kategori Arşivleri: Güncel

Genç Anadolu Parti Lideri Ali Alemdaroğlu"Vakıflar ve Tüm Cemaatler Acilen Kapatılmalıdır"

Habervole  Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN Genç Anadolu Partisi  Genel Başkanı  Ali ALEMDAROĞLU  ile  söyleşi yaptı

Genç Anadolu Partisi Genel Başkanı Ali Alemdaroğluile Gündemi konuştuk

“Vakıflar ve Tüm Cemaatler Acilen Kapatılmalıdır”

Fehmi DUMAN:Genç Anadolu Partisi’nin ilkeleri nelerdir?

Ali ALEMDAROĞLU:Anadolu Partisi; çağdaş standartlara uygun tam güvence altına alınmış insan haklarını, tüm yurttaşlarımızın din ve inançları ile ifade ve ibadet özgürlüklerini, milli gelirin dağıtımında ve toplumsal ilişkilerin her alanında adaleti gerçekleştirmeyi, üretimi ve toplumsal refahı ve ekonomimizin küresel rekabet gücünü artırmayı, siyasal karar mekanizmalarına katılımı genişletmeyi, kamu kaynaklarının şeffaf ve rekabetçi bir ortamda makamları ise objektif liyakat kurallarına uygun adaletle dağıtmayı, insanlarımız arasında dayanışmayı ve görevini en iyi yapmayı özendiren bir toplumsal kültür oluşturmayı, ulusal çıkarlarımızı sağlayan politikaları oluşturmaya katkı sağlayan her yurttaşımızın ürettiği bilgiyi sahiplenmeyi amaç ve ilke edinir.

Fehmi DUMAN :Yeni genç siyasetin temel hedefi nedir?

Ali ALEMDAROĞLU: Yeni Genç Siyasetin Hedefi: Cinsiyet, ırk, din, dil bakımından Koşulsuz, mutabakat esaslı eşitlikçi gönüllü birlik ve beraberliktir.

Başta siyaset olmak üzere kamusal nitelikli görev üstlenmek, toplumsal sorumluluğa talip olmak demektir. Bu sorumluluğun gereği gibi yerine getirilmesi, siyasi partilerin ve mensuplarının en temel görevidir. Halkın refah ve mutluluğunun artırılması, geleceğin Vizyoner  Genç Lider Türkiye’sinin inşası yeni siyaset ilkeleri doğrultusunda bir değişimi gerekli kılmaktadır.

Fehmi DUMAN :Partiniz ülkede iç barışı nasıl sağlayacaktır?

Ali ALEMDAROĞLU: Partimiz ülkemizi kutuplaşmaya, insanımızı birbirine karşı ötekileştirmeye ve nefreti karşılıklı körüklemeye dayalı bir siyaset tarzına karşı; yurttaşlarımız arasında dayanışmayı ve işinde başarılı olmayı özendirecek bir toplumsal kültür oluşturmayı amaçlayan yeni siyaset tarzını benimsemektedir.

Fehmi DUMAN :Kürt sorununu ve diğer tüm ulusal sorunları hangi bakış açısı ile çözeceksiniz?

Ali ALEMDAROĞLU:20.yüzyılda Ortadoğu’da oluşturulan sınırlar arasında dağıtılan Kürt nüfus yüz yıldır kendi kimliğine kavuşmamış dilini kültürünü devlet güvencesinde huzur ve güven içinde yaşayamamıştır. Asimilasyon ve inkâr politikalarıyla karşı karşıya bırakılmıştır. Kürt nüfusa sahip bölge ülkeleri toprak kaybetmek kaygısı ve korkusu taşmışlardır.Yüzyılın başlarında tüm uluslarda olduğu gibi Kürtler de de uluslaşma arayışları ve çabaları doğal olarak başlamıştır. Bağımsız veya özerk devlet kurma denemeleri yapılmıştır. Ancak geçen yüzyıl boyunca kendi Kürt nüfuslarına makul çözüm sunamayan ülkeler küresel güçlerin baskılarıyla karşılaşmaya başlamışlar ulusal ve ülkesel sorun önce komşular arasında bölgesel boyut kazanmıştır. Son 20 yılda ise Kürt diasporasının da etkinliğini arttırmasıyla küresel bir boyut ulaşmıştır. Irak merkezi yönetimi başta olmak üzere, tüm komşuların karşı çıkmalarına rağmen süper güçlerin rızası ile Kuzey Irakta şimdilik bir Kürdistan Federe Yönetimi kurulmuş bulunmaktadır.

2011 den bu yana bölge halklarının ve devletlerinin nerdeyse tüm tasarruflarının silahlanmaya, çatışmalara harcandığı, silah üretenlerin refahını arttırırken bölge halklarının yoksulluk ve sefaletine neden olan savaş sürecinde yeni oluşumlar ve projeler ortaya çıkmaya başladı. Irak iç savaşının defacto sonuçlarından birisi Kürdistan oluşumu ise Suriye iç savaşının da defcato sonuçlarından bir Rojawa gerçeği olarak belirmeye başladı. Bu oluşum sürecinde de Rusya tarafından hazırlanan yeni Suriye Anayasa taslağında yerel özerklik önermesindeki gibi yine ev sahibi ulus devletlerden çok süper güçlerin müdahalelerinin, belirleyici olduğu açıkça görülmektedir.

Kürt kimliğini benimseyen kendi yurttaşlarımızla dış müdahalelere mahal bırakmaksızın çözüm bulmak kaçınılmaz bir görev olarak önümüzde durmaktadır. Ülkemiz topraklarında yerleşik ve kendilerini Kürt olarak tanımlayan nüfusun, azınlığına çoğunluğuna bakmaksızın tüm temsilcilerinin katılımıyla belirlenecek talepleri doğrultusunda kurulacak Akil İstişare Masasında buluşarak sorunu ele almak yegâne çözüm olarak önümüzde durmaktadır.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta

Fehmi DUMAN :Alevi sorunları ve diğer azınlıkların sorunlarını nasıl çözeceksiniz?

Ali ALEMDAROĞLU:Partimiz, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yurttaşlarımızın her türlü azınlık inanç topluluklarının temsilinin sağlanması da dâhil olmak üzere özerk hale gelmesi için çalışacaktır. Böylece, bu kurumsal platform, salt bir devlet makamı olarak yalnız bir inancın değil, gerçek anlamda vicdanların ve tüm inananların hizmetinde olacaktır. Kuruma bütçeden pay ayrılmayacak gönüllülük esasına göre çalışanların ve emeklilerin maaşlarından sembolik kesintiler yapılacaktır. İstemeyenler yazılı olarak bildirdiklerinde hiçbir yanlış anlamaya mahal vermeksizin kesinti durdurulacaktır. Bu Müslüman olmayan vatandaşlarımız içinde geçerlidir ve devlet güvencesinde olacaktır. Diyanet, akıl ve hukuk sınırları dâhilinde bağış ve hibe kabul edebilecektir.

Yıllardır önemli bir toplumsal sorun olarak varlığını koruyan ve başta Alevi vatandaşlarımız olmak üzere toplumumuzu vicdanen yaralayan ötekileştirici, küçümseyici ve dışlayıcı politikalara ve yaklaşımlara son verilecek tüm inançların mezhepsel düşmanlıkları, çatışmaları kışkırtmaksızın kendilerini ifade etmeleri, geliştirmeleri, kendi tarzlarında ve özgün mekânlarında ibadetlerini serbestçe yapabilmelerinin koşulları sağlanarak, din ve inanç işleri tamamıyla inanç gruplarına bırakılacaktır.

Eğitim gibi tüm kamusal alanlarda ve programlardaki dini ayrımcılıklara, kayırmacılıklara ve dışlayıcılıklara son verici tedbirler özenle gözden geçirilerek yurttaşlarımızın tek birinin dahi mağduriyetine son verilecektir.Sünni, Alevi veya bir başka inanç grubundan veya hiç inanmayanlardan olan yurttaşlarımızın kendi benimsedikleri tarz ve içerikteki inanç ve ibadet özgürlüğüne saygı duyulacak, eğitim kurumlarının ve ibadethanelerinin varlıklarını sürdürmeleri herhangi bir şekilde engellenmeyeceği gibi tümüne adil kamu desteği verilecektir.

Yeni Genç Siyasetimiz Alevi yurttaşlarımızın kendi inanç dünyalarına müdahil olmayacak şekilde diğer yurttaşlar gibi, ibadetlerini tamamen kendi tercihlerine göre, herhangi bir tarza veya yaklaşıma uymaya zorlanmaksızın huzur içinde yerine getirebilmeleri için cem evlerinin ibadethane olarak inşasının ve kullanılmasının önündeki engeller kaldırılacaktır. Kıpti, Roman, Ezidi, Süryani gibi farklı inanç gruplarının kendilerini ifade etme korkusuna yol açan yaklaşımlar, ön yargılar ve politikalara son verilecektir. Bu grupların da her türlü ibadet ve eğitimlerini güven ve huzur içinde sürdürebilmeleri koşulları sağlanacaktır. Müslüman olmayan tüm topluluk ve cemaatlerin örgütlenme ve kendilerini geliştirmeleri konusunda adalet ve eşitlik sağlanarak tüm engeller ortadan kaldırılacak, kendi talepleri doğrultusunda gelişimleri için her türlü destek sağlanacaktır.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve açık hava

Serkan Topal "Kimse çocuklarımızın geleceğiyle, ülkemizin geleceğiyle oynamasın"

Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7’nci Birleşiminde  Gündem dışı  söz  alan Hatay Milletvekili Serkan Topal  ” “Kimse çocuklarımızın geleceğiyle, ülkemizin geleceğiyle oynamasın”

Serkan Topal”Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum Sayın Başkanım: Dün bir soru sormuştum Millî Saraylarla ilgili. Bunun cevabını hâlâ bekliyoruz. Bunu bir sataşma olarak lütfen görmeyelim.

Eğitime girmeden önce, bakıyoruz Hükûmet yok, hükûmet programı yok, bakanlar yok. Biz muhtemelen bundan sonra Sayın Meclis Başkanımıza bu sorunları dile getireceğiz ve sorunların çözülmesi noktasında yine eskiden olduğu gibi adaleti tesis edinceye kadar da mücadelemiz devam edecek.

Eğitimin önemini burada anlatmama gerek yok ancak şunu çok iyi biliyoruz ve görüyoruz ki on altı yıllık AKP iktidarında tam 7 Millî Eğitim Bakanı ve bu bakanların görev süresi içerisinde de tam 14 eğitim sistemi değiştirildi. Gerçek olan bir şey var değerli arkadaşlar, eğer 7 Millî Eğitim Bakanı değişiyorsa ve 14 eğitim sistemi değiştiriliyorsa burada bir sorun var. Bu işi maalesef beceremiyorsunuz, beceremiyorsunuz.

Bakın, burada eğitimde LGS, SBS, OKS, TEOG, LKS, ÖSS, ÖYS, YGS, LYS, YKS o kadar çok değişti ki, inanın alfabede artık harf kalmadı. Bundan sonra ne olacak acaba? “S, S, S” sonu hep “S”yle bitiyor. Dolayısıyla arkadaşlar, sürekli bize eğitim sisteminde bir şeyler dayatıldı. Neler dayatıldı? Onları ben burada not aldım. Mesela FATİH Projesi çöktü. Ataması yapılmayan öğretmenler cami önlerinde bekleyen güvercinlere benzetildi, sonra miting alanlarında barış güvercinleri uçuruldu. MEB’in yetkileri vakıflara devredildi. Karaman’da, İzmir’de, Osmaniye’de ciğerimiz yandı. Çocuk istismarlarına “Bir kereden bir şey olmaz.” dendi. Aladağ’da çocuklar cemaatin yurdunda çığlık çığlığa içeride kaldı, anaların yüreği ağladı. Dershaneler kapatıldı kapatılmadı merdiven altı temel liselere dönüştürüldü. Andımız kaldırıldı, Atatürk öğretim programlarından çıkarıldı. Yöneticilerin neredeyse tamamı yandaşlardan atandı. PISA, dünya sonuncusu olduk arkadaşlar. Yandaş olmayanlar sözleşmeli öğretmen olarak atanmadı. Haksız yere FETÖ bahanesiyle görevden alınan insanlar intihar etti, suçsuz oldukları anlaşıldı, çocukları anasız babasız kaldı, vicdanlar yine sızlamadı. FETÖ’nün sohbet toplantılarından çıkmayanlar, övgüyle ondan bahsedenler maalesef bakan oldu. Öğretmenler, müdür odalarında yandaş bir eğitim sendikasına zorla üye yaptırıldı. Onlarca, yüzlerce, binlerce kadın öğretmen yönetici odalarında istismarlarla karşı karşıya geldi, “Konuşursan KHK’yle ihraç edilirsin.” tehdidinde bulunuldu. Atatürkçü yüzlerce, binlerce öğretmen açığa alındı. Her yere üniversite kuruldu ama maalesef üniversiteler bölündü, öğretim üyesi yok. Liselere yerleştirme kılavuzu yayınlandı, kimse anlamadı. “Yeşil”, “mavi”, “komşu”; vallahi bu denklemi çözen gerçekten olmadı. Milletvekili arkadaşlar da çözemedi. Annesi babası olmayan çocuklarımıza eğitim öğretim desteği verilemedi. Ve bunun gibi, ve ve ve nicesi.

Sayın Yılmaz gitti, kişilik olarak da kendisini gerçekten severim, şimdi de Ziya Hoca geldi. Kendileri burada değil, muhtemelen danışmanı da söyler. Ziya Hocam, gerçekten işiniz zor, gerçekten zor. On altı yıllık bir enkazı devraldınız; çözüm bende var, bizde var, Cumhuriyet Halk Partisinde var ama siz hangi yöntemi kullanacaksınız, gerçekten onu merak ediyorum? Ama, gerçekten haktan, hukuktan, adaletten, liyakatten, dürüstlükten yana tavır alırsanız, biz her zaman yanınızda olacağız.

Ben şunu söylüyorum, özellikle AK PARTİ’li bütün arkadaşlara söylüyorum: Gelin, bir komisyon kuralım. Gelin, eğitimi siyasallaştırmayalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SERKAN TOPAL (Devamla) – Sayın Başkanım, toparlayayım.

BAŞKAN – Toparlayalım Sayın Hatip.

SERKAN TOPAL (Devamla) – Teşekkür ediyorum.

Ve gelin bir Hükûmet politikası olmaktan çıkaralım, gelin bir devlet politikası yapalım eğitim sistemini. Öyle bir yasa çıkaralım ki yirmi otuz yıl kimse oynamasın; kimse çocuklarımızın geleceğiyle, ülkemizin geleceğiyle oynamasın.Ben özellikle, bunu yine sataşma olarak söylemiyorum. Sayın Başkan; Başbakanlık yaptınız, bakanlık yaptınız, başkan yardımcılığı yaptınız ve şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanısınız. Bütün milletvekili arkadaşlara soruyorum, huzurunuzda soruyorum değerli arkadaşlar: Bugün bir veli olarak mutlaka torununuz vardır, çocuğunuz vardır; hangi öğrenci, hangi veli, hangi bakan, hangi milletvekili, hangi öğretmen bu eğitim sisteminden memnun? Gelin, birlikte çözelim.

Fehmi DumanTBMM‘da.
24 dk.Ankara

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli Milletvekili) –

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kararnameler toplum hayatını derinden etkilemeye devam ediyor. Yeni bir kararname; bu sefer Sosyal Güvenlik Kurumu Sayıştay denetiminden çıkarıldı. Sosyal Güvenlik Kurumu vatandaşın sırtındaki terdir ve bu paranın millet adına denetlenmesi en doğrudan vatandaşlık hakkıdır. Bütçedeki en büyük kalemlerden biridir bu. Bir Cumhurbaşkanı bu paranın denetlenmesini neden istemez? Bu, ciddi, düşündürücü b

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gözlük
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
26 dk.Ankara

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa Milletvekili) –

Sayın Başkan, o hakkı kullanacağız ama tabii, değerli milletvekilimiz İlyas Şeker bir ilçe başkanımızın yapmış olduğu bir paylaşım üzerinden bazı ifadelerde bulundu. Tabii, bu konuyla ilgili, konu araştırılacak ve konu hakkında partimiz gerekli çalışmayı yapacaktır ama bir çelişkinin giderilmesini ifade etti. Cumhuriyet Halk Partisinin Grup Başkan Vekili olarak, Genel Başkanımızın ifadeleri, grup başkan vekillerinin, parti sözcümüzün ifadel

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, takım elbise
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
29 dk.Ankara

Selahattin Minsolmaz, Kırklareli Milletvekili

Değerli milletvekilleri, Toprak Mahsulleri Ofisimiz Trakya yöremizde bugüne kadar 270 bin ton ekmeklik buğday alımı gerçekleştirmiştir. Trakya’mızda ve özellikle Kırklareli
ilimizde hasat öncesi ve hasat sırasında yaşanan yoğun yağışlar sonucunda ortaya çıkan çimlenmiş dane sorunu nedeniyle alımları gerçekleşmeyen ürünler için yapılan girişimler sonucunda Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından yeni alım şartları belirl

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
31 dk.Ankara

Hacı Özkan, Mersin Milletvekili…

15 Temmuz 2016 yılında FETÖ terör şebekesi, vatanımıza, birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, istiklal ve istikbalimize kastetmiştir. Aziz milletimiz, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi yine büyük bir inanç, azim ve kararlılıkla vatanına, özgürlüğüne, hukuk düzenine sahip çıkmış, hain işgal girişimini Allah’ın inayeti, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ve aziz milletimizin cesaretiyle bütün dünyaya örnek olacak ş

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, takım elbise
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
32 dk.Ankara

TURAN AYDOĞAN (İstanbul Milletvekili) –
27’nci Yasama Dönemi’nin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

Dinî ve felsefi inançlarını ortaklaştıran bireylerin bir araya gelmeleri ve inançlarını birlikte yaşamaları gayet doğal bir haktır. Ancak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Adnan Oktar ve grubuna yönelik olarak yürütülen soruşturma kapsamında ortaya çıkan ilişkiler, dinî cemaatlerin, tarikatların ve ezoterik örgütlerin, siyasi ve ekonomik bir güç olmalarının ne tür tehlikel

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
34 dk.Ankara

YILDIRIM KAYA (Ankara Milletvekili) –

Millî Eğitim Bakanlığı, sözleşmeli öğretmen alımı için 14 Nisan-8 Mayıs tarihleri arasında yaptığı 60 bin öğretmenin katıldığı mülakatların sonucunu 11 Temmuz tarihinde açıkladı. Ancak Danıştayın mülakatlarla ilgili verdiği, “Adayın mülakat puanı, KPSS puanının 3 puan aşağısında ya da yukarısında verilebilir.” kararına uyulmadı. KPSS’den yüksek puan alan öğretmenler, mülakatta verilen düşük puanlarla elendi, adalet ve hukuk yok sayıldı. 

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: Serkan Titiz
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
37 dk.Ankara

ÖZKAN YALIM (Uşak Milletvekili) –

Bugün itibarıyla dolar 4,830; euro 5,660. Seçimden önce mazot ve benzin fiyatları döviz kuruna endeksli olarak belirleniyordu ancak 24 Haziran seçimleri öncesi Hükûmet, oy almak adına, gelen zamları ÖTV vergisinden karşıladı bugüne kadar. Ancak, artan döviz kurlarından dolayı, döviz kurlarının bu şekilde olmasından dolayı özellikle Hükûmeti uyarıyoruz: Zamları ÖTV vergisinden karşılamaya devam mı edeceksiniz yoksa direkt karşılamaya devam etmeyip de bu zamları dövize -pompa fiyatları olarak- endeksleyecek misiniz? Özellikle bu konuda yüce Türk milletinin bilgiye ihtiyacı vardır.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve takım elbise
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
39 dk.Ankara

Kazım Arslan, Denizli Milletvekili

İçişleri Bakanına soruyorum: Adana’nın Çukurova Belediyesinin bahçesindeki Atatürk heykeline satırla saldıran Rıdvan Karataş’ın çirkin saldırısına karşı ne Cumhurbaşkanından ne de Başkanlığınızdan bir açıklama yapılmamıştır. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi şahsiyetine yapılan bu çirkin saldırıya karşı bir açıklama yapılmamasının sebebi nedir? İktidarınız döneminde bu tür saldırıların artmasının nedeni nedir? Atamıza karşı s

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, takım elbise ve gözlük
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
41 dk.Ankara

Kemal Zeybek, Samsun Milletvekili,

Değerli Başkanım, Ayvacık ilçemiz ile Erbaa arasındaki 30 köyümüzün ulaşımının sağlanacağı 60 kilometrelik bir yol güzergâhı var ve yıllardır bu yol güzergâhı, mevcut Hükûmet tarafından söz verildiği hâlde yapılmadı. Ayvacık ile Erbaa arasındaki bu vatandaşlarımız 220 kilometre daha fazla mesafe kat ederek kendi güzergâhlarını değiştirip binlerce lira yakıt harcayarak bu güzergâhta yol alıyorlar. Bu yolun yapılmasıyla bölgedeki, Samsun ile Tokat arasındaki yolun daha kısaltılmasıyla millî servetimiz olan yakıtın tüketiminin azalacağını ve bu bölgede bulunan köylerimizin mağduriyetinin giderileceğini, ulaşımının iyi sağlanacağını düşünüyoruz.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor
Yorumlar

Adıyamanlılar artık, kadın doğum uzmanı bulunmadığından dolayı neredeyse çocuk yapmaktan vazgeçer hâle geldiler.
Yorumlar
Fehmi DumanTBMM‘da.
45 dk.Ankara

ABDURRAHMAN TUTDERE (Adıyaman Milletvekili ) –

Sağlıkta çağ atladığımız iddiasında bulunan Hükûmet ve Sağlık Bakanlığının, öyle anlaşılıyor ki Adıyaman’dan haberi yok. Adıyaman’da Samsat, Çelikhan, Tut ve Gerger ilçesinde kadın hastalıkları uzmanı ve doğum uzmanı yok. Adıyaman Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde bir insanlık trajedisi yaşanıyor. Hastalar ve hasta yakınları gece saat birde, sabah altıya sıra almak için kuyrukta bekliyorlar ve bu gerçekten, artık, g

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar ve iç mekan
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
49 dk.Ankara

Mahmut Tanal, İstanbul Milletvekili
Değerli milletvekilleri, saygıyla selamlıyorum.
Değerli Meclis Başkanımız, Türkiye’de, hatırlarsanız taşeronda çalışan işçiler vardı, bunlar kadroya geçti. Kadroya geçen bu taşerondaki işçilere her kurum bir kimlik verdi. Mesela, Türkiye Büyük Millet Meclisi de bu taşerondan kadroya geçenlere kimlik verdi. Ancak tüm kurumlar taşeronda çalışıp kadroya geçen kişilere, çalışanlara verilen kimlikte unvan kısmına “sürekli işçi” veya “kadrolu işçi” ibaresini koydu. Ama Meclis Başkanlığınız ne yazdı, biliyor musunuz? “Temizlik işçisi” ibaresini koydu. Bu, insan onuruna yakışmayan bir kavramdır. İnsan onurunu aşağılayıcı ve insan onuruyla bağdaşmayan bu kavramın derhâl çıkarılarak Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kadrolu çalışanlara verilen bu kimliğin değiştirilmesini istirham ediyorum.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, takım elbise
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
51 dk.Ankara

İLYAS ŞEKER , Kocaeli Milletvekili…

Aziz milletimiz, 15 Temmuz gecesinde ülkemizi işgale kalkan hain darbecilere karşı korkusuzca sergilediği cesaret neticesinde tarihte eşine ender rastlanan büyük bir zafer elde etmiştir. 15 Temmuz gecesi Türk milleti aynı zamanda tüm dünyaya ülkesini seven bir milletin demokrasiye nasıl sahip çıktığını göstermiş oldu.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu 15 Temmuz darbe girişiminin halkın direnme hakkı sayesinde başarısı

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
54 dk.Ankara

ÇETİN ARIK (Kayseri Milletvekili ) –

Öncelikle 27’nci Yasama Döneminin ülkemize, milletimize ve milletvekillerimize hayırlı olmasını dilerim.

Kayseri Milletvekilimiz Sayın Mehmet Özhaseki Kayseri ziyaretinde “Kasti olarak, Kayseri’ye güzel hizmetler yapılmasına kötülüklerinden dolayı tezgâh kuran, kumpas kuran insanlar var. Onlara da hakkımı helal etmiyorum.” dedi. Sayın milletvekili, bu güzel ülke kumpaslardan dolayı çok çekti. Ergenekon, Balyoz ve daha niceleri… Bu kumpasların bedelini insanlar canlarıyla ödedi. Bu kumpasların devamında 15 Temmuzu yaşadık. Bu iş öyle “Hakkımı helal etmiyorum.” demekle olmaz. Kayseri’ye yapılacak güzel hizmetlerin yapılmaması için kimler, nasıl, niçin kumpas kurdu, açıklayın. Kim bu kumpasçılar? Kayseri halkı bu kumpasçıları merak ediyor. Açıklayın, bu kumpasçılara karşı birlikte mücadele edelim.

Görüntünün olası içeriği: TC Halit Aydemir, yakın çekim
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
56 dk.Ankara

Fatma Kaplan Hürriyet, Kocaeli Milletvekili,

Sayın Başkan, yayımlanan 703 sayılı KHK’yle Başbakanlıkta görev yapan 113 şoför için özel düzenleme yapıldı ve Başbakanlıkta şoför olarak çalışan personel sürekli işçi kadrolarına geçirildi. Yani yüzde 70 işçilik maliyetine takılan Başbakanlıktaki taşeron şoförler kadro hakkı kazandı, hepsine hayırlı olsun diyorum. Ancak, ne var ki madalyonun diğer bir yüzü bulunuyor. Başbakanlıkta çalışan şoförler herhangi bir kısıtlamaya maruz ka

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
57 dk.Ankara

BAKİ ŞİMŞEK (Mersin Milletvekli) –

Sayın Başkan, Türkiye yaş sebze meyve üretiminde ve ihracatında Mersin 1’inci sırada yer almaktadır. Yalnız, bu yıl yaşanan dolu afeti, sel afeti ve özellikle Akdeniz meyve sineğinden dolayı Çukurova’da çiftçi çok zor durumdadır. Üzüm sezonu bir ayı geçkin zamandır devam ediyor, üzüm fiyatları 58 kuruş 60 kuruş civarındadır. Çukurova’daki çiftçilere Hükûmetin sahip çıkmasını, mutlaka ton başı destek vermesini, Tarım Bakanının da ilk ziyaretini mutlaka Türkiye’de tarımda 1’inci sırada bulunan Mersin’e yaparak Mersin’deki çiftçilerin sorunlarıyla ilgilenmesini talep ediyor, saygılarımı sunuyorum.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, takım elbise

Yorum Yap

Fehmi DumanTBMM‘da.
59 dk.Ankara

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde Milletvekili ) –

16 Nisan referandumuyla yapılan Anayasa değişikliği sonucu ülkemizde yeni bir rejime geçildi. Bu sürecin yansıması Cumhurbaşkanlığınca çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerde açıkça görülüyor. Bakanlar Kurulu ve bakan yetkilerinin neredeyse tamamı Cumhurbaşkanlığında toplandı. Buna rağmen kamuoyunda “Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi” diye bir tanımdan söz ediliyor. Oysa ortada hükûmet yok. Bunun böyle olduğunun kamuoyu tarafından bilin

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor, takım elbise, iç mekan ve yakın çekim
Yorumlar

Fehmi DumanTBMM‘da.
1 saatAnkara

SİBEL ÖZDEMİR (İstanbul Milletvekili ) –

Değerli milletvekilleri, milletimizin en geniş temsiliyle seçildiğimiz Türkiye Büyük Millet Meclisinin en önemli gücü olan yasama, denge ve denetim yetkilerimizin elimizden alınmasına ve bununla da kalınmayıp Meclis bünyesindeki yapıların da alınmasıyla her geçen gün Meclisimizin itibarsızlaştırıldığına şahit oluyoruz. 27’nci Dönem milletvekili olarak görevimiz, Parlamentonun yasa yapma ve denetim görevinin tek bir kişi ya da makama b

Devamını Gör

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

Arzu ERDEM"Türk toplumu öncelikle canlıya şiddetin önlenmesi yönünde eğitilmesi gerekiyor"

Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7’nci Birleşiminde  Gündem dışı  söz  alan  MHP İstanbul Milletvekili Arzu ERDEM”çocuk istismarı ve ihmali” dediğimizde öncelikle iki kelimeyi yan yana getirmek istemediğimizi hepimiz biliyoruz; “çocuk” ve “istismar” kelimeleri, “kadın” ve “şiddet” kelimeleri zinhar yan yana gelmemesi gereken, her birimizin yüreğini, vicdanını sızlatan kelimelerdir.”

Değerli milletvekilleri, çocuk istismarının ve kadına şiddetin önlenmesi ve hayvan haklarıyla ilgili Milliyetçi Hareket Partisi Grubum adına gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Gazi Meclisi ve bizleri ekranları başında izleyen aziz Türk milletini saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, “çocuk istismarı ve ihmali” dediğimizde öncelikle iki kelimeyi yan yana getirmek istemediğimizi hepimiz biliyoruz; “çocuk” ve “istismar” kelimeleri, “kadın” ve “şiddet” kelimeleri zinhar yan yana gelmemesi gereken, her birimizin yüreğini, vicdanını sızlatan kelimelerdir. İşte, bu kelimeler ne yazık ki son dönemlerde çok daha fazla yan yana gelmeye başladı ve birinci sayfada, manşet haberlerde maalesef ya çocuklarımıza şiddet uygulanmasını ya cinsel istismara uğramalarını veya aynı şekilde hunharca katledilmelerini hep birlikte gördük, izliyoruz, takip ediyoruz, içimiz ve yüreğimiz yanmakta.

Aynı şekilde kadına şiddetin önüne geçilmesi için de acil olarak, mutlaka yeni bir eylem planının geliştirilmesi gerekmektedir çünkü bu konuda da vakalar gittikçe artmakta ve her birimiz için bir tehlike olarak yine önümüzde durmakta.

Hepimiz her şeyden önce evlat sahibiyiz; “Bizim başımıza gelmez.” demeyelim, evlatlarımızın başına gelebilir kaygısıyla da mutlaka bu konuyla ilgili şu makamlara oturmuş olan her bir milletvekili arkadaşımızın, her ananın, her babanın, her kadının, her erkeğin aynı hassasiyeti göstermesi gerekiyor. Özellikle çocuk istismarı ve ihmali; erişkin kişiler tarafından çocuğa yöneltilen, toplumsal kurallar ve profesyonel kişilerce “uygunsuz” ya da “hasar verici” olarak nitelendirilen, çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkileyen ve tüm gelişimini engelleyen eylem ve eylemsizliklerin tamamıdır aslında. Çocuk istismarı ve ihmali sonucunda çocuğumuz fiziksel, ruhsal, cinsel ya da sosyal açıdan zarar görmektedir, sağlık ve güvenliği tehlikeye girmektedir.

Çocuk istismarı dediğimiz zaman yine fiziksel, cinsel ya da duygusal istismar olarak tanımlanabilmektedir. Çocuk ihmali ise fiziksel ya da duygusal ihmal olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazen ebeveynler tarafından veya bakıcılar tarafından da maalesef meydana getirilebilmektedir. İstismar ve ihmalin bu farklı şekilleri yalnız aileleri değil tüm toplumu ilgilendirmektedir, sosyal kuruluşları ilgilendirmektedir, yasal sistemleri ilgilendirmektedir ve eğitim sisteminin tam içinde bulunmaktadır aslında. İşte, burada kendimize sormamız gereken soru: Nereden başlamalı? Cinsel istismarın önlenmesi, çocuğa şiddetin önlenmesi, çocuk kaçırmalarının önüne geçilmesi, günlerce bir çocuğun ortadan kaybolmasının önüne geçilmesi için toplum olarak, millet olarak neler yapmalıyız? Bizler milletvekilleri olarak bu evlatların veballeriyle burada oturuyoruz, bizler neler yapmalıyız? İşte, bunun üzerinde gerçek anlamda, ciddi bir çalışma yapılmalı.

Geçen dönemlerde bu çalışmaları hep birlikte yaptık ve birtakım uygulamalara da geçildi, bu konuyla ilgili cezai yaptırımların artırılması yönünde de birtakım eylemlerde bulunuldu. Öncelikle iyi hâl indiriminin kaldırılması yönünde ya da iyi hâl indiriminin verilmemesi yönünde de birtakım girişimler oldu ama yeterli mi? Değil. Aslında suçlar işlenmeden önce önlem ne olmalı, bunun üzerinde durmak gerekir. Yani, eğitim sistemiyle ilgili mutlak bir eğitim reformu şart ve tüm gençlerimizin, çocuklarımızın eğitilmesi gerekiyor, anne babaların eğitilmesi gerekiyor. Türk toplumunun bu anlamda öncelikle canlıya şiddetin önlenmesi yönünde eğitilmesi gerekiyor.

Çocuk istismarı ve ihmalin gün geçtikçe arttığını hepimiz biliyoruz. Hepimiz evladımızdan endişeliyiz, hepimiz küçük çocuğumuzu bir yere gönderirken tembih üzerine tembihte bulunuyoruz. Peki, biz bunu önlemek için neler yapmalıyız? Bu konuyla ilgili yeni dönemde Allah’ın izniyle hep birlikte mutlaka ve mutlaka bir kanun çalışması yapılmalı. Unutmuyoruz hiçbirimiz o bacakları kesilen köpeği. Hiçbirimiz o güzel gözleri, boncuk gözlerini unutamıyoruz Leyla bebeğin. İşte, bunların tamamını üst üste koyduğumuzda gencecik kadınların kaybolduğunu, kaybolan kadınların hunharca katledilerek bir yerlerde cesetlerinin bulunduğunu hiçbirimiz kadın olarak da erkek olarak unutamıyoruz. İşte, bu konuyla ilgili liderimizin de dediği gibi ha bir hayvana şiddet ha bir bebeğe şiddet. Bu konuyla ilgili, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu konunun takipçisi olacak ve Allah’ın izniyle hep birlikte bunların önlenmesi için üzerimize düşeni uyum içerisinde yapacağımıza inanıyorum.

ERTAŞ Gayrimenkul Yeni Ofisini Açtı

ERTAŞ Gayrimenkul Yeni Ofisini Açtı

2010 yılında Serkan ERTAŞ tarafından kurulan ERTAŞ Gayrimenkul ve danışmanlık firması çizgisini bozmadan günümüze kadar ulaşmış ender firmalardan birisi.

Müşteri memnuniyeti ve hakkınca hizmet felsefesini ilke edinerek faaliyet gösteren firma müşterilerine daha iyi hizmet verebilmek amacı ile tam donanımlı ve deneyimli personelleri bünyesinde barındıran yeni ofisini hizmete açtı.

Açılışı kalabalık bir katılım eşliğinde Serdivan Belediye Başkan Yardımcı Selvet Karaoğlu ve Serdivan AK Parti ilçe Başkanı Burak Erken yaptı.Böyle bir işletmeyi Sakarya’nın hizmetine kazandıran Serkan ERTAŞ’ın heyecanı açılışın en göze çarpan olayı oldu.


Serkan Ertaş ve Selami Ertaş kardeşler hizmete açtıkları işyerinde sadece emlak satan ve kiralayan bir kurum değil, uzman kadrosu ile bölgenin sosyo ekonomik yapısını analiz ederek yatırımcıyı kalkınma öncelikli bölgelere yönlendirmek için her zaman fizibilite çalışmaları yapmakta, Böylelikle hem doğru yatırım hem de müşteri memnuniyeti sağlamakta.Sektörümüzde faaliyet gösteren işletmelerin kendisini memnun etmeyen yatırımların müşteriye sunulmaması gerektiğini savunuyoruz.

Sektörde sıkıntılar bir hayli fazla.Öncelikli olarak bir gayrimenkul danışmanı işletmesi ile,duruşuyla,söyleminle ve sonuca ulaşma konusunda müşteriye güven vermeli. Buna paralel olarak ta yatırım danışmanının sektörü ile ilgili bilgileri devamlı takip ederek güncellemesi ,şeffaf olması,doğru ekspertiz sonucuyla doğru fiyat politikasını ilke edinmesi gerekiyor.

Bunun neticesinde zaten işler kolaylaşır ve güven sağlanmış olur.Bir gayrimenkul danışmanlı ğı yapan firmanın mutlaka ve mutlaka çözüm ortakları ve bu çözüm ortakları ile müşteriye en iyi hizmeti sunmalıdır’’dediler.

     

Açılışın ardından gelen misafirlerle tek tek ilgilenen ertaş kardeşler açılışa katılan misafirlere ikramlarda bulundular.

ERTAŞ GAYRİMENKUL

İstiklal Mahallesi Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı No 73/A  Serdivan SAKARYA

ANAP Genel Başkanı Çelebi"Dümeni Türkiye'nin istikrarı için çevirmeye başladık"

Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi”Dümeni Türkiye’nin istikrarı için çevirmeye başladık”

ANAP Genel Başkanı Çelebi, Van’da

ANAP Genel Başkanı İbrahim Çelebi:”Son seçimlerde de Cumhur İttifakını ve Cumhurbaşkanımızı destekledik. Eksikliklere rağmen ülkemizin Sayın Cumhurbaşkanına halen ihtiyacı olduğunu gördük”

Çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Van’a gelen Çelebi, Edremit ilçesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, partilerinin kurucusu Turgut Özal’ın, tüm Türkiye’yi kucaklayan bir lider olduğunu söyledi.

Partilerinin ileriki dönemde başarılı olması için çalışacaklarını belirten Çelebi, şunları kaydetti:

“Son seçimlerde de Cumhur İttifakını ve Cumhurbaşkanımızı destekledik. Eksikliklere rağmen ülkemizin Sayın Cumhurbaşkanına halen ihtiyacı olduğunu gördük. Muhalefetin de ortaya bir şey koyamadığını gördük. Sadece sorunları ortaya koyup, sorunları yüksek sesle seslendirmeyle, vaat siyasetiyle bir şey olmadığını görüyoruz. Onun için de Sayın Cumhurbaşkanımızla görüşmeden sonra aktif bir şekilde Anavatan Partisi olarak istikrarın sürmesi için Sayın Cumhurbaşkanımızı destekledik.” dedi.

Çelebi, devlete sahip çıkmanın, millete sahip çıkmak olduğunu dile getirerek, bu yüzden cumhurbaşkanını desteklediklerini aktardı.

Halkı en büyük hakem olarak gördüklerini ifade eden Çelebi, şöyle konuştu:

“Halkımız da o sağduyu gösterdi. AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde önemli işlere imza attı. Bu süreçte ciddi işler yapıldı. Şimdi hep beraber üretime yönelmeliyiz. Cumhurbaşkanımızla elimizden geldikçe görüşüp fikir alışverişinde bulunuyoruz. Kendisi de Anavatan Partisi’ni önemsiyor. Kurucu Genel Başkanımızı kendisine referans aldığını söylüyor. Biz de ülkemize katkı adına ve Türkiye’nin istikrarı için omuz vermeye her zaman hazırız.”

Yep yeni bir geleceği birlikte hazırlayalım.

Van Akdamar Ermeni kilisesi ziyaretinde ANAP hayranlarıyla…

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar, takım elbise ve iç mekan

Van Valisi Murat Zorlu’nun ziyareti anısına takdim ettiği hediye ve misafir perverliğine çok teşekkür ediyorum.

ANAVATAN PARTİSİ çalışıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni kabineyi açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni kabineyi açıkladı
Cumhurbaşkanı: Recep Tayyip Erdoğan
Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Fuat Oktay
Adalet Bakanlığı: Abdulhamit Gül
Dışişleri Bakanlığı: Mevlüt Çavuşoğlu
İçişleri Bakanlığı: Süleyman Soylu
Milli Savunma Bakanlığı: Hulusi Akar
Milli Eğitim Bakanlığı: Ziya Selçuk
Sağlık Bakanlığı: Fahrettin Koca
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı: Fatih Dönmez
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı: Murat Kurum
Kültür ve Turizm Bakanlığı: Mehemt Ersoy
Gençlik ve Spor Bakanlığı: Mehmet Kasapoğlu
Hazine ve Maliye Bakanlığı: Berat Albayrak
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı: Cahit Turan
Çalışma, Sosyal Hizmetler-Aile Bakanlığı: Zehra Zümrüt Selçuk
Tarım ve Orman Bakanlığı: Bekir Pakdemirli
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: Mustafa Varank
Ticaret Bakanlığı: Ruhsar Pekcan

Recep Tayyip Erdoğan

Cumhurbaşkanı: Recep Tayyip Erdoğan

Fuat Oktay
Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Fuat Oktay

Abdulhamit Gül
Adalet Bakanlığı: Abdulhamit Gül

Mevlüt Çavuşoğlu
Dışişleri Bakanlığı: Mevlüt Çavuşoğlu

Süleyman Soylu
İçişleri Bakanlığı: Süleyman Soylu


Milli Savunma Bakanlığı: Hulusi Akar


Milli Eğitim Bakanlığı: Ziya Selçuk

Fahrettin Koca
Sağlık Bakanlığı: Fahrettin Koca


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı: Fatih Dönmez


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı: Murat Kurum


Kültür ve Turizm Bakanlığı: Mehmet Ersoy


Gençlik ve Spor Bakanlığı: Mehmet Kasapoğlu

Berat Albayrak
Hazine ve Maliye Bakanlığı: Berat Albayrak
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı: Cahit Turan

Çalışma, Sosyal Hizmetler-Aile Bakanlığı: Zehra Zümrüt Selçuk


Tarım ve Orman Bakanlığı: Bekir Pakdemirli


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: Mustafa Varank


Ticaret Bakanlığı: Ruhsar Pekcan

Cumhurbaşkanı olduğumuzun bilinciyle, milletimize layık olmaya çalışacağız

“81 milyonun tamamının Cumhurbaşkanı olduğumuzun bilinciyle, milletimize layık olmaya çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hizmetkârlığına talip olduğumuz milletimize layık olabilmek için geceli gündüzlü çalıştık. Hamdolsun, milletimiz bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı, yolda koymadı. 24 Haziran’da bir kez daha kendisine hizmet etmek üzere bizi seçti. Sadece bize oy verenlerin değil, 81 milyonun tamamının Cumhurbaşkanı olduğumuzun bilinciyle, milletimize layık olmaya çalışacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Genel Kurulu’nda yemin etmesi ve Anıtkabir ziyaretinin ardından, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Süvari Birliği eşliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesine girişi sırasında 101 pare top atışı yapıldı. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni öncesinde hava, kara ve deniz komutanlıklarına bağlı ordu karargâhlarında da 101’er pare top atışı gerçekleştirildi.

Törene; Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev, Gürcistan Cumhurbaşkanı Giorgi Margvelashvili, Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov, Moldova Cumhurbaşkanı Igor Dodon, Bosna Hersek Başkanlık Konseyi Başkanı Bakir İzetbegoviç, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç, Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi, Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamad El Sani, Pakistan Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooranbay Jeenbekov, Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir, Gine Cumhurbaşkanı Alpha Conde, Zambiya Cumhurbaşkanı Edgar Lungu, Gine Bissau Cumhurbaşkanı Jose Mario Vaz, Ekvator Ginesi Cumhurbaşkanı Teodoro Obıang, Somali Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullahi Muhammed Farmajo, Moritanya Cumhurbaşkanı Mohamed Ould Abdel Aziz, Gabon Cumhurbaşkanı Ali Bongo Ondimba, Çad Cumhurbaşkanı Idriss Deby Itno, Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Omar Guelleh, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro da katıldı.

22 Devlet Başkanı’nın yanı sıra birçok ülkeden devlet başkan yardımcıları, parlamento başkanları ve başbakanları ile altı uluslararası örgütün temsilcisinin de iştirak ettiği törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

 

“MİLLETİMİZE LAYIK OLABİLMEK İÇİN GECELİ GÜNDÜZLÜ ÇALIŞTIK”

Tüm katılımcıları selamlayan ve destekleriyle şahsını bu göreve layık gören vatandaşlara teşekkür ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah bizi milletimize mahcup etmesin.  Rabbim, milletimize ve tüm insanlığa yapacağımız hizmetlerde yolumuzu aydınlatsın, işimizi kolaylaştırsın” temennisinde bulundu.

40 yılı aşkın süredir siyasetin içinde olduğunu; siyaseti Allah rızası ve millete hizmet etmek için yaptığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetkârlığına talip olduğumuz milletimize layık olabilmek için geceli gündüzlü çalıştık. Hamdolsun, milletimiz bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı, yolda koymadı. 24 Haziran’da bir kez daha kendisine hizmet etmek üzere bizi seçti. Sadece bize oy verenlerin değil, 81 milyonun tamamının Cumhurbaşkanı olduğumuzun bilinciyle, milletimize layık olmaya çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ ZORLAMA DEĞİL, TARİHİN BİZİ YÖNLENDİRDİĞİ İSABETLİ BİR TERCİHTİR”

Türkiye ve Türk Milleti olarak yeni bir başlangıç yaptıklarını, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile 150 yıla yaklaşan demokrasi arayışı ve 95 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca yaşanılan denemelerin çok ötesinde yeni bir yönetim modeline geçildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Geçmişte yol açtığı, siyasi, sosyal ve ekonomik kaoslar sebebiyle ülkemize çok büyük bedeller ödeten bir sistemi artık geride bırakıyoruz. Bundan sonra, milletin doğrudan yetki verdiği ve dolayısıyla hesap sorma hakkına sahip olduğu Cumhurbaşkanı çalışmalarını, yasama ve yargı organlarıyla uyumlu bir şekilde yürütecektir.”

Belediye başkanlığı, başbakanlığı ve cumhurbaşkanlığı görevleri boyunca vesayetten darbelere, terör saldırılarından ekonomik tuzaklara kadar her türlü sıkıntıyı yaşadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokrasi tarihimizin tecrübeleri yanında, son 16 yılda ülkemizi 3,5 kat büyütürken karşılaştığımız sıkıntılar bize de, bu değişimin kaçınılmaz olduğunu göstermiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, zorlama değil, tarihin bizi yönlendirdiği isabetli bir tercihtir. Türkiye, Osmanlı’dan beri tarihinde ilk defa, kritik bir yol ayrımında tercihini, darbe veya benzeri zorlamalarla değil, milletimizin özgür iradesiyle gerçekleştirmiştir” dedi.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ, 2 BİN 200 YILI AŞKIN BİR DEVLET GELENEĞİNİ TEMSİL ETMEKTEDİR”

İslam mütefekkiri İbn-i Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözüne atıfta bulunarak konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen 16 devletimiz çok geniş bir coğrafyada kurulmuş, büyümüş ve tarihe karışmıştır. Bir başka ifadeyle Türkiye Cumhuriyeti, 2 bin 200 yılı aşkın bir devlet geleneğini temsil etmektedir. Bugün, yine çok geniş bir coğrafyada, hemen hepsinin de temsilcileri aramızda bulunan, tarihî süreklilik bakımından kendimizden ayrı görmediğimiz pek çok dost ve kardeş devlet vardır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun vatandaşları olarak bizler, kaderimizin merkezine Anadolu’yu yerleştirdik. Bin yıl önce Malazgirt’te Anadolu’ya serptiğimiz tohumlar, Türkiye Selçuklu Devleti ile hemen boy vermişti. Osmanlı, genç bir fidan olarak devraldığı devlet bayrağını, İstanbul’un fethiyle üç kıta yedi iklimi içine alan ulu bir çınara dönüştürdü. Geçtiğimiz yüzyılın başlarında, yaşlanan çınarı, Cumhuriyet aşısıyla yeniden gençleştirdik” dedi.

“VAKİT, HEDEFLERİMİZE DAHA KARARLI VE HIZLI ŞEKİLDE YÜRÜME VAKTİDİR”

“Bugün burada milletimize, 95 yıllık Cumhuriyetimizi, yeni bir yönetim anlayışıyla şahlandırmanın sözünü veriyoruz. Milletimizin bize sağladığı bu imkânı en iyi şekilde kullanarak, güçlü meclis, güçlü hükûmet, güçlü Türkiye için yola koyuluyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin isimleri farklı, vahşetleri benzer, hedefleri aynı olan terör örgütlerinin en yoğun saldırılarına maruz kaldığı bir dönemde, milletin “tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” rabiasına sıkı sıkıya sarıldığını görmekten memnun olduklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Milletimiz 24 Haziran’da sandıkta, bir kez daha görevini yerine getirmiştir. Bundan sonra bize düşen, medeniyetimizin ihyası ve inşası için, kaybettiğimiz zamanı geri kazanmak için çalışmaktır, çok çalışmaktır. Vakit, hedeflerimize daha kararlı, daha hızlı şekilde yürüme vaktidir. Bugün ‘bismillah’ diyerek adımını attığımız yeni başlangıcımızın ilk imtihanı, 2023 hedeflerimize ulaşmak olacaktır. Böylece, bizden sonraki nesillere kendi vizyonlarını gerçekleştirebilecek güçte bir Türkiye bırakmayı amaçlıyoruz.”

“TÜRKİYE İMKÂNLARINI VATANDAŞLARIYLA BİRLİKTE, TÜM DOSTLARIYLA PAYLAŞMAYI SÜRDÜRECEK”

“Biz paylaşmanın bereketine inanan, dostlarıyla, kardeşleriyle birlikte yol yürümekten, onlarla birlikte kazanmaktan memnuniyet duyan bir milletiz. Dünyanın her anlamda bir yapılanma sürecinde olduğu günümüzde, bu yaklaşımın çok daha anlamlı ve değerli olduğunu düşünüyoruz. Hiçbir ülkenin ve hiçbir toplumun vasiye, vesayete, mürebbiyeye, kurtarıcıya ihtiyacı olmadığına, insanlığa lazım olan tek şeyin adalet ve iş birliği olduğuna inanıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni dönemde Türkiye’nin, demokrasiden temel hak ve hürriyetlere, ekonomiden büyük yatırımlara kadar her alanda daha ileriye gideceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu şekilde güçlenen Türkiye, elindeki imkânları kendi vatandaşlarıyla birlikte tüm dostları ve kardeşleriyle paylaşmayı sürdürecektir. Hep söylediğimiz gibi, bizim gönül sınırlarımızın hududu yoktur. İşte bugün buradaki şu manzara, gönül sınırlarımızın genişliğinin en somut ifadesidir. Dostluğunuz ve kardeşliğiniz için sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.

“KILAVUZUMUZ, DEMOKRASİ VE MİLLÎ İRADENİN ÜSTÜNLÜĞÜ OLACAK”

Bu gece gerçekleştireceği basın toplantısıyla kabineyi açıklayacağını ve yarın devlet geleneğine uygun olarak Azerbaycan ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ilk ziyaretini gerçekleştireceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan,  çarşamba günü de NATO Zirvesi için Brüksel’e gideceğini kaydetti.

Hacı Bayram Camiinde kılacağı Cuma namazını müteakip, kabinenin ilk toplantısını gerçekleştireceklerini duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni dönemi yine, artık bizim alametifarikamız hâline gelmiş olan ‘reform ve icraat’ üzerinde bina edeceğiz. İskeletini oluşturup çatısını çattığımız yeni yönetim sistemimizi sürekli geliştirerek ileriye taşıyacağız. Bürokrasi değil hizmet üreten bir devlet yapısı oluşturmakta kararlıyız. Kılavuzumuz yine demokrasi olacak, millî iradenin üstünlüğü olacak” dedi.

“TÜRKİYE’Yİ HER ALANDA GÜÇLENDİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti. “Her türlü hak ve özgürlükten, ülkemizin sahip olduğu tüm zenginliklerden, köken, inanç, meşrep, bölge, şehir farkı olmaksızın, vatandaşlarımızın tamamının yararlanmasını sağlayacağız. Bu ülkede insanların herhangi bir sebepten ötürü dışlandığı, ötekileştirildiği, zulme maruz kaldığı dönemler, inşallah bir daha geri gelmemek üzere geride kalmıştır. En büyük zenginliğimiz insanımızdır. Çalışkanlığı ve üretkenliğiyle herkesi kendine hayran bırakan insan kaynağımızı, eğitimle, teşvikle daha etkin şekilde kullanmak için gereken her adımı atacağız. En önemli önceliklerimizden biri, maziden atiye kuracağımız güçlü köprüyle, nereden geldiğini bilen, nerede durduğunun ve nereye gitmek istediğinin şuurunda nesiller yetiştirmek olacaktır.  Eğitim ve kültür politikalarımıza, geçmiş dönemlerden çok daha fazla önem vereceğiz. Türkiye’yi, savunma sanayinden sınır güvenliğine kadar her alanda güçlendireceğiz.”

Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirme sözlerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar tamamladıkları projelerin referansları olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu: “Hâlen devam eden yatırımlarımızı ve milletimize taahhüt ettiğimiz projeleri hayata geçirmekle kalmayacak, çok daha büyük işlere imza atacağız. Sosyal politikalar, bizim görünmeyen zaferimizdir. Türkiye’yi hiç kimsenin yokluktan, yoksulluktan dolayı aç, açıkta kalmadığı, çocuğunun eğitimini ihmal etmediği, geleceğinden umudunu kesmediği bir ülke hâline getirme yolunda çok büyük mesafe kat ettik. İnşallah yeni dönemde, ülkemizin sosyal devlet niteliğini çok daha güçlü hâle getireceğiz. Diğer tüm alanlarda da milletimize verdiğimiz sözlere uygun şekilde, Türkiye’yi büyütmenin, güçlendirmenin çabası içinde olacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki tren kazasında yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifa, yakınlarına baş sağlığı diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kaza sebebiyle halk oyunları ve lazer gibi gösterilerin iptal olduğunu da bildirdi.

Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın duasıyla sona erdi.

TÖRENE KATILAN MİSAFİRLER ONURUNA AKŞAM YEMEĞİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni’ne katılan devlet ve hükûmet başkanları, meclis başkanları, bakanlar, özel temsilciler ve uluslararası örgüt yöneticileri ile büyükelçiler onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir akşam yemeği de verdi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne ilişkin düzenleme içeren KHK yayımlandı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin düzenleme içeren KHK yayımlandı.

Yeni yayımlanan KHK’ya göre and içme töreni Meclis’in toplandığı ilk günü takip eden 3 gün içinde yapılır.

699 no’lu KHK yayınlandı

Cumhurbaşkanlığı Seçimi Kanununda değişiklik yapılmasını içeren 699 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Resmi Gazete’de yayımlandı.

KHK’da şu ifadeler yer aldı:

Karar Sayısı: KHK/699

Anayasada yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla Cumhurbaşkanı Seçimi Kanununda değişiklik yapılması; 10/5/2018 tarihli ve 7142 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu’nca 14/6/2018 tarihinde kararlaştınmıştır.

MADDE 1- 19/1/2012 tarihli ve 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fikrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Bu tutanak seçilen Cumhurbaşkanına verilmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulur.”

MADDE 2-6271 sayılı Kanunun 21 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Andiçme töreni

MADDE 21 – (1) Seçilen Cumhurbaşkanı adına düzenlenen tutanak, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı veya Geçici Başkan tarafından verilir ve aynı birleşimde andiçme töreni yapılır. Bu birleşim, birlikte yapılan Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçiminin ardından Meclisin toplandığı ilk günü takip eden üç gün içinde gerçekleştirilir.

(2) Cumhurbaşkanının ikinci oylamada seçilmesi veya sadece Cumhurbaşkanı seçiminin yapılması halinde andiçme töreni, seçim sonucunun kesinleşmesini takip eden üç gün içinde yapılır. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse derhal toplantıya çağrılır.

(3) Cumhurbaşkanınca atanan Cumhurbaşkanı yardımcılan ve Bakanlar atanmalarını takip eden gün andiçerler.”

MADDE 3 – Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4 – Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Recep Tayyip ERDOGAN CUMHURBAŞKANI

Sakarya Barosu "Çocuklar  İçin;  Korkularımızla Ayrışmaya Son Verelim.."

Çocuklar  İçin;  Korkularımızla Ayrışmaya Son Verelim..

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi, çocuk istismarlarına tepki gösterdi

Sakarya Adliyesi önünde toplanan baro avukatları adına konuşan Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Elif Erdem Düzgün, son dönemlerde artan ve görünür hale gelen çocuk istismarı konusunda öncelikle çocuğa dönük şiddeti önleme planı olması gerektiğini vurguladı.

Ciddi bir saha çalışması, veri toplama ve değerlendirme çalışması gerektiğine işaret eden Düzgün, “Riskler, nedenler belirlenmelidir, eril cinsiyetçi söylem ortadan kaldırılmalı. Özellikle sosyal medyada çocukların cinsel obje olarak değerlendirmelerinin önüne geçilmelidir. Fahiş cezalar sonunda cezasızlık halinin ortaya çıkmasına engel olunmalı, adli yargılama ile evrensel değerlere uygun cezalandırma yapılmalıdır. Çocuğa, hayvana, kadına dönük şiddet, toplumsal şiddetin güçsüz olana yoğunlaşmasıdır.” diye konuştu.

Düzgün, çocuğa yönelik istismar olduktan sonra ne yapılacağı değil, olmadan önce nasıl engelleneceğinin konuşulması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

“İdam veya hadım çözüm değildir. Çözüm zihniyetin değişmesidir. Zihniyet değişmediği sürece ve toplum bu konularda eğitilmedikçe idam işlenen suçları azaltmayacağı gibi, hak, hukuk, adalet kavramlarını da gölgede bırakacaktır. Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak şubat ayında ilimizdeki STK’lar, dernek temsilcileri ile bir araya gelerek çocuk istismarı ile mücadele  yol haritamızı belirlemiş, istismarı önlemeye yönelik tedbirleri de içine alacak önerilerimizi yazılı bir metin haline getirmiş, halkımızla birlikte bir yürüyüş düzenleyerek metni imzaya atmıştık. Merkez olarak hukuken ne gerekiyorsa yaptığımızı ve bundan sonrada yapmaya devam edeceğimizi kamuoyuyla paylaşır, bundan sonra yeni acılar yaşanmamasını temenni ederiz.”

Son dönemlerde artan ve görünür hale gelen çocuk istismarı ( fiziksel, duygusal, cinsel) ve en ağır biçimi çocuk cinsel istismarı ; “münferit, sapık, hasta, insanların, idam ve hadım tartışmaları ile“  adeta çözümsüzlük üreterek  tartışılmamalıdır.  Evrensel değerlere uygun, bilimsel, çocuk hak ve özgürlüklerini esas alan devletin yükümlülüklerinin belirlendiği hukuk güvenliğinin sağlandığı, toplumsal değer yargılarını,  koruyucu yöntemler belirlenmelidir.  Çocuklar üzerinden yaşadığımız korkularımız toplumsal ayrışmadan uzak siyasetler üstü benimsenmeli ve çözüm üretilmelidir.

            Can yakıcı çocuk istismarları  tartışılırken dahi özelikle sosyal medyada herkes konunun esasından uzak anlık öfke ve “tarafgir “ bir dille konuşmaktadır. Oysa zaman korkularımız üzerinden ayrışılacak zaman değildir. Unutulmamalıdır ki öncelikli sorumluluk devletindir, tüm kişi ve kurumlar farklı alanlarda çalışan meslek kuruluşları bir araya gelerek sorunun çözümü noktasında yol gösterici ve çözüm üretici olmalıdır.

            Öncelikle çocuğa dönük şiddeti önleme planları olmalıdır. Bağımsız özgür düşüncenin gelişme ortamına sahip üniversitelerde bilimsel akademik çalışmalar yapılmalıdır. Ciddi bir saha çalışması yapılmalı ve veri toplama, değerlendirme çalışması gerçekleştirilmelidir.  Riskler, nedenler belirlenmelidir. Eril cinsiyetçi söylem ortadan kaldırılmalı, çocukların evrensel değerlere uygun kız erkek birlikte eğitim almaları sağlanmalıdır, özellikle sosyal medyada çocukların cinsel obje olarak değerlendirmelerinin önüne geçilmelidir. Hukuk güvenliği ve belirliliği sağlanmalı,  aynı olaya aynı hukuksal korunmanın ayrımsız herkes için sağlanacağı inancı sağlanmalıdır. Fahiş cezalar sonucunda cezasızlık halinin ortaya çıkmasına engel olunmalı, adil yargılama ile evrensel değerlere uygun cezalandırma yapılmalıdır. Çocuğun korunması ile ilgili müdahale görevini de içeren idari kurumsal yapı olmalıdır. Bu bağlamda sivil toplum örgütlerinin dernek ve vakıfların bağımsız çalışma yapmasına fırsat tanınmalı, siyasi yakınlıktan uzak;  çocukla ilişkide bulunan tüm kişi,  kurum ve kuruluşların, fırsat eşitliğine, denetime, kurallara uygunluğu sağlanmalıdır. Ekonomik eşitsizlik ortadan kaldırılmalıdır. Bilimin, eğitimin, sanatın gelişiminin önündeki engeller kaldırılmalı, toplumun tüm katmanlarınca ulaşılabilir olması sağlanmalıdır.

Çocuğa, hayvana, kadına dönük şiddet, toplumsal şiddetin güçsüz olanda yoğunlaşmasıdır. Gücün çürümüşlüğü her türlü insani değer yargısından uzak bir biçimde tezahür etmektedir. Ancak bunun çözümünü, salt ceza kanunlarında yapılacak değişikliklerde görmek,  hukuk bilimine haksızlık olduğu gibi, eğitim programları, çocuk koruma politikaları ile uğraşmak yerine meselenin kendisini unutmak, sorunu suç işlendikten sonra faillerin bedenleri üzerinden kısasa kısas yöntemiyle ortadan kaldırmak çabasıdır. Bunun da en önce çocuklarımıza bir fayda sağlamayacağı açıktır. Hamasi söylemlerle çocukların önemini anlatmak yerine kamu ve özel kaynakların çocuklar yararına kullanımı sağlanmalıdır. Çocuğa yönelik istismar olduktan sonra ne yapılacağı değil, olmadan önce nasıl engelleneceği konuşulmalı ve tartışılmalıdır.

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Zafer Kazan dahil, ayakta duran insanlar

Meselenin bütüncül çözümü için öncelikle Meclis’te kurulması önerilen çocuk hak ihlallerine ilişkin komisyonların hızlıca kurulması, yıllardır bekletilen Çocuğa Yönelik Şiddeti Önleme Ulusal Eylem Planı’nın çıkması ve uygulanmaya başlanması, bu alanda çalışan sivil toplum örgütleriyle ortak çalışmalar yürütülmesi ve bu çalışmaların kamu idaresi tarafından desteklenmesi gerekmektedir. Çocuğa yönelik şiddet 3-5 münferit olaydan ibaret olarak ele alınmadan, görünür olan ve olmayan çok sayıda şiddet türü ve vakasının mevcut olduğu ve tüm istismar hallerinin bir bütün olduğu, çok zaman iç içe geçtiği bilinciyle hareket edilmelidir.

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Zafer Kazan dahil, ayakta duran insanlar ve ayakkabılar

İDAM VEYA HADIM ÇÖZÜM DEĞİLDİR! ÇÖZÜM ZİHNİYETİN DEĞİŞMESİDİR. ZİHNİYET DEĞİŞMEDİĞİ SÜRECE VE TOPLUM BU KONULARDA EĞİTİLMEDİKÇE İDAM İŞLENEN SUÇLARI AZALTMAYACAĞI GİBİ, HAK HUKUK ADALET KAVRAMLARINI DA GÖLGE DE BIRAKACAKTIR.

İdam ve hadım cezasının uygulandığı ülkelerdeki sonuçlara bakıldığında, tüm örneklerde görüleceği üzere bir şiddet türünün ortadan kaldırılması için asla çözüm yöntemi olmadığı net olarak görülecektir. Çocuğa yönelen her türlü istismar için çözüm: çocuğa özgü adalet, koruma ve rehabilitasyondur. Bu bağlamda şiddete şiddet ile karşılık vermek yerine çocukların korunması odağında bütüncül çözüm üretilmelidir.

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, ayakta duran insanlar

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak   Şubat ayında ilimizdeki STK’lar, dernek temsilcileri ile bir araya gelerek Çocuk İstismarıyla Mücadele Yol Haritamızı belirlemiş, istismarı önlemeye yönelik tedbirleri de içine alacak önerilerimizi yazılı bir metin haline getirmiş, halkımızla birlikte bir yürüyüş düzenleyerek metni imzaya açmıştık. Aynı metni yeniden imzaya açarak Ekim veya kasım ayında yeni kurulan TBMM’ne sunmakta da fayda görüyoruz. Bu anlamda istismarlar yaşanmadan, ailelerin yürekleri dağlanmadan ne yapılabilir sorgulamaya devam etmek gerektiğini yineleyerek Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak hukuken ne gerekiyorsa yaptığımızı ve bundan sonra da yapmaya devam edeceğimizi kamuoyuyla paylaşır, bundan sonra yeni acılar yaşanmamasını temenni ederiz.

                        SAKARYA BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ

 

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Mühendislik, Gastronomi ve Psikoloji'nin yeni eğitim adresi Beykoz Üniversitesi

Beykoz Üniversitesi, 2018-2019 eğitim-öğretim dönemine İngilizce İşletme Mühendisliği, Gastronomi, Mimarlık, İngilizce Bilgisayar Mühendisliği ve Psikoloji gibi yeni bölümleriyle ‘Merhaba’ diyecek. Günümüzün yanı sıra geleceğin de en önemli meslekleri arasında sayılan bu alanlarda eğitim verecek olan Beykoz Üniversitesi, akademik kadrosunu da güçlendirdi. Yeni bölümlerden herhangi birinde okuyan öğrencilerin yandal ve çift anadal okuma imkânı da olacak

Eğitim-öğretim alanında yeniliklere hız kesmeden devam eden ve yükseköğretimde kısa sürede fark yaratmayı başaran Beykoz Üniversitesi, yeni bölümleri ve öğrencileriyle nitelikli büyümeyi sürdürüyor.Yeni açılacak bölümler arasında özellikle Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’nde İngilizce İşletme Mühendisliği, İngilizce Bilgisayar Mühendisliği ve Mimarlık bölümleri; Sosyal Bilimler Fakültesi’nde Psikoloji ile İngilizce Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler; Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde ise Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümleri dikkat çekiyor. 2018-2019 eğitim-öğretim yılında bu bölümlere alınacak ilk öğrenciler ders başı yapacak.

Nitelikli şefler yetişecek

Son yıllarda artan sağlıklı yaşam ve beslenme kültürü ile birlikte daha da önem kazanan Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümünü Sanat ve Tasarım Fakültesi bünyesinde açan üniversitede, mutfak sanatları ve yiyecek hizmetlerinde profesyonel kariyer edinmek isteyenlere 4 yıllık lisans eğitimi verilecek. Böylece, sektöre nitelikli şefler yetiştirilecek. Bu bölümü seçecek olan öğrenciler, derslere konuk olarak gelecek ünlü şefler ve gastronomi uzmanlarından da önemli detaylar öğrenebilecek. Eğitimleri boyunca öğrenciler; beslenme, gıda bilimi, gıda hijyeni, yiyecek ve içecek işletmeciliği ile pazarlaması alanlarında dersler görecek, Türk ve Dünya Mutfağı’nın inceliklerini öğrenecekler.

Bu bölümü seçecek öğrencilerin nitelikli şefler ve yöneticiler olmaları için her türlü olanak ve desteği sağlayacaklarının güvencesini verdiklerini belirten Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nüket Güz, mezun olduktan sonra konaklama, yiyecek ve içecek, seyahat ile ulaştırmanın olduğu her yerde çalışabileceklerinin bilgisini verdi. Öğrenciler uzmanlaştıkları bu alanda yazarlık ve danışmanlık da yapabilecek ve Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) girerek, 4801 nitelik koduyla devlet kurumlarına da atanabilecekler.

     

Yandal ve çift anadal fırsatı

Küresel yarışa hazırlıklı, yaratıcı, yenilikçi, girişimci ve lider mühendisler ile mimarlar yetiştireceklerini belirten Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selahattin Kuru, “Hızla değişen dünyanın gereksinimlerine karşılık veren yapı ve içeriğe sahip programlar sunuyoruz. Bu programları güçlü bir eğitsel altyapı ve eğitim ortamında güçlü bir akademik kadro ile yürütüyoruz” diye konuştu.

Programlarını ortak bir bakış ve yapıda tasarladıklarını anlatan Kuru, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mühendislik programlarında 1’inci sınıftaki dersler aynı, diğer sınıflarda ortak dersler var, seçmeli ders yapısı aynı, bitirme projesi, stajlar ve işyerinde çalışarak eğitim görmek aynı yapıda. Böylece öğrencilerimizin hem kendi alanlarında seçmeli dersleri alarak veyayandal yaparak istedikleri doğrultuda kendilerini geliştirmelerine hem de çift anadal yaparak ya da bölüm değiştirerek diledikleri dalda eğitim almalarına olanak hazırladık.”

 

Güçlü akademik kadro

Sürekli gelişim halinde olan Bilgisayar Mühendisliği ile İşletme Mühendisliği’nin günümüzün ve geleceğin en heyecan veren mesleklerinden olduğunun altını çizen Kuru, Mimarlık alanının da geçmişin ve günümüzün olduğu gibi yarının da önde gelen mesleği olduğunu söyledi. Bölümlerin henüz kuruluş aşamasında çoğu yurt dışı doktoralı güçlü akademisyenleri bünyesine kattıklarını da ifade eden Kuru, “Örneğin genç öğretim üyelerimizden biri ABD patent ofisine kayıtlı 18 adet uluslararası patente sahip. Bir diğeri 5 yıldır küçük boy robotlar futbol liginde (Robocup SSL) ülkemizi temsil eden takımda yer alıyor” dedi.

Etik ilkelere bağlı psikologlar

Psikoloji Bölümü’nde öğrencilerin sosyal, klinik, gelişim, bilişsel ve endüstri gibi psikolojinin farklı alt alanlarında sağlam bir kuramsal altyapı kazanmalarının yanında, diğer sosyal bilim dallarından seçmeli dersler ile disiplinler arası bir bakış açısı geliştirmelerini amaçladıklarını belirten Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Pınar Tınaz, “Öğrencilerimizin mesleki deneyim kazanmalarına büyük önem veriyoruz” diye konuştu. Tınaz, şöyle devam etti:“Sunacağımız çeşitli uygulama olanakları, onlara mesleki bilgilerini hayata geçirebilme imkânı sağlayacak. Hedefimiz; mesleki etik ilkelere bağlı, toplumsal duyarlılığı yüksek, bireysel ve toplumsal sorunları nesnel bir bakış açısı ile değerlendirerek bu sorunlara çözüm önerileri sunabilecek psikologlar yetiştirmek.” Tınaz, Psikoloji bölümünden mezun olan öğrencilerin, insan kaynakları departmanlarında, anaokullarında, okullarda, hastanelerde, ruh sağlığı merkezlerinde ve özel danışmanlık merkezlerinde ‘Psikolog’ unvanı ile çalışabileceklerinin bilgisini verdi. Tercih eden öğrencilerin, yüksek lisans programlarına devam ederek, alanlarında ‘Uzman Psikolog’ unvanı alarak kariyerlerine devam edebileceklerini söyledi.

Yüzde 75 indirim imkânı

Beykoz Üniversitesi 2018-2019 eğitim-öğretim yılında tam burslu, %75 ve %50 indirimli kontenjanlara öğrenci alacak. Öğrenciler %50 burslu kontenjanlara ilk 5 tercihlerinde yer vermeleri durumunda %25 tercih indiriminden de faydalanabilecek.

Editöre Not: İstanbul Kavacık’ta 2016 yılında kurulan Beykoz Üniversitesi’nin temeli, 2008’de Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’nun kurulması ile atıldı. Rektör Prof. Dr. Mehmet Durman’ın yönetimindeki Beykoz Üniversitesi’nde; ‘İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi’, ‘Sanat ve Tasarım Fakültesi’, ‘Sosyal Bilimler Fakültesi’, ‘Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’ olmak üzere dört fakülte, ‘Yabancı Diller Yüksekokulu’, ‘Sivil Havacılık Yüksekokulu’ olmak üzere iki yüksekokul, ‘Meslek Yüksekokulu’, ‘Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’ olmak üzere iki meslek yüksekokulu ve yüksek lisans ve doktora programlarının sunulacağı bir ‘Lisansüstü Programlar Enstitüsü’ yer almaktadır.