kategori Arşivleri: Güncel

Yatırımlardaki Artış Ekonomiye Olan Güvenin İşareti

Yatırımlardaki Artış Ekonomiye Olan Güvenin İşareti

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Sakarya Başkanı Yaşar Coşkun, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan üçüncü çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MÜSİAD Sakarya Başkanı Yaşar Coşkun, TÜİK tarafından açıklanan üçüncü çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2017 yılının 3. çeyreğinde gerçekleşen %11,1 oranındaki GSHY artışının, Türkiye adına oldukça sevindirici bir gelişme olduğu belirten Coşkun, “Bu oran Türkiye’nin G20 ülkeleri arasında yılın 3. çeyreğinde en çok büyüyen ülke olduğunu gösteriyor.  Böylece, yılın ilk 9 ayında da ortalama olarak 7,3 puanlık bir gelişme sağlanmış oldu. Çift haneli bu büyüme oranı, ekonominin bütün aktörleri adına, önümüzdeki döneme yönelik motive edici bir gelişme olarak da ilave bir ehemmiyet arz etmektedir.” dedi.

11,1 puanlık gelişmenin dengeli bir büyümeye işaret ettiğini vurgulayan Coşkun, “Bu dönemde yalnızca iç talep değil, aynı zamanda dış talep de büyümeye de ciddi bir şekilde katkı vermiş ve yatırımlardaki artış da ivme kazanmıştır. İç talepteki artış oranı %11,7 olarak gerçekleşerek önceki çeyrekteki artışın neredeyse 4 katına çıkmış, dış ticaret rakamlarında son dönemde görülen canlanmayla birlikte mal ve hizmet ihracatındaki artış oranı da %17,2 olmuştur.” diye konuştu.

Türkiye Ekonomisi Topyekûn Bir Büyüme Kaydediyor

Yatırımlardaki artışın reel sektörün ekonomiye olan güvenine işaret ettiğini ifaden eden Coşkun, “ Yatırımlardaki artışın yalnızca inşaat sektörü yatırımlarından kaynaklanmaması, sanayi sektörü adına büyük önem arz eden makine ve teçhizat yatırımlarının da %34,0 oranında artış kaydetmesi; Türkiye ekonomisi adına sevindirici bir gelişmedir. Yatırımlardaki artışın sürmesi, reel sektörün ekonomiye olan güveninin sürdüğüne işaret etmesi bakımından da oldukça önemli bir gelişme olmuştur.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye ekonomisinin önümüzdeki süreçlerde de büyümesine devam edeceğinin altını çizen Coşkun, “ Faaliyet kollarında göre GSYH artışına bakıldığında, yine dengeli bir artış olduğunu görüyoruz. Nitekim bu dönemde hizmetler, sanayi, tarım ve inşaat sektörlerinin tamamında artış gerçekleşmiştir. Sanayi sektöründe gözlenen %14,8’lik genişlemede imalat sanayiinin 15,2 puan artış kaydetmesi etkili olurken; hizmetler sektöründe 20,7 puan, tarım sektöründe 2,8 puan ve inşaat sektöründe 18,7 puan büyüme kaydedilmesi, Türkiye ekonomisinin topyekûn bir büyüme kaydettiğini göstermektedir. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemde de güçlü büyüme performansını sürdüreceğini ve yıl sonunda %7’nin üzerinde büyüme oranı sağlanacağını tahmin ediyoruz. 2018 yılı böyle bir motivasyonla girdiğimiz ve önde gelen ekonomiler arasından pozitif olarak ayrıştığımız bir yıl olacaktır.” ifadeleriyle sözlerine son verdi.

Eğitim-Bir-Sen Aday Öğretmenleri Sınava Hazırlıyor

Eğitim-Bir-Sen Aday Öğretmenleri Sınava Hazırlıyor

Aday öğretmenlerin adaylık sürecinden çıkmaları için girecekleri sınav olan Asli Öğretmenliğe Geçiş Sınavı 24 Aralık 2017 yapılacak.

Asli Öğretmenliğe Geçiş Sınavı öncesinde aday öğretmenlerin kendilerini denemeleri, bilgilerini ölçmeleri amacıyla Eğitim-Bir-Sen Sakarya Şubesi tarafından ilk deneme sınavı düzenlendi.

Deneme sınavını ziyaret eden Şube Başkanı Murat Mengen, Eğitim-Bir-Sen’in sendikacılık anlayışının hizmet odaklı olduğunu söyledi. Mengen, temel hak ve özgürlükler noktasında elde ettiği kazanımlara uygun olarak üyelerinin ihtiyaçlarını önceleyerek çalışmalarını şekillendirdiklerini belirtti.

Daha önce Eğitim-Bir-Sen üyesi  tüm aday öğretmenlere hazırlık kitapları dağıttıklarını ifade eden Mengen, önümüzdeki günlerde yapılacak olan Asli Öğretmenliğe geçiş sınavı öncesi üyelerin taleplerini dikkate alarak deneme sınavı gerçekleştirdiklerini kaydetti. Söz konusu süreçte emeği geçenlere teşekkür eden Mengen, sınava katılan aday öğretmenlere de başarılar diledi.

Eğitim-Bir-Sen Sakarya Şubesi Eğitim ve Sosyal İşlerden Sorumlu Şube Başkan Yardımcısı Adem Arslan, aday öğretmenlerimize yönelik ilk deneme sınavımızı gerçekleştirdik. İkinci deneme sınavımızı 16 Aralık 2017 Cumartesi günü gerçekleştireceğiz. Sınava katılmak isteyen tüm aday öğretmenlerimiz sendikamızı arayarak ya da gelerek gerekli bilgileri alabilir. Üyelerimizin bireysel kariyerlerine adaylık sürecinden başlayarak emekliliklerine kadar katkı sağlamaya devam ediyoruz. Bu vesile ile bütün eğitim çalışanlarını Eğitim-Bir-Sen çatısı altında bu büyük aileye davet ediyorum dedi.

Sivil inisiyatif Kudüs için Anadolu Meydanı’nda kenetleniyor


Trump’ın Kudüs’ü siyonistlerin başkenti olarak tanıması kararı Ankara Anadolu (Tandoğan) Meydanı’nda Pazar günü dev bir mitingle protesto edilecek.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü siyonistlerin başkenti olarak tanıması kararı Ankara Anadolu (Tandoğan) Meydanı’nda Pazar günü protesto edilecek.

Mitingin organizasyonunu ise Memur-Sen, Hak-İş, İHH, AGD, Cihannüma ve ÖNDER üstlendi.

Memur-Sen, Hak-İş, İHH, AGD, Cihannüma ve ÖNDER adına yapılan ortak çağrıda ise  “Bağımsız Filistin ve Özgür Kudüs” irademizi, “İnsanlık İçin Barış” hedefimizi ortak platformdan, tek yürek olmuş bir meydandan haykırmak ve insanlık ailesinin onura, huzura ve barışa olan inancını paylaşmak, Filistinlilerin yalnız olmadığını, Kudüs’ün insanlığın ve ümmetin kalbi olduğunu ve işgal girişimlerine asla sessiz kalmayacağımızı ilan etmek için 17.12.2017 Pazar günü saat 13.00’da Anadolu (Tandoğan) Meydanı’nda bir miting düzenleyeceğiz. Bu kutlu çabaya ortak olacağınız inancıyla bu tarihi mitinge hepinizi davet ediyoruz” denildi.
Sivil inisiyatif tarafından yapılan çağrı:
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kudüs’ü İsrail’in resmi başkenti olarak tanıma ve Tel Aviv’deki ABD Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıma kararı; Kudüs ve Filistin’in bütünüyle işgali ve Arz-ı Mevud planına dair yeni bir aşamaya geçme hamlesidir.
Korsan terör devleti, işgalci İsrail’in Doğu Kudüs’ü ilhak etme ve başkent ilan etme yönündeki tek taraflı kararı, 1980 yılında BM Güvenlik Konseyi’nin ABD’nin de altında imzası olan 478 sayılı kararıyla hükümsüz sayılmıştır. ABD, bu adımıyla BM’nin kendisi için pragmatist bir aparattan başka bir anlam ifade etmediğini bir kez daha küstahça deklare etmiştir.

Katar ambargosu ve Suudi Arabistan’da ABD etkisiyle yaşanan gelişmeler, Kudüs’e yönelik işgal planının ince ince örüldüğünü göstermiştir.

İslam dünyası ve uluslararası toplumun tepkilerini hiçe sayan, kalıcı barış ümidini hedef alan bu kirli hamleye; dünyanın barış ve huzura kavuşmasına katkı derdindeki her ülke ve toplum ilk andan itibaren tepki vermiştir. Bu tepkiler giderek büyüyerek “dünya barışı, insanlığın huzuru” noktasında umutların artmasına dair dayanağa dönüşmüştür.

Yürütülen kirli planın, sadece Kudüs ve Filistin’e değil insanlığın bütün kazanımlarına ve dünya barışına yönelik bir saldırı olduğu gerçeğinden hareketle, bütün inanç ve ideolojik kesimlerin “hak, insanlık ve barış” ortak paydasında güçlü ve örgütlü bir iradeyi tesisini zorunlu ve değerli buluyoruz. Dünyayı emperyal zorbaların pazarı olmaktan, insanlığı kapital aklın kuşatmasından kurtaracak milat, kurulacak bir küresel Kudüs paydaşlığıdır.

Bu anlayışla, “Bağımsız Filistin ve Özgür Kudüs” irademizi, “İnsanlık İçin Barış” hedefimizi ortak platformdan, tek yürek olmuş bir meydandan haykırmak ve insanlık ailesinin onura, huzura ve barışa olan inancını paylaşmak, Filistinlilerin yalnız olmadığını, Kudüs’ün insanlığın ve ümmetin kalbi olduğunu ve işgal girişimlerine asla sessiz kalmayacağımızı ilan etmek için 17.12.2017 Pazar günü saat 13.00’da Anadolu (Tandoğan) Meydanı’nda bir miting düzenleyeceğiz.
Sivil toplum inisiyatifi çağrıcı grubu olarak şahsınız ve kurumunuzu, bu kutlu çabaya ortak olacağınız inancıyla bu tarihi mitinge davet ediyoruz.

Okul yöneticilerinin yetkileri sorumlulukları oranında artırılmalıdır


 

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, İstanbul 2 No’lu Şube Fatih İlçe Temsilciliği’nin Cankurtaran Öğretmenevi’nde gerçekleştirdiği okul yöneticileri toplantısına katılarak, sendikal çalışmalara, okul yöneticilerinin sorunlarına ve eğitimde yapılan değişikliklere değindi.

Okul yöneticilerinin sorumluluklarının fazla, yetkilerinin az olduğuna dikkat çeken Yalçın, “Birçok sorumluluğu bulunan eğitim yöneticilerinin yetkileri artırılmalı, yöneticilik yapmalarının önündeki engeller, sorunlar giderilmelidir” dedi.

Hukuken ihmal olarak nitelendirilebilecek aksaklıklar nedeniyle idari para cezası yaptırımı doğuran hallerden doğan sorumlulukların, meslekî eğitim veren ortaöğretim kurumları başta olmak üzere, eğitim kurumu yöneticilerini hukuki ve mali açıdan telafisi imkânsız zararlara maruz bıraktığını kaydeden Yalçın, “Meslekî eğitim veren ortaöğretim kurumları, öğretmenevleri, akşam sanat okulu ve mesleki eğitim merkezleri müdürlükleri ile okul aile birliklerinin işveren sıfatıyla Sosyal Güvenlik Kurumu başta olmak üzere, kurum ve kuruluşlara yönelik bildirim, beyan, ödeme ve benzeri işlemlerinin, ilçe/il milli eğitim müdürlükleri eliyle gerçekleştirilmesi noktasında düzenleme yapılması; eğitim kurumu yöneticilerini kasten yapılanlar hariç olmak üzere kusurlarına karşı koruyacak, hukuki ve mali sorumluluklardan doğan zararları tazmin edecek bir mekanizma kurulması sağlanmalıdır” şeklinde konuştu.

İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında eğitim kurumları yöneticilerinin işveren/işveren vekili olarak belirlenmiş olmasının, eğitim kurumları yöneticilerini ağır hukuki ve mali sonuçları bulunan bir sorumluluk altına soktuğunu ifade eden Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitim kurumları yöneticileri iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında işveren/işveren vekili olarak belirlenmemeli; bu konuda sorumluluk alanı kapsamındaki faaliyetler il/ilçe milli eğitim müdürlüklerinde oluşturulacak komisyonlar eliyle yürütülmeli, mali sorumluluk ise eğitim kurumlarına tahsis edilen bütçe ile sınırlı tutulmalıdır.”

Asli görevleriyle bağdaşmayan işler verilmemelidir

Asli fonksiyonlarıyla bağdaşmayan muhakkiklik görevinin eğitim kurumu yöneticilerine verilmemesi gerektiğini dile getiren Yalçın, “Her müdürün kendi kurumunda disiplin amiri olması nedeniyle idari inceleme ve soruşturmaların, yöneticinin taraf/şikâyetçi olduğu istisnai durumlar dışında, kurum içinde gerçekleştirilmesi, muhakkiklik görevinin ifa edilmesi halinde ise bu görevlendirilmeye karşılık ücret ödenerek bu görevle ilgili ulaşım, kırtasiye masrafı vb. giderlerin karşılanması gereklidir” ifadelerini kullandı.

Yurt içinde veya yurt dışında başka bir göreve bir yıl veya daha az ya da fazla süreyle geçici veya sürekli olarak görevlendirilenlerin yöneticilik görevlerinin görevlendirme tarihi itibarıyla sona erdiğini hatırlatan Yalçın, herhangi bir eğitim kurumunda yöneticilik görevi devam etmekteyken kendi istek ve iradeleri dışında Bakanlık uhdesindeki bir görevi yürütmek üzere yurt içinde veya yurt dışında başka bir göreve bir yıl veya daha fazla süreyle geçici veya sürekli olarak görevlendirilenlerin yöneticilik görevlerinin sona erdirilmesinin izahının mümkün olmadığını dile getirdi.

Temel eğitim kurumlarındaki bütçe sorununa çözüm bulunmalıdır

Temel eğitim kurumlarındaki yöneticilerin asli görevlerini yerine getirmelerinin önündeki en büyük engelin, bütçe tahsisinin yapılmaması olduğunu ifade eden Yalçın, “Bu durum, eğitim kurumlarının zorunlu ve gerekli ihtiyaçlarının maliyetlerinin karşılanması noktasında öğretmeni, yöneticiyi ve veliyi karşı karşıya getirmekte, bundan en fazla zararı yine eğitim kurumları yönetimleri görmektedir. Temel eğitim kurumları için de, ortaöğretim kurumlarında olduğu gibi merkezi bütçeden finanse edilen öğrenci başına ödenek esaslı belirli bir bütçe oluşturulmalıdır” diye konuştu.

Eğitim yöneticilerinin niteliğini geliştiren bir model hayata geçirilmelidir

Ali Yalçın, yaptıkları çalışmalarla millî eğitimin çözüm bekleyen sorunlarına neşter vurmaya, çözüme ilişkin öneriler ortaya koymaya devam ettiklerini kaydederek, şunları söyledi: “Mevcut sorunlu alanlar içinde acilen çözüme kavuşturulması gerekenlerden biri de eğitimin yönetimi sorunudur. Eğitim yönetimi konusu, birçok ülkede olduğu gibi, ülkemizde de eğitim yöneticilerinin, özellikle okul yöneticilerinin yetiştirilmesinde, eğitime dair sorunların çözümünde önemli bir husus olarak görülmüş ve geçmişte Millî Eğitim şûralarında ele alınmıştır. Ancak eğitimin niteliğini artırmada itici güç olan eğitim yöneticilerinin niteliğini geliştiren bir model ya da sistem şimdiye kadar ortaya konulamamıştır. Nitelikli eğitim için yeterlilik düzeyi yüksek eğitim yöneticisi ihtiyacı gözetilerek, eğitim yöneticisi yetiştirme, görevlendirme, yer değiştirme ve görevden alma hususlarına ilişkin kapsamlı, kalıcı ve sürdürülebilir bir model oluşturulması artık bir zorunluluk hâline gelmiştir. Hak edenin görev almasını, hakkını verenin görevde kalmasını ve yeterliliğini kaybedenlerin görevine son verilmesini öngören bir modelin hayata geçirilmesi, eğitimin hem yönetimini hem de nitelik artırıcı etkisini kolaylaştıracaktır.”

Eğitimcilerin moral ve motivasyonunu bozan uygulamalara karşıyız

Mülakatla öğretmen alımına, sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına, öğretmen performans değerlendirmesine, eğitimin kanayan yaralarından biri olan ücretli öğretmenliğe karşı olduklarını söyleyen Yalçın, “Öğretmenlikte ucuz işçilik olmaz. Öğrencilerin iyi bir eğitim alabilmeleri için öğretmen açığının kadrolu öğretmenlerle kapatılması; cebri değil, cezbi yöntemler lazım” değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul 2 No’lu Şube Başkanı Rıfat Kavak’ın şahsında yönetim kuruluna, ilçe temsilcisine, yönetim kurulu üyelerine ve okul yöneticilerine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti.

Asıl sorun siyonizm ve emperyalizm


 

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Filistin topraklarında bir siyonizm ve emperyalizm sorunu var” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü siyonistlerin başkenti olarak tanıması kararı, İstanbul Yenikapı’da düzenlenen mitingde protesto edildi.

Memur-Sen, Saadet Partisi, Hak-İş, İHH, Deniz Feneri Derneği, ASKON, MÜSİAD, TÜGVA, TÜRGEV, ÖNDER başta olmak üzere, çok sayıda sivil toplum kuruluşunun destek verdiği mitingde konuşan Genel Başkan Ali Yalçın, “Filistinlilere cehennem etmeye çalıştığınız Kudüs, unutmayın ki, İsrail’e cennet olmayacaktır. ABD, dünyayı yeni bir savaşın ve kaosun içine sürüklemeye çalışıyor. ABD-İsrail yapımı bu kirli strateji ya Kudüs’ün direniş hatlarına çarpıp çökecek ya da bütün dünyayı esir alacaktır” ifadelerini kullandı.

Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hz. Ömer’in, Sultan Selahaddin’in, Nureddin Zengi’nin, Gümüş Tegin’in, Birinci Kılıçarslan’ın, Abdülhamid’in, Şeyh Ahmet Yasin’in, Rantisi’nin, Erbakan’ın takipçileri olarak Kudüs’e layık öğrenciler olacağız. ABD’nin alçakça adımı, ümmetin ayağa kalkmış öfkesi için bir korku değil, bilenme sebebidir.”

İsrail’le diplomatik ilişkiler kesilsin

“İsrail için bir yer arıyorsanız, Washington’a çekin” diyen Yalçın, “Ortadoğu’yu virüsten kurtarın. Müslümanlara cehennem olan Kudüs, İsrailliler için asla bir eman yurdu olamaz. Bunu kim aklından geçiriyorsa bunu aklından çıkarsın. Küresel işbirlikçiler tarafından alınan karara asla müsaade etmeyeceğimizi bir kez daha haykırıyoruz. Tüm ülkelere çağrımız, İsrail’le tüm diplomatik ilişkiler kesilsin. Dünya 5’ten büyüktür iradesini dillendirmeye devam etmeliyiz” şeklinde konuştu.

Kıbrıs Savaşı’nda Türkiye’ye silah ambargosu uygulayan ABD’nin Türkiye’deki 21 üssünün ve tesisinin kapatıldığını hatırlatan Yalçın, sözlerini şöyle tamamladı: “O dönmede ABD bayrakları indirilmiş, yerine Türkiye bayrakları çekilmişti. 15 Temmuz dahil, bu ülkedeki tüm darbe girişimlerinin arkasında bir ABD hinliği, parmağı vardır. Eva Morales, ‘Dünyada faşist bir darbe ihtimali olmayan tek ülke ABD’dir, çünkü orada ABD Büyükelçiliği yoktur’ der. Buradan son söz olarak tekrar ediyorum, Filistinlilere cehennem olan bir Kudüs, İsraillere asla cennet olmayacak. Kudüs’ün cehenneme çevrildiği bir dünya kimseye barış yurdu olamaz. Bedeli ne olursa olsun, Kudüs özgürleşecek, siyonizm İslam dünyasının kalbinden sökülüp atılacak. Emperyalizm yenilecek, Kudüs direnişi kazanacak. Yaşasın direnişin ve onurun başkenti Kudüs.”

Şube Haber Başlık Haber Özeti Tarih
1 Bursa  

 

 

Büyümeyi sürdürebilir kılmalıyız

12.12.2017
2 Malatya1  

 

 

 

‘Haksızlığa uğrayan herkesin hakkını savunmakla mükellefiz’

12.12.2017
3 Elazığ2(Üniversite)  

 

 

ÖYP’li araştırma görevlileriyle bir araya geldik

12.12.2017
4 Erzurum2 Sorun çözmeyen uygulamalara bir an önce son verilmelidir 06.12.2017
5 Niğde  

 

 

Değerlerimiz ve üyelerimizle güçlüyüz

06.12.2017
6 Samsun1  

 

 

 

Öğretmenler arası futbol turnuvasında şampiyon Havza oldu

06.12.2017
7 Ağrı Akyürek’i gençlerle buluşturduk 06.12.2017
8 Sivas1 Yetim projesine destek artarak devam etmelidir 06.12.2017
9 Kayseri Başarıyı ödüllendirdik 30.11.2017
10 Kars Okul yöneticilerine ‘etkili iletişim’ konferansı 30.11.2017
11 Diyarbakır2(Üniversite) ‘İslam Medeniyet Tarihinde Diyarbakır’ın Önemi’ 30.11.2017
12 Yalova Kapaklıkaya’dan ‘Aile İçi Etkili İletişim’ konferansı 28.11.2017
13 Erzurum2 Satranç ve Masa Tenisi turnuvalarında dereceye girenleri ödüllendirdik 28.11.2017
14 Osmaniye Şehit öğretmenler için güreş turnuvası 27.11.2017
15 Konya Çareyi hep dışarıda aramaktan vazgeçmeliyiz 27.11.2017
16 Mardin Aday öğretmenlerle bir araya geldik 27.11.2017
17 Kayseri MS hastası Akdoğan’a ziyaret 25.11.2017
18 Gaziantep Öğretmenin darbedilmesini protesto ettik 25.11.2017
19 Samsun1 Kavak ve Çarşamba’da sendikal faaliyetlerde bulunduk 24.11.2017
20 Erzincan Kamuda farklı istihdam şekillerine karşıyız 24.11.2017
21 Şanlıurfa Suriyeli sanatçılardan ‘Kardeşlik Zamanı’ sergisi 24.11.2017
22 Bursa ‘İlham Veren Öğretmen’ 21.11.2017
23 Hatay İl Millî Eğitim Müdürü Karahan’a ziyaret 20.11.2017
24 Erzurum2 Üç yılımızı değerlendirdik 20.11.2017
25 Muğla Menteşe’de kurum yöneticileri ve eğitim çalışanlarıyla bir araya geldik 20.11.2017
26 Mardin Öğretmen işi ile eşi arasında tercih yapmaya zorlanmamalıdır 18.11.2017
27 Samsun1 Vali Osman Kaymak’tan ziyaret 16.11.2017
28 Konya2 Doçentlik sözlü sınavı bir an evvel kaldırılmalıdır 16.11.2017
29 Erzurum2 Pasinler’de eğitimcilerle görüştük 16.11.2017
30 Hatay Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilmelidir 16.11.2017
31 Mardin Öğretmeni örseleyen politikalardan vazgeçilmeli 15.11.2017
32 Samsun1 İlçeler arası futbol turnuvası başladı 15.11.2017
33 Adıyaman En yüksek promosyonu almak için mücadele edeceğiz 15.11.2017
34 İstanbul-6 Maarif Mektebi’nin ilk konuğu Yelkenci oldu 15.11.2017
35 Muğla Yatağan ve Ortaca’da üyelerimizle buluştuk 15.11.2017
36 Erzurum1(Üniversite) Atatürk Üniversitesi’nde görev yapan üyelerimizi bir araya getirdik 15.11.2017
37 Gaziantep Cebimize el uzatılmasına da performans değerlendirmesine de karşıyız 15.11.2017
38 Samsun1 Asarcık ve Canik’te sendikal çalışmalar yaptık 09.11.2017
39 Erzurum2 Karaçoban’da görev yapan eğitimcilerle buluştuk 09.11.2017
40 Diyarbakır2(Üniversite) Kula, ‘Öfkenin Temelleri ve Öfke Kontrolü’nü anlattı 09.11.2017
41 Ankara5(Üniversite) Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Dursun’a ziyaret 09.11.2017
42 Hatay Okulların hizmetli açığı giderilmelidir 08.11.2017
43 Samsun1 Terme işyeri temsilcileri toplantısına katıldık 07.11.2017
44 Bingöl Kitap kafeyi hizmete açtık 07.11.2017
45 Ağrı Üreten ve kazandıran bir teşkilatız 07.11.2017
46 Konya İlçe temsilcilerimizle istişarelerde bulunduk 02.11.2017
47 Kars Kurum ve okul yöneticilerine ziyaret 02.11.2017
48 Konya2 Sorunu tespit etmekle yetinmeyecek, çözümün de bir parçası olacağız 31.10.2017
49 Samsun1 Bafra’da kurum yöneticilerini ve eğitim çalışanlarını ziyaret ettik 28.10.2017
50 Manisa Sarıgöl’den memnun ayrıldık 28.10.2017
51 Kastamonu Cide’de görev yapan üyelerimizi buluşturduk 28.10.2017
52 Erzurum1(Üniversite) KYK çalışanlarıyla bir araya geldik 28.10.2017
53 Batman Okul müdürleriyle ilin eğitim durumunu görüştük 18.10.2017
54 Konya2 İlkleri yaşamaya devam ediyoruz 17.10.2017
55 Hatay Yöneticilerle gündemi değerlendirdik 17.10.2017
56 Erzurum2 Kazananın da kaybedenin de memnun olmadığı uygulamaya son verilmelidir 17.10.2017
57 Bursa 2 Bursa Teknik Üniversitesi’nin yerleşke sorununa çözüm bulunmalıdır 17.10.2017
58 Kahramanmaraş1 Dünün öncüleriyle buluştuk 16.10.2017
59 Manisa Eğitim çalışanlarıyla bir araya gelerek sorunlarını dinledik 14.10.2017
60 Samsun1 İlkadım ve Atakum’da işyeri temsilcilerimizle istişarelerde bulunduk 14.10.2017
61 Kayseri Fırsat eşitliğini ve eğitim kalitesini olumsuz etkileyen uygulamalar terk edilmelidir 14.10.2017
62 Balıkesir1 Karesi ve Altıeylül işyeri temsilcilerimizle bir araya geldik 12.10.2017
63 Erzurum1(Üniversite) ETÜ idari personeliyle ‘tanışma ve istişare’ toplantısı yapıldı 12.10.2017
64 Manisa Sendikacılığımız hem kitabın gereklerine hem de hayatın gerçeklerine yaslanmaktadır 10.10.2017
65 Adıyaman Sorunların çözümünün takipçisi olacağız 10.10.2017
66 Ankara2 Üyelerimizi Mavigöl’de buluşturduk 10.10.2017
67 Manisa Sorunlara ortak çözüm bulmak için gayret gösteriyoruz 09.10.2017
68 Erzurum2 İspir’de görev yapan eğitimcilerle buluştuk 09.10.2017
69 Kocaeli Çayırova’da kurum ziyaretlerinde bulunduk 09.10.2017
70 Bursa Emeğin temsilcilerini ağırladık 09.10.2017
71 Giresun Eğitimciye şiddetin son bulması için herkes elini taşın altına koymalıdır 09.10.2017
72 Diyarbakır2(Üniversite) Haklarımızı savunmaya, üyelerimize kazandırmaya devam edeceğiz 02.10.2017
73 Samsun1 İşyeri temsilcilerimizle Havza’da bir araya geldik 28.09.2017
74 Afyon1 Emeğimizi kimse itibarsızlaştıramaz 28.09.2017
75 Yalova Eğitim yöneticileriyle istişarelerde bulunduk 28.09.2017
76 Erzurum2 Küçük Geçit Köyü’nde öğrencilere kırtasiye yardımında bulunduk 28.09.2017
77 Bursa Öğretmeni bıçaklayan velinin serbest bırakılmasını protesto ettik 28.09.2017
78 Şanlıurfa Tozu dumana katarak yol bulabilmemizin imkânı yoktur 28.09.2017
79 Osmaniye Sorunları ve çözüm önerilerimizi Vali Coşkun’a ilettik 23.09.2017
80 Bursa Öğretmene bıçaklı saldırıyı kınıyoruz 23.09.2017
81 Trabzon Ortahisar işyeri temsilcilerimizle istişarelerde bulunduk 19.09.2017
82 Bursa Yeni döneme ilişkin planlamamızı yaptık 19.09.2017
83 İstanbul-1 Ürdün Öğretmenler Sendikası yöneticileriyle tecrübe paylaşımında bulunduk 23.08.2017
84 Manisa Yeni yöneticilere ‘hayırlı olsun’ ziyareti 17.08.2017
85 Sakarya 1 Kurbanda Arakan ve Somali’de olacağız 11.08.2017
86 Muş Vali Yıldırım ile ilin eğitim durumunu ele aldık 11.08.2017
87 Kayseri Akkışla’da kurum yöneticilerine ziyarette bulunduk 11.08.2017
88 Bursa 2 Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Öneş ile görüştük 11.08.2017
89 Sivas1 Bakan Yılmaz’ı ziyaret ettik 01.08.2017
90 Konya2 Akademide asıl olan doktoradır 28.07.2017
91 Konya2 Birlik olmazsak birileri rahatımızı kaçırmaya devam edecek 21.07.2017
92 Kırklareli Vali Orhan Çiftçi’ye ‘hayırlı olsun’ ziyaretinde bulunduk 20.07.2017
93 Sivas1 Rektör Yıldız’a ziyaret 18.07.2017
94 Sivas1 İlçe temsilcilerimizle istişarelerde bulunduk 13.07.2017
95 Yozgat Üniversite çalışanlarının taleplerini Rektör Karacabey’e ilettik 12.07.2017
96 İstanbul-4 Şehit yakınlarını ve gazilerimizi yalnız bırakmayacağız 08.07.2017
97 Elazığ2(Üniversite) Akademik Personelin Yükseltme ve Atanma İlkeleri çalıştayı yapıldı 29.06.2017
98 Erzurum2 Yemişli Yuvak ilk ve ortaokulunda hazırlanan yıl sonu etkinliğine katıldık 12.06.2017
99 Ankara5(Üniversite) Eğitim muhabirleriyle bir araya gelerek bir yılı değerlendirdik 06.06.2017
100 Adana1 Öğretmene şiddetle uzanan eller istemiyoruz 06.06.2017

Sakarya İHH Somali’de yaptırılacak yetimhane tanıtımını yaptı

Sakarya İHH  Şehit Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk adına Somali’de yaptırılacak yetimhane tanıtımı için basın toplantısı gerçekleştirdi
Şehidimizin muhterem babaları Asım Safitürk, oğlunun ismiyle açılacak yetimhane için memnuniyetlerini ifade etti ve ilk bağışı kendisi yaptı.

Somali’de yaptıracağımız ‘Şehit Muhammet Fatih Safitürk Yetimhesi’ne yardım ve bağış yaparak bir tuğla da siz koyabilirsiniz.


“SAKARYA İHH; savaş, afet ve yoksulluk olan tüm ülke ve bölgelerde faaliyetler yürütür.

M.Mesut GÖKDEMİR “Taşeron Mücadelemiz Başarıya Ulaştı!”

M.Mesut GÖKDEMİR “Taşeron Mücadelemiz Başarıya Ulaştı!”

Habervole Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN, Dernekturk Genel Yayın Yönetmeni Necla BAKAN HAK-İŞ Sendikası Sakarya  İl  Başkanı Mesut GÖKDEMİR ’e Taşeron konusunda yaşanan gelişmeler, HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ’in yaşanan süreçte verdiği mücadeleleri sordu

 “ÖNCE HAZIRLANAN ÖSP’YE KARŞI CİDDİ BİR MÜCADELE VERDİK”

HAK-İŞ Sendikası Sakarya  İl  Başkanı Mesut GÖKDEMİR  son birkaç gündür yaşanan gelişmeler, gerek çalışma hayatı gerekse taşeronlukla ilgili gelişmelerin sevinçle karşılandığını belirterek, “Bu sevinci bize yaşatan başta Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve Çalışma Bakanımıza teşekkür ediyorum. Zor bir süreçti. Ama bu süreç sonuçlandı. Bizim arzu ettiğimiz bir çözümün oluşturulması gerekiyordu. Bunun zor olduğunu biliyorduk. Bütün bunlara rağmen, önce hazırlanan ÖSP’ye karşı ciddi bir mücadele verdik. ÖSP’nin bizim için niçin kabul edilemez olduğunu ifade etmeye çalıştık. O dönem HAK-İŞ’in ciddi itirazı nedeniyle ÖSP gündeme alınmaktan vazgeçildi. Cumhurbaşkanımızla görüştük, niçin itiraz ettiğimizi kendilerine anlattık. Yeni hükümetin kurulduğu dönemde. Biz tekrar konunun gündeme alınmasını sağladık. Yeni kabinede Çalışma Bakanı olarak Sayın Jülide Sarıeroğlu yer aldı. Görüşlerimizi kendisiyle paylaştık. Kendisi, Taşeron konusunu gündeme aldığını ve kısa zamanda sonuçlandıracaklarını ifade etti. Sayın Cumhurbaşkanımızla görüşerek bu adım atıldı. Yaklaşık 3-4 aylık süreçte gündemde kaldı. Medyada yoğun yer aldı. Ancak, ÖSP gibi bir taslak ortaya çıkacağından endişe ediliyordu. Biz doğruları anlatmaya devam ettik” dedi.

“YÜZLERCE GEREKÇE ÜRETİLEN BİR KONUDA ÖNEMLİ BİR KARAR ALINDI”

Cumhurbaşkanımızın açıklamasıyla yeni bir sürecin başladığını dile getiren GÖKDEMİR, “Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Çalışma Bakanımıza, Maliye Bakanımıza, bütün hükümet yetkililerine teşekkür ediyorum. Tarihi bir adım atıldı. Yüzlerce gerekçe üretilen bir konuda önemli bir karar alındı. Biz 2014 yılında bir kampanya ile taşeron arkadaşlarımızı üye yapmaya başladık. Bu süreçte, epey meşakkatlere göğüs gerdik.  Kamuda görev yapan işçilerimizin en temel güvencelere sahip olmasına inandık. Biz bu arkadaşlarımızla 2014’te yaptığımız toplantıda şunu söyledik; Bütün bu taleplerimizin gerçekleşmesi için birlikte hareket etmeliyiz, yani sendikalaşmamız mutlak gerekli. Burada başlamamız lazım. Ancak, 81 ilden gelen arkadaşlarımızın  büyük bölümü sendikalı değildi. Biz, önemli bir süreci başlattık. Taşeron işçilere yönelik Sendikalı olma yolunda herhangi bir yasal düzenleme yoktu. Ama biz dedik ki, “bugünden daha iyi olacak”. Bu arkadaşlarımız modern köle muamelesi göremez. Biz bunların sorunlarına yönelik adım atmalıyız. Biz HAK-İŞ’in genel kurulunda “Biz, ülkemizdeki, bölgemizdeki, küremizdeki bütün mazlumlarına borcumuz var” diye ilke kararı aldık. Bu borcu ödememiz gerekir. Onları gelecekte güvende hissedecekleri bir modelin mücadelesini yaptık” diye konuştu.

“TAŞERON İŞÇİLİKLE İLGİLİ 2014 TEMMUZ AYINDA TARİHİ BİR DÜZENLEMEYE İMZA ATTIK”

“Biz, bir hayal kurduk ve HİZMET-İŞ sendikamız olarak “Geleceğimiz hayallerimiz kadardır” temasıyla hareket ettik” diyen GÖKDEMİR, “Hayal kuramazsanız geleceğinizi inşa edemezsiniz. Mücadele ettik. Bütün teşkilatlarımıza “taşeron şirketlerdeki arkadaşlarımızı üye yapmalıyız” dedik ve örgütlenmeye başladık. Şubelerimizi seferber ettik. Yeni çalışmalar yaptık. Taşeron işçilikle ilgili 2014 Temmuz ayında tarihi bir düzenlemeye imza attık. Bu çok önemli bir gelişmeydi, aşamaydı. O kanun bugünkü başarı öykümüzün temelini oluşturuyordu. İşçilerin sendikalaşmasının önü açılmıştı. Kıdem tazminatı ve bütün haklar devletin güvencesi altına alınmış oldu. O tarihte bunlar yeterince anlaşılamadı. Biz bir taraftan da TİS süreçlerini başlattık. Hızla TİS prosedürünü başlattık. Birçok sıkıntılar yaşadık ama yılmadık, durmadık, vazgeçmedik. Kimse TİS’in imzalanacağına inanmıyordu. Bu süreçte Bakanlarla, üst bürokratlarla görüştük. Tekrar tekrar anlattık. Çerçeve protokolü belirledik. Bu aşamada da sıkıntılarımız oldu, önümüz kesildi. Çerçeve protokol imzalanmaktan vazgeçildi. İnanılmaz meşakkatler çektik.  Bizim için de önemli riskler vardı. Bizim sendikamızda (HİZMET İŞ) 160 bin taşeron işçi vardı. Bu mücadeleyi bizden başka kimse yapamaz diye inandık ve mücadelemizi hızlandırdık.  Başka konfederasyonlar taşeronları önemsemediler, ciddiye almadılar. Ama biz, herkesi örgütlemeye çabaladık” şeklinde konuştu.

“BİZ ÖRGÜTLENDİĞİMİZ İÇİN TAŞERON SORUNU İSTEDİĞİMİZ İSTİKAMETTE ÇÖZÜLDÜ”

“Diğer konfederasyonlar bu süreçte neredeydi?” diye soran HAK-İŞ Sendikası Sakarya  İl  Başkanı Mesut GÖKDEMİR, “Zor bir süreç ve çalışma yürüttük. Biz, taşeron arkadaşlarımıza defalarca gittik, anlattık, ‘birlikte mücadele yapalım’ dedik. Bakanlıklarla müteaddit defalar görüştük. Bu arkadaşlarımızın örgütlenmesinin önündeki engellerin kaldırılması için mücadele ettik. Karşılık alamadık. Kampanyalar başlattık ama arkadaşlarımızın birtakım korku ve endişelerden dolayı kampanyamıza imza atamadılar. Ama onların içinde olmadığı bir mücadeleyi yapabilir miydik? Yapamazdık. Ama tüm baskıları aştık. TİS süreçlerine kadar geldik. Biz samimiyiz, iyi niyetliyiz, hayırlar için çalıştık. Kişisel bir beklentimiz yoktu. Arkadaşlarımızın kamunun işçisi olmasını istedik. Ciddi bir mücadele verdik. İnşallah önümüzdeki günlerde tasarı meclisten geçer ve kanunlaşır. Arkadaşlarımız yeni sistemde çalışmaya başlarsa, bu yeni bir tez konusu olacağına inanıyorum” dedi.

“TÜM TAŞERON ARKADAŞLARIMIZA SOSYAL SENDİKACILIĞIMIZI GÖSTERDİK”

HAK-İŞ Sendikası Sakarya  İl  Başkanı Mesut GÖKDEMİR, kadro konusundaki konuşmasına şu şekilde devam etti: “Biz, getirilen düzenlemeyle, en az hasar ve en fazla kazanımla bu noktaya geldik. Her toplantımızda, her gittiğimiz yerde özel eğitim modelleri oluşturduk. Sendikal bilgilerini artırmaya çalıştık. Tüm taşeron arkadaşlarımıza sosyal sendikacılığımızı gösterdik. Eğitim yardımlarımıza, ferdi kaza sigortalarımıza, onlardan hiçbir karşılık beklemeden, aidat almadan onları dahil ettik. Onları da sendikamızın tüm kadrolarında görevlendirdik. Attığımız adımlarda onları dahil ettik.

Biz, bu arkadaşlarımızın haklarının verilmesi için mücadele ettik. Elimizden geldiği kadar en iyisini yapmaya çalıştık. Yapacak daha çok işimiz var. Yasanın TBMM’den çıkması konusunda düzenlemeler yapılacak. Yönetmelik hazırlanacak. Yerel Yönetimlerdeki arkadaşlarımızın Belediyelerin imtiyazlı şirketleri de yasayla düzenlenmesi gerekiyor. Henüz istediğimiz çerçeve oluşturulmuş değil. Ama Genel çerçeve ana çizgileriyle ortaya çıkmış durumda.

“HAK-İŞ OLARAK BU SORUMLULUKLA DEVAM EDECEĞİZ”

Bütün taşeronlar bir ön şart olmaksızın kamuda kadrolu işçi olarak işe devam edecek. Belediyelerde de kendi şirketinde devam edecek. Mevsimlik işçilerde de önemli karar alındı. Onların çalışma süreleri uzatıldı. Bundan sonra, HAK-İŞ olarak bu sorumlulukla devam edeceğiz. Dayanışma içerisinde bu sürecin tamamlanması gerekiyor.

Bu atılan adım tarihi bir adımdır. Bu adımın mimarlarına teşekkür etmemiz gerekir. Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Çalışma Bakanımıza teşekkür ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız yurtdışına giderken HAK-İŞ olarak Esenboğa havaalanında sabah soğuğunda alanı doldurduk. Kendilerine teşekkür ettik. Kendileri de konuştu, mutlu oldu. Biz çalıştık, en önde mücadele ettik ve sonuç aldık. Bu çalışmanın, bu sonucun ne kadar isabetli olduğunu ifade etmemiz lazım.

“BUNDAN SONRA ARTIK TAŞERON ŞİRKETLER YER ALMAYACAK”

Sürdürülemez hale gelen bir sistem, artık tarihe karışmıştır. Mutlu olacağımız bir sonuçla ortadan kaldırılmıştır. Devlet ilk defa 1933’ten bu tarafa kamuda taşeron çalıştırmaktan vazgeçiyor. Taşeron sistemi artık kamuda olmayacak. Bu büyük bir karar ve tarihi bir olaydır. Bundan sonra artık taşeron şirketler yer almayacaktır. Bu bizim için çok önemli kazanımdır.

Başarı Allah’ın lütfudur. Biz sebepleri oluşturduk. İyi niyetle, samimiyetle mücadele ettik. Yola böylece çıktık. Bu yolda binlerce, on binlerce, yüzbinlerce kardeşimizin alın terleri var. Bu HAK-İŞ’in, arkadaşlarımızın başarısıdır. Başarı ve geldiğimiz tablonun mimarı birlik ve bütünlüğümüzün ifadesi teşkilatımızdır.

Yaptığımız mücadele kutlu ve onurlu bir mücadeledir. Bundan sonra da aynı istikamette devam edeceğiz. HAK-İŞ’i, Sendikamız HAK-İŞ’i milyonlara ulaştıracak çaba içerisinde olmamız gerekiyor. Ciddi bir yeni üye kampanyasına ihtiyacımız var. Yeniden seferber olacağız.

“HAK-İŞ’İN GÜCÜ, TÜRKİYE’NİN GÜCÜDÜR. TÜRKİYE’NİN BARIŞIDIR, KARDEŞLİĞİDİR”

HİZMET-İŞ Sendikası olarak; 2011 yılında Kongremizin teması şuydu: “Örgütlenme.. Zirve… Yapabiliriz…” 2015’e geldiğimizde, yeni bir hedef koyduk: ” İşkolu Zirvesinden Türkiye Zirvesine.”  çok şükür 2017’nin Temmuz ayında Türkiye’nin en büyük işçi sendikası olduk. Niçin? Çünkü hedef koyduk. Hedeflerle yürüyorduk. Bizim bu ülkenin, tarihi, kültürü, değerleriyle kucaklaşmış bir sendikal anlayışımız var. Bir dava anlayışıyla sendikacılığa bakıyoruz. Bunun ne kadar ehemmiyetli olduğunun farkındayız. HAK-İŞ’in gücü, Türkiye’nin gücüdür. Türkiye’nin barışıdır, kardeşliğidir. Daha da ileriye gitmek zorundayız. Hem nitelik hem de nicelik önemlidir. Sayımızı da artıracağız, kalitemizi de, muhtevamızı da geliştireceğiz. Adalet ve istikametten ayrılmayacağız. Bu olursa, farklılığımız ortaya çıkar.”

“ABD’NİN KUDÜS KARARINA KARŞI BİRLİKTELİĞİMİZİ, KARARLILIĞIMIZI ORTAYA KOYMAMIZ GEREKİYOR”

Ülke gündeminin diğer önemli bir konusunun da Kudüs olduğunu belirten HAK-İŞ Sendikası Sakarya  İl  Başkanı Mesut GÖKDEMİR, “ABD’nin Kudüs’ü başkent ilan etmesi ve elçiliğini buraya taşıma kararı ciddi bir krizi beraberinde getirdi. Bölge yeni bir ateş çemberinin içine atılmaya çalışılıyor. Buna karşı birlikteliğimizi, kararlılığımızı ortaya koymamız gerekiyor” dedi.

“ULUSLARARASI SENDİKAL HAREKETE DE BU KONUYU TAŞIYACAĞIZ”

“Kudüs, üç dinin de kutsal kentidir. Mescid-i Aksa, mübarektir, kutsal mekânımızdır. İlk kıblemizdir” diyen Mesut GÖKDEMİR, “Biz bu konuda da gerekeni yapacağız. Uluslararası sendikal harekete de bu konuyu taşıyacağız. Bu konuda duyarlılığımızı yükselterek devam ettireceğiz. Bu konuda da çalışmalar yapıyoruz. Filistin ve Kudüs’e destek Sendikalar Birliği Başkanı olarak da konunun yakın takibindeyiz. Bu konuda da elimizden gelen mücadeleyi yapmak zorundayız” şeklinde konuştu.

Sınırımızda yeni bir oyun…

Sınırımızda yeni bir oyun…

Necdet Buluz

 

Artık şu gerçeği bütün yüzü ile görmeliyiz:

Suriye’de giderek güçlenen terör örgütü PKK’nın kolu PYD ve onun silahlı gücü YPG’ ye Amerika kadar Rusya da destek veriyor. Aynı şekilde PKK da bu topraklarda yer ediniyor.

Amerika, terör örgütü PYD ile işbirliğini bütün hızı ile sürdürürken, Rusya Genelkurmay Başkanı da yaptığı açıklamada “Bizim YPG güçleri ile olan işbirliğimiz var ve bunu sürdüreceğiz” diyerek PYD ile olan ilişkilerini saklamıyor. Geçenlerde de yazdık,bu terör örgütü iki sper güç tarafından adeta paylaşılamıyor.

Tabloya baktığımızda iki süper gücün Suriye’de PYD’den vaz geçmeyeceklerini görmekteyiz. Bütün itirazlarımıza ve baskılarımıza rağmen bu iki ülke terör örgütü ile içli dışlı olmayı sürdürüyor.

İşin ilginç yanı, sınırımız boyunca Türkiye için tehdit oluşturan bu güçlerin halen silahlandırılmasıdır. Bu örgütleri bizimle çatıştırma hesapları yapılıyor.

Yeni ve sinsi planlar devreye sokuluyor.

Amerika’nın her alanda tam destek verdiği terör örgütü PYD/YPG Gaziantep’in Kargamış İlçesi’nde sınırın hemen dibine karakol kurarak yeni bir tehdit oluşturma yoluna gitti. Hiç kuşkusuz bu karakolun oluşmasının arkasında Amerika varlığı unutulmamalıdır.

Köprübatı ve Ziyaret hudut karakollarındaki askerlerimizin de termal kamerlarla izledikleri bölgede 24 saat devriye geziyor. Terör örgütünün kurduğu karakol da sürekli kontrol altında tutuluyor.

Peki, buna izin verilecek mi?

Eğer, sınır güvenliğimiz ve Türkiye için bir tehdit oluşturuluyorsa bu karakol mutlak şekilde imha edilmelidir.

Aslında oynanmakta olan oyun hem büyük, hem de Türkiye için tehdit ve tehlike boyutlarındadır. Amerika’nın YPG’nin yanında DEAŞ’ı da Türkiye için kullanmaya başlayacağının ayak seslerini duymaktayız.

Size vereceğimiz aşağıdaki haber, sinsi planları daha net görebilmeniz açısından önemlidir.

Türkiye’nin sınırlarını teröristlerden temizleme planı doğrultusunda gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı Harekâtı, bölgede güven ve huzur ortamı sağladı. Harekât, İdlib operasyonu ile devam etti ve çatışmasızlık bölgeleri genişletildi.

TSK’nın, YPG’nin kontrolündeki Afrin’e operasyon hazırlığı yaptığı dönemde DEAŞ’lı teröristlerin Cerablus’a sızdırılmaya çalışıldığı öğrenildi. Bölgede sızma girişimi sırasında yakalanan DEAŞ’lılarin YPG’nin kontrollü olarak serbest bıraktığı bölgedeki teröristler olduğu tespit edildi. Bölgedeki askeri kaynaklardan alınan bilgilere göre YPG’nin DEAŞ’dan aldığı bölgelerdeki teröristleri Fırat Kalkanı hattına doğru yönlendirdiği belirlendi.

DEAŞ’lı teröristlerin bu bölgede kanlı saldırılar yapmak üzere hazırlandığı istihbaratlarının da alındığı ve güvenlik önlemlerinin üst seviyeye çıkarıldığı belirtildi. Bilgi veren bir güvenlik bürokratı, YPG’nin DEAŞ’la yaptığı anlaşmanın görüntülerle deşifre olması sonrası, DEAŞ’lı teröristlerin TSK’nın kontrolündeki alanlarda saldırılar düzenlemesi için harekete geçirildiğini belirtti.

Bir güvenlik uzmanının şu görüşlerini de önemsiyoruz:

“Hedef, TSK’nın zayıflatılması ve YPG’nin kontrolündeki Afrin’den uzaklaştırmasıdır. Bu planların gerçekleşmesine, TSK ve güvenlik güçlerinin dikkatlerinin dağılmasına izin verilmeyecektir. YPG ve DEAŞ terör örgütlerinin iş birliği içinde olduğu artık biliniyor. Türkiye’nin sınırlarında bir terör yapılanması kurulmasına asla izin verilmeyeceğinin dış güçlerce de bilinmesinde yarar var. Son gelişmelere baktığımızda Suriye’de çatışmasızlığın sürdürülebilmesi, siyasi çözüme yaklaşılmasının teröristlerin paniklemesine neden olduğunu görmekteyiz. Bu durum da hali ile dış güçlerin işini zorlaştırmaktadır.”

Burada şu noktaya da değinelim:

Son günlerde Türkiye’nin Rusya ve İran ile olan işbirliği Amerika’yı rahatsız ediyor. Ancak, bu işbirliğinde de Rusya ve İran’a da güvenilmemelidir. Çok dikkatli olmak ve adımlarımızı da buna göre atmak durumunda olduğumuzu unutmamalıyız.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz

Ak Parti Geyve İlçe Teşkilatının kongresi yapıldı.

Ak Parti Geyve İlçe Teşkilatının kongresi yapıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen kongreye İl Başkanı Fevzi Kılıç,  Sakarya (1999-2015 Hendek Belediye Başkanı)Türk Dünyası Belediyeler Birliği Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi ve TDBB Başkan Yardımcısı Sakarya 25. Dönem Milletvekili Ali İNCİ,Milletvekili Recep Uncuoğlu, Sakarya Koordinatörü Düzce Milletvekili Ayşe Kesir, Sapanca Belediye Başkanı Aydın Yılmazer,Erenler Belediye Başkanı Cavit Öztürk  , Hendek Belediye Başkanı İrfan PÜSKÜLLÜ,Akyazı Belediye Başkanı Hasan Akcan, teşkilat başkanları, APEK Başkanı Sebahattin Karasakal ve çok sayıda partili katıldı. Sakarya  Büyükşehir Belediye Başkanı  Zeki TOÇOĞLU Kongrede  yoktu.

Üç dönem kuralı nedeniyle görevini devretmek zorunda kalan Muhittin Irmak misafirlere hoş geldiniz konuşması yaparak kongre sürecini başlattı. Irmak konuşmasında ilçesinde yaşanan birlik ve beraberliğe vurgu yaparak huzura katkı sağlayan herkese teşekkür etti. Muhittin Irmak üç dönem kuralı nedeniyle görevi devrettiği Abdullah Özdemir ile birlikte yol arkadaşlığı yaptıklarını ve uyumlu bir şekilde çalışmaların süreceğine inandığını söyledi.

BİZDE VEDA OLMAZ

Geyve Belediye Başkanı Murat Kaya partililere yaptığı konuşmasında “Dava arkadaşım, yol arkadaşım Muhittin Irmak üç dönem kuralı nedeniyle görevine devam edemiyor. Bizde veda olmaz. İlk günkü gibi omuz omuza yolumuza devam edeceğiz. Muhittin Irmak başkanıma verdiği hizmetlerden ötürü teşekkür ederim. Hizmet bayrağını devir alan Abdullah Özdemir kardeşime de başarılar diliyorum” dedi. Başkan Kaya, ABD’nin Kudüs kararının yok hükmünde olduğuna değinerek “Kudüs bizimdir” dedi

DAVAMIZ BELLİ

Ak Parti İl Başkanı Fevzi Kılıç Geyve’de teşkilatta ki birlik ve beraberliğin takdire şayan olduğunu belirterek başladığı konuşmasında “Adalet ve Kalkınma Partisi dava partisidir. Biz güçlü olmalıyız ki İslam alemi güçlü olsun. Kutsalımıza dil uzatanlara mücadele edebilmemiz için daha sıkı sarılmalıyız. Daha dik durmalıyız” dedi. Başkan Kılıç “2019 seçimlerinin ne kadar önemli olduğunu bugün yaşadıklarımızla görüyoruz. Daha çok çalışıp daha yüksek oy oranlarına ulaşmamız gerekiyor. Davamız halka, hakka hizmet etmek. Bu uğurda gece gündüz çalışacağız” dedi

BİZİ YIKAMAYACAKLAR

Ak Parti Sakarya Milletvekili ve MKYK Üyesi Recep Uncuoğlu partililere yaptığı konuşmada “Dört koldan saldırıyorlar. İçerde ki işbirlikçileri ile bir olup bizi yıkacaklarını sanıyorlar. Biz gücümüzü milletten alıyoruz. Milletin istemediği, onaylamadığı hiçbir oluşum başarılı olamaz. Bunu görmediler, göremediler, göremeyecekler. Dışardakilerin saldırısı güçlenmeyelim, İslam alemine liderlik etmeyelim diye. İçeridekilerin dertleri ne?” dedi. Milletvekili Uncuoğlu, Kudüs’ün kırmızı çizgimiz olduğunu belirterek “ABD’nin yok hükmünde ki kararına gereken cevap verildi. Aldıkları yanlış karardan döneceklerini temenni ediyorum” dedi.

Geyve Belediye Başkanı Murat KAYA  “AkParti Geyve 6. olağan kongresini tamamladık. Allah hayırlı ve muvaffak eylesin. Partimizin 3 dönem kuralı gereği görevi bir başka arkadaşımıza devreden değerli kardeşim, yoldaşım, arkadadaşım Sayın Muhittin Irmak ve değerli yönetimine ilçem ve Ak Partim adına teşekkür ediyorum. Bizde vedalar yok, bu partiye gönül vermiş herkes bu partinin neferi olduğunu çok iyi bilir. Hamdolsun Geyve ilçe teşkilatımız hiç bir zaman birlikteliğini bozmadı bundan sonra da bozmayacaktır. İlk kurucusundan şimdili yönetime kadar Geyve birlik ve beraberlik içinde yoluna devam ediyor. Yeni ilçe başkanı seçilen değerli kardeşimiz Sayın Abdullah Özdemir ve yeni yönetim ekibine başarıların devamını diliyorum. İnşallah daha büyük başarılara birlikte adım atacağız. Bugünkü kongremize gelen, gelemeyerek mesaj gönderen ve gönlü bizimle beraber olan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Durmak Yok, Geyve ‘de Huzura ve Hizmete Devam… “

Adapazarı Gar Müdürü Hüsamettin Töre Reçeteyi Yazdı

Birleşik Taşımacılık Sendikası’nın Ada treni ile ilgili düzenlenen toplantıya Adapazarı Gar Müdürü Hüsamettin Töre’nin sözleri damgasını vurdu.

Büyükşehir Belediyesinin Gar alanı ile ilgili düzenlemesini eleştiren Töre, 2004 yılında ki Balıklı Gar Projesinin bile daha iyi olduğunu savundu. Töre, Balıklı gar ile alanın 1 km ötelenmesine rağmen şimdi ki proje ile 64 dönüm alanın istendiğini, TCDD Genel Müdürlüğünün bu isteye evet diyebileceğini sanmadığını kaydetti. Töre, Gar düzenlemesine başlasalar bile bittiğini göremeyeceklerini ifade etti.

Karakamış ve Erenler OSB’ye yapılacak istasyonlar ile Adapazarı hattının atıl duruma düşeceğini kaydeden Töre, “64 dönümlük alanın bedeli 640 milyon lira. TCDD Büyükşehir’e vermek yerine satar Karasu hattının bitirilmesine de harcayabilirim diyebilir. Ada trenini gelmesi trafiği etkiler diyorlar, bunu diyenler İzmit’e baskılar. Etkilenmek yerine hareketlilik bile kazanıldı dedi.


“Türkiye’nin birinci önceliği Türkiye’dir…”

“Türkiye’nin birinci önceliği

Türkiye’dir…”

Necdet Buluz

ABD Başkanı Trump’un Amerikan Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararından sonra öyle görünüyor ki, özellikle Ortadoğu yangın yerine dönecek. Karardan sonra başlayan tepkiler, yapılan açıklamalar bunun ayak sesleridir.

Asıl soru şu:

Bu tepkiler, Trump’a geri adım attırır mı?

Her ne kadar Amerika ve İsrail dışında AB ülkeleri, Araplar, Rusya, Çin gibi süper güçler alınan kararı doğru bulmuyorlar ve bu nedenle de açıklamalar yapıyor. BM’den ve Papa’dan da olumsuz görüşler çıktı.

Bütün bunlara rağmen Trump, yaptığı açıklamada İsrail halkının yanında olmaktan ve kalıcı bağımızı güçlendirmekten gururluyuz” diyor. Bu açıklamanın anlamı “Geri adım atmayacağım” demektir.

Türkiye, karara en büyük tepkiyi veren ülke olarak öne çıkıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamaları ve telefon diplomasisi ile bir yerde “Kudüs bizim ve İslam dünyasının kırmızı çizgisi” diyerek konumun önemine dikkat çekiyor.

Erdoğan İslam Konferansını olağanüstü toplantıya çağırdı, bölge ülkelerinin liderleriyle konuştu, beklenmedik şekilde ters köşede duran Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile temasta ve temas sonrası Putin’in Ankara’ya geleceği haberleri verildi.

Çoğu Müslüman Arap ülkesinden daha tutarlı bir Kudüs çıkışı yapan Katolik Hıristiyanların dini lideri Papa Francis ile diplomasi yelpazesini genişletiyor.

Son günlerde yaşanan siyasi kutuplaşmaya rağmen Meclis’teki siyasi partilerin tamamı 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden bu yana ilk defa Kudüs konusunda yeniden ortak duruş sergiledi.

Bu noktada söyleyeceklerimiz var: Büyükelçiliklerini taşıyacak olanlar var.

Konuyu gündemde tutarken, diplomasi dilini sertleştirmemek, kırmamak, dökmemek gerekiyor. Dünya dili ile konuşmak, yangına körükle gitmemeye özen göstermek gerekiyor.

Bunları niye yazıyoruz:

Trump, açılamasında “ Kudüs’e bizden önce taşıyacak olan ülkeler var. Bazı Arap ülkeleri ile AB ülkelerini göstermelik tepkilerine de bakmayın “demişti.

Bazı Amerikan ve Avrupa Gazetelerinde çıkan yazı ve yorumlarda da Suudi Arabistan ile Mısır’ın Trump’un kararına “yeşil ışık “yaktıkları söyleniyor.

Araplara güven olmaz. Bu nedenle atacağımız adımlarda bunlara güvenerek ortaya çıkmamamız gerekiyor. Aynı şekilde AB üyesi ülkelerin tepkilerine de aldanmayalım.

Arap alemi zaten birbiri ile kavgalı, bölüp pörçük ve çoğu yerde birbirleri ile savaşıyor. Bir araya gelip, ortak tavır koyamıyorlar. Yarın hiç birini ortada göremeybiliriz

Nitekim Taha Akyol, Hürriyet’teki köşesinde Kudüs konusunda Türkiye’nin çok dikkatli bir diplomasi uygulaması gerektiğini anımsatıp, şu önemli vurguyu yapıyor:

“Türkiye Kudüs davasını ihmal edemez, lafla geçiştirilemez. Siyasi tepkisi elbette faal ve etkili olmalıdır. Türkiye’nin birinci önceliği Türkiye’dir; milli, Müslüman’ca ve insani bir görev olarak Kudüs davasına sahip çıkarken, kendisine önemli bir zarar gelmemesi için çok dikkatli olmalıdır. Zira bizim de ciddi sıkıntılarımız var.”

Yaşadığımız sıkıntılara yenilerini eklememek için çaba göstermek ve atacağımız her adımı iyi hesaplamamız gereken günlerden geçiyoruz.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz

Hak Parti Lideri Serkan ARSLAN "Oturmak, yerinde saymak artık bizlere yakışmaz"

Bu dava Hazreti Allah’la şeytanın savaşıdır. Hakla batılın savaşıdır.

Hak ve Hakikat Partisi Genel Başkanı Serkan Arslan 

“Bismillahirrahmanirrahim Allahu Teala’nın selamı, rahmeti, mağfireti, muhabbeti, aşkı, sevdası müminlerin üzerine olsun.
Saygıdeğer dava kardeşlerim, malumunuz üzere Hak ve Hakikat Partisi kurucu genel başkanımız, Efendimiz Sayın Dursun GÜNEŞ Muhammed Ali Mehdi Resul Hazretleri, hakka yürümüş, Vuslat olmuştur. Allahu Teala rahmet eylesin, mekanı, Makamı Ala olsun, bizleri şefaatine nail eylesin.
Kardeşlerim, Efendimiz bizlere bir emanet bıraktı.
Bu emanet Allahu Teala’nın davasıdır. Tarikattir, hilafettir.
Yani Hazreti Allah’ın hükmünün, Kanunu’nun kainata hakim olmasıdır.
Yani Kuranı Kerim’in anayasa olmasıdır, yaşam tarzı olmasıdır.
Bu dava Hazreti Allah’la şeytanın savaşıdır. Hakla batılın savaşıdır.
Adem aleyhisselamdan başlamış, kıyamete kadar da devam edecektir.
Bu davada, efendimiz Muhammed Ali Mehdi Resul’ün nasıl canla başla, malıyla canıyla, Gece gündüz demeden çalıştığına bizler şahit olduk, Hazreti Allah da şahittir.


Efendimizin örneği hep Resulullah efendimiz, kaynağı da hep Kuranı Kerim oldu.
Resulullah Efendimiz, ehli beytinin, ehli cemaatinin imamı, ordusunun komutanı, Mahkemesi’nin Kadısı, milli eğitiminin öğretmeni ve ekonomisinin Mizanıydı.
Yani bir bütündü. Yani yürüyen kur’an idi.
Sahabe efendilerimizin şunu deme hakları yoktu;
Ya Resulullah biz senin namaz emrine uyarız ama ya şu Cihat olmasa, ya da oruç tutarız ama ya şu zekat olmasa.
İman bir bütündür. Şurasını kabul ediyorum ama.burasını kabul etmiyorum..yok böyle bir iman.
Şunu anlatmak istiyorum kardeşlerim, bireysel olarak sabaha kadar namaz kılalım akşama kadar Kuranı Kerim okuyalım ama sistem İslam değilse Cahiliye Dönemi kanunları geçerli ise bu şeriatımız bir anlam ifade etmeyecektir.


Bugüne kadar islam adına ortaya çıkmış siyasi partiler, Hazreti Allah’ın davasını dava edinmediler. Tarikatlara, cemaatlere önem vermediler, bugünkü batıl düzeni değiştirmeyi hiç düşünmediler.
Cemaatlerde Hakkı gereği gibi temsil etmediler postlarından kalkıp meydanda Hakkı haykıramadılar.
Bizim, bugünkü siyonist sistemi değiştirmemiz gerekir, Allahu Teala’nın hükmünü hakim kılmamız gerekir, Kanun koyucu olmamız gerekir.
Bunun yolu bugün siyasettir.
Efendimizin bıraktığı yerden, onun çalışmasını örnek alarak, malımızla canımızla Allah yolunda mücadele etmemiz gerekir.
Efendimizden! Bizler mücadele etmeyi yani mücahit olmayı öğrendik. Oturmak, yerinde saymak artık bizlere yakışmaz. Bunu Kendimiz için yapmalıyız, milletimiz için yapmalıyız, Ümmet için yapmalıyız, ve Nihayet efendimiz için yapmalıyız, Resulullah efendimiz için yapmalıyız, Hazreti Allah için yapmalıyız.
Bu bir tercih meselesi değildir. Bu bir mecburiyettir. Hazreti Allah seçmiş, bizim seçme hakkımız yoktur.
Hiçbir kardeşim kendini küçümsemesin, benden bir şey olmaz demezsin, Biz Aslan yavrularıyız, aslanın yavrusu da Aslan olur.
Biz hakkız, biz hakikatiz, Allahu Teala’nın aşıklarıyız, biz fırkayı Naciyeyiz.
Bu son gemi, Tevhid gemisi, Nuh’un Gemisi, Kurtuluş gemisiyiz.
Biz üzerimize düşeni yapalım Hazreti Allah’ın davasını menziline erdireceğinden hiç şüphem yoktur.
Çalışmalarımıza, kaldığımız yerden devam edeceğiz. Ta ki son nefesimize kadar.
Gayret, Emek, Çaba bizden, Tevfik, takdir Allah’tandır.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Bu vesilelerle mübarek Mevlit Kandili’nin islam aleminin dirilişine, toplanışina ayağa kalkışına, vesile olmasını niyaz ediyorum.
Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Allah’a emanet olun.