kategori Arşivleri: Ekonomi

Türkiye Avrupa Birliği İlişkileri Konulu Panel Sakarya'da Gerçekleştirildi

Türkiye Avrupa Birliği İlişkileri Konulu Panel Gerçekleştirildi

Türkiye Avrupa Birliği Derneği “Son Jeopolitik Gelişmeler Işığında Türkiye – Avrupa Birliği İlişkileri“ konulu panel  Serdivan  TunatanTesislerinde  düzenlendi

Panele  İYİ Parti Sakarya  İl Başkanı Doktor Hüsamettin ATASEVER  İl Yöneticileri  ile birlikte  katıldı. CHP Sakarya  İl Başkanı Erdoğan ISIR,Saadet  Partisi  Adapazarı İlçe  Başkanı  Abidin Birinci,Adapazarı Gar Müdürü Hüsamettin TÖRE ,Sakarya Muhtarlar Federasyon Başkanı  Erdal Erdem,Sakarya  İnşaat Mühendisleri Odası  Başkanı  Hüsnü GÜRPINAR ,Sakarya Medya Derneği Başkan Vekili  Fehmi DUMAN ,Kent Konseyi  Yöneticileri  ve davetliler  katıldı

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: Erdogan Isır, ayakta, takım elbise ve açık hava

Panel Başkanlığını Turabder  Sakarya Şubesi Başkanı  Av. Ü. Önder Döker. Yaptı

Turabder Genel Başkanı   Prof. Dr. Gül Günver Turan, Türkiye-Avrupa Birliği Derneği (TURABDER) Avrupa Birliği’ne tam üyelik başvurumuzdan hemen sonra, 1987 yılında, kurulmuş bir sivil toplum örgütüdür. Amacı, tüzüğünde belirtildiği gibi “AB ile bütünleşme” hedefine varılabilmesi ve “Avrupa fikri” etrafında bir kamuoyu oluşturulabilmesi için gerekli çalışmalara öncülük etmektir. Yayın faaliyetlerinde bulunmak, panel, konferans ve seminerler düzenlemek, basın bildirileri ile kamuoyunu aydınlatmak amaçları arasındadır. Merkezi İstanbul’da  bulunan Derneğimiz, Sakarya’daki  şube kuruluşu ile çalışmalarını sürdürmektedir. Merkez ve şubede kayıtlı üye sayımız 1300’ü geçmiştir.  TURABDER olarak Türkiye’dekileri AB’ye, AB’dekileri de Türkiye’ye tanıtma ve yakınlaştırma gibi bir görevle yola çıktıklarını, halen Türkiye’nin AB politikasının “bir ileri iki geri” şeklinde oyladığını, bunun çimentolaşmaması için çaba gösterdiklerini anlattı.”

Güvenlik konusunda,  Türk Sınai Kalkınma Bankası  (TSKB)Yönetim Kurulu üyesi,  Emekli Büyük elçi,  Mithat Rende,  “Siz Avrupa ile ne kadar entegre olursanız, ilişkileriniz ne kadar iyi olursa, Ortadoğu’daki değeriniz o derecede artar” dediğini, bu anlamda Türkiye’nin dış dünya ile iyi ilişkiler kurması gerektiğini anlattı.

Dış İlişkilerimizdeki durum konusunda, İnternational Political Sciense Assocation ( IPSA – Merkezi Montreal’de) Uluslar arası  Siyasal Bilim Dernekleri  Genel Başkanı.(Bilgi Üniversitesinden)  Prof. Dr. İlter Turan,  , “AB’nin önde gelen iki ülkesi olan Almanya ve Hollanda ile ihtilafların yoğunlaşması zaten zorla ilerleyen AB ilişkilerimizi daha da zora sokmuştur” dedi. “Bundan sonra ilişkilerin düzene girmesi için tarafların büyük gayret göstermesi gerekli”

Türkiye Av. Birliği arasındaki son gelişmelerin ekonomiye etkisi konusunda İktisadi Kalkınma Vakfı Genel Sekreteri ( İKV)  Doç. Dr. Çiğdem Nas    Gümrük Birliği’nin Türk ekonomisinde ve sanayisinde oynadığı dönüştürücü role değinirken Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin doğuracağı olası kazanımların altını çizdi. Doç. Dr. Nas konuşmasında ekonomik dönüşümün siyasi reformlardan bağımsız ele alınamayacağını da önemle vurguladı.

Göç konusunda Özyeğin Üniversitesinden, Doç. Dr. Deniz Şenol Sert,   “Türkiye’de yaklaşık 3 milyon 300 bin  Suriyeli misafir yaşamaktadır. Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün Kasım 2017 itibariyle Sakarya ilinde toplam 14.000  civarı  Suriyeli sığınmacı bulunmaktadır.

Ülkemizdeki mülteci sorunlarına yönelik, ‘Suriyeli sığınmacı politikası’ acilen hayata geçirilmelidir. Suriyeliler konusu, bir toplumsal uyum sorunu olarak ele alınmalı; çalışma hayatı, eğitim, barınma, sağlık, belediye hizmetleri, toplumun alıştırılması gibi alanları düzenleyecek bütüncül bir politika uygulanmalıdır. Tüm bu faaliyetlerin Göç ve Entegrasyon Bakanlığı kurularak koordine edilmesi gerekmektedir.”

Panel Başkanı Turabder  Sakarya Şubesi Başkanı  Av. Ü. Önder Döker “Avrupa’da barışı sağlamak ve  Bir ortak kültür içinde yaşam sürmek için tasarlanan bu sevgi birliği maalesef dinci, dilci,ırkçı,  yönetimlerin başa gelmesi nedeni ile zaman zaman gerçek kimliğinde zorlanmaktadır. Bu nedenle Din,Dil,Irk ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin bir  Avrupa ailesi için Demokratik sosyal düşüncenin devletlerde hakim olması gerekmektedir. Müreffeh bir hayat tarzı için eğitim ve her toplumun kendi kültürü yanında ortak bir kültüründe gelişmesi gerekmektedir.

        Yurdumuz’da ve Avrupa’da  sulh içinde yaşamamız öncelik olup devamında tüm dünya ülkeleri ile barış ve kardeşlik içinde yaşanacak  barışçı bir dünya hedefimizdir.

        Bu birlikte Her ülke  özgürdür. Sadece ortak  alınacak kararlarla İnsan hakları Evrensel  beyannamesine göre konulacak ortak hukuk kuralları söz konusudur. Avrupa Birliği üyesi ülkelerde yaşayan  Bireylerin  ortak yaşamını sağlamak için ve  özgürlüğü üzerinedir.  Bu konuda bilgilenmek  arzusunda olan kişi veya kurumlara  gerekli bilgileri vermek üzere hazırız.  Kurumlardan davet beklerken, Halkımızı aydınlatmak içinde toplantılar tertip edileceğini bildiririz.”dedi.

ÇİFTÇİLER Organize Sanayi Bölgesine Topraklarını vermemek için Ayaklandı

Söğütlü sınırları içersinde yer alan Kantar,Fındıklı  Köylülerine  ait 3750 dönümlük alanda  yapılması   planlanan  Karma  Organize Sanayi Bölgesi yapılmaması  için Yöre  Halkı ayaklandı.

Organize Sanayi Bölgeleri ile birlikte toprakların betonlaşmasına yönelik çalışmalar, köylüyü, çiftçiyi, vatandaşı çileden çıkardı.

Tarım  Cenneti  üzerine  Karabulutlar  çöktü.

Beşdeğirmen Köyü ile Fındıklı-Kantar  Köyleri  arasında kalan 3750 dönümlük Ayçiçeği,Buğday,Mısır,Şeker Pancarı,Fındık  gibi  Tarımın yapıldığı alan  Cumhuriyetin  ilk  yıllarında  Yunanistan,Bulgaristan ve Romanya’dan   gelen  soydaşların  oluşturduğu  Tarım  Cenneti  üzerine  Karabulutlar  çöktü.

Çiftçilikle  geçimini  sağlayan  vatandaşların elinden  Tarım toprakları   cebren alınmak  isteniyor.

SAKARYA  İLİNDE TARIMIN MERKEZİNE   ÇÖKMEK İSTİYORLAR

Yöre  Halkı ne  diyor

*Tarım  arazilerimizin imara  açılması ve  Söğütlü  2.OSB alanı olarak kullanılmasına razı  değiliz

*İçimizden  bazı  komşularımızı  ikna  ederek bu  süreci  devam ettirmek istemeleri uygun  görmüyoruz.

*Arazilerimiz  Kantar ve Tatar  Mahallelerini ilgilendirdiği halde Fındıklı Mahallesi üzerinden  resmi işlemlerini  sürdürmeleri de  bir başka  çelişki Yangından  mal kaçırır  gibi  bir  çalışma bu

*Tarımın dışında  kullanılacak bir  arazi değil

*Yolun  sağ  1.sınıf  Toprak  sol yanı  4.sınıf  diyerek işlemleri  yürütmek  Toprak Kurulundan geçirmek istemektedirler.Bilimsel ve Fennen   Tarım  arazisidir.

Habervole  Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN   Tarım  arazilerini  imara  açılması ve  Söğütlü  2.OSB alanı olarak kullanılmasına razı  olmadıklarını   söyleyen  Çiftçilerle  birlikteyken  Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik ‘i telefonla  arayarak  son  durumu   öğrendi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik “Söğütlü ilçesi Kantar, Fındıklı ve Akçakamış mahalleleri tarla sahipleri  söz konusu  yer için itirazda  bulundular.Durum  değerlendiriliyor.Yer  seçimi  konusunda neler  yapılabilir   bu durum  kısa  sürede  sonuçlanacak.Doğru  bir  karar  çıkacak”dedi.

Mutlu Köyler  Projesi  Mimarı Fehmi DUMAN”Yer  seçimi Yanlış”

Sakarya  Kültürel ve Doğal Kaynakları  Koruma  Derneği  Kurucu Başkanı  Mutlu Köyler  Projesi  Mimarı Fehmi DUMAN ” Toprak Kurulları  Sağlıklı  kararlar  verdiği sürece  kimsenin  başı  ağrımaz.Hukuk  Devleti var.Hukuk  Hem  Çiftçiye,Hem  Girişimciye aynı mesafededir.Bu  gün  burada   tam bir   rezalet  durum  gördük.Devlet   Sulu  Tarım  için   37   Yıl  önce  adım  atıyor. 37  Yıl sonra  Sulu  Tarımının  olmazsa  olmazı  Gölet Projesi  başlanıyor.Birileride  çıkıyor  Ben  burada  şunu yaparım  bunu yaparım  olmaz. Bu  bölge  80 Yıl  önce  Çorak  bir  bölge  iken   Çalışkan çiftçilerimiz   Bölgeyi  Ziraat  üssü  yapmışlar.Böyle çalışkan  çiftçilerimizin yanında olmak  bizlerin  görevidir.Yer  seçimi  doğru yapılmalıdır”

YAPILMAK İSTENEN  OSB’nin TAM ORTASINA  DEVLET  SULAMA  GÖLETİ YAPIYOR

*Devletimiz bizlere 1983 yılında  Sulu Tarıma  geçilsin  diye  Gölet  sözü verdiler.2017  yılında da    yapımına  başlandı. Hem  tarım için  önemli adım  atılırken   birleri  çıkıyor  ben  OSB yapacam diyor  bu  olacak iş  değil

.Köylüyü, çiftçiyi, halkı gücün karşısında ezdirmeyecektir

Kantar Köyünden Hilmi GÖLCÜK”1OO Dönüm Fındıklığım  var  tümünü  OSB  kapsamına  almışlar.Dedelerimiz,Babalarımız  bizleri  Bu  topraklarla   yetiştirdi.Ben ve   benden  sonraki  torunlarım  bu  Topraklarla  beslenecek.Yer  seçimini  doğru  bulmuyorum”

Yanlış  bir yola  girilmiş   girdikleri yol  yol  değil

Fındıklı Köyünden Sakarya  Yağlı Tohumlar Birliği  Başkan Yardımcısı  Behçet GÖKDENİZ “Tarım arazilerimizin üzerine yapılmak istenen bu projeye karşı olduğumuzu ve durdurulması gerektiğini belirttik. Yapımı devam eden Kantar sulama göleti ile birlikte zaten verimli olan arazilerimizin daha da verimli hale geleceğini, sulu tarıma geçilebileceğini, yanlış kararlar verilirse dönüşünün olmayacağını, bu toprakları tekrar elde etmenin mümkün olmadığını dilimiz döndüğünce başkanımıza anlatmaya çalıştık. Sanayi ve teknolojiye karşı olmadığımızı, yapılan yer seçiminin yanlış olduğunu aktardık. Kendisinin de bu proje ile ilgili fikirlerini dinledik. İçinde tarla sahiplerinin ve köy sakinlerinin bu projenin yapılmasını istemediklerine dair imzaların bulunduğu ve verimli arazilerimizin fotoğraflarının da olduğu dosyamızı kendisine takdim ettik. Konu ile ilgili yardımlarını rica ettik. Umut ediyoruz ki sayın başkanımızda bizim yanımızda, doğrunun yanında olacaktır. Köylüyü, çiftçiyi, halkı gücün karşısında ezdirmeyecektir

Bizim işimiz   aşımız  herşeyimiz bu  topraklar.Biz Topraksız yapamayız.Yer  seçimi  doğru  değil  Çiftçi  zaten  zor  durumda   daha  da  işi zorlaştırıp  çiftçiyi  kimsenin  üzmesine  müsade  ettirmeyiz.Yanlış  bir yola  girilmiş   girdikleri yol  yol  değil.”

  Bizlerinde   huzurlarını  kaçırmamalılar

Kantar Köyünden Aziz Varilci”Tarım arazileri  korunması  gerekirken  Sanayi  gelecek  herkes  iş  sahibi  olacak  diyerek  arazilerimiz   elimizden almak istemeleri  doğru  değil.Yanlış bir   çalışma.Bu  yanlıştan  hemen  dönmeleri  bizlerinde   huzurlarını  kaçırmamalılar”

Toprakları betonlaştırmayın

Söğütlü ilçesi ve mahalle sakinleri tarlalarının olduğu bölgeye OSB yapılmasına karşı çıktı.

Söğütlü ilçesinde yoğun bir şekilde organize sanayi bölgeleri ile birlikte toprakların betonlaştırılması halkı isyan ettirdi. Açıklama yapan vatandaşlar “Biz sanayiye değil, yer seçimine karşıyız!” diyerek genç, yaşlı, kadın, erkek hep birlikte uygulanması planlanan bu oluşuma karşı tepki göstereceklerini belirttiler. Aynı durumun  Kaynarca ve Ferizli’de de olacağı söyleniyor.

“Ceddimizi, dedelerimizi besleyen bu topraklar bizi evlatlarımızı ve torunlarımızı da besleyecektir” diyen Ayşe hanım; “bir kilo peynir 20 TL olmuş siz ne sanayisinden bahsediyorsunuz. Asgari ücretle şehirde yaşadığını zan eden çocuklarımızın bu topraklardan desteği olmadan bir ay bile yaşama şansları yoktur” diyerek isyan etti.

“Elbette sanayi olmalı ama toprağa değil, ot bitmez birçok yerler bölgeler var kardeşim! Nedir düşmüşler Sakarya’nın cennet gibi arazilerinin peşine” diyen çiftçi Kerim Efendi; “bekliyorlar biz son kalıntılar gidelim/ölelim arkadan hepsini satsınlar. Çok pişman olacaksınız, vallahi çok pişman olacaksınız” diye tepki gösterdi.

Söz konusu bölgeye giderek burada bir basın açıklaması yapan halk oradan evlerine, işlerine gitmek üzere ayrıldılar.

BASIN AÇIKLAMASI

“Söğütlü ilçesi Kantar, Fındıklı ve Akçakamış mahalleleri tarla sahipleri ve mahalle(köy) sakinleriyiz. Bu mahallelerde geçimimizi tarım, hayvancılık, fındık ve ceviz üretiminden sağlayan aynı zamanda mutfak ihtiyaçlarımızın birçoğunu tarlalarımızda yetiştirdiğimiz doğal sebzelerle karşılayan insanlarız. Yukarıda adı geçen mahallelerin (köylerin) tarım arazilerine, büyük bir çoğunluğu Fındıklı Köyü’nden 1987 yılında ayrılan Kantar Köyü sakinlerine ait 3700 dönümlük tarım arazisine ERSİAD (Yeni Adı: Söğutlü 2. OSB) tarafından sanayi yapılması planlanmaktadır. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan onay beklendiği söylenmektedir. Tarım arazilerimizin tamamı büyük parçalar halinde olup toplulaştırmaya gerek yoktur. Topraklarımızdan elde edilen ürün kalitesi ve rekoltesi emsallerine göre oldukça iyidir. Ayrıca 1983 yılından bugüne 35 yıldır yapılması planlanan Kantar Köyü Göleti yapımına başlanmış olup tamamlandığında yılda iki mahsul alınan tarlalarımız daha verimli hale gelecektir. Bu sulama göletini yapıp etrafına sanayi bölgesi kurmanın bir izahı var mıdır? Kantar mahallesi aynı zamanda ORKÖY sınırları içinde olup ardındaki Oflak dağının bakım ve korunmasında, doğal dokunun bozulmaması bakımından büyük önem arz etmektedir. Tarla sahiplerine danışılmadan, haber ve izinleri olmadan yapılmak istenen bu projenin, tarıma elverişli arazisi olmayan bölgeler dururken yılda iki mahsul alınan verimli arazilerimizi çorak arazi olarak nitelendirip sanayi yapımı için zemin hazırlanmasının, günümüzde çiftçilik yapacak insan bulamazken var olan çiftçilerin topraklarına kamulaştırma yoluyla el konulmasının ne kadar doğru ve tartışılır olduğunu belirtmek isteriz. Sakarya valimiz sayın İrfan Balkanlıoğlu’nun dediği gibi; Dünyanın bir çok yerinde bir kap un için kuyruklar oluşurken bizlerin yaşadığımız coğrafyanın kıymetini bilmemiz lazım. Uçak, tank, top üretebilirsiniz teknoloji ile ancak 1 cm toprak üretemezsiniz. Tarım arazilerimiz üzerinde oldu bittiye getirilerek, çoğunluğunun tarla sahipleri olmayan kişilerden ve sadece Fındıklı mahallesinin bir kısmından imza toplayarak yapılmaya çalışılan sanayi projesi için zemin oluşturulmaya çalışılmaktadır. Buna karşı olarak; gerçek arazi sahiplerinin büyük bir çoğunluğundan ve üç mahalleye ait köy sakinlerinden yapılması planlanan sanayi projesine karşı olduklarına dair imzalar toplanıp yetkili makamlara ulaştırılmıştır.

Bu OSB projesinin yapılabilmesi için öne sürülen bahanelerden biri şudur. Köy nüfusu giderek azalmakta, genç nüfusun şehirlere göç ettiği, yakın zamanda kimsenin köyde kalmayacağıdır. Bizde şu soruyu sormak istiyoruz. Türkiye genelinde köy nüfusu artarak devam eden bir yer var mıdır? Sayın yetkililerimiz biliyorlar mı acaba; köylerden göçerek şehirlerde çoğu asgari ücretle çalışan gençlerin maddi dayanakları köylerinden gelen maddi destektir. Ev, araba vs. alacaklarında ilk hesap ettikleri tarlalarından alacakları mahsülün ne kadar olacağıdır. Gençlerin hafta sonlarında, izin günlerinde tarladaki işlerini de devam ettirdiklerini biliyorlar mı?

Özellikle belirtmek istiyoruz.

BİZ SANAYİYE KARŞI DEĞİLİZ. YER SEÇİMİNİN YANLIŞ OLDUĞUNU SÖYLÜYORUZ.

İyi bir şey yapılmak isteniyorsa bu bir yerleri yıkarak, talan ederek, heba ederek olmamalıdır. Arazi sahipleri ve köy sakinleri olarak geçimimizin tamamını tarım, hayvancılık, süt üretimi, fındık ve ceviz üretiminden sağladığımızdan ve yukarıda belirttiğimiz sebeplerden dolayı tarım arazilerimiz üzerine sanayi (O.S.B.) kurulmasına, sanayi veya imara açılmasına kesinlikle karşıyız. Ülkemizin tarım üretimi için gerekli hassasiyetin gösterilerek, tarım arazilerimiz üzerine yapılmaya çalışılan sanayi ve imar projesinin iptal edilmesini istiyoruz.

Gereğini bilgilerinize arz ederiz.

KANTAR, FINDIKLI VE AKÇAKAMIŞ MAHALLE SAKİNLERİ VE ARAZİ SAHİPLERİ.”

Öte yandan bazı çiftçiler ve mahalle muhtar vekili Söğütlü Belediye Başkanı Hüseyin Genç’i makamında ziyaret ettiklerini ve meseleyi kendilerine anlattıklarını söylediler.

Açıklama şöyle:

“Tarım Arazilerimizin İmara Açılmasını Ve Üzerine Söğütlü 2. O.S.B.’nin Kurulmasını İstemiyoruz

Bugün Kantar köyü sakinlerinden İrfan Tice (muhtar vekili), Hilmi Gölcük, Göksal Aydın ve Fındıklı Köyü sakinlerinden Behçet Gökdeniz Söğütlü Belediye Başkanımız Hüseyin Genç’i makamında ziyaret ettik.

Tarım arazilerimizin üzerine yapılmak istenen bu projeye karşı olduğumuzu ve durdurulması gerektiğini belirttik. Yapımı devam eden Kantar sulama göleti ile birlikte zaten verimli olan arazilerimizin daha da verimli hale geleceğini, sulu tarıma geçilebileceğini, yanlış kararlar verilirse dönüşünün olmayacağını, bu toprakları tekrar elde etmenin mümkün olmadığını dilimiz döndüğünce başkanımıza anlatmaya çalıştık. Sanayi ve teknolojiye karşı olmadığımızı, yapılan yer seçiminin yanlış olduğunu aktardık. Kendisinin de bu proje ile ilgili fikirlerini dinledik. İçinde tarla sahiplerinin ve köy sakinlerinin bu projenin yapılmasını istemediklerine dair imzaların bulunduğu ve verimli arazilerimizin fotoğraflarının da olduğu dosyamızı kendisine takdim ettik. Konu ile ilgili yardımlarını rica ettik. Umut ediyoruz ki sayın başkanımızda bizim yanımızda, doğrunun yanında olacaktır. Köylüyü, çiftçiyi, halkı gücün karşısında ezdirmeyecektir.”

ARSİADER’ den MÜSİAD’ a Ziyaret

ARSİADER’ den MÜSİAD’ a Ziyaret

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), Arifiye Esnaf ve Sanayici İş Adamları Derneği (ARSİADER) Başkanı Fatih Yeter ve yönetim kurulu üyelerini ağırladı.

MÜSİAD’ ı örnek alıyoruz

MÜSİAD’ ın yapmış olduğu programlar ve gerçekleştirdiği etkinlikler kapsamında örnek teşkil ettiğini belirten Arifiye Esnaf ve Sanayici İş Adamları Derneği (ARSİADER) Başkanı Fatih Yeter, “MÜSİAD, Şehrimizin önemli Sivil Toplum Kuruluşlarından biri. Bu bünyede gerçekleşen programlarda da çok iyi bir şekilde misyon ve vizyon anlayışlarının ne kadar doğru olduğunu görüyoruz. Bizde ARSİADER olarak MÜSİAD’ı kendimize örnek olarak alıyoruz. Ayrıca yeni bir dernek olmamıza karşın yapılabilecek ortak çalışmalarda da yer almak istediğimizi belirtmek istiyorum.” Dedi.

Amacımız Arifiye’ de ticareti geliştirmek

Kuruluş amaçlarının temelinde Arifiye’ de ki esnaf, sanayici ve işadamları arasında ticareti geliştirmek ve bununla beraber de ilçe ye ticari anlamda canlılık kazandırmak olduğunu belirten ARSİADER Başkanı Fatih Yeter, “Amacımız ilçemizde ticaret adına güzel işler yapmak. Bunu yaparken ilçemizin sosyal ve kültürel anlamda gelişmesi de biz işadamları olarak önemli hedeflerden biri. Bunun için yapılacak projelerde fikir ve tecrübe olarak MÜSİAD’ ın deneyimleri bizler için çok önemli. Proje anlamında bütün fikir ve önerilere açık olduğumuzu da belirtmek istiyorum.” Şeklinde konuştu.

MÜSİAD büyük bir aile

MÜSİAD’ ın yerel ve ulusal anlamdaki yerine değinen MÜSİAD Sakarya Başkanı Yaşar Coşkun, “MÜSİAD 11.000’i aşan üyesi, 60.000’e yakın işletmeyi temsil eden ve yaklaşık 1.600.000 kişiye istihdam sağlayan, yurtiçinde 86 irtibat noktası bulunan, yurtdışında 68 farklı ülkede toplamda 181 nokta ile hizmet veren büyük bir aile. MÜSİAD Sakarya Şubesi olarak bizler de üzerimize düşen vazifeyi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz.

En büyük emelimiz ise şehrimizi önce ülke bazında daha sonra uluslararası platformlarda başarılı bir şekilde temsil etmektir. Bu kapsamda şehrimizde gerçekleştirmiş olduğumuz programlar ve çalışmalarla beraber bu amaca adım adım ilerliyoruz. Bunu yaparken ilimizde bulunan Sivil Toplum Kuruluşlarıyla beraber bu amaç uğruna çalışmak bizleri gururlandırır.

Ayrıca gerçekleştirmiş oldukları bu güzel ziyaretten dolayı ARSİADER Başkanı Fatih Yeter ve yönetim kurulu üyelerine de teşekkür ediyorum.” Dedi.

"Arsin’e OSB Bereketi!"

Arsin’e OSB Bereketi!

Trabzon’un Arsin İlçesi Kaymakamı Fikret Dağ, “Organize Sanayi Bölgesi sayesinde göç veren değil göç alan ilçe konumuna geldik” dedi.

Arsin Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Erkut Çelebi ve yönetim kurulu üyeleri, Kaymakam Fikret Dağ’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette, Organize Sanayi Bölgesinde güvenlik, istihdam konularında fikir alış verişinde bulunuldu. Kaymakam Fikret Dağ, “Organize sanayinin ilçemize istihdam konusunda katkısı yadsınmayacak kadar büyük. İlçemiz göç eden değil göç alan ilçe konumuna gelmiştir. Sanayicimize teşekkür ediyoruz.

Üretime olan katkılarını desteklemek için yardımcı olacağız” diye konuştu.

OSB’nin güvenliğinin 24 saat kamera sistemi ile kontrol edildiğini belirten Dağ, güvenlik konusunda titiz çalıştıklarını, sadece OSB’de değil ilçe genelinde halkın güven içinde yaşadıklarını ve bunun için çok çaba sarf ettiklerini söyledi.

Arsin OSB Başkanı Erkut Çelebi, “Kamu kurumlarımızla, esnafımız, sanayicimiz, memurumuz, işçimizle biz bir aileyiz. Sanayici ve ilgili kurumlarla, sorunları birlikte çözüp çıtamızı birlikte yükselteceğiz. OSB’de istihdamı daha da artırıcı çalışmalar yapıyoruz.” dedi

Zirve Bilgisayar Kartuş ve Toner Dolum Merkezi

 

Zirve Bilgisayar  Kartuş ve Toner Dolum Merkezi  

Kavaklar Cad. Sürekçioğlu İşhanı Kat 1 No. 73-74
(Büyükşehir Belediyesi Karşısı) SAKARYA

 Son Sistem Kartuş ve Toner Dolumu

 ■ Kartuş ve Toner Toptan & Perakende Satış

 ■ Samsung & Xerox Toner Chip Resetleme

 ■ Video Kasetten Cd be DVD Kaydı

 ■ Her nevi Yazıcı Tamir ve Bakımı

 ■ Güvenilir Teknik Servis ve Destek

KALİTE VE UYGUN FİYAT SADECE BİZDE — % 100 GERÇEK GARANTİ

Firmamıza Getirilen Tonerler, Teknik Departmanımız Tarafından Her parçası ilaçlı Solusyon ile Temizlenip gerekli görülen parçaları değiştirilip, 1 Kalite Polimerize Poliyester Toner Tozu ile Doldurulduktan sonra Özel Saklama Ambalajı  ile Paketlendikten sonra Müşterilerimize Teslim edilir ve % 100 Garantimiz altında bu İşlemler Gerçekleşir.

Zirve Bilgisayar  Kartuş ve Toner Dolum Merkezi  

Renkli Toner Dolum Siyah Toner Dolum Muadil Tonerler Kartuşlar Şeritler

 ■ Son Sistem Kartuş ve Toner Dolumu

 ■ Kartuş ve Toner Toptan & Perakende Satış

 ■ Samsung & Xerox Toner Chip Resetleme

 ■ Video Kasetten Cd be DVD Kaydı

 ■ Her nevi Yazıcı Tamir ve Bakımı

 ■ Güvenilir Teknik Servis ve Destek

 

Toner ÇİP derdine SON.  Resetliyoruz !…KARTUŞ ve TONERLERİMİZ %100 UYUMLU ve GARANTİLİDİR.

 


Kavaklar Cad. Sürekçioğlu İşhanı Kat 1 No. 73-74 (Büyükşehir Belediyesi Karşısı) SAKARYA
 
Tel : 0 264 279 98 87 Gsm : 0 542 731 04 04
 
                    E-mail  :  zirvebilgisayar@mynet.com
Online İletişim (Msn) :  zirvebilgisayar@mynet.com
                       Facebook :  Sabahattin Birinci Zirve Bilgisayar
 
TONER DOLUM SERVİSİMİZ İÇİN İLETİŞİM KURUNUZ.

 0 264 279 98 87

Siyah  Mürekkep  Kartuş  Dolumu  4 TL

Renkli Mürekkep Kartuş Dolumu 5 TL


TONER DOLUM ÜCRETLERİ

(İLGİLİ MARKAYA TIKLAYINIZ)

Renkli Toner Dolum

Renkli Toner Dolum Renkli Toner Dolum Renkli Toner Dolum

Siyah Toner Dolum

Siyah Toner Dolum

Siyah Toner Dolum

Siyah Toner Dolum

 

Renkli Toner Dolum

Renkli Toner Dolum

Siyah Toner Dolum

Siyah Toner Dolum

Siyah Toner Dolum

Siyah Toner Dolum

 MİTA

Renkli Toner Dolum

Renkli Toner Dolum

Siyah Toner Dolum

Siyah Toner Dolum

Siyah Toner Dolum

Siyah Toner Dolum


KALİTE VE UYGUN FİYAT SADECE BİZDE — % 100 GERÇEK GARANTİ

Firmamıza Getirilen Tonerler, Teknik Departmanımız Tarafından Her parçası ilaçlı Solusyon ile Temizlenip gerekli görülen parçaları değiştirilip, 1 Kalite Polimerize Poliyester Toner Tozu ile Doldurulduktan sonra Özel Saklama Ambalajı  ile Paketlendikten sonra Müşterilerimize Teslim edilir ve % 100 Garantimiz altında bu İşlemler Gerçekleşir.


İletişim adresimiz: Kavaklar Cad. Sürekçioğlu İşhanı Kat 1 No. 73-74
(Büyükşehir Belediyesi Karşısı) SAKARYA

    Telefon: 0 264 279 98 87 Gsm : 0 542 731 04 04

  
Zirve Bilgisayar
  Kartuş ve Toner Dolum Merkezi  

Diğer sitelerimiz: 
www.zirvetoner.com – www.sakaryatoner.com –

Zirve Bilgisayar (Kartuş Ve TONER Dolum Merkezi‘de Genel Müdür Sabahattin Birinci

Yerli Otomotivin ve Milli Sanayinin Kalbi Sakarya’da Attı

 Yerli Otomotivin ve Milli Sanayinin Kalbi Sakarya’da Attı

5 bin beygire kadar milli motor üretilecek

BMC Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, “Devletimiz 400-1500 beygir arası motor istedi, biz bununla yetinmedik 5 bin beygire kadar olan motoru yapmaya çalışıyoruz. Uçağımızı da gemimizi de kendi milli motorlarımızla yürütelim istedik. Bunun da seri üretim merkezi Sakarya olacak” dedi.

BMC Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın yerli motoryapımıyla ilgili ihaleyi kazanan BMC firmasının çalışmalara başladığını belirterek, “Devletimiz 400-1500 beygir arası motor istedi, biz bununla yetinmedik 5 bin beygire kadar olan motoru yapmaya çalışıyoruz.” dedi.

Sancak, MÜSİAD Sakarya Şubesi toplantı salonunda düzenlenen “Otomotivde Vizyonumuz ‘Made in Turkey’ ana temalı Türkiye İstişare Toplantısı”nda, BMC’nin savunma sanayi stratejik üssünü Sakarya’da inşa etme kararı aldığını söyledi.

Devletin teşviki ve yönlendirmesiyle Karasu ilçesinde stratejik savunma sanayi üssü kurulacağını belirten Sancak, “Sakaryalı girişimci, milli otomobil markasının kente yapacağı katkıyla bu konuya odaklanmış ama şehre katkı itibarıyla savunma sanayi stratejik üssü milli otomobilden en az 5 kat daha fazla katkı yapacak. Oluşturacağı ciro itibarıyla milli araba markasının belki 20 yılda üretebileceği ciroyu bu üs en geç 5 yılda üretecek. 5 yıllık stratejik planımızda işlerimiz Allah’ın izniyle iyi giderse bu BMC üssünde çalışacak insan sayısı 10 bini geçecek. Muhtemel ciro da 10 milyar dolar civarında olacak. Bunu Sakaryalı girişimcilerin hazırlanması için söylüyorum.” diye konuştu.

Altay Tankı ihalesine talip olduklarını vurgulayan Sancak, devletin bir ay içerisinde vereceği stratejik kararda fiyat, kalite, donanım ve uluslararası ortaklar itibariyle en şanslı grup olduklarını belirtti.

“5 bin beygire kadar olan motoru yapmaya çalışıyoruz”

Sakarya’da Türkiye’nin 150 yıllık rüyasını gerçekleştirecek çalışma yürüttükleri bilgisini veren Sancak, otomotiv sanayisinin temel yapı taşının motor ve şanzıman olduğunu ve bu alanda dünyada 3-4 tane tekelin bulunduğunu vurguladı.

Bu firmaların istemediğinde uçakların uçmadığını, tankların yürümediğini ve obüs toplarının patlamadığını dile getiren Sancak, “Çünkü motor aksamı en belirleyici şey. Savunma Sanayi Müsteşarlığı’mız geçen yıl 400 ila bin 500 beygir arasındaki motorun yüzde yüz yerli yapılması için bir ihale açtı. 60 ay süre ve iyi de para verdi. 5-6 firmadan bu ihaleyi BMC kazandı. Şu anda 70’i yabancı 200’ün üzerinde bilim adamımız bir kuluçka merkezinde bu görevi gerçekleştirmek için çalışıyor. Başlarında da çok yetkin ve kendini kanıtlamış bir bilim adamı var. İlk Türksat uydusunu milli imkanlarla fırlatan Osman Dur hocamız başlarında. Devletimiz 400-1500 beygir arası motor istedi, biz bununla yetinmedik 5 bin beygire kadar olan motoru yapmaya çalışıyoruz. Uçağımızı da gemimizi de kendi milli motorlarımızla yürütelim istedik. Bunun da seri üretim merkezi Sakarya olacak. O açıdan Sakarya buna kendini hazırlamalı.” şeklinde konuştu.

Hızlı tren vagon üssü Sakarya olacak

Tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlandırılacağını aktaran Sancak, Türkiye’nin ipek yolunda ilerleyecek hızlı trenin fabrikalarına sahip olmasının gerekliliğini vurguladı.

Çoğunluk hissesi kendilerinde olan dünya markası firmalarla Sakarya’da vagon fabrikası kuracakları müjdesini veren Sancak, “Sakarya’da 4 fabrika birden kuruyoruz. Onun için 10 bin kişi diyorum. Hızlı tren vagonunun üssü de Sakarya olacak. Bu da en az yerli otomotiv kadar önemli çünkü bu İpek Yolu müthiş bir pazar çıkartacak ortaya. Ülkemiz sadece bu alana önümüzdeki 5 yıl içerisinde metro ve hızlı tren işine 35 milyar avro yatırım yapacak. Yaptığımız bu stratejik ortaklık da Asya’daki 40 ülkeye de buradaki fabrikadan ihracat yapılacak. Teknoloji de yüzde yüz Türk teknolojisi olacak. Patenti millileştiriyoruz o şartla ortaklık kurduk.” ifadelerini kullandı.

MÜSİAD Genel Başkan Vekili Mahmut Asmalı ise 2017’de önceki yıla göre toplam ihracatını yüzde 106,9 oranında artıran Sakarya’nın, 5,2 milyar dolarlık ihracatıyla Türkiye’nin en çok ihracat yapan 7. ili olduğunu, ihracatını en çok artıran iller sıralamasında da beşinciliğe yükseldiğini anımsattı.

Otomotiv sektörünün 2017’de bir önceki yıla göre ihracatını yüzde 20,9 artırarak 23,9 milyar dolar seviyesine yükselttiğini, yan sanayi ürünleri de eklendiğinde bu sayının 28,5 milyar dolara ulaştığı bilgisini veren Asmalı, şunları kaydetti:

“Bu güzel bir gelişme fakat daha da güzel olanı aynı yıl otomotiv ithalatının yüzde 2,3 azalması. Bu Türkiye ekonomisinin 2017’de otomotiv sektöründe 6,5 milyar dolarlık bir dış ticaret fazlası verdiğini gösteriyor. Yani sektör, dış ticaret açığını sınırlama etkisiyle de ekonomimize hatırı sayılır bir katkı sağlıyor. 12 yıldır üst üste ihracat şampiyonu olmasına alıştığımız otomotiv sektörünün, ihracatta rekorlar yılı olması beklenen 2018’de de kendi rekorunu kırarak ihracatını 30 milyar dolara ulaştırması bekleniyor.”

MÜSİAD Otomotiv Sektör Kurulu Başkanı Osman Özdemir de Türkiye’nin motorlu kara taşıtları üretiminde dünyanın en önemli üreticilerinden biri konumunda olduğunu aktardı.

Üretimde her geçen yıl artış sağlandığını ve sektörün üretimde elde ettiği başarıyı ileriye taşımak için var gücüyle çalıştığını belirten Özdemir, “Otomotiv sanayimiz üretim kapasitesi ve kalitesiyle, sağladığı yüksek istihdamla Türkiye’nin övünç kaynaklarından biri olmaktadır. Yerli otomotiv konusunda somut adımlar atıldı ve Cumhurbaşkanlığımızın önderliğinde 5 babayiğit bir araya geldi, karar verildi inşallah yerli otomobil yollara çıkmak için gün sayıyor. İhracat kalemlerimizle ürünlerimizi ulaştırdığımız ülkelerin sayısı her geçen gün artıyor biz artık kendi kendine yeten bir ülke olma yolunda büyük adımlar atıyoruz.” diye konuştu.

Okan Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Tuncay’ın da sunum yaptığı programa, Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik ‘de katıldı.

Sakarya'da 463 Tavuk Çiftliği Battı

Sakarya Kanatlı Hayvan Yetiştiriciler Birliği Başkanı İrfan Demiray, Türkiye’nin tavuk üretiminin yüzde 30’unun Sakarya’dan karşılandığını ancak artan girdi maliyetleri karşısında dayanamayan 463 çiftliğin battığına dikkat çekti.

‘YÖNETMELİĞE UYULMUYOR’
Sakarya Kanatlı Hayvan Yetiştiriciler Birliği, sektörün sorunlarını içeren kahvaltılı bir basın toplantısı düzenledi. Tavuk yetiştiriciliğinde yaşanan sıkıntıları dile getiren Sakarya Kanatlı Hayvan Yetiştiriciler Birliği Başkanı İrfan Demiray, bazı tavuk entegre firmalarının, kanatlı hayvan eti üretiminde sözleşmeli üretime yönelik çıkarılmış yönetmeliğe uymaması nedeniyle üreticinin sıkıntıya girdiğini ifade etti.
Başkan Demiray, “Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın 27.10.2017 tarihinde çıkan kanatlı hayvan eti üretiminde sözleşmeli üretime yönelik çıkarılmış ve sektör adına önemli bir düzenleme getirilmiştir. Fakat bölgemizde bazı tavuk entegre firmalarının bu yönetmeliğe uymaması üreticimizi sıkıntıya düşürmüştür. Tarım il müdürlüklerimizi bu yönetmeliğin uygulanması yönünde göreve davet ediyoruz” dedi.

‘SEKTÖR KAN AĞLIYOR’
Sektörün içinde bulunduğu son durumu anlatan Demiray, ”Sakarya ilinde 45 günlük bir dönemde 32 milyon adet, senelik bazda 192 milyon adet tavuk üretimine sahip olup Türkiye’deki toplam üretimin yüzde 30’unu tek başına üreten bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyel istihdama büyük katkı sağlamaktadır. Direkt olarak 7000 dolaylı olarak yaklaşık 30 bin kişinin Sakarya’da geçimini sağladığı bir sektördür. Sakarya için bu kadar öneme sahip olan tavukçuluk sektörü kan ağlamaktadır. Son 3 yıldır artan yüksek maliyetler Sakarya’da tavuk üretimini durma noktasına getirmiştir. Ne yazık ki artan girdi maliyetleri üretimdeki kazançlar maalesef yansımamıştır. Bu süreçte Sakarya’da 463 tavuk çiftliği işletmemiz ne yazık ki bu sıkıntılara daha fazla dayanamayıp kapanmıştır” diye konuştu.

ÜRETİMİ DURDURMA KARARI
Sektörün içine girdiği açmazın üretimi durdurma aşamasına getirdiğine dikkat çelen Demiray, “Manisa’dan başlayıp Türkiye’nin 7 ilinde 1 Şubat 2018 tarihi itibari ile üretimi durdurma kararını bizim Sakarya’mızda da gündeme gelmiştir. Üreticilerimiz birliğimizle irtibata geçip bu harekete destek olmamız yönünde tavır sergilemiştir. Bölgemizdeki tavuk entegre firmaları ile üreticilerimizin talepleri görüşülüp ortak bir noktada buluşacağımızı düşünüyoruz. Sakarya için bu kadar önemli olan bir sektörü birliğimiz sayesinde düzlüğe çıkartacağımıza inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Haber-Fehmi DUMAN  –Necla BAKAN  -Habervole Haber Merkezi

YÖNETMELİK
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından:

KANATLI HAYVAN ETİ ÜRETİMİNDE SÖZLEŞMELİ ÜRETİME İLİŞKİN

USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kanatlı hayvan eti üretiminde entegre firma ile üretici/üretici örgütü arasındaki sözleşmeli üretimin belirli usul ve esaslar çerçevesinde düzenlenerek, üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması, standartlara uygun ürün elde edilmesi ve plânlı üretim yapılmasına yönelik firma ile üreticinin uyması gereken kuralları belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik; kanatlı hayvan eti üretimi yaptıran entegre firmalar ile bu firmalara sözleşmeli olarak üretim yapan gerçek ve tüzel kişiler veya temsil yetkisine sahip üretici birlikleri arasında akdedilen bakım ve yetiştirmeye ilişkin sözleşmeli üretim ile ilgili usul ve esasları kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanununun 12 nci ve 13 üncü maddeleri ile 29/6/2004 tarihli ve 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanununun 5 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Bakanlık: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını,

b) Firma: Bu Yönetmelik hükümlerine göre üretici/üretici birliği ile sözleşme akdeden; civciv, yem temini, veteriner hizmetleri, kesimhane ve son kullanıcı ürün pazarlaması gibi faaliyetleri yürüten gerçek veya tüzel kişiliği haiz entegre firmaları,

c) İl/İlçe müdürlüğü: Bakanlık İl/İlçe müdürlüklerini,

ç) Sözleşmeli üretim: Bakanlık Hayvan Kayıt Sistemine kayıtlı, kanatlı yetiştiriciliğine uygun teknik ve sağlık şartlarını haiz kümesleri bulunan üreticiler/üretici birlikleri ile firma arasında, civciv, yem, aşı, ilaç, veterinerlik hizmetleri gibi ana üretim girdileri firma tarafından karşılanan, karşılıklı menfaatlerin korunduğu bir sözleşmeye dayanılarak yapılan canlı kanatlı hayvan üretimini,

d) Üretici birliği: Kanatlı hayvan eti üreticilerinin gönüllülük esasına dayalı olarak tarımsal alanda üretimden pazara kadar ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak, üyeleri adına kanatlı eti üretiminin sözleşmeli usulde yapılmasına ilişkin iş ve işlemleri yürütmek üzere temsil ve ilzam yetkisi bulunan, mer’i mevzuata dayanarak kurdukları organizasyonları,

e) Ürün: Sözleşmeye konu, kanatlı eti üretimi amacıyla yetiştirilen kanatlı hayvanı,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Sözleşme İlkeleri, Yükümlülükler ve Sözleşme ile İlgili Usul ve Esaslar

Sözleşme ilkeleri

MADDE 5 – (1) Kanatlı hayvan eti üretimine yönelik taraflarca imzalanan sözleşmeler aşağıdaki ilkeler kapsamında yapılır:

a) Sözleşme tarafların karşılıklı istekleri üzerine düzenlenir.

b) Taraflar birbirlerine karşı, sözleşmenin imzalanmasından bitimine kadar üretimin her aşamasında şeffaflık esasına dayalı bilgi paylaşımında bulunur.

c) Sözleşme hükümlerinin, tarafların birlikte katılımı ile müzakere edilerek ortak menfaat ekseninde hazırlanması esastır.

ç) Sözleşmeden doğan edimlerin ifasında dürüstlük kuralı ön plandadır.

d) Kanatlı hayvan eti üretiminde sürdürülebilir bir sektörün oluşturulması maksatlı üretici örgütlenmesi teşvik edilir.

Yükümlülükler

MADDE 6 – (1) Sözleşmenin taraflarınca aşağıda yer alan yükümlülüklere uyulması esastır:

a) Ürünün mülkiyeti firmaya aittir. Ürünün yetiştirme dönemi sonunda firmaya teslim edilmemesi, noksan teslim edilmesi, gizlenmesi, satılması veya üçüncü şahıslara devri gibi hallerde doğacak bütün zarardan üretici sorumludur.

b) Üretici, ürünleri, firma elemanlarınca verilen talimatlara ve bakım programına uygun olarak yetiştirir. Firma, üreticiye ait kümesleri, üretim ve depolama yerlerini denetleyebilir.

c) Firma tarafından, aynı üretim dönemi içinde üretim yaptırılan kümeslerin tamamında enerji, protein, mineral, vitamin ve benzeri gibi verimde farklılıklara neden olmayacak besin madde içeriğine sahip aynı nitelikte, yem değeri açısından hayvanın ihtiyacını karşılayacak düzeyde ve yem mevzuatına uygun yem sağlanır.

ç) Biyogüvenlik önlemleri konusunda ilgili mevzuata uyulması kaydıyla; yükleme, taşıma, aşı, ilaç, veterinerlik, dezenfeksiyon hizmetleri uygulama bedelleri firma tarafından karşılanır.

d) Firma tarafından karşılanan ürün, yem, biyogüvenlik girdileri ve benzeri ile ilgili çıkacak problemleri, üretici en geç üç gün içerisinde sms, e-posta, telefon, faks gibi iletişim araçlarıyla firmaya bildirmek zorundadır. Üretici ihbar mükellefiyetini zamanında yerine getirmemesinden doğacak zarardan sorumludur.

e) Firma sorumlu veteriner hekimlerinin onayı ve bilgisi dışında, ilaç, aşı ve benzeri maddelerin kullanılması sonucu hayvanların zarar görmesi halinde zarar üretici tarafından karşılanır.

f) Kümeslerde görülen ilk hafta ölümlerinin %1’i geçmesi ve bunun firma kaynaklı hastalıklardan kaynaklandığının tespiti halinde oluşan zarar firmaya aittir.

g) İl Müdürlüğünce yapılan kontrollerde, üreticinin kontrolündeki saklama ve depolama şartlarında herhangi bir olumsuzluk görülmemesi ve yemlikler ve/veya yem silolarından alınarak analizi yaptırılan numunelere göre firma kaynaklı olduğu tespit edilen ölümlerden üretici sorumlu olmaz.

ğ) Firma, ürün seyreltme ve nihai toplama tarihlerini en az iki gün önce sms, e-posta, telefon, faks gibi iletişim araçlarıyla üreticiye bildirir. Mücbir sebeple acil durum sevkinin gerekmesi halinde bu şart aranmaz. Üretici, firma tarafından belirlenen kesim yaşı ve gününe uymak zorundadır.

h) Üretici, yüklemeden en az 4-6 saat önce hayvanları yemlemeyi kesmek zorundadır. Teslimat öncesinde hayvanlara yem, mozaik kırığı, kum vs. yedirmek gibi kantar sonucunu etkileyecek bir uygulama yapıldığının tespit edilerek belgelendirilmesi halinde, üretici bilgilendirilerek firma tarafından re’sen fire düşülebilir.

ı) Firma sorumlu veteriner hekimi ya da yetkilendirilmiş personelin, sağlıksız olduğu ya da kabul kriterlerine uymadığı için ayırdıkları hariç olmak üzere, teslim alınan ürünlerin tamamı tartıya dahil edilir.

i) Firma, yem fabrikası ve kesimhane kantarı tartım sonuçlarını sms, e-posta, telefon, faks gibi iletişim araçlarıyla üreticiye ivedilikle bildirir.

j) Ürünlerin kümesten kesimhaneye taşınması esnasında üretici ve/veya üyesi bulunduğu birlik yetkilileri, ürünlerle beraber gitme, tartı esnasında hazır bulunma ve her tür bedeli üretici tarafından ödenmek kaydı ile firma ile mutabakata varılan akredite bir kantarda kontrol amaçlı tartım yaptırma hakkına sahiptir. Değerlendirme esnasında kantarlar arasında oluşabilecek fark taraflar arasında eşit olarak paylaşılır.

k) Ürünlerin kümesten nakil vasıtalarına tesliminden sonra, nakliye hatalarından kaynaklanan kayıplardan üretici sorumlu tutulmaz.

l) Üretici, kayıtları firmanın belirttiği şekilde tutar. Firma tarafından kayıtlarla ilgili yapılan kontrolde uyumsuzluk tespit edilmesi halinde ortaya çıkacak zarardan üretici sorumludur.

m) Firma üretim dönemi sonunda üreticiye detaylı hesap özeti verir.

n) Üretici, ürünlerin tamamını teslim ettiği tarihten itibaren en geç 10 gün içerisinde alacak-borç hesabını yaparak mutabakatın sağlanmasının ardından müstahsil makbuzu veya fatura düzenler. İmtina etmesi halinde firmanın düzenlediği mutabakat metni esas alınır.

o) 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmelik hükümleri gereği, il içerisinde nakledilecek hayvanlar için Nakil Beyannamesi, İller arasında yapılacak olan kanatlı hayvan nakillerinde, nakil beyannamesine istinaden düzenlenen veteriner sağlık raporunun bulundurulması zorunludur. Nakil sırasında, Bakanlıkça belirlenen belgeleri bulundurmayanlar hakkında 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununa göre idari para cezası uygulanır.

ö) Üretimde kullanılan veteriner tıbbi ürünlerle ilgili hususlar 24/12/2011 tarihli ve 28152 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik çerçevesinde yürütülür.

Sözleşme ile ilgili usul ve esaslar

MADDE 7 – (1) Üretici veya üretici adına üyesi bulunduğu üretici örgütü ile firma, tarafların ortak menfaatlerinin gözetildiği bir sözleşme imzalar. Sözleşme, bir nüshası üreticide, bir nüshası entegre firmada ve bir nüshası da il/ilçe müdürlüğünde kalacak şekilde en az üç nüsha olarak düzenlenir. Sözleşmenin onaylı bir örneği, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren yedi iş günü içerisinde üretici ve/veya üretici örgütü tarafından üretimin yapıldığı yerdeki il/ilçe müdürlüğüne teslim edilir.

(2) Sözleşmede, tarafların adı ve unvanı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, tüzel kişiler için ticaret sicil numarası ve vergi numarası, faaliyet gösterdikleri ve ikamet ettikleri yerin açık adresi, işletme tescil belgesindeki işletme numaraları, tüm iletişim bilgileri ve varsa elektronik posta adresinin, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası olmayan yabancı uyruklu kişiler için mavi kart kimlik numarası, vergi numarası, pasaport numarasının olması gerekir.

(3) Sözleşmeli yetiştiricilik yapacak işletmenin Hayvan Kayıt Sistemlerinden birine kayıtlı olması şartı aranır.

(4) Sözleşmede bakım bedeli ve prim hesaplama usulü yoruma ihtiyaç duyulmayacak şekilde açık olarak belirtilir ve bakım bedeli hesaplama yönteminde tek taraflı değişiklik yapılamaz.

(5) Sözleşmeden doğan borçların ifasına ilişkin ortaya çıkan zararlarda, kusuruyla zarara sebep olan sorumludur.

(6) Taraflar sözleşme hükümlerinde tek taraflı olarak değişiklik yapamazlar. Değişikliğin zorunlu olması durumunda en az üç ay öncesinden karşı tarafa bildirilir. Sözleşmenin taraflarınca değerlendirilerek mutabakata varılır.

(7) Sözleşmede, sözleşmenin düzenlenme tarihi ve süresi belirtilir. Taraflar sürenin bitiminden evvel karşılıklı mutabakat ile sözleşme süresini uzatabilir.

(8) Sözleşmede yer almayan hususlarda ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

(9) Taraflar akdettikleri sözleşmeye bu ürünle ilgili diğer mevzuata aykırı olmamak şartıyla ayrıca özel hükümler koyabilirler.

(10) Üreticinin talebi ve kendisi adına sözleşme yapmak üzere yazılı olarak yetkilendirmesi halinde, üretici birliği üyesi adına sözleşme yapabilir. Birlikler, yazılı olarak yetkilendirilmeleri halinde üyeleri adına grup sözleşmesi de yapabilir.

Sigorta

MADDE 8 – (1) Sözleşmeye tabi ürün için üretici ve/veya firma tarafından Tarım Sigortası yaptırılması isteğe bağlıdır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Mevcut sözleşmeler

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce yapılan sözleşmeler sözleşme sürelerinin bitimine kadar geçerlidir.

Yürürlük

MADDE 9 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 10 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.

Adapazarı Şeker'de Herşey Yolunda Gidince Yüzler Gülüyor

Adapazarı Şeker’de Herşey Yolunda Gidince Yüzler Gülüyor

Türkiye ekonomisinin önemli sanayi kuruluşlarından biri olan Adapazarı Şeker Fabrikası, bölge ekonomisine ve tarım hayatına büyük katkıda bulundu. Adapazarı Şeker Genel Müdürü Hasan Çapraz, “bu kampanya döneminde 450 milyon TL’lik bir ekonomik hacme ulaşarak, 10 bin aileye ekonomik katkı sağladık” değerlendirmesinde bulundu.

Yıldız Holding iştiraki Adapazarı Şeker, 2017/2018 şeker üretim kampanyası ve sosyal sorumluluk ve çevre duyarlılığı ilkeleri kapsamında, 20 milyon lira yatırımla kurulan ileri teknoloji arıtma tesisinin işletme sonuçlarını bir basın toplantısıyla açıkladı.

Adapazarı Şeker Genel Müdürü Hasan Çapraz, bu yıl bölge ekonomisi adına sevindirici gelişmelerin yaşandığını belirterek, “Geçen yıl bölgemizden tedarik edilen pancar miktarı 35 bin ton iken, pancar üreticilerimizin teveccühü ve başarılı ziraat uygulamalarımız ile iyi geçen iklim değerleri sonucunda bölgemizden 94 bin ton pancar alındı” dedi.

Merkez Bölge Pancar Üreticilerimize ödenecek ürün bedeli tutarı 2,5 kat arttı

Dekar başına alınan pancar miktarında üreticilerin yüzünü güldüren sonuçlar elde edildiğini aktaran Çapraz, şöyle devam etti:

“Dekara 12 ila 14 ton pancar hasadı yapan çiftçilerimizin mutluluğunu hep birlikte yaşadık. Bölgemiz pancar üreticilerine ödenecek ürün bedeli miktarının bu yıl 2,5 kat artmış olması bizleri daha da cesaretlendirdi. Sektörel şartların ve rekabetin elverdiği ölçüde pancar tedarikini bölgemizden yapma önceliğimiz devam edecektir. Bölgemizden tedarik edemediğimiz miktarı daha önce ekim yaptığımız alanlarla, T.C Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın müsaadesi ile devam edeceğiz.”

Bölge ekonomisinin temel taşı olmayı sürdürdük

2017-2018 kampanya döneminde 497 bin ton pancarı 450 kişilik Adaşeker ailesi ile 96 günde işlediklerini dile getiren Çapraz, “Kampanya sonucunda Şeker üretim tonajımız, önceki yılın üzerinde gerçekleşerek 65.780 ton olarak gerçekleşti. Aynı zamanda 20 bin ton melas ve 120 bin ton pancar küspesi üreterek, maya, yem ve hayvancılık sektörünün temel hammadde tedarikçileri arasında yer almaya devam ettik. 450 milyon TL’lik bir ekonomik hacme ulaşarak, bölge ekonomimizin temel taşlarından olmayı sürdürdük” diye konuştu.

Şeker kotası 5.500 ton arttı

Önümüzdeki yıl 500 milyon TL’lik bir ekonomik hacme ulaşacaklarını öngördüklerini ifade eden Genel Müdür Çapraz, şunları kaydetti:

“Bu bölgemiz açısından ticaretin ve ekonomik refahın tüm iş ortaklarımıza daha fazla değer katacağının bir müjdesi olacak. Ayrıca bu hafta başında T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından şirketimize tebliğ edilen Şeker Kotası artış yazısı, Adaşeker ailesinin çalışmalarını taçlandırdı. Fabrikamızın geçen yıl 50 bin ton olan Şeker kotası yüzde 11 oranında 5.500 ton artarak 55.500 tona yükseldi. Kotamızın artışı ile fabrikamızın 99 bin ton olan şeker üretim kapasitesine ulaşma hedefimizde önemli bir basamağı da aşmış bulunuyoruz. Orta vadede kotamızı 70 bin tona ulaştırarak, 99 bin hedefini daha güçlü hissedeceğiz.”

Atıksu arıtmada başarılı bir sezon geçirdik

Şeker sanayinde yapılan en yüksek bütçeli ve en hızlı hayata geçen proje olan İleri Teknoloji Arıtma Tesisinin işletme sonuçlarını da açıklayan Genel Müdür Çapraz,  “Kampanya sürecinde arıtmada da başarılı bir sezon geçirdik. Başarımızın somut bir delili olarak SASKİ tarafından yapılan Atıksu Deşarj ölçümlerinden 800 KOİ olan üst sınırın altında +,- %30 marj ile 100 KOİ civarında bir deşarjın gerçekleşmesi oldu. Bu yıl atık sudan dolayı ceza gerektirecek bir sonuç elde edilmedi. Yıldız Holding’in hedefleri arasında yer alan; üretim proseslerinde kullanılan su miktarının düşürülmesi hedefine bağlı olarak geçen yıl 100 ton pancarın işlenmesi için kullanılan 90 m3 su seviyesi bu yıl 60 m3 seviyelerine indirildi. Su kullanım miktarlarında sağlanan yüzde 27 oranında bu iyileşmeyi 2018 yılında da sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Koku sorunu kökten çözüldü

Önceki yıllarda hissedilen kokuyu, bu kampanya dönemde kökten çözdüklerini vurgulayan Çapraz, şöyle devam etti: “Çevreye duyarlıyız. Koku ile çıkan haber ve yorumları titizlikle değerlendiriyoruz. Koku konusunda bu yıl kanuni değerleri sağladık. Hatta uluslararası standartların da üzerinde değerlere ulaştık. Koku giderici uygulamalarımız devam ediyor. Arıtma yatırımının son aşamalarında SASKİ’nin tavsiyesi ile arıtma havuzlarının üstünü kapatmak için 1 milyon TL’lik tutarda plastik malzemeyi ithal ederek havuzlara yerleştirdik. Şu anda herhangi evin mutfağında hissedilen haşlanmış pancar kokusunun dışında dışarıya çıkan bir koku söz konusu değil. Çıkan atıkları da en iyi şekilde bertaraf ettik. Ayrıca dökme olarak satılan küspe miktarını azaltarak; 500 kg’lık paketli küspenin imalatına ağırlık verdik. Müşterilerimiz, hava ile teması kesilmiş ve bir yıl süre bozulmaya karşı dayanaklı paketli küspeye yönlendirdik. 2018 yılında bu uygulamamız artarak devam edecektir.”

Haber-Fehmi DUMAN  Sakarya54 -Sakarya54 TV -Habervole Genel Yayın Yönetmeni

Necla Bakan Marmarabook Genel Yayın Yönetmeni

Zeytinin yaprağında şifa bulan Yusuf HOŞ  ile  Zeytin’in Mucizesini  Konuştuk

Zeytinin yaprağında şifa bulan Yusuf HOŞ  ile  Zeytin’in Mucizesini  Konuştuk

Habervole Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN Zeytin yaprağından elde edilen öz ile  ilgili  gerçekleri  Modern Tıp  uygulamalarını  bırakıp Doğal Bitkilerden oluşan içersinde 101 madde içeren Zeytin Yaprağı  oluşumu ile  sağlık  bulan  Yusuf HOŞ  ile   Söyleşi Yaptı

Fehmi DUMAN -Önce  Yusuf Hoş Kimdir?

Yusuf HOŞ-1950  Yılında  Şark Beynevit Sakarya’da  dünya’ya  geldim.Ortaokul  Akyazı  ilçesinde,Liseyi Kabataş Lisesinde  tamamladım. Almanya Technische Hochschule Darmstadt’ta Makina mühendisliği okudum.İş dünyasına 1972 yılında Adli Yeminli Tercüman olarak göreve başladım.Daha  sonra Market İşletmeciliği,Seyehat Acenta  İşletmeciliği,Tercümanlık Bürosu işini 1989  yılına  kadar  sürdürdüm.1989 yılı içinde  Vücuduma  giren virüs ile  hastalandım.Almanya’da Doktorlar 5 yıllık  ömür  biçtiler.Bende  Doktorların  verdiği  reçeteyi  kullanmayarak  Doğadan kendime şifa aradım.Zeytin Ağacı ile  tanıştım.Zeytin  yaprağının  çayıyla  bir ay da kendime  geldim.Elips  olarak  gördüğüm  dünya  düzeldi.Vücut performansı yükseldi.Vücudum  tekrar kendini toparladı.

Beni  sağlığa  kavuşturan Zeytin Ağacını  araştırmaya  devam ettim.Bütün geçmiş  ve kadim tıp,yabancı  literatürü taradım ve  Kuran-ı Kerimi  taradım.Sadece çayı ile  yetinmeyip Anadolu  Üniversitesinden  aldığım  teknik destekle Zeytin Yaprağı özütü üretimine başladım.Ve  bunu Türk insanına  tanıtmak  için Yola  çıktım.Şu anda  Tesisimizde Bütün   Şifalı bitkilerin son teknoloji ve bitki özlükleri,   kadim tıp  yöntemiyle en yüksek  etkinlikte   bitki özlükleri ,yağları,esensiyel yağları ve  solusyonları  üretimi yapılmaktadır.

“Zeytin ağacı Cennetin en zengin armağanıdır.”

Kuran-ı Kerim’de Zeytin Ağacı

NÛR Suresi, 35. Ayeti Tefsiri: ‘Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile neredeyse aydınlatacak kadar berraktır. Nur üstüne nur. Allah, dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah, insanlar için misaller verir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.’

Antioksidan Etki

Zeytin ağaçları, dünyadaki en dayanıklı ağaçlardandır. Uzun süreli yaşamlarını büyük ölçüde, kendilerine hastalık ve zararlılara karşı direnç kazandıran “oleuropein” adlı bir madde üretmelerine borçludurlar.

Antimikrobiyal Etki

Test edilen mikroorganizmalara, diyalizle elde edilen çeşitli konsantrasyonlardaki zeytin yaprağı suyu ekstraktı aşılandı. %0.6 (w/v) zeytin yaprağı suyu ekstraktı, 3 saat içinde test edilen bütün bakterileri öldürdü.

Metabolizma

Oleuropein içeriği dolayısıyla kronik yorgunluk sendromunun bazı semptomlarını azaltır. Bu kronik yorgunluk sendromunda etkisi fazlaca olan mycoplasma bakterisinin zeytin yaprağınca elimine edilmesinden kaynaklandığı düşünülmektedir

Deriyi Besler-Korur

Zeytin yaprağı, derideki çizgilerin ve kırışıklıkların görünümünü hafifletir.Aspergillus mantarları tarafından üretilen aflatoksinin engellenmesinde, Oleuropein kullanımı ile ilgili araştırmalar yapılmaktadır. Psoriasis(sedef) hastalarının durumlarında gelişmeler sağlar.

Ekstraktı Nasıl Yapıyoruz?

En İyi Yapraklar

Balıkesir civarından, en iyi zamanında el değmeden, toprağa düşmeden özenle toplanan Zeytin Yapraklarını kullanıyoruz.

Sağlıklı Üretim

Özenle toplanan Zeytin Ağacı Yapraklarını, hijyenik tesisimizde, kimyagerlerimiz, gıda mühendislerimizle birlikte sağlıklı ürünler kullanarak işliyoruz.

Doğal Mineraller

Sizler için, şifa kaynağı olabilmesi için lokman Hekim’den İbni Sina’dan ve bir çok alimden günümüze gelebilmiş çok ender bilgiler ışığında şifa kaynaklarını harmanlıyoruz.

Ekstrak-siyon Nedir?

Yapılan araştırmalara göre zeytin yaprağı, 101 madde içerir. İçindeki en etken madde polifenolik antioksidanlardan biri olan oleuropeindir. Oleuropein, vücutta ”kalsiyum elenolat”a çevrilir.

Zeytin Ağacı

Hemen hemen her bölgede yetişir ve bölgelerine göre özellikleri artar.

Şifa Kaynağı

Zeytin Ağacı kopmlike olarak bir şifa kaynağıdır.

Özel Formül

Yılların arge çalışması sonucu özel bir formülle üretiyoruz.

Zeytin Ağacı

Doğada 2000 yıldan fazla yaşayabilen nadide canlıdır.

Sağlığa Zararsız.

Araştırmalar sonucu sağlığa zararlı bir yan ekitisi bulunmamıştır.

101 Bileşik

250 mikrogram A vitamini, 40 mikrogram selenyum, 250 miligram C vitamini, 20 mg Askorbil-palmitat bulundurmaktadır.

Sağlıklı Yaşamın Sırrı

Doğal Zeytin

Sofranızdan doğal zeytini eksik etmeyin.

Doğal Zeytinyağı

Isıya mağruz bırakmadan sofranızdan zeytinyağını eksik etmeyin.

Doğal Su

Günümüzde kaliteli su tüketimi vücudumuz için elzemdir.

Temiz Hava

Mümkün olduğunca her fırsatta oksijen ihtiyacımızı karşılamalıyız.

Stres

Çağımızın en önemli sorunu olan stresten kaçınmalıyız.

Dengeli Beslenme ve Spor

Kaliteli öğün ve kaliteli spor bizi zinde tutmaya yarar.

Özünde Güçlü

Doğal Gıda Takviyesi

“Ekolojik turizme tam destek”

“Ekolojik turizme tam destek”

Sapanca İlçe Teşkilatı’yla gerçekleştirilen buluşmada konuşan Başkan Toçoğlu, “Sapanca sadece şehrimizin değil, ülkemiz için özel bir konumdadır. İlçemizin turizm potansiyelinin farkındayız ve geliştirilecek projelere katkı sağlamaya hazırız. Ekolojik turizm için de gelecek önerilere tam destek sunarız. Doğal güzellikleri koruyarak yapılacak tüm çalışmalar, ilçemizin turizm potansiyelini de yükseltecektir” dedi. İl Başkanı Kılıç ise Sakarya olarak 2019’da başarıyı yakalayacaklarını söyledi.

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, AK Parti Sapanca İlçe Teşkilatı’yla istişare toplantısında bir araya geldi. Sapanca Sosyal Gelişim Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda AK Parti İl Başkanı Fevzi Kılıç, AK Parti İlçe Başkanı Yunus Gümüşel, Sapanca Belediye Başkanı Doç. Dr. Aydın Yılmazer, SASKİ Genel Müdürü Dr. Rüstem Keleş, Genel Sekreter Yardımcısı Ayhan Kardan, Ali Oktar, SASKİ Genel Müdür Yardımcısı Sezar Ercan, Büyükşehir ve SASKİ bürokratları, teşkilat mensupları ve mahalle temsilcileri yer aldı

Hayırlı olsun

Sapanca Belediye Başkanı Doç. Dr. Aydın Yılmazer, “Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeki Toçoğlu’na ilimizde ve ilçemize gerçekleştirdiği hizmetlerden dolayı teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum. Şehrimize çok ciddi katkılar sunuyor” derken; AK Parti Sapanca İlçe Başkanı Yunus Gümüşel, “Bu akşam teşkilatımız bünyesinde İl başkanımız ve Büyükşehir Belediye Başkanımızın liderliğinde yapacağımız istişarenin öncelikle ilçemize, ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

En iyi ve en doğru işler

Başkan Toçoğlu, “Büyükşehir Belediyesi olarak il başkanımızla ilçelerimizi ziyaret ederek teşkilat mensuplarımızla bir araya geliyor, istişarelerde bulunuyoruz. İlçe belediyelerimizle beraber yerel hizmetler konusunda güzel işlere imza atıyoruz. Tabii ki eksikliklerimiz var. Bunları da hep birlikte tamamlayacağız. Ülkemizdeki birtakım gelişmeler seçim sürecinin biraz daha zor ve çetin geçeceğini ifade ediyor. Her şeyin en iyisini en iyi niyetle yaparak yolumuza devam etmeliyiz. Bugün 2019 seçimleri öncesi önemli bir prova yapıyoruz” dedi.

İstikrarla yola devam

“Biz bir davanın temsilcileriyiz. Bu davanın bir yerine zarar gelmesi hepimizi üzer. Hamdolsun AK Parti hükümeti ile hizmetlerimizi sorunsuz bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz. Hizmetlerimizin devamı için Ankara’daki güçlü iktidarların önemi büyük. Sayın Cumhurbaşkanımız da 2019 seçimlerinin önemini her fırsatta ifade ediyor. Yüzde 51 oy almamız gerek. Bu hedefinde üstünde bir oy elde etmek için hep birlikte çok çalışmalıyız” dedi.

Altyapı çalışmaları

“Hamdolsun hizmetlerimiz sürüyor. Tüm ilçelerimizde olduğu gibi Sapanca’da da kapsamlı asfalt çalışmaları gerçekleştirdik. Sapanca’da daha önce 12 kilometrelik güzergahları yenilemiştik, son olarak ise ilçe merkezinde bulunan caddeleri tamamladık. Sapanca’da devam eden ve tamamlanan çok sayıda SASKİ yatırımı var.  Sapanca Gölü’ne alternatif oluşturacak Akçay Barajı’nı inşa ediyoruz. Sapancamız Türkiye’nin en iyi korunan göllerinden bir tanesi. Gölle ilgili hassasiyetimiz devam ediyor.

Sapanca SGM’yi hizmet aldık

“Sapanca Spor Kompleksi’nde çalışmalarımız devam ediyor. Tüm gereklilikleriyle modern bir tesisi ilçemize kazandıracağız. Kısa süre önce şuan içinde bulunduğumuz SGM’nin de açılışını gerçekleştirdik. Bu merkezde genç, yaşlı, kadın, çocuk, engelli bireylerimize eğitimler sunuyoruz. Büyük bir ilginin söz konusu olduğunu da öğrendim. İlgi gösteren tüm Sapancalı hemşehrilerime şükranlarımı sunuyorum.” 

Ekolojik turizm

“Sapanca doğasıyla, yeşiliyle, muhabbetiyle sadece Sakarya’nın değil, ülkemizin özel bölgelerindendir. İlçemizin turizm potansiyelinin farkındayız ve ilçe belediyemizin turizm alanında geliştireceği projelere katkı sağlamaya hazırız. Ekolojik turizm için de gelecek önerilere tam destek sunarız. Sapanca’mızın doğal güzelliklerini koruyarak yapılacak tüm çalışmalar, ilçemizin turizm potansiyelini de yükseltecektir. Bu vesileyle toplantımıza katılım gösterdiğiniz için hepinize teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”

Farkımızı ortaya koyacağız

AK Parti İl Başkanı Fevzi Kılıç, “Hamdolsun Sakarya’mızda kronik bir sorun yok. Büyükşehir Belediyemiz ile katıldığımız her toplantıda yapılan hizmetler için teşekkürler alıyoruz. Bu bizi ziyadesiyle memnun ediyor.  Belediyemizin çok güzel kültür programları, çok güzel sosyal etkinlikleri oluyor. Sakarya’da yapılan kültür programlarından dolayı da teşekkürler geliyor. Şehrimiz spor alanında da büyük ilerleme kaydetti. Büyükşehir Basketbol takımımız Süper Lig’de. Sakaryaspor geçen yıl olduğu gibi bu yılda çıtasını yüksek tutuyor. Sportif alandaki başarılar da şehrimizin imajına, algısına ve yapısına çok büyük katkı sağlıyor. Genel siyaseti de yakından takip ediyorsunuz. Tüm gözler ülkemize çevrilmiş durumda. Bu günlerde Cumhurbaşkanımıza, bu kutlu davamıza daha da yardım etmemiz gerekiyor. Birlik ve beraberlik içerisinde el ele yürümemiz gerekiyor. Biz bunu da başaracak güçteyiz. Şehrimize hemşerilerimize güveniyoruz. İnşllah önümüzdeki seçimlerde de Sakarya olarak farkımızı ortaya koyacağız.”