kategori Arşivleri: Güncel

Şemsettin Duman Hız Kesmeden Çalışmalara Devam ediyor.

İYİ Parti Erenler Belediye Başkan Adayı Şemsettin Duman Hız Kesmeden Çalışmalara Devam ediyor.

Belediye Başkanı Duman;

Seçim çalışmalarına Emirler ve kamışlı kahvehaneleri ile devam etti.

mahalle sakinlerine kendisini tanıtmak için geldiğini söyleyen Duman kendini tanıttıktan sonra mahalle sakinlerinin sıkıntılarını dinledi ve şu sözü verdi

Şayet seçilirsek Erenleri siz Erenler Sakinleri ile yöneteceğiz ayda 1 sefer olmak üzere bütün mahallelerden vatandaşları davet edeceğiz ve sorunları dinleyeceğiz

buda bizim halk meclisimiz olacak ve bir sonraki ay geldiklerinde ilk sefer belirttikleri sorunlar çözülmüş veya çözülüyor olacak kapım daima açık olacak kimseden randevu almak zorunda kalmayacaksınız sizin içinizden ve sizden biriyim dedi.

MEYDAN Mahallesi Muhtar Adayı Mahmut Uzun...

MEYDAN Mahallesi Muhtar Adayı Mahmut Uzun…

MEYDAN MAHALLESİ MUHTAR ADAYI OLARAK HALKIMIZI KUCAKLADIK….

RABİM TÜM HALKIMIZDAN ALLAH RAZI OLSUN……

MEYDAN MAHALLESİ MUHTAR ADAYI MAHMUT UZUN…

MAHAALEMİZ İÇİN PROJELERİM….

1.SOKAK GÜVENLİĞİ PROJESİ

2.YAŞLI ve HASTALARIMIZ İÇİN KURYE HİZMET PROJESİ

3.PARK ve YEŞİL ALANLARIMIZIN KORUNMASI İÇİN PEYZAJ PROJESİ

4.KÜLTÜR GEZİLERİ PROJESİ

5.MEYDAN KART PROJESİ.(Seyehat .Gıda.kuaför.vb )

6.ÇÖP KONTEYNIRLARIMIZIN YAPAY ÇİMLE KAPLANMASI

7.KARDEŞ MAHALLE PROJESİ

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, sakal ve yazı

Meydan Mahallesi Muhtar Adayı Olarak Şimdi Bana Soruyorullar…
Yaşlı ve Hastalarımıza Sağlık Bakımını nasıl Sağlıyacaksın….

Ben annem den Babam dan biliyorum ki…Hasta Olan O kadar Yaşlı ANNE ve BABALARIMIZ var.

Yardıma muhtaç olan Yaşlı ve hasta insanlar var
O İnsanlara yardım etmek benim boynumun ve müslümanlığımızın borcudur…

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, yazı

 

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, sakal ve yazı

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, gülümseyen insanlar

Birecik, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Orta Fırat bölümünde Şanlıurfa iline bağlı 96.000 nüfuslu bir ilçe merkezidir.

Fırat ırmağının eskiden sadece doğu kıyısındayken son yıllarda her iki kıyısı üzerinde, deniz seviyesinden 450 metre yükseklikte kurulmuştur.

Birecik Şanlıurfa’ya 83, Gaziantep’e 63 km uzaklıktadır.

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, sakal

Abidin BİRİNCİ; “Dürüst olmak gerekirse Adapazarı’na Saadet gerek”

Adapazarı’nda Abidin BİRİNCİ; “Dürüst olmak gerekirse Adapazarı’na Saadet gerek” diyerek çalışmalarına başladı…

Birinci esnaf ve vatandaşlarla buluştu

“Ben gelmedim kavga için, benim işim sevgi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim” diyerek yola çıkan Saadet Partisi Adapazarı Belediye Başkan Adayı Abidin Birinci; seçim çalışmalarına start verdi.

Esnaf ve vatandaşın sevgisiyle karşılandı

“Herkesin derdi ile dertleneceğiz. Halkımız ile bütünleşeceğiz” diyerek, seçim çalışmalarına start verdiği ilk gününde gündüz Ankara Caddesi’nde esnafı ziyaret eden Saadet Partisi Adapazarı Belediye Başkan Adayı Abidin Birinci; akşam saatlerinde ise merkez bağlı Karaköy, Taşlık ve Çökekler Mahalleleri’nde vatandaşlarla buluştu. Esnaf ve vatandaşın sevgisiyle karşılanan Saadet Partisi Adapazarı Belediye Başkan Adayı Abidin Birinci; Ankara Caddesi’nde esnafın sorunlarını dinleyerek, adeta onlarla dertleşti.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, ayakta duran insanlar, takım elbise ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar, ayakkabılar ve sakal Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar ve iç mekan Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, ayakta Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 5 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbiseGörüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve iç mekanGörüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar, ayakkabılar ve açık hava

BİRİNCİ: “İşi ehline vereceğiz”

“Dürüst olmak gerekirse Adapazarı’na Saadet gerek” diyen Birinci; “Saadet Partisi Kadroları ile Milli Görüş Belediyeciliği’nin milletimizin,  ‘Saadet’ ve ‘Selameti’ için var gücümüzle çalışacağız. Her konuda “Adil olacağız. Yolsuzluk ve israfa geçit vermeyeceğiz. Bize emanet edilen mali imkanlara ve mülke yetim malına sahip çıkar gibi ‘sahip çıkacağız.’ Kapımız, her zaman ve herkese ‘açık olacak.’  Hesap verebilir ve ‘Şeffaf olacağız.’ İmar uygulamalarında hiç kimseye ‘Haksız rant sağlamayacağız’ dedi.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, Fehmi Duman dahil, gülümseyen insanlar

Fotoğraf açıklaması yok.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

İsmail Kılıç"Yeniden Güçlü Adapazarı İçin Yola Çıktık"

Yeniden Güçlü Adapazarı İçin Yola Çıktık

CHP Adapazarı Belediye Başkan Adayı İsmail Kılıç, düzenlediği basın toplantısı ile seçim çalışmalarının startını verdi. Kılıç, “Biz “Yeniden Güçlü Adapazarı” için insanlarımızın yüzlerini güldüren önce ekonomik sonra sosyal projeleri hayata geçirmeyi kendimize görev sayıyoruz” dedi.

SEÇİM STARTI

CHP Adapazarı Belediye Başkan Adayı İsmail Kılıç dün düzenlediği etkinlikler ile seçim çalışmalarına resmen start verdi. Kılıç ilk olarak, Sen Otel’de düzenlediği basın toplantısı ile projelerini ve hedeflerini açıkladı. Düzenlenen basın toplantısına CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, CHP PM Üyesi Ayça Taşkent, Sakarya İl Başkanı Erdoğan Isır ve Adapazarı İlçe Başkanı Fatma Kurtuluş ile partililer ve basın mensupları katıldı.

SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYECİLİK

Toplantısının açılış konuşmasını yapan Adapazarı İlçe Başkanı Fatma Kurtuluş, “24 Haziran seçimlerinden sonra aday çalışmalarımıza başladık. 2 ay önce aday belirleme çalışmalarını bitirdiğimizde İsmail Kılıç ile parti örgütlerimizin kararı ile yola çıkmıştık.

Geçtiğimiz hafta da Parti Meclisimiz de bu kararımızı onayladı. Adapazarı’nda geçmiş dönemde sosyal demokrat belediyeciliği gösterdik. Bundan dolayı Adapazarı ilçesinde iddialıyız. 16 ilçeden en büyüğü ve en büyük hizmeti alması gereken Adapazarı hizmet fakiri haline gelmiştir. Ben adayımız İsmail Kılıç’a güveniyorum. Tüm örgütlerimizle hep beraber çalışarak Adapazarı’nda Martın sonundaki baharı yaşayacağız” dedi.  CHP Sakarya İl Başkanı Erdoğan Isır, “Ben her zaman yanındayım. Sosyal demokrat belediyeciliğe Adapazarı’nın ihtiyacı var. İsmail Kılıç bu işi en iyi yapabilecek isimlerden biridir. 31 Mart’ta İsmail Kılıç’ın kolunu ‘Adapazarı Belediye Başkanı’ olarak kaldırmak için sabırsızlanıyorum. Yolun açık olsun kardeşim” diye konuştu.

????????????????????????????????????

????????????????????????????????????

????????????????????????????????????

????????????????????????????????????

????????????????????????????????????

ADAPAZARI’NDA BİR MEŞALE YANACAK

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ise şunları kaydetti: “ Bu seçimde Sakarya’da bildiğiniz gibi İyi Parti ittifakı ile giriyoruz. Büyükşehir Belediye Adayımız Sayın Cihan Kolip’tir. Büyükşehir Belediye Adayımızı yürekten destekliyoruz.

Biz bu süreçte oturduk ve konuştuk. Ülkeyi birlikte yönetmek istiyoruz dedik. Bugün AKP, MHP, CHP, İyi Parti, HDP zamanı değil. Bugün vatan, millet, gelecek, değerlerimiz, özgürlük duygusu için birlikte yola çıkma zamanı. Merkezde kendi adayımızla, birlikte karar aldığımız ilçelerde birbirimizin adayları yani milletimizin hak ettiği adayları destekleyeceğiz. Adapazarı’nda partimizin adayı Sakarya’nın hak ettiği bir isim olan İsmail Kılıç’tır.  Değerli kardeşim İsmail Kılıç, sadece Adapazarı’nın belediye başkanı olmayacak. Burada bir meşale yakarak, Sakarya’da belediyecilik nasıl yapılıyor gösterecek.”

YENİDEN GÜÇLÜ ADAPAZARI

Son olarak kürsüye gelen CHP Adapazarı Belediye Başkan Adayı İsmail Kılıç ise bugün seçim startını resmen verdiklerini ifade ederek, “31 Mart akşamına kadar gecemizi gündüzümüze katarak Sakarya’nın en büyük ilçesi Adapazarı’nda çalınmadık kapı, sıkılmadık el ve dinlenmedik bir yürek bırakmadan, her siyasi renkten büyük bir ekiple çalışacağız.

1 Nisan Sabahı seçimden zaferle çıkacağımızdan en ufak bir şüphem yoktur. Bu Yerel Seçimler hem Adapazarı adına hem de ülkemiz adına, Cumhuriyetin ilk günkü heyecanı ile Yeniden Yerelden Genele Top yekün demokrasi ve kalkınma hamlesini başlatma yoludur. Yeniden Güçlü Adapazarı için, yüzü gülen hizmet bilen Adapazarlı Başkan Sloganı ile Bismillah diyoruz” dedi.

EKONOMİK VE SOSYAL PROJELER

Kılıç yapacakları çalışmaları ise şöyle özetledi: “Tarım Birliği ile lisanslı Tohum Üretimine öncülük ederek çiftçimizin Katma değeri yüksek ürün üretmesini ve kat ve kat fazla kazanç sağlamasının sağlayacağız. Esnafımıza, Sanatkarımıza sahip çıkacağız. Bir öğrenci kenti olan Sakarya’da, öğrencilerimizin hayatına dokunacağız. Sanat kültür ve Spor faaliyetleri ile gençlerimizin ufkunu açacağız.  Meslek okulları ile sanatkar yapacağız. Biz “Yeniden Güçlü Adapazarı” için insanlarımızın yüzlerini güldüren önce ekonomik sonra sosyal projeleri hayata geçirmeyi kendimize görev sayıyoruz.  Ben bir hesap insanıyım.  Ekonomi Bilim Uzmanıyım.  Bir şehrin güçlenmesinin ekonomik kalkınma ile olabileceğine inanan bir kardeşinizim. Bu şehirde yeniden ticareti güçlendireceğiz

Şehrimizin  tarihi cazibe merkezlerini yeniden keşfedeceğiz” diye konuştu.

DEPREM GERÇEĞİ

Kılıç son olarak ise şunları kaydetti: “Depremden bu yana geçen 20 yılda yapılmayanları yapacağız. 30 yılda bir deprem üreten bölgemizde belki yarın belik 10 yıl sonra karşılaşacağımız depreme tedbir almayanlar, 1999 depreminden kalan katlı binaların birçoğunun yıkılacağını çok iyi biliyorlar. Deprem gerçeğine yönelik Deprem Tedbir Koordinasyon Merkezimizde projeler üreterek, doğanın gücünü umursamaz bir idarecilik sergilemeyeceğiz. Trafik, Beslenme, barınma, Soğuk-Sıcak Stresinden kurtararak barınak değil, doğal yaşam parkalarında yaşamalarını sağlayacağız. Çocuklarımızla gidebileceğimiz yakınlıkta doğal yaşam alanları kuracağız.”

AK Parti 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri Aday Tanıtım Toplantısı Yapıldı

AK Parti 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri Aday Tanıtım Toplantısı Yapıldı

11 başlıkta AK Parti manifestosu
Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan AK Parti 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimleri Manifestosu’nda, yeni dönemdeki belediyecilik anlayışı ve millete taahhütler 11 başlık altında sıralandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Spor Salonunda düzenlenen AK Parti 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri Aday Tanıtım Toplantısı’nda AK Parti’nin yeni dönemdeki belediyecilik anlayışı ve millete taahhütlerinin yer aldığı 11 maddelik manifestosunu açıkladı.

Manifestoya göre AK Partili belediyeler, “Şehir planları”, “Alt yapı ve ulaşım”, “Kentsel dönüşüm”, “Benzersiz şehirler”, “Akıllı şehirler”, “Çevreye saygılı şehirler”, “Sosyal belediyecilik”, “Yatay şehirleşme”, “Halkla birlikte yönetim”, “Tasarruf ve şeffaflık” ve “Değer üreten Şehirler” ilkeleri çerçevesinde hizmet verecek.

Manifestonun ilk maddesini, “Şehir Planları” oluşturuyor. Buna göre şehir planları uzun vadeli ve hakkaniyete uygun şekilde hazırlanacak. İstismara açık parsel bazlı plan değişikliklerine kesinlikle izin verilmeyecek.

Manifestonun “Alt Yapı ve Ulaşım” ilkesinde ise altyapı ve ulaşım sorunlarının tüm şehirlerde tamamen çözülmesi öngörülüyor.

Toplu taşıma projelerinin hızlandırıp yaygınlaştırılması, otoparkların hem şehir planlarında ve hem de imar uygulamalarında asli öncelik haline getirilmesi de manifestoda bulunuyor.

Manifestonun “Kentsel Dönüşüm” maddesinde ise kentsel dönüşüm çalışmalarının bölgelerin özelliklerine ve vatandaşların ihtiyaçlarına göre yürütüleceği ifade ediliyor. Projeler, şehirleri hem deprem riskinden, hem de çarpık yapılaşmadan kurtarmaya dönük olarak geliştirilecek.

Bina bazlı kentsel dönüşümden ziyade alan bazlı kentsel dönüşüm teşvik edilecek. Millet kıraathaneleri ise mahalle düzeyine kadar yaygınlaştırılacak.

Manifestonun “Benzersiz Şehirler” maddesinde ise bu anlayışla şehirlerin kendi hikayelerine uygun şekilde geliştirileceği ilkesi yer alıyor. Buna göre, kendi hikayesi olan şehirlerin siluetini bozan, estetik değeri olmayan, kültür varlığına katkıda bulunmayan projelere izin verilmeyecek.

Tarihi yapılar ve mekanlar şehrin günlük hayatının ayrılmazparçaları haline getirilecek. Taklitten ve tekrardan uzak, geçmişten feyz alan, bugünün ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren bir mimari hakim kılınacak.

Ayrıca şehirlerin, kadınlardan çocuklara, gençlerden yaşlılara, engellilerden sporculara kadar herkese dokunacak mekanlarla donatılması sağlanacak.

Manifestoda yer alan “Akıllı Şehirler” uygulamalarıyla da teknolojinin tüm imkanları insanların ve şehirlerin emrine sunulacak.

Manifestodaki “Çevreye Saygılı Şehirler” maddesiyle de bu şehirlerle belediye hizmetlerinde tabiattaki canlı veya cansız tüm varlıklarla uyum gözetilecek.

Bunun için halkın aileleriyle huzur içinde vakit geçirebileceği, dinlenebileceği, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılabileceği Millet Bahçeleri her şehirde yaygınlaştırılacak.

Kitlesel tüketimden kaynaklanan atıkların çevreyi kirletmesine engel olunacak.

Katı atıktan kanalizasyona, hava ve gürültü kirliliğine kadar, çevreye zarar veren tüm unsurların olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik yatırımlar her ilde yaygınlaştırılacak. Bu kapsamda “Sıfır Atık Projesi” her kurum ve evde hayata geçirilecek.

Manifestonun “Sosyal Belediyecilik” maddesinde ise sosyal belediyecilik çalışmalarına önem verilerek doğrudan insana dokunan hizmetler ve projeler yaygınlaştırılacak.

Özellikle aile kurumunu güçlendirecek çalışmalar öncelikli olacak. Aile Danışma ve Yaşam Merkezleri, Kadın ve Gençlik Merkezleri, Spor Merkezleri, Kültür ve Sanat Merkezleri, Engelli ve Yaşlı Merkezleri gibi hizmetleri en küçük yerleşim birimlerine kadar götürülmesine devam edilecek.

“Yatay Şehirleşme” maddesiyle ise tabiatla bütünleşen, aile, mahalle ve komşuluk kültürünü ihya eden örnek yerleşim alanları kurulacak.

Her şehirde pilot uygulamayla başlayıp, zaman içinde genişleterek yatay şehirleşme modeli Türkiye’nin her yerine yaygınlaştırılacak. Kentsel dönüşüm alanları ile yeni imara açılan bölgelerde de bu modele öncelik verilecek.

“Halkla Birlikte Yönetim” ilkesiyle ise şehirle ilgili tüm önemli kararlar orada yaşayanlarla birlikte alınacak.

Belediyeden hizmet alan vatandaşlar için bir “Şehirli Hakları” bildirgesi hazırlanacak. Belediye sınırları içinde yaşayan herkesin katılımıyla toplanacak Şehir Meclislerinde, önemli kararlar ortak akıl ile alınacak.

“Tasarruf ve Şeffaflık” maddesine göre, belediyelerin kaynakları hem doğru hem de açık şekilde kullanılacak. Yatırımlar ve hizmetleri yaparken kullanılan kaynağın gerekliliği, verimliliği, önceliği, kalitesi titiz bir şekilde değerlendirecek.

“Değer Üreten Şehirler” maddesinde ise değer üreten şehirler ile kültür ve ekonomi başta olmak üzere her alanda hayat kalitesini yükseltecek yaklaşımlar geliştirilecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri Aday Tanıtım Toplantısı’na katıldı

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Spor Salonunda düzenlenen 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri Aday Tanıtım Toplantısı’nda konuştu.

Erdoğan, AK Parti’nin 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimleri’nin ardından şehirleri yönetme anlayışının özünü, millete verecekleri sözlerin çerçevesini oluşturan manifestoyu paylaşmak üzere huzurda olduğunu söyledi.

Erdoğan, “Bu seçimlerde illerine, ilçelerine, beldelerine, hizmet etmek üzere belediye başkanlığına aday olan AK Parti’li ve Cumhur İttifakı mensubu arkadaşlarımızın her birine başarılar diliyorum. Önümüzdeki seçimlerde milletimizin tercihini yine hizmet siyasetinden yana kullanarak AK Parti’yi sandıktan açık ara birinci parti olarak çıkaracağınıza inanıyorum.” diye konuştu.

Milli iradenin üstünlüğüne yürekten bağlı bir parti olarak 31 Mart seçimlerinde ortaya çıkacak sonucun, Türkiye’ye ve millete hayırlı olması dileğinde bulunan Erdoğan, “Dik dur eğilme, bu millet seninle” sloganları üzerine, “Dik duracağız dikleşmeyeceğiz. Dik duruyoruz endişeniz olmasın.” dedi.

“İNSAN TÜM MAHLUKATA GÖNLÜNÜ AÇAR, GÖNÜL ŞEHİRLERİ KURULUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, giriş konuşmasının ardından manifesto metnine geçerek, şunları kaydetti:

“İnsan, şehirler kurar, yollar, köprüler yapar, kıtadan kıtaya uzanır, uzaya çıkar. Ama gönlü ancak, bir gönülde sükuna erer. Bir gönlü misafir ettiğinde varlığını hisseder. Bir gönle girdiğinde kendini bulur. Bir genç kızın hayali… Bir delikanlının umudu… Bir yaşlının yalnızlığı… Bir çocuğun kucak açışı… Daha nicesiyle birlikte gönülde karşılık bulur. Kuşa, böceğe, ağaca, çiçeğe, tüm mahlukata gönlünü açıp rahmet nazarıyla bakıyorsa eşrefliğinin farkına varır. Göğsünde bir et parçası değil alemi taşır. Şehri emanet görmek, şehri emanet almak, şehremini olmak, ancak gönül sahibiyse olur, gönüllere girerek olur. İşte o zaman gönülden gönüle köprüler kurulur. Seyyid Nesimi’nin dediği gibi; ‘Gülden terazi tutarlar, gülü gül ile tartarlar, gül alırlar gül satarlar, çarşı pazarı güldür gül.’ Gönüller birleştiğinde ancak böyle şehirler kurulur.

Hacı Bayram Veli Hazretleri’nin nazarıyla ifade edersek; ‘İnsan, şehri inşa ederken, aslında taşın toprağın arasında kendisini inşa eder. Gönülde her ne var ise, şehir olarak görünür. Gönlü taş olanın şehri taş, gönlü aşk ile dolu olanın şehri gülistan olur’. Evet… Böylece şehir insan olur, insan şehir olur. İnsan tüm mahlukata gönlünü açar, gönül şehirleri kurulur. Gönül tevazudur, kibir değil. Gönül azimdir, gayrettir, hırs değil. Gönül samimiyettir, hasbiliktir, hesabilik değil. Gönül Rahmanın evidir. İnsan tüm evrenin kalbidir. Şehir de tüm bunların mekanıdır. İşte bu anlayışla, AK Parti olarak şehirlerimize ve onlara hizmet için kurulmuş olan belediyelerimize çok büyük önem veriyoruz.”

“DÜNYAYI NASIL İDRAK EDİYORSAK, YAŞADIĞIMIZ ŞEHİRLERE DE ÖYLE ŞEKİL VERİRİZ”

Bugün “şehir” olarak ifade edilen il ve ilçe merkezlerinde yaşayan nüfus oranının yüzde 80’i aştığını belirten Erdoğan, dünyada ise Birleşmiş Milletler verilerine göre nüfusun yüzde 55’inin şehirlerde yaşadığını söyledi. Bu oranın 2050’de üçte ikiyi geçmesinin beklendiğine dikkati çeken Erdoğan, şehirlerde yaşayan insan sayısı artarken, küresel ölçekte gelir dağılımının da giderek bozulduğunun altını çizdi.

Yapay zeka gibi yeni teknolojilerin, önemli fırsatlarla birlikte kimi belirsizlikleri de beraberinde getirdiğini kaydeden Erdoğan, ekolojik tahribatın dünyanın geleceğini her geçen gün daha çok tehdit ettiğini vurguladı.

Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere pek çok yerde, etnik, kültürel ve dini ayrımcılık gibi demokrasiye meydan okuyan eğilimlerin yükselişe geçtiğini dile getiren Erdoğan, “Son iki asırda, çarpık kentleşmeden çevre kirliliğine, sosyal buhranlardan terör olaylarına ve savaşlara kadar pek çok sıkıntıyla boğuşan dünyamız, artık tarihi bir yol ayrımına doğru gidiyor. Bu tablo bizi, diğer meselelerin yanı sıra, şehir ve medeniyet tasavvurumuz ile bunların ayrılmaz bir parçası olan belediye hizmetleri üzerinde daha çok düşünmeye sevk ediyor. Bizim gözümüzde şehirler, kurucularının ve içinde yaşayan insanların adeta aynası gibidir. Dünyayı ve hayatımızı nasıl idrak ediyorsak, yaşadığımız şehirlere de öyle şekil veririz.” değerlendirmesinde bulundu.

“AK PARTİ KADROLARI OLARAK, ŞEHİRLERİMİZİN VE ÜLKEMİZİN HİZMETİNE KOŞTUK”

Ecdadın “Şeref-ül mekan bil mekin” yani, “Bir şehri aziz kılan, o şehrin sakinleridir” diyerek, bu gerçeğe işaret ettiğini aktaran Erdoğan, “Yahya Kemal, ecdadın kurduğu şehirleri anlatırken, ‘ve böylece toprak imana gelirdi’ diyecek kadar vecd içinde bir tasavvur ortaya koyuyor. Peki nasıl oldu da böylesine ince fikirli ve zevkli bir medeniyet müktesebatından, son asırda böylesine hoyrat bir şehircilik geçmişine savrulduk? Bize göre şehirlerimizin uzun süredir malul olduğu sıkıntıların temelinde, insan fıtratının bir kenara bırakılıp bireysel hırslar elinde şekillendirilmesi yatıyor.” diye konuştu.

Erdoğan, tribünlerden sarkıtılan kendisinin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Alparslan Türkeş ile Necmettin Erbakan’ın fotoğraflarının yer aldığı “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır.” yazılı pankartı görmesi üzerine, “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır. Cumhur İttifakı’nın tanımı budur. Pazara kadar değil inşallah mezara kadar.” dedi.

Milletin değerlerine sahip çıkmayanların şehircilik mirasına sahip çıkmasının zaten işin tabiatına aykırı olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçmişiyle barışık olamayan geleceğini de sağlıklı bir şekilde inşa edemez. Türkiye, uzun süre yönetimine hakim olan vizyonsuz, öngörüsüz, kifayetsiz, plansız, istikrarsız, milletin derdiyle dertlenmediği için umursuz hastalıklı zihniyetler elinde örselenmiş ve oyalanmıştır. Açık yüreklilikle kabul etmek gerekir ki, bırakınız sonradan kurulanları, kadim şehirlerimiz dahi bu hastalıktan kendini kurtaramamıştır. Bizler, tüm siyasi hayatı, işte bu çarpıklıklarla mücadeleyle geçen AK Parti kadroları olarak, şehirlerimizin ve ülkemizin hizmetine koştuk. Eksiklerimiz ve hatta kimi zaman hatalarımız elbette olmuştur. Ama, milletimiz ve tarih şahittir ki, tüm samimiyetimizle ve gücümüzle, ülkemizi maddi ve manevi medeniyet değerleriyle yeniden buluşturmak için çalıştık. Azmettik, çalışıyoruz ve çalışacağız.”

“BELEDİYECİLİKTEKİ TECRÜBEMİZİ SÜREKLİ ZENGİNLEŞTİREREK, TÜRKİYE’NİN HİZMETİNE SUNDUK”

AK Parti’nin kurucu kadrolarının, gençlik yıllarından beri takipçisi oldukları medeniyet davalarını, belediye yönetimlerinde adımlarını attıkları hizmet mücadelelerini zamanla tüm ülkeye taşıdıklarını anlatan Erdoğan, “Şuna inanıyorum; bizimkisi bir aşk hikayesidir. Aşk ise kişinin sevdiğinde yok olmasıdır. Laf ile aşk olmaz. Ancak sevdiğinizde yok olursanız aşk olur.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, belediyelerde başlayan bu büyük yürüyüşün, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığında sürekli gelişerek, genişleyerek sürdüğünü söyledi.

Bu süreçte şehirleri mazisiyle barışık ve geleceği kucaklayacak hizmetlere kavuşturmak amacıyla, hem belediyelerde, hem merkezi idare kurumlarında gece gündüz ter döktüklerini ifade eden Erdoğan, her alanda olduğu gibi belediyecilikte de Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların katbekat üzerinde eserler ortaya koyduklarını dile getirdi.

AK Parti’nin, belediyecilikte çığır açmış, milletin gönlünde bu hizmetleriyle yer edinmiş kadrolar tarafından kurulmuş bir parti olduğunun altını çizen Erdoğan, “AK Parti kadrolarının belediyelerdeki başarılarının gerisinde, halka hizmeti Hakka hizmet bilen bir paradigma değişikliği vardır. Bu yaklaşımla, emaneti korumayı ve ehline teslim etmeyi esas alan, hizmeti memur-işçi mesai süresiyle sınırlamayıp 24 saate, 7 güne yayan, vatandaşın her derdine derman olmak için çırpınan bir yönetim pratiği sergilenmiştir. Öyle ki bu kadro, belediye çalışanlarının yetişemediği temizlik gibi kimi hizmetlerin aksamadan yürümesini, parti teşkilatlarından gönüllüler vasıtasıyla gerçekleştirecek kadar kendini işine adamıştır. Belediyecilikteki tecrübemizi ve birikimimizi sürekli zenginleştirerek, geliştirerek, büyüterek tüm Türkiye’nin hizmetine sunduk.” diye konuştu.

“BELEDİYE BAŞKANLARIMIZIN ÖNÜNE ÇOK BÜYÜK HEDEFLER KOYDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Milletimizin karşısına 1994 mahalli idareler seçimlerinde bu ülkenin ‘CHP’den tevarüs ettiği çöp, çukur ve çamurla mücadele’ diyerek yola çıktık. Çünkü CHP çöptür, çukurdur, çamurdur. Öyle devraldık İstanbul’u ve onlardan tamamen arındırdık. 2004’te ‘Yerel kalkınma başlıyor’ sloganını kullandık, o günden bugüne belediye başkanlarımızın önüne çok büyük hedefler koyduk. Eğer çöp dağlarından İstanbul temizlendiyse, Ümraniye’deki vahşi çöp depolama alanı patlamak suretiyle 39 vatandaşımız orada öldüyse herhalde bunun bir hesabının sorulması gerekir. Kimdi belediye başkanı? İlçede de CHP, büyükşehirde de CHP. Hesabını ne soran oldu, ne hesabı sorulan oldu. Bunları özellikle bilmenizin önemine vurgu yapmak istiyorum. Ankara farklı mıydı? Hayır, Ankara da böyleydi. Buraları teslim aldık. Aldıktan sonra İstanbul değişti. Ankara değişti. Ama teslim alınmayan yerlerde hala susuzluk devam ediyor. İşte İzmir… Ne İstanbul ne Ankara’da susuzluk diye birşey kalmadı. Bütün mesele aşk meselesi, dertli olmak meselesi, inanç meselesi. Bunlarla bugünlere geldik.”

“Altyapı, yol, kaldırım, su, çöp, temiz çevre, temiz hava gibi temel hizmet alanlarındaki sorunları çözmeden şehirlerimizi kalkındıramayız” dediklerini hatırlatan Erdoğan, “Hamdolsun, kısa sürede bu sıkıntıların üstesinden geldik ve şehirlerimizi çok ileri hizmet standartlarına kavuşturduk. Ardından, 2009 mahalli idareler seçimlerinde ‘İşimiz hizmet gücümüz millet’ diyerek, ‘marka şehirler’ hedefledik. Her şehrimizin, bölgesinin, ülkemizin ve dünyanın önemli bir markası haline gelebilmesi hedefiyle milletimizin karşısına çıktık.” dedi.

İstanbul’da Habitat 2 Toplantısı düzenlediklerini hatırlatan Erdoğan, bu toplantıda İstanbul’un dünyanın en temiz şehri olarak kayıtlara geçtiğini söyledi.

Bunların rastgele olmadığını belirten Erdoğan, “Dertli olursanız, aşık olursanız bunlar olur. İşte bunlar bunun neticesinde gerçekleşti. Altyapıdan çevre sorunlarına kadar her alanda, daha ayrıntılı, daha ince işçiliğe yönelik yatırımları hayata geçirdik. Potansiyeli olan her ilimizin dünya çapında marka şehir haline dönüşme çabasına destek verdik. Türkiye’nin gündemi değiştikçe, mahalli idarelerdeki hedeflerimizi de ileriye taşıdık ve 2014 seçimlerinde ‘Daima millet daima hizmet’ dedik. Böylece her türlü vesayet, darbe ve saldırıya karşı, milletimizin emrinde bir şekilde hizmet yürüyüşümüzü sürdürme kararlılığımızı ifade ettik.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin istiklaline ve istikbaline göz dikenlere karşı 15 Temmuz’da olduğu gibi milletimizle birlikte mücadele ederken hizmet yarışında da yine en önde olduk. Şimdi de tevazu, samimiyet ve gayret ile memleket işi gönül işi diyerek, ‘Gönül belediyeciliği’ sözüyle milletimizin huzuruna çıkıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, “Halkımıza yeni bir heyecanla, yeni bir vizyonla, kimi tecrübeli, kimi yeni ama birikimli ve vizyoner isimlerle şehirlerimizi daha ileriye taşımanın sözünü veriyoruz. Hedefimiz, istisnasız tüm fertleriyle önce milletimizin gönlünü kazanmak, ardından sandıkta oyunu almaktır.” dedi.

Her seçimin bir imtihan olduğunu bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“31 Mart 2019 imtihanından başarıyla çıkmak için, geçmişte yaptığımız hizmetlerle yetinmiyoruz. Bu büyük müktesebatın yanında, şehirlerimizi geleceğe hazırlayacak yeni projeler geliştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde, tıpkı ülkemizin diğer vizyoner projeleri gibi şehirlerimiz için de kısa, orta ve uzun vadeli strateji belgeleri hazırlayacağız. Bakanlıklarımızdan en küçük belediye birimlerimize kadar, şehirlerimizle ilgili tüm planları, projeleri, yatırımları, hizmetleri bu strateji belgeleri üzerinden takip edeceğiz. Kısa vadeli hedefleri her yıl, orta vadeli hedefleri belediye başkanlarımızın dönemlerinin bitiminde, uzun vadeli hedefleri de ülkemizin 2023, 2053, 2071 vizyonlarıyla bağlantılı şekilde değerlendireceğiz. Bu süreçleri tüm belediyelerde takip etmek için Cumhurbaşkanlığı bünyesinde bir izleme-değerlendirme sistemi kuruyoruz.”

Merkezi yönetim birimlerinin 81 ildeki yatırımların takibiyle ilgili bir sistemi daha önce kurduklarını anımsatan Erdoğan, “Tecrübe ve bilgi paylaşımından tasarruf ve şeffaflığa kadar pek çok faydasını göreceğimize inandığım bu sisteme, belediyelerimizi de entegre edeceğiz. Ayrıca, AK Partili belediyelerimizin daha yakından takibi için, benzer bir sistemi Genel Merkezimizde faaliyete geçireceğiz. Genel ve yerel iktidarlarımız döneminde plansız şehirleşmenin kökünü kuruttuğumuz gibi ilkesiz, işlevsiz ve denetimsiz planlamayı da ortadan kaldıracağız. İşte bu doğrultuda Türkiye’yi, bugüne kadarki uygulamaların ötesinde bir Yeni Şehircilik Vizyonu ile buluşturuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Şehirleri, insan fıtratına uygun, medeniyet ve kültür değerleriyle yoğrulmuş, daha çok hizmetle donatacaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Belediye başkanlarımız, şehir halkına hakim olma değil hadim olma idrakiyle görevlerini yürütecekler. Yani ‘Efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geliyoruz’ anlayışıyla hizmetlerini sürdürecekler.” dedi.

Erdoğan, şehir plancılığında ve imar uygulamalarında, coğrafyanın tüm birikimine sahip çıkan, Selçuklu mimarisinin sadeliğini, Osmanlı mimarisinin zarafetini ve bugünün modern çizgilerini meczeden bir anlayışı yaygınlaştıracaklarını söyledi.

Konuşması sırasında tribünlerde açılan “Aşk ile çalışmak bu işin özü, 31 Mart zafere AK Parti’nin sözü” afişini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnsanlarıyla birlikte ağacından hayvanına kadar içindeki tüm canlıların güven içinde yaşadığı şehirlere sahip olmanın huzuruna AK Parti belediyeceliği ile kavuşacağız. AK Parti iktidarları döneminde eğitimden sağlığa, ulaşımdan sanayiye kadar her alanda kurduğumuz güçlü altyapı, şehirlerimizle ilgili tasavvurlarımızı gerçekleştirebilmemizin teminatıdır. Öyle ki, bugün artık klasik belediye hizmetleri, başarının ölçüsü olmaktan çıkmıştır. Artık ölçü, bunların üzerine hangi hizmetleri koyabildiğiniz, özellikle de gönül belediyeciliğinde ne kadar mesafe kat edebildiğinizdir.”

“MİLLETİMİZİN KARŞISINA ‘MEMLEKET İŞİ GÖNÜL İŞİ’ DİYEREK ÇIKIYORUZ”

AK Parti belediyelerinin her insana adaletle hürmet edeceğini, şehrin ve insanların maddi-manevi tüm varlığını kutlu bir emanet olarak görüp sahip çıkacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyelerin herhangi bir kesime ve kişiye değil sadece milletine ve devletine sadakat gösterecek başkanlarla yönetileceğini kaydetti. Erdoğan, “İşte bunun için 31 Mart seçimlerinde milletimizin karşısına ‘Memleket işi gönül işi’ diyerek çıkıyoruz.” ifadesini kullandı.

Erdoğan, AK Parti olarak yeni dönemdeki belediyecilik anlayışlarını ve millete taahhütlerini 11 başlık altında özetlediklerini belirterek, bu başlıkları “Şehir Planları, Altyapı ve Ulaşım, Kentsel Dönüşüm, Benzersiz Şehirler, Akıllı Şehirler, Çevreye Saygılı Şehirler, Sosyal Belediyecilik, Yatay Şehirleşme, Halkla Birlikte Yönetim, Tasarruf ve Şeffaflık ve Değer Üreten Şehirler” şeklinde sıraladı.

Şehir Planları konusunda, uzun vadeli ihtiyaçları gözeten ve hakkaniyete uygun yöntemleri takip edeceklerini belirten Erdoğan, “İstismara açık parsel bazlı plan değişikliklerine kesinlikle geçit vermeyeceğiz. Şehir planlarını ve imar uygulamalarını şeffaf bir şekilde hazırlayacağız. Zorunlu hallerde yapılması gereken plan değişiklikleriyle ilgili süreçleri de aynı şekilde halkın gözetiminde yürüteceğiz.” dedi.

Muhtarlık binalarında ilan edilecek plan değişikliklerini, milletin görüşü ve onayı alındıktan sonra daha etkin bir şekilde uygulamaya geçireceklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yapılan çalışmalar konusunda ilgili tüm kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerinin fikirlerine başvuracak, kararları demokratik katılım süreçlerini işleterek en geniş uzlaşmayla alacağız. Milletimizin hayat kalitesini artırmayan hiçbir işe vakit ve kaynak ayırmayacağız. Potansiyellerini en iyi şekilde değerlendirerek şehirlerimizi çekim merkezi haline getirecek projelere özel önem vereceğiz, öncelik vereceğiz.” ifadelerini kullandı.

“ALTYAPI EKSİKLERİNİN TAMAMLANMASINI YAKINDAN TAKİP EDECEĞİZ.”

Altyapı ve ulaşım konuları çözülmeden şehirlerin gerçek anlamda şehir haline getirilmiş olamayacağına inandıklarını ifade eden Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde, içme suyu, yağmur suyu, kanalizasyon, doğal gaz, enerji ve iletişim hatları gibi temel altyapı sorunları tamamen çözülmemiş hiçbir şehrimizi inşallah bırakmayacağız. AK Partili olmayan belediyelerde de altyapı eksiklerinin tamamlanması çalışmalarını yakından takip edeceğiz.” diye konuştu.

Toplu taşıma projelerini hızlandırıp yaygınlaştırarak, insanları trafikte boğulmaktan kurtaracaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, otopark meselesini, hem şehir planlarında hem de imar uygulamalarında asli öncelik haline getireceklerini ve böylece sokaklardaki araç istilasına son vererek, kaldırımları sadece yayaların hizmetine sunacaklarını söyledi.

Kentsel dönüşüm projelerini, şehirleri hem deprem riskinden hem de çarpık yapılaşmadan kurtarmaya dönük olarak geliştireceklerini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bugüne kadar elde ettiğimiz tecrübelerin ışığında, bina bazlı kentsel dönüşümden ziyade alan bazlı kentsel dönüşümü teşvik edeceğiz. Tek tip kentsel dönüşüm uygulamaları yerine, bölgenin ve vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gözeten çözümler üreteceğiz. Fiziki dönüşümü kültürel, ekonomik ve sosyal dönüşümle birlikte tasarlayarak yepyeni bir şehircilik hamlesi başlatacağız. Millet kıraathanelerini mahalle düzeyine kadar yaygınlaştıracağız.”

Erdoğan, benzersiz şehirler hedefleri doğrultusunda her şehrin kendi coğrafyasına, iklimine, tabiatına, tarih ve insan dokusuna, büyüme alanlarına uygun gelişme modelleri hazırlayacaklarını söyledi.

Planları, altyapı ve üstyapı projelerini, şehirlerin asli karakterlerini güçlendirecek şekilde tasarlayıp koruyarak yaşatmayı esas alacaklarını belirten Erdoğan, “Her birinin kendi hikayesi olan şehirlerin silüetini bozan, estetik değeri olmayan, kültür varlığımıza katkıda bulunmayan projelere kesinlikle izin vermeyeceğiz.” dedi.

Tarihi yapıları ve mekanları şehrin günlük hayatının ayrılmaz parçaları haline getirerek gelecek nesillere miras bırakacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Taklitten ve tekrardan uzak, geçmişten feyzalan, bugünün ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren bir mimariyi şehirlerimize hakim kılacağız. Şehirlerimizin, kadınlardan çocuklara, gençlerden yaşlılara, engellilerden sporculara kadar herkese dokunacak mekanlarla donatılmasını sağlayacağız.” ifadelerini kullandı.

Akıllı şehirler ile şehircilikte yeni ufuklar açacaklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Belediye hizmetlerine erişimden, ulaşımın, enerjinin, binaların ve cihazların yönetimine kadar insanlarımızın günlük hayatını kolaylaştıracak tüm akıllı şehir uygulamalarını destekleyeceğiz. Teknolojinin imkanlarını, özellikle de yerli çözümleri teşvik ederek, şehirlerimizin emrine sunacağız. Mobil teknolojilerin böylesine geliştiği bir dönemde, Türkiye’yi bu büyük inşallah yarışta geri bırakmayacağız.

Çevreye saygılı şehirler ile Rabbimizin bize emanet ettiği tabiat içinde, canlı veya cansız tüm varlıklarla birlikte uyum içinde bir hayat sürdürebilmemizi sağlayacağız. Halkımızın ailesiyle huzur içinde vakit geçirebileceği, dinlenebileceği, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılabileceği Millet Bahçelerini her şehrimizde yaygınlaştıracağız. Tabiat kaynaklarının sonsuz olmadığının bilinciyle, şehirlerimizi yeşil alanlarıyla güzelleştirirken, kitlesel tüketimden kaynaklanan atıkların da çevreyi kirletmesine engel olacağız. İşte görüyoruz, bakıyorsunuz büyükşehirlerde aday çıkartmış CHP, ama her taraf yine çöp dağlarıyla dolu. Nasıl belediye başkan adayısın? Hem de büyükşehir hem de İstanbul gibi bir yerde. Demek ki geçmişten ders almamışlar. Geçmişte yine bize CHP, çöp dağlarını bırakmıştı ama onun varisleri de yine ilçe belediyesinde çöp dağlarıyla hareket ediyor. Bütün bunları görerek, milletimize bunları anlatarak, aynı tuzağa bir daha düşünmemiz lazım. Çöp meselesinde bunların eksik bıraktığı çok şey var.”

Erdoğan, “Sıfır Atık Projesini her kurumumuzda, her evimizde hayata geçireceğiz. İnsan-şehir-tabiat dengesini en ideal şekilde gözeterek şehirlerimizi yeşil ve sürdürülebilir büyüme ilkesiyle inşa ve ihya edeceğiz.” dedi.

“KİMSESİZLERİN KİMSESİ, SESSİZ YIĞINLARIN SESİ OLACAĞIZ”

Sosyal belediyecilik anlayışıyla tüm mağdur ve mazlumlarla birlikte ailelere, çocuklara, gençlere, kadınlara, yaşlılara ve engellilere hizmet verecek şekilde çalışacaklarını kaydeden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Erişilemeyen, yardım eli uzatılmayan, hizmet götürülmeyen hiçbir kesim bırakmayacak. Kimsesizlerin kimsesi, sessiz yığınların sesi olacağız ve belediyecilik anlayışımızı buraya oturtacağız. Özellikle toplumun temeli olarak gördüğümüz aile kurumunu güçlendirecek çalışmaları önceliklerimizin başına alacağız. İnsana hizmet üreten belediyecilik yapacak, şehirleri imar ederken nesilleri ihmal etmeyeceğiz. Aile Danışma ve Yaşam Merkezleri, Kadın ve Gençlik Merkezleri, Spor Merkezleri, Kültür ve Sanat Merkezleri, Engelli ve Yaşlı Merkezleri gibi hizmetleri en küçük yerleşim birimlerine kadar götürmeye devam edeceğiz. Sporu, gençlerimiz başta olmak üzere, her kesimin hayatının ayrılmaz bir parçası haline getirecek altyapıyı kuracak bu faaliyetleri yoğunlaştıracağız. Sosyal belediyecilik çalışmalarının kalite standartlarını oluşturarak, ülkenin her yerinde belirli bir seviyenin üzerinde hizmet verilmesini sağlayacağız.

Yatay şehirleşme yeni dönemdeki şehircilik vizyonumuzun merkezinde yer alacaktır. Gönüllerimize hitap eden mekanlar bütünü olan şehirlerimizi, toprakla daha çok buluşan, mahalle kültürünü yaşatan, komşuluk ilişkilerini canlı tutan yatay mimari anlayışıyla geliştireceğiz. Bu modelle, insani hizmetlerden yeşil alanlara ve akıllı şehir uygulamalarına kadar pek çok sorunu aynı anda çözebileceğiz. Her şehrimizde pilot uygulamayla başlayıp, zaman içinde genişleterek, yatay şehirleşme modelimizi ülkemizin her yerine yaygınlaştıracağız. Kentsel dönüşüm alanları ile yeni imara açılan bölgelerde, bu modele öncelik vereceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, manifestoda yer alan “Halkla birlikte yönetim”, “Tasarruf ve şeffaflık”, “Değer üreten şehirler” maddelerine ilişkin bilgi verdi.

Erdoğan, manifestodaki 9. maddenin “Halkla birlikte yönetim” olduğunu belirterek, “Bu ilkeyle, belediye faaliyetleriyle ilgili kararlara, şehir sakinlerinin, özellikle de muhtarların ve sivil toplum kuruluşlarının en üst seviyede katılımını temin edeceğiz.” diye konuştu.

Özellikle insanların hayatlarını doğrudan ilgilendirecek büyük
projelerde istişare yöntemini mutlaka kullanacaklarına işaret eden Erdoğan, “Belediyemizden hizmet alan vatandaşlarımız için bir ‘Şehirli Hakları’ bildirgesi hazırlayacağız. Belediye sınırları içinde yaşayan herkesin katılımıyla toplanacak Şehir Meclislerinde, önemli kararları ortak akıl ile alacağız. Belediye Meclisi toplantılarının ve belediye ihalelerinin canlı yayın dahil, herkese açık şekilde yapılması için tüm imkanların kullanılmasını sağlayacağız.” ifadelerini kullandı.

Tasarruf ve Şeffaflık

Manifestonun 10’uncu maddesinin “Tasarruf ve Şeffaflık” olduğunu dile getiren Erdoğan, tasarruf ve şeffaflığın yeni dönemde belediyelerde çok daha önemli bir yönetim ilkesi haline geleceğini de vurguladı. Erdoğan, şöyle devam etti:

“Hangi kaynaktan gelirse gelsin belediye bütçesine giren her
kuruşta yetiminden gazisine, işçisinden yaşlısına herkesin hakkı olduğunu aklımızdan asla çıkarmayacağız. Yatırımları ve hizmetleri yaparken kullanılan kaynağın gerekliliğini, verimliliğini, önceliğini, kalitesini titiz bir şekilde değerlendirecek, sonra adımları atacağız. Her faaliyetimizi, en başından en sonuna kadar milletimizin gözü önünde, her türlü bilgiye, belgeye erişimin açık olduğu bir yöntemle yürüteceğiz. Belediyelerimizde hakka, adalete, maşeri vicdana, hukuka aykırı davranan hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız.”

Değer üreten şehirler

Erdoğan, son maddenin “Değer üreten şehirler” olduğuna dikkati çekerek, bu şehirler ile AK Parti belediyeciliğini bir üst aşamaya taşıdıklarını vurguladı.

Bugün şehirlerde yaşayan insanların taleplerinin, bundan çeyrek asır, yarım asır öncesine göre çok değiştiğini anlatan Erdoğan, eskiden ihtiyaçların, “başını sokacak bir çatı, musluğundan akacak su, ampulünü yakacak elektrik, evine ulaşacak yol” gibi temel hizmetlerle sınırlı olduğunu anımsattı.

Bugün ise şehirlerdeki insanların temel beklentilerini her alanda hayat kalitesinin yükseltilmesi olarak özetleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bunun için şehirlerimizi gayrimenkul odaklı zenginleşme aracı olmaktan çıkartıp, insanın kültürel ve ekonomik üretkenliğinden kaynaklanan katma değerle güçlenen mekanlar haline getireceğiz. Bir başka ifadeyle şehirlerimizin gayrimenkul rantıyla değil, geleceğe medeniyet mirasımız olarak bırakabileceğimiz iyilik, merhamet, kültür, sanat ürünü eserlerle değerlenmesini sağlayacağız.”

“BELEDİYELERİMİZİ DEĞER ÜRETEN ŞEHİRLER ANLAYIŞIYLA YÖNETECEĞİZ”

AK Parti olarak bu konuda uzun süredir hazırlık yaptıklarını belirten Erdoğan, önceki yıllarda, ekonomik kalkınmanın ve refah artışının ana lokomotifi olan “Kent Ekonomileri Forumu” çalışmasını, 81 ili kapsayacak şekilde gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

Geçen yılda 30 büyükşehiri kapsayan “Şehrim 2023 Projesi”ni
hazırladıklarını anımsatan Erdoğan, “Bu çalışma, şehirlerimizin kültürden ekonomiye tüm yönlerini analiz ettiğimiz, zayıf ve güçlü taraflarını ortaya koyduğumuz bu çalışmalar ışığında, önümüzdeki dönemde belediyelerimizi değer üreten şehirler anlayışıyla yöneteceğiz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, “Memleket işi, gönül işi” diyerek, gönül belediyeciliği ile
milletin hizmetine talip olan AK Parti’nin, yeni dönemde insan merkezli yürüteceği hizmetlerin temel ilkelerini ise başlıklarıyla şöyle tekrarladı:

“Şehir planları, uzun vadeli ve hakkaniyete uygun şekilde hazırlanacak. Altyapı ve ulaşım sorunları tüm şehirlerimizde tamamen çözülecek. Kentsel dönüşüm çalışmaları bölgelerin özelliklerine ve vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına göre yürütülecek. Benzersiz şehirler anlayışıyla şehirlerimiz kendi hikayelerine uygun şekilde geliştirilecek. Akıllı şehir uygulamalarıyla teknolojinin tüm imkanları insanımızın ve şehirlerimizin emrine sunulacak. Çevreye saygılı şehirler ile belediye hizmetlerinde tabiattaki canlı veya cansız tüm varlıklarla uyum gözetilecek.

Sosyal belediyecilik çalışmalarına önem verilerek doğrudan
insana dokunan hizmetler ve projeler yaygınlaştırılacak.
Yatay şehirleşme ile tabiatla bütünleşen, aile, mahalle ve
komşuluk kültürünü ihya eden örnek yerleşim alanları kurulacak.
Halkla birlikte yönetim ilkesiyle, şehirle ilgili tüm önemli kararlar orada yaşayanlarla birlikte alınacak. Tasarruf ve şeffaflık hassasiyetiyle belediyelerin kaynakları hem doğru hem de açık şekilde kullanılacak. Değer üreten şehirler ile kültür ve ekonomi başta olmak üzere her alanda hayat kalitesini yükseltecek yaklaşımlar geliştirilecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’li belediyelerde, bu 11 başlıkta ifade edilen ilkeler çerçevesinde hizmet vereceklerini belirterek, “Böylece seçim kampanyamızı da resmen başlatmış, seçim sloganlarımızı kamuoyumuzla paylaşmış oluyoruz.” dedi.

Erdoğan, 31 Mart seçimlerinin demokrasi şöleni şeklinde geçmesi temennisinde bulunarak, “Mahalli İdareler Seçimleri Manifestomuzdaki ilkelerimiz, milletimize yeni dönemdeki yönetim anlayışımızı ifade eden taahhütlerimizdir.” diye konuştu.

“CUMHUR İTTİFAKI’NA BAĞLILIĞIMIZDAN TAVİZ VERMEYECEĞİZ”

Projeleri, her büyükşehirde, ilde ve ilçelerde AK Parti adaylarının kendilerinin açıklayacağına dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

“Seçim yarışının iftira, yalan, hakaret, husumet değil; plan, proje,
hizmet etrafında şekillenmesi en büyük temennimizdir. Darbe çığırtkanlığı yapan, asmayı, kesmeyi, zehirlemeyi, sürmeyi hesap eden anti-demokratik siyaset anlayışının dönemi, inşallah 31 Mart’ta tamamen kapanacaktır. Türkiye’nin, tehdit siyasetine değil hizmet siyasetine ihtiyacı vardır. AK Parti olarak kendi seçim kampanyamızı bu şekilde sürdüreceğiz. Bu süreçte, ülkemizin bekasının ve milletimizin geleceğinin güvencesi olarak gördüğümüz Cumhur İttifakı’na bağlılığımızdan taviz vermeyeceğiz. Milliyetçi Hareket Partisiyle birlikte Cumhur İttifakı’nı gayet diri tutacağız, dayanışmamızı diri bir şekilde sürdüreceğiz. “

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz yıllarda üst üste çok büyük saldırılara maruz kalan Türkiye’nin istikrar ve güven ortamının devamına, her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğuna inandıklarını belirterek, “Biz şunu biliyoruz ki Cumhur İttifakı bizim aynı zamanda bir beka meselemizdir. Onun buradaki gayretimiz bu anlayışla devam edecektir.” dedi.

“31 MART MAHALLİ SEÇİMLERİNİ DE HUZUR İÇİNDE TAMAMLAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2018’de Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerini geride bırakıp, yeni yönetim sistemine fiilen geçildiğini hatırlatarak, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, hamdolsun, her geçen gün daha da pekişerek başarıyla yürüyor. İnşallah 31 Mart 2019 mahalli seçimlerini de huzur içinde tamamlayacağız. Böylece ülke ve millet olarak önümüzdeki süreci tamamen hedeflerine odaklanmış bir şekilde geçirme imkanına kavuşacağız.” ifadelerini kullandı.

Bu dönemde atılacak adımların, gelecek nesillere emanet
edecekleri 2053 ve 2071 vizyonları bakımından kritik öneme
sahip olduğuna işaret eden Erdoğan, AK Parti olarak bu bilinçle, demokraside ve ekonomide Türkiye’yi dünyanın en ileri ülkeleri seviyesine çıkartacak reformları hayata geçirmeye devam edeceklerini söyledi.

Büyükşehirler, iller, ilçeler ve beldelerde kazanacakları her başarının Türkiye’nin aydınlık yarınlarına tutulmuş bir ışık olacağını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Mahalli seçimlerde partimizin elde edeceği güzel neticeler, belediye hizmetlerinde, biraz önce ifade ettiğim ilkeler çerçevesinde yeni bir dönemin kapılarını sonuna kadar açmanın yanında, Türkiye’yi her alanda hedeflerine ulaştıracak çalışmalarımızda bize moral desteği de verecektir. 31 Mart’ta kazananın bir kez daha hizmet siyaseti olacağına kalpten inanıyorum. Mensubu olmaktan şeref duyduğum milletime, demokrasimize ve bize vereceği destek için şimdiden şükranlarımı sunuyorum.”

“MİLLETİMİZE EMRİNDE OLDUĞUMUZU USANMADAN TEKRARLAYACAĞIZ

Belediye başkan adayları ve teşkilat mensuplarına seslenen Erdoğan, şunları söyledi:

“Sizlerden bugünden itibaren seçim gecesine kadar tüm gücünüzle sokakta, evde, iş yerinde her yerde milletimizle birlikte olmanızı bekliyorum. Hedefimiz bizzat ulaşmadık, kendimizi anlatmadık, derdini dinlemedik hiçbir vatandaşımızı bırakmamak olmalıdır. Seçimi kazandık, seçimden sonra da bu anlayışın aynen devamını istiyorum.

Demokrasiye ve milli iradenin üstünlüğüne yürekten inanan bir parti olarak adaylarımızla ve teşkilatımızla milletimize onun emrinde olduğumuzu usanmadan sürekli tekrarlayacağız. Gittiğiniz her yerde şahsımın temsilcisi olarak vatandaşlarımıza selamlarımı iletmenizi, desteklerini talep etmenizi rica ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile adım attığı hizmet siyasetini bugüne kadar kesintisiz getirdiklerine değinerek, “AK Parti’nin 16 yılda Türkiye’yi nereden nereye getirdiğini her vatandaşımıza örnekleriyle anlatmalısınız. Ülkemizi 2023 hedeflerimize ulaştırma kararlılığımızı tekrar tekrar ifade etmelisiniz. Dünyada ve bölgemizde yaşanan büyük değişime, bütün bunlara karşı ülkemizi birikimiyle vizyonuyla, projeleriyle, kadrolarıyla hazırlayabilecek yegane partinin AK Parti olduğunu herkese göstermelisiniz.” dedi.

Gelecek dönemde belediyelerdeki hedefleri standartları çok daha yukarıya çıkararak millete sunmaya devam edeceklerini ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu seçimlerde gelecekteki çalışmalarımızda bize yol göstermek üzere her bir belediye başkan adayımızın ve teşkilatımızın kampanya döneminde gösterdiği performansı tespit edecek bir mekanizma da kuracağız. Böylece kararlarımızı daha somut verilere dayalı olarak alma imkanına kavuşacağız.

Cumhurbaşkanlığı ve Mecliste milletimizin bize verdiği yetkiyle ülkemizi 2023 yılının Haziran ayına kadar yöneteceğiz. İnşallah milletimizden alacağınız yetkiyle belediyelerimizde 2024 yılının Mart ayına kadar hizmet vereceksiniz. Türkiye’yi elbirliğiyle geleceğe taşımak için sizlerden gece gündüz gayret göstermenizi beklediğimi belirtmek istiyorum.”

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay“Uyuma numarası yapan siyasetçiler var”

Sakarya’daki 1’inci Ana Bakım Fabrikası’nın (Tank Palet Fabrikası) özelleştirilmesine karşı bugün,Türk İş  Konfederasyonu ve Harb-İş Sendikası ortaklaşa miting düzenledi.

Adapazarı Bosna Caddesi’nden toplanan Harb-İş Sendikası’na üye binlerce işçi buradan Demokrasi Meydanına yürüdü. Sakarya halkının desteği ile Gar Meydanında toplanan onbinlerce kişi  Tank Palet Fabrkası’nın özelleştirilmesine karşı çıktı.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay burada onbinlerce kişiye hitap etti.

“Patron biz olalım”

Türk-İş tarafından düzenlenen Tank Palet mitingi Adapazarı Gar Meydanı’nda onbinlerce işçi ve vatandaşın katılımı ile gerçekleşti. Mitingde konuşan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, “Bu yol yanlış bu yoldan vazgeçin” diyerek hükümeti uyardı. Harb-İş Genel Başkanı Bayram Bozal ise “Bu bir peşkeşdir. Buna izin vermeyeceğiz” dedi.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, açık hava

“NE DEDİNİZDE YAPMADIK”
Mitingin açılışında konuşan Tank Palet Fabrikası’nda örgütlü Harb-İş Sendikası Şube Başkanı Yaşar Yavuz, “Bize neyi yapın dediniz de biz yapmadık.  Milli Tankımız olan Altayı yapın dediniz de biz yapamadık mı? Memurlar, işçiler, mühendisler olarak bilgi birikimimizi başka ülkelerle paylaşmak istemiyoruz. Tank palet vatandır, tank palet namustur. Türkiye uyuma fabrikana sahip çık” dedi.

“MÜCADELEMİZ PEŞKEŞE KARŞI”
Daha sonra meydanı dolduran on birlere seslenen Harb-İş Sendikası Genel Başkanı Bayram Bozal, “Burada çok önemli işlere imza atan Türk Silahlı Kuvvetlerinin en önemli fabrikası, özelleştirme adı altında peşkeş çekiliyor.  Bize söylenen işçinin bir kaybı olmayacak. Biz işçinin kaybı ile ilgili mücadele vermiyoruz. Mücadelemiz buranın peşkeş çekilmesi. Mücadelemiz bu.

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, açık hava

“SAVUNMA MİLLİDİR MİLLİ KALACAK”
Hiçbir özel kuruluşta olmayan tezgahlarımız var.  Bugün tersanelerimiz konuşuluyor, bugün başka şeyler konuşuluyor. Savunmamızı başka ülkelere ihale ediliyor. Savunma millidir milli kalacak. Bizim mücadelemiz tabiki buruda çalışan tüm katmanlar için. Ama şuan yaptığımız tek mücadele bu kadar alt yapısı olan bir işyerinde asla ve katta fabrikanın devletin elinden çıkmaması” diye konuştu.

“KEŞKE O KAYNAĞI YAPMASAYDI”
Milletvekillerine katılım ve destekleri için teşekkür eden Bozal, “ Onlar sağ olsunlar yaklaşık 1 aydır meclis gündeminde tuttular, tutmayada devam ediyorlar. CHP burada daha önce geldi 30 milletvekili ile yürüdü. Bugün aramızda İYİ Partili çok sayıdra milletvekili de var. 15 Temmuzu bu siyasiler çok net biliyor. Sayın Cumhurbaşkanımız burada yapılan 140  Obüs kaynağını yapıyor, keşke yapmasaymış. Çok az bir yatırımla burasını uçururuz diyor, BMC’ye peşkeş çekiyor.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, kalabalık ve açık hava

“HESABI SORULACAK”
Bizim Erzurum, Diyarbakır, Erzincen, İzmir, İstanbul’dan yurdun dörtbir yanında üyelerimiz geldi. Hepsine tek tek teşekkür ediyorum.  Bunun hesabını zamanı gelince Sakarya halkı da, Türk halkıda soracaktır” dedi.

Türk-İş Genel Başkanı  Ergün Atalay, “ Memleket isterim”  şiiri ile konuşmasına başladı.
“Vur vur inlesin Ankara dinlesin”  sloganları ile şiiri sık sık kesilen Atalay, “Türkiye’nin doğusundan, batısına, güneyinden, kuzeyine binlerce Türk-İş üyesi bu alana geldi. Türkiye bu alanda, hoş geldiniz sefalar getirdiniz” sözleriyle , meydanı dolduran on binleri selamladı.  “Sakarya seninle gurur duyuyor” sloganları meydanı inletti.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, açık hava

“BU DEVLETİN EMRİNDEYİM DEDİM”
Ben işçiyim sözleri ile konuşmasına devam eden Atalay; “Bulunduğunuz bu alanda bundan 50 yıl önce ayağında lastik ayakkabı ile dolaşan Recai’nin oğluyum ben. 15 Temmuz sonrası bu alanda  70 bin kişiye Türk-İş adına seslenmiş, Türk- İş 1 milyon işçisi, 4 milyon ailesi ile bu devletin , bu ülkenin emrinde demiştim.

Görüntünün olası içeriği: 16 kişi, kalabalık ve açık hava

“BAS BAS BAĞIRIYORUZ DUYMAMAZLIKTAN GELİYORLAR”
Değeli dostlar 15 Temmuz’ da da, 28 Şubat’ta da Türk-İş daima demokrasinin yanında oldu. 12 ay çalışıyoruz, 11 ay maaş alıyoruz. EYT ilgili sıkıntımız var, bas bas bağırıyoruz duymamazlıktan geliyorlar. 85 bin taşerondan geçmeyen arkadaşlarımız var. Devletin bütün kademeleri söz verdi hala tık yok. Sabırla sabırla neticeyi bekliyoruz.

Görüntünün olası içeriği: 16 kişi, açık hava

PEŞKEŞE HAYIR
Bundan 1 ay evel ayın 19 Aralık’ta  bir resmi gazete yayınladı. Tank Palet’in özelleştirmeye açılacağı yer aldı. Diyorlar ki bunun adı özelleştirme değil. Özelleştirme değil de nedir? Anlayan varsa biri anlatsın” diye sordu.

HARB-İŞ’İN EMRİNDE
“Bizden ne istiyorsanız Türk-İş üyesi 1 milyon işçi Harb-İş Sendikası’nın emrinde” diyen Atalay, “Kafası ile vucudu ile emrinde.Bu fabrika  Milli Savunma Bakanlığı’nın emrinde kalsın.  TC Devletinin emrinde kalsın. Tek kalemiz bu. Harb iş işçisi milli savunma bakanlığının personeli olsun.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

“PATRON BİZ OLALIM”
Biz Altay Tankı’nın en güzelini bu fabrikada yaparız. Özel sektör niye gelsin. Biz patron olalım onlar bizim yanımızda çalışsınlar ‘Savunma millidir, milli kalmalı’  Yabancı sermayeye karşı değiliz,  Almanya tankı verdi, paleti vermedi. Amerika uçağı verdi, pervaneyi vermedi. Kafanızı kaldırın dünyaya bir bakın. Amerika, Rusya, Çin güç gösteriyor. Savunma sanayide gücü olanlar güç gösterir. Biz ne zaman savunma sanayinde yüzde yüz milli olursak o zaman güçlü oluruz. Özelleştirme ile güçlü olunmaz” dedi.

BAĞIMSIZ  Sakarya  Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa  KAŞKAŞ  Mitinge destek verdi

“BU YOL YANLIŞ YOL”
Atalay, “Bu alana Türkiye’nin dört bir köşesinden gelen kardeşlerim , bu karda kışta  köfte yemeye gelmedi. Buradan haykırmaya geldiler.  ‘Bu yol yanlış, bu yoldan vazgeçin’ diye.  Türkiye’nin sesine kulak verin, yarın çok geç olur” şeklinde uyarıda bulundu.

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, kalabalık ve açık hava

“UYUMO NUMARASI YAPIYORLAR”
“Uyuyanı uyandırırsınız ama uyuma numarası yapanı uyandıramazsınız”  sözleri ile konuşmasına devam eden Atalay, siyasilere ve sesini çıkarmayan sendikacılara seslendi; “Uyuma numarası yapan siyasetçiler,  sendikacılar var. Onları uyandırmak için kulaklarına su kaçıralım. Benim bu ülkeye borcum var. Benim bu işçilere borcum var, benim bu alanda olanlara borcum var, benim Sakaryalılar’a borcum var, benim aileme borcum var.

Görüntünün olası içeriği: 20 kişi, gökyüzü, kalabalık ve açık hava

MİLLİ BİR MÜCADELE 
Bugün buradaki mücadelemiz, vatana sahip çıkma, millete sahip çıkma mücadelesi. Bu mücadele milli bir mücadeledir” dedi.

Görüntünün olası içeriği: 10 kişi, açık hava

AK PARTİ YUHALANDI
Atalay, Sakarya’dan CHP Gurup Başkanvekili, MHP Grup Başkanvekili, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, İYİ parti milletvekili  olduğunu hatırlatırken, meydanı dolduran onbinler AK parti Genel Başkan Yardımcısı ismini yuhalandı.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, kalabalık, ağaç ve açık hava

Önümüzdeki 31 Mart yerel seçimleride hatırlatan Atalay, meydanı dolduran işçi ve vatandaşları oy istemeye gelen adayları uyarmaları konusunda da tembihledi.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, kalabalık ve açık hava

Meydanı dolduran onbinler “Tank Palet kalemiz, kalemizi vermeyiz” sloganları attı.  Atalay’ın konuşmasının ardından miting sona erdi.

Görüntünün olası içeriği: 10 kişi, kalabalık, gökyüzü ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, Hüsamettin Töre ve Nedim Ergün Kırımlı dahil, gülümseyen insanlar, oturan insanlar, oturma odası ve iç mekan

Türk-İş Genel başkanı  Ergün Atalay Bugün Gar meydanında halka hitap etmeden önce Adapazarı Gar Müdürlüğünü ziyaret ederek Gar Müdürü Hüsamettin TÖRE’yi  onurlandırdı
Gar Müdürü Hüsamettin TÖRE'”Kendisine çoktan çok teşekkür ediyorum.
Adapazarı Gar halkındır halkın kalacak….!”

Görüntünün olası içeriği: 18 kişi, Recep Ali Küçük dahil, gülümseyen insanlar, kalabalık

Görüntünün olası içeriği: 15 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar, kalabalık ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 16 kişi, gülümseyen insanlar

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, kalabalık, gökyüzü ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, açık hava

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, kalabalık ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 10 kişi, Şükran Kamkia Gökpınar dahil, kalabalık ve açık hava

"Ülkenin geleceğini hedef almak gazetecilikle bağdaşmaz"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta,Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından “10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü” dolayısıyla Selçuklu Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Basın Buluşması” programına katıldı.

Burada yaptığı konuşmada, demokratik bir ülkenin vazgeçilmez unsurlarından birisinin özgür ve tarafsız basın olduğunu söyleyen Leyla Şahin Usta, “Özgür ve tarafsız basın, vatandaşlarımızın doğru haber alma hakkının en önemli teminatıdır. Tarafsız, özgür, ilkeli ve basın ahlak kurallarına uyan bir medya; insan haklarının, sosyal kalkınmanın, gelişmenin sağlanmasında önemli bir role sahiptir.” ifadelerini kullandı.

Gazetecilerin kamu yararı gözetmesi gerektiğinin altını çizen Usta, “Böylesine ulvi bir görevi yerine getiren emekçi gazetecilerimizin, hukukun üstünlüğü, insan hak ve özgürlükleriyle özel hayata saygı çerçevesinde görev yapmaları çok çok önemlidir. Siz değerli gazetecilerimiz, insanlara haber ve bilgi akışı sağlama gibi önemli bir misyon taşıyorsunuz. Her türlü koşulda görevini yerine getiren, mesai saati gözetmeksizin vatandaşımızı bilinçlendirmek ve her konuda haberdar etmek için mücadele veren tüm gazetecilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü tebrik ediyorum.” diye konuştu.

Türk basınının bugüne dek ülke demokrasisine verdiği katkının takdire şayan olduğunu ifade eden Leyla Şahin Usta, Türkiye’de özellikle son 17 yılda yaşanan toplumsal dönüşümlerle medya alanında da ciddi bir gelişme kaydedildiğini vurguladı.

Usta, Türk basınının 15 Temmuz’da gösterdiği demokrasi mücadelesinin darbe girişiminin bastırılmasında en önemli unsurlardan biri olduğunu ileterek, şöyle devam etti:

“Maalesef gazetecilik mesleğini kötüye kullanarak, bu meslek üzerinden vatandaşlarımızda yanlış algı oluşturmak isteyen bir zihniyet de var. Dış mihrakların ekmeğine yağ süren bu zihniyet, onlarla iş birliği içerisinde karalama kampanyalarını yürütmektedir. Batı dünyası da bu safsataları bizim karşımıza ‘basın ve ifade özgürlüğü gaspı’ olarak getiriyor. Bugün tutuklu gazeteci olduğu iddia edilen isimler, başta terör suçu olmak üzere birçok suçtan ceza almış isimlerdir.”

Türkiye’de yasaların herkes için bağlayıcı olduğunu dile getiren Leyla Şahin Usta, şöyle devam etti:

“Devletin güvenliğini, ülkenin geleceğini hedef almak asla gazetecilikle bağdaşmaz. Devlet sırlarını yasa dışı yollarla ele geçirmek, tahrip etmek dünyanın hiçbir yerinde ‘gazetecilik faaliyeti’ olarak tanımlanmaz. Unutmayın ki basın özgürlüğünü en iyi şekilde sağlamak konusunda birtakım yasal düzenlemeler gibi, basın mensuplarının meslek ahlakı ve tarafsızlık ilkesine uymaları da son derece önemlidir.”

Başkanlıklar

"Ülkenin geleceğini hedef almak gazetecilikle bağdaşmaz"

“Ülkenin geleceğini hedef almak gazetecilikle bağdaşmaz…

"Şehirlerimizi birlik içinde yöneteceğiz"

“Şehirlerimizi birlik içinde yöneteceğiz”

"Güçlü bir siyasi parti ve millet hareketiyiz"

“Güçlü bir siyasi parti ve millet hareketiyiz”

“Demokrasiye sahip çıkan medya kuruluşları ve çalışanları, hain darbe girişiminin bastırılmasında önemli bir rol üstlenmiştir”

“Demokrasiye sahip çıkan medya kuruluşları ve çalışanla…

“Dünyanın birçok yerinde, önümüzdeki süreçlerde AK Parti'nin temsilciliklerini göreceğiz”

“Dünyanın birçok yerinde, önümüzdeki süreçlerde AK Part…

Genel Başkan Yardımcısı Sarıeroğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ile ilgili basın açıklamasında bulundu

Genel Başkan Yardımcısı Sarıeroğlu, 10 Ocak Çalışan Gaz…

“Basınımızın değerli mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutluyor, görevlerinde başarılar diliyorum”

“Basınımızın değerli mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, görevlerinde başarılar diliyorum”

“Türkiye’nin en güzel stadyumunun temelini atıyoruz”

“Suriyelilere bağlanan hiçbir maaşımız yok”

“Biz seçimlere stratejilerimizi çok rasyonel, planlı ve net ortaya koyan bir şekilde hazırlanıyoruz”

“Biz seçimlere stratejilerimizi çok rasyonel, planlı ve net ortaya koyan bir şekilde hazırlanıyoruz”

31 MART YEREL SEÇİMLERİ İÇİN AÇIKLANAN İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI

31 MART YEREL SEÇİMLERİ İÇİN AÇIKLANAN İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI

“Hiç kimse Kürt kardeşlerimize sahip çıkma konusunda Türkiye Cumhuriyeti'ne ders veremez”

“Hiç kimse Kürt kardeşlerimize sahip çıkma konusunda Türkiye Cumhuriyeti’ne ders veremez”

“Hiç kimse Kürt kardeşlerimize sahip çıkma konusunda Türkiye Cumhuriyeti'ne ders veremez”

“Hiç kimse Kürt kardeşlerimize sahip çıkma konusunda Türkiye Cumhuriyeti’ne ders veremez”

“İzmir’de kenti yaşanabilir kılan belediyecilik hasreti çekiyorum”

“Buraya yapılacak projelerin, 5 sene sonra Altındağ'ı bambaşka bir çehreye dönüştüreceğini söyleyebiliriz”

“Buraya yapılacak projelerin, 5 sene sonra Altındağ’ı bambaşka bir çehreye dönüştüreceğini söyleyebiliriz”

“Cumhur ittifakı, milletin ‘Ya Allah, bismillah’ diyerek başlattığı bir kıyam sırasında oluşmuş bir ittifaktır”

“Kürt kardeşlerimizin koruyucusu, yol arkadaşı aziz Türk milletidir”

“Türkiye bu coğrafyanın kilit taşıdır”

“Cumhur İttifakı, bir masa başı anlaşması değildir”

“Seçimin en kilit adımı belediye meclis üyelerinin tespitidir”

“İlk günkü aşkla, heyecanla yeni başlıyoruz”

“İlk günkü aşkla, heyecanla yeni başlıyoruz”

Genel Başkanvekili Kurtulmuş, Denizli'de 17 ilçe belediye başkan adayını açıkladı

Genel Başkanvekili Kurtulmuş, Denizli’de 17 ilçe belediye başkan adayını açıkladı

Türkiye’nin ilk iklim dostu kuruluşu AK Parti

Türkiye’nin ilk iklim dostu kuruluşu AK Parti

“Gençlerimiz şefkatle yaşlılara hizmet edecekler”

112 şoförü Nuri Bayraktar Burhaniye Belediye Başkanlığı’na Aday Oldu

Burhaniye’de Ambulans Şoförlüğü Görevinden İstifa Eden Akçaabatlı Nuri Bayraktar (52), Belediye Başkanlığı İçin Burhaniye’de Bağımsız Aday Olduğunu Açıkladı.

Burhaniye’de Yaşayan Evli ve 3 Çocuk Babası Nuri Bayraktar, Yaklaşık 15 Yıldır Görev Yaptığı İlçe Devlet Hastanesindeki Ambulans Şoförlüğü Görevinden İstifa Ederek, 31 Mart’ta Yapılacak Yerel Seçimlerde Burhaniye Belediye Başkanlığı İçin Bağımsız Adaylığını Açıkladı.

30 Yıldır Burhaniye’de Yaşadığını ve Sorunların Çözümüne Talip Olduğunu Belirten Bayraktar, Burhaniyelilere Güvendiğini ve Sosyal Belediyeciliğe Önem Vereceğini Söyledi.
Özel Sektörle İş Birliği Yaparak İstihdam Sağlamayı Amaçladığını Kaydeden Nuri Bayraktar, “Aslen Trabzon Akçaabatlıyım. Ancak, 30 Yıldır Burhaniye’de Oturuyorum. Bunun İçin de Sorunları Yakından Biliyorum.

Bunun İçin Aday Oldum.

İlçemizde Otopark Sorunu Çok Büyük. Bunu Önlemeye Yönelik Çalışmalarımız Olacak.

Şu Anda Mevcut Bulunan Sebze Pazarının Olduğu Yere 3 Katlı Pazar Yeri Yapacağım.

Kırsal Mahallerimizle İlgili de Önemli Projelerimiz Olacak. İşsizliği Önlemek İçin Özel Sektörle İş Birliği Yaparak İstihdam Sağlayacağım.

Projelerimi Anlatabilmek İçin Gidilmedik Kapı, Sıkmadık El Bırakmayacağım.

Bugünden İtibaren Çalışmalarıma Başladım.

İlçemize Yararlı Olacağıma İnanıyorum” Dedi.

Burhaniye’de 30 yıldır yaşamını sürdürdüğünü söyleyen bağımsız belediye başkan adaşı Nuri Bayraktar, “ Burhaniye’nin kaderi bu güne kadar sürekli kaybetmek olmuş.

Özellikle son yıllara baktığımızda Burhaniye bir karış ileriye gidemez olmuş.

Yani olduğu yerde saymış.

Artık ben varım.

Vizyonum var.

Bu vizyonumu Burhaniye’nin son 20 yılda kaybettiklerini geri alabilmemiz için benim belediye başkanlığım bir fırsattır.

Burhaniye vatandaşlarım her gün Burhaniye sokaklarında dolaşıyor.

Kaldırımdaki parke taşların bile sayısını biliyor.

Çünkü değişen bir şey yok.

Her şey aynı.

İşte yüzlerce cana hayat vererek yaşama döndüren Nuri Bayraktar kararlı.

Burhaniye’yi de yapacağım icraatlar ile hayata döndürmeye kararlıyım” dedi.

Burhaniye halkına güveniyorum.

Bağımsızlığa inanıyorum.

Bu nedenle oylarınızı istiyorum” dedi.

                         

Ankara Üniversitesi’nden BESD-BİR Başkanı ve Beypiliç Genel Müdürü Dr. Sait Koca’ya Ödül

Ankara Üniversitesi’nden BESD-BİR Başkanı ve Beypiliç Genel Müdürü Dr. Sait Koca’ya Ödül

Ankara Üniversitesi Türkiye’de Tarım Öğreniminin 173. Yılı kutlama törenleri kapsamında Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği Derneği (BESD-BİR) Başkanı ve Beypiliç Genel Müdürü Dr. Sait Koca, tavukçuluk sektörünün gelişimine yapmış olduğu üstün katkı ve başarıları nedeniyle “Tarım ve Çevre Hizmet” ödülüne layık görüldü.


Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin bu sene ilk defa 3 kategoride verdiği ödüllerden “Tarım ve Çevre Hizmet” ödülünü BESD-BİR Başkanı Dr. Sait Koca aldı. Türkiye’de tarım ve çevre alanında bilimsel ve toplumsal gelişmesi ve ilerlemesine önemli katkılarda bulunarak hizmet etmiş kişiye verilen ödül, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bilim, Teşvik ve Hizmet Ödülü Yürütme Komitesi tarafından belirlenmiştir.

Sektörde hem başarılı akademik geçmişi hem de profesyonel hayatındaki titizlikle anılan Beypiliç Genel Müdürü Dr. Sait Koca, 31 Ocak 2012 yılında BESD-BİR Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenmiş ve hala devam ettirmektedir. Profesyonel hayatında uzun yıllardır kanatlı eti sektörü için gerçekleştirdiği başarılı çalışmalarını, yedi yıldır da dernek faaliyetleri ile birleştirerek, şu an yaklaşık 5 milyar dolar cirosu olan ve dolaylı olarak 3 milyon kişiyi istihdam eden sektöre çok önemli katkılar sunmaktadır.

Dr. Sait Koca, Dernek çatısı altında Başkanlık yaptığı süreçte yaşanan krizlere rağmen kanatlı eti sektörünün geliştirmek ve büyütmek için çok ciddi çabalarda bulunmuştur. Koca’nın başkanlığında; üretim %26, ihracat % 36 artmıştır. İhracat yapılan ülke sayısı 66’dan 75’e çıkmıştır. Özellikle Japonya gibi kaliteli ürün tedarikçisi bir ülke onun döneminde kapılarını Türk kanatlı etine açmıştır. Kişi başı kanatlı eti tüketimi ise 20,5 kg dan 24 kg’a yükselmiştir.

Dr. Koca, vizyoner yapısıyla her zaman sektörü geleceğe hazırlamış ve çiftlikten çatala süregelen tüm süreçte “gıda güvenliği” ve “halk sağlığı” ilkelerine gerekli hassasiyeti layıkıyla göstermiş ve uluslararası normlar çerçevesinde üretim yapan sektörü gelişerek büyütmek için çok çaba sarf etmiştir. Çünkü Koca bir ülkenin gelişmesinin en önemli yapı taşlarından birisinin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenen nesiller ile olacağını bilmekte ve bundan dolayı sektörün sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesinin ne kadar önemli olduğunu farkındadır. Her zaman bunun için çalışmış, başarılı projelere imzalar atmış ve gelecek dönemde de yeni çalışmaları hayata geçirmek için çalışmaya devam etmektedir.

Beykoz Üniversitesi'nde Örnek Eğitim-Öğretim Çalışmaları

Beykoz Üniversitesi eğitim-öğretimde önemli bir yeniden yapılanma çalışması başlattı. İki günlük ‘Öğrenme Çıktılarına Dayalı Program Tasarımı Çalıştayı’ düzenleyen Beykoz Üniversitesi, süreç sonunda üniversitenin mevcut eğitim-öğretim programlarını güncel ulusal ve uluslararası gelişmeler ve ihtiyaçlar doğrultusunda iyileştirecek. Üniversite ülkemizde kalite odaklı, kapsamlı ve farklılık yaratacak örnek bir eğitim-öğretim bilgi sistemi oluşturarak bunu AKTS Bilgi Paketi ile şeffaf olarak paydaşlarına sunacak

Beykoz Üniversitesi’nde verilen eğitim-öğretimin gelişen dünya şartlarına göre her dönem en üst düzeyde olması, program çıktılarında en verimli sonucun alınabilmesi için çalışmalar başladı. Bütün bölümlerin katılım gösterdiği, ‘Öğrenme Çıktılarına Dayalı Program Tasarımı Çalıştayı’ düzenleyen Beykoz Üniversitesi, çalıştaydaulusal ve uluslararası yeterlilik çerçevelerini ele alarak program eğitim hedef ve çıktılarını, ders öğrenme çıktılarını, öğrenci iş yüküne dayalı kredilerin belirlenmesisürecinigözden geçirerek, tüm akademisyenlerin konu hakkında görüş ve önerilerini aldı.

2 gün süren çalıştay hakkında bilgi veren Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, çalıştay sonunda üniversitenin mevcut eğitim-öğretim programlarını güncel gelişmeler ve ihtiyaçlar doğrultusunda iyileştirmek istediklerini, ülkemizde kalite odaklı, kapsamlı ve farklılık yaratacak örnek bir eğitim-öğretim bilgi sistemi oluşturarak bunu AKTS Bilgi Paketi ile şeffaf olarak paydaşlarına sunmak istediklerini söyledi.

Her yıl güncellenecek

Bütün ders müfredatına yön ve şekil veren kısmın program çıktıları olduğunu söyleyen Durman, “Dolayısıyla bunun tasarımının, uygulanmasının, ölçme ve değerlendirilmesinin, sürekli gelişmesi ve değişmesini sağlamalıyız” dedi. Bu verileri her yıl güncelleyeceklerini ifade eden Durman, Türkiye Yükseköğretim Kalite Kurulutarafından da dış değerlendirmeye alınabileceğini de söyledi.

Beykoz Üniversitesi’nin programlarını yapılandırırken Avrupa Yeterlilikler Çerçeveleri ile ilişkili Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi (TYYÇ) ve Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi’nden (TYÇ) yola çıkılmasının önemine değinen Durman, “Yeterlilikler Çerçevelerini bu süreç içinde en önemli araçlardan biri olarak görüyorum. Çünkü her şeyin anlamını orada buluyorsunuz. Sisteminizi tanımlıyorsunuz ve iyileştirilmesi gerekenleri görebiliyorsunuz ve şeffaf olarak paydaşlarınıza sunabiliyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Öğrencinin yeterlilikleri bilinecek

Türkiye YeterliliklerÇerçeveleri’nin (TYÇ ve TYYÇ) öğrenciler için birçok faydası olduğunu anlatan Durman, bunları şöyle sıraladı: “Öğrencilerin eğitim programlarını ve derslerini bilinçli seçmelerine, bunları başarılı bir şekilde tamamladıklarında hangi yeterliliklere sahip olacaklarını önceden bilmelerine yardımcı oluyor. Öğrenim programları dışındaki aktivitelerinde öğreneceklerinin anlaşılır olmasına yardım ediyor. Öğrenci hareketliliği için engelleri azaltıyor ve yaşam boyu öğrenimi teşvik ediyor. Eğitim-öğretim düzeyleri arasında yatay ve dikey geçişleri anlaşılabilir hale getiriyor ve kolaylaştırıyor. Yeterliliklere giriş ve çıkış noktalarının belirlenmesi ile yeterliliklerin kazanılmasında çeşitli alternatif yollar yaratarak yeterliliklere ulaşımı ve sosyal katılımı geliştiriyor. Ara yeterlilikler dahil bütün yükseköğretim yeterliliklerinin ve kredi aralıklarının kapsamlı bir listesini sağlayarak öğrenenlere yardım ediyor, onları destekliyor ve onlara yönelik bütün eğitim fırsatlarını açıklıyorlar.”

‘Kilit Program Öğrenme Çıktısı’ Türkiye’de ilk olacak

Çalıştayın, programların içeriğine değil sadece Müfredat (Öğrencilerimiz ne öğrenmeli?), Pedagoji (Öğrencilerimiz nasıl öğrenmeli?), Ölçme ve Değerlendirme (Öğrencilerimiz öğrendi mi?) alanlarında bir yaklaşıma ve yapılandırmaya yönelik olduğunun altını çizen Durman, bu yolda paydaşları olan mezun olan öğrenciler, işverenler, meslek odaları, sendikalar, dernekler, öğretim elemanları ve bölüm personeli ile de bir araya geleceklerini ve fikirlerini alacaklarını söyledi. Süreç sonunda Türkiye’de ilk olarak ‘Kilit Program Öğrenme Çıktısı’ yaklaşımını getireceklerini açıklayan Durman, “Bu yaklaşım birçok alt öğrenme çıktısını toplayacak bir yaklaşım. Ders sayısı az olacak ama detaylı incelendiğinde önemi anlaşılacak” dedi. Hedeflenen tüm çalışmalarınözellikle uluslararası alanda Yükseköğretim sistemini tanımlı, şeffaf ve anlaşılabilir bir duruma getirmek amacıyla yapılacağını ifade etti.

Editöre Not: İstanbul Kavacık’ta 2016 yılında kurulan Beykoz Üniversitesi’nin temeli, 2008’de Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’nun kurulması ile atıldı. Rektör Prof. Dr. Mehmet Durman’ın yönetimindeki Beykoz Üniversitesi’nde; ‘İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi’, ‘Sanat ve Tasarım Fakültesi’, ‘Sosyal Bilimler Fakültesi’, ‘Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’ olmak üzere dört fakülte, ‘Yabancı Diller Yüksekokulu’, ‘Sivil Havacılık Yüksekokulu’ olmak üzere iki yüksekokul, Meslek Yüksekokulu, Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu olmak üzere iki meslek yüksekokulu ve yüksek lisans ve doktora programlarının sunulduğu bir Lisansüstü Programlar Enstitüsü yer almaktadır.