kategori Arşivleri: Siyasi Parti Haberleri

Hak ve Huzur Partisi Sakarya İl Başkanı  Seyit Yetik  Oldu

Hak ve Huzur Partisinde    Seyit Yetik  Sakarya İl Başkanlığını üstlendi.Yönetim Kurulu Seyit YETİK, Necla  BAKAN, Sayime PARLAR, Kamil Bilgi , Rıza SARIOĞLU, Ramazan Durmuş,Kamil Hasanoğlu ‘ndan oluştu.

İnsan Merkezli Siyaset

Seyit Yetik”İnsan ve onun ayrılmaz bir parçası olan insan onurunun korunması, yüzyıllardır sahip olduğumuz köklü kültürümüzün bize yüklediği önemli bir sorumluluktur. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi, laiklik, sosyal devlet gibi çağdaş kavram ve kurumlar, birlikte mutlu ve yüksek bir yaşam düzeyine ulaşmayı amaçlamaktadır.

Türkiye ve bölgemiz başta olmak üzere, günümüz dünyasında çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ülkemizin uzun yıllardan beri yaşadığı sorunlar, köklü çözümler üretilmediği için, günümüze kadar birikerek ve büyüyerek gelmiş ve mevcut sistemin çözüm üretme yeteneğini kaybettiği anlaşılmıştır. İnsanı önemsemeyen, insana hak ettiği değer ve önemi vermeyen yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin var olan sorunların çözümüne katkı sağlayamayacağı açıktır. Mevcut kurumsal yapının bir bütünlük içinde, insanımızın layık olduğu refah ve mutluluğa ulaşmasına katkı sağlamak üzere yeniden gözden geçirilerek bir değişimin sağlanması zorunluluk olarak gözükmektedir.

Tıkanan sadece ülkenin sağlıklı yönetimine imkân vermeyen siyasal sistem ve onunla bağlantılı yürütme çarkı değildir. Toplumumuz, özgüven duygusunu kaybetmeye başlamış; yılgınlık, genç kuşakların içine sürüklendiği ümitsizlik, gelir dağılımı başta olmak üzere hayatın her alanında kendini gösteren haksızlık, adaletsizlik, işsizlik, giderek yaygınlaşan yolsuzluk ve yoksulluk hep çoğalmış, hep artmış, hep büyümüştür.

Hâlbuki Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki tüm devletler insanlık tarihi boyunca her zaman iddialı olmuşlar ve dünyadaki gelişmelerde belirleyici rol oynamışlardır. Günümüzde de bu coğrafyanın mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti’ne çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluğun yerine getirilebilmesi için ekonomik ve siyasal açıdan güçlü, aynı zamanda huzurlu bir Türkiye’ye ihtiyaç vardır. 

Türkiye’nin bugün için istenen güç, huzur ve refah düzeyinde olmamasının en önemli nedeni; başarı, etkinlik ve verimliliğin öncelendiği bir toplumsal kültür oluşturamamış olması ve başta insan kaynağı olmak üzere sahip olduğu potansiyelini etkili bir şekilde kullanacak kurumsal bir yapıyı hayata geçirememiş olmasıdır. Diğer bir deyişle Türkiye, sahip olduğu enerjisini sinerjiye dönüştürecek bir siyasal, ekonomik, hukuksal, kültürel ve bilimsel atmosferi kurumsallaştıracağı yerde, başta siyasetçiler olmak üzere toplumun etkili kesimleri sahip olduğu enerjinin önemli bir bölümünü anlamsız tartışmalara ve kutuplaşmalara harcamakta ve zamanın hızlı akışı içinde dünyadaki gelişmeler karşısında hızla etkisizleşmektedir. Sorunun temeli yönetim sorunudur.

Erkler arasındaki kuvvetler ayrılığı ilkesi işlemez hale gelmiştir. Demokrasinin etkili işlemesi için üç erkin – Yasama, Yürütme ve Yargının – tekrar bir sistem bütünlüğü içerisinde düzenlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Burada amaç, sistemin işlemesini sağlamaktır. Yasama şimdiki durumda denetim ve hukuk yapıcılığı yerine yürütmenin işleriyle uğraşmakta, Yürütme yasa yapmakta, Yargı ise yürütmenin vesayetinde bağımsızlığını yitirerek hızla işlevini kaybetmektedir.

Siyasi Partiler demokrasinin bir ürünüdür. Ancak, ülkemizde Siyasi Partilerin kendi yönetim ve karar süreçleri demokratik değildir. Demokratik karar süreçlerine ihtiyaç duymaksızın parti liderinin her söylediği parti ve hükümet görüşü haline dönüşmekte, milletvekilleri ve kabine üyeleri bu irade tarafından belirlenmektedir. Milletvekilleri halkın vekilleri olmak yerine liderin vekilleri olmakta, liyakat kültürü yerine itaat kültürü oluşmaktadır.

Milletvekili dokunulmazlıkları yolsuzlukların üzerine gidilmesini engellemektedir. Kamu kaynakları şeffaf olarak harcanmamakta, kamu gücü ise siyasal amaçlar için kullanılabilmektedir. Bu haliyle demokrasi, güç ve nüfuz elde etmenin, rant paylaşımının bir aracı haline dönüşmektedir.

Özgürlük ve kardeşlik temelinde sosyal boyutun önemli ağırlığa sahip olduğu, adaletin ve barışın öncellendiği, tüm toplumsal kesimlerin duyarlılıklarının dikkate alındığı ve temelde herkesin ve her kesimin kalkınma ve büyüme sürecinde katkısının sağlandığı, kamu ve ülke kaynaklarının etkin kullanıldığı, ulusal gelirin hakça paylaşıldığı yeni ve gerçekçi siyasal bir projenin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Bu yeni yaklaşım; başta siyaset kurumu olmak üzere, hukuk, ekonomi, sosyal politikalar, dış politika ve insanımızı ilgilendiren her alanda, her katkıyı önemseyecek ve herkesi kucaklayacaktır. Böylece kutuplaşma, kavga ve çekişme son bulacak, adalet hayatın her alanında en etkin bir biçimde gerçekleştirilecek, devlet millet bütünleşmesi yeniden sağlanacak ve sistemin çözüm üretme yeteneği geliştirilecektir.

Türkiye’nin öncelikle ve hızla kısır çekişme ve kavga ortamından kurtulması gerekmektedir. Acil ihtiyaç tüm toplum kesimlerini kucaklayan ve “Sen de olmazsan her şey eksik olur” diyen yeni bir siyasi anlayışın ve toplumsal uzlaşma kültürünün hayata geçirilmesidir.

Partimiz ülkemizi kutuplaşmaya, insanımızı birbirine karşı ötekileştirmeye ve nefreti karşılıklı körüklemeye dayalı bir siyaset tarzına karşı; yurttaşlarımız arasında dayanışmayı ve işinde başarılı olmayı özendirecek bir toplumsal kültür oluşturmayı amaçlayan yeni siyaset tarzını benimseyecektir.

Hukuk düzenini ihlal edenlerin değil, hukuk düzenine uyanların kazandığı bir Türkiye kurmak için gerekli tüm çalışmalar yapılacaktır.

Politika üretiminde bilgi birikimini ve emeğini ortaya koyan her yurttaşımız Partimizin kadrosundadır. Küreselleşen ekonomik, siyasi, diplomatik ilişkilerin rekabette başarının en iyi olmayı gerektirdiği günümüz dünyasında, ulusal çıkarlarımızı sağlayacak, refah ve mutluluğumuzu artıracak katkıyı sağlayacak her yurttaşımızın ürettiği bilgi ve proje programımızın bir parçası olacaktır. Yurttaşlarımızın ve bilim adamlarımızın geliştirdiği bilgi ve projelerin izlenmesi ve hayata geçirilebilmesi için ayrı bir birim oluşturulacaktır.

İçinde bulunduğumuz durum yüzyıllar boyunca tarihe yön vermiş bir milletin kaderi olamaz ve kabul edilemez. Zaman, yeni bir program ve yeni bir anlayışı birlikte hayata geçirme zamanıdır. Zaman Türkiye’nin aydınlık geleceğinin oluşturulmasında “Evet biz de varız!” diyenlerin görev üstlenme zamanıdır.

Yeni Siyaset

Siyasi partiler, demokrasilerin gelişimiyle ortaya çıkmışlar ve siyasetin vazgeçilmez temel kurucu unsurlarından biri olarak kabul edilmişlerdir. Demokrasilerin en temel kurumu olan seçimler, ancak siyasi partilerce organize edilebilmekte, siyasal eşitlik ve katılımcılık ilkeleri de ancak siyasi partiler vasıtasıyla hayata geçirilebilmektedir.

Günümüz siyasetinin temel parametreleri büyük ölçüde değişmeye ve siyasi partiler arasındaki temel ayrım noktaları başkalaşmaya başlamıştır. Bunun en önemli göstergesi ise, bugüne kadar sağ ve sol biçiminde ayrılan siyasi kimlikler ile muhafazakâr ya da devrimci dönüşümü destekleyen siyasi partilerde, temel ayrım noktalarının ortadan kalkmaya yüz tutmasıdır. Açıkçası siyasette aynı tarafta bulunan siyasi partilerde önemli konularda ve hedeflerde büyük farklılaşmalar ortaya çıkmış; farklı taraflarda yer alan partilerin temel yaklaşımlarında ve politikalarında ise çok önemli benzeşmeler görülmeye başlanmıştır.

Geçmişte sağ ya da sol siyasi hareket olarak farklı kamplarda birbirine şiddetli biçimde muhalefet eden siyasi güçler, bugün aynı idealler etrafında bütünleşerek birlikte siyasi mücadele yürütebilmektedirler.

Geleceğin Türkiye’sinde siyasetteki temel farklılaşma, soyut sloganlar etrafında geleneksel tarzda siyaset yapan siyasi partiler ile akılcı, halktan yana, yenilikçi politikalar ekseninde, üstlenilen toplumsal sorumluluğun gereklerine uygun, ilkeler bazında siyaset yapan yeni siyasi hareketler arasında şekillenecektir.

Geleneksel siyasetteki tıkanma, küresel gelişmeleri kavrayarak ulusal çıkarların gereklerine uygun yeni bir siyaset tarzının ortaya konulmasını gerekli kılmıştır. Bu nedenle Partimiz, ilkeleri ve hedefleri bu programda belirlenen yeni siyaset tarzını benimseyen demokratik bir merkez partisidir.

Yeni Siyasetin Hedefi: Birlikte Dirlik ve Dirilik

Başta siyaset olmak üzere kamusal nitelikli görev üstlenmek, toplumsal sorumluluğa talip olmak demektir. Bu sorumluluğun gereği gibi yerine getirilmesi, siyasi partilerin ve mensuplarının en temel görevidir. Halkın refah ve mutluluğunun artırılması, geleceğin güçlü Türkiye’sinin inşası yeni siyaset ilkeleri doğrultusunda bir değişimi gerekli kılmaktadır. Bu değişim tüm toplumsal dinamikleri harekete geçirmeyi hedeflemek zorundadır.

Oy artışı sağlamak, iktidara gelmek veya iktidarda kalmak için mücadele eden siyasi partilerin ülkemizde gelenekselleşen yöntemleri, toplumsal sorumluluğun gerekleriyle bağdaşmaz bir nitelik kazanmıştır. Bu eski siyaset tarzı, parti ve mensuplarının çıkarları doğrultusunda gelişmiştir. İtaate dayalı bir siyasi kurumsallaşma; kutuplaştırmaya, laf üretmeye dayalı oy avcılığı; uzun dönem gelişme dinamiklerini dikkate almayan kendi yönetim dönemini kaynak israfıyla süslemeye çalışan icraatlar; parti işlevlerinin toplumsal çıkarları sağlayamadığı bir yapılanma; nüfuz ve rant dağıtımına yönelmiş bir parti içi heyecan, içinde bulunduğumuz durumun özetidir.

Rekabet küreselleşmiştir. Diğer ülkelerdeki gelişmelerin boyutlarıyla karşılaştırmadan yapılan başarı değerlendirmeleri anlamını yitirmiştir. En hızlı koşanlar arasında olmayan ülkelerin geleceği aydınlık değildir. İyi olmak için değil, en iyi olmak için; başarılı olmak için değil, en başarılı olmak için çaba harcamak zorundayız. Bunu ancak kimseyi ötekileştirmeden, farklılıklarımızı birbirimizin özgürlük alanı olarak içselleştirerek, birlikte elele gerçekleştirebiliriz.

İnsanlar ve kurumlar, güçlü ve mutlu veya güçsüz ve mutsuz olmanın iki önemli temelidir.

En büyük potansiyelimiz kendi insanımızdır. Atatürk’ün ifadesi ile “Milleti kurtaracak olan yine millettin kendi azim ve kararlılığıdır”. Kavgaya değil dayanışmaya, yandaş olmaya değil başarı ve liyakate prim veren bir toplumsal ve siyasi kültür oluşturarak, tüm yurttaşlarımızı kalkınma yarışının bir unsuru haline getirmek temel hedefimizdir.

İnsan faaliyetleri kurumsal yapıların etkisi altındadır. Yanlış veya kötü işleyen kurumlar, en büyük potansiyelimiz olan insan enerjisinin israf veya yok edilmesine neden olmaktadır. Kurumlar iyi yapılanmış ve iyi işliyorsa, insan faaliyetlerinde verimliliği arttırır, toplumsal bir sinerjinin oluşmasına katkı sağlar. Bu bakımdan karşılıklı güven ve işbirliğine, demokratik ve yapıcı rekabete dayalı bir kurumsal kültür ve yapılanma temel hedefimizdir.Bu bağlamda, yeni siyasetin hedefi birlikte dirlik ve diriliktir.”

Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ Sakarya ilinin Tarım üreticileri ile bir araya geldi

Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ Sakarya İl Başkanı İşadamı Seyit Yetik,Hak ve Huzur Partisi Genel Başkan Yardımcısı Necla Bakan Sakarya İlindeki Tarım Topraklarına olan baskıyı yerinde incelediler.Uzmanlarla ve çiftçilerle görüştüler.Evren Mahallesinde Patates üreticilerin ile birlikte Patates Hasatında bulundular

AKP'nin yeni Genel Sekreteri belli oldu

Başbakan Binali Yıldırım tarafından dün açıklanan kabine değişikliği ile birlikte AKP Genel Sekteri Abdülhamit Gül, Adalet Bakanlığı görevine getirildi. Abdülhamit Gül’den boşalan AK Parti Genel Sekterliği’ne ise Fatih Şahin getirildi.  

Fatih Şahin kimdir?

20 Nisan 1979’da Çanakkale Çan’da doğdu. Baba adı Feti, anne adı Saliha’dır. Avukat; Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Serbest avukat olarak çalıştı. AK PARTİ Gençlik Kolları Genel Sekreterliği ve Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanlığı görevlerinde bulundu. 24. Dönemde Ankara Milletvekili seçildi. TBMM Başkanlık Divanı Kâtip Üyeliği, Türkiye-Etiyopya Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanlığı, Anayasa Komisyonu Üyeliği, Plan ve Bütçe Komisyonu Üyeliği, Dopingle Mücadele Araştırma Komisyonu Sözcülüğü, AK PARTİ TBMM Grup Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. AK PARTİ MKYK Üyesi ve TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu Başkanıdır. Orta düzeyde İngilizce ve Arapça bilen Şahin, evli ve 2 çocuk babasıdır.​

AKP Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanlığı görevine Harun Karacan getirildi.

AYM'den 5 siyasi parti için suç duyurusu

Anayasa Mahkemesi, değeri 100 lirayı aşan malların listesini göndermeyen veya mali denetimlere ilişkin belgeleri teslim etmeyen 5 siyasi parti hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Yüksek Mahkemenin bazı siyasi partilerin mali denetimlerine ilişkin kararları Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre, Çoğulcu Demokrasi Partisi’nin 2014 ve 2015 ile AS Parti, Genç Parti, Yeni Dünya Partisi ve DSP’nin 2015 yılı kesin hesap incelemelerinde eksiklikler tespit eden Anayasa Mahkemesi, partilerin kesin hesaplarını kabul etmedi.

Çoğulcu Demokrasi Partisinin 2014 ve 2015 yılı kesin hesap incelemelerinde, Anayasa Mahkemesince istenen belgelerin zamanında verilmemesi nedeniyle parti sorumluları hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması kararlaştırıldı. Partinin her iki hesap kesim döneminde de taşınmaz ve değeri 100 lirayı aşan taşınır mallar ile menkul kıymetlerin, her türlü hakların değerleri ve edinim tarihini gösterir listeyi göndermemesi nedeniyle bu parti sorumluları hakkında yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi.

AS Parti, DSP, Genç Parti ve Yeni Dünya Partisi’nin 2015 yılı kesin hesap incelemesinde de partilerin kesin hesaplarına ilişkin gerekli belgeleri Anayasa Mahkemesine süresinde göndermedikleri gerekçesiyle yasal işlem yapılması için Ankara Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması kararlaştırıldı.

Adalet geldiğinde şarkılar misyonunu tamamlar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan başlattığı “Adalet Yürüyüşü”nün sonunda İstanbul Maltepe Parkında gerçekleştirilen mitingde Onur Akın ve Zülfü Livaneli sahne aldı. Milyonlarla birlikte şarkılarını söyleyen Onur Akın “Kitlelere uygulanan basınca karşı bir patlamadır bu yürüyüş. Bekle Bizi İstanbul şarkısı adalet geldiğinde misyonunu tamamlayacaktır” dedi.

Adalet geldiğinde şarkılar misyonunu tamamlar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan başlattığı “Adalet Yürüyüşü”nün sonunda İstanbul Maltepe Parkında gerçekleştirilen mitingde Onur Akın ve Zülfü Livaneli sahne aldı. Milyonlarla birlikte şarkılarını söyleyen Onur Akın “Kitlelere uygulanan basınca karşı bir patlamadır bu yürüyüş. Bekle Bizi İstanbul şarkısı adalet geldiğinde misyonunu tamamlayacaktır” dedi.

Bir sanatçı olarak “Adalet Yürüyüşü”nden çok derinden etkilendiğini belirten Onur Akın, yürüyüş ve mitingle ilgili şunları söyledi:

Adalet yürüyüşü tarihe rekor olarak geçmiştir

Toplumların hak arama mücadelelerinde tarihe geçmiş bir çok önemli eylem ve olay vardır. Bu yürüyüşe en yakın ve benzer örnek 1930 yılında Gandhi’nin öncülüğündeki ünlü tuz yürüyüşüdür. Bu yürüyüş 388 km sürmüş ve 24 günde tamamlanmıştır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun öncülüğü ve liderliğinde başlayan adalet yürüyüşü ise 450 km ve 25 gün sürmüş tarihi bir rekordur.

Basınca karşı bir patlama

15 yıllık AKP iktidarında, özelikle kendisinden farklı düşünen muhalif olan kitlelere yönelik dozu giderek artan, anti-demokratik, baskı, korku, yıldırma ve sindirme politikaları tahammül sınırlarını aşmıştır. Gelinen bu noktada, bu kitlelere uygulanan basınca karşı bir patlamadır bu yürüyüş. En önemli ve güzel yanı, haklı, barışcıl ve mağdur olan her kesimden insanı kapsamasıdır. Tüm mağdur ve ezilen kesimlerin artık dur deme noktasıdır.

‘Bekle Bizi İstanbul’ şarkısı adalet geldiğinde misyonunu tamamlayacaktır

İstanbul üzerine bir çok şiir yazılmış ve şarkılar bestelenmiştir. Ama toplumcu-gerçekçi sanat anlayışı ile yazılmış, İstanbul’u bütün güzellikleri, çelişkileri, sıkıntıları, acıları ve umutları ile anlatan en doğru şiirdir Vedat Türkali’nin şiiri. 1946 yılında yazılan bu şiiri 1987 yılında bestelemek bana nasip oldu. Bütün muhalif kesimlerin duygularına tanıklık eden bir umut şarkısı olarak, 30 yıldır dimdik ayakta. Bu ülkeye gerçek anlamda demokrasi, barış, özgürlük, eşitlik ve adalet geldiğinde bu şarkı da misyonunu tamamlamış olacaktır. Bu şarkıyı zaman içerisinde benden isteyen, iktidar partisi dahil olamak üzere, bir çok parti olmuş ve karşılığında büyük bedeller teklif etmişlerdir. Ben bu şarkının muhalifliğini, haklılığını, masumiyetini ve temizliğini korumak adına, gelen teklifleri hep red ettim. O yüzdendir ki milyonlarca insan bu şarkıyı sahiplenip, yıllardır tek bir ağızdan söylüyor.

Bugünlerin şarkısını besteleyeceğim

Ben, Pir Sultan Abdal gibi, Aşık Mahsuni Şerif gibi ozanlar geleneğine kendini yakın hisseden, toplumsal bütün hassasiyetlere duyarlı, çağına tanıklık eden ve o döneme dair ürünler veren, belge bırakan bir çizginin devamı olarak görüyorum kendimi. Adalet yürüyüşü beni bir ozan ve besteci olarak derinden etkiledi. Mutlaka bu büyük yürüyüşü en doğru ve en güzel anlatan bir eser çıkacaktır ortaya.

Yürüyüşe ve mitinge iş adamları desteği

Yürüyüş süresince ve miting gününde destek veren iş adamları adına konuşan İsmar Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Bilgen de süreçle ilgili şunları ekledi: “Adaleti arama yolunda hepimizin sorumluluğu var. Bu sorumluluk da bugünlerle sınırlı değil. Adalet için ne gerekiyorsa hem vatandaş olarak hem de iş adamları olarak desteğimizi sürdüreceğiz”.

Onur Akın “Kitlelere uygulanan basınca karşı bir patlamadır bu yürüyüş. Bekle Bizi İstanbul şarkısı adalet geldiğinde misyonunu tamamlayacaktır” dedi.

​Adalet geldiğinde şarkılar misyonunu tamamlar

‘Bekle Bizi İstanbul’ şarkısı adalet geldiğinde misyonunu tamamlayacaktır

Adalet yürüyüşü tarihe rekor olarak geçmiştir

İsmar Yön. Kur. Bşk. Kazım Bilgen: “Adaleti arama yolunda hepimizin sorumluluğu var. Bu sorumluluk da bugünlerle sınırlı değil. Adalet için ne gerekiyorsa hem vatandaş olarak hem de iş adamları olarak desteğimizi sürdüreceğiz” dedi

İsmar Yön. Kur. Bşk. Kazım Bilgen: “Adaleti arama yolunda hepimizin sorumluluğu var. Bu sorumluluk da bugünlerle sınırlı değil. Adalet için ne gerekiyorsa hem vatandaş olarak hem de iş adamları olarak desteğimizi sürdüreceğiz” dedi

İsmar Yön. Kur. Bşk. Kazım Bilgen: “Adaleti arama yolunda hepimizin sorumluluğu var. Bu sorumluluk da bugünlerle sınırlı değil. Adalet için ne gerekiyorsa hem vatandaş olarak hem de iş adamları olarak desteğimizi sürdüreceğiz” dedi

Necla BAKAN"Türkiye kısır çekişme ve kavgadan kurtarılmalı"

Habervole  Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN  Güneydoğu Anadolu  Bölgesinde Hak ve  Huzur Partisinin  çalışmalarına   katılan Hak ve Huzur Partisi Genel Başkan Yardımcısı  Necla BAKAN  ile  Sapanca ‘da  Konuştu.

Hak ve Huzur Partisi Genel Başkan Yardımcısı  Necla BAKAN”Güneydoğu   illerinde  Teşkilatımızın  çalışmalarını  yerinde  gördük.

İnsan Merkezli Siyaset

İnsan ve onun ayrılmaz bir parçası olan insan onurunun korunması, yüzyıllardır sahip olduğumuz köklü kültürümüzün bize yüklediği önemli bir sorumluluktur. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi, laiklik, sosyal devlet gibi çağdaş kavram ve kurumlar, birlikte mutlu ve yüksek bir yaşam düzeyine ulaşmayı amaçlamaktadır.

Türkiye ve bölgemiz başta olmak üzere, günümüz dünyasında çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ülkemizin uzun yıllardan beri yaşadığı sorunlar, köklü çözümler üretilmediği için, günümüze kadar birikerek ve büyüyerek gelmiş ve mevcut sistemin çözüm üretme yeteneğini kaybettiği anlaşılmıştır. İnsanı önemsemeyen, insana hak ettiği değer ve önemi vermeyen yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin var olan sorunların çözümüne katkı sağlayamayacağı açıktır. Mevcut kurumsal yapının bir bütünlük içinde, insanımızın layık olduğu refah ve mutluluğa ulaşmasına katkı sağlamak üzere yeniden gözden geçirilerek bir değişimin sağlanması zorunluluk olarak gözükmektedir.

Tıkanan sadece ülkenin sağlıklı yönetimine imkân vermeyen siyasal sistem ve onunla bağlantılı yürütme çarkı değildir. Toplumumuz, özgüven duygusunu kaybetmeye başlamış; yılgınlık, genç kuşakların içine sürüklendiği ümitsizlik, gelir dağılımı başta olmak üzere hayatın her alanında kendini gösteren haksızlık, adaletsizlik, işsizlik, giderek yaygınlaşan yolsuzluk ve yoksulluk hep çoğalmış, hep artmış, hep büyümüştür.

Hâlbuki Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki tüm devletler insanlık tarihi boyunca her zaman iddialı olmuşlar ve dünyadaki gelişmelerde belirleyici rol oynamışlardır. Günümüzde de bu coğrafyanın mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti’ne çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluğun yerine getirilebilmesi için ekonomik ve siyasal açıdan güçlü, aynı zamanda huzurlu bir Türkiye’ye ihtiyaç vardır. 

Türkiye’nin bugün için istenen güç, huzur ve refah düzeyinde olmamasının en önemli nedeni; başarı, etkinlik ve verimliliğin öncelendiği bir toplumsal kültür oluşturamamış olması ve başta insan kaynağı olmak üzere sahip olduğu potansiyelini etkili bir şekilde kullanacak kurumsal bir yapıyı hayata geçirememiş olmasıdır. Diğer bir deyişle Türkiye, sahip olduğu enerjisini sinerjiye dönüştürecek bir siyasal, ekonomik, hukuksal, kültürel ve bilimsel atmosferi kurumsallaştıracağı yerde, başta siyasetçiler olmak üzere toplumun etkili kesimleri sahip olduğu enerjinin önemli bir bölümünü anlamsız tartışmalara ve kutuplaşmalara harcamakta ve zamanın hızlı akışı içinde dünyadaki gelişmeler karşısında hızla etkisizleşmektedir. Sorunun temeli yönetim sorunudur.

Erkler arasındaki kuvvetler ayrılığı ilkesi işlemez hale gelmiştir. Demokrasinin etkili işlemesi için üç erkin – Yasama, Yürütme ve Yargının – tekrar bir sistem bütünlüğü içerisinde düzenlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Burada amaç, sistemin işlemesini sağlamaktır. Yasama şimdiki durumda denetim ve hukuk yapıcılığı yerine yürütmenin işleriyle uğraşmakta, Yürütme yasa yapmakta, Yargı ise yürütmenin vesayetinde bağımsızlığını yitirerek hızla işlevini kaybetmektedir.

Siyasi Partiler demokrasinin bir ürünüdür. Ancak, ülkemizde Siyasi Partilerin kendi yönetim ve karar süreçleri demokratik değildir. Demokratik karar süreçlerine ihtiyaç duymaksızın parti liderinin her söylediği parti ve hükümet görüşü haline dönüşmekte, milletvekilleri ve kabine üyeleri bu irade tarafından belirlenmektedir. Milletvekilleri halkın vekilleri olmak yerine liderin vekilleri olmakta, liyakat kültürü yerine itaat kültürü oluşmaktadır.

Milletvekili dokunulmazlıkları yolsuzlukların üzerine gidilmesini engellemektedir. Kamu kaynakları şeffaf olarak harcanmamakta, kamu gücü ise siyasal amaçlar için kullanılabilmektedir. Bu haliyle demokrasi, güç ve nüfuz elde etmenin, rant paylaşımının bir aracı haline dönüşmektedir.

Özgürlük ve kardeşlik temelinde sosyal boyutun önemli ağırlığa sahip olduğu, adaletin ve barışın öncellendiği, tüm toplumsal kesimlerin duyarlılıklarının dikkate alındığı ve temelde herkesin ve her kesimin kalkınma ve büyüme sürecinde katkısının sağlandığı, kamu ve ülke kaynaklarının etkin kullanıldığı, ulusal gelirin hakça paylaşıldığı yeni ve gerçekçi siyasal bir projenin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Bu yeni yaklaşım; başta siyaset kurumu olmak üzere, hukuk, ekonomi, sosyal politikalar, dış politika ve insanımızı ilgilendiren her alanda, her katkıyı önemseyecek ve herkesi kucaklayacaktır. Böylece kutuplaşma, kavga ve çekişme son bulacak, adalet hayatın her alanında en etkin bir biçimde gerçekleştirilecek, devlet millet bütünleşmesi yeniden sağlanacak ve sistemin çözüm üretme yeteneği geliştirilecektir.

Türkiye’nin öncelikle ve hızla kısır çekişme ve kavga ortamından kurtulması gerekmektedir. Acil ihtiyaç tüm toplum kesimlerini kucaklayan ve “Sen de olmazsan her şey eksik olur” diyen yeni bir siyasi anlayışın ve toplumsal uzlaşma kültürünün hayata geçirilmesidir.

Partimiz ülkemizi kutuplaşmaya, insanımızı birbirine karşı ötekileştirmeye ve nefreti karşılıklı körüklemeye dayalı bir siyaset tarzına karşı; yurttaşlarımız arasında dayanışmayı ve işinde başarılı olmayı özendirecek bir toplumsal kültür oluşturmayı amaçlayan yeni siyaset tarzını benimseyecektir.

Hukuk düzenini ihlal edenlerin değil, hukuk düzenine uyanların kazandığı bir Türkiye kurmak için gerekli tüm çalışmalar yapılacaktır.

Politika üretiminde bilgi birikimini ve emeğini ortaya koyan her yurttaşımız Partimizin kadrosundadır. Küreselleşen ekonomik, siyasi, diplomatik ilişkilerin rekabette başarının en iyi olmayı gerektirdiği günümüz dünyasında, ulusal çıkarlarımızı sağlayacak, refah ve mutluluğumuzu artıracak katkıyı sağlayacak her yurttaşımızın ürettiği bilgi ve proje programımızın bir parçası olacaktır. Yurttaşlarımızın ve bilim adamlarımızın geliştirdiği bilgi ve projelerin izlenmesi ve hayata geçirilebilmesi için ayrı bir birim oluşturulacaktır.

İçinde bulunduğumuz durum yüzyıllar boyunca tarihe yön vermiş bir milletin kaderi olamaz ve kabul edilemez. Zaman, yeni bir program ve yeni bir anlayışı birlikte hayata geçirme zamanıdır. Zaman Türkiye’nin aydınlık geleceğinin oluşturulmasında “Evet biz de varız!” diyenlerin görev üstlenme zamanıdır.

Yeni Siyaset

Siyasi partiler, demokrasilerin gelişimiyle ortaya çıkmışlar ve siyasetin vazgeçilmez temel kurucu unsurlarından biri olarak kabul edilmişlerdir. Demokrasilerin en temel kurumu olan seçimler, ancak siyasi partilerce organize edilebilmekte, siyasal eşitlik ve katılımcılık ilkeleri de ancak siyasi partiler vasıtasıyla hayata geçirilebilmektedir.

Günümüz siyasetinin temel parametreleri büyük ölçüde değişmeye ve siyasi partiler arasındaki temel ayrım noktaları başkalaşmaya başlamıştır. Bunun en önemli göstergesi ise, bugüne kadar sağ ve sol biçiminde ayrılan siyasi kimlikler ile muhafazakâr ya da devrimci dönüşümü destekleyen siyasi partilerde, temel ayrım noktalarının ortadan kalkmaya yüz tutmasıdır. Açıkçası siyasette aynı tarafta bulunan siyasi partilerde önemli konularda ve hedeflerde büyük farklılaşmalar ortaya çıkmış; farklı taraflarda yer alan partilerin temel yaklaşımlarında ve politikalarında ise çok önemli benzeşmeler görülmeye başlanmıştır.

Geçmişte sağ ya da sol siyasi hareket olarak farklı kamplarda birbirine şiddetli biçimde muhalefet eden siyasi güçler, bugün aynı idealler etrafında bütünleşerek birlikte siyasi mücadele yürütebilmektedirler.

Geleceğin Türkiye’sinde siyasetteki temel farklılaşma, soyut sloganlar etrafında geleneksel tarzda siyaset yapan siyasi partiler ile akılcı, halktan yana, yenilikçi politikalar ekseninde, üstlenilen toplumsal sorumluluğun gereklerine uygun, ilkeler bazında siyaset yapan yeni siyasi hareketler arasında şekillenecektir.

Geleneksel siyasetteki tıkanma, küresel gelişmeleri kavrayarak ulusal çıkarların gereklerine uygun yeni bir siyaset tarzının ortaya konulmasını gerekli kılmıştır. Bu nedenle Partimiz, ilkeleri ve hedefleri bu programda belirlenen yeni siyaset tarzını benimseyen demokratik bir merkez partisidir.

Yeni Siyasetin Hedefi: Birlikte Dirlik ve Dirilik

Başta siyaset olmak üzere kamusal nitelikli görev üstlenmek, toplumsal sorumluluğa talip olmak demektir. Bu sorumluluğun gereği gibi yerine getirilmesi, siyasi partilerin ve mensuplarının en temel görevidir. Halkın refah ve mutluluğunun artırılması, geleceğin güçlü Türkiye’sinin inşası yeni siyaset ilkeleri doğrultusunda bir değişimi gerekli kılmaktadır. Bu değişim tüm toplumsal dinamikleri harekete geçirmeyi hedeflemek zorundadır.

Oy artışı sağlamak, iktidara gelmek veya iktidarda kalmak için mücadele eden siyasi partilerin ülkemizde gelenekselleşen yöntemleri, toplumsal sorumluluğun gerekleriyle bağdaşmaz bir nitelik kazanmıştır. Bu eski siyaset tarzı, parti ve mensuplarının çıkarları doğrultusunda gelişmiştir. İtaate dayalı bir siyasi kurumsallaşma; kutuplaştırmaya, laf üretmeye dayalı oy avcılığı; uzun dönem gelişme dinamiklerini dikkate almayan kendi yönetim dönemini kaynak israfıyla süslemeye çalışan icraatlar; parti işlevlerinin toplumsal çıkarları sağlayamadığı bir yapılanma; nüfuz ve rant dağıtımına yönelmiş bir parti içi heyecan, içinde bulunduğumuz durumun özetidir.

Rekabet küreselleşmiştir. Diğer ülkelerdeki gelişmelerin boyutlarıyla karşılaştırmadan yapılan başarı değerlendirmeleri anlamını yitirmiştir. En hızlı koşanlar arasında olmayan ülkelerin geleceği aydınlık değildir. İyi olmak için değil, en iyi olmak için; başarılı olmak için değil, en başarılı olmak için çaba harcamak zorundayız. Bunu ancak kimseyi ötekileştirmeden, farklılıklarımızı birbirimizin özgürlük alanı olarak içselleştirerek, birlikte elele gerçekleştirebiliriz.

İnsanlar ve kurumlar, güçlü ve mutlu veya güçsüz ve mutsuz olmanın iki önemli temelidir.

En büyük potansiyelimiz kendi insanımızdır. Atatürk’ün ifadesi ile “Milleti kurtaracak olan yine millettin kendi azim ve kararlılığıdır”. Kavgaya değil dayanışmaya, yandaş olmaya değil başarı ve liyakate prim veren bir toplumsal ve siyasi kültür oluşturarak, tüm yurttaşlarımızı kalkınma yarışının bir unsuru haline getirmek temel hedefimizdir.

İnsan faaliyetleri kurumsal yapıların etkisi altındadır. Yanlış veya kötü işleyen kurumlar, en büyük potansiyelimiz olan insan enerjisinin israf veya yok edilmesine neden olmaktadır. Kurumlar iyi yapılanmış ve iyi işliyorsa, insan faaliyetlerinde verimliliği arttırır, toplumsal bir sinerjinin oluşmasına katkı sağlar. Bu bakımdan karşılıklı güven ve işbirliğine, demokratik ve yapıcı rekabete dayalı bir kurumsal kültür ve yapılanma temel hedefimizdir.

Bu bağlamda, yeni siyasetin hedefi birlikte dirlik ve diriliktir.

Hak ve Huzur Partisi Genel Başkan Yardımcısı Necla Bakan Türkiye genelinde yaptıkları teşkilatlanma çalışmaları için hazırlıklarını spor yaparak sürdürüyor

Demokratikleşme

Ülke yönetiminde halk iradesinin egemenliğini esas alan Cumhuriyet rejimi, -çeşitli örneklerde görüldüğü üzere- sadece ismiyle demokratik bir sistem olarak görülmeye hak kazanamayacağından, ülkemizde demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlerlik kazanması gerekmektedir.

“Halk için halka rağmen” değil, “Halk için halkla birlikte” prensibini benimseyen par-timiz, ülkemizde demokratik düzenin tüm özelikleri ve gerekleriyle gelişme sürecini tamamlayabilmesi için; insan hak ve özgürlüklerinin tümüyle teminat altına alındığı, ülke yönetiminde hukukun üstünlüğü ilkesinin egemen kılındığı, düşünce ve inanç özgürlüğünün tüm uygulamalarıyla sağlandığı, insanlık onuruna yaraşır bir kamu düzeni ve toplum hayatının işlerlik kazandığı bir demokratik cumhuriyet olmanın gerekliliği kanaatindedir.

Halkın oy verme hakkına sahip olduğu, oy verdiği kişileri (adayları) belirleme yetkisinin fiilen bulunmadığı bu günkü “temsili demokrasi” anlayışı, halkın ve sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile genişletilip, “doğrudan demokrasi”ye özgü mekanizmaların yaygınlaştırılmasıyla desteklenecektir. Genel ve yerel seçimlerde tercihli oy kullanılabilecektir.

Adayların ve tüm partili üyelerin katılımıyla, milletvekillerinin, tüm seçmenlerin iradesiyle belirlendiği (tercihli oy,) seçen ve seçilenler arasındaki ilişkiyi güçlendirecek daraltılmış bölge uygulamasına geçilecektir.

Memurların siyaset yapmalarına yönelik yasaklar, belli istisnalar dışında kaldırılacaktır.

Partimiz, yeni siyaset ilkelerini benimseyen tüm yurttaşlarımızın katılımına açıktır. Katılım sağlayan, sağlamayan herkesin taleplerine karşı duyarlıdır.

Halkın sivil toplum kuruluşları aracılığıyla kanun teklifi vermeleri sağlanacak, sivil toplum kuruluşlarının TBMM komisyon çalışmalarına katılımı kurumsallaştırılacaktır.

Atanacak bakanların belirlemesinde katılımcı demokrasinin gerekleri yerine getirilerek sivil toplum kuruluşlarının önerileri dikkate alınacaktır.

Ülke barajıyla ilgili sınırlamaların altında oy alan partilerin de TBMM’de temsiline imkân verecek düzenlemeler yapılacaktır.

 Temel Hak ve Özgürlükler

Çağdaş standartlara uygun, tümüyle güvence altına alınmış insan hakları, yeni siyasetin temelidir. İnsanın insan olarak yaşamasının olmazsa olmaz şartı, bu hakların tanınmasına bağ-lıdır. Tüm özgürlükleri de içeren insan haklarının tam anlamıyla gerçekleştirilmesi, ulusal birlik ve atılımın en önemli unsurudur.

Düşünce ve kanaat özgürlüğü temel prensiplerimizdendir. Şiddete yönelmeyi tahrik etmeyen her türlü düşüncenin sözlü ve yazılı olarak özgürce ifade edilebilmesini sağlamak, düşünce ve inanç özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmak için gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

Temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alınmasını öngören anayasal hükümler ile bu amaçla imzalanmış uluslararası sözleşme hükümlerinin sağlıklı bir şekilde uygulamasını sağlamak, insan hakları ihlallerinin takip edilerek ortadan kaldırılması için gerekli önlemleri almak partimiz için görev addedilmektedir.

    Hukukun Üstünlüğü

Demokratik cumhuriyetin temel karakteristiği, hukukun üstünlüğü ve halk iradesinin tecellisinin, hiçbir kişi, kurum ve kuruluşun vesayet, kontrol, tahdit ve baskısına maruz bırakılmasına izin verilmemesidir. Partimiz, hukukun üstünlüğü prensibini demokratik cumhuriyetin temel özelliği olarak değerlendirmekte; kanun devleti olmanın ötesinde hukukun üstünlüğü prensibinin tüm kişi ve kuruluşlar için geçerli olduğu, hiçbir kişi ve kuruluş için farklı uygulama olamayacağı görüşündedir.

Partimiz, ülkemiz insanlarının huzur ve refahını temin, temel hak ve özgürlüklerinin antidemokratik kısıtlamalara uğratılmadan yaşanmasını sağlamak amacıyla, yeni mevzuat düzenlemelerini gerçekleştirmeyi gerekli görmektedir.

Demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinin gereği doğrultusunda, sivil ve özgürlükçü bir anayasa ve yargı reformu gerçekleştirilecektir.

Adalet

Adalete, hukuk sisteminin doğru ve dürüst işlediğine duyulan güven, devlet-millet kaynaşmasının ön şartıdır. “Adalet Mülkün Temelidir” prensibinin her yargı kararında görüldüğü bir ülke, bütün sıkıntılarını kolaylıkla aşar. Sadece devletin hukukunu değil, insan hak ve öz-gürlüklerinin teminatı olarak Hukuk Devleti’nin bütün işlerliğiyle yurttaşa yeterli güveni vermesi gerekir. Her seviyede kamu personeli, yurttaşların bireysel hak ve özgürlüklerine riayet etmek zorunda olduğu, yurttaşların da yasalara riayetin aynı zamanda kendi menfaatleri için gerekli olduğu bilincine ulaştırılması gerekir.

Ülkede adaletin hiçbir şüpheye yer vermeyecek ölçüde tesisi için;

  • Hakimler, savcılar ve diğer adli personelin tarafsızlığı, yargı erkinin bağımsız yürütülmesi; özellikle yargıçların baktıkları dava sayısının azaltılması için gerekli tedbirler alınacaktır.

  • Tutuklu ve hükümlülerin yaşam koşulları iyileştirilecek; topluma kazandırılmaları, meslek sahibi kılınarak üretime katkılarının sağlanması ve terör örgütlerinin propaganda çalışmalarına alet edilmemeleri için yeni tedbirler alınacaktır.

  • Suçun oluşmasını sağlayan temel faktörlerden biri cehalettir. Suçlu potansiyelini asgariye indirmek için, eğitim kurumlarının sadece öğretim kurumları olmaktan çıkarılıp eğitim kalitelerinin yükseltilmesi, özellikle ahlaki değerlerin aile-okul-toplum hayatının her kesiminde yeşertilmesi için çeşitli kamu kuruluşları, sivil toplum örgütleri, yazar meslek birlikleri, medya kuruluşları ile ortaklaşa çalışmalar yürütülecektir.

  • Suçun oluşmasını sağlayan temel faktörlerden ikincisi yoksulluktur. Evi, işi, eşi, huzurlu bir hayatı olan insanların % 99’u suç işlemez, bir terör örgütüne üye olmak için dağlara da çıkmaz. Bu nedenle genel işsizlik ve gizli işsizlikle mücadele edilerek, istihdamın yaratılması için gerekli tedbirleri almak devletin görevidir.

  • Hukukun üstünlüğünün hiçbir kuşkuya yer vermeyecek ölçüde geçerli kılınabil-mesi için, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde şeffaflığın sağlanması için yürütülen çalışmalar yoğunlaştırılacaktır.

Adalet, mutlaka ilk olarak reforma tabi tutulması gereken olmazsa olmazımızdır. Kentli, çağdaş ve bize ait bir kültür oluşturulması, etkin bir devlet, huzurlu ve güvenli bir toplum arzu ediyorsak muhakkak adalet reformunu gerçekleştirmeliyiz. Yurttaşlarımızın bilerek veya bilmeyerek en fazla şikâyetçi oldukları ve birçok sorunun temeli olan alan, adaletin gerçekleş-memesi veya geç gerçekleşmesinden dolayı yargı alanıdır.

  • Partimiz, tüketici haklarının korunması, yurttaşlarımıza gerek kamu ve gerekse özel sektör tarafından verilen hizmetlerde kalitenin yükseltilmesi, şikâyetlerin giderilmesi, her türlü haksız kazanç ve istismarın önlenmesi amacıyla resmi ve özel denetim mekanizmalarına her türlü desteği verecektir.

  • Yargının yükü hafifletilerek , Adalet ile ilgili eğitim kurumlarının nitelik ve nicelikleri geliştirilecektir.

Yargı, teknolojik ve sosyal gelişmeler en fazla maruz kalan alandır. Yargı alanında sürekli meslek içi eğitimler düzenlenecek ve yargı eğitiminin alt yapısı geliştirilecektir.

   Laiklik

Laiklik ilkesi, bir kavga alanı değil; toplumsal barış ve özgürlüğün teminatı görülmelidir.  Aynı şekilde laiklik prensibinin insan hakları ihlallerine bir dayanak olarak görülmesine ve hangi din ve mezhepten olursa olsun yurttaşlarımızın düşünce, inanç ve ibadet özgürlüğüne engel olarak kullanılmasına da müsaade edilmeyecektir.

   Parti içi demokrasi

Partimizin milletvekili ve belediye başkan adaylarının en geniş katılımla belirlenmesi önceliğimizdir.

Parti içi demokrasinin gerçek anlamda uygulanması, demokratik bir cumhuriyetin en fazla önemsenmesi gereken hususlarındandır. Partimizde demokratik liderlik anlayışı benimsenecektir. Halk arasında “Lider sultası” olarak adlandırılan olgu, milli iradenin hem parlamentoya, hem parti çalışmalarına önemli ölçüde sekte vuran, çoğulculuğu ve katılımcılığı engelleyen antidemokratik bir algılayıştır. Ne bir sendika başkanının, ne bir sivil toplum örgütü yöneticisinin, ne de bir siyasi parti genel başkanının ölene kadar seçilmeyi garanti altına almayı başarması ve tüm yetkiyi iki dudağının ucuna sıkıştırması mutlaka değişmesi gereken bir zihniyeti simgelemektedir.

Partimizde lider hegemonyası olmayacak; partimizde en üst yetkiliden tüm üyelere kadar herkes görüşünü özgürce dile getirebilecek, eleştirilerini ortaya koyabilecek; farklı görüşler ve tüm öneriler dikkate alınacaktır.

Parti kongreleri, gerekli yasal düzenleme ile delegeler dışında seçim kurulları denetiminde isteyen parti üyelerinin de oy kullanmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenecektir.

     Dokunulmazlıklar

Milletvekillerinin –kürsü masuniyeti dışında- dokunulmazlıkları kaldırılacak, hiçbir yetkilinin yargılanmasının önünde bir engel bırakılmayacaktır.

 Toplumsal Uzlaşma (Çoğulcu ve Katılımcı Demokrasi)

T.C. yurttaşlarının yasalar önünde eşitliği uygulamada da ortaya konulacak, hiçbir yurttaş, farklı ırk, dil, din, mezhep, siyasal görüş ve kanaati nedeniyle hak kaybına uğratılmayacak, yurttaşlar arasında hiçbir surette ayrım gözetilmeyecektir.

Hangi etnik kökenden gelirlerse gelsinler, tüm yurttaşlarımız anayasal yurttaşlık ortak paydasında eşit haklara sahiptirler. Tüm yurttaşlarımızın eşit yurttaşlar olarak, demokratik bir sistem içerisinde, birlikte mutlu ve huzurlu yaşayabilmesi için gerekli çabaları göstereceğiz. Farklı kültür ve kimliklerine sahip birey ve topluluklara sahip olmamız, ülkemizin kültürel zenginliği olup büyük bir avantajımızdır. Bu nedenle hiçbir yurttaşımız, farklı görüş ve alt kimliğinden dolayı kınanamaz ve farklılıklarını ortadan kaldırmaya zorlanamaz. Bütün yurt-taşlarımız, yerel dil, inanç, gelenek ve göreneklerini özgürce yaşamak, geliştirmek, zenginleştirmek hak ve özgürlüğüne mutlak surette sahiptirler.

Ülkemizin gerçeklerinin bilincindeyiz. Kürt gerçeği de bunlardan biridir. Bu ülkedeki tüm sorunlar, eşit haklara sahip yurttaşlık bilinci içerisinde demokrasi zemininde çözümlenecektir. Kurumlar arası güven ve işbirliğinin kurulması, bu alanda siyaset üstü, tüm yurttaşlarımızın sahiplendiği bir devlet politikasının oluşturulması temel bir ihtiyaçtır. Bu güven ortamını ve bu kapsayıcı politikayı ortaya çıkarmak en temel kararlılığımızdır.

Ülkede barış ve istikrarı korumak, güven ortamının sürekliliğini sağlamak ancak adalete tam güvenin sağlanmasıyla, insan hakları ve yurttaşlık hukukuna tam riayetle, yurttaşlar arasında ayrımcılık yapıldığı konusunda en küçük bir kuşkuya bile yer vermemekle mümkündür. Türküyle, Kürdüyle ve diğer yurttaşlarımızla birlikte, elele ve gönül birliği içinde ülkemizde insan haklarının en üst derecede tesisine ve Türkiye’mizi en ileri devletler atasına sokacak yeni bir ulusal atılım ve kalkınma seferberliğine başlayacağız.

Ülkemiz yurttaşı veya ülkemizde misafir olarak yaşayan farklı milliyet ve inanışlara mensup farklı kimlik gruplarının hakları için Kopenhag kriterleri gibi uluslararası sözleşmelerin hükümleri uygulanacaktır. Tüm sorunlar demokratik zeminde çözümlenecektir.

     Sosyal Devlet

Milli gelirin adaletli dağıtımı esastır. Gelir dağılımında adaleti gerçekleştirmek amacıyla, ekonomik olarak güçsüz olan yurttaşlarımızın piyasada rekabet edebilmelerini sağlayacak kurumlar oluşturulacaktır. Tüm yurttaşlarımızın ulusal kalkınma yarışına katkıları sağlanacaktır.

 “Sosyal Devlet” anlayışı, milli birlik ve beraberlik ile toplumsal barış ve huzurun tesisi, zayıf ve güçsüzlerin korunması, çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız, engellilerimiz ve işsizlerimizin insanca yaşama haklarının gözetilmesi açısından son derece önemli ve özen gösterilmesi gereken bir kavramdır.

Partimiz, bir yandan ekonomik büyüme ve kalkınmayı hedeflerken, öbür yandan büyük çoğunluğun şimdiki durumda yaşamakta olduğu yoksulluktan kurtarılarak gelir dağılımında adaletin sağlanmasını, orta sınıfın güçlendirilmesini; işsizler, kimsesizler, güçsüzler, yetimler, engelliler, bakıma muhtaç kimseler ile kadın, çocuk ve yaşlıların insanca yaşayabilme imkânlarına kavuşturulmasını zorunlu görmektedir.

    Kamu Yönetimi

Kamu hizmetlerinin yaygın, verimli, hızlı, kaliteli olarak verilmesinde gelişmiş ülkeler-deki yerleşmiş standartlar ile insan hak ve özgürlüklerinin, tüketici haklarının gözetilmesi kavramlarına işlerlik kazandırılacaktır.

Bu hedefe ulaşılabilmesi için yönetimde şeffaflık, dürüstlük ve ehliyetin gözetilmesi, adam kayırmacılığı ve partizanlığın önlenmesi, hizmetlerden yararlandırmada yurttaşlar arasında ayırım yapılmaması, hizmet verilen insanlara saygı gösterilmesi önemsenecektir.

Eğitim, adalet, güvenlik, sağlık ve diğer hizmetlerin yürütülmesinde personel yetersizliğine son vermek için yeterli kamu personeli tedariki, ihtiyaç oranında hizmet alımı ve özelleştirme yöntemlerinden yararlanılması, her durumda kamu hizmetlerinden yararlandırmada istismar, haksızlık ve yolsuzlukları önleyecek yetkin bir denetim mekanizmasının kurulup işlerliği sağlanacaktır. Yolsuzluklarla ilgili zamanaşımı süresi kaldırılacaktır.

Kamu yönetiminde elektronik hizmet sunumu, ortak veri tabanlarının oluşturulması, hizmet kalitesinin yükseltilmesi için gerekli çalışmalar yürütülecektir.

     Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele

Nüfuz ve güç kullanımı yoluyla yolsuzluk, kamu hizmetleri ve çalışma hayatının arzu edilen verimliliğe kavuşturulmasını engellediği gibi, yasalar önünde eşitsizliğe sebep olmasından dolayı devletin yurtiçinde ve yurtdışında itibar kaybına uğramasına yol açar.

Yolsuzluk ve rüşvetle mücadelenin önlenmesi için denetim mekanizmalarının çalıştırılması sağlanacağı gibi, bu önlemin yeterli olmayacağının bilinciyle daha önemli tedbir olarak bürokraside hantallığa son verilmesi, yönetim ve hizmetlerde şeffaflığın sağlanması, ihale kanunun değiştirilerek ihalelere fesat karıştırılmasının önlenmesi, fırsat eşitliğinin sağlanması ve sonuçta hizmet kalitesinin yükseltilmesi öngörülmektedir.

İhaleler şeffaf olacak, geçmiş ve geleceğe yönelik olarak her türlü kamu ihalesi alan firma ve kişiler kamuoyunun bilgisine sunulacak ve isteyen yurttaşlarımızın incelemesine açık olacaktır.

İmar değişiklikleri şeffaf olacak, geçmiş ve geleceğe yönelik olarak her imar değişikliğinin bazı kimselere çıkar sağlayıp sağlamadığı yurttaşlarımızın incelemesine açık olacaktır.

Rantın veya yandaş olmanın değil, çalışmanın, üretmenin, liyakatin, rekabet edebilmenin prim yaptığı bir yapısal dönüşüm sağlanacaktır.

Siyasi partiler ile mensuplarının çıkarlarına yoğunlaşmış bir siyaset anlayışı kabul edilemez. Siyaseti var kılan neden, halkımızın refah ve mutluluğu ile ülkemizin geleceğidir. Her siyasetçide bulunması gereken toplumsal sorumluluk bilinci ve duygusunun gereği budur.

Başta seçimle göreve gelenler olmak üzere, önemli görevlerdeki tüm kamu görevlilerinin mal bildirimleri şeffaf ve her isteyen yurttaşın incelemesine açık olacaktır.

Partimiz, küreselleşen dünyada ulusal çıkarlarımızı sağlayacak politikaların oluşumuna katkı sağlayan her yurttaşımızın ürettiği bilgiyi sahiplenmeyi amaçlayan bir siyasi harekettir. Kamu kaynaklarının kullanımı, şeffaflık ve rekabetçi bir ortamda gerçekleştirilecek; kamu kurum ve kuruluşlarının yönetim makamlarına atamalar liyakat kurallarına uygun olarak yapılacak; atamalara esas teşkil edecek objektif liyakat kuralları yasal düzenlemelerle belirlenecek; insanlarımız arasında dayanışmayı ve görevini en iyi yapmayı özendiren bir toplumsal kültür oluşturmak hedeflenecektir.

   Yerel Yönetimler

Kamu hizmetlerinin yaygın ve hızlı bir şekilde yürütülmesi için merkezi yönetim yetki-sindeki birçok hizmetin yerel yönetimlerce yürütülmesi çalışmaları hızlandırılacak; ancak bu yetkilerin kullanımı merkezi yönetim tarafından titiz bir biçimde denetlenecektir.

Partimiz, yerel yönetimlerin su, elektrik, temizlik, altyapı çalışmaları, yapı izni ve kont-rolü gibi rutin hizmetleri yanı sıra şehir kültürünü geliştirme görevine de yeterli önemi vermesi gerektiği kanaatindedir.

Yerel yönetimlerin etkinliği arttırılacak, merkezi yönetime mali ve idari bağımlılığı azaltılacak, kaynak kullanımı üzerinde halkın denetimini güçlendirecek bir şeffaflık sağlanacaktır.

Ulusal yeni bir kentleşme politikası belirlenecektir.

İmar ve görüntü kirliliğinin ortadan kaldırılacağı, altyapı eksikliklerinin giderileceği, yapılaşma oranının aşıldığı kesimlerde zorunlu kamu binaları dışında imar değişikliklerinin engelleneceği ve tamamen şeffaflaşacağı, kentsel dönüşümü tamamlanacağı, inşaat standart ve denetiminin etkinleştirileceği, tüm yaşam alanlarının engellilerin kullanımına uygun duruma getirileceği, kent kültürünün yeniden inşa edileceği bir büyük seferberlik başlatılacaktır.

  Sivil Toplum Örgütleri

Sivil toplum örgütleri çoğulcu ve katılımcı demokrasinin vazgeçilmez derecede önemli kurumlarıdır. Çeşitli alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri, meslek birlikleri, dernek ve vakıflar olarak, hizmet alanlarıyla ilgili bakanlıklar ve yerel yönetimlerin ilgili birimlerince ayrılacak fonlardan yararlanacak, ancak yasal denetim dışında yönetim ve icraatlarını özgürce yürütebileceklerdir.

Yurttaşlarımızın ve sivil toplum kuruluşlarının kamusal nitelikli karar uygulama ve de-netim süreçlerine katılımı gerçekleştirilecektir. Sivil toplumun gelişmişliği, etkinliği ve ulusal kültüre sağladığı katkı, ülkemiz demokrasisinin düzeyi ile doğrudan bağlantılıdır.

EKONOMİ VE MALİYE

Ekonomi insan içindir. Siyaset ülke refahını artırmak için yapılır. Bizim ekonomi anlayışımız üretimin artırılmasına ve hakkaniyetle paylaşılmasına dayanır. Dolayısı ile üretim ve rekabet bazlı bir ekonomik yapı oluşturmak ve sosyal adaletçi bir yaklaşımla paylaşım temel hedefimiz olacaktır.

Çağımızda ülkelerin savaşımı ekonomik alandadır. Dolayısı ile “Ekonomik Güvenlik” kavramı da savunma güvenliği gibi stratejik bir yaklaşımla ele alınması gereken önemdedir.

Çağımızda küresel ekonomik hareketler, çok iyi takip edilmesi ve yönlendirilmesi gereken bir konudur. Ulusal ekonomimizin küresel merkezi ekonomilerin ihtiyaçlarına göre değil, ülkemizin ihtiyaçlarına ve küresel rekabet gücümüzü yükseltmeye yönelik olarak yapılandırılması temel önceliğimizdir.

Ekonomi anlayışımızda öne çıkan hususlar şunlardır;

   İşsizliği azaltmak için üretim ve kalkınma esastır. Sürdürülebilir olmayan büyüme oranı ne kadar büyük olursa olsun kalıcı istihdam yaratmaz. İşveren, bir ekonomik büyüme döneminden sonra daralma bekliyorsa işçi almaz. Bu nedenle hükümetlerin en öncelikli görevi sürdürülebilir bir yapıyı oluşturmalarıdır.

   Yatırım GSYH ve Tasarruf GSYH oranlarının yükseltilmesi temel hedeflerimizdendir.

    Ulusal ekonomimizin rekabet edebilirliğini gözeten bir kur politikası oluşturulacak; sermaye hareketlerine dayalı değil, cari fazlaya dayalı bir finansman önceliği ve makro strateji benimsenecektir.

    Ekonomimizin ara malı üretim ve ithalat envanteri sektörler itibariyle çıkarılacak, analizlerine dayalı olarak ara malı üretiminde ulusal sanayimizin öncelikli hale gelmesi sağlanacaktır.

     Ekonominin çarpık yapısı düzeltilirken devletin ekonomiye günlük müdahalesi en aza indirilmelidir. Müdahaleci değil düzenleyici ve denetleyici kurumlarını geliştirmiş devlet anlayışı esas alınacaktır. Kalkınma için; temiz ve şeffaf bürokrasi ve yasama organının önemi kadar fikri mülkiyet hakları da dâhil olmak üzere özel mülkiyet haklarının yasal güvencelerle güçlü bir şekilde korunması gerekir. Kalkınma için kurumsal yönetişime önem veren işletmeler ile kredileriyle ağırlıklı olarak istihdam yaratan üretimi destekleyen güçlü finans kurumlarının oluşumu hedeflenecektir.

     Yatırım ortamının iyileştirilmesi için azami dikkati gösteren, girişimcinin dostu ve yol göstericisi olan bir devlet; istikrarlı bir ekonomi, düşük faiz, enflasyon düzeyi ve rekabetçi kur seviyesinin yatırım kararı almadaki hayati önemini bilen bir bakış açısına sahip olu-nacaktır.

  Devlet, bölgesel kalkınmışlık farklılıkların azaltılması amacıyla, ekonomik kalkınmadaki öncelikleri dikkate alacaktır.

     Kadınlar, anne olarak ailede üstlendiği rolün daha fazlasını üretimde ve kalkınmada oynamalıdır. Kadını eğitemeyen, üretime sokamayan toplumlar, tüketen ancak üretmeyen bir yapı oluşturur. Kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık uygulanacaktır.

     Bilgiye ve teknolojiye, AR-GE’ye, girişimci sermayesinin gelişmesine özel önem verilecektir. KOBİ’ler ekonominin can damarlarıdır ve en önemli istihdam kapılarıdır. Başta yazılım sektöründe faaliyet gösterenler olmak üzere desteklenmelerine özel önem verilecektir.

  Aynı zamanda sosyal dokumuzun da ana unsurlarından olan Esnaf ve Sanatkarlarımızın güçlendirilmesi için gerekli önlemler alınacaktır.

   Yoksullukla mücadele kalkınma hedefinin olmazsa olmazıdır. Yoksulluk kendisini besleyen bir olgudur.

    Yolsuzlukla mücadele, kalkınma için çok önemli olan kaynakların etkin kullanımı yönünden olduğu kadar, toplumsal vicdan, etik ve hukuk düzeni açılarından da önemlidir. Yozlaşmanın ekonomilerde olduğu kadar toplumlarda da yarattığı tahribat çok iyi bilinen bir gerçektir. İhale mekanizmalarının ve kamu alımlarının bozulmasına, rüşvetin ve bahşişin ön plana çıkmasına, insan kaynaklarının ve sermayenin üretken alanlardan uzaklaşmasına, gelir dağılımının bozulmasına neden olan yozlaşma, devletin ve kurumlarının itibar kaybına neden olmaktadır. Bu gelişmeler gelinen noktada politik, ekonomik ve sosyal istikrarın bozulmasına, bireylerin ve kurumların birbirlerine duydukları güvenin azalmasına ve ülkemizin sahip olduğu potansiyelin çok gerisinde gelişme göstermesine neden olmaktadır. Buradan hareketle, devlette yozlaşmaya yol açan kayırmacı, grupçu, partizan yapılanmaları yok edip, üretimi ve hizmeti değerlendiren; bilgiyi, tecrübeyi ve liyakati öne çıkaran; hukukun üstünlüğünü esas alan bir idari/ekonomik yapılanmayı öncelik olarak görüyoruz.

   Mali disiplin temel önceliğimizdir. Kayıt dışılıkla mücadelede hedef daha çok vergi almak değil verginin tabana yayılması olmalıdır. Harcamalarda şeffaf olmak ve hesap vermek esastır. Kamunun iç ve dış borçlanmasına sınırlar getirilecektir. Bir ülkenin kamusal borçlarını son tahlilde dar ve sabit gelirli kesimler ödemektedir. Ülkemizin kalkınma mücadelesinde hayati önemi olan kamu yatırımlarının eğitim, sağlık, adalet, emniyet ve savunma alanlarında yoğunlaşması sosyal devlet olmanın bir ilkesidir. Kamu üretimine katkı sağlaya-bilmek için alt-yapı yatırımlarına özel önem verilecektir.

  İhracatı geliştirmek ve teşvik etmek için olabilecek tüm kaynaklar en etkin ve verimli bir şekilde tahsis edilecektir. İstihdam yaratma özelliğinin yanı sıra, döviz gelirleri arasındaki öncelikli yer tutan turizm sektörü çevreyi koruyarak geliştirilecektir.

   Sürdürülebilir kalkınma için sağlıklı ve iyi eğitilmiş nesillerin gerekliliği tartışılmaz bir gerçektir. Sağlık hizmetlerinin kalkınma yolundaki önemine bağlı olarak, en geniş şekilde temel sağlık hizmetlerine ve koruyucu hekimliğe ağırlık verilecektir. Topyekûn kalkınma yolunda, bireysel refahın artmasına paralel nüfus artışı, ana-çocuk sağlığı konusunda yurt genelinde daha nitelikli ve yaygın hizmet verilmesi sağlanacaktır.

    Özelleştirme, ekonominin rasyonelleşmesi, kaynak kullanımında etkinliğin ve ulusal ekonomimizin rekabet gücünün artırılması hedefleri doğrultusunda yürütülecektir. Stratejik tesisler yabancılaştırılmayacaktır. Yabancılara toprak satışı yasaklanacaktır. Mülkiyetin devri yerine intifa hakkına dayalı bir düzenleme yapılacaktır.

    Sermaye piyasalarının ekonomimizin finansman ihtiyacını karşılayacak güçlü bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır.

    Ulaşım ve taşıma maliyetlerinin azaltılması maksadıyla karayolları, demiryolları, deniz ve hava ulaşımını kapsayan yeni bir strateji planı hazırlanacak ve uygulanacaktır.

Tarım ve Hayvancılık

     Kırsal kalkınmaya ve tarımsal desteklemeye verilen önemin amacı, daha çok tarımsal ürün elde ederken daha ucuz ve sağlıklı gıda tüketimini sağlamaktır. Tarımsal destekleme politikası üretimi destekleyen, tüketiciyi cezalandırmayan sürdürülebilir bir yapıyı esas alacaktır. Üreticinin örgütlenmesi, alın teri ürününün doğrudan pazarlaması teşvik edilecektir. Sulamanın yaygınlaştırılması ve arazi toplulaştırması projeleri önemli önceliklerimiz olacaktır.

   Tarımda rekabet gücü yaratmaya hedefli, köklü bir yeniden düzenleme dönüşümle birlikte etkin bir sosyal programı da içeren bir strateji hazırlanması önceliklidir. Tarım sektörünün rekabetçi hale getirilmesi ve tüm ülkelerde uygulanan destek ve teşvik politikalarının ülkemizde de sosyal ve yöresel koşullar göz önünde bulundurularak yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Temel hedef rekabetçi tarım sektörünün oluşturulmasıdır.

    Tarım sektörünün dış rekabetten olumsuz etkilenmemesi için gerekli tüm devlet destekleri sağlanacaktır. Ancak rekabet gücümüzün artırılması için tarım topraklarındaki mülkiyet yapısı, üretim ve pazar sorunları ayrı temel konular olarak ele alınacak ve tarım stratejileri oluşturulacaktır.

     Çalışma Hayatı

Gerçek anlamda bir çalışma barışı ve ortamının sağlanmasının, ekonominin sürdürülebilirliği ve halkın refahı açısından çok önemli olduğunun bilinciyle iş hayatı ile ilgili mevzuat ve uygulamaların geliştirilmesi gayreti içersinde olacak olan partimiz, dengeli ve geleceği dikkate alan bir çalışma politikası uygulayacaktır.

Endüstriyel üretimin çağdaş standartlara uygun olarak arttırılmasını hedef alan partimizin, çalışma yaşamına ilişkin düzenlemelerde bölgesel ve sektörel farklılıkları gözeten, çalışma hayatı taraflarının görüşlerini daima dikkate alan bir anlayışı olacaktır.

  Sosyal Güvenlik

Sosyal güvenlik harcamalarını “kara delik” ya da “bütçe açıklarının” müsebbibi olarak görmek yanlıştır. Sosyal güvenlik sistemi, sosyal risklere karşı tüm bireylere ve bakmakla yükümlü oldukları kişilere asgari yaşam standardı sağlayacak bir anlayışla yeniden ele alınacaktır. Aile kurumu sosyal yardımlara baz teşkil edecek ve aile yardımları başlatılacaktır.

Herkes gücüne göre, gücü olmayan tümüyle kamu imkânlarıyla sosyal yardımlardan yararlanabilecektir.

Yaşamının en güzel yıllarında çalışmış ve topluma katkıda bulunmuş olanlara emekliliklerinde de kamunun katkısı ve vefası mutlaka gösterilecektir.

İstihdam yaratan işverenlere SGK primi ve vergi avantajı sağlanacaktır.

Kayıt dışılığı ve kayıt dışı istihdamı önleme konusunda sosyal tarafların da mutabakatı sağlanacak ve teknolojiden yararlanılarak kalıcı ve caydırıcı düzenlemeler yapılacaktır.

Sendikal Haklar   

Sendikal haklar; Türkiye’nin taraf olduğu İLO Sözleşmeleri ile Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı çerçevesinde “örgütlenme, grev, toplu sözleşme ve sosyal diyalog süreçlerine katılma” hakkını da içerecek şekilde yeniden ele alınacaktır. Tüm çalışanların sendikalaşmaları önündeki engeller kaldırılacaktır.

Güçlü, etkili ve çoğulcu sendikal yapıları özendirmek amacıyla işçi ve memur sendikalarının “ortak örgütlenmesine” imkân sağlayacaktır.

Emekli yurttaşlarımızın sendika kurmaları ve sorunlarını sendikaları aracılığı ile çözüme kavuşturmaları için emekli sendikalarının örgütlenmesi önündeki engeller kaldırılacaktır.

 Personel Reformu

Hatırlı nüfuzlu kişilerin kamu hizmetini kolayca aldığı, çoğu yurttaşın kamu hizmetini almakta zorlandığı kayırmacı yapı temelden değişecektir. Bu amacı gerçekleştirmek için kamu personel rejimi yeni baştan ele alınacaktır. Kamu görevlisinin işe alınması, atanması, yükselmesi ve yer değiştirmesi gibi işlemler iktidar sahibi veya nüfuzlu kişilerin tekelinden çıkarılacaktır.

Personel hareketlerinde yandaşlık yerine liyakat ve ehliyet esas alınacaktır. Personel temininde güçlük çekilen bölgelere götürülecek kamu hizmetlerinin aksamaması için rotasyon yöntemi dahil her türlü önlem alınacaktır.

Kamu kurumlarına göre farklılık gösteren memur aylıkları kıdem, tahsil, iş riski, iş güçlüğü, temininde güçlük, mali sorumluluk ve benzeri kıstaslar sadeleştirilecek ve adil hale getirilecektir.

  Enerji ve Madencilik

Enerji olmadan üretim ve kalkınma olmaz. Üretimin en önemli girdilerinden biri olan enerjide dışa bağımlılığın ortadan kaldırılması hedefimizdir. Enerjideki arz sorununun üste-sinden gelebilmek için Kamusal yatırımlar artırılacak, özel yatırımlar da teşvik edilecektir.

Enerji ve madenciliği bugünün ve yarının sorunu olarak görüyoruz. Enerjinin günümüzde büyük bir mücadelenin kaynağı olduğunun ve birçok sıcak veya masa başı çatışmalarının sebebi olduğunun farkında olarak önemsiyoruz. Türkiye, hem enerji ve maden kaynaklarına sahip bir ülke ve en önemli enerji yoludur. Ulusal enerji ve madencilik politikası uygulamak üzere çalışmalar başlatılacaktır.

Enerji ve madenciliğin kamuda veya özel sektörde olmasından ziyade bizim olması önemlidir. Bu doğrultuda da hem mevzuat hem de uygulama alanında kalıcı değişiklikler yapılacaktır.

   DIŞ POLİTİKA

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, Dünyada barış” direktifi, dış politikamızın esasıdır.

Partimiz, ülkemizin tarihî, coğrafi ve kültürel özellikleri ile jeopolitik ve stratejik konumunu dikkate alan dinamik bir dış politika yürütülmesini öngörür.

Dış politikamızda ulusal çıkarlarımızı ve uluslararası ilişkilerdeki karşılıklılık esasını gözeten, önyargılardan uzak, diyaloga açık, bölge ve dünya barışına katkıda bulunmak için azami gayret gösteren, tutarlı, seviyeli, vakur, etkin bir duruş sergilenecektir.

Kıbrıs milli bir davamızdır. Kıbrıs politikamızın temeli, ülkemizin ulusal çıkarları ile Kıbrıs Türk Halkı’nın huzur ve güvenliğini garanti altında tutma esasına dayanır.

    AB ve ABD İle İlişkiler

Tam üyelik sürecinde bulunduğumuz AB ile yürütülmekte olan müzakereler kapsamında mevzuat değişikliklerinin zamanında tamamlanarak yürürlüğe konulmasına gerekli özen gösterilecek; hem AB üyeliği hem demokratikleşmemizin gereği olarak yurttaşlarımızın yaşam standardının yükseltilmesi için gerekli çalışmalar yürütülecektir.

Avrupa Birliği ile ilgili ülke politikamızın siyasi araç niteliğinden çıkarılıp devlet politikası haline dönüştürülmesi ve gerekli mekanizmaların süreklilik bakış açısıyla yeniden yapılandırılması önceliğimiz olacaktır. Avrupa Birliği’ne eşit koşullu tam üyelik hedefi korunacaktır. Gerekli reformlar ve müzakere süreci hızlandırılırken, konjonktürel eğilimlerden ziyade geniş katılımlı platformlarla belirlenecek, sosyal ve kültürel dokumuza uygun stratejik hedeflerle müzakere ve görüşmelerin sürdürülmesi sağlanacaktır. Avrupa Birliği üyesi olmak hedefi doğrultusunda atılacak adımlarda, Türkiye’nin modernleşme dinamikleri, anlayışı ve süreci Avrupalılaşmak olmayacak; Türk ulusunun paylaştığı değerlerin, Avrupa Birliği’nin uluslarüstü konumunda, “öteki” değil, paylaşılan değerler arasında görülmesine katkıda bulunulacaktır. Avrupa Birliği’nin dinamik bir süreç ve dinamik bir yapı olduğu yaklaşımıyla sadece var olan kriterler üzerinden politikalar üretmek yerine, bu değişkenlik içerisinde etkin olabilmemiz, kurumlarımızın bu değişime uyum sağlayacak ve katkıda bulunabilecek şekilde yapılandırılması sağlanacaktır. Toplumsal kabul edilirliği yüksek olmayan hiçbir politikanın uygulanması mümkün değildir. Dolayısıyla, toplumumuzu oluşturan her kesimin katılımcı demokrasi ve siyasal şeffaflık anlayışı ile sürecin etkin bir parçası haline getirilmesi ana önceliklerimizden birisi olacaktır.

ABD ve NATO üyesi diğer ülkelerle ilişkilerimiz, tüm diğer ülkelerle olduğu gibi, ulusal çıkarlarımızın korunmasına özen gösterilerek ve karşılıklı menfaatler gözetilerek geliştirilmeye çalışılacaktır.

    Komşularımız ve Türk ve İslam Dünyasıyla İlişkiler

Ortak tarihî ve kültürel değerlere sahip bulunduğumuz komşu ülkeler ile Türk Cumhuriyetleri ve İslam ülkeleriyle kültürel, sosyal, ekonomik ve siyasi ilişkilerimizin güçlendirilmesi, işbirliği olanaklarının geliştirilmesi önemli hedeflerimizdendir.

       GÜVENLİK

 Yurttaşlarımızın iç güvenliğini sağlamakla yükümlü emniyet teşkilatımızın asayişi temin, terörle mücadeleyi sürdürebilmesi için yeterli sayıda eğitilmiş personele sahip bulunması, görevlerini layıkınca yapabilmeleri için bilgi ve teknolojik imkânlardan yararlanabilmeleri yönünde gerekli çalışmalar yürütülecektir.

 Trafik kazaları ülkemizin en önemli sorunlarından biri olup, bu kazalar sonucu her yıl çok sayıda yurttaşımızın can ve mal kaybına uğramasına seyirci kalınamaz. Trafik hizmetlerinin yasalara uygun olarak sıkı bir denetimle yürütülmesi, yasa ihlallerinin tavizsiz uygulanması için yeterli personel ve aracın temini, gerekli teknolojinin kullanılması, altyapı yeterliğinin sağlanması, personel eğitiminin daha da iyileştirilmesi, trafik cezalarının, ihlalleri caydırıcı hale getirilmesi ve denetim ihmallerinin cezalandırılması için gerekli titizlik gösterilecektir.

Türkiye bölgede ve dünyada barış ve huzur ortamının korunması ve güçlendirilme-sine katkıda bulunan ve bulunmaya devam edecek önemli ve büyük bir devlettir. Bundan sonra da bu katkının sağlanması için tüm gayretleri göstermeye devam edecektir.

Ülkemizin dış güvenliğini sağlamak ve toprak bütünlüğümüzü korumakla yükümlü ordumuzun caydırıcı güçte olması için, ileri teknoloji ile donatılması, silah araç ve gereçlerinin mümkün oldukça yerli üretimce temini için gerekli hassasiyet gösterilerek her türlü destek sağlanacaktır.

    EĞİTİM ve ÖĞRETİM

 Eğitimi, eğitim kurumlarında sürdürülen faaliyetlerin ötesinde, eğitim çağındaki insanlarımızın yaşamlarının bütününü kapsayan bir süreç olarak görüyoruz. Çocuklarımız ve gençlerimizin en verimli dönemlerini eğitim kurumları, dershaneler, kurslar, kitaplar ve bitip tükenmez sınavlarla hayatın pratiklerinden koparmanın yanlış olduğuna inanıyoruz. Bizce ger-çek ihtiyaç daha fazla kurs, daha fazla dershane değil, hayatla daha fazla iç içeliktir. Asıl ihtiyaç, çocuklarımızın çocukluk ve gençlik dönemlerini hayatla ve tabiatla iç içe yaşayacakları ortamları hazırlayacak düzenlemelerin yapılmasıdır.

  Anaokulundan üniversite son sınıfa kadar tüm öğrencilerimizin, yeterli beslenme ve yeterli eğitim araç-gereçlerinin temini, devletin sorumluluğundadır.

  İlk ve ortaöğretimde eğitim kalitesinin arttırılması, okul-dershane ikilemine çözüm bulunması hedeflerimizdendir. Öğrencilerin eğitim ve öğretim ihtiyaçlarının okul çatısı altında karşılanması sağlanacaktır.

 Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, lise mezunlarının üniversite kapısında birikmemesi, mesleki eğitimin teşvik edilip yaygınlaştırılması, mesleki eğitimin istihdama yönelik olarak sürekli kılınması gibi temel sorunların çözümü için de yeni düzenlemeler yapılacaktır.

    Üniversitelerimizin önemli sorunları vardır. Hedef bilginin yeniden üretimi ve yenilenmesi olmalı ve yenilenme her alanda üretim ve değişimin gerçekleşmesine hizmet etmelidir. Bu hedefi gözeterek üniversitelerde akademik unvanlar azaltılacak ve sadeleştirilecektir.

  Üniversiteler, sosyal hayatı ve piyasalar arasındaki ilişkileri güçlendirerek yeni bir üretim ortamına çekmek üzere yeniden yapılandırılacaktır.

     Üniversiteler, bulundukları kent ve bölgenin sorunlarına çözüm üretmeye, bilgi üretimine ve kalkınmaya öncülük etmeye yönelik çalışmalar içinde olacaktır.

      Okullarımızda öğrencilere yabancı dil öğretim kalitesinin yükseltilmesi için gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

     Yurtdışındaki çocuk ve gençlerimizin ana dili unutmamaları ve kültürel kimliklerini korumak için yurtiçinde ve yurtdışında eğitim imkânları güçlendirilecektir.

 KÜLTÜR VE SANAT

   Yeni bir milli kültür politikası oluşturmak üzere gerekli çalışmalar yürütülecek; oluşturulacak politika ve uygulaması için üniversiteler, aydınlar ve ilgili sivil toplum örgütlerinin görüş ve önerilerinden yararlanılmasına özen gösterilecektir.

   Kültür Bakanlığı, Turizm Bakanlığından ayrılarak, müstakil bir bakanlık halinde ülkenin kültürel gelişmesi ve bilgi toplumu hedefine ulaşılması için üniversiteler başta olmak üzere, ilgili kuruluşlar ve meslek birlikleriyle işbirliği içinde kapsamlı çalışmalar yürütecektir.

    Kültür Bakanlığı, tüm bilim dallarında akademisyen ve serbest araştırmacı bilim adamlarının araştırma ve bilimsel projelerini destekleyecektir.

   Korsan yayınlarla mücadelenin en geçerli yöntemi olarak ve bilgi toplumu hedefine gecikmeden ulaşılması bakımından yayıncıların sorunlarıyla ilgilenilecek; yayınevlerinin KOBİ kapsamına alınarak desteklenmesi, kitap fiyatlarının düşürülmesi ve baskı sayısının arttırılarak okura kaliteli hizmetin verilebilmesi için kitap kâğıdına sübvansiyon uygulaması yapılarak kitap girdilerinde vergi indirimine gidilecektir.

    Kültür Bakanlığımız, sivil toplum kuruluşları ve meslek birlikleriyle işbirliği içinde yurtdışındaki yurttaşlarımızın kültürel ihtiyaçlarını karşılamak ve milli kültür değerlerinden kopmamaları için çalışmalar yürütecektir.

   Sanatın her alanı ile, başta gençlerimiz olmak üzere her yaştan insanımızın ilgilenmesi, bir toplumsal kültür haline dönüştürülecek, sanatçılar desteklenecektir.

 BİLİM ve TEKNOLOJİ

7.1 Partimiz, ekonomik büyümenin ülkemiz şartlarını gözeterek ihtiyaçlarını karşılaya-bilecek kapasiteye ulaştırılabilmesi ve küreselleşme koşullarında uluslararası rekabete cevap verebilecek düzeye getirilebilmesi için bilim ve teknolojiye gerekli önemin verilmesini zorunlu görmektedir.

 Endüstriyel gelişimin sürdürülerek bilgi toplumuna geçişin sağlanması için üniversitelerin öğretim ve Ar-Ge faaliyetlerini geliştirerek birer bilgi ve teknoloji üretim merkezleri haline gelmesi için yeni düzenlemeler yapılarak, yürütülecek çalışmaları mümkün kılacak yeterli kaynak aktarımı sağlanacaktır.

Türkiye’den diğer ülkelere beyin göçü önlenerek; tersine bir akışın sağlanması, yurtdışı master ve doktora burs programları etkinleştirilerek; ülkemiz, uluslararası bilim çevreleri için bir çekim merkezi haline getirilecektir.

      MEDYA

Kitle iletişim araçları, toplumsal ve ekonomik gelişmede önemli rol oynayan, demokratik sistemin vazgeçilemez unsurlarıdır. Medya organlarının düşünce ve haberleşme özgürlüğünün gereklerini yerine getirmesi, hizmetlerinin kolaylaştırılması hukuk devletinin gereğidir.

      TURİZM

Birçok özelliğiyle büyük bir turizm potansiyeli taşıyan ülkemizi ziyaret eden/edecek konuk sayısını arttırmak, sektörün güçlendirilmesi açısından önemli olduğu kadar; kültürel ve ticari işbirliği yapacağımız ülke ve insan sayısını arttırmak açısından da ayrı bir önem taşı-maktadır. Bu amaçla sadece sahil turizmi ile yetinilmeyerek, fuar, tarih, din ve kongre turizmlerini de geliştirmek üzere daha etkin bir tanıtım çalışması ve buna bağlı yeni düzenlemeler yapılacaktır.

    SAĞLIK

“Sağlıkta ne kadar tüketirsen o kadar sağlıklısın!”anlayışı yanlıştır. Sağlığa ayrılan kaynaklar artırılacak ve etkin kullanımı sağlanacak; ulusal sağlık politika ve stratejileri hayata geçirilecektir.

Sağlıkta tüketimi önceleyen tedavi edici hekimlik yerine koruyucu ve önleyici hekimliğin ön plana alınması gerekmektedir.

Anne ve çocuk sağlığı ve eğitimi öncelikli hedefimizdir.

0-16 yaş arası çocukların sağlıklı beslenmesi için ulusal bir beslenme programı hazırla-nacaktır.

Sigara ve tüm bağımlılık yapıcı tüm maddelere karşı etkili bir kampanya yürütülecek, gençlerimizin bu ölümcül tuzaktan uzak tutulması için etkin önlemler alınacaktır.

Trafik kazalarında ölüm ve kaza sonucunda oluşan sakatlığa bağlı sağlık ve işgücü kaybını engellemek birincil sorumluluklarımızdandır.

Büyük ölçüde dışa bağımlı olduğumuz ilaç/tıbbi teknoloji alanında ulusal bir strateji oluşturulacak ve yaşama geçirilecektir. 21 yüzyılda giderek önemi artan biyoteknolojik ilaçlar alanında kısa-orta ve uzun erimli stratejiler oluşturulacaktır.

   SOSYAL HİZMETLER

    Aile ve Kadın

Aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi için ekonomik ve sosyal önlemler alınacaktır.

Çocuklarımızın anneleri ve ilk eğiticileri olan kadınlarımızın eğitim düzeyinin yükseltilmesi, çalışma hayatında daha çok yer almalarının sağlanması ve üretime katkılarının arttırılması, istihdamlarının kolaylaştırılması için gerekli çalışmalar yürütülecektir.

Kadınlarımızın aile içi şiddet ve toplum hayatında çeşitli istismar ve baskılara uğramaktan korunması için sosyal, kültürel ve ekonomik tedbirler alınacaktır.

  Çocuk

Çocuk Esirgeme Kurumunun koruması altına alınmış çocukların koruyucu aile uygulamasıyla aile ortamında yetişmeleri teşvik edilecek, koruyucu ailelere maddi yardım ve sosyal hizmet uzmanı desteği verilecektir. 0-2 yaş arası çocuklar için bebek bakım evlerinin açılması teşvik edilecektir.

Bakıma muhtaç çocuklar ve sokak çocukları sayısının artışını önlemek için aile kurumunun güçlendirilmesi, ailede ve okulda eğitime önem verilmesi gibi sosyal önlemlerin büyük önem taşıdığı göz önüne alınacaktır.

    Engelliler

İnsanları engelli duruma getiren nedenlerle mücadele edilerek; özellikle trafik kazalarının önlenmesi ve yurttaşlarımızın beslenme yetersizliğine yol açan konularda gerekli çalışmaların yürütülmesine büyük önem verilecektir.

Engelli yurttaşlarımızın istihdamını arttırmak üzere, çalışma alanlarını genişletmeyi sağlamak için yeni düzenlemeler yapılacaktır.

   Yaşlı Bakım Hizmetleri

Huzurevlerinde bakımı sürdürülen yaşlılar için hizmet kalitesinin yükseltilmesi, hizmet-lerin dünya standartlarına uygun haline getirilmesi sağlanacak, ihtiyacı karşılamak üzere yeni huzurevleri açılacak ve özel huzurevlerine destek ve denetim hizmeti verilecektir.

Arzu eden yaşlılar için sosyal hizmet uzmanları gözetiminde evde bakım ve kontrol hizmeti verilecek, yaşlılara bakım için ailelere yardım yapılacaktır.

    GENÇLİK ve SPOR

    Gençlik

Gençliğimiz milletimizin geleceğine dikilmiş fidanlardır. Eğitimi, öğrenimi, terbiyesi, donanımları ne ölçüde kaliteli olursa geleceğimize o denli umutla bakma hakkına sahip olabiliriz.

Gençliğimizin yetişmesine önem veriyor olmak, ebeveynin eğitimi ve refah seviyesine, aile içinde aldığı eğitim ve terbiyenin yeterliliğine, ilkokuldan üniversiteye kadar her seviyede kurumsal eğitiminin kalitesine, medya araçlarından ne ölçüde olumlu yönlendirmeler aldığına bağlıdır.

Sağlıklı beslenen, eğitim ve iş olanakları konusunda ağır sorunlarla karşılaşmayan, yedi yaşından otuz yaşına kadar sürekli sınav stresiyle bunaltılmayan, okulda sadece öğretim değil, yaşamı için gerekli sosyal ve ahlaki eğitimi alan, zararlı alışkanlıklar ve kimlik yabancılaşmasının yoğun baskı ve propagandası altında yalnız bırakılmayan, özgür düşünceli, bir parçası olduğu topluma ve insanlığa yararlı, sadece tüketmeyen, daha çok üreten, ahlaki, milli ve insani değerlere önem veren, bilgili, görgülü, kültürlü, sağlam karakterli, çalışkan, özgüven sahibi, sorgulayan geleceğe umutla bakabilen, özgüven sahibi, sorgulayan ve büyüklerine bu umudu veren bir gençliğin yetiştirilmesi için gerekli önlemler alınacaktır.

Genç kızlarımızın eğitim ve becerilerinin geliştirilmesi için yürütülecek çalışmalara ayrıca titizlik gösterilecektir.

    Spor

Sporun amacı, başta gençlerimiz olmak üzere tüm yurttaşların beden ve ruh sağlığının korunup geliştirilmesidir. Bu ilkeye dayalı olarak, sporun sadece futbol alanında değil, tüm dallarda toplumun geniş kesimlerine ve her yaş grubuna hitap edecek şekilde yaygılaştırılması sağlanacaktır.

Başta okullar olmak üzere tüm kamu kuruluşları ve yerel yönetimler ile özel sektörün çalışanlarına spor zaman ve imkânı hazırlaması özendirilecek; tüm dallarda amatör spor çalışmaları teşvik edilerek desteklenecektir.

      ÇEVRE

Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı çevre programını başlatacağız. Yaşadığımız dünyanın bizden öncekilerden miras alınan ve bizden sonrakilere daha yaşanılır bir dünya olarak miras bırakılması gerektiği bilinciyle, çevre bilincinin aile, okul, toplum, medya boyutlarıyla geliştirilmesi gerekmektedir.

Çevre bilincinin geleceğe yönelik olarak eğitimle geliştirilmesinin yanı sıra kullanılan toprak, işyeri, ev, toplu yaşam alanlarında; her tür yatırım ve yapımda, tüketim araç ve gereçlerinde, tüketilen yiyecek ve içeceklerde, tüketilen hava, su ve yeşil alanlarda, akarsularda, denizlerde çevreyi ve doğayı korumaya özen gösterilecektir.

 

Haber-Fotoğraf- Fehmi DUMAN Habervole Genel Yayın Yönetmeni Sapanca  Sakarya

Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi Parti Tüzüğü

Türkiye Ekonomi Ve Kalkınma

Partisi Parti Tüzüğü

BİRİNCİ BÖLÜM

GENEL ESASLAR

Partinin adı, Merkezi ve Hususi işareti: (Amblemi)

Madde 1:TÜRKİYE EKONOMİ VE KALKINMA PARTİSİ, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunları, temel insan haklarını güvence altına alan uluslararası sözleşmeler ve ilgili diğer mevzuat esasları çerçevesinde siyasi faaliyette bulunmak maksadıyla kurulmuş bir siyasi teşekküldür.

Türkiye ekonomi ve kalkınma Partisi’nin Kurucusu ve ilk  Genel Başkanı Vehbi ŞAHİN’dir.

Partinin Genel Merkezi ANKARA’da olup kısaltılmış adı TEKP, hususi işareti Türkiye Haritası ve ayyıldız ve zeytin dalı sembolümüzdür.

AMAÇ VE GÖREVLE İLGİLİ TEMEL İLKELER

Madde 2: AMAÇ

1- TÜRKİYE EKONOMİ VE KALKINMA PARTİSİ, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine; Atatürk’ün onurlu, tam bağımsızlıkçı çizgisine bağlı; maneviyatçı, demokratik insan hak ve hürriyetlerini evrensel hukuk çerçevesinde benimseyen ve barışçı bir milliyetçilik anlayışına dayalı; hak, hukuk ve meşruiyetten yana bir ülke ve devlet idaresini gaye edinmiştir.

2- Millî, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin, birlik ve bütünlük içinde gelişmesini ve “kerim devlet” anlayışı ile halkına daha iyi bir kamu hizmeti sunabilmesini sağlayacak biçimde çağdaş bir yönetim yapısına kavuşturulmasını elzem görüyoruz. Demokratik anlayışımız tamamen hür bir milli iradedir.

3- İktisadî karar ve uygulamaların “Milli İktisat Siyaseti” zihniyetiyle gelişen ve değişen dünyanın ekonomi kuramları harmanlanarak üretimin desteklenmesi ve âdil bir bölüşümün gözetilmesi mantığı içinde ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Muhtaçlarına bakan bir toplum dokusu, millî varlığımızın da vicdanıdır. Dışarıdan müdahalelerle iktisadî ve sosyal yapımızın tahrip edilmesine izin verilemez.

4- Dış Siyasette, Türk Devletleri ile iktisadî, sosyal ve kültürel birlikler kurmaya yönelen; bölge ülkeleriyle işbirliği ve bütün dünya ile yakın ilişki içinde tarihimizin gösterdiği doğrultuda ve siyasî coğrafyamızın imkânlarını değerlendiren çok yönlü ve atak bir anlayıştan yanayız; teslimiyetçi tavırları reddediyoruz.

Biz milletimiz, ülkemiz, bölgemiz ve bütün insanlık için iyi niyetle, ahlâkî kaygılarla ve haklı taleplerle yola çıkıyoruz.

Bizler aileyi Türk toplumunun temeli kabul ediyoruz. Bu çerçevede gençliğin güven içinde, özgürce, refah düzeyi yüksek bir şekilde yaşayan, eğitim gören, düşünen ve Türkiye sevdalısı olma ülküsüne bağlı, moral değerlerle donanmış bireyler olmasını öneriyoruz.

TÜRKİYE EKONOMİ VE KALKINMA; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ulusu ve ilkesi bölünmez bütünlüğünü gözeten; yurtta ve dünyada barış için çalışan; insanlar arasında din, dil, ırk, mezhep cinsiyet engelli engelsiz ayrımları yapmayan ve gücünü halktan alan bir siyasi kuruluştur. TÜRKİYE EKONOMİ VE KALKINMA PARTİSİ; Dünyada ve Türkiye’de huzuru, barışı ve kardeşliği tesis etmenin milletimizin asli görevi olduğu ülküsüne inanan bir siyasi harekettir.

“İktidar”dan millî iktidarı, “millî iktidar”dan millî hizmeti, “millî hizmet”ten ise önce milletimize, sonra komşularımıza ve bütün insanlığa huzur ve mutluluk taşımayı anlıyoruz.

Partimizin ilkesi özetle; Dik duracağız, Düz Yürüyeceğiz ve Doğru söyleyeceğiz. İktidarımızda “Güçlü Türkiye” hedefine Hakk’a dayanarak ve halkla bütünleşerek başaracağız.

İKİNCİ BÖLÜM

ÜYELİK

ÜYE OLMANIN ŞARTLARI-ÜYE OLAMAYACAKLAR-ÜYELİK İŞLEMLERİ PARTİ ÜYELİĞİNİN SAĞLADIĞI HAKLAR VE SORUMLULUKLAR (SPK Mad. 6.11.12)

Madde 3:

  1. A) ÜYE OLMANIN ŞARTLARI:

A.1- Tüzük’te belirtilen amaç ve ilkeleri, Parti Programını benimsemiş olmak,

A.2- Medeni ve siyasi hakları kullanma ehliyetine sahip, 18 yaşını doldurmuş olmak,

A.3- Başka bir siyasi partiye kayıtlı olmamak,

A.4- Partiye belirli bir üyelik aidatı ödemeyi taahhüt eden her Türk Vatandaşı Büyük Birlik Partisi’ne üye olabilirler.

  1. B) ÜYE KABUL EDİLMEYECEK OLANLAR

B.1- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayanlar,

B.2- Hâkimler, Savcılar, Sayıştay dâhil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından İşçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile yüksek öğretim öncesi öğrencileri,

B.3- Zimmet, ihtilas, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmi ihale ve aleni satımlara fesat karıştırma veya devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle mahkûm olanlar,

B.4- Kamu hizmetlerinden yasaklılar,

B.5- Herhangi bir suçtan dolayı ağır hapis veya taksirli suçlar hariç, üç yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar,

B.6- Türk Ceza Kanununun 312. Maddesinin ikinci fıkrasında yazılı halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etme suçlarından mahkûm olanlar,

Türkiye Ekonomi ve Kalkınma  Partisi’ne üye olamazlar.

 

  1. C) ÜYELİK İŞLEMLERİ

– Üyelik şartlarını haiz kişi, kanuni ikametgâhının bulunduğu İlçe Başkanlığına şahsen veya taahhütlü mektupla “GİRİŞ BEYANNAMESİ” doldurarak müracaat eder. O ilçede parti teşkilatı yok ise en yakın kurulu en yakın İlçe başkanlığına başvuru yapabilir. Bu müracaatlar en geç 1 ay içerisinde ilçe yönetim kurulu tarafından karara bağlanır ve üye başvurusu yapana cevabı verilmek mecburiyetindedir. Üyelik başvurusu kabul edilmiş ise; İlçe Yönetim Kurulunca, üyelik kaydı karara bağlanır. İş bu karar tarih ve sayısına göre “Üye Kayıt Defterine” geçirilir.

Üyelik talebi red edilenler, redde ilişkin kararın kendilerine bildirilmesinden itibaren 15 gün içinde, ilçenin bağlı bulunduğu İl Yönetim Kurulu nezdinde itirazda bulunabilirler. Bu

 

halde İl Yönetim Kurulu, itirazı 15 gün içinde karara bağlar. İl Yönetim Kurulunun bu hallerde verdiği karar kesindir.

Kişi, Parti teşkilatındaki, ya da yan kuruluşlarındaki görevi ne olursa olsun parti üyeliği yönünden esas olarak, kanuni ikametgâhının bulunduğu ilçe teşkilatıyla ilişkilendirilir. Her halükarda, kişi aynı partinin birden fazla ilçe teşkilatında üye olarak bulunamaz. Bu gibi hallerde son kaydolunandan önceki ilçelerdeki üyelik kayıtları geçersizdir. Yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşı kişiler, yaşadıkları şehir, yada ülke de parti temsilciliğimiz kurulmamış ise bu kişiler Türkiye’deki son ikametgah adreslerinin bulunduğu İlçe Başkanlığına başvurarak üye kayıtlarını yaptırabilirler. Üye Kayıt Defterleri sadece İlçe Teşkilatlarında bulundurulur.

  1. D) PARTİ ÜYELİĞİNİN SAĞLADIĞI HAKLAR VE SORUMLULUKLAR

D.1- Parti üyeleri, Parti Tüzüğü’nde belirlenmiş amaç ve hedeflerin gerçekleştirilmesi için kurallar çerçevesinde her kademedeki göreve aday olabilirler.

D.2- Parti Üyeleri: Parti teşkilatlarınca düzenlenen toplantılara katılarak, düşünce ve görüşlerini bildirebilir. Kongre delegeliği ve kurullardaki Başkan ve Üyelikler dahil her türlü göreve aday olmak, oy vermek dahil Parti Programı ile ilgili görüşlerini teşkilat görevlilerine duyurmak ve seçimlerde aday olma hakkına sahiptir.

D.3- Parti üyeleri: Anayasa, kanunlar, Parti Tüzük, Program ve Yönetmeliklerinde belirtilen hükümlere ve Partinin yetkili organlarınca alınan kararlara uymak.

Parti içi faaliyetlerde, samimiyet, sadakat, dostluk ve kardeşlik bağlarıyla hareket etmek.

Partinin ilke ve amaçlarını yaymak ve hedefe ulaştırmak.

Siyaseti topluma hizmet etmek için yapmak.

Üye: Yetkili organlarca verilen kararlara ve yayınlanan bildirilere aykırı söz ve yayında bulunmamak. Parti içinde sevgi, saygı, huzur ve ahengi bozacak davranışlardan kaçınmak sorumluluğunu taşır.

GENEL MERKEZ YÖNETİMİNCE ÜYELİĞE KABUL:

Madde 4: Partiye üye olmak isteyen TBMM üyeleri – Belediye Başkanları – Partilerin Merkez Karar Yönetim ya da Disiplin Kurulu üyeliği yapmış bulunanların başvuruları Genel Merkez yönetimince değerlendirilip, karara bağlanır. Kabul edilmeleri halinde başvuru evrakları ilgili ilçe teşkilatlarına gönderilerek başvuruların üyelik işlemleri ikmal edilir.

PARTİDEN AYRILMIŞ BULUNANLARIN YENİDEN ÜYELİĞİ:

Madde 5: Memuriyete girme gibi yasal zorunlu bir neden olmaksızın, parti üyeliğinden istifa etmiş olanların yeniden üyelik başvurusu; ikamet ettiği ilçe yönetim kurulunun görüşü alınarak, il yönetim kurulunca karara bağlanır. Bu konuda verilecek ret kararına karşı ilgili kişi; kararın kendisine bildiriminden itibaren 15 gün içinde Başkanlık Divanına itiraz edebilir. Yasal zorunlu bir neden olmaksızın Kurucular Kurulu, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ile Merkez Disiplin Kurulu üyeliği, il başkanlığı ve il belediye başkanlığı yapmış olanlar ile partili milletvekillerinden istifa etmiş olanların yeniden parti üyeliği için yapacakları başvurular hakkında karar vermek, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’na aittir. Bu madde hükümleriyle ilgili Başkanlık Divanı ile MKYK ‘nın vereceği kararlar, parti içi işlemler açısından kesindir.

 

ÜYE KAYIT DEFTERİ:

Madde 6- Üye Kayıtları için Genel Merkezce hazırlanarak, İl Yönetimleri marifetiyle İlçe Teşkilatlarına ulaştırılan ve İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nca tasdikli Üye Kayıt Defterleri kullanılır.

ÜYELİĞİN SONA ERMESİ:

Madde 7- Parti Üyeliği

  1. a) Ölüm
  2. b) İstifa
  3. c) Başka bir partiye üyelik başvurusunda bulunma veya üye olma, mahalli idare ya da milletvekilliği seçimlerinde bir başka partiye adaylık başvurusunda bulunma ve aday olma ile,
  4. d) Kanun ve Tüzüğe göre üye olma şartlarının üyeliğe başvuru anında taşınmadığının sonradan anlaşılması
  5. e) İhraç (çıkarma) durumlarında üyelik sona erer.

İstifanın belgelenmesi için istifanın yazılı veya noter aracılığı ile yapılmış olması gerekir. İstifasını yazılı olarak sunmayıp Basın yoluyla istifa ettiğini duyuranların üyelikleri MKYK kararı ile düşürülür.

Disiplin Kurulu kararı ile partiden ihraç edilme, bu durumda İlçe Yönetim Kurulu ihraç kararını Üye Kayıt Defteri’ndeki, ihracına karar verilmiş üyeye ilişkin kaydın karşısına işler ve durumu üst makamlara bildirir.

Üyeliğine son verilenlerin kayıtları İlçe Yönetim Kurulu kararıyla silinir. Bu karar ilgiliye bir (1) hafta içerisinde yazıyla bildirilir. İlgili bir hafta içerisinde bir üst yönetim nezdinde itirazda bulunabilir. Kişinin adresi son beyanındaki adresidir.

MKYK’nın 15 gün içerisinde konuyla ilgili vereceği karar parti içi işlemleri için kesindir.

ÜYELİK YÖNETMELİĞİ:

Madde 8- Üyelikle ilgili müracaatların ve diğer işlemlerin nasıl yapılacağını, Genel Merkezce tutulacak Genel Üye Kayıt Defteri’nin tutulma esaslarını içeren hususlar Siyasi Partiler Kanunu ve bu Tüzük hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla bir yönetmelikle düzenlenir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

TEŞKİLAT YAPISI

TEŞKİLAT

Madde 9: Parti teşkilatı merkez ve taşra teşkilatı ile bunların yan kuruluşlarından ve yurtdışı temsilciliklerden oluşur. Ayrıca, il, ilçe ve beldelerde, köy ve mahalle temsilcilikleri, seçim çevresi başkanlıkları, sandık bölgesi temsilcilikleri kurulabilir, bunlarla ilgili olarak; çalışma esasları, Merkez Karar Yönetim Kurulunca bir yönetmelik dâhilinde belirlenir. Yan kuruluşlar; partinin gayesine uygun olarak çalışmak üzere ‘ihtiyaca göre teşkilatlanma ve yerinden yönetim’ ilkeleri çerçevesinde merkez ya da taşra teşkilatı hüviyetlerinde teşkil olunmuş ihtiyarî kurullardır.

Yan Kuruluşlar;

–              Kadın Kolları

–              Gençlik Kolları

 

Genel Merkez, il, ilçe ve belde teşkilatlarına bağlı olarak Kadın Kolları ve Gençlik Kolları kurulabilir, bunlarla ilgili çalışma esasları Merkez Karar Yönetim Kurulu’nca yönetmelikler dâhilinde belirlenir.

Kadın Kolları Genel Başkanından onay alınarak il ve ilçe kadın kolları başkanı atanabilir.

Parti Genel Merkezince parti içi eğitim ve araştırma maksatlı parti okulları açılabilir. Çalışma esasları Merkez Karar Yönetim Kurulunca yönetmelikler dâhilinde belirlenir.

YAN KURULUŞLARLA İLGİLİ GENEL ESASLAR:

Yan kuruluşlar ancak parti teşkilatının kurulu bulunduğu ilçe hudutları içerisinde kurulabilir ve ancak yan kuruluşlar hariç olmak üzere ilçe, il ya da genel merkez düzeyindeki bir parti kademesine bağlı olarak çalışırlar. Bağlanılan kademenin fesh olunması halinde ‘bağlılık’ Kurucu Yönetim Kurulları’na, 45 gün içerisinde Kurucu Yönetim de atanmazsa bir üst kademeye intikal eder. 298 sayılı Kanun’un 14. maddesi değişik 11. fıkrasının öngördüğü teşkilatlanma şartı yan kuruluşlar yönünden aranmaz.

YAN KURULUŞLARA ÜYELİK ŞARTLARI:

Doğrudan yan kuruluşlara üye olunamaz ve üye kaydedilemez. Siyasi Partiler Kanunu’nun 11. ve 12. maddesindeki genel hükümler gözetilerek parti üyesi olan herkes varsa yaş, cinsiyet, meslek, uzmanlık vb. özel şartları uymak kaydıyla partinin yan kuruluşlarında da görev alabilir. Ancak SPK’nın 32. madde 2. fıkrasının Disiplin Kurulları’nda görevi olanlara getirdiği kısıtlama saklıdır. Parti üyeliğini bir şekilde kaybeden kişinin varsa yan kuruluşlardaki görevi de düşer.

 

YAN KURULUŞLARIN FAALİYET ŞEKİL VE ŞARTLARI:

Yan kuruluşlar bağlı bulundukları parti kademesinin mevzuatın öngördüğü görevlerini yapmasına kendi alanlarında katkı yaparlar. Yan kuruluşların faaliyet şekil ve şartlarına ilişkin diğer ayrıntılar kendi iç yönetmeliklerinde belirlenir.

YAN KURULUŞLARIN KARAR VE YETKİLİ ORGANLARI VE SEÇİMİ

a-            Yan kuruluş yönetimleri;

–              Mahalle/Semt ya da Bucak/Köy Temsilcilikleri için bir temsilci ve yeterince vekilinden oluşmak üzere en az iki üyeden,

–              İlçe ve varsa belde teşkilatına bağlı yan kuruluş yönetimleri, başkanları dâhil en az üç üyeden,

–              Diğer tüm yan kuruluş yönetimleri de başkanları dâhil en az beş üyeden teşekkül ettirilir ve bağlı bulundukları teşkilat başkanının teklifi, yönetmeliklerinde belirlenecek bir üst kademenin onayıyla atanırlar.

b-            Yan kuruluşlarda toplantı yeter sayısı salt çoğunluk, karar yeter sayısı katılanların çoğunluğudur.

c-            Yan kuruluş yönetimlerinde Tüzüğün 34. maddesinin kıyasen uygulanmasıyla yarıyı aşan bir eksilme meydana geldiğinde boşalan yerler aynı usulle atamayla doldurulur.

d-            Yan kuruluşlar yönetimlerinin görev süreleri bağlı bulundukları teşkilatın kurultay dönemi ile sınırlıdır. Kurultayın ardından 45 gün içerisinde bir değişiklik veya yeni bir kurul ataması yapılmamışsa mevcut yönetim (c) şıkkı hükümleri saklı kalmak kaydıyla herhangi bir işleme gerek olmaksızın görevini sürdürür.

YURTDIŞI TEMSİLCİLİKLERİ

Merkez Karar Yönetim Kurulu kararıyla, yabancı ülkelerde yurtdışı temsilcilikleri, ilgili kanunlar çerçevesinde kurulur. Çalışma esasları, ilgili yabancı ülke kanun ve hükümleri de dikkate alınarak Merkez Karar Yönetim Kurulunca bir yönetmelik dâhilinde belirlenir. Parti tüzüğüne ek bir Merkez Karar Yönetim Kurulu kararı ile yurtdışı temsilcilikleri açılabilir.

PARTİ ŞEMASI:

I- MERKEZ TEŞKİLATI

A- GENEL MERKEZ

1-            Büyük Kurultay

2-            Merkez Karar Yönetim Kurulu

3-            Genel Başkan

4-            Başkanlık Divanı

5-            Merkez Disiplin Kurulu

6-            Genel İstişare Kurulu

7-            Akademik Danışma Kurulu

8-            Merkezdeki ve Merkeze Bağlı Yan Kuruluşlar

a-            Kadın Kolları Genel Başkanlığı

1-            Kadın Kolları Merkez Yönetimi

2-            Kadın Kolları Genel Başkanı

b-            Gençlik Kolları Genel Başkanlığı

1-            Gençlik Kolları Genel Yönetimi

2-            Gençlik Kolları Genel Başkanı

 

B- TBMM KURULLARI

1-            TBMM Parti Grubu

2-            TBMM Grup Disiplin Kurulu

 

II- TAŞRA TEŞKİLATI

A- İL TEŞKİLATI

1-            İl Kurultayı

2-            İl Başkanı

3-            İl Yönetim Kurulu

4-            İl Disiplin Kurulu

5-            İl Teşkilatına Bağlı Yan Kuruluşlar

a-            Kadın Kolları İl Başkanı

b-            Kadın Kolları İl Yönetimi

c-            Gençlik Kolları İl Başkanı

d-            Gençlik Kolları İl Yönetimi

e-            Seçim Çevresi Başkanı

f-             Seçim Çevresi Yönetimi

B- İLÇE TEŞKİLATI

1-            İlçe Kurultayı

2-            İlçe Başkanı

3-            İlçe Yönetim Kurulu

4-            Belde Teşkilatı

5-            İlçe Teşkilatına Bağlı Yan Kuruluşlar

a-            Kadın Kolları İlçe Başkanı

b-            Kadın Kolları İlçe Yönetimi

c-            Gençlik Kolları İlçe Başkanı

d-            Gençlik Kolları İlçe Yönetimi

e-            Mahalle/Semt Temsilciliği

f-             Bucak/Köy Temsilciliği

g-            Nüfusu 20.000’i aşan beldelerde kurulabilecek Kadın ve Gençlik Kolları

C- MAHALLİ İDARELER MECLİS GRUPLARI

1-            İl Genel Meclisi Grubu

2-            Belediye Meclis Grupları

III- YURTDIŞI TEMSİLCİLİKLERİ

MERKEZ TEŞKİLATI

A.GENEL MERKEZ

BÜYÜK KURULTAY, GÖREV ve YETKİLERİ:

Madde 10:

Büyük Kurultay, partinin en üst karar ve denetim organı olup bu sıfatla;

1 – Parti Genel Başkanını, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ile Merkez Disiplin Kurulu’nun asıl ve yedek üyelerini gizli oylama ile seçmek,

2 – Partinin tüzük ve programında değişiklik yapmak, gelir-gider ve kesin hesabını kabul veya reddetmek, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’nun faaliyet raporu ile gelecek dönem bütçesini müzakere edip karara bağlamak, yönetimin ibrası konusunda karar vermek,

3 – Toplumu ve devleti ilgilendiren konularla, kamu faaliyetleri ve parti politikaları hakkında genel nitelikte olmak kaydıyla temenni niteliğinde veya bağlayıcı kararlar almak,

4 – Partinin tüzel kişiliğinin feshine, başka parti ile birleşmesine karar vermek, fesih kararı vermesi halinde parti mallarının tasfiyesi ve intikal şekli ve yerini karara bağlamak,

5 – Kanun ve tüzükte verilen diğer görevleri ifa etmek, gündeminde yer alan konuları müzakere edip karara bağlamak, Büyük kongrenin yetki ve görevidir.

Büyük Kurultay partinin en yüksek organıdır. Bu sebeple bütün partililer Büyük Kurultay kararlarına uyarlar.

BÜYÜK KURULTAY DELEGELERİ

Madde 11: Büyük Kurultay, il kurultaylarınca seçilmiş delegeler ile tabii delegelerden oluşur. Seçilmiş delegeler toplamı, TBMM üye tam sayısının iki katından fazla olamaz.

1 – Büyük Kurultayın Seçilmiş Delegeleri Hangi ilin kaç adet seçilmiş delege ile büyük kurultayda temsil olunacağı, aşağıda yazılı usul ve esaslara göre belirlenir: Seçilmesi gereken toplam delege sayısının yarısı olan 550 delegelik, illerden seçilecek milletvekili sayısına göre illere tahsis edilir. Tahsisten sonra kalan delege sayısının, partinin son milletvekili genel seçiminde almış olduğu toplam oya bölünmesiyle kat sayı elde edilir. Kat sayının, partinin ilde almış olduğu toplam oyla çarpımı sonucu bulunacak rakam ile yapılmış tahsisin toplamı, o il kurultayında seçilecek büyük kurultay delege sayısını teşkil eder. Büyük Kurultayın yapılacağı tarihe göre, partinin katıldığı genel seçim olmamış veya partinin seçimlere katılmamış olması gibi hallerin varlığında, her il; seçmesi gereken milletvekili sayısının iki katı delege ile büyük kurultayda temsil olunur. İl kurultayında ilin kaç adet büyük kurultay delegesi seçeceği, kurultay seçim takvimine karar verildiğinde; Teşkilat Başkanlığı’nca hesaplanır ve Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’nca onaylandıktan sonra il başkanlıklarına bildirilir. Hatalı hesaplamalar, aynı yöntemle düzeltilir.

2 – Büyük Kurultayın Tabii Delegeleri Genel Başkan, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeleri, Merkez Disiplin Kurulu başkan ve üyeleri, üyeliği devam eden Parti Kurucuları ile Partili bakan ve milletvekilleri büyük kongrenin tabii delegeleridir.

3 – Büyük Kurultayın Onur Üyeleri Görevde bulunan YİK ve Akademik Danışma Kurulu başkan ve üyeleri, Parti ile üyelik bağı devam etmek kaydıyla genel başkanlık, başbakanlık, bakanlık, TBMM üyeliği, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeliği, Merkez

 

Disiplin Kurulu başkan ve üyeliği, Genel Merkez Kadın ve Gençlik Kolları başkanlığı yapmış olanlar, büyük kurultayın onur üyesidirler. Bunlar kurultayda söz alabilir, fakat delegelik sıfatları olmadıkça oy kullanamazlar.

Büyük Kurultayı Olağan Toplama Yetkisi ve Zamanı

Madde 12: Büyük kurultay olağan toplama yetkisi Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’na aittir. Merkez Karar ve Yönetim Kurulu, iki yıldan az, üç yıldan fazla olmamak kaydıyla olağan Büyük Kurultayı toplamak zorundadır.

A- Büyük Kurultay Gündemi ve Delege Listesinin İlanı

Büyük kurultayın gündemi, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’ nca hazırlanır. Kurultayın tarihi, yeri ve saati, nisap olmaz ise yapılacak ikinci toplantının tarih, yer ve saati, en az 15 gün önce Parti genel merkezi ve internet sitesinde ilan edilir ve il başkanlıklarına yazı ile bildirilir. Ayrıca kongrenin tarih, yer ve saati; gerekli güvenlik önlemlerinin alınması için, en az 7 gün önce yetkili mülki amirliğe bildirilir. Genel Sekreterlik, seçilmiş ve tabii delegeler belli olacak şekilde, büyük kurultay delege listesini ve gündemi yetkili kılınmış seçim kuruluna kongreden 15 gün önce vermek suretiyle tüzüğün 47/C. maddesinde belirtilen askı ve işlemleri, büyük kurultay açısından aynen ikmal eder. Böylece yetkili seçim kurulunca onaylanarak kesinleşen liste, büyük kurultayın delege yoklama çizelgesini oluşturur.

B – Tüzüğün, Büyük Kurultay Hakkında Uygulanacak Diğer hükümleri

Tüzüğün 47/E ve 47/F. maddelerinde yer alan; kurultayın açılışı, toplantı ve karar yeter sayıları, divan başkanı seçimi, divan heyetinin oluşumu ile kurultay divanının yetki ve görevlerine ilişkin hükümler, büyük kurultay divanı hakkında da aynen uygulanır.

C – Genel Başkan’ ın Açılış Konuşması ve Komisyon Oluşturulması

C.1 – Büyük Kurultay’da Büyük Kurultay divanı oluşup gündem okunduktan sonra, gündemdeki sırasına göre konuşmasını yapmak üzere Genel Başkan’a söz verilir.

C.2 – İşin önem ve niteliği itibariyle gündemde komisyon kurulmasına yer verilmiş veya usulüne uygun teklifle komisyon kurulması gündeme alınmış ise divan, genel başkanın konuşmasının ardından, genel kurulda aksine bir karar alınmazsa, beşer kişiden oluşacak komisyon üyelerinin seçimini, açık oylama ile gerçekleştirir. Her komisyon, bir başkan, bir sözcü ve bir raportör seçerek çalışma yapar.

C.3- Komisyonların çalışma zamanı, gündem maddelerinin görüşülmesini aksatmayacak şekilde, divan heyeti tarafından belirlenir. Belirlenmiş sürede raporun hazırlanıp sunulmamış olması, tek başına kurultayın uzaması nedeni olarak öne sürülemez.

C.4 – Komisyonlar, üye tam sayısı ile toplanır ve salt çoğunlukla karar alır. Her delege, çalışmaları aksatmayacak şekilde komisyon çalışmalarına katılıp görüş beyan edebilir. Komisyon belli edilmiş süre içinde raporunu hazırlar ve genel kurula sunulmak üzere Büyük Kurultay divan başkanlığına teslim eder. Komisyon raporları görüşülür ve oylanır. Genel kurulca kabul edilen komisyon raporları, genel kurul kararı niteliği kazanır.

C.5 – Büyük kurultay çalışmalarıyla ilgili olarak Merkez Karar ve Yönetim Kurulu, belli konuların daha önce oluşturulacak komisyonlarca incelenmesini ve rapora bağlanmasını kararlaştırabilir. Bu takdirde ilçe, il, merkez ve yan kuruluşları temsil edecek şekilde büyük kurultay delegesi sıfatını taşıyanlar arasından Divan Başkanlığı’nca 5 kişilik komisyon oluşturulur. Komisyonlar bu şekilde oluşturulmuş ise, genel kurulda sadece raporların müzakeresi ve oylaması yapılır.

D – Gündem Maddelerinde Değişiklik ve Kurultay Müzakereleri

D.1 – İlan edilmiş gündem maddeleri arasında sıra değişikliği veya başka bir konunun gündeme alınması, genel kurul kararıyla mümkündür.

D.2 – Gündem değişikliği taleplerinin görüşülüp karara bağlanabilmesi için, yazılı olarak kurultay açılış başkanlığına veya gündemin okunmasından hemen sonra divana verilmiş olması zorunludur.

D.3 – Parti tüzük ve programında değişiklik yapılmasına ilişkin veya parti politikalarını ilgilendiren gündem maddesi tekliflerinin müzakereye açılabilmesi için, bu tekliflerin, genel başkan veya Merkez Karar ve Yönetim Kurulu yahut büyük kurultay delegelerinin en az yirmide biri tarafından önerilmiş olması gerekir.

D.4 – Siyasi Partiler Kanunu’nun 14. maddesinin son bendinin ikinci cümlesinde yer alan konularla ilgili müzakere şartı oluşan teklifler, Büyük Kurultayın seçeceği bir komisyonda görüşüldükten sonra komisyon raporu ile birlikte incelenir ve karara bağlanır.

D.5 – Seçimler, gündemin ‘kapanış’ şeklinde son maddesi hariç gündemin en son maddesi olarak yapılır.

D.6 – Görüşmeler, gündem sırasına göre yapılır. Müzakerelere katılım, talep sırasına göre yürütülür. Parti Genel Başkanı’na, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu adına söz isteyen kurul üyesine, komisyon başkanı ve sözcülerine, konuşma taleplerinde öncelik verilir.

D.7 – Faaliyet raporuna muhalefet şerhi bulunmayan Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyesi, faaliyet raporu aleyhine söz alamaz ve konuşamaz.

D.8 – Büyük kurultayı için tek bir gün öngörülmüş ise, kurultay, gündem maddeleri bitinceye kadar aralıksız devam eder.

E – Büyük Kurultay’da Yapılacak Seçimler

Genel Başkan, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ile Merkez Disiplin Kurulu’nun asil ve yedek üye seçimleri, yargı gözetim ve denetimi altında gizli oy, açık tasnif esasına göre büyük kurultay delegelerince seçilir. Yetkili seçim kurulu başkanı, tüzüğün 47/H.2 maddesinde belirtilen nitelik ve sayıda yeteri kadar sandık seçim kurulu oluşturur.

F – Büyük Kurultay’da Adaylık ve Seçim Hazırlıkları

F.1 – Büyük kurultay delegesi olsun veya olmasın, partiye kayıtlı her üye, parti organlarına aday olabilir veya aday gösterilebilir.

F.2 – Genel Başkanlığa aday olabilmek için,  oy kullanma hakkına sahip en az 200 kurultay delegesinin yazılı önerisi gerekir. Genel Başkanlığa aday olacak olan MKYK üyeleri ise 100 delege imzasıyla aday olabilirler. Kurultay delegesi sadece bir Genel Başkan adayı için imza verebilir. Bu öneri noter, divan başkanlığı veya divan başkanlığının görevlendireceği üyenin gözetiminde imzalanır.

F.3- Aynı kişi, aynı kurultayda seçimi yapılacak farklı organlara aynı anda aday olamaz ve aday gösterilemez. Böyle bir durumda, divan başkanı tarafından adaya tercih yapması gerektiği bildirilir. Tercihini belli etmeyen adayın hiçbir adaylığı işleme konmaz.

F.4 – Büyük Kurultay; Genel Başkan seçimi hariç, diğer bütün seçimler aynı anda ve birlikte yapılır.

F.5 – Tüzüğün, aday ve organ seçimlerine ilişkin 47/H. maddesinin, yukarıda yazılı olanlara aykırı olmayan hükümleri, Büyük Kurultay seçimlerinde de aynen uygulanır.

G – Büyük Kurultayın Olağanüstü Toplanması

Büyük kurultay, Genel Başkan’ın veya Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’nun 2/3’ü yahut büyük kurultay delegelerinin en az beşte ikisinin yazılı talebi üzerine olağanüstü toplantıya çağırılır. Olağanüstü toplantı gündemi çağrıyı yapan tarafından belirlenir ve gündem dışında başka konu görüşülemez. Delegeler tarafından yapılacak olağanüstü toplantı talepleri ile gündem ve delege imzalarının noter onaylı olması zorunludur. Bu taleplerin aynı konuyu içerir olması yeterli olup ayrı zamanlarda ve parçalı olmaları talebin geçerli olmasına engel olarak yorumlanamaz. Ancak, işlem görmüş ve yeterli sayıya ulaşamamış talepler, sonraki başka bir toplantı isteminde imza eksikliğini gidermek için kullanılamaz. Şartların oluşması halinde Merkez Karar ve Yönetim Kurulu, olağanüstü kurultayı bir hafta içinde ilan ederek çağrı tarihinden itibaren en geç 45 gün içinde yapmak zorundadır. Genel Başkanlığın Merkez Yönetim Kurulu partiyi temsil yetkisini içinden seçeceği bir üyeye tevdi eder ve en geç 45 gün içerisinde büyük kongreyi toplantıya çağırır.

Merkez Karar Yönetim Kurulu’nun veya Merkez Disiplin Kurulu’nun herhangi bir şekilde boşalması halinde Genel Başkan veya Merkez Karar Yönetim Kurulu 45 gün içerisinde büyük kongreyi toplantıya çağırır.

H – Büyük Kurultay Tutanakları

Seçim kurulunca ilan edilen seçim sonuçları ile kurultaya ait bütün tutanak ve belgeler, divan üyelerinin imzalarını taşıyan bir tutanağa bağlanarak divan başkanı tarafından dizin listesi ekinde parti genel başkanına tevdi olunur.

J – Büyük Kurultay Seçimleriyle İlgili İtiraz

Seçimin devamı sırasında yapılan işlemler ile seçim sonuçlarına karşı, tutanakların düzenlenmesinden itibaren 2 gün içinde seçim kurulu başkanına itiraz edilebilir. Bu itirazlar hâkim tarafından aynı gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Hâkimin kararı, seçimlerin iptali ve yenilenmesi yönünde ise, seçimler için belirleyeceği günde, kurultayda kesinleşmiş aday listelerine göre sadece seçimler yapılır.

MERKEZ KARAR YÖNETİM KURULU

TEŞEKKÜLÜ

Madde 13: Merkez Karar Yönetim Kurulu, Büyük Kurultay’dan sonra partinin en üst karar ve yönetim organıdır. Bu organ Büyük Kurultay tarafından seçilen (20) üye ve Genel Başkan’dan teşekkül eder. (10) Yedek Üye de aynı anda seçilir. Geçerli bir mazereti olmaksızın üst üste 2 (iki) kez ve ayrıca 1 (bir) yıl içinde toplam 4 (dört) kez toplantıya katılmayan üyelerin üyelikleri, Merkez Karar Yönetim Kurulu kararı ile düşürülür. Boşalan yerler Yedek Üyeler çağrılarak doldurulur.

Merkez Karar Yönetim Kurulu en az ayda bir toplanır. Genel Başkan’ın veya üyelerin dörtte birinin yazılı isteği ile olağanüstü toplantıya çağrılabilir. Gündem toplantıya çağrılanlarca oluşturularak toplantı talebi ile birlikte bildirilir.

Merkez Karar Yönetim Kurulu’nun başkanı Genel Başkan’dır. Genel Başkan’ın olmadığı hallerde, yetkili kıldığı yardımcısı başkanlık görevini ifa eder. Merkez Karar Yönetim Kurulu’nun toplantı yeter sayısı salt çoğunluktur. Karar, katılanların salt çoğunluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde Genel Başkan’ın dâhil olduğu görüş kabul edilir.

GÖREV VE YETKİLERİ:

Madde 14: Merkez Karar Yönetim Kurulu’nun görev ve yetkileri şunlardır:

  1. a) Kanunlar, Tüzük ve Parti Programı hükümlerine ve ilkelerine göre partiyi yönetmek.
  2. b) Büyük Kurultay kararlarını uygulamak.
  3. c) Genel Sekreteri kendi arasından gizli oyla seçer. Genel Başkan Yardımcılarını iş’ari oyla seçer veya Genel Başkan’a seçmesi için yetki verir.
  4. d) Büyük Kurultay ve Parti programı çerçevesinde parti politikalarını tespit etmek ve uygulamak.
  5. e) Gerekli görüldüğü il ve ilçelerde teşkilat kurulmasına karar vermek, mevcut teşkilatların feshine ya da yöneticilerinin görevden alınmasına dilerse gerekçe belirtmeden karar vermek.
  6. f) Zorunlu sebepler dolayısıyla büyük kurultayın toplanamadığı hallerde, partinin hukuki varlığına son verilmesi ve tüzük ve programının değiştirilmesi dışındaki bütün kararları almak.
  7. g) Parti Teşkilatı’nın kanunlara, tüzük ve yönetmeliklere uygun şekilde çalışmasını denetlemek, gerekli gördüğü yerlere bu amaçla müfettişler görevlendirmek.
  8. h) Hükümet kurma, hükümete katılma, seçimlerde başka partilerle işbirliği yapma veya hükümetten çekilmek gibi konularda karar vermek.
  9. i) Büyük Kurultaya arz edilecek faaliyet raporlarını, gelir-gider cetvellerini, bilânço ve kesin hesap raporlarını ve Büyük Kurultay gündeminde bulunan diğer konuları hazırlamak ve Büyük Kurultay’a sunmak.
  10. j) Tüzük’te belirtilen veya Tüzük’te belirtilmemiş olmakla beraber parti çalışmalarının gerektirdiği yönetmelikleri hazırlamak ve bunları kabul etmek.
  11. k) Partinin çalışmaları ile ilgili olarak hazırlanan belgelerin kullanılmasına karar vermek.
  12. l) Seçim politika ve taktiklerini tespit ederek uygulamak.
  13. m) Partinin gayesine uygun olarak her türlü menkul ve gayrimenkul iktisabına, devir ve ferağına, işletilmesine karar vermek. Merkez Karar Yönetim Kurulu bu yetkisini kısmen ya da tamamen bir kurultay dönemi boyunca Başkanlık Divanı’na devredebilir.
  14. n) Kanunlar ile parti tüzüğünün hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla uygun gördüğü her türlü kararı almak ve uygulamak.
  15. o) Parti gelirlerini artırıcı kararlar ve politikalar tespit etmek ve uygulamak.

GENEL BAŞKAN:

Madde 15:  Genel Başkanın Seçimi ve Görev Süresi

Genel başkan, büyük kurultay tarafından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile seçilir. İlk iki oylamada hiçbir aday salt çoğunluğa ulaşamamış ise, ikinci oylamada en çok oy alan iki adayla üçüncü tur oylama yapılır. Üçüncü tur oylamada en çok oy alan aday genel başkan seçilmiş olur. Adaylık başvuruları, kurultay divan başkanlığına yapılır. Divan başkanlığı, adaylık başvurularını Tüzüğün 12/F. maddesine göre ilan edip kesinleştirir. Birden fazla aday olması halinde her aday için ayrı oy pusulası kullanılır. Oy pusulalarının farklı renkte olmasına özen gösterilir. Kurultay gündeminin ‘seçimler’ maddesinde, önce genel başkan seçimi yapılır. Genel başkan seçimi tamamlanmadan diğer organ seçimlerine geçilemez. Seçilen genel başkan, yerine yenisi seçilinceye kadar görevine devam eder.

GENEL BAŞKANIN GÖREV VE YETKİLERİ:

Madde 16: Genel Başkan, Merkez Karar Yönetim Kurulu’nun tabiî başkanıdır.

Genel Başkan’ın görevleri şunlardır:

  1. a) Merkez Karar Yönetim Kurulu’nun vermiş bulunduğu kararları uygular.
  2. b) Genel Başkan Yardımcılarının görev dağılımını yapar ve MKYK Asıl-Yedek üyeleri içerisinden yeterince yardımcı atar. Merkezdeki yan kuruluşların genel başkanlarını atar.
  3. c) Kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydı ile parti adına dava açar, davada husumete taraf olur.
  4. d) Merkez Karar Yönetim Kurulu’na, Başkanlık Divanı’na TBMM Grubu’na başkanlık eder, bu kurulların gündemini hazırlar, birleşik toplantılara başkanlık eder.
  5. e) Parti kademeleri arasındaki işbirliği ve ahengi temin eder. Parti politikalarının başarılı olması için her türlü tedbiri alır.
  6. f) Başkanlık Divanı üyelerinin çalışma usul ve esaslarını çıkartılacak bir yönerge ile belirler.
  7. g) Kanunların ve Parti Tüzüğü’nün kendisine vermiş olduğu bütün yetkileri kullanır

BAŞKANLIK DİVANI

TEŞEKKÜLÜ

Madde 17- Başkanlık Divanı: Genel Başkan, Genel Sekreter ve Genel Başkan Yardımcılarından oluşur.

Madde 18: A) BAŞKANLIK DİVANI GÖREVLERİ: Genel Başkan adına, Genel Başkan Yardımcıları aşağıdaki görevleri icra ederler.

A.1- Merkez Karar Yönetim Kurulunun kararları doğrultusunda Partiyi idare etmesi için Genel Başkana yardım eder,

A.2- Genel Başkana danışman ve yardımcı olarak Parti adına Genel Başkanın veya adına

yapılacak açıklamaların esaslarını tespit eder,

A.3- Seçim çalışmalarını planlar, organize eder,

A.4- Kanunlar ve Parti Tüzüğüne aykırı olmamak kaydıyla Genel Başkanın verdiği diğer görevleri  yapar.

  1. B) İŞ BÖLÜMÜ: Tüzüğün 14. maddesi hükümleri çerçevesinde

Genel Başkan Yardımcılarının görevleri aşağıdadır:

B.1. Genel Sekreter

B.2. Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı

B.3. Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı

B.4. Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı

B.5. Medya, Tanıtım ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı

B.6. Eğitim ve Ar-Ge’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı

B.7. Yan Kuruluşlar ve Sivil Toplum Kuruluşlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı

B.8. Hukuk ve Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı

B.9. Dış İlişkiler ve Türk İslam Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı

B.10. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı

B.11. Ekonomi ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı

B.12. Türk Dünyası Akraba Topluluklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı

B.13.Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı

Genel Başkan Yardımcıları bu görevlerinin en  etkili  ve  en verimli bir şekilde yerine getirilmesinde, Parti içindeki MKYK asıl ve Yedek üyeleri arasından ,Genel Başkanın onayı alınmak kaydıyla 3  yardımcı alabilirler.Başkanlık Divanı Üyelerinin çalışma usul ve  esasları ,Genel Başkan tarafından çıkartılacak bir  yönerge ile belirlenir.

B.14.Genel Sekreter

GENEL SEKRETER:

Madde 19: Genel Sekreter, Merkez Karar Yönetim Kurulu üyeleri arasından gizli oyla seçilir.

Genel Sekreter, Genel Merkezin Giden-Gelen her türlü evrak işleri ile yazışmalarının düzenlenmesinden, MKYK toplantılarının gündemlerinin hazırlanması, toplantı tutanaklarının tanzimi ve imza altına alınmasından sorumludur.

Genel Merkezin idari hizmetlerini düzenler. Birimler arası koordineyi ve irtibatı sağlar. Partinin güvenilir ve sağlam bir arşive sahip olmasını temin eder.

Genel Merkezin idari hizmetlerini düzenler, personelin istihdam, görevlendirme ve özlük hakları ile ilgili işleri yürütür.

Genel Sekreter, resmi dairelerde, yargı mercilerinde, özel veya resmi daire kamu, kurum ve kuruluşlarında, partinin gerçek, özel veya tüzel kişiliklerle olan ilişkilerde Genel Başkan adına, Partiyi doğrudan doğruya veya bir vekil ile temsil eder.

Genel Sekreter, bu görevlerin en etkili ve verimli bir şekilde yerine getirilmesinde Parti içinden veya Parti dışından Genel Başkanın onayı alınmak kaydıyla yeterince yardımcı alabilir ve bu yardımcıların arasında görev dağılımı yapar.

MALİ İŞLERDEN SORUMLU GENEL BAŞKAN YARDIMCISI:

Madde 20: Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, partinin mali işlerini yürütür. Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, parti gelirlerinin tahsilinden, harcamalarından, Siyasi Partiler Kanunu’nun 73. Maddesi’nde belirlenen işleri yürütmekten sorumludur.

Partinin mali işlerine ait yazışmaları Genel Başkan ve Genel Sekreterle birlikte imzalar.

Parti gelirlerinin artırılması için gerekli çalışmaları yapar. Bunun için gerekli tedbirleri alır.

MERKEZ DİSİPLİN KURULU:

Madde 21: Merkez Disiplin Kurulu, Büyük Kurultay’ca seçilen (7) asıl ve (1) yedek üyeden oluşur.

Merkez Disiplin Kurulu; Genel Başkan’ın, Merkez Karar Yönetim Kurulu Üyeleri’nin, kendi başkan ve üyelerinin, merkezdeki yan kuruluş başkan ve üyelerinin, bölgelerdeki koordinasyon kurulu üyelerinin, İl Başkanları’nın, İl Yönetim ve Disiplin Kurulu Üyeleri’nin,

Büyükşehir ve İl Belediye Başkanları’nın, İl Genel ve Belediye Meclis Üyeleri’nin, Partinin Kurucu Üyeleri’nin işlemiş oldukları disiplin suçlarını inceleyip Siyasi Partiler Kanunu’nun 57. Maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla kesin karara bağlar.

Merkez Disiplin Kurulu, İl Disiplin Kurullarınca verilen ve itiraz yoluyla gelen disiplin kararlarını inceler, onaylar veya bozar.  Merkez Disiplin Kurulu’nun itirazı üzerine vereceği karar Siyasi Partiler Kanunu’nun 57. Maddesi hükmü saklı olmak üzere kesindir.

Merkez Disiplin Kurulu kendiliğinden disiplin soruşturması yapamaz. Ancak Merkez Karar Yönetim Kurulu’nca veya Genel Başkanlıkça kendisine intikal ettirilen dosya ve konuları inceleyip karara bağlar. Merkez Disiplin Kurulu’nun çalışma usulleri, görev ve yetkileri “Genel Disiplin İşleri Yönetmeliği” ile belirlenir.

Müfettiş Görevlendirme

Parti kendi içinde herhangi bir teşkilat sorunu üzerine; il ve ilçeler teşkilatları ile ilgili olarak muhatapları ve tanıkları dinlemek, ilgili İl ve İlçelerin defter ve kayıtlarını incelemek ve sonuçta raporunu Başkanlık Divanı veya MKYK’ya sunmak üzere müfettişler görevlendirilebilir. Buna “Parti İçi Araştırma ve Teftiş Komisyonu”  denir. Bu komisyon üyeleri en az üç üyeden, en çok beş üyeden oluşur. Bu üyeler MKYK asıl veya yedek üyeleri, YİK üyeleri veya İl Başkanları arasından MKYK tarafından seçilir. Komisyon Başkan, sekreter, kâtip üyelerini kendisi seçer.

GENEL İSTİŞARE KURULU

Madde 22: Genel İstişare Kurulu; Başkanlık Divanı, Merkez Karar Yönetim Kurulu,  Merkez Disiplin Kurulu Üyeleri ile Bölge Koordinatörleri,  Yan Kuruluşlar Genel Başkanları, İl Başkanları, Belediye Başkanları ve bunların dışında Başkanlık Divanı’nın belirleyeceği üyelerden oluşur.

Genel İstişare Kurulu toplantılarına Genel Başkan Başkanlık eder. Raportörlüğünü Genel Sekreter yapar.

Genel İstişare Kurulu en geç altı ayda bir toplanır. Gündem Başkanlık Divanı’nca belirlenir. Gündem dışı konuşma ve önerilere bir engel getirilemez. Her üye görüşünü açıkça ifade etmek imkânına sahiptir.

Genel İstişare Kurulu’nun kararları tavsiye niteliğindedir.

YÜKSEK İSTİŞARE KURULU

Madde: 22-A

Yüksek İstişare Kurulu, millet, memleket ve camiamıza emeği geçen, şahsiyet ve ahlâkı ile toplumda örnek teşkil eden kişilerden oluşur.

Kurulun yirmi  (20) üyesi vardır. Kurul; başkanını, iki yardımcısını ve sekreterini kendi arasından seçer.

Kurulun yirmi (20) üyesinden on (10) üye MKYK, on (10) üye de Genel Başkan tarafından seçilir.

Kurul, Partinin en yüksek danışma kurulu vasfını taşır. Genel Başkanın, Başkanlık Divanının, MKYK ve parti üyelerinin; iktidarda başbakan, hükümet üyeleri ve milletvekillerinin partinin fikir çizgisi, siyasî-ahlâkî gelenekleri ve iç nizamlarına uygun davranmaları konusunda tavsiyelerde bulunur.

Kurul üyelerinin milletvekili, belediye başkanı ve benzeri görevlere aday olmaları halinde üyelikleri düşer.

Herhangi bir sebeple kurul üyeliğinden ayrılan üyenin yerine seçildiği usulle yenisi gelir.

AKADEMİK DANIŞMA KURULU

Madde 23: Başkanlık Divanı’nca ihtiyaç duyulan konu ve zamanlarda Akademik Kurul oluşturulur.

Bu kurulun kimler tarafından teşekkül ettirileceği Başkanlık Divanı’nca belirlenir.

Kurulun görevleri ihtiyaç duyulan konularda akademik çalışmalar yapmak, bilgi üretmek, partiyi bilgi bakımından desteklemektir.

Kurulun raportörlüğünü Genel Sekreter yapar.

B-           TBMM KURULLARI

TBMM PARTİ GRUBU:

Madde 24: Siyasi Partiler Kanunu’nda belirlenen Milletvekili sayısına ulaşıldığında TBMM Parti Grubu kurulur. Grubun kurulduğu Genel Başkanlık tarafından TBMM Başkanlığı’na bir yazı ile bildirilir.

Grubun kurulduğunun bildirildiği tarihten itibaren 15 gün içinde, grubu oluşturan milletvekilleri tarafından “Grup İç Yönetmeliği” hazırlanarak milletvekillerinin onayına sunulur. İç Yönetmeliğin milletvekillerinin salt çoğunluğu tarafından kabul edilmesi zorunludur. Bu şekilde hazırlanan İç Yönetmelik, TBMM Başkanlığı’na gönderilir.

Parti Genel Başkanı milletvekili ise Parti Grubu, Parti Grubu Yönetim Kurulu’nun başkanıdır. Genel Başkan milletvekili değilse, Parti Grubu kendi arasından Grup Başkanı’nı seçer. İlk iki turda salt çoğunluk sağlanamadığı takdirde, 3. turda en çok oy alan aday seçilmiş olur.

TBMM Parti Grubu tarafından her yasama yılı başında partinin TBMM’deki üye sayısı dikkate alınarak belirlenen sayıda Grup Başkan Vekilleri ve Grup Yönetim Kurulu üyeleri seçilir.

Seçim usul ve esasları ile seçileceklerin sayısı İç Yönetmelik’te belirtilir.

Genel Başkan dışındaki Merkez Karar Yönetim Kurulu Üyeleri TBMM Parti Yönetim Kurulu’nda görev alamazlar.

TBMM Parti Grubu’nda seçimlere ait oylamalar ile milletvekillerini bağlayıcı konulara ilişkin kararların oylamaları gizli oyla yapılır.

Bakanlar Kurulu’na veya bir Bakan’a TBMM’de veya grupta güven veya güvensizlik oyu verilmesi konusunda karar alma yetkisi, Parti Grubu’na aittir. Bu yetki başka bir organa veya mercie bırakılamaz.

GRUP ÜYELERİNİN GÖREVLERİ:

Madde 25: Partinin TBMM Grubu Üyeleri:

  1. a) TBMM çalışmalarında partinin programına, temel ilkelerine, alınan grup kararlarına uymak ve bunları desteklemek zorundadırlar. Grup tarafından karara bağlanmamış olan durumlarda Meclis’teki oy ve konuşmalarında serbesttirler.
  2. b) Haklı mazeretleri olmadıkça TBMM Genel Kurulu ve Komisyonları ile Parti Grubu’nun çalışmalarına katılmak zorundadırlar.
  3. c) TBMM Parti Grubu’nun teşekkülü, çalışma usul ve esasları, seçim usulleri ve Tüzük’te belirtilmeyen hususlar için “Grup İç Yönetmeliği” düzenlenir.

TBMM GRUP DİSİPLİN KURULU:

Madde 26: TBMM Grup Disiplin Kurulu, grubu oluşturan milletvekilleri arasından, her yasama yılında partinin TBMM’deki üye sayısı dikkate alınarak Grup İç Yönetmeliği’nde belirtilen sayıda üyeden oluşur. Bu kurul kendi üyeleri arasından bir Başkan, bir Başkan Yardımcısı bir de Sekreter seçer.  Grup Disiplin Kurulu üye tam sayısının en az üçte ikisi çoğunluğu ile toplanır, toplananların salt çoğunluğu ile karar verir.

Diğer disiplin kurullarının görev ve yetki alanına giren disiplin cezalarını partili milletvekillerine tatbike Grup Disiplin Kurulu yetkilidir. Ancak partiden, geçici veya kesin çıkarma cezaları Müşterek Disiplin Kurulu tarafından verilir. Grup Disiplin Kurulu’nun çalışma usulleri, kovuşturulması gerekli fiiller, disiplin cezaları ve itiraz şekilleri “Disiplin İşleri Yönetmeliği’nde” belirlenir.

MÜŞTEREK DİSİPLİN KURULU:

Madde 27: Müşterek Disiplin Kurulu,  Merkez Disiplin Kurulu ile TBMM Grup Disiplin Kurulu üyelerinden meydana gelir.  Merkez Disiplin Kurulu’nun Başkanı ve Başkanlık Divanı Müşterek Disiplin Kurulu’nun da Başkanı ve Başkanlık Divanı’dır.

Partili milletvekillerinin partiden geçici veya kesin olarak çıkarılmalarını gerektiren söz, tutum ve davranışlardan dolayı, haklarında disiplin kovuşturması yapmaya ve karar vermeye Müşterek Disiplin Kurulu yetkilidir. Müşterek Disiplin Kurulu’nun çalışma usul ve esasları “Disiplin İşleri Yönetmeliği”nde belirlenir

TAŞRA TEŞKİLATI

  1. İL TEŞKİLATI

İL KURULTAYI

Madde 28:

İl teşkilatının en üst karar ve denetim organı olan il kurultayı, seçilmiş ve tabii delegelerden oluşur. İl başkanı, il yönetim kurulu ve il disiplin kurulu asıl ve yedek üyeleri ile ili temsil edecek büyük kurultay asıl ve yedek delegelerinin seçimlerini yapar, gündemindeki konuları müzakere edip karara bağlar.

Bir ilde teşkilatlanma, merkez ilçe dâhil o ilin ilçelerinin en az üçte birinde teşkilat kurmayı gerektirir.

İl Kurultay Delegeleri

Madde 29:     İl kurultayı, ilçe kurultayınca seçilmiş delegeler ile tabii delegelerden oluşur. İlin seçilmiş delege sayısı 600’ü geçemez. Hangi ilçenin kaç delege ile il kurultayında temsil olunacağı şöyle belirlenir: Önce her ilçeye beşer delegelik tahsis edilir. Tahsis toplamı, 600’den düşülür. Kalan sayının, kurultay öncesi yapılmış son milletvekili genel seçiminde partinin o ilde almış olduğu toplam oya bölünmesiyle kat sayı elde edilir. Bu kat sayının, partinin ilçede almış olduğu toplam oyu ile çarpımı sonucu elde edilecek rakama beş adet tahsisin ilavesiyle ulaşılacak rakam, o ilçenin il kurultayı için seçeceği delege sayısını oluşturur. İl bünyesinde, seçimlerden sonra üçten fazla yeni ilçe kurulmuş olması veya il kurultayının yapılacağı tarihe göre genel seçim yapılmamış veya partinin seçimlere katılmamış olması gibi hallerde; yapılmış son yerel seçimler, bu seçimlerle ilgili birinci cümlede yer alan nedenlerin varlığı halinde ise il ve ilçe seçmen sayıları esas alınarak yukarıda yazılı yöntemle ilçelerin temsil olunacağı il kurultay delege sayıları belirlenir.

İl Kurultayı Tabii Delegeleri

Madde 30: İlin partili milletvekilleri, seçimle görev almış il yönetim ve il disiplin kurulu başkan ve üyeleri ile partili il ve büyükşehir belediye başkanları, il kurultayının tabii delegeleridirler.

İL BAŞKANI:

Madde 31: İl Başkanı, İl Kurultayı’nca gizli oyla seçilir. İl Başkanı İl Yönetim Kurulu’nun başkanı olup il sınırları içinde partiyi temsil eder, bağlı teşkilatları ve yan kuruluşlarını denetler. İl’e bağlı yan kuruluş yöneticilerini kendi merkezlerine teklif eder, ilçelerine bağlı yan kuruluş yöneticilerini atar. Partinin İl Genel Meclisi Grubu’na başkanlık eder, Belediye Meclisi Grubu’na katılır. İl Başkanı mali konulu evrakları muhasip üye ile birlikte imzalar. İl Başkanı’nın işten el çektirilmesi veya il Başkanlığı’nın boşalması hallerinde Tüzüğün 34. Maddesi hükümleri uygulanır.

İL YÖNETİM KURULU

Madde 32: İl Kurultayı’nca asıl üye sayısı illerde en az 7, en fazla 40, büyükşehirlerde en fazla 60, yedek üye sayısı ise asıl üye sayısının en fazla üçte biri kadar kişiden oluşacak İl Yönetim Kurulu’nu üyeler gizli oyla açık sayım esasına göre belirler.

İl yönetim kurulu kendi arasından yeteri kadar başkan yardımcısı, sekreteri, muhasibi ve gerek görüldüğü hallerde yardımcılarını seçer.

İllerde; il başkan yardımcıları, il sekreteri, il muhasibi ve yardımcılarının görev süresi en fazla 1 (bir) yıldır. Süresi dolanlar tekrar aday olabilirler.

İl Başkan Yardımcıları’nın görevleri İl Başkanı’nca belirlenir.

İl Sekreteri, Kanun Tüzük ve Yönetmelikler gereğince tutulması gerekli defterlerin tutulmasını sağlar, tutanakları ve ilin yazışma ve evrak düzenini temin eder.

Muhasip üye, Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklere göre ilin mali işlerini yürütür.

İl Yönetim Kurulu en az ayda bir toplanır. Toplantı yeter sayısı salt çoğunluk, karar yeter sayısı ise katılanların çoğunluğu ile olur.

İL YÖNETİM KURULU’NUN GÖREV VE YETKİLERİ:

Madde 33: İl Yönetim Kurulu’nun görevleri ve yetkileri şunlardır:

  1. a) Kanun, Tüzük ve Yönetmelikler gereği İl Kurultayı’nda alınan kararlarla Genel Merkez’den gelen karar ve talimatları uygulamak,
  2. b) İlçe Teşkilatları’nın çalışma esaslarının düzenlenmesinde yol göstermek, yardımcı olmak,
  3. c) İlde parti teşkilatını canlı tutmak, parti program ve politikalarını tanıtmak, sevdirmek,
  4. d) İlin her türlü meselelerini tespit edip, çözüm yolları üreterek teklifte bulunmak,
  5. e) İl Kurultayı gündemini tespit etmek, Kurultay’a sunulacak çalışma ve hesap raporlarını tanzim etmek,
  6. f) Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklere aykırı olmamak kaydıyla uygun gördüğü diğer çalışmaları yapmak.

İL BAŞKANI VE İL YÖNETİM KURULLARI ÜYELİKLERİ’NİN SONA ERMESİ – İŞTEN EL ÇEKTİRME

Madde 34: İl Başkanlığı ve İl Yönetim Kurulu Üyeliği:

            Ölüm

            İstifa

            Üyeliğin düşürülmesi

            İşten el çektirme,

hallerinde sona erer.

İl Başkanı’nın ölümü veya istifa etmesi halinde onun yerine İl Yönetim Kurulu kendi arasından gizli oyla yeni başkanı seçer.

İl Yönetim Kurulu üyelerinden birinin ölümü, istifası veya üyeliğinin düşürülmesi hallerinde en çok oyu almış olan yedek üye onun yerine geçer.

İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu Üyeleri ile İl Disiplin Kurulu Üyeleri, Merkez Karar Yönetim Kurulu tarafından kısmen ya da tamamen aşağıdaki hallerin varlığı halinde işten el çektirilebilirler. Merkez Karar Yönetim Kurulu tarafından kısmen el çektirme halinde boşalan üyelerin yerine yedek üyeler geçerler. İl yönetimlerinin toptan istifası veya toptan işten el çektirilmesi halinde, Merkez Karar Yönetim Kurulu geçici yönetimi oluşturur ve 45 gün içerisinde yeni il kurullarının oluşturulması için İl Kurultayı’nı toplantıya çağırır. Sadece İl Başkanı’nın işten el çektirilmesi hallerinde İl Yönetim Kurulu kendi arasından gizli oyla yeni başkanı seçer. Bu halde İl Kurultayı’nın toplanması mecburiyeti yoktur. Merkez Karar Yönetim Kurulu işten el çektirme kararını üye tam sayısının üçte ikisinin çoğunluğu ile almak zorundadır.

İşten el çektirme sebebiyle toplanmak zorunda kalan İl Kurultayı, bu toplantıyı yeni delegeler seçilmemişse, eski delegelerle yapar.

Kısmen ya da tamamen işten el çektirmeyi gerekli kılan haller şunlardır:

Üst üste üç defa İl Yönetim Kurulu toplantısına İl Yönetim Kurulu’nca kabul edilecek haklı bir mazereti olmaksızın katılmayan üyenin üyeliği, İl Yönetim Kurulu’nun üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile sona erdirilebilir. Bu karara karşı ilgilinin on gün içinde Merkez Karar Yönetim Kurulu nezdinde itiraz hakkı olup, Merkez Karar Yönetim Kurulu’nun bu itiraz üzerine vereceği karar kesindir.

Üst üste iki defa toplanmayan veya toplandığı halde salt çoğunluğu sağlayamamış olan İl Yönetim Kurulu, Merkez Karar Yönetim Kurulu’nca üçte iki çoğunlukla tamamen işten el çektirilebilir.

Siyasi Partiler Kanunu ve Tüzük gereğince tutulması gereken defter ve kayıtlar usulünce tutulmaması, muhasebe işlemlerinin yönetmeliğe göre yapılmaması, muhasebe evraklarının süresi içinde Genel Merkeze gönderilmemesi, kurullarda görevli üyeler için mülki amirlere bildirilmesi gereken bilgilerin süresi içinde bildirilmemesi, Parti Genel Merkezi’nden verilen talimatların kasten yerine getirilmemesi, ilçe teşkilatlarıyla gerekli ahenk ve çalışma ortamının sağlanamamış olması, uyarma dışında disiplin cezası almış olması, Parti İl Yöneticileri’nin ülke ve parti çıkarlarına sekte vuracak tutum, görüş ve davranışların içinde olmaları, gibi durumlarda ilgililer kısmen ya da tamamen işten el çektirilebilirler. Ancak, Merkez Karar Yönetim Kurulu kısmen ya da tamamen işten el çektirme imkânını baskı aracı olarak kullanamaz.

Merkez Karar Yönetim Kurulu yukarıda sayılan hallerin varlığı halinde re’sen ya da parti müfettişlerinin vereceği rapora istinaden işlem yapabilir.

İL DİSİPLİN KURULU

Madde 35: İl Disiplin Kurulu, Merkez Karar Yönetim Kurulu tarafından kararlaştırılan asıl ve yedek üye kesin sayısına göre İl Kurultayı’nca gizli oyla seçilir.

İl Disiplin Kurulu, İl Teşkilatı sahasında kalan ve Merkez Karar Yönetim Kurulu sahasına girmeyen disiplin suçlarını inceler ve karara bağlar.

İl Disiplin Kurulu’nun çalışma esas ve usulleri “Disiplin İşleri Yönetmeliği”nde düzenlenir.

İl Disiplin Kurulu üyeliğinin sona ermesinde 34. Madde hükmü uygulanır.

B-           İLÇE TEŞKİLATI: İLÇE KURULTAYI:

Madde 36:  İlçe Kurultayı

İlçe teşkilatının en üst karar ve denetim organı olan ilçe kurultayı, seçilmiş ve tabii delegelerden oluşur. İlçe başkanı ile ilçe yönetim kurulunun asıl ve yedek üyelerini; ilçeyi temsil edecek il kurultay delegelerinin asıl ve yedeklerini seçer, gündemindeki konuları müzakere edip karara bağlar.

Bir ilçede teşkilatlanma olabilmesi için, ilçe sınırları içerisindeki beldelerin en az yarısında teşkilat kurulmuş olması gerekir. Belde sayısı 3 veya daha az ise beldenin sadece birinde teşkilat kurulmuş olması yeterlidir.

Madde 37:  İlçe Kurultayı Delegeleri

İlçe kurultayı, seçilmiş 400 delege ile tabii delegelerden oluşur. İlçeye kayıtlı üye sayısı 400’den az ise, üyelerin tamamı ilçe kongre delegesi sayılır. İlçeye kayıtlı üye sayısı 400′ den fazla ise; önce her mahalle ve köy için birer delege tahsis edilir. Tahsis toplamı, 400 sayısından düşülür. Arta kalan delege sayısı, partinin son milletvekili genel seçiminde o ilçede almış olduğu toplam oy rakamına bölünür. Bölüm sonucu çıkan kat sayının, o ilçeye bağlı her mahalle veya köyde alınmış oyla çarpımı sonucu çıkan sayı ile tahsis olunan sayının toplamı, ilgili mahalle veya köyün ilçe kurultayı için seçeceği delege sayısını teşkil eder. Delege dağılımında eksikler, küsurat büyüğüne göre yapılan sıralama ile tamamlanır. Asil delege sayısının yarısı kadar da yedek delege seçilir. Çeşitli nedenlerle partinin almış olduğu oyun belli olmaması halinde; son yerel seçim sonuçlarına göre, onun da belli olmaması halinde, ilçenin toplam seçmen sayısı ile mahalle ve köy seçmen sayılarına göre aynı yöntem uygulanmak suretiyle delege dağılımı belirlenir. İlçe yönetim kurulu kurultaydan üç ay önce kurultay delege dağılım listesini hazırlar ve il yönetim kurulunun onayına sunar ve onaydan sonra ilan eder. Listenin ilanından itibaren 15 gün içinde yapılacak itirazları, il yönetim kurulu kesin olarak karara bağlar. Seçimle görev almış ilçe yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile ilçe belediye başkanı ve ilçeye bağlı belde belediye başkanları ilgili ilçenin; partili büyükşehir belediye başkanları dışındaki il belediye başkanları ise merkez ilçe kurultayının tabii delegesidirler.

Madde 38 :  İlçe Kurultayı Delege Seçimleri

1 – İlçe kurultayı delege seçimleri; üst kurulun kurultay hazırlık talimatına göre, ilçe yönetim kurulunca hazırlanacak belli bir takvim içinde gerçekleştirilir.

2 – Delege seçimi, köy ve mahalle ölçeğinde yapılır. İlçe yönetim kurulu; her köy ve mahallede kayıtlı parti üyelerinin listelerini, üye kayıt defterine uygun olarak ayrı ayrı hazırlayıp köy ve mahalle temsilcisi veya yönetimine gönderir. Üyelerin tanınmasını sağlayacak bilgileri içerecek şekilde, Genel Merkez üye kayıtları esas alınarak düzenlenecek bu listeler, delege seçiminden en az 15 gün önce köy ve mahallede uygun bir yerde ve ilçede ilçe binasında askıya çıkarılmak suretiyle duyurulur. Listeler, seçim yapılana kadar askıda kalır. Listelerin askıya çıkarıldığı tarih ile indirildiği tarih, askı yapılan yerlerde birer tutanakla tespit edilir.

3 – İlçeye bağlı belde var ise beldeye bağlı mahallelerden belde başkanı tarafından seçilecek ilçe kurultay delege sayısı ilçe yönetim kurulunca belirlenir ve belde başkanlığına bildirilir.

4 – Partiye kayıtlı olduğu halde listede yer verilmeyen veya üye olmadığı halde listede yazılı olan kişilerle ilgili olarak, askı tarihinden itibaren 5 gün içinde ilçe yönetim kuruluna partili her üye tarafından itiraz edilebilir.

5 – İlçe yönetim kurulu, itirazı iki gün içinde karara bağlar. İtirazın kabulü halinde, listede gerekli düzeltmeyi yapar. İlçe yönetim kurulu iki gün içinde karar vermez veya kararı red şeklinde olursa, ilgili kişi 3 gün içinde il başkanlığına itiraz edebilir. İl yönetim kurulunca verilecek karar, parti içi işlemler açısından kesindir. İlçe başkanlığının bu karara uyması zorunludur. İlgili kişi, il yönetim kurulunca verilmiş kararı ibraz ederek delege seçimine iştirak edebilir. İtiraz üzerine düzeltme yapılan listeler, ilan edilir.

6 – Mahalle ve köy delege seçimlerinin nerede ve hangi saatler arasında yapılacağı, delege seçmen listesinin askısında belirtilir. Belli edilmiş gün ve saatte, delege seçimi yapabilmek için, kesinleşmiş delege seçmen listesinde yer alan üyelerin salt çoğunluğunun katılımı aranır. Yapılacak yoklamaya göre salt çoğunluk yok ise, aynı gün ve aynı yerde iki saat sonra hazır bulunan üyelerin katılımı ile delege seçimi yapılır.

7 – Delege seçimleri, ilçe yönetiminin görevlendireceği kişi veya kişilerin gözetim ve denetiminde gizli oy, açık tasnif esasına göre liste yöntemi ile yapılır. Sonuç tutanağa bağlanır ve ilçe yönetim kuruluna teslim edilir. Tüzüğün 47/H. maddesinde yazılı esaslar, delege seçimleri hakkında da uygulanır.

8 – Delege seçimlerine karşı seçimden itibaren 3 gün içinde il yönetim kuruluna itiraz edilebilir. İl yönetim kurulunun vereceği karar kesindir.

9 – Delege seçimiyle ilgili yukarıda açıklanan her tür itirazlarda; isteği halinde, itiraz eden kişiye alındı belgesi verilir ve verilen karar kendisine bildirilir.

İLÇE BAŞKANI:

Madde 39: İlçe Başkanı, İlçe Kurultayı tarafından gizli oyla seçilir. İlçe Başkanı, İlçe Yönetim Kurulu’nun başkanı olup, ilçe sınırları içinde partiyi temsil eder, bağlı teşkilatları ve yan kuruluşlarını denetler, ilçeye bağlı yan kuruluş yöneticilerini atanması için İl Başkanı’na teklif eder, mahalle ve köy temsilcilikleri yönetimini atar, mali konulardaki evrakları muhasip üyeyle birlikte imzalar. Partinin Belediye Meclisi Grubu’na katılır.

İlçe Başkanlığı’nın boşalması veya işten el çektirilmesi hallerinde Tüzüğün 42. Maddesi hükümleri uygulanır.

İLÇE YÖNETİM KURULU:

Madde 40: İlçe Kurultayı’nca, İlçe yönetim kurulu en az 5, en fazla 20, nüfusu 100 bini geçen ilçelerde en az 7, en fazla 40 asıl üyeden oluşur. Yedek üye sayısı, asıl üye sayısının en fazla üçte biri kadardır. İlçe Yönetim Kurulu’nu oluşturacak üyeler gizli oyla açık sayım esasına göre seçilir.

İlçe yönetim kurulu kendi arasından yeteri kadar başkan yardımcısı, sekreteri, muhasibi ve gerek görüldüğü hallerde yardımcılarını seçer.

İlçelerde; ilçe başkan yardımcıları, ilçe sekreteri, ilçe muhasibi ve yardımcılarının görev süresi en fazla 3 (üç) yıldır. Süresi dolanlar tekrar aday olabilirler.

İlçe Başkan Yardımcısı her konuda İlçe Başkanı’nın yardımcısı olup, başkanın yokluğunda İlçe Yönetim Kurulu’na başkanlık eder.

İlçe Sekreteri, Kanun, Tüzük ve Yönetmelikler gereğince tutulması gerekli defterlerin tutulmasını, tutanakların ve gerekli yazışmaların yapılmasını sağlar.

Muhasip Üye, Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklere göre ilçenin mali işlerini yürütür.

İlçe Yönetim Kurulu en az ayda bir defa toplanır. Toplantı yeter sayısı salt çoğunluk karar yeter sayısı ise katılanların çoğunluğu ile olur.

İLÇE YÖNETİM KURULUNUN GÖREV VE YETKİLERİ:

Madde 41: İlçe Yönetim Kurulu’nun görev ve yetkileri şunlardır:

  1. a) Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklere uygun olmak kaydıyla, İlçe Kurultayı’nda alınan kararlarla üst kademelerden gelen karar ve talimatları uygulamak.
  2. b) Belde teşkilatlarının çalışma esaslarının düzenlenmesinde yol göstermek, yardımcı olmak.
  3. c) İlçede parti teşkilatını canlı tutmak, parti program ve politikalarını tanıtmak, sevdirmek.
  4. d) İlçenin her türlü meselelerini tespit edip, çözüm yolları üreterek teklifte bulunmak.
  5. e) İlçe Kurultayı gündemini tespit etmek, Kurultaya sunulacak çalışma ve hesap raporlarını hazırlamak.
  6. f) Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklere aykırı olmamak kaydıyla uygun gördüğü diğer çalışmaları yapmak.

İLÇE BAŞKANI VE YÖNETİM KURULU ÜYELİKLERİNİN SONA ERMESİ,

İŞTEN EL ÇEKTİRME:

Madde 42: İlçe Başkanlığı ve İlçe Yönetim Kurulu Üyeliği

  • Ölüm
  • İstifa
  • Üyeliğin düşürülmesi
  • İşten el çektirme

hallerinde sona erer.

İlçe Başkanı’nın ölüm veya istifa etmesi halinde onun yerine İlçe Yönetim Kurulu üyeleri, kendi arasından gizli oyla yeni başkanı seçer. İlçe Yönetim Kurulu üyelerinden birinin ölümü, istifası veya üyeliğinin düşürülmesi hallerinde en çok oyu almış olan yedek üye onun yerine geçer.

İlçe Başkanı ile İlçe Yönetim Kurulu üyeleri Merkez Karar Yönetim Kurulu tarafından kısmen ya da tamamen aşağıdaki hallerin varlığı halinde işten el çektirilebilirler. Merkez

Karar Yönetim Kurulu tarafından kısmen el çektirme halinde boşalan üyelerin yerine yedek üyeler geçerler. İlçe yönetimlerinin toptan istifası veya toptan işten el çektirilmesi halinde, Merkez Karar Yönetim Kurulu geçici yönetimi oluşturur ve 30 gün içinde yeni ilçe kurullarının oluşturulması için İlçe Kurultayı’nı toplantıya çağırır. Sadece İlçe Başkanı’nın işten el çektirilmesi halinde İlçe Yönetim Kurulu kendi arasından gizli oyla yeni başkanı seçer. Bu halde İlçe Kurultayı’nın toplanması mecburiyeti yoktur.

Merkez Karar Yönetim Kurulu işten el çektirme kararını üye tam sayısının üçte ikisinin çoğunluğu ile almak zorundadır. İşten el çektirme dolayısıyla toplanmak zorunda kalan İlçe Kurultayı bu toplantıyı yeni delegeler seçilmemişse eski delegelerle yapar.

Kısmen ya da tamamen işten el çektirmeyi gerekli kılan, İl Yönetimi için 34. Madde’de belirtilen şartlar İlçe Yönetimi için de geçerlidir.

BELDE YÖNETİM KURULU:

Madde 43: İl ve ilçe merkezleri dışında Alt Kademe Belediyeleri de dâhil belediye teşkilatı olan yerlerde Belde Teşkilatı kurulur.

Bir ilçede teşkilatlanma, o ilçe sınırları içinde beldelerin en az yarısında teşkilatlanmış olmakla mümkün olur. İlçe sınırları içindeki belde sayısı 3 veya daha az ise beldenin sadece birinde teşkilat kurmak yeterlidir. Belde Teşkilatı, Belde Başkanı ve Belde Yönetim Kurulu’ndan teşekkül eder.

Belde Yönetim Kurulu, İlçe Yönetim Kurulu’nun da oluru ile İl Yönetim Kurulu tarafından atanır. Üye sayısı İlçe Yönetim Kurulu’nun görüşü alınarak 3’ten az olmamak üzere İl Yönetim Kurulu tarafından belirlenir. Yönetim Kurulu kendi arasından bir başkan seçer. Belde Yönetim Kurulu, Tüzüğün 34. Maddesi’ndeki şartların varlığı halinde İlçe Yönetim Kurulu’nun oluru ile İl Yönetim Kurulu’nca görevden alınabilir. Bu halde boşalan yerler İlçe Yönetim Kurulu’nun oluru ile İl Yönetim Kurulu’nca atama ile doldurulur.

BELDE YÖNETİM KURULU’NUN GÖREVLERİ:

Madde 44: Belde Yönetim Kurulu’nun görevleri şunlardır:

  1. a) Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklere uygun olarak belde sınırları içinde üst kademelerden gelen karar ve talimatları uygulamak,
  2. b) Beldenin her türlü meselelerini tespit edip, çözüm yolları üreterek teklifte bulunmak,
  3. c) Belde çevresinde parti program ve politikalarını tanıtmak ve sevdirmek,
  4. d) İlçe Kurultayı’na katılacak delegelerin zamanında seçilmesini sağlamak,
  5. e) Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklere aykırı olmamak kaydıyla uygun gördüğü diğer faaliyetleri yürütmek.

C-           MAHALLİ İDARELER MECLİS GRUPLARI

İL GENEL MECLİS GRUBU:

Madde 45: İl Genel Meclis Grubu,  Partili İl Genel Meclisi üyelerinden teşekkül eder. İl Genel Meclisi Grubu’nun teşkil edilebilmesi için en az 5 üyesinin parti üyesi olması şarttır. Grup kendi arasından bir Başkan bir de Sekreter seçer. İl Genel Meclis Grubu, görevlerinde takip edecekleri politikayı ve ilin meselelerinin çözüm yollarını İl Başkanlığı ile müzakere ve istişare ederek tespit edip karara bağlar.İl Başkanı gerek duyulan zamanlarda İl Genel Meclisi Grubu’nu toplayabilir. Bu toplantılara başkanlık eder

BELEDİYE MECLİSİ GRUBU:

Madde 46: Belediye Meclis Grubu partili üyelerden teşekkül eder. Belediye Meclis Grubu oluşturabilmek için en az üç üyenin parti üyesi olması şarttır. Belediye Meclis Grubu üyeleri kendi aralarından bir Başkan ve bir Sekreter seçerler.

Belediye Başkanı partili ise Belediye Meclis Grubu’nun da tabii başkanıdır. Belediye Meclis Grubu görevlerinde takip edecekleri politikaları ve mahallin meselelerinin çözüm yollarını İl Başkanlığı ile müzakere ve istişare ederek tespit edip karara bağlar. İl, İlçe ve Belde Başkanları kendi il, ilçe ve belde Belediye Meclis Grubu’nu toplantıya çağırabilir. Bu toplantılara başkanlık ederler.

İL VE İLÇE KURULTAYLARI SEÇİMLERİNE İLİŞKİN ORTAK HÜKÜMLER

Madde 47: A) Olağan Kurultay Zamanı ve Seçilecek Delegeler

İlçe ve il kurultaylarında olağan kurultay takvimi, üst kademe kurultayının yapılmasından önce gerçekleşecek şekilde, Merkez Karar ve Yönetim Kurulunca kararlaştırılır. Bu süre iki yıldan az, üç yıldan fazla olamaz. Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’nun yetki vermesi ve belirleyeceği kurultay takvimi içinde olması şartıyla ile bağlı ilçelerde yapılacak ilçe kurultaylarının takvimi, ilçenin görüşü alınarak il yönetim kurulunca belirlenir. İlçe ve il kurultaylarında, üst kademe kurultayı için seçilmesi gereken sayıda asıl, bu miktarın yarısı kadar yedek delege seçimi yapılır. Kurultay delegeliği, parti üyeliği devam etmek şartıyla, onu seçen kurultayın olağan toplantısına kadar devam eder. Başkanlık Divanı, delege seçimlerinde kanun ve tüzük hükümlerine aykırılık olmasının saptanmış olması durumunda ilçe, il ve büyük kurultay delege seçimlerini, ilçe ve il ölçeğine göre kısmen veya tamamen iptal edip yeniden yapılmasına Başkanlık Divanı, üye tam sayısının en az 2/3 çoğunluğunun oyu ile karar verebilir.

B – Kurultay Gündemlerini Belirleme Yetkisi

Kurultay gündemleri, ilgili kademe yönetim kurulunca belirlenir. Ancak en geç kurultay divanı oluşturulup gündem okunduktan hemen sonrasına kadar divan başkanlığına verilmiş ve kurultayda hazır bulunan delegenin en az %10’u tarafından yapılan ilave gündem teklifleri müzakereye açılır ve yapılacak oylama sonucuna göre karara bağlanır. Üst kademelerce belirtilen konuların, alt kademe kurultay gündemine alınması zorunludur.

C – Kurultay Delege Listesinin Seçim Kurulunca Onaylanması ve İlanı

İlçe ve il başkanlıkları, kurultayların seçilmiş ve tabii delegeler listesini kurultaydan en az 15 gün önce iki nüsha olarak yetkili seçim kurulu başkanlığına verirler. Bu listeye kurultay gündemi ile kurultayın yapılacağı yer, gün ve saati, çoğunluk olmaması halinde en fazla 7 gün sonra yapılacak ikinci toplantıya ilişkin aynı bilgileri içeren yazı eklenir. Listenin bir örneği, kademe merkezinde ilan edilir. Bağlantı var ise, ayrıca internette yayımlanır. Seçim kurulu başkanı, eksiklik yok ise listeyi ve eklerini onaylar. Onaylanan liste ve ekleri, kurultaydan 7 gün önce kurultayı yapılacak teşkilat kademesi binasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edilir. Askı süresi 3 gündür. İlan süresi içinde yapılacak itirazlar, yetkili seçim hâkimi tarafından incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Bu suretle kesinleşen listelerle toplantıya ilişkin diğer hususlar, hâkim tarafından onaylanarak teşkilat kademe başkanlığına gönderilir. Böylece onaylanan liste, kademe kurultayının delege yoklama cetvelini oluşturur.

 

D – İlçe ve İl Kurultayının İlanı

İlçe ve il yönetimi; kurultay gününden en az 15 gün önce alışılmış ilan araçları ile ve bağlantı var ise ayrıca internet yolu ile yer, gün, saat ve gündemi belli edecek şekilde kurultayın yapılacağının duyurusunu yapar. Ayrıca kurultayın gün, saat ve yeri, en az 7 gün önce, gerekli güvenlik önlemlerinin alınması amacıyla yetkili mülki amirliğe bildirilir. İlk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamadığı takdirde, ikinci toplantının hangi gün, yer ve saatte yapılacağı, ilanda belirtilir. İlçe ve il kurultayın gazete ile ilanı zorunlu değildir. Kademe başkanlığı, kurultayın sağlıklı ve demokratik olmasını sağlayacak gerekli sözlü veya yazılı duyuruda bulunmakla yetkili ve görevlidir.

E – Kurultay Toplantı ve Karar Yeter Sayısı

Kurultaylar, delege toplam sayısının en az dörtte birinin katılımı ile toplanır. İlk toplantıda yeterli katılım olmaması halinde, ikinci toplantı katılanlarla yapılır. Kurultayda kararlar, tüzükte yazılı ayrık durumlar saklı olmak üzere, oylamaya katılanların salt çoğunluğu ile alınır.

F – Kurultayın Açılışı, Kurultay Divanı, Divanın Yetki ve Görevleri

F.1 – Kurultay başlamadan önce toplantı nisabının varlığı, yoklama cetvelindeki imzalar sayılmak suretiyle kademe sekreteri ve en az iki delegenin imzasını taşıyan bir tutanakla tespit edilir. Kurultayın açılışı, kurultay yapılan teşkilat kademe başkanı veya onun görevlendireceği kademe yönetim kurulu üyesi tarafından yapılır.

F.2 – Divan başkanlığı için tek aday var ise, oylaması açık yapılır. Divan Başkanlığı için birden fazla aday olması halinde divan başkanının nasıl seçileceğine Genel Kurul karar verir. Ancak, üye tam sayısının onda birinin yazılı istemi halinde divan başkanı gizli oyla seçilir. Böyle bir durumda, gizli oylamanın gerektirdiği tedbirler derhal alınır ve üç kişiden az olmayan sayım ve tasnif kurulu açık oylama ile oluşturulur.

F.3 – Seçilen divan başkanı yönetiminde, bir divan başkan yardımcısı ile toplam sayısı tek rakamlı olmak üzere yeteri kadar kâtip üye seçimi açık oylama ile yapılarak divan oluşturulur.

F.4 – Kurultayı, kurultay başkanlık divanı adına divan başkanı yönetir. Divanda kararlar çoğunlukla alınır. Eşitlik olması halinde divan başkanının katıldığı görüş uygulanır.

F.5 – Kurultayın düzen ve ahenk içinde yürütülmesi, parti tüzüğü ile ilgili yasa ve mevzuata uygun olarak gerçekleşmesini temin için gerekli önlemleri almak ve düzeni sağlamak, kurultay gündemini icra etmek, tutanağı düzenlemek ve muhafaza etmek, kurultay başkanı ve divanın yetki ve görevidir.

F.6 – Kurultay divanını divan başkanı temsil eder. Siyasi Partiler Kanunu’nun 4. kısmında yazılı yasaklara aykırı konuşma yapan veya davranışta bulunan herkese, divan başkanı derhal müdahale ederek delege olanların oy hakkı saklı kalmak kaydıyla, salondan çıkarmak gibi gerekli önlemleri alır. Gerekli olması halinde toplantıya ara verir, dinleyici yerlerinin boşaltılmasını temin ederek, düzeni sağladıktan sonra kongreye kaldığı yerden devam edilir.

F.7 – Divan başkanı, divan tarafından onaylı kurultay tutanak örneğinin bir nüshasını ekleri ile birlikte ilgili kademe başkanına, bir nüshasını ise üst kademe yönetimine teslim eder.

 

G – Kurultayların Görev ve Yetkileri

Kurultay, ilgili teşkilat kademe yönetim organının faaliyet ve hesapları ile yeni dönem bütçelerini müzakere edilip karara bağlayan, yeni yönetim organlarını ve üst kademe delegelerini seçen kuruldur. İlgili kademenin en üst karar ve denetim organı olan kurultaylar; parti tüzük ve programı çerçevesinde yerel, genel her türlü hizmet ve faaliyet hakkında görüşmeler yapılabilir ve kararlar alınabilir. Yönetim kurulunun ibrası, kurultayda karara bağlanır. İbra oylamasına, ilgili yönetim kurulu başkan ve üyeleri katılamazlar. Görüşmelerde istek sırasına göre söz verilir. Üst kademe görevlilerine öncelik tanınır. Faaliyet ve hesap raporunda karşı oy yazısı olmayan yönetim kurulu üyesi, rapor aleyhine konuşmak için söz alamaz ve konuşamaz. Kurultaylarda aday olan özürlüler için kendilerini ifade edecek imkânlar ve ayrıca işitme özürlüler için tercümanlık gibi hizmetler, imkânlar ölçüsünde sağlanır.

H – İlçe ve İl Kurultaylarında Yapılacak Seçimler ve Adaylık

H.1 – İlçe ve il başkanları, ilçe ve il kademe organları seçimleri ile üst kademe delege seçimleri, gizli oy ve açık tasnif esasına göre, parti yönetmelikleri ile parti tüzüğü ve kanuna uygun olarak yargı gözetim ve denetiminde yapılır.

H.2 – Seçim kurulu başkanı, bir başkan ve iki üyeden oluşan yeteri kadar sandık seçim kurulu oluşturur. Kurul başkanı ile bir üye memurlardan, diğer üye ise aday olmayan üyeler arasından seçilir. Her sandık için aynı şekilde ve sayıda yedek sandık kurulu belirlenir. Sandık kurulu başkanının yokluğunda, memur üye sandığa başkanlık eder.

H.3 – Kurultayda yapılacak seçimler, ara verilmeksizin sonuçlanıncaya kadar devam eder.

H.4 – Seçilme yeterliliğine sahip partili her üye, yer kaydı aranmaksızın, kurultayda yapılacak seçimlerde aday olabilir veya aday gösterilebilir.

H.5 – Kurultaylarda adaylık başvurusu, divan oluştuktan sonra belli edilmiş süre dolmadan divana yapılır. Divan başkanlığı, gündemin ‘seçimler’ maddesinde veya daha önce aday başvurularının en son ne zamana kadar yapılabileceğini ilan eder ve ilan edilmiş saat gelince aday başvuruları için sürenin dolduğunu, varsa bu başvuruların derhal yapılması gerektiğini tekrar duyurur ve daha sonra yapılacak aday başvurularını işleme koyamayacağını ilan eder. Divan, aday başvurularını veriliş sırasına göre ayrı ayrı okumak suretiyle kurultay genel kurulunun bilgisine sunar. Adaylıktan çekilme ve itirazlar varsa, karara bağlayarak adaylıkları kesinleştirir. Kesinleşmiş adaylar, okunmak suretiyle duyurulur ve ayrıca salonda uygun yerde ilan edilir. Divan tarafından onaylı liste örneği ise, hazır bulunan seçim kuruluna verilir.

H.6 – Aday listelerinin kesinleşmesi için belirlenen süre içinde yapılacak yazılı çekilme beyanları, divanca kimlik tespiti ile tutanağa geçirilir ve hazırlanacak kesinleşmiş aday listesi tutanağında belirtilir. Adaylıkların kesinleşmesinin ilanından sonra ve seçim süresince yapılacak yazılı çekilme beyanları, sayım dökümde nazara alınmaz. Ancak bunlardan seçilen olursa, istifa etmiş sayılır.

H.7 – Organ ve delege seçimleri liste yöntemine göre yapılır. Asıl ve yedek üye adaylarını gösterir şekilde “liste yöntemi” esasına uygun öneri yapılmamış ise, her organ ve delegelikler için yapılan müracaattan sonra divanca soyadı esasına göre liste sıralaması yapılır. Sıralamanın hangi soyadından başlayacağı çekilecek kur’a ile belirlenir. Böylece her organ için yapılan adaylıklar, ayrı sütunlar halinde tek veya birden fazla sayfada sıralanır. İsimlerin yanına işaret konacak kare veya daire boşluklara yer verilir ve yeteri kadar çoğaltılır. Birer örneği divanca onaylı yeterli sayıdaki listeler, mühürlenmek ve oy pusulası olarak kullanılmak üzere, zarflarıyla birlikte yetkili seçim kuruluna teslim edilir.

Her Genel Başkan adayı kendi listesiyle seçime gider. Listelerin Birleştirilmesi teklif edilirde herhangi bir Genel Başkan adayı kabul etmezse kendi hazırladıkları liste ile seçime giderler.

H.8 – Çarşaf liste uygulamasında oylar, seçim kurulunca mühürlü listedeki isimlerin yanında yer alan kare veya daire içi işaretlenerek, mühürlü zarfa konduktan sonra sandığa atmak suretiyle kullanılır. Asıl ve yedekleri dâhil, seçilmesi gereken sayıdan fazla veya yarısından eksik işaretli oylar geçersizdir. Sayım döküm sonucu en çok oya göre yapılacak sıralama ile asıl ve yedekler belirlenir. Eşit oy halinde seçim kurulunca kur’a çekilir.

H.9 – Adaylar, liste yöntemine uygun olarak önerilmiş ise, bu takdirde seçimler; listenin zarfa konup sandığa atılması suretiyle yapılır. Delege oyunu, listeyi aynen veya listedeki aday veya adayları çizerek dilediği ferdi adayları yazmak suretiyle kullanabilir.

 

H.10 – Oyların liste halinde kullanılması durumunda, listedeki adayların yarıdan fazlasının silme veya çizme sonucu boş bırakılmış yahut organ üye sayısından fazla ilave yapılmışsa, bu oy pusulaları geçersizdir. Divan başkanınca kesinleştirilmiş aday listelerinde yer almayanlara verilecek oylar, nazara alınmaz.

H.11 – Seçimlerin, liste yöntemi uygulanmak suretiyle yapılması halinde; ferdi adayların isimleri, soyada göre sıralanır ve ayrı bir kâğıda yazılarak oy kabin veya kabinlerinde asılı olmaları sağlanır.

H.12 – Adaylıkların kesinleştirilmesinden önce usulüne uygun vaki çekilmeler sonucu, organ üye tamsayısının salt çoğunluğundan fazla boşalma olan listeler, liste olma özelliğini kaybeder.

H.13 – İlçe ve il kurultaylarında bütün seçimler birlikte yapılır.

H.14 – Organ ve delege seçimleri için ‘liste’ şartlarının varlığı halinde, aday isimlerinin baş tarafına kare veya daire oluşturulmasına gerek kalmaz. Adaylar, listede aday olarak gösterilen yere seçilmiş olurlar

J – Kurultaylarda Oy Hakkını Kullanma Şekli

Delege; nüfus cüzdanı, resimli üye kimlik kartı, ehliyet ve benzeri kimlik belgesini ibraz ederek kesinleşmiş delege listesine göre delege olduğunu ispat ettikten sonra oy kullanmaya başlar. Kendisine mühürlü oy pusulası ve zarfı verilir, imzası alınır. Oyunu sandığa atar, imzası alınır ve kimlik belgesi iade edilir. Özürlüler oylarını, ikinci derece yakınlıkta kan veya sıhrı hısımlarının yardımlarıyla kullanabilirler.

K – Seçimlerle İlgili İtiraz

Seçimin devamı sırasında yapılan işlemler ile tutanakların düzenlenmesinden itibaren 2 gün içinde seçim sonuçlarına karşı, seçim kurulu başkanına itiraz edilebilir. Bu itirazlar hâkim tarafından aynı gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Hâkimin kararı seçimlerin iptali ve yenilenmesi yönünde ise, seçimler için belirleyeceği günde, kurultayda kesinleşmiş aday listelerine göre sadece seçim yapılır.

L – Kurultay Sonuçları ve Tutanaklarının Üst Organa Bildirilmesi

İlçe başkanları, kurultay divan başkanı tarafından kendisine tevdi olunacak ilçe kurultayı tutanak örnekleri ile kurultayda yapılan seçim sonuçlarını gösteren seçim kurulu tutanak örneğini, itiraz süresi geçtikten, itiraz edilmiş ise sonuçlandıktan hemen sonra Teşkilat Başkanlığı’ na gönderilmek üzere il başkanlığına verir. İl başkanlığı da il kurultayı ile ilgili aynı bildirimi yapar.

M – İlçe ve İl Kurultaylarının Olağanüstü Toplanması

İlçe ve il kurultaylarının olağanüstü toplanması, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu kararıyla veya kademe delege tam sayısının 1/5′ inin noterlikte tevsik edilmiş yazılı isteği ile yapılır. Şartların oluşması halinde, kademe yönetim kurulunun gerekli hazırlıkları yaparak talebin tebliğinden itibaren 45 gün içinde olağanüstü kurultayı toplaması zorunludur. Olağanüstü toplantının gündemi, toplantıyı talep edenlerce belirlenir. Gündemin neden ibaret olduğu karar veya talep yazısında belirtilir. Olağanüstü toplantı gündemine başka gündem maddesi eklenemez.  Ancak kademe başkan ve yönetim kurulu ile üst kademe delege seçimlerinin olağanüstü kongre ile yenilenebilmesi talebinin beldelerle ilgili olması halinde il yönetim kurulunun, ilçe ve il yönetim kurulları ile ilgili olması halinde ise Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’nun onayı gereklidir.

N – Alt Kademenin Üst Kademe Kurultayında Temsili

Üst kademe kurultayının yapıldığı tarihe göre, kurultayı yapılmamış olmakla birlikte azami seçilmişlik süresi olan üç yıl dolmamış ise alt kademe, var olan delegeleriyle üst kademe kurultayında temsil olunur. Ancak, yetkili makamca kurultay tarihinin belirlenmiş olmasına karşın belirlenen kurultay takvim süresi içinde kendi kademesinin kurultayını yapmamış olan ilçe veya il teşkilatı, üst kademe kurultayında delege ile temsil olunamaz.

Madde 48:  Geçici Kurullar ve Olağanüstü Kurultayın Toplanması

Geçici kurullar, alt kademe organlarının tamamen veya organ sayılma niteliğini sona erdirecek sayıda üyenin işten el çektirilmeleri halinde oluşturulan yeni kurullardır. Geçici kurullar, seçilmiş kurulların hak ve yetkilerini kullanırlar. İşten el çektirme kararının tebliğinden itibaren Geçici Yönetim Kurulu tarafından 30 gün içinde ilçe kurultayı, 45 gün içinde ise il kurultayı toplanarak yeni yönetim kurulunu seçer. Kurultay; yeni delege seçimi yapılmış değilse, eski delegelerle toplanır. Bu şekilde seçilen yeni yönetim kurulunun görev süresi, ilgili kademenin olağan kurultayına kadar devam eder. Yukarıda sözü edilen kurultay, kademenin olağan kurultay dönemi ve takvimine uygun zamanda ise, ona göre hazırlanılır ve normal kurultay gündemine uygun olarak yapılır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

DİSİPLİN HÜKÜMLERİ

DİSİPLİN SUÇ VE CEZALARI:

Madde 49: Disiplin cezaları uyarma, kınama, partiden veya gruptan geçici veya kesin olarak çıkarma cezalarıdır.

UYARMA:

Yazılı olarak dikkat çekme olup, aşağıdaki suçların varlığı halinde verilir.

– Parti içi birlik ve beraberliği zedeleyici tutum ve davranışlara yönelmek.

– Parti yetkili organlarınca verilecek görevleri haklı ve geçerli bir mazereti olmaksızın yerine getirmemek.

– Parti içi yazışmalarda kademe sırasına uymamak.

KINAMA:

Yazılı olarak üyenin ayıplanmasıdır. Aşağıdaki hallerin varlığında uygulanır.

– Partili üyeler arasında şahsiyetle uğraşmayı alışkanlık haline getirmek, partili üyeleri küçük düşürücü davranışlarda bulunmak.

– Parti organlarında yetkili kurullarca alınan kararlara, yasaklara, karşı tavır almak, tavır koymak.

– Kanunlara, ahlakî değerlere, mahalli örf ve adetlere geleneklere uygun düşmeyen davranışlarda bulunmak.

– Aldığı görevleri yerine getirmemek.

– Uyarma cezasını almış olmasına rağmen aynı fiili tekrarlamak.

GEÇİCİ ÇIKARMA CEZASI:

Belirli bir süre için üyenin parti ile ilişkisinin kesilmesidir. Bu süre sonunda başkaca bir karara gerek kalmaksızın kendiliğinden ortadan kalkar. Hakkında geçici çıkarma cezası verilen parti üyesi, faaliyetine katılmayacağı parti organlarına hiç bir teklif yapamaz, kendisine hiç bir görev verilmez. Ancak bu cezayı almış olmak, üyenin parti Tüzüğü’ne, Programı’na, partinin diğer mevzuatına ve organlarının bağlayıcı kararlarına uyması mecburiyetini ortadan kaldırmaz. Hakkında TBMM Parti Grubu’ndan geçici çıkarma cezası verilen üye bu süre içerisinde gruptaki çalışmalara katılamaz.

Geçici Çıkarma Cezası şu hallerde verilir:

– Partide alınmış olan gizli kararların her ne suretle olursa olsun açıklamak.

– Parti nüfuzunu kötü amaçlar için veya şahsi çıkar temini yolunda kullanmak.

– Partide almış bulunduğu görevi kötüye kullanarak veya yerine getirmemek suretiyle partiyi zarara sokmak veya güç durumda bırakmak.

– Kanunî sorumluluklar saklı kalmak ve ödeme mükellefiyeti mahfuz bulunmak kaydıyla, hizmetin devamı süresince görevinin gereği olarak teslim aldığı evrak, eşya ve malzemeyi kaybetmek, görevi sona erdiği halde teslim etmekten kaçınmak.

– Kınama cezası aldığı fiili tekrarlamak.

KESİN ÇIKARMA CEZASI:

Üyenin partiyle ilişiğinin kesilmesidir. Bu cezayı alan üyenin kaydı parti kayıtlarından silinir. Partiye mensup milletvekilinin, partinin TBMM Grubu Üyeliği’nden kesin olarak çıkarılması partiden de çıkarılmayı, partiden kesin olarak çıkarılması TBMM Parti Grubu Üyeliği’nden de kesin olarak çıkarılmasını gerektirir.

Kesin Çıkarma Cezası’nı gerektiren haller şunlardır:

– Siyasi Partiler Kanunu’nun 101. Maddesi uyarınca istekte bulunulmuş olunması.

– Seçimlerde parti karar ve politikaları aleyhine çalışmalarda bulunmak, parti adayları aleyhine gizli ya da açık çalışmalar yapmak.

– Parti resmi kayıtlarında tahrifat yapmak, ortadan kaldırmak. Oy pusulalarında tahrifat yapmak, seçimlere hile karıştırmak.

–              Geçici Çıkarma Cezası’nı gerektiren fiilleri tekrarlamak.

DİSİPLİN KURULLARI’NA SEVK YETKİSİ

Madde 50: İl çevresinde kayıtlı disiplin kovuşturması yönünden Merkez Disiplin Kurulu’nun yetki ve görevine girmeyen üyeler ile İlçe Başkanı, İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, Belde Teşkilatı Yöneticileri, ilçe ve beldelerine bağlı yan kuruluşlar yöneticileri, ilçe ve bağlı Belediye Başkanları ve Belediye Meclis Üyeleri hakkında disiplin cezası isteme yetkisi İl Yönetim Kurulu’na;

Genel Başkan, Merkez Karar Yönetim Kurulu Üyeleri, Merkez Disiplin Kurulu Üyeleri ile Kurucular Kurulu Üyeleri hakkında disiplin cezası isteme yetkisi Merkez Karar Yönetim Kurulu’na,

Milletvekilleri için grup teşkil edilmesi halinde TBMM Grubu Yönetim Kurulu’na, Grup olmadığı takdirde Merkez Karar Yönetim Kurulu’na yukarıda sayılanların dışındakiler

için ise disiplin cezası isteme yetkisi Başkanlık Divanı’na aittir. Parti teşkilatında ve yan kuruluşlarında ayrı ayrı görevi bulunanların durumu ise parti teşkilatındaki görevi/statüsü dikkate alınarak değerlendirilir.

Disiplin Kurulu’na sevk kararı sevke yetkili kurulun üye sayısının salt çoğunluğu ile alınır. Yetkili kurul sevke karar vermeden önce ilgiliyi dinler, gerekli gördüğü inceleme ve araştırmayı yapar. İhbar ve şikâyet eden yetkili kurulun üyesi ise, konu ile ilgili toplantılara katılamaz, inceleme ve araştırma görevi verilemez.

İlçe Yönetim Kurulu re’sen veya ihbar veya şikâyet üzerine haklarında disiplin kovuşturması istenen kimselerin durumunu belirten gerekçeli bir kararla varsa ilçe Disiplin Kuruluna sevk eder. İlçe Disiplin Kurulu yoksa yetkili Disiplin Kurulu’na sevk edilmek üzere İl Yönetim Kurulu’na başvurur.

Partiden geçici veya kesin çıkarmayı gerektiren suçlamalarda Disiplin Kurulu’na sevki kararlaştırılan üye hakkında, sevke yetkili organca, araştırmayı yürüten müfettişin teklifi üzerine ya da re’sen, tedbir niteliğinde olmak üzere ilgili disiplin kovuşturması sonuçlanıncaya kadar görevden uzaklaştırma kararı verilebilir.

DİSİPLİN KURULLARININ ÇALIŞMASI

Madde 51: Disiplin Kurulları üye tam sayısının en az üçte iki çoğunluğu ile toplanır ve hazır bulunanların çoğunluğu ile karar verir. Ancak Siyasi Partiler Kanunu’nun 101. Madde (d-1) bendinde gösterilen haller dışında, partiden kesin çıkarma cezaları için üye tam sayısının çoğunluğunu kararı gereklidir.

Disiplin Kurulu’na sevk edilen üyenin sözlü ve yazılı savunma hakkı kısıtlanamaz. Savunma için süre, tebliğinden itibaren onbeş (15) gündür. Bu süre işin önem ve aciliyetine göre yedi günden az olmamak üzere daha aza indirilebilir. Süresi içinde savunma yapmayan ilgili savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.

Disiplin Kurulları’nca üyeler hakkında verilen kararlar gerekçeleri ile birlikte en geç otuz (30) gün içinde ilgiliye tebliğ olunur.

Disiplin Kurulu kararları kesinleştiği tarihte yürürlüğe girer. Ancak suçun öğrenilmesinden itibaren bir yıl,  olayın vukuundan itibaren ise iki yıl içinde kovuşturma açılmazsa, o suçtan dolayı kovuşturma açılamaz.

DİSİPLİN CEZALARINA İTİRAZ

Madde 52: Disiplin cezalarına karşı ilgililerin itiraz hakkı vardır. Hakkında disiplin cezası terettüp olunan ilgili, kararın kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde bir üst kademe Disiplin Kurulu nezdinde itirazda bulunabilir. İtiraz dilekçeleri bir üst kademe Yönetim Kurulu’na verilir. Bir üst Disiplin Kurulu’nun vereceği kararlar Siyasi Partiler Kanunu’nun 57. Maddesi saklı olmak üzere kesindir.

GEÇİCİ VEYA SÜREKLİ ÇIKARMALARDA İTİRAZ

Madde 53: Hakkında partiden veya gruptan geçici veya kesin çıkarma cezası verilen parti üyesi, bu cezaya karşı Disiplin Kurulu’na sevk eden organ veya mercii veya Disiplin Kurulu’nun  görev ve yetkisizliği, veya alınan kararların Kanuna, Parti Tüzüğü’ne ve İç Yönetmeliğe şekil ve usul bakımından aykırı bulunduğu iddiasıyla, parti itiraz yollarını kullandıktan sonra nihai karar niteliğindeki  son karara karşı otuz (30) gün içinde nihai kararı veren merciin bulunduğu yer, Asliye Hukuk Mahkemesi’ne itiraz edebilir.

DİSİPLİN CEZALARININ AF YETKİSİ

Madde 54: İl Disiplin Kurulu’nun verdiği kararlar Merkez Karar Yönetim Kurulu’nca, Merkez Disiplin Kurulu’nun verdiği uyarma, kınama cezaları Başkanlık Divanı’nca, geçici çıkarma cezaları Merkez Karar Yönetim Kurulu’nca affedilebilir. Kesin çıkarma cezasını af yetkisi Büyük Kurultay’ındır. Ancak teklifin Büyük Kurultay delegelerinin onda biri tarafından yapılmış olması gerekir. Disiplin Kurulları çalışma esasları, Disiplin Suç ve Cezaları hakkında diğer hususlar “Disiplin İşleri Yönetmeliği”nde düzenlenir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

MALİ HÜKÜMLER

PARTİNİN GELİR KAYNAKLARI

Madde 55: Partinin gelir kaynakları şunlardır:

  • Parti üyelerinden alınacak giriş ve üyelik aidatı:Partiye üye olan şahıstan ilk girişte bir defaya mahsus olmak üzere en az beş (5) TL giriş aidatı alınır.Üyeliği devam eden şahıslarından ise yıllık olarak; en az altmış (60) TL, en çok onikibin (12000)TL (Bu rakamlar her yıl MKYK kararı ile TÜFE oranında arttırılabilir) TL üyelik aidatı alınır.
  • Milletvekilliği Aidatı:

Milletvekillerinden alınacak muntazam aidatlar olup, ne kadar ve hangi usullerle anılacağı her yasama yılı için TBMM Parti Grubu’nca belirlenir. TBMM Parti Grubu teşkil olunmamışsa Merkez Karar Yönetim Kurulu’nca belirlenir.

  • Aday adaylarından alınacak aidatlar:

Milletvekilliği, Belediye Başkanlığı, Belediye Meclis Üyeliği ve İl Genel Meclisi Üyeliği aday adaylarından alınacak aidatlar olup, Merkez Karar Yönetim Kurulu’nca belirlenir.

  • Parti bayrağı, flaması, rozeti ve benzeri rumuzların satışından elde edilecek gelirler.
  • Parti yayınlarının satış bedellerinden elde edilecek gelirler.
  • Üye kimlik kartlarının ve parti defter makbuz ve kâğıtlarından elde edilecek gelirler.
  • Parti tarafından tertip edilen sosyal faaliyetlerden sağlanacak gelirler.
  • Parti mal varlığından elde edilecek gelirler.
  • Bağışlar.
  • Devletçe partiye yapılan yardımlar.

GELİRLERİN SAĞLANMASINDA USUL

Madde 56: Partinin gelirleri, parti tüzel kişiliği adına gelir kaydedilir.

Partinin Genel Merkez ve Teşkilat kademelerinin gelirleri Merkez Karar Yönetim Kurulu’nca bastırılan makbuzlar karşılığında alınır. Bastırılan ve parti teşkilat kademelerine gönderilen gelir makbuzlarının seri ve sıra numaralarına ait kayıt Genel Merkez’de tutulur. Parti teşkilat kademeleri aldıkları ve kullandıkları makbuzlar dolayısıyla Merkez Karar Yönetim Kurulu’na karşı mali sorumluluk taşırlar.

Sağlanan gelirin türü ve miktarıyla, gelirin sağlandığı kimsenin adı soyadı ve adresi, makbuzu düzenleyenin sıfatı, adı, soyadı ve imzası makbuzun dip koçanlarında yer alır.

Makbuzların dip koçanlarının saklanma süresi Anayasa Mahkemesi’nin ilk inceleme kararının partiye tebliğinden itibaren beş yıldır.

PARTİNİN GİDERLERİ VE GİDERLERİN YAPILMASINDA USUL

Madde 57: Partinin bütün giderleri parti tüzel kişiliği adına yapılır. Giderler, sözleşmeler ve girişecekleri yükümlülükler; Genel Merkez’de parti tüzel kişiliği adına, illerde İl Yönetim Kurulu adına ve ilçelerde İlçe Yönetim Kurulu adına yetkili kılınan kişi veya kurulca yapılır.

Bütün harcamaların yetkili organ ya da merciin kararına dayanması şarttır. Ancak Siyasi Partiler Kanunu’nun 70. Maddesi’nde belirtilen limite kadarki harcamalardan bütçede öngörülmüş olanlarla genel tarifeye bağlı giderler için ayrıca karar alınmasına makbuz veya fatura ile belgelendirilmesine gerek yoktur.

Giderlere ait belgeler saklama süresi, özel kanunlarda gösterilen daha uzun süreler saklı kalmak kaydı ile kesin hesabın Anayasa Mahkemesi’nin ilk inceleme kararının partiye bildirilme tarihinden itibaren beş yıldır.

İlçe teşkilatı bağlı bulunduğu üst kademeye, gelir ve giderleri hakkında azami dört ay, İl Teşkilatı ise azami altı ay içinde hesap vermekle yükümlüdür.

Merkez Karar Yönetim Kurulu’nca önceden yazılı yetki verilmediği veya sonradan bir kararla onaylamayan parti teşkilat kademelerinin yaptıkları işlemden, sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı parti tüzel kişiliği sorumlu tutulamaz. Bu halde sorumluluk sözleşmeyi yapan veya yükümlülük altına giren kişi ya da kişilere ait olur.

BÜTÇE VE KESİN HESAP

Madde 58: Bütçe ve kesin hesapların düzenlenmesinde aşağıdaki esaslara uyulur.

İlçe Teşkilatları ilgili takvim yılından önceki Eylül ayı sonuna kadar ayrı ayrı gelir ve gider tahminlerini gösteren yıllık bütçelerini hazırlayarak İl Teşkilatları’na gönderirler. İl Teşkilatları bağlı ilçeleri de kapsamak üzere ayrı ayrı gelir ve gider tahminlerini gösteren yıllık bütçelerini hazırlayarak ilgili takvim yılından önceki Ekim ayı sonuna kadar Genel Merkez’e gönderirler. Bu bütçeler ile aynı sürede hazırlanacak Genel Merkez bütçesi en geç ilgili takvim yılından önceki Aralık ayı sonuna kadar Merkez Karar Yönetim Kurulu’nca incelenerek karara bağlanır.İlçe teşkilatları her bütçe yılını izleyen Mart ayı sonuna kadar bir evvelki yıla ait uygulama sonuçlarını gösteren kesin hesaplarını hazırlayarak İl Teşkilatı’na gönderirler. İl Teşkilatları bağlı ilçeleri de kapsayan kesin hesapları her bütçe yılını takip eden Nisan ayı sonuna kadar Genel Merkez’e gönderirler. Bu kesin hesaplar ile aynı süre içinde hazırlanan Genel Merkez kesin hesapları Mayıs ayı sonuna kadar Merkez Karar Yönetim Kurulu’nca incelenerek karara bağlanır. Karara bağlanan kesin hesap sonuçları Haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesi’ne ve bilgi için Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilir. Yan kuruluşların tüzüğün  ‘Mali Hükümler’ bahsindeki işlem ve yükümlülükleri de bağlı bulundukları parti teşkilatı tarafından yürütülür. Genel Merkez, İl veya İlçe Teşkilatı kendine bağlı yan kuruluşların gelirini, giderini, bütçe ve kesin hesabını kendi adına, kendi hesap ve işlemlerinin içinde tutar ve yürütür.

İl ve İlçe teşkilatlarında parti hesapları işletme hesabına göre, Genel Merkez Parti hesapları ise bilânço esasına göre düzenlenir.

Mali işlerle ilgili diğer hususlar “Bütçe-Kesin Hesap ve Muhasebe İç Yönetmeliği” ile düzenlenir.

ALTINCI BÖLÜM

SEÇİMLERE İŞTİRAK VE ADAY TESPİTİ

SEÇİME KATILMA

Madde 59: Partinin kanunlara göre girmeye hakkı bulunduğu seçimlere kısmen ya da tamamen katılmaya ya da katılmamaya karar verme yetkisi Merkez Karar Yönetim Kurulu’nundur.

ADAY TESPİTİ

Madde 60: Partiye üye olsun ya da olmasın, milletvekili aday tespit işlemlerine durumları Anayasa ve ilgili kanunlara uygun bulunanlar katılabilirler. Ancak kabul etme veya etmeme yetkisi Merkez Karar Yönetim Kurulu’nundur.

Milletvekilliği genel ya da ara seçimlerde aday adaylıkları Merkez Karar Yönetim Kurulu’nca uygun bulunanlar arasından milletvekili adaylarının ve sıralarının tespiti;

  1. a) Önseçim
  2. b) Teşkilat Yoklaması
  3. c) Merkez Yoklaması

usul ve esaslarından birisi veya hepsi ile yapılabilir.

ÖNSEÇİM:

Siyasi Partiler Kanunu’nda belirtilen usul ve esaslarla Merkez Karar Yönetim Kurulu’nun belirlediği yerlerde aday tespiti önseçimle yapılır. Genel seçimler için kabul edilen seçim çevresi önseçim için de esas alınır. Adayların eşit oy alması halinde hangisinin üst sırada yer alacağının tespiti Merkez Karar Yönetim Kurulu’nca yapılır.

TEŞKİLAT YOKLAMASI:

Merkez Karar Yönetim Kurulu’nca karar verilen yerlerde aday tespiti teşkilat yoklaması usulü ile yapılır.

Teşkilat yoklaması; İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu Asıl ve Yedek Üyeleri, İl Disiplin Kurulu Asıl ve Yedek Üyeleri, o il çevresindeki İlçe Başkanları, İlçe Yönetim Kurulu Asıl ve Yedek Üyeleri, partili il, ilçe ve belde Belediye Başkanları, yan kuruluş başkanları, İl Genel Meclisi Üyeleri, Belediye Meclis Üyeleri ve Büyük Kurultay Delegelerinden oluşan bir Seçmenler Kurulu tarafından gizli oy açık tasnifle yapılır. Teşkilat yoklaması ilgili Seçim Kurulu’nun gözetimi ve denetimi altında yapılır.

MERKEZ YOKLAMASI:

Merkez Karar Yönetim Kurulu gerekli gördüğü hallerde Siyasi Partiler Kanunu’nda belirtilen usul ve esaslarla belirlediği yerlerde Merkez Yoklaması yoluyla aday tespitinde bulunabilir.

ADAY ADAYLIĞI, MERKEZ ADAYLIĞI VE GÖREVDEN İSTİFA:

Madde 61: Merkez adayları Siyasi Partiler Kanunu’nun 37. Maddesi 2. Fıkrası’na göre merkez yoklamasıyla belirlenmiş olan adaylardır. Parti ön seçim ya da teşkilat yoklaması yaptığı seçim çevrelerinde de, toplamı TBMM üye tam sayısının %5’ini aşmamak üzere ilini,

seçim çevresi ve sırasını bütün yurtta aynı günde yapılacak aday tespitinden en az on gün önce Yüksek Seçim Kurulu’na bildirmek şartıyla merkez adayı gösterebilir.

Milletvekili Genel ya da Ara Seçimi için olsun, 2839 sayılı Kanun’un 18. Maddesi’nde sayılan partililer, ön seçim veya merkez yoklamasına katılabilmek için aynı maddenin süre şartına da uyarak görevlerinden ayrılma isteğinde bulunurlar.

Ayrılma istekleri aynı Kanun’un 19. Maddesi kıyasen uygulanarak neticelendirilir. Şu kadar ki; istek her halükârda kabul edilir ve dilekçenin alındığına dair yazı, ilgiliye aynı anda verilir. Mahalli teşkilatın yan kuruluşlar mensuplarıysa, partideki diğer sıfat ve görevleri farklı şartlar öngörmüyorsa, sadece ön seçim veya teşkilat yoklaması gibi hâkim nezaretindeki aday tespitlerinde yukarıdaki fıkra uyarınca görevlerinden ayrılırlar.

MAHALLİ İDARELER SEÇİMLERİNDE ADAY TESPİTİ:

Madde 62: Mahalli İdare Seçimleri’nde aday tespiti Madde 60’ta belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda gerçekleştirilir. Şu kadar ki; mahalli teşkilatın Yönetim Kurulu Başkan ve Üyelerinin görev yaptıkları yerden, ön seçim veya teşkilat yoklamasıyla hâkim nezaretinde aday tespiti yapılacak bir seçimde aday adayı olmaları dışındaki diğer hiçbir halde 61. Maddedeki istifa şartı aranmaz. Merkez yoklaması yoluyla adaylığı kesinleşenler de aynı yerde görev yapıyor olsalar dahi mahalli teşkilattaki görevlerini sürdürebilirler.

Ta ki seçimi kazanır, bir mahalli idare organına seçilirler ise o vakit, seçildikleri organla ilgili yürürlükteki kanunların gereği yapılır. Mahalli teşkilata bağlı yan kuruluşlar da bağlı bulunduğu teşkilatla aynı hükümlere tabidir.

YÖNETMELİK

Madde 63: Seçimlerde parti adaylarının nasıl tespit edileceği, usul ve esasları ile diğer bütün ayrıntılar  “Seçim Usul ve Esasları Yönetmeliği’nde gösterilir.

YEDİNCİ BÖLÜM

PARTİ DEFTERLERİ

TUTULACAK DEFTER VE KAYITLAR

Madde 64: Yan kuruluşlar hariç olmak üzere her kademedeki parti teşkilatı aşağıda belirtilen defterleri tutmak mecburiyetindedirler. Yan kuruluşların tüm kayıtları bağlı bulundukları Genel Merkez, İl ya da İlçe Teşkilatları’nın ilgili defterlerinde tutulur. Yan kuruluşlar kendi adlarına ikinci bir evrak kayıt defteri de tutabilirler.

1- Üye Kayıt Defteri

Mahalle ve köy esasına göre tutulur. Üye kayıt defterleri Genel Merkez’ce hazırlanarak taşra teşkilatlarına verilir.

2-            Karar Defteri

İlgili organın kararlarının tarih ve numara sırası ile kaydedildiği defterdir. Kararlar katılanlarca imzalanır.

Karar organları tarafından alınan kararlar el ile yazılabilir veya bilgisayar ortamında yazılıp çıktı alınarak deftere yapıştırılır.

Kararların el ile yazılması halinde, mavi veya siyah renkli kalemle okunaklı bir şekilde yazılır.

Kararların bilgisayar ortamında yazılması halinde, bilgisayardan A4 kâğıdına çıktı alınarak karar defterine düzgün ve çıkartılamayacak bir şekilde deftere yapıştırılır.

3-            Evrak Kayıt Defteri

Gelen ve giden evrakların ve bilumum yazışmaların tarih ve numara sırasına göre kaydedildiği defterdir.

4-            Gelir ve Gider Defteri

Parti adına elde edilen gelirlerin alındığı, yapılan giderlerin ne gibi işlere ve yerlere harcandığının sıra ve belgeleri ile yazıldığı defterdir.

5-            Demirbaş Eşya Defteri

Parti teşkilatının sahip olduğu demirbaşların kaydedildiği defterdir.

6-            Merkez Karar Yönetim Kurulu’nca kullanılmasına karar verilen diğer defterler.

DEFTER VE KAYITLARLA İLGİLİ USUL VE ESASLAR

Madde 65: Bütün defterlerin sayfaları ve kaç sayfadan ibaret oldukları parti kademesinin bulunduğu ilgili Seçim Kurulu Başkanı tarafından mühürlenir ve tasdik edilir.

Partiye giriş işlemlerini gösteren üyelik beyannamelerinin birer örneği parti kademesinde alfabetik sıra esasına göre tasnif edilmiş olarak dosyalanır ve saklanır.

Parti Genel Merkezi’nin parti defterleri ile tutulacak kayıtlarının usul ve esasları ile diğer hususlar parti iç yönetmelikleriyle belirtilir.

SEKİZİNCİ BÖLÜM

TEFTİŞ VE DENETİM

TEFTİŞ VE DENETİM YETKİSİ

Madde 66: Merkez Karar Yönetim Kurulu bütün teşkilatı, kademeler de kendilerine bağlı alt kademeleri her yönden teftiş ve denetim altında bulundurur. Merkez Karar Yönetim Kurulu, Büyük Kurultay tarafından, iller yönetimi de Merkez Karar Yönetim Kurulu tarafından, ayrıca her kademe kendi kurultayları tarafından denetime tabidir. Yan Kuruluşlar, bağlı bulundukları teşkilatla birlikte değerlendirilir.

PARTİ MÜFETTİŞLERİ

Madde 67: Merkez Karar Yönetim Kurulu, parti işlemlerinin Kanun, Parti Tüzüğü ve Yönetmeliklerine uygunluğunu sağlamak, parti işlerini düzene sokmak, parti çalışmalarının düzenlenmesini ve daha verimli olmasını sağlamak için kendi arasından veya partililer arasından müfettişler görevlendirebilir. Merkez Karar Yönetim Kurulu ihtiyaç halinde bu yetkisini Genel Başkan’a devredebilir.

Müfettiş raporlarını inceleme ve değerlendirme yetkisi Merkez Karar Yönetim Kurulu’na aittir.

DOKUZUNCU BÖLÜM

DİĞER HÜKÜMLER

TÜZÜK VE PROGRAM TADİLATI

Madde 68: Parti Tüzük ve Programı’nda tadilat yapma yetkisi Büyük Kurultay’ındır. Tadilat, Genel Başkan, Merkez Karar Yönetim Kurulu üyeleri veya Büyük Kurultay delegelerinin yirmide birinin yazılı teklifiyle ve Büyük Kurultay’ın salt çoğunluk kararı ile yapılır.

YÖNETMELİKLER

Madde 69: Bu Tüzük’le çıkarılması öngörülen yönetmelikler Başkanlık Divanı’nca hazırlanıp Merkez Karar Yönetim Kurulu’nun tasdiki ile yürürlüğe girer. Disiplin Yönetmeliği’nin hazırlanmasında Merkez Disiplin Kurulu’nun görüşü alınır. Tüzük gereğince hazırlanması gereken Yönetmelikler partinin tüzel kişilik kazanmasından itibaren en geç üç ay içinde hazırlanarak yürürlüğe konur.

TBMM Parti Grubu Yönetmeliği, TBMM Parti Grubu Yönetim Kurulu’nca hazırlanıp, Grup Genel Kurulu’nun tasdiki ile yürürlüğe girer.

Bu tüzükte belirlenen Yönetmeliklerden ayrı olarak parti çalışmalarının gerekli kıldığı yeni Yönetmelikler, Başkanlık Divanı’nca hazırlanıp Merkez Karar Yönetim Kurulu’nun kararı ile yürürlüğe girer.

KANUNİ BİLDİRİMLER

Madde 70: Parti organlarına bu Tüzük gereği seçilenlerden Siyasi Partiler Kanunu’na göre resmi mercilere bildirilmesi gerekenler, göreve geldikleri tarihten itibaren kanunî süreleri içinde ilgili resmi mercilere bildirilirler. Bildirim görevi, Büyük Kurultay’da seçilenler için Büyük Kurultay Divanı’nca, İl ve İlçe Kurultayları’nda seçilenler için yeni seçilen İl ve İlçe Yönetimlerince, parti teşkilatı ya da yan kuruluşlarındaki herhangi bir göreve atama ile getirilenlerin bildirimleri de atanmış olan/atanılan kurulca yerine getirilir.

TÜZÜKTE BULUNMAYAN HALLER

Madde 71: Parti Tüzüğü’nde bulunmayan hallerde Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, TBMM İç Tüzüğü ve Dernekler Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre hareket edilir.

PARTİNİN KAPANMASI

Madde 72: Partinin kapanmasına karar verme yetkisi Siyasi Partiler Kanunu’nun 109. Ve 110. Maddeleri’ndeki esaslar dâhilinde, Büyük Kurultay’a aittir.

Partinin başka bir parti ile birleşmesine Büyük Kurultay tarafından karar verilir.

YÜRÜRLÜK

Madde 73: Bu Tüzük, partinin tüzel kişilik kazanmasından itibaren yürürlüğe girer.

Geçici Madde 1- Büyük Kurultay ilk toplantısını yapıncaya kadar Tüzük’ten ve ilgili kanunlardan doğan bütün yetkiler Kurucular Kurulu tarafından kullanılır.

Kurucular, partinin hükmi şahsiyet kazanmasından itibaren 15 gün içinde toplanarak ilk Büyük Kurultay toplantısına kadar görev yapacak olan Genel Başkan, Başkanlık Divanı,  Merkez Karar Yönetim Kurulu ve Merkez Disiplin Kurulu’nu oluşturur.

Üye sayıları Tüzüğün ilgili maddelerinde belirtilen bu organları oluşturmaya kurucu üyelerin sayılarının kifayet etmemesi durumunda mevcut kurucu üyelerle sadece Genel Başkan ve Başkanlık Divanı belirlenir.

Geçici Madde 2- Henüz seçime iştirak edemeden Kurultayların yapılması mecburiyetinin ortaya çıkması halinde delegeler ile Kurultayları için 600’ü ilçe kurultayları için 400’ü geçmeyecek şekilde üye sayılarına göre belirlenir.

Bu Tüzük, ekinde imzaları bulunan kurucular tarafından oy birliği ile kabul edilmiştir.

EK GEÇİCİ MADDE 1- Tüzükte geçen Genel Yönetim Kurulu ifadeleri Merkez Karar Yönetim Kurulu olarak, Genel Disiplin Kurulu ifadeleri Merkez Disiplin Kurulu olarak, Genel Muhasip ifadeleri ise Mali İşler Genel Başkan Yardımcısı olarak değiştirilmiştir.

EK GEÇİCİ MADDE 2- Parti Tüzüğünde kabul edilen değişiklik maddeleri, değişikliğin yapıldığı 26.04.2017 tarihli işbu Kurultayda da uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir.

Melahat ÜZGÜN ‘den Ramazan Bayramı Kutlama Mesajı

Melahat ÜZGÜN ‘den Ramazan Bayramı Kutlama Mesajı
Büyük Birlik Partisi (BBP) Sakarya İl Başkan Yardımcısı  Melahat ÜZGÜN İslam âleminin Ramazan Bayramını kutlayarak birlik ve beraberlik içerisinde sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirilmesini diledi.

İslam Âleminin Ramazan Bayramı’na kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını belirten  Melahat ÜZGÜN  “Manevi huzurla idrak ettiğimiz, bir bütünün parçası olduğumuzu anlamamıza vesile olan, 11 ayın sultanı mübarek Ramazan ayını, elimizdeki maddi zenginliği, dilimizdeki güzel söz ve dileği, gönlümüzdeki sevgiyi herkesle paylaşarak yaşayıp, Ramazan Bayramına ulaşmış bulunmaktayız. Sevinmek kadar sevindirmenin de büyük önem taşıdığı bu özel günlerde, nefsimizin ve bencilliğimizin bizi yönlendirmesine fırsat vermeden kırgınlıkları, dargınlıkları zihnimizden ve davranışlarımızdan söküp atmalıyız”

Melahat ÜZGÜN “Büyük Türk Milletinin en güzel hasletlerinden olan, yardım etmek, kim olursa olsun hiçbir ayrım gözetmeksizin güçsüzün, muhtacın yanında olmak anlayışıyla, sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın da gereği olarak yoksul, kimsesiz, hasta ve yaşlıları ziyaret ederek, bitap düşmüş yürekleri onarmalı, yetimlerin, gariplerin, kimsesizlerin tebessümüyle, bayram sevincimize onları da ortak etmeliyiz” dedi.

Melahat ÜZGÜN “son 2 yılda Türkiye’nin çok zor badireler atlattığını vurgulayarak, “Ramazan Bayramının birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin kenetlenmesine vesile olmasını diliyorum” dedi.
“ Unutmamalıyız ki; bu güzel bayramı, bugün ülkemizde huzur içerisinde yaşayabilmemizi, mukaddes değerleri uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Bu vesileyle, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi şükran ve minnetle yâd ediyorum. En değerli varlıklarını bu vatan için feda eden şehitlerimizin aileleri, hepimize emanet ve başımızın tacıdır. Bu duygu ve düşüncelerle; Sakarya  Halkının  ,Aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan Bayramını en kalbi duygularımla kutluyor, bayramın tüm insanlığa barış, kardeşlik ve huzur getirmesini temenni ediyorum” dedi.

Nayıf Çelebi ‘den Ramazan Bayramı Kutlama Mesajı

Nayıf Çelebi ‘den Ramazan Bayramı Kutlama Mesajı
Hak ve Huzur Partisi Şanlıurfa  İl Başkanı Nayıf Çelebi İslam âleminin Ramazan Bayramını kutlayarak birlik ve beraberlik içerisinde sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirilmesini diledi.
Şanlıurfa  İl Başkanı Nayıf Çelebi İslam âleminin Ramazan Bayramını kutlayarak birlik ve beraberlik içerisinde sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirilmesini diledi.
İslam Âleminin Ramazan Bayramı’na kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını belirten  Nayıf Çelebi “Manevi huzurla idrak ettiğimiz, bir bütünün parçası olduğumuzu anlamamıza vesile olan, 11 ayın sultanı mübarek Ramazan ayını, elimizdeki maddi zenginliği, dilimizdeki güzel söz ve dileği, gönlümüzdeki sevgiyi herkesle paylaşarak yaşayıp, Ramazan Bayramına ulaşmış bulunmaktayız. Sevinmek kadar sevindirmenin de büyük önem taşıdığı bu özel günlerde, nefsimizin ve bencilliğimizin bizi yönlendirmesine fırsat vermeden kırgınlıkları, dargınlıkları zihnimizden ve davranışlarımızdan söküp atmalıyız”
“Büyük Türk Milletinin en güzel hasletlerinden olan, yardım etmek, kim olursa olsun hiçbir ayrım gözetmeksizin güçsüzün, muhtacın yanında olmak anlayışıyla, sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın da gereği olarak yoksul, kimsesiz, hasta ve yaşlıları ziyaret ederek, bitap düşmüş yürekleri onarmalı, yetimlerin, gariplerin, kimsesizlerin tebessümüyle, bayram sevincimize onları da ortak etmeliyiz” dedi.

Şanlıurfa  İl Başkanı Nayıf Çelebi  son 2 yılda Türkiye’nin çok zor badireler atlattığını vurgulayarak, “Ramazan Bayramının birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin kenetlenmesine vesile olmasını diliyorum” dedi.
“ Unutmamalıyız ki; bu güzel bayramı, bugün ülkemizde huzur içerisinde yaşayabilmemizi, mukaddes değerleri uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Bu vesileyle, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi şükran ve minnetle yâd ediyorum. En değerli varlıklarını bu vatan için feda eden şehitlerimizin aileleri, hepimize emanet ve başımızın tacıdır. Bu duygu ve düşüncelerle; Şanlıurfa halkının, aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan Bayramını en kalbi duygularımla kutluyor, bayramın tüm insanlığa barış, kardeşlik ve huzur getirmesini temenni ediyorum” dedi.

HAK VE HUZUR PARTİSİ

İnsan Merkezli Siyaset

İnsan ve onun ayrılmaz bir parçası olan insan onurunun korunması, yüzyıllardır sahip olduğumuz köklü kültürümüzün bize yüklediği önemli bir sorumluluktur. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi, laiklik, sosyal devlet gibi çağdaş kavram ve kurumlar, birlikte mutlu ve yüksek bir yaşam düzeyine ulaşmayı amaçlamaktadır.

Türkiye ve bölgemiz başta olmak üzere, günümüz dünyasında çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ülkemizin uzun yıllardan beri yaşadığı sorunlar, köklü çözümler üretilmediği için, günümüze kadar birikerek ve büyüyerek gelmiş ve mevcut sistemin çözüm üretme yeteneğini kaybettiği anlaşılmıştır. İnsanı önemsemeyen, insana hak ettiği değer ve önemi vermeyen yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin var olan sorunların çözümüne katkı sağlayamayacağı açıktır. Mevcut kurumsal yapının bir bütünlük içinde, insanımızın layık olduğu refah ve mutluluğa ulaşmasına katkı sağlamak üzere yeniden gözden geçirilerek bir değişimin sağlanması zorunluluk olarak gözükmektedir.

Tıkanan sadece ülkenin sağlıklı yönetimine imkân vermeyen siyasal sistem ve onunla bağlantılı yürütme çarkı değildir. Toplumumuz, özgüven duygusunu kaybetmeye başlamış; yılgınlık, genç kuşakların içine sürüklendiği ümitsizlik, gelir dağılımı başta olmak üzere hayatın her alanında kendini gösteren haksızlık, adaletsizlik, işsizlik, giderek yaygınlaşan yolsuzluk ve yoksulluk hep çoğalmış, hep artmış, hep büyümüştür.

Hâlbuki Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki tüm devletler insanlık tarihi boyunca her zaman iddialı olmuşlar ve dünyadaki gelişmelerde belirleyici rol oynamışlardır. Günümüzde de bu coğrafyanın mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti’ne çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluğun yerine getirilebilmesi için ekonomik ve siyasal açıdan güçlü, aynı zamanda huzurlu bir Türkiye’ye ihtiyaç vardır. 

Türkiye’nin bugün için istenen güç, huzur ve refah düzeyinde olmamasının en önemli nedeni; başarı, etkinlik ve verimliliğin öncelendiği bir toplumsal kültür oluşturamamış olması ve başta insan kaynağı olmak üzere sahip olduğu potansiyelini etkili bir şekilde kullanacak kurumsal bir yapıyı hayata geçirememiş olmasıdır. Diğer bir deyişle Türkiye, sahip olduğu enerjisini sinerjiye dönüştürecek bir siyasal, ekonomik, hukuksal, kültürel ve bilimsel atmosferi kurumsallaştıracağı yerde, başta siyasetçiler olmak üzere toplumun etkili kesimleri sahip olduğu enerjinin önemli bir bölümünü anlamsız tartışmalara ve kutuplaşmalara harcamakta ve zamanın hızlı akışı içinde dünyadaki gelişmeler karşısında hızla etkisizleşmektedir. Sorunun temeli yönetim sorunudur.

Erkler arasındaki kuvvetler ayrılığı ilkesi işlemez hale gelmiştir. Demokrasinin etkili işlemesi için üç erkin – Yasama, Yürütme ve Yargının – tekrar bir sistem bütünlüğü içerisinde düzenlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Burada amaç, sistemin işlemesini sağlamaktır. Yasama şimdiki durumda denetim ve hukuk yapıcılığı yerine yürütmenin işleriyle uğraşmakta, Yürütme yasa yapmakta, Yargı ise yürütmenin vesayetinde bağımsızlığını yitirerek hızla işlevini kaybetmektedir.

Siyasi Partiler demokrasinin bir ürünüdür. Ancak, ülkemizde Siyasi Partilerin kendi yönetim ve karar süreçleri demokratik değildir. Demokratik karar süreçlerine ihtiyaç duymaksızın parti liderinin her söylediği parti ve hükümet görüşü haline dönüşmekte, milletvekilleri ve kabine üyeleri bu irade tarafından belirlenmektedir. Milletvekilleri halkın vekilleri olmak yerine liderin vekilleri olmakta, liyakat kültürü yerine itaat kültürü oluşmaktadır.

Milletvekili dokunulmazlıkları yolsuzlukların üzerine gidilmesini engellemektedir. Kamu kaynakları şeffaf olarak harcanmamakta, kamu gücü ise siyasal amaçlar için kullanılabilmektedir. Bu haliyle demokrasi, güç ve nüfuz elde etmenin, rant paylaşımının bir aracı haline dönüşmektedir.

Özgürlük ve kardeşlik temelinde sosyal boyutun önemli ağırlığa sahip olduğu, adaletin ve barışın öncellendiği, tüm toplumsal kesimlerin duyarlılıklarının dikkate alındığı ve temelde herkesin ve her kesimin kalkınma ve büyüme sürecinde katkısının sağlandığı, kamu ve ülke kaynaklarının etkin kullanıldığı, ulusal gelirin hakça paylaşıldığı yeni ve gerçekçi siyasal bir projenin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Bu yeni yaklaşım; başta siyaset kurumu olmak üzere, hukuk, ekonomi, sosyal politikalar, dış politika ve insanımızı ilgilendiren her alanda, her katkıyı önemseyecek ve herkesi kucaklayacaktır. Böylece kutuplaşma, kavga ve çekişme son bulacak, adalet hayatın her alanında en etkin bir biçimde gerçekleştirilecek, devlet millet bütünleşmesi yeniden sağlanacak ve sistemin çözüm üretme yeteneği geliştirilecektir.

Türkiye’nin öncelikle ve hızla kısır çekişme ve kavga ortamından kurtulması gerekmektedir. Acil ihtiyaç tüm toplum kesimlerini kucaklayan ve “Sen de olmazsan her şey eksik olur” diyen yeni bir siyasi anlayışın ve toplumsal uzlaşma kültürünün hayata geçirilmesidir.

Partimiz ülkemizi kutuplaşmaya, insanımızı birbirine karşı ötekileştirmeye ve nefreti karşılıklı körüklemeye dayalı bir siyaset tarzına karşı; yurttaşlarımız arasında dayanışmayı ve işinde başarılı olmayı özendirecek bir toplumsal kültür oluşturmayı amaçlayan yeni siyaset tarzını benimseyecektir.

Hukuk düzenini ihlal edenlerin değil, hukuk düzenine uyanların kazandığı bir Türkiye kurmak için gerekli tüm çalışmalar yapılacaktır.

Politika üretiminde bilgi birikimini ve emeğini ortaya koyan her yurttaşımız Partimizin kadrosundadır. Küreselleşen ekonomik, siyasi, diplomatik ilişkilerin rekabette başarının en iyi olmayı gerektirdiği günümüz dünyasında, ulusal çıkarlarımızı sağlayacak, refah ve mutluluğumuzu artıracak katkıyı sağlayacak her yurttaşımızın ürettiği bilgi ve proje programımızın bir parçası olacaktır. Yurttaşlarımızın ve bilim adamlarımızın geliştirdiği bilgi ve projelerin izlenmesi ve hayata geçirilebilmesi için ayrı bir birim oluşturulacaktır.

İçinde bulunduğumuz durum yüzyıllar boyunca tarihe yön vermiş bir milletin kaderi olamaz ve kabul edilemez. Zaman, yeni bir program ve yeni bir anlayışı birlikte hayata geçirme zamanıdır. Zaman Türkiye’nin aydınlık geleceğinin oluşturulmasında “Evet biz de varız!” diyenlerin görev üstlenme zamanıdır.

Yeni Siyaset

Siyasi partiler, demokrasilerin gelişimiyle ortaya çıkmışlar ve siyasetin vazgeçilmez temel kurucu unsurlarından biri olarak kabul edilmişlerdir. Demokrasilerin en temel kurumu olan seçimler, ancak siyasi partilerce organize edilebilmekte, siyasal eşitlik ve katılımcılık ilkeleri de ancak siyasi partiler vasıtasıyla hayata geçirilebilmektedir.

Günümüz siyasetinin temel parametreleri büyük ölçüde değişmeye ve siyasi partiler arasındaki temel ayrım noktaları başkalaşmaya başlamıştır. Bunun en önemli göstergesi ise, bugüne kadar sağ ve sol biçiminde ayrılan siyasi kimlikler ile muhafazakâr ya da devrimci dönüşümü destekleyen siyasi partilerde, temel ayrım noktalarının ortadan kalkmaya yüz tutmasıdır. Açıkçası siyasette aynı tarafta bulunan siyasi partilerde önemli konularda ve hedeflerde büyük farklılaşmalar ortaya çıkmış; farklı taraflarda yer alan partilerin temel yaklaşımlarında ve politikalarında ise çok önemli benzeşmeler görülmeye başlanmıştır.

Geçmişte sağ ya da sol siyasi hareket olarak farklı kamplarda birbirine şiddetli biçimde muhalefet eden siyasi güçler, bugün aynı idealler etrafında bütünleşerek birlikte siyasi mücadele yürütebilmektedirler.

Geleceğin Türkiye’sinde siyasetteki temel farklılaşma, soyut sloganlar etrafında geleneksel tarzda siyaset yapan siyasi partiler ile akılcı, halktan yana, yenilikçi politikalar ekseninde, üstlenilen toplumsal sorumluluğun gereklerine uygun, ilkeler bazında siyaset yapan yeni siyasi hareketler arasında şekillenecektir.

Geleneksel siyasetteki tıkanma, küresel gelişmeleri kavrayarak ulusal çıkarların gereklerine uygun yeni bir siyaset tarzının ortaya konulmasını gerekli kılmıştır. Bu nedenle Partimiz, ilkeleri ve hedefleri bu programda belirlenen yeni siyaset tarzını benimseyen demokratik bir merkez partisidir.

Yeni Siyasetin Hedefi: Birlikte Dirlik ve Dirilik

Başta siyaset olmak üzere kamusal nitelikli görev üstlenmek, toplumsal sorumluluğa talip olmak demektir. Bu sorumluluğun gereği gibi yerine getirilmesi, siyasi partilerin ve mensuplarının en temel görevidir. Halkın refah ve mutluluğunun artırılması, geleceğin güçlü Türkiye’sinin inşası yeni siyaset ilkeleri doğrultusunda bir değişimi gerekli kılmaktadır. Bu değişim tüm toplumsal dinamikleri harekete geçirmeyi hedeflemek zorundadır.

Oy artışı sağlamak, iktidara gelmek veya iktidarda kalmak için mücadele eden siyasi partilerin ülkemizde gelenekselleşen yöntemleri, toplumsal sorumluluğun gerekleriyle bağdaşmaz bir nitelik kazanmıştır. Bu eski siyaset tarzı, parti ve mensuplarının çıkarları doğrultusunda gelişmiştir. İtaate dayalı bir siyasi kurumsallaşma; kutuplaştırmaya, laf üretmeye dayalı oy avcılığı; uzun dönem gelişme dinamiklerini dikkate almayan kendi yönetim dönemini kaynak israfıyla süslemeye çalışan icraatlar; parti işlevlerinin toplumsal çıkarları sağlayamadığı bir yapılanma; nüfuz ve rant dağıtımına yönelmiş bir parti içi heyecan, içinde bulunduğumuz durumun özetidir.

Rekabet küreselleşmiştir. Diğer ülkelerdeki gelişmelerin boyutlarıyla karşılaştırmadan yapılan başarı değerlendirmeleri anlamını yitirmiştir. En hızlı koşanlar arasında olmayan ülkelerin geleceği aydınlık değildir. İyi olmak için değil, en iyi olmak için; başarılı olmak için değil, en başarılı olmak için çaba harcamak zorundayız. Bunu ancak kimseyi ötekileştirmeden, farklılıklarımızı birbirimizin özgürlük alanı olarak içselleştirerek, birlikte elele gerçekleştirebiliriz.

İnsanlar ve kurumlar, güçlü ve mutlu veya güçsüz ve mutsuz olmanın iki önemli temelidir.

En büyük potansiyelimiz kendi insanımızdır. Atatürk’ün ifadesi ile “Milleti kurtaracak olan yine millettin kendi azim ve kararlılığıdır”. Kavgaya değil dayanışmaya, yandaş olmaya değil başarı ve liyakate prim veren bir toplumsal ve siyasi kültür oluşturarak, tüm yurttaşlarımızı kalkınma yarışının bir unsuru haline getirmek temel hedefimizdir.

İnsan faaliyetleri kurumsal yapıların etkisi altındadır. Yanlış veya kötü işleyen kurumlar, en büyük potansiyelimiz olan insan enerjisinin israf veya yok edilmesine neden olmaktadır. Kurumlar iyi yapılanmış ve iyi işliyorsa, insan faaliyetlerinde verimliliği arttırır, toplumsal bir sinerjinin oluşmasına katkı sağlar. Bu bakımdan karşılıklı güven ve işbirliğine, demokratik ve yapıcı rekabete dayalı bir kurumsal kültür ve yapılanma temel hedefimizdir.

Bu bağlamda, yeni siyasetin hedefi birlikte dirlik ve diriliktir.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar, yemek yiyen insanlar, masa, yiyecek ve iç mekan

Doğan OCAK ‘dan Ramazan Bayramı Kutlama Mesajı

Doğan OCAK ‘dan Ramazan Bayramı Kutlama Mesajı
Hak ve Huzur Partisi Sakarya  İl Başkanı Doğan OCAK  İslam âleminin Ramazan Bayramını kutlayarak birlik ve beraberlik içerisinde sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirilmesini diledi.
Sakarya  İl Başkanı Doğan OCAK   İslam âleminin Ramazan Bayramını kutlayarak birlik ve beraberlik içerisinde sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirilmesini diledi.
İslam Âleminin Ramazan Bayramı’na kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını belirten  Doğan OCAK  “Manevi huzurla idrak ettiğimiz, bir bütünün parçası olduğumuzu anlamamıza vesile olan, 11 ayın sultanı mübarek Ramazan ayını, elimizdeki maddi zenginliği, dilimizdeki güzel söz ve dileği, gönlümüzdeki sevgiyi herkesle paylaşarak yaşayıp, Ramazan Bayramına ulaşmış bulunmaktayız. Sevinmek kadar sevindirmenin de büyük önem taşıdığı bu özel günlerde, nefsimizin ve bencilliğimizin bizi yönlendirmesine fırsat vermeden kırgınlıkları, dargınlıkları zihnimizden ve davranışlarımızdan söküp atmalıyız”
“Büyük Türk Milletinin en güzel hasletlerinden olan, yardım etmek, kim olursa olsun hiçbir ayrım gözetmeksizin güçsüzün, muhtacın yanında olmak anlayışıyla, sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın da gereği olarak yoksul, kimsesiz, hasta ve yaşlıları ziyaret ederek, bitap düşmüş yürekleri onarmalı, yetimlerin, gariplerin, kimsesizlerin tebessümüyle, bayram sevincimize onları da ortak etmeliyiz” dedi.

Sakarya  İl Başkanı Doğan OCAK  son 2 yılda Türkiye’nin çok zor badireler atlattığını vurgulayarak, “Ramazan Bayramının birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin kenetlenmesine vesile olmasını diliyorum” dedi.
“ Unutmamalıyız ki; bu güzel bayramı, bugün ülkemizde huzur içerisinde yaşayabilmemizi, mukaddes değerleri uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Bu vesileyle, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi şükran ve minnetle yâd ediyorum. En değerli varlıklarını bu vatan için feda eden şehitlerimizin aileleri, hepimize emanet ve başımızın tacıdır. Bu duygu ve düşüncelerle; Sakarya halkının, aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan Bayramını en kalbi duygularımla kutluyor, bayramın tüm insanlığa barış, kardeşlik ve huzur getirmesini temenni ediyorum” dedi.

HAK VE HUZUR PARTİSİ

İnsan Merkezli Siyaset

İnsan ve onun ayrılmaz bir parçası olan insan onurunun korunması, yüzyıllardır sahip olduğumuz köklü kültürümüzün bize yüklediği önemli bir sorumluluktur. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi, laiklik, sosyal devlet gibi çağdaş kavram ve kurumlar, birlikte mutlu ve yüksek bir yaşam düzeyine ulaşmayı amaçlamaktadır.

Türkiye ve bölgemiz başta olmak üzere, günümüz dünyasında çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ülkemizin uzun yıllardan beri yaşadığı sorunlar, köklü çözümler üretilmediği için, günümüze kadar birikerek ve büyüyerek gelmiş ve mevcut sistemin çözüm üretme yeteneğini kaybettiği anlaşılmıştır. İnsanı önemsemeyen, insana hak ettiği değer ve önemi vermeyen yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin var olan sorunların çözümüne katkı sağlayamayacağı açıktır. Mevcut kurumsal yapının bir bütünlük içinde, insanımızın layık olduğu refah ve mutluluğa ulaşmasına katkı sağlamak üzere yeniden gözden geçirilerek bir değişimin sağlanması zorunluluk olarak gözükmektedir.

Tıkanan sadece ülkenin sağlıklı yönetimine imkân vermeyen siyasal sistem ve onunla bağlantılı yürütme çarkı değildir. Toplumumuz, özgüven duygusunu kaybetmeye başlamış; yılgınlık, genç kuşakların içine sürüklendiği ümitsizlik, gelir dağılımı başta olmak üzere hayatın her alanında kendini gösteren haksızlık, adaletsizlik, işsizlik, giderek yaygınlaşan yolsuzluk ve yoksulluk hep çoğalmış, hep artmış, hep büyümüştür.

Hâlbuki Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki tüm devletler insanlık tarihi boyunca her zaman iddialı olmuşlar ve dünyadaki gelişmelerde belirleyici rol oynamışlardır. Günümüzde de bu coğrafyanın mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti’ne çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluğun yerine getirilebilmesi için ekonomik ve siyasal açıdan güçlü, aynı zamanda huzurlu bir Türkiye’ye ihtiyaç vardır. 

Türkiye’nin bugün için istenen güç, huzur ve refah düzeyinde olmamasının en önemli nedeni; başarı, etkinlik ve verimliliğin öncelendiği bir toplumsal kültür oluşturamamış olması ve başta insan kaynağı olmak üzere sahip olduğu potansiyelini etkili bir şekilde kullanacak kurumsal bir yapıyı hayata geçirememiş olmasıdır. Diğer bir deyişle Türkiye, sahip olduğu enerjisini sinerjiye dönüştürecek bir siyasal, ekonomik, hukuksal, kültürel ve bilimsel atmosferi kurumsallaştıracağı yerde, başta siyasetçiler olmak üzere toplumun etkili kesimleri sahip olduğu enerjinin önemli bir bölümünü anlamsız tartışmalara ve kutuplaşmalara harcamakta ve zamanın hızlı akışı içinde dünyadaki gelişmeler karşısında hızla etkisizleşmektedir. Sorunun temeli yönetim sorunudur.

Erkler arasındaki kuvvetler ayrılığı ilkesi işlemez hale gelmiştir. Demokrasinin etkili işlemesi için üç erkin – Yasama, Yürütme ve Yargının – tekrar bir sistem bütünlüğü içerisinde düzenlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Burada amaç, sistemin işlemesini sağlamaktır. Yasama şimdiki durumda denetim ve hukuk yapıcılığı yerine yürütmenin işleriyle uğraşmakta, Yürütme yasa yapmakta, Yargı ise yürütmenin vesayetinde bağımsızlığını yitirerek hızla işlevini kaybetmektedir.

Siyasi Partiler demokrasinin bir ürünüdür. Ancak, ülkemizde Siyasi Partilerin kendi yönetim ve karar süreçleri demokratik değildir. Demokratik karar süreçlerine ihtiyaç duymaksızın parti liderinin her söylediği parti ve hükümet görüşü haline dönüşmekte, milletvekilleri ve kabine üyeleri bu irade tarafından belirlenmektedir. Milletvekilleri halkın vekilleri olmak yerine liderin vekilleri olmakta, liyakat kültürü yerine itaat kültürü oluşmaktadır.

Milletvekili dokunulmazlıkları yolsuzlukların üzerine gidilmesini engellemektedir. Kamu kaynakları şeffaf olarak harcanmamakta, kamu gücü ise siyasal amaçlar için kullanılabilmektedir. Bu haliyle demokrasi, güç ve nüfuz elde etmenin, rant paylaşımının bir aracı haline dönüşmektedir.

Özgürlük ve kardeşlik temelinde sosyal boyutun önemli ağırlığa sahip olduğu, adaletin ve barışın öncellendiği, tüm toplumsal kesimlerin duyarlılıklarının dikkate alındığı ve temelde herkesin ve her kesimin kalkınma ve büyüme sürecinde katkısının sağlandığı, kamu ve ülke kaynaklarının etkin kullanıldığı, ulusal gelirin hakça paylaşıldığı yeni ve gerçekçi siyasal bir projenin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Bu yeni yaklaşım; başta siyaset kurumu olmak üzere, hukuk, ekonomi, sosyal politikalar, dış politika ve insanımızı ilgilendiren her alanda, her katkıyı önemseyecek ve herkesi kucaklayacaktır. Böylece kutuplaşma, kavga ve çekişme son bulacak, adalet hayatın her alanında en etkin bir biçimde gerçekleştirilecek, devlet millet bütünleşmesi yeniden sağlanacak ve sistemin çözüm üretme yeteneği geliştirilecektir.

Türkiye’nin öncelikle ve hızla kısır çekişme ve kavga ortamından kurtulması gerekmektedir. Acil ihtiyaç tüm toplum kesimlerini kucaklayan ve “Sen de olmazsan her şey eksik olur” diyen yeni bir siyasi anlayışın ve toplumsal uzlaşma kültürünün hayata geçirilmesidir.

Partimiz ülkemizi kutuplaşmaya, insanımızı birbirine karşı ötekileştirmeye ve nefreti karşılıklı körüklemeye dayalı bir siyaset tarzına karşı; yurttaşlarımız arasında dayanışmayı ve işinde başarılı olmayı özendirecek bir toplumsal kültür oluşturmayı amaçlayan yeni siyaset tarzını benimseyecektir.

Hukuk düzenini ihlal edenlerin değil, hukuk düzenine uyanların kazandığı bir Türkiye kurmak için gerekli tüm çalışmalar yapılacaktır.

Politika üretiminde bilgi birikimini ve emeğini ortaya koyan her yurttaşımız Partimizin kadrosundadır. Küreselleşen ekonomik, siyasi, diplomatik ilişkilerin rekabette başarının en iyi olmayı gerektirdiği günümüz dünyasında, ulusal çıkarlarımızı sağlayacak, refah ve mutluluğumuzu artıracak katkıyı sağlayacak her yurttaşımızın ürettiği bilgi ve proje programımızın bir parçası olacaktır. Yurttaşlarımızın ve bilim adamlarımızın geliştirdiği bilgi ve projelerin izlenmesi ve hayata geçirilebilmesi için ayrı bir birim oluşturulacaktır.

İçinde bulunduğumuz durum yüzyıllar boyunca tarihe yön vermiş bir milletin kaderi olamaz ve kabul edilemez. Zaman, yeni bir program ve yeni bir anlayışı birlikte hayata geçirme zamanıdır. Zaman Türkiye’nin aydınlık geleceğinin oluşturulmasında “Evet biz de varız!” diyenlerin görev üstlenme zamanıdır.

Yeni Siyaset

Siyasi partiler, demokrasilerin gelişimiyle ortaya çıkmışlar ve siyasetin vazgeçilmez temel kurucu unsurlarından biri olarak kabul edilmişlerdir. Demokrasilerin en temel kurumu olan seçimler, ancak siyasi partilerce organize edilebilmekte, siyasal eşitlik ve katılımcılık ilkeleri de ancak siyasi partiler vasıtasıyla hayata geçirilebilmektedir.

Günümüz siyasetinin temel parametreleri büyük ölçüde değişmeye ve siyasi partiler arasındaki temel ayrım noktaları başkalaşmaya başlamıştır. Bunun en önemli göstergesi ise, bugüne kadar sağ ve sol biçiminde ayrılan siyasi kimlikler ile muhafazakâr ya da devrimci dönüşümü destekleyen siyasi partilerde, temel ayrım noktalarının ortadan kalkmaya yüz tutmasıdır. Açıkçası siyasette aynı tarafta bulunan siyasi partilerde önemli konularda ve hedeflerde büyük farklılaşmalar ortaya çıkmış; farklı taraflarda yer alan partilerin temel yaklaşımlarında ve politikalarında ise çok önemli benzeşmeler görülmeye başlanmıştır.

Geçmişte sağ ya da sol siyasi hareket olarak farklı kamplarda birbirine şiddetli biçimde muhalefet eden siyasi güçler, bugün aynı idealler etrafında bütünleşerek birlikte siyasi mücadele yürütebilmektedirler.

Geleceğin Türkiye’sinde siyasetteki temel farklılaşma, soyut sloganlar etrafında geleneksel tarzda siyaset yapan siyasi partiler ile akılcı, halktan yana, yenilikçi politikalar ekseninde, üstlenilen toplumsal sorumluluğun gereklerine uygun, ilkeler bazında siyaset yapan yeni siyasi hareketler arasında şekillenecektir.

Geleneksel siyasetteki tıkanma, küresel gelişmeleri kavrayarak ulusal çıkarların gereklerine uygun yeni bir siyaset tarzının ortaya konulmasını gerekli kılmıştır. Bu nedenle Partimiz, ilkeleri ve hedefleri bu programda belirlenen yeni siyaset tarzını benimseyen demokratik bir merkez partisidir.

Yeni Siyasetin Hedefi: Birlikte Dirlik ve Dirilik

Başta siyaset olmak üzere kamusal nitelikli görev üstlenmek, toplumsal sorumluluğa talip olmak demektir. Bu sorumluluğun gereği gibi yerine getirilmesi, siyasi partilerin ve mensuplarının en temel görevidir. Halkın refah ve mutluluğunun artırılması, geleceğin güçlü Türkiye’sinin inşası yeni siyaset ilkeleri doğrultusunda bir değişimi gerekli kılmaktadır. Bu değişim tüm toplumsal dinamikleri harekete geçirmeyi hedeflemek zorundadır.

Oy artışı sağlamak, iktidara gelmek veya iktidarda kalmak için mücadele eden siyasi partilerin ülkemizde gelenekselleşen yöntemleri, toplumsal sorumluluğun gerekleriyle bağdaşmaz bir nitelik kazanmıştır. Bu eski siyaset tarzı, parti ve mensuplarının çıkarları doğrultusunda gelişmiştir. İtaate dayalı bir siyasi kurumsallaşma; kutuplaştırmaya, laf üretmeye dayalı oy avcılığı; uzun dönem gelişme dinamiklerini dikkate almayan kendi yönetim dönemini kaynak israfıyla süslemeye çalışan icraatlar; parti işlevlerinin toplumsal çıkarları sağlayamadığı bir yapılanma; nüfuz ve rant dağıtımına yönelmiş bir parti içi heyecan, içinde bulunduğumuz durumun özetidir.

Rekabet küreselleşmiştir. Diğer ülkelerdeki gelişmelerin boyutlarıyla karşılaştırmadan yapılan başarı değerlendirmeleri anlamını yitirmiştir. En hızlı koşanlar arasında olmayan ülkelerin geleceği aydınlık değildir. İyi olmak için değil, en iyi olmak için; başarılı olmak için değil, en başarılı olmak için çaba harcamak zorundayız. Bunu ancak kimseyi ötekileştirmeden, farklılıklarımızı birbirimizin özgürlük alanı olarak içselleştirerek, birlikte elele gerçekleştirebiliriz.

İnsanlar ve kurumlar, güçlü ve mutlu veya güçsüz ve mutsuz olmanın iki önemli temelidir.

En büyük potansiyelimiz kendi insanımızdır. Atatürk’ün ifadesi ile “Milleti kurtaracak olan yine millettin kendi azim ve kararlılığıdır”. Kavgaya değil dayanışmaya, yandaş olmaya değil başarı ve liyakate prim veren bir toplumsal ve siyasi kültür oluşturarak, tüm yurttaşlarımızı kalkınma yarışının bir unsuru haline getirmek temel hedefimizdir.

İnsan faaliyetleri kurumsal yapıların etkisi altındadır. Yanlış veya kötü işleyen kurumlar, en büyük potansiyelimiz olan insan enerjisinin israf veya yok edilmesine neden olmaktadır. Kurumlar iyi yapılanmış ve iyi işliyorsa, insan faaliyetlerinde verimliliği arttırır, toplumsal bir sinerjinin oluşmasına katkı sağlar. Bu bakımdan karşılıklı güven ve işbirliğine, demokratik ve yapıcı rekabete dayalı bir kurumsal kültür ve yapılanma temel hedefimizdir.

Bu bağlamda, yeni siyasetin hedefi birlikte dirlik ve diriliktir.

MHP Sakarya İl Başkanı M. Levent Bülbül Güven Tazeledi.

MHP  Sakarya İl  Başkanı Muhammed Levent Bülbül Güven Tazeledi.

Milliyetçi Hareket Partisi Sakarya İl Teşkilatı 12. Olağan Kongresi Adapazarı Orhan Gazi Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapıldı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Ruhsar Demirel Sakarya Kongresini Divan Başkanlığı üstlendi. Divan Başkan Yardımcılığını   Sakarya  Milletvekili Zihni AÇBA,Katipliği Dursun Yelken Yaptı.

Kongrede bir  Konuşma Yapan MHP  Sakarya İl  Başkanı Muhammed Levent Bülbül  çok  sert  konuştu.

MHP Milletvekili Açba dan sert sözler..

MHP Milletvekili Açba, “iktidarın temsilcileri şehit cenazesinde en ön saftaydılar uzanıp yüzlerinin kızarıp kızarmadığı’na bakmak istedim” diyerek Ak Partili vekili bombaladı

İSİM VERMEDEN ELEŞTİRDİ

MHP Sakarya Milletvekili Zihni Açba partisinin il kongresine şehidimizi son yolculuğuna uğurladıktan sonra katıldı. Açba kongreye katılan partililere Sakaryalı Jandarma Uzman Çavuş Yakup Yılmaz’ın cenazesinde ki izlenimlerini aktardı. Açba , “Cenaze namazını kılarken en ön safta it denilen Öcalan’a “Onunla empati yapmak lazım” diyen iktidarın milletvekilli vardı. Arka saflardan çok merak ettim acaba yüzü kızarıyor mu” diye. Uzanıp bakmak istedim. Yine aynı ön safta hain örgütün siyasi sözcülüğünü yapan Osman Baydemir’e elinde karanfillerle ziyarete giden eski belediye başkanı  25 nci Dönem Sakarya Milletvekili olan şahsı da gördüm” diyerek teröristle yakın ilişkili isimlere gönderme yaptı.

TERÖRLE MÜCADELE

Terörle mücadeleyi destekleyen sözler sarf eden Açba ” İki sene önce Türkiye’de “Böyle şeyler olur mu ?

Türkiye’de bunlar yapılabilir mi?

Türkiye Cumhuriyeti bunları yapar mı?

Diye sorduğumuzda bu ülkenin vatandaşların yüzde 90’nının “Hayır ya bu devlet öyle bir hale geldi ki bunları yapabilmesi mümkün değil.

Bu örgütle mücadele edemez. Bu örgütlerle kucak kucağa oturmuş bir devlet yönetimi var.”

Kanaatini ifade edecek iken Allah’ım şükürler olsun bugün Türkiye Cumhuriyeti devleti kendini iktidar olarak yönetenlerin bizim kanaatimize göre yanlışlıkları var ama terörle mücadeleye konusunda destekliyoruz.

Şunu da söylemek lazım. İktidarın yarınlarına kefil miyiz?

Bizler asla yarınlarına kefil değiliz”

Kongrede konuşan il Başkanı Levent Bülbül, “15 Temmuz’u darbe girişimi olarak ifade ediyoruz ama bunu bir iç savaş girişimi olarak da niteleyebiliriz. Milliyetçi Hareket Partisi’nden başka bu hadiseleri görüp gerekli uyarıları yapan ve geleceğimize sahip çıkarak Türk devletinin çökeltilmesine müsaade etmeyiz diyen başka bir hareket yok” dedi.

Divan Başkanı Ruhsar Demirel ise, “Ben demin raporların oy birliği ile kabul edilip edilmediğini sordum ama bakıyorum ki burada gönül birliği var”

Yapılan oylamada tek aday olan Levent Bülbül 549 delegenin oyuyla tekrar başkan seçildi.

SAKARYA  İL  YÖNETİM KURULU

Muhammed Levent Bülbül. Kerim Ergezen, Erbay Kayatürk, Ömür Açba, Rafet Bayram, Fethi Paker, Murat Aşan, Ahmet Kazıcıoğlu, Suat Yılmazer, Yılmaz Salman, Dursun Yelken, Engin Kaba, Serdar Gül, Sema Balaban, Ahmet Ziya Akar, Muhammet Varol, Muttalip Açıkgöz, Hüdaverdi Bahadır, Paşa Demirci, Halil Hakan Oturmak, Hasan Sağlam, Leyla Tankal, Kemal Tank, Ahmet Boyun, Oğuz Alkaş, Ali Öğütlü, Cüneyt Karaman, Mustafa Kanarya, Aydın Bostancı, Fatih Şimşek, Kubilay Acartürk, Fatih Kır, Mehmet İr, Abdulmelik Yavuz, İbrahim İskender, Fatih Özkür, Bülent Hoşsöz, Nihat Bakır, Nurcan Serdaroğlu, İslam Tiryaki, Vadettin Uzunoğlu, Yasin Alkan, Bahadır Çallı, Turhan Tuncay, Yıldıray Yılmaz, Hasan Coşkun, Mustafa Erdik, Mehmet Ergin Salan, Vedat Balcıoğlu.

Üst Kurul Delegeleri: Levent Bülbül, Ahmet Koyun, Ahmet Kazıcıoğlu, Ahmet Ziya Akar, Ali Doğan Eroğlu, Berat Taner, Kemal Tank, Kerim Ergezen, İsmail Küçük, Oğuz Alkaş, Ömür Açba, Suat Yılmazer, Turgut Babaoğlu, Yılmaz Salman.

 

MHP Geyve İlçe Başkanı  Şerafettin KAYA,Geyve Belediyesi Meclis  Üyesi Engin TOKLU MHP Genel Başkan Yardımcısı Ruhsar Demirel , Sakarya  Milletvekili Zihni AÇBA, MHP  Sakarya İl  Başkanı Muhammed Levent Bülbül  Görüşme  İmkanı Buldular .