kategori Arşivleri: STK

M.Mesut GÖKDEMİR “Taşeron Mücadelemiz Başarıya Ulaştı!”

M.Mesut GÖKDEMİR “Taşeron Mücadelemiz Başarıya Ulaştı!”

Habervole Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN, Dernekturk Genel Yayın Yönetmeni Necla BAKAN HAK-İŞ Sendikası Sakarya  İl  Başkanı Mesut GÖKDEMİR ’e Taşeron konusunda yaşanan gelişmeler, HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ’in yaşanan süreçte verdiği mücadeleleri sordu

 “ÖNCE HAZIRLANAN ÖSP’YE KARŞI CİDDİ BİR MÜCADELE VERDİK”

HAK-İŞ Sendikası Sakarya  İl  Başkanı Mesut GÖKDEMİR  son birkaç gündür yaşanan gelişmeler, gerek çalışma hayatı gerekse taşeronlukla ilgili gelişmelerin sevinçle karşılandığını belirterek, “Bu sevinci bize yaşatan başta Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve Çalışma Bakanımıza teşekkür ediyorum. Zor bir süreçti. Ama bu süreç sonuçlandı. Bizim arzu ettiğimiz bir çözümün oluşturulması gerekiyordu. Bunun zor olduğunu biliyorduk. Bütün bunlara rağmen, önce hazırlanan ÖSP’ye karşı ciddi bir mücadele verdik. ÖSP’nin bizim için niçin kabul edilemez olduğunu ifade etmeye çalıştık. O dönem HAK-İŞ’in ciddi itirazı nedeniyle ÖSP gündeme alınmaktan vazgeçildi. Cumhurbaşkanımızla görüştük, niçin itiraz ettiğimizi kendilerine anlattık. Yeni hükümetin kurulduğu dönemde. Biz tekrar konunun gündeme alınmasını sağladık. Yeni kabinede Çalışma Bakanı olarak Sayın Jülide Sarıeroğlu yer aldı. Görüşlerimizi kendisiyle paylaştık. Kendisi, Taşeron konusunu gündeme aldığını ve kısa zamanda sonuçlandıracaklarını ifade etti. Sayın Cumhurbaşkanımızla görüşerek bu adım atıldı. Yaklaşık 3-4 aylık süreçte gündemde kaldı. Medyada yoğun yer aldı. Ancak, ÖSP gibi bir taslak ortaya çıkacağından endişe ediliyordu. Biz doğruları anlatmaya devam ettik” dedi.

“YÜZLERCE GEREKÇE ÜRETİLEN BİR KONUDA ÖNEMLİ BİR KARAR ALINDI”

Cumhurbaşkanımızın açıklamasıyla yeni bir sürecin başladığını dile getiren GÖKDEMİR, “Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Çalışma Bakanımıza, Maliye Bakanımıza, bütün hükümet yetkililerine teşekkür ediyorum. Tarihi bir adım atıldı. Yüzlerce gerekçe üretilen bir konuda önemli bir karar alındı. Biz 2014 yılında bir kampanya ile taşeron arkadaşlarımızı üye yapmaya başladık. Bu süreçte, epey meşakkatlere göğüs gerdik.  Kamuda görev yapan işçilerimizin en temel güvencelere sahip olmasına inandık. Biz bu arkadaşlarımızla 2014’te yaptığımız toplantıda şunu söyledik; Bütün bu taleplerimizin gerçekleşmesi için birlikte hareket etmeliyiz, yani sendikalaşmamız mutlak gerekli. Burada başlamamız lazım. Ancak, 81 ilden gelen arkadaşlarımızın  büyük bölümü sendikalı değildi. Biz, önemli bir süreci başlattık. Taşeron işçilere yönelik Sendikalı olma yolunda herhangi bir yasal düzenleme yoktu. Ama biz dedik ki, “bugünden daha iyi olacak”. Bu arkadaşlarımız modern köle muamelesi göremez. Biz bunların sorunlarına yönelik adım atmalıyız. Biz HAK-İŞ’in genel kurulunda “Biz, ülkemizdeki, bölgemizdeki, küremizdeki bütün mazlumlarına borcumuz var” diye ilke kararı aldık. Bu borcu ödememiz gerekir. Onları gelecekte güvende hissedecekleri bir modelin mücadelesini yaptık” diye konuştu.

“TAŞERON İŞÇİLİKLE İLGİLİ 2014 TEMMUZ AYINDA TARİHİ BİR DÜZENLEMEYE İMZA ATTIK”

“Biz, bir hayal kurduk ve HİZMET-İŞ sendikamız olarak “Geleceğimiz hayallerimiz kadardır” temasıyla hareket ettik” diyen GÖKDEMİR, “Hayal kuramazsanız geleceğinizi inşa edemezsiniz. Mücadele ettik. Bütün teşkilatlarımıza “taşeron şirketlerdeki arkadaşlarımızı üye yapmalıyız” dedik ve örgütlenmeye başladık. Şubelerimizi seferber ettik. Yeni çalışmalar yaptık. Taşeron işçilikle ilgili 2014 Temmuz ayında tarihi bir düzenlemeye imza attık. Bu çok önemli bir gelişmeydi, aşamaydı. O kanun bugünkü başarı öykümüzün temelini oluşturuyordu. İşçilerin sendikalaşmasının önü açılmıştı. Kıdem tazminatı ve bütün haklar devletin güvencesi altına alınmış oldu. O tarihte bunlar yeterince anlaşılamadı. Biz bir taraftan da TİS süreçlerini başlattık. Hızla TİS prosedürünü başlattık. Birçok sıkıntılar yaşadık ama yılmadık, durmadık, vazgeçmedik. Kimse TİS’in imzalanacağına inanmıyordu. Bu süreçte Bakanlarla, üst bürokratlarla görüştük. Tekrar tekrar anlattık. Çerçeve protokolü belirledik. Bu aşamada da sıkıntılarımız oldu, önümüz kesildi. Çerçeve protokol imzalanmaktan vazgeçildi. İnanılmaz meşakkatler çektik.  Bizim için de önemli riskler vardı. Bizim sendikamızda (HİZMET İŞ) 160 bin taşeron işçi vardı. Bu mücadeleyi bizden başka kimse yapamaz diye inandık ve mücadelemizi hızlandırdık.  Başka konfederasyonlar taşeronları önemsemediler, ciddiye almadılar. Ama biz, herkesi örgütlemeye çabaladık” şeklinde konuştu.

“BİZ ÖRGÜTLENDİĞİMİZ İÇİN TAŞERON SORUNU İSTEDİĞİMİZ İSTİKAMETTE ÇÖZÜLDÜ”

“Diğer konfederasyonlar bu süreçte neredeydi?” diye soran HAK-İŞ Sendikası Sakarya  İl  Başkanı Mesut GÖKDEMİR, “Zor bir süreç ve çalışma yürüttük. Biz, taşeron arkadaşlarımıza defalarca gittik, anlattık, ‘birlikte mücadele yapalım’ dedik. Bakanlıklarla müteaddit defalar görüştük. Bu arkadaşlarımızın örgütlenmesinin önündeki engellerin kaldırılması için mücadele ettik. Karşılık alamadık. Kampanyalar başlattık ama arkadaşlarımızın birtakım korku ve endişelerden dolayı kampanyamıza imza atamadılar. Ama onların içinde olmadığı bir mücadeleyi yapabilir miydik? Yapamazdık. Ama tüm baskıları aştık. TİS süreçlerine kadar geldik. Biz samimiyiz, iyi niyetliyiz, hayırlar için çalıştık. Kişisel bir beklentimiz yoktu. Arkadaşlarımızın kamunun işçisi olmasını istedik. Ciddi bir mücadele verdik. İnşallah önümüzdeki günlerde tasarı meclisten geçer ve kanunlaşır. Arkadaşlarımız yeni sistemde çalışmaya başlarsa, bu yeni bir tez konusu olacağına inanıyorum” dedi.

“TÜM TAŞERON ARKADAŞLARIMIZA SOSYAL SENDİKACILIĞIMIZI GÖSTERDİK”

HAK-İŞ Sendikası Sakarya  İl  Başkanı Mesut GÖKDEMİR, kadro konusundaki konuşmasına şu şekilde devam etti: “Biz, getirilen düzenlemeyle, en az hasar ve en fazla kazanımla bu noktaya geldik. Her toplantımızda, her gittiğimiz yerde özel eğitim modelleri oluşturduk. Sendikal bilgilerini artırmaya çalıştık. Tüm taşeron arkadaşlarımıza sosyal sendikacılığımızı gösterdik. Eğitim yardımlarımıza, ferdi kaza sigortalarımıza, onlardan hiçbir karşılık beklemeden, aidat almadan onları dahil ettik. Onları da sendikamızın tüm kadrolarında görevlendirdik. Attığımız adımlarda onları dahil ettik.

Biz, bu arkadaşlarımızın haklarının verilmesi için mücadele ettik. Elimizden geldiği kadar en iyisini yapmaya çalıştık. Yapacak daha çok işimiz var. Yasanın TBMM’den çıkması konusunda düzenlemeler yapılacak. Yönetmelik hazırlanacak. Yerel Yönetimlerdeki arkadaşlarımızın Belediyelerin imtiyazlı şirketleri de yasayla düzenlenmesi gerekiyor. Henüz istediğimiz çerçeve oluşturulmuş değil. Ama Genel çerçeve ana çizgileriyle ortaya çıkmış durumda.

“HAK-İŞ OLARAK BU SORUMLULUKLA DEVAM EDECEĞİZ”

Bütün taşeronlar bir ön şart olmaksızın kamuda kadrolu işçi olarak işe devam edecek. Belediyelerde de kendi şirketinde devam edecek. Mevsimlik işçilerde de önemli karar alındı. Onların çalışma süreleri uzatıldı. Bundan sonra, HAK-İŞ olarak bu sorumlulukla devam edeceğiz. Dayanışma içerisinde bu sürecin tamamlanması gerekiyor.

Bu atılan adım tarihi bir adımdır. Bu adımın mimarlarına teşekkür etmemiz gerekir. Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Çalışma Bakanımıza teşekkür ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız yurtdışına giderken HAK-İŞ olarak Esenboğa havaalanında sabah soğuğunda alanı doldurduk. Kendilerine teşekkür ettik. Kendileri de konuştu, mutlu oldu. Biz çalıştık, en önde mücadele ettik ve sonuç aldık. Bu çalışmanın, bu sonucun ne kadar isabetli olduğunu ifade etmemiz lazım.

“BUNDAN SONRA ARTIK TAŞERON ŞİRKETLER YER ALMAYACAK”

Sürdürülemez hale gelen bir sistem, artık tarihe karışmıştır. Mutlu olacağımız bir sonuçla ortadan kaldırılmıştır. Devlet ilk defa 1933’ten bu tarafa kamuda taşeron çalıştırmaktan vazgeçiyor. Taşeron sistemi artık kamuda olmayacak. Bu büyük bir karar ve tarihi bir olaydır. Bundan sonra artık taşeron şirketler yer almayacaktır. Bu bizim için çok önemli kazanımdır.

Başarı Allah’ın lütfudur. Biz sebepleri oluşturduk. İyi niyetle, samimiyetle mücadele ettik. Yola böylece çıktık. Bu yolda binlerce, on binlerce, yüzbinlerce kardeşimizin alın terleri var. Bu HAK-İŞ’in, arkadaşlarımızın başarısıdır. Başarı ve geldiğimiz tablonun mimarı birlik ve bütünlüğümüzün ifadesi teşkilatımızdır.

Yaptığımız mücadele kutlu ve onurlu bir mücadeledir. Bundan sonra da aynı istikamette devam edeceğiz. HAK-İŞ’i, Sendikamız HAK-İŞ’i milyonlara ulaştıracak çaba içerisinde olmamız gerekiyor. Ciddi bir yeni üye kampanyasına ihtiyacımız var. Yeniden seferber olacağız.

“HAK-İŞ’İN GÜCÜ, TÜRKİYE’NİN GÜCÜDÜR. TÜRKİYE’NİN BARIŞIDIR, KARDEŞLİĞİDİR”

HİZMET-İŞ Sendikası olarak; 2011 yılında Kongremizin teması şuydu: “Örgütlenme.. Zirve… Yapabiliriz…” 2015’e geldiğimizde, yeni bir hedef koyduk: ” İşkolu Zirvesinden Türkiye Zirvesine.”  çok şükür 2017’nin Temmuz ayında Türkiye’nin en büyük işçi sendikası olduk. Niçin? Çünkü hedef koyduk. Hedeflerle yürüyorduk. Bizim bu ülkenin, tarihi, kültürü, değerleriyle kucaklaşmış bir sendikal anlayışımız var. Bir dava anlayışıyla sendikacılığa bakıyoruz. Bunun ne kadar ehemmiyetli olduğunun farkındayız. HAK-İŞ’in gücü, Türkiye’nin gücüdür. Türkiye’nin barışıdır, kardeşliğidir. Daha da ileriye gitmek zorundayız. Hem nitelik hem de nicelik önemlidir. Sayımızı da artıracağız, kalitemizi de, muhtevamızı da geliştireceğiz. Adalet ve istikametten ayrılmayacağız. Bu olursa, farklılığımız ortaya çıkar.”

“ABD’NİN KUDÜS KARARINA KARŞI BİRLİKTELİĞİMİZİ, KARARLILIĞIMIZI ORTAYA KOYMAMIZ GEREKİYOR”

Ülke gündeminin diğer önemli bir konusunun da Kudüs olduğunu belirten HAK-İŞ Sendikası Sakarya  İl  Başkanı Mesut GÖKDEMİR, “ABD’nin Kudüs’ü başkent ilan etmesi ve elçiliğini buraya taşıma kararı ciddi bir krizi beraberinde getirdi. Bölge yeni bir ateş çemberinin içine atılmaya çalışılıyor. Buna karşı birlikteliğimizi, kararlılığımızı ortaya koymamız gerekiyor” dedi.

“ULUSLARARASI SENDİKAL HAREKETE DE BU KONUYU TAŞIYACAĞIZ”

“Kudüs, üç dinin de kutsal kentidir. Mescid-i Aksa, mübarektir, kutsal mekânımızdır. İlk kıblemizdir” diyen Mesut GÖKDEMİR, “Biz bu konuda da gerekeni yapacağız. Uluslararası sendikal harekete de bu konuyu taşıyacağız. Bu konuda duyarlılığımızı yükselterek devam ettireceğiz. Bu konuda da çalışmalar yapıyoruz. Filistin ve Kudüs’e destek Sendikalar Birliği Başkanı olarak da konunun yakın takibindeyiz. Bu konuda da elimizden gelen mücadeleyi yapmak zorundayız” şeklinde konuştu.

Hak Parti Lideri Serkan ARSLAN "Oturmak, yerinde saymak artık bizlere yakışmaz"

Bu dava Hazreti Allah’la şeytanın savaşıdır. Hakla batılın savaşıdır.

Hak ve Hakikat Partisi Genel Başkanı Serkan Arslan 

“Bismillahirrahmanirrahim Allahu Teala’nın selamı, rahmeti, mağfireti, muhabbeti, aşkı, sevdası müminlerin üzerine olsun.
Saygıdeğer dava kardeşlerim, malumunuz üzere Hak ve Hakikat Partisi kurucu genel başkanımız, Efendimiz Sayın Dursun GÜNEŞ Muhammed Ali Mehdi Resul Hazretleri, hakka yürümüş, Vuslat olmuştur. Allahu Teala rahmet eylesin, mekanı, Makamı Ala olsun, bizleri şefaatine nail eylesin.
Kardeşlerim, Efendimiz bizlere bir emanet bıraktı.
Bu emanet Allahu Teala’nın davasıdır. Tarikattir, hilafettir.
Yani Hazreti Allah’ın hükmünün, Kanunu’nun kainata hakim olmasıdır.
Yani Kuranı Kerim’in anayasa olmasıdır, yaşam tarzı olmasıdır.
Bu dava Hazreti Allah’la şeytanın savaşıdır. Hakla batılın savaşıdır.
Adem aleyhisselamdan başlamış, kıyamete kadar da devam edecektir.
Bu davada, efendimiz Muhammed Ali Mehdi Resul’ün nasıl canla başla, malıyla canıyla, Gece gündüz demeden çalıştığına bizler şahit olduk, Hazreti Allah da şahittir.


Efendimizin örneği hep Resulullah efendimiz, kaynağı da hep Kuranı Kerim oldu.
Resulullah Efendimiz, ehli beytinin, ehli cemaatinin imamı, ordusunun komutanı, Mahkemesi’nin Kadısı, milli eğitiminin öğretmeni ve ekonomisinin Mizanıydı.
Yani bir bütündü. Yani yürüyen kur’an idi.
Sahabe efendilerimizin şunu deme hakları yoktu;
Ya Resulullah biz senin namaz emrine uyarız ama ya şu Cihat olmasa, ya da oruç tutarız ama ya şu zekat olmasa.
İman bir bütündür. Şurasını kabul ediyorum ama.burasını kabul etmiyorum..yok böyle bir iman.
Şunu anlatmak istiyorum kardeşlerim, bireysel olarak sabaha kadar namaz kılalım akşama kadar Kuranı Kerim okuyalım ama sistem İslam değilse Cahiliye Dönemi kanunları geçerli ise bu şeriatımız bir anlam ifade etmeyecektir.


Bugüne kadar islam adına ortaya çıkmış siyasi partiler, Hazreti Allah’ın davasını dava edinmediler. Tarikatlara, cemaatlere önem vermediler, bugünkü batıl düzeni değiştirmeyi hiç düşünmediler.
Cemaatlerde Hakkı gereği gibi temsil etmediler postlarından kalkıp meydanda Hakkı haykıramadılar.
Bizim, bugünkü siyonist sistemi değiştirmemiz gerekir, Allahu Teala’nın hükmünü hakim kılmamız gerekir, Kanun koyucu olmamız gerekir.
Bunun yolu bugün siyasettir.
Efendimizin bıraktığı yerden, onun çalışmasını örnek alarak, malımızla canımızla Allah yolunda mücadele etmemiz gerekir.
Efendimizden! Bizler mücadele etmeyi yani mücahit olmayı öğrendik. Oturmak, yerinde saymak artık bizlere yakışmaz. Bunu Kendimiz için yapmalıyız, milletimiz için yapmalıyız, Ümmet için yapmalıyız, ve Nihayet efendimiz için yapmalıyız, Resulullah efendimiz için yapmalıyız, Hazreti Allah için yapmalıyız.
Bu bir tercih meselesi değildir. Bu bir mecburiyettir. Hazreti Allah seçmiş, bizim seçme hakkımız yoktur.
Hiçbir kardeşim kendini küçümsemesin, benden bir şey olmaz demezsin, Biz Aslan yavrularıyız, aslanın yavrusu da Aslan olur.
Biz hakkız, biz hakikatiz, Allahu Teala’nın aşıklarıyız, biz fırkayı Naciyeyiz.
Bu son gemi, Tevhid gemisi, Nuh’un Gemisi, Kurtuluş gemisiyiz.
Biz üzerimize düşeni yapalım Hazreti Allah’ın davasını menziline erdireceğinden hiç şüphem yoktur.
Çalışmalarımıza, kaldığımız yerden devam edeceğiz. Ta ki son nefesimize kadar.
Gayret, Emek, Çaba bizden, Tevfik, takdir Allah’tandır.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Bu vesilelerle mübarek Mevlit Kandili’nin islam aleminin dirilişine, toplanışina ayağa kalkışına, vesile olmasını niyaz ediyorum.
Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Allah’a emanet olun.

Kastamonulular Kahvaltıda Buluştu

Kastamonulular Kahvaltıda Buluştu

Sakarya Kastamonulular Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin üyelerine yönelik kahvaltı programı düzenledi.

Gülpınar Sakarya Park Sosyal Tesislerinde düzenlenen kahvaltıya Sakarya Kastamonulular Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Hasan Baş ev sahipliği yaptı. Sakarya’da yaşayan çok sayıda Kastamonulular kahvaltıya katıldı.

2005 yılından beri ilimizde Soğanpazarı Caddesi Cevatbey İşhanı’nın 2. katında faaliyet gösteren Kastamonulular Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Kastamonu kültürünü yaşatmak, hemşerilerini bir araya getirip, kaynaştırmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlemekte.

Bu etkinliklerden biri de geçtiğimiz Pazar günü düzenledikleri kahvaltı oldu. Dernek Başkanı Hasan Baş, “Zaman zaman bu tür organizasyonlar yaparak üyelerimizi bir araya getiriyoruz. Sakarya yerel basınımızın bize verdiği destek ile sesimizi daha da çok duyurduk. Karapürçek, Akyazı ve Sapanca İlçelerinden kahvaltımıza katılan hemşerilerimiz var. 

Kastamonulular Derneği Başkanı

                   Hasan Baş

               0 533 520 64 01

STK’lardan Vali Balkanlıoğlu’na Ziyaret

STK’lardan Vali Balkanlıoğlu’na Ziyaret

İlimizde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Vali İrfan Balkanlıoğlu’nu makamında ziyaret etti.

İlk olarak Sakarya Bingöllüler Derneği Başkanı Sadık Akşin ile yönetim kurulu üyelerini kabul eden Vali Balkanlıoğlu, Bingöl ilinin Vali olarak ilk görev yeri olduğunu ve gönlünde her zaman farklı bir yerde bulunduğunu belirterek dernek üyelerine ziyaretleri için teşekkür etti.

Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Sakarya Şube Başkanı Muhammed Talha İbil ve yönetim kurulu üyeleri ile görüşerek birliğin faaliyetleri ve projeleri hakkında bilgiler alan Vali Balkanlıoğlu, birlik üyelerine çalışmalarında başarılar diledi.

Son olarak Agah Sosyal Gelişim Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Kasım Aksoy, Mükremin Ay ve Prof. Dr. Naci Çağlar ile Sakarya Gençlik, Spor ve İzcilik Kulübü Başkanı Alaaddin Ağcadağ’dan uluslararası çapta düzenlenen ‘Kuran ve Sünnet Bütünlüğü’ konulu “6. Ufka Yolculuk Bilgi ve Kültür Yarışması” hakkında bilgiler alan Vali Balkanlıoğlu, bireylere okuma alışkanlığı kazandırmanın hedeflendiği etkinlik için emeği geçenleri  tebrik ettiğini ve yarışmacılara da başarılar dilediğini ifade etti.

Hayal Dahi Edilmeyen Başarıların Altında İmzamız Var

Hayal Dahi Edilmeyen Başarıların Altında İmzamız Var

Eğitim-Bir-Sen Sakarya Şubesi teşkilat toplantıları hız kesmeden devam ediyor. Her hafta birkaç ilçede toplantılar ve ziyaretler gerçekleştiren Sakarya Şube yönetimi yetkili sendika olmanın sorumluluğu ile sürekli üyeleri ile bir araya geliyor.

Kocaali İlçe Temsilciliği teşkilat toplantısında üyeleri ile buluşan Şube Başkanı Murat Mengen,  duruşlarıyla, çalışmalarıyla, mücadeleleriyle Sakarya’da sendikacılığa yeni bir soluk getirdiklerini söyledi.

Mengen, göreve geldiklerinde 3900 olan üye sayısını hızlı bir şekilde 5500 ‘lere yükselttiklerini ve hedef olarak bu sene 6 bin üyeye ulaşmak istediklerini belirtti.

Sendikayı kiradan kurtaracak şekilde 3 katlı bir bina satın aldıklarını sözlerine ekleyen Mengen, en kısa sürede tadilata başlayarak yeni merkezlerine geçeceklerinin müjdesini verdi.

Teşkilat toplantısında üyelere hitap eden Mengen; Bu ülkenin her doğru adımında katkımız, etkimiz var. Bundan on beş yıl önce kim diyebilirdi ki, kadın kamu görevlileri başörtülü olarak görev yapacak, imam hatip liseleri ve meslek liselerinin hakları iade edilecek, katsayı zulmü son bulacak, okullarda Kur’an-ı Kerim, Temel Dini Bilgiler ve Siyer-i Nebi okutulacak, ‘Biri Bizi Gözetliyor’ görevi gören Milli Güvenlik Dersi kaldırılacak, andımız tarih olacak, öğretmenlere nöbet ücreti verilecek, yöneticiler de nöbet ücreti oranında zam alacak, Halk Eğitim Merkezi çalışanlarına seminer döneminde ücret ödenecek, ek ders ücretinde kesinti yapılan kalemler azaltılacak, 4/C’liler 12 ay istihdam edilecek, kadroya geçişler talep edilecek, ek ödemeden yararlanacak, sözleşmeliler kadroya geçecek, hafta sonu kurslarında iki kat ek ders ücreti verilecek, sınav ücretleri iki üç kat artacak, emekli maaşı ve ikramiyesine özel artış yapılacak, taban aylığa mahsus zam alınacak, cuma namazı ve hac izni kamu personel mevzuatına dahil edilecek, helal gıda sertifikası kamu kurumlarında gündeme gelecek, öğretmenlerin özel hizmet tazminatı artırılacak. Bunlara kimse inanmazdı. Ama biz inandık, bu teşkilat inandı. Alnımızı ak, başımızı dik tutan işleri bu inançla başardık. 28 Şubat mağdurlarının haklarının tazmin edileceğini, 28 Şubat ürünü garabet uygulamaların tarihin çöp sepetine gönderileceğini, sekiz yıllık kesintisiz eğitim dayatmasına son verileceğini; eğitim sisteminden, müfredattan, ders kitaplarından, okul ve sınıf ortamlarından darbe ve vesayet dönemi uygulamalarının temizleneceğini söylesek kimseyi inandıramazdık. Biz sadece değişime inandırmadık, değişimi bizzat yaşattık. Çünkü Eğitim-Bir-Sen doğru yerden bakıyor, doğru yere bakıyor. Yanlışları görüyor ve doğruları söylüyor. Bu ülkede eğitime dair iyi ve doğru ne iş olmuşsa, altında bizim terimiz, yerimiz ve imzamız var. Her tür yasal ve idari düzenlemeleri takip ediyor, yanlışlara mim koyuyor, doğruları destekliyoruz. Sözü olanı dinlemeye, fitnesi olanı dizginlemeye, fikri olanı desteklemeye talibiz ve bunun gereğini yapıyoruz. Kuruluşumuzdan bugüne, yaptıklarımızla, başardıklarımızla bunu defalarca ispatladık şeklinde konuştu.

Toplantı sonunda Kocaali İlçe Temsilcisi Abdulkadir Güneş Şube Yönetim kurulu üyelerine ve toplantıya katılan herkese çok teşekkür etti.

Müteahhitler ve beton üreticileri Sakarya Beton Semineri’nde bir araya geldi

Müteahhitler ve beton üreticileri Sakarya Beton Semineri’nde bir araya geldi

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) tarafından Sakarya’da “Beton Teknolojileri ve Doğru Beton Uygulamaları Semineri” düzenlendi. Kaliteli beton üretimi ve beton uygulamasının doğru yapılması amacıyla düzenlenen Seminere, Sakarya ve çevre illerdeki kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, inşaat mühendisleri, müteahhitler, mimarlar, yapı denetim kuruluşlarının temsilcileri ve hazır beton tesislerinin yetkilileri katıldı.

Kuruluş tarihi olan 1988 yılından bu yana Türkiye’de kaliteli betonun üretilip kullanılması için önemli çabalar gösteren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), bu amaçla yapmış olduğu çok sayıda etkinliğin yanı sıra “Beton Teknolojileri ve Doğru Beton Uygulamaları” konulu seminerler düzenliyor. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde periyodik olarak gerçekleştirilen bu seminerler ile müteahhitler, mimarlar, mühendisler başta olmak üzere beton kullanıcılarına; betonla ilgili kamu idarelerinin yetkililerine; yapı denetim kuruluşu temsilcilerine ve beton üreticilerine betonun doğru uygulamalarının anlatılması hedefleniyor.


2017 yılında İstanbul, Gaziantep, Samsun, Bodrum, Malatya ve Tekirdağ’da düzenlenen seminerler dizisinin yedincisi 28 Kasım 2017 tarihinde İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi’nde yapıldı. Seminer’e inşaat mühendisleri, müteahhitler, mimarlar ve beton üreticileri yoğun ilgi gösterdi. Seminer kapsamında,  THBB Genel Sekreter Yardımcısı Aslı Özbora Tarhan; “Türkiye’de ve Dünyada Hazır Beton Sektöründeki Son Gelişmeler”, İTÜ İnşaat Fakültesi Eski Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Taşdemir “Beton Teknolojisinde Son Gelişmeler”; THBB Kalite Güvence Sistemi Direktörü Selçuk Uçar ise “Betonda Kalite Denetimleri” başlıklı birer sunum gerçekleştirdi.

Seminer’de Türkiye’de ve dünyada hazır beton sektöründeki son gelişmeleri aktaran THBB Genel Sekreter Yardımcısı Aslı Özbora Tarhan: “Hazır beton sektörü 109 milyon metreküplük üretim ve 16 milyar TL’nin üstünde gelir hacmiyle inşaat sektörünün en önemli parçasıdır. Türkiye, beton üretiminde 2009’dan bu yana Avrupa’nın lideriyken, Çin ve ABD’nin ardından dünyanın üçüncü en büyük hazır beton üreticisidir. Hazır beton sektörü, bu performansı ve 38 bini aşan istihdam hacmiyle ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır. THBB olarak kaygımız sadece kaliteli beton üretimini artırmak değil, aynı zamanda betonun güvenli, sağlam ve çevre dostu bir malzeme olduğunu göstermektir. Beton uzun ömürlü ve sürdürülebilir bir malzemedir. Döküm ve şekil verme kolaylığından dolayı estetik çalışmalarda kolaylıkla kullanılabilmektedir. THBB olarak, betonu yanlış kullanımdan kaynaklı oluşan kötü algıdan kurtarmak, gerçekten hak ettiği değeri gören bir malzeme haline getirmek istiyoruz.” dedi.

2016 yılında THBB Başkanı Yavuz Işık ile ERMCO Başkanlığının Türkiye’ye taşındığı ifade eden Aslı Özbora Tarhan: ”Bu başarı ulusal olarak ülkemizin saygınlığına saygınlık katmanın dışında sektörümüz için çok önemli gelişmelere de zemin hazırlamıştır. Bu gelişmelerden, ülkemiz ve hazır beton sanayimiz için çok büyük bir adımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Türkiye Hazır Beton Birliği olarak ‘The Concrete Sustainability Council – Beton Sürdürebilirlik Konseyinin’ kurduğu ‘Beton Sorumlu Kaynak Kullanımı Belgelendirme Sistemi’nin ‘Bölgesel Sistem Operatörü’ olmaya hak kazandık. Aynı zamanda THBB Kalite Güvence Sistemi de bu sistem içerisinde görev alacak ‘Belgelendirme Kuruluşu’ olmuştur. Hazır Beton tesislerinin sorumlu kaynak kullanımı açısından performanslarını değerlendirebilecekleri formu Türkçeye çevirdik. Beton Sürdürebilirlik Konseyi (CSC) web sitesinde bulunan Türkçe form ile sorumlu kaynak kullanımı açısından hazır beton tesislerinizin ön değerlendirmesini hızlıca ücretsiz olarak yapabilirsiniz. ‘Sorumlu Kaynak Kullanımı Belgesi’ almak isteyen firmalar Beton Sürdürebilirlik Konseyi Bölgesel Sistem Operatörü olan Türkiye Hazır Beton Birliğinin çalışmalarının tamamlanmasının ve sistemin ülkemizde aktif hale gelmesinden sonra Beton Sürdürebilirlik Konseyi Belgelendirme Kuruluşu olan Kalite Güvence Sistemine başvuruda bulunabilecek. ‘Sorumlu Kaynak Kullanımı Belgelendirmesi’, Beton Sürdürebilirlik Konseyinin sistem dokümanlarının adaptasyonu, denetçilerin eğitimi ve deneme (demo) denetimlerinin tamamlanmasının ardından ülkemizde aktif olacak.” dedi.

Prof. Dr. Mehmet Ali Taşdemir Seminerde, beton bileşenleri, betonun üretimi, yerleştirilmesi ve bakımı ile ilgili bilgiler vererek “Günümüzde beton alıcısı sadece basınç dayanımını ve işlenebilirliği değil betonun daha ileri düzey teknik özelliklerini bildirerek hazır beton talebinde bulunabilir.” dedi.

Betonun üretim aşamasından şantiyelerde kullanımına kadar kalite denetimlerinin nasıl yapılacağı konusunda bilgi veren Selçuk Uçar, kentsel dönüşüm mevzuatıyla gündeme gelen mevcut yapılardaki beton kalitesinin ölçümü konularına değindi. Konuşmasında Kalite Güvence Sisteminin önemine vurgu yapan Selçuk Uçar, “Beton kalitesindeki en önemli unsur, beton üretim yerinin ve sisteminin uygun olmasıdır. Bu nedenle beton alırken, betonun KGS denetiminden geçmiş olması aranmalıdır.” dedi.

THBB’nin 2017 yılı programı dâhilinde İstanbul, Gaziantep, Samsun, Bodrum, Malatya, Tekirdağ ve Sakarya’da düzenlediği “Beton Teknolojileri ve Doğru Beton Uygulamaları Semineri”, Türkiye genelinde farklı illerimizde gerçekleştirilmeye devam edecek.

Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından beri güvenli ve dayanıklı yapıların inşası amacıyla standartlara uygun beton üretilmesi, tekniğine uygun beton uygulamalarının yaygınlaşması ve ülkemizde kaliteli, yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. THBB; Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council) Üyesi; Beton Sürdürülebilirlik Konseyi “Bölgesel Sistem Operatörü”dür. THBB’ye üye olacak şirketlerin tüm hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapılması, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olunarak KGS Uygunluk Belgesi alınması, uygun laboratuvar bulunması, teknik, çevre, iş sağlığı – işçi güvenliği, yasal ve etik kriterlerin eksiksiz yerine getirilmesi zorunludur.

 

Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği. Ana Bilim Dalı Başkanı. Prof.Dr. ZEKİ GÜNDÜZ öğrencileri ile birlikte TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi. ile Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) tarafından Sakarya’da “Beton Teknolojileri ve Doğru Beton Uygulamaları Seminerine katıldı

Hüsnü Gürpınar dİYOR kİ

İŞİNİ KÖTÜ YAPAN BETON FİRMALARI AÇIKLANMALIYDI

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Sakarya Şube Başkanı Hüsnü Gürpınar Beton Teknolojileri ve Doğru Beton Uygulamaları Semineri öncesi yaptığı açıklamada “Kötü İmalat yapan beton firmaları tespit edildi ancak Gıda da olduğu gibi “

 

Çelik İş Sendikası

Çelik İş Sendikası

19 Haziran  1950
Demir Çelik Ağır Sanayi İşçileri Sendikası Karabük’te kuruldu. Bütün işçiler bu sendikaya üyeydi.

1951
Karabük Demir Çelik İşçileri Sendikası kuruldu. Bu sendikanın kurulmasıyla bir grup işçi Demir Çelik Ağır Sanayi Sendikası’ndan istifa ederek üye oldu.

1954
Bu tarihe kadar iki sendika arasındaki mücadele devam etti ve işveren bundan faydalanmaya azami gayret gösterdi. Grev hakkı olmadığından toplulukla iş ihtilafı çıkarılabiliyordu. Sendikalar 1952 ve 1953 yıllarında toplulukla iş ihtilafı çıkararak işçilere ücret zammı aldılar.

17 Kasım 1965
Çelik İş (Çelik Sanayii İşçileri Sendikası) kurularak geçici yönetim kurulu oluşturuldu.

Gnl. Bşk.           : Selahattin BULUT

Gnl. Bşk. Vekili : Sebahattin ÖZCAN

Gnl Sek.             : Hasan ERGÜVEN

Gnl. Mali Sek.    : Lütfi ÖZERDOĞAN

07 Temmuz 1966
Kurucu Heyet tüzük değişikliğini yaptı.

04 Aralık 1966
Çelik-İş’in 1. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Bu kurulda Türk-İş’e üye olma kararı alındı.

Gnl.Bşk.               : Enver KAYA

Gnl.Sek.               : Raşit ÖZKAN

Gnl.Mali Sek.       : Mehmet GÖK

04 Aralık 1968
Çelik-İş’in 2. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Aynı Genel Yönetim Kurulu tekrar seçilerek görevine devam etti.

12 Aralık 1970
Çelik-İş’in 3. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Aynı Genel Yönetim Kurulu tekrar seçilerek görevine devam etti.

17 Ekim 1971
Çelik-İş Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı. Çelik-İş Sendikası’nın Türk-İş’e bağlı Türkiye Metal İş Federasyonu’na üyeliği karara bağlandı.

10 Ocak 1972
Metal-İş Federasyonu 5. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Bu Kurulda Federasyon Genel Başkanlığına Çelik-İş Genel Başkanı Enver KAYA seçildi.    Bu dönemde Türk-İş İçinde federasyonların Milli Tip Sendikaya dönüşme süreci çalışmaları yaşanıyordu.

30 Ocak 1972
Karabük Demir Çelik Sanayii İşçileri Sendikası’nın 5.Genel Kurulu  yapıldı. Bu kurulda kendini fesh edip Çelik-İş’e katılma kararı alındı.  1975 Yılı başlarında Genel Kurulda alınan karar doğrultusunda katılma gerçekleşti ve Demir-İş Sendikası, Çelik-İş Sendikası Karabük  Özel Sektör Şube Başkanlığı haline dönüştürüldü.

21-24Aralık 1973
Çelik-İş’in  4. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Genel Kurulda Çelik-İş’in  kendini fesh etmesi ve Genel Başkanlığını Enver KAYA’nın yaptığı Türk Metal’e katılması görüşmeleri reddedilerek Çelik-İş’in tüzel kişiliğini koruma kararı alındı. Bu kararla Çelik-İş, Türk-İş in dışında kaldı.

Gnl.Bşk.                 : Şükrü KORKMAZGİDER

Gnl.Bşk.Vekili        : Mehmet İYİGÜNLER

Gnl.Sek.                 : Erdoğan ÇETİNTÜRK

Gnl.Mali Sek.         : Seyfi BOSTANCI

Gnl.Tşk.ve Eğt.Sek : Halil BÜYÜKNALÇA

27 Ekim 1974 Tarihinde Halil BÜYÜKNALÇA’nın vefatı üzerine 08 Ocak 1975 Tarihinde Mehmet ÇELİKUTKU seçildi.

03 Mayıs 1976 Tarihinde Erdoğan ÇETİNTÜRK’ün görevinden istifa  etmesi üzerine 10 Mayıs 1976 Tarihinde Muharrem IRMAK getirildi.

25  Eylül  1974
Çelik-İş’in Türk-İş’e üyelik başvurusu yapıldı. Türk-İş’in cevabi yazısında ise üyeliğin Türk Metal’e iltihak yolu ile olabileceği öngörüldü.

03  Mart 1975
Çelik-İş ve Türk Metal Yöneticilerinin imzaladıkları protokolle Halil TUNÇ’un  geçici Genel Başkanlığında yeni bir sendikanın kurulmasına ve bu sendika çatısı altında birleşmeye karar verildi.

 21  Aralık 1976
Çelik-İş’in 5. olağan Genel Kurulu yapıldı. Genel Kurulda gündemin 8. maddesi Türk Çelik Metal Sendikası’na iltihak ve fesih idi. Genel Kurul salonunda bulunanların salt çoğunluğu ile yeni sendikaya katılma kararı alındı. Bu konuda yürütme ve yönetim kurulları yetkili kılındı.    Ancak yürütme ve yönetim kurulları katılma kararının tüzükte ön görülen 2/3 çoğunlukla değil, mevcutların salt çoğunluğu ile alındığına dikkati çekerek Çelik–İş Sendikası’nın tüzel kişiliğinin devamı kararı alınarak Genel Merkezinde Ankara’ya taşınması önerisi kabul edildi.

Gnl.Bşk.                     : Şükrü KORKMAZGİDER

Gnl.Bşk.Vekili             : Mehmet ŞİRİN

Gnl.Sek.                      : Halil KOLAĞASIOĞLU

Gnl.Mali Sek.              : Ali KARADAĞ

Gnl.Tşk.ve Eğt.Sek.     : Muharrem IRMAK

16 Aralık 1979
Çelik-İş’in 6.Olağan Genel Kurulu yapıldı. Genel Kurulda gündemin 8. maddesi gereği Türk Çelik Metal Sendikası’na iltihak ve fesih görüşüldü. Türk Metalin tavrındaki değişiklikten dolayı Karabük ve Ereğli Delegasyonunun katılmadığı Genel kurulda çoğunluk  sağlanarak gündem değiştirildi ve Çelik-İş’in tüzel kişiliğinin devamı kararı alındı.

Gnl.Bşk.                    : Şükrü KORKMAZGİDER

Gnl.Bşk.Vekili             : İsmet PAŞABEYOĞLU

Gnl Sek.                     : Muharrem IRMAK

Gnl.Mali Sek.             : Münir OĞUZOĞLU

Gnl.Tşk.ve Eğt.Sek     : Abdullah DAĞISTANLI

27  Ocak 1980
6. Olağan Genel Kurulun Eksik katılımla gerçekleşmiş olmasının  yarattığı sorunlar nedeniyle Çelik-İş’in Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı.

Gnl.Bşk.                     : Şükrü KORKMAZGİDER

Gnl.Bşk.Vekili            : İsmet PAŞABEYOĞLU

Gnl.Sek.                     : Metin TÜRKER

Gnl.Mali Sek.             : Münir OĞUZOĞLU

Gnl.Tşk.Sek.              : Abdullah DAĞISTANLI

Gnl.Eğt.Sek.               : Muharrem IRMAK

Gnl.Arş.ve Mev.Sek. : Mehmet ŞİRİN

20-21 Kasım 1982
Çelik-İş in 7.Olağan Genel Kurulu yapıldı

Gnl.Bşk.                    : Şükrü KORKMAZGİDER

Gnl.Bşk.Vekili            : Hüsamettin DELİBAŞ

Gnl.Sek.                    : Metin TÜRKER

Gnl.Mali Sek.            : Hikmet Feridun TANKUT

Gnl.Tşk.Sek.              : Ali GÖZÜKARA

Gnl.Eğt.Sek.               : Halil YILDIRIM

Gnl.Arş.ve Mev.Sek. : Alaaddin DURAK

1983
2821 Sayılı Sendikalar Kanunu kabul edildi.

30 Temmuz 1983
2821 Sayılı Sendikalar Kanunu çerçevesinde tüzük değişikliklerinin ve  gerekli kararların alınması için Çelik-İş’in Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı. Bu kurulda gerekli kararlar alınamadı.

12  Ağustos  1983
30 Temmuz 1983 Tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda alınamayan kararların görüşülmesi için Olağanüstü Genel Kurul tekrar toplandı. Gerekli düzenlemeler yapıldı.

25  Eylül 1983
Teknik-İş Sendikasının Çelik-İş’e iltihakı gerçekleşti.

05  Ekim 1983
Tek-Met-İş sendikasının Çelik-İş’e iltihakı gerçekleşti.

07   Ekim 1983
Metal-İş Sendikasının Çelik-İş’e iltihakı gerçekleşti.

24-25 Aralık 1983
Çelik-İş’in 8.Olağan Genel Kurulu yapıldı.

Gnl.Bşk.                  : Mehmet KURTULAN

Gnl.Bşk.Vekili         : Durali YÜCEL

Gnl.Sek.                   : Metin TÜRKER

Gnl.Mali Sek.           : Alaaddin DELİVELİ

Gnl.Tşk.Sek              : Yaşar Deniz ÖZDEMİREL

Gnl.Eğt.Sek.              : Ertuğrul DURUR

Gnl.Arş.ve Mev.Sek : Muharrem UZUNÇELEBİ

 1984
Bu yıllardan itibaren sendikal çalışmalar yeniden başladı. Ancak bu defa sendikal hayatın çerçevesini çizen 1982 Anayasası ve 2821-2822 sayılı kanunlar, temel sendikal hak ve özgürlükleri önemli ölçüde kısıtlanmıştı. 1984 yılı Ocak ayında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Çelik-İş’in üye sayısına ilişkin yayınlanan rakamlar gerçekleri yansıtmıyordu. Bakanlık istatistiklerinde 28.323 üye olduğu iddia ediliyordu. Bu konuda Ankara 6.İş Mahkemesinde dava açıldı ve mahkemenin 26 Mart tarihinde verdiği karar ile, Çelik-İş’in üye sayısının 37.732 olduğu kesinlik kazandı.

20-21 Aralık 1986
Çelik-İş’in 9.Olağan Genel Kurulu yapıldı.

Gnl.Bşk.                   : Mehmet KURTULAN

Gnl.Bşk.Vekili           : Abdullah KUZULU

Gnl.Sek.                    : Metin TÜRKER

Gnl.Mali Sek.            : Hikmet Feridun TANKUT

Gnl.Tşk.Sek.             : İbrahim KÖROĞLU

Gnl.Eğt.Sek.              : Niyazi YÜKSEL

Gnl.Arş.ve Mev.Sek. : Abdullah KAPLAN

24  Ekim 1988
Genel Başkan Mehmet KURTULAN trafik kazası sonucu vefat etti.

1988
Çelik-İş’in Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı. Genel Başkanlığa Genel Sekreter Metin TÜRKER seçildi. Genel sekreterlik görevini ise 10.Genel Kurula kadar Araştırma ve Mevzuat Sekreteri Abdullah KAPLAN’ın vekaleten yürütmesi Genel Yönetim Kuruluncauygun görüldü

1989
MESS ile Çelik-İş Sendikası arasında süren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uyuşmazlığın ortaya çıkmasının ardından grev kararı alındı. Çelik-İş Başkanı Metin Türker yaptığı açıklamada, sadece ücrete yönelik maddelerde değil, idari ve sosyal maddelerde deuyuşmazlığın ortaya çıktığını ve bunların da grev nedeni olduğunu ifade etti.

Ancak grev uygulanmaya başlamadan önce Bakanlar Kurulu grevi erteleme kararı aldı. Metin Türker bu karara çok sert bir dille karşı çıktı ve iptali için Danıştay’a dava açtı. Diğer yandan hem işyerlerinde hem de Karabük ve İskenderun halkı ile birlikte farklı eylem türlerigeliştirerek uygulamaya soktu ve kamuoyunun desteğini kazanmayı bildi.

14 Nisan 1989
Artan işçi eylemleri ve kamuoyu desteği ile birlikte, Danıştay’daki kararın da sendika lehine çıkma olasılığı artınca, hükümet de geri adım atarak 14 Nisan’da erteleme kararını kaldırdı. Bu kararın kaldırılması Metin Türker ve yönetiminin ilk büyük başarısı olmuştur.

4 -18 Mayıs 1989
Karabük, İskenderun ve bağlı işyerlerinde 4 Mayıs günü sabah 7:00’de grev başlatıldı. İsdemir’de çalışan 13 bin işçiden 2600’ü yasa gereği greve katılamadı. Greve çıkma hakkı olan 10.400 kişinin hepsi Genel Başkan Metin Türker’in konuşmasıyla başlatılan greve katıldı.Grevin sürmesi karşısında durumu protesto etmek ve kamuoyunun dikkatlerini greve çekmek amacıyla,  Genel Başkan Metin Türker 18 Mayıs günü açlık grevine başladı.

17-18 Eylül 1989
Tüm gelişmeler sonucunda TDÇİ, MESS’in yetkisini alarak görüşmelere kendisi devam etme kararı aldı. Buna karşılık MESS yönetimi TDÇİ’i üyelikten çıkararak tarafların uzun görüşmeleri sonucunda grevin 137.günü olan 17 Eylül’de anlaşma sağlandı ve işçiler 18 Eylül’de işbaşı yaptı. Böylece Çelik işçisi grev sonucu %359 zam alarak başarı kazandı. TDÇİ’deki 137 gün süren grev ve ona eşlik eden eylemler, yalnızca işçilerle kısıtlı kalmamış; yöre halkının ve esnafın da desteğini almıştır.

15-16-17 Aralık 1989
Çelik-İş’in 10. Olağan Genel Kurulu Yapıldı.

Gnl.Bşk.                  : Metin TÜRKER

Gnl.Bşk.Vekili         : Ali Abbas MUTLU

Gnl.Sek.                  : Abdullah KAPLAN

Gnl.Mali Sek.          : Hikmet Feridun TANKUT

Gnl.Tşk.Sek.            : Mehmet TURAN

Gnl.Eğt.Sek.             : Muharrem ŞAHİN

Gnl.Arş.ve Mev.Sek. : Mehmet ÇİFTÇİ

17 Temmuz 1990
20577 Sayılı Resmi Gazetede Sendikaların iş kollarına göre üye istatistiği yayınlandı.  Çelik-İş 42368 üye sayısı ve % 9,54 ile iş kolu barajının altında kaldı.

25  Eylül 1990   

Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Metin TÜRKER

Özdemir-İş Sendikası Genel Başkanı Mehmet ARAS

Otomobil-İş Sendikası Genel Başkanı Celal ÖZDOĞAN

Üç sendikanın genel başkanları birleşme çalışmaları için karar aldı.

17 Ekim 1990
Üç sendikanın genel başkanları Çelik-İş ve Özdemir-İş Sendikalarının Otomobil-İş Sendikasına iltihakı, yeni ana tüzüğün ve Hak-İş üyeliğinin kabul edilmesi kararı aldı.

23  Ekim 1990
Özdemir-İş Sendikası birleşme çalışmalarında çekildi.  (Gerekçe; Çelik-İş’in 08 .11.1990 tarihinde yapılacak mahkemenin sonucunun beklenmesi.) Birleşme çalışmalarında Çelik-İş ile  Otomobil-İş arasında devam edilmesi kararı alındı. 

17 Ocak 1991

Çelik İş (Çelik Sanayii İşçileri Sendikası) kurularak geçici yönetim kurulu oluşturuldu.

Gnl. Bşk.           : Selahattin BULUT

Gnl. Bşk. Vekili : Sebahattin ÖZCAN

Gnl Sek.             : Hasan ERGÜVEN

Gnl. Mali Sek.    : Lütfi ÖZERDOĞAN

07 Temmuz 1966
Kurucu Heyet tüzük değişikliğini yaptı.

04 Aralık 1966
Çelik-İş’in 1. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Bu kurulda Türk-İş’e üye olma kararı alındı.

Gnl.Bşk.               : Enver KAYA

Gnl.Sek.               : Raşit ÖZKAN

Gnl.Mali Sek.       : Mehmet GÖK

04 Aralık 1968
Çelik-İş’in 2. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Aynı Genel Yönetim Kurulu tekrar seçilerek görevine devam etti.

12 Aralık 1970
Çelik-İş’in 3. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Aynı Genel Yönetim Kurulu tekrar seçilerek görevine devam etti.

17 Ekim 1971
Çelik-İş Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı. Çelik-İş Sendikası’nın Türk-İş’e bağlı Türkiye Metal İş Federasyonu’na üyeliği karara bağlandı.

10 Ocak 1972
Metal-İş Federasyonu 5. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Bu Kurulda Federasyon Genel Başkanlığına Çelik-İş Genel Başkanı Enver KAYA seçildi.    Bu dönemde Türk-İş İçinde federasyonların Milli Tip Sendikaya dönüşme süreci çalışmaları yaşanıyordu.

30 Ocak 1972
Karabük Demir Çelik Sanayii İşçileri Sendikası’nın 5.Genel Kurulu  yapıldı. Bu kurulda kendini fesh edip Çelik-İş’e katılma kararı alındı.  1975 Yılı başlarında Genel Kurulda alınan karar doğrultusunda katılma gerçekleşti ve Demir-İş Sendikası, Çelik-İş Sendikası Karabük  Özel Sektör Şube Başkanlığı haline dönüştürüldü.

21-24Aralık 1973
Çelik-İş’in  4. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Genel Kurulda Çelik-İş’in  kendini fesh etmesi ve Genel Başkanlığını Enver KAYA’nın yaptığı Türk Metal’e katılması görüşmeleri reddedilerek Çelik-İş’in tüzel kişiliğini koruma kararı alındı. Bu kararla Çelik-İş, Türk-İş in dışında kaldı.

Gnl.Bşk.                 : Şükrü KORKMAZGİDER

Gnl.Bşk.Vekili        : Mehmet İYİGÜNLER

Gnl.Sek.                 : Erdoğan ÇETİNTÜRK

Gnl.Mali Sek.         : Seyfi BOSTANCI

Gnl.Tşk.ve Eğt.Sek : Halil BÜYÜKNALÇA

27 Ekim 1974 Tarihinde Halil BÜYÜKNALÇA’nın vefatı üzerine 08 Ocak 1975 Tarihinde Mehmet ÇELİKUTKU seçildi.

03 Mayıs 1976 Tarihinde Erdoğan ÇETİNTÜRK’ün görevinden istifa  etmesi üzerine 10 Mayıs 1976 Tarihinde Muharrem IRMAK getirildi.

25  Eylül  1974
Çelik-İş’in Türk-İş’e üyelik başvurusu yapıldı. Türk-İş’in cevabi yazısında ise üyeliğin Türk Metal’e iltihak yolu ile olabileceği öngörüldü.

03  Mart 1975
Çelik-İş ve Türk Metal Yöneticilerinin imzaladıkları protokolle Halil TUNÇ’un  geçici Genel Başkanlığında yeni bir sendikanın kurulmasına ve bu sendika çatısı altında birleşmeye karar verildi.

 21  Aralık 1976
Çelik-İş’in 5. olağan Genel Kurulu yapıldı. Genel Kurulda gündemin 8. maddesi Türk Çelik Metal Sendikası’na iltihak ve fesih idi. Genel Kurul salonunda bulunanların salt çoğunluğu ile yeni sendikaya katılma kararı alındı. Bu konuda yürütme ve yönetim kurulları yetkili kılındı.    Ancak yürütme ve yönetim kurulları katılma kararının tüzükte ön görülen 2/3 çoğunlukla değil, mevcutların salt çoğunluğu ile alındığına dikkati çekerek Çelik–İş Sendikası’nın tüzel kişiliğinin devamı kararı alınarak Genel Merkezinde Ankara’ya taşınması önerisi kabul edildi.

Gnl.Bşk.                     : Şükrü KORKMAZGİDER

Gnl.Bşk.Vekili             : Mehmet ŞİRİN

Gnl.Sek.                      : Halil KOLAĞASIOĞLU

Gnl.Mali Sek.              : Ali KARADAĞ

Gnl.Tşk.ve Eğt.Sek.     : Muharrem IRMAK

16 Aralık 1979
Çelik-İş’in 6.Olağan Genel Kurulu yapıldı. Genel Kurulda gündemin 8. maddesi gereği Türk Çelik Metal Sendikası’na iltihak ve fesih görüşüldü. Türk Metalin tavrındaki değişiklikten dolayı Karabük ve Ereğli Delegasyonunun katılmadığı Genel kurulda çoğunluk  sağlanarak gündem değiştirildi ve Çelik-İş’in tüzel kişiliğinin devamı kararı alındı.

Gnl.Bşk.                    : Şükrü KORKMAZGİDER

Gnl.Bşk.Vekili             : İsmet PAŞABEYOĞLU

Gnl Sek.                     : Muharrem IRMAK

Gnl.Mali Sek.             : Münir OĞUZOĞLU

Gnl.Tşk.ve Eğt.Sek     : Abdullah DAĞISTANLI

27  Ocak 1980
6. Olağan Genel Kurulun Eksik katılımla gerçekleşmiş olmasının  yarattığı sorunlar nedeniyle Çelik-İş’in Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı.

Gnl.Bşk.                     : Şükrü KORKMAZGİDER

Gnl.Bşk.Vekili            : İsmet PAŞABEYOĞLU

Gnl.Sek.                     : Metin TÜRKER

Gnl.Mali Sek.             : Münir OĞUZOĞLU

Gnl.Tşk.Sek.              : Abdullah DAĞISTANLI

Gnl.Eğt.Sek.               : Muharrem IRMAK

Gnl.Arş.ve Mev.Sek. : Mehmet ŞİRİN

20-21 Kasım 1982
Çelik-İş in 7.Olağan Genel Kurulu yapıldı

Gnl.Bşk.                    : Şükrü KORKMAZGİDER

Gnl.Bşk.Vekili            : Hüsamettin DELİBAŞ

Gnl.Sek.                    : Metin TÜRKER

Gnl.Mali Sek.            : Hikmet Feridun TANKUT

Gnl.Tşk.Sek.              : Ali GÖZÜKARA

Gnl.Eğt.Sek.               : Halil YILDIRIM

Gnl.Arş.ve Mev.Sek. : Alaaddin DURAK

1983
2821 Sayılı Sendikalar Kanunu kabul edildi.

30 Temmuz 1983
2821 Sayılı Sendikalar Kanunu çerçevesinde tüzük değişikliklerinin ve  gerekli kararların alınması için Çelik-İş’in Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı. Bu kurulda gerekli kararlar alınamadı.

12  Ağustos  1983
30 Temmuz 1983 Tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda alınamayan kararların görüşülmesi için Olağanüstü Genel Kurul tekrar toplandı. Gerekli düzenlemeler yapıldı.

25  Eylül 1983
Teknik-İş Sendikasının Çelik-İş’e iltihakı gerçekleşti.

05  Ekim 1983
Tek-Met-İş sendikasının Çelik-İş’e iltihakı gerçekleşti.

07   Ekim 1983
Metal-İş Sendikasının Çelik-İş’e iltihakı gerçekleşti.

24-25 Aralık 1983
Çelik-İş’in 8.Olağan Genel Kurulu yapıldı.

Gnl.Bşk.                  : Mehmet KURTULAN

Gnl.Bşk.Vekili         : Durali YÜCEL

Gnl.Sek.                   : Metin TÜRKER

Gnl.Mali Sek.           : Alaaddin DELİVELİ

Gnl.Tşk.Sek              : Yaşar Deniz ÖZDEMİREL

Gnl.Eğt.Sek.              : Ertuğrul DURUR

Gnl.Arş.ve Mev.Sek : Muharrem UZUNÇELEBİ

 1984
Bu yıllardan itibaren sendikal çalışmalar yeniden başladı. Ancak bu defa sendikal hayatın çerçevesini çizen 1982 Anayasası ve 2821-2822 sayılı kanunlar, temel sendikal hak ve özgürlükleri önemli ölçüde kısıtlanmıştı. 1984 yılı Ocak ayında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Çelik-İş’in üye sayısına ilişkin yayınlanan rakamlar gerçekleri yansıtmıyordu. Bakanlık istatistiklerinde 28.323 üye olduğu iddia ediliyordu. Bu konuda Ankara 6.İş Mahkemesinde dava açıldı ve mahkemenin 26 Mart tarihinde verdiği karar ile, Çelik-İş’in üye sayısının 37.732 olduğu kesinlik kazandı.

20-21 Aralık 1986
Çelik-İş’in 9.Olağan Genel Kurulu yapıldı.

Gnl.Bşk.                   : Mehmet KURTULAN

Gnl.Bşk.Vekili           : Abdullah KUZULU

Gnl.Sek.                    : Metin TÜRKER

Gnl.Mali Sek.            : Hikmet Feridun TANKUT

Gnl.Tşk.Sek.             : İbrahim KÖROĞLU

Gnl.Eğt.Sek.              : Niyazi YÜKSEL

Gnl.Arş.ve Mev.Sek. : Abdullah KAPLAN

24  Ekim 1988
Genel Başkan Mehmet KURTULAN trafik kazası sonucu vefat etti.

1988
Çelik-İş’in Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı. Genel Başkanlığa Genel Sekreter Metin TÜRKER seçildi. Genel sekreterlik görevini ise 10.Genel Kurula kadar Araştırma ve Mevzuat Sekreteri Abdullah KAPLAN’ın vekaleten yürütmesi Genel Yönetim Kuruluncauygun görüldü

1989
MESS ile Çelik-İş Sendikası arasında süren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uyuşmazlığın ortaya çıkmasının ardından grev kararı alındı. Çelik-İş Başkanı Metin Türker yaptığı açıklamada, sadece ücrete yönelik maddelerde değil, idari ve sosyal maddelerde deuyuşmazlığın ortaya çıktığını ve bunların da grev nedeni olduğunu ifade etti.

Ancak grev uygulanmaya başlamadan önce Bakanlar Kurulu grevi erteleme kararı aldı. Metin Türker bu karara çok sert bir dille karşı çıktı ve iptali için Danıştay’a dava açtı. Diğer yandan hem işyerlerinde hem de Karabük ve İskenderun halkı ile birlikte farklı eylem türlerigeliştirerek uygulamaya soktu ve kamuoyunun desteğini kazanmayı bildi.

14 Nisan 1989
Artan işçi eylemleri ve kamuoyu desteği ile birlikte, Danıştay’daki kararın da sendika lehine çıkma olasılığı artınca, hükümet de geri adım atarak 14 Nisan’da erteleme kararını kaldırdı. Bu kararın kaldırılması Metin Türker ve yönetiminin ilk büyük başarısı olmuştur.

4 -18 Mayıs 1989
Karabük, İskenderun ve bağlı işyerlerinde 4 Mayıs günü sabah 7:00’de grev başlatıldı. İsdemir’de çalışan 13 bin işçiden 2600’ü yasa gereği greve katılamadı. Greve çıkma hakkı olan 10.400 kişinin hepsi Genel Başkan Metin Türker’in konuşmasıyla başlatılan greve katıldı.Grevin sürmesi karşısında durumu protesto etmek ve kamuoyunun dikkatlerini greve çekmek amacıyla,  Genel Başkan Metin Türker 18 Mayıs günü açlık grevine başladı.

17-18 Eylül 1989
Tüm gelişmeler sonucunda TDÇİ, MESS’in yetkisini alarak görüşmelere kendisi devam etme kararı aldı. Buna karşılık MESS yönetimi TDÇİ’i üyelikten çıkararak tarafların uzun görüşmeleri sonucunda grevin 137.günü olan 17 Eylül’de anlaşma sağlandı ve işçiler 18 Eylül’de işbaşı yaptı. Böylece Çelik işçisi grev sonucu %359 zam alarak başarı kazandı. TDÇİ’deki 137 gün süren grev ve ona eşlik eden eylemler, yalnızca işçilerle kısıtlı kalmamış; yöre halkının ve esnafın da desteğini almıştır.

15-16-17 Aralık 1989
Çelik-İş’in 10. Olağan Genel Kurulu Yapıldı.

Gnl.Bşk.                  : Metin TÜRKER

Gnl.Bşk.Vekili         : Ali Abbas MUTLU

Gnl.Sek.                  : Abdullah KAPLAN

Gnl.Mali Sek.          : Hikmet Feridun TANKUT

Gnl.Tşk.Sek.            : Mehmet TURAN

Gnl.Eğt.Sek.             : Muharrem ŞAHİN

Gnl.Arş.ve Mev.Sek. : Mehmet ÇİFTÇİ

17 Temmuz 1990
20577 Sayılı Resmi Gazetede Sendikaların iş kollarına göre üye istatistiği yayınlandı.  Çelik-İş 42368 üye sayısı ve % 9,54 ile iş kolu barajının altında kaldı.

25  Eylül 1990   

Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Metin TÜRKER

Özdemir-İş Sendikası Genel Başkanı Mehmet ARAS

Otomobil-İş Sendikası Genel Başkanı Celal ÖZDOĞAN

Üç sendikanın genel başkanları birleşme çalışmaları için karar aldı.

17 Ekim 1990
Üç sendikanın genel başkanları Çelik-İş ve Özdemir-İş Sendikalarının Otomobil-İş Sendikasına iltihakı, yeni ana tüzüğün ve Hak-İş üyeliğinin kabul edilmesi kararı aldı.

23  Ekim 1990
Özdemir-İş Sendikası birleşme çalışmalarında çekildi.  (Gerekçe; Çelik-İş’in 08 .11.1990 tarihinde yapılacak mahkemenin sonucunun beklenmesi.) Birleşme çalışmalarında Çelik-İş ile  Otomobil-İş arasında devam edilmesi kararı alındı. 

17 Ocak 1991

20758 Sayılı Resmi Gazetede Sendikaların iş kollarına göre üye istatistiği yayınlandı.  Çelik-İş, 40.093 üye sayısı ve % 8,97 oranı ile iş kolu barajının altında kalarak çalışanlar sahipsiz ve toplu iş sözleşmesiz bırakıldığında bir el uzandı Çelik İşçilerine. İşte O el Hak-İş’ti, O el Hak-İş’in efsanevi Genel Başkanı merhum Necati Çelik’ti. Onu saygıyla, minnetle ve rahmetle anıyoruz. Gösterdiği bu vefadan dolayı Çelik İşçileri olarak onu asla unutmayacağız. 

Hak-İş Konfederasyonu, Çelik-İş Sendikası’nın Özdemir-İş Sendikası ile birleşmesine mani olan bütün hukuki engellerin aşılmasını sağladı.

Onur şahidi Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Necati ÇELİK’in Başkanlığında, Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Metin TÜRKER ve Özdemir-İş Sendikası Genel Başkanı Mehmet ARAS’la bir araya gelerek yapılan protokol gereği her iki sendikanın Hak-İş çatısı altında Özçelik-İş Sendikası adı ile eşitlik ilkelerine uygun birleşme kararı alındı.

Çelik-İş Sendikası (Türkiye Çelik Sanayii İşçileri Sendikası) 22.02.1991 tarihinde yaptığı Olağanüstü Genel Kurul toplantısında Özdemir-İş Sendikası (Özdemir Çelik, Madeni Eşya ve Oto Sanayii İşçileri Sendikası)’na katılma kararı aldı. Özdemir-İş Sendikası ise 23-24.02.1991 tarihinde yaptığı Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında bu katılmayı kabul etti ve Özdemir-İş Sendikası ünvanını değiştirerek Özçelik-İş Sendikası (Öz Demir Çelik, Madeni Eşya ve Oto Sanayii İşçileri Sendikası) olduğuna karar verdi. Bu birleşme, metal İş kolunda faaliyet gösteren Hak-İş Konfederasyonu çatısı altında güçlü bir Sendikanın doğuşunu sağlayarak  çalışma hayatına damgasını vurmuştur. 

22-23-24 Şubat 1991
Çelik-İş ve Özdemir-İş’in Olağanüstü Genel Kurulları yapıldı. Çelik-İş kendini fesh edip Özdemir-iş Sendikası’na iltihak kararı aldı.  Özdemir-İş iltihak kararını kabul edip Özçelik-İş Sendikası adı altında yeni Yönetim Kurulunu oluşturdu.

Gnl.Bşk.                  : Mehmet ARAS

Gnl.Bşk.Vekili          : Abdullah KAPLAN

Gnl.Sek.                   : Metin TÜRKER

Gnl.Mali Sek.           : Hikmet Feridun TANKUT

Gnl.Tşk.Sek.            : Mustafa ATLI

Gnl.Eğt.Sek.             : Keramettin ARSLAN

Gnl.Arş.Sek.             : Mustafa ELVEREN

Gnl.Mev. Sek.           : Mustafa Kemal CAN

9-10-11 Ekim 1992
Özçelik-İş’in 7.Olağan Genel Kurulu Yapıldı. Genel Başkan Mehmet ARAS ile Genel Sekreter Metin TÜRKER arasındaki Genel Başkanlık mücadelesi eski Çelik-İş ve Özdemir-İş yöneticilerini ikiye böldü ve Özdemir-İş yöneticileri bu kurulda tasfiye edildi.

Gnl.Bşk.                   : Metin TÜRKER

Gnl.Bşk.Vekili           : Abdullah KAPLAN

Gnl.Sek.                    : Sertif KAHRAMAN

Gnl.Mali Sek.            : Hikmet Feridun TANKUT

Gnl.Tşk.Sek              : Kadir UZUN

Gnl.Eğt.Sek.              : Mustafa AYDIN

Gnl.Arş.Sek.              : Recai BAŞKAN

Gnl.Mev.Sek.             : Mustafa Kemal CAN

24-25 Nisan 1993
Özçelik-İş’in Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı.7.Olağan Genel Kuruldan sonra Sendikanın Genel Yönetimi ve şube Yönetimleri arasında bozulan birlikteliğin yeniden tesisi sağlanarak yeni Genel Yönetim Kurulu seçildi.

Gnl.Bşk.                     : Metin TÜRKER

Gnl.Bşk.Vekili             : Mustafa Kemal CAN

Gnl.Sek.                     : Recai BAŞKAN

Gnl.Mali Sek.              : Hikmet Feridun TANKUT

Gnl.Tşk.Sek                : Mustafa ATLI

Gnl.Eğt.Sek.               : Keramettin ARSLAN

Gnl.Arş.Sek.               : Mustafa AYDIN

Gnl.Mev.Sek.              :Mustafa ELVEREN

5 Nisan 1994
5 Nisan kararlarıyla birlikte alınan ekonomik tedbirler Kardemir’in özelleştirilmesini, özelleştirilemezse kapatılmasını gündeme getirdi.  5 Nisan 1994 tarihinde Başbakan olan Tansu Çiller tarafından devletin küçülmesine yönelik özelleştirmeleri savunulmuş ve doğrultudaprograma Kardemir dahil birçok KİT’in (Kamu İktisadi Teşebbüsü) özelleştirilmesi veya kapatılması eklenmiştir.

24 Nisan 1994
O dönem Özçelik-İş Sendikası’nın başkanı olan Türker’in, “Karabük Demir Çelik işletmelerini alacak kişiye yar etmeyiz” (Milliyet, 6 Nisan 1994 s.15) çıkışının ardından, Özçelik-İş Sendikası, 24 Nisan 1994’te Karabük’te tüm halkın katılımıyla büyük bir miting yapmıştır. Bumitinge sadece özelleştirme kapsamındaki Kardemir işçileri değil, esnafıyla, halkıyla öğrencisiyle tüm Karabük halkı katılmıştı. Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Metin Türker’in konuştuğu mitingde, işçiler ve katılanlar başlarına siyah bant taktılar (Çelik-iş, 2015).

Metin Türker, 1989 TDÇİ grevinden edindiği deneyimlerle Karabük halkını ve esnafını da örgütlemeyi başarmıştı. Böylece Kardemir’in kapatılması kararına karşı yalnızca Özçelik-İş üyeleri değil, Karabük’ün tüm bileşenleri örgütlenmişti. İlçedeki demokratik kitleörgütlerinden 30 kişilik bir şehir meclisi kurulmuş ve bu meclis eylemleri başarılı bir şekilde örgütlemeyi başarmıştı. Karabük Demir Çelik işletmelerinin kapatılmasına karşı, farklı kesimlerin katılımıyla çeşitli eylemler yapılmıştı. Metin Türker düzenlenen eylem ve mitinglerdesert söylemler kullanmaktan çekinmedi.

Hükümetin olumsuz tavrına karşı Türker ve yönetimi yeni bir strateji ile 5 Nisan Ekonomik Önlemler Planında yer aldığı şekilde, Kardemir’e talip olduklarını açıkladı ve bu Türk Sendikacılık tarihi açısından önemli bir dönemeç niteliğindeydi. Özellikle bu karar, hem o dönemhem de günümüzde çok tartışılan bir karardır. Aynı dönem Et-Balık Kurumu’nun Hak-İş tarafından alınması gündeme gelmiş ancak gelen yoğun baskılar sonucu geri adım atılmıştır.

Kasım ayına kadar süren yoğun eylemler sonucu hükümetin kapatma kararını 3 yıl ötelemesine neden olmuştu. Metin Türker daha sonra Kardemir’in devralınması için harekete geçti ve tüm eleştirilere karşın Kardemir sembolik bir ücretle işçi ve bölge halkına satılmasınısağladı. Böylece Türker ve ekibi, Karabük halkı ile birlikte Karabük Demir Çelik İşletmeleri’ni yoğun bir mücadele sonucunda kapanmaktan kurtarmıştı. Metin Türker Kardemir’in özelleştirilmesi ile ilgili sorular karşısında, “Bunun bir özelleştirme olmadığı, Karabük’ün işçisi vehalkı ile birlikte fabrikasına sahip çıkması olduğu” şeklinde yanıtlıyordu.

9-10-11 Haziran 1995
Özçelik-İş’in 8. Olağan Genel Kurulu yapıldı.

Gnl.Bşk.                    : Metin TÜRKER

Gnl.Bşk.Vekili            : Mustafa Kemal CAN

Gnl.Sek.                     : Recai BAŞKAN

Gnl.Mali Sek.             : Hikmet Feridun TANKUT

Gnl.Tşk.Sek                : Mustafa ATLI

Gnl.Eğt.Sek.               : Keramettin ARSLAN

6 Aralık 1997
Genel Başkan Metin TÜRKER vefat etti.  Özçelik-İş’in 9.Olağan Genel Kuruluna kadar Genel Başkanlığa Genel Sekreter Recai BAŞKAN Yönetim Kurulu kararıyla görevlendirildi.

5-6-7 Mart 1999
Özçelik-İş’in 9.Olağan Genel Kurulu Yapıldı.

Gnl.Bşk.                    : Recai BAŞKAN

Gnl.Sek.                     : Mustafa ATLI

Gnl.Mali Sek.             : Hikmet Feridun TANKUT

Gnl.Tşk.Sek               : Mustafa Kemal CAN

Gnl.Eğt.Sek.               : Mustafa TORUNTAY

4-5 Kasım 2000
Özçelik-İş’in Olağanüstü Genel Kurulu Yapıldı.

Gnl.Bşk.                     : Recai BAŞKAN

Gnl.Sek.                      : Şenel OĞUZ

Gnl.Mali Sek.              : Hikmet Feridun TANKUT

Gnl.Tşk.Sek.               : Mustafa Kemal CAN

Gnl.Eğt.Sek.                : Osman Nuri BAL

14 Ağustos 2001
Recai BAŞKAN Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanlığı görevinden istifa etti. Bu gelişme üzerine Genişletilmiş Başkanlar Kurulu, konu hakkında değerlendirmelerde bulunarak, Genel Yönetim Kurulu Recai Başkan’dan boşalan Genel Başkanlık için, Hak-İş Konfederasyonu ve Özçelik-İş Sendikası Genel Malî Sekreteri Hikmet Ferudun Tankut’u Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanlığı’na oybirliğiyle önerdi.

Özçelik-İş Sendikası Genişletilmiş Başkanlar Kurulu tavsiye kararı üzerine 15 Ağustos 2001 tarihinde toplanan Genel Yönetim Kurulu, Hikmet Ferudun Tankut’u oybirliğiyle Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanlığı’na seçti. Boşalan Özçelik-İş Sendikası Genel Mali Sekreterliği görevine ise sendikamızın Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Mustafa Kemal Can getirildi. Mustafa Kemal Can’dan boşalan Teşkilatlandırma Sekreterliği görevini ise Özçelik-İş Sendikası Genel Sekreteri Şenel Oğuz’un vekâleten yürütmesine karar verildi.

20-21-22 Aralık 2002
Özçelik-İş’in 10.Olağan Genel Kurulu Yapıldı. Sendikanın ünvanı “Demir, Çelik, Metal ve Metal Mamulleri İşçileri    Sendikası (Çelik-İş) ” olarak değişti.

Gnl.Bşk.                    : Hikmet Feridun TANKUT

Gnl.Sek.                     : Şenel OĞUZ

Gnl.Mali Sek.             : Mustafa Kemal CAN

Gnl.Tşk.Sek.              : Ergin ERSAN

Gnl.Eğt.Sek.              : Ruhi AYHAN

2005
Seydişehir Eti Alüminyum Tesisleri’nin özelleştirme kararına karşı Hak-İş Konfederasyonu, Çelik-İş Sendikası ve Seydişehir Alüminyum işçilerinin yürüttüğü mücadelelerle geçen 2005 yılı Türk sendikacılık tarihine altın harflerle yazmasına yetti. Seydişehir Eti Alüminyum Tesisleri’ne verilen mücadele toplumun her kesiminden aldığı destekle artık sadece Seydişehir halkının değil Türkiye’nin hafızalarında yerini aldı. Özellikle siyasi partiler, işçi ve memur sendikaları, demokratik kitle örgütleri, başta Seydişehir halkı olmak üzere ülkemizin heryanında vatandaşlar alüminyum işçisinin destekçisi oldu. Seydişehir Eti Alüminyum işçisinin kararlı ve onurlu direnişi sendikal mücadelede alınması gereken derslerle arkasında koca bir miras bırakmayı başardı.

11-12 Kasım 2006
Çelik-İş’in 11.Olağan Genel Kurulu Yapıldı.

Gnl.Bşk.                    : Hikmet Feridun TANKUT

Gnl.Sek.                     : Şenel OĞUZ

Gnl.Mali Sek.             : Mustafa Kemal CAN

Gnl.Tşk.Sek.              : Ergin ERSAN

Gnl.Eğt.Sek.              : Ruhi AYHAN

30-31 Kasım 2010
Çelik-İş’in 12. Olağan Genel Kurulu Yapıldı.

Gnl.Bşk.                    : Hikmet Ferudun TANKUT

Gnl.Sek.                    : Şenel OĞUZ

Gnl.Mali Sek.            : Mustafa Kemal CAN

Gnl.Tşk.Sek.             : Ali Cengiz GÜL

Gnl.Eğt.Sek.              : Ruhi AYHAN

01-02 Eylül 2012
Çelik-İş’in Olağanüstü Genel Kurulu Yapıldı.

Gnl.Bşk.                    : Ali Cengiz GÜL

Gnl.Sek.                    : Yunus DEĞİRMENCİ

Gnl.Mali Sek.            : Bayram ALTUN

Gnl.Tşk.Sek.             : Muharrem ŞAHİN

Gnl.Eğt.Sek.              : Recep AKYEL

18-19 Ekim 2014
Çelik-İş’in 13. Olağan Genel Kurulu Yapıldı.

Gnl.Bşk.                     : Ali Cengiz GÜL

Gnl.Sek.                      : Yunus DEĞİRMENCİ

Gnl.Mali Sek.              : Bayram ALTUN

Gnl.Tşk.Sek.               : Recep AKYEL

Gnl.Eğt.Sek.               : Ferhan ÖNER

Haziran 2015
Yargıtayca THY Teknik A.Ş’nin iş kolu, Metal iş kolu olarak değiştirildi ve Temmuz 2015’ten itibaren yetki almamızla beraber 6000 kişilik THY Teknik A.Ş de Çelik-İş Sendikası’na katılarak sendikamızın gücüne güç katmıştır.

02 Ağustos 2016

Genel Başkan A.Cengiz GÜL 02.08.2016 tarihi itibari ile Genel Başkanlıktan ve Yönetim Kurulu üyeliğinden ayrılmıştır. Sendikamız Ana Tüzüğü gereği Genel Yönetim Kurulu toplanarak yeni görev dağılımını aşağıdaki şekilde yapmıştır.

Genel Başkan Yunus DEĞİRMENCİ,

Genel Sekreter Genel Başkan’ın uhdesinde yürütülmesine,

Genel Mali Sekreter Bayram ALTUN

Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Recep AKYEL

Genel Eğitim Sekreteri Ferhan ÖNER’dir.

TEŞKİLAT YAPISI

  • Yunus DEĞİRMENCİ
    Yunus DEĞİRMENCİ
    Genel Başkan
  • Bayram ALTUN
    Bayram ALTUN
    Genel Mali Sekreter
  • Recep AKYEL
    Recep AKYEL
    Genel Teşkilatlandırma Sekreteri
  • Ferhan ÖNER
    Ferhan ÖNER
    Genel Eğitim Sekreteri

GENEL MERKEZ DENETİM KURULU ÜYELERİ

  • MUSTAFA KARAYEL
    MUSTAFA KARAYEL
    GENEL DENETLEME KURULU
  • ALİ ATAR
    ALİ ATAR
    GENEL DENETLEME KURULU
  • ADNAN DEĞİRMENCİ
    ADNAN DEĞİRMENCİ
    GENEL DENETLEME KURULU

GENEL MERKEZ DİSİPLİN KURULU ÜYELERİ

  • LEVENT TAŞDEMİR
    LEVENT TAŞDEMİR
    GENEL DİSİPLİN KURULU
  • CANER ARICIOĞLU
    CANER ARICIOĞLU
    GENEL DİSİPLİN KURULU
  • YÜCEL KARAKUŞ
    YÜCEL KARAKUŞ
    GENEL DİSİPLİN KURULU

ŞUBELERİMİZ

SAKARYA ŞUBE YÖNETİM KURULU
ADI-SOYADI/GÖREVİ
RIFAT KURT/ŞUBE BAŞKANI
CÜNEYT YÜKSEL/ŞUBE SEKRETERİ
FERUDUN DALDAL/ŞUBE MALİ SEKRETERİ
SELÇUK DORU/ŞUBE TEŞKİLATLANDIRMA SEKRETERİ
NİHAT MERAL/ŞUBE EĞİTİM SEKRETERİ

 

EMRE BAYRAKLI/ŞUBE DENETLEME KURULU BAŞKANI
GAMZE CESUR/ŞUBE DENETLEME KURULU RAP.
MURAT SOLAKOĞLU/ŞUBE DENETLEME KURULU ÜYESİ
MURAT ÇAKIR/ŞUBE DİSİPLİN KURULU BAŞKANI
SERAP YILMAZ/ŞUBE DİSİPLİN KURULU RAP.
ALİ SAVAŞ/ŞUBE DİSİPLİN KURULU ÜYESİ
  • İSTANBUL AVRUPA
    İSTANBUL 1 NOLU ŞUBE
    Adres : Fatih Mahallesi 956.Sokak Barış Life Ticari Blok No:1/ 3 D.47 Esenyurt / İSTANBUL
    Telefon : 0 (212) 534 82 51 Faks: 0 (212) 534 16 82
    E-Posta : ist1@celik-is.org

     

    İSTANBUL 1 NOLU ŞUBE YÖNETİM KURULU
    ADI-SOYADI/GÖREVİ
    AHMET ÇOLAK/ŞUBE BAŞKANI
    MEHMET BOZKURT/ŞUBE SEKRETERİ
    MUHAMMET ALTINÖZ/ŞUBE MALİ SEKRETERİ
    MUSTAFA ŞİRİN/ŞUBE TEŞKİLATLANDIRMA SEKRETERİ
    BİRSEN BOLAT/ŞUBE EĞİTİM SEKRETERİ

     

    SEDAT MUTLU/ŞUBE DENETLEME KURULU BAŞKANI
    YALÇIN ARPAHAN/ŞUBE DENETLEME KURULU RAP.
    BARIŞ ÇAKAR/ŞUBE DENETLEME KURULU ÜYESİ

     

    YÜKSEL SÖNMEZ/ŞUBE DİSİPLİN KURULU BAŞKANI
    YALÇIN KARTAL/ŞUBE DİSİPLİN KURULU ÜYESİ

     

     

    SAKARYA
    SAKARYA ŞUBE
    Adres : Adnan Menderes Cad. Pilavlar Apt. No:10 Kat:2 D: 3 ADAPAZARI/SAKARYA
    Telefon : 0 (264) 277 21 91 Faks: 0 (264) 277 21 91
    E-Posta : sakarya@celik-is.org

FOTOĞRAF GALERİSİ

GENEL BAŞKANIMIZ DEĞİRMENCİ, BOSNA HERSEK’TE METAL İŞÇİLERİ PROGRAMINA KATILDI
KARDEMİR’İN KAPATILMASINI ÖNLEYEN 8 KASIM 1994 EYLEMİ ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE ANILDI
GENEL MERKEZ YÖNETİMİMİZ KARABÜK ŞUBEMİZİN TEMSİLCİLER MECLİSİ’NE KATILDI
GENEL BAŞKANIMIZ DEĞİRMENCİ, KARDEMİR’DEKİ ÜYEMİZİN EVİNE MİSAFİR OLDU
DEĞİRMENCİ SENDİKAMIZIN KATKILARIYLA DÜZENLENEN 15 TEMMUZ SERGİSİNİN AÇILIŞINA KATILDI
KARABÜK ŞUBEMİZİN 8.OLAĞAN GENEL KURULU
ŞEHİT ÖĞRETMEN AYBÜKE’NİN AİLESİNE ZİYARET
GENEL BAŞKANIMIZ DEĞİRMENCİ, MARMARA’DA BİR DİZİ TEMASLARDA BULUNDU
GENEL BAŞKANIMIZ DEĞİRMENCİ HAVACILIK ŞUBEMİZİN TEMSİLCİLER MECLİSİ’NE KATILDI
SENDİKAMIZDAN KARDEMİR’E ZİYARET
SENDİKAMIZ VE ETİ ALÜMİNYUM A.Ş. ORTAKLIĞINDA ÜYELERİMİZE İŞÇİ, DAYANIŞMA VE KAYNAŞMA PİKNİĞİ
GENEL BAŞKANIMIZ DEĞİRMENCİ 15 TEMMUZ KAHRAMANI ÖMER HALİS DEMİR’İN MEZARINI ZİYARET ETTİ
SENDİKAMIZIN YÖNETİMİ 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNİ ANDI
SENDİKAMIZDAN İSKENDERUN’DA BAŞ DÖNDÜREN ZİYARET TRAFİĞİ
GENİŞLETİLMİŞ BAŞKANLAR KURULU TOPLANTIMIZ İSKENDERUN’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ
ÇELİK-İŞ’TEN İSDEMİR’DE GÖRKEMLİ KUTLAMA
HATAY BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI’NA ZİYARET
SENDİKAMIZIN YÖNETİMİ ÜYEMİZİN EVİNDE İFTAR SOFRASINA KONUK OLDU
GENEL BAŞKANIMIZ YUNUS DEĞİRMENCİ’NİN GAZİ ÜNİVERSİTESİ SÖYLEŞİSİ
KARDEMİR İŞÇİSİNE YÜZDE 30 ZAM VE KADEME MÜJDESİ
KARDEMİR A.Ş’DE TEMEL SENDİKACILIK EĞİTİMİ
GENEL BAŞKANIMIZDAN KARDEŞ ELEKTRİK’E ZİYARET
DEĞİRMENCİ’DEN PARSAT PİSTON’A ZİYARET
İSTANBUL 2 NOLU ŞUBEMİZİN TEMSİLCİLER MECLİSİ
SAKARYA TEMSİLCİLER MECLİSİ
THY TEKNİK A.Ş’YE TEMEL SENDİKACILIK EĞİTİMİ
GENEL BAŞKANIMIZ DEĞİRMENCİ ÜRDÜN’DE ÇALIŞTAYA KATILDI
ETİ ALÜMİNYUM A.Ş.’YE TEMEL SENDİKACILIK EĞİTİMİ
SENDİKAMIZ 1 MAYIS’I HAK-İŞ İLE BİRLİKTE ERZURUM’DA KUTLADI
SENDİKAMIZDAN SARAY BOSNA’DAKİ MÜHİMMAT FABRİKASI VE TİTO’NUN SIĞINAĞINA ZİYARET
SENDİKAMIZDAN MOSTAR KÖPRÜSÜNE ZİYARET
BOSNA HERSEK FEDERASYON MECLİSİ BAŞKANINA ZİYARET
BOSNA HERSEKLİ SENDİKACILARLA SARAY BOSNA’DA ORTAK TOPLANTI
SENDİKAMIZDAN BOSNA HERSEK’TE BAŞKANLAR KURULU TOPLANTISI
BOSNA HERSEK BAĞIMSIZ SENDİKALAR KONFEDERASYONU’NA ZİYARET
ÇELİK-İŞ’TEN ALİYA İZZETBEGOVİÇ’İN KABRİNE ZİYARET
TÜRK METAL SENDİKASI GENEL BAŞKANI PEVRUL KAVLAK’TAN SENDİKAMIZA ZİYARET
GENEL BAŞKANIMIZ DEMİRSAN’IN GECE VARDİYASINDA ÜYELERİMİZLE BULUŞTU
ALİMEX VE AKPA ALÜMİNYUM’A TEMEL SENDİKACILIK EĞİTİMİ
DEĞİRMENCİ’DEN GEDİK DÖKÜM’E ZİYARET
DEĞİRMENCİ, ÜYEMİZİN EVİNE KONUK OLDU
MAYSAN’A SENDİKACILIK EĞİTİMİ
KUMTEL A.Ş’YE ZİYARET
KAYSERİ’DEKİ SENDİKA TEMSİLCİLERİMİZ VE AİLELERİYLE BİR ARAYA GELDİK
SENDİKAMIZDAN BOYÇELİK’E ZİYARET
GENEL YÖNETİM KURULUMUZ KAYSERİ’DE BASINLA BİR ARAYA GELDİ
MEGA METAL’E ZİYARET
ISISAN ISI SANAYİ ZİYARETİ
DÖKÜM İŞ’İ ZİYARET ETTİK
ERBOSAN ERCİYAS’A ZİYARET
DEĞİRMENCİ TEMSİLCİMİZİN EVİNE MİSAFİR OLDU
AMERİKALI SENDİKACI EMİLY TWAROG’DAN SENDİKAMIZA ZİYARET
ÇELİK-İŞ’TEN SOSYAL SENDİKACILIK ÖRNEĞİ
MMK METALURJİ DİLOVASI’NA ZİYARET
GAMAK MAKİNA’NIN GECE VARDİYASINA ZİYARETİ
SENDİKAMIZDAN TEMSA’YA ZİYARET
ALİMEX ALÜMİNYUM’A ZİYARET
MAYSAN MANDO’YA ZİYARET
HDM SPRİAL’İ ZİYARET ETTİK
ADARAD DÖKÜM ÜRÜNLERİ İŞYERİNE ZİYARET
DEĞİRMENCİ AVRUPALI SENDİKACILARLA HAK-İŞ’TE BİR ARAYA GELDİ
TERMO TEKNİK ZİYARETİ
BEKAERT’İ ZİYARET ETTİK
SENDİKA YÖNETİMİMİZDEN GEDİK KAYNAK’A ZİYARET
ANTALYA EĞİTİM SEMİNERİ
ÇAKMAK VİNÇ’E ZİYARET
HAK-İŞ’İN MERHUM GENEL BAŞKANI ÇELİK GÖLCÜK’TE ANILDI
ÖRGÜTLÜ OLDUĞUMUZ MA-PA’YA ZİYARET
KARABÜK MHP İL TEŞKİLATINDAN GENEL MERKEZİMİZE ZİYARET
ÖRGÜTLÜ OLDUĞUMUZ BİOSUN’A ZİYARET
BAŞKANIMIZ DEĞİRMENCİ’DEN İHRACAT DEVİ AYDINLAR’A ZİYARET
ÖZBAL ÇELİK BORU’YA ZİYARET
SENDİKAMIZDAN YOLBULAN METAL’E ZİYARET
EKU FREN VE DÖKÜM’E ZİYARET
ŞUBE PERSONELLERİNE EĞİTİM
AZMÜSEBAT ÇELİK’İ ZİYARET ETTİK
KANCA A.Ş.’YE ZİYARET
ÖRGÜTLÜ OLDUĞUMUZ MMK METALURJİ FABRİKASI’NA ZİYARET
ESKİ GENEL BAŞKANIMIZ TÜRKER MEZARI BAŞINDA ANILDI
MASTAŞ MAKİNA’YA ZİYARET
ETİ ALÜMİNYUM ZİYARETİ
BOSNA HERSEKLİ SENDİKACILARDAN ZİYARET
‘ÇELİĞE SU, İNSANA KAN’ KAMPANYASI
ÇELİK-İŞ’TEN KARABÜK ZİYARETLERİ
MMK METALURJİ ZİYARETİ
TEMSA GLOBAL ZİYARETİ
BİOSUN PAMUKOVA ZİYARETİ
GENİŞLETİLMİŞ BAŞKANLAR KURULU
GENEL TEŞK. SEKR.KAHİRE’DE
MASTAŞ MAK. VE MAYSAN ZİYARETİ
5. KADIN EMEĞİ BULUŞMASI
HAK-İŞ KONFEDERASYONU BAŞKANLAR KURULU

ARSLAN, “Aynes İle Tis İmzalanmasını Çok Önemli Buluyoruz”

ARSLAN, “Aynes İle Tis İmzalanmasını Çok Önemli Buluyoruz”

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 28 Kasım 2017 tarihinde Denizli ilinde konfederasyonumuza bağlı Öz Gıda-İş Sendikamız ile Aynes arasında toplu iş sözleşmesi imzalanmasını çok önemli bulduğunu belirterek, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredilen bir işyerinde ilk defa örgütlenmenin büyük bir başarı olduğunu ifade etti.

Arslan, örgütlenme aşamasında başarılı çalışmalarından ve özverilerinden dolayı Aynes yönetim kuruluna ve Öz Gıda-İş Sendikası yönetim kuruluna başarı dileklerini iletti.

Aynes ile imzalanan toplu iş sözleşmesinin sosyal diyaloğun önemli bir sonucu olduğuna işaret eden Arslan, “HAK-İŞ ve bağlı sendikalarımız sosyal diyalog konusunda önemli aşamalar kaydetmiştir. Artık toplu iş sözleşmelerimiz karşılıklı anlayışla, mutabakat yoluyla masada çözülmesini önemli bir gelişme olarak görüyoruz. Bu sözleşmenin HAK-İŞ’e, Öz Gıda-İş Sendikamıza ve Aynes çalışanlarına hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

“Aynes Gıda’da TİS İmzalamak Bizim İçin Ayrıcalıktır”

HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Öz Gıda İş Sendikası Genel Başkanı Mehmet Şahin, Öz Gıda-İş Sendikasının yeni örgütlendiği Aynes Gıda A.Ş. Toplu İş Sözleşmesi imza törenine katıldı.

Şahin, “Sektörün en önemli amiral gemilerinden biri olan Aynes Gıda’da örgütlenmek ve burada toplu İş sözleşmesi yapmak ve burada Öz Gıda-İş olarak var olmak gerçekten bizim için ayrıcalıktır” dedi.

Öz Gıda İş ile Aynes Gıda A.Ş. arasında, 1.050 işçiyi kapsayan 2 yıl süreli I. dönem toplu iş sözleşmesinin imza töreni 28 Kasım 2017 tarihinde Denizli ilinde gerçekleştirildi.

Törene, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Öz Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mehmet Şahin’in yanı sıra, Aynes Gıda Yönetim Kurulu Başkan Vekili Necmettin Görmezoğlu, Acıpayam Belediye Başkanı Dr. Hulusi Şevkan, Ak Parti Acıpayam İlçe Başkanı Nurhayat Şanlı, Öz Gıda-İş Sendikası yöneticileri, Aynes Gıda Yönetim Kurulu Üyeleri, çalışanları ve basın mensupları katıldı.

“Aynes Gıda yönetimi çalışanların örgütlenmesini engellemedi”

Törende konuşan Şahin, “Örgütlenme çalışmalarımız sırasında işçilerin hiçbirine baskı ve mobbing uygulanmadı. Anayasa tarafından güvence altına alınan işçilerin örgütlenme özgürlüğü çoğu işveren tarafından çeşitli bahanelerle engellenirken, Aynes Gıda Yöneticileri tam aksi bir tutum sergileyerek isteyen her çalışanın sendikamıza üye olmasının önünü açtı.  Kendilerine teşekkür ediyorum” dedi.

Şahin, Aynes Gıda ile Öz Gıda-İş Sendikası arasında imzalanan 01.01.2018-31.12.2019 yürürlük süreli I. dönem Toplu İş Sözleşmesinin hayırlı olması dileğinde bulundu.

 

“Aynes’in geleceğe emin ellerde nasıl taşındığını görüyoruz”

Öz Gıda İş Sendikasının işçi-işveren ilişkilerini uzlaşma ve diyalog üzerine inşa etmeye çalıştığının altını çizen Şahin, “Bugüne kadar sürdürdüğümüz ilkeli ve kararlı yolculuğumuzda, gıda sektörünün en önemli amiral gemilerinden birisi olan Aynes Gıda’da örgütlenmek ve burada toplu iş sözleşmesi yapmak ve burada Öz Gıda-İş olarak var olmak bizim için ayrıcalıktır” dedi.

 

“İşyerlerini geleceğe taşımak için büyük fedakarlık yapıyorlar”

Şahin, şunları kaydetti: “İmzalanacak  bu toplu iş sözleşmesi ile elde edilen imkanlar hiç bir zaman arkadaşlarımızın emeğinin karşılığı değildir. Ama Aynes büyüdükçe, imkanlar geliştikçe inşallah daha büyük imkanlarla daha iyi sözleşmeler yapılacaktır. Burada önemli olan huzur içinde çalışmaktır. Bugün burada imzalayacağımız toplu iş sözleşmesi de, umarım diğer işletmelere ve patronlarına örnek olur.” dedi.

 

“Ürettiklerinizi tüketin ve çevrenize tükettirin”

Ülkemizde, örgütlenme oranını yükseltmek, üretim ve istihdam ekonomisine destek vermek için önemli bir kampanyanın yürütülmesinde Öz Gıda-İş’in öncü olduğunu ifade eden Şahin, şöyle devam etti:

“Sendikamız, başta kendi üyeleri olmak üzere, tüm sendikalı işçileri, ‘Ürettiklerini Tüketmeye, Çevresindekilere de Tükettirmeye ve Markalarına Sahip Çıkmaya’ davet ediyor. Bu kampanya ile öncelikle toplumda sendikacılık konusunda var olan algıyı, olumlu yönde geliştirmek istiyoruz. Örgütlü olmakta tereddüt eden işverenleri cesaretlendirmek istiyoruz.

“Aynes’in Ürünlerini Tercih Edin”

 Öz Gıda-İş Sendikasının her zaman uzlaşmacı sendikacılığı bir ilke olarak benimsediğini vurgulayan Şahin, “İşçi de benim, işyeri de benim. Bu malları ben üretiyorum, ben tüketiyorum. Markama sahip çıkıyorum” diyoruz. Bu yüzden, sizlerden toplu sözleşme vesilesiyle ricam, bundan sonra her türlü ihtiyacınızı karşılarken, kendi örgütlü olduğumuz işyerleri tarafından üretilen ürünleri tercih edin. Aynes’in ürünlerini tercih edin. Çalıştığınız, helal rızık kazandığınız işyerine sahip çıkın. Böylece, işçi işveren dayanışmasını, Öz Gıda-İş Sendikası duruşunu herkese gösterelim” şeklinde konuştu.

Örgütlenmede, toplu iş sözleşmesinde emeği geçen herkese, Aynes Gıda yöneticilerine, Öz Gıda-İş Sendikası yönetim kurulu üyelerine ve bütün çalışanlara teşekkür eden Şahin,  Aynes ile Öz Gıda-İş Sendikası arasında yapılan Toplu İş Sözleşmesinin başta işyerine, Öz Gıda-İş Sendikasına, Denizli ekonomisine ve ülkemiz çalışma hayatına hayırlar getirmesi dileğinde bulundu.

“Çamcı, Aynes Gıda’da hızlıca işleri rayına soktuk” 

Aynes Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Nail Çamcı, Aynes Gıda’nın 2016 yılında Türkiye’de bulunan 500 büyük şirket arasında 181’inci sırada, sanayi şehri Denizli ilinde de 12 dev şirket arasında yer aldığını,  ayrıca 1.050 çalışanı ile Acıpayam’da yaklaşık 300 ayrı noktadan çiğ süt toplayarak günlük 700 ton sütü işleyebildiklerini belirtti.

Çamcı, şirket yöneticilerinin FETÖ/PDY Paralel Devlet Yapılanması davasında tutuklu bulunmalarından dolayı Mahkemenin 10 Aralık 2016 tarihinde şirketin yönetimine TMSF’yi Kayyım olarak atadıktan sonra Yönetim Kurulu Üyeleri olarak Aynes Gıda’yı yönetmeye başladıklarını ifade etti.

2016 yılının Ocak ayında şirket sahiplerinin mahkemeden bir günde iflas erteleme kararı çıkarttıklarını, ciddi manada ekonomik darboğazda olduğu, çok yüksek borç düzeyi olduğu için borçları ötelediklerini kaydeden Çamcı, “Hamdolsun biz geldikten sonra hızlıca işleri rayına soktuk, bugüne kadar hiçbir zaman işçilerimizin maaşını ödeme gününden sonraya sarkıtmadık, hatta ilk geldiğimizde her ayın 20’lerinde ödenen maaşları, ayın 7’sine kadar çektik. Bu gün geldiğimiz noktada 1.050 adet çalışan işçimizin, çalışanımızın sendikalaşma hakkını kullanmanın önünü açmış bulunmaktayız Bu TMSF de bulunan şirketlerin içinde bir ilk konumundadır” dedi.

“Yolculuğumuzun yeni bir dönemini birlikte gerçekleştiriyoruz”

Çamcı, “Aynes çalışanlarıyla yolculuğumuzun yeni bir dönemini birlikte gerçekleştiriyoruz. İmzalanan toplu iş sözleşmesinin tüm taraflara hayırlara vesile olmasını diliyor, bu sürecin mimarlarına Aynes adına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Toplu İş Sözleşmesi İmzalandı

Konuşmaların ardından, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Öz Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mehmet Şahin, Aynes Gıda CEO vekili İsmet Kabak toplu iş sözleşmesini imzaladı.

ARSLAN, “AYNES İLE TİS İMZALANMASINI ÇOK ÖNEMLİ BULUYORUZ”

ARSLAN, “AYNES İLE TİS İMZALANMASINI ÇOK ÖNEMLİ BULUYORUZ”

28 Kasım 2017 18:23

Haberler

ARSLAN: “TAŞERON EMEKÇİLERİN KAMU İŞÇİSİ OLDUĞU BİR MODELİ İSTİYORUZ”

ARSLAN: “TAŞERON EMEKÇİLERİN KAMU İŞÇİSİ OLDUĞU BİR MODELİ İSTİYORUZ”

25 Kasım 2017 16:05

Haberler

ARSLAN: “KADINA ŞİDDET GÖSTEREN DEĞİL, BAŞ TACI EDEN BİR MEDENİYETİN ÇOCUKLARIYIZ”

ARSLAN: “KADINA ŞİDDET GÖSTEREN DEĞİL, BAŞ TACI EDEN BİR MEDENİYETİN ÇOCUKLARIYIZ”

24 Kasım 2017 13:00

Haberler

ARSLAN: “ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜ EN İÇTEN DİLEKLERİMİZLE KUTLUYORUZ”

ARSLAN: “ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜ EN İÇTEN DİLEKLERİMİZLE KUTLUYORUZ”

23 Kasım 2017 18:05

Haberler

ARSLAN, KİLİS BELEDİYE BAŞKANI KARA’YI ZİYARET ETTİ

ARSLAN, KİLİS BELEDİYE BAŞKANI KARA’YI ZİYARET ETTİ

23 Kasım 2017 18:00

Haberler

ARSLAN, MÜLTECİLERİN SOSYAL ENTEGRASYONU PROJEMİZİN KAPANIŞ TOPLANTISINA KATILDI

ARSLAN, MÜLTECİLERİN SOSYAL ENTEGRASYONU PROJEMİZİN KAPANIŞ TOPLANTISINA KATILDI

23 Kasım 2017 14:53

Haberler

ARSLAN, ÖZ TAŞIMA-İŞ SENDİKASI 5.YIL ETKİNLİĞİNE KATILDI

ARSLAN, ÖZ TAŞIMA-İŞ SENDİKASI 5.YIL ETKİNLİĞİNE KATILDI

22 Kasım 2017 18:15

Haberler

EMİNE ERDOĞAN, BİNLERCE HAK-İŞ’Lİ KADINLA BULUŞTU

EMİNE ERDOĞAN, BİNLERCE HAK-İŞ’Lİ KADINLA BULUŞTU

21 Kasım 2017 14:18

Haberler

HAK-İŞ MÜLTECİLER İÇİN BULAŞIKHANE GÖREVLİSİ (SEVİYE 2) KURSU KİTABI ÇIKARDI

HAK-İŞ MÜLTECİLER İÇİN BULAŞIKHANE GÖREVLİSİ (SEVİYE 2) KURSU KİTABI ÇIKARDI

20 Kasım 2017 11:19

Basın

ARSLAN, TRABZONDA ŞUBE GENEL KURULUNA KATILDI

ARSLAN, TRABZONDA ŞUBE GENEL KURULUNA KATILDI

19 Kasım 2017 14:35

Haberler

YILDIZ, CHP TAŞERON İŞÇİLİK ÇALIŞTAYINDA KONUŞTU

YILDIZ, CHP TAŞERON İŞÇİLİK ÇALIŞTAYINDA KONUŞTU

18 Kasım 2017 16:55

Haberler

ARSLAN: “TAŞERON İŞÇİLERİN BEKLENTİLERİNİ KARŞILAYACAK DÜZENLEMEYİ HEP BİRLİKTE YAPALIM”

ARSLAN: “TAŞERON İŞÇİLERİN BEKLENTİLERİNİ KARŞILAYACAK DÜZENLEMEYİ HEP BİRLİKTE YAPALIM”

18 Kasım 2017 16:11

Haberler

ARSLAN, UBEYDE VE BERABERİNDEKİ HEYETİ MAKAMINDA AĞIRLADI

ARSLAN, UBEYDE VE BERABERİNDEKİ HEYETİ MAKAMINDA AĞIRLADI

17 Kasım 2017 15:49

Haberler

SOSYAL DİYALOG PROJEMİZİN KAPANIŞ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

SOSYAL DİYALOG PROJEMİZİN KAPANIŞ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

15 Kasım 2017 17:27

Haberler

UYEP II. HİBE PROGRAMLARI KAPANIŞ TOPLANTISINA HAK-İŞ OLARAK KATILIM SAĞLADIK

UYEP II. HİBE PROGRAMLARI KAPANIŞ TOPLANTISINA HAK-İŞ OLARAK KATILIM SAĞLADIK

15 Kasım 2017 17:20

Haberler

ARSLAN, 26. ULUSLARARASI MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR BİRLİĞİ KONGRESİNE KATILDI

ARSLAN, 26. ULUSLARARASI MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR BİRLİĞİ KONGRESİNE KATILDI

14 Kasım 2017 12:39

Haberler

ARSLAN: “TAŞERON SORUNUNU EN İYİ BİZ BİLİYORUZ”

ARSLAN: “TAŞERON SORUNUNU EN İYİ BİZ BİLİYORUZ”

11 Kasım 2017 19:02

Haberler

ARSLAN, ESAM BAŞKANI KUTAN’I ZİYARET ETTİ

ARSLAN, ESAM BAŞKANI KUTAN’I ZİYARET ETTİ

10 Kasım 2017 15:48

Haberler

HAK-İŞ İLE YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ ARASINDA İKİLİ İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI

HAK-İŞ İLE YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ ARASINDA İKİLİ İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI

09 Kasım 2017 17:04

Haberler

ARSLAN: “BURSA’DAKİ FABRİKADA YAŞANAN PATLAMA BİZLERİ DERİNDEN ÜZMÜŞTÜR”

ARSLAN: “BURSA’DAKİ FABRİKADA YAŞANAN PATLAMA BİZLERİ DERİNDEN ÜZMÜŞTÜR”

08 Kasım 2017 14:38

Basın

ARSLAN, HAK-İŞ KURUCU BAŞKANI VE ÜYELERİNİ KABUL ETTİ

ARSLAN, HAK-İŞ KURUCU BAŞKANI VE ÜYELERİNİ KABUL ETTİ

07 Kasım 2017 18:04

Haberler

HAK-İŞ KADIN KOMİTESİ EĞİTİM PROGRAMI SONA ERDİ

HAK-İŞ KADIN KOMİTESİ EĞİTİM PROGRAMI SONA ERDİ

07 Kasım 2017 15:22

Haberler

TÜRKİYE AB-KİK HEYETİ TİSK’TE BİR ARAYA GELDİ

TÜRKİYE AB-KİK HEYETİ TİSK’TE BİR ARAYA GELDİ

07 Kasım 2017 15:00

Haberler

ARSLAN, HAK-İŞ KADIN KOMİTESİ EĞİTİM PROGRAMINA KATILDI

ARSLAN, HAK-İŞ KADIN KOMİTESİ EĞİTİM PROGRAMINA KATILDI

06 Kasım 2017 15:42

Haberler

ARSLAN, TÜRKİYE İŞ AHLAKI ZİRVESİNE KATILDI

ARSLAN, TÜRKİYE İŞ AHLAKI ZİRVESİNE KATILDI

04 Kasım 2017 14:27

Haberler

Kadınlar İçin Şiddetten Arınmış Bir Dünya Umut Ediyoruz.

Kadınlar İçin Şiddetten Arınmış Bir Dünya Umut Ediyoruz.

 “HAK-İŞ Konfederasyonu ve HAK-İŞ Kadın Komitesi olarak 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” sebebiyle toplanmış bulunuyoruz.

Kadına Yönelik şiddete Hayır demek için bir aradayız.

Dünyanın hemen her bölgesinde, sınır, milliyet, din ve sınıf farkı gözetmeksizin yaşanan ve son bulması için çaba sarf edilen kadına yönelik şiddet her yaştan, her öğrenim düzeyinden, her gelir düzeyinden, bekâr, boşanmış, evli kadınların maalesef acı bir gerçeğidir.

Dünyada maalesef her üç kadından biri hayatının bir döneminde şiddete maruz kalmaktadır.

HAK-İŞ olarak ülkemizde de önemli bir toplumsal sorun niteliğinde olan, son dönemlerde artarak, daha görünür bir hal alan, vicdanları kanatan kadına yönelik şiddeti, insan hakları ihlali olarak değerlendiriyor, kabul edilemez buluyoruz.

Bu çerçevede son dönemde daha da yoğunlaşan çalışmalardan, kamunun, sivil toplum kuruluşlarının, yazılı görsel-işitsel ve sosyal medyanın bu konuyu kamuoyunun gündeminde tutma konusunda gösterdikleri çabalardan memnuniyet duyuyoruz.

Bu çalışmalar sonucu geçmişte uğradıkları şiddeti konuşamayan, paylaşamayan, gizli tutan kadınların artık konuştuklarını, resmi makamlara ve sivil toplum kuruluşlarına daha yoğun şekilde başvurduklarını, şikâyette bulunduklarını görüyoruz.

Atılan küçük adımlar, kadınlara cesaret ve güven vermiştir.

“Doğal”  ya da “Kaçınılmaz”, “Kader” ya da “Yazgı” olmayan kadına yönelik şiddetin son bulması için zihinsel bir dönüşüme ihtiyaç vardır.

Kadına yönelik şiddette karşı “şiddete sıfır tolerans” yaklaşımı bir devlet politikası haline gelmelidir. Çalışmaların daha caydırıcı, daha kapsayıcı ve daha etkili araç ve politikalarla sürdürülmesi gerekmektedir.

HAK-İŞ olarak kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarının kararlılıkla devam etmesi gerektiğine ve bu süreçte tüm kesimlerin sorumluluk alması gerektiğine inanıyoruz.

İnsan onuruna yakışır hayat için özgürlük arayışına sahip çıkmak, en temel yaşam hakkını tahrip eden tüm odaklara karşı dik durmak insan olarak da kurumlar olarak da sorumluluğumuzdur. HAK-İŞ bu sorumluluğun gereğini yerine getirebilmek için çaba vermektedir.

HAK-İŞ Konfederasyonu tüm kadın emekçilerin sorunlarına çözüm üretmekte ve kadın emeği’nin verimliliği ve saygınlığına örnek olmaktadır.

Onların kadın ve emek odaklı etkinlikleri, çalışma hayatımızın yüz akı niteliğindedir.

HAK-İŞ olarak kadınlar için şiddetten arınmış bir dünya umut ediyoruz. Bunun için çalışmalarımıza devam edeceğiz.“

Tüm kamuoyuna “Şiddete Sessiz Kalmayın! Şiddete Ortak Olmayın!” diyoruz. HAK-İŞ olarak  şiddete maruz kalan tüm kadınların yanındayız.

Bizim medeniyetimizde, bizim kültürümüzde, bizim inancımızda kadınlar baş tacıdır, eli öpülesidir.

Bizim topraklarımızda, bizim medeniyetimizde kadın hem toplumun hem de ailenin temelidir. Bu düşüncelerle çalışmalarımıza devam ediyoruz diyor tüm katılımcılara ve basın mensuplarına teşekkür ediyoruz.

 

GAFLET + DELALET = İHANET

GAFLET + DELALET = İHANET

Ulaşım –İş Sendikası olarak bugüne kadar hiçbir sendikayı ve sendikacıyı hedef alarak en hafif şekilde dahi eleştiride bulunmadık. Çünkü ilk bültenimizden itibaren 4688 Sayılı yasayla sendikacılık yapılamayacağını açıkça ifade ediyoruz. Dolayısıyla bugüne kadar Sendikaların kendi aralarında yetkili sendika olabilme için girdikleri rekabetin dışında kaldık, böylede davranmaya devam edeceğiz.   Bültenlerimizi okuyanlar ve panolarımıza bakanlar sendikal sistem içersin de yapılabilecek mücadelenin yanı sıra Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun ilkelerini sahip çıkmayı ve savunmayı önceliğimiz olduğu anlamış olmalıdırlar.           

Başarısızlığı önceden belli olsa da, Toplu sözleşme sürecinde yetkili sendika olarak masada oturması münasebetiyle en fazla tepkilere muhatap olan Memur-Sen, çalışanların mali ve sosyal hakları hususunda en önemli engel teşkil eden 4688 değiştirmeyi öncelikli görev görmesi gerekirken Atatürk ve onun kurduğu kurumlara karşı mücadele etmeyi tercih etmektedir. Önce Andımızın okullarda okunmasına karşı geldiler, sonra Atatürk’ün adının müfredatlardan çıkarılsın dediler.  Yetmedi Anayasanın ilk üç maddesi özellikle resmi dil Türkçe olduğunu söyleyen madde çıkarılsın dediler.  Son olarak Genel Başkanları Ali YÜKSEL’in Mustafa Sabri denilen kurtuluş savaşı sürecinde Atatürk ve Kuvayı Milliye hakkındaki düşmanca ve haince söylem ve tavırlarına rağmen bu zevatı savunmasının ötesinde methiyeler düzerek onu yüceltmeye kalkmasını kınıyoruz.

 Bunlarla aynı zihniyette sahip olan kişilere söyleyecek sözümüz yok. Bizim sözümüz bunlarla aynı düşünceye sahip olmadığını hatta karşı olduklarını söyleyen kişilere, Arkadaşlar üç kuruşluk sığ ve gelip geçici ikballer için bu kadar omurgasızca işbirlikçiliği hazmedebiliyorsunuz. Buna değer mi? 10 Kasım günü hangi yüzle O’nun manevi huzuruna çıkabiliyorsunuz. Nasıl bir saygı ve bağlılık anlayışıdır bu.  Gaflet ve delalet içinde kalmadaki ısrarınızın getireceği nokta ihanet mehlesidir. Bunu hala göremiyor musunuz? Yapmayın arkadaşlar, Milli duruşunuzdan bu kadar ucuz ikballer uğruna vazgeçmeyin. 

Ali YÜKSEL ve O’nun gibiler, yıllardır Atatürk’ü anmanın ötesinde onu olması gerektiği biçimde anlayamamış olmamızın sonuçlarıdır. Bunda en büyük sebep bizce Atatürkçülük nedir? Sorusuna yanlışlığında yatmaktadır. Bizce Atatürkçülük nedir sorusu yanlıştır çünkü O’nun düşünceleri; İnavasyona açıktır asla bir inanç ve dogmalar bütünü değildir. Kalıplaşmış, tartışılmaz, sorgulanamaz, ete, kemiğe büründürülmüş bir ideolojide hiç değildir. Dolayısıyla Atatürkçülük nedir sorusuna karşılık olarak; “Şu” dur diye tanımlayabilmek mümkün değildir. Bunun ispatı; “Ben size manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır. Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, cemiyetlerin, fertlerin saadet ve bedbahtlık telâkkileri bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur.” Sözleridir. Bu sözü bile O’ nun geleceğe dönük öngörülerinin doğruluğunu ve derinliğini göstermeye yeterlidir.  SSCB ve Araplar ile ilgili sözlerine ek olarak  geçtiğimiz yıllarda  İskoçya da yapılan referandum örneği. Yüzyıllardır İngiltere ile bağımsızlık savaşı veren bu ülkenin halkı “Bağımsızlık mı? Ekonomik refah mı? Sorusuna “Ekonomik refah” diyerek  William Wallace ve arkadaşlarının kemiklerini sızlatan bağımsız taleplerinden  vazgeçmeleridir.       

Bu soruya cevap aramadaki ısrarın sebebi ise, bu sorunun Atatürk karşıtlığı üzerine kurgulanmış düşüncelerin söyleme dönüşmesine fırsat vermesidir. Örneğin;  

Batı Emperyalizme göre Atatürkçülük nedir?  Halkın isteği ve talebi olmayan, toplumun inanç, adet ve göreneklerine aykırı yönetim sistemini Asker, Bürokrasi ve aydın zümrenin oluşturduğu elit kesimle birlikte jakoben bir anlayışla halka dayatılması ve bir an önce vazgeçilmesi gereken bir sistemin adıdır” .

Emperyalizmin Atatürkçülüğü bu şekilde tarif etmesi kendi açısından çok haklı temellere dayanmaktadır. Cephede kaybetmesinin hazımsızlığının üstüne Müslüman toplumlara yüz yıllardır dayattıkları “Siz istesenizde batılı gibi olamazsınız. İnancınız ve görenekleriniz bizim gibi olmanıza engel teşkil eder ” paradigmasını, çağın en modern ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurarak yıkmasıdır. Sömürgeleri altındaki ülkelere ve halklarına Emperyalizmin yenilebileceğini ve Müslüman toplumlarında batının gelişmişliğinde etken olan değerler üzerine bir devlet kurabileceğini göstermiş onlara hem cesaret, hem de ilham kaynağı olmuştur.  Bu Emperyalizmin Cephedeki yenilgisinden çok daha ağır ve asla kabul edemeyeceği bir durumdur. “Atatürk denedi ama başaramadı” diyecekleri güne kadar Atatürk’e ve O’nun kurallarını belirlediği Cumhuriyete karşı mücadelelerini sürdüreceklerdir.

Cemaat ve Tarikatlara göre Atatürkçülük nedir? Atatürkçülüğü, Osmanlıyı yıkarak onun nizamı Mülkünü Cumhuriyeti kurarak değiştiren, yaptığı devrimler ile halkın inanç, gelenek ve göreneklerine aykırı bir an önce yıkılması gereken dinsiz sistemin adıdır. Atatürk’ü ve onun Kurduğu Cumhuriyeti Dinsizlikle itham ederek Şerri sisteme dönülmesi yönünde mücadele ederler.

Böyle davranmaların sebebi, Cumhuriyetin ilanı sonrası Atatürk; “Halkın ihtiyaç duyduğu her bilgi devlet tarafından verilmelidir dinimizin esasları ve emirleri en doğru biçimde halka anlatılmadır, halkı din istismarcılarının karanlık çukurundan çıkarmak, dinlerini ilk ağızdan öğrenebilmeleri için Cumhuriyet devleti üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir” Diyerek  tarikatları  ve  tekkeleri kapatması 1453 de Anadolu da başlayan ve 1603 yılında Ehl-i Beyt olan Türk tekkelerinin  yasaklanması ile Osmanlının siyasi sisteminde önemli ağırlığa kavuşan   Eş’ari Mezhebine yakın  Nakşi Bendinin Halidi kolundan  olan bu tarikatların başta Kuranı kerimi Türkçeleştirmesi, tekrar akla ve felsefeye önem veren İmam Maturidi’nin mezhebine dönük çalışmalarda bulunulması için Cumhuriyetin ilk kurumlarından biri olan Diyanet İşleri Başkanlığını kurulmasına gösterdikleri tepkidir. Atatürk’ü ve Cumhuriyeti dinsizlikle itham etmelerinin esas sebebini bunlar teşkil etmiştir.

Batıdan gelen her yeniliğe karşı olmaları Osmanlının çağdaşlaşma önünde en büyük engel teşkil etmeleri Batı Emperyalizmin stratejik ortağı olmuşlardır.   Bu cemaat ve tarikatlar Kurtuluş savaşı süresince işgal devletleri ile birlikte hareket etmekten imtina etmemişlerdir.  Mustafa Kemal Atatürk ile dinsiz şeytan ordusu adını verdikleri Kuvayı Milli-ye (Halk Ordusu) için katli vaciptir fermanı çıkaran Sadrazam Dürrizade Abdullah’a yazıları ve söylemleri ile halkı bağımsızlık mücadelesine karşı kışkırtmışlardır. Bunlardan biriside Ali YÜKSEL’in methiyeler düzdüğü Şeyhülislamlıkta yapmış olan MUSTAFA SABRİ’dir. Anadolu’da İngilizler ile iş birliği yaparak isyanlar çıkaranlarda bu tarikat mensuplarıdır. İskilipli Atıf ve Şeyh Sait bunların en ünlüleridir.

Kendilerine Sol Kemalist adı verenler için Atatürkçülük nedir; “Anadolu Sosyalizmi ile Emperyalizme karşı zafer elde edilmesi üzerine kurulan ideolojidir”.  Stalin ile başlayanSSCB ile birlikte tamamen yerle bir olan Sovyet tipi Sosyalizmin çökmesi ile birlikte ideolojik temellerini kaybeden çoğunluğunun Marksist-Leninist kesimin oluşturduğu 1968 kuşağının aydın, yazar takımı  sadece cephede değil, siyasal, kültürel ve ekonomik alanlarda Emperyalizme olan mücadelesinde zaferle çıkan  ve tam bağımsız devlet kuran Mustafa Kemal ATATÜRK’ü ve  yaptığı devrimlere  Anadolu Sosyalizmi adını verdiler. Daha düne kadar küçük burjuva devrimcisi diyerek  küçümsedikleri Atatürk birden  bunların idolü oldu. Kendilerinin seküler yaşam tarzlarını, Laiklik ve Atatürkçülüğün gereğiymiş gibi sunmaları halkın milli ve manevi değerlerine tepeden bakan yaklaşımları özellikle mütedeyyin kesimin adet ve geleneklerini, yaşam tarzlarını küçümseyen tavırları Atatürk’ü ve onun kurduğu sisteme diğerlerinden daha fazla zarar vermiştir.

Görüldüğü üzere Atürkçülük nedir? Sorusu doğru cevabı olmayan, Farklı kesimlerden gelen Atatürk karşıtlarını düşünce ve söylemlerine ortak zemin hazırlamıştır. Dolayısıyla doğru soru Atatürk Kimdir? Sorusu yerine O’nu doğru anlamak ve anlatabilmek için en doğru cevabı Atatürk Kimdir? Sorusunda aramaktır.

Atatürk kimdir?

  Bu sorunun en güzel ve en anlamlı cevabını; O’nu 100. Doğum Yıldönümü nedeniyle “Ulusal Mücadele ve Çağdaşlaşma Lideri” olarak ilan ederek 1981 yılını Atatürk yılı olarak kabul eden UNESCO vermiştir. UNESCO Atatürk’ü; “Atatürk uluslararası anlayış, işbirliği, barış yolunda çaba göstermiş üstün kişi, olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş bir inkılapçı, Sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önder, İnsan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, Bütün yaşamı boyunca insanlar arasında renk, dil, din, ırk ayırımı göstermeyen, eşi olmayan devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu” Olarak tanımlamıştır.

Bu tanımlama ve özellikle bu kararın gerekçesi; “UNESCO’nun üzerinde çalıştığı bütün projelerin isim babasının Atatürk’tür” olarak belirtilmesidir” denilmesi Atatürk hakkında değişik kesimlerin yıllardır ürettikleri iddiaların asılsız olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca 152 üyenin tamamının imzasıyla bu yönde alınan ilk ve tek karar olması O’nun düşüncelerinin, ön görülerinin, yaptığı yeniliklerin sadece Türkiye ve kendi zamanı ile sınırlı olmadığı uluslararası boyutu olan ve sonraki yüzyıllar içinde geçerliliğini koruyan evrensel değerler taşıdığının ispatı niteliğindedir. İşte bu özellikleri Atatürk’ü çağdaşlarından ayırmış O’da farkındalık yaratmıştır. Adını ve kurduğu Cumhuriyeti ve onun ilke ve prensiplerini 21. Yüzyıla taşınmasına vesile olmuştur.

 Atatürkçüler kimlerdir?

Doğru biçimde tanımlanmaya ihtiyaç duyulan en önemli sorulardan biriside budur.

 Bize göre; “ Atatürkçülüğün tanımı olmaz şuuru ve duruşu olur”

Atatürkçüler; Kişilerin ve kurumların tekeline girmez, İradesini kimseye teslim etmezler.

Atatürkçüler; Akıl ve bilimin ışığında yaşadığı anın ve zamanın şartlarını gerçekçi ve en doğru biçimde tahlil edebilenlerdir,

  Atatürkçüler; Olayları sadece bugüne göre değil ileriye dönük olarak irdeleyebilen ve her zaman diliminde geçerliliğini koruyacak tespitleri yapabilme kabiliyetine sahip olanlardır,

   Atatürkçüler; O’ nu bulutların yere düşen gölgesine bakarak yerinden kalk, gel bizi kurtar diyerek ölülerden medet beklemezler.  

  Atatürkçüler;  İçinde Atatürk olmayan HYBİRT Milliyetçilik anlayışına ve bunu  ideoloji olarak kabul etmiş kişi ve kurumlara tevazu göstermezler.

  Atatürkçüler; Akıllı ve zeki insanlardır. Mayasını Atatürk düşmanlığının oluşturduğu fikrin uzantılarının Atatürk Maskesi takarak gerçek yüzlerini saklama çabalarına prim vermezler.     

Atatürkçüler; SSCB’nin çökmesi ile ideolojisiz kalan güruhun uydurduğu “Sol Kemalizm” safsatasına prim vermeyenlerdir,

Atatürkçüler; Milli ve manevi değerler başta olmak üzere gelenek ve göreneklerle sorunu olmayan inanç dünyalarında samimiyete önem veren insanlardır.

Atatürkçüler; Cesur ve korkusuz insanlardır. Winston Churchill’in; “Cesaret diğer erdemlerin ortaya çıkmasını sağlayan en önemli erdemdir” sözündeki manayı, “korkma”ile başlayan İstiklal marşımızın ve Habeşi Bilal’in “İlahların en büyüğü Allah’tır” sözleri ile mescide gelmeye çekinen Müslümanlara  “Korkmayın” yönündeki mesajını en doğru biçimde tahlil edenlerdir.

  Atatürkçüler; Gücün her türünün kölesi olmayı ret ederler. Geçici unvanlar için güçlüden yana görünmeyi insan onur ve haysiyetine aykırı görenlerdir. Haktan ve haklıdan yanadırlar. 

 Atatürkçüler; Tam bağımsızlıktan yanadır. Emperyalizmin her alandaki sömürüsüne karşı mücadele edenlerdir.   

Kısacası Atatürkçüler adam gibi adamlardır. O’ NUN DÜŞÜNCELERİNE, İLKELERİNE, DEVRİMLERİNE VE KURDUĞU PARLAMENTER SİSTEME VE KURUMLARINA SAHİP ÇIKANLARDIR.  Bu  özeliklere sahipseniz bizim için etnik ve inanç farklılığınızın hiçbir önemi yoktur. Sadece olmanız gereken yeri doğru tercih etmeniz O’ nun; “Aynı yerde bir araya gelin ve güçlerinizi birleştirin” tavsiyesine  uygun davranmanız yeterlidir. … Saygılarımızla.

   Cihad KORAY Gn. Bşk. Yrd.