kategori Arşivleri: Ekonomi

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tarımın gelişiminde Ticaret Borsası işbirliğine Başladı

Tarımın gelişiminde Ticaret Borsası ile önemli işbirliği

Sakarya’da tarımın daha ileri bir seviyeye gelmesi için Sakarya Ticaret Borsası ile işbirliği protokolü imzalayan Başkan Yüce, “Hem bitkisel hem de hayvansal üretimin endüstriyel boyutunda emin adımlarla ilerlemekteyiz. Bu ilerlemenin lokomotifi ise Sakarya Ticaret Borsasıdır. Bu kapsamda çok önem verdiğimiz Sakarya Ticaret Borsası ile dostluk, kardeşlik ve işbirliği kararlılığı doğrultusunda protokol imzaladık” dedi.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi ile Sakarya Ticaret Borsası arasında şehrin kalkınması, ortak faydalar ve projeler üretilmesi konusunda işbirliği protokolü gerçekleştirildi. AKOM’da yapılan toplantıya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Adem Sarı, Genel Sekreter Yardımcısı Bedrullah Erçin ile çok sayıda basın mensubu katıldı. Sakarya’da tarımsal faaliyetleri bir adım daha ileri taşımak istediklerini belirten Başkan Yüce, işbirliği anlaşmasının şehrimize hayırlı olmasını diledi.

Ülkemizin önde gelen Şehirlerinden biri

Başkan Ekrem Yüce, “Sakaryamızı daha ileri noktaya taşımak için sektörel bazda kurumlarla işbirliğini çok önemsiyoruz. Tarım sektörü özellikle Sakaryamız için olmazsa olmazımızdır. Sakarya, tarımsal faaliyetlerde ülkemizin önde gelen şehirlerindendir. Hem bitkisel hem de hayvansal üretimin endüstriyel boyutunda emin adımlarla ilerlemekteyiz. Bu ilerlemenin lokomotifi ise Sakarya Ticaret Borsasıdır. Bu kapsamda çok önem verdiğimiz Sakarya Ticaret Borsası ile dostluk, kardeşlik ve işbirliği kararlılığı doğrultusunda protokol imzaladık. Bu işbirliği protokolünün şehrimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

Sakarya için tarım çok önemli

Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Adem Sarı, “Biz göreve geldiğimiz günden bu yana hep tarımı ön planda tuttuk. Tarım ile gündeme gelmeye çalıştık. Bu sebeple Sakaryamız için tarım çok önemli bir konumdadır. Büyükşehir Belediye Başkanımız da tarımı çok önemsiyor. Bu konuda Büyükşehir Belediyesi ile borsamızın birçok projesi örtüşüyor. Bu konuda yapacağımız işbirliği ile şehrimizi tarım ile teknolojiyi birleştireceğiz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem Yüce’ye desteklerinden ötürü teşekkürler ediyorum” dedi

Hem ihracatçılara hem de üreticilere hizmet veriyorlar

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu ve Üye İlişkileri Timi ile sahada

Hem ihracatçılara hem de üreticilere hizmet veriyorlar

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (EYMSİB) Yönetim Kurulu ve Üye İlişkileri Timi ile sahada. EYMSİB Yönetim Kurulu ve Üye İlişkileri Timi hem ihracatçıların, hem de üreticileri dinleyerek sorunlarına çözüm üretiyor.

Türkiye’ye 2018 yılında 831 milyon dolar döviz kazandıran ve 2019 yılı için 1 milyar 50 milyon dolar ihracat hedefi koyan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği tarafından, üyelerin taleplerine hızlı çözümler geliştirmek amacıyla kurulan Üye İlişkileri Timi, Birliğin yaptığı ihracatın yüzde 95’ten fazlasını gerçekleştiren 406 üyeyi bire bir ziyaret ettikten sonra, ihracata giden ürünlerin kalitesinin arttırılması amacıyla yaş meyve sebze üreticilerini bilgilendirmek için harekete geçti.

Ege İhracatçı Birlikleri’nden yapılan yazılı açıklamaya göre; Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, 2018 yılı Nisan ayında üyeye daha fazla dokunma hedefi göreve geldiklerini, görev sürelerinde çok sayıda üyeyi işletmelerinde ziyaret ettiklerini, 2018 yılı Ekim ayında bir ziraat mühendisi ve bir üye ilişkileri uzmanından oluşan“Üye İlişkileri Timi” kurduklarını kaydetti.

EYMSİB Üye İlişkileri Timi’nin zaman içinde Ege Bölgesi’nde, İzmir, Manisa, Aydın, Uşak, Afyon, Denizli, Muğla, Balıkesir illerinde yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerinde faaliyet gösteren üyelerinin tamamına yakınını ziyaret ettiğini anlatan Uçak, “Sonraki süreçte üreticileri bilinçlendirme faaliyetlerine de ağırlık vermeye başladık. Bu süreçte biz de Yönetim Kurulu olarak üye ziyaretlerimizi kesintisiz sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

İhracatta, üreticilerin tarımsal alanda kullandıkları ilaçlar yönünden kalıntısız ürün, ithalatçı ülkelerin beklentilerine uygun kalite ve standartlarda üretimin hayati derecede önemli olduğuna dikkati çeken Uçak sözlerini şöyle sürdürdü; “İhracat hedeflerimize ulaşmamız için meyve sebze üretiminin sağlıklı olması çok önemli. Bu nedenle, Üye İlişkileri Timimiz Tarım ve Orman Bakanlığı İl ve İlçe Müdürlükleri, Ziraat Odaları ve Tarımsal Kooperatifler ile işbirliği içerisinde üreticileri bilinçlendirmek için sahada çalışıyorlar. EYMSİB Yönetim Kurulu’nun katılımıyla 2019 yılı içinde Kemalpaşa ve Afyonkarahisar Sultandağı’nda kiraz üreticileri ile, Alaşehir’de ise üzüm üreticileri ile yaptığımız toplantılar Yönetim Kurulumuz ve Üye İlişkileri Timimizin başarılı çalışmaları sayesinde yoğun katılımla gerçekleşti.”

Üye ilişkileri ekibinin İzmir, Manisa, Aydın, Uşak, Afyon, Denizli, Muğla ve Balıkesir’de yerleşik üyelerin devlet yardımları, tarımsal iadeler başta olmak üzere; Ege İhracatçı Birlikleri, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve diğer kurumlarla olan ilişkilerinin sağlıklı yürümesi adına danışmanlık hizmeti verdiğini dile getiren Uçak, EYMSİB Üye İlişkileri Timinin, 8 ilde 255’i meyve sebze mamulleri ihracatçısı, 151 tanesi yaş meyve sebze ihracatçısı 406 firmayı en az bir kez ziyaret ettiğinin altını çizdi. Uçak, “EYMSİB Üye İlişkileri Timi üyelerin talep ve isteklerini yazılı rapor olarak Yönetim Kurulu’na sunarken, Yönetim Kurulu’nda konuyla ilgili alınan kararlar ve çözüm önerileri doğrultusunda yapılması gereken işlemleri gerçekleştiriyor, söz konusu talep ve istekler ile ilgili çalışmalar ve gelişmelerle ilgili ivedilikle üyelere geri bildirimler yapıyor. Ayrıca aylık sektör raporları hazırlıyor, yaş meyve sebze üretim bölgelerinde düzenlenen periyodik toplantıların hazırlıklarını sürdürüyor” diyerek sözlerini noktaladı.

Gizemfrit Sakarya Medyası ile iftarda buluştu

Sakarya’da kurulan ve bugün dünyanın ikinci büyük emaye kaplama üreticisi olan Gizemfrit

Güral Sapanca’da gerçekleşen iftara Gizemfrit Genel Müdürü Veysi Küçük ve Gizemfrit Kurumsal iletişim Müdürü Batuhan Basalak ‘da katılım gösterdi. Gizemfrit Sakarya Medya mensuplarıyla
iftarda bir araya geldi. 

Gizemfrit Genel Müdürü Veysi Küçük, “Gizemfrit ailesiyle bir arada olduğumuz her an benim için değerli. Ancak Ramazan ayında bir araya gelmemiz bu geceye ekstra bir önem katıyor. Sevgi, kardeşlik ve merhamet duygularının yüceldiği, hoşgörü, yardımlaşma ve maneviyatın arttığı Ramazan ayını birlikte geride bırakıyoruz. Tüm Gizemfrit ailesinin Ramazan Bayramı’nı da şimdiden kutlarım” dedi.

1979 yılında, Adapazarı Göktepe’deki fabrikasında ilk üretimini gerçekleştiren Gizemfrit, bugün Sakarya’nın Hendek ilçesinde 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan 30.000 m2’si kapalı toplam 60.000 m2’lik modern ve son teknolojiyle donatılmış tamamen otomatik tesislerinde, seramik, emaye, yapışmaz kaplamalar ve pigmentler olmak üzere 4 farklı ürün grubunda, toplam 1000’den fazla çeşitle üretimini her geçen gün arttırarak sürdürmektedir.

2015 yılı itibariyle Akkök Şirketler Grubu’na dahil olan Gizemfrit’in ürünleri; fırın, termosifon, mutfak gereçleri, alüminyum, döküm, seramik karo, vitrifiye, porselen, medikal porselen ve cam gibi malzemelerin, dekoratif ve koruma amaçlı olarak kaplanmasında kullanılmaktadır. Tüm ürünler çevre dostu olduğu gibi seramik, inşaat, emaye, beyaz eşya sektörlerinde kullanılan ürünler hijyen ve temizlik açısından da insan sağlığına herhangi bir zarar vermemektedir.

Emaye ve seramikte Türkiye’de %70 civarındaki pazar payına sahip olan Gizemfrit, yılda 132.500 tona çıkan üretim kapasitesi, Türkiye ve İspanya’da 400’den fazla çalışanı, 1000 kişiye varan dolaylı istihdamı, 6 kıtada yer alan 60 ülkedeki müşterileri ve %13 global pazar payı ile dünyanın en büyük 2.üretici firması olup, Türkiye’de sektörünün lideri konumundadır. Türkiye’nin en büyük bor ürünleri tüketen firması olan Gizemfrit, dünyanın pil dışı en büyük lityum kullanıcılarındandır.

Ayrıca Gizemfrit 2017 yılı itibariyle, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO 500)” listesinde de yer almaktadır.

Gizemfrit tesisleri, bünyesinde barındırdığı son teknoloji ile donatılmış olan üst düzey Ar-Ge Merkezi ile her türlü mineral ile inorganik yapıyı test ve analiz edebilecek teknik yeterliliğe sahiptir.

Kurulduğu günden bu yana, inovatif ve özel ürünleriyle üretim mükemmeliyetini yakalayan Gizemfrit, sektörde kalıcılığını pekiştirip, dünya liderliğine bir adım daha yaklaşarak İspanya’da faaliyet gösteren Megacolor firmasını 2018 yılı itibariyle bünyesine katmıştır. Seramik sektörüne yön veren Castellon bölgesinin en önemli oyuncularından biri olan Megacolor, inkjet mürekkebi ve pigment üretimi gerçekleştirirken Çin ve Meksika’da da iştirakleri bulunmaktadır. Seramik sektöründe büyük yankı uyandıran işbirliği ile Gizemfrit küresel hedeflerine her geçen gün daha emin adımlarla yürümektedir.

Türkiye’nin en önemli 500 sanayi kuruluşu içinde yer alan Gizemfrit’in ihracat yaptığı ülkelerin başında ise, Çin, Brezilya, Almanya, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Avustralya, İngiltere, ABD, Bulgaristan, Cezayir, Mısır, Hong Kong, Ukrayna, Ürdün, Fas ve Fransa gelmektedir.

​Üretimde kaliteyi ve çeşitliliği en uygun fiyatlarla müşteri memnuniyetinden taviz vermeden sağlayan Gizemfrit, başarısını daimi kılmak için sürekli bir çalışma içerisindedir.

EMAYE NEDİR?

Sodyum, potasyum, lityum, baryum, kalsiyum, çinko, magnezyum, stronsiyum vb. elementlerin oksitlerinin kullanım yeri ve özelliğine göre aluminyum oksit, titanyum dioksit, zirkon dioksit, fosfor penta oksit, flor vb. ihtiva eden borosilikat camın sırçalaştırılıp, toz veya sulu olarak hazırlanan kaplama malzemesine emaye denir.

ELEKTROSTATİK VE KONVANSİYONEL FRİTLERİMİZ

  • Astar Fritler
  • Üst Kat Fritler
  • Süper Opak Fritler
  • Yarı Opak Fritler
  • Kendinden Renkli Fritler
  • Asit Dayanıklı Astar ve Üst Kat Fritler
  • Termosifon Fritleri
  • Özel Kullanım İçin Kuvvetli Asit Dirençli Fritler
  • Transparant ve Yarı Transparant Fritler
  • Kolay Temizlenir Fritler
  • Majolik Fritler
  • İki Kat Tek Pişirim Fritler
  • Pirolitik ve Katalitik Fritler
  • Değirmen Katkıları
7632.tif_Emaye Çözümleri
72432.tif_Emaye Çözümleri
73832.tif_Emaye Çözümleri
75632.jpg_Emaye Çözümleri
76632.JPG_Emaye Çözümleri

SERAMİK FRİT NEDİR ?

Seramik frit, seramik ürünlerin kalite ve albenisini doğrudan etkileyen, stratejik öneme sahip en önemli girdi malzemelerinden biridir. Seramik ürünlerin yüzeyini kaplayan sırların ana hammaddesi olan seramik frit, tek başına yarı mamul olup, amorf yapılı camdır.

Değişen teknolojilere uyum sağlayacak, alt yapı ve donanım imkânlarını en modern şekilde tamamlamış olan Gizem Frit; yerli ve yabancı seramik sektöründeki gelişme ve yenilikleri yakından takip ederek, seramik frit pazarının yenilikçi ve dinamik bir şirketi olma yolunda hızla ilerlemektedir.

Gizem Frit, Türkiye’nin seramik frit ihtiyacını tümüyle yerli imkân ve iş gücüyle karşılamayı, bugüne kadar döviz kaybına neden olan bu yarı mamul ürünü ihraç ederek, Türkiye’ye döviz kazandırmayı kendisine hedef edinmiştir.

74236.jpg_Seramik Çözümleri
72836.JPG_Seramik Çözümleri
72036.TIF_Seramik Çözümleri
7236.tif_Seramik Çözümleri
710835.tif_Seramik Çözümleri
78635.jpg_Seramik Çözümleri

SERAMİK SEKTÖRÜ ÜRÜN ÇEŞİTLERİMİZ;

  • Duvar Karosu (Monoporosa ve Çift Pişirim) için Opak, Şeffaf ve Mat Fritler
  • Yer Karosu ve Sırlı Porselen Karo için Opak, Şeffaf ve Mat Fritler
  • Titanyum Oksit İçerikli Fritler
  • Süs – Sofra Seramik Fritleri
  • Artistik Sırlar
  • Yüksek Genleşmeli ve Ergitici Fritler
  • Kompoze Sırlar
  • Kompoze Engoblar
  • Dijital Mürekkepler
  • Tasarım ve Dizayn Çözümleri

YAPIŞMAZ (NON-STİCK) KAPLAMALAR

Floropolimer Bazlı Kaplamalar

Floropolimer bazlı kaplamalar, flor atomlarıyla doymuş uzun ve düz bir karbon zincirinden meydana gelmiş moleküler yapı, atomlar arasındaki kuvvetli bağlar sebebiyle oldukça inert özelliklere sahiptir. Düşük sürtünme katsayısı dolayısıyla aşınma direncine ve kimyasal dirence sahip bir malzeme olan floro polimerler hiçbir maddeye yapışmaz. Diğer polimerlere göre daha yüksek sıcaklık dayanımları ve geniş bir çalışma sıcaklığı aralığına sahip olmaları sebebiyle birçok sektörde yaygın olarak kullanılırlar.

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Hamdi Yuluğ dahil
74037.tif_Fonksiyonel Kaplamalar

Yüksek performanslı floropolimerik reçine içeren Gizflon yapışmaz kaplamalar; pişirme ürünlerinde, endüstriyel mutfak ekipmanlarında kullanılan, uluslararası standartlara göre üretilen sprey ile uygulanabilir yapıda ürünlerdir.  Gizflon yapışmaz kaplama, metal yüzeyine doğrudan uygulanır. Kaplamanın metal yüzeye yapışmasını sağlamak için yüksek sıcaklıktaki fırınlarda pişirilir. Son haline gelen kaplama ile dayanıklı ve yapışmaz bir yüzey elde edilir.

Seramik Kaplamalar

Sol-jel prosesi, bir sıvı faz içinde bulunan katı taneciklerden oluşan kollodiyal süspansiyonların (sol) ve sonrasında sürekli bir sıvı faz içerisinde üç boyutlu katı inorganik ağ yapılarının (jel) oluşmasını içerir.

76037.tif_Fonksiyonel Kaplamalar

Sol-jel teknolojisi kullanılarak üretilen Gizcer yapışmaz (non-stick) seramik kaplamalar;

  • İnorganik bileşimi ile çevre dostu bir üründür.
  • Fırınlama süresi ve gerekli sıcaklık ihtiyacı düşüktür, enerji tasarrufu sağlar.
  • Diğer yapışmaz kaplamalara göre %50 daha az karbondioksit yayar.
  • Isı iletimi yüksektir, ısıyı uygulanan materyalin her noktasına eşit olarak iletir. Kısa sürede daha az enerjiyle kaliteli sonuçlar alınmasını sağlar.
  • Temizlenmesi çok kolaydır.
  • Diğer yapışmaz kaplamalara göre daha parlaktır ve daha fazla renk alternatifi sunmaktadır.
76238.jpg_Fonksiyonel Kaplamalar

ALUMİNYUM FRİTLER

Günümüzde alüminyum emaye, tencere, tava ve ocaklar gibi pişirme gereçleri sektöründe oldukça fazla kullanılmaktadır. Aynı zamanda boyanın dayanabileceğinden çok daha yüksek sıcaklıklara erişen elektrikli ev aletlerinde kullanılmaktadır. Bunlara örnek olarak tost makineleri , ütü ve fırınlar verilebilir. Emayelenmiş alüminyum plakaların diğer kullanım alanları inşaat sektörü olup özellikle tünellerde koruyucu hat olarak, uyarı levhalarında ve dekoratif olarak mimari panellerde kullanılmaktadır. Ülkemizdeki kullanım alanı pişirme kapları ile sınırlı kalmaktadır. Isıya dayanım özelliğine ilave olarak, aynı derecede önemli bir diğer avantajı da ağırlığıdır. Dengi olan çelik gereçlerden çok daha hafiftir.

Çelik alaşımlarla kıyaslandığında, alüminyum alaşımlar düşük erime noktası ile daha fazla şekillendirilebilir. Hafiftir, ısıyı daha iyi iletir ve daha yüksek özgül ısıya sahiptir, daha fazla genişleyip uzayabilir.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar, takım elbise ve iç mekan

Çok düşük erime noktasına sahip olan fritler, yaklaşık 400 °C’de yumuşar ve 550 °C’de pişer ve yüksek genleşme katsayısına ( yaklaşık 450*10-7 ) sahiptirler. Bu iki ana özelliğin sonucu olarak alüminyum için en uygun emayeler alkali oksitçe zengin olan fritlerdir.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava


 

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava

CAM FRİTLERİ

Camın taşıtlarda, inşaatlarda, ev  eşyalarında, tıpta, yiyecek ve içecek sektöründe, mutfak aletlerinde, bilimsel amaçlı, dekorasyon ve sanatsal amaçlı kullanımları mevcuttur.
Bu durumu pencere camı, resim çerçevesi camı, cam masa, cam raf, züccaciye, otomobil ön camı ve fırın kapağı camı şeklinde detaylandırılabilir. Nerede kullanıldığına bağlı olarak camın taşıması gereken özellikler değişmektedir ve biz Gizem Frit olarak camın bu özelliklerine uygun cam emayelerini üretmekteyiz.

Cam Emayesinde Aranan Özellikler ve Kullanım Alanları ;

Fırın kapağında kullanılan emayenin rengini koruması, sıcaklık değişimine, kimyasal dirence sahip olması ve çatlamaması. Otomotiv camlarında kullanılan cam emayenin basınca direnç göstermesi ve çatlamaması iklimsel farklılıklara karşı ve kimyasal dayanıklılık önemlidir. Işık Geçirgenliği pencere camı, resimlik cam, otomobil ön camı ve fırın kapağı için öncelikli bir özelliktir.

Pigmentler, metal iyonların yüksek sıcaklıklardaki katı hal reaksiyonları ile oluşur. İlave edildikleri ortam ile kimyasal veya fiziksel olarak reaksiyona girmeyen ve ortamda çözünmeyen katılardır. Temelde organik pigmentler ve inorganik pigmentler olarak sınıflandırılmaktadırlar. Pigmentler, renk vermenin yanı sıra, opaklık, katılık, dayanaklılık ve korozyana karşı direncin artırılmasına da katkıda bulunurlar.

77634.tif_Pigment Çözümleri
711233.tif_Pigment Çözümleri
79833.TIF_Pigment Çözümleri
78433.tif_Pigment Çözümleri

Gizem Frit, Türkiye ve uluslararası pazarın önemli bir pigment sağlayıcısı olarak, tüm renk skalasını, yüksek teknolojik alt yapıya sahip tesislerinde üretmektedir.

  • SİYAH PİGMENTLERİMİZ
  • SARI PİGMENTLERİMİZ
  • TURUNCU PİGMENTLERİMİZ
  • YEŞİL PİGMENTLERİMİZ
  • MAVİ PİGMENTLERİMİZ
  • KIRMIZI PİGMENTLERİMİZ
  • KAHVERENGİ PİGMENTLERİMİZ
Görüntünün olası içeriği: Fehmi Duman, çiçek, bitki, açık hava ve doğa
Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar, masa, yiyecek ve iç mekan
Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, masa, çocuk, yiyecek ve iç mekan
Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, oturan insanlar, masa ve yiyecek
Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, oturan insanlar, masa ve açık hava

Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi’nde Çocuk Şenliği düzenlenecek.

Balkanların ve Türkiye’nin en büyük interaktif çocuk müzesi olan Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi’nde Edirne Belediyesi tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle Çocuk Şenliği düzenlenecek. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Edirneli çocuklar doyasıya eğlenecek; birbirinden farklı aktivitelerle unutulmaz anlara tanıklık edecekler.

23 Nisan Salı Günü gerçekleştirilecek etkinlikler için Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi’ne girişler ücretsiz olacak. Saat:13.00 ile 18.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek olan 23 Nisan Çocuk Şenliği’nde İllüzyon Gösterisi, Sihirbaz Gösterisi, Halk Oyunları Gösterisi, Maskot Bando, Kukla Gösterisi, Animasyon Gösterisi sahnelenecek. Ayrıca çocuklar geleneksel sokak oyunları ile doyasıya eğlenecek.  Çocuklar aynı zamanda sürpriz hediyelerle de buluşacak.

“Bir insanın anavatanı çocukluğudur. Biz çocuklarımızın anavatanına sevgi tohumları ekmek istiyoruz” diyen Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, tüm çocukları aileleri ile birlikte 23 Nisan Salı Günü Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi’nde düzenlenecek olan Çocuk Şenliği’ne davet etti.

Gürkan, “Değerli Edirneliler, Sevgili Çocuklar; Cumhuriyet’imizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyada ilk ve tek olarak Türk çocukları ile beraber bütün Dünya Çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun. Bu vesile ile gelecek neslin, çocuklarımızın, evlatlarımızın bayramını kutluyorum. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi ‘Cumhuriyeti ilelebet payidar kılacak olan çocuklarımızı, gençlerimizi sevgiyle kucaklıyorum. Bayramımız kutlu olsun” dedi.

Ankara Üniversitesi’nden BESD-BİR Başkanı ve Beypiliç Genel Müdürü Dr. Sait Koca’ya Ödül

Ankara Üniversitesi’nden BESD-BİR Başkanı ve Beypiliç Genel Müdürü Dr. Sait Koca’ya Ödül

Ankara Üniversitesi Türkiye’de Tarım Öğreniminin 173. Yılı kutlama törenleri kapsamında Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği Derneği (BESD-BİR) Başkanı ve Beypiliç Genel Müdürü Dr. Sait Koca, tavukçuluk sektörünün gelişimine yapmış olduğu üstün katkı ve başarıları nedeniyle “Tarım ve Çevre Hizmet” ödülüne layık görüldü.


Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin bu sene ilk defa 3 kategoride verdiği ödüllerden “Tarım ve Çevre Hizmet” ödülünü BESD-BİR Başkanı Dr. Sait Koca aldı. Türkiye’de tarım ve çevre alanında bilimsel ve toplumsal gelişmesi ve ilerlemesine önemli katkılarda bulunarak hizmet etmiş kişiye verilen ödül, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bilim, Teşvik ve Hizmet Ödülü Yürütme Komitesi tarafından belirlenmiştir.

Sektörde hem başarılı akademik geçmişi hem de profesyonel hayatındaki titizlikle anılan Beypiliç Genel Müdürü Dr. Sait Koca, 31 Ocak 2012 yılında BESD-BİR Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenmiş ve hala devam ettirmektedir. Profesyonel hayatında uzun yıllardır kanatlı eti sektörü için gerçekleştirdiği başarılı çalışmalarını, yedi yıldır da dernek faaliyetleri ile birleştirerek, şu an yaklaşık 5 milyar dolar cirosu olan ve dolaylı olarak 3 milyon kişiyi istihdam eden sektöre çok önemli katkılar sunmaktadır.

Dr. Sait Koca, Dernek çatısı altında Başkanlık yaptığı süreçte yaşanan krizlere rağmen kanatlı eti sektörünün geliştirmek ve büyütmek için çok ciddi çabalarda bulunmuştur. Koca’nın başkanlığında; üretim %26, ihracat % 36 artmıştır. İhracat yapılan ülke sayısı 66’dan 75’e çıkmıştır. Özellikle Japonya gibi kaliteli ürün tedarikçisi bir ülke onun döneminde kapılarını Türk kanatlı etine açmıştır. Kişi başı kanatlı eti tüketimi ise 20,5 kg dan 24 kg’a yükselmiştir.

Dr. Koca, vizyoner yapısıyla her zaman sektörü geleceğe hazırlamış ve çiftlikten çatala süregelen tüm süreçte “gıda güvenliği” ve “halk sağlığı” ilkelerine gerekli hassasiyeti layıkıyla göstermiş ve uluslararası normlar çerçevesinde üretim yapan sektörü gelişerek büyütmek için çok çaba sarf etmiştir. Çünkü Koca bir ülkenin gelişmesinin en önemli yapı taşlarından birisinin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenen nesiller ile olacağını bilmekte ve bundan dolayı sektörün sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesinin ne kadar önemli olduğunu farkındadır. Her zaman bunun için çalışmış, başarılı projelere imzalar atmış ve gelecek dönemde de yeni çalışmaları hayata geçirmek için çalışmaya devam etmektedir.

Ruslar termallere hayran kaldı

Termal Su Cenneti HAYMANA

Ruslar termallere hayran kaldı

Termal Sağlık Turizm Derneği’nin (TESTUD) organizasyonunda ilk kezülkemizdeki termallere gelen Rus tur operatörü, sağlık turizmi yetkilileri, gazeteciler,Türkiye’deki termallerin Antalya örneğinde olduğu gibi tanıtılması durumunda Avrupa’darakibi olmayacağını söylediler.

Rusya’da yaklaşık 6 aylık görüşmeler sonrası 90 kişilik turizm heyetininilk ayağı olan 34 Rus yetkili, Ankara’daki termaller ve sağlık kuruluşlarıhakkında bilgi aldı.

     

Termalleri ile ünlü Haymana beldesindeki Grannos Termal Otel’de düzenlenen toplantıya katılan Ural bölgesinin en büyük tur operatör firması RT Plus’ınsahibi Galina Tereshcenko, Türkiye’ye geldiklerinde müziğinden, cam akustiğine,sıcak karşılamadan, olağanüstü sağlık hizmetlerine kadar çok üst düzeyde birtablo ile karşılaştıklarını kaydetti.

-Türkiye, Antalya’dan ibaret sanılıyor-

Yemeklerden, hijyene kadar tüm detayları taktirle karşıladıklarını, ancak kendinin bile bu işe yoğunlaşmasına karşın Türk termalleri konusunda hiç bir tanıtım görmediğini ifade eden Galina Tereshcenko, şunları söyledi:

“Bizler sürekli kapımızı çalan Çekya, Slovenya gibi gölleri ile ünlü ülkelere çok fazla sayıda Rus gönderiyoruz. Türkiye ise Antalya’dan ibaret sanılıyordu. Ta ki TESTUD’un bu zenginliği bize aktarana kadar. Şimdi bu zenginliği yerinde gördüğümüzde Türkiye kaplıcalarına daha fazla odaklandık.Sizden çok daha fazla tanıtım yapmanızı bekliyoruz. Buradaki herkes Türkiye termallerinden etkilendi ama tanıtım ile desteklemeniz, Antalya bölgesinde olduğu gibi fuarlar ile bizlere daha fazla anlatmanız gerekiyor. Ayrıca gelişten gidişekadar tüm ayrıntıları ile bizlere listeler çıkarmanız gerekiyor. Avrupa’ya göre çok daha ucuz bir o kadar daha iyi olan bu tesisler her yıl binlerce turisti ağırlayabilecek kapasitede.”

Haymana Belediye Başkanı Özdemir Turgut da, her kadının güzel olduğunu ancak,Haymana kaplıcalarına giren kadın daha güzel olduğunu savunarak, tüm Rus termaltutkunlarını beldesine davet etti.

Otomatik alternatif metin yok.

Turizm yatırımcısı Kürşat Özdemir ise, Haymana suyunun 3 gün içinde cildi güzelleştirdiğini savundu.

330 gramı 500 dolar olan dünyaca ünlü bir kremde Haymana suyu kullanıldığını ifade eden Özdemir, “Buraya gelirseniz böylesi pahalı bir kremi kullanmaya gerek kalmaz” dedi.

Otomatik alternatif metin yok.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve ayakta duran insanlar

TESTUD Başkanı Yavuz Yılık da, dünyanın en güzel termal tesisleri, en zengin su kaynakları, en güler yüzlü tesis işletmecileri ve personelinin ülkemizde olduğunu belirterek, “Aynı zamanda eş zamanlı alternatif turizm çeşitlerinesahip bir ülkeyiz ve coğrafi konumumuz ile 3 saatlik uçuşla onlarca ülke bize ulaşabiliyor ama ne yazık ki termallerimize bu zamana kadar yeterince turist çekemedik”dedi

-Termal turizmi için bir milat

Termal Sağlık ve Turizm Derneği’nin yaklaşık 6 ay önce bu sorunu gidermek üzere kurulduğunun altını çizen Yılık, şunları söyledi:

“Bu kapsamda ilk durağımız şüphesiz ki bizim için en önemli ülkelerden biri olan komşumuz Rusya oldu. Rusya’ya o kadar sık gittik geldik ki burayı adeta yol yaptık. Biliyorduk ki helva yapmak için buradaki potansiyeli değerlendirmemiz şarttı. Kuzeyin soğuk ülkesinde ağır maden ve sanayi kuruluşlarında dünya ekonomisine katkı sağlamaya çalışan çok değerli Rus kardeşlerimiz, güzelliklerine güzellik katmak isteyen Rus kadınlar, bu ülke deşifa arayan 7’den 70’e herkesle zenginliklerimizi paylaşabilirdik ve yanılmadık. Henüz 3-5 ay olmasına karşın bugün buradasınız; Anadolu’nun tam merkezinde Türkiye’nin başkentindesiniz. Sizlerle bugün güzel bir başlangıca imza atıyoruz. Bu nedenle bugün aslında termal turizmi için bir milat.Bizler kısa süre içerisinde dost ülke Rusya’dan sayıları yüz binlerle ifade edilen turistin termal tesislerimize geleceğini ön görüyoruz. İşte bu noktada tüm termal işletmecilere tesislerinde gereken revizyonları yapmalarını özellikle FTR merkezlerini tamamlamalarını, personel eğitimlerini en kısa sürede tamamlamalarını öneriyoruz. Bu çabamız belki de termal tesislerimizi turizmimizin merkezi haline getirecek. Bu vesileyle başta Rus konuklarımız olmak üzere herkese hoş geldiniz diyor, şifa diliyorum.”

Otomatik alternatif metin yok.

Otomatik alternatif metin yok.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve ayakta duran insanlar

Başkan Turgut, Rus turistleri Haymana’ya davet etti

Haymana termalleri tanıtım filminin gösteriminin ardından bir konuşma yapan Haymana Belediye Başkanı Özdemir Turgut, Rus tur operatörleri ve sağlık kuruluşu temsilcilerini “Dünyanın En İyi Termal Suyu” olarak tescillenen Haymana termallerine davet etti. Haymana Termal suyunun özellikle anti aging yani yaşlandırmayı geciktirici özelliğine vurgu yapan Başkan Turgut “Haymana kaplıcaları dünyanın en önemli termal su kaynaklarından birisidir. 44,5 derecede çıkan su, hiçbir katkı ya da soğutma işlemine maruz kalmadan doğrudan kullanılır. Bu özelliği ile Haymana suyu, diğer kaplıca ve su kaynaklarından ayrılır. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Zeki Karagülle başkanlığındaki bir heyet tarafından yapılan bilimsel analizler sonucu Haymana suyunun dünyanın en iyi kaplıca suyu olduğu tescillendi. “ dedi.

HAYMANA ile ilgili görsel sonucu

İlk Çağda Haymana

Haymana, yontma taş devri, cilalı taş devri ve maden devrine uzanan bir geçmişin izlerini taşımakta, Hitit, Frigya, Pers, Galat, Roma-Bizans hakimiyetine şahit olmuş, Kral Yolu üzerinde bulunan bir yerleşim yeridir.Haymana, Gavur Kalesi kazılarında ortaya çıkan kültür, tabakalarından anlaşıldığına göre üç kavmin yerleştiği bir belde olmuştur. İlk yerleşim kavim olan Hititler, M.Ö. 2000 yılı başlarında Orta Asya’ dan Kafkaslar üzerinden Anadolu’ ya giren ve büyük bir imparatorluk kurarak 600 sene Anadolu’ da yaşayan bir kavimdir. M.Ö. 1600 yıllarında yapıldığı sanılan Gavur Kalesi bu kavmin Haymana uygarlığının tek kanıtıdır. Kayadaki kabartmaların ve duvar kalıntılarının tarihleri hakkında arkeologların birleştiği nokta, M.Ö. 2000 yıllarının ortasıdır. Bu harabelerin duvar tasvirlerindeki elbiselerden anlaşıldığına göre, Hitit eseri olduğu kesinlik kazanmıştır. Hititlerden sonra Haymana çevresinde medeniyet kuran kavim Friglerdir. M.Ö. 1200′ lerde, Ege göçleri dediğimiz kavimler göçüyle Anadolu’ ya gelenlerin içinde bir Trak kabilesi olan Friglerde bulunuyordu. Frigler, Hitiler’ in yıkılmasıyla onların sahip olduğu yerlerde Hattusaş, Alacahöyük, Pazarlı, Alişar gibi yanmış Hitit şehirlerinin üzerlerinde hüküm sürmeye başladılar. Hitit eseri olan Gavur Kale kazılarında yapılan ikinci kültür bölümünde, Frigyalıların Haymana civarında yaşadığı tespit edilmiştir.

Haymana’ ya Frigyalılardan sonra yerleşen diğer kavim de Galatlardır. Bugün Fransa topraklarında yaşayanGolvarların bir kolu olan Galatlar, İsa’ dan 278 sene önce Trakya’ dan Anadolu’ ya geçtiler. Bir süre Ankara, Galatların en büyük merkezi oldu. Bugünkü Haymana’ nın da içinde bulunduğu ve Romalıların adını verdikleri sıcak su mıntıkası anlamına gelen bölgede yaşadıkları tespit edilmiştir. Ankara ve civarı İ.Ö. 25′ te, Ağustos döneminde Romalı’ ların hakimiyetine geçti. Bugünkü kaplıcaların 1-1,5 Km. doğusunda Yılanteseri denilen mevkide bulunan harabeler Romalılar dönemine aittir. Romalılar bu bölgeyi şifa müessesi olarak kullanmışlardır.

HAYMANA ile ilgili görsel sonucu

Orta Çağda Haymana

Orta Çağ’ da ise 395-1073 yılları arasında hüküm süren Bizanslılar Ankara ve çevresinde yerleşmişler ve burası imparatorluk ordularının kışlık konaklama yeri olarak önem kazanmıştır. Haymana’ da bir çok yerde Bizans kalıntılarına rastlanmıştır. Culuk, Çalış, Cingirli, Durutlar, Emirler eski çalış, Kadıköy, Sarıgöl, Türk höyüğü, Yeniköy, Karahoca, Kara Süleymanlı, Kızılkoyunlu, İkizce, Boyalık, Çayırlı, Çerkezhöyük, Karaağızlı, Oyaca civarında bu döneme ait harabe ve mezarlar bulunmaktadır.

Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerinde Haymana

Daha önce Bizans hakimiyetinde olan Haymana 1127 yılından itibaren Selçuklu Türk hakimiyetine girdi. Selçuklular’ ın Haymana’ da kaldıklarını belgeleyen sadece iki tarihi yapı vardır. Bugün Haymana’ nın Kutluhan köyünün yakınında bulunan Kutluhan Camii ve miladi 1188 yılında yapılmış olan Yenice köprüsüdür. Ankara, Selçuklular’ dan sonra sırasıyla Moğollar’ ın amansız baskıları altında kalmıştır. Kösedağ yenilgisi sonucunda bir müddet İlhanlılar’ ın elne geçti. (1304) İlhanlılar’ ın Ankara’ yı ele geçirmelerinden sonra bozulan Anadolu Selçukluları’ nın ekonomik ve siyasi yapısı, bazı beyliklerin bağımsızlıklarını ilan etmesine yol açmıştır. Bu beyliklerden olan Osmanlılar ilk kez Ankara civarında yerleşmişler ve ilk yurtları da Haymana’ nın Karacadağ ( Altılar ) köyü civarı olmuştur.

Timur 1402 Ankara savaşını kazandıktan sonra Haymana ovasında ilerlemeye başladı ve böylece Haymana Timur İmparatorluğunun eline geçti. Haymana, Timur döneminden sonra Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı topraklarına katıldı. (1521) 16. Yüzyılın sonlarından Ankara Anadolu Eyaleti içinde kendi adıyla anılan bir sancağın ve aynı zamanda bir kadılık bölgesinin merkezi idi. Sancak Ankara, Ayaş, Yabanabad, Çubuk, Şorba, bacı, Yörük, Murtazabad, Çukancak kazaların ayrılmıştır.

Yörük kazası, büyük ve küçük Haymanalar ile Uluyörük, Aydınbeyli, Karakeçili diye adlandırılan ve sancağın güneyini kaplayan yörük bölgesini içine alıyordu. haymana 19 y.y. ilk yarısında 264 köye sahip olan bir kaza merkeziydi. Bugünkü Haymana ilçe merkezi başlangıçta Sivri köyündeydi. 1862′ büyük bir yangın sonucu hükümet konağı yanınca sivriden kaza merkezi halen Haymana’ ya 7 Km. uzaklıktaki Sarı Değirmen ( Elif ) köyüne yeni bie kza merkezi bulununcaya kadar geçici olarak nakl edilmiştir. Orada da 6 yıl kaldıktan sonra 1874′ te tekrar kazan’ ın sşimdiki yeşil yurt ( kadıköy ) koyune nakli icap etmiş ve 1880 yılında ise kasaba merkezi şimdiki yerine kurulmuştur. Kasaba yeri boş bir arazi olup o zamanlarda yalnız kaplıcaları ile tanınmakta idi.

Kurtuluş Savaşı Yıllarında Haymana

23.Ağustos.1921′ de başlayan ve 12.Eylül.1921′ de sona eren ve 22 gün 22 gece sürerek dünya meydan savaşları içerisinde en uzun süreli olan Sakarya Meydan Savaşın’ da Haymana’ nın stratejik önemini ve Haymana ve çevresinde Türk ve Yunan ordularının çarpışmalarını anlatmadan geçmek Siz ziyaretçilerimiz için büyük kayıp olacaktır. işte bu esnada Atatürk’ ün “Hattı müdafa yoktur, Sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” sözleri Haymana’ da söylemiş olması da yine Haymana’ nın Kurtuluş Savaşı sırasındaki önemini açıklayan bir delildir.

Mustafa Kemal, meclisi Ankara’ da toplayarak Ankara’ yı Türk devletinin başkenti yapmıştı. İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunanlılar yeni bir devletin kuruluşunu başından engellemek için işgal ettikleri batı topraklarımızdan Ankara’ ya doğru büyük bir hareket başlattılar. Bu harekatın sonunda Türk ordusu aldığı bir kararla birliklerini geri çekmeye başladı. Ta ki Haymana’ ya kadar.

Yunan birliklerinin Haymana’ ya gelerek Ankara’ yı tehdit etmesi gerek halk üzerinde ve gerekse Meclis’ te büyük sıkıntıların yaşanmasına neden oldu. Halk uzun konvoylar halinde Ankara’ dan daha güvenli yerlere; Kayseri, Sivas, Kırşehir’e doğru şehri terk etmeye başladı. Tam bir panik havası yaşanmakta idi. İşte bundan sonra Mustafa Kemal sahneye çıkarak 5.Ağustos.1921′ de Meclis’ ten başkomutanlık rütbesini alarak büyük yetki ve söz sahibi olarak orduların başına geçti. Artık Yunan’ ı Ankara’ nın burnunun dibinden atmanın zamanı gelmişti. Başkomutanlık karargahı Ankara-Polatlı karayolu üzerindeki Alagöz köyünde kurulur.

Amacı Ankara’ ya girerek Milli Mücadelenin merkezini dağıtmnak olan Yunan saldırısı 23.Ağustos.1921′ de başladı. 24.Tümen ve 47. Alaydan oluşan 1. Grubumuz Haymana’ nın kaltaklı mıntıkasını koruyacaktı. 24.Ağustos’ ta muharebe 90 Km.’ lik bir cephede hakiki şiddetine ulaştı. Ağırlık merkezi Beylikköprü’ den itibaren güneye doğru idi. Mevziler sürekli olarak el değiştiriyordu. Yunanlıların karşılaştıkları bu inatçı direniş karşısında ilk ümit kırıklarını 25.ağustos’ ta duydukları sanılır. Yunanlıların asıl hedefi Çaldağ zirvelerini ele geçirmekti. Sonraki günlerde kanlı çarpışmalar sonucunda nihayet Çaldağ’ da Yunanlılar’ ın eline geçti. Fakat Türk birlikleri yine de çekilmedi. Türk ordusu savaşın en kritik gününü 1.Eylül.1921′ de yaşamıştır. Yunan ordusu Haymana ve Çaldağ yönlerinde önemli gelişmeler göstermiştir. Türk Baş Komutanlığı bütün yedek birliklerini bu bölge de savaşa sürmüştür. Türk birlikleri haymana’ nın elden çıkmaması için çok kan dökmüş, ve mevcutları 30 ere inmiş yiyecek sıkıntısı çekmişlerdir.

Türk romanında Kurtuluş Savaşı’ nı en iyi anlatan eselerden biri hiç şüphesiz Yakup Kadri Karaosmanoğlu’ nun “Yaban” adlı romanıdır. Eserin en önemli sahnesi şöyledir ;

  • Biliyorum Beyim sende onlardansın, emme,

  • Onlar kim ?

  • Aha Kemal Paşa’ dan yana olanlar…

  • İnsan Türk olurda, nasıl Kemal Paşa’ dan yana olmaz ?

  • Biz Türk değiliz ki beyim.

  • Ya nesiniz ?

  • Biz İslâmız, Elhemdüllilllah… O senin dediklerin Haymana’ da yaşarlar. ( Sayfa 139 )

Kurtuluş savaşı sırasında Çal Tepesi’ nin stratejik bakımdan büyük önemi olmuştur. Bu savaşın en kanlı bölümü Haymana’ da cereyan etmiştir. En önemli mevkii de Çal Tepesi olmuştur. Nitekim başkomutan Mustafa Kemal’ de bunun farkındadır. O sıralar Ata’ nın yanından hiç ayrılmayan Halide Edip, gördüklerini daha sonra anılarında anlatmıştır.

Haymana’ nın şanlı tarihi hakkında elimizden geldiği kadar sizi bilgilendirmeye çalıştık.

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, otobüs ve açık havaHAYMANA ile ilgili görsel sonucu

Rus tur operatörleri sağlık turizmi için Haymana’da

Rus tur operatörleri sağlık turizmi için Haymana’da

Rusya’dan gelen tur operatörleri, Ankara’nın Haymana ilçesindeki termal otel ve sağlık kuruluşlarını gezdi.

Ankara’nın termal tesisleriyle ünlü ilçesi Haymana’da düzenlenen toplantıda, 34 kişilik Rus heyet ile Haymana Belediye Başkanı Özdemir Turgut ve Termal Sağlık ve Turizm Derneği (TESTUD) üyeleri yer aldı. Gerçekleşen toplantıda konuşan Başkan Turgut, bölgedeki termal kaynakları anlatarak, tüm Rus termal tutkunlarını Haymana’ya davet etti.

TESTUD’un kendilerine termal kaynaklar hakkında bilgi aktardığını anlatan Rus tur operatör firması yetkilisi Galina Tereshcenko, şunları söyledi:

“Türkiye’nin sahip olduğu bu zenginliği yerinde gördüğümüzde Türkiye kaplıcalarına daha fazla odaklandık. Sizden çok daha fazla tanıtım yapmanızı bekliyoruz. Buradaki herkes Türkiye termallerinden etkilendi ama tanıtım ile desteklemeniz, Antalya bölgesinde olduğu gibi fuarlar ile bizlere daha fazla anlatmanız gerekiyor. Ayrıca gelişten gidişe kadar tüm ayrıntıları ile bizlerle paylaşmanız gerekiyor. Avrupa’ya göre çok daha ucuz bir o kadar daha iyi olan bu tesisler her yıl binlerce turisti ağırlayabilecek kapasitede.”

TESTUD Başkanı Yavuz Yılık ise dünyanın en güzel termal tesislerinin, en zengin su kaynaklarının, en güler yüzlü tesis işletmecilerinin ve personelinin Türkiye’de olduğunu vurgulayarak, ülkede eş zamanlı alternatif turizm çeşitlerinin de olduğunu bildirdi.

TESTUD olarak Termal turizmi tanıtmak üzere yaklaşık 6 ay önce faaliyete başladıklarına değinen Yılık, şunları kaydetti:

“Rus tur operatörleri ile bugün güzel bir başlangıca imza atıyoruz. Bu nedenle bugün aslında termal turizmi için bir milat. Bizler kısa süre içerisinde dost ülke Rusya’dan sayıları yüz binlerle ifade edilen turistin termal tesislerimize geleceğini öngörüyoruz. İşte bu noktada tüm termal işletmecilere tesislerinde gereken revizyonları yapmalarını özellikle fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerini tamamlamalarını, personel eğitimlerini en kısa sürede tamamlamalarını öneriyoruz. Bu çabamız belki de termal tesislerimizi turizmimizin merkezi haline getirecek.”

Rusya’dan termal zenginliklerimizi yerinde görmek için Ankara’ya gelen konuklar Türkiye Termal Spa Sağlıklı Yaşam Turizmi Konferansı, Çalıştayı’nda Başkenti tanıma olanağı buldu.

Ruslar termallerimize hayran kaldı.  Termal de  öncülüğünde düzenlenen B2B etkinliğindeki dinamizm termallerimizde kısa sürede çok sayıda Rus turist olacağını gösteriyor.

 de bugün bir milat yaşanıyor.  dan gelen tur operatörleri, acentalar, medya çalışanları, üst düzey sağlık yöneticileri ilk kez büyük katılımlı bir organizasyonla ülkemizin termal zenginliklerini yerinde inceliyor.

Sapanca'da Teleferik İçin İlk Adım Atıldı

Sapanca’da Yapılacak Teleferik İçin İlk Adım Atıldı

YILMAZER”Sakarya’nın ilk teleferik projesini imzaladık.İlçemize hayırlı olsun. 50 Yıllık Hayal Gerçek Oldu”

Sapanca Teleferik Projesi ihale sürecinin tamamlanmasının ardından ilgili firma ile sözleşme imzalandı.
Başkanlık makamında yapılan imza töreninde teleferik projesinin sadece Sapanca’nın değil bölgenin hizmetine sunulacağını belirten Sapanca Belediye Başkanı Doç. Dr. Aydın Yılmazer, projesinin sektörde bir kapı aralayacağını dile getirdi. Yılmazer, “Göreve geldiğimiz gün itibarı ile Sapanca turizm ilçesi dedik ve bunun tüm alt yapısını konaklama, yiyecek ve diğer yönleriyle yerel idare olarak önünü açıyor ve yapabileceklerimizi yapıyor, teşvik ediyor ve yatırımcılarımızı buraya bir bir çekiyoruz” dedi.

SAPANCA TELEFERİĞE KAVUŞUYOR

 
Yılmazer, “Bir aile Sapanca’ya geldiğinde doyasıya 24 saat geçirmesi ve sıkıntılı stresli bir şekilde gelen bireylerin buradan huzurlu, dinlenmiş ve mutlu bir şekilde ayrılmalarını sağlamak temel amacımız olduğunu her fırsatta dile getiriyorum.

İlçemize gelen misafirlerin bir teleferiğe binelim cazibesi çok büyük bir faktör. Tabi ki bu sadece teleferikten ibaret değil. Yukarıdaki 5 yıldır kirasını ödediğimiz 70 dönüm A tipi alanda sosyal tesisler teleferikle birlikte hayata geçecek. Bu projenin bu aşamaya gelmesinde emeği geçen başkan yardımcılarıma, çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu teleferik projesinin ilçemize ve halkımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
Yüklenici firma yetkilisi İlker Cumbul ise, “Sapanca çok güzel ve İstanbul ile Bursa’ya yakın bir yer. Yeşilliğine gelmek isteyen çok insan var. Bu insanlar için bu proje bir çeşitliliktir. Teleferiğin özelliği aktif bir eğlence aracı fakat sizin çok aktif olmanız gerekmiyor. Teleferiğin başlangıç ve bitiş noktalarında ki tesislerin çevre düzenleme peyzajları da çok önemli. Sapanca’da teleferik projesinin belirlenen tarihe kadar hayata geçirmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Ferhat otomotiv de Tucson, Yeni 1.6 lt Dizel Test sürüş şenliği başladı…..

Ferhat otomotiv de Tucson, Yeni 1.6 lt Dizel Test sürüş şenliği başladı…..

8 eylül 2018 cumartesi (bugün) başlayıp eylül ayı boyunca sürecek olan test sürüş etkinliğinde ‘’alan KAZANIYOR’’…..Test yapmak isteyen;arabasını yenilemek isteyen değerli Sakarya’lıları Hyundai Ferhat otomotive bekliyoruz.Yeni Tucson’daki  yeniliklere bir göz atalım

Hyundai’nin C-SUV segmentindeki popüler modeli Tucson, yeni 1.6 litre dizel motoru ve teknolojik donanımlara sahip yeni iç mekanıyla Türkiye’de satışa sunuldu. Tucson’un 1.6 litrelik dizel versiyonunda 4×4 seçeneği de bulunuyor.

  • Yeni 1.6 lt 136 bg dizel motoru, DCT şanzımanı ve 4×4 seçeneği ile segmentinde tek

  • Full LED farları ve basamaklı ızgarası da markanın karakteristik kimliğini vurguluyor

  • Apple CarPlay ve Android Auto gibi premium bağlanabilirlik özellikleri ve kablosuz şarj

  • Akıllı Hız Sabitleyici, Stop & Go ve yeni 360 derece park kamerası özelliği

  • Yeni kapı kilit tasarımı ile yüzde 21 daha sessiz ve rahat açılan kapı kolları

  • Şaft Tüneli, Çamurluk İçleri, Ön Torpido ve Taban bölgesinde artan ses yalıtımı

  • Euro 6D seviyesinde daha çevreci motorlar

Satışa sunulduğu 2004 yılından bu yana tüm pazarlarda adından sıkça söz ettiren ve başarılı satış rakamlarına ulaşan Hyundai Tucson, merakla beklenen makyajlı versiyonuyla nihayet satışa sunuldu. Dış ve iç mekanındaki dokunuşlarla üçüncü nesil makyajlı Tucson, artık çok daha iddialı bir model haline gelirken genişletilmiş özellikleriyle de premium rakiplerine göz dağı vermiş oluyor.

Daha zarif bir tasarım

Hyundai Tucson, basamaklı ızgarası, LED farları, geniş girişli ön tamponu, ikiye ayrılmış sis farları ve gündüz sürüş lambalarıyla dikkat çekiyor. Öndeki değişim ile sportifliğini zinde tutan otomobil, arka tarafta da benzer yeniliklere imzasını atıyor. Köşeleri yumuşatılan arka farlara LED özelliği eklenirken, tamponun alt kısmı ve egzoz çıkışları da değişen diğer parçalar. Ayrıca, yeni tip 19 inç jantlar ile hareket eden otomobil son derece ilgi çekiyor.

İç mekan da yenilendi

Yeni Tucson, gelişmiş güvenlik özellikleri ve Qi kablosuz şarj sistemi dahil olmak üzere yeni iç mekanıyla da öne çıkıyor. Havalandırma ızgaralarının tasarımı değiştirilirken üzerine eklenen krom kaplamalarla da daha şık bir görünüm elde edilmiş. Kokpitin üst kısmı tamamen değişirken aynı zamanda alt kısımla birleşim yeri de deriyle kaplanarak daha modern ve daha kaliteli bir his sunuluyor. i30 ve Santa Fe modellerinde de kullanılan 8 inç dokunmatik multimedya sistemi de aracın bir diğer yeni özelliği.

Yeni güvenlik donanımları

Euro NCAP (5 Yıldız) ve IIHS (Top Safety Pick Plus) gibi çarpışma testlerinden en üst seviye sonuçları alarak ne denli güvenli olduğunu kanıtlayan Hyundai Tucson, makyajlı versiyonuyla da bu geleneğini devam ettiriyor. Tucson, 360 derece kamera sistemi sayesinde artık park ve en dar alanlardaki manevralarda üst düzey konfor sunmuş oluyor. Aracın dört bir yanındaki kameralar sayesinde en sıkışık alanlarda bile rahatlıkla park imkanı sunuyor.

Tucson, Çarpışma Önleme Sistemi, Akıllı Hız Sabitleyici, Stop&Go, Sürücü Dikkat Uyarısı gibi genişletilmiş özellikleriyle daha da yüksek satış adetlerine ulaşmayı hedefliyor.

1.6 litre dizel motor ve HTRAC 4×4 Çekiş Sistemi

Hyundai Tucson’un makyajla beraber gelen en önemli yeniliği şüphesiz 1.6 litrelik dizel motoru ve yeni nesil HTRAC elektronik dört tekerlekten çekiş sistemi. Ana rakiplerinin dizel otomatik satış oranı yüzde 70’den fazla olduğundan, Tucson da merakla beklenen yeni nesil Euro 6D normundaki 1.6 litre dizel motoruyla rekabete ortak olacak. 136 beygir gücündeki yeni motorun 320 Nm maksimum torku, aracı verimli bir şekilde ivmeletirken aynı zamanda 4.8 litrelik karma tüketimiyle de son derece ekonomik bir tablo çiziyor.

Tucson’un şehirli otomobil konseptinin haricinde off-road kullanımında da kabiliyeti son derece yüksek. Yerden yüksek yapısını her zaman bir avantaj olarak kullanan C Crossover araçlar, aynı zamanda 4×4 çekiş sistemiyle de kullanıcısına hem güven hem de sürüş keyfi yaşatıyor. Tucson bu zevki yeni nesil HTRAC çekiş sistemiyle sunuyor. Sistem, sol ve sağ tekerlekler arasındaki frenlemeyi kontrol etmek için araç hızını ve yol koşullarını izliyor ve virajlarda veya kaygan yollarda sürüş sırasında güvenliği sağlamak için ön-arka tekerlekler arasındaki denge gücünü sağlıyor. Ayrıca araç sağa veya sola dönerken, tekerleklerdeki fren kuvveti kontrolü ile bozuk yollarda bile maksimum güvenlik sağlanıyor. HTRAC, gaz pedalına uygulanan güç ile en uygun performansı, ön ve arka tekerleklere dağıtıyor. Fakat, Sport modda iken arka tekerleklerdeki güç aktarımını en üst düzeye çıkararak dinamik sürüş hissi sağlıyor. Eco modda ise sadece ön tekerleklerle hareket ederek yakıt ekonomisi elde etmiş oluyor.

Bu sistem, geleneksel 4×4 çekiş sistemleriyle büyük benzerlik gösteriyor. Fakat, HTRAC çekiş sisteminin fonksiyonları ve çalışma prensibi, sürüş moduyla seçilerek dinamizmi değiştirebiliyor. Gösterge tablosundan da ön veya arka lastiklerin ne kadar çekiş yaptığını da takip etmek mümkün. Böylelikle hem sürüş keyfi artırılıyor hem de yakıt ekonomisi ön planda tutulmuş oluyor.

Fiyatlar ve donanım seviyeleri

Tucson’da üç farklı donanım ve üç tip motor var. Giriş seviyesi Style paket ile başlarken serinin en dolu ve en konforlu versiyonu ise Elite Plus. Yeni Tucson, 167.100 TL’den başlayan fiyatlarla satılırken dizel otomatik versiyonun en yüksek donanım ise 259.700 TL fiyat etiketine sahip.

Ferhat otomotiv de Tucson, Yeni 1.6 lt Dizel Test sürüş şenliği başladı…..

Ferhat otomotiv de Tucson, Yeni 1.6 lt Dizel Test sürüş şenliği başladı…..

8 eylül 2018 cumartesi (bugün) başlayıp eylül ayı boyunca sürecek olan test sürüş etkinliğinde ‘’alan KAZANIYOR’’…..Test yapmak isteyen;arabasını yenilemek isteyen değerli Sakarya’lıları Hyundai Ferhat otomotive bekliyoruz.Yeni Tucson’daki  yeniliklere bir göz atalım

Hyundai’nin C-SUV segmentindeki popüler modeli Tucson, yeni 1.6 litre dizel motoru ve teknolojik donanımlara sahip yeni iç mekanıyla Türkiye’de satışa sunuldu. Tucson’un 1.6 litrelik dizel versiyonunda 4×4 seçeneği de bulunuyor.

  • Yeni 1.6 lt 136 bg dizel motoru, DCT şanzımanı ve 4×4 seçeneği ile segmentinde tek

  • Full LED farları ve basamaklı ızgarası da markanın karakteristik kimliğini vurguluyor

  • Apple CarPlay ve Android Auto gibi premium bağlanabilirlik özellikleri ve kablosuz şarj

  • Akıllı Hız Sabitleyici, Stop & Go ve yeni 360 derece park kamerası özelliği

  • Yeni kapı kilit tasarımı ile yüzde 21 daha sessiz ve rahat açılan kapı kolları

  • Şaft Tüneli, Çamurluk İçleri, Ön Torpido ve Taban bölgesinde artan ses yalıtımı

  • Euro 6D seviyesinde daha çevreci motorlar

Satışa sunulduğu 2004 yılından bu yana tüm pazarlarda adından sıkça söz ettiren ve başarılı satış rakamlarına ulaşan Hyundai Tucson, merakla beklenen makyajlı versiyonuyla nihayet satışa sunuldu. Dış ve iç mekanındaki dokunuşlarla üçüncü nesil makyajlı Tucson, artık çok daha iddialı bir model haline gelirken genişletilmiş özellikleriyle de premium rakiplerine göz dağı vermiş oluyor.

Daha zarif bir tasarım

Hyundai Tucson, basamaklı ızgarası, LED farları, geniş girişli ön tamponu, ikiye ayrılmış sis farları ve gündüz sürüş lambalarıyla dikkat çekiyor. Öndeki değişim ile sportifliğini zinde tutan otomobil, arka tarafta da benzer yeniliklere imzasını atıyor. Köşeleri yumuşatılan arka farlara LED özelliği eklenirken, tamponun alt kısmı ve egzoz çıkışları da değişen diğer parçalar. Ayrıca, yeni tip 19 inç jantlar ile hareket eden otomobil son derece ilgi çekiyor.

İç mekan da yenilendi

Yeni Tucson, gelişmiş güvenlik özellikleri ve Qi kablosuz şarj sistemi dahil olmak üzere yeni iç mekanıyla da öne çıkıyor. Havalandırma ızgaralarının tasarımı değiştirilirken üzerine eklenen krom kaplamalarla da daha şık bir görünüm elde edilmiş. Kokpitin üst kısmı tamamen değişirken aynı zamanda alt kısımla birleşim yeri de deriyle kaplanarak daha modern ve daha kaliteli bir his sunuluyor. i30 ve Santa Fe modellerinde de kullanılan 8 inç dokunmatik multimedya sistemi de aracın bir diğer yeni özelliği.

Yeni güvenlik donanımları

Euro NCAP (5 Yıldız) ve IIHS (Top Safety Pick Plus) gibi çarpışma testlerinden en üst seviye sonuçları alarak ne denli güvenli olduğunu kanıtlayan Hyundai Tucson, makyajlı versiyonuyla da bu geleneğini devam ettiriyor. Tucson, 360 derece kamera sistemi sayesinde artık park ve en dar alanlardaki manevralarda üst düzey konfor sunmuş oluyor. Aracın dört bir yanındaki kameralar sayesinde en sıkışık alanlarda bile rahatlıkla park imkanı sunuyor.

Tucson, Çarpışma Önleme Sistemi, Akıllı Hız Sabitleyici, Stop&Go, Sürücü Dikkat Uyarısı gibi genişletilmiş özellikleriyle daha da yüksek satış adetlerine ulaşmayı hedefliyor.

1.6 litre dizel motor ve HTRAC 4×4 Çekiş Sistemi

Hyundai Tucson’un makyajla beraber gelen en önemli yeniliği şüphesiz 1.6 litrelik dizel motoru ve yeni nesil HTRAC elektronik dört tekerlekten çekiş sistemi. Ana rakiplerinin dizel otomatik satış oranı yüzde 70’den fazla olduğundan, Tucson da merakla beklenen yeni nesil Euro 6D normundaki 1.6 litre dizel motoruyla rekabete ortak olacak. 136 beygir gücündeki yeni motorun 320 Nm maksimum torku, aracı verimli bir şekilde ivmeletirken aynı zamanda 4.8 litrelik karma tüketimiyle de son derece ekonomik bir tablo çiziyor.

Tucson’un şehirli otomobil konseptinin haricinde off-road kullanımında da kabiliyeti son derece yüksek. Yerden yüksek yapısını her zaman bir avantaj olarak kullanan C Crossover araçlar, aynı zamanda 4×4 çekiş sistemiyle de kullanıcısına hem güven hem de sürüş keyfi yaşatıyor. Tucson bu zevki yeni nesil HTRAC çekiş sistemiyle sunuyor. Sistem, sol ve sağ tekerlekler arasındaki frenlemeyi kontrol etmek için araç hızını ve yol koşullarını izliyor ve virajlarda veya kaygan yollarda sürüş sırasında güvenliği sağlamak için ön-arka tekerlekler arasındaki denge gücünü sağlıyor. Ayrıca araç sağa veya sola dönerken, tekerleklerdeki fren kuvveti kontrolü ile bozuk yollarda bile maksimum güvenlik sağlanıyor. HTRAC, gaz pedalına uygulanan güç ile en uygun performansı, ön ve arka tekerleklere dağıtıyor. Fakat, Sport modda iken arka tekerleklerdeki güç aktarımını en üst düzeye çıkararak dinamik sürüş hissi sağlıyor. Eco modda ise sadece ön tekerleklerle hareket ederek yakıt ekonomisi elde etmiş oluyor.

Bu sistem, geleneksel 4×4 çekiş sistemleriyle büyük benzerlik gösteriyor. Fakat, HTRAC çekiş sisteminin fonksiyonları ve çalışma prensibi, sürüş moduyla seçilerek dinamizmi değiştirebiliyor. Gösterge tablosundan da ön veya arka lastiklerin ne kadar çekiş yaptığını da takip etmek mümkün. Böylelikle hem sürüş keyfi artırılıyor hem de yakıt ekonomisi ön planda tutulmuş oluyor.

Fiyatlar ve donanım seviyeleri

Tucson’da üç farklı donanım ve üç tip motor var. Giriş seviyesi Style paket ile başlarken serinin en dolu ve en konforlu versiyonu ise Elite Plus. Yeni Tucson, 167.100 TL’den başlayan fiyatlarla satılırken dizel otomatik versiyonun en yüksek donanım ise 259.700 TL fiyat etiketine sahip.