kategori Arşivleri: Güncel

Mehmet Gürbüz’den Büyük Britanya ,Fransa ,İsrail ‘in Yanan Ortadoğudaki Tezgahına Dair Açıklama

Mehmet Gürbüz’den Büyük Britanya ,Fransa ,İsrail ‘in Yanan Ortadoğudaki Tezgahına Dair Açıklama

Orta doğu’da kanla çizilen haritalar üzerindeki,senaryo yüzyıllardır perde perde sahneleniyor ve oradaki masum halklar bunun bedelini canı,kanı ve sahip oldukları bütün varlıklarını kaybederek,yaşıyorlar.<<1299-1920<>Osmanlı ve Fransa arasında varılan siyasi ve askeri ittifakın sonucu olarak Doğu Akdeniz’deki Fransız varlığının hukuksal temellerini getirdi o tarihten itibaren daha geniş bir dini ve ticari özgürlükle yargı karşısında dokunulmazlığı da içeren birtakım menfaatlerle sonuçlanan tek taraflı bir hareketti.

Süratle diğer ticari güçlere (özellikle İngiltere’ye) genişleyen bu kapitülasyonlar Osmanlı İmparatorluğu’nun gerilemesinin doğasını değiştirmiştir.

Büyükelçiler ve danışmanlar,Yahudi, Ermeni, Rum ve Doğulu Hıristiyan cemaatlerinin bağrından devşirdikleri kendi himayelerine bağlı kesimler edindi, bu da yavaş yavaş imparatorluğun otoritesini zayıflattı.

<<19. yüzyılda, geleneksel iktisadi ve hukuki yönetim bağlantıları>> (misyonerlerin çalışmaları ve Müslüman olmayan cemaatlerin iç gelişimi sayesinde) gerçek bir kültürel ve siyasi nüfuz sistemine dönüştürüldü ve artık daha geniş bir tabanda cemaatlerin Onayından destek aldı.

Manda dönemi Avrupa güçleri, yerel devletler ve “azınlıklar”arasında 19. yüzyıldan itibaren var olan ve günümüze kadar gelmiş olan üçlü ilişkiyi de sürdürdü.

I. Dünya Savaşı’nı takip eden dönemde manda sisteminin kurulması, Fransa ve Büyük Britanya’ya Ortadoğu’da kalma imkânı vermişti.

Fransa, Suriye ve Lübnan’da manda kurmaya odaklanmışken,

Büyük Britanya yeni Irak devletinin yönetimine el attı. Suriye Cezire’sinin (Cizîr) statüsünü yükseltmeye yönelik sosyo ekonomik projeler ve Osmanlı devletinin yılması döneminde toprakları pay pay ediliyordu kaybedilen toprakların üzerine kandırılan merkeziyetçi yöneticiler koltuk kapma hevesatı içerisinde hem devletlerine hemde kendi halklarına ihanet ederek topraklarının kendi bağımsızlığını değil müttefik güçlerin emrine girmeyi tercih etmeleri de ayır bir olay konusudur topraklarını satalar günümze kadarki süreçlerde bile bunun bedelini çok ağır bir şekilde kanlı darbelerle kendileride ihanet sarmalında kaybolup gidiyorlar bunlar en barizi ise o dönemin Suriyesidir.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, iç mekan

Devletin ve milletin bekasını untanlar osmanlı devletinin yıkılışı ile toprak kurtarma telaşına kapıldılar .

<<2 Temmuz 1919 Suriye Konğesinin barış konferansına gönderdiği memorandum>>da.

Suriyen’in mutlak bağımsızlığını istiyoruz.Suriye hükümetinin geniş ölçüde adami merkeziyetçi azınlıkların haklarına saygı gösteren demokratik anayasal monarşi olmasını,şanlı özgürlük mücadelemizi yöneten ve tam bizim güvenimizi kazanan Emir Faysalın kral olmasını istiyoruz(…).

Suriye Araplarının bağımsızlığa ilerlemiş ırklardan daha az yatkın olmadığını,bağımsızlıkları sırasındaki Bulgarlar,yunanlılar ve Romanyalılardan hiçbir şekilde daha az gelişmiş olmadığını göz önünde bulundurarak bizi mandater arasında sayan.

Kavimler Cemiyeti paktının 22.maddesini protesto ediyoruz.Büyük britanyanın yardımını istiyoruz,yeter ki bu yardım tam bağımsızlığımızı ve ülkemizin birliğini ihlal etmesin bu yardım süresi 20 seneyi geçmesin.

Suriye topraklarının hiçbir bölümünün üzerinde Fransa hükümetine hiçbir hak tanımıyoruz ve bize yardım etmesini veya ülkemizde veya başka topraklarda güç sahibi olmasını red ediyoruız diyen bir Suriye momerandumunda Fransa devletinin manda hakimiyetini kabul etmiyen Suriye heyetinin büyük Britanya hakimiyetini kabul eden bir satılmış kuklalar güruhunun istegi ile olmadıgın aşşagıdaki antlaşmada bariz bir şekilde görülecektir<>Antlaşmasının onaylandıgı.

Sanremo Konferansında(Nisan1920)fransaya Suriye ve lüblan mandası verildi demek’ki batı medeniyetinin insafında köleliği bile o ülkenin insafına bırakmıyorlar.

Yerli halkların görüşüne asla müracaat edilmemiştir.Uluslararası hukuk,insan hakları kurallarına riayet edilmemiştir edilmeside beklenmezdi<>

<<2 Kasım 1917>>’de İngiliz dış işleri bakanı. Arthur James Balforur’un İsrail devletinin kurulması amacı ile yayınladığı deklarasyondur.

Bakan bu bildirgede Filistine bir Yahudi devletinin kurulmasını destekliyeceklerini bildirmiştir.

İngiltere’nin asıl amacı ortadoğudaki uygulanacak planlarına destek almak için Yahudi lobisinin ve Abd’nin siyasi olarak desteğini alabilmektir.

Sykes-Picot gizli anlaşması ile İngiltere,Fransa Osmanlı Devleti’ni kendi arasında paylaşmıştı peşine Mac-Mahon Antlaşması ile Hicaz Emiri Şerif hüsyin ile gizli anlaşma yapılmış ve böylece arap bölgelerine bağımsızlık sözü verilmişti.

Araplara ayrı bir yatırım sözü veren kurnaz inğiliz siyasetçileri bir taraftanda Yahudi lobisini kullanarak oratadogudaki hedeflerine ulaşmak isteyenler hala bu emellerinden vazgeçmeyenler yıllardır İsrail kartını kullanarak emellerine devam etmektedirler bölgeye hakim olmak isyenler israil’in genişleme planının bir parçası olarak kendilerine çizdikleri palanının uyguluyacıları Batının şımarık çocuğu ise yıllardır almış olduğu fütursuzca hala o günden günümüze kadar devam eden İsrail ise hem toprak genişletmesine devam ediyor,hemde bu konuda kendisine tehlike olarak gördüğü ülkeleri hemonik devletleri bertaraf ederek kendi etrafında güç dengesi kurmaktadır.Bu çıkarları ise o tarihten bu zamana kadar kendisi ile beraber hareket eden devletler ile yapmaktadır.Bugün Abd okyanuslar ötesi uzaklıktan İsrail çıkarlarına hizmet eden bir köle terbiyecisi durumuna kendini düşürmektedir.

Ortadoğudaki bölge ülkelerden Yahudi lobilerine hizmet eden Ürdün kralı ve ailesi bölgenin yangın yerinin müsebibi.

Peygamber toprağına ve Müslümanlara ihanet edenler suud kraliyet mensupları onların artçı şokları ile yaşayan küçük devletler topluluğu(Mısır,Bae,Kuveyt,Katar vb)gibi bu dönemin ebu Lehebleri(ateşe odun atanlar)lar la birlikte bu güç dengesinin oluşmasına rol oy nayanlar önemli faktördürgünümüze kadar akan kan ve göz yaşının kaptırılan toprakların tek planı ise <<Büyük Ortadogu Projesidir>>bu proje dahilinde yüzyıla yakındır ülkeler şekilleniyor.

Devletleri yöneten uşaklar değişiyor milyonlarca insanlar öz yurdunda garip kalmış bir şekilde katlediliyor buralarda bir insanlık suçu sahnelere konuluyor.

Biz Anadolu Ahi Evran İş Adamları olarak diyoruz ki Bizim ülkemizin bu ateş çemberinin içerisinde olmamamız bizim hayrımıza olacaktır,diye düşünüyoruz.

Mehmet Gürbüz

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “DEİK, Türk iş dünyasının lokomotif kuruluşudur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “DEİK, Türk iş dünyasının lokomotif kuruluşudur”

“Aynı hedeflere yöneldiğimiz ve kenetlendiğimiz sürece, Türkiye yeni destanlar yazmaya devam edecek”

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Olağan Mali Genel Kurulu, T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla, T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve DEİK Başkanı Nail Olpak’ın ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleşti.

Dünyanın ciddi değişimler yaşadığı bir süreçte, DEİK’in yeni yapısı ve yeni yönetimiyle Türk iş dünyası ve özellikle ihracatçıların lokomotif kuruluşu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; “2016 yılının başından itibaren DEİK’in düzenlediği iş forumu ve konsey toplantılarının da olduğu 5 bin farklı etkinliği yakalan ivmenin bir göstergesi olarak görüyorum. Ülkemizin en büyük 100 Türk şirketinin 63’ünün, en büyük 46 uluslararası müteahhitlik şirketimizin 28’inin, en büyük 70 ihracatçı şirketimizin 21’inin DEİK üyesi olması da bu başarının bir nişanesidir. Son dönemde atılan adımlar neticesinde DEİK, Türkiye’nin tüm renklerini kucaklayan ve tüm farklılıkları içinde barındıran daha kapsayıcı bir yapıya kavuşmuştur. DEİK’in ülkemiz için çok önemli bir kazanım olarak gördüğüm bu ivmesini sürdürerek, 2019 yılında da başarı çıtasını çok daha yükseğe taşıyacağına inanıyorum.” şeklinde konuştu.

2019’un parolası ‘İşimiz gücümüzü dünyaya taşımak’

2019 yılının Türkiye ekonomisi için çok önemli bir yıl olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”DEİK’ten icrai bir kurul olarak Türkiye’nin ekonomik gücünü tüm dünyaya taşımasını beklerken, Türk iş dünyasına yeni ufuklar açacak, yol ve istikamet çizecek stratejik çalışmalara imza atmalıdır. Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığımız boyunca DEİK’e çok özel bir önem verdik. Afrika’dan Güney Amerika’ya kadar ziyaret ettiğimiz her yere DEİK’i de davet ederek iş adamlarımız arasında köprüler kurduk. 2002 yılında yola çıktığımızda ihracatımız 36 milyar dolardı. Şu anda ihracatımız 170 milyar dolara geldi. İhracatçı firma sayımız 31 binden azdı. Fakat bu rakamı iki katında fazla yükselterek 71 binin üzerine çıkardık. Yürürlüğe koyduğumuz düzenleme ile 8 bin 582 ihracatçımıza yeşil pasaport imkanı getirerek pek çok ülkeye vizesiz seyahatin yolunu açtık. Eximbank’ın sermayesini 3 milyar dolarda 10 milyar dolara çıkardık. İhracatçılarımıza sadece geçen sene 2 milyar dolar kredi desteği verdik. Son 16 yılda ülkemizde 201 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım çektik. 2019’da ekonomide çok güçlü bir yükseliş olacaktır. Biz daima zor yolu seçtik. Son 16 yılda en büyük sermayemiz ülkemize inanmamız milletimize güvenmemiz olmuştur. Önümüzdeki zorlukların üstesinden geleceğimize inanıyorum.” dedi.

“2019 yılı ihracat hedefimiz 182 milyar dolar”

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan konuşmasında, “Büyük ülkelerin geleceğe dönük büyük hedefleri olur. Hedeflerimize giden yolda kamu özel sektör iş birliği de büyük önem taşıyor. Türkiye’nin seçkin özel sektör kuruluşlarının kuruculuğunu yapan DEİK ile Bakanlığımız arasındaki etkin iş birliğinin olumlu sonuçlarından son derece memnunuz” dedi.

İhracat hedeflerine ulaşılması için yeni ve doğru politikalar geliştirilmesi, alternatif pazarlara ve yeni nesil teknolojilere odaklanılması gerektiğine değinen Pekcan, “Büyük gelecek vadeden Afrika, Uzakdoğu Asya ve Latin Amerika pazarlarında daha etkin olmayı hedefliyoruz. 100 günlük icraat planı kapsamında Çin, Rusya, Hindistan ve Meksika’yı odak ülke olarak belirleyerek, sektör ve eyalet bazında eylem planlarını sizlerle birlikte hazırladık ve uygulamaya başladık” dedi. Türkiye’nin ihracat potansiyeline doğrudan katkı sağlayacak olan alanları desteklemeye devam edileceğini ve 2019 yılı hedefinin ihracatta 182 milyar dolara ulaşılarak, büyüme ve istihdamı desteklemesine vurgu yapan Pekcan, “Önümüzdeki dönemde teknolojiye, tasarıma ve markalaşmaya odaklanarak, ihracat artışımızı yapısal şekilde uzun döneme yayacağız” dedi.

“DEİK’i çok önemli bir yol arkadaşı olarak görüyoruz”

Üretimde en yeni teknolojileri kullanarak yüksek katma değerli ihracatımızı artırılması, rekabetçi olduğumuz alanlarda markalaşma ve tasarımla daha rekabetçi hale gelinmesi, iç ticareti ve gümrükleri modern çağın gereklerine göre modern mevzuatlarla ve dijitalleştirme ile geliştirerek ticareti kolaylaştırması olarak 3 temel hedef olduğunu belirten Pekcan, “Bu hedeflerimize giden yolda DEİK’i çok önemli bir yol arkadaşı olarak görüyoruz. Türkiye, atacağı güçlü ve kararlı adımlarla dünyada yeni pazarlar keşfetmeye, müteahhitlik alanındaki liderliğini güçlendirmeye, yatırımlarda uluslararası ve bölgesel bir üs olmaya önümüzdeki dönemde de devam edecektir. Bu hedef doğrultusunda iş adamlarımızın daima yanında olduk, olmaya devam edeceğiz. Bizler DEİK’i ve bünyesindeki 138’i ülke esaslı olmak üzere 145 İş Konseyini Türk özel sektörünün birer Büyükelçisi olarak görüyoruz. Çünkü sizler yurtdışında sadece iş dünyamızı değil, ülkemizi de temsil ediyorsunuz” dedi.

“2019 yılına güvenle giriyoruz”

DEİK Olağan Mali Genel Kurulu’nun açılış konuşmasını gerçekleştiren DEİK Başkanı Nail Olpak, 2018 yılının Türkiye açısından önemli kilometre taşlarının geride bırakıldığı bir yıl olduğunu söyleyerek, “Cumhuriyetimizin 95. yılında, çok önemli bir yapısal dönüşüme imza attık ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtik. Bu değişimden kısa bir süre sonra, maalesef ekonomik anlamda hiç mutlu olmadığımız bir süreçle karşı karşıya kaldık. 10 Ağustos’ta başlayıp ve devam eden günlerde iyice ateşlenen manipülatif bir döviz hareketliliği yaşadık. Ancak sahip olduğumuz ümit ve azimle ilerlemeye devam etmesini bildik ve her zaman olduğu gibi yine yolumuza devam ediyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, ekonomi yönetimimizin açıkladığı Yeni Ekonomi Programındaki hedefleri, yıl sonu itibarıyla yakalayacağımızı görüyoruz. Bu nedenle, 2018 yılının ikinci yarısında belirlenen hedeflerin yakalanmasının verdiği güvenle birlikte 2019 yılına giriyoruz” dedi.

“Ticaret asla bir tehdit unsuru değildir”

Bugün tüm dünyanın gündeminde ticaret savaşlarının olduğunu dile getiren Olpak, ticaretin bir tehdit unsuru ve bir silah olmadığını, ticarette kazan kazan ilkesi yerine, dengeleri tek yönlü olarak bozmanın, tamiri mümkün olmayan sonuçlara yol açabileceğini belirterek; ”Dünya Ticaret Örgütü, ABD ve Çin’in gümrük tarifelerini karşılıklı olarak arttırması sebebiyle, önümüzdeki yıl küresel ticaretteki büyüme beklentisinin, yüzde 4,4 yerine yüzde 3,9 olacağını öngörüyor. Tüm dünyanın “birlik”, “beraberlik” ve “ortak akla” ihtiyacı var. Çin’in, geliri ve alım gücü yüksek olan Batı pazarına daha hızlı ulaşmak için en büyük hamlelerinden “Bir Kuşak, Bir Yol Projesi” önceliklerimiz arasında olmalı.” şeklinde konuştu.

AB ile ilişkiler ekseninde öne çıkan, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve Vize Serbestisi konularının da önemli gündem maddeleri olduğunu söyleyen Olpak, “AB’ye tam üyelik, devam eden bir süreç olarak önümüzde dururken, adımıza alınan kararlarda söz sahibi olamadığımız ve serbest dolaşım hakkımızın engellendiği duvarların bir an önce kaldırılmasını, böyle bir dönemde, hem hukuki, hem insani, hem de ekonomik bir acil ihtiyaç olarak görüyoruz. Ticaret Savaşları, Çin’in hamleleri, Gümrük Birliği ve Vize Serbestisi ile, Brexit süreçleriyle ortaya çıkacak yeni sistemde, artık oyun kurucular arasında olan yerimizi, daha fazla sağlamlaştırmalıyız. Bunun için, “Birlik” olma marifetimizle, kamu, özel sektör ve tüm paydaşlarla üzerimize düşeni yapmalıyız. Önümüze çıkan engelleri bertaraf edip, güvenle ve kararlılıkla geleceğe yürüyor ve adım adım zirveye doğru ilerliyoruz. Çünkü, gelecek bizim, gelecek Türkiye’nin” dedi.

“145 iş konseyi ile 1 yılda 1 milyon iş insanına ulaşacağız”

2019 yılının DEİK için daha da hareketli bir yıl olacağını belirten Olpak, “Harekette bereket vardır. Daha proaktif bir anlayışla, 145 iş konseyimizle, 1 yılda 1 milyon iş insanına ulaşacak yeni bir ticari diplomasi atağı başlattık. Hedef ülke ve bölgelerde yapacağımız faaliyetlerle, ülkemizin dış ticaretinin en üst seviyeye yükselmesi için çalışacağız. 32 yıllık geçmişimizin ustalarına vefamızı göstermek için, her yıl devam edecek bir “Ustalara Saygı Gecesi”, İş konseylerimizin başarılarını taçlandıracağımız “Ticari Diplomasi Ödülleri” programı, ekonomimizin başarılarını ödüllendireceğimiz “DEİK Ödülleri” programımızı başlatıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK 2018 Yılı Mali Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, ihracatta ulaşılan 170 milyar dolarlık başarıya işaret ederek, “Aynı hedeflere yöneldiğimiz, aynı heyecanı paylaştığımız, bir duvarın tuğlaları gibi bir birimize kenetlendiğimiz sürece de Allah’ın izniyle Türkiye yeni destanlar yazmaya devam edecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) 2018 Yılı Mali Genel Kurulu Toplantısına katıldı. Swissotel Bosphorus’da gerçekleştirilen toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

Dünyanın ciddi değişimler yaşadığı bir süreçte, yeni yapısı ve yönetimiyle DEİK’in iş dünyasının ve ihracatçıların lokomotif kuruluşu hâline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016 başından bu yana DEİK’in düzenlediği etkinliklerin, yakalanan ivmenin bir göstergesi olduğunu söyledi.

“SON DÖNEMDE ATILAN ADIMLARLA DEİK, KAPSAYICI BİR YAPIYA KAVUŞTU”

Türkiye’nin en büyük 100 Türk şirketinin 63’ünün, en büyük 46 uluslararası müteahhitlik şirketinin 28’inin, en büyük 70 ihracatçı şirketin 21’inin DEİK üyesi olmasının bu başarının bir göstergesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, üye sayısı kadar üyelerin vasfının da önemli olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son dönemde atılan adımlar DEİK’i, Türkiye’nin tüm renklerini kucaklayan, tüm farklılıklarını içinde barındıran daha kapsayıcı, daha kuşatıcı bir yapıya kavuşturmuştur. Bu yapısal değişim DEİK’in gücüne, yurt içinde ve yurt dışında sahip olduğu etkinliğine de ciddi katkılar yapmıştır” dedi.

Yurtdışı ziyaretlerine DEİK’i de davet ederek, iş adamları arasında köprüler kurduklarını, firmaların sorunlarını çözmek için gayret gösterdiklerini, bunu iş adamlarına daha rahat ve güvenli bir ticaret ortamı tesis etmek için yaptıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İhracatımız artsın, yatırımlarımız çoğalsın; istihdam, büyüme, üretim katlansın diye mücadele ettik” diye ekledi.

“İHRACATIMIZ 170 MİLYAR DOLARA ULAŞTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında 36 milyar dolar olan ihracatı bu yılsonu itibarıyla 170 milyar dolara ulaştırdıklarını, ihracatçı firma sayısını 31 binden 71 binin üzerine çıkardıklarını, 8 bin 582 ihracatçıya yeşil pasaport vererek pek çok ülkeye vizesiz seyahat sağladıklarını, Eximbank’ın sermayesini 3 milyar liradan 10 milyar liraya çıkardıklarını, ihracatçılara sadece geçen yıl 2 milyar liranın üzerinde nakit destek sağladıklarını hatırlattı.

Bugün Türkiye’nin, 15-20 yıl öncesine kadar adının dahi bilinmediği pek çok ülkede, sadece resmî misyonlarıyla değil; iş adamları, firmaları ve ürünleriyle var olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de Türkiye’nin hiçbir yatırımının olmadığı bölgelerde bugün Türk girişimcilerinin üretim ve ticaret yaptığını, yüzbinlerce insana istihdam sağladığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’a şükürler olsun, dünyanın hangi kıtasına gidersek gidelim, muhakkak orada ‘made in Turkey’ damgalı bir ürünle karşılaşıyor, bir Türk firmasının başarı hikâyesini orada dinliyoruz. Bugün diplomatik misyonlarımızla beraber Türk şirketleri ve işadamlarımız da bayrağımızı yüzlerce ülkede gururla dalgalandırıyor” şeklinde konuştu.

Görüştüğü hemen her devlet adamının, Türk yatırımcıların başarısından, dürüstlüğünden, dinamizminden ve taahhütlerine bağlılığından bahsettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı şirketlerin yıllarca sürüncemede bıraktıkları projeleri, Türk firmalarının üstlenerek rekor sürelerde bitirip teslim ettiğini belirtti.

“BİR DUVARIN TUĞLALARI GİBİ BİR BİRİMİZE KENETLENMELİYİZ”

İşadamlarına, “Bu milletin değerlerini temsil ettiğiniz, şahsımla beraber devletimize bu gurur tablolarını yaşattığınız için sizlere gönülden teşekkür ediyorum” sözleriyle teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu başarının, devletine, iradesine, demokrasisine, gerektiğinde canı pahasına istiklal ve istikbaline sahip çıkan aziz milletin başarısı olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu noktalara cumhurbaşkanından bürokratına, siyasetçisinden emekçisine, sanayicisinden esnafına 81 milyonun tam bir seferberlik ruhuyla hareket etmesiyle geldiğinin altını çizdi ve “Aynı hedeflere yöneldiğimiz, aynı heyecanı paylaştığımız, bir duvarın tuğlaları gibi bir birimize kenetlendiğimiz sürece de, Allah’ın izniyle Türkiye yeni destanlar yazmaya devam edecektir” diye konuştu.

Konuşmasında, Endonezya’da yaşanan tsunami felaketine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ölenlere Allah’tan rahmet dileyerek Endonezya halkına Türk halkının başsağlığı dileklerini iletti.

Türkiye’yi ekonomide, diplomaside, demokraside, ticarette, ihracatta, istihdam ve yatırımlarda büyütürken birçok sınama ve saldırıyla yüzleştiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçerideki vesayet odaklarıyla birlikte Türkiye’nin güçlenmesini istemeyen dışarıdaki hasımlarımızın operasyonlarına maruz kaldık. İktidarımızın ilk dönemlerinde devletin içine çöreklenmiş, devleti kendi tapulu mülkü gibi gören kesimlerin direnciyle karşılaştık” ifadelerini kullandı.

“DEMOKRASİ MÜCADELEMİZ KIŞKIRTMALARLA, DARBE ÇIĞIRTKANLIKLARIYLA VE SİYASİ CİNAYETLERLE TEST EDİLDİ”

Adnan Menderes’in kalkınma hamlesinin provokasyonlarla kesildiği gibi, yürüttükleri demokrasi mücadelesinin de kışkırtmalarla, darbe çığırtkanlıklarıyla, siyasi cinayetlerle test edildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu girişimlerin hiçbirinin, kendilerini vatana hizmet etmekten alıkoymadığını; ancak hızlarını yavaşlatıp millete gereksiz şekilde vakit kaybettirdiğini dile getirdi.

IMF’e borcun sıfırlandığı, faizlerde 4,6 gibi en düşük seviyenin yakalandığı, Merkez Bankası rezervlerinin 136 milyar dolara çıkıp rekor kırıldığı bir dönemde Gezi olaylarıyla Türkiye ekonomisinin hedef alındığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu olaylarla esnafın dükkânlarının yağmalandığını, polise kurşun sıkıldığını, kamuya ait araçlarını yakıldığını sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şöyle konuştu: “Bunlar mı vatansever, bunlar mı milliyetperver? Bunların arkasında duranları biz nasıl savunuruz? Sen ana muhalefetin başı olsan ne yazar, olmasan ne yazar? Bunlarda vatanseverlik yok, milliyetperverlik yok. Olmuş olsa, çıkıp bunları teşvik-tahrik etmezlerdi. ‘Siz ne yapıyorsunuz?’ derlerdi. İstanbul’da Başbakanlık Ofisi’ni bombalamaya gelenleri savunan, kalkıp iş makineleriyle beraber yollarımızı ne yazık ki kanallar açmak suretiyle bozanlar, bunlarla beraber olanlar bu milleti seven olabilir mi? Güneydoğu’da o kanalları açanlar, o hendekleri açanlar neyse, ana muhalefetin başı da aynen odur, hiçbir farkı yok.”

Konuşmasında, bir tiyatro sanatçısının kendisi ile ilgili yaptığı açıklamaya da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İşte şimdi de yayın organları vasıtasıyla beni ipe götüreceklermiş. Bunu sanatçı görünümü altındaki müsveddeler yapılıyor. Senin her yerin sanatçı olsa ne yazar? Biz bu yola farklı çıktık. Beni ipe götüreceksin, senin haddine mi? Biz şehadete inanmış insanlarız ve biz bunların bedelini rahatlıkla ödemeye hazır insanlarız. Bunlar sanatçı müsveddesi, şimdi yargıya gitsinler bunun hesabını versinler. Öyle karşılıksız bu işleri bırakamayız, bunun bedelini ödeyecekler.”

“DÖVİZ KURU ÜZERİNDEN YAPILAN SALDIRININ DARBE GİRİŞİMİNDEN FARKI YOK”

Gezi olaylarının ardından yaşanan 17-25 Aralık emniyet ve yargı üzerinden yapılan darbe girişimini, 15 Temmuz darbe girişimini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran seçim zaferi sonrasında döviz kuru üzerinden yapılan saldırıların da bunlardan farklı olmadığını söyledi.

Bu saldırının da, Gezi olayları, çukur eylemleri, 15 Temmuz ihaneti gibi zamanlamasının manidar olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nasıl Gezi olayları Türk ekonomisinin IMF’den bağımsızlığını ilan ettiği günlerin hemen akabinde tertiplenmişse, son ekonomik saldırı da Türk demokrasisinin çok çetin bir imtihan alanının, özellikle alnının akıyla aşılmasının hemen ardından yaşanmıştır” değerlendirmesinde bulundu.

İş adamlarının, sanayicilerin, girişimcilerin ve milletin ne bu şahsa, ne de onun felaket senaryolarına prim vermediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, zamanında ve kararlılıkla attıkları adımlar sayesinde piyasalardaki dalgalanmanın yerini sakinliğe ve normalleşmeye bıraktığını, bugün Ağustos sonuna kıyasla döviz kurunda yüzde 20 oranında bir iyileşme yaşandığına dikkat çekti.

“SON EKONOMİK VERİLER, 2019’DA GÜZEL ŞEYLER OLACAĞININ İŞARETİ”

Firmaların da güçlü desteğiyle Kasım ayında fiyat hareketlerinde olumlu gelişmelerin kaydedildiğine, enflasyonun tüm kötü senaryoları boşa çıkararak Kasım ayıyla birlikte düşüşe geçtiğine, Türkiye ekonomisinin üç ay arka arkaya cari fazla verdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların 2019’da ne olacağına ilişkin güzel haberler olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şikâyet etmek kolaydır, eleştirmek kolaydır, tribünlerden ahkâm kesmek daha da kolaydır. Zor olan ise, ülkenin ve milletin istikbali için elini taşın altına koymak, sorumluluk üstlenmektir. Biz bugüne kadar hiçbir zaman kolay olana tevessül etmedik, daima zor yolu seçtik. Türkiye sevdamızı lafla değil icraatla, hayata geçirdiğimiz başarılı projelerle ortaya koyduk. Bu ülkeye gönül vermiş herkesten de beklediğimiz budur. Son 16 yılda bizim en büyük sermayemiz; ülkemize inanmamız, milletimize güvenmemiz, sizin gibi ihracatçılarımıza itimat etmemiz olmuştur. Bugün de felaket tellallarına inat biz sizlere güveniyoruz. İş adamlarımızla, ihracatçılarımızla, işçimiz, çiftçimiz, esnafımızla hep birlikte önümüzdeki zorlukların üstesinden geleceğimize inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını DEİK’in Genel Kurulu’na başarılar dileyerek ve ihracatçıları Türkiye’nin büyümesine, refahına, huzuruna yaptıkları katkılardan dolayı kutlayarak tamamladı.

Vatander Yardımları devam ediyor

Vatander

Bizlere ulaşan yardıma ihtiyacı olan vatandaşımız tum ihtiyacını temin edildi bir eksiği kaldi oda yatağ allah’ın izniyle onuda temin ettikmi bir nebzede olsa rahat eder insallah hastamiza allah’tan şifa dileriz
Bu hizmette emeği geçen Şanlıurfa vakıf müdürlüğü
Vatan Der Genel Başkanı Murat Demirkan Memitanlı
Vatan Der Genel Başkan yrd sayın Yildiz Tankuş Toprak
Vatan Der Genel Başkanı Nehir Toprak
GENEL başkanı yrd Nurten Akyol Necla Bakan
Vatan DER genel başkan yrd,larimiza Ayrı ayrı Teşekkür ederim emeğinize sağlık işte vatan gönüllüler insanı yaşatki devlet yaşasın….

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar, ayakkabılar ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: yazı

Sakarya Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği 2'ci Kongresi Orhangazi Kültür Merkezinde Yaptı.

Sakarya Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği 2’ci Kongresi Orhangazi Kültür Merkezinde Yaptı.

HABER-Fehmi DUMAN-Sabahattin BİRİNCİ-Necla BAKAN

Sakarya Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği’nin 2. Olağan Kongresi Orhan Camii karşısında bulunan Adapazarı Orhangazi Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.

Sakarya Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği’nin 2. Olağan Kongreye  CHP  Sakarya  Büyükşehir Belediye  Başkan Aday Adayı  Sevda ÖCAL, AK Parti  Sakarya  Büyükşehir Belediye  Başkan Aday Ekrem YÜCE, CHP Serdivan Belediye Başkan Aday Zafer KAZAN,Erenler  Belediye Başkanı Cavit ÖZTÜRK, AK Parti Erenler Belediye Başkan Aday Adayı  Ömer Bektaş,AK Parti Adapazarı Belediye Başkan Aday Adayı Mustafa AK, AK Parti Serdivan Belediye Başkan Aday Adayı Osman Çelik katıldı

Sakarya Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma  Dernek Başkanı Mehmet Şehit Güven Tazeledi

AK Parti  Sakarya  Büyükşehir Belediye  Başkan Aday Ekrem YÜCE”Evladı Fatihan’dan, suyun öbür yakasından, gönül coğrafyamızın en nadide yerinden Rumeli göçmenlerinin bu anlamlı gününde yanlarındaydık…

Tekrar Başkan seçilen Mehmet Şehit kardeşim’e şahsında ve tüm dernek üyelerine en kalbi muhabbetlerimi sunuyorum.

Sakaryamızı hep birlikte tüm etnik yapısı ile daha ileriye taşımak adına var gücümüzle çalışacağız.
Gönlümüz bir, işimiz Sakarya…”


Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: Sevda Öcal, gülümsüyor

Görüntünün olası içeriği: yazıGörüntünün olası içeriği: 11 kişi, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 4 kişi, oturan insanlar, takım elbise ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 26 kişi, gülümseyen insanlar, oturan insanlar

Görüntünün olası içeriği: 14 kişi, iç mekanGörüntünün olası içeriği: 14 kişi, iç mekanGörüntünün olası içeriği: 4 kişi, ayakta duran insanlar, takım elbise ve iç mekanGörüntünün olası içeriği: 10 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, ayakta duran insanlar, gece ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 13 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar, kalabalık ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 19 kişi, gülümseyen insanlar, kalabalıkGörüntünün olası içeriği: 12 kişi, Ali Eryiğit ve Zafer Kazan dahil, oturan insanlar ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 8 kişi, ayakta duran insanlar, takım elbise ve iç mekanGörüntünün olası içeriği: 1 kişi, takım elbiseGörüntünün olası içeriği: 7 kişi, gülümseyen insanlar, oturan insanlar ve geceGörüntünün olası içeriği: 14 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve iç mekanGörüntünün olası içeriği: 4 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar, takım elbise ve iç mekanGörüntünün olası içeriği: 8 kişi, gülümseyen insanlar, takım elbise ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 6 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve takım elbiseGörüntünün olası içeriği: 9 kişi, Necla Bakan ve Sevda Öcal dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve sakal

Prof. Dr. Meral Özbek İstanbul Sanat Fuarı 2018 Onur Ödülü’nü Aldı

ARTİST 2018 / İstanbul Sanat Fuarı etkinlikleri kapsamında 12 Kasım 2018 günü Beylikdüzü TÜYAP-Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen TÜYAP Onur Yemeği’nde, Sanat ve Toplumbilim Kuramcısı Onur Ödülü yazar Selçuk Altun tarafından Sosyal Bilimler Fakültesi öğretim üyemiz Prof. Dr. Meral Özbek’e verildi. Bu yıl temel tema olarak “deneyim” kavramını seçen ARTİST 2018, güzel sanatlar öğrencileri ve genç sanatçıların çalışmalarının yaygınlaşmasına katkı sunan bir topluluk olarak çeşitli çalışmalara imza atıyor. 2018 İstanbul Sanat Fuarı kapsamında İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Eskişehir, İzmir, Mardin ve Mersin’den katılan 44 bağımsız sanat kolektifi “deneyim” temasına odaklanmış çalışmalarıyla fuara katkı sunuyorlar.

Öğretim üyesi Prof. Dr. Meral Özbek ödülünü alırken yaptığı konuşmada TÜYAP ve ARTİST 2018 gibi oluşumların demokratik ve katılımcı bir kamusal alanın inşasında oynadığı role değindi:

“Can Yücel’in, şarkısı da olan şiirinde, ‘Başka türlü bir şey benim istediğim’ diyor. Biz de sosyal bilimciler olarak, ama aynı zamanda sıradan insanlar olarak, başka türlü bir yaşam dünyası istiyoruz. Bunun bizim alanımızdaki bir karşılığı aslında, kamusallık ve deneyim dolu bir ‘demokratik kamusal alan’ ihtiyacına, arzusuna dayanıyor. Yani herkesin yaşam deneyimlerini zenginleştirebildiği, eşit ve özgür biçimde paylaşabildiği, duygularını, fikirlerini, söz ve eylemlerini kamusallaştırabildiği, insan haysiyetine yakışan bir demokratik kültür arzu ettiğimiz şey ve bu türden demokratik kamusal alanların, mekanların çoklaşması ve güçlendirilmesi. Ben burada bir onur ödülü almanın önemli olduğunu düşünüyorum, TÜYAP’ı kamusallık değerini güçlendiren kültürel kurumlar içinde saydığım için. Bir şekilde metalaşmaya, iktidar ilişkilerine sınır koyan, birlikteliğe ve yaratıcılığa açılan tavrı nedeniyle…”.

Beykoz Üniversitesi Lisansüstü Programlar Enstitüsü bahar dönemi başvuruları başladı.

Beykoz Üniversitesi Lisansüstü Programlar Enstitüsü bahar dönemi başvuruları başladı.

Başvurular ile ilgili programlar ve takvim aşağıdaki gibidir.

Başvuru Tarihleri

İşletme Yüksek Lisans Programı (Tezsiz)

Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yüksek Lisans Programı (Tezsiz/Tezli)

İletişim Tasarımı ve Göstergebilim Yüksek Lisans Programı (Tezli/Tezsiz)

İş ve Örgüt Psikolojisi Yüksek Lisans Programı (Tezsiz)

5 Kasım 2018 – 11 Ocak 2019

Başvuru Koşulları

  • Yüksek lisans programlarına başvuracak adayların en az 4 yıllık bir yüksek öğrenim programından mezun olduklarını gösterir lisans diploması veya mezuniyet belgesine sahip olmaları gerekmektedir.
  • Tezsiz yüksek lisans programlarımız için ALES ya da yabancı dil şartı aranmamaktadır.
  • Tezli yüksek lisans programlarımız için ise Adayların ÖSYM tarafından merkezi olarak yapılan Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Giriş Sınavından (ALES) Eşit Ağırlık (EA) türünde en az 55 standart puandan az olmamak koşuluyla ilgili Senato tarafından belirlenecek ALES standart puanına sahip olmaları gerekir. 
  • Adaylar, yaptıkları başvurunun ardından programlara kabul için ilan edilen tüm sınav ve mülakatlara katılmak zorundadırlar. Aksi takdirde başarı değerlendirmesinde dikkate alınmazlar.
  • Tüm değerlendirmeler sonunda ilan edilen sonuca göre kesin kayıt hakkı kazanan adaylar, kesin kayıt tarihlerinde belge teslimi yapacaklardır. Kesin kayıtta belgelerin asılları ile işlem yapılacaktır.

Başvuru Şekli

  • Lisansüstü programlara online başvuru formu ile başvuru yapılır.
  • Kayıt sırasında aktif olarak kullanılan e-posta adresinin ve telefon numarasının girilmesi zorunludur.
  • Online başvuru formunun eksiksiz dolduran adaylar kendilerine bildirilen yer, tarih ve saatte ilgili sınav ve mülakatlara katılacaktır.
  • Online başvuru sırasında beyan edilmiş bilgiler ile kesin kayıt sırasında ibraz edilen bilgilerin uyuşmaması durumunda sorumluluk adaya aittir. Uygun olmayan başvurular kesin kayıt hakkı kazanılsa dahi geçersiz sayılacaktır.
  • Online başvurunuz sırasında Diploma, Transkript ve Kısa Özgeçmiş yüklemeniz zorunludur. Kayıt esnasında orjinal belgelerinizi yanınızda getirmenizi rica ederiz.

Kesin Kayıtta Talep Edilecek Belgeler

  • Lisans diploması veya mezuniyet belgesi aslı ve fotokopisi (Yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olanların Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’ndan alacakları denklik belgesi)
  • ÖSYM ALES Sonuç Belgesi (Tezli yüksek lisans programları için)
  • Onaylı Transkript Belgesi
  • 2 adet fotoğraf
  • Erkek adaylar için yeni tarihli askerlik durum belgesi
  • Nüfus cüzdanı aslı ve fotokopisi
  • Kısa özgeçmiş

Öğrenim Ücretleri

Güz yarıyılı başvurularında kabul edilen yüksek lisans öğrencilerimize %50 oranında indirim yapılacaktır. Buna göre programların öğrenim ücretleri aşağıdaki gibidir;

  • İşletme Yüksek Lisans Programı (Tezsiz) (%50 İndirimli) 7.500 TL
  • Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yüksek Lisans Programı (Tezsiz) (%50 İndirimli) 7.500 TL
  • Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yüksek Lisans Programı (Tezli) (%50 İndirimli) 10.000 TL
  • İletişim Tasarımı ve Göstergebilim Yüksek Lisans Programı (Tezli) (%50 İndirimli) 12.500 TL
  • İletişim Tasarımı ve Göstergebilim Yüksek Lisans Programı (Tezsiz) (%50 İndirimli) 10.000 TL
  • İş ve Örgüt Psikoloji Yüksek Lisans Programı (Tezsiz) (%50 İndirimli) 12.500 TL

Ek İndirimler

  • Kurumsal anlaşmalı firma çalışanlarına, eğitim kurumları çalışanları ile çocuklarına ek %20 oranında indirim uygulanır.
  • Beykoz Üniversitesi birincilerine %100, akademik birim birincilerine %75 yüksek onur öğrencilerine %50, onur öğrencilerine %30, Beykoz Üniversitesi çalışanları ve  mezunlarına %20 oranında ek indirim uygulanır. 

Öğrenim ücretleri aşağıdaki koşullarda taksitle ödenebilir.

10 Taksit Denizbank Kredili Mevduat Hesabı – KMH Denizbank Kavacık Şubesi ile yapılan anlaşma gereği (taksitlerin zamanında ödenmesi koşulu ile) 0 (sıfır) faiz ve 10 eşit taksit imkanıyla Kredili Mevduat Hesabı açtırarak eğitim ücretinizi taksitlendirebilirsiniz.
9 Taksit Kredi Kartı Ayrıca Maximum – Bonus – World (Yapı Kredi ve Vakıfbank World) kartlara, bankaların belirlemiş olduğu komisyon oranlarını eklemek koşulu ile 9 taksite kadar ödeme imkanından faydalanabilirsiniz.

Sevda ÖCAL Hendek,Akyazı ve Karapürçek İlçelerinde istişare yaptı

Sevda ÖCAL Hendek,Akyazı ve Karapürçek İlçelerinde istişare yaptı

CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Aday adayı Sevda ÖCAL CHP Hendek İlçe Başkanı Reyhan Azak ve Yönetim Kurulu ile bir araya geldi

           

CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Aday adayı Sevda ÖCAL Karapürçek ilçesinde Karapürçek Belediye Başkan Adayı Nizamettin Yıldız ve ilçe Yönetimi ile istişare yaptı

CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Aday adayı Sevda ÖCAL Akyazı’da Akyazı haber İmtiyaz sahibi Gazeteci ALİ ŞANLI’yı ziyaret etti

CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Aday adayı Sevda ÖCAL Hendek ilçesinde

Genç Anadolu Partisi Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu Diyor Ki

Genç Anadolu Partisi Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu “Türkiye kültürünü günümüze kadar taşıyan cefakâr ve fedakâr prototip kadın tipini, 21. yüzyıla modernize ederek taşımamız lâzım” Bugün size söylemek istediğim bu konuda partimiz kanalıyla kadınlarımız ve gençlerimiz kişilik leri ile çok hayati bir fonksiyonda toplumun temel krişleri olmamalıdır.

Bu açıdan Genç Anadolu Partisi olarak tüm kadınlarımıza seslenmek istiyorum.Ve gençlere GAP olarak diyoruz ki tüm gençler ile kadınlarımızı genç Anadolu partisine davet ediyor ve Geleceğin Türkiyesinde söz sahibi olmak adına boş kalan alanı kullanmalıyız

. Maalesef günümüzde kutuplaşan toplum ancak kadınlar ve gençlerle bir Araya gelecektir. Biz temel olarak bu görüş çerçevesinde hareket ediyoruz.

Çağdaş açıdan bakıldığında ne denli haklı olduğumu< meydanda ve tüm kadı ve geçleri hatta tüm bireyleri GAP a davet ediyoruz

Biz Zonguldakta ve Türkiye de hedefimizi çağdaş medeniyet seviyesine ULAŞMAK OLARAK BELİRLEDİK VE BU AMACA ULAŞMAK İÇİN KADINLARIMIZ VE GENÇLERİMİZDEN AZAMİ DERECEDE FAYDALANMAYI AMÇLIYORUZ

Çünkü bu iki güce sahip olmak bizim için çok önemli.

Hatta hayati derecede önemlidir. Bu amaç doğrultusunda çalışmaya ve toplumu ayıran değil birleştirici olmak zorundayız. Bu hedef doğrultusunda gereken ne ise yapıp ne gerekiyorsa toplumun bekası için bu yönde çalışmalarımıza önem vermekteyiz. Ve kadınımızı kanunlardaki cezaya çarptırılanla değil beyin olarak ne yapabileceğimizi sizle beraber görmek arzusundayız ve gençler ile kadınlarımızı bekliyoruz.

Bu ulvi amaç uğruna gerekirse Zonguldak ta bir bayan ve genç aday göstermek ve milletvekilliği sıralamasında seçilebilecek bir sıraya koymaya söz veriyoruz. Bu arada Milliyetçi hareket Partili gençler ve kadınlarımızı aramızda görmekten de şeref duyacağız. Türkiye kadınlarımızın elinde Atatürk’ün dediği gibi batı medeniyetine ulAŞMAK için gap ile ne gerekiyorsa onu yapacaktır. Bu ülkü uğruna belirtilen hedefe ulaşmak için her şeyi yapmaya söz veriyoruz. Gençlerimiz ve kadınlarımız la bu hedefe ulaşacağız ve herkese sevgi ve saygılarımızla sevgi ve saygılarımızla size selamlarımızı sunmak istiyoruz. Partimiz de görev alacak ençler ile bayanlarımızı bu hizmete davet ediyor ve saygılarımızı sunuyorum.

TEMA Vakfı gönüllüsü öğretmenler doğa eğitimleri için buluştu

TEMA Vakfı gönüllüsü öğretmenler doğa eğitimleri için buluştu

TEMA Vakfı, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Temel Eğitim Genel Müdürlüğü iş birliğiyle her yıl 81 ilde binlerce gönüllü öğretmenin desteğiyle yüz bini aşkın çocuğa Doğa Eğitim Programlarını ulaştırıyor.

TEMA Vakfı, MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğünün katkılarıyla 26 Kasım Pazartesi günü Ankara’da 2018 – 2019 Eğitim Öğretim Yılı’nda gönüllü olarak sınıflarında Doğa Eğitimi Programlarını uygulayacak olan öğretmenlerle “Öğretmen Bilgilendirme ve Koordinasyon Toplantısı” düzenledi. Toplantı MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü Ar-Ge ve Projeler Daire Başkanı Dr. Gülderen ÖZDEMİR, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz ATAÇ, TEMA Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Gelengül HAKTANIR, TEMA Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Başak YALVAÇ ÖZÇAĞDAŞ ve TEMA Vakfı Ankara İl Temsilcisi Nevzat ÖZER’in katılımıyla gerçekleştirildi.

Bugüne kadar eğitim programları ve projelerle yaklaşık 650 bin öğrenciye ulaşıldı

Gelecek nesillere sağlıklı bir çevre bırakmanın en temel sorumluluğumuz olduğunu ifade eden MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü Ar-Ge ve Projeler Daire Başkanı Dr. Gülderen ÖZDEMİR, öğretmenler gününü kutlayarak başladığı konuşmasında “Çocuklarımız bir kağıdın dönüşümünün, su olmadan hiçbir canlının yaşamını sürdüremeyeceğinin, ekosistemdeki her bir varlığın doğanın dengesi açısından çok önemli bir yeri olduğunun farkına varmalıdır. Çocuklarımızın doğal varlıkların tükenebilir olduğu bilinciyle davranışlarına gereken hassasiyeti de yansıtmaları gerekiyor. Gündelik hayatın her aşamasında bunun sorumluluğunu hissedebilmelidirler. Elini yıkarken suyun gereksiz akmamasından atıkların tekrar kullanılabilir olduğunu bilmelerine kadar, israfa yer vermeden doğal varlıkların verimli kullanılmasına kadar bu hassasiyeti göstermelidirler. Ülke olarak son yıllarda bu konularda çalışmalar hızla artmış ve ulusal çalışmalara dönüşmüştür. Yararlı sonuçlar alınmaya da başlanmıştır. Bu bağlamda TEMA Vakfı ile uzun yıllar süren iş birliği ile bugüne kadar 81 ilde yürütülen çalışmalarla yaklaşık 650 bin öğrenciye ulaşarak geniş bir yelpazeyi bilinçlendirmiş bulunuyoruz. Bu anlamda insana yapılan eğitim yatırımlarının dönüşümünün yine insanlığa hizmet olduğunu bilmeliyiz” dedi.

Eğitim programları öğretmenlerin gönüllü desteğiyle uygulanıyor

TEMA Vakfının MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü iş birliğiyle her yıl 81 ilde binlerce gönüllü öğretmenin desteğiyle yüz bini aşkın çocuğa Doğa Eğitim Programlarını ulaştırdığını belirten TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz ATAÇ, “Doğa bilinciyle büyüyen nesiller için TEMA Vakfı olarak okullarda doğa eğitimleri veriyoruz. Çünkü çocukların doğayı tanımadan sevemeyeceğine, sevmeden koruyamayacağına inanıyoruz. Yarınlarda doğayı tanıyan, seven, koruyan; kendisini doğanın sahibi değil de bir parçası olarak gören nesiller için çocuklarımızın daha fazla doğa ile iç içe olması gerekiyor. Doğayı anlayarak ve doğaya uyum sağlayarak sürdürülebilir bir yaşam mümkün. Bu nedenle bizler Minik TEMA, Yavru TEMA ve Ortaokul TEMA adlı eğitim programlarımızı binlerce gönüllü öğretmenin desteğiyle her yıl 81 ilde yüz bini aşkın çocukla uyguluyoruz. Çocukların doğada keşfederek vakit geçirmelerini desteklemeyi, doğaya duyarlı davranış ve tutumlar sergileyen bireyler olmalarına katkı sağlamayı, fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimlerini desteklemeyi hedefliyoruz.

 Bu kapsamda Doğa Eğitim Programlarını çocuklara ulaştırma olanağı sağlayan başta Millî Eğitim Bakanlığı ve gönüllü öğretmenlerimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı Sevda ÖCAL

Sevda ÖCAL, CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı oldu

Sakarya  Yaşam Derneği Başkan Yardımcısı  Sevda ÖCAL, CHP’den, SAKARYA Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday adayı için  CHP Sakarya Teşkilatına müracatını yaptı.

Bankacı  ve  Yönetici  Sevda ÖCAL CHP Sakarya Teşkilatında  İşçi ve Memur Sendikaları Başkan Yardımcısı Gültaç Onay’a  Adaylık  Belgelerini  teslim  etti.

Sevda  ÖCAL; Çıkmış olduğumuz bu yolda Hem Partimiz Hem ilimiz Hem Ülkemiz adına  hayırlı olsun”.

Sevda ÖCAL, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin aydınlık çatısı altında, sizlerin önünde Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adaylığımı açıklamaktan onur ve mutluluk duyuyorum” dedi.

Klasik belediyecilik anlayışının dışına çıkacağını, Sakarya’yı yeni nesil belediyecilik anlayışıyla yönetmeye talip olduğunu söyleyen ÖCAL, “Alışılmış, klasik belediyecilik değil yeni nesil belediyeciliği gerçekleştireceğim. Size bu konuda söz veriyorum. Halkla, kurumlarla, iş dünyasıyla bir paydaşlık merkezi kuracağım. Tarihsel ve kültürel değerleri koruyacağım. Hiçbir ayrım yapmadan yurttaşlarımızın sorunlarını çözeceğim, eylem planlarında bulunacağım. Sakarya’yı ayrıcalıklı bir yıldız yapan, kültürel ve doğal özelliklerini koruyacağım. Yeni trend belediyecilik uygulamaları yapmak için geliyorum” dedi

Başkan Yardımcısı Gültaç Onay” Sevda ÖCAL’ın Sakarya Büyükşehir Belediyesin’e aday  adayı   olması   bizleri  memnun etti. İl  Başkanım  Erdoğan Isır  adına  Aday  adaylığı   belgelerini  teslim  alıyorum.Hayırlı olsun”dedi

CHP  Sakarya  İl  Başkanlığına  Aday  adaylık   başvurusunu  yapan  Sevda  ÖCAL  Gazetecilerin  sorularını  cevaplandırdı.

BELEDİYE  BAŞKANI  NASIL  OLMALI SORUSUNA

ÖCAL” Belediye başkanı; bir yerleşim yerinde kamusal hizmetlerden sorumlu, seçilmiş en başta gelen kişidir. Başkanın bu özelliğini yetkilerine ve işlevlerine baktığımız zaman görebiliriz.

Bu yüzden bu makamı dolduracak kişi de diğer toplum fertlerine göre daha farklı özelliklerin olması gereklidir.

Eğer bu niteliklere başkan uyuyorsa bir lider olabilecek ve faaliyetlerine hızla devam edebilecektir.

Öncelikle başkan liderlik vasıflarına sahip olmalıdır. Topluma örnek olacak bir kişiliğe sahip olmalıdır.

Karar alma sürecinde etkili olmalı, vizyon sahibi olmalı, azimli, başarılı ve bilgili olmalıdır.

Halkın içinde kalmaya öncelik vermeli, söz ve davranışları ile bunu kuvvetlendirmelidir.

Üretici bir zekaya sahip olmalıdır.

Mevcudu korumak yerine daha ileriye taşımayı amaç edinmelidir.

Hayalleri olmalıdır.

Başkan sözüne sadık olmalıdır.

Belediyenin menfaatleri doğrultusunda diğer kurumlarla ilişkileri en yüksek konuma taşımalı, belediyenin hak ve menfaatlerini korumada azami özeni göstermelidir.

Sadece kendini seçenleri değil bütün toplumu temsil ettiğinin bilincinde olmalı ve buna göre de hizmetleri yürütmelidir.

Birilerinin istismarına açık olacak davranışlar göstermekten kaçınmalıdır.

Toplumu ilgilendiren bütün faaliyetlerin içinde bir lider olarak bulunmalıdır.

Toplumla ilişkilerine özen göstermeli ve bunu topluma hissettirmelidir.

İşinin önemini iyi anlamalıdır.

Vebal sahibi olduğunu asla unutmamalıdır.

İmkansızlık bahanesine sığınmamalıdır.

Artık Siyasete değil çalışana fırsat verme zamanı gelmiştir. Çünkü bu zamana kadar hep geriye giden geride kalan değişime ayak uyduramayan şehirlerin yeni bir kimliğe kavuşması gerekir diye düşünüyorum.

Toplumun ortak ihtiyacını, toplumdan aldığı yetki ve toplumun kaynaklarını kullanarak karşılamaya çalışması gereken belediye başkanları, bir süre sonra topluma hizmeti değil, kendi varlığını sürdürmeyi, kendisini garantiye almayı tercih etmektedir.

Bunun tabi sonucu olarak ta topluma güvenmeyen hantal bir bürokratik yapı ortaya çıkmaktadır.

 Bu amaç değişmeli asıl amaçları topluma hizmet etmek ve bu hizmeti etkin verimli ve kaliteli olarak sunmak olmalıdır.

Kapısını halka açık tutmalıdır.

 Halkın içinde olmalıdır.

Halkla kaynaşan insanlar olmalıdır.

Gelişen ve değişen teknolojiye ayak uyduran, tanınan ve sevilen, doğru bildiğinden taviz vermeyen vizyon sahibi, sosyal faaliyetleri olan biri olmalıdır.

Belediye başkanı çalışkan ve cesur olmalı.

Olayların üstüne cesaretle gitmeli.

Çağdaş toplumların en önemli nitelikleri kentleşmeyle doğru orantılıdır.

İyi bir kentleşme, iyi bir yönetimden geçer.

Bu da kısaca belediye başkanı ve ekibi demektir.

Belediye başkanı bir kentin bel kemiğidir.

Hizmet ettiği kentin ve yaşayan halkın geleceği, ortaya koyacağı vizyon ile belirlenecektir

Belediye başkanlığı görevini yürütecek kişinin pek çok özelliklere sahip olması gerekiyor.

Bu nedenledir ki; belediye başkanının vizyonu ve bunu gerçekleştirmek için gerekli prensip ve kuralları olmalıdır.

Hizmetine talip olduğu kentin, sosyal ve kültürel özelliklerini çok iyi bilmeli, takip edilen amaçlar hiçbir zaman kişisel olmamalıdır.

Belediye başkanı seçilmek için vaat ettiği tüm talepleri, seçildikten sonra, koltuğa oturduğunda da unutmamalı, yerine getirmelidir.

Şehir emanet edilen kişi, görev yapmak istediği şehri çok iyi tanıdığı gibi, diğer şehirlerdeki gelişmeleri de takip etmeli, her zaman yeniliklere açık olmalıdır.

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adayı Sevda ÖCAL CHP Sakarya Teşkilatına başvurusunu yaptı

      

SEVDA ÖCAL Özgeçmişi

Doğum Yılı Ve Yeri: 1977- Ankara/Şereflikoçhisar

GENEL BİLGİLER

Eğitim ve Sertifilakalar

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü (1993-1997)

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Adalet Bölümü

SPK temel düzey lisansı

Bireysel emeklilik aracılığı sertifikası- SEGEM

Yabancı Dil: İngilizce

Bilgisayar MİCROSOFT OFFİCE TOOLS MC EXCEL, WORD, POWER, POİNT, MC OUTLOOK EXPRESS

Kariyerim Süresince Gerek İstanbul’da (Harbiye, Taksim, Beşiktaş)

Gerek Anadolu (Kocaeli, Sakarya)’ da Büyük Montajlı Varlık Bakiyesi Olan Özel Müşterilere Ve Özel Meslek Gruplarına Vermiş Olduğum Satış ve Danışmanlık Hizmetlerinden Edindiğim Tecrübelerimi, Görev Alacağım Kurumun İhtiyaçlarını, Beklentilerini Ve Hedefleri Doğrultusunda Kullanarak Etkin Ve Maksimum Seviyede Hizmet Sunmak.

Çok Çabuk Öğrenen Ve Öğrendiği Çabuk Uygulamaya Döken İnsan İlişkilerinde Uyumlu Sorunlara Pratik Çözümler Bulan Bir Yapıda Olmam İtibariyle Çalıştığım Kuruma Bu Hasletlerimle Fazlaca Katma Değerler Kazandırmak.

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesinde Aldığım Akademik Bilgiye Binaen 15 Yıllık İş Tecrübe Ve Bilgi Birikimimi Görev Alacağım Saygın Kurumun İhtiyaçları Doğrultusunda En Verimli Şekilde Kullanmak.

İŞ DENEYİMİ

Denizbank.A.Ş Beşiktaş,İzmit,Adapazarı

Atatürk Bulvarı Şubeleri (2005-2013)

Bireysel Danışman/ Müdür Yardımcısı

Demirbank Taş. Taksim Şubesi (2000-2005)

Bireysel Pazarlama Yetkilisi/ Premier Müşteri Temsilcisi

Yaşarbank.AŞ. Harbiye Şubesi (1997-2000)

Bireysel Pazarlama Müşteri Temsilcisi

İnal Hukuk Bürosu/ Eylül 2015-Ocak 2017

Açan Rulman Hırdavat/ Bölge Satış Md/Eylül 2017- Mayıs2018

Talha İnşaat/Satış Müdürü/Mayıs 2018-Devam

CHP Adapazarı İlçe Teşkilatı üyesi olan Sevda ÖCAL 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak olan Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde, CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı oldu.