul Kavacık’ta 2016 yılında kurulan Beykoz Üniversitesi’nin temeli, 2008’de Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’nun kurulması ile atıldı. Rektör Prof. Dr. Mehmet Durman’ın yönetimindeki Beykoz Üniversitesi’nde; ‘İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi’, ‘Sanat ve Tasarım Fakültesi’, ‘Sosyal Bilimler Fakültesi’, ‘Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’ olmak üzere dört fakülte, ‘Yabancı Diller Yüksekokulu’, ‘Sivil Havacılık Yüksekokulu’ olmak üzere iki yüksekokul, ‘Meslek Yüksekokulu’, ‘Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’ olmak üzere iki meslek yüksekokulu ve yüksek lisans ve doktora programlarının sunulacağı bir ‘Lisansüstü Programlar Enstitüsü’ yer almaktadır.

İzmirli öğrenciler Kanada’ya, hayallerine uçuyor

İzmirli öğrenciler Kanada’ya, hayallerine uçuyor

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve ISEWorld Kültürlerarası Lise Değişim Programları tarafından ortaklaşa düzenlenen İzmir’i Tanıt, Hayaline Uç proje yarışmasını kazanan öğrenciler ve öğretmenleri, 19 Aralık’ta İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü’nde düzenlenen törenle ödüllerini aldı.

Bornova Cem Bakioğlu Anadolu Lisesi öğrencileri Can Erkarslan ve Batuhan Gökter ile proje danışmanı öğretmenleri İlkay Binnaz Nargaz Gülek’den oluşan birinci ekip, büyük ödülün sahibi olarak Kanada’ya seyahat etmeye hak kazandı. Törende, dereceye giren diğer ekipler de Milli Eğitim Müdürlüğü ve ISEWorld Vakfı yetkililerinden ödüllerini aldılar.

Törene İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, İl Mili Eğitim Müdür Yardımcısı İlker Erarslan, Şube Müdürü Salime Şentürk Doğramacı, Amerika ISEWorld Vakfı Müdürü Ted Lewis, ISEWorld Kültürlerarası Lise Değişim programları Türkiye Genel Müdürü Meltem Bozdemir, Birincilik ödülünü alan Bornova Cem Bakioğlu Anadolu Lisesi Okul Müdürü Mustafa Şensoy, ikincilik ödülünün sahibi Selçuk Şehit Ömer Halisdemir IMKB Anadolu Lisesi Okul Müdürü Raşit Alpay Karataş ve üçüncü olan Gaziemir Nevvar Salih İşgören Anadolu Lisesi Okul Müdürü Hasan Vermez katıldı.

Projede dereceye giren okullar ve proje sahibi öğrenciler

Hedef kitlesi İzmir’de resmi ve özel tüm liselerde öğrenim gören öğrenciler olan yarışmada öğrenciler, şehirlerini tanıtan 3 dakikalık İngilizce video sunumları ile kıyasıya yarıştılar. Finalistler, jüri, halk oylaması ve ABD’de Kayıt Birimleri Ofis Departmanı kontrolünde internet üzerinden oylama yapan Amerikan okullarının oylarıyla belirlendi.

Proje yarışmasının 1.si “İzmir: The City of the New Beginning” isimli projeleri ile Bornova Cem Bakioğlu Anadolu Lisesinden öğrenciler Can Erkarslan, Batuhan Gökter ve danışman öğretmenleri İlkay Binnaz Nargaz Gülek seçildi. 1. Olan grup üyeleri Can Erkarslan ve Batuhan Gökter ile birlikte danışman öğretmenleri İlkay Binnaz Nargaz Gülek, 5 günlük Kanada ziyareti ile ödüllendirildiler.

Proje yarışmasının 2.si, Selcuk Şehit Ömer Halisdemir IMKB Anadolu Lisesi’nden ‘’The Princess’’ isimli projeleri ile Melisa Sinek, Hasan Turaci ve danışman öğretmenleri Türkan Çetin seçildi. ‘’The Princess’’ ile 2. Seçilen grup Apple I-Pad Mini kazandılar.

Proje yarışmasının 3.sü ‘’The City Which Lives’’ isimli projeleri ile Gaziemir Nevvar Salih İşgören Anadolu Lisesi’nden öğrenciler Sedat Korkmaz, Yusuf Diler ve danışman öğretmenleri Nagihan Babur oldular. 3. Olan ekip ise, Apple I-Pod Touch kazandılar.

Jüri Özel Ödülüne Buca Şerife Bacı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden ‘The City of Your Dream’ adlı projeleri ile öğrenciler Büşra Kasırga, Aleyna İnci ve danışman öğretmenleri Neşe İyigör layık görüldü ve IPod Shuffle ile ödüllendirildiler.

33 yıldır Türkiye’den öğrencileri yurtdışında Kültürlerarası Lise Değişim Programları aracılığıyla farklı ülkelerdeki okullarla ve yaşıtlarıyla buluşturan ISEWorld Vakfı, her yıl geleneksel olarak düzenlediği ‘Şehrini Tanıt, Hayaline Uç’ yarışmasıyla, farklı şehirlerden öğrencileri, hayallerini süsleyen destinasyonlara götürüyor. Bu yıl İzmir ve İstanbul’dan projeye katılan öğrencilerin şehirlerini en iyi tanıtan videoyu çekerek kazanan ekip olmak için yarıştığı Hayaline Uç, gençleri hayallerine bir adım daha yaklaştırmanın mutluluğunu yaşıyor.

İstanbul Aydın Üniversitesi’ne Çifte Ödül!

Üniversitelerarası Tiyatro Festivali’nden İstanbul Aydın Üniversitesi’ne Çifte Ödül!

İstanbul Aydın Üniversitesi Drama ve Oyunculuk Bölümü öğrencileri, Türkiye Üniversitelerarası Tiyatro Festivali’nden iki ödülle döndü.

Üniversitelerarası Tiyatro Festivali’nden

 İstanbul Aydın Üniversitesi’ne Çifte Ödül!

İstanbul Aydın Üniversitesi Drama ve Oyunculuk Bölümü öğrencileri, Türkiye Üniversitelerarası Tiyatro Festivali’nden iki ödülle döndü. Öğrenciler, festival jürisi tarafından “En İyi Oyun” ve “En İyi Dekor” ödüllerine layık görüldü.

İstanbul Aydın Üniversitesi, Kartal Belediyesi ve Maltepe Üniversitesi işbirliği ile gerçekleştirilen 2.Türkiye Üniversitelerarası Tiyatro Festivali’ne damgasını vurdu. İAÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Drama ve Oyunculuk Bölümü öğrencilerinden oluşan ekip, “2. Üniversitelerarası Tiyatro Festivali”nden çifte ödülle döndü.


“EN İYİ OYUN” VE “EN İYİ DEKOR” ÖDÜLÜ
2-24 Mayıs tarihleri arasında Kartal Hasan Âli Yücel Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve 18 farklı üniversiteden tiyatro gruplarının 19 farklı oyunla katıldığı festivale, İAÜ Drama ve Oyunculuk Bölümü öğrencilerinin 4’üncü sınıf mezuniyet projesi olan, August Strindberg’in yazdığı ve Ayşe Lebriz Berkem’in yönettiği ”Baba” adlı oyunu ile “En İyi Oyun” ve “En İyi Dekor” dallarında ödüle layık görüldü.

2017-18 Akademik Yılı Açılışı Başbakan Yard. Bekir Bozdağ Teşrifleriyle Gerçekleşti.

İstanbul Aydın Üniversitesi’nin 2017-2018 akademik yılı açılışı, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın teşrifleriyle gerçekleşti.

 

İstanbul Aydın Üniversitesi’nin 2017-2018 akademik yılı eğitim yılı açılışı, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın katılımıyla gerçekleşti. Açılış konuşmasında Kuzey Irak’ta gerçekleşen referandumu gündeme getiren Bozdağ, “Barzani referandumu iptal etmelidir. Türkiye sınırındaki gelişmelere karşı kendi milli güvenliği açısından göz yumamaz” şeklinde konuştu.
bekir_bozdag.jpg

Florya Halit Aydın Yerleşkesi’nde düzenlenen açılış törenine Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Eski AB Bakanı Egemen Bağış, Küçükçekmece Kaymakamı Harun Kaya, Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz, İAÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Aydın, İAÜ Rektörü Prof. Dr. Yadigâr İzmirli, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Yeni eğitim öğretim yılı ilk dersini de açılış konuşmasıyla birlikte yapan Bekir Bozdağ da öncelikli olarak bütün eğitim camiasının eğitim öğretim yılını kutladı. Bununla birlikte özellikle Kuzey Irak’taki referandum ile ilgili başlıklara yer veren Bozdağ’ın konuşması şu şekildeydi;
“Etrafımızda olup bitenlere göz yumamayız”
“Türkiye’nin etrafında olup biten hadiselere hepimizin dikkat kesilmesi lazım. Dışarıda olan her şey Türkiye’nin içini etkilemektedir. Türkiye sınırında geçekleşen hadiselere elbette gözümüzü kapamayacağız. Kuzey Suriye’de yeni bir Kürt oluşumuna ya da Kürt devletine eğer Türkiye göz yumarsa yakın gelecekte hepimizin aleyhine çok büyük sonuçlar doğuracaktır. Onun için Fırat Kalkanı operasyonu yapıldı, onun için hem Amerika hem Rusya hem de İran’la bütün taraflarla görüşüyor ve bu bölgede terör örgütlerinin silinmesi, yok olması ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün siyasi birliğinin korunması konusunda Türkiye üzerine düşeni bu zamana kadar yapmıştır bundan sonra da yapmaya devam edecektir.”
DLbThfzX4AII6fg.jpg
“Kuzey Irak’taki referandum gayrimeşrudur”
“Irak’ta da aynı şey geçerli. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi referandum kararı aldı ve uyguladı. Bu referandum gayrimeşrudur ve yok hükmündedir. Barzani yönetimi referandumu iptal edildiğini ve bunun hiçbir geçerliliği olmadığını ilan etmelidir. Diğer bir konu Irak’ın toprak bütünlüğüne siyasi birliğine ve egemenlik haklarına korunması konusunda herhangi bir farklı bir düşünceye sahip olmadığını ve bunları aynen kabul ettiğini de ilan etmelidir. Üçüncüsü Irak Hükümeti İle kendi aralarında olan anlaşmazlıkları çözmek için şartsız Irak hükümeti ile görüşmelere başlamalılar. Dördüncüsü de bu referandumun kesinlikle bölgedeki statülerde herhangi bir değişikliğe yol açmayacağın ve Irak anayasasının kendileri için de bağlayıcı ve geçerli olduğunu bir kez daha deklere etmelidir. Bunları yaparsa yaptığı yanlıştan dönmüş oldur. Eğer yapmazsa o zaman bölge bugünkünden daha fazla sıkıntılara gebe demektir ve Türkiye burada olup bitenleri kendi milli güvenliği bakımından doğrudan bir tehdit olarak değerlendirir. Bu tehdidin ve riskin büyümemesi ve ortadan kaldırılması elbette bizim birinci önceliğimizdir. O nedenle Türkiye olarak buradaki gelişmelere yakından takip edeceğiz. Bölgemizde bölgeyi yeni yangınlara yeni kavgalara ve şiddet dalgalarına götürecek adımların atılmasına izin vermeyeceğiz. Bu noktada hükümetimiz kararlıdır.”
DLbPYF0X0AABsHZ.jpg
“Eğitim bir nesil mimarlığıdır” 
“Üniversitelerimiz, eğitimi kurumlarımız, bizim nesillerimizin, tasarımının ve inşasının yapıldığı yerlerdir. Eğitim bir nesil mimarlığıdır. Bunun inşası eğitim kurumlarında yapılmaktadır. Türkiye, genç nüfusuyla güçlü bir potansiyele sahiptir. Bunu insanlığın faydasına kullanmamız eğitimle mümkündür. İnsan kaynağının kalitesini artırmak, niteliğini geliştirmek, yeni özellikler kazandırmak için eğitime büyük destek verdik. Milli eğitime ayrılan bütçeyi 12 kat artırdık ve 7 milyar liradan, 85 milyar 48 milyon liraya çıkardık. Sadece büyükşehirde olan üniversitelerimizi Türkiye’nin 81 iline yaydık. 75 olan üniversite sayımızı 185’e çıkardık. 558 olan fakülte sayısı 1651’e, 289 enstitü 675’e, 171 olan yüksek okul 467’ye, 494 olan meslek yüksekokulu sayısı 964’e çıkarıldı. Bu rakamlarla yüksek öğretim alanı rekabete açılmıştır. Herkes arkasına bakmadan koşmak durumundadır. Daha iyiyi yakalayabilmek için herkesi bu rekabetin içine çektik. Bu, ekonominin gelişmesiyle, insanın gelişmesiyle, mili iradenin Ankara’da güçlenmesiyle birlikte Anadolu’ya yayıldı. Bu, aynı zamanda Türkiye’nin her yerinden marka üniversitelerin çıkabileceğini ve dünyaya açılabileceğini gösteriyor.”
DLbeQtIW4AATXV5.jpg
‘Üniversiteler toplumla bütünleşmeli’
Üniversitelerin insana şekil veren, insanları geleceğe hazırlayan kurumlar olduğunu belirten Dr. Mustafa Aydın da, “Üniversiteler elbette ki öğrenci odaklı olarak aktif çalışmalı. Ama her üniversitenin de akademik personel yetiştirme diye bir misyonu olması lazım. Önce insana şekil veren eller hazır olmalı. Akademik kadro, teknolojik, siyasi, ekonomik, bilimsel ve kültürel olarak hazır olmalı. İstanbul Aydın Üniversitesi, kendi alanında çalışma yapan nitelikli akademisyenler tarafından, müfredatın dışına çıkıp kamu, özel sektör işbirliğiyle günün ve dünyanın ihtiyaçlarına uygun olacak gençler yetiştiriyor. Üniversitemiz, öğrencilerin aldığı teorik eğitimi pratiğe dönüştürmelerine imkan sağlayan bir üniversite” dedi.
Dr. Aydın, üniversitelerin toplumla bütünleşmesi gerektiğini belirterek, aksi halde bilginin ürüne ve teknolojiye dönüşmesinin mümkün olmadığını kaydetti ve İstanbul Aydın Üniversitesi’nin elde ettiği bilgiyi, ar-ge’yi, teknolojiyi toplumla paylaşma misyonu içinde hareket ettiğinin altını çizdi.
Türkiye’de 43 milyonun üzerinde bir eğitim nüfusu olduğunu kaydeden Dr. Aydın, ülkemizin kendi kaynaklarıyla bu nüfusu istihdam etmesinin olanaksız olduğunun altını çizdi ve “Dünya ile rekabet edebilmek için dünya insanı olmak zorundayız. Öyle silahlarla teçhiz edilmemiz gerekiyor, donatılmamız gerekiyor ki bilgi, teknoloji, gelişim, sağlık, fen dünyanın her yerinde iş bulabilen, iş yapabilen mezunlar yetiştirmek zorundayız. Bizler de kendimizi ona göre yetiştirmek zorundayız, ona göre kurgulamamız lazım” şeklinde konuştu.
DLbKhqHXUAA7FO1.jpg

Yrd. Doç. Dr. Bahadır Kaynak: "Batılı devletlerin iyi niyetinden emin değiliz"

ALTINBAŞ Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bahadır Kaynak, ABD’nin vize kısıtlamasının sürpriz olduğunu, ABD ile ilişkilerimizin bozulmasının yeni bir durum olmadığını ancak bu vize kısıtlamasının krizde yeni ve ciddi bir basamağı temsil ettiğini açıkladı. Yrd. Doç. Dr. Kaynak ayrıca batılıların Irak ve Suriye krizine ilişkin iyi niyetlerinden Türkiye’nin emin olamadığını da söyledi.

“TÜRKİYE’NİN TEPKİSİ DİPLOMASİDE KARŞILIKLILIK ESASINA DAYANIYOR”

Yrd. Doç. Dr. Kaynak, Türkiye’nin tepkisinin de normal olduğunu söylerken bu durumu şöyle yorumladı, “Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin bozulması yeni bir durum değil. Bir süredir anlaşamadığımız konular var özellikle de Ortadoğu temelli. O yüzden ABD ile ilişkiler 2013 yılından itibaren, Suriye krizi ile beraber inişe geçmiş vaziyette. Bu vize kısıtlaması da krizde yeni ve ciddi bir basamağı temsil ediyor. Vize ile ilgili ABD’nin yaptığı uygulama biraz da konsolosluk görevlisinin casusluk suçlaması ile gözaltına alınması ile bağlantılanıyor. Çok fazla Suriye ile ilgili olaylara yönelik bir tedbir olduğunu düşünmüyorum çünkü o konudaki anlaşmazlık baki zaten. O konuda bir çözüm olana kadar ABD yeni vize verilmemesi konusunu gündemde tutacaktır. Orada bir gelişme olursa tekrar vize vermeye başlayabilirler. Tabii Türkiye de diplomatik mütekabiliyet esasına göre, karşılıklılık esasına göre aynı uygulamayı yaptı. Bu da diplomaside sık karşılaşılan bir durum. Bir taraf ne yapıyorsa karşı taraf da onu yapıyor. Ama krizin nasıl çözüleceğinin görülmesi için erken.”

“TUTUKLAMALAR SIKINTI YARATMAYA DEVAM EDECEK”

Türkiye’nin tutuklamalar nedeniyle sadece ABD ile değil Almanya ile de kriz yaşadığını belirten Yrd. Doç. Dr. Kaynak, sözlerine şunları ekledi, “Almanya’nın konsolosluk değil, vatandaşlık görevlilerinin tutukluluk halleri var. Böyle bir tutuklama furyası var Türkiye’de. Tabii Türkiye’nin sadece kendi vatandaşlarına yönelik tutuklamalarda böyle tepki gelmiyor ama yabancı ülkelerin vatandaşlarına doğal olarak tepki geliyor. Benim görüşüm bunun Türkiye için sıkıntı yaratmaya devam edeceğine yönelik. Sürekli komplo, casusluk suçlamaları gibi yaygın bir furya var. Dolayısıyla bu biraz Türkiye’yi sıkıntıya sokacak bir durum gibi görünüyor. Eğer biz ABD, Avrupa ile ilişkileri düşük seviyelerde tutmak istiyorsak bilemiyorum ama bu durum devam edecek.”

“BATILI DEVLETLERİN İYİ NİYETİNDEN EMİN DEĞİLİZ”

Türkiye’nin batılı devletlerin niyetlerinden emin olamadığını da söyleyen Yrd. Doç. Dr. Kaynak “Türkiye ile Batı ülkeleri arasında özellikle Suriye krizine ilişkin, Irak’ın durumuna yönelik fikir ayrılıkları var. O konuda batılıların iyi niyetlerinden emin değiliz. Çok iyi niyetli olmadıklarını düşünüyoruz. Toprak bütünlüğünde Irak ve Suriye’nin yeterli hassasiyetleri göstermediklerini düşünüyoruz. Onun da daha büyük bir sorun olarak çözülmesi lazım” dedi.

Altınbaş Vakfı

Altınbaş Üniversitesi Gayrettepe Yerleşkesi

Tel:(0 212) 373 59 00

Adres:    Büyükdere caddesi, Yazarlar Sokak No: 36 Esentepe / İstanbul
E-posta:
 info@altinbas.edu.tr

Altınbaş Üniversitesi Bakırköy Yerleşkesi

Tel: (0 212) 709 45 28  Faks: (0 212) 445 81 71
Adres: Kartaltepe Mah. İncirli cad. No:11 Bakırköy / İstanbul
E-posta: info@altinbas.edu.tr

Altınbaş Üniversitesi Mahmutbey MYO Binası

Tel: (0 212) 982 0800   Faks: (0 212) 445 81 71
Adres: Mahmutbey Mah. Soğuksu cad. No:16 Bağcılar/ İstanbul
E-posta: info@altinbas.edu.tr

Kuruluş

2008 yılında Mehmet Altınbaş Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından ‘İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi’ adıyla kurulan üniversitemiz 2017-2018 akademik yılına ‘Altınbaş Üniversitesi’ adıyla yoluna devam ediyor.

Merhum iş adamı Mehmet Altınbaş’ın eğitime yatırım vasiyeti üzerine kurulan Altınbaş Üniversitesi, Altınbaş ailesi için her zaman en kıymetli sosyal sorumluluk projesi oldu. İsim değişikliği ile birlikte Altınbaş Holding’in gücünü arkasına alan Üniversite, bu itici güçle birlikte yeni hedeflerine daha hızlı ve daha güvenle yürümeye başladı.

İlk öğrencilerini 2011-2012 akademik yılında alan Altınbaş Üniversitesi kısa zamanda gerçekleştirdiği atılımlarla uluslararası bir araştırma üniversitesi olma yolunda hızla büyüyor. 2017-2018 akademik yılında 9 fakülte, 3 enstitü, 2 meslek yüksekokulunu bünyesinde bulunduran Altınbaş Üniversitesi toplamda 30 lisans, 34 ön lisans, 28 yüksek lisans ve 6 doktora programı ile öğretime devam ediyor.

Altınbaş Üniversitesinde mezunlarıyla profesyonel alanda fark yaratan, evrensel bilime değer katan, girişimci ve yenilikçi bir üniversite olma vizyonuyla bölümler belirleniyor, dünyanın ve Türkiye’nin ihtiyaçları iyi analiz ediliyor. Eğitim gündemini ve teknolojiyi takip eden, kendini sürekli güncelleyen Üniversitemiz; inovasyona yönelik, özgür araştırma imkanı ve ortamı sağlayan, toplumsal sorumluluk bilinciyle özgün katkılar sağlayan, çözüm öncelikli üniversite olma misyonuyla hizmet vermeyi sürüdürüyor.

Sakarya Üniversitesi Akreditasyonda Liderliğini Sürdürüyor

Sakarya Üniversitesi Akreditasyonda Liderliğini Sürdürüyor

Sakarya Üniversitesi, Türkiye’de en çok programı akredite edilen üniversite olma unvanını sürdürüyor.

YÖK tarafından yayınlanan 2017 Tercih Kılavuzunda Sakarya Üniversitesi, en çok akredite olmuş programı ile yine lider oldu.

Mühendislik Fakültesi, Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi, Fen-Edebiyat Fakültesi’nin tüm bölümleri ile Teknoloji Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesi’nin bazı bölümlerinin akreditasyonu tamamlanan Sakarya Üniversitesi, bu alandaki rekoru elinde tutuyor. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) kalite ve akreditasyon temelli yeni vizyonu doğrultusunda bu süreçlere ağırlık veren Sakarya Üniversitesi, stratejik yönetim ve kurumsal yaklaşıma verdiği önem ile hedeflerine emin adımlarla ilerliyor.

Dünyadaki tüm kalite ve akreditasyon süreçlerine büyük oranda uyumlu bir model geliştirdiklerini dile getiren Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, bölümlerin akreditasyonu konusunda büyük başarı elde ettiklerini, tüm fakültelerin akreditasyon sürecine girdiğini söyledi. Her yerde geçerliliği olan bir model kurduklarını aktaran Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Üniversitemizin modeli evrensel bir modeldir. Bu yönetim modelimizin başında liderlik modeli var. Üniversite olarak dünyadaki değişime açık, kendini sürekli geliştiren iyi öğrenciler yetiştirme amacındayız. İyi mezunlar yetiştirmek için çabalıyoruz. Sıralamalarda en üstte olmak için elimizden geleni yapıyoruz” dedi.

Yükseköğretim Kurulu’nun da son iki yıldır en çok önem verdiği konulardan birinin üniversitelerin karnesi olduğunu belirten Prof. Dr. Elmas, “YÖK’ün bu konuyu önemsemesi ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın akreditasyon sürecinde üniversiteler arasında rekabetin oluşması ve bunun sonucunda eğitim öğretim kalitesinin daha da artacağı yönündeki söylemleri bizi akreditasyon konusunda oldukça motive etti. Çalışmalarımız devam ediyor. Mevcut programlara Eğitim Fakültesi, siyasal Bilgiler Fakültesi ve İşletme Fakültesi programlarını da akredite yolunda hızlı adımlarla ilerliyoruz” şeklinde konuştu.