kategori Arşivleri: Siyasi Parti Haberleri

HKP üyeleri “Tank Paleti Satmak Vatanı Satmaktır” sloganları ile fabrikanın önüne yürüyüş yaptı.

Sakarya Arifiye’de bulunan Tank Palet Fabrikası’nın Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’dan alınarak Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı Askeri Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş.’ye  ASFAT’a devredilmesine karşı Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) harekete geçti.

HABER-CANLI YAYIN -FEHMİ DUMAN-FOTOĞRAF NECLA BAKAN sakarya54.net,habervole.com,dernekturk.com ekibi

HKP üyeleri “Tank Palet Vatandır Satılamaz”, “Özelleştirmeler Halka İhanettir”, “Kahrolsun ABD-AB Emperyalizmi”, “Tank Paleti Satmak Vatanı Satmaktır” sloganları ile fabrikanın önüne yürüyüş yaptı.

HKP MYK üyeleri ve partililer yoğun yağmura rağmen fabrikanın önünde “Tank Paleti Satmak Vatanı Satmaktır, İhanetin Hesabını Yargı Önünde Sorulacaktır” yazılı pankart, Mustafa Kemal Atatürk’ün kalpaklı portresinin bulunduğu “Bağımsızlık Benim Karakterimdir” yazılı ve parti bayraklarını açarak eylem gerçekleştirdi.

Eylemde basın açıklamasını HKP MYK Üyesi Av. Tacettin Çolak gerçekleştirdi.

İşte o açıklama:

Tank Palet Fabrikası’nı özelleştirmedik diyenler;

hülle yoluyla askeri fabrikayı Katarlılara devrediyor.

Bildiğimiz gibi, AKP’giller, TSK’ya ait, 50 yıllık savunma sanayi deneyimi olan 20 milyar dolarlık Tank Palet Fabrikasını, yandaş Ethem Sancak ve Katarlıların sahip olduğu BMC’ye devretmek için 481 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla Özelleştirme kapsam ve programına aldı.

Bu hukuksuzluğa karşı kamuoyunda güçlü tepkiler gelişti. Bunun üzerine AKP’giller “özelleştirme kararının satış anlamına gelmediğini, işletme hakkının devredilmesi olduğunu, satış olmadığını, personel tasfiyesinin, işten çıkartmaların kesinlikle olmayacağını” söyleyerek, tepkileri yatıştırmak istediler.

Fakat aradan geçen altı ayda, bu kez hülle yoluna başvurdular. 1105 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla fabrika Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) alınarak, Askeri Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş.’ye (ASFAT) resmen devredilecek. Daha sonrada fabrika, BMC’ye kiralanacak ya da fabrikanın işletmesi doğrudan BMC’ye devredilecek. İşçilerin maaşları da 14 Eylül’den itibaren ASFAT tarafından ödenmeye başlanacak.

İşyerinde yetkili Harb-İş Sendikası Şube Başkanının açıklamasına göre de; fabrikanın ASFAT’a devredilmekle birlikte işletmesinin BMC’ye verileceğini, dolayısıyla Fırtına Obüsü ve Altay tankının BMC tarafından yapılıp ASFAT’a, oradan da MSB’ye satılacaktır.

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, kalabalık ve açık hava

Bu uygulamadan görüleceği üzere, ilk özelleştirme kararı döneminde AKP’gillerce söylenen; “özelleştirmenin satış olmadığı, işletme hakkının devri olduğu, personel tasfiyesinin olmayacağı” sözlerinin halkı kandırmak için söylenen yalanlardan ibaret olduğu kanıtlanmış oldu.

Tank Palet Fabrikası Türk Ordusunun stratejik önemdeki bir tesisidir.Anılan fabrikanın yabancılara devri, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir birliğini özelleştirmekle aynı anlama gelir. Ayrıca bu satış açıkça Türkiye’nin milli güvenliğinin Katar’lılara devredilmesidir.

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, Kemal Ağralı dahil, kalabalık, gökyüzü ve açık hava

O, Katar Emiri ki, Kıbrısta’ki ulusal davamızda Rumlardan yana davranmaktadır.

Şimdi soruyoruz: Milli güvenliğimizin temeli olan bu tesisin Katar’lılara hukuksuz bir şekilde devredilmesinin, geçtiğimiz günlerde Katar Şeyhi’nin hediye ettiği 454 milyon dolarlık uçağın diyeti midir?

Hiçbir hukuk kuralı tanınmadan gerçekleştirilen bu işlemler aynı zamanda İdare Hukuku bakımından ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un emredici hükümleri bakımından da keyfidir, kanunsuzdur, hukuksuzdur.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, kalabalık ve açık hava

Yine bu işlemlerin tamamı; Görevi Kötüye Kullanma, İrtikap, Zimmet suçları ile birlikte “Temel Milli Yararlar Aleyhinde Faaliyette Bulunmak” suçunun kapsamı içindedir.

Yani bu yapılanlar Ordu’yu çökertme girişimidir. Vatana ihanettir. Anayasa ihlalidir.

İşte bu nedenle, Halkın Kurtuluş Partisi tarafından, 15 Ocak 2019 tarihinde hiçbir yasal kural tanımadan ulusal değerlerimizi yerli-yabancı parababalarına devreden Tayyip Erdoğan, Hulusi Akar ile Genel Kurmay Başkanı Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar ve Özelleştirme İdaresi Başkanı Ahmet Aksu hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.

Bu suç duyurumuz hakkında vatanına, milletine ve cumhuriyetine bağlı olması gereken Savcıların işlem başlatmalarını hâlâ beklemekteyiz. Ama maalesef bugüne kadar savcılar kendilerini hukukla bağlı saymadıklarından dosyayı sürüncemede bırakmaktalar.

Öte yandan Halkın Kurtuluş Partisi, bu hukuksuz özelleştirme işlemine karşı Danıştay 13. Dairesi’nin 2019/194 E. Sayılı dosyasında yürütmenin durdurulması talepli iptal davası açmıştır.

Bu davadaki yürütmenin durdurulması istemimiz hakkında Danıştay Savcısı“tank palet fabrikasının özelleştirme kapsam ve programına alınması yolundaki CB kararının 5202 sayılı kanuna ve kamu yararına aykırı olduğu için İPTALİNE karar verilmesi” yönünde görüş bildirmiştir.

Bu görüşe rağmen, maalesef Danıştay 13. Dairesi’nce verilen 11/04/2019 tarihli kararla dörde karşı bir oyla HKP’nin yürütmenin durdurulması talebi, ardından da dava esastan reddedilmiştir.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, araba, gökyüzü, ağaç ve açık hava

Bu karara muhalefet şerhi koyan üyelerden Doç. Dr. Gürsel Özkan da yapılan özelleştirmenin yetki yönünden hukuka aykırı olduğuna dikkat çekmiştir. Zira biryandan özelleştirme yüksek kurulu ortadan kaldırılırken diğer yandan bu kurulun görevlerini yüretecek herhangi kurum yada makam öngörülmeden, tüm yetkiler Cumhurbaşkanının tekeline verilmiştir. Böylelikle tüm bu özelleştirmelerin kararını da tek bir kişi vermektedir.

Yani hep söylediğimiz gibi, adamlar kendilerini hiçbir yasa ile sınırlı görmüyorlar. Ben yaptım oldu mantığı ile hareket ediyorlar. Hem de milli güvenlik gibi en hassas konularda…

Danıştay 13. Dairesinin çoğunluk red kararı gerekli inceleme yapılmadan verilmiştir. Bize göre bu karar da hukuksuzdur ve siyasi etki nedeniyle verilmiştir.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, gökyüzü ve açık hava

Bu karara karşı da tarafımızdan Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna yürütmeyi durdurma talepli itiraz edilmiş ve 2019/2011 E. Sayılı dosyada itirazımız görüşülmektedir.

Bu arada yukarıda belirtilen hileler gündeme gelir gelmez, davanın görülmekte olduğu dosyaya 21 Ağustos 2019 tarihinde verdiğimiz dilekçesi ile yürütmenin durdurulması talebimizin ivedilikle ele alınması isteminde bulunulmuştur.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gökyüzü ve açık hava

Görüldüğü gibi, AKP’giller ülkemizin yer altı ve yerüstü kaynaklarını yabancılara sunmak için birçok yasada değişiklik yapmaktadır. Kazdağlarının Kanada’lı Alamos Gold şirketine katlettirilmesi için de Salda Gölü’nün TOKİ eliyle tahrip edilmesinin de önünü açmak için keyfi düzenlemeler yapmaktalar. Buralarda doğayı, çevreyi, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını, canlıları, bitki örtülerimizi, ormanlarımızı talan eden ve ettiren bu siyasi iktidar, Adapazarı Tank Palet Fabrikasını özelleştirerek ve hatta yasal süreç tamamlanmadan devirler yaptırarak ülkenin milli güvenliğine de ciddi zararlar vermektedir.

Ülkemizde 12 Eylül’den bu güne gelmiş geçmiş tüm iktidarlar, Cumhuriyetin kazanımlarından olan stratejik önemdeki kamu mallarımızı özelleştirme adı altında yerli yabancı parababalarına yeyim ettirmişlerdir. Tüm özelleştirmeler ülke kaynaklarının heba ve iç edilmesine neden olmuştur.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gökyüzü ve açık hava

En küçük bir vatan, millet duygusu, ulusal değer taşımayan bu siyasi iktidar, 2004 yılından bu yana Ege Denizi’ndeki adalarımızın Yunanistan tarafından işgal edilmesine de sessiz kalmaktadır.

Kıbrıs’taki ulusal çıkarlarımızın savunusunu yapacak askeri ve siyasi bir güçleri olmadığı gibi, Doğu Akdeniz’de AB-D Emperyalizminin çıkarları doğrultusunda davranmaktan çekinmemekteler.

Halkın Kurtuluş Partisi, AKP’giller ve onların memuru konumundaki kamu görevlilerinin, kamuyu zarara uğratan, ulusal değerlerimizin yerli-yabancı parababalarına devredilmesi ve her türlü kanunsuzluk karşısında halkın çıkarlarını savunmak için her türlü hukuki yola başvurmaktadır.

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, Mehmet Selim Aydın ve Muhsin Yılmaz Karadayı dahil, ayakta duran insanlar ve açık hava

Çünkü HKP programında da yazıldığı gibi; “Halk İçin, Halk Tarafından” bir yönetim anlayışını benimsemektedir.

Evet, bugün kendisini hiçbir hukuk kuralı ile bağlı görmeyen bir siyasi iktidar bulunmaktadır. Ancak bu sürgit böyle gitmez, gidemez. Başta işçi sınıfımız ve emekçi halkımızın örgütlü mücadelesiyle tüm bu hukuksuzluklara son verilecek.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, kalabalık ve açık hava

Halkın Demokratik İktidarında, tüm özelleştirmeler iptal edilip kamulaştırılacaktır. Tabii sorumlular da bugünkü yasal mevzuata göre yargılanıp, halka hesap vereceklerdir.

Kişisel çıkarlarını yabancıların siyasi ve ekonomik istekleriyle birleştiren  iktidar sahipleri eliyle, vatanın tüm kamu malları cebren ve hile ile zaptedilmiş; halkımız fakirlik ve çaresizlik içinde yorgun ve bitkin düşmüş olsa bile; Birinci Kuvayimilliye’nin, Cumhuriyet’in tüm kalelerini geri almak için gereken tüm siyasi ve hukuki mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, açık hava

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Kemal Ağralı dahil, açık hava

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, Suat Albostan dahil, kalabalık ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, kalabalık ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, Kemal Ağralı dahil, kalabalık, gökyüzü ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, araba, gökyüzü, ağaç ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, gökyüzü ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gökyüzü ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gökyüzü ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, Mehmet Selim Aydın ve Muhsin Yılmaz Karadayı dahil, ayakta duran insanlar ve açık hava

Saadet’ten Sel Afet Bölgesine Geçmiş Olsun Ziyareti

Saadet Partisi Sel Mağduru vatandaşları ziyaret etti. Saadet Partisi Sakarya İl Başkanı Fahrettin Abay, Kocaali İlçe Başkanı Azem Emanet, Karasu ilçe Başkanı Oğuzhan Coşkun, İl Müfettişi Ahmet Manav, İl Başkan Yrd. Metin Özdin ve ilçe yönetim kurulu üyeleri ile Akçakoca Esmahanım ve Uğurlu mahallerine,Kocaali’ye bağlı köylere geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.

Selden etkilenen bölgede inceleme yapan Abay, Kocaali ve çevresinde yaşanan sel felaketinin ardından bölgede yürütülen çalışmaları yerinde inceledi ve Büyükşehir ve DSİ ekiplerinin sahada koordineli bir işbirliği yaparak, Ekim alanları, köprüler ve yolların sular altında kalmayacak şekilde projeler geliştirmeleri gerektiğini ve mağdur olan vatandaşın desteklenmesi ile alınacak tedbirlerle felaketlerin boyutunun azaltılabileceğini ifade etti.



İlçe halkıyla beraber olan ve sıkıntılarını dinleyen Saadet Partili Fahrettin Abay, bir daha yaşanmaması adına gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi. Bölge halkına geçmiş olsun ziyaretinde bulunan Abay, sorun yaşanan bölgelerde vatandaşlara yardım edilmesi için girişimlerde bulunacaklarını söyledi.

Ekrem İmamoğlu 4 milyon 741 bin 868 oy aldı

İl Seçim Kurulu, resmi olmayan İstanbul seçim sonuçlarını açıkladı

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararı doğrultusunda yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde resim olmayan sonuçlara göre CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu 4 milyon 741 bin 868, AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ise 3 milyon 935 bin 453 oy aldı.

İstanbul Adliyesindeki İl Seçim Kurulunca hazırlanan, yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim sonuçlarına ilişkin birleştirme tutanakları İstanbul İl Seçim Müdürlüğü panosuna asıldı.

Buna göre, seçimde 10 milyon 570 bin 354 seçmenin 8 milyon 925 bin 63’ü sandık başına giderek oyunu kullandı. Oylardan 8 milyon 746 bin 464’ü geçerli sayılırken, 178 bin 599’u ise geçersiz sayıldı.

İMAMOĞLU %54,21 – YILDIRIM %44.99
Resmi olmayan sonuçlara göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu geçerli oyların yüzde 54,21’ine denk gelen 4 milyon 741 bin 868’ini, AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ise geçerli oyların yüzde 44,99’una denk gelen 3 milyon 935 bin 453 oy aldı.

Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Necdet Gökçınar ise 47 bin 829, Vatan Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa İlker Yücel ise 14 bin 545 oy aldı.

İmamoğlu’ndan ilk açıklama

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından ilk açıklamasını yaptı. İmamoğlu açıklamasında “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” vurgusu yaptı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine ilişkin sıcak gelişmeler yaşanıyor. YSK’nın seçim yasağını hala kaldırmadığı seçimlerde Ekrem İmamoğlu basın toplantısı yapma kararı aldı.

İmamoğlu’nun açıklamaları şöyle:

“Anlamlı bu seçimin en önemli ifadelerinden birisi de Türkiye’nin kazanması. Hatırlara vesile olsun şunu söylemeliyim, uzun bir metin paylaşacağım içinde duygularım var.

İstanbullu hemşerilerime hem de Türkiye’ye ve hatta dünyaya Türkiye adına birkaç cümle kurma sorumluluğu hissediyorum. Bugün yüz binlerce diye ifade edebileceğim sandık başında görev yapan arkadaşlarıma minnet duygularımı belirtmek istiyorum. Şu anda tümün kalbini, emeğini yanımda hissediyorum. Onlar bugünün demokrasi kahramanıydı. Bugün hali hazırda elimizde seçim veri süreci netleşmeye dönük oluştursa da ne sonuçlar tutanaklarla olur. Sandık görevlisi arkadaşlarıma sonuç netleşinceye kadar görevlerinin başında kalmalarını rica ediyorum. Bu süreçler ciddi süreçlerdir. Dolayısıyla bu tarihi sorumluluk halen devam etmektedir.

Çok kıymetli İstanbullular biz Türkiye’de demokrasi saatinin her zaman tıkır tıkır çalışmasından yanayız. Maalesef 31 Mart akşamı çalışmadı. Ama saatleri durdurarak saatin akışını önleyemezsiniz. Gerçekleri asla gizleyemezsiniz. Bugün sandıklardan oy pusulasının yanı sıra bir de hesap pusulası çıktı.”

“İstanbul’da bir sayfa açılıp bir diğeri kapanmıyor. İstanbul’da kibir, şatafat bitecek. Bugün 16 milyon İstanbullu adalete olan inancımızı tazelemiştir. Buradan her birine teşekkür ediyorum. Sizler Türkiye’nin itibarını korudunuz. Dünya ülkelerine işin aslını öğrettiniz. Teşekkürler İstanbullu hemşerilerim. Başta sevgili eşime oğullarıma kızıma, Babama ve anneme. CHP ve İYİ Parti’nin genel başkanlarına. Parti yönetimlerimize, bize destek olmak için gelen belediye başkanlarımıza ve özellikle sayıları 150 bini aşan yürekli İstanbul gönüllülerine. Yanımızda duran tüm seçmenlere MHP, AKP; Saadet Partisi, DP, BBP, bütün siyasi parti seçmenlerine ister Türk, ister Kürt bu milletin asil vatandaşlarına, dualarıyla bizi ayakta tutan annelerimize kampanya direktörümüz ve yol arkadaşlarıma ilk günden beri yanımda olan basın danışmanıma tüm güvenlik görevlilerine, bu kampanyada yanımda olan bütün STK’lara arayan soran fikir veren destek veren milyonlarca vatandaşımıza o güzel insanlara tüm 16 milyon İstanbullu’ya yürekten teşekkür ediyorum. Seçimi tüm Türkiye kazanmıştır. Bunu sağlamak için canla başla çalışacağım. Bugün benim için sandıktan sefer görev emri çıkmıştır. Hızlı kaliteli, ucu ulaşım seferlerini başlatmak için görev verilmiştir. Bu seçim ve oluşturduğumuz ittifak var olan tüm yargıları yok etmiştir. Bugünden sonra her kim giyimine bakara ön yargı oluşturuyorsa İstanbul ittifakı aklına gelsin. Artık saygı, sevgi dönemi başlamıştır.

Herkesten en üst seviyede yararlanacağım. Herkes benimle çalışabilir.”

“EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR”

“Partiler araçtır Vatandaşa hizmet için vardır. Parti liderleri de kutsal değildir. Liderlerin yeri milletlerin üstü değil içinde olmayı gerektirir. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. İltifatlar duymak liderlerin ayaklarını yerden kesmemeli. Milyonlarca insana mahcup olmamak için çok çalışacağım.”

ERDOĞAN’A SESLENDİ!

Tüm rakiplerime de demokrasiye katkıları için teşekkür ediyorum. Ben şahsım adına seçim döneminde bana aileme ve partime yönelik yapılan saldırıları unutmak istiyorum. O dil bitsin. Artık yeni bir dönemi başlatmak istiyoruz. Bu vesile ile özellikle Sayın Erdoğan’a seslenmek istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanı depreme hazırlık, daha hızlı metro ve mülteci sorunları gibi öneli konularda birlikte yamak gerekmektedir. Sizinle uyum içerisinde çalışmaya hazırım ve talibim. Hiçbir siyasi mesele vatandaşın yoksulluğundan, işsizliğinden, barıştan huzurdan öneli değildir.

Bu anlayış içerisinde İstanbul için acil çözüm bekleyen tüm süreci ele almak isterim. Yasal sürecin sona ermesinin ardından sizi en kısa sürede ziyaret etmek istiyorum. Vatandaş siyasi atışmalardan bıkmıştır. İBB Meclisi’nin tüm üyelerine de yeni çalışma sürecinde başarılar diliyorum. Herkes bilmelidir ki millet adına yapılacak hizmetin parti farkları nedeniyle engellendiğini görürsek her şeyi vatandaşımızla paylaşacağız. İBB Türkiye’nin en değerli kurumlarından biridir. Her ne yapıyorsak milletin takdirine sunulacaktır.”

“Aday olarak ilk ortaya çıktığımda tanıdıkça beni seveceksiniz demiştir. Her şey bu güzel İstanbul’da çok güzel olacak. Tabii ki bu güzel akşamda mutlu olacağız ama bu bir başkasının kalbini kırmak anlamına gelmez herkesi hassas olmaya davet ediyorum. Yarından itibaren ben başkan olarak herkese eşit davranacağım. Ben buradan otobüsümle Beylikdüzü’ne gideceğim. Orada vatandaşlarımla buluşacağım ve sevincini vatandaşlarımla paylaşacağım. Herkese duyuruyorum ki Her şey çok güzel olacak.”

AKP İstanbul adayı Binali Yıldırım, Ekrem İmamoğlu’nun seçimleri kazandığını kabul etti. Yıldırım yenilgiyi kabul etti.

Cumhur İttifakının İBB adayı Binali Yıldırım yaptığı açıklamada, rakibi Ekrem İmamoğlu’nun seçimi önde götürdüğünü belirtti. 

Binali Yıldırım’ın konuşmasından satır başları;

“Şu an itibariyle seçimleri Ekrem İmamoğlu önde götürmektedir. Ekrem İmamoğlu’nu tebrik ediyorum.

Sabah oy kullanırken de söylediğim gibi, seçim demek demokrasi demektir. Bu seçimlerle Türkiye’de demokrasinin en iyi şekilde kusursuz işlediğini bir kez daha ortaya koymuştur.

Elde edilen sonuçlar tabii ki kesin olarak daha sonra açıklanacaktır. Ben, bu sonuçların İstanbul’umuza, İstanbul’un geleceğine hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum.

Bundan sonra Ekrem İmamoğlu arkadaşımıza İstanbul’a güzel hizmetler yapmasını da temenni ediyorum. İstanbulluların yararına yapacağı her türlü işte de kendisine yardımcı olmaya gayret edeceğiz, bunun da bilinmesini istiyorum.

Bir kez daha İstanbulluların verdiği kararın, gelecek 5 yıl için 15 milyon için hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Teşekkür ediyorum.”

Ekrem İmamoğlu, Binali Yıldırım’dan 11 ilçe kaptı!

İstanbul’da yenilenen büyükşehir belediye başkanlığı seçiminden Ekrem İmamoğlu ciddi bir farkla önde çıktı. İmamoğlu, AKP’nin adayı Binali Yıldırım’dan 11 yeni ilçe almayı başardı.

YSK’nın kararı sonrası İstanbul’da yeniden yapılan büyükşehir belediye başkanlığı seçimini kazanan Ekrem İmamoğlu, 31 Mart’ın ardından yeninden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçildi.

31 Mart seçimine göre oyunu ciddi bir şekilde artıran İmamoğlu, pek çok ilçede rakibi Binali Yıldırım’ın önünde yer aldı. İstanbul’un 39 ilçesinden 27’sinde Ekrem İmamoğlu, 12’sinde ise Binali Yıldırım galip geldi. İmamoğlu, 31 Mart seçimine kıyasla 11 ilçede daha galip geldi.

İşte 23 Haziran seçiminde Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın önde olduğu ilçeler:

Beşiktaş: Ekrem İmamoğlu
Kadıköy: Ekrem İmamoğlu
Bakırköy: Ekrem İmamoğlu
Şişli: Ekrem İmamoğlu
Adalar: Ekrem İmamoğlu
Maltepe: Ekrem İmamoğlu
Beylikdüzü: Ekrem İmamoğlu
Avcılar: Ekrem İmamoğlu
Sarıyer: Ekrem İmamoğlu
Silivri: Ekrem İmamoğlu
Ataşehir: Ekrem İmamoğlu
Küçükçekmece: Ekrem İmamoğlu
Kartal: Ekrem İmamoğlu
Esenyurt: Ekrem İmamoğlu
Büyükçekmece: Ekrem İmamoğlu
Çatalca: Ekrem İmamoğlu
Şile: Ekrem İmamoğlu
Fatih: Ekrem İmamoğlu
Bayrampaşa: Ekrem İmamoğlu
Çekmeköy: Ekrem İmamoğlu
Beyoğlu: Ekrem İmamoğlu
Zeytinburnu: Ekrem İmamoğlu
Bahçelievler: Ekrem İmamoğlu
Sancaktepe: Ekrem İmamoğlu
Tuzla: Ekrem İmamoğlu
Üsküdar: Ekrem İmamoğlu
Eyüp Sultan: Ekrem İmamoğlu

Sultanbeyli: Binali Yıldırım
Esenler: Binali Yıldırım
Arnavutköy: Binali Yıldırım
Bağcılar: Binali Yıldırım
Sultangazi: Binali Yıldırım
G.O.P: Binali Yıldırım
Pendik: Binali Yıldırım
Kağıthane: Binali Yıldırım
Ümraniye: Binali Yıldırım
Başakşehir: Binali Yıldırım
Güngören: Binali Yıldırım
Beykoz: Binali Yıldırım

Yurttaş 'tan Yurttaşa Bir Çağrımız Var...

Genç Anadolu Partisi Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu”
Bilin ki bu gidişe rızamız değil itirazımız var. “

Bu toplumun büyük çoğunluğu gelişmelerden memnun değiliz, huzursuzuz, güvensiziz, geleceği göremiyoruz, böyle yaşamak istemiyoruz

Milyonlarca yurttaşın olup bitenlere rızası değil itirazı var, ama tek tek sesimiz duyulmuyor.

Gücümüzü gücümüze, seslerimizi birbirimize katarsak suskunluğu aşarız, sessizliği deleriz, duyulur görülür hale geliriz.

Aşağıdaki metni elindeki bütün olanak ve yollarla gönderebildiğin, ulaşabildiğin herkese, her partiye, her kuruluşa, üyesi olduğun örgütlere, arkadaşlarına, eşine dostuna, izlediğin kanalların haber ve tartışma programlarına, kendi sosyal medya ağına, her yere gönder lütfen…


Genç Anadolu Partisi Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu

Yurttaşın, hepimizin itirazının milyonlara ulaşabilmesi için yaratıcı ol..

BİZİ DUYUN “Bu toprakların ortak sahibi olan bizler; AKP, CHP, HDP, MHP ya da başka partilere oy veren Türk, Kürt, Ermeni, Rum, Laz, Süryani, Müslüman, Hristiyan, Sünni, Alevi, inançlı, inançsız bütün yurttaşlar, barış ve huzur içinde yaşayabileceğimiz bir ülke istiyoruz..

Savaş istemiyoruz, şehit istemiyoruz, çocuklarımızın ölmesini, öldürmesini, birbirlerine silah çekmesini istemiyoruz..

Düşman cephelere bölünmek, kardeşliğimizi, ortaklığımızı yitirmek istemiyoruz.

Ne darbe, ne vesayet, ne diktatör, ne terör!İşimizde gücümüzde, huzur içinde, hür yaşamak istiyoruz.

Kadın olduğumuz için hırpalanmak, tecavüze uğramak, öldürülmek, örtülüyüz diye aşağılanmak, şort giydik diye saldırıya hedef olmak, korku içinde yaşamak istemiyoruz.

Kadın erkek hepimiz; inançlarımızı, dinimizi, kültürümüzü özgürce, eşitçe yaşamak istiyoruz.Hangi suçla suçlandığımızı bilmeden, kimin adına, hangi hukuka göre karar verdiklerini bilmediğimiz mahkemelerce tutuklanmak, hapse atılmak; darbeyle, terörle hiçbir ilgimiz yokken yalan ihbarlarla, sahte delillerle sorgusuz sualsiz işimizden olmak, meslekten uzaklaştırılmak, çoluk çocuğumuzla açlığa mahkûm edilmek; barış deyince terörist, mağduriyet deyince hain ilan edilmek istemiyoruz.

Keyfi kararlarla, emeğimizin hakkının, ücretimizin, maaşımızın elimizden alınmasını, evlerin, köylerin yakılıp yıkılmasını, çocuklarımızın eğitimlerinin aksamasını, gençlerimizin sokaklarda heba olmasını istemiyoruz..

Biz halkız, vicdanlı, iyi insanlarız; bizi tahriklerle kötücülleştirmeyin, kin ve nefret sözleriyle ayrıştırmayın, kana, ölüme alıştırmayın.

Savaş, ölüm, idam, çatışma, kavga istemiyoruz..

Bu ülkeyi yönetenler, kaderimize hükmedenler!

Sizler; halkı sindirmek, özgürlükleri yok etmek için değil, biz yurttaşları barış, güven, huzur içinde yaşatmak için seçildiniz.

Bilin ki bu gidişe rızamız değil itirazımız var.

Bizi duyun.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, bitki ve açık hava
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, çiçek, bitki, takım elbise, ağaç, açık hava ve doğa



Jülide Sarıeroğlu, Ramazan Bayramı dolayısıyla Genel Merkez'de parti teşkilatıyla bayramlaşma programına katıldı.

“82 milyon vatandaşımızın hayatını kolaylaştıracak, doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine her yeri hizmetlerle donatan Sayın Binali Yıldırım’ın bu süreçten başarıyla çıkacağına yürekten inanıyoruz”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu, Ramazan Bayramı dolayısıyla Genel Merkez’de parti teşkilatıyla bayramlaşma programına katıldı.

Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu, burada yaptığı konuşmada, Ramazan Bayramı’na erişmenin mutluluğunu, huzurunu hep birlikte yaşadıklarını belirterek, ülkenin birlik ve beraberliği, bütünlüğü için çarpışan, sınırları koruyan, başta Pençe Harekatı’nda görev yapanlar olmaküzere bu bayramı ailesinden uzakta geçiren tüm Mehmetçik’e ve güvenlik görevlileri ile ailelerine selam gönderdi.

Bugünlere erişilmesine vesile olan, bu toprakları vatan kılan, kanıyla bayrağa rengini veren ve millet için gözünü kırpmadan şehadete yürüyen kahraman ecdada ve tüm şehitlere Allah’tan rahmet, millete başsağlığı ve sabır, gazilere sıhhat ve afiyet dileyen Sarıeroğlu, gurbette yaşayıp bayramı dünyanın farklı coğrafyalarında karşılayan, kalplerinden ve dualarından Türkiye’yi eksik etmeyen vatandaşlara selam yolladı.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 17 yıldır millete verdikleri müreffeh Türkiye’ye ulaşma sözü doğrultusunda azimle çalıştıklarını vurgulayan Sarıeroğlu, “Rabbimize hamdolsun, AK Parti teşkilatları olarak kadınıyla erkeğiyle genciyle çıktığımız bu kutlu yolda omuz omuza çalışarak milletimize verdiğimiz sözlerin hepsini tek tek yerine getirdik. Başımızı bir gün olsun yere eğmedik, ülkemize karşı kurulan tuzaklarda ilk safta milletimizle birlikte yer aldık. Bir sürü badireler atlattık. Tüm bu badirelerin atlatılmasında 14 Ağustos 2001’den bugüne millete hizmet sevdasıyla çalışan AK Parti teşkilatlarımızın tüm kademelerinde görev yapan yol arkadaşlarımızın çok büyük emekleri var.” diye konuştu. 

Teşkilat mensuplarına teşekkür eden Sarıeroğlu, hayatını kaybeden tüm yol arkadaşlarını saygı ve rahmetle andıklarını söyledi.

31 Mart yerel seçimlerinde AK Parti’nin 17 yıldır olduğu gibi bir kez daha birinci olduğuna dikkati çeken Sarıeroğlu, “Milli irade sandıklarda bir kez daha tecelli etmiş ve kazanan demokrasi olmuştur. Kazanan yüzünü 17 yıldır Türkiye’ye dönen, mazlum ve mağdur coğrafyalarda yaşayan kardeşlerimiz olmuştur.” ifadesini kullandı. 

Sarıeroğlu, parti teşkilatlarının büyük özverisi ve Türk milletinin desteği sayesinde AK Parti’nin girdiği dördüncü yerel seçimlerde toplam 760 belediyeyi kazanarak yine en yüksek oranda temsile sahip olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1994’te başlattığı gönül belediyeciliği anlayışını tüm Türkiye’de yaygınlaştırmaya, vatandaşların hizmetlerinde bunu hissetmesini sağlamaya devam edeceklerini dile getirdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi kararına değinen Sarıeroğlu, şunları söyledi:

“Bu YSK tarafından verilen hukuki bir karar. Bu kararla başkanlık herhangi bir kimseden alınıp başka bir tarafa verilmiş değil. Tamamen seçim kanunlarından doğan haklar neticesinde ilk andan itibaren AK Parti ailesi olarak seçimlerin yenilenmesi değil tüm sandıkların yeniden sayılması konusunda başvurularımızı yapmıştık. Bu başvurularımız maalesef kabul edilmedi. Yüzde 10 sayıldığında 27 bin olan oy farkının 13 binlere kadar indiğini gördük. Kalan yüzde 90 sayılsaydı durumun daha farklı olacağına inanıyorduk. Ancak süreç bu şekilde işlemedi.”  

İtiraz sürecinin tüm kamuoyunun önünde şeffaf şekilde yürüdüğünü, sonunda seçimlerin yenilenmesi kararı verildiğini ifade eden Sarıeroğlu, “Bu kararın da hayırlı olmasını temenni ediyoruz. İnşallah çalışmalarımızla 23 Haziran’da hepinizin çok yakından tanıdığı, yüreklere giren, 82 milyon vatandaşımızın hayatını kolaylaştıracak, doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine her yeri hizmetlerle donatan Sayın Binali Yıldırım’ın biz bu süreçten başarıyla çıkacağına yürekten inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Yıldırım’ın son başbakan olarak tarihe geçtiğini, kendisiyle yakın çalışma fırsatı bulduğunu ve bunun onurunu yaşadığını anlatan Sarıeroğlu, “Gerçekten İstanbul ile ilgili büyük hayalleri, hedefleri var. Bu hayaller ve hedefler doğrultusunda farkını ortaya koyacağına, yıldırım gibi hizmetlerle İstanbulluları buluşturacağına yürekten inanıyoruz. Bu süreçte İstanbul’da girmedik gönül bırakmamak için var gücümüzle teşkilatlarımız, kadrolarımızla birlikte Cumhur İttifakı olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnşallah bu sürecin hayırla tamamlanmasını temenni ediyoruz.” dedi.

AK Parti’nin büyük reformlara imza atmaya devam ettiğinin altını çizen Jülide Sarıeroğlu, 4 yıllık seçimsiz bir süreç olduğuna işaret etti. Sarıeroğlu, “Bunları da fırsata çevirerek yine kadın, erkek, genç, yaşlı, emeklisinden işçisine, çiftçisine kadar tüm topum kesimlerini ilgilendiren konularda bizden beklenen, talep edilen, ihtiyaç duyulan ne varsa bunların çözümüyle ilgili reform gündemimizi canlı tutarak, reformları hayata geçirerek yolumuza Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde devam edeceğiz.” diye konuştu.

Sarıeroğlu, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın teşkilat mensuplarının bayramını kutladığını da iletti.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk Konseyi Genel Sekreteri Amreyev'i kabul etti

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türk Konseyi Genel Sekreteri Bağdad Amreyev’i kabul etti. 

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Huber Köşkü’nde gerçekleşen kabulde, Kırgızistan’da düzenlenen 6. Türk Konseyi Zirvesi’nde aldıkları kararla Türk Konseyi Genel Sekreterliği’ne ataması gerçekleştirilen Bağdad Amreyev’e başarılar diledi. 

Türk dünyasının birlik ve beraberliğinin her daim öncelikleri arasında olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türk Konseyi’nin diğer ülke ve uluslararası örgütlerle iş birliğini güçlendirmesine önem atfettiklerini dile getirdi. 

Bu amaçla İslam İşbirliği Teşkilatı’nda gözlemci statüsü elde edilmesi çalışmalarını desteklediklerini belirten Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk Konseyi’ne gözlemci üye olması konusunda destek beklediklerini ifade etti. 

“TÜRK KONSEYİ’NİN İSTANBUL’DA KALMASINI VE MEVCUT YAPISINI KORUMASINI İSTİYORUZ”

Erdoğan, Azerbaycan’ın ev sahipliğinde ekim ayında düzenlenecek 7’nci zirvenin hazırlıklarını da yakından izlediklerini belirterek, şunları kaydetti: 

“Bu zirve ile birlikte artık Özbekistan’ı da Konsey üyesi olarak görmeyi ümit ediyoruz. Türkmenistan Cumhurbaşkanı Berdimuhammedov’un zirveye onur konuğu olarak davet edilebileceğini de düşünüyoruz. Reform düşüncesi Konsey gündeminde üst sıralarda yer almakta. Sayın Nazarbayev’in bu konudaki vizyonunu paylaşıyoruz. Eşgüdüm ve sinerjinin geliştirilmesi yoluyla Konsey’in verimliliğinin artırılmasına matuf seçeneklerin değerlendirilmesini daha uygun buluyoruz. Bu çerçevede, Türk Konseyi’nin İstanbul’da kalmasını ve mevcut yapısını korumasını istiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca “Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi’nin (TÜRKPA) ayrı bir uluslararası örgüt olarak devamından yanayız. TÜRKSOY’un özel statüsünün korunarak mevcut üye yapısıyla Ankara’da kalmasının uygun olacağını değerlendiriyoruz.” dedi.

Erdoğan, Nur-Sultan’da bulunan Uluslararası Türk Akademisi ve Bakü’de yerleşik Türk Kültür ve Mirası Vakfı hususunda Kazakistan ve Azerbaycan’ın tercih edeceği önerileri desteklemeye hazır olduklarını ifade etti. 

“NAZARBAYEV’İN TÜRK KONSEYİ ONURSAL BAŞKANI OLMASINI ÖNERDİM” 

Erdoğan, “Türk dünyasının Aksakalı” olarak gördükleri Nazarbayev’in liderliğinin gerek Kazakistan’la ikili ilişkilerin geliştirilmesinde gerek Türk Konseyinin kurulup gelişmesinde büyük rol oynadığını söyledi. 

Nazarbayev’in değerli görüşlerine ve derin tecrübesine önümüzdeki dönemlerde de ihtiyaç duyacaklarını belirten Erdoğan, “Bu anlayışla Sayın Nazarbayev’in Türk Konseyi Onursal Başkanı olmasını önerdim. Teklifimizin tüm üye ülkelerden kabul gördüğünü büyük bir memnuniyetle öğrendim.” diye konuştu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekim ayında yapacakları zirve sırasında bu konuda ayrıca bir tören düzenleyebileceklerini kaydetti.

Kabulde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da hazır bulundu. 

"Bütün dünya Filistin davasına sırtını dönse bile biz sırtımızı dönmeyeceğiz"

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Eski Hamas Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal’i kabul etti.

Eyüpsultan Belediye binasındaki kabulde Kurtulmuş, Meşal ve arkadaşlarını Türkiye’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, şunları kaydetti:

“Bugün Eyüpsultan’da Filistin Dostluk Grubu’nun milletvekillerimizle birlikte yapacağı bir toplantı var, o toplantıya teşrif ettiler. Filistin davasının bizim için hayati bir mesele olduğunu hatırlatmaya bile gerek yok. Bütün dünya Filistin davasına sırtını dönse bile biz sırtımızı dönmeyeceğiz. Çünkü Filistin davası hem Filistin’in özgürlüğüne sahip çıkmaktır hem İslam ümmetinin geleceğine sahip çıkmaktır, aynı zamanda da dünya barışının temin edilmesi için önemli bir meseledir. Maalesef son zamanlarda Siyonist rejimin saldırılarını arttırmasını büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. Üzüldüğümüz konu şudur; İslam dünyası da, dünyanın birçok ülkesi bu saldırılar karşısında ciddi bir sessizlik içerisindedir. İslam dünyasını bu kadar dağınık görmüşken Siyonist rejim de son vuruşu yapmak istiyor. Fakat ne yaparlarsa yapsınlar Filistin davasını ve Filistin’i yok edemeyecekler. Son olarak Gazze bombalamaları sırasında Anadolu Ajansı’nın bombalanması da tabii ki tesadüfi değildir. İsrail’in işlediği insanlık suçlarını dünyaya duyurulmasında rahatsızlık duymuşlardır. Anadolu Ajansı bu anlamda, insan hakları ve uluslararası hukukun kendisine vermiş olduğu bütün imkanları kullanarak Gazze’deki insanlık suçlarını dünyaya anlatmaya devam edecektir.” 

Numan Kurtulmuş, “Yüzyılın Anlaşması” konusuna değinirken, “ABD bu ‘Yüzyılın Anlaşması’nı henüz beyan etmedi. Medya kanalıyla bunu sızdırıyorlar ve insanları bu fikre alıştırmaya çalışıyorlar. Kendilerine maalesef İslam dünyasında da yandaş bulmaya çalışıyorlar. Bu anlaşmayı hangi devlet kabule derse etsin İslam dünyasındaki hiçbir halk kabul etmeyecektir.” dedi.

Destici Babaoğlu’nu Tebrik ,Hendek Halkına ‘da Teşekkür Etti

Destici Babaoğlu’nu Tebrik ,Hendek Halkına ‘da Teşekkür Etti

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici  06 BBP 001 plaka sayılı araçla Hendek Belediyesi’ne geldi. Genel Başkan Destici’yi Hendek Belediye Başkanı Turgut Babaoğlu ve BBP Meclis üyeleri karşıladı. Makama çıkan Destici burada Turgut Babaoğlu’nu tebrik ederken Hendek’lilere de  teşekkür etti.

Osmanlı turalı tablo Destici,  hediye alan Nostaljik radyo hediye etti

Belediye makamına gelen Destici’ye ilk olarak BBP Genel Başkan yarımcıları ile birlikte fotoğraf karesine girdi. Destici’ye Bababoğlu  Osmanlı Turalı tablo hediye etti. Destici’de buna karşılık Başkan Babaoğlu’na nostaljik radyo hediye etti. 

Önemli bir ziyaret

Hediyeleşmenin ardından makam  koltuğuna oturan Destici, yanına ikinci bir koltuk getirterek başkan Bababoğlu’nu da yanına aldı. Babaoğlu, Genel Başkan Destici’ye kısa bir brifing vererek; “ sayın genel başkanım nazik ziyaretlerinizden dolayı teşekkür ediyorum.  Teşkilatımızın günü arkamızda hissetmemiz adına önemli bir ziyarette bulundunuz. Hem belediyemiz hem de Hendek halkımız adına teşekkür ediyorum, sağolun varolun” dedi.  Makamda meclis üyeleri ile birlikte fotoğraf alınmasının ardından  Genel Başkan Destici’nin ; “ Hendekspor kaçıncı ligde?” sorusunu yanıtlayan Babaoğlu, Hendeksporun  BAL Liginde şampiyonluk mücadelesi verdiğini ifade ederek; “  önceki başkanımızın Hendekspor üzerinde ve bugünlere gelmesinde çok büyük katkıları var. Şu an itibarıyle  takımımızın üç müsabakası kaldı, inşallah mutlu sona ulaşacağız, buna gönülden inanıyorum” diye yanıtladı.

Seçimler ülkemize,milletimize, Sakarya’mıza ve Hendek’imize hayırlı olsun

 Cuma selasının bitmesi ile konuşmasına  başlayan Destici; “ Öncelikle hepinizi sevgi,saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Bugün Hendek’de arkadaşlarımla birlikte bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu memnuniyetimizi üst seviyelere çıkaran  BBP temsilen Hendek Belediye Başkanlığını kazanan Turgut Babaoğlu bu mutluluğumuzu ziyadesiyle artırmıştır. Öncelikle seçim sonuçlarının ülkemize, milletimize , Sakarya’mıza ve Hendek’imize hayırlı olmasını yüce Rab’bimden niyaz ediyor başarılar diliyorum.

Allah çalışana verir

Partimizi temsilen Hendek Belediye Başkanlığını kazanan belediye başkanımız Babaoğlu’nu, seçilmiş ve seçilememiş meclis üyelerimiz ve bütün arkadaşlarımıza teşekkür eden Destici; “ Turgut Babaoğlu’nun yıllara dayana bir çalışması vardı, bir kararlılığı vardı. Ekibiyle birlikte bu çalışmanın neticesinde bu başarıya ulaşmış oldu. Biz hizmet için burdayız. Belediye başkanımızın ve meclis üyelerimizin hedefi Hendek’imize hizmet etmektir. Hendek’in sorunlarını, avantaj ve dezavantajlarını çok iyi bilen bir belediye başkanı ve ekibi var. Bir çok soruna kendi imkanlarıyla birlikte üstesinden gelebilecek ehliyetteler, liyakattalar.

Bende artık Hendek milletvekiliyim

Bende arttık Hendek’in milletvekiliyim. Dolayısı ile sık sık ziyaretlerde bulunacağız. Hendek’in daha ileriye gitmesi noktasında , Hendek’de yaşayan vatandaşlarımızın daha müreffeh daha  güvenli,huzurlu,mutlu hayat yaşamaları için elimizden gelen bütün katkıyı sunacağız. Meclisimizde yer alan diğer siyasi partilere mensup arkadaşlarımızda bizim arkadaşlarımız. Onlarla da uyum  ve birlik içerisinde  çalışacağız”

Büyükşehir ve merkezi hükümetle uyum ve ahenk içerisinde çalışacağız

Büyükşehir Belediye başkanımızla da uyum ve ahenk içerisinde , merkezi hükümetle de uyum içerisinde bir çalışma gerçekleştirerek inanıyorum ki Hendek’de çok örnek bir belediyecilik anlayışı ortaya koyacağız. Biz Belediye başkanımıza belediye meclis üyelerimize güveniyoruz. Bu güveni zaten seçimlerdeki başarılı çalışmalarla gösterdiler. Çalışmalarıyla da bunu ortaya koyacaklarına yürekten inanıyorum. Hendek’in hakettiği hizmetleri alabilmesi noktasında elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz” diyerek; “tekrar hayırlı uğurlu olsun, Rab’bim mahçup etmesin” temennisinde bulundu.

Vehbi ŞAHİN , Yeni Zelanda’da yaşanan menfur cami saldırısını kınadı

Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Vehbi ŞAHİN , Yeni Zelanda’da yaşanan menfur cami saldırısını kınayarak, konuyla ilgili bir basın açıklaması yayınladı.

İslamafobinin boyutlarının her geçen gün daha da genişlediğine ve dünyamız için oluşturduğu tehdidin daha da dehşet verici bir hal aldığına, bu durumun birtakım devletler eliyle de beslendiğine dikkat çeken Şahin, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Yeni Zelanda’da iki camimize ve Cuma namazı için toplanmış Müslüman kardeşlerimize yapılan alçak saldırıyı lanetliyorum. Camilerimize ve Müslümanlara yapılan bu saldırı maalesef ilk değil ve öyle görünüyor ki son da olmayacak.

Özellikle Avrupa merkezli yükselen ırkçılık ve İslam karşıtlığının bir yansıması olan bu alçak saldırı bireysel bir saldırı planından öte bizzat bazı devletlerce beslenen İslamafobi düşünce yapısının organize hale dönüşmeye başladığının da göstergesidir.

Saldırganın bu caniliğini sosyal medya hesabı üzerinden yayınlamış olması da ayrıca düşündürücüdür. Adeta bilgisayar oyunu oynuyormuşçasına yapılan bu yayın, insanlık adına da büyük endişe verici bir ruh haline işaret etmektedir. Saldırının, son dönemde yoğun bir şekilde tartışma konusu olan bilgisayar oyunlarına benzer bir formatta gerçekleştirilmiş olması, gençlerimizin nasıl bir tehlike ile karşı karşıya olduklarını yorumlamamız ve alınması gereken önlemler açısından da dikkate değer ipuçları sunmaktadır. Diğer taraftan saldırının sosyal medya üzerinden yayınlanması, dünyanın farklı bölgelerinde de benzer alçak saldırıların yapılmasına işaret etmektedir ya da örneklik teşkil ederek teşvik edici olması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda tüm ülkelerde cami ve mescitlerimize dair yapılabilecek farklı saldırılara karşı tedbirler alınmalıdır.

İslaa fobiyi ve faşizmi besleyen AB ve diğer devletlerin insanlığı sürüklediği ruh hali bu ve benzeri saldırılar ile net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Üretilen bu politikalar ile sadece faşizm ve İslamafobi beslenmemekte, adeta aynı zamanda “dinfobik” bir insanlık hedeflenmektedir. Faşizm ve islamofobyayı destekleyen devletleri, bu silahın bir gün kendilerine de döneceğini hesaba katarak, insanî değerlere sahip çıkmaya ve insanlığın fıtratında bulunan temiz vicdanları bozmamaya davet ediyoruz.

İslamafobik faaliyetlerle, sadece insanlarla İslam arasına duvarlar örülmek değil bir adım ötesinde insanlarla din ve inançlar arasına güçlü duvarlar örülmek isteniyor. Bu anlamda bugün İslam dünyasında, yine İslam dünyasına karşı yürütülen İslamafobik faaliyetlerin bir müddet sonra, bu faaliyeti besleyenler tarafından dinfobik bir faaliyet eksenine kaydırılacağını düşünüyorum.

Bugün camilere nasıl saldırılar yapıldıysa, mabetlerimize nasıl organize saldırılar düzenleniyor ise başka inançların da mabetlerine saldırılar yapılmasının çok uzak bir ihtimal olmadığını düşünüyorum. Biz Müslümanlar olarak, bugünün mazlumları olarak, insanlığın ortak mirasının, ortak değerlerinin bu bağlamda muhafaza edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Dünyanın dört bir tarafında çeşitli nedenlerle terör ve terör sevicileri dünyanın barış, huzur ve kardeşliğini ifsat etmeye devam ediyor. Bu bağlamda da Müslümanlara olduğu kadar, tüm insanlık fertlerine büyük sorumluluklar düşüyor.

“ılımlı İslam” safsatasını yükseltmeye çalışan ülkeler, bizzat kendi elleri ile üretip besledikleri radikal sözde İslam örgütleri marifetiyle de terörle İslam’ı yan yana getirmeye çalışmaktadır. Asla ve asla İslam’la radikalizm, faşizm ve terörizm yan yana getirilemez. Oynanan oyunlar, kurulan ve uygulanan kirli planlar ile bu gerçeği değiştiremez.

Bilinmelidir ki: İslam âlemi feraset ve basireti ile tüm bu oyunların üstesinden en kısa zamanda gelecektir.

İnanıyorum ki: Hakkın hâkimiyeti tüm insanlığa ulaşacak ve İslam’ın barış ve huzur iklimi tüm insanlığı kuşatacak, bizi öldürmeye gelenler bizde dirileceklerdir.

Hain saldırıda şehit olan Müslüman kardeşlerimize rahmet, İslam âlemine başsağlığı ve gerekli ibretleri alacak feraset ve basiret niyaz ediyorum…”