kategori Arşivleri: Siyasi Parti Haberleri

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Çok ciddi bir uluslararası kuşatma altındayız"

“Eğitim sistemimizi, çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak şekilde inşa etmeliyiz”

2018-2019 Eğitim-Öğretim Dönemi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek yönlü bir eğitim-öğretim yerine zengin öğrenme ortamlarının gündeme geldiği, sıra dışı modellerin tartışıldığı günümüzde, bizim de artık daha farklı projeleri gündemimize almamız gerekiyor. Eğitim-öğretim sistemimizi, çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak, atılım ruhu aşılayacak, pergelin bir ayağını değerlerimize ve ülkemize sabitleyip diğer ayağıyla tüm dünyayı dolaşacak şekilde inşa etmeliyiz” dedi.

“Eğitim sistemimizi, çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak şekilde inşa etmeliyiz”

“Eğitim sistemimizi, çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak şekilde inşa etmeliyiz”

2018-2019 Eğitim-Öğretim Dönemi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek yönlü bir eğitim-öğretim yerine zengin öğrenme ortamlarının gündeme geldiği, sıra dışı modellerin tartışıldığı günümüzde, bizim de artık daha farklı projeleri gündemimize almamız gerekiyor. Eğitim-öğretim sistemimizi, çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak, atılım ruhu aşılayacak, pergelin bir ayağını değerlerimize ve ülkemize sabitleyip diğer ayağıyla tüm dünyayı dolaşacak şekilde inşa etmeliyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2018-2019 Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. İstanbul Kabataş Lisesinde düzenlenen törende; Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal da hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende bir konuşma yaptı.

 “YENİ VE BÜYÜK TÜRKİYE’NİN MİMARLARI BU OKULLARDA YETİŞECEK”

Sözlerine yeni eğitim-öğretim döneminin öğrenciler ve öğretmenler başta olmak üzere bütün eğitim camiasına hayırlı olması temennisinde bulunarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmenlere gösterdikleri fedakârlıklar dolayısıyla şükranlarını, öğrencilere de başarı dileklerini iletti.

Konuşmasında, “Her eğitim-öğretim dönemini olduğu gibi bu yılı da Türkiye’nin aydınlık yarınlarına giden yolda yeni bir başlangıç, altın bir fırsat olarak görüyoruz” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin güçlü ve müreffeh geleceğine damgasını vuracak gençler, okullarımızın sıralarından çıkacaktır. Bu yıl okula başladıkları için yüreği kıpır kıpır olan miniklerimiz, inşallah, 2053 ve 2071 Türkiye’sinin kurucuları, liderleri, öncüleri olacaktır. Yeni ve büyük Türkiye’nin mimarları, öğretmenlerimizin maharetleri ellerinde, işte bu sınıflardan, bu okullardan yetişecektir” diye ekledi.

İnsanı merkeze alan ve onu yaratılmışların en şereflisi olarak gören bir medeniyetin temsilcileri olarak, iktidara geldikleri günden beri eğitim-öğretim konusuna önem ve öncelik verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de göreve geldiklerinde Türkiye’yi üzerinde yükseltecekleri 4 sütunu; eğitim, sağlık, adalet ve emniyet olarak ilan ettiklerini hatırlattı.

“EĞİTİMDE KÖKLÜ REFORMLAR GERÇEKLEŞTİRDİK”

Eğitim-öğretim gibi, vatandaşın hayatını doğrudan ilgilendiren konularda reformlara imza atmanın sadece vizyon değil, aynı zamanda cesaret işi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizden önceki hükûmetlerin göstermesi gereken cesaret, dirayet ve kararlığı biz gösterdik. Diğer meselelerde olduğu gibi eğitim-öğretim meselesinde de asla ‘böyle gelmiş böyle gider’  kolaycılığına kapılmadık” dedi.

Kimi güç odaklarının hışmını üzerlerine çekme pahasına eğitim alanında köklü reformlar gerçekleştirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle tek tipçi, yasakçı, öğrencinin tekâmülü yerine formatlanmasını esas alan eski eğitim-öğretim mantalitesini bir daha geri gelmemek üzere rafa kaldırdık. Eğitim-öğretim sistemimizi komplekslerinden kurtararak çok daha özgürlükçü, çok daha demokratik, çok daha sorgulayıcı bir yapıya kavuşturduk” diye konuştu.

Eğitim-öğretimdeki altyapı ve içerik konusunda hayata geçirdikleri politikaların belli kesimler tarafından sürekli olarak engellenmek istendiğini hatırlatan ve attıkları kimi adımlarda anlamsız bir inatla, bir dirençle karşılaştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Bu direnç asla milletimizden, öğrencilerimizden ve öğretmenlerimizden gelmedi. Daha çok eğitim-öğretim konusunu ideolojik çekişmelerinin aracı hâline getiren çevrelerden geldi. Eğitim-öğretimin millîleşmesine, milletin kadim değerleri, talepleri ve ihtiyaçlarıyla barışmasına karşı en güçlü tepkiyi eğitim-öğretimi tekellerinde gören bu kesimler gösterdi. Dün olduğu gibi bugün de zaman zaman aynı çevrelerin çağ dışı tepkileriyle karşılaşıyoruz. Ama biz bunlara aldırmadan yolumuza devam kararlılığıyla yürüyoruz.”

“ÖNÜMÜZE ÇIKARILAN ENGELLERE ALDIRMADIK”

Hiçbir başarıya zahmetsiz ulaşılamayacağını vurgulayarak, “Önüne çıkan engellere bakıp da bundan yılan, vazgeçen hiç kimse menzile, maksuda ulaşamaz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de önlerine çıkarılan engellere aldırmadıklarını, meseleye ideolojik at gözlüğüyle bakan çevrelerin kışkırtmalarına prim vermeden reform çalışmalarını devam ettirerek önemli başarılara da imza attıklarını ifade etti.

Göreve geldiklerinde 526 bin olan öğretmen sayısına 605 bin 450 yeni öğretmen ilave ettiklerini, 288 bin adet yeni derslik inşa ederek toplam derslik sayısını 575 binin üzerine çıkardıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 433 bin sınıfın tamamına etkileşimli tahta yerleştirdiklerini, Türkiye’de ilk defa sosyal bilimler ve spor liselerini kurduklarını, bilim ve sanat merkezi sayısını 18’den 135’e spor salonu sayısını da 2 bin 791’den 9 bin 79’a çıkardıklarını sözlerine ekledi.

Konuşmasında, eğitim alanında ortaya koydukları diğer hizmet ve yeniliklerden de örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine kendilerinin döneminde ders kitaplarının ücretsiz olarak devlet tarafından öğrencilere verildiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sene bu hizmetin birileri tarafından provoke edilmek istendiğine işaret ederek, “Bu defa Millî Eğitim Bakanlığımız sağ olsun şöyle bir seferberlik ilan etti ve yine bu yıl sıralara bu kitapları yetiştirdik” diye ekledi.

“GÜNÜMÜZÜN BİLGİ VE TEKNOLOJİ YOĞUN DÜNYASINDA BİZLER DE EĞİTİM SİSTEMİMİZİ GÜNCELLEMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün okul sıralarında oturan evlatlarımız, ne bizim dönemimizle ne de anne babalarının günleriyle karşılaştırılamayacak çok farklı bir iklimde eğitimlerine başlıyor. Bizler çoğu zaman bir kaynak kitaba ulaşmak için şehrin başka ucundaki kütüphaneye gitmek zorunda kalıyorduk. Çocuklarımız ise, bugün bilgisayar başına oturup birkaç tuşa basarak, neredeyse insanlığın tüm birikimine kolayca ulaşabiliyor. Okullarımızdaki kütüphanelerden, dünyanın en ücra köşesindeki kütüphanelere, çalışmalara, araştırmalara, kitap ve eserlere erişilebiliyor. Günümüzün bilgi ve teknoloji yoğun dünyasında bizler de eğitim sistemimizi güncellemeli, bugünü ıskalamadan geleceğin şartlarına göre evlatlarımızı hazırlamanın yollarını aramalıyız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Hazreti Ali’nin ‘Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacağı çağa göre yetiştirin’ sözüne atıfta bulundu ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Tek yönlü bir eğitim-öğretim yerine, zengin öğrenim ortamlarının gündeme geldiği, sıra dışı modellerin tartışıldığı günümüzde, bizim de artık daha farklı projeleri gündemimize almamız gerekiyor. Eğitim-öğretim sistemimizi çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak, atılım ruhu aşılayacak, pergelin bir ayağını değerlerimize ve ülkemize sabitleyip diğer ağıyla tüm dünyayı dolaşacak şekilde inşa etmeliyiz. Çocuklarımızı belli kalıplara göre formatlamak yerine, yaratılıştan sahip oldukları, Allah’ın onlara lütfu olan özelliklerini keşfettirecek biçimde evlatlarımıza yaklaşmalıyız.”

“PRATİĞE DÖKÜLMEYEN HER BİLGİ, BİR MÜDDET SONRA UNUTULMAYA MAHKÛMDUR”

Bugün sınıflardaki temel sorunun dikkat ve konsantrasyon eksikliği olduğuna işaret ederek çocukların bedenen sınıfta, zihnen başka yerde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zira çok ciddi bir uluslararası kuşatma altındayız, buna dikkat etmemiz gerekiyor. Bu durumu değiştirecek, öğrencilerimizin sınıfa, derse, okuldaki aktivitelere ilgisini en üst düzeye çıkaracak yenilikleri süratle uygulamaya koymalıyız” şeklinde konuştu.

Özellikle mesleki eğitimle iş hayatını bileştirecek projelere ivme kazandırılması gerektiğinin altını çizerek meslek liselerinde okuyan öğrencilere pratik kazandırmayı amaçlayan çalışmaları son derece önemsediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İş, tam anlamıyla ancak işte öğrenilir, pratiğe dökülmeyen her bilgi bir müddet sonra unutulmaya mahkûmdur” ifadelerini kullandı.

“SABIR VE SEBAT OLMADAN HEDEFLERİMİZE ULAŞAMAYIZ”

Öğrenmenin; emek, disiplin, aşk, tutku ve fedakârlık istediğine dikkat çekerek “Öğrenmek için aşkı olan, tutkusu olan, sevdası olan bir kişi ne şekilde olursa olsun bir yolunu bulur ve gayesini gerçekleştirir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sabır ve sebat olmadan da hedefe ulaşılamayacağını vurguladı.

Öğrenmenin bir süreç olduğunu ve bu sürecin beşikten mezara kadar ömür boyu devam edeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilere hitaben, okullardaki öğretmenleri dışında, hayatta binlerce öğretmenlerinin olacağını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Sabrı belki küçük bir karıncanın mücadelesinden öğreneceksiniz. Vefayı, uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınızın o size sarılışından öğreneceksiniz. Açlığı, sokaktaki bir yoksulun ekmeği tutuşundan öğreneceksiniz. Emeği, güneşin altında çalışan bir işçinin alın terinden öğreneceksiniz. Vatan sevgisini, Suriyeli bir muhacir çocuğun gözlerinden öğreneceksiniz. Kahramanlığı, Ömer Halisdemir gibi yiğitlerin cesaretinden öğreneceksiniz. Özveriyi, terör örgütünün kalleşçe şehit ettiği Aybüke öğretmenin fedakârlığından öğreneceksiniz. Coşkuyu, arkadaşlarınızla birlikte gittiğiniz bir futbol maçında öğreneceksiniz. Hasreti, annenizle bir süre ayrı kaldığınızda öğreneceksiniz. Kurumuş bir dere yatağından susuzluğu, kafeste çırpınan bir kuştan özgürlüğü öğreneceksiniz. Maviyi gökyüzünden, kırmızı gülden, sarıyı ekinlerden, yeşilin güzelliğini Karadeniz’in uçsuz bucaksız ormanlarından öğreneceksiniz.”

“SİZLERİN IŞILDAYAN GÖZLERİNDE ÜLKEMİZİN AYDINLIK GELECEĞİNİ GÖRÜYORUM”

Başarının anahtarı olarak gördüğü, ‘Oku, düşün, uygula, neticelendir’ tavsiyesini öğrencilerle paylaşarak kendilerini okumaya, okuduklarını düşünmeye, düşündüklerini hayata geçirmeye ve bunu neticelendirerek başarıya ulaşmaya çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin şu ışıldayan gözlerinde ülkemizin aydınlık geleceğini görüyorum. Burada yarının güçlü Türkiye’sinin siyasetçilerini, öğretmenlerini, gazetecilerini, mühendislerini, mimarlarını, doktorlarını, iş adamlarını, sanatçılarını ve sporcularını görüyorum” dedi.

2018-2019 eğitim-öğretim yılının hayırlı olması temennisinde bulunarak tüm öğretmenlere şükranlarını ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını; ailelerden öğretmenlerin çabalarına destek olmalarını beklediğini ifade ederek ve öğrencilere Allah’tan zihin açıklığı temennisinde bulunarak tamamladı.

 İbrahim ÇELEBİ"Büyük Necip Türk Milletinin inancı en büyük güçtür.."

Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim ÇELEBİ”Ne 27 Mayıs darbesi, ne 12 Eylül, ne 28 Şubat’ta, ne de 15 Temmuz’daki hain kalkışmada, şerefli Türk askerini mesul göstermek asla doğru değildir”

Genel Başkan İbrahim ÇELEBİ12 Eylül’ün darbecileri; milletin hayallerine, ideallerine ve refahına kastetmiştir ,gerçekleşen menfur darbenin hedefi yalnız o gün ki iktidar değil, topyekûn Büyük Türk Milleti olmuştur

Büyük Necip Türk Milletinin inancı en büyük güçtür..
Ne 27 Mayıs darbesi, ne 12 Eylül, ne 28 Şubat’ta, ne de 15 Temmuz’daki hain kalkışmada, şerefli Türk askerini mesul göstermek asla doğru değildir. Darbeler üniformalı kişilerin değil zihinlerin ürünüdür. Geride bıraktığımız darbeleri, acı ile anmak durumunda kaldığımız her bir darbe, bizlere darbelerin milletin iradesi ile karşı konulabilir bir şey olduğunu, milletin inancının ise en büyük güç olduğunu göstermiştir.

12 Eylül sonrasında Kurucu Genel Başkanımız Turgut ÖZAL’ın transformasyon, icraat, çağ atlamak, değişim gibi kelimeleri sürekli telaffuz etmiştir, Söylediği her sözü hayata geçirdi. Öyle bir hayata geçirdi ki siyah beyaz yaşayan ülkeyi, kendi renkleriyle yaşayan hale getirdi. 12 Eylül darbesinden sonra ANAVATAN PARTİSİ, Turgut ÖZAL’ın Siyaset tarlasında derin izler bıraktığı tarlayı biz şimdi yeniden sürüp, derin izleri ortadan kaldıran siyaset yürütüyoruz

Darbeleri, darbe hayali kuranları lanetliyor, 12 Eylül darbesinin ve 15 Temmuz alçak darbe girişiminin aramızdan aldığı demokrasi kahramanlarını rahmet ve minnetle yad ediyorum..

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, yazı ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: açık hava ve yazı

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve yazı

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar, oturma odası, sakal ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: bisiklet ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, yazı

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, oturan insanlar ve ayakta duran insanlar

MHP Lideri Bahçeli: Türkiye Türk milletinindir. Anadolu Türk vatanıdır

MHP Lideri Bahçeli: Türkiye Türk milletinindir. Anadolu Türk vatanıdır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,”Bir defa Suriye’nin geleceğinde Esad yer almamalıdır. Buna yönelik siyasi kararı da Suriye halkı vermelidir. Bu ülkenin bağımsızlık ve toprak bütünlüğüne saygı ve riayet ise esas olmalıdır. Esad ile Putin İdlib’e bomba yağdırmaktan, ateşkes arayışlarını sabote etmek vazgeçmelidir.”dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, resmi Twitter hesabından açıklamalarda bulundu. MHP Lideri Bahçeli,”Ertuğrul Gazi, Orta Asya’dan bu yana süregelen Türkmen boylarının yurt arama sevdasını Fırat’ın koynunda yatan babası Süleyman Şah’tan alarak Söğüt’e gelmiştir. Ezcümle geri dönüşümüz, gelecek asırlarda Türklükten mahrum Anadolu tamamıyla ham bir hayaldir. Söğüt’te geleceğin rotasını dua ve üstün bir mücadele azmiyle çizmiştik. 9 Eylül 1922’de Türk vatanını müstevlilerden temizleyip denize süpürmüştük. Tarihin sesine kulak veriyor, ecdadımızın mirasına sonuna kadar sahip çıkıyoruz. Ne çöküşümüz, ne göçümüz mümkündür; gözümüzü açtığımız topraklar gömüldüğümüz, gövdemizin sere serpe uzanacağı yer olacaktır.” MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamaları şu şekilde: Söğüt bir ağacın değil, üç kıtayı gölgesi altına alan; adalet, ahlak ve anıtlaşmış hakkaniyetiyle cihana nam bırakan bir medeniyetin adı, milli vicdanda kök tutmuş cesaret ve muzafferlik anısıdır. Söğüt imparatorluğumuzun mayası, kudretli mazimizin mahrecidir. Söğüt bir doğumdan ziyade yankıları asırlar boyunca devam edecek devasa bir doğruluşun, beşeriyetin kaderini etkileyecek dengeli bir duruşun, Türk ve İslam değerlerini şuurla duyan ve duyuran bir oluşun ağırlık merkezidir. Elleri öpülesi ecdadımız Ertuğrul Gazi ile Söğüt’e tutunan asil Türkmen ruhu, aralarına nifak girmiş Anadolu Türklüğünü yeniden birliğe ve dirliğe kavuşmasını, üzerinde yaşadığımız kutlu toprakları ebediyen yurt tutulmasını tescilleyen talihli hükümranlık, tarihi haysiyettir. Aynı zamanda Ertuğrul Gazi ve Söğüt, şefkate şiddet, dostluğa ihanet, merhamete zulmetle karşılık veren entrikacı tekfurların kol gezdiği bir yöreden başlayıp asırlarca sürecek kutlu yolculuğa mihmandarlık ve mimarlık yapmışlardır. Ertuğrul Gazi ve torunlarının en önemli başarısı, Türkmen boylarını kavga ve kargaşadan uzak tutup, ortak hedeflere yöneltmiş olmalarıdır. Bu, temel ilkeler, 400 çadırlık bir Türkmen varlığından küresel bir kudretin yeşerip yükselişini sağlamıştır. Söğüt vizyonundan savrulan toplumların, geniş coğrafyaların acıklı hallerine lütfen dikkat ediniz! İç çekişmeler, kanlı çatışmalar, taşkın anlaşmazlıklar, aşkın ihtilaf ve ihanetler buralara nüfuz etmiş durumdadır. Söğüt yörüngesinden sapanlar zaman içinde öğütülmüşlerdir. Suriye’nin durumuna bakınız, bunu görürsünüz. Irak’a bakınız, buna şahit olursunuz. Genel olarak Ortadoğu’ya, Balkanlara, Afrika’ya odaklanınız aynısıyla karşılaşırsınız. Nitekim dalından kopan yaprakların, gövdeden koparılan dalların akıbetini sert esen rüzgârlar belirlemiştir. İdlib bahanesiyle sahne alan küresel ve bölgesel güç mücadeleleri giderek şiddetlenirken, yönetilebilir istikrarsızlık ve dehşet verici kaos sarmalı tesir alanını genişletiyor. Suriye’de akan kan durmuyor, masumların canı üzerinden yapılan pazarlıklar bitmiyor. Dünkü Tahran Zirvesi elbette anlamlı ve değerlidir. Suriye’de demokratik ve siyasi geçiş sürecinin behemehâl teminiyle ateşkes rejiminin tesisi kaçınılmaz ve beka düzeyinde bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacın karşılanmasında muhatap bütün ülkeler tarih ve insanlık önünde sorumludur.

Astana Mutabakatı, Soçi Zirvesi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 Sayılı Kararıyla birlikte Cenevre süreçlerinin etkili olabilmesi için Türkiye haricinde sahada ve masada bulunan diğer taraf ülkeler samimi ve yapıcı hareket etmek durumundadır. Bir defa Suriye’nin geleceğinde Esad yer almamalıdır. Buna yönelik siyasi kararı da Suriye halkı vermelidir. Bu ülkenin bağımsızlık ve toprak bütünlüğüne saygı ve riayet ise esas olmalıdır. Esad ile Putin İdlib’e bomba yağdırmaktan, ateşkes arayışlarını sabote etmek vazgeçmelidir. İdlib’teki gelişmeler Türkiye’nin milli güvenliğini, Söğüt emanetini olumsuz düzeyde etkileyecektir. Bu itibarla yeni ve yoğun bir göç dalgasına asla müsaade edilmemeli, nüfus istiklalimizi daha fazla zora ve sıkıntıya sokacak adım ve kararlardan ihtiraz edilmelidir. Türkiye Türk milletinindir. Anadolu Türk vatanıdır. Ülkemizdeki Suriyelilerin güvenli ve süratli şekilde asıl yurtlarına sevki acilen planlanıp hayata geçirilmelidir. Sınırlarımıza diktiğimiz duvarların aşılması, yeni göç akınları millet varlığının geleceğini karartacaktır. Üzerinde gururla yaşadığımız toprakları; fetihle, bedel ödeyerek, can vererek, çilelere katlanarak, fedakârlıklarla vatan yaptık. Gidecek yerimiz yok, sığınacak yeni bir yurdumuz yok. Vatan varsa bayrak vardır, bağımsızlık vardır, istikbal vardır, ar ve namus ayaktadır. Ertuğrul Gazi, Orta Asya’dan bu yana süregelen Türkmen boylarının yurt arama sevdasını Fırat’ın koynunda yatan babası Süleyman Şah’tan alarak Söğüt’e gelmiştir. Ezcümle geri dönüşümüz, gelecek asırlarda Türklükten mahrum Anadolu tamamıyla ham bir hayaldir. Söğüt’te geleceğin rotasını dua ve üstün bir mücadele azmiyle çizmiştik. 9 Eylül 1922’de Türk vatanını müstevlilerden temizleyip denize süpürmüştük. Tarihin sesine kulak veriyor, ecdadımızın mirasına sonuna kadar sahip çıkıyoruz. Ne çöküşümüz, ne göçümüz mümkündür; gözümüzü açtığımız topraklar gömüldüğümüz, gövdemizin sere serpe uzanacağı yer olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle 737’inci Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri kapsamında, Türk milletinin bekası için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve başta Ertuğrul Gazi olmak üzere kahraman ecdadımızı hürmet ve rahmetle anıyorum. Allah hepsinden razı olsun diyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Milli Mücadele’ye emek vermiş kahramanlarımızı, 9 Eylül 1922’de İzmir’e fırtına gibi giren cesur yürekleri tazimle yad ediyor, hepsine Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Bugünlerde, milli birlik ve beraberliğimize musallat olan bölücü terörle mücadelede ebediyete uğurladığımız vatan evlatlarımıza da en derin şükran hissiyatımla Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.

Genç Anadolu Partisi Lideri Ali Alemdaroğlu, Emeğin Başkenti Zonguldak'ta

Genç Anadolu Partisi Lideri Ali Alemdaroğlu, Emeğin Başkenti Zonguldak’ta Zonguldak İl Başkanı Naci Ferhat Altınok,Başkan Yardımcısı Tuncay Köksal ile birlikte  çeşitli  ziyaretlerde bulundular

Genç Anadolu Partisi (GAP) Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu, Karma ekonomi ile düzlüğe çıkarız dedi

Genç Anadolu Partisi (GAP) Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu Maden Şehitleri Anıtında

Zonguldak Havzası Maden Şehitleri Anıtı

Zonguldak il merkezinde Türkiye Taş Kömürü Kurumu (TTK) ile Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) tarafından, Taş Kömürü Havzasındaki iş yerlerinde kaza sonucu yaşamını yitiren maden işçileri için bir anıt yapılmıştır.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve yazı

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar

Bu anıt bir park içerisinde olup, Zonguldak ili Çevre Koruma Vakfı’nın desteği ve Zonguldak Belediye Başkanlığı’nın katkısı ile yapılmıştır. Siyah mermerden olan anıt, dikdörtgen kaideli, iki pano halinde olup, üzerinde Zonguldak Havzası Maden Şehitler Anıtı ile ölen maden şehitlerinin isimleri yazılıdır.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve açık hava


Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Bahadir Alemdaroglu dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve açık hava

Genç Anadolu Partisi (GAP) Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu, Zonguldak’taın kurtuluş reçetesini yazdı.

Üretime geçilmeli,İthalata dayalı duruma müdehale edilmeli ve Zonguldak Güzel günlere kavuşmalı

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar

Genç Anadolu Partisi (GAP) Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu
Zonguldak Kent Konseyi Başkanlığı için Yesari Sezgin ‘i ziyaret etti.

Zonguldak ilindeki sorunları birinci ağızdan aldı

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, açık hava

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar ve iç mekan

Genç Anadolu Partisi (GAP) Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu Türkiye Taş kömürü Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı ERCAN GEBEŞ’i ziyaret etti.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar

Genç Anadolu Partisi (GAP) Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu, Zonguldak Maden Mühendisleri Odası Başkanı Erdoğan Kaymakçı yı ziyaret etti

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor, takım elbise ve iç mekan

 

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, oturan insanlar, masa ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar, yiyecek ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Sabahattin Ergün dahil, ayakta duran insanlar, takım elbise ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, takım elbise

MERKEZ SAĞDA MUHAFAZAKAR BİR PARTİYİZ…

Ali Alemdaroğlu yaptığı konuşmada, “Genç Anadolu Partisi’ni 2013 yılında kurduk. İki seçimi katılamadık, son seçimde katılmak için hazırlıklar yaptık ancak il sayısını tamamlayamadık. Ve 24 Haziran seçimlerinde hiçbir partiyle desteğimiz ve bağlantımız olmadı.

Önümüzdeki mahalli idareler seçimlerinde Tabii Zonguldak’tan başlayarak bundan sonra mahalli idareler seçimlerine partimizi hazır hale getireceğiz.

Öyle tahmin ediyorum Önümüzdeki 2 ay zarfında 72 ilde örgütlenmemizi tamamlayacağız. Şu anda 25 ilde örgütlüyüz. Biz 2019 mahalli idareler seçimlerine katılacağız.

Partimiz milliyetçi ve muhafazakar bir partidir, Merkez sağda bir partidir.

Biz daha özgürlükçüyüz.

Özgürlükten yanayız.

Basının Özgür olmasını istiyoruz.

Şimdi baktığımız zaman bugün kağıt fabrikalarının kapatılması ile beraber gazeteler ve matbaalar zor durumda.

Bir çok gazete sayfa sayısını azatlı, kimisi kapattı. Bunlara bir çözüm bulabilir miyiz, yani bizim kişilerle hiçbir zaman kavgamız olmaz.

Yani hükümetin yetkilileriyle kavgamız yok. Neyse ülkede eksik yapılanlar bunları yerine getirebilir miyiz projeler dahilinde, bunun için uğraşacağız.

Şimdi ben baktım Zonguldak yolları köstebek yuvası gibi olmuş” dedi.,

TÜKETMEK DEĞİL ÜRETMEK LAZIM…

Tüketmek değil üretmek gerektiğini belirten Genç Anadolu Partisi Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu, “Zonguldak bizim Bildiğim kadarıyla geçmişe baktığımızda 15-20 sene önce 50-60 bine yakın işçi istihdam edilirken şimdi bu sayı 10 bini altına düştü.

Zonguldak Karadeniz Bölgesi’ndeki illerin yüzde yetmişini istihdam ediyordu bildiğimiz kadarıyla ama bugün baktığımızda yani kömür bile yeterince çıkmıyor piyasaya sürülmüyor.

Bunların Hayat bulması lazım. Tüketmek değil üretmek lazım, kömürün üretilmesi lazım” şeklinde konuştu

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve yiyecek

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, Bahadir Alemdaroglu dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve açık hava

Genç Anadolu Partisi (GAP) Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu, Zonguldak’ta esnaf ziyaret etti.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: ağaç, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar ve iç mekanGörüntünün olası içeriği: 5 kişi, gülümseyen insanlar, oturan insanlar

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ağaç ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi

Cumhurbaşkanı Erdoğan"Fetih zulme başkaldırının adıdır"

Erdoğan: Ahlat’ta 1071 metrekare oturma alanına sahip otağ merkezi yapılacak

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 947. yıldönümü etkinliğinde konuştu. Erdoğan, Ahlat’ta 10 dönüm alanda, 1071 metrekare oturma alanına sahip bir otağ merkezi yapacaklarını açıkladı

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Malazgirt Zaferi’nin 947. yıldönümü nedeniyle Muş’un Malazgirt ilçesinde konuştu. Erdoğan, Ahlat’ta 10 dönüm alanda, 1071 metrekare oturma alanına sahip bir otağ merkezi yapacaklarını duyurdu.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

>> On binler burada. Az önce resmi rakamı aldım 75 bin kişi.

>> Ahlat’ta otağ kuruldu. Oradan buraya yolculuk. 26 Ağustos’ta Malazgirt Zaferi’nin adımları atıldı.

>> Malazgirt Zaferi’nin 947. yıldönümünü tebrik ediyorum. Bizlere bu güzel yurdu miras bırakan Sultan Alparslan’a, gazilere ve şehitlere saygımı sunuyorum. Fetih zulme başkaldırının adıdır. Bizim medeniyetimiz fetih medeniyetidir. En güzel fethimiz de gönüllerin fethidir.

>> Biz Malazgirt’te sadece zafer kazanmadık, nasıl bir millet olduğumuzu cümle aleme ilan ettik. Haçlı Seferleri’nin de, Moğol istilalarının da üstesinden aynı şekilde geldik.

>> Artık milli park ilan ettiğimiz bu ovaya taş toprak olarak bakamayız. Malazgirt’i hatırlamak kim olduğumuzu hatırlamak demektir

>> Maziden atiye uzanan bu büyük mirasa sahip çıkın. Mekke’ye, Medine’ye, Kudüs’e sahip çıkın. Osmanlı’ya, Selçuklu’ya, Balkanlar’a sahip çıkın.

>> Kurtuluş Savaşı’mıza ve Cumhuriyetimiz’e çok iyi sahip çıkın. 15 Temmuz’a sahip çıkın. Bu tarihi hadiseyi unutturmayın.

>> Siyasette, diplomaside, ekonomide, ticarette güçlü olmak zorundayız. Ordumuzla, sanayi kuruluşlarımızla güçlü olmak zorundayız. Aksi halde bize bir tek gün yaşama imkanı vermezler. En küçük zafiyet gösterdiğimizde üzerimize nasıl böyle leş kargaları, akbabalar gibi çullandıklarını görürsünüz. Bazı gafiller sanıyor ki mesele Erdoğan, Ak Parti meselesi. Hayır, mesele Türkiye meselesi. Batı’yı az çok tanıyan bilir ki Türk demek Müslüman demektir.

>> Eksiklerimiz, yanlışlarımız yok mu; tabii ki var. İnsanın olduğu yerde bunlar olur. Önemli olan istikameti kaybetmemektir. Bu milletin istikametinin doğru olduğunu sayısız kez gördük.

Erdoğan’ın konuşmasından önce etkinlikte MHP lideri Devlet Bahçeli ve Meclis Başkanı Binali Yıldırım birer konuşma yaptı.

BAHÇELİ: DÜŞMANDAN KAÇMAYIZ, DÖVİZDEN KORKMAYIZ

Devlet Bahçeli’nin konuşmasından satır başları şöyle:

>> Malazgirt Zaferi, tarihin rotasını temelden değiştirdi. Türk milletini yurt tutma arayışı mükafatla neticelendi. Malazgirt zaferi İstanbul’un fethinin mutlak bir habercisi Türkiye cumhuriyetinin muhkem bir harcıdır. Malazgirt’te sadece vatan kazanmadık bunu fazlası Anadolu’da parlak bir istikbal kazandık.

Malazgirt Zaferi, askeri bir başarının çok ötesinde, imanın, öngörünün, aklın, sabrın, stratejik yönetim kudretinin, yüksek ülkülere bağlanışın, dahası vicdanın, insaniyetin, kaynaşma ve kucaklaşma hasletinin imrenilecek bir mahsulüdür.

>> Bizans varsa, Malazgirt ruhu da vardır, hamdolsun ayaktadır. Vatanı ne pahasına olursa olsun koruyacağız. Terör örgütlerini kullanan namertlerin taktiği Bizans taktiğidir, siyasi ve ekonomik operasyonları vahşice kurgulayanların ilham kaynağı Bizans tahrikidir, döviz ve kur oyunları Bizans yöntemidir.

>> Düşmandan kaçmayız, dövizden korkmayız. Taarruz ruhu ve tecrübesi Türk milletinin sinesinde hala kor gibi yanmakta, Malazgirt şuuru bayrak gibi dalgalanmaktadır.

YILDIRIM: TÜRKİYE’Yİ TEHDİT ETMEYE KALKANLAR YANITINI MİSLİYLE ALIRLAR

Binali Yıldırım’ın konuşmasından önemli kısımlar ise şu şekilde:

>> Bizim birliğimizi bozmaya çalışanlar şunu bilsin ki, özümüz o kadar sağlamdır ki asla bunu başaramayacaklar.

>> Büyük Türkiye’de ne ekonomik darbe girişimleri ne 15 Temmuz gibi hainlerin yaptığı darbe girişimleri sonuç vermemiştir, vermeyecektir.

>> Finans piyasasındaki spekülasyonlara rağmen Türkiye gelecek hedeflerine yürümeye devam ediyor. Türkiye’yi tehdit etmeye kalkanlar gereken yanıtı misliyle alırlar. Türkiye bir hukuk devletidir.

GAP Genel Başkanı Ali ALEMDAROĞLU”Sivil Toplum Örgütleri vazgeçilmez derecede önemli kurumlardır”

Genç Anadolu Partisi   Genel Başkanı  Ali ALEMDAROĞLU”Sivil toplum örgütleri çoğulcu ve katılımcı demokrasinin vazgeçilmez derecede önemli kurumlardır”

Sivil Toplum Örgütleri

Genel Başkan  Ali ALEMDAROĞLU”Sivil toplum örgütleri çoğulcu ve katılımcı demokrasinin vazgeçilmez derecede önemli kurumlarıdır. Çeşitli alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri, meslek birlikleri, dernek ve vakıflar olarak, hizmet alanlarıyla ilgili bakanlıklar ve yerel yönetimlerin ilgili birimlerince ayrılacak fonlardan yararlanacak, ancak yasal denetim dışında yönetim ve icraatlarını özgürce yürütebileceklerdir.
Dernekleşmek örgütlü ve bilinçli toplum olmanın en önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Ülke insanımızın her türlü meşru insani çıkarları etrafında dernekleşmeleri, örgütlenmeleri kayıtlı veya kayıtsız olmalarına bakılmaksızın teminat altına alınacak ve mümkün olan her türlü olanak ve kolaylık sağlanacaktır. Ülkemiz sınırları içinde yaşayanların özgürce her türlü meşru ve insani fayda sağlayacak derneğe, örgüte en kolay, en rahat erişebildiği lider örnekülke olmalıdır. Bu dernekler ve örgütler siyasi partiler dışında bireyin en yakıcı, yakın sorunlarının ve isteklerini somut talebe dönüştürülerek yaşama geçirilmesinin en etkin araçları olarak arzu edilen rollerini oynayacaklardır. Dernekler demokrasimizin taze oksijen taşıyıcı solungaçlarıdır.
Yurttaşlarımızın ve sivil toplum kuruluşlarının kamusal nitelikli karar uygulama ve denetim süreçlerine katılımının önündeki tüm engeller kaldırılarak en aktif ve etkin katılımları gerçekleştirilecektir. Sivil toplumun gelişmişliği, etkinliği ve ulusal kültüre sağladığı katkı, ülkemiz demokrasisinin düzeyi ile doğrudan bağlantılıdır.
EKONOMİ VE MALİYE
Ekonomi insan içindir. Siyaset ülke refahını artırmak için yapılır. İnsani gelişmişlik göstergeleri ile dünya lideri olan bir sosyoekonomik küresel-ulusal ekonomi modelinin hayata geçirilmesi politikalarımızın ana hattını oluşturmaktadır. Bizim ekonomi anlayışımız ihtiyaca göre üretimin artırılmasına ve hakkaniyetle paylaşılmasına dayanır. Dolayısı ile üretim ve haklı rekabet bazlı bir ekonomik yapı oluşturmak ve sosyal adaletçi bir yaklaşımla paylaşım temel hedefimiz olacaktır.
Çağımızda ülkelerin savaşımı ekonomik alandadır. Dolayısı ile “Ekonomik Güvenlik” kavramı da savunma güvenliği gibi stratejik bir yaklaşımla ele alınması gereken önemdedir.
Çağımızda küresel ekonomik hareketler, çok iyi takip edilmesi ve yönlendirilmesi gereken bir konudur. Ulusal ekonomimizin küresel merkezi ekonomilerin ihtiyaçlarına göre değil, ülkemizin ihtiyaçlarınave küresel rekabet gücümüzü yükseltmeye yönelik olarak yapılandırılması temel önceliğimizdir.


Ekonomi anlayışımızda öne çıkan hususlar şunlardır;
İşsizliği azaltmak için kaynak israfına neden olmayan, ihtiyaca göre üretim ve insani gelişmişlik esaslı kalkınma esastır. Sürdürülebilir olmayan büyüme oranı ne kadar büyük olursa olsun kalıcı istihdam yaratmaz. İşveren, bir ekonomik büyüme döneminden sonra daralma bekliyorsa işçi almaz. Bu nedenle hükümetlerin en öncelikli görevi sürdürülebilir istikrarlı bir iktisadi yapının oluşturulmasıdır. Çağın koşullarına göre teknoloji üreten ve ihraç eden bir noktaya hızla gelinecektir.


Sosyal refah ve insani gelişmişlik esaslı Yatırım/GSYH ve Tasarruf/GSYH oranlarının yükseltilmesi temel hedeflerimizdendir.
Ulusal ekonomimizin rekabet edebilirliğini gözeten bir kur politikası oluşturulacak; sermaye hareketlerine, ithalatçı veya ihracatçı şirketlerin kayrılmasına dayalı değil, cari dengeye ve ihtiyaçları karşılamaya dayalı bir finansman önceliği ve makro strateji benimsenecektir.
Ekonomimizin ara malı üretim ve ithalat envanteri sektörler itibariyle çıkarılacak, analizlerine dayalı olarak ara malı üretiminde ulusal sanayimizin öncelikli hale gelmesi sağlanacaktır. Bu çalışmalar dışa bağımlılığımızı yıllara yayıldığında en aza indirecektir.
Ekonominin çarpık yapısı düzeltilirken devletin ekonomiye günlük müdahalesi en aza indirilmelidir. Müdahaleci değil düzenleyici vedenetleyici kurumlarını geliştirmiş devlet anlayışı esas alınacaktır.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, ayakkabılar ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, ayakta, ağaç ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, yürüyor ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, açık hava ve doğa

” Dinlerseniz, size her zaman doğru yolu gösteren bir sesin var olduğunu unutmazsınız. ”
Thomas Hughos

Görüntünün olası içeriği: 15 kişi, ayakta duran insanlar, kalabalık ve açık hava

GİRESUN GÖRELE CİMİDE KÖYÜ
14. CİMİDE FESTİVALİ ETKİNLİĞİNDEN BİR AN
ETKİNLİĞİ TERTİP EDEN SAYIN SITKI ADA’YA ÇALIŞMALARINDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDİYORUM BAŞARILARININ DEVAMINI DİLERİM

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, gökyüzü ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, oturan insanlar, ağaç, masa ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, ağaç, bitki, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, ağaç, gökyüzü, bitki, açık hava ve doğa

Eğer Arkamı Döndüğümde Sırtımdan Vuracaksan, Suratımı Döndügümdede
O Cesaretini Kaybetmeyeceksin

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, ağaç, bitki, gökyüzü, açık hava ve doğa

En kötüsü ne biliyor musun?
Özlediklerinin hiçbirisi geri gelmez.
Sadece “Özlersin”…

Sunay Akın Demirci

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, okyanus, gökyüzü, açık hava, doğa ve su

Görüntünün olası içeriği: okyanus, gökyüzü, ağaç, açık hava, doğa ve su

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, ayakta, ağaç, bitki, ayakkabılar, gökyüzü, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, bulut, köprü, okyanus, ağaç, açık hava, doğa ve su

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve yiyecek

GİRESUN MERKEZDE KUM YALIN FIRININDA MEŞHUR GİRESUN SİMİT FIRININDA SİMİT İMALATINDAYIM

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar

Oya Çiğdemal Kurban Bayramı Mesajı Yayınladı

Hak ve Huzur Partisi Ankara İl Başkanı Oya Çiğdemal  Kurban Bayramı Mesajı  Yayınladı

Hak ve huzur Partisi Ankara İl Başkanı Oya Çiğdemal; “Birlik ve beraberlik mefhumunun büyük bir anlam taşıdığı bu günlerde, Türk Milleti olarak bir bütün halinde karşıladığımız bu bayramın, milli birliğimize güç katması ve ülkemizdeki kutuplaşmalara son vermesi Yüce ALLAH (c.c)’tan öncelikli temennimizdir.

Bayramlar; dayanışmayı, yardımlaşmayı, kenetlenmeyi ve ortak duygularda buluşmayı sağlayan yegâne yollardan biridir. Ecdadımızdan devraldığımız milli değerlerimizi; manevî bilincimizin desteğiyle sevgi ve kardeşlik bağlarıyla güçlendirerek gelecek nesillere taşımak en büyük ve en mühim görevimizdir.

Ortadoğu başta olmak üzere Dünya’nın çeşitli yerlerinde soydaşlarımız ve dindaşlarımız zulümler görürken , garipler açlıktan can çekişirken, duamızda olanlar için fazlasını yapamamanın hüznü ile mazlumların hür olacağı kutlu günlerin yakın olmasını ALLAH (c.c)’dan niyaz ediyorum .

Mazluma umut, zalime korku olan aziz vatanımızın üstünde ay-yıldızlı bayrağımızın inmemesi için her şeyini feda eden, kalleş saldırılar sonucu şehit düşen askerlerimizin, polislerimizin acılı aileleri başta olmak üzere, Kıymetli Ankara hemşerilerimizin, Aziz Türk Milletinin ve İslam âleminin mübarek Kurban Bayramını kutlar. Ülkemizin birlik ve bütünlüğüne, mazlum diyarların hürriyetine vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim.

Hak ve Huzur Partisi Ankara İl Başkanı Oya Çiğdemal

Yüreği Vatan aşkıyla çarpan nice gençler yetiştirmek için, Vatanına Milletine, Dinine Devletine Sadakatle Bağlı Nesiller İçin, Eğitim Öğretim Gören Öğrencilerimize Katkıda Bulunmak adına, Hak Ve Huzur Partisi Ankara İl Başkanlığı olarak kıymetli hemşerilerimizin Yüce ALLAH (c.c)’ın kurban ibadetlerimizi dergâhı İzzetinde kabul buyurmasını dilerim” ifadelerini kullandı

Meral Akşener, yeniden İYİ Parti Genel Başkanı seçildi

Meral Akşener, yeniden İYİ Parti Genel Başkanı seçildi

“Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez” şiarıyla çıktığımız bu yolda”

İYİ Parti 2’inci Olağanüstü Kurultay’ında tek ve ortak aday olarak seçilen Meral Akşener, 1123 delegenin 881’inin oyuyla yeniden genel başkan seçildi.

İYİ Parti’nin 2’nci Olağanüstü Kurultayı’ndan son gelişmeler

* Meral Akşener, 1123 delegenin 881’inin oyuyla yeniden genel başkan seçildi. Genel Merkez’e kayıtlı 1123 delege bulunuyor. Genel Başkanlık seçiminde 888 delege oy kullandı, 7’sinin oyu geçersiz sayıldı. 888 delegenin oyuyla Akşener, yeniden genel başkan seçildi

* İYİ Parti’nin 2’nci Olağanüstü Kurultayında Genel Başkan seçimi için oylamaya geçildi. Bin 124 delege, kurultayın yapıldığı büyük salonun yanındaki bölümde kurulan 11 sandıkta Genel Başkan seçimi için oy kullanmaya başladı.

*Genel Başkan seçiminin ardından 80 asıl, 25 yedek üyeden oluşan Genel İdare Kurulu (GİK) ile 11 asıl ve 7 yedek üyeden oluşan Merkez Disiplin Kurulu (MDK) seçimine geçilecek.

* Önergenin okunmasının ardından yapılan oylamada “blok liste” kararı alındı.

* Yapılan oylamada, oy çokluğuyla seçimin blok liste yöntemiyle yapılması karar alındı. 59 delege, çarşaf liste ile seçim yapılmasını istedi.

* Akşener, genel idare kurulu ve merkez disiplin kurulu üyeliği seçiminin blok mu yoksa çarşaf mı yapılmasını karar verme yetkisi olmasına rağmen bu kararın delegelerce verilmesi yönünde önerge verdi.

* İYİ Parti delegeleri, blok mu yoksa çarşaf listeyle mi yapılacak seçim için biraz sonra oy kullanacak

* Genel başkan Meral Akşener’in, 80 üyeli genel idare kurulu ve 11 üyeli merkez disiplin kurulu’nun belirlenme yöntemine ilişkin verdiği önerge okundu.

Genel Başkan Meral Akşener, yaptığı konuşmada, kurultayda tekrar aday olmayacağını açıkladıktan sonra partililerin ısrarcı olduğunu anımsatarak şunları söyledi:

“Evet, bir iddia koyduk ortaya, seçimlere öyle girdik. Meclise girmiş olan bütün partiler oy kaybettikleri halde, kendilerini başarılı ilan ettiler. Biz ise, 50 yıllık partiler kadar oy almamıza rağmen, iddiamızla sınanmayı esas aldık, sorumluluğu üstlenerek çekildik. Meşhur sözdür, bilirsiniz; bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler. ’Kendi partimde ihtilaf konusu olmaktansa, noktayı koyarım’ dedim.

‘Fitneye sebep olmaktansa, örter kapımı otururum’ dedim. ’Çekildim, izzetü ikbal ile bab-ı siyasetten’ dedim. Türkiye’ye yakıştırdığımız demokrasi anlayışımız da şahsi prensiplerim de bunu gerektiriyordu. Allah şahittir ki, meselenin altı da budur, üstü de budur. Önü de budur, ardı da budur. O andan sonra ise içinde yer almadığım ve asla müdahil olmadığım bir süreç yaşandı.

İYİ Parti camiası, kararımın hilafına ortaya bir irade koydu, ısrarcı oldu. Veda niyetine ’ben sizi çok sevdim be’ demiştim. Bu sözümü alıp, elimi ayağımı bağlayan bir hamleye çevirdiniz. ’Biz de seni çok sevdik be’ dediniz. Kararınıza teslim oldum. Görev, töre gereğidir. Töre konuştu, han sustu. İradenize boyun eğdim. ’Gel’ dediniz, geldim.”

İYİ Parti’de kurultay günü! Akşener: Gel dediniz geldik, nerede kalmıştık…
İYİ Parti’de bugün kurultay günü, Genel Başkan Akşener konuşmasında, “Kararınıza teslim oldum. Görev töre gereğidir, töre konuştu han sustu. Gel dediniz geldim… Nerede kalmıştık” dedi.

Ali Emiroğlu"Madencilik sektörü Sorunlar yaşıyor"

Ruhsat ve Orman izin süreçlerinde yaşanan sıkıntılar madencilik sektörünü olumsuz etkiliyor

Orman izin süreçlerinde yaşanan gecikme ve belirsizlikler ile aşırı yüksek izin bedelleri madencilik sektörünü olumsuz etkilemeye devam ediyor.

Madencilik sektörü temsilcileri, madencilik faaliyetleri için alınması gereken orman izinlerinin 2012/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi kapsamında değerlendirilmesi esnasında İzinlerin onayının uzun süre alması ve ne zaman onaylanacağının belli olmaması sonucunda oluşan yığılmanın sektörü zor durumda bıraktığına dikkat çekiyor.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Türkiye Madenciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emiroğlu, “Madencilik sektörü, aylardır onay bekleyen orman izinlerinin sonuçlandırılmaması ve belirsizliğin devam etmesi nedeni ile sıkıntılı günler yaşamaya devam ediyor. Sayıları binlerle ifade edilen izin dosyaları bakanlık/başbakanlıktan onay gelmemesi nedeni ile Orman Genel Müdürlüğü tarafından sonuçlandırılamıyor. Bu da maden işletmelerinin üretimlerini aksattığı gibi en çok üretim ve aramaların yapıldığı yaz sezonunun kaybedilmesine de yol açıyor” dedi.

Orman İzin bedellerin aşırı yüksek olmasının işletmelerin sermayelerini erittiğine dikkat çeken Ali Emiroğlu, “Tüm bu olumsuzluklar ve belirsizlikler, yeni projelerin ve yatırımların durmasına ya da beklemesine neden oluyor. Madencilik sektörü biraz nefes almak için, 5 Aralık 2017 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7061 sayılı kanun ile Orman Bedellerinde  (ağaçlandırma hariç ) yapılması gereken indirimlerin mevcut işletme izinli tüm ruhsatlara uygulanmasını acilen bekliyor.

Ülkemizin öncü sektörlerinin başında gelen madencilik sektörü, ruhsat ve izin süreçlerinde yaşanan sorunların çözülmesi ve belirsizliklerin giderilmesi ile üretim, istihdam ve ihracatın hızlanarak artacağına inanıyor” şeklinde konuştu.