kategori Arşivleri: Ekonomi

Yalova TETA Isı Yapı Market'ten Kadir gecesi mesajı

Gazi ALTAŞ  ‘dan kadir gecesi mesajı

Yalova TETA ISI&YAPI MARKET  İşletmecisi Gazi ALTAŞ  Mübarek Ramazan-ı Şerif’i uğurlamaya hazırlanırken, Kadir Gecesi’ne erişmenin heyecan ve coşkusunu yaşadıklarını belirterek, “Kur’an-ı Kerim’de, “Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır’ mealindeki ayetle, bu gecenin esenlik dolu olduğuna işaret edilmektedir” dedi.

Gazi ALTAŞ  Kadir Gecesi dolayısıyla bir mesaj yayınladı. “Bu kutsal gecenin getirdiği esenlik ve selametin, tüm yurdumuzu, aziz milletimizi ve bütün insanlığı çepeçevre kuşatmasını; yeryüzünde barış ve huzura vesile olmasını diliyorum” diyen Gazi ALTAŞ  şöyle devam etti:

 “Hiç şüphesiz, bu mübarek gece, kalplerimizin kötülüklerden arınması, gönül dünyalarımızın aydınlanması, manevi huzurumuzun artması için eşsiz bir imk’n ve fırsat sunmaktadır. Aziz milletimiz, bu eşsiz fırsatın şuurunda olarak, bu gecenin feyiz ve bereketinden manen en iyi biçimde yararlanacağına inanıyorum. Bu düşünce ve duygularla aziz milletimizin ve tüm İslam dünyasının Kadir Gecesi’ni tebrik ediyor; Yüce Mevla’dan barış ve huzur içinde hepimizi Ramazan Bayramı’na da eriştirmesini diliyorum.”

  

YALOVA TETA ISI YAPI MARKET

TETA, Doğalgaz sektöründe kazanmış olduğu tecrübeyi Yalova halkına da sunmayı, kazandırarak kazanmayı ilke ve hedef edinmiştir. Teta ısıtma, soğutma, doğalgaz malzemelerini üreticiden tedarik ederek, müşterilerimize zamanında kaliteli bir hizmet sunmaya çalışmaktadır….

TETA ISI YAPI MARKET

GAZİ ALTAŞ

Fevziçakmak Mh. Şehit Ömer Faydalı Cd. No: 38/A Merkez Yalova

Telefon o226 3000016 0226 3000018 05055332685

Büyükşehir’den sağlık turizmine “çifte” destek

İzmir Jeotermal A.Ş aracılığıyla Doğanbey’de 42 dönüm arazi satın alarak Seferihisar, Gümüldür, Özdere ve Ürkmez hattındaki otellerin turizm sezonunu uzatacak bir kür merkezi kurmaya hazırlanan Büyükşehir Belediyesi, aynı alanda ikinci büyük hamleyi Çeşme için yaptı. İZENERJİ şirketiyle Çeşme Termal Kür Merkezi’ne yüzde 40 ortak olduklarını açıklayan Başkan Aziz Kocaoğlu, “Sağlık turizmini geliştireceğiz, EXPO’da sağlık kenti yapacağız diye senelerdir dil döktüğümüz konuyu iki yerde birden başlatarak mesafe almak istiyoruz” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çeşme’deki termal turizm kapasitesini artırmak ve kentin sağlık turizmi hedeflerine katkı koymak amacıyla, İZENERJİ A.Ş. şirketi aracılığıyla, kısa adı TETUSA olan Çeşme Termal Kür Merkezi’ne yüzde 40 ortak oldu. Büyükşehir Belediyesi’nin TETUSA’dan 12 milyon lira değerinde hisse alarak termal turizme katkı sağlamaya ve Çeşme’deki konaklama sezonunu uzatmaya çalışacağını belirten Başkan Aziz Kocaoğlu, “Buraya kür merkezi olarak en az 60-70 milyonluk yatırım yapılacak. Bu yatırımın tutarı belki zaman içinde 100 milyon lirayı aşacak. Bununla birlikte İzmir’in, Çeşme’nin turizmi, otel yatak doluluğu ve süresi de artacak” diye konuştu.

Belediye Meclisi toplantısında konuyu gündeme getiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, “Aynı projeyi 2005’te ortak olduğumuz ve kara geçirdiğimiz, İl Özel İdaresiyle birlikte çalıştırdığımız İzmir Jeotermal A.Ş’de de yaptık. Şimdi de Doğanbey’de 42 dönüm arazi aldık. Aynı kür merkezini yapıp Seferihisar, Gümüldür, Özdere, Ürkmez ve Doğanbey hattındaki otellerin mevsimsel süresini uzatacağız. ‘Sağlık turizmini geliştireceğiz, EXPO’da sağlık kenti yapacağız’ diye senelerdir dil döktüğümüz konuyu iki yerde birden başlatarak mesafe almak istiyoruz. İnciraltı’nın planları bittiğinde, aynı tesisin, kür merkezinin belki daha büyük çaplısı oraya da yapılacak. Eğer bu kent hizmet sektöründe büyüyecekse, dünyanın her tarafından şifa bulmak için insanlar gelecekse; tıp fakülteleri, üniversiteler, termal oteller açılacaksa, turizm ayağa kaldırılacaksa bunu yapmak gerek. Biz bunun ihtiyaç olduğuna kadar verdik” dedi.

 

Sağlık turizmi ayağa kalkacak

Başkan Aziz Kocaoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“TETUSA A.Ş. kar amaçlı bir şirket değildir. Hazinenin tahsis ettiği 100 dönümlük bir arazide Çeşme’nin ve İzmir’in kalkınması için kür merkezi yapılıp, bu şifalı sularda termal tedavileri bünyesinde barındıran, Çeşme’deki turizm tesislerinin süresinin ve yatak kapasitesinin uzaması için oluşturulmuştur. Yatırımın belirli bir kısmının yapılabilmesi için sermaye tutarının 30 milyonluk kısmı, termal suların değerlendirilmesi, insan sağlığı, rehabilitasyon ve spor ile ilgili tesis kurmak, kür merkezi çalıştırmak gibi faaliyetlere ayrıldığından bu tutar şirkete verilmiştir. Asıl amaç kar elde etmek değil, sağlık turizmini harekete geçirmektir. Zaten bu kür merkezi çok karlı bir şey olsa, bunu özel sektör 80 bin defa yapardı. Biz kamuyuz. İzmir Fuarı’nda para mı kazanıyordum? Hayır! Ben kazanmıyorum ama İzmir, hizmet sektöründe 1,5 milyar lira ciro yapıyor. Bunun 500 milyonu net kardır. Devlet her türlü yatırımda verdiği teşvikte ‘para kazandım, kazanamadım’ diye hesap mı yapıyor? Bu kür merkezi sayesinde Çeşme’nin sezonluk süresi bir ay uzatılırsa, buradan Çeşme, İzmir ve Türkiye Cumhuriyeti kazanacaktır. O zaman biz de bir tacir gibi düşünürüz. Tacir mantığıyla belediyeyi yönetiriz.”

 

Nitelikli turist sayısı artacak

Çeşme’ye termal turizm tesisi kazandırmak için 2005 yılında, aralarında Çeşme ve Alaçatı belediyeleri ile Çeşme Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın da bulunduğu 60 ortakla kurulan Çeşme Termal Kür Merkezi (TETUSA), Termal Turizm Tesisi projesi için 35 yıllığına kiraladığı arazide 40 milyon dolarlık aqua park, estetik cerrahi, tedavi, kür merkezi, yüzme havuzu, yaşlı bakım evi, otel ve kapsamlı spor alanlarının yer aldığı “mega termal tesis” yatırımının startını vermişti. Projeyle birlikte Çeşme’nin hayalini kurduğu 12 ay turizm hedefinin gerçekleştirilmesi için de önemli bir adım atılmış olacak. Ayrıca bölgedeki nitelikli turist sayısı da artacak.

Şemsi Bayraktar"2,1 milyon hektar arazi tarım dışına Çıktı"

-Zeytinliklerle ilgili düzenleme…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Zeytinliklerle ilgili düzenlemenin komisyona geri çekilmesi

yerinde bir karardır”

-“Bu yapısıyla Zeytin Sahaları Koruma Kurulları zeytinlikleri

koruyamaz. Kamu yararı kavramı Toprak Koruma Kurullarında

olduğu gibi istismar edilebilir”

-“Toprak Koruma Kurulları tarım arazilerinin tarım dışına

çıkarılmasını önleyemedi. Bu kurullar görev yapsa, bu kurulların

faaliyette olduğu dönemde 2,1 milyon hektar arazi tarım dışına

çıkarılabilir miydi?”

-“Toprak Koruma Kurullarında tarım arazilerinin tarım dışına

çıkarılmasına itiraz eden, şerh koyan Ziraat Odalarımızın kurul

üyeliği iptal ediliyor. Bizim yerimize Kurula ticaret erbabı alınıyor”

-“Kanun tasarısında zeytinliklerle ilgili düzenleme konusunda

ciddi endişelerimiz vardır. Görüşümüz de alınmamıştır”

-“Düzenleme, Türkiye’nin zeytincilikte dünya ikinciliği hedefiyle

örtüşmemektedir”

-“Yapılmak istenen değişikliklerle önemli bir tarım, sanayi,

ticaret ve istihdam alanı olan zeytincilik sektörü büyük ölçüde

zarar görecek, geçimini zeytinliklerden sağlayan üreticilerimiz de

mağdur olacaktır”

-“Meralar, özellikle tarım dışı sektörlerde yatırım yapılacak alan

olarak görülüyor. Bu bakışın değişmesi lazım. Aksi halde

hayvancılıkta sürdürülebilirlikten söz edilemez”

-“Kanun tasarısında meralarla ilgili madde, endişelerimiz

dikkate alınarak komisyona çekilmelidir”

 

Ankara – 09.06.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kamuoyunda Üretim Reformu Paketi olarak bilinen Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesine İlişkin Kanun Tasarısı’nda, zeytinliklerle ilgili düzenlemenin komisyona geri çekilmesinin yerinde bir karar olduğunu bildirerek, “kanun tasarısında zeytinliklerle ilgili düzenleme konusunda ciddi endişelerimiz vardır. Görüşümüz de alınmamıştır” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, Üretim Reformu Paketi Kanun Tasarısı’nda yer alan zeytinliklerle ilgili düzenlemenin bu şekliyle geçmesi halinde, zeytinlikleri her türlü sanayi tesisine açık hale getireceğini, düzenlemenin Türkiye’nin zeytincilikte dünya ikinciliği hedefiyle örtüşmediğini belirtti.

Yapılmak istenen değişikliklerle önemli bir tarım, sanayi, ticaret ve istihdam alanı olan zeytincilik sektörünün büyük ölçüde zarar göreceğini, geçimini zeytinliklerden sağlayan üreticilerin de mağdur olacağını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Bir alanı zeytinlik dışına çıkarmak telafisi mümkün olmayan sorunlar doğurmaktadır. Zeytinlik alanlarında yatırım yapanların kendilerine tahsisi edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlü kılınsa da, bu alanlarda tarımı bırakan, üretimden uzaklaşan üreticilerin yeniden tarıma dönmesi mümkün görülmemektedir. Zeytin yetiştirilen alanlarda yapılacak faaliyetler nedeniyle doğal yapısı bozulan toprağın verim gücü düştüğü gibi, toprak ve su erozyonuna açık hale gelecek, çölleşme riski daha da artacaktır.

Tasarıda alternatif alan bulunmaması ve kurulun uygun görmesi şartıyla bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış yatırımlar için zeytinlik sahalarında yatırım yapılmasına Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından izin verilebilir hükmü getirilmektedir.”

-“Zeytin Sahaları Koruma Kurullarının oluşumu endişemizi artırmaktadır”-

Tasarıda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yetkisini gerektiğinde valiliklere devredebileceğinin belirtildiğine dikkati çeken Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Tarımdan birinci derecede sorumlu olan Tarım Bakanlığı’nın yetkisinin valiliklere devredilmesiyle birlikte karar sadece valinin inisiyatifine bırakılmaktadır.

Tasarıda zeytin sahaları koruma kurulunun oluşturulması öngörülmüştür. Kurul, zeytinlik sahası bulunan her ilde valinin başkanlığında, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın ildeki üst düzey temsilcileri ile Ziraat Fakültesi, Ziraat Odaları ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı araştırma enstitüsünden birer üye, ticaret borsası, ticaret borsası yoksa ticaret ve sanayi odasından bir temsilci, Zeytinyağı İhracatçılar Birliği’nden bir temsilci olmak üzere 11 üyeden oluşacaktır. Kurulun oluşumuna baktığımızda kamu ağırlıklı bir yapı söz konudur. Bu da endişemizi artırmaktadır. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Araştırma Enstitüsü, Ziraat Odası, Zeytinyağı İhracatçılar Birliği, Ziraat Fakültesi olumsuz oy kullansa bile zeytinlik alanlar aleyhine karar çıkma riski fazladır. Sonuç olarak bu yapısıyla Zeytin Sahaları Koruma Kurulları zeytinlikleri koruyamaz. Kamu yararı kavramı Toprak Koruma Kurullarında olduğu gibi istismar edilebilir. Nitekim Zeytin Sahaları Koruma Kurulları gibi işlev görev Toprak Koruma Kurulları da tarım arazilerini koruyamamıştır. Toprak Koruma Kurulları tarım arazilerinin tarım dışına çıkarılmasını önleyememiştir. Bu kurullar görev yapsa, bu kurulların faaliyette olduğu dönemde, 2,1 milyon hektar arazi tarım dışına çıkarılabilir miydi? Burada kamu yararı kavramı her zaman istismar edildi. Toprak Koruma Kurullarında tarım arazilerinin tarım dışına çıkarılmasına itiraz eden, şerh koyan Ziraat Odalarımızın kurul üyeliği iptal ediliyor. Bizim yerimize Kurula ticaret erbabı alınıyor.”

Bayraktar, zeytinciliğin geleceğinin ve son yıllarda yapılan büyük yatırımların heba olmaması için zeytin ağaçlarının korunması gerektiğini bildirdi.

 

-“Meralarla ilgili madde de komisyona çekilmeli”-

 Kanun tasarısında durumu ve sınıfı çok iyi veya iyi meraların dışındaki meraların tahsis amacının değiştirilmesi bölümünün de olduğunu belirten Bayraktar, “durumu ve sınıfı çok iyi veya iyi olmayan meralar olsa da meraları, yerleşim alanları içinde bulunan endüstri, teknoloji geliştirme, organize sanayi bölgeleri, sanayi sitelerinin ve münferit sanayi işletmelerinin yerleşim yerleri dışına çıkarılması için ihtiyaç duyulan yerler olarak görmek doğru değildir. Bütün meralar korunmalı ve geliştirilmelidir” dedi.

Dünyanın her yerinde hayvancılık için ucuz ve kaliteli yem girdisi sağlayan kaynağın meralar olduğunu vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Meralar, özellikle tarım dışı sektörlerde yatırım yapılacak alan olarak görülüyor. Bu bakışın değişmesi lazım. Aksi halde hayvancılıkta sürdürülebilirlikten söz edilemez. Gelişmiş bütün ülkelerde yapılan şehir planlarında, doğal ortamlar ve tarım arazileri korunmakta, çevreye zararları minimize edilerek bu alanların sürdürülebilirlikleri garanti altına alınmaktadır. Ülkemizde ise şehirlerin içinde kalan hayvancılık işletmelerinin ve tarım alanlarının yok olmasıyla neticelenen bir süreç yaşanmaktadır. Hem tarım hem de mera alanları açısından zengin değiliz. Bunun bilincine varmalı, bunları korumak için çaba göstermeliyiz. Et ve süt başta olmak üzere, dünyada gıda fiyatlarının hızla arttığı dikkate alınırsa, konunun önemi çok daha iyi anlaşılır. Kanun tasarısında meralarla ilgili madde, endişelerimiz dikkate alınarak komisyona çekilmelidir.”

Satso'dan Üyelerine 100. Yıla Yakışır Kusursuz İftar

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) tarafından 8 yıldır geleneksel olarak düzenlenen SATSO İftar Programı, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının ilk Cuma günü üyeler, il protokolü ve basın mensuplarının katılımı ile gerçekleştirildi.

Bu yıl, Şehr-i Mahal’de organize edilen ve yaklaşık 2500’den fazla kişinin katıldığı iftar programına üyeler aileleri ve çalışanları ile iştirak etti.

Üyeler tarafından benimsenen ve beklenen SATSO Geleneksel iftar programının ev sahipliğini SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul ve Yönetim Kurulu Üyeleri yaptı.

Her yıl artan ilgi ve yoğunluğa rağmen kusursuz bir organizasyonla gerçekleştirilen iftar programına katılan üyeler oldukça memnun ayrıldılar.

SATSO 100. Yıl iftar programına, Ak Parti Sakarya Milletvekili Şaban Dişli, Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili Zihni Açba, Garnizon Jandarma Komutan Yardımcısı Jandarma Albay Sabri Küyük, SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, TÜVASAŞ Genel Müdürü Prof. Dr. İlhan Kocaarslan, MHP İl Başkanı Levent Bülbül, Sivil Toplum Örgütü Temsilcileri, Resmi Daire Müdürleri, SATSO Eski Başkanları, SATSO Meclis Üyeleri, Meslek Komiteleri ve SATSO üyeleri  ve basın mensupları iştirak etti.

İç ve dış bölümlerden oluşan Şehr-i Mahal adlı mekanda tertip edilen program kusursuz organizasyonu ve nezih ortamından dolayı üyelerden tam not aldı

SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul, katılımlarından dolayı üyelere teşekkür ettiği konuşmasında şunları dile getirdi:

“Kardeşlik ve bereket ayı olan mübarek Ramazan-ı Şerif’te olmanın mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Gelenekselleşen ve bu akşam 9’uncusunu düzenlediğimiz huzur sofralarımızda bizlerle olduğunuz için şahsım ve yönetim kurulum adına çok teşekkür ediyorum, hoş geldiniz.

Mübarek Ramazan’ı Şerif’te, kahraman Mehmetçiklerimizden gelen acı haberlerle sarsıldık.  Rabbim onları cennetiyle cemaliyle müşerref kılsın. Aileleri ve kahraman ordumuza sabır ve kuvvet versin.

SATSO olarak bizler ahlaki ilkelerinden asla ödün vermeden dürüst ticaret ve helal kazanç için çaba sarf eden, gücünü güzel Sakarya’mızın tüm Türkiye’ye örnek kardeşlik kültüründen alan 100 yıllık çok büyük bir aileyiz. 1917 yılında Şumnulu Hacı Mehmet Hilmi Bey’in imzasıyla kurulup günümüze gelen bu güzel ailenin bir parçası olmaktan gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. Odamız SATSO için emek veren, ter döken ve bugün aramızda olmayan tüm mensuplarımıza Hz. Allah’tan rahmet; hizmetini sürdüren dostlarımıza da hayırlı ve güzel bir ömür diliyorum.

Bu zamana kadar gösterdiğiniz örnek çaba için siz kıymetli üyelerimize teşekkür ediyor; bundan sonra yapacağınız çalışmalar için kolaylıklar diliyorum.

Yüce dinimiz İslam, iş ve ticaret ahlakı için dürüstlüğü, helal-haram duyarlılığını, işçi ve işveren hakkına riayeti ve en önemlisi de alın terine saygıyı emretmektedir.

Ticaretle uğraşan Mümin, her şeyden önce güvenilir kişi demektir. Efendimiz (s.a.v) bir hadisinde şöyle buyuruyor;  “Doğru sözlü, dürüst ve güvenilir tâcir, nebîler, sıddîklar ve şehitlerle beraberdir; kıyamet günü Arş’ın gölgesindedir.”

Sakarya’mız denince akla ticaret gelir.  Bu şehrin her sokağında, her mahallesinde ticaretin tarihi vardır. Biz, SATSO olarak şehrimizin tarihinden aldığı ilhamla geleceğe daha sağlam ve kararlı adımlarla yürümeye, sizlerle birlikte hedeflerimize ulaşmaya devam edeceğiz.

100. Yılımızın ilk iftar sofrasında hep birlikteyiz. 100. Yaşımız kutlu olsun. Rabbim birlik ve beraberlikten ayırmasın; bizleri salih ve has kullarından; dengeyi gözeten; israf ve kibirden uzak olan kullarından eylesin diye dua ediyor ve sizleri sevgi ve muhabbetle selamlıyorum. Afiyet olsun”.

 Başkan Kösemusul’un konuşmasının ardından SATSO Yönetim Kurulu Üyesi Emrullah Terzioğlu yaptığı yemek duasının tasavvuf musikisi ve ilahilerle renklenen manevi havası yoğun olan akşamda birlik ve beraberliğin önemi vurgulandı.

iftar1 iftar2 iftar3 iftar4 iftar5 iftar6 iftar7 iftar8 iftar9 iftar10 iftar12

Türk-İş " Kıdem tazminatı fonuna işverenler de karşı"

Türk-İş ‘tek madde’ istedi: Kıdem tazminatı fonuna işverenler de karşı

Kıdem tazminatının fona devredilmesini işçi sendikalarının da işverenlerin de istemediğini belirten Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, “Kıdem tazminatı fonunu unutalım. Kıdem tazminatını alamayanlar için tek maddelik düzenleme yapalım. Kıdem tazminatı ödememek tıpkı vergi vermemek gibi suç olsun” dedi.

Hükümetin kıdem tazminatının fona devredilmesi konusunda henüz netleşmiş bir tasarısı yok.

Kurulması planlanan fona şirketlerin her ay ödeme yapması, çalışanın da kıdem tazminatını emekli olunca alması öngörülüyor. Şu anki sistemde işten çıkarılan, askere giden ya da evlenen işçi, kıdem tazminatını alıp işten ayrılabiliyor.

Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, ‘ileriki günlerde kıdem tazminatı konusunun gündeme gelebileceğini, reformun halen olgunlaşma aşamasında olduğunu’ söylemişti.

Devrimci İşçi Sendikaları (DİSK), kıdem tazminatının fona devredilme planına karşı 7 Haziran’da yurt çapında eylem yapacağını açıkladı

”İşveren kuruluşları da dursun diyor’

Atalay, kıdem tazminatı fonunu işçinin de işverenin de istemediğini belirterek, “Kıdem tazminatı fonunu unutalım. Ben mevcut yasadan memnunum. İşveren kuruluşları TOBB ve TİSK de ‘Dursun’ diyor. Kıdem tazminatı böyle kalsın, almayanlarla ilgili formül üretelim” dedi.

‘Kıdem tazminatı vermemek suç olsun’

Kıdem tazminatının tartışmaya açılmasıyla, işveren tarafının 30 günlük süreyi aşağı çekmeyi ümit ettiğini belirten Atalay, Başbakan Binali Yıldırım’ın ise “Mevcut durumdan geriye gidiş olmaz. 30 günü muhafaza edeceğiz” dediğini söyledi.

Hükümetin kıdem tazminatı alamayan işçileri gündeme getirdiğini belirten Atalay, şöyle konuştu: “Alamayanlarla ilgili benim önerim var. Nasıl ki vergi ödememek, işçiyi sigortalı yaptırmamak suç ise işçinin kıdem tazminatının verilmemesi de suç olsun. Bu konuda kanuna bir madde ekleyelim.”

Önceki akşam iftarın ardından Başbakan Yıldırım ve Çalışma Bakanı Müezzinoğlu ile birlikte namaz kıldıklarını belirten Atalay, Başbakan Yıldırım’dan 160 bini Türk-İş üyesi olmak üzere kamudaki 200 bin işçinin, 1 Ocak’tan beri imzalanmayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin bir an önce tamamlanması talebini ilettiğini söyledi. Atalay, Başbakan Yıldırım’ın da “Ramazan sona ermeden görüşmeleri tamamlayalım” dediğini ifade etti.

Türk-İş, işçilerin ücretlerinde yüzde 18 oranında artış talep ediyor. Hükümetin henüz karşı önerisini getirmediği öğrenildi.

Hükümet ne diyor?

Hükümet cephesi, yeni kıdem tazminatı sisteminin, işçi haklarını güvenceye alacağını savunuyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 13 milyon çalışanın yüzde 80’inden fazlasının kıdem tazminatıyla ilgili mağduriyet yaşadığını söylemişti.

Müezzinoğlu, yeni getirmeyi planladıkları sistemi şu sözlerle anlatmıştı: “Bir çalışanın hakkı, hak olarak korunmalı. Güvencede olmalı. Niye? Şu anda çalışanın hakkı, işverenin kasasında birikiyor. Peki beş, 10, 15 yıl sonra biriken o hak, kasada hakikaten duruyor mu? Dolayısıyla güvence de yeni bir yasal yapı. İşveren ay sonu primini bize nasıl ödüyorsa vergilerini nasıl vergi dairesine ödüyorsa burada da işçinin hakkını işçiyle ilgili bir yapıya ödeyecek ay sonu. Bunun da takibini biz yapacağız. Fon oluşacak. Kişi; 10 yılın, 15 yılın, 20 yılın getirdiği avantajları şeffaf olarak görecek. Koşullarına göre onu nasıl yöneteceğinin kararını kendisi verecek.”

TUYED’in yeni yönetimi belirlendi

TUYED’in yeni yönetimi belirlendi

Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği’nin (TUYED) 11’nci Olağan Genel Kurul toplantısına katılan üyeler, yeni yöneticilerini belirledi. TUYED üyeleri, divan başkanlığına sunulan tek listedeki isimleri oy birliğiyle yönetime seçti.

TUYED üyelerinin Taksim Ramada Hotel’de gerçekleştirilen Genel Kurul’da oylarıyla belirlediği yeni yönetim şu isimlerden oluşuyor: Hasan Arslan (Turizm Aktüel), Sayime Başçı (Sözcü), Burak Coşan (Hürriyet), Savaş Daş (Turizm Güncel), Yılmaz Keleş (Turizm Ajansı), Kerem Köfteoğlu (China Today Türkiye/Para) İsmail Toksoy (Dünya).

TUYED yönetim kurulu yedek üyeliğine ise Özlem Kapar Bayburs (Para/Turizm Günlüğü) Gönül Yıldırım (Kurumsal İletişim Uzmanı) ve Hatice Ünal (Hotel & Restaurant Magazine) seçildi.

TUYED Denetleme Kurulu asil ve yedek isimleri ise şöyle belirlendi: Osman Nihat Aydoğan, Mehmet Güneli, Prof. Dr. Nüzhet Kahraman, Mehmet Ali Doğan, Özlem Kasa, Halil Öncü

Aile Sağlığı Merkezlerimiz artık daha güvenli

Aile Sağlığı Merkezlerimiz artık daha güvenli

AYHAN AKDAĞCI Sigorta Aracılık Hizmetleri’nin; Sakarya Tabipler Odası, Sakarya Aile Hekimleri Derneği ile AŞI BOZULMASI  , HIRSIZLIK ve Yangın gibi rahatsız edici tüm uygulamalara karşı Aile  Sağlık Merkezleri  için Best Western Premier Sakarya’da  protokol imzalandı.

AYHAN AKDAĞCI Sigorta Aracılık Hizmetleri Yönetim Kurulu Başkanı  Ayhan AKDAGCI; Sakarya Tabipler Odası Başkanı Fırat KARADENİZ, Sakarya Aile Hekimleri Derneği Başkanı Rıdvan KARAGÖZ Protokole  imza  koydular.

protokol2

Sakarya Aile Hekimleri Derneği Başkanı Rıdvan KARAGÖZ “AŞI BOZULMASI  , HIRSIZLIK ve Yangın gibi rahatsız edici tüm uygulamalara karşı Aile Sağlığı Merkezlerimiz AYHAN AKDAĞCI Sigorta ile yapılan mutabakatla sigortalatıyoruz”

Sakarya  Medyasının  büyük  ilgi  gösterdiği Protokol  İmza  Töreninde  yapılan  konuşmalar


protokol1protokol3protokol4protokol5protokol6

Merkez: HENDEK
Tel: (0264) 614 79 41
Faks: (0264) 614 95 97
Gsm: (0533) 200 84 69
E-Mail: hendek@ayhanakdagci.com
 Şube: DÜZCE
Tel: (0380) 523 12 76
Faks: (0380) 523 12 76
Gsm: (0532) 664 04 61
E-Mail: duzce@ayhanakdagci.com

Şube: ADAPAZARI
Tel: (0264) 241 26 01 – 241 26 86
Faks: (0264) 241 26 84
Gsm: (0533) 200 84 54
E-Mail: adapazari@ayhanakdagci.com

Şube: NOTER YANI
Tel: (0264) 614 92 48
Faks: (0264) 614 92 48
E-Mail: hendek@ayhanakdagci.com
Şube: AKYAZI
Tel: (0264) 418 21 40
Faks: (0264) 418 21 40
Gsm: (0533) 224 74 72
E-Mai

Krizden çıkış ve öneriler

BOYD (Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği) Başkan yardımcısı ve Baba Hotel’in Genel müdürü olan tecrübeli turizmci Sabahattin Duman, turizm krizden nasıl çıkar-ı anlattı.

Duman; birinci çıkış yolu yani olmazsa olmaz şart GÜVENLİĞİN ve Türkiye’ye GÜVEN’in sağlanmasıdır. Fakat bu konu biraz zaman alacak gibi duruyor dedi. Türk halkına ve hükümetine saygı ve sevgi yaratacak dünya halkları üzerinde şok yaratacak bir kampanya yapılabilir diyen Duman, örneğin Türkün yardımseverliğini öne çıkaracak şekilde Suriyelilerin sahiplenilmesinden dünya çapında sevgi fırtınası yaratacak duygu fırtınası öne çıkarılabilir. Hani geçenlerde kuyudan yavru köpek kurtarıldı da dünya haber kanallarında  ses getirmişti. Buna benzer olayları öne çıkaracak Lobi faaliyetleri yapılabilir.

Turizm Serbest Bölgeleri

Bodrum, Marmaris, Fethiye, Belek, Kemer, Kundu, Side-Manavgat-Alanya gibi bazı bölgeler  “Turizm Serbest Bölgesi” ilan edilebilir. Teşvikler ve vergi kolaylıkları ile yabancı yatırımcılar da çekilerek istihdam üzerinde olumlu katkılar yaratılabilir.

Serbest Bölge kavramının uygulanacağı bir diğer alan Egede kullanmadığımız için Yunanistan tarafından örtbas edilen adalar var. Bunlar uzun dönemli olarak yerli veya yabancı yatırımcılara tahsis edilerek Eğlence ve Turizm Adalarına dönüştürülebilir.

sabahattin-duman-1

Hedef pazar ülkelerde anlaşmalı Kuvvetli Lobi şirketleriyle anlaşmalar yapılmalı. Çok büyük miktarda para hareketi olan sektörümüzde rakip ülkelerin provokasyon yapmadığını düşünme aymazlığı var bizde.

Otellerimizde veya turistik bölgelerde olan küçücük bir olayı büyütme hastalığımız var. Başka ülkelerde gündeme gelmeyecek bir olay dünya çapında haber yapılıyor. Buna tesadüf demek saflık olur.

Tunus’taki bir plajda olan terör olayı iki ay bile geçmeden hafızalardan silindi gitti.

Mısır’da terör örgütleri tarafından düşürülen Rus uçağını ve can veren turistleri kaç kişi hatırlar?

Hep lobi faaliyetleri ile dünya kamuoyunun hafızasından silinmiştir bu olaylar…

Dostlarla Arayı Düzeltme Zamanı

Son dönemde batılı ülkelere karşı kullandığımız dil o ülke halklarında antipati oluşturmuş durumda. Üst düzey yöneticilerin bunu onarıcı mesajları ve seyahatleri faydalı olacaktır. Bu seyahatlere dünya kamuoyu tarafından sevilen Tarkan, Orhan Pamuk gibi sanatçılarımız ile siyasetçilerimiz birlikte hareket etmeli.

Batı medyasının Türkiye’ye seyahatte bırakılan dövizin silah alımında kullanılacağı propagandası gibi art niyetli yayınların önüne geçilmelidir. Bu konuda yurt dışına reklam veren kurumların harcama planlamalarının ekonomik bir silah gibi kullanmasında yarar olacaktır. Yurt dışı kamu kurum reklamlarının tek elden koordine edilmesi iyi olacaktır.

Sigorta Sübvansiyonu Benzeri Destekler

Güvenlik riski nedeniyle Türkiye’ye seyahatlerde Seyahat Sigorta primleri artırılmış durumda, bu artış devlet tarafından sübvanse edilmelidir. (Ülkeden çıkışta iade KDV iadesi gibi sigorta prim farkı iadesi yapılabilir)

Otel rezervasyonu olan Yabancı turistlerden Ayakbastı paraları sıfırlanmalı vize harçlarında indirime gidilmeli.

Turizm Teşviklerinde baraj kaldırılmalı ve döviz getiren tüm turizmciler İhracatçı statüsüne kavuşmalı, 750.000 USD gibi garip sınırlamalar kaldırılmalıdır.

Muhtemelen Devletimiz hayali ihracat benzeri örtbas olur diye böyle bir baraj koymuş. Artık dijital çağdayız bu tür işlerini takibi zor olmamalı.

Ölü sezonlardaki yetişmiş personel erozyonunu önlemek için Turizm Eğitim ve İstikrar Fonu oluşturulmalı ve sürekli eğitim programları planlanmalıdır.

Her Zaman Güven Vurgusu Yapılmalı

Çok sayıda Terör olayı olması nedeniyle Batıdaki algı tüm ülke sathında sokak sokak çatışmalar olduğu yönündedir. Ülkede tabiri caizse sağlam bina olmadığı gibi bir algı var. Bu algıyı silecek dünya çapında yayınlara ev sahipliği yapılmalı.

Resmi kurumlar artık hiyereaşik siyaseti bırakıp STK-Devlet birlikteliğini sağlayacak bir yapılanma sağlamalıdır. Ülkemizdeki STK ve Resmi kurumları bölgenin avantaj ve dezavantajlarının bir envanterini çıkarmalı, bunun için tam katılımlı bir komisyon kurularak Turizm ARGE çalışmaları yapmalıdır. Inovasyonlar yaratılarak bunun hayata geçirilmesi için yararlanılabilecek (Destekler, teşvik kredileri, özel fonlar) ilave kaynakların bir envanteri çıkarılmalı ve işletmeciler bilgilendirilmelidir.

Bunlar içimizden birilerinin güç kaybetmesini veya güç kazanmasını sağlayacak fikirler kümesi.

Sonuçta kriz üretenlerin de; krizlerin de biteceği bir gün var.

Omuz omuza bu kötü günleri geçeceğiz.

Sabahattin Duman

Otomotiv Şehri Sakarya'ya Doğru BMC Karasu'da Savunma Sanayii Ar-ge Kuracak

Türkiye’nin en büyük ticari ve askeri araç üreticilerinden BMC’nin Yönetim Kurulu Yetkilileri, SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul’u makamında ziyaret etti.

Sakarya’nın Karasu ilçesine yatırım yapma yolunda kararlı olduklarını belirten Ankara Bölge Müdürü Cemal Öksüz ve Aksel Kervancıoğlu SATSO yönetimi ile bir araya gelerek yatırımla ilgili değerlendirme yaptı.

Hedef istihdam 4.000 kişi

BMC Ankara Bölge Müdürü Uçak Mühendisi Cemal Öksüz, “Karasu’ya yatırım amaçlı geldiğimizi, BMC Yönetim Kurulu Başkanımız Ethem Sancak açıklamıştı. Burası coğrafi konum itibariyle bizim için çok önemli. Projemizi gerçekleştirmemiz için hiçbir olumsuz yön yok. Burada Savunma sanayii Ar-Ge de kurmayı da planlıyoruz. Hedef yaklaşık 4.000 kişi istihdam sağlamak. 2 yıl içerisinde taşınıp Türkiye’nin savunma alanında can damarı olacağımız kanaatindeyiz” dedi.

Sakarya için otomotiv vizyonu çabalarımız meyvesini veriyor 

Söz konusu ziyarette konuşan SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul ise; “Türk savunma sanayisinde yatırım Türkiye’nin idealleri; milli üretim, milli hedefler doğrultusunda çok önemli. Sakarya için otomotiv vizyonu çabalarımız meyvesini veriyor. Yerli üretimin merkezi Sakarya hedefimizde bir merhale daha aşılıyor. Yaklaşık 4.000 kişilik istihdam da işsizliğin giderilmesi adına memnuniyet verici. Son 4 yıldır ‘Otomotiv Şehri Sakarya’ vizyonuyla ilgili yaptığımız çalışmalar,  görüşmeler olumlu yönde seyrediyor.  BMC’nin Savunma Sanayii’nde Ar-Ge’sini de kurması ayrıca önem arzediyor. Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası olarak gereken desteği veriyoruz.” diye konuştu.

Gayrimenkul Sektörü ‘Kadının Gücünü’ Konuştu…

Gayrimenkul Sektörü ‘Kadının Gücünü’ Konuştu…

Gayrimenkulde Kadın Liderler Platformu, Türkiye’de gayrimenkul sektöründe çalışan kadınlara yönelik olarak ilk kez yapılan ‘Gayrimenkulde Kadın Araştırması’ sonuçlarını açıkladı. Ortaya çıkan araştırma sonuçları ise sektörün önde gelen isimlerinin katıldığı forum ile masaya yatırıldı. Forumda, kadınların sektörde istihdam anlamında sayıca yüksek olmalarına karşın, kadın temsilinin henüz beklenen düzeyde olmaması ve liyakat konusunda eşit uygulamaların oturmamış olması öne çıktı.

Gayrimenkul sektöründe çalışan kadınlara yönelik olarak ULI Türkiye (Urban Land Institute) GYODER (Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği) ve TMB (Türkiye Müteahhitler Birliği) işbirliğiyle Türkiye’de ilk kez yapılan ‘Gayrimenkulde Kadın Araştırması’ sonuçları; Gayrimenkulde Kadın Liderler Platformu tarafından Four Seasons Otel’de düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyuna açıklandı.

Araştırma sayesinde gayrimenkul sektöründe çalışan kadınların profilini ve taleplerini net olarak öğrendiklerini ifade eden Gayrimenkulde Kadın Liderler Platformu Danışma Kurulu Başkanı Av. Pınar Ersin Kollu, “Sektörde çalışan kadınlar 36 yaşında genç bir profile sahipler, yüksek düzeyde eğitimliler, üst düzey yönetim kademelerinde görev almaya hazırlar ve bunun için adalet ve tarafsızlık ilkesiyle yönetilmeyi talep ediyorlar. Sonuç olarak araştırma bize gösterdi ki, gayrimenkulde kadınlar sektöre liderlik etmek için gerekli donanıma sahipler. Biz de bu önemli göstergeleri dikkate alarak Platform çalışmalarımıza yön vereceğiz” dedi.

Basın toplantısının ardından Gayrimenkulde Kadının Geleceği’ başlıklı forum düzenlendi. Pamir&Soyuer Yönetici Ortağı Firuz Soyuer ile Ekonomi Programı Yapımcısı Hande Berktan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen foruma, PWC Türkiye Gayrimenkul Sektörü Lideri Ersun Bayraktaroğlu, Propin Yönetici Ortağı Aydan Bozkurt, Erginoğlu&Çalışlar Kurucu Ortağı Yüksek Mimar Hasan Çalışlar, CRE Counselors of Real Estate Europe Yönetim Kurulu Başkanı Güniz Çelen, Tahincioğlu Holding CEO’su Elif Germirli, NG Hotels İcra Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür, Servotel Başkanı Ömer İsvan, İş GYO Genel Müdürü Turgay Tanes, Reidin Türkiye Ülke Müdürü Kerim Alain Bertrand katıldı. Forumda, girişimcilik, ‘Y’ kuşağı, teknoloji, pozitif ayrımcılık, liyakat gibi başlıklar masaya yatırıldı.

CRE Counselors of Real Estate Europe Yönetim Kurulu Başkanı Güniz Çelen;

“Kendi içimizdeki potansiyeli yükseltmek için gayret göstermeliyiz”

Forumda ilk sözü alan CRE Counselors of Real Estate Europe Yönetim Kurulu Başkanı Güniz Çelen, sektörde yüksek sayıda yönetici konumunda kadın istihdamı olmasına rağmen görünürlük açısından geri kalındığının gözlenmesi üzerine geçen yıl bir adım attıklarını ve Gayrimenkulde Kadın Liderler Platformu’nun kurulduğunu belirtti. “Kendi içimizdeki potansiyeli yükseltmek için gayret göstermeliyiz” diyen Çelen, “Sınırlar kalktı, yeni bir dünya düzeni geldi. “Bilmek” çok önemli. Eğer işi biliyorsanız, patronsunuz demektir. Bundan sonrasını bilmek için de teknolojiden çok iyi yararlanmak gerek. Toplum olarak eğitim reformu yapmalıyız” derken üst düzey yönetici olacak kadınların daha fazla zorlukla karşılaşacağını düşündüğünü ifade etti.

Reidin Türkiye Ülke Müdürü Kerim Alain Bertrand;

“Her başarılı kadının arkasında da bir erkek olmalı”

Reidin Türkiye Ülke Müdürü Kerim Alain Bertrand ise kendi şirketlerinde çalışma ortamında liyakata ve donanıma önem verdiklerini belirterek, “Her başarılı kadının arkasında da bir erkek olmalı. Eğitim ve donanım çok önemli ama erkeklerin de buna sahip olması gerekiyor ki bu bilinç oturabilsin.” dedi. Anket sonuçlarına göre kariyerde yaşanan çocuk ya da tek çocuk kırılımı üzerine görüşlerini belirten Bertrand, esnek ve evden çalışma koşullarının uygulamaya konulmasının ve böylelikle aile ihtiyaçlarına cevap verilebilmesinin gerekliliklerine değindi.

Tahincioğlu Holding CEO’su Elif Germirli; “Bilgi, liyakat ve deneyim önemli”

Tahincioğlu Holding CEO’su Elif Germirli, işin finans tarafında kadın istihdamının daha fazla olduğunu belirterek araştırma sonuçlarının Türkiye genelinden pek de farklı olmadığını düşündüğünü ifade etti. Germirli, geçmiş dönemde kadınların üst düzey yönetici konumunda olmamalarına rağmen bu durumun yavaş yavaş değişmeye başladığını söyledi ve bu değişimin kadınların değerlendirme kapasiteleri ve detaycılıklarıyla bağlantılı olduğunu düşündüğünü belirtti.

Servotel Başkanı Ömer İsvan; “Kurumsallaşma önemli”

Üst düzey yönetici olma konusunda kadınların önemli bir ivme sağladığına dikkat çeken Servotel Başkanı Ömer İsvan, burada kurumsallaşmanın önemli olduğunu vurguladı. İsvan, kurumsal olmayan firmalarda, ‘patronun yerine mi geçeceğim?’, gibi bir sorunun ortaya çıktığını; bunun da ancak kurumsallaşma ile aşılacağını söyledi. Kendi şirketinden örnekler vererek yüzde 80 kadın çalışan istihdam ettiklerini vurgulayan Ömer İsvan, özellikle eğitim ve kendini geliştirme konusunda kurumların kısıtlayıcı olduğu yönünden bir eleştiride bulunarak, bunun önünün açılması gerektiğini savundu.

Erginoğlu&Çalışlar Kurucu Ortağı Yüksek Mimar Hasan Çalışlar;

“Kadınların iş dünyasında eksik tarafları olduğunu düşünmüyorum”

“Kadınların iş dünyasında eksik tarafları olduğunu düşünmüyorum” diyerek söze başlayan Erginoğlu&Çalışlar Kurucu Ortağı Y.Mimar Hasan Çalışlar, tasarım tarafında kadın istihdamının fazla olduğunu bunun da; üniversitelerdeki kadın ve erkek öğrenci oranlarından kaynaklandığını ifade etti. Gayrimenkul geliştiricilerinin erkek egemen bir kadroyla çalıştığını kendilerinin ise onların karşısına kadın mimarları çıkarmaya çalıştıklarına dikkat çeken Çalışlar, özellikle tasarım alanında kadının yükselmesinin önünde hiçbir engel olmadığını, ancak bu şirketlerin başında da erkeklerin daha fazla olduğunu belirtti. Liyakatın değerlendirilmesi konusundavicdan sahibi olunması gerektiğini de savunan Çalışlar, bu durumun kurumsallıkla alakası olmadığını dile getirdi ve “İnsanların bu bilince ve vicdana sahip olması gerek” diyerek sözlerini noktaladı.

NG Hotels İcra Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür;

“Gayrimenkul sektöründe iş problemleri ile iş dünyasındaki kadın problemleri paralel”

Gayrimenkul sektörü ile iş dünyasındaki kadın problemlerinin paralel olduğunu ve kuşaklar arasında da bu paralelliğin devam ettiğini dile getiren NG Hotels İcra Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür, konuşmasında ‘Y’ kuşağından bahsetti. ‘Y’ kuşağının daha çok sorgulayan, daha çok beklentileri olan bir kuşak olarak; ‘X’ kuşağına göre sadakatinin biraz daha düşük olduğunu düşündüğünü belirten Gür, ‘Y’ kuşağının ‘X’ kuşağına göre teknoloji ile dünyayı takip eden bir konumda olduğunu ifade etti.

İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Genel Müdürü Turgay Tanes;

“Kadın istihdamı olarak batıdan çok yüksek durumdayız”

Kadın istihdamında batıdan çok önde olduğumuzu ama bunun alt kademe konumunda olduğunu söyleyen İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Genel Müdürü Turgay Tanes, “İş GYO’da genel anlamda çalışanımızın yüzde 52’si kadın. Yüzde 42’si yönetici konumunda. 20-30 yıl iş tecrübesi olan yüzde 38. En önemlisi ise 0-5 yıl arası çalışan kadın sayımız şu an yüzde 73. İş Grubununkurucusunun sosyal, politik ve ekonomik alanlarda kadınlar için zamanında önder olarak yaptıklarını çalıştığım kurumun hala devam ettirmesi ile gurur duyuyorum.” dedi. Takım çalışmasında kadın ya da erkeğin değil insan faktörünün önemli olduğuna da değinen Tanes, “Bir işin yapılması konusunda özellikle bir kadın yöneticiye samimiyetle ihtiyacınızı iletmeniz yeterli. Artık, o işin olmama şansı yok” diyerek sözlerini noktaladı.

PWC Türkiye Gayrimenkul Sektörü Lideri Ersun Bayraktaroğlu;

“Gayrimenkul sektöründe üst düzey yönetici kadınının az olması, Türkiye’de ‘Y’ kuşağı ağırlıklı çalışan olmasından kaynaklanıyor”

Gayrimenkul sektöründe üst düzey yönetici kadınının az olmasına karşın finans sektöründe durumun tam tersi olduğunu söyleyen PWC Türkiye Gayrimenkul Sektörü Lideri Ersun Bayraktaroğlu, bunun da Türkiye’de ‘Y’ kuşağı ağırlıklı çalışan olmasından kaynaklanabileceğini belirtti. Bayraktaroğlu, ayrıca gayrimenkul sektörünü Türkiye’de kadının rahat ettiği, yükselme olanağının olduğu bir sektör olarak değerlendirdi. Kamuda kadının yerinin daha geride olduğunu vurgulayan Bayraktaroğlu, kariyerlerinde ilerlemek için özel sektörde kadınların önlerinin daha açık olduğunu kaydetti.

Propin Yönetici Ortağı Aydan Bozkurt,

“Artık nasıl öne çıkarız diye daha fazla temasta bulunmamız, daha fazla bir araya gelmemiz, buluşmamız ve paylaşmamız gerekiyor

Girişimci olarak ortağı ile birlikte şirketlerini açtıkları zaman erkek ve kadın ayırımı ile çok karşılaştıklarını söyleyen Propin Yönetici Ortağı Aydan Bozkurt, “Artık nasıl öne çıkarız diye daha fazla temasta bulunmamız, daha fazla bir araya gelmemiz, buluşmamız ve paylaşmamız gerekiyor” dedi. Gayrimenkul sektöründe girişimci ruhların ortaya çıkmasını arzu ettiğini de sözlerine ekleyen Bozkurt, kadınların titiz duruşlarının sektörde çok önemli alan tuttuğuna inandığını da vurguladı.

Gayrimenkulde Kadın Liderler Platformu Danışma Kurulu Üyeleri:

Ayla Heyfegil (Servotel), Ayşe Hasol Erktin (Has Mimarlık), Banu Vargı Tümay (MV Holding), Buket Hayretçi (Aareal Bank), Burçin Sezen (Aşçıoğlu), Ceyda Çarmıklı Kılıçaslan (Nurol GYO), Didem Erendil (Circle Real Estate Consulting), Didem Muslu (Servotel), Duygu Merzifonluoğlu (PwC), Elvan Oktar (ERA Research & Consultancy) , Eser Özbay (Bilgili Holding), Fatma Çelenk (Soyak Holding), Füsun Yılmaz Phillipson(FYP), Gülfem Tandoğan (İş GYO), Güniz Çelen (Çelen & Çelen), Harika Uyanık (ARUP), Melda Bayraktaroğlu(Servotel), Neşecan Çekici (Epos), Nil Yıldızalp (ADA PR), Av.Pınar Ersin Kollu (İş GYO), Şenay Azak-Matt (Aareal Bank), Sevda Alkan (Sabancı Üniversitesi), Sira Kazancıoğlu (Cushman & Wakefield), Sinem Tekin (GYODER). İsimler alfabetik olarak sıralanmıştır.

Gayrimenkulde Kadın Liderler Platformu Hakkında

Gayrimenkulde Kadın Liderler Platformu’nun tohumları Mayıs 2016’da ULI Türkiye’nin düzenlediği Gayrimenkulde Kadın Girişimi etkinliğinde atıldı. Güniz Çelen ile ULI Türkiye Başkanı Ayşe Hasol Erktin’in fikir anneliğiyle ivme kazanan platform, resmi olarak 08 Mart 2017 Dünya Kadınlar Günü’nde faaliyete geçti. Av.Pınar Ersin Kollu başkanlığında 20 kişilik Danışma Kurulu’ndan oluşan Platform, kısa ve uzun vadede gayrimenkul sektörünün her alanındaki kadın çalışanların ihtiyaçlarını doğru tespit edebilmek amacıyla kadın çalışanlara özgü istatistiklerin oluşturulmasını ve raporların hazırlanmasını, alanında deneyimli kadın yöneticilerin meslek hayatına henüz başlayan kadın çalışanlara rehber olabilecekleri bir Mentorluk Programı başlatılmasını, sektörde kadın görünürlüğünü artırmak üzere paneller, konferanslar düzenlemek kaydıyla tüm platformlarda kadınların temsiline yer verilmesini ve periyodik toplantılarla ve genel katılımlı çalıştaylarla duyarlılığın ve ortak akıl çalışmalarının gündemde tutulmasını hedefliyor.