kategori Arşivleri: Gençlik ve Öğrenci

Düşünür Koleji 36. Okulunu Sakarya' da açıyor

Düşünür Koleji 36. Okulunu Sakarya’ da açıyor

Düşünme becerileri ve etik değerleri gelişmiş, sadece teknoloji kullanan değil aynı zamanda teknoloji üreten, Dünyayla konuşan Dünyayla yarışan 21. Yüzyılın bireylerini yetiştirmek için yola çıkan Düşünür Koleji, 36. Okulunu Sakarya’da açıyor.

İzmir ve Ankara önceki İl Milli Eğitim Müdürlerinden ve Düşünür Koleji Kurucusu Behçet Yavuz’ un düzenlediği basın toplantısına, Kolejin Genel Müdürü Fatih Karadağlı, yerel ortakları Sinem Uğurkan ve Sakarya Düşünür Koleji Eğitim kadrosu ile basın mensupları katıldı.Behçet Yavuz” Geçmişte Türkiye çapında birçok başarı hikayesine imza attık.Şimdi de bu güzel kente ve çağdaş insanlarına hizmet etmenin onuru ve mutluluğunu yaşıyoruz. Türkiye’nin bir cok bölgesindeki okullarımızın zincirine Sakarya’ yı da ekleyerek yeni bir güzelliği yaşayacağız, yaşatacağız” dedi.

Önümüzdeki 15-20 yıl içinde birçok mesleğin ya yok olacağını ya da dönüşüme uğrayacağını vurgulayan Yavuz, eğitim ve öğrenme süreçlerinin bu projeksiyona göre tasarlanmasının ve bu öngörüye göre yapılandırılmasının gerektiği anlattı. Düşünür kolejinin eğitim ve öğrenme anlayışının söz konusu projeksiyona göre şekillendirdiklerini söyleyen Behçet Yavuz, sadece teknoloji kullanan değil teknoloji de üreten, çalışmaları ve fikirlerinde fark yaratan, esnek becerilere sahip bireylerin 21. Yüzyılda başarılı olacağını belirtti.

Düşünür Kolejinde yeteneklerin de desteklendiğini, her öğrencinin bir enstrüman çalmasının, en az bir spor branşında gelişmesinin sağlandığını, sanatçı ve sporcu olamasalar bile bu alanların hayatlarında hep var olmasını sağladıklarını anlattı.

Lise ve Üniversiteye geçişte yapılan ulusal sınavlara da öğrencilerini özel olarak destek programlarıyla hazırladıklarını vurgulayan Yavuz, ülkemizin bir gerçeği olan bu sınavlarda da üst düzeyde başarılı öğrenciler yetiştirdiklerini söyledi.

Basın toplantısında Genel Müdür Fatih Karadağlı da Düşünür Kolejine özel ve özgün olan eğitim sistemini akış şemaları ve görsellerle anlattı. Karadağlı, farklı düşünen ve fark yaratan nesiller yetiştiren sistemimizin merkezinde Düşünür Öğretmen Gelişim Akademimiz var, akademik kadromuzun mesleki yeterliliği ve gelişimini çok önemsiyoruz, dedi.

Karadağlı, başarılı olan öğrencilerin yanı sıra bilim, sanat ve spor alanında da başarılı; yetenekli olan öğrencileri desteklemek amacıyla, başarılarını ve yeteneklerini belgelendirmek koşuluyla burslar verileceğini belitti.

Kolej Kurucusu Behçet Yavuz, Cumhuriyetimizin Kurucusu Atatürk’ün aydınlattığı yolumuzda; Sakarya’mıza kolejimizin güzellikler getirmesini diliyorum; dedi.

 

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, gülümseyen insanlar, oturan insanlar

Okulda çocukları bekleyen 22 tehlike

Okulda çocukları bekleyen 22 tehlike

Okullarla ilgili medyada yer alan olumsuz haberler, velileri tedirgin ediyor. Bu yüzden anne babaların okullarda dikkat ettiği konuların başında güvenlik geliyor. Maalesef okullar, yurtlar, kurslar potansiyel çocuk tuzaklarıyla dolu. Binaların fiziki koşullarından çevredeki uyuşturucu tehlikesine kadar dikkat edilmesi gereken birçok konu var.

Çocuğunuzu Koruyun kitabının yazarı Mehmet Yaşar Durukan, eğitim kurumlarında çocukların ölümüne, yaralanmasına ve engelli kalmasına neden olan başlıca kaza ve olaylar hakkında şu bilgileri verdi:

KAÇIRILMA, UYUŞTURUCU, HARAÇ

Çocuğunuz okula servisle gitmiyorsa, kaçırılma riskine karşı çocuğunuzu okula bırakın ve çıkış saatinde de alın. Böylece okul çevresinde yuvalanan haraç ve uyuşturucu çetelerinden çocuğunuzu korumuş olursunuz.

OKUL KAPISI

Okulların kapıları ağırdır ve genellikle elektrikle çalışır. Görevliler kumandaya basarak kapının açılmasını – kapanmasını sağlar. Ancak görevli çocuğunuzu görmeden kapıyı kapatırsa çocuğunuz sıkışarak ölebilir. Bazen de onlarca kilo ağırlığındaki bu devasa kapılar çocukların üzerine düşerek ölümüne neden oluyor. Çocuğunuza okul kapısıyla oynamamasını ve kapıdan uzak durması gerektiğini öğretin.

DOLAPLAR YATAY OLMALI

Çocuklar okullarda devrilen dolapların altında kalarak ölüyor. Sınıflardaki ve koridorlardaki dolaplar dikey değil yatay olmalı. Tüm dolaplar duvara monte edilerek devrilme riskleri ortadan kaldırılmalı.

SIRA, MASA, SANDALYE

Çarpma ve düşmelere karşı sıra, masa ve sandalyelerin köşeleri sivri olmamalı. Sivri ise yumuşak köşelikler takılmalı.

SINIF KAPISI

Anasınıflarında ve birinci sınıflarda kapı kolları çocukların göz hizasındadır. Kapıların aniden açılması, kapanması gibi durumlarda çocuklar gözünden yaralanmakta ya da kör olmaktadır. Kapı kolları ya daha yükseğe ya da daha alçak bir yere konulmalı. Veya bu sınıfların kapılarının açılıp kapanmasına başka bir formül bulunmalı. Örneğin yana açılabilir. Çocukların kapıyla oynamaması için kapı sabitleme kilit sistemleri kullanılarak kapı, teneffüs sırasında açılıp duvara sabitlenmelidir.

TUVALET – LAVABO

Tuvalete yalnız gönderilen anaokulu öğrencisi, üzerine lavabonun devrilmesi sonucu ağır yaralanabilir ya da hayatını kaybedebilir. Özellikle anasınıfı ve ilkokul birinci sınıflarda lavabolar düşme tehlikesi göz önüne alınarak demir destekli veya ayaklı yapılmalı. Sadece iki vida ile duvara monte edilmiş olması o lavaboyu güvenli hale getirmiyor. Birçok anaokulundaki ve ilkokuldaki lavabo, çocuklara uygun sağlamlıkta ve boyutta değil. Çocuğunuzu anaokuluna ve ilkokul birinci sınıfa yazdırırken, lavaboları tek tek kontrol edin. Lavabo, klozet ve pisuvarların çocuğunuzun boyuna göre olup olmadığına bakın. Ayna kırıldığında parçaları dağılıp çocuğunuza zarar vermemeli. Aynalar da camlar gibi filmli olmalı. Filmli cam kırıldığında dağılmaz. Yerler ıslak olmamalı. Çocuklar ıslak zeminde kayarak ağır yaralanabilir.

LABORATUVARLAR

Okullarda sık sık deney sırasında patlamalar olur ve çocuklar yaralanır. Kiminde yanıklar meydana gelir kimisi de gözlerini kaybeder. Açıkta bırakılan civalar çocukları zehirler. Laboratuvarlardaki bu kazalar basit önlemlerle engellenebilir. Öğrencilere deney sırasında koruyucu gözlük, eldiven verilmesi bile birçok kazayı yaralanmadan atlatmalarını sağlayacaktır. Ayrıca birçok okuldaki laboratuvar, çocukların boyuna uygun değil.

BALKON, PENCERE, MERDİVEN

Çocuğunuz çok katlı bir okulda eğitim görüyorsa balkon, merdiven ve yangın merdiveni aralıklarını kontrol edin. Geniş boşluklar varsa çocuğunuz düşebilir. Çocuğunuz merdiven korkuluklarının üzerine çıkarak kaymaya çalışırken boşluğa düşebilir. Bu alanların file ya da ağlarla kapatılmış olduğundan emin olun. Balkon ve pencerelerde de düşmelere karşı gerekli önlemlerin alınıp alınmadığına mutlaka bakın. Mesela gelişmiş ülkelerde balkon yüksekliği en az 92 cm, korkuluklarının aralıkları ise 10-15 cm’dir.

ELEKTRİK TEHLİKESİ

Özellikle anasınıfı ve birinci sınıfların öğrenim gördüğü sınıflarda prizlerin evinizdeki gibi çocuk güvenlik aparatlarıyla kapatılmış olduğundan, gevşek ve sarkan prizlerin tamir edildiğinden emin olun. Koridorlarda ucu açıkta kablolarda, okul bahçesindeki ve bahçe kenarındaki aydınlatma direklerinde elektrik kaçağı olabilir. Aydınlatma direklerinin zemine yakın kısımdaki kapaklarının kapatılması için yetkilileri uyarın. Çocuğunuza bu kapaklarla oynamaması ve kablolara dokunmaması gerektiğini öğretin. Nedense aydınlatma direklerinin sigortasının, açma kapama şalterinin bulunduğu kapaklı bölüm, çocukların ulaşabileceği yüksekliktedir. Kapakları da genellikle açıktır. Yerden 15-20 santim yüksekte olan bu tehlikeli kısımların daha yükseğe alınması gerekiyor.

DEVRİLEN KALELER

Okullarda en çok çocuk ölüm nedenlerinden biri taşınabilir kalelerdir. Herhangi bir yere sabitlenmeyen onlarca kilo ağırlığındaki bu kaleler, devrilerek çocukların ağır yaralanmasına ve ölümüne neden oluyor. Bazı durumlarda sabit kale direkleri de devrilerek acı sonuçlara yol açıyor.

ÇARPIŞMA

Okulda çocukların sık sık yaşadığı kazalardan biri de çarpışmadır. Bu sorunun en büyük nedeni mimari. Travmaya ve ağır yaralanmalara neden olan çarpışmaları önlemenin yolu okul binalarının köşelerini daha oval yapmaktan geçiyor. Keskin köşelere sahip binalarda köşelere çeşitli bariyerler koyarak çocukların çarpışmaları önlenebilir.

OYUN PARKI

Çocuk parklarındaki gibi okul bahçelerindeki salıncaklar da kaydırak ve diğer bölümlerin hemen yanına kurulduğu için çok sayıda kaza meydana gelir. Salıncaklar adeta tuzak gibidir. Kaydırağa çıkmak isteyen çocuk salıncakların önünden geçmek zorundadır. Geçerken de hızla sallanan çocuklardan birine hedef olur. Veya kaydıraktan kayan çocuk, salıncakta sallanan çocukla çarpışır.

Salıncakların ahşap, plastik ya da metalden yapılan oturak kısmının çocukların genellikle başına çarpmasıyla ağır yaralanmalar meydana gelir veya ölüm olayı gerçekleşir. Beyin sarsıntısı geçiren birçok çocuk da engelli kalır.

Bu ölümcül kazaları engellemenin iki basit yolu vardır. Birincisi, salıncakları kaydırakların ve diğer oyun alanlarının uzağına kurmak. İkincisi, salıncakların çevresini en az 50 santimetre yüksekliğinde bariyerle çevirmek. Bu basit ama hayat kurtaran iki önlem, ne belediyelerin, ne okulların ne de özel kuruluşların yaptığı parklarda alınmıyor. Çocuklar yaralanmaya ve ölmeye devam ediyor.

Okullardaki çocuk parklarında da bir standart olmadığı için bazı parklarda kaydıraklar çok yüksek yapılabiliyor. Bu yükseklikten düşen çocuklar baş üstü yere çakılarak ağır yaralanıyor.

En büyük sorunlardan biri de oyun alanlarının yaş gruplarına göre ayrılmamış olması. Büyük çocukların kaba ve dikkatsiz davranışı sonucu küçük çocuklar yaralanmaktadır. Çocuklar yaş gruplarına göre teneffüse çıkmalı ya da oyun alanları kesinlikle yaş gruplarına göre bariyerlerle ayrılmalı.

ÇUKUR, ŞANTİYE, İSKELE

Çocuklar okul bahçesinde açılan ve gerekli güvenlik önlemi alınmayan çukurlara düşerek yaralanmakta ya da ölmekte. Okulda bir inşaat çalışması varsa çocukların bu alana yaklaşmalarını önleyecek sıkı güvenlik tedbirleri alınmalı.

BAHÇE KORKULUKLARI

Okulların etrafını çevreleyen demir korkuluklar genellikle standart dışı. Çoğu zaman öğrencileri başı bu demir korkuluklara sıkışmakta ve güçlükle kurtarılmaktalar. Bu korkulukların dikey çubuklarının aralıklarının 10-15 santimetreyi geçmemesi gerekiyor.

HAYAT KURTARAN O CİHAZ HER OKULDA OLMALI

Çabuk yorulma, ağlarken morarma, ani başlayan göğüs ağrısı, koşarken veya heyecan sonrası bayılma… Çocuğunuzda bu belirtilerden biri ya da daha fazlası varsa zaman geçirmeden doktora götürün.

Kalp hastalıklarında hayat kurtaran cihaza, “defibrilatör” adı veriliyor. Okullarda ve spor salonlarında en az birer adet otomatik defibrilatör olması gerekiyor. Batı ülkelerinde ani kalp durması nedeniyle bayılan çocuk ve erişkin hastalar için üretilmiş bu cihazların hayat kurtardığı görülmüştür. Uçaklarda da bulunan bu aletler çok pahalı olmayıp ambulans gelmeden kullanıldığında birçok hastanın yaşamı kurtarılabiliyor.

ÇOCUKLAR KOŞARKEN BOĞULMASIN

Çocukların en çok yaptıkları tehlikeli şeylerden biri de koşarken bir şeyler yiyip içmeleridir. Bu durum boğulmalarına neden olabilir. Üstelik okullarda acil tıbbi müdahale ekibi de yoktur. Bu durum ölümlere ya da kalıcı beyin hasarlarına neden olabilir.

OKUL ÖNÜNDE TRAFİK

Birçok okulun ana çıkış kapısının önünden yol geçiyor ve trafik yoğundur. Çocuklar, okuldan çıkıp yolun karşısında annelerini ya da babalarını görünce aniden yola fırlayarak araçların altında kalıp ölüyor. Çocuğunuza sizi gördüğünde yola fırlamamasını öğretin. Çünkü birçok sürücü, okul bölgesinde yavaşlamıyor. Sürücülerin büyük bir bölümü okul yolundaki hız limitine uymuyor. Saatte 60 km hızla meydana gelen bir kaza çoğu zaman ölümle sonuçlanır. 50 km hızla çarpmalarda ölüm oranı yüzde 70’tir. 30 km hızda ise ölümle sonuçlanan kaza oranı yüzde 10 oranında kalıyor. Düşürülen her 1 km hız, olası kazalarda ölüm riskini azaltıyor.

AKRAN ZORBALIĞI

Okullarda akran zorbalığı çok yaygındır. Bu zorbalık tecavüzlere, şantajlara kadar uzanıyor. Çocuğunuzun akran zorbalığına maruz kalıp kalmadığını anlamak için onunla her gün konuşun.

Birçok okulda ilkokul birinci sınıflar ile diğer sınıflar ayrı ayrı katlarda eğitim görüyor. Bu da zorbalık olaylarını azaltıyor. Ancak teneffüste birinci sınıflarla üst sınıflardaki öğrenciler aynı bahçeyi kullanıyor. Büyük öğrenciler, birinci sınıflara karşı şiddet uyguluyor. Bunun önüne geçilebilmesi için birinci sınıfların üst sınıflardan farklı saatlerde teneffüse çıkması ya da birinci sınıflar için bahçede bariyerle bölünmüş özel alan oluşturulması gerekiyor.

ÖĞRETMEN ŞİDDETİ

Çocuğunuzla her gün konuşun ve okulda neler olduğunu anlattırın. Vücudunda morluklar ya da yaralar varsa nedenini öğrenin. Öğretmenlerimiz baştacıdır ama bu güzel camianın arasından meslek onuruyla bağdaşmayan insanlar da çıkabiliyor. Çocuğunuz “öğretmen” şiddetine, cinsel istismarına maruz kalmışsa adli ve idari soruşturma başlatmak için hemen harekete geçin. Mücadelenizi medya ve sosyal medya aracılığıyla sürdürürseniz daha hızlı sonuç alırsınız.

KANSEROJEN ÜRÜNLER

Okul alışverişi sırasında tehlikeli kimyasallardan yapılmış okul çantası, beslenme çantası, suluk, silgi, kalem ve her türlü okul malzemesi almayın. Kokulu ve plastik oyuncaklarda emme, soluma, deri ve göz teması halinde zehirlenme, alerjik reaksiyon gibi tehlikeler olabilir. Kalite farkını anlamanız pek kolay değil. O yüzden markalı ürünleri güvenilir yerden satın alın.

KANTİN

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun çocukların tüketmemesi gereken gıdalarla ilgili hazırladığı ‘kırmızı’ listeye, devlete ait ya da özel kimi anaokullarında uyulmadığı belirlendi. Oysa; gazlı içecekler, aromalı içecekler (soğuk çay), kolalı içecekler, kızartmalar, cipsler, tüm çikolata ürünleri, tüm şeker ve şekerleme ürünleri (jöle şekerleme, sert şekerleme), gofret, kekler ve pastalar (yaş pastalar, ekler, kruvasan, donut, parfe, mozaik pasta, muffin, cupcake), hamurlu şerbetli tatlılar ‘kırmızı’ listeye alındı ve bu ürünlerin okul kantinlerinde satışı yasaklanmıştı.

Okul öncesi ve okul çağındaki çocuklara yönelik menülerde süt, ayran, gerçek limonata, haşlanmış yumurta, zeytin, söğüş salata, menemen, bitki çayı, bal, mevsim meyveleri gibi gıdalara yer verilmesi gerekiyor. Tatlı önerileri arasında ise kek, doğal limonata, doğal meyve suyu, muhallebi, cevizli kurabiye gibi gıdalar var. Ancak bazı anaokullarının menülerinde son derece ucuza satılan hazır meyve suları, kola, elma şekeri, kendine yer bulabiliyor. Bu durum, özel günlerde daha da raydan çıkabiliyor. Okul kantinlerini yakından gözetleyin ve bu ürünler satılıyorsa yetkilileri uyarın.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı ve yakın çekim

OKUL GEZİLERİ FACİASI

Okul, yurt, Kur’an kursu gibi eğitim kurumlarının, yarıyıl veya yıl sonu gezilerinin, pikniklerinin birçoğu faciayla sonuçlanabiliyor. Kötü ve ucuz servisler kiralandığı için çocuklar, trafik kazalarında ölürler.

En çok yaygın diğer ölüm şekli ise suda boğulmadır. Yüzme bilmeyen çocuklar hatta öğretmenler, nehirde, gölde, denizde boğulurlar. Çocuğunuzu geziye götürecek kişiler, yetkililer size güven vermiyorsa iç sesinizi dinleyin ve çocuğunuzu göndermeyin.

İmaj Fabrikası Yayınları’ndan çıkan Çocuğunuzu Koruyun isimli kitapta, çocukların ev içinde ve ev dışında 300 çeşit kaza ve olayla karşı karşıya olduğu belirtilerek, 0-12 yaş aralığındaki çocukları korumanın yolları anlatılıyor. Çocuklar, Türkiye’de 300, ABD’de 70 şekilde ölüyor, yaralanıyor ya da engelli kalıyor.

Beykoz Üniversitesi'nde Örnek Eğitim-Öğretim Çalışmaları

Beykoz Üniversitesi eğitim-öğretimde önemli bir yeniden yapılanma çalışması başlattı. İki günlük ‘Öğrenme Çıktılarına Dayalı Program Tasarımı Çalıştayı’ düzenleyen Beykoz Üniversitesi, süreç sonunda üniversitenin mevcut eğitim-öğretim programlarını güncel ulusal ve uluslararası gelişmeler ve ihtiyaçlar doğrultusunda iyileştirecek. Üniversite ülkemizde kalite odaklı, kapsamlı ve farklılık yaratacak örnek bir eğitim-öğretim bilgi sistemi oluşturarak bunu AKTS Bilgi Paketi ile şeffaf olarak paydaşlarına sunacak

Beykoz Üniversitesi’nde verilen eğitim-öğretimin gelişen dünya şartlarına göre her dönem en üst düzeyde olması, program çıktılarında en verimli sonucun alınabilmesi için çalışmalar başladı. Bütün bölümlerin katılım gösterdiği, ‘Öğrenme Çıktılarına Dayalı Program Tasarımı Çalıştayı’ düzenleyen Beykoz Üniversitesi, çalıştaydaulusal ve uluslararası yeterlilik çerçevelerini ele alarak program eğitim hedef ve çıktılarını, ders öğrenme çıktılarını, öğrenci iş yüküne dayalı kredilerin belirlenmesisürecinigözden geçirerek, tüm akademisyenlerin konu hakkında görüş ve önerilerini aldı.

2 gün süren çalıştay hakkında bilgi veren Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, çalıştay sonunda üniversitenin mevcut eğitim-öğretim programlarını güncel gelişmeler ve ihtiyaçlar doğrultusunda iyileştirmek istediklerini, ülkemizde kalite odaklı, kapsamlı ve farklılık yaratacak örnek bir eğitim-öğretim bilgi sistemi oluşturarak bunu AKTS Bilgi Paketi ile şeffaf olarak paydaşlarına sunmak istediklerini söyledi.

Her yıl güncellenecek

Bütün ders müfredatına yön ve şekil veren kısmın program çıktıları olduğunu söyleyen Durman, “Dolayısıyla bunun tasarımının, uygulanmasının, ölçme ve değerlendirilmesinin, sürekli gelişmesi ve değişmesini sağlamalıyız” dedi. Bu verileri her yıl güncelleyeceklerini ifade eden Durman, Türkiye Yükseköğretim Kalite Kurulutarafından da dış değerlendirmeye alınabileceğini de söyledi.

Beykoz Üniversitesi’nin programlarını yapılandırırken Avrupa Yeterlilikler Çerçeveleri ile ilişkili Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi (TYYÇ) ve Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi’nden (TYÇ) yola çıkılmasının önemine değinen Durman, “Yeterlilikler Çerçevelerini bu süreç içinde en önemli araçlardan biri olarak görüyorum. Çünkü her şeyin anlamını orada buluyorsunuz. Sisteminizi tanımlıyorsunuz ve iyileştirilmesi gerekenleri görebiliyorsunuz ve şeffaf olarak paydaşlarınıza sunabiliyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Öğrencinin yeterlilikleri bilinecek

Türkiye YeterliliklerÇerçeveleri’nin (TYÇ ve TYYÇ) öğrenciler için birçok faydası olduğunu anlatan Durman, bunları şöyle sıraladı: “Öğrencilerin eğitim programlarını ve derslerini bilinçli seçmelerine, bunları başarılı bir şekilde tamamladıklarında hangi yeterliliklere sahip olacaklarını önceden bilmelerine yardımcı oluyor. Öğrenim programları dışındaki aktivitelerinde öğreneceklerinin anlaşılır olmasına yardım ediyor. Öğrenci hareketliliği için engelleri azaltıyor ve yaşam boyu öğrenimi teşvik ediyor. Eğitim-öğretim düzeyleri arasında yatay ve dikey geçişleri anlaşılabilir hale getiriyor ve kolaylaştırıyor. Yeterliliklere giriş ve çıkış noktalarının belirlenmesi ile yeterliliklerin kazanılmasında çeşitli alternatif yollar yaratarak yeterliliklere ulaşımı ve sosyal katılımı geliştiriyor. Ara yeterlilikler dahil bütün yükseköğretim yeterliliklerinin ve kredi aralıklarının kapsamlı bir listesini sağlayarak öğrenenlere yardım ediyor, onları destekliyor ve onlara yönelik bütün eğitim fırsatlarını açıklıyorlar.”

‘Kilit Program Öğrenme Çıktısı’ Türkiye’de ilk olacak

Çalıştayın, programların içeriğine değil sadece Müfredat (Öğrencilerimiz ne öğrenmeli?), Pedagoji (Öğrencilerimiz nasıl öğrenmeli?), Ölçme ve Değerlendirme (Öğrencilerimiz öğrendi mi?) alanlarında bir yaklaşıma ve yapılandırmaya yönelik olduğunun altını çizen Durman, bu yolda paydaşları olan mezun olan öğrenciler, işverenler, meslek odaları, sendikalar, dernekler, öğretim elemanları ve bölüm personeli ile de bir araya geleceklerini ve fikirlerini alacaklarını söyledi. Süreç sonunda Türkiye’de ilk olarak ‘Kilit Program Öğrenme Çıktısı’ yaklaşımını getireceklerini açıklayan Durman, “Bu yaklaşım birçok alt öğrenme çıktısını toplayacak bir yaklaşım. Ders sayısı az olacak ama detaylı incelendiğinde önemi anlaşılacak” dedi. Hedeflenen tüm çalışmalarınözellikle uluslararası alanda Yükseköğretim sistemini tanımlı, şeffaf ve anlaşılabilir bir duruma getirmek amacıyla yapılacağını ifade etti.

Editöre Not: İstanbul Kavacık’ta 2016 yılında kurulan Beykoz Üniversitesi’nin temeli, 2008’de Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’nun kurulması ile atıldı. Rektör Prof. Dr. Mehmet Durman’ın yönetimindeki Beykoz Üniversitesi’nde; ‘İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi’, ‘Sanat ve Tasarım Fakültesi’, ‘Sosyal Bilimler Fakültesi’, ‘Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’ olmak üzere dört fakülte, ‘Yabancı Diller Yüksekokulu’, ‘Sivil Havacılık Yüksekokulu’ olmak üzere iki yüksekokul, Meslek Yüksekokulu, Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu olmak üzere iki meslek yüksekokulu ve yüksek lisans ve doktora programlarının sunulduğu bir Lisansüstü Programlar Enstitüsü yer almaktadır.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, üniversite öğrencileriyle bir araya geldi

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Mehmet Akif Ersoy’u anma programına katılan üniversite öğrencileriyle bir araya geldi.

İstiklal Marşı’nın yazarı milli şair Mehmet Akif Ersoy’un vefatının 82. yılı dolayısıyla Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde organize edilen programa katılan öğrenciler sürprizle karşılaştı.

Program sonunda servis araçlarına binmeye hazırlanan öğrenciler bir anda yanlarında duran makam aracından inen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karşılarında görünce şaşkınlık yaşadı.

Daha sonra Erdoğan’ın etrafını saran öğrencilerden bazıları cep telefonlarıyla öz çekim yaptı. Kimileri de sürpriz buluşma karşısında yaşadıkları mutluluğu paylaştı.

Görüntülerde öğrencilerle sohbet eden Erdoğan, “Beğendiniz mi Kongre Merkezimizi?” diye sordu. Öğrenciler ise “Çok güzeldi, çok beğendik.” yanıtını verdi. TÜRGEV Hümeyra Ökten Kız Öğrenci Yurdundan bir görevli ise Erdoğan’ı yurtlarına davet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise davet teklifine “Esra (Albayrak) ablanızla görüşün, bir ayarlama yapalım inşallah.” diye yanıt verdi.

“Annenizin, babanızın bir de hocanızın elini öpün”

Öğrencilerle öz çekim yapan Erdoğan, elini öpmek isteyenlere ise müsaade etmeyerek “El öptürmüyorum. Annenizin, babanızın bir de hocanızın elini öpün.” mesajı verdi.

Erdoğan’ın bu sözlerine bir öğrencinin “Siz bizim için bir hoca, bir üstat değil misiniz?” karşılığını vermesi gülüşmelere neden oldu.

Prof. Dr. Meral Özbek İstanbul Sanat Fuarı 2018 Onur Ödülü’nü Aldı

ARTİST 2018 / İstanbul Sanat Fuarı etkinlikleri kapsamında 12 Kasım 2018 günü Beylikdüzü TÜYAP-Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen TÜYAP Onur Yemeği’nde, Sanat ve Toplumbilim Kuramcısı Onur Ödülü yazar Selçuk Altun tarafından Sosyal Bilimler Fakültesi öğretim üyemiz Prof. Dr. Meral Özbek’e verildi. Bu yıl temel tema olarak “deneyim” kavramını seçen ARTİST 2018, güzel sanatlar öğrencileri ve genç sanatçıların çalışmalarının yaygınlaşmasına katkı sunan bir topluluk olarak çeşitli çalışmalara imza atıyor. 2018 İstanbul Sanat Fuarı kapsamında İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Eskişehir, İzmir, Mardin ve Mersin’den katılan 44 bağımsız sanat kolektifi “deneyim” temasına odaklanmış çalışmalarıyla fuara katkı sunuyorlar.

Öğretim üyesi Prof. Dr. Meral Özbek ödülünü alırken yaptığı konuşmada TÜYAP ve ARTİST 2018 gibi oluşumların demokratik ve katılımcı bir kamusal alanın inşasında oynadığı role değindi:

“Can Yücel’in, şarkısı da olan şiirinde, ‘Başka türlü bir şey benim istediğim’ diyor. Biz de sosyal bilimciler olarak, ama aynı zamanda sıradan insanlar olarak, başka türlü bir yaşam dünyası istiyoruz. Bunun bizim alanımızdaki bir karşılığı aslında, kamusallık ve deneyim dolu bir ‘demokratik kamusal alan’ ihtiyacına, arzusuna dayanıyor. Yani herkesin yaşam deneyimlerini zenginleştirebildiği, eşit ve özgür biçimde paylaşabildiği, duygularını, fikirlerini, söz ve eylemlerini kamusallaştırabildiği, insan haysiyetine yakışan bir demokratik kültür arzu ettiğimiz şey ve bu türden demokratik kamusal alanların, mekanların çoklaşması ve güçlendirilmesi. Ben burada bir onur ödülü almanın önemli olduğunu düşünüyorum, TÜYAP’ı kamusallık değerini güçlendiren kültürel kurumlar içinde saydığım için. Bir şekilde metalaşmaya, iktidar ilişkilerine sınır koyan, birlikteliğe ve yaratıcılığa açılan tavrı nedeniyle…”.

Zehra Kunt: Atatürk bizim için unutulamaz bir değer.

Bahadır Alemdaroğlu, Genç Anadolu Partisi Genel Başkan yardımcısı; Zehra Kunt ile Röportajı

Bahadır Alemdaroğlu:Öncelikle Zehra Kunt kimdir ve nasıl bir kişiliğe sahiptir? Zehra Kunt:1974 Dereli Giresun doğumluyum. Giresun Lisesi mezunuyum. Bazı özel sektörlerde çalıştım. STK’larda görev aldım. Genç Anadolu Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısıyım. Ülkem ve milletim için her zaman çalışmaya hazırım.

Bahadır Alemdaroğlu:Son dönemde artış gösteren kadın cinayetleri hakkında bir anne ve bir kadın olarak neler düşünüyorsunuz? Cezalar caydırıcı bir nitelik taşıyor mu? Zehra Kunt:Ben bir kadın olarak önce kadınlara ekonomik özgürlük istiyorum. Kadın erkeğe bağımlı olmamalı. Bütün çalışan çalışmayan kadınlara maaş bağlanmalı. Şiddet asla olmamalı. Kadınlar el üstünde ve baş tacı olmalıdır. Cezalar caydırıcı değil ama en önemlisi ekonomik özgürlük. Lütfen kadınlarımızı koruyalım. Unutmayın ki her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır

Bahadır Alemdaroğlu:

Kadın Kolları Başkanı olarak göreviniz nedir?

Zehra Kunt: Kadınlarımıza sahip çıkmak, onları iş hayatına teşvik etmek, onların kendilerine güvenmelerini sağlamak, daha çok başarılı olmaları için yol gösterici olmak.

En önemlisi onların her işi başarabileceğine onları inandırmak.

Şunu bilmeliyiz ki kadının olduğu her yer güzeldir, temizdir ve başarılıdır.

Bahadır Alemdaroğlu: Yine son zamanlarda Atatürk karşıtı hareketler arttı. Bunun asıl sebebi nedir? Zehra Kunt:Bunlara sebep aranmaz. Unutmayın ki kadınlara en çok değeri veren O’dur.

Bunu yapanlar bence onu anlamayanlar,

O’nun kıymetini bilmeyenler, ben bu yapılanları çok cahilce buluyorum.

Atamızın değerini hiç unutmayalım.

Kıymetini bilelim, O’nun sayesinde buradayız, siyasetteyiz, iş hayatındayız.

O bizim için unutulamaz bir değer.

Bahadır Alemdaroğlu: Son olarak sizin bu safhaya gelmenizi sağlayan en önemli kişi kimdir?

O kişinin hangi yönlerini kendinize ait hissettiniz?

Zehra Kunt: Benim bu işi yapmamdaki en önemli etken kadınların her işi başaracağını ve siyasetten çok iyi anladıklarını tüm Türkiye’ye anlatmak.

Ben bir rehber olarak severek ve hep başaracağıma inandığım için çalışıyorum.

Tüm kadınları Genç Anadolu Partisine bekliyorum.

BİR OLURSAK BAŞARIRIZ.

Görüntünün olası içeriği: bitki, çiçek, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: çim ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: çiçek, gökyüzü, bitki, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: okyanus, gökyüzü, açık hava, su ve doğa

Cumhurbaşkanı Erdoğan, düğün töreninde nikah şahidi oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik’in oğlu Furkan ile Beyza Selçuki’nin düğün töreninde nikah şahidi oldu.

Flamingo Düğün Salonu’nda düzenlenen törende genç çiftin nikahlarını İl Müftüsü Şahin Güven kıydı.

Çiftin nikah şahitliğini Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan yaptı.

Sapanca'da Teleferik İçin İlk Adım Atıldı

Sapanca’da Yapılacak Teleferik İçin İlk Adım Atıldı

YILMAZER”Sakarya’nın ilk teleferik projesini imzaladık.İlçemize hayırlı olsun. 50 Yıllık Hayal Gerçek Oldu”

Sapanca Teleferik Projesi ihale sürecinin tamamlanmasının ardından ilgili firma ile sözleşme imzalandı.
Başkanlık makamında yapılan imza töreninde teleferik projesinin sadece Sapanca’nın değil bölgenin hizmetine sunulacağını belirten Sapanca Belediye Başkanı Doç. Dr. Aydın Yılmazer, projesinin sektörde bir kapı aralayacağını dile getirdi. Yılmazer, “Göreve geldiğimiz gün itibarı ile Sapanca turizm ilçesi dedik ve bunun tüm alt yapısını konaklama, yiyecek ve diğer yönleriyle yerel idare olarak önünü açıyor ve yapabileceklerimizi yapıyor, teşvik ediyor ve yatırımcılarımızı buraya bir bir çekiyoruz” dedi.

SAPANCA TELEFERİĞE KAVUŞUYOR

 
Yılmazer, “Bir aile Sapanca’ya geldiğinde doyasıya 24 saat geçirmesi ve sıkıntılı stresli bir şekilde gelen bireylerin buradan huzurlu, dinlenmiş ve mutlu bir şekilde ayrılmalarını sağlamak temel amacımız olduğunu her fırsatta dile getiriyorum.

İlçemize gelen misafirlerin bir teleferiğe binelim cazibesi çok büyük bir faktör. Tabi ki bu sadece teleferikten ibaret değil. Yukarıdaki 5 yıldır kirasını ödediğimiz 70 dönüm A tipi alanda sosyal tesisler teleferikle birlikte hayata geçecek. Bu projenin bu aşamaya gelmesinde emeği geçen başkan yardımcılarıma, çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu teleferik projesinin ilçemize ve halkımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
Yüklenici firma yetkilisi İlker Cumbul ise, “Sapanca çok güzel ve İstanbul ile Bursa’ya yakın bir yer. Yeşilliğine gelmek isteyen çok insan var. Bu insanlar için bu proje bir çeşitliliktir. Teleferiğin özelliği aktif bir eğlence aracı fakat sizin çok aktif olmanız gerekmiyor. Teleferiğin başlangıç ve bitiş noktalarında ki tesislerin çevre düzenleme peyzajları da çok önemli. Sapanca’da teleferik projesinin belirlenen tarihe kadar hayata geçirmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Serkan Topal "Kimse çocuklarımızın geleceğiyle, ülkemizin geleceğiyle oynamasın"

Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7’nci Birleşiminde  Gündem dışı  söz  alan Hatay Milletvekili Serkan Topal  ” “Kimse çocuklarımızın geleceğiyle, ülkemizin geleceğiyle oynamasın”

Serkan Topal”Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum Sayın Başkanım: Dün bir soru sormuştum Millî Saraylarla ilgili. Bunun cevabını hâlâ bekliyoruz. Bunu bir sataşma olarak lütfen görmeyelim.

Eğitime girmeden önce, bakıyoruz Hükûmet yok, hükûmet programı yok, bakanlar yok. Biz muhtemelen bundan sonra Sayın Meclis Başkanımıza bu sorunları dile getireceğiz ve sorunların çözülmesi noktasında yine eskiden olduğu gibi adaleti tesis edinceye kadar da mücadelemiz devam edecek.

Eğitimin önemini burada anlatmama gerek yok ancak şunu çok iyi biliyoruz ve görüyoruz ki on altı yıllık AKP iktidarında tam 7 Millî Eğitim Bakanı ve bu bakanların görev süresi içerisinde de tam 14 eğitim sistemi değiştirildi. Gerçek olan bir şey var değerli arkadaşlar, eğer 7 Millî Eğitim Bakanı değişiyorsa ve 14 eğitim sistemi değiştiriliyorsa burada bir sorun var. Bu işi maalesef beceremiyorsunuz, beceremiyorsunuz.

Bakın, burada eğitimde LGS, SBS, OKS, TEOG, LKS, ÖSS, ÖYS, YGS, LYS, YKS o kadar çok değişti ki, inanın alfabede artık harf kalmadı. Bundan sonra ne olacak acaba? “S, S, S” sonu hep “S”yle bitiyor. Dolayısıyla arkadaşlar, sürekli bize eğitim sisteminde bir şeyler dayatıldı. Neler dayatıldı? Onları ben burada not aldım. Mesela FATİH Projesi çöktü. Ataması yapılmayan öğretmenler cami önlerinde bekleyen güvercinlere benzetildi, sonra miting alanlarında barış güvercinleri uçuruldu. MEB’in yetkileri vakıflara devredildi. Karaman’da, İzmir’de, Osmaniye’de ciğerimiz yandı. Çocuk istismarlarına “Bir kereden bir şey olmaz.” dendi. Aladağ’da çocuklar cemaatin yurdunda çığlık çığlığa içeride kaldı, anaların yüreği ağladı. Dershaneler kapatıldı kapatılmadı merdiven altı temel liselere dönüştürüldü. Andımız kaldırıldı, Atatürk öğretim programlarından çıkarıldı. Yöneticilerin neredeyse tamamı yandaşlardan atandı. PISA, dünya sonuncusu olduk arkadaşlar. Yandaş olmayanlar sözleşmeli öğretmen olarak atanmadı. Haksız yere FETÖ bahanesiyle görevden alınan insanlar intihar etti, suçsuz oldukları anlaşıldı, çocukları anasız babasız kaldı, vicdanlar yine sızlamadı. FETÖ’nün sohbet toplantılarından çıkmayanlar, övgüyle ondan bahsedenler maalesef bakan oldu. Öğretmenler, müdür odalarında yandaş bir eğitim sendikasına zorla üye yaptırıldı. Onlarca, yüzlerce, binlerce kadın öğretmen yönetici odalarında istismarlarla karşı karşıya geldi, “Konuşursan KHK’yle ihraç edilirsin.” tehdidinde bulunuldu. Atatürkçü yüzlerce, binlerce öğretmen açığa alındı. Her yere üniversite kuruldu ama maalesef üniversiteler bölündü, öğretim üyesi yok. Liselere yerleştirme kılavuzu yayınlandı, kimse anlamadı. “Yeşil”, “mavi”, “komşu”; vallahi bu denklemi çözen gerçekten olmadı. Milletvekili arkadaşlar da çözemedi. Annesi babası olmayan çocuklarımıza eğitim öğretim desteği verilemedi. Ve bunun gibi, ve ve ve nicesi.

Sayın Yılmaz gitti, kişilik olarak da kendisini gerçekten severim, şimdi de Ziya Hoca geldi. Kendileri burada değil, muhtemelen danışmanı da söyler. Ziya Hocam, gerçekten işiniz zor, gerçekten zor. On altı yıllık bir enkazı devraldınız; çözüm bende var, bizde var, Cumhuriyet Halk Partisinde var ama siz hangi yöntemi kullanacaksınız, gerçekten onu merak ediyorum? Ama, gerçekten haktan, hukuktan, adaletten, liyakatten, dürüstlükten yana tavır alırsanız, biz her zaman yanınızda olacağız.

Ben şunu söylüyorum, özellikle AK PARTİ’li bütün arkadaşlara söylüyorum: Gelin, bir komisyon kuralım. Gelin, eğitimi siyasallaştırmayalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SERKAN TOPAL (Devamla) – Sayın Başkanım, toparlayayım.

BAŞKAN – Toparlayalım Sayın Hatip.

SERKAN TOPAL (Devamla) – Teşekkür ediyorum.

Ve gelin bir Hükûmet politikası olmaktan çıkaralım, gelin bir devlet politikası yapalım eğitim sistemini. Öyle bir yasa çıkaralım ki yirmi otuz yıl kimse oynamasın; kimse çocuklarımızın geleceğiyle, ülkemizin geleceğiyle oynamasın.Ben özellikle, bunu yine sataşma olarak söylemiyorum. Sayın Başkan; Başbakanlık yaptınız, bakanlık yaptınız, başkan yardımcılığı yaptınız ve şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanısınız. Bütün milletvekili arkadaşlara soruyorum, huzurunuzda soruyorum değerli arkadaşlar: Bugün bir veli olarak mutlaka torununuz vardır, çocuğunuz vardır; hangi öğrenci, hangi veli, hangi bakan, hangi milletvekili, hangi öğretmen bu eğitim sisteminden memnun? Gelin, birlikte çözelim.

Fehmi DumanTBMM‘da.
24 dk.Ankara

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli Milletvekili) –

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kararnameler toplum hayatını derinden etkilemeye devam ediyor. Yeni bir kararname; bu sefer Sosyal Güvenlik Kurumu Sayıştay denetiminden çıkarıldı. Sosyal Güvenlik Kurumu vatandaşın sırtındaki terdir ve bu paranın millet adına denetlenmesi en doğrudan vatandaşlık hakkıdır. Bütçedeki en büyük kalemlerden biridir bu. Bir Cumhurbaşkanı bu paranın denetlenmesini neden istemez? Bu, ciddi, düşündürücü b

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gözlük
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
26 dk.Ankara

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa Milletvekili) –

Sayın Başkan, o hakkı kullanacağız ama tabii, değerli milletvekilimiz İlyas Şeker bir ilçe başkanımızın yapmış olduğu bir paylaşım üzerinden bazı ifadelerde bulundu. Tabii, bu konuyla ilgili, konu araştırılacak ve konu hakkında partimiz gerekli çalışmayı yapacaktır ama bir çelişkinin giderilmesini ifade etti. Cumhuriyet Halk Partisinin Grup Başkan Vekili olarak, Genel Başkanımızın ifadeleri, grup başkan vekillerinin, parti sözcümüzün ifadel

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, takım elbise
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
29 dk.Ankara

Selahattin Minsolmaz, Kırklareli Milletvekili

Değerli milletvekilleri, Toprak Mahsulleri Ofisimiz Trakya yöremizde bugüne kadar 270 bin ton ekmeklik buğday alımı gerçekleştirmiştir. Trakya’mızda ve özellikle Kırklareli
ilimizde hasat öncesi ve hasat sırasında yaşanan yoğun yağışlar sonucunda ortaya çıkan çimlenmiş dane sorunu nedeniyle alımları gerçekleşmeyen ürünler için yapılan girişimler sonucunda Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından yeni alım şartları belirl

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
31 dk.Ankara

Hacı Özkan, Mersin Milletvekili…

15 Temmuz 2016 yılında FETÖ terör şebekesi, vatanımıza, birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, istiklal ve istikbalimize kastetmiştir. Aziz milletimiz, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi yine büyük bir inanç, azim ve kararlılıkla vatanına, özgürlüğüne, hukuk düzenine sahip çıkmış, hain işgal girişimini Allah’ın inayeti, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ve aziz milletimizin cesaretiyle bütün dünyaya örnek olacak ş

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, takım elbise
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
32 dk.Ankara

TURAN AYDOĞAN (İstanbul Milletvekili) –
27’nci Yasama Dönemi’nin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

Dinî ve felsefi inançlarını ortaklaştıran bireylerin bir araya gelmeleri ve inançlarını birlikte yaşamaları gayet doğal bir haktır. Ancak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Adnan Oktar ve grubuna yönelik olarak yürütülen soruşturma kapsamında ortaya çıkan ilişkiler, dinî cemaatlerin, tarikatların ve ezoterik örgütlerin, siyasi ve ekonomik bir güç olmalarının ne tür tehlikel

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
34 dk.Ankara

YILDIRIM KAYA (Ankara Milletvekili) –

Millî Eğitim Bakanlığı, sözleşmeli öğretmen alımı için 14 Nisan-8 Mayıs tarihleri arasında yaptığı 60 bin öğretmenin katıldığı mülakatların sonucunu 11 Temmuz tarihinde açıkladı. Ancak Danıştayın mülakatlarla ilgili verdiği, “Adayın mülakat puanı, KPSS puanının 3 puan aşağısında ya da yukarısında verilebilir.” kararına uyulmadı. KPSS’den yüksek puan alan öğretmenler, mülakatta verilen düşük puanlarla elendi, adalet ve hukuk yok sayıldı. 

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: Serkan Titiz
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
37 dk.Ankara

ÖZKAN YALIM (Uşak Milletvekili) –

Bugün itibarıyla dolar 4,830; euro 5,660. Seçimden önce mazot ve benzin fiyatları döviz kuruna endeksli olarak belirleniyordu ancak 24 Haziran seçimleri öncesi Hükûmet, oy almak adına, gelen zamları ÖTV vergisinden karşıladı bugüne kadar. Ancak, artan döviz kurlarından dolayı, döviz kurlarının bu şekilde olmasından dolayı özellikle Hükûmeti uyarıyoruz: Zamları ÖTV vergisinden karşılamaya devam mı edeceksiniz yoksa direkt karşılamaya devam etmeyip de bu zamları dövize -pompa fiyatları olarak- endeksleyecek misiniz? Özellikle bu konuda yüce Türk milletinin bilgiye ihtiyacı vardır.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve takım elbise
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
39 dk.Ankara

Kazım Arslan, Denizli Milletvekili

İçişleri Bakanına soruyorum: Adana’nın Çukurova Belediyesinin bahçesindeki Atatürk heykeline satırla saldıran Rıdvan Karataş’ın çirkin saldırısına karşı ne Cumhurbaşkanından ne de Başkanlığınızdan bir açıklama yapılmamıştır. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi şahsiyetine yapılan bu çirkin saldırıya karşı bir açıklama yapılmamasının sebebi nedir? İktidarınız döneminde bu tür saldırıların artmasının nedeni nedir? Atamıza karşı s

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, takım elbise ve gözlük
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
41 dk.Ankara

Kemal Zeybek, Samsun Milletvekili,

Değerli Başkanım, Ayvacık ilçemiz ile Erbaa arasındaki 30 köyümüzün ulaşımının sağlanacağı 60 kilometrelik bir yol güzergâhı var ve yıllardır bu yol güzergâhı, mevcut Hükûmet tarafından söz verildiği hâlde yapılmadı. Ayvacık ile Erbaa arasındaki bu vatandaşlarımız 220 kilometre daha fazla mesafe kat ederek kendi güzergâhlarını değiştirip binlerce lira yakıt harcayarak bu güzergâhta yol alıyorlar. Bu yolun yapılmasıyla bölgedeki, Samsun ile Tokat arasındaki yolun daha kısaltılmasıyla millî servetimiz olan yakıtın tüketiminin azalacağını ve bu bölgede bulunan köylerimizin mağduriyetinin giderileceğini, ulaşımının iyi sağlanacağını düşünüyoruz.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor
Yorumlar

Adıyamanlılar artık, kadın doğum uzmanı bulunmadığından dolayı neredeyse çocuk yapmaktan vazgeçer hâle geldiler.
Yorumlar
Fehmi DumanTBMM‘da.
45 dk.Ankara

ABDURRAHMAN TUTDERE (Adıyaman Milletvekili ) –

Sağlıkta çağ atladığımız iddiasında bulunan Hükûmet ve Sağlık Bakanlığının, öyle anlaşılıyor ki Adıyaman’dan haberi yok. Adıyaman’da Samsat, Çelikhan, Tut ve Gerger ilçesinde kadın hastalıkları uzmanı ve doğum uzmanı yok. Adıyaman Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde bir insanlık trajedisi yaşanıyor. Hastalar ve hasta yakınları gece saat birde, sabah altıya sıra almak için kuyrukta bekliyorlar ve bu gerçekten, artık, g

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar ve iç mekan
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
49 dk.Ankara

Mahmut Tanal, İstanbul Milletvekili
Değerli milletvekilleri, saygıyla selamlıyorum.
Değerli Meclis Başkanımız, Türkiye’de, hatırlarsanız taşeronda çalışan işçiler vardı, bunlar kadroya geçti. Kadroya geçen bu taşerondaki işçilere her kurum bir kimlik verdi. Mesela, Türkiye Büyük Millet Meclisi de bu taşerondan kadroya geçenlere kimlik verdi. Ancak tüm kurumlar taşeronda çalışıp kadroya geçen kişilere, çalışanlara verilen kimlikte unvan kısmına “sürekli işçi” veya “kadrolu işçi” ibaresini koydu. Ama Meclis Başkanlığınız ne yazdı, biliyor musunuz? “Temizlik işçisi” ibaresini koydu. Bu, insan onuruna yakışmayan bir kavramdır. İnsan onurunu aşağılayıcı ve insan onuruyla bağdaşmayan bu kavramın derhâl çıkarılarak Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kadrolu çalışanlara verilen bu kimliğin değiştirilmesini istirham ediyorum.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, takım elbise
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
51 dk.Ankara

İLYAS ŞEKER , Kocaeli Milletvekili…

Aziz milletimiz, 15 Temmuz gecesinde ülkemizi işgale kalkan hain darbecilere karşı korkusuzca sergilediği cesaret neticesinde tarihte eşine ender rastlanan büyük bir zafer elde etmiştir. 15 Temmuz gecesi Türk milleti aynı zamanda tüm dünyaya ülkesini seven bir milletin demokrasiye nasıl sahip çıktığını göstermiş oldu.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu 15 Temmuz darbe girişiminin halkın direnme hakkı sayesinde başarısı

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
54 dk.Ankara

ÇETİN ARIK (Kayseri Milletvekili ) –

Öncelikle 27’nci Yasama Döneminin ülkemize, milletimize ve milletvekillerimize hayırlı olmasını dilerim.

Kayseri Milletvekilimiz Sayın Mehmet Özhaseki Kayseri ziyaretinde “Kasti olarak, Kayseri’ye güzel hizmetler yapılmasına kötülüklerinden dolayı tezgâh kuran, kumpas kuran insanlar var. Onlara da hakkımı helal etmiyorum.” dedi. Sayın milletvekili, bu güzel ülke kumpaslardan dolayı çok çekti. Ergenekon, Balyoz ve daha niceleri… Bu kumpasların bedelini insanlar canlarıyla ödedi. Bu kumpasların devamında 15 Temmuzu yaşadık. Bu iş öyle “Hakkımı helal etmiyorum.” demekle olmaz. Kayseri’ye yapılacak güzel hizmetlerin yapılmaması için kimler, nasıl, niçin kumpas kurdu, açıklayın. Kim bu kumpasçılar? Kayseri halkı bu kumpasçıları merak ediyor. Açıklayın, bu kumpasçılara karşı birlikte mücadele edelim.

Görüntünün olası içeriği: TC Halit Aydemir, yakın çekim
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
56 dk.Ankara

Fatma Kaplan Hürriyet, Kocaeli Milletvekili,

Sayın Başkan, yayımlanan 703 sayılı KHK’yle Başbakanlıkta görev yapan 113 şoför için özel düzenleme yapıldı ve Başbakanlıkta şoför olarak çalışan personel sürekli işçi kadrolarına geçirildi. Yani yüzde 70 işçilik maliyetine takılan Başbakanlıktaki taşeron şoförler kadro hakkı kazandı, hepsine hayırlı olsun diyorum. Ancak, ne var ki madalyonun diğer bir yüzü bulunuyor. Başbakanlıkta çalışan şoförler herhangi bir kısıtlamaya maruz ka

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
57 dk.Ankara

BAKİ ŞİMŞEK (Mersin Milletvekli) –

Sayın Başkan, Türkiye yaş sebze meyve üretiminde ve ihracatında Mersin 1’inci sırada yer almaktadır. Yalnız, bu yıl yaşanan dolu afeti, sel afeti ve özellikle Akdeniz meyve sineğinden dolayı Çukurova’da çiftçi çok zor durumdadır. Üzüm sezonu bir ayı geçkin zamandır devam ediyor, üzüm fiyatları 58 kuruş 60 kuruş civarındadır. Çukurova’daki çiftçilere Hükûmetin sahip çıkmasını, mutlaka ton başı destek vermesini, Tarım Bakanının da ilk ziyaretini mutlaka Türkiye’de tarımda 1’inci sırada bulunan Mersin’e yaparak Mersin’deki çiftçilerin sorunlarıyla ilgilenmesini talep ediyor, saygılarımı sunuyorum.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, takım elbise

Yorum Yap

Fehmi DumanTBMM‘da.
59 dk.Ankara

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde Milletvekili ) –

16 Nisan referandumuyla yapılan Anayasa değişikliği sonucu ülkemizde yeni bir rejime geçildi. Bu sürecin yansıması Cumhurbaşkanlığınca çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerde açıkça görülüyor. Bakanlar Kurulu ve bakan yetkilerinin neredeyse tamamı Cumhurbaşkanlığında toplandı. Buna rağmen kamuoyunda “Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi” diye bir tanımdan söz ediliyor. Oysa ortada hükûmet yok. Bunun böyle olduğunun kamuoyu tarafından bilin

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor, takım elbise, iç mekan ve yakın çekim
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
1 saatAnkara

SİBEL ÖZDEMİR (İstanbul Milletvekili ) –

Değerli milletvekilleri, milletimizin en geniş temsiliyle seçildiğimiz Türkiye Büyük Millet Meclisinin en önemli gücü olan yasama, denge ve denetim yetkilerimizin elimizden alınmasına ve bununla da kalınmayıp Meclis bünyesindeki yapıların da alınmasıyla her geçen gün Meclisimizin itibarsızlaştırıldığına şahit oluyoruz. 27’nci Dönem milletvekili olarak görevimiz, Parlamentonun yasa yapma ve denetim görevinin tek bir kişi ya da makama b

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

Arzu ERDEM"Türk toplumu öncelikle canlıya şiddetin önlenmesi yönünde eğitilmesi gerekiyor"

Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7’nci Birleşiminde  Gündem dışı  söz  alan  MHP İstanbul Milletvekili Arzu ERDEM”çocuk istismarı ve ihmali” dediğimizde öncelikle iki kelimeyi yan yana getirmek istemediğimizi hepimiz biliyoruz; “çocuk” ve “istismar” kelimeleri, “kadın” ve “şiddet” kelimeleri zinhar yan yana gelmemesi gereken, her birimizin yüreğini, vicdanını sızlatan kelimelerdir.”

Değerli milletvekilleri, çocuk istismarının ve kadına şiddetin önlenmesi ve hayvan haklarıyla ilgili Milliyetçi Hareket Partisi Grubum adına gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Gazi Meclisi ve bizleri ekranları başında izleyen aziz Türk milletini saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, “çocuk istismarı ve ihmali” dediğimizde öncelikle iki kelimeyi yan yana getirmek istemediğimizi hepimiz biliyoruz; “çocuk” ve “istismar” kelimeleri, “kadın” ve “şiddet” kelimeleri zinhar yan yana gelmemesi gereken, her birimizin yüreğini, vicdanını sızlatan kelimelerdir. İşte, bu kelimeler ne yazık ki son dönemlerde çok daha fazla yan yana gelmeye başladı ve birinci sayfada, manşet haberlerde maalesef ya çocuklarımıza şiddet uygulanmasını ya cinsel istismara uğramalarını veya aynı şekilde hunharca katledilmelerini hep birlikte gördük, izliyoruz, takip ediyoruz, içimiz ve yüreğimiz yanmakta.

Aynı şekilde kadına şiddetin önüne geçilmesi için de acil olarak, mutlaka yeni bir eylem planının geliştirilmesi gerekmektedir çünkü bu konuda da vakalar gittikçe artmakta ve her birimiz için bir tehlike olarak yine önümüzde durmakta.

Hepimiz her şeyden önce evlat sahibiyiz; “Bizim başımıza gelmez.” demeyelim, evlatlarımızın başına gelebilir kaygısıyla da mutlaka bu konuyla ilgili şu makamlara oturmuş olan her bir milletvekili arkadaşımızın, her ananın, her babanın, her kadının, her erkeğin aynı hassasiyeti göstermesi gerekiyor. Özellikle çocuk istismarı ve ihmali; erişkin kişiler tarafından çocuğa yöneltilen, toplumsal kurallar ve profesyonel kişilerce “uygunsuz” ya da “hasar verici” olarak nitelendirilen, çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkileyen ve tüm gelişimini engelleyen eylem ve eylemsizliklerin tamamıdır aslında. Çocuk istismarı ve ihmali sonucunda çocuğumuz fiziksel, ruhsal, cinsel ya da sosyal açıdan zarar görmektedir, sağlık ve güvenliği tehlikeye girmektedir.

Çocuk istismarı dediğimiz zaman yine fiziksel, cinsel ya da duygusal istismar olarak tanımlanabilmektedir. Çocuk ihmali ise fiziksel ya da duygusal ihmal olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazen ebeveynler tarafından veya bakıcılar tarafından da maalesef meydana getirilebilmektedir. İstismar ve ihmalin bu farklı şekilleri yalnız aileleri değil tüm toplumu ilgilendirmektedir, sosyal kuruluşları ilgilendirmektedir, yasal sistemleri ilgilendirmektedir ve eğitim sisteminin tam içinde bulunmaktadır aslında. İşte, burada kendimize sormamız gereken soru: Nereden başlamalı? Cinsel istismarın önlenmesi, çocuğa şiddetin önlenmesi, çocuk kaçırmalarının önüne geçilmesi, günlerce bir çocuğun ortadan kaybolmasının önüne geçilmesi için toplum olarak, millet olarak neler yapmalıyız? Bizler milletvekilleri olarak bu evlatların veballeriyle burada oturuyoruz, bizler neler yapmalıyız? İşte, bunun üzerinde gerçek anlamda, ciddi bir çalışma yapılmalı.

Geçen dönemlerde bu çalışmaları hep birlikte yaptık ve birtakım uygulamalara da geçildi, bu konuyla ilgili cezai yaptırımların artırılması yönünde de birtakım eylemlerde bulunuldu. Öncelikle iyi hâl indiriminin kaldırılması yönünde ya da iyi hâl indiriminin verilmemesi yönünde de birtakım girişimler oldu ama yeterli mi? Değil. Aslında suçlar işlenmeden önce önlem ne olmalı, bunun üzerinde durmak gerekir. Yani, eğitim sistemiyle ilgili mutlak bir eğitim reformu şart ve tüm gençlerimizin, çocuklarımızın eğitilmesi gerekiyor, anne babaların eğitilmesi gerekiyor. Türk toplumunun bu anlamda öncelikle canlıya şiddetin önlenmesi yönünde eğitilmesi gerekiyor.

Çocuk istismarı ve ihmalin gün geçtikçe arttığını hepimiz biliyoruz. Hepimiz evladımızdan endişeliyiz, hepimiz küçük çocuğumuzu bir yere gönderirken tembih üzerine tembihte bulunuyoruz. Peki, biz bunu önlemek için neler yapmalıyız? Bu konuyla ilgili yeni dönemde Allah’ın izniyle hep birlikte mutlaka ve mutlaka bir kanun çalışması yapılmalı. Unutmuyoruz hiçbirimiz o bacakları kesilen köpeği. Hiçbirimiz o güzel gözleri, boncuk gözlerini unutamıyoruz Leyla bebeğin. İşte, bunların tamamını üst üste koyduğumuzda gencecik kadınların kaybolduğunu, kaybolan kadınların hunharca katledilerek bir yerlerde cesetlerinin bulunduğunu hiçbirimiz kadın olarak da erkek olarak unutamıyoruz. İşte, bu konuyla ilgili liderimizin de dediği gibi ha bir hayvana şiddet ha bir bebeğe şiddet. Bu konuyla ilgili, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu konunun takipçisi olacak ve Allah’ın izniyle hep birlikte bunların önlenmesi için üzerimize düşeni uyum içerisinde yapacağımıza inanıyorum.