kategori Arşivleri: Haklar

Mehmet Gürbüz"Akan Mazlum Kanlarının Tek Sorumlusu Haçlılardır"

Anadolu Ahi  Evran İş Adamları Genel Başkanı Mehmet Gürbüz’den Basın Açıklaması:

Başkan Gürbüz Diyor’ki

AKAN MAZLUM KANLARININ TEK SORUMLUSU HAÇLILARDIR BU SAVAŞIN TEK AMACI VARDIR HAÇ’IN HİLALİN KARŞISINDA GALİP GELMESİDİR BUİZ BU SAVAŞTA YERİMİZİ ALDIK HAÇ’IN KARŞISINDA HİLAL’İN BAYRAGININ ALTINDA SAVAŞACAĞIZ

Degerli dava arkadaşlarım ve degerli Anadolu Ahi Evran İş Adamlarına gönül vermiş kardeşlerim dünya yüzyılardır başlangıcı zda sonuda belli olamayn bşir savaş ın içerisnde yüzyılalardır kan ve göz yaşı ile bogulmuştur topraklarına bulaşmamış ve kan akmamış bir parçası yoktur dünya savaşlarının günümüze kadar süre gelen adeta bir kan davsına dönüştürülmüş bi tarafı vardır her gün akan kanın tek hesabı ve sorumlusu vardır oda kendilerine haçlı ismini takmış olan.Haç ın gölgesini takip eden bir zihniyetin intikam meaşlesini günümüze kadar hiç söndürmeden devam ettirmesidir,tarihin tozlu sahifelerine bir yolculuk yaparsak bu zihniyetin fikrini daha iyi anlaşılacagı ortaya çıkacaktır sanıyorum.

Haçlı Seferleri 1095 ve 1272 yılları arasında yapılan, Avrupalı Katolik Hristiyanların ve Papanın talebi, çeşitli vaatleri üzerine Müslümanların elindeki kutsal topraklar üzerinde askeri ve siyasi kontrol kurmak için düzenlemiş oldukları seferlerdir.

Kilisenin Çıkarları, Diğer Adıyla “HAÇLI RUHU”1071 Malazgirt zaferinden sonra.

Türklerin Anadolu’ya girişi başta bütün Avrupa devletlerini rahatsız etmiştir. Haçlı seferleriyle birlikte Avrupalı devletlerin akıllarında bir yandan.Kudüs’ü ele geçirmek diğer yandan da Müslüman’ları Anadoludan ve Ortadoğu’dan kovmak fikri hakim olmuştur.

11.yüzyıl’ın Avrupa’sına baktığımızda şiddetli kuraklığın getirdiği açlık,sefalet, salgın hastalıklar ve artan nüfus oranı gibi problemler baş göstermiştir.

Öte yandan şehirlerinin yağmalanmasından bıkan insanlarda, can ve mal güvenliği endişesi oluşmuştur.

Bu da insanların doğunun zenginliklerine kavuşma hayalleriyle Haçlı seferlerine büyük ilgi göstermelerinde büyük etken olmuştur.

Aynı zamanda Avrupa’da feodal ailelerin birbirleriyle savaştığı, şövalyelerin adeta terör estirdiği büyük bir kaos dönemi yaşanmıştır.

Bu da o dönemde Haçlı seferlerine katılacak kontlar ve dükler için öncelikli hedefin maddi çıkar ve yeni topraklara sahip olabilme düşüncesini doğurmuştur. Bu şartlar Doğu’yu, Batı’nın gözünde bir cennet haline getirmesi ve Doğu’yu hazine olarak görmesi için yeterli sebep olmuştur.Haçlı seferleri, aslında İspanya’dan ve Portekiz den Müslümanların atılması için başlatılan

<<Reconqista (Yeniden Fetih)’ hareketinin başlamasıyla doğmuştur>>.

.Hristiyanların ve Krallıkların ortak düşmanları haline gelen Müslümanların, elindeki şehirleri almak için başlatılmış ve 9. yüzyıldan 15. yüzyılın sonlarına kadar sürmüştür.

Papa Doğu Hristiyanlarını kontrol altında tutmak ve Avrupa’nın içinde bulunduğu krizden kurtulmasını istemiştir.(1095 )de toplanan Clermont Konsilin’de Papa, Hristiyanların Kudüs’ü ve Doğu topraklarını ele geçirilmesi , özellikle de Kudüs’ün kurtarılması yani Kutsal toprakların Müslümanların hakimiyetinden alınması amacıyla başlatılan Haçlı Seferi’nin ilkidir.Kutsal savaşa (Haçlı Ruhu) davet etmiştir.

Papa, savaşa katılacaklara dünyevi ve uhrevi pek çok vaatte bulunmuştur.

Burada papanın bu savaş a katılasına teşvik etme çabasının altında zengin ve geniş toptaklar’da hakimiyetinin tarafından başlatıldığı kabul edilmektedir. Hristiyanlar tarafından tarafından bu sefer devamı nı saglamsı için bir fırsat görmüştür. .

İki safhadan oluşan bu haçlı seferinde sefere katılan birinci grup birlikler genellikle sırf din aşkı için savaşmayı göze almış farklı sınıflardan oluşan halktan kişiler olmuştur.İkinci grup ise birinci grubun tam aksine çok düzenli soylu kişiler tarafından seçilmiş profesyonel birliklerden kurulmuştur

Aralık Ayında Yeni Seminerlerimiz Başlıyor...

Özgür Üniversite’de Aralık Seminerleri başlıyor

Özgür Üniversite’nin Güz dönemi Aralık ayında başlayacak seminerleri için kayıtlar devam ediyor. Seminerlerde resim, felsefe, siyaset, edebiyat ve psikoloji gibi başlıklar yer alıyor.

Aralık ayında başlayacak seminerlerin ilkini 10 Aralık Pazartesi akşamı İlker Küçükparlak’ın 6 hafta sürecek Biyopsikosoyal semineri oluşturuyor. 14 Aralık Cuma akşamı İzzettin Önder, 6 hafta sürecek  “Ekonomik Davranışların Sosyal Dinamikleri ” seminerini verecek. Haydar Özay ile Resim Atölyesi 14 Aralık Cuma akşamı başlayacak. 18 Aralık’ta Levent Safalı ile  “Akıl var Mantık var” ve “ Platon’un Şöleni” başlıklı felsefe seminerleri 8 hafta boyunca Salı akşamları devam edecek.  19 Aralık’ta Yusuf Öz ile Yakın Dönem Siyaset Felsefesi semineri 8 hafta, 20 Aralık’ta Engin Kılıç ile Modern Türk Edebiyatı ise 8 hafta sürecek.

Özgür Üniversite’nin faaliyetleri, yayınları ve ders programı hakkında daha fazla ayrıntıyıwww.ozguruniversite.org internet sitesinden ya da  (0212) 292 77 40 numaralı telefondan edinebilirsiniz

Sakarya Barosu "Çocuklar  İçin;  Korkularımızla Ayrışmaya Son Verelim.."

Çocuklar  İçin;  Korkularımızla Ayrışmaya Son Verelim..

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi, çocuk istismarlarına tepki gösterdi

Sakarya Adliyesi önünde toplanan baro avukatları adına konuşan Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Elif Erdem Düzgün, son dönemlerde artan ve görünür hale gelen çocuk istismarı konusunda öncelikle çocuğa dönük şiddeti önleme planı olması gerektiğini vurguladı.

Ciddi bir saha çalışması, veri toplama ve değerlendirme çalışması gerektiğine işaret eden Düzgün, “Riskler, nedenler belirlenmelidir, eril cinsiyetçi söylem ortadan kaldırılmalı. Özellikle sosyal medyada çocukların cinsel obje olarak değerlendirmelerinin önüne geçilmelidir. Fahiş cezalar sonunda cezasızlık halinin ortaya çıkmasına engel olunmalı, adli yargılama ile evrensel değerlere uygun cezalandırma yapılmalıdır. Çocuğa, hayvana, kadına dönük şiddet, toplumsal şiddetin güçsüz olana yoğunlaşmasıdır.” diye konuştu.

Düzgün, çocuğa yönelik istismar olduktan sonra ne yapılacağı değil, olmadan önce nasıl engelleneceğinin konuşulması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

“İdam veya hadım çözüm değildir. Çözüm zihniyetin değişmesidir. Zihniyet değişmediği sürece ve toplum bu konularda eğitilmedikçe idam işlenen suçları azaltmayacağı gibi, hak, hukuk, adalet kavramlarını da gölgede bırakacaktır. Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak şubat ayında ilimizdeki STK’lar, dernek temsilcileri ile bir araya gelerek çocuk istismarı ile mücadele  yol haritamızı belirlemiş, istismarı önlemeye yönelik tedbirleri de içine alacak önerilerimizi yazılı bir metin haline getirmiş, halkımızla birlikte bir yürüyüş düzenleyerek metni imzaya atmıştık. Merkez olarak hukuken ne gerekiyorsa yaptığımızı ve bundan sonrada yapmaya devam edeceğimizi kamuoyuyla paylaşır, bundan sonra yeni acılar yaşanmamasını temenni ederiz.”

Son dönemlerde artan ve görünür hale gelen çocuk istismarı ( fiziksel, duygusal, cinsel) ve en ağır biçimi çocuk cinsel istismarı ; “münferit, sapık, hasta, insanların, idam ve hadım tartışmaları ile“  adeta çözümsüzlük üreterek  tartışılmamalıdır.  Evrensel değerlere uygun, bilimsel, çocuk hak ve özgürlüklerini esas alan devletin yükümlülüklerinin belirlendiği hukuk güvenliğinin sağlandığı, toplumsal değer yargılarını,  koruyucu yöntemler belirlenmelidir.  Çocuklar üzerinden yaşadığımız korkularımız toplumsal ayrışmadan uzak siyasetler üstü benimsenmeli ve çözüm üretilmelidir.

            Can yakıcı çocuk istismarları  tartışılırken dahi özelikle sosyal medyada herkes konunun esasından uzak anlık öfke ve “tarafgir “ bir dille konuşmaktadır. Oysa zaman korkularımız üzerinden ayrışılacak zaman değildir. Unutulmamalıdır ki öncelikli sorumluluk devletindir, tüm kişi ve kurumlar farklı alanlarda çalışan meslek kuruluşları bir araya gelerek sorunun çözümü noktasında yol gösterici ve çözüm üretici olmalıdır.

            Öncelikle çocuğa dönük şiddeti önleme planları olmalıdır. Bağımsız özgür düşüncenin gelişme ortamına sahip üniversitelerde bilimsel akademik çalışmalar yapılmalıdır. Ciddi bir saha çalışması yapılmalı ve veri toplama, değerlendirme çalışması gerçekleştirilmelidir.  Riskler, nedenler belirlenmelidir. Eril cinsiyetçi söylem ortadan kaldırılmalı, çocukların evrensel değerlere uygun kız erkek birlikte eğitim almaları sağlanmalıdır, özellikle sosyal medyada çocukların cinsel obje olarak değerlendirmelerinin önüne geçilmelidir. Hukuk güvenliği ve belirliliği sağlanmalı,  aynı olaya aynı hukuksal korunmanın ayrımsız herkes için sağlanacağı inancı sağlanmalıdır. Fahiş cezalar sonucunda cezasızlık halinin ortaya çıkmasına engel olunmalı, adil yargılama ile evrensel değerlere uygun cezalandırma yapılmalıdır. Çocuğun korunması ile ilgili müdahale görevini de içeren idari kurumsal yapı olmalıdır. Bu bağlamda sivil toplum örgütlerinin dernek ve vakıfların bağımsız çalışma yapmasına fırsat tanınmalı, siyasi yakınlıktan uzak;  çocukla ilişkide bulunan tüm kişi,  kurum ve kuruluşların, fırsat eşitliğine, denetime, kurallara uygunluğu sağlanmalıdır. Ekonomik eşitsizlik ortadan kaldırılmalıdır. Bilimin, eğitimin, sanatın gelişiminin önündeki engeller kaldırılmalı, toplumun tüm katmanlarınca ulaşılabilir olması sağlanmalıdır.

Çocuğa, hayvana, kadına dönük şiddet, toplumsal şiddetin güçsüz olanda yoğunlaşmasıdır. Gücün çürümüşlüğü her türlü insani değer yargısından uzak bir biçimde tezahür etmektedir. Ancak bunun çözümünü, salt ceza kanunlarında yapılacak değişikliklerde görmek,  hukuk bilimine haksızlık olduğu gibi, eğitim programları, çocuk koruma politikaları ile uğraşmak yerine meselenin kendisini unutmak, sorunu suç işlendikten sonra faillerin bedenleri üzerinden kısasa kısas yöntemiyle ortadan kaldırmak çabasıdır. Bunun da en önce çocuklarımıza bir fayda sağlamayacağı açıktır. Hamasi söylemlerle çocukların önemini anlatmak yerine kamu ve özel kaynakların çocuklar yararına kullanımı sağlanmalıdır. Çocuğa yönelik istismar olduktan sonra ne yapılacağı değil, olmadan önce nasıl engelleneceği konuşulmalı ve tartışılmalıdır.

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Zafer Kazan dahil, ayakta duran insanlar

Meselenin bütüncül çözümü için öncelikle Meclis’te kurulması önerilen çocuk hak ihlallerine ilişkin komisyonların hızlıca kurulması, yıllardır bekletilen Çocuğa Yönelik Şiddeti Önleme Ulusal Eylem Planı’nın çıkması ve uygulanmaya başlanması, bu alanda çalışan sivil toplum örgütleriyle ortak çalışmalar yürütülmesi ve bu çalışmaların kamu idaresi tarafından desteklenmesi gerekmektedir. Çocuğa yönelik şiddet 3-5 münferit olaydan ibaret olarak ele alınmadan, görünür olan ve olmayan çok sayıda şiddet türü ve vakasının mevcut olduğu ve tüm istismar hallerinin bir bütün olduğu, çok zaman iç içe geçtiği bilinciyle hareket edilmelidir.

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Zafer Kazan dahil, ayakta duran insanlar ve ayakkabılar

İDAM VEYA HADIM ÇÖZÜM DEĞİLDİR! ÇÖZÜM ZİHNİYETİN DEĞİŞMESİDİR. ZİHNİYET DEĞİŞMEDİĞİ SÜRECE VE TOPLUM BU KONULARDA EĞİTİLMEDİKÇE İDAM İŞLENEN SUÇLARI AZALTMAYACAĞI GİBİ, HAK HUKUK ADALET KAVRAMLARINI DA GÖLGE DE BIRAKACAKTIR.

İdam ve hadım cezasının uygulandığı ülkelerdeki sonuçlara bakıldığında, tüm örneklerde görüleceği üzere bir şiddet türünün ortadan kaldırılması için asla çözüm yöntemi olmadığı net olarak görülecektir. Çocuğa yönelen her türlü istismar için çözüm: çocuğa özgü adalet, koruma ve rehabilitasyondur. Bu bağlamda şiddete şiddet ile karşılık vermek yerine çocukların korunması odağında bütüncül çözüm üretilmelidir.

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, ayakta duran insanlar

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak   Şubat ayında ilimizdeki STK’lar, dernek temsilcileri ile bir araya gelerek Çocuk İstismarıyla Mücadele Yol Haritamızı belirlemiş, istismarı önlemeye yönelik tedbirleri de içine alacak önerilerimizi yazılı bir metin haline getirmiş, halkımızla birlikte bir yürüyüş düzenleyerek metni imzaya açmıştık. Aynı metni yeniden imzaya açarak Ekim veya kasım ayında yeni kurulan TBMM’ne sunmakta da fayda görüyoruz. Bu anlamda istismarlar yaşanmadan, ailelerin yürekleri dağlanmadan ne yapılabilir sorgulamaya devam etmek gerektiğini yineleyerek Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak hukuken ne gerekiyorsa yaptığımızı ve bundan sonra da yapmaya devam edeceğimizi kamuoyuyla paylaşır, bundan sonra yeni acılar yaşanmamasını temenni ederiz.

                        SAKARYA BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ

 

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

HAK-İŞ, Adana’da tek yürek

Adana’da tek yürek

HAK-İŞ, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Gününü on binlerce emekçi ve vatandaşın katılımıyla Adana’da kutladı.

COŞKUYLA KUTLANDI

HAK-İŞ, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Gününü on binlerce emekçi ve vatandaşın katılımıyla Adana’da coşku, heyecan, sevinç ve yeni umutlarla kutladı.

Kutlamaya Hak-İş Konfederasyonu Sakarya İl Başkanı ve Hizmet Şube Başkanı Mehmet Mesut Gökdemir, Şube Yönetim,  Denetim, Disiplin, Asil Ve Yedek Üyeler, Üst Kurul, Komite, Baştemsilci, Temsilci ve İşyeri Sendika Temsilcileri katıldı.

 “Daha Çok Örgütlenme, Daha Güçlü HAK-İŞ” ve “Ücretlerdeki Vergi Yüküne Hayır” talepleriyle gerçekleştirilen kitlesel 1 Mayıs kutlaması, Adana İstasyon Meydanını dolduran on binlerin coşkusuna sahne oldu.

KUTLAMALARA YOĞUN İLGİ

HAK-İŞ, tüm üye sendikalarıyla ve on binlerce işçi üyesiyle birlikte kutlamaların yapıldığı meydanı hınca hınç doldurdu. Kutlamalara kadını-erkeği, yaşlısı-genci, engellisi binlerce Adanalı yoğun ilgi gösterdi. Emekçiler, HAK-İŞ’in 1 Mayıs’ı Adana’da kitlesel olarak kutlamasının sevincini davul-zurnalar, halaylar, oyun havaları, türküler, şarkılar ve şiirlerle paylaştılar.

GENİŞ KATILIM

Mitinge, Adana ve çevre illerden katılan on binlerce HAK-İŞ’li emekçi, HAK-İŞ ve Türkiye sevdalısı vatandaşlar, Genel Başkan Mahmut Arslan, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve 1 Mayıs Tertip Komitesi Başkanı Mehmet Şahin, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı A. Cengiz Gül, HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Sekreteri Dr. Osman Yıldız, Sendika HİZMET-İŞ Kurucu ve Onursal Genel Başkanı Hüseyin Tanrıverdi, Genel Başkan Vekili Av. Hüseyin Öz, Genel Başkan Yardımcısı Celal Yıldız, Halil Özdemir ve Mehmet Keskin, Arnavutluk BSPSH Genel Başkanı Gezim Kalaja, AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar ve konfederasyonumuz HAK-İŞ’e bağlı Öz Büro-İş, Çelik-İş, Öz Finans-İş, Öz Gıda- İş, Öz-İş, Öz Orman-İş, Öz İplik-İş, Öz Sağlık-İş, Öz Taşıma-İş, Öz Güven-Sen, Oleyis, Öz Ağaç-İş, Enerji-İş, Liman-İş, KKTC Kamu-Sen, Medya-İş, Öz Toprak-İş, Öz İletişim-İş, Öz Petrol-İş, Öz İnşaat-İş ve Öz Maden-İş Sendikalarının on binlerce üyesi katıldı.

GÖRSEL ŞÖLEN

Miting alanı folklor ekibinin yöresel halk oyunları ile görsel bir şölene sahne oldu. Program şehitler için 1 dakikalık saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Vatan uğrunda korkusuzca can veren tüm şehitlerimiz için okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti tüm işçiler tarafından huşu ve sessizlik içinde saygıyla dinlendi.

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, ayakta duran insanlar, gökyüzü, ayakkabılar, kalabalık ve açık hava

Mitingde ayrıca Kırıkkale’den mitinge katılan HAK-İŞ üyesi bir işçinin okuduğu şiir, alandaki emekçiler tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.

Adana İstasyon Meydanındaki 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Emek ve Dayanışma Günü programı, işçilere karanfil dağıtılması, beyaz güvercinlerin gökyüzüne salıverilmesi ve konfetilerin saçılmasıyla birlik, beraberlik ve kardeşlik duyguları içinde sona erdi.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, kalabalık ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar ve açık havaGörüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar ve açık havaGörüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar, araba ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar, kalabalık ve açık hava

Baro Ve Stk’lar Çocuk İstismarlarının Önüne Geçebilmek İçin Çözüm Önerilerini Sıraladı

Baro Ve Stk’lar Çocuk İstismarlarının Önüne Geçebilmek İçin Çözüm Önerilerini Sıraladı

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi çocuk istismarının önüne geçebilmek için ilimizde ilk kez yapılan bir çalışmaya imza atıyor.

“Çocuk İstismarı ile Mücadelede Yol Haritası Belirlemek İçin İlk Adım” başlığı altında Sakarya Barosu Konferans Salonunda çeşitli sivil toplum örgütleri, siyasi parti temsilcileri, doktorlar ve öğretmenler ile bir araya gelen Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi Üyeleri çocuk istismarı mücadelesinde neler yapılabileceğini görüştüler.

ÇİM UYGULAMASI ZORUNLU OLMALI

Katılımcılara öncelikle Çocuk İzlem Merkezinin işleyişi hakkında kısa bir bilgi veren Av. Elif Erdem Düzgün doğru işlediği takdirde bunun çok iyi bir sistem olduğunu ifade etti. İlimizde kısa bir süre önce açılan ÇİM’de hala bir kadın doğum uzmanının bulunmadığını belirten Av. Düzgün yetkililerden bir an önce bu eksikliğin giderilmesi için talepte bulundu. Ayrıca toplantı sonunda kaleme alınan bildiride  CMK ya da yönetmelik ile ÇİM uygulamasının düzenlenerek yasallaşması ve mağdur ifadesinin ÇİM’de alınmasının zorunlu hale getirilmesi istendi.

ELEKTRONİK TAKİP

Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Elif Erdem Düzgün basına da yansıyan kimyasal hadım cezasının çözüm olmayacağını, çünkü kimyasal hadımın testesteronu baskılayacağını ama faillerdeki şiddet eğilimini baskılayamayacağını, ilaç kesilince sanığın aynı saldırıları yapabileceğini ,çocuk istismarının önüne geçilmesinin ancak toplumun bilinçlendirilmesi, okullarda rehber öğretmenlerin  “Erken Uyarı Sistemi Projesi” kapsamında aktif olarak görev alması gibi çözüm önerileri ile mümkün olabileceğini belirtti. Ayrıca çocuk istismarı suçunu işleyen pedofillerin, infazlarını tamamlanmasının ardından elektronik takibe alınarak, okullar, parklar gibi çocukların yoğun olarak bulundukları yerlerden uzak tutulmaları gerektiğini ifade etti.

“İYİ HAL” VE “ÇOCUĞUN RIZASI VAR” İNDİRİMİ UYGULANMASIN

Çocuk istismarı davalarında ‘İnfaz kanununda Koşullu Salıverme’nin kaldırılması talep edilirken 18 yaşının altındaki her çocuğun “çocuk” olarak nitelendirilerek, ceza indirimine neden olabilecek bir ayrım yapılmadan,  “İyi hal” ve “çocuğun rızası var” veya cinsel istismarın niteliğine göre herhangi bir ceza indirimi uygulanmadan infazların gerçekleştirilmesini istediklerini belirtti.

 “BAROLAR VE ÇOCUK HAKLARI MERKEZLERİNİN MÜDAHİLLİK TALEPLERİ REDDEDİLİYOR!”

Çocuk İstismarı ile ilgili davalarda Çocuk Hakları Merkezlerinin ve Baroların mağdur çocuk yanında yer almak için bulundukları katılma taleplerinin mahkemelerce kabul edilmemesini de eleştiren Av. Elif Erdem Düzgün, Baroların kanunlardan kaynaklanan insan haklarını savunma görevi bulunduğunu tekrar hatırlatarak, müdahillik konusunda bir düzenleme yapılması gerektiğini belirtti.

TALEPLERİNİ MECLİSE İLETECEKLER

Yaklaşık üç saat süren toplantıda daha sonra kamuoyu ile paylaşılacak olan talepler ve öneriler başlıkları altında belirlenen maddeler ile çocuk istismarını önlemek için bir yol haritası çizilirken çalışmalarının bu toplantı ile sınırlı kalmayacağını toplumun kanayan yarasına dikkat çekmek için çeşitli eylemler yapacaklarını ifade eden Av. Elif Erdem Düzgün, öneriler ve taleplerini içeren bildiriyi de imza kampanyası ile halka açacaklarını ve sonrasında Türkiye Büyük Millet Meclisine bu taleplerin iletileceğini belirtti.

Sakarya Demokrasi Meydanında Açlıktan Ölen işçinin Cenaze Namazı Kılındı

Sakarya Demokrasi Meydanında Açlıktan Ölen işçinin Cenaze Namazı Kılındı

Meydanda işçilerden tabutlu eylem
TÜRK Metel Sendikası’na üye işçiler, üzerinde ‘Bu mevta çok çalıştı, açlıktan öldü’ yazılı tabutla teklif edilen zammı protesto etti.

Türk Metal Sendikası üyesi işçiler, Adapazarı Demokrasi Meydanı’nda toplanarak Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası’nın zam teklifini protesto etti. İşçiler ellerinde, ‘MESS şaşırma sabrımızı taşırma’ sloganları atarken, üzerinde ‘Bu mevta çok çalıştı, açlıktan öldü’ yazılı tabut başında gıyabı cenaze namazı kıldı. Türk Metal Sendikası Sakarya Şube Başkanı Olcay Meriç, metal işçisinin açlığa terk edildiğini belirterek, “Bugün burada MESS tarafından açlığa mahkum edilen bir metal emekçisinin cenaze töreni için toplandık.

Şimdi size, ‘Merhumu nasıl bilirdiniz?’ diye sorsam, ‘İşinin ustasıydı, ailesinden, ülkesinden ve emeğinden başka derdi yoktu’ dersiniz. ‘İş yerini evi, işini namusu bilirdi’ dersiniz. ‘Üretti, kazandırdı ama maalesef kendi kazanamadan mevta oldu’ dersiniz. Bu onurlu metal emekçisini toprağa vereceğiz. O kalp krizinden, kanserden, ya da trafik kazasında ölmedi. Neden öldü biliyor musunuz? Açlıktan öldü. MESS tarafından açlığa terk edildi”

Haber-Fehmi DUMAN-Necla BAKAN

user comment

user comment

user comment

Fe

 

Öz Gıda-iş Sendikası Üyelerine baskı ve tehdit devam ediyor

Öz Gıda-iş Sendikası’ndan basın açıklaması var

Öz Gıda-iş Sendikası; 20 Aralık 2017 Çarşamba günü saat 12.00 de Bilecik Osmaneli Hükümet Konağı önünde gerçekleştirecekleri Basın Açıklaması ile ilgili Sakarya’daki üyelerine yönelik açıklamada bulundu

Yapılan yazılı açıklamada şunlara yer verildi: “Öz Gıda-İş sendikası olarak yaklaşık 2 yıldır devam ettiğimiz örgütlenme sürecinin sonunda C.P Standart Gıda A.Ş. işyerinde gereken sayı tamamlanarak 27.11.2017 tarihinde Toplu İş Sözleşmesi yapmak için Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlığına gerekli müracaat yapılmıştır.

Özellikle bu tarihten sonra C.P Gıda Yöneticileri’nin üyelerimize karşı baskı ve tehdit ile sendika üyeliğinden istifa ettirilmeye çalışılması uğraşları had safhaya çıkmıştır.

Son olarak ta sendikadan istifa etmeyen

Osmaneli / Bilecik fabrikasından 15 Kişi,

İnegöl / Bursa fabrikasından 9 Kişi,

Turgutlu / Manisa fabrikasından ise 3 Kişi işten çıkartılmıştır.

Bu kişilerin tekrar işbaşı yaptırılmaları ve çalışanların anayasal haklarına saygılı olunması için 06.12.2017 tarihinden beri bu fabrikalar ve C.P Gıda’nın İstanbul genel merkezi önündeki direnişimiz devam etmektedir. C.P Gıda işyerlerinde yaşanan bu hukuksuzlukları anlatmak için 20.12.2017 Çarşamba günü saat 12.00 de Bilecik / Osmaneli’nde “Hükümet Konağı” önünde Basın açıklaması yapılacaktır. Tüm Emek dostları davetlidir. Öz Gıda-iş Sendikası”

Sivas’lı İş Adamı Geneş’ten Büyük Başarı…

Sivas’lı iş adamı Nuri Geneş, firmalara verdiği proje desteği ile adından söz ettiriyor. Danışmanlık hizmetleri üzerine birçok iş alanda iş adamlarına yurt dışı kredilerinin çıkarılmasında yardımcı olan Geneş, başarılarını yenilerini eklemeye devam ediyor.

Yazılı ve görsel basında gündeminde geniş yankı bulan Sivaslı iş adamı Nuri Geneş,iş adamlarına çağrıda bulunarak firmasını büyütmek ve genişletmek isteyen her iş adamına mutlaka uzun vadeli ve düşük faiz ile yurt dışı krediden faydalanması gerektiği çağrısını yapıyor.

Uzun yıllar Hollanda’da yaşayan Nuri Geneş, memleketi Sivas’a kesin dönüş yaparak çalışmaların ı burada sürdürüyor. Sivas basını tarafından da yakından takip edilen Sivaslı iş adamı Nuri Geneş, her sektöre yönelik uyguladığı ve hayata geçirdiği projelerle de adından söz ettiriyor.

Birçok iş adamını hazırladığı projelerle düşük faizle 10 milyon Euro almasına olanak sağlayan Sivaslı iş adamı, halen iş adamlarının yut dışı kredilerinden haberdar olmadığını ifade ederek bu kredilerden faydalanmak isteyen iş adamlarına her türlü danışmanlık hizmetini vereceğini söylüyor.

Geçtiğimiz aylarda Güldemir firmasına hazırladığı proje ile 10 milyon Euro’luk yurt dışı kredi almasını sağlayan Geneş, bunun 10 yıl geri ödemesi ile Türkiye’ye kazandırdıklarının altını çiziyor.

Güldemir firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Güldemir de yaptığı açıklamada “Yurtdışı kredilerden bugüne kadar haberimiz yoktu. Bize bu yolu açan ve destek sağlayan değerli hemşehrimiz Nuri Geneş’e sonsuz teşekkür ederim” dedi.

Kurumsal olan tüm firmaların mutlaka danışmanlık hizmeti almasının gerektiğini hatırlatan iş adamı Geneş “Memleketim benim için çok şey ifade ediyor. Yeni iş imkanları ve istihdamın yaratılmasında katkılarım olursa bu benim için en büyük zenginliktir. Bu hizmet aşkı ile çalışmalarıma hız vereceğim. Benimle iletişime geçmek isteyenler nurigenes@hotmail.com’dan yazışabilirler.”

Çölleşmeye karşı mücadelede Kubiqi Modeli umut olacak

Çölleşmeye karşı mücadelede Kubiqi Modeli umut olacak

Altıncı Kubuqi Uluslararası Çöl Forumu’nda başarılı çölleşme kontrolü uygulamaları masaya yatırıldı.

Kubiqi modeli kapsamında gerçekleştirilen uygulamalar, çölleşme sorunu ile karşı karşıya olan ülkelerde yapılabilecek çölleşme kontrolü çalışmaları açısından örnek olarak gösteriliyor. Çin’de düzenlenen uluslararası konferans, küresel ekolojik kalkınmayı desteklemek amacıyla etkili deneyimlerin paylaşılabileceği bir platform olarak öne çıkıyor.

29 Temmuz-30 Temmuz tarihleri arasında Moğolistan Ordos’taki Kubuqi Çölü’nde gerçekleştirilen Altıncı Kubuqi Uluslararası Çöl Forumu’nda ziyaretçiler, Kubuqi’yi ziyaret ederek gerçekleşen başarılı çölleşme kontrolü uygulamalarına tanıklık etme fırsatı yakaladı.

Altıncı Kubuqi Uluslararası Çöl Forumu kapsamında uluslararası çölleşme sorunu ile mücadelede örnek olan Kubiqi modelini hikayeleştiren BON Cloud, Çin’den seyahat, eğitim, kültür-sanat, işletme ve teknoloji gibi alanlardan hikâyeler içeren yüksek kalite içeriklerin uluslararası yayıncılara ve televizyonculara ulaşmasını sağlıyor.

Çinli içerik tedarik platformu olan BON Cloud, uluslararası olarak yayınlanması gereken bir içeriği veya olayı dünya çapında yayıncılar ve kanal yayıncıları tarafından erişilebilen ham yayın kalitesinde medya içeriği haline getirebiliyor.

Çölleşmeye karşı etkili sistematik planlama

Kubuqi Modeli’nin temel yapı taşlarını hükümetten gelen politika destekleri, endüstriyel yatırımlar, piyasa odaklı çiftçi ve çoban katılımı ve sürdürülebilir ekolojik kalkınma oluşturuyor.

Forumda söz alan Eski Yunan Başbakanı Antonis Samaras, Kubuqi Modelinin sistematik tasarımının benzersiz başarı olduğunu ve çalışmaya değer çoğaltılabilmeye sahip olduğunu belirtti.

Birleşmiş Milletler Çölleşmeye Karşı Mücadele Genel Yönetmeni Pradeep Monga ise Belt ve Road Girişimiyle birlikte birçok ülkenin çölleşme problemi yaşadığını ve iyi bir tasarımın Çin’in çölleşme kontrolüne ait benzersiz bir yol olan Kubuqi Modelini geliştirmesine yardımcı olduğunu söyledi. Tüm seviyedeki yönetim organlarının, şirketlerin ve bireylerin sistematik bir şekilde çevresel sorunu çözmek için birleşmesi takdir edilecek bir davranış olduğunu da vurguladı.

Endonezya Ekonomik ve Endüstriyel Komitesi Başkanı Bachir, fotovoltaik panellerle kuzu yetiştirme uygulamaları nedeniyle Kubuqi’ye destek vererek yerel işletmelerin ekosistem tasarımındaki hayal gücünü takdir ettiğini ve Kubuqi’nin kapsamlı çölleşme kontrol deneyimlerini diğer uluslararası toplulukların yararı için paylaşmak istediğini ifade etti.

Küresel olarak popüler bir model

Kubuqi Modeli, çölleşme kontrolü açısından BM Çevre Programı tarafından ekolojik restorasyon sağlamdaki başarılı “eko-öncül” yaklaşımı nedeniyle takdir ediliyor.

Çölleşmeye karşı mücadele deneyimini desteklemek ve paylaşmak için 2007 yılında oluşturulan Kubuqi Uluslararası Çöl Forumu, tüm seviyedeki yönetim organları, ilgili departmanlar, UNEP ve UNCCD sekreterliğinin desteği sayesinde beş kere düzenlendi. Forum hakkında ayrıntılı bilgi için resmi web sitesine http://en.kubuqiforum.dycw.com adresinden ulaşabiliyor.

Kubuqi Modeli Çin’in çölleşme kontrol çabalarındaki öncül uygulaması olarak öne çıkıyor. Dünya çapında 2.000 politik görevli, uzman ve ekolojik girişimci saha gezileri kapsamında profesyonellerle deneyim paylaşma etkinliklerine katılarak fayda sağladı.

Kubuqi Modeli, birçok toplantıda ve altıncı Kubuqi Uluslararası Çöl Forumunda popüler konulardan biri haline geldi. Katılan yabancı konuklar Kubuqi Modelinin Belt ve Road Girişimi boyunca ülkeler arasında paylaşılması gerektiğine inanıyor.

Japonya Tottori Üniversitesi Arid Arazi Araştırma Merkezinden Prof. Atsushi Tsunekawa, Belt ve Road Girişimindeki ülkelerin ekolojik restorasyonda işbirliği yapmasının acil bir gereklilik olduğunu belirtti. Çevresel ve sürdürülebilir kalkınmadan risk değerlendirmesi yapmaları gerektiğini ve Kubuqi Modelinin başarılı uygulamalarının referans olarak alınması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Mısır’da yer alan Kahire Çöl Araştırma Merkezinin yöneticisi Hassas Shar ise çölleri 40 yıldır inceleyen bir araştırmacı olarak diğer ülkelerde çölleşme kontrolü açısından mükemmel vakalar gördüğünü ifade etti. Kubuqi Modelinin zengin çölleşme kontrolü teknolojileri ve deneyimi içerdiğini belirten Hassas Shar, çöl ekolojik ekonomi, endüstriyel yenilik, finansal yenilik ve fakirliği azaltma denetimlerinin benzer zorluklarla mücadele eden Belt ve Road Girişimi ülkeleri için iyi bir öğrenme kaynağı olduğunu ifade etti.

Kubuqi Modeli çölleşme ile mücadelede umut veriyor

Çöl kontrolü dünya çapında bir sorun ve Kubuqi Çölü büyük ölçekli başarılı kontrol elde eden ilk çöllerden biri.

Kubuqi Modelinin başarısı temel olarak ekoloji ve endüstri, işletme kalkınması ve ekolojik yönetim alanlarının birleştirilmesiyle yeşillendirme çabalarının yerel insanların gelirlerini arttırmasına dayanıyor. Bu çabalar, vahalara doğru yayılım göstererek çölleşme ve fakirlik azaltılarak mutluluğu artırıyor.

Forumda konuşan Avustralya’daki Adelaide Üniversitesi’nde görevli Prof. Victor Squire, Kubuqi Uluslararası Çöl Forumu’nun tüm alanlardaki insanlarda çölleşmeyi düşünme konusunda farkındalık oluşturduğuna dikkat çekti ve Kubuqi Modeli’nin araziyi kullananları sorun ve çözümün bir parçası haline getirerek tek bir çözüm yerine birden fazla çözüm için düşünmeye yönelttiğini vurguladı

İngiliz biyo-karbon mühendisliği şirketi kurucusu Lauren Fletcher ise çölleşme kontrolünde Kubuqi’nin başarılarının oldukça etkileyici olduğunu ve şirketindeki temsilcilerin foruma katılım açısından heyecanlı hissettiklerini söyledi. Aynı zamanda ağaç eken drone teknolojilerinin geliştirilmesinin çölleşmeyle mücadelede daha etkin olacağının altını çizdi.

ABD Silver Spring Şirketi baş teknoloji yöneticisi Don Rivers da Kubuqi modelinin kapsamlı bir etkisi olduğunu ve insan hayatında büyük ölçekli değişimlere yol açarak enerji kullanımını sürdürülebilir hale getirdiğini belirterek Kubuqi için gösterilen yerel yönetim ve işletme çabalarının kalıcı değişimler getireceğini ifade etti.

Ekolojik restorasyon için Çin çözümü

Uzmanlar, forum katılımcılarının Kubuqi’nin yeşil kalkınma ve sürdürülebilir kalkınma deneyimi kavramlarının küresel anlamda 2 milyar kişiyi içeren çölleşmeye karşıtı mücadele için temel çözümleri görmesine sağlamak açısından verimli geçtiğini ifade ediyor. Katılımcıların çoğu Ordos’ta düzenlenecek olan ve daha benzersiz çözümleri ve fikir birliklerini içerebilecek 13. Taraf Ülkeler Genel Toplantısı kapsamında yer alan Çölle Mücadele BM Toplantısını bekliyor. Belt ve Road Girişimi ülkelerinde ekolojik kalkınma hem Çinli çözümlere hem de tek bir paylaşım platformu olarak Çin’e ihtiyaç duyuyor.

BON Cloud’dan Çin içerikleri 

BON Cloud Çin’in farklı şehirleri ve örgütlerinden, seyahat, CSR, sanat, işletme ve teknoloji gibi konuları içeren hikayeler sağlayan Çinli bir içerik platformudur.

BON Cloud dünya çapındaki tüm yayıncıları ve televizyoncuları Çin’in kar içeriğini yayınlamaya davet ediyor.

Çin şehirleri, şirketleri ve örgütlerinden yüksek kaliteli içerikler için kısa bilgilerinizi girin ve BON Cloud videolarının yerelleştirilmesi ve dağıtımı ile zaman aralığında ve medya kaynaklarındaki değerinizi en üst seviyeye çıkarın.

Çin içerikleri için http://premium.bon-cloud.net adresini ziyaret edebilirsiniz

Türk Profesörlerden Türkçe Hukuk Eğitimi

Türk Profesörlerden Türkçe Hukuk Eğitimi
HUKUK FAKÜLTESİ
LİSANS ve LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI

Hukuk okumak isteyen ve Adalet Meslek Yüksek Okulu mezunu olup lisans tamamlama yapmak isteyenler.  Türkiye dahil Avrupa’nın 48 ülkesinde geçerli hukuk fakültesi diploması alabilmeniz artık mümkün.

Geleceğinize iyi bir yatırım yaprak Türk hocalardan, Türkçe hukuk eğitimi alabilirsiniz. Üstelik zaman kaybı olmadan kısa sürede diplomanıza kavuşabilirsiniz.

SLOVENYA HUKUK EĞİTİMİ

Lisans                                         Süre        Kredi

Hukuk Lisans Eğitimi               3 Yıl         180 ECTS

Lisans Tamamlama

Hukuk Lisans Tamamlama     2 yıl         180 ECTS

(Adalet MYO)

  • Lisans Eğitimi: 3 Yıl

  • Lisans Tamamlama: 2 Yıl

  • Eğitim Dili Türkçe

  • Üniversitemiz YÖK tarafından tanınıyor

  • Hazırlık sınıfı yok

  • Eğitimlerimiz Türk Profesörler ve Türk akademisyenler tarafından sağlanmaktadır.

  • Ders müfredatı Türkiyedeki Hukuk Fakültelerinin dersleri ile eşleştirilmiştir.

  • Türkiye dahil 48 AB Ülkesinde geçerli diploma.

  • Diplomamız Türkiye TBMM 5463 no’lu kanunun teminatı altındadır.

  • Hukuk Fakültemizde devam mecburiyeti bulunmamaktadır.

  • Farklı ülkelerden yabancı öğrencisi olan

  • YÖK düzeyinde mezuniyet belgesi veren

  • Hukuk programları ile uluslararası üniversiteler sıralamasında üst sıralara yerleşmeyi başarmış Slovenyanın en iyi hukuk fakültelerindendir

AKADEMİK KADRO

Dekan :  Ass.Prof Dr. Visar HOXHA  – Ass. Prof. Dr. Marko NOVAK

Bölüm Başkanı :  Asst. Prof. Dr. Arzu TUNCER  

 

Öğretim Görevlileri:

Prof.Dr. İsmail Hakkı DÜĞER

Prof Dr. Ömer ÖZKAN  

Yrd.Doç.Dr. Sırrı DÜĞER

Dr. Byron MATARANGAS

Dr. Fikret ÖZKAN 

Detaylı bilgi için arayabilirsiniz

0 212 424 61 80

0 531 565 16 56

KAYIT AŞAMASINDA GEREKLİ BELGELER :

 

  • Lise diplomasının aslı – Yeminli Tercüman Tarafından İngilizce Tercümesi  ve Noter Onaylı (Slovenya Cumhuriyeti için Apostilli)

  • Lise not dökümü (Transkript) Aslı – Yeminli Tercüman Tarafından İngilizce Tercümesi ve Noter onaylı (Slovenya Cumhuriyeti için Apostilli)

  •  Adalet MYO Mezunları MYO Diploması ve MYO Transkript Aslı – Yeminli Tercüman Tarafından İngilizce Tercümesi ve Noter Onaylı (Slovenya Cumhuriyeti için Apostilli)

  • Adalet MYO Mezunları Ders içeriklerini gösteren Belge Aslı – İngilizce Tercümesi 

  • Adalet MYO Mezunları Lise Diploması ve Lise Transkript Aslı – Yeminli Tercüman Tarafından İngilizce Tercümesi Noter Onaylı (Slovenya Cumhuriyeti için Apostilli)

  • ÖSYM 1. Basamak Sonuç Belgesi (Baraj  Puanı Aşılmış olması gerekmektedir.)

  • Yeminli Tercüman Tarafından İngilizce Tercümesi ve Noter Onaylı (Slovenya Cumhuriyeti için Apostilli) 

  • T.C. Adli Sicil Belgesi

  • T.C. Kimlik Fotokopisi

  • En az 2 Yıl Süreli Pasaport (Fotokopisi) Yeminli Tercüman Tarafından İngilizce Tercümesi ve Noter Onaylı (Slovenya Cumhuriyeti için Apostilli) 

  • 4 Adet Vesikalık Fotoğraf

  • İkametgah İlmuhaberi Nüfüs Müdürlüğünden

  • Vukuatlı Nüfüs Kayıt Örneği

MERKEZ ADRES

Şenlikköy Mahallesi Florya Asfaltı Çıkmazı, No:3, Kat:1 Bakırköy – Florya / İstanbul

© 2017 BALKAN UNIVERSITY

info@balkanuniversity.org

Tel  : +90 212 424 61 80 pbx Tel  : +90 531 565 16 56 Fax : +90 212 872 10 61