kategori Arşivleri: Güncel

Vehbi ŞAHİN , Yeni Zelanda’da yaşanan menfur cami saldırısını kınadı

Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Vehbi ŞAHİN , Yeni Zelanda’da yaşanan menfur cami saldırısını kınayarak, konuyla ilgili bir basın açıklaması yayınladı.

İslamafobinin boyutlarının her geçen gün daha da genişlediğine ve dünyamız için oluşturduğu tehdidin daha da dehşet verici bir hal aldığına, bu durumun birtakım devletler eliyle de beslendiğine dikkat çeken Şahin, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Yeni Zelanda’da iki camimize ve Cuma namazı için toplanmış Müslüman kardeşlerimize yapılan alçak saldırıyı lanetliyorum. Camilerimize ve Müslümanlara yapılan bu saldırı maalesef ilk değil ve öyle görünüyor ki son da olmayacak.

Özellikle Avrupa merkezli yükselen ırkçılık ve İslam karşıtlığının bir yansıması olan bu alçak saldırı bireysel bir saldırı planından öte bizzat bazı devletlerce beslenen İslamafobi düşünce yapısının organize hale dönüşmeye başladığının da göstergesidir.

Saldırganın bu caniliğini sosyal medya hesabı üzerinden yayınlamış olması da ayrıca düşündürücüdür. Adeta bilgisayar oyunu oynuyormuşçasına yapılan bu yayın, insanlık adına da büyük endişe verici bir ruh haline işaret etmektedir. Saldırının, son dönemde yoğun bir şekilde tartışma konusu olan bilgisayar oyunlarına benzer bir formatta gerçekleştirilmiş olması, gençlerimizin nasıl bir tehlike ile karşı karşıya olduklarını yorumlamamız ve alınması gereken önlemler açısından da dikkate değer ipuçları sunmaktadır. Diğer taraftan saldırının sosyal medya üzerinden yayınlanması, dünyanın farklı bölgelerinde de benzer alçak saldırıların yapılmasına işaret etmektedir ya da örneklik teşkil ederek teşvik edici olması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda tüm ülkelerde cami ve mescitlerimize dair yapılabilecek farklı saldırılara karşı tedbirler alınmalıdır.

İslaa fobiyi ve faşizmi besleyen AB ve diğer devletlerin insanlığı sürüklediği ruh hali bu ve benzeri saldırılar ile net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Üretilen bu politikalar ile sadece faşizm ve İslamafobi beslenmemekte, adeta aynı zamanda “dinfobik” bir insanlık hedeflenmektedir. Faşizm ve islamofobyayı destekleyen devletleri, bu silahın bir gün kendilerine de döneceğini hesaba katarak, insanî değerlere sahip çıkmaya ve insanlığın fıtratında bulunan temiz vicdanları bozmamaya davet ediyoruz.

İslamafobik faaliyetlerle, sadece insanlarla İslam arasına duvarlar örülmek değil bir adım ötesinde insanlarla din ve inançlar arasına güçlü duvarlar örülmek isteniyor. Bu anlamda bugün İslam dünyasında, yine İslam dünyasına karşı yürütülen İslamafobik faaliyetlerin bir müddet sonra, bu faaliyeti besleyenler tarafından dinfobik bir faaliyet eksenine kaydırılacağını düşünüyorum.

Bugün camilere nasıl saldırılar yapıldıysa, mabetlerimize nasıl organize saldırılar düzenleniyor ise başka inançların da mabetlerine saldırılar yapılmasının çok uzak bir ihtimal olmadığını düşünüyorum. Biz Müslümanlar olarak, bugünün mazlumları olarak, insanlığın ortak mirasının, ortak değerlerinin bu bağlamda muhafaza edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Dünyanın dört bir tarafında çeşitli nedenlerle terör ve terör sevicileri dünyanın barış, huzur ve kardeşliğini ifsat etmeye devam ediyor. Bu bağlamda da Müslümanlara olduğu kadar, tüm insanlık fertlerine büyük sorumluluklar düşüyor.

“ılımlı İslam” safsatasını yükseltmeye çalışan ülkeler, bizzat kendi elleri ile üretip besledikleri radikal sözde İslam örgütleri marifetiyle de terörle İslam’ı yan yana getirmeye çalışmaktadır. Asla ve asla İslam’la radikalizm, faşizm ve terörizm yan yana getirilemez. Oynanan oyunlar, kurulan ve uygulanan kirli planlar ile bu gerçeği değiştiremez.

Bilinmelidir ki: İslam âlemi feraset ve basireti ile tüm bu oyunların üstesinden en kısa zamanda gelecektir.

İnanıyorum ki: Hakkın hâkimiyeti tüm insanlığa ulaşacak ve İslam’ın barış ve huzur iklimi tüm insanlığı kuşatacak, bizi öldürmeye gelenler bizde dirileceklerdir.

Hain saldırıda şehit olan Müslüman kardeşlerimize rahmet, İslam âlemine başsağlığı ve gerekli ibretleri alacak feraset ve basiret niyaz ediyorum…”

Başkan Adayı Altunkaya’dan, Anadolu AHİ Evran İş Adamları Derneğine Ziyaret

Büyük Birlik Partisi Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Ercan Altunkaya, Anadolu AHİ Evran İş Adamları derneğini ziyaret ederek projelerini anlatı ve burada birlik beraberlik mesajlarını verdi.

Büyük Birlik Partisi Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Ercan Altunkaya, Anadolu AHİ Evran İş Adamları derneğini ziyaret ederek projelerini anlatı ve burada birlik beraberlik mesajlarını verdi.Büyük Birlik Partisi Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Ercan Altunkaya, Anadolu AHİ Evran İş Adamları derneğini ziyaret ederek projelerini anlatı ve burada birlik beraberlik mesajlarını verdi. 31 Mart’ yapılacak yerel seçimler Ülkemize ve Malatya’mıza hayırlı olsun dedi. 31 Mart’a yapılacak seçim sonuçları ne olursa olsun asla birliğimizi hiç kimse bozmayacaktır. Bizler her zaman terör örgütün karşısında olduk ve bundan sonrada karşılarından olacağımızı burada belirtmek istiyorum dedi. Bu güzel Ülkemizi hiç kimse bozamaz, Buna izin vermeyeceğiz dedi.

Başkan Adayı Altunkaya, Bizler birlik ve beraberlik içinde hep birlikte Yeşilyurt İlçemize hizmet edeceğiz dedi. 31 Mart’a yapılacak yerel seçimler için güçlü bir ekiple geliyoruz. Bizler bu yola çıkarken biz demedik ve bizler dedik,  güçlü bir ekiple yola çıktık, Allah’ın izniyle ve halkımızın bize vereceği destekle Yeşilyurt İlçemize hizmet edeceğiz dedi.

Başkan Adayı Ercan Altunkaya,  Bizleri burada kabul eden Anadolu AHİ Evran İş Adamları Derneği bizlere gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı Dernek genel başkanı Mehmet Gürbüz ve İl Koordinasyon Başkanı Retro Mutfak sanayii sahibi ve İş Adamı Fetullah Eşiyok’a ve Yönetim kurulu üyelerine şahsım ve ekibim adına kendilerine teşekkür ediyorum ve şükranlarımı sunuyorum dedi.Anadolu AHİ Evran İş Adamları derneğini genel başkanı Mehmet Gürbüz,  Bu gün Derneğimizi ziyaret eden Büyük Birlik Partisi Yeşilyurt İlçe Belediye Başkan Adayı Ercan Altunkaya ve meclis üyelerin teşekkür ediyorum.  Başkan Adayı Ercan Altunkaya’ya ve ekibine seçim çalışmalarından başarılar diliyorum. Malatya’mıza kim hizmet ederse etsinler bizler her zaman yanlarında olmaya ve destek olmaya hazır olduğumuz belirtmek isterim. Bu Ülke ve Malatya hepimizindir ve hep birlikte hizmet etmeliyiz dedi. Bu anlamlı ziyaretinizden dolayı şahsım ve yönetim kurulu arkadaşlarım adına kendilerine başarılar diliyorum. 31 Mart Yerel Seçimlerinin başta Malatya’mıza ve Ülkemize hayırlar getirmesini diliyorum dedi.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, oturan insanlar, masa ve iç mekan

BBP Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Ercan Altunkaya

BBP Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Ercan Altunkaya,” Davamın bilincinde, partimin her daim emirlerinde olan ilçe başkanlığı sürecimde gerek stk’lar, gerek meslek kuruluşları,gerek sendikalar, gerekse basınımızın güzide insanları ile ortaklaşa çalışma içerisine girdik.Bıugüne kadar ilçe başkanlığı sürecimde hep yanımda olan tüm parti teşkilatıma teşekkür ediyorum.Bundan sonraki süreçte ise, Yeşilyurt Belediyesi Başkan Adaylık başvurumu açıklıyorum. “dedi. Hangi partiden olursa olsun, hangi düşünceye sahip olursa olsun kim Yeşilyurt için bir çivi çakmışsa teşekkür ediyorum diyen BBP Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Altunkaya, “Ekibimizle çalışmalara başladık. 5 yıllık bir çalışma proğramı hazırlıyoruz. 5 yıllık projelerimizi halkımızla en kısa zamanda paylaşacağız. Tüm sivil toplum kuruluşları, esnaflar odası, Ticaret odası, emekli vatandaşlarımız ve mahallerimizin olmazsa olmazları demokrasinin pınarları muhtarlarımız ile görüşmeler gerçekleştireceğiz.

Büyükşehir Başkanımız ile uyumlıu çalışacağız. Genel merkezimize ve partililerimize şunu belirtmek isterim ki; ekibimiz ile birlikte gece gündüz çalışıp oy oranımızı artıracağız. Değerli Yeşilyurt halkına verdikleri destek ötürü teşekkür ediyorum”ifadelerini kullandı.

Ferhat Otomotivde Sıfır Faiz Fırsatları Devam Ediyor.

Ferhat Otomotivde Sıfır Faiz Fırsatları Devam Ediyor.

  • Ferhat otomotiv, Şubat ayında geçerli olmak üzere bazı modellerinde 0 faiz kampanyası düzenledi.
  • Yeni Tucson modelinde 15 bin 100 TL’ye varan nakit indirimi sunuluyor.

Ferhat otomotiv, Şubat ayında geçerli olmak üzere yeni bir satış kampanyası daha düzenledi.

Markanın İzmit’teki fabrikasında ürettiği i20 modelinde 5.000 TL’ye varan nakit desteği sunulurken ayrıca 1.0 T-GDI motorlu versiyonda da 30.000 TL 12 ay kredi için 0 faiz ayrıcalığı da var.

Hyundai’nin ülkemizde en çok satılan modellerinden biri olan Accent Blue ise 12.900 TL’ye varan indirim imkanı veya 30 bin TL 12 ay 0 faiz ile satılıyor.

177 beygirlik turbo motoru, 7 ileri DCT şanzımanı ve dört tekerlekten çekiş sistemiyle B-SUV segmentinde iddialı bir model olan KONA, 3.150 bin TL’ye varan nakit indirimi veya 30 bin TL 12 ay 0 faiz imkanı bu modelde de geçerli.

Eylül ayında Türkiye’de de satışa sunulan Yeni Tucson ise özellikle dizel otomatik versiyonuyla otomobil severlerin gönlünde taht kurmaya devam ediyor. Hyundai Assan, Tucson modelinde de 30.000 TL 12 ay 0,99  faiz kredi imkanı veya 15.100 TL’ye varan nakit indirim desteği sunuyor.

2.el arabasını değiştirmek isteyen,sıfır faiz avantajını kullanmak isteyen,Hyundai ailesinde görmek üzere Hyundai Ferhat otomotiv Sakarya plazamıza değerli Sakarya’lıları bekliyoruz

Modeller

  • i10
  • i20
  • i30
  • Accent Blue
  • Elantra
  • IONIQ Hybrid
  • Kona

Şuayip Ür CHP’den Belediye Meclis Üyesi Aday Adayı oldu.

Şuayip Ür CHP’den Belediye Meclis Üyesi Aday Adayı oldu.

ŞUAYİP ÜR; CHP’DEN BELEDİYE

MECLİS ÜYESİ ADAY ADAYI OLDU…

İYİ Parti Adapazarı İlçe Sekreteri olan ve Belediye Başkan Aday Adayı olarak tanınan Şuayip Ür; partisinden istifa ederek, 31 Mart’ta gerçekleşecek olan Yerel Yönetimler seçiminde CHP’den Belediye Meclis Üyesi Aday Adayı oldu.

İYİ PARTİ’DEN CHP’YE

İYİ Parti’nin kurucular kurulu üyesi olan ve uzun zamandır başarıyla gerçekleştirdiği Adapazarı İlçe Sekreteri göreviyle partisini 24 Haziran 2018 Genel Seçimlerine taşıyan, Belediye Başkan Aday Adayı olarak tanınan Şuayip Ür; partisinden istifa ederek, 31 Mart’ta gerçekleşecek olan Yerel Yönetimler seçiminde CHP’den Belediye Meclis Üyesi Aday Adayı oldu.

ÇALINMADIK KAPI, SIKILMADIK EL VE

DİNLENMEDİK BİR YÜREK BIRAKMAYACAĞIZ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adapazarı Belediye Başkanı İsmail Kılıç ile “Güçlü Adapazarı” için yola çıkan başarılı İşadamı Şuayip Ür; “Başkan Adayımız İsmail Kılıç ile birlikte 31 Mart akşamına kadar gecemizi gündüzümüze katarak Adapazarı’nda çalınmadık kapı, sıkılmadık el ve dinlenmedik bir yürek bırakmayacağız” dedi.

YÜZÜ GÜLEN HİZMET BİLEN ADAPAZARI’LI

“Her siyasi renkten büyük bir ekiple çalışacağız” diyen Adapazarı Ticaret Meslek lisesinden mezunu 24 yıllık evli ve 2 çocuk babası Şuayip Ür; “1 Nisan sabahı seçimden zaferle çıkacağımızdan en ufak bir şüphem yoktur. Yeniden Güçlü Adapazarı için, yüzü gülen hizmet bilen Adapazarı’lı Başkanımız İsmail Kılıç ile “Bismillah dedik” diyerek mesaj verdi.

Adapazarı İlçesinin kuzeyinde Kaynarca ve Söğütlü ilçeleri, kuzeybatısında Kocaeli-Kandıra ilçesi, batısında Kocaeli, güneybatısında Serdivan ve Arifiye ilçeleri, güneyinde ve güneydoğusunda Erenler ilçesi, doğusunda Akyazı ve Hendek ilçeleri yer almaktadır. Günümüzden birkaç yüzyıl önce bir pazar köyü alanı olan Adapazarı; 1573 yılında “Ada” isimli bir köy, 1646 yılında nahiye, 1658 yılında Akyazı’ya bağlı bir köy 1692 yılında kadılık, 1742 yılında nahiye, 1837 yılında kasabadır.

Sakarya yöresi Osmanlı Devleti’nin Klasik Dönemi’nde ve 1831 Osmanlı Nüfus Sayımı’nda Cezayir-i Bahr-ı Sefid Eyaleti’ne bağlı Kocaeli Livası içinde yer alır. 1846 Devlet Salnamesi Kocaeli Livası’nın bu dönemde Kastamonu Eyaleti’ne bağlıdır. 1867 Vilayet Nizamnamesi’nde ise Adapazarı’nın ve bağlı olduğu Kocaeli Sancağı’nın Hüdavendigâr Vilayeti’ne bağlandığı görülmektedir.

1877 Devlet Salnamesi ise Adapazarı İzmit Mutasarrıflığı’na bağlıdır.. 1892 Devlet Salnamesinde Adapazarı Kocaeli Sancağı’nın bağlıdır. 1899 Devlet Salnamesi’ne göre yine Adapazarı nahiyesi, Kocaeli bağımsız sancağına bağlıdır. Adapazarı 22.06.1954 tarihli Kanunla Kocaeli ilinden ayrılarak bağımsız il statüsü kazanan Sakarya İlinin merkez ilçesi olmuştur.

 

 

Büyük Birlik Parti Genel Başkanı Mustafa Destici Sakarya'da

Büyük Birlik Parti Genel Başkanı Mustafa Destici:- “Dünyanın farklı ülkelerinde 7 şiddetindeki bir depremde dahi binalar çökmezken, İstanbul’un göbeğinde bir bina durup dururken neden çöker?

HABER-CANLI YAYIN  FEHMİ DUMAN-FOTOĞRAF  NECLA  BAKAN

31 Mart 2019 Yerel Seçimlerine de bu bilinç, sorumluluk ve şuurla hazırlanıyoruz. Yerel yönetimlerde vatandaşlarımıza layık olan, değişen çağ ve koşullara uyum sağlayan, şeffaf, akılcı, tutumlu ve çevreyle barışık belediyeler hedefimizi gerçekleştireceğiz.

Belediye kaynakları kullanılırken, kuruşu kuruşuna hesap verildiği, vatandaşlarımızın tüm harcamaları an be an takip edebildikleri bir sistem meydana getireceğiz.

Şanlı tarihimizin bizlere bıraktığı mirasa, geleneklerimize sahip çıkan, bu mirası her türlü olumsuz etkiden koruyan, Türk-İslam kültürel izlerinin silinmesine fırsat vermeyen  belediyeciliği etkin kılacak bir anlayışı hayata geçireceğiz.

Demek ki orada bir yanlış uygulama, rant, fazla yapılmış kat var. Demek ki projesinden imarına, yapımına, denetimine kadar burada bir eksiklik, hata var”

Adapazarı Orhangazi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Marmara Bölge Toplantısı’nda konuşan Genel Başkan Destici, Kartal’daki Yeşilyurt Apartmanı’nın çökmesi sonucu hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

İstanbul’un Kartal ilçesinde bina çökmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Genel Başkan Mustafa Destici, “Dünyanın farklı ülkelerinde 7 şiddetindeki bir depremde dahi binalar çökmezken, İstanbul’un göbeğindeBDemek ki orada bir yanlış uygulama, rant, fazla yapılmış kat var. Demek ki projesinden imarına, yapımına, denetimine kadar burada bir eksiklik, hata var.” dedi.
Binanın neden çöktüğünün araştırılması gerektiğini belirten Genel Başkanı Destici, “Dolayısıyla bu hatanın, noksanlığın sorumlusu olan herkesin başta aşağıya bunun hesabı vermesi, hukuk önüne çıkması gerekmektedir.” diye konuştu.
Destici, olayın üzerinin kapatılmaması ve Türkiye gündeminin dışına çıkarılmaması gerektiğini ifade ederek, “İmar Barışı” düzenlemesine eleştirilerde bulundu.

“DOĞU TÜRKİSTAN”
Çin yönetiminin Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerine uyguladığı baskıcı politikalara da değinen Genel Başkanı Destici, yaklaşık 2 yıldır tutulduğu hapishanede hayatını kaybeden halk ozanı Abdürehim Heyit’e Allah’tan rahmet dileyerek, “Doğu Türkistan’da zulüm devam ettiği sürece, ‘Zulüm var, zulmü durdurun, zulüm dursun.’ demeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Destici, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy’un “Çin makamlarını, Uygur Türklerinin temel insan haklarına saygı göstermeye ve toplama kamplarını kapatmaya davet ediyoruz.” şeklindeki açıklaması için teşekkür ederek, “Bu açıklama için teşekkür ediyorum ama yeterli bulmuyorum. Bu açıklamalar sürekli olmalı.” dedi.

– “TERÖRLE MÜCADELEYE SONUNA KADAR DESTEK VERDİK”
Büyük Birlik Parti Genel Başkanı Destici, terörle mücadelenin devletin en önemli meselelerinden biri olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
Geçmişten beri terörle mücadeleye sonuna kadar destek verdik ama maalesef geçmiş dönemlerde bazı noktalarda eksik yapıldı, o zaman da ‘Eksik, yanlış, bunun doğrusunu yapın.’ dedik. Hükümet terörün tüm unsurlarına karşı topyekun mücadele veriyor. Bunu doğru buluyoruz, sonuna kadar destekliyoruz. Sadece içeride değil, özellikle dış harekatlar çok önemli ve bunların da sürmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye, hiç beklemeden Fırat’ın doğusuna hem Suriye’nin hem de Irak’ın kuzeyini kapsayacak güçlü harekat başlatmalı ve o bölgeden teröristleri temizlemelidir. Bu yapılmadan bize rahat yok. Bugün yapmazsak yarın daha büyük bedeller ödemek zorunda kalırız.
Genel Başkan Destici, konuşmasında partisinin yerel seçim kampanyasında yer alan maddeleri tekrarladı.

ÖZÜMÜZ MİLLET, SÖZÜMÜZ HİZMET

Genel Başkanı Mustafa Destici, “Belediye kaynaklarını kullanırken, kuruşu kuruşuna hesap verildiği, vatandaşlarımızın tüm harcamaları an be an takip edebildikleri bir sistem meydana getireceğiz.” dedi.

Yerel seçimler, milletin yaşadığı  şehir üzerinde söz sahibi olması anlamında önemli bir süreçtir.

Parti kimliklerinden ziyade adayların kişiliklerinin ve projelerinin yarıştığı bir demokrasi zeminidir.

Hızlı göç ile büyüyen kentlerin sosyal ve kültürel dokusu, ekonomik haritası ve demografik yapısı da değişim geçirmektedir.

Eğitim ve gelir seviyesi ya da alışkanlıkları ve beklentileri çok farklı insanlar aynı şehirde buluşmuştur. Bu insanların hepsini anlayabilmek, hepsine seslenebilmek ve dahası hepsinin taleplerine cevap verebilmek gerekmektedir.

Aksi halde, toplumsal fay hatlarını kendi ellerinizle inşa edersiniz.

Aynı şehir içinde bir yanda doğru dürüst asfaltı olmayan, suyu bile akmayan , okulsuz,  derme çatma gecekondu mahalleler ve  salkım saçak otobüslerde, dolmuşlarda yola koyulan yığınlar diğer yanda her türlü hizmetin ayaklarına götürüldüğü , lüks rezidanslarda yaşayan kitleler ortaya çıkar .

Belediyelerin misyonu kentin değerlerini, insanlarını ve imkanlarını birbirlerine yaklaştırabilmek, aradaki makasın açılmasını mümkün olduğu ölçüde önlemektir.

 Büyük Birlik Partisi belediyeciliğinin temelini, şehri ve insanları bir bütün olarak kuşatan, kucaklayan bu yaklaşım oluşturmaktadır.

Yani hizmetlerin dengeli şekilde dağıldığı, en fazla ihtiyaç duyulan bölgelere en çok kaynağın aktarıldığı , böylece mümkün olduğunca adaletin tesis edildiği bir belediyecilik hedefliyoruz.

İşte bu belediyecilik anlayışımızın temel ilkelerini 15 başlıkta topluyoruz.

Bunların ilki problem çözen belediyeciliktir. Yani; alt yapı, temizlik, ulaştırma, çevre hizmetlerinde sıfır sorun ilkesiyle hareket edilecektir. Sokağını aydınlatamayan insanını aydınlatamaz, yürüyecek kaldırımı yapamayan medeniyet kuramaz, kurduğu medeniyeti yaşatamaz.

İkincisi istişare belediyeciliğidir. Milletin rızası alınmadan iş yapılmayacak, yapılacak işlerde milletin ihtiyaç, önem ve öncelik sırasına bakılacak. Eğitim, sağlık gibi belediyenin görevi olmayan alanlarda da meselenin takipçisi olunacaktır.

Üçüncüsü planlı belediyecilik. Bakınız herkes plan yapar. Siz hiç ulaşım master planı olmayan bir belediye duydunuz mu? Ama bir de bakıyorsunuz, trafiğin zaten çok yoğun olduğu bir noktada özel imar veriliyor. Bir başka anlatımla, belediye bir yandan yapmak isterken bir yandan bozuyor. Kendi planını kendi çiğniyor. Biz buna asla fırsat vermeyeceğiz

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi

Dördüncüsü örnek ve kenti markalaştıran bir belediyeciliktir. Bunun için kente özgü yerel ürünlerin dünyaya pazarlanmasını sağlayacak olan kanalları açacak, eserleri tanıtacak çalışmalara destek verilecektir. Şehrin ünlü simaları ya da yetiştirdiği önemli isimlerden de fayda sağlamak için girişimler yapılacak. Bu yolla şehirlerimizin her birini kendi tarihine, kültürüne, coğrafi özelliklerine ve ürettiklerine uygun olarak markalaştıracağız.

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi

Beşincisi üreten, üretimi destekleyen ve denetleyen belediyecilik. Esnaftan, KOBİ’ye, çiftçiden, sanayiciye üretimin tüm unsurları desteklenecektir. Sadece desteklenmekle kalmayacak tüketicilerin korunması için aynı zamanda bütün süreçler denetlenecektir. Vatandaşların ihtiyacı olan temel gıda ve tüketim maddelerini en kolay ve en ucuz şekilde alabileceği satış merkezleri oluşturulacaktır. Bu sayede üretici malını değerinden satacak tüketici de bütçesine uygun alışveriş yapabilecektir.

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, açık hava

Altıncısı sosyal belediyeciliktir. Gerçek ihtiyaç sahiplerine verilen sosyal yardımların bütçe içindeki payı 2 katına çıkarılacaktır. Çocuklar için eğitim yardımı, erzak ve ulaştırma destekleri hayata geçirilecektir. Aç ve açıkta kimse kalmayacaktır. Su kullanım bedelleri yarı yarıya azaltılacaktır.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

Yedincisi sportif belediyeciliktir.

Sporu milletin hayat biçimi haline getirecek yatırımlar yapılacak.

Bu kapsamda her belediye en az bir yüzme havuzu bir spor salonu inşa edecektir.

Parklarda parkurlar, yürüyüş yolları olacak, amatör kulüpler desteklenecektir.

Sekizincisi ulaşımda öncü belediyeciliktir.

Toplu ulaşımın vatandaşın bütçesi üzerindeki yükünü azaltmak için kapsamlı bir teşvik sistemi oluşturulacaktır. Ulaşım sistemleri entegrasyonu en üst seviyeye çıkarılacak, akıllı otoparklar inşa edilecek ve trafiği rahatlatacak projelerden asla taviz verilmeyecek, ulaşımda %20 indirim yapılacaktır.

Dokuzuncusu pozitif belediyeciliktir.

Çocuklar, gençler, kadınlar, yaşlılar, yoksullar hizmet listesinin öncelikli grupları olarak öne çıkarılacaklardır. Her grup için hayatlarını kolaylaştıracak, üretime katılmalarını sağlayacak, daha iyi eğitim imkanları dahil pek çok proje gerçekleştirilecektir.

Geleceğimizin umudu çocuklar, bayrağı devralmaya hazırlanan gençler, ahlaklı toplumun mimarı kadınlar, mazimiz, hayat tecrübemiz , örf adetimiz ,  baş tacımız yaşlılar , inancımızın imanımızın imtihanı olan öksüz ve yetimler daima yanında yer alacağımız kesimler olacaktır.

Görüntünün olası içeriği: 14 kişi, Sever Hüseyin dahil

Onuncusu Engelsiz belediyeciliktir.

Pozitif ayrım yaptığımız engellilerimizi ayrı bir noktaya koyuyoruz.

Onların yanında olmak, hayata, üretime katılmalarını, mutlu olmalarını sağlamak konusunu çok önemsiyoruz.

Her projemizde mutlaka onların varlığını göz önüne alacağız. Türkiye’de ilk defa her belediyemiz kendi engelli çalışan sayısının 2 katı kadar arkadaşımızı istihdam edecek ve böylece bir nebze de olsun adaleti tesis etmeye çalışacaktır.

On birincisi çevreci belediyeciliktir. Çevrecilik lüks değildir. Köyümüze, kentimize ve esasen gezegenimize sahip çıkmak insan olmanın gereğidir. Kişi başına yeşil alan miktarında hedefimiz dünya standartlarını yakalamaktır. Atıkların geri dönüşümüne azami özen gösterilecek, kent estetiğine dikkat edilecek, insanlığın ortak malı olan su ve enerji tüketiminde tasarruf teşvik edilecektir. Hayvanlara , bitkilere , kısaca tüm canlılara saygı temel prensibimiz olacaktır.

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Nizamettin Halıcıoglu ve Muhittin Yazgan dahil, takım elbise

On ikincisi, dürüst ve doğru belediyeciliktir. Bizler vatandaşımıza karşı samimi olacağız. Her harcama sadece hukuki değil aynı zamanda ahlaki ve vicdani çerçevede yapılacaktır. İhaleleri milletimizin gözü önünde yapmak ,  hesap vermek bu anlayışımızın tezahürü olacaktır. Kaynaklar çarçur edilmeyecektir.Belediyenin tüm imkanları en üst düzeyde halkın hizmetine sunulacaktır.

On üçüncüsü güven veren ve güvenliği tam manasıyla sağlayan belediyeciliktir. Güvenlik güçlerimizle koordinasyon içinde çalışılacak , yapacağımız projelerle güvenli parklar, güvenli mahalleler ve güvenli şehirler inşa edilecektir.

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, Şuayip Yıldız dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve takım elbise

On dördüncüsü kalkınmacı belediyeciliktir. Bizler, yerel kalkınmanın belediyeler üzerinden hayata geçirileceği bir modeli uygulamaya koyacağız. Esnafın, işadamının önündeki engelleri kaldırmakla kalmayacak, işlerini büyütmeleri noktasında destek vereceğiz. Daha da önemlisi hayata geçireceğimiz her proje ticareti geliştirecek, milletin evi ve arsası dolaylı olarak değer kazanacaktır

On beşincisi ahlakçı ve eğitimi önceleyen belediyeciliktir. Büyük Birlik Partisi çocukların ve gençlerin hayallerine ortak olacak, onları hayallerine ulaştıracak eğitim destekleri sağlayacaktır. Milli ve manevi şuura sahip , mutlu ve üretken bireyler ve aileler oluşturmak için programlar yapılacaktır. Toplumda artan şikayetlerden birisi de gayri ahlaki davranışların çoğalmasıdır. Büyük Birlik Partili belediyeler Müslüman Türk toplumunun ahlakını bozacak her türlü girişime karşı çalışma yürütecektir. Ahlaklı ve temiz bir topluma ulaşmak öncelikli hedefimiz olacaktır.

Mustafa Desteci Diyorki
#Sakarya‘da gerçekleştirdiğimiz bölge toplantımıza katılan tüm teşkilat mensuplarımıza,belediye başkan adaylarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Hayırlı mübarek olsun.

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 7 kişi, Ismet Ziya ve Irfan Baykara dahil, ayakta duran insanlar

 

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbiseGörüntünün olası içeriği: Mustafa Boğaz, takım elbise

 

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve takım elbise

 

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

SAKARYA

İLÇE BELEDİYESİ

KARASU

MEHMET İSPİROĞLU

HENDEK

TURGUT BABAOĞLU

KARAPÜRÇEK

CAVİT KARSLI

KAYNARCA

MUSTAFA BOĞAZ

PAMUKOVA

GÜRBÜZ PERTEV

ADAPAZARI

ERAY YEŞİLÇİMEN

AKYAZI

NAİM  YOLCU

SERDİVAN

AHMET  BİLGİLİ

ARİFİYE

HAKAN YAZICI

Görüntünün olası içeriği: 10 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbiseGörüntünün olası içeriği: 5 kişi, Sabriye Akcaoglu dahil, gülümseyen insanlar, takım elbiseGörüntünün olası içeriği: 8 kişi, Ali İlteriş Mete ve Ruhi Yıldırım dahil, kalabalıkGörüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlarGörüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, Sabriye Akcaoglu dahil, gülümseyen insanlar, takım elbiseGörüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 12 kişi, Hasan Balaban dahil, ayakta duran insanlar, ateş ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 7 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 7 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 12 kişi, Resul Erdoğan Yılmaz ve Ümit Özdağ dahil, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 11 kişi, Fevzi Gürsoy dahil, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 14 kişi, Alattin Armutcuoglu dahil, gülümseyen insanlar

Görüntünün olası içeriği: 11 kişi, Fevzi Gürsoy dahil, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, gülümseyen insanlar, takım elbise

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, açık hava

Görüntünün olası içeriği: 8 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, ayakta duran insanlar ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, takım elbise ve yakın çekim

Okulda çocukları bekleyen 22 tehlike

Okulda çocukları bekleyen 22 tehlike

Okullarla ilgili medyada yer alan olumsuz haberler, velileri tedirgin ediyor. Bu yüzden anne babaların okullarda dikkat ettiği konuların başında güvenlik geliyor. Maalesef okullar, yurtlar, kurslar potansiyel çocuk tuzaklarıyla dolu. Binaların fiziki koşullarından çevredeki uyuşturucu tehlikesine kadar dikkat edilmesi gereken birçok konu var.

Çocuğunuzu Koruyun kitabının yazarı Mehmet Yaşar Durukan, eğitim kurumlarında çocukların ölümüne, yaralanmasına ve engelli kalmasına neden olan başlıca kaza ve olaylar hakkında şu bilgileri verdi:

KAÇIRILMA, UYUŞTURUCU, HARAÇ

Çocuğunuz okula servisle gitmiyorsa, kaçırılma riskine karşı çocuğunuzu okula bırakın ve çıkış saatinde de alın. Böylece okul çevresinde yuvalanan haraç ve uyuşturucu çetelerinden çocuğunuzu korumuş olursunuz.

OKUL KAPISI

Okulların kapıları ağırdır ve genellikle elektrikle çalışır. Görevliler kumandaya basarak kapının açılmasını – kapanmasını sağlar. Ancak görevli çocuğunuzu görmeden kapıyı kapatırsa çocuğunuz sıkışarak ölebilir. Bazen de onlarca kilo ağırlığındaki bu devasa kapılar çocukların üzerine düşerek ölümüne neden oluyor. Çocuğunuza okul kapısıyla oynamamasını ve kapıdan uzak durması gerektiğini öğretin.

DOLAPLAR YATAY OLMALI

Çocuklar okullarda devrilen dolapların altında kalarak ölüyor. Sınıflardaki ve koridorlardaki dolaplar dikey değil yatay olmalı. Tüm dolaplar duvara monte edilerek devrilme riskleri ortadan kaldırılmalı.

SIRA, MASA, SANDALYE

Çarpma ve düşmelere karşı sıra, masa ve sandalyelerin köşeleri sivri olmamalı. Sivri ise yumuşak köşelikler takılmalı.

SINIF KAPISI

Anasınıflarında ve birinci sınıflarda kapı kolları çocukların göz hizasındadır. Kapıların aniden açılması, kapanması gibi durumlarda çocuklar gözünden yaralanmakta ya da kör olmaktadır. Kapı kolları ya daha yükseğe ya da daha alçak bir yere konulmalı. Veya bu sınıfların kapılarının açılıp kapanmasına başka bir formül bulunmalı. Örneğin yana açılabilir. Çocukların kapıyla oynamaması için kapı sabitleme kilit sistemleri kullanılarak kapı, teneffüs sırasında açılıp duvara sabitlenmelidir.

TUVALET – LAVABO

Tuvalete yalnız gönderilen anaokulu öğrencisi, üzerine lavabonun devrilmesi sonucu ağır yaralanabilir ya da hayatını kaybedebilir. Özellikle anasınıfı ve ilkokul birinci sınıflarda lavabolar düşme tehlikesi göz önüne alınarak demir destekli veya ayaklı yapılmalı. Sadece iki vida ile duvara monte edilmiş olması o lavaboyu güvenli hale getirmiyor. Birçok anaokulundaki ve ilkokuldaki lavabo, çocuklara uygun sağlamlıkta ve boyutta değil. Çocuğunuzu anaokuluna ve ilkokul birinci sınıfa yazdırırken, lavaboları tek tek kontrol edin. Lavabo, klozet ve pisuvarların çocuğunuzun boyuna göre olup olmadığına bakın. Ayna kırıldığında parçaları dağılıp çocuğunuza zarar vermemeli. Aynalar da camlar gibi filmli olmalı. Filmli cam kırıldığında dağılmaz. Yerler ıslak olmamalı. Çocuklar ıslak zeminde kayarak ağır yaralanabilir.

LABORATUVARLAR

Okullarda sık sık deney sırasında patlamalar olur ve çocuklar yaralanır. Kiminde yanıklar meydana gelir kimisi de gözlerini kaybeder. Açıkta bırakılan civalar çocukları zehirler. Laboratuvarlardaki bu kazalar basit önlemlerle engellenebilir. Öğrencilere deney sırasında koruyucu gözlük, eldiven verilmesi bile birçok kazayı yaralanmadan atlatmalarını sağlayacaktır. Ayrıca birçok okuldaki laboratuvar, çocukların boyuna uygun değil.

BALKON, PENCERE, MERDİVEN

Çocuğunuz çok katlı bir okulda eğitim görüyorsa balkon, merdiven ve yangın merdiveni aralıklarını kontrol edin. Geniş boşluklar varsa çocuğunuz düşebilir. Çocuğunuz merdiven korkuluklarının üzerine çıkarak kaymaya çalışırken boşluğa düşebilir. Bu alanların file ya da ağlarla kapatılmış olduğundan emin olun. Balkon ve pencerelerde de düşmelere karşı gerekli önlemlerin alınıp alınmadığına mutlaka bakın. Mesela gelişmiş ülkelerde balkon yüksekliği en az 92 cm, korkuluklarının aralıkları ise 10-15 cm’dir.

ELEKTRİK TEHLİKESİ

Özellikle anasınıfı ve birinci sınıfların öğrenim gördüğü sınıflarda prizlerin evinizdeki gibi çocuk güvenlik aparatlarıyla kapatılmış olduğundan, gevşek ve sarkan prizlerin tamir edildiğinden emin olun. Koridorlarda ucu açıkta kablolarda, okul bahçesindeki ve bahçe kenarındaki aydınlatma direklerinde elektrik kaçağı olabilir. Aydınlatma direklerinin zemine yakın kısımdaki kapaklarının kapatılması için yetkilileri uyarın. Çocuğunuza bu kapaklarla oynamaması ve kablolara dokunmaması gerektiğini öğretin. Nedense aydınlatma direklerinin sigortasının, açma kapama şalterinin bulunduğu kapaklı bölüm, çocukların ulaşabileceği yüksekliktedir. Kapakları da genellikle açıktır. Yerden 15-20 santim yüksekte olan bu tehlikeli kısımların daha yükseğe alınması gerekiyor.

DEVRİLEN KALELER

Okullarda en çok çocuk ölüm nedenlerinden biri taşınabilir kalelerdir. Herhangi bir yere sabitlenmeyen onlarca kilo ağırlığındaki bu kaleler, devrilerek çocukların ağır yaralanmasına ve ölümüne neden oluyor. Bazı durumlarda sabit kale direkleri de devrilerek acı sonuçlara yol açıyor.

ÇARPIŞMA

Okulda çocukların sık sık yaşadığı kazalardan biri de çarpışmadır. Bu sorunun en büyük nedeni mimari. Travmaya ve ağır yaralanmalara neden olan çarpışmaları önlemenin yolu okul binalarının köşelerini daha oval yapmaktan geçiyor. Keskin köşelere sahip binalarda köşelere çeşitli bariyerler koyarak çocukların çarpışmaları önlenebilir.

OYUN PARKI

Çocuk parklarındaki gibi okul bahçelerindeki salıncaklar da kaydırak ve diğer bölümlerin hemen yanına kurulduğu için çok sayıda kaza meydana gelir. Salıncaklar adeta tuzak gibidir. Kaydırağa çıkmak isteyen çocuk salıncakların önünden geçmek zorundadır. Geçerken de hızla sallanan çocuklardan birine hedef olur. Veya kaydıraktan kayan çocuk, salıncakta sallanan çocukla çarpışır.

Salıncakların ahşap, plastik ya da metalden yapılan oturak kısmının çocukların genellikle başına çarpmasıyla ağır yaralanmalar meydana gelir veya ölüm olayı gerçekleşir. Beyin sarsıntısı geçiren birçok çocuk da engelli kalır.

Bu ölümcül kazaları engellemenin iki basit yolu vardır. Birincisi, salıncakları kaydırakların ve diğer oyun alanlarının uzağına kurmak. İkincisi, salıncakların çevresini en az 50 santimetre yüksekliğinde bariyerle çevirmek. Bu basit ama hayat kurtaran iki önlem, ne belediyelerin, ne okulların ne de özel kuruluşların yaptığı parklarda alınmıyor. Çocuklar yaralanmaya ve ölmeye devam ediyor.

Okullardaki çocuk parklarında da bir standart olmadığı için bazı parklarda kaydıraklar çok yüksek yapılabiliyor. Bu yükseklikten düşen çocuklar baş üstü yere çakılarak ağır yaralanıyor.

En büyük sorunlardan biri de oyun alanlarının yaş gruplarına göre ayrılmamış olması. Büyük çocukların kaba ve dikkatsiz davranışı sonucu küçük çocuklar yaralanmaktadır. Çocuklar yaş gruplarına göre teneffüse çıkmalı ya da oyun alanları kesinlikle yaş gruplarına göre bariyerlerle ayrılmalı.

ÇUKUR, ŞANTİYE, İSKELE

Çocuklar okul bahçesinde açılan ve gerekli güvenlik önlemi alınmayan çukurlara düşerek yaralanmakta ya da ölmekte. Okulda bir inşaat çalışması varsa çocukların bu alana yaklaşmalarını önleyecek sıkı güvenlik tedbirleri alınmalı.

BAHÇE KORKULUKLARI

Okulların etrafını çevreleyen demir korkuluklar genellikle standart dışı. Çoğu zaman öğrencileri başı bu demir korkuluklara sıkışmakta ve güçlükle kurtarılmaktalar. Bu korkulukların dikey çubuklarının aralıklarının 10-15 santimetreyi geçmemesi gerekiyor.

HAYAT KURTARAN O CİHAZ HER OKULDA OLMALI

Çabuk yorulma, ağlarken morarma, ani başlayan göğüs ağrısı, koşarken veya heyecan sonrası bayılma… Çocuğunuzda bu belirtilerden biri ya da daha fazlası varsa zaman geçirmeden doktora götürün.

Kalp hastalıklarında hayat kurtaran cihaza, “defibrilatör” adı veriliyor. Okullarda ve spor salonlarında en az birer adet otomatik defibrilatör olması gerekiyor. Batı ülkelerinde ani kalp durması nedeniyle bayılan çocuk ve erişkin hastalar için üretilmiş bu cihazların hayat kurtardığı görülmüştür. Uçaklarda da bulunan bu aletler çok pahalı olmayıp ambulans gelmeden kullanıldığında birçok hastanın yaşamı kurtarılabiliyor.

ÇOCUKLAR KOŞARKEN BOĞULMASIN

Çocukların en çok yaptıkları tehlikeli şeylerden biri de koşarken bir şeyler yiyip içmeleridir. Bu durum boğulmalarına neden olabilir. Üstelik okullarda acil tıbbi müdahale ekibi de yoktur. Bu durum ölümlere ya da kalıcı beyin hasarlarına neden olabilir.

OKUL ÖNÜNDE TRAFİK

Birçok okulun ana çıkış kapısının önünden yol geçiyor ve trafik yoğundur. Çocuklar, okuldan çıkıp yolun karşısında annelerini ya da babalarını görünce aniden yola fırlayarak araçların altında kalıp ölüyor. Çocuğunuza sizi gördüğünde yola fırlamamasını öğretin. Çünkü birçok sürücü, okul bölgesinde yavaşlamıyor. Sürücülerin büyük bir bölümü okul yolundaki hız limitine uymuyor. Saatte 60 km hızla meydana gelen bir kaza çoğu zaman ölümle sonuçlanır. 50 km hızla çarpmalarda ölüm oranı yüzde 70’tir. 30 km hızda ise ölümle sonuçlanan kaza oranı yüzde 10 oranında kalıyor. Düşürülen her 1 km hız, olası kazalarda ölüm riskini azaltıyor.

AKRAN ZORBALIĞI

Okullarda akran zorbalığı çok yaygındır. Bu zorbalık tecavüzlere, şantajlara kadar uzanıyor. Çocuğunuzun akran zorbalığına maruz kalıp kalmadığını anlamak için onunla her gün konuşun.

Birçok okulda ilkokul birinci sınıflar ile diğer sınıflar ayrı ayrı katlarda eğitim görüyor. Bu da zorbalık olaylarını azaltıyor. Ancak teneffüste birinci sınıflarla üst sınıflardaki öğrenciler aynı bahçeyi kullanıyor. Büyük öğrenciler, birinci sınıflara karşı şiddet uyguluyor. Bunun önüne geçilebilmesi için birinci sınıfların üst sınıflardan farklı saatlerde teneffüse çıkması ya da birinci sınıflar için bahçede bariyerle bölünmüş özel alan oluşturulması gerekiyor.

ÖĞRETMEN ŞİDDETİ

Çocuğunuzla her gün konuşun ve okulda neler olduğunu anlattırın. Vücudunda morluklar ya da yaralar varsa nedenini öğrenin. Öğretmenlerimiz baştacıdır ama bu güzel camianın arasından meslek onuruyla bağdaşmayan insanlar da çıkabiliyor. Çocuğunuz “öğretmen” şiddetine, cinsel istismarına maruz kalmışsa adli ve idari soruşturma başlatmak için hemen harekete geçin. Mücadelenizi medya ve sosyal medya aracılığıyla sürdürürseniz daha hızlı sonuç alırsınız.

KANSEROJEN ÜRÜNLER

Okul alışverişi sırasında tehlikeli kimyasallardan yapılmış okul çantası, beslenme çantası, suluk, silgi, kalem ve her türlü okul malzemesi almayın. Kokulu ve plastik oyuncaklarda emme, soluma, deri ve göz teması halinde zehirlenme, alerjik reaksiyon gibi tehlikeler olabilir. Kalite farkını anlamanız pek kolay değil. O yüzden markalı ürünleri güvenilir yerden satın alın.

KANTİN

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun çocukların tüketmemesi gereken gıdalarla ilgili hazırladığı ‘kırmızı’ listeye, devlete ait ya da özel kimi anaokullarında uyulmadığı belirlendi. Oysa; gazlı içecekler, aromalı içecekler (soğuk çay), kolalı içecekler, kızartmalar, cipsler, tüm çikolata ürünleri, tüm şeker ve şekerleme ürünleri (jöle şekerleme, sert şekerleme), gofret, kekler ve pastalar (yaş pastalar, ekler, kruvasan, donut, parfe, mozaik pasta, muffin, cupcake), hamurlu şerbetli tatlılar ‘kırmızı’ listeye alındı ve bu ürünlerin okul kantinlerinde satışı yasaklanmıştı.

Okul öncesi ve okul çağındaki çocuklara yönelik menülerde süt, ayran, gerçek limonata, haşlanmış yumurta, zeytin, söğüş salata, menemen, bitki çayı, bal, mevsim meyveleri gibi gıdalara yer verilmesi gerekiyor. Tatlı önerileri arasında ise kek, doğal limonata, doğal meyve suyu, muhallebi, cevizli kurabiye gibi gıdalar var. Ancak bazı anaokullarının menülerinde son derece ucuza satılan hazır meyve suları, kola, elma şekeri, kendine yer bulabiliyor. Bu durum, özel günlerde daha da raydan çıkabiliyor. Okul kantinlerini yakından gözetleyin ve bu ürünler satılıyorsa yetkilileri uyarın.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı ve yakın çekim

OKUL GEZİLERİ FACİASI

Okul, yurt, Kur’an kursu gibi eğitim kurumlarının, yarıyıl veya yıl sonu gezilerinin, pikniklerinin birçoğu faciayla sonuçlanabiliyor. Kötü ve ucuz servisler kiralandığı için çocuklar, trafik kazalarında ölürler.

En çok yaygın diğer ölüm şekli ise suda boğulmadır. Yüzme bilmeyen çocuklar hatta öğretmenler, nehirde, gölde, denizde boğulurlar. Çocuğunuzu geziye götürecek kişiler, yetkililer size güven vermiyorsa iç sesinizi dinleyin ve çocuğunuzu göndermeyin.

İmaj Fabrikası Yayınları’ndan çıkan Çocuğunuzu Koruyun isimli kitapta, çocukların ev içinde ve ev dışında 300 çeşit kaza ve olayla karşı karşıya olduğu belirtilerek, 0-12 yaş aralığındaki çocukları korumanın yolları anlatılıyor. Çocuklar, Türkiye’de 300, ABD’de 70 şekilde ölüyor, yaralanıyor ya da engelli kalıyor.

Ayşem Sargın, YASED’in yeni başkanı oldu

YASED Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nin 38. Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldı

Ayşem Sargın, YASED’in yeni başkanı oldu

YASED’in 38. Olağan Genel Kurul Toplantısı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. Genel Kurul Toplantısı’nda, YASED’in yeni dönem Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerinin seçimi yapıldı, Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Boeing Türkiye Genel Müdürü ve Ülke Temsilcisi Ayşem Sargın seçildi.

YASED Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nin 38. Olağan Genel Kurul Toplantısı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. Genel Kurul’da derneğin yeni dönem Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyeleri belirlendi. Yeni Yönetim Kurulu’nun ilk toplantısında, Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Boeing Türkiye Genel Müdürü ve Ülke Temsilcisi Ayşem Sargın seçildi. Başkan Vekilliğine SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov ve Başkan Yardımcılıklarına PwC Türkiye Başkanı Haluk Yalçın, Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis ile PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Levent Yüksel seçildi.

Varank: “YASED ülkemizin kalkınmasında önemli rol oynuyor”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, YASED Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada;‘’Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nin 38. Olağan Genel Kurul Toplantısı vesilesiyle sizlerle bir araya gelmenin memnuniyetini yaşıyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.Üretimde, ihracatta ve istihdamda büyük rol oynayan YASED üyeleri, ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına ciddi katkılar sunuyor. Türkiye’nin yurtdışı tanıtımında da gönüllü elçilik fonksiyonu gören YASED, hem ekonomi diplomasisi hem de yumuşak güç (soft power) anlamında elimizi kuvvetlendiriyor. Bu çatı kuruluşumuz, ülkemize yapılan doğrudan yatırımların yaklaşık yüzde 85’ini temsil ediyor. Ciddi bir güç, önemli bir sorumluluk. Görevini bugün devredecek olan Sayın Ahmet Erdem, sahip olduğu bu sorumluluğu 4 yıl boyunca başarıyla sürdürdü. Yoğun ve özverili çalışmaları sayesinde, YASED’in ortak işbirlikleri ve muhataplarında oluşturduğu algı daha da güçlendi.Tüm katkıları için kendisine teşekkür ediyor, seçilen yeni dönem Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerine şimdiden başarılar diliyorum. Onların bu bayrağı daha da ileri taşıyacaklarına hiç şüphem yok” dedi.

Uluslararası doğrudan yatırımların kalkınma sürecinde üstlendiği kaldıraç fonksiyonunun hükümet olarak farkında olduklarını belirten Varak, sözlerine şöyle devam etti: “ Yatırım dostu bir ortamı sağlamak her zaman Hükümetimizin öncelikleri arasında yer aldı. Önceliklerimizi belirlerken, kamuda koordinasyonu en üst seviyede sağlayıp, özel sektör paydaşlarımızla her daim yakın dirsek temasında bulunduk. Yatırımcılarımızın karşılaştıkları idari engelleri bertaraf ederek, rekabet gücümüzü artıracak politikalara odaklandık. İşte bu noktada, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulumuz işbirliğini yönlendirme, yürütme ve sonuçları takip etme görevlerini başarıyla yürüttü. YASED, YOİKK üyeliğiyle her zaman yapıcı öneriler getiren önemli bir paydaşımız oldu. 7099 ve 7101 sayılı Kanunlarla şirket kuruluşu, inşaat izinleri ve tapu işlemleri, altyapı izinleri, dış ticaretin ve finansmana erişimin kolaylaştırılması alanlarında yapılan değişikliklerde YASED süreç boyunca ciddi katkılar sundu.Nitekim ortak çabalarımız karşılığını buldu.

Dünya Bankası İş Yapma Kolaylığı Endeksinde, 17 basamak birden ilerledik ve 43. sıraya yükseldik. Bu performansla en fazla reform gerçekleştiren 10 ülkeden biri olduk.Yeni Hükümet sistemiyle birlikte, geçmişte elde ettiğimiz tecrübelerin üzerine yenilerini ekleyecek ve yatırımcılarımızın karar alma süreçlerini hızlandıracak reformları hayata geçireceğiz.

Kaliteli yatırımların ve daha fazla doğrudan sermayenin artması için Haziran 2012’den bu yana teşvik sistemimiz yürürlükte. Bu sisteme ek olarak, ülkemiz için kritik önemi haiz ve teknolojik dönüşüm sağlayacak yatırımlara yönelik proje bazlı bir destek sistemini kurduk.”

Varank: “Türkiye’de Ar-Ge merkezleri açın”

Yenilenebilir enerji, metalürji, petrokimya, ilaç, biyoteknoloji ve nanoteknoloji, hafif raylı sistemler, kara-hava ve deniz savunma sistemleri, uzay ve havacılık teknolojileri, bilişim ve haberleşme gibi alanlardaki yatırımların proje bazlı teşviklerle desteklendiğine dikkat çeken Varank: “Bu kapsamda 19 destek Kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Yatırımların gerçekleşmesi sonucunda, cari açıkta yıllık 10 milyar dolara varan düşüşler görebileceğiz.Ülkemizde yüksek katma değer oluşturacak ve teknoloji seviyemizi yukarı çekecek yatırımlarınızı artırmanızı bekliyoruz. Hukuki öngörülebilirlik, gereksiz bürokrasinin azaltılması ve sunduğumuz finansal teşviklerle sizlere her türlü katkıyı vermeye devam edeceğiz. 16 yıl boyunca uyguladığımız politikalarla, ülkemizi üretken yatırımlar için çekim merkezi haline getirmeyi hedefledik. Bunda başarılı da olduk. 1990-2002 yılları arasında ülkemize giren doğrudan uluslararası yatırım tutarı sadece 13 milyar dolarken; 2003-2018 döneminde 204 milyar dolarlık bir doğrudan yatırım girişi gerçekleşti.Güçlü bir performansa imza attık. Ancak, bunun çok daha ötesine geçebileceğimizi düşünüyorum. Küresel doğrudan yabancı yatırımlardan aldığımız pay hala yüzde 1’in altında. Bu oranın mutlaka artırılması gerek. Rüştünü ispat etmiş, her türlü zorlu teste karşı güçlenerek çıkmış bir Türkiye var. Siyasi istikrar, jeopolitik avantajlarımız, yatırım ekosistemimiz ve dinamik işgücümüz en önemli artılarımız. Mevcut üretim kapasitenizi artırmaya odaklanın, gönüllü elçilik faaliyetlerinizle ülkemize yeni yatırımcıların kazandırılmasında bize yardımcı olun. Ülkemizde Ar-Ge merkezleri açarak, nitelikli beşeri sermayemizle ortak projeler gerçekleştirin. Teknoloji, inovasyon ve girişimcilik alanlarında işbirliklerimizi bir üst seviyeye çıkaralım” diye konuştu.

Varank: “Türkiye’de girişimciliğe daha fazla yatırım yapın”

Türkiye’ye daha çok doğrudan yatırım kazandırılması konusunda YASED’e çağrıda bulunan Varank, şunları söyledi “ YASED’den özel bir ricam var. Türkiye’de girişimcilik ekosistemini yüzde 90’a varan oranlarda devlet fonluyor. Sizler de farkındasınız, ülkemiz bilimsel ve teknoloji tabanlı girişimlerde müthiş bir potansiyele sahip. Zaten gün geçtikçe uluslararası sermayenin Türkiye’de daha fazla Ar- Ge yatırımına yönelmesi bu potansiyeli görmelerinden. Bizde sermaye sahipleri biraz geleneksel anlayıştalar. Elbette onları da dönüştürmek için gayret ediyoruz. Ama siz gerek kendi içinizden gerekse temsil ettiğiniz şirketlerin bu alandaki fonlarından Türkiye’de girişimciliğe daha fazla yatırım yapabilirsiniz. Emin olun buradaki fırsat penceresiyle yakalayacağınız başarılardan çok memnun kalacaksınız. Küresel rekabette daha üst sıralara tırmanmak istiyoruz, bunun da yüksek katma değerli ürün ve hizmetlerin üretimiyle mümkün olduğunu biliyoruz. “Milli Teknoloji, Güçlü Sanayi” vizyonunu bu amaçla ortaya koyduk. Ürünün Ar-Ge’sinden başlayıp ticarileşmesine kadar varan tüm süreçleri destekleyerek, Bakanlığımız politika araçlarını bütünsel bir yaklaşımla uygulayacağız. Gelin sizler de vizyonumuzun bir parçası olun. Türkiye’de üretim yapan tüm firmalar, milliyetinden bağımsız olarak, bizim için yerlidir, millidir. Üretim süreçlerinizde, yurt içi tedarikçilerden daha yoğun ve verimli bir şekilde yararlanıp, yerli katma değeri artırmaya odaklanın. Daha güçlü bir sanayi altyapısı kurmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Geçtiğimiz hafta yönetmelik değişikliği yaparak, OSB’lerin daha yatırım dostu üretim alanları olmasının önünü açtık. Organize Sanayi Bölgeleri ve Endüstri Bölgelerimiz siz değerli yatırımcılarımızı bekliyor.Ekonomik hedeflerimiz doğrultusunda, özel sektörün iş fırsatlarını artırmak ve çeşitlendirmek adına Bakanlığımız ve kabinemiz tüm gücüyle çalışmayı sürdürüyor. Daima özel sektöre hareket kabiliyeti kazandıracak ve daha verimli çalışmasını teşvik edecek düzenlemeler yapmanın peşinde olduk, bundan sonra da aynı yaklaşımı sürdüreceğiz Bu çalışmalarda istişare kültürünün ve ortak aklın işleri ne denli kolaylaştırdığını biliyoruz. Açık ve şeffaf iletişim başarının en temel unsurları. Bu anlayışla hep beraber çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle Genel Kurulun tekrar hayırlı olmasını diliyor, yeni Yönetim ve Denetim Kurulunu tebrik ediyor, hepinizi muhabbetle selamlıyorum.“

Erdem: “Yatırım ortamının iyileştirilmesi çalışmalarına katkı sunuyoruz”

YASED Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini 4 yıldır başarıyla sürdüren Ahmet Erdem,yaptığı konuşmada, YASED’in geçtiğimiz dönemlerdeki faaliyetlerini değerlendirdi: “2015-2018 yılları arasında YASED’in stratejik olarak önceliklendirdiği alanlara odaklandık. Ülkemizin sürdürülebilir ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sağlama hedefimiz doğrultusunda iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi ve öngörülebilir bir yatırım ikliminin oluşturulması adına çok önemli çalışmalarımız oldu. Ülkemizin ihtiyaç duyduğu makro ekonomik ve yapısal reformlar, vergi ve teşvikler sisteminin daha da rekabetçi konuma getirilmesi, nitelikli işgücünün artırılması, Ar-Ge ve inovasyon gibi çok önemli birçok alanda yapılan düzenlemelere katıldık, görüşlerimizi aktardık ve kamu ile bir çözüm ortağı olarak proaktif olarak çalıştık. Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Kanunu, Sınai Mülkiyet Kanunu, Uluslararası İşgücü Kanunu ile Ar-Ge ve Süper teşvikler konusundaki düzenlemeler bu çalışmalar sonucunda hayata geçirildi, bunun için de büyük özveri ile çalışan tüm bakanlıklarımıza, kamu kurumlarımıza ve üye şirketlerimize teşekkür ediyoruz.”

YASED’in Türkiye’de yatırım ortamının iyileştirilmesi yönünde yaptığı çalışmalara da değinen Erdem, ‘‘YASED yönetim kurulunda bir dönem üye, iki dönem başkan olarak üç dönemi tamamladım. Önümüzdeki dönem Yönetim Kurulumuzda yer almayacağım. Yeni Yönetim Kurulumuza başarılar diliyorum. Başkanlığım süresince tüm paydaşlarımızla yatırım ortamının iyileştirilmesi, mevcut yatırımların verimliliğinin ve ülkemizin yatırım cazibesinin artması için mesai yapmaktan çok mutluluk duyduğumu belirtmek isterim” dedi.

Sargın: Türkiye’yi uluslararası yatırımlarda öncelikli ülke olarak konumlandıracağız

YASED‘in yeni Başkanı Ayşem Sargın yaptığı değerlendirmede, “Önümüzdeki dönemde, ülkemizin uluslararası doğrudan yatırım akışından hak ettiği payı almasına ve yatırımlarda öncelikli ülke olarak konumlandırılmasına yönelik çalışmalarımız tüm hızıyla sürecek. YASED’in kamu başta olmak üzere tüm platformlarda temsil ve etkinliğini artırmak önceliğimiz olacak.Geçmişte olduğu gibi, gelecekte de ülkemiz ekonomisinin ihtiyaç duyduğu yapısal reformların gerçekleştirilmesi konusunda öncül rol üstlenerek, hem kamu, hem de yatırımcılar için güçlü ve güvenilir bir çözüm ortağı olmaya devam edeceğiz. Daha fazla doğrudan yatırım çekerek ülkemizin ekonomik kalkınmasına katkı sağlamak, çalışmalarımızın odak noktası olacak. Bunun için gereken tüm yapısal reformları desteklemek üzere kararlı, koordineli çalışmalar yürüten ve çözüm önerileri üreten kuruluş olmayı sürdüreceğiz. YASED olarak, 2019-2021 döneminde de yoğun bir çalışma programı bizleri bekliyor. Önümüzdeki dönemde, ülkemizin uluslararası yatırım ortamını daha da güçlendirmek üzere etkin sorumluluk alacağız. Bunu yaparken, başta YASED üyesi şirketlerimizin derneğimizde bir fiil katkı veren yaklaşık 1400 kişilik üst düzey yöneticisi olmak üzere, tüm paydaşlarımızla yakın işbirliği içinde çalışmayı hedefliyoruz ” dedi.

YASED’in 2019-2021 döneminde görev yapacak Yeni Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu asil ve yedek üyeleri şu isimlerden oluştu:

YASED YÖNETİM KURULU

UNVANI

TEMSİL ETTİĞİ ŞİRKET UNVANI

Ayşem Sargın

Başkan

Boeing International Corporation Ankara Şubesi – Genel Müdür / Ülke Temsilcisi

Zaur Gahramanov

Başkan Vekili

Socar Turkey Enerji A.Ş. – CEO

Hüseyin Gelis

Başkan Yardımcısı

Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. – Yönetim Kurulu Başkanı / CEO

Ahmet Levent Yüksel

Başkan Yardımcısı

Fritolay Gıda San. ve Tic. A.Ş. (PepsiCo) – Kıdemli Başkan Yardımcısı Genel Müdür

Hüseyin Halûk Yalçın

Başkan Yardımcısı

PwC Yönetim Danışmanlığı A.Ş. – Türkiye Başkanı

Aslı Başgöz

Üye – Sayman

White & Case Europe Danışmanlık Hizmetleri Avukatlık Ortaklığı Şirket Ortağı

Antoine Aoun

Üye

Oyak Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş. – Genel Müdür

Aykut Ferah

Üye

Sicpa Turkey Ürün Güv. San. ve Tic. A.Ş. – CEO

Cengiz Eroldu

Üye

Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. – Yönetim Kurulu Üyesi / CEO

Colman Deegan

Üye

Vodafone Telekomünikasyon A.Ş.– İcra Kurulu Başkanı

Galip Alp Günvaran

Üye

Prometeon Turkey Endüstriyel ve Ticari Lastikler A.Ş. – CEO

İsmail İhsan Necipoğlu

Üye

Dow Türkiye Kimya Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. – Türkiye ve Orta Asya Başkanı

Kıvanç Zaimler

Üye

Enerjisa Enerji A.Ş. – Yönetim Kurulu Başkanı

S. Mete Hüsemoğlu

Üye

Abbvie Tıbbi İlaç San. ve Tic. Ltd. Şti.– Genel Müdür

Murat Kansu

Üye

Microsoft Bilgisayar Yazılım Hizmetleri Ltd. Şti. – Genel Müdür

Mustafa Seçkin

Üye

Unilever Sanayi ve Ticaret Türk A.Ş. – Türkiye, Orta Asya ve İran Yönetim Kurulu Başkanı

Osman Okyay

Üye

Kale Pratt & Whitney Uçak Motor Sanayi A.Ş. – Yönetim Kurulu Başkanı

Özgür Soy

Üye

Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik San. ve Tic. A.Ş. – İcra Kurulu Başkanı / CEO

Sinan Şahinbaş

Üye

QNB Finansbank A.Ş. – Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Tolga Gürkan

Üye

Allianz Sigorta A.Ş. – Yönetim Kurulu Üyesi / İcra Kurulu Başkanı

YASED DENETLEME KURULU

UNVANI

TEMSİL ETTİĞİ ŞİRKET UNVANI

E. Ethem Kutucular

Üye

Güney Bağımsız Denetim ve SMMM A.Ş. (EY) – Şirket Ortağı / Yönetim Kurulu Üyesi

A. Güneş Söğütlüoğlu

Üye

DRT Bağımsız Denetim ve Serbest Muh. Mali Müş. A.Ş. (Deloitte) – Şirket Ortağı / Yönetim Kurulu Başkanı

Nesrin Tuncer

Üye

KPMG Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş.– Yönetim Kurulu Başkan Vekili

Mehmet Gürbüz"Akan Mazlum Kanlarının Tek Sorumlusu Haçlılardır"

Anadolu Ahi  Evran İş Adamları Genel Başkanı Mehmet Gürbüz’den Basın Açıklaması:

Başkan Gürbüz Diyor’ki

AKAN MAZLUM KANLARININ TEK SORUMLUSU HAÇLILARDIR BU SAVAŞIN TEK AMACI VARDIR HAÇ’IN HİLALİN KARŞISINDA GALİP GELMESİDİR BUİZ BU SAVAŞTA YERİMİZİ ALDIK HAÇ’IN KARŞISINDA HİLAL’İN BAYRAGININ ALTINDA SAVAŞACAĞIZ

Degerli dava arkadaşlarım ve degerli Anadolu Ahi Evran İş Adamlarına gönül vermiş kardeşlerim dünya yüzyılardır başlangıcı zda sonuda belli olamayn bşir savaş ın içerisnde yüzyılalardır kan ve göz yaşı ile bogulmuştur topraklarına bulaşmamış ve kan akmamış bir parçası yoktur dünya savaşlarının günümüze kadar süre gelen adeta bir kan davsına dönüştürülmüş bi tarafı vardır her gün akan kanın tek hesabı ve sorumlusu vardır oda kendilerine haçlı ismini takmış olan.Haç ın gölgesini takip eden bir zihniyetin intikam meaşlesini günümüze kadar hiç söndürmeden devam ettirmesidir,tarihin tozlu sahifelerine bir yolculuk yaparsak bu zihniyetin fikrini daha iyi anlaşılacagı ortaya çıkacaktır sanıyorum.

Haçlı Seferleri 1095 ve 1272 yılları arasında yapılan, Avrupalı Katolik Hristiyanların ve Papanın talebi, çeşitli vaatleri üzerine Müslümanların elindeki kutsal topraklar üzerinde askeri ve siyasi kontrol kurmak için düzenlemiş oldukları seferlerdir.

Kilisenin Çıkarları, Diğer Adıyla “HAÇLI RUHU”1071 Malazgirt zaferinden sonra.

Türklerin Anadolu’ya girişi başta bütün Avrupa devletlerini rahatsız etmiştir. Haçlı seferleriyle birlikte Avrupalı devletlerin akıllarında bir yandan.Kudüs’ü ele geçirmek diğer yandan da Müslüman’ları Anadoludan ve Ortadoğu’dan kovmak fikri hakim olmuştur.

11.yüzyıl’ın Avrupa’sına baktığımızda şiddetli kuraklığın getirdiği açlık,sefalet, salgın hastalıklar ve artan nüfus oranı gibi problemler baş göstermiştir.

Öte yandan şehirlerinin yağmalanmasından bıkan insanlarda, can ve mal güvenliği endişesi oluşmuştur.

Bu da insanların doğunun zenginliklerine kavuşma hayalleriyle Haçlı seferlerine büyük ilgi göstermelerinde büyük etken olmuştur.

Aynı zamanda Avrupa’da feodal ailelerin birbirleriyle savaştığı, şövalyelerin adeta terör estirdiği büyük bir kaos dönemi yaşanmıştır.

Bu da o dönemde Haçlı seferlerine katılacak kontlar ve dükler için öncelikli hedefin maddi çıkar ve yeni topraklara sahip olabilme düşüncesini doğurmuştur. Bu şartlar Doğu’yu, Batı’nın gözünde bir cennet haline getirmesi ve Doğu’yu hazine olarak görmesi için yeterli sebep olmuştur.Haçlı seferleri, aslında İspanya’dan ve Portekiz den Müslümanların atılması için başlatılan

<<Reconqista (Yeniden Fetih)’ hareketinin başlamasıyla doğmuştur>>.

.Hristiyanların ve Krallıkların ortak düşmanları haline gelen Müslümanların, elindeki şehirleri almak için başlatılmış ve 9. yüzyıldan 15. yüzyılın sonlarına kadar sürmüştür.

Papa Doğu Hristiyanlarını kontrol altında tutmak ve Avrupa’nın içinde bulunduğu krizden kurtulmasını istemiştir.(1095 )de toplanan Clermont Konsilin’de Papa, Hristiyanların Kudüs’ü ve Doğu topraklarını ele geçirilmesi , özellikle de Kudüs’ün kurtarılması yani Kutsal toprakların Müslümanların hakimiyetinden alınması amacıyla başlatılan Haçlı Seferi’nin ilkidir.Kutsal savaşa (Haçlı Ruhu) davet etmiştir.

Papa, savaşa katılacaklara dünyevi ve uhrevi pek çok vaatte bulunmuştur.

Burada papanın bu savaş a katılasına teşvik etme çabasının altında zengin ve geniş toptaklar’da hakimiyetinin tarafından başlatıldığı kabul edilmektedir. Hristiyanlar tarafından tarafından bu sefer devamı nı saglamsı için bir fırsat görmüştür. .

İki safhadan oluşan bu haçlı seferinde sefere katılan birinci grup birlikler genellikle sırf din aşkı için savaşmayı göze almış farklı sınıflardan oluşan halktan kişiler olmuştur.İkinci grup ise birinci grubun tam aksine çok düzenli soylu kişiler tarafından seçilmiş profesyonel birliklerden kurulmuştur