kategori Arşivleri: Güncel

Demokrat Parti Sakarya İl Başkanı İsmail Ergül Erdoğan Isır'ı tebrik etti

Demokrat Parti Sakarya İl Başkanı İsmail Ergül Erdoğan Isır’ı tebrik etti

Demokrat Parti Sakarya İl Başkanı Ismail Ergül Yönetim Kurulu üyeleri ile CHP Sakarya İl Başkanı Erdogan Isır yeni görevine başlaması nedeniyle tebrik ziyaretinde bulundular

Demokrat Parti Sakarya İl Başkanı İsmail Ergül ,Pamukova İlçe Başkanı Ahmet Bilaloğlu,Ferizli İlçe Başkanı Hüseyin TONK, Demokrat Parti İl başkan Yardımcısı Cengiz KARABAŞ,Hülya LÜLECİ,İbrahim ATALAY,Ahmet UZUN,Ekrem BİRER ziyarette  hazır bulundu.

Demokrat Parti Sakarya İl Başkanı İsmail Ergül  Yeni görevinde  başarılar diledi.


MHP Adapazarı İlçe Başkanı İsmail KÜÇÜK Mustafa Çolak 'ı tebrik etti

MHP Adapazarı İlçe Başkanı İsmail KÜÇÜK Mustafa Çolak ‘ı tebrik etti

 

MHP Adapazarı İlçe Başkanı İsmail KÜÇÜK ile Yönetim Kurulu üyeleri Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetim Derneği Sakarya Şubesinin ziyaret ettiler TÜRKİYE Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Sakarya Şubesi’nin 10 ncu Olağan Genel Kurulunda Başkan seçilen Mustafa Çolak ‘ı tebrik ettiler

Mustafa Çolak”Bizler; bağımsızlığımız, vatanımızın bölünmez bütünlüğü, bayrağımızın ilelebet dalgalanması, Cumhuriyetimizin bekası için inançlarımız uğruna görevlerimizi yerine getirdik.Bu topraklar binlerce yıldan beri Türk topraklarıdır. Bedeli kanla ödenmiştir. Bu toprakları geri alma hayali kuranlar, her şeyden önce bu bedeli ödemeyi göze almalıdır.

Şehit Ve Gazi Haklar

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI
MADDE 61. – Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.

02,07,2013
HARP VE O.V.MALULLERİ İLE İLGİLİ BEKLEMEKTE OLDUĞUMUZ 6495 SAYILI TORBA YASA CUMHURBAŞAKANIMIZ TARAFINDAN İMZALANMIŞTIR.
MADDE 84- 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“EK MADDE 2- 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56  ncı  maddesi ile mülga 45 inci  ve  64  üncü  maddelerine, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesine ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü olmaları sebebiyle kendilerine aylık bağlananlara bir konut ile sınırlı olmak kaydıyla Toplu Konut İdaresince faizsiz olarak kredi verilir. Aynı kanunlar kapsamına giren sebeplerle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri ile harp veya vazife malullüğü aylığı almaktayken faizsiz kredi hakkından yararlanmaksızın hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri için ise; bir konut ile sınırlı olmak üzere, öncelikle dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse kredi kullanacak çocuklardan en az birisinin yetim aylığı almakta olması kaydıyla aylık bağlanma koşullarına bakılmaksızın talepte bulunan çocuklarına müştereken, bu kişiler bulunmadığı takdirde de öncelikle anaya olmak üzere ana veya babasına konut sahibi yapmak amacıyla Toplu Konut İdaresince faizsiz olarak kredi verilir.

Birinci fıkrada belirtilen haller kapsamında harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile ilgili mevzuatına göre aylık  bağlanan  malullerden,  5510  sayılı  Kanunun  4  üncü  maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenler de birinci fıkra hükmünden yararlanırlar.

Bu kredinin tavan tutarı, Yüksek Planlama Kurulunca belirlenir. Kredi için yapılacak başvurulara, kredilerin kullandırılmasına, geri ödeme süre ve yöntemlerine ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Toplu Konut İdaresince çıkarılan yönetmelik ile belirlenir.”

MADDE 85- 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendine “sivillerden” ibaresinden sonra gelmek üzere “Sosyal Güvenlik Kurumunca” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 86- 3713 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“EK MADDE 1- 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve  (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarının ve sürekli işçi kadrolarının  %2’sini aşağıdaki hükümlerde belirtilen hak sahiplerinin istihdamı için ayırmak ve bu madde hükümleri çerçevesinde İçişleri Bakanlığınca hak sahibi olduğu belirlenerek Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve Başkanlıkça atama teklifi yapılanları atamak zorundadır. Kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarına, ilgili mali yılda 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 7 nci maddesi kapsamında yapabilecekleri toplam atama sayılarının ne kadarını bu madde kapsamında yapılacak atamalar için ayıracağı ve buna ilişkin diğer hususlar Başbakan onayı ile belirlenir.

Bu madde kapsamında hak sahipliği sonucunu doğuran durumlar aşağıda belirtilmiştir:

a) 5434 sayılı Kanunun mülga 64 üncü maddesi, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrası, bu Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlar,

b) 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında vazife malulü sayılan; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli ile Emniyet Teşkilatından Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli,

c) (b) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olanlardan vazife malulü sayılanlar,

ç) 21 inci maddenin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında vazife malulü sayılanlar, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında aylık bağlananlardan terör eylemleri nedeniyle hayatını kaybetmiş veya engelli hale gelmiş olanlar ile Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna ait fabrika, işletme, müessese veya bağlı ortaklıklarda görevli  olanlardan  patlayıcı maddelerin üretimi, incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hale getirilmesi sırasında oluşacak patlamalardan dolayı hayatını kaybedenler.

İstihdam hakkından;

a) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında hayatını kaybedenlerin eş veya çocuklarından birisi ile ana, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi; ana, baba ve kardeşi yoksa eş veya çocuklarından toplam iki kişi; eş veya çocuğu yoksa ana veya babası ile kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi, ana veya babanın bu hakkı kullanmaması durumunda ise bir diğer kardeşi olmak üzere toplam iki kişi,

b) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan malullerin kendileri veya eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendisi veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,

c) İkinci fıkranın (c) bendine göre malul sayılanların kendileri veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden birisi;  hayatını kaybedenlerin ise eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,

ç) İkinci fıkranın (ç) bendine göre engelli hale gelenlerin kendileri veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden birisi; hayatını kaybedenlerin ise eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,

yararlanır.

Bu madde kapsamında atanacakların, atamalarının yapılacağı kadro veya pozisyonlar için sınavlara ilişkin hükümler hariç olmak üzere ilgili mevzuatında öngörülen nitelik ve şartları taşımaları zorunludur.

Bir başkasının bakımına muhtaç olacak derecede engelli olanlar, birinci fıkrada sayılan kurumlarda görev yapanlar, istihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar ile kırk beş yaşını bitirmiş olanlar istihdam hakkından faydalanamazlar ve bu durumda olanlar yukarıdaki fıkraların uygulanmasında dikkate alınmaz.

Hak sahiplerinden ilköğretim, ortaokul, ilkokul mezunu olanların hizmetli unvanlı kadrolara; ortaöğretim ve yükseköğretim mezunu olanların ise memur unvanlı kadrolara atama teklifleri Devlet Personel Başkanlığınca yapılır.  Sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadrolarına yapılacak atama tekliflerinde ise hak sahiplerinin bu fıkra uyarınca öğrenim durumları itibarıyla atanabilecekleri kadro unvanları dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığınca belirlenen aynı veya eşdeğer unvanlı pozisyon ve kadrolar esas alınır.

Kamu kurum ve kuruluşları bu madde kapsamında atama yapılması amacıyla ayırdıkları %2 oranındaki kadro ve pozisyonların unvan ve sayısını her yılın şubat ve ağustos aylarının son gününe kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirirler.

Bu madde kapsamında başvuranlardan hak sahibi olanlar İçişleri Bakanlığınca tespit edilerek, liste hâlinde her yılın mart ve eylül aylarının son gününe kadar Devlet Personel Başkanlığına  bildirilir.  Bildirilenlerin  atama  teklifleri,  kamu  kurum  ve  kuruluşlarının  söz konusu münhal kadro ve pozisyonlarına Devlet Personel Başkanlığınca kırk beş gün içinde yapılır. Kamu kurum ve kuruluşlarınca atama yapılabilecek kadro ve pozisyonların bildirilmemesi veya unvan bazında ihtiyacın karşılanamaması durumunda Devlet Personel Başkanlığınca kapsamdaki kamu kurum ve kuruluşlarının münhal kadro ve pozisyonlarına resen atama teklifi yapılır. Atama işlemlerinin, atama teklifinin kamu kurum ve kuruluşuna intikalinden itibaren otuz gün içinde yapılması zorunludur. Atama emri ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. İlgililerin işe başlama sürelerine ve işe başlamama hâlinde yapılacak işlemlere ilişkin olarak 657 sayılı Kanunun 62 nci ve 63 üncü maddeleri hükümleri uygulanır. Atama onayı alınmasına rağmen görevine başlamayanlar ile başladıktan sonra herhangi bir sebeple görevden ayrılanlar bu madde kapsamında yeniden istihdam edilemezler.  Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler.

Bu maddenin uygulanmasında takip edilecek usul ve esaslar ile diğer hususlar; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının görüşleri alınmak suretiyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde Devlet Personel Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.”

MADDE 87- 3713 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 13-  Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ek 1 inci madde kapsamında istihdam hakkı bulunanlardan kırk beş yaşını doldurduğu için istihdam hakkından yararlanamayacak olanlar, söz konusu maddede öngörülen yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde İçişleri Bakanlığına müracaat etmeleri şartıyla bir defaya mahsus olmak üzere mezkûr maddede belirtilen istihdam hakkı sınırlamaları çerçevesinde yararlandırılır.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ek 1 inci madde kapsamına girenler ile bu maddenin birinci fıkrasında belirtilenlerden İçişleri Bakanlığınca hak sahibi olduğu tespit edilenlerin atama teklifleri Devlet Personel Başkanlığınca 2015 yılı sonuna kadar kura usulü ile yapılır. Hak sahiplerinin atama teklifleri; ek 1 inci madde kapsamına giren kurum ve kuruluşların dolu kadro ve pozisyon sayısının, kurumların toplam dolu kadro ve pozisyon sayısına oranı esas alınmak suretiyle hak sahiplerinin kamu kurum ve kuruluşlarına dengeli dağılımı gözetilerek Devlet Personel Başkanlığınca kura usulü ile gerçekleştirilir. Hak sahiplerinin atamasının yapılacağı kadro veya pozisyonun belirlenmesinde ek 1 inci  maddede öngörülen usul uygulanır. Bu madde kapsamında yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esaslar, ek 1 inci maddede öngörülen yönetmelikte düzenlenir. Kura sonucu yapılacak atamalarda atama teklifleri ile birlikte atama teklifi yapılan kamu kurum ve kuruluşlarına diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın kadro ve pozisyonlar ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Bu kadro ve pozisyonlar mevzuatı uyarınca düzenlenen ilgili cetvel ve bölümlere eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilen kadro ve pozisyonlar herhangi bir şekilde boşalması hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.

Bu madde uyarınca yapılan atamalar, ek 1 inci maddede belirtilen hak sahiplerinin atanması için ayrılması gereken %2 oranındaki kadro ve pozisyon sayılarının hesabında dikkate alınmaz.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ek 1 inci maddeye göre yapılan başvurular başvuru tarihindeki mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.

Bu madde ile ek 1 inci madde kapsamında 31/12/2015 tarihine kadar yapılacak atamalar, yılı merkezi yönetim bütçe kanunlarında yer alan kısıtlamalara tabi tutulmaz.”

MADDE 88- 8/1/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesine birinci ve dördüncü fıkralarından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş, aynı maddenin mevcut ikinci fıkrasında yer alan “malûl, yaşlı,” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hükümleri” ibaresi “ilgili diğer hükümleri” ve beşinci fıkrasında yer alan “üçüncü fıkrada” ibaresi “beşinci fıkrada” şeklinde değiştirilmiştir.

“24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun veya 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki hizmetleri sebebiyle vatani hizmet tertibinden aylık bağlananların; 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesine, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre vazife malulü sayılarak aylık bağlananların kendileri, eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenler ile vazife malulü sayılarak aylık bağlananlardan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenlerin kendileri ile eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılacak şekilde hayatını kaybedenlerin ya da aynı kapsamda aylık almaktayken hayatını kaybedenlerin eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; engelliler için sağlık kurulu raporuyla %40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere birlikte yolculuk ettikleri refakatçileri, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası   hatlarından,   belediyelere,   belediyeler   tarafından   kurulan   şirketlere,  birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanırlar.

Türk vatandaşı olan altmış beş yaş ve üzeri kişiler, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi hatları ile belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak, demiryolları ve denizyollarının şehirlerarası hatlarından ise %50 indirimli olarak yararlanırlar. Bu fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlar, belediyeler, belediyeler tarafından kurulan şirketler, birlikler, müessese ve işletmeler altmış ila altmış beş yaş arasında bulunan kişilerin toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli olarak yararlanmasını sağlayabilirler.”

“İlgili kurumlar, belediyeler ile belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketler, ücretsiz ve indirimli seyahat hakkının kullanılması ile ilgili olarak gerekli tedbirleri alırlar. Ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullandırılmaması hâlinde bu haktan faydalandırılmayan her kişi için toplu taşıma aracının tarifesi üzerinden elli tam bilet bedeli tutarında idari para cezası mülki idare amiri tarafından uygulanır. Bu maddeye göre verilecek idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.

İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri kapsamında hizmet verecek toplu taşıma araçları, toplu taşıma hizmetlerinin kapsamı ile bu hizmetlerden ücretsiz ve indirimli yararlanmaya ilişkin usul ve esaslar, Maliye, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme, İçişleri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.

1005 sayılı Kanun ve 3292 sayılı Kanun kapsamında vatani hizmet tertibinden aylık bağlananlar ile 5434 sayılı Kanunun 56 ncı, mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine veya 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine göre harp veya vazife malullüğü aylığı bağlananların ya da 2330 sayılı Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlananların veya harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile harp veya vazife malullüğü aylığı almakta iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenlerin, bu fıkrada sayılan kanunlar veya maddeler gereğince dul ve yetim aylığı bağlananların ikametgâhlarında kullandıkları elektrik enerjisi ücreti %40’tan; belediyelerce tahakkuk ettirilecek su ücreti ise %50’den az indirim içermemek üzere belirlenecek tarife üzerinden alınır.”

MADDE 89- 4736 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 1- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, yetim aylığı alan ve ücretsiz seyahat hakkı bulunanların bu aylıkları almaya devam ettikleri müddetçe ücretsiz seyahat hakkı saklıdır.”

MADDE 90- 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(9.500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarın, çalışma gücü kaybı;

a) Yüzde kırktan daha aşağı olanlar hariç olmak kaydıyla, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen malullerin kendilerine yüzde altmışı tutarında,

b) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen malullerin kendilerine yüzde sekseni tutarında,

c) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen malullerin kendilerine tamamı tutarında,

ç) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilenlerin 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca belirlenecek hak sahiplerine ise tamamı üzerinden yapılacak paylaştırma tutarında,

aylık bağlanır.

Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen bu aylıklar her yıl sonunda faturası karşılığında Maliye Bakanlığından tahsil edilir.

Ancak, ölenlerin anne ve babasına aylık bağlanmasında, 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartları aranmaz. Çalışma gücü kayıpları nedeniyle bu maddeye göre aylık bağlanmasına hak kazanmakla birlikte aylık bağlanmamış olanlardan veya bu maddeye göre aylık almakta iken vefat edenlerin önceden tespit edilmiş malullük oranlarına göre hak kazanabilecekleri ya da almakta oldukları aylıklar, 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi uyarınca belirlenecek hak sahiplerine birinci fıkranın (ç) bendine göre intikal ettirilir.”

         MADDE 91- 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi ile dördüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin son fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“Bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlanmış malullerden ölenlerin ya da bu hükümlere göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin ana veya babalarına, ölüm tarihini takip eden ay başından geçerli olmak üzere 5510 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi ile bu Kanunun mülga 77 nci ve 92 nci maddelerinde sayılan haller hariç olmak kaydıyla herhangi bir şart aranmaksızın aylık bağlanır; erbaş ve erler ile yedek subay okulu öğrencilerinin ana veya babasına bağlanan aylığın toplamı 16 yaşından büyükler için tespit edilen bir aylık asgari ücretin net tutarından az olamaz.”

“Erbaş ve erler ile yedek subay okulu öğrencilerinin ana ve babalarına bağlanacak aylığın 16 yaşından büyükler için tespit edilen bir aylık asgari ücretin net tutarına yükseltilmesi amacıyla aylık yükseltilmesi yapılan hallerde ilave edilen kısım hariç olmak kaydıyla, bu fıkra kapsamında ana ve babalara bağlanacak aylıklar Bakanlar Kurulu kararı ile %200’üne kadar yükseltilebilir.”

MADDE 92- 5434 sayılı Kanunun ek 77 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve (b) bendinin üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı bendin dördüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmış, (c) bendinde yer alan “Sivil iştirakçiler ile” ibaresi “Sivil iştirakçilere uygulanacak  azami   derece  ve  kademe,  öğrenim  durumları  ve  hizmet   sınıfları   itibarıyla 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yükselebilecekleri derece ve kademe;” şeklinde değiştirilmiş, aynı maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve mevcut üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

 “Bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine ve 2330 sayılı Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malullüğü aylığı üzerinden aylık bağlananların bu aylıkları, aşağıdaki esaslar dahilinde yükseltilir.”

“Astsubaylar ve uzman jandarmalarda yükselinebilecek azami derece ve kademe, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda kendilerine ilişkin aylık gösterge tablosunda belirlenmiş olan en yüksek derece ve kademedir.” 

“Bu madde kapsamında yapılacak olan intibak işlemlerinde, 1 Eylül tarihi esas alınır. 1 Eylül tarihi esas alınarak yapılacak olan intibak işlemlerinde, görevde iken yapılan son terfi işleminin üzerinden bir tam yıl geçmemiş olanlar hakkında izleyen yılın 1 Eylül tarihi itibarıyla intibak işlemi yapılır.”

MADDE 93- 5434 sayılı Kanunun ek 79 uncu maddesinin birinci, dördüncü, altıncı ve onuncu fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. 

“Bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi, 2330 sayılı Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malullüğü aylığı üzerinden aylık bağlananlara, bu madde uyarınca ek ödeme verilir.”

“Birinci fıkrada belirtilen hükümlere göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri, birinci derece malullere uygulanan gösterge üzerinden; aynı sebeplerle malullük aylığı almakta iken ölenlerin dul ve yetimleri ise malullerin hayatta iken maluliyet derecelerine göre yararlandıkları gösterge üzerinden ve sosyal güvenlik kanunlarına göre dul ve yetim aylığı aldıkları süre ile sınırlı olarak ek ödemeden yararlanır. Dul ve yetim sayısının bir kişiden fazla olması hâlinde, verilecek ek ödeme hak sahipleri arasında eşit olarak paylaştırılır.”

“Birinci fıkrada belirtilen hükümlere göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin, aynı sebeplerle malullük aylığı almakta olanların veya bunlardan ölenlerin çocuklarına her ay için; ilköğretimleri sırasında (1.250), ortaöğretimleri sırasında (1.875) ve yükseköğretimleri sırasında (2.500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda eğitim ve öğretim yardımı yapılır. Bu yardımlar, yılda bir kez olmak üzere, bulunulan yılın Eylül ayında geçerli olan memur aylık katsayısına göre hesaplanarak 1 Eylül-31 Aralık tarihleri arasında ve öğrenim durumunu gösterir belge ile birlikte yapılacak talep tarihindeki öğrenim seviyesi esas alınmak suretiyle toptan ödenir. 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında faaliyet gösteren özel eğitim okullarında eğitim alanlar da bu fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlanırlar.”

“Birinci fıkrada belirtilen haller kapsamında harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile ilgili mevzuatına göre aylık  bağlanan  malullerden,  5510  sayılı  Kanunun  4  üncü  maddesi  kapsamında çalışmaya başlamaları sebebiyle ödenmekte olan aylıkları kesilenler de yukarıdaki esaslar dahilinde ek ödeme ile eğitim öğretim yardımından yararlanırlar.”

      MADDE 94- 5434 sayılı Kanunun ek 81 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ek 77 nci madde kapsamına girenler hariç olmak üzere vazife malûllüğü veya” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 95- 5434 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 225- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp malullüğü veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanlar ile bunlardan aylık almakta iken ölenlerin veya anılan madde ve kanunlara göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri; bu maddeyi düzenleyen Kanunla ana ve babalara aylık bağlanabilmesine ilişkin olarak bu Kanunun 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişikliklerin, bağlanmış olan aylıkların intibak suretiyle arttırılmasına ilişkin ek 77 nci maddesinde yapılan değişikliklerin, ek ödeme ve eğitim öğretim yardımı verilmesine ilişkin olarak ek 79 uncu maddesinde yapılan değişikliklerin durumlarına uygun hükümlerinden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki döneme ilişkin olarak herhangi bir fark ödenmeksizin ilgili maddelerde belirlenmiş olan usul ve esaslar çerçevesinde yararlandırılırlar.

Ek 79 uncu madde kapsamında ek ödemenin beş katı tutarında yardım yapılmış olması hâlinde, bu ödemenin yapıldığı beşinci yılı takip eden ödeme dönemine kadar bir süre geçmedikçe bu maddeyi düzenleyen Kanunla ek 79 uncu maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikten dolayı ödeme yapılmaz. Beş yıllık dönemin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolmuş olması hâlinde geriye yönelik herhangi bir ödeme yapılmaz.

72 nci maddenin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde bu Kanunla yapılan değişiklik neticesinde, aylık bağlama şartları yeniden düzenlenen kişiler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bağlanmış olan aylıkları sebebiyle açtıkları davalardan feragat etmeleri hâlinde; kendilerine çıkarılmış olan borçların faize ilişkin kısmı terkin olunur, anaparaya ilişkin kısmı ise beş yıla kadar taksitlendirilir ve haklarındaki mevcut dava ve icra takiplerinden vazgeçilir. Aylık taksit tutarının kişinin gelirinin dörtte birini aşması hâlinde taksit süresi uzatılır. Ancak, adlarına borç çıkartılmış olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra vefat edenlerin vefat tarihi itibarıyla borçlarının kalan kısmı; önceden vefat edenlerin ise bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla borçlarının kalan kısmı tahsil edilmez ve haklarında bu amaçla dava veya icra takibi bulunması hâlinde bunlardan vazgeçilir.”

MADDE 96- 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin birinci ve ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri veya 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi uygulanarak  aylık  bağlanmasını  gerektiren  kanunlara  göre vazife malullüğü aylığı bağlanmış malullerden, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıkları kesilmez.”

MADDE  97- 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesi ile onbeşinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerinin birinci cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ancak, harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenlere ise görevden ayrılmalarına ve başkaca bir müracaata gerek kalmaksızın sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.”

“5 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi hükmü saklı kalmak kaydıyla vazife malûllüğü aylığı bağlanmış olanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir ve bunlar hakkında uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.”

“Harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya devam edenler hakkında uzun vadeli sigorta kollarının uygulanmasına devam edilir.”

MADDE 98- 5510 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde, aynı maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde geçen “3713 sayılı Kanuna göre” ibaresi ile ikinci fıkrasında geçen “3713 sayılı Kanun kapsamında” ibaresi “2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar veya 5434 sayılı Kanunun 56 ve mülga 64 üncü maddeleri kapsamında” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin birinci fıkrasının (d) bendinin son cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.

“c) 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ve mülga 64 üncü maddelerine göre vazife malullüğü aylığı almakta iken; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla çalışmaya devam edenler ile sonradan bu Kanuna tabi çalışmaya başlayacaklar için sosyal güvenlik destek primi uygulanmaksızın bu Kanunun 5 inci maddesinin (c) bendi hükümleri uygulanır.”

MADDE 99- 5510 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 52- Bu maddeyi düzenleyen Kanunla 2330 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlandıktan sonra sigortalı olarak çalışanların bu şekilde geçen sigortalı çalışmalarından kaynaklanan haklarına ilişkin olarak yapılmış olan düzenlemeler, 3713 sayılı Kanun kapsamına giren sebeplerle vazife malullüğü aylığı bağlanmış veya bağlanmasına hak kazanmış olup da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sınıf  veya  görev  değiştirmek  suretiyle  çalışmaya  devam  eden  veya  bu  Kanunun  4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında tekrar çalışmaya başlamış olanlardan bu çalışmaları devam etmekte olanlar hakkında da uygulanır. Bunlardan, vazife malullüğü aylığı bağlandıktan sonra geçen çalışmaları bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra olanların, kesenek ve karşılık ödenmek suretiyle geçen hizmet süreleri prim ödeme gün sayısı olarak ve bu süreler içindeki emeklilik keseneğine esas aylık tutarları da aynı dönemler için geçerli olan aylık prime esas kazanç olarak sayılır.” 

TÜRKİYEDE GAZİLERE UYGULANAN SOSYAL GÜVENLİK UYGULAMALARI

“Doç. Dr. Ali Seyyar; Türkiye’de Gazilere Yönelik Sosyal Güvenlik Uygulamaları; (Yüksek Lisans Öğrenceileri Tarafından Hazırlanmış ve Değerlendirilmiş Bir Çalışma); Sakarya Üniversitesi; Sosyal Bilimler Enstitüsü.”

1.         TÜRKİYEDE GAZİLERE UYGULANAN SOSYAL GÜVENLİK UYGULAMALARI

A. GAZİ KİME DENİR ?

MUHARİP GAZİ      :Türk Silahlı Kuvvetleri Mensuplarından Harbe Fiilen Katılanları,

MALUL GAZİ                      :Türk Silahlı Kuvvetleri Mensuplarından; Türkiye Cumhuriyeti Devleti  Sınırlarını Korumak Ve Güvenliğini Sağlamak Görevi İle Harpte Veya Devletin Bekasını Hedef Alan Terör Örgütlerine Karşı Yurt İçi Ve Yurt Dışı Mücadelede Her Çeşit Düşman Veya Terörist Silahlarının Tesiriyle Veya Harp Bölgesindeki Harekat Ve Hizmetleri Sırasında, Bu Harekat Ve Hizmetlerin Sebep Ve Tesiriyle Yaralanarak Tedavileri Sonucunda Sakatlığı Rapor İle Kesinleşenleri, İfade Eder.

B. YARALANAN/SAKAT KALAN PERSONELE SAĞLANAN HAKLAR

a.Yaralanan Personelin Sağlık İşlemleri:

     (1)Yaralı personelin tedavileri, sağlık işlemlerinde kesin sonuç alınıncaya kadar terhis edilseler dahi devam edilir.

(2)Tedavileri sonucunda kat’i rapor ile taburcu edilenlerden rahatsızlıkları devam edenler Askerlik Şubesi Başkanlıklarınca, Asker Hastanelerine sevk edilerek tedavilerinin tamamlanması sağlanır ve tedavisi sonucu haklarında “Askerliğe Elverişli Değildir” şeklinde kesin sağlık raporu verilenlerin özlük haklarının tahakkuku için gerekli işlemlere başlanır.

(3)Yurtiçinde tedavileri mümkün olmayanların, yetkili sağlık kuruluşlarının raporlarına istinaden yurtdışında tedavi edilmeleri sağlanır.

b.Yaralanan  Personele Sağlanan Maddi Haklar ;

(1)Nakdi Tazminat (Sb./Astsb./Uzm.Erb./Erb.Er) :

Aşağıda, “SAKAT KALAN PERSONELE SAĞLANAN MADDİ HAKLAR” bölümünde açıklanan kanunlar kapsamına giren yaralı personele;

En yüksek devlet memuru brüt aylığının(ek gösterge dahil) 100 katı tutarının % 20’sini geçmemek şartıyla; iş ve güçten kalma sürelerinin, arıza bırakması durumunda, en yüksek devlet memuru bürüt aylığının 100 katı tutarın %2’si oranıyla, arıza bırakmaması halinde ise %1’i oranıyla çarpımı sonucu çıkan meblağ nakdi tazminat olarak ödenir.

(2)Hava Değişim Bedeli ve Yol Ücreti Ödenmesi (Erb./Er):

Tedavilerini müteakip hava değişimi alan personele hava değişimi süresinin ilk üç ayı hava değişimi bedeli Askerlik Şubesi Başkanlıklarınca ödenir.

18 aylık askerlik süresinde 3 ay hava değişimi alan personelin bu süresi askerlikten sayılır. Hava değişimine gönderilen hastaya yol ücreti hastane saymanlığınca ödenir ve tren sevk muhtırası verilir. Hastaneye sevk sırasında ise Askerlik Şubesi Başkanlıklarınca sevk işlemi yapılarak yol ücreti hak sahibine tahakkuk ettirilir.

(3)Tedavisi Uzun Süren Subay ve Astsubayların Terfii :

Görev esnasında yaralanmaları sebebiyle uzun süreli tedaviye tabi tutulanların bulundukları rütbelerde bir yıllık sicili bulunması yeterlidir.

(4)Hava Değişimi Süresince İlaç İhtiyaçlarının Temini :

 Tedavisi devam ederken hava değişiminde bulunan personelin ilaca ihtiyacı olduğu takdirde bulunduğu yerdeki Merkez Komutanlığı, yoksa Askerlik Şubesi Başkanlıklarına başvurarak tabip muayenesi sonucu ilaçlarını karşılıksız temin ederler.

(5)Sıhhi İzin Süreleri (Sb./Astsb./ Uzm.Erb.) :

 

T.S.K.Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 31 nci maddesine göre barışta ve savaşta görev esnasında veya görev dışında görevlerinden dolayı bir saldırıya veya kazaya uğrayan veya bir meslek hastalığına yakalanan subay ve astsubaylar, müddet ne olursa olsun iyileşinceye kadar izinli sayılırlar.

(6)İşe Alınmada Öncelik (Yd.Sb./Erb.Er) :

Terörle mücadele sırasında malul sayılmayacak şekilde yaralanan Yd.Sb. ve Erbaş ve Erlere; kamu kurum ve kuruluşlarına ait iş yerlerine işçi statüsünde personel alımlarında öncelik tanınmaktadır. Hak sahipleri, sağlık kurulu raporu ve terörle mücadelede yaralandığını belgeleyen komutanlık yazısı ile beraber İş ve İşçi Bulma Kurumu Ünitelerine kayıt yaptırabilirler.

  (7)Yara İşareti Takılması (Sb./Astsb./Uzm.Erb.)

İç Güvenlik görevlerinde veya kaçakçılığın men ve takibi ile hudut emniyet hizmetlerinde fiilen çatışmalar sonucu yararlananlar ve yaralandıklarını onaylanmak suretiyle belgeleyenler yara işareti takarlar.

C. SAKAT KALAN PERSONELE SAĞLANAN HAKLAR

A.Sakat Kalan Personelin Sağlık İşlemleri :

(1)2330 sayılı kanun kapsamına giren ve tedavi giderleri herhangi bir kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanmayan yaralıların ve sakatların tedavi giderleri Devlet, Üniversite, Sosyal Sigorta Kurumu Hastaneleri ile Asker Hastanelerinde ücretsiz olarak yapılır.

(2)Malul erbaş ve erler, Emekli Sandığı’ndan sağlık karnelerini alıncaya kadar geçen süre içerisinde, maluliyetlerine neden olan rahatsızlıklardan dolayı tedavileri, 2330 sayılı kanun hükümlerine göre Asker Hastanelerinde yapılacaktır. Bu durumdaki sakat ve yaralıların müracaatları halinde Askerlik Şubeleri kanalıyla Asker Hastanelerine sevk edilmeleri sağlanacaktır.

(3)Eksilen vücut organları, yurtiçi veya yurtdışında en son teknik usullere göre yapılması mümkün sunileriyle tamamlattırılır ve gerekirse tamir ettirilir veya yenisi yaptırılır.

(4)Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz olanlar (felçli) ile kimsesizler, kamu kurum kuruluşlarına ait, bunlar bulunmadığı takdirde özel rehabilitasyon ve bakım merkezleri, yurtlar ve huzurevlerinde parasız olarak veya masrafları devlet tarafından karşılanmak üzere barındırılır, baktırılır ve tedavileri yaptırılır.

(5)TSK. İç Hizmet Kanununun 66 ncı md. a fıkrası gereğince; TSK.’de görevli personelden (Sb./Astsb./Uzm.Erb.), göreve müteallik olarak bir uzvunu veya duyusunu tamamen veya kısmen kaybedenlerin her türlü ihtiyaçları bağlı olduğu komutanlık tarafından karşılanır.

B.Sakat Kalan Personelin Maddi Hakları :

 (1)Nakdi Tazminat (Sb./Astsb./Uzm.Erb./Erb.-Er) :

Nakdi Tazminat aşağıdaki hallerde sakatlanan personele;

(a)    2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun gereği:

(I)İç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığı men, takip ve tahkiki konularında görevli olanlar bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle yaralanarak sakat kalmaları,

(II)Devlet güçlerini sindirme amacına yönelik saldırılara maruz kalıp yaralanmaları/sakat kalmaları halinde,

(b)3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu gereği:

Silahlı Kuvvetler mensuplarının yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanarak sakat kalmaları halinde malul personele en yüksek devlet memuru brüt aylığının (Ek gösterge dahil) 100 katı tutarının % 25’nden % 75’ine kadar sakatlık derecesine göre nakdi tazminat ödenir. Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malul olanlara en yüksek devlet memuru brüt aylığının (ek gösterge dahil) 200 katı tutarında tazminat ödenir.Kesin raporun alınmasının uzaması halinde, tazminatın ödenme usullerine göre, olay tarihi itibariyle belirlenen miktarın asgari oranı üzerinden avans ödemesi yapılır.

TSK Dayanışma vakfının tüzüğündeki gerçek yardım koşulu (Sb./Assb./Uzm.Erbaş.)
Hizmet süresine bakılmaksızın 1, 2, 3 ve 4′üncü derecelerden malul olarak TSK’dan ayrılan herkese maluliyet yardımı yapılmaktadır. Bu yardımın hesaplanmasında personelin bağışta bulunduğu ayın hizasındaki gösterge ile memur maaş katsayının çarpımı sonucu çıkan tutar dikkate alınmakta ve bu miktar kişinin kendisine maluliyet yardımı olarak ödenmektedir.
     (3)Malul Subay ve Astsubayların TSK’de Göreve Devam Etmeleri:

 TSK’lerinde görev yapamaz raporu alan ve organ kaybı bulunan (malul) Subay ve Astsubaylardan kendi istekleriyle göreve devam etmek isteyenler, GATA Profesörler Sağlık Kuruluna sevk edilen ve “BELİRTİLEN GÖREVLERİ YAPAR”  kararı alan ve Genelkurmay Başkanlığınca onaylanan Subay ve Astsubaylar, tekrar TSK’de uygun kadro görev yerlerinde mevcut statüleri ile istihdam edilir ve istihdam edilen personelin bu durumlarını belgelemeleri halinde görev tahsislilerle birlikte TSK’lerinde görev yaptığı sürece konut tahsisi yapılır.

     (4)T.C.Emekli Snd. Gn. Md. lüğünce Maaş Bağlanması, Emekli İkramiyesi Verilmesi, Tütün ve Alkol Ürünlerinin Satış Bedellerinden Pay Verilmesi ve Öğrenim Yardımı Yapılması :

(a)Maaş Bağlanması (Sb./Astsb./Uzm.Erb./Erb.-Er) :

2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun Maddesi kapsamına girenlerden;

(I)Sakatlanarak bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanır.

Bu madde gereğince, ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatına göre bağlanan aylıklar % 25 arttırılarak ödenir.

(II)Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayanların sakat kalmaları halinde, öğrenim durumlarına göre (Öğrenimi bulunmayanlar ilkokul mezunuymuş gibi) derece ve kademesi üzerinden kendilerine 5434 Sayılı Kanun hükümlerine göre T.C.Emekli Sandığınca görev malullüğü aylığı % 25 artırılarak bağlanır. Maaşa bağlanan malul personelin vefatı halinde ise dul ve yetimlerine maaş bağlanır. Maaş bağlanan hak sahipleri vergi iadelerini maaş aldıkları bankalardan alırlar. Bağlanan aylıklar, her yıl kademe ilerlemesi, her üç yılda bir derece yükselmesi işlemine tabi tutulur.

Başkasının yardım ve desteği olmadan yaşamak için gereken hareketleri yapmayacak derecede malul olanlara, asgari ücretin net tutarı, aylıklarıyla birlikte ayrıca ödenir.

(b)Emekli İkramiyesi Verilmesi (Sb./Astsb./Uzm.Erb.) :

        Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını bir başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malul olanlara en yüksek devlet memuru brüt aylığı (ek gösterge dahil) üzerinden, bunun dışında malul kalanlara mevcut aylıkları üzerinden 30 yılhizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir.

(c)Tütün ve Alkol Ürünlerinin Satış Bedellerinden Pay Verilmesi (Sb./Astsb./Uzm.Erb./Erb.-Er) :

Harp ve vazife malullerine  tütün ve alkol ürünlerinin satış bedellerinden pay verilir. Verilecek miktar, T.C.Emekli Sandığınca sakatlık derecesine göre hesaplanarak yılda bir defa ödenir.

Harp ve vazife malullerine hayatta bulundukları sürece ödeme yapılır. Malulün ölümü halinde ise ölen malulün en son yılda aldığı pay tutarının 5 katı bir defaya mahsus olmak şartıyla dul ve yetim aylığı bağlanacaklara eşit miktarda paylaştırılmak suretiyle yardım olarak ödenir ve kesilir.

  (ç)Öğrenim Yardımı (Sb./Astsb./Uzm.Erb./Erb.-Er) :

Tütün ve Alkol Ürünlerinin Satış Bedellerine Pay Verilmesi Hakkında Kanun (3480 sayılı Kanun) gereği malul personelin öğrenim görmekte olan çocuklarına yardım yapılır. Öğrenim Yardımı, iki yıl üst üste sınıfta kalanlara verilmez.

  (5)       OYAK Yardımı (Sb./Astsb./Uzm.Erb.):

(a)Subay, Astsubay ve üye olmaları halinde Uzm. Erbaşlara sağlık raporunun onay tarihinden itibaren 1 yıl içinde müracaat edilmesi halinde 205 sayılı yasanın 27 nci maddesi gereğince yardım yapılır.            

       (b)“TSK’lerinde Görev Yapamaz” kararı alarak malulen emekliye ayrılan üyeler hizmet sürelerine bakılmaksızın malul oldukları tarihten itibaren 2 yıl içerisinde, göreve devam edenler ise müracaatlarını müteakip hemen Oyak Konut Kredisini kullanabilirler.

(6)       Kamu Konutlarından Yararlanma ve Kira Yardımı (Sb./Astsb./ Uzm.Erb):

3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 nci maddesi (b) fıkrası gereği; kamu konutlarından yararlanmakta iken malul olanların kendileri, olay tarihinden itibaren bir yıl süreyle lojman kirası ve yakıt parası oturan kişi tarafından ödenmek şartıyla yararlanmaya devam ederler. Bu süre sonunda ikametgah olarak kullanacakları yurt içindeki taşınmazın kira bedeli 10 yıl süreyle devletçe karşılanır.

 (7)      Toplu Konut Kredisi Verilmesi (Sb/Astsb/Uzm.Erb./Erb.-Er):

3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 nci maddesi gereği, terör eylemlerine muhatap olarak yaralanarak sakat kalan TSK mensuplarına, öncelik sıralamasına göre;

– Maaş bağlanan malulün kendisi,

– Malulün kendisi hayatta değilse, maaşa bağlanan dul eşi,

– Eşi hayatta değil veya evlenmişse, maaşa bağlanan çocukları müştereken bu krediden faydalanır.

Toplu konut kredisi miktarı her yıl DİE tarafından Türkiye geneli için ilan edilen yıllık tüketici fiyat artış oranı dikkate alınarak arttırılır. İstek halinde bu miktarın altında da kredi açılabilir. Krediye faiz uygulanmaz. Kredinin geri ödenmesi hak sahibinin her türlü tazminatlar dahil olarak almakta olduğu maaşının ¼ ü tutarında

İyi Parti Sakarya Teşkilatı Sakarya Medyası ile Kahvaltıda Bir araya geldi

İyi Parti Sakarya Teşkilatı Sakarya Medyası ile Kahvaltı Yaptı

 İYİ Parti Sakarya İl Başkanı Dr. Hüsamettin Atasever İl  Yönetimi,İlçe  Başkanları,İlçe  Yönetim Kurulu üyelerininde hazır  bulunduğu   Kahvaltı Best Western Premier Sakarya’da gerçekleşti.

 İYİ Parti Sakarya İl Başkanı Dr. Hüsamettin Atasever  Kahvaltıda  yaptığı konuşmada

“Tarih hep şahitlik etmiştir ki; milletimiz, zor zamanları her daim demokratik siyaset ile aşmıştır…

Türkiye’nin büyük sorunlarını aşacak gücü var.

Milletimizin sağduyu ve kararlılığı var.

Milletimizin, adaletten yoksun, devlet gücüyle hareket eden siyasi hegemonyaları değiştirme gücü var.

Bu güçle milletimiz, demokrasiden sapmadan, Türkiye’nin önünü açmaya karar vermiştir. Milletimiz, kararmakta olan ufkumuzu, “İyilik Güneşi” ile aydınlatarak ileriye bakmaya azimlidir. Milletimiz, yeni bir siyasal hareketle, yeni bir iktidarla, güçlü bir Türkiye yoluna devam etmek niyetini açıkça beyan etmektedir.

Medeniyet yolunun taşlarını sadece cesurlar döşer…

Partimiz, milletimizin bu beyanına kayıtsız kalmayan kurucularımızın aldığı tarihi sorumlulukla kurulmuştur.

Özgür, güvenli, hukukun üstünlüğünü ön planda tutan, komşuları ile barış içerisinde, istikrarlı ve öngörülebilir bir ekonomiye sahip, uluslararası platformda saygın, milleti ile barışık, ülkesi için sorumluluk alan bireylerden oluşan ve geleceğine umutla bakan eşit fırsatlar ülkesi bir Türkiye hayali ile yol çıktık.

Partimizin çağrısı, 21. yüzyılın gerçeklerini doğru okuyabilen, değişen çağa ayak uyduran, güçlü, zengin ve mutlu Türkiye çağrısıdır…

İYİ TÜRKİYE çağrısıdır.

Eğer yaşadığımız çağ ve coğrafya doğru kavranabilmişse; Türkiye ve dünya doğru okunur, doğru değerlendirilir. Toplumu ileriye taşımanın temel şartı da budur.

İyi insanlar iyi bir Türkiye için bir araya gelecek ve “TÜRKİYE İYİ OLACAK”
Gençlerimize iş, Kadınlarımıza yaşam hakkı ve eşitlik,
Yaşlılarımıza huzur, güven ve bakım imkânı
Çocuklarımıza neşe, mutluluk ve sağlık

Milletimize birlik ve beraberlik germek için yola çıkıyoruz.Zor dönemde ve zor şartlarda yola çıktığımızın farkındayız. Milletimize inanıyor ve güveniyoruz.

 

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu Sakarya'da

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Üzerimizde oyunlar oynanıyor. Sadece İslam alemi değil, tüm insanlık üzerinde oyunlar oynanıyor. Biz bu oyunun farkına varamazsak, tedbir alamazsak yarın çok geç olabilir.”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu‘nun katıldığı Sakarya İl Başkanlığı 6. ncı Olağan Kongresi Adapazarı Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda mahşeri kalabalıkla gerçekleşti.

Karamollaoğlu, Sakarya Atatürk Spor Salonu’nda partisinin il başkanlığının 6. olağan kongresinde yaptığı konuşmada, görüşlerinin milli görüş olduğunu belirterek, kongreye katılan Sakaryalılara teşekkür etti.

Ülkenin huzur ve barışa kavuşması için çalıştıklarını dile getiren Karamollaoğlu, “Farklı fikirlerin olması, bir ülkenin gelişebilmesi için en güzel, en iyi ortamdır. Farklı fikirler gündeme getirilebilecek ki yanlışlar düzeltilebilsin. Biz Saadet Partisi olarak milli görüş özelliklerini benimseyen bir partiyiz. İlim ve teknoloji gelişiyor ve bu da sosyal hayatımıza yansıyor. Teknolojinin gelişmesi hayatımızı kolaylaştırıyor. Biz diğer siyasi görüşlerden farklı olarak insanı insan olarak görüyoruz.”

Karamollaoğlu, “İslamcı” değil, Müslüman olduklarını ve bütün insanlığın hayrı için çalıştıklarını vurguladı.

İslam alemi ve insanlığın uçuruma sürüklendiğini söyleyen Karamollaoğlu, “Üzerimizde oyunlar oynanıyor. Sadece İslam alemi değil, tüm insanlık üzerinde oyunlar oynanıyor. Biz bu oyunun farkına varamazsak, tedbir alamazsak yarın çok geç olabilir. Gizli dünya devletleri, insanlık alemini etkisi almak için her türlü önemli mekanizmayı ellerine geçirmeye çalışmışlar ve büyük mesafe kat etmişler. Ekonomi, sanayi, teknoloji, medya ve diğer güçler bunların ellerinde. Böyle olunca iktidarlar da bunların elinde demesek bile bunların etkisinde. Bu insanlar kendi şahsi meselelerini zirveye çıkarabilmek için gerektiğinde tüm insanlığı yok etmekten çekinmeyecekler.”

Karamollaoğlu, dünyada teknolojinin geliştiğini, elinde güçlü silah olanların dünyaya hakim olma çabası içerisinde olduğunu kaydetti.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nce Suriye’nin Afrin bölgesinde yürütülen Zeytin Dalı Harekatı’na değinen Karamollaoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Allah’tan şehitlerimize rahmet diliyorum. Afrin harekatına da bölgemizdeki gerekli olan diğer askeri harekatlara da elbette ihtiyaç var diye düşünüyorum. Bir ülke, bir iktidar kendi sınırında kendisini tehdit eden gelişmeler olursa oraya da müdahale etme hakkını taşır. Ancak biz bu bölgede oynanan oyunun herkes tarafından fark edilmesini istiyoruz. Biz bu oynanan oyunları 30-40 yıldır söylüyoruz. Burada başka bir oyun oynanıyor.”

Karamollaoğolu, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişiminden bahsederek, “Ne yazık ki ülkede 15 Temmuz hadisesini yaşadık. Korkunç bir kalkışma oldu. Allah bizleri korudu. İnsanımız sokağa çıktı ve bu kalkışmayı yapanların karşısına dikildi. Yüzlerce şehidimiz oldu, binlercesi yaralandı ve bu kalkışma önlendi. Böyle bir kalkışmanın ardından elbette ciddi tedbirlere ihtiyaç vardı. Bu ihtiyaç. Kısa zamanda olağanüstü adımların atılması gerekiyor. Bunun için de yetkililere birtakım imkanlar tanınması gerekiyor. Ancak siz olağanüstü hali olağan hale getirmeye kalkarsanız o zaman bu iş çığırından çıkar. O zaman hukuk rafa kaldırılmış olur.”

Haber-Fehmi DUMAN-Necla BAKAN– FESA Ajans-Sakarya

Sakarya 6. Olağan İl Kongremizi büyük bir coşku ve heyacan ile icra ettik. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.

CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan”CHP ‘daha sert’ olacak”

CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, “Afrin’deki harekâta biz karşıymışız, ordunun yanında durmuyormuşuz gibi bir algı operasyonu yapıyorlar ve bizi ‘gayri milli’ ilan ediyorlar. Şuna bakar mısınız? Çocuklarının gemiciklerine Türk bayrağı çekemeyenler, Andımız’ı kaldıranlar, açılım sürecinde PKK ile aynı masada ortaklık yapanlar, bizi gayri milli ilan ediyorlar” sözleriyle iktidara yüklendi ve “Artık daha çok kenetlenip, daha sert bir muhalefet anlayışını ortaya koymamız” dedi.

CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, Sakarya İl Teşkilatına “hayırlı olsun” ziyaretinde bulundu. Özcan, ziyaretinde parti ve ülke gündemine dair açıklamalar yaptı.

Tanju Özcan konuşmasının başında, iki gün önce operasyon geçiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sağlık durumunun iyi olduğunu ve pazartesi günü itibariyle normal mesaisine başlayabileceğini söyleyerek geçmiş olsun dileklerini iletti.

YETERLİ OLMUYORMUŞ

1977’den 2011’e kadar Sakarya ve Bolu’dan milletvekili çıkaramadıklarını söyleyen Özcan; “Hep derlerdi ‘Sakarya ve Bolu’dan milletvekili çıkarsa biz iktidara geliriz’ diye. Ancak öyle olmadı. Makûs bir talihi yendik fakat Bolu ve Sakarya’dan milletvekili çıkarmak, iktidara gelmek için yeterli olmuyormuş” diye konuştu.

 

ALGI OPERASYONU

Bugünlerde bazı konulardan çok rahatsız olduğunu ifade eden Özcan, “FETÖ ve PKK ile kolkola gezenler, zaman zaman IŞİD’i kollayanlar, her türlü terör örgütüyle çok yakın ilişkiler kuranlar; sanki Afrin’deki harekâta biz karşıymışız, ordunun yanında durmuyormuşuz gibi bir algı operasyonu yapıyorlar ve bizi ‘gayri milli’ ilan ediyorlar. Şuna bakar mısınız? Çocuklarının gemiciklerine Türk bayrağı çekemeyenler, Andımız’ı kaldıranlar, açılım sürecinde PKK ile aynı masada ortaklık yapanlar, İmralı’daki PKK liderine sekretarya tayin edenler bizi gayri milli ilan ediyorlar” sözleriyle hükümete yüklendi ve “Artık daha çok kenetlenip, daha sert bir muhalefet anlayışını ortaya koymamız lazım” ifadelerini kullandı.

            

ADAYI PARTİLİLER SEÇMELİ

Özcan, Tüzüklerinde değişmesi gereken hükümler olduğunu söyledi ve örnek olarak Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesinin Tüzükte yer almadığını belirtti. CHP’nin bir aday göstermesi gerektiğini ve yönteminin Tüzükte açıklanmadığını söyleyen Özcan, önceki seçimlerde parti tabanının içine sinmeyen bir adayları olduğunu ve bu durumdan zarar gördüklerini kaydetti. Genel Başkan, MYK veya PM’nin bu adayı tek başına belirlemesinin hata riski taşıdığını söyleyen Özcan, 1 milyon 200 bin partilinin adayı belirlemesi halinde hata yapma şansının minimuma ineceğini belirtti ve Cumhurbaşkanı adayını partiye kayıtlı bütün üyelerin hâkim gözetiminde seçmesini arzu ettiklerini bildirdi.

Haber-Fehmi DUMAN-Necla BAKAN-  FESA Ajans/SAKARYA

ARSİADER’ den MÜSİAD’ a Ziyaret

ARSİADER’ den MÜSİAD’ a Ziyaret

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), Arifiye Esnaf ve Sanayici İş Adamları Derneği (ARSİADER) Başkanı Fatih Yeter ve yönetim kurulu üyelerini ağırladı.

MÜSİAD’ ı örnek alıyoruz

MÜSİAD’ ın yapmış olduğu programlar ve gerçekleştirdiği etkinlikler kapsamında örnek teşkil ettiğini belirten Arifiye Esnaf ve Sanayici İş Adamları Derneği (ARSİADER) Başkanı Fatih Yeter, “MÜSİAD, Şehrimizin önemli Sivil Toplum Kuruluşlarından biri. Bu bünyede gerçekleşen programlarda da çok iyi bir şekilde misyon ve vizyon anlayışlarının ne kadar doğru olduğunu görüyoruz. Bizde ARSİADER olarak MÜSİAD’ı kendimize örnek olarak alıyoruz. Ayrıca yeni bir dernek olmamıza karşın yapılabilecek ortak çalışmalarda da yer almak istediğimizi belirtmek istiyorum.” Dedi.

Amacımız Arifiye’ de ticareti geliştirmek

Kuruluş amaçlarının temelinde Arifiye’ de ki esnaf, sanayici ve işadamları arasında ticareti geliştirmek ve bununla beraber de ilçe ye ticari anlamda canlılık kazandırmak olduğunu belirten ARSİADER Başkanı Fatih Yeter, “Amacımız ilçemizde ticaret adına güzel işler yapmak. Bunu yaparken ilçemizin sosyal ve kültürel anlamda gelişmesi de biz işadamları olarak önemli hedeflerden biri. Bunun için yapılacak projelerde fikir ve tecrübe olarak MÜSİAD’ ın deneyimleri bizler için çok önemli. Proje anlamında bütün fikir ve önerilere açık olduğumuzu da belirtmek istiyorum.” Şeklinde konuştu.

MÜSİAD büyük bir aile

MÜSİAD’ ın yerel ve ulusal anlamdaki yerine değinen MÜSİAD Sakarya Başkanı Yaşar Coşkun, “MÜSİAD 11.000’i aşan üyesi, 60.000’e yakın işletmeyi temsil eden ve yaklaşık 1.600.000 kişiye istihdam sağlayan, yurtiçinde 86 irtibat noktası bulunan, yurtdışında 68 farklı ülkede toplamda 181 nokta ile hizmet veren büyük bir aile. MÜSİAD Sakarya Şubesi olarak bizler de üzerimize düşen vazifeyi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz.

En büyük emelimiz ise şehrimizi önce ülke bazında daha sonra uluslararası platformlarda başarılı bir şekilde temsil etmektir. Bu kapsamda şehrimizde gerçekleştirmiş olduğumuz programlar ve çalışmalarla beraber bu amaca adım adım ilerliyoruz. Bunu yaparken ilimizde bulunan Sivil Toplum Kuruluşlarıyla beraber bu amaç uğruna çalışmak bizleri gururlandırır.

Ayrıca gerçekleştirmiş oldukları bu güzel ziyaretten dolayı ARSİADER Başkanı Fatih Yeter ve yönetim kurulu üyelerine de teşekkür ediyorum.” Dedi.

Vatan Partisi Sakarya İl Başkanı Kemal Ağralı Çok Çarpıcı açıklamalarda bulundu!!

Vatan Partisi Sakarya İl Başkanı Kemal Ağralı Çok Çarpıcı açıklamalarda bulundu!!

Vatan Partisi Sakarya:“VATAN SAVAŞINI ZAFERE ULAŞTIRACAK CUMHURBAŞKANI DOĞU PERİNÇEK”
Vatan Partisi Sakarya İl Örgütü 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimleri için çalışmalara başladı.
Genel Başkan Doğu Perinçek’in adaylığı için yüz bin imza toplamak için 30 kişilik çalışma ekibiyle Sakarya’da imza toplamaya başladı. İlk çalışmada yüz imza toplandı.


Çalışmayla ilgili bilgi veren Vatan Partisi Sakarya İl Başkanı Kemal AĞRALI “ Türkiye Vatan Savaşı koşullarında ve üretim ekonomisi ihtiyacının kapıya dayandığı bir süreçte Cumhurbaşkanlığı seçimine gitmektedir. Bu süreci başarıya ulaştırabilecek tek güç Vatan Partisi’dir. Vatan Partisi programı programı ve kadrolarıyla hükümet görevine hazırdır. Partimizin 2019 seçimlerinden başarıyla çıkması ve Genel Başkanımız Doğu Perinçek’in Cumhurbaşkanı olması sürpriz değildir. Siyasi koşullar Vatan Partisi iktidarını dayatmaktadır. Partimizin programı birer birer uygulanıyorsa iktidarımızda kaçınılmazdır. Adayımız Doğu Perinçek, Tayyip Erdoğan’a karşı tek gerçek seçenektir.”dedi.

 

Vatan Partisi Sakarya İl Başkanı Kemal Ağralı  Sakarya  Toprakları Toprakları  ile  Yolcu Trenleri  RANT’a  tercih  edildiğini  açıkladı

İYİ Parti Pamukova  Kongresinde  Kemalettin Yörük İlçe Başkanı Seçildi

İYİ Parti Pamukova  Kongresinde  Kemalettin Yörük İlçe Başkanı Seçildi

İYİ Parti Pamukova’de İlçe Kongresini Yaptı

İYİ Parti Pamukova İlçe Başkanlığı’nın birinci olağan kongresi yapıldı.

Kurucu ilçe başkanı olarak atanan Kemalettin Yörük, İyi Parti’de seçilen ilk ilçe Başkanı oldu.

Geniş katılım

İYİ Parti Pamukova Kongresi, İlçe Başkanlığında  gerçekleştirildi.

Katılımın yoğun olduğu İYİ Parti Pamukova  İlçe Kongresi’nde açılış konuşmasını İlçe Başkanı Kemalettin Yörük yaptı.

Kongreye katılanların listesini tek tek okudu.

“Kongremize katılan Geyve eski belediye başkanı ve iyi parti il yöneticisi Mehmet Kır, İyi parti ilçe yöneticisi Cemal Şenol, CHP Belediye Meclis üyesi, Hüseyin Eryiğit, Şeyhvarmaz mahalle muhtarı Mevlüt Koştur,  Cuhmuriyet Halk Partisi Pamukova İlçe Başkanı Ali Teke, Demokrat Parti Pamukova İlçe Başkanı Ahmet Bilaloğlu,  Geyve İyi Parti İlçe Başkanı Yusuf Baran, Esnafa Kredi Koop Yöneticisi Ömer Sarıkaya, Yenice mah. Muhtarı Hakkı Güneş, Avcılar ve Atıcılar Dernek Başkanı Hüseyin Özkan, Saadet Partisi İlçe Başkanı  Kemal Taş, Parti yönetim kurulu üyesi Ahmet Şen. Pamukova Ziraat Odası Başkanı Yaşar Ulukaya, Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Garip, İsabalı Muhtarı Ahmet Özer, Kazimiye muhtarı Sabri Avcı, Ahiler muhtarı İsmail Dinçer, DP eski İlçe Başkanı İsmail Kavas” misafirlere bezde divan olarak bizde hoş eldiniz diyoruz” dedi.

Akşener’in mesajı okundu

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan kongrede İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ve milletvekillerinin gönderdiği mesajı okundu. İYİ Parti İlçe Kongresi’nde Divan Başkanlığını İl Başkan Yardımcısı  Ahmet HASANOĞLU  yaparken, Divan Başkan Yardımcısı Suat ALBOSTAN, Sebati KOÇSAR,Mehmet DOĞAN,İlhan ÖZTÜRK  divanda yer alan isimler oldu. Kongrede İYİ Parti faaliyet raporu ,mali rapor okunarak  parti bütçesi hakkında bilgiler verdi.

Pamukova da ilk kurucu başkan ve 167 kurucu üye yeniden aday olan Kurucu Başkan Kemal Yörük ü başkan ve 20 kişilik asil 20 yedek 18 Asil 18 Yedek il delegesini ve yönetimini seçtiler

İŞTE PARTİ PAMUKOVA İYİ PARTİ İLÇE (20 ASIL) YÖNETİMİ LİSTESİ

Kemalettin YÖRÜK  (Başkan)

YÖNETİM KURULU (ASİL)

1-Rabiye Akalın 

2-Kamile Kaya

3-Saliha Doğan

4-Güler Güven

5-Nurcihan Karagöz

6-Aydın Kaptan

7-Ömer Zeki Taş

8-Erhan Fidan

9-Aykut Kaya

10-İsmail Zobar

11-Yüksel Keskin

12-Yasin Özden

13-Feridun Yüksel

14-İsmail Tezer

15-Hulisi Ayvalı

16-Mustafa Köse

17-Oğuz Gülkıran

18- Hasan Yıldız

19-Özdemir Yiğit

20-Selçuk Yıldırım


Kemalettin Yörük  konuşmasında; “İYİ Parti’nin kuruluş sürecinin başladığı günden itibaren yoğun ilgi ve teveccüh gösteren kıymetli halkımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. İYİ Parti ekonomik ve siyasi tıkanma, ayrışma sürecinde gelinen noktada halkın cesur yürekleriyle ortaya çıkmış ve oluşmuştur. Bir gün dahi sizler ve Pamukovalılar  bizden kandırıldım, kandırıldık kelimelerini duymayacaksınız. Devleti yönetmede, yaralara mehlem olmada, hizmet etmede bu kelimelerin yeri yoktur. Kanmayacağız, kandırılmayacağız, kandırmayacağız. Kıyı boyundan, şanlı Osmanlı’nın tarihinden gelen bizler Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde modern dünyanın öncü gücü ve öncü devleti olacağız” dedi.

Seçim  sonucunda Kemalettin Yörük  İlçe Başkanı  seçildi.

İYİ Parti Taraklı Kongresinde  Davut YILMAZ İlçe Başkanı Seçildi

İYİ Parti Taraklı Kongresinde  Davut YILMAZ İlçe Başkanı Seçildi

İYİ Parti TARALI ’de İlçe Kongresini Yaptı

İYİ Parti TARALI İlçe Başkanlığı’nın birinci olağan kongresi yapıldı.

Kurucu ilçe başkanı olarak atanan Davut YILMAZ , İyi Parti’de seçilen ilk ilçe Başkanı oldu.

Geniş katılım

İYİ Parti Taraklı Kongresi, İlçe Başkanlığında  gerçekleştirildi.

Katılımın yoğun olduğu İYİ Parti Taraklı İlçe Kongresi’nde açılış konuşmasını İlçe Başkanı Davut YILMAZ yaptı.

İyi Parti Sakarya  Disiplin Kurulu  üyesi  eski  Geyve Belediye Başkanı Mehmet KIR,İyi Parti Geyve İlçe Başkanı Yusuf BARAN   Kongreye  katılarak  Taraklı  Kongresinde ilçe  başkanı seçilen  Davut YILMAZ ‘ya başarılar diledi

Akşener’in mesajı okundu

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan kongrede İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ve milletvekillerinin gönderdiği mesajı okundu. İYİ Parti İlçe Kongresi’nde Divan Başkanlığını İl Başkan Yardımcısı  Muharrem ÜN  yaparken, Divan Başkan Yardımcısı Ali KANDAZ, Yaşar SEVİM,Namık NURCANLI divanda yer alan isimler oldu. Kongrede Davut YILMAZ tarafından İYİ Parti faaliyet raporu okunduktan sonra parti yönetiminden Davut YILMAZ mali programı anlatarak parti bütçesi hakkında bilgiler verdi.

Davut YILMAZ konuşmasında; “İYİ Parti’nin kuruluş sürecinin başladığı günden itibaren yoğun ilgi ve teveccüh gösteren kıymetli halkımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. İYİ Parti ekonomik ve siyasi tıkanma, ayrışma sürecinde gelinen noktada halkın cesur yürekleriyle ortaya çıkmış ve oluşmuştur. Bir gün dahi sizler ve Taraklılar  bizden kandırıldım, kandırıldık kelimelerini duymayacaksınız. Devleti yönetmede, yaralara mehlem olmada, hizmet etmede bu kelimelerin yeri yoktur. Kanmayacağız, kandırılmayacağız, kandırmayacağız. Kıyı boyundan, şanlı Osmanlı’nın tarihinden gelen bizler Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde modern dünyanın öncü gücü ve öncü devleti olacağız” dedi.

Seçim  sonucunda Davut YILMAZ İlçe Başkanı  seçildi.

Yönetim Kurulu  Asil Üyeleri  Vedat ÖZKAN,Mehmet Ali ÇINAR,İsmail BAŞARIR,Coşkun SARI,Kazım KÖK,Kazım ARICI,Hamdi KÜÇÜKÇINAR,Selfet ÖZCAN,Yakup KARA,Muhsin BAYSAN,Rukiye ARICI,Hatice BAŞARIR,Kadriye ORUÇOĞLU,Sezin YILMAZ seçildi.

Yönetim Kurulu Yedek Üyeliklere  Hayati BAŞARIR,Levent ALDEMİR,Selahattin GÜLMEZ,Şenol ÇAMDİBİ,Mesut BAYRAKTAROĞLU seçildiler.

İl Delege  Asil Üyeliklere  Davut YILMAZ, Kazım KÖK, Yakup KARA, Hamdi KÜÇÜKÇINAR  İl Delege  Yedek Üyeliklere  Mehmet Ali ÇINAR, Kazım ARICI , Vedat ÖZKAN ,Selfet ÖZCAN seçildiler

Ali İnci, 15 Temmuz 'a sebep olan siyasilerede Dokunulacak"

Gazi Sakarya teklif edecekler!

15 Temmuz Milli İrade Derneği Başkanı Ali İnci, 15 Temmuz sonrası ‘siyasilere neden dokunulmuyor?’ eleştirilerine, “Her şeyin bir zamanı var, gün gelecek hepsine dokunulacak. Suçlu olan cezasını çekecek” dedi.

15 Temmuz Milli İrade Derneği Başkanı Ali İnci ve Dernek üyeleri yarın yapılacak kongre öncesi basın mensupları ile bir araya geldi. Kurudukları derneğin tabela partisi olmayacağını dile getiren inci, Derneğin faaliyetlerinin tüm yaşanmış olan tüm darbe mağdurlarını kapsadığını, derneğin Sakarya’nın derneği olduğunu kaydetti.

Derneği ülke ve ilin sorunlarının geçmiş ve geleceğini dizayn eden bir STK olduğunu belirten İnci, şunları söyledi: “Bir yaşanmış tüm darbeleri unutturmamak için kurulan bir derneğiz. Bir siyasi iradenin değil, tüm siyasi partileri içinde bulunduran bir dernektir. CHP’lisi MHP’lisi, AK Parti’lisi birlikte bu ülkenin birlikteliğine katkı veren tüm siyasi partiler ile bir aradayız.15 Temmuz Derneği herkesi kucaklayan bir dernektir. Arşivi kütüphanesi olan daha büyük bir alanda Sakaryalıya hizmet veren bir dernek olacağız” diye konuştu.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası kahramanlığı ile Ankara Kazan’a kahramanlık payesinin verildiğini hatırlatan İnci, “Ülkede o kara gece de tek işgal edilen kurum Sakarya Valiliğiydi. O gece Sakaryalı kahramanca valiliği savundu. 30 gazimiz oldu. Kazan kahramanlık alıyorsa Sakarya’nın da gazilik alması gerekir diye düşünüyorum. Bu konuda siz basın mensupları ve Sakaryalı hemşerilerimizden destek bekliyoruz. 11 Martta sayın Cumhurbaşkanımızın Sakarya ziyaretinde bu konuyu kendilerine ileteceğiz. Sakarya gaziliği hak ediyor” şeklinde konuştu.