kategori Arşivleri: Akparti Haberleri

Cevdet Koç Erenler Belediye Başkanlığı için müracatını yaptı.

Cevdet Koç aday adaylığı başvurusunu yaptı
Büyükşehir Belediyesi ve Erenler Belediyesi Meclis Üyesi Cevdet Koç kalabalık bir katılım eşliğinde aday adaylığı için Erenler AK Parti İlçe teşkilatına müracatını yaptı.

Sakarya Yerel Kültür Derneği Yönetim Kurulu Üyesi de olan Cevdet Koç,müracatı sırasında kalabalık bir katılımın olması ve bu katılımın kendisine destek vermesi nedeniyle oldukça duygulu anlar yaşadı.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, Necmettin Kırık dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Koç’’Öncelikle çıkmış olduğumuz bu yolda Allah yar ve yardımcımız olsun.

Siyaset öyle bir şey ki ne ektiyseniz onu biçiyorsunuz.

Bu gün burada bakıyorum erenler ilçesinin dört köşesinden bu kutlu yolculuğumuzda bizleri yalnız bırakmıyan dostları görüyorum.

Bana ve davaya sahiplenen insanların şahsıma gösterdikleri bu teveccüh bizim doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.Bu göreve talip olduk.

Her kesimden insanı kucaklayacak ve hizmet çıtasını daha yukarılara çıkaracağız işallah.

Yaşımız genç olsa da uzun zamandan hem siyasetin hem de sivil toplum teşkilatlarının içinde aktif olarak yer aldım.Hala da de burada hizmetlerime devam etmekteyim.

Nedeni ise bölgeme.yaşadığımız şehre ve ülkeme hizmet etmek.

Bu göreve talip olduk.

Amacımız erenlere daha fazla nasıl hizmet edebiliriz yarışı.

Ben 29 yıllık birikimi bu hizmet için ortaya koymaya hazırım.

Görev bize verilirse hep birlikte taşın altına elimiz koyacağız.

Erenleri ekonomisiyle ,yaşanılırlığı ile daha üst seviyelere taşıyacağız.

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, Mehmet Öztürk dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve ekran

Yorulduğunuzda dinlenmek yok,durmak yok derdi sayın Erbakan hocam.Bizde bu kutlu yolda hizmet vermeye devam edeceğiz.Bu duygu ve düşünceler ile destek vermek için burada bulunan ve gönül veren tüm bölge halkımıza teşekkür ediyorum’’dedi.

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, oturan insanlar ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbiseGörüntünün olası içeriği: 12 kişi, Necmettin Kırık ve Fatih Ok dahil, oturan insanlar ve ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 16 kişi, Necmettin Kırık ve Fatih Ok dahil, oturan insanlarGörüntünün olası içeriği: 10 kişi, Fatih Kafalı dahil, oturan insanlarGörüntünün olası içeriği: 17 kişi, Necmettin Kırık dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar, kalabalık ve açık hava

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan”HEPSİNİ TEPELEDİK, TEPELİYORUZ”

AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’deki grup toplantısına katıldı.

Grup toplantılarının AK Parti ve Türkiye için hayırlara vesile olması dileğinde bulunan  Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen Cumartesi günü önemli bir yıl dönümünü, 3 Kasım itibarıyla 2002 seçimleriyle başlayan AK Parti iktidarının 16’ncı yılını geride bırakarak, 17’nci  yılına girildiğini hatırlattı.

Bugün geriye doğru bakıp, 16 yılda yaşananların bir film şeridi gibi göz önünden geçirildiğinde, ortaya çıkan manzaranın tarihi bir değişime işaret ettiğini anlatan Erdoğan, “Bu dönemin en önemli özelliği, milli iradenin, demokrasinin, milletin kararına saygının tam hakimiyetinin tesis edilmiş olduğudur.” dedi.

Milletin her seçimde tercihini AK Parti’den yana koyarak Türkiye’yi büyütme, güçlendirme, muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarma hedeflerine destek verdiğini vurgulayan Erdoğan, sadece seçim tarihlerine ve aldıkları oy oranlarına göz atıldığında bile bu gerçeğin görülebileceğini kaydetti.

Erdoğan, 3 Kasım 2002 Milletvekili Genel Seçimleri’nde yüzde 34’ün üzerinde oy alarak, büyük bir güç elde ettiklerini anımsatarak, 28 Mart 2004 Mahalli İdareler Seçimleri’nde büyükşehir belediye başkanlıklarında yüzde 46, 22 Temmuz 2007 Milletvekili Genel Seçimleri’nde de yüzde 46,6 oy oranına ulaştıklarını aktardı.

Anayasa Değişikliği Halk Oylaması’nın yapıldığı 21 Ekim 2007’de yüzde 69’luk bir “evet”le başarılı çıktıklarına değinen Erdoğan, 29 Mart 2009 belediye başkanlığı seçimini büyükşehir belediye başkanlıklarında yüzde 42,2 oy oranıyla neticelendirdiklerini, 12 Eylül 2010 Anayasa Değişikliği Halk Oylaması’nda yüzde 57,8’lik “evet” oranı ile başarılı bir netice elde ettiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Haziran 2011 Milletvekili Genel Seçimleri’nde yüzde 49,8 oy oranıyla tarihi bir rekor kırdıklarına işaret ederek, şöyle konuştu:

“30 Mart 2014 belediye başkanlığı seçimini yine büyükşehir belediye başkanlıklarında yüzde 45,5 oy oranıyla geride bıraktık. Ülkemizde ilk defa doğrudan halkın oylarıyla gerçekleştirilen 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanı seçimini yüzde 51,8 oy oranıyla biz kazandık. 7 Haziran 2015 milletvekili genel seçimlerini de yüzde 40,9 oy oranıyla, yine birinci parti olarak kapattık. Meclis’te Hükümet kurulamaması üzerine 1 Kasım 2015 tarihinde tekrarlanan seçimlerde, oy oranımızı yüzde 49,5 seviyesine yükselttik. 16 Nisan 2017 Anayasa Değişikliği Halk Oylaması’nda yüzde 51,4 ‘evet’ oranıyla Türkiye tarihinin en önemli yönetim reformunu hayata geçirdik. Yeni yönetim sisteminin ilk uygulaması olan 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanı seçiminden yüzde 52,6 oy oranıyla yine alnımızın akıyla çıktık.”

“DÖRT TEMEL SÜTÜN ÜZERİNDE YÜKSELTME SÖZÜ VERDİK”

Erdoğan, 24 Haziran 2018 Milletvekili Genel Seçimleri’ni de yüzde 42,6 oy oranıyla tamamladıklarını hatırlatarak, “Görüldüğü gibi 16 yılda, 14 seçimde milletimizin karşısına çıktık ve hamdolsun her defasında ‘durmak yok yola devam’ mesajı aldık.” dedi.

Türkiye’ye ve millete kazandırdıkları hizmetlerin kısa bir özeti yapıldığında, bu teveccühün boşa olmadığının daha iyi görüldüğüne işaret eden Erdoğan, AK Parti olarak 3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından, “Bismillah” deyip kolları sıvarken, Türkiye’yi dört temel sütun üzerinde yükseltme sözü verdiklerini anımsattı.

Bunların eğitim, sağlık, adalet ve emniyet olduğunu belirten Erdoğan, bu dört alanda yaptıklarını anlattı.

Eğitim davasının, Türkiye’nin ve milletin asırlardır tartıştığı, konuştuğu, üzerinde durduğu ama bir türlü istediği neticeyi alamadığı bir melese olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz, öncelikle eğitimin altyapısıyla ilgili eksikleri, mazeretleri, talepleri ortadan kaldırmaya yönelik bir hamle başlattık. Eğitime ayrılan kamu kaynağını üniversiteler dahil 10 milyar liradan bu yıl itibarıyla 120,2 milyar liraya çıkartarak bütçede ilk sıraya yükselttik. 12 kat artırdık. Derslik sayısını 288 bin ilaveyle 575 bine, öğretmen sayısını 607 bin ilaveyle 920 bine çıkartarak bu alandaki sorunları büyük ölçüde çözdük. Öyle palavra yok. Çıkıyor atıyor, işte ‘Öğretmenler açıkta, sınıflar boş.’ dünyadan haberi yok. Millet bu gerçekleri görüyor.”

“70-75 KİŞİLİK SINIFLARDA OKUDUK”

Sadece bu yıl 166 milyon ders kitabını öğrencilere ücretsiz dağıttıklarını anlatan Erdoğan, üniversite sayısını 130 ilaveyle 206’ya, akademik personel sayısını 82 bin ilaveyle 158 bine çıkardıklarını bildirdi.

“Kardeşlerim, aziz milletim ben sizlere gerçekleri anlatıyorum. Sizlere havadan sudan konuşmuyorum.” diyen Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Öğrencilik yıllarımızda 70-75 kişilik sınıflarda biz okuduk ama ülkemin genelinde 100 kişilik sınıfların olduğunu da iyi biliyorum. Bunlar, CHP’nin, diğerlerinin iktidarlarının olduğu dönemlerdi. Bunlardan böyle bir mirası devraldık ama hamdolsun bizim şimdi ortalamamız 30 civarında. Buralara kadar bunu indirdik. Öğretmenlerimizin sayısını artırdık. Biz kitap alamıyorduk, teksir kağıtlarıyla okuduk. Ve bu genç nesil teksir nedir onu da bilmez zaten. Ve abilerimizden teksir kağıtlarını satın almak istediğimiz zaman, abilerimiz bize teksir kağıtlarını da satmazlardı. Yani o saman kağıdından mürekkebin adeta her tarafını boyadığı o kağıtlar… Şöyle bir makinada çevrilir, oradan bunlar çıkarılır, çoğaltılırdı ama genç kuşak bunu bilmiyor. Dolayısıyla biz kuşe kağıtta, birinci hamur kağıtta ders kitaplarını sıraların üzerine koyduk, ücretsiz olarak öğrencilerimize bunları dağıttık. Bu bir iane değildi, bu bir lütuf değildi, bu sadece bizim milletimizin emanetini sahibine teslim etmekti.”

Erdoğan, eğitimde Iğdır’da, Kars’ta, Ağrı’da, Muş’ta, Hakkari’deki öğrencilerin artık okumak için Ankara, İstanbul gibi illere gelmek zorunda kalmadığını, üniversitelerin buralardaki öğrencilerin ayağına götürüldüğünü belirtti.

“Oxford’u Hakkari’ye getirdiniz de okumadık mı?” sözünü anımsatan  Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu bölgelerde de üniversiteler açıldığını, üniversite sayısının 75-76’dan 206’ya çıkarıldığını ifade etti.

Erdoğan, bu çalışmalarla hem eğitim-öğretimin maliyetini düşürdüklerini hem de fiziki imkanların sağlandığını vurgulayarak, “Biz bunu sağladık, okumayı da siz başaracaksınız. Böylece üniversiteli öğrencilerimizin sayısını 1 milyon 650 binden 7 milyon 600 bine ulaştırarak neredeyse her bir evladımız için bu eğitim kapısının açık kalmasını sağladık.” diye konuştu.

Almanya seyahatine değinen Erdoğan, bu ülkenin nüfusunun 82 milyon civarında olduğuna ve üniversitelerde enstitülerle beraber 3 milyon üniversiteli öğrencinin bulunduğuna işaret ederek, “Nitelik olarak onların seviyesinde şu anda olmayabiliriz ama 5,10 yıl sonra Allah’ın izniyle biz o seviyeyi de yakalayacağız ve aşacağız. Buna da inanıyorum.” dedi.

“İSTER BURSA MÜRACAAT ET İSTER KREDİYE AMA ET”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yükseköğrenim öğrencilerimizin kredi burs rakamı geldiğimizde ne veriliyordu, 45 lira. Şimdi 1 Ocak’tan itibaren bu rakam 500 lira. Ya kredi ya burs, her müracaat edene bu verilecek.” ifadesini kullandı.

Bazı öğrencilerin burs almak konusunda ısrarcı olduğunu anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Evladım illa da burs yok, sen krediye de müracaat etsen şunu bilesin ki faiz uygulaması yok, size en düşük taksitlerle ve sigortalı olarak işe girdiğin anda bunu devlet senden tahsil edecek. İster bursa müracaat et ister krediye ama et. İnanın Bay Kemal’e bunları sorun bilmez, haberi yoktur. Ne oluyor, ne gidiyor bu ülkede, haberi yoktur.”

Yurt yatak kapasitesini de 182 binden 664 bine yükselttiklerini, katsayı, okul katkı puanı gibi engelleri ortadan kaldırarak her öğrencinin adaletli bir şekilde, eşit şartlar altında yükseköğrenime geçişini temin ettiklerini aktaran Erdoğan, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkartırken, 4+4+4 sistemiyle de meslek liseleri ve imam hatip okullarında yapılan haksızlığa son verdiklerini vurguladı.

Erdoğan, “FATİH Projesi kapsamında yaklaşık 1,5 milyon öğretmenimize ve öğrencimize tablet bilgisayar dağıttık. 432 bin sınıfımıza etkileşimli tahta kurduk. Ortaokuldan itibaren Kuran-ı Kerim, Siyer-i Nebi, Arapça gibi dersleri seçmeli bir şekilde öğrencilerimizin istifadesine sunduk. Yeni dönemde enerjimizi kalitenin yükseltilmesine teksif ederek, evlatlarımızın zihniyle birlikte gönüllerini doyuracak bir talim terbiye sistemini kurmanın çabası içinde olacağız.” dedi.

“ÜLKEMİZDE GENEL SAĞLIK SİGORTASI ŞEMSİYESİNİN DIŞINDA KALAN KİMSE YOKTUR”

Sağlık alanında yürütülen çalışmalara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alanın Türkiye’de en büyük reformların gerçekleştirildiği alanın başında geldiğini bildirdi.

Erdoğan, eski Türkiye’nin hastanelerinde, sağlık ocaklarında, eczanelerinde yaşanan utanç verici görüntülerin orta yaş üzeri vatandaşlar tarafından çok iyi hatırlanacağını belirterek, “Bunlar, bu Bay Kemal’in genel müdürlüğü döneminde ölülerimizi bile rehin aldılar, SSK’nın genel müdürüydü.” diye konuştu.

Bu esnada salonda “Ağrı seninle gurur duyuyor.” şeklinde tezahüratta bulunan gençlere “31 Mart’ta Ağrı’da belediye başkanlığını AK Parti’ye teslim etmeye var mısınız?” diye soran Erdoğan, bunu başaracaklarına işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık sistemini baştan sona değiştirdiklerini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Bugün ülkemizde genel sağlık sigortası şemsiyesinin dışında kalan kimse yoktur. Hastane yatak kapasitemizi 136 bin ilaveyle 240 bine, sağlık çalışanı sayımızı 550 bin ilaveyle 928 bine ve böylece doktor sayımızı da 94 ilaveyle 231 bine çıkardık. Sağlık birimlerimizi tomografisinden MR’ına, diyalizinden röntgenine kadar en modern cihazlarla donattık. Ambulans sayımız 618’di, şu Türkiye’de 618 çürümüş ambulans. Biz bunu 5 bine çıkardık.”

Artık ambulans helikopterlerin, uçakların hizmet verdiğine değinen Erdoğan, “Daha önce Bay Kemal genel müdürken bu ülkede ambulans yok muydu, minibüs ambulanslar filan yok muydu? Niye bu çürük, içinde herhangi bir tedavi imkanı olmayan ambulanslara mahkum ettiler?” ifadelerini kullandı.

Geçmişte bir seçim çalışmasına giderken Bolu Dağı’nda arkadaşlarıyla beraber trafik kazası geçirdiğini anlatan Erdoğan, eski Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın o olay esnasında elinde serum şişelerini taşıdığını, hastanede durumlarına bakılmaksızın kendilerine “sigortalı mısın, emekli misin” diye sorulduğunu anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte Bay Kemal’in genel müdürlüğü buydu. Biz damdan düştük Bay Kemal. Ama şu anda hamdolsun sağlıkta kimsenin kalkıp da kapıdan çevirme hakkı yoktur. Herkesi alacaklar, müdahaleyi yapacaklar ve ondan sonra da gereği yoluna koyulmak suretiyle yürüyecek. Kaldı ki biz artık çeşitlendirdik, sadece ’emekli-sigortalı’ yok. Artık vakıf, özel hastaneler de anlaşmalıysa bu hizmeti verebiliyor.” bilgisini paylaştı.

Erdoğan, 112 Acil Sağlık İstasyonu sayısının da 481’den 2 bin 668’e yükselterek, ihtiyaç anında her vatandaşa ulaşılabilmesini sağladıklarını bildirdi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’deki grup toplantısına katıldı.

Sağlık alanındaki yatırımları anlatan Erdoğan, Yozgat, Isparta, Mersin, Adana, Kayseri, Elazığ şehir hastanelerinin hizmete sunulduğunu bildirdi.

Yakında Ankara Bilkent, Eskişehir ve Manisa şehir hastanelerinin de hizmete alınacağını bildiren Erdoğan, toplamda 44 bin 400 yatağa ulaşacak şehir hastanelerinde, vatandaşların sağlık hizmetlerinde bir üst sınıfa taşınacağını vurguladı.

Erdoğan, “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi. Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.” sözünü hatırlattı.

Adalet hizmetlerinin kalitesinin ve güven düzeyinin, halkın devletine bağlılığının temel kriterlerinden biri olduğuna işaret eden Erdoğan, geçmişte darbecilerin, vesayet güçlerinin altında en çok ezilen, zarar gören kurumların başında adalet sisteminin geldiğini söyledi.

Erdoğan, adalet teşkilatının vatandaşa en iyi hizmeti verebilmesini temin etmek için düzenlemeler hayata geçirdiklerini anlatarak, temel kanunların ihtiyaçlara uygun şekilde baştan sona yenilendiğini aktardı.

Adalet teşkilatının toplam personel sayısının 61 binden 139 bine çıkartıldığını, sistemin insan kaynağının zenginleştirildiğine dikkati çeken Erdoğan, yüksek yargının kapasitesinin genişletildiğini hatırlattı.

İstinaf mahkemelerini hayata geçirerek, UYAP sistemini modernleştirerek davaların sonuçlanma süreçlerinin hızlandırıldığını kaydeden Erdoğan, 245 adalet sarayı inşa edilerek yargı mensuplarının çalışma mekanlarını yapılan işin önemine uygun hale getirdiklerinin altını çizdi.

“HEPSİNİ TEPELEDİK, TEPELİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkıyla, arabuluculuk sistemiyle, ihtisaslaşmayla, insan hakları ve kişisel verilerin korunması yollarıya vatadaşlarımıza ilave hak arama yolları açtık.” ifadesini kullandı.

Emniyet konusunun öncelikler arasında yer almaya devam ettiğini anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Türkiye, terör örgütleriyle, çetelerle, uyuşturucu tüccarlarıyla, asayişi bozmaya yönelik her türlü eylemle mücadelede tarihinin en başarılı neticelerini bizim dönemimizde almıştır. Terör örgütlerine sınırlarımız dahilinde ve haricinde vurulan darbeler sayesinde milletimiz huzur içinde hayatını sürdürebilmektedir. PKK’dan DEAŞ’a, FETÖ’den DHKP-C’ye kadar karanlık güçlerin beslediği, büyüttüğü, üzerimize saldırdığı ne kadar örgüt varsa hepsini tepeledik, tepeliyoruz, tepeleyeceğiz. Sadece 2016 Temmuz ayından bu yana yapılan operasyonlarda yurt içinde 761, Kuzey Irak’ta bin 92, Fırat Kalkanı Harekatı’nda 3 bin, Zeytin Dalı Harekatı’nda 4 bin 500’ün üzerinde teröristi etkisiz hale getirdik.”

FETÖ ihanet çetesi mensuplarından 15 bine yakınının tutuklu, 17 bine yakınının hükümlü olarak demir parmaklıklar ardında cezalarını çektiğini ifade eden Erdoğan, “DEAŞ ile irtibatlı 2 bin kişi tutukluyken, 7 bin kişi sınır dışı edilmiş, 70 bine yakın kişiye ülkemize giriş yasağı konmuştur.” diye konuştu.

Suriye’den gelen 3,5 milyon kişiye ev sahipliği yapıldığını belirten Erdoğan, bu yıl yasa dışı bir şekilde Türkiye’ye giren 200 binin üzerinde kişinin de sınır dışı edildiğini bildirdi.

Organize suç örgütlerine karşı yürütülen mücadelede yaklaşık 33 bin kişinin yakalandığına işaret eden Erdoğan, uyuşturucu tüccarları ve satıcılarına göz açtırılmadığını, son 16 yılda 87 bin şüphelinin yakalandığını, 30 bin kişinin ise tutuklandığını anlattı.

Şehirlerin güvenli hale getirilmesi amacıyla yaklaşık 76 bin kameranın devreye alındığını kaydeden Erdoğan, plaka tanıma sistemi, kiralık araç bildirimi, kayıp alarmı gibi ilave tedbirlerin devreye sokulduğunu dile getirdi.

“YÜZLERCE DEV ESERİ ÜLKEMİZE BİZ KAZANDIRDIK”

AK Parti’nin en başarılı hizmet alanlarından birinin ulaştırma olduğuna işaret eden Erdoğan, bugüne kadar bölünmüş yol uzunluğunu 20 bin kilometre ilaveyle 26 bin 107 kilometreye, otoyol uzunluğunu 943 kilometre ilaveyle 2 bin 657 kilometreye çıkardıklarını aktardı.

Kara yolları üzerindeki tünel sayısını 265 ilaveyle 348’e yükselttiklerine vurgu yapan Erdoğan, aralarında Marmaray, Osmangazi, Yavuz Sultan Selim Köprüsünün bulunduğu yatırımları hayata geçirdiklerini hatırlattı.

“Yüzlerce dev eseri ülkemize biz kazandırdık.” diyen Erdoğan, demir yollarının yüksek hızlı ve hızlı tren hatlarıyla donatmaya başladıklarını bildirdi.

Ankara, İstanbul, Konya, Eskişehir hızlı tren hatlarının hizmet verdiğini anımsatan Erdoğan, birkaç yıla kadar Bursa, Yozgat, Sivas, Erzincan, Karaman, Kayseri, Mersin, Osmaniye, Gaziantep hatlarının da devreye alınacağını söyledi.

“KISKANSAN DA ÇALIŞACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok sayıda hızlı tren hattıyla ilgili de etüt ve proje hazırlıklarının sürdüğünü bilgisini verdi.

Tren yollarının yenilendiğini ifade eden Erdoğan, hava yollarında katedilen mesafenin iftihar vesilesi hizmetler arasında yer aldığını söyledi.

Recep Tayyip Erdoğan, havalimanı sayısının 30 ilaveyle 56’ya çıkartıldığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

“Evinden çıkıyorsun, yarım saatte, bilemedin 45 dakikada havalimanındasın. Bu, medeni bir dünyanın yaşanmasıdır, modern bir toplum olmanın ileri adımlarıdır. Bizden önce gelen CHP zihniyeti ve diğerleri siz ne yaptınız? Yurt dışı uçuş noktalarımızın sayısı 60’tı. Şimdi ne oldu 316 ve dünyada bir numarayız. Yani yurt dışı destinasyonlarda Türkiye, bir numara. Büyük gövdeli uçak sayımızı 162’den 506’ya, uçak kargo kapasitemizi 303 tondan bin 866 tona, sektörün cirosunu 2,2 milyar dolardan 25 milyar dolara yükselttik. Bay Kemal, çalışıyoruz, üretiyoruz. Daha çok çalışacağız. Kıskansan da patlasan da çalışacağız. “

“Beyefendi, ne diyor? ‘Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, resepsiyonu Ankara’da yapılır, Ankara dışında yapılmaz.’ diyor. Sen bizim, nice, birçok kutlamamıza katılmadın. Sen, çıktın Tandoğan’da yürüdün, Kızılay’da yürüdün, asıl devletin icrai faaliyet ettiği bu tür kutlamalara katılmadın. Niye? Senin hayatın zaten bu tür meşru olmayan, resmi olmayan yollarla geçti. Devlet nedir, devlet adamı olmak nedir, sen bunları unuttun, bunları yapamıyorsun.” diyen Erdoğan, açılış yapıldığı gün salondaki 10 bine yakın vatandaşla kutlama yapıldığına dikkati çekti.

Erdoğan, “O, 29 Ekim Cumhuriyet kutlamasına bir hediyemiz oldu. Neydi o? İstanbul Havalimanı. Bundan daha güzel ne olabilir ama işte sen o güzelliği, heyecanı, coşkuyu taşımaktan, yaşamaktan mahrum oldun. Nasibin yok, nasibin…” diye konuştu.

Denizcilikte, tersane sayısının 41 ilaveyle 78’e, limanların yük kapasitesinin 281 milyon ton ilaveyle 471 milyon tona, konteyner elleçleme kapasitesinin 18,8 milyon ilaveyle 21,8 milyon TEU’ya, yat bağlama kapasitesinin ise 10 bin ilaveyle 18 bin 500 ulaştırıldığını belirten Erdoğan, inşası süren Kilyos Limanı ile projeleri tamamlanmak üzere olan Çandarlı ve Mersin limanlarıyla deniz ticaretindeki gücün daha da artırılacağını bildirdi.

Ekonomide gerçekleştirilen hamlelerle kişi başına düşen milli gelirin 3 bin 500 dolardan 11 bin dolara yükseltildiğini anımsatan Erdoğan, Türkiye’nin dünyada milli gelir sıralamasında 17’inci, satın alma paritesinde ise 13’üncü sırada yer aldığını söyledi.

İhracatın ekim ayı itibarıyla yıllık 167 milyar dolara yaklaştığına işaret eden Erdoğan, yıllık otomobil satışının 91 binden 723 bine, buzdolabı satışının 1 milyondan 3 milyona, çamaşır makinesi satışının 824 binden 2,5 milyona, bulaşık makinesi satışının 282 binden 1,8 milyona, fırın satışlarının ise 339 binden 1 milyona yükseldiğini anlattı

“ARTIK HAYVAN İTHALİNE DE İHTİYACIMIZ OLMAYACAK”

Çalışanların sayısının 19,6 milyondan 28,8 milyona çıktığına değinen Erdoğan, şunları kaydetti:

“16 yılda, 9,2 milyon yeni istihdam ortaya çıkmış oluyor. İşçisinden emeklisine, engellisinden yaşlısına kadar tüm kesimlerin gelirlerinde yüzde binlere, 2 binlere varan artışlar sağladık. Kamu borç stokunun milli gelire oranını yüzde 60’tan son dönemdeki tüm olumsuzluklara rağmen yüzde 9’a düşürmeyi başardık. IMF’ye geldiğimiz zaman 23,5 milyar dolar borcumuz vardı. 2013’te ne yaptık? Bunu sıfırladık. Şimdi IMF’ye borcumuz var mı? Yok. Bay Kemal bunlar bize sizlerden geldi. Sıfırladık. Tarıma verdiğimiz destek ödemelerini yıllık 1,9 milyar liradan 15 milyar liraya çıkardık. Böylece, genel bitkisel üretimi yıllık 98 milyon tondan 115 milyon tona yükseltmeyi başardık. Özellikle katma değeri yüksek ürünlerde bu artış oranı yüzde 40’ı buldu. Büyükbaş hayvan varlığımız 9,9 milyon adetten 16 milyon adedin üzerine, küçükbaş hayvan varlığımız ise 32 milyon adetten 44 milyon adedin üzerine çıktı. İnşallah kısa bir zamanda artık hayvan ithaline de ihtiyacımız olmayacak. Bütün bunlara rağmen, halen ülkemizde et fiyatlarının yüksek seyretmesinin genel refah seviyemizin artması sebebiyle talepte yaşanan yükselişle ilgili olduğunu düşünüyorum. Ama şunu da söylüyorum, biz bu fiyatları bir defa şöyle rantabl seviyeye düşürmek için gerekirse cari açığı bile düşünmeden ithale gider ve piyasayı biz balans ederiz. Çünkü vatandaşımıza ucuz et, kıyma, kuşbaşı yedirmekte kararlıyız. Zaman zaman da bunu yapıyoruz. İnşallah bu meseleyi de yeni dönemde kalıcı bir şekilde çözeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin orman varlığını 1,5 milyon hektar artırarak bu konuda dünyadaki nadir ülkeler arasına girdiğini ifade ederek, barajların sayısının 276’dan 538’e, hidroelektirik santrallerin sayısının 105’ten 533’e, içme suyu tesislerinin sayısını 31’den 210’a çıkarıldığını söyledi. Erdoğan, ülkenin iftihar projesi olan GAP’ın özel bir eylem planı ile bitme aşamasına getirildiğini, Ilusu ve Silvan barajlarının tamamlanmasıyla GAP Projesi’nin zirveye ulaşacağını bildirdi.

“SAVUNMA SANAYİSİ ATILIMLARI KESİNTİSİZ DEVAM EDİYOR”

Savunma sanayinde, destek programlarının hayata geçirildiğini ve KOBİ’lere, araştırma, geliştirme ve tasarım merkezlerine, TEKNOPARK’lara, organize sanayi bölgelerine özel önem verildiğini ifade eden Erdoğan, “Savunma sanayi AK Parti döneminde, en büyük ilerlemeyi sağladığımız stratejik alanların başında geliyor. Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada büyük mücadeleler verdiği süreçte, savunma sanayisindeki yerlilik oranı yüzde 20’den yüzde 65’e çıkarmış olmamızın çok hayati katkılarını gördük. Helikopterlerden zırhlı araçlara, insansız hava araçlarından uçaklara, gemiler ve denizaltılardan uydulara, füzelerden elektronik haberleşme sistemlerine kadar her alanda savunma sanayimizin atılımları kesintisiz devam ediyor. ” dedi.

Türkiye’nin tüm şehirlerinin doğal gazın konforundan ve temizliğinden yararlanabilmesini sağladıklarını, nüfusun yüzde 80’inin doğal gaz kullanabilir hale geldiğini kaydetti.

Erdoğan, toplu konutta inşa ettikleri 837 bin konut ile şehirlerin çehresini değiştirdiklerini vurgulayarak, “İmar barışı ile devletimiz ile vatandaşlarımız arasında ihtilaf konusu olan, idareyi de yargıyı da uzun yıllar meşgul eden sorunlara köklü bir çözüm getiriyoruz.” dedi.

Sosyal yardımları, Türkiye’nin zenginliğini tüm kesimlere yayma aracı olarak gördüklerini  ifade eden Erdoğan, kimsesiz çocuktan yaşlısına, kadınından engellisine, genç kızından madde bağımlısına, terör mağdurlarından Romanlara kadar toplumun her kesimini kucaklayan bir sosyal yardım politikasını uyguladıklarını anlattı. Erdoğan, bu anlayışla iktidara geldiklerinde yılda 2 milyar lira olan sosyal yardım ödemelerini, bu yıl itibariyle 38 milyar liraya çıkardıklarını bildirdi.

“YURT DIŞI TEMSİLCİLİKLERİMİZİN SAYISINI 163’TEN 240’A ÇIKARDIK”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yurt dışı hizmetlerimizde, özellikle Dışişleri Bakanlığımız yanında, TİKA, Yurtdışı Türler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakfı gibi kurumlarımız aracılığıyla çok ileri bir noktaya taşıdık. Yurt dışı temsilciliklerimizin sayısını 163’ten 240’a, büyükelçiliklerimizin sayısını 93’ten 140’a çıkardık. Ülkemizin en önemli yurt dışı kalkınma kuruluşu olan TİKA’nın ofislerinin sayısını 12’den 61’e yükselterek, 170 ülkeyi kapsayan bir faaliyet genişliğine ulaştık. Bugün TİKA, yılda yürüttüğü 2 bin projeyle kendi alanında tüm dünyaya örnek olan başarı hikayeleri yazıyor.

Ülkemizde burslu olarak eğitim gören öğrenci sayısı şu anda 17 bini buldu. Yabancı öğrencileri söylüyorum. Her yıl 5 bin kişilik kontenjanla açılan Türkiye burslarına yapılan başvuru sayısı 10 binden 132 binin üzerine çıktı. Maarif Vakfımız 32 ülkedeki 165 okuluyla Türkiye’nin dünyadaki eğitim gücü olarak her yıl büyüyerek yoluna devam ediyor. Yunus Emre Enstitümüz dünya genelinde faaliyet gösteren 54 merkezi ile medeniyetimizi, tarihimizi ve kültürümüzü tüm dünyada tanıtıyor. “

“İNSAN SİYASET ARENASINA ÇIKTIĞINDA…”

Erdoğan, millete verdikleri tüm sözleri yerine getirmek için gece, gündüz çalıştıklarını belirterek, bu icraatları yaparken Türkiye’deki siyaset anlayışının Türkiye’nin geldiği seviyeyle çok da orantılı bir gelişme gösteremediğini vurguladı. CHP’yi eleştiren Erdoğan, “Ana muhalefet partisinin gerçekten çapsız, kalitesiz, kifayetsiz, içi de altı da boş siyaset tarzı ülkemizin en büyük handikabıdır. Halbuki insan siyaset arenasına çıktığında en büyük alternatifi olarak şöyle az çok ele gelecek, mücadele etmesi tat ve heyecan verecek bir rakip görmek istiyor.” diye konuştu.

“PSİKİYATRİ Mİ NÖROLOG MU YOKSA PENSİLVANYA’DAKİ ŞARLATAN MI OLUR” 

Eğer güçlü muhalefet yoksa o zaman demokrasinin güç bulamayacağına işaret eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Bizim karşımıza da çıka çıka CHP ve onun başındaki Kılıçdaroğlu gibi bir avane çıktı. Tabii Rabbimizin hikmetinden sual olmaz. Belki de hakkımızda böyle hayırlısı. Ama inanın ülkemiz ve milletimiz adına üzülüyoruz. Nasıl üzülmeyelim ki. Bu zat geçen perşembe günü bir televizyon programının canlı yayına katılıyor, orada epeyce bir esip gürlüyor ama söylediği şeylerin aslı astarı yok. Mesela, CHP’nin belediyecilikte başarılarını anlatırken Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı’nı örnek veriyor. Bu Belediye Başkanı’nın, Muğla’nın tüm ilçelerinde okul yaptırdığını, her yeri ana sınıfları, kreşlerle donattığını söylüyor. ‘Araştırın, gerçekten böyle bir şey var mı?’ dedim. Arkadaşlar araştırdılar, aradılar, taradılar, sordular, soruşturdular, Büyükşehir Belediyesinin Muğla’da yaptırdığı tek bir okul dahil bulamadılar. Hatta Muğla’nın yerel basını da seferber olmuş, onlar da epeyce aramışlar. Fakat sözü edilen eserlerden hiçbirini ortaya çıkartamamışlar. Hani birkaç okulu, tüm ilçeler diye söylersiniz, mübalağa etmiş der geçeriz. Ancak hiç olmayan bir şeyi dakikalarca ballandıra ballandıra anlatmanın adı nedir, doğrusu biz bilmiyoruz.

Konuyu erbabına havale ediyoruz, artık psikiyatrist mi olur psikolog mu olur nörolog mu olur yoksa Pensilvanya’daki şarlatan mı olur, orasını kendileri bilir. Sorunu çözecek birisini bulup bu işi bir neticeye bağlarlar herhalde. Bu zatın yalanlarını, palavralarını ortaya dökmekten, mahkeme önünde hesaplaşıp, tazminat almaktan yoruldum. Sadece bu örnek, değil önümüzdeki mahalli iradeler seçimlerinde CHP’li belediyeler tarafından yönetilen şehirlerde yaşayan halkımızı, maruz kaldıkları zulümden kurtarma sorumluluğumuzu göstermeye yeterlidir.”

“12 KASIM’DA BAŞVURULAR SONA ERECEK”

AK Parti olarak dün itibariyle belediye başkan adaylıkları için başvuruları almaya başladıklarını anımsatan Erdoğan, 12 Kasım’da adaylık başvurularının parti programı çerçevesinde sona ereceğini bildirdi.

Erdoğan, hedeflerinin öncelikle mevcut belediye başkanlarından yeniden aday göstereceklerini kesinleştirmek ve ilan etmek olduğunu ifade etti. Erdoğan, büyükşehirlerden başlayarak, diğer adaylarını da peyderpey açıklayıp, bir an önce seçim çalışmalarına başlamayı planladıklarını anlattı.

YSK’nin henüz seçim takvimini tamamen açıklamamakla birlikte mutat uygulamalara baktıklarında şubat ayının ortasında aday listelerinin resmen teslimi gerektiğini belirten Erdoğan, o tarih gelmeden tüm hazırlıklarını tamamlayıp sahaya çıkmış olacaklarını kaydetti.

Genel Merkezde tüm bu süreçlerin hazırlıklarının, yoğun şekilde elektronik ortamda devam ettiğini dile getiren Erdoğan, miting programı, kampanya malzemeleri dahil her ayrıntı üzerinde çalışıldığını vurguladı.

Erdoğan, “14 seçim ve halkoylaması oy oranlarımız, bize 31 Mart 2019’daki hedefimiz konusunda herhalde bir fikir veriyor. Elbette hedefimiz mahalli seçimlerin tamamındaki oy oranlarımızın üzerinde bir yere ulaşmaktır. İnşallah bunu da başaracağız. Genel Merkezimizle, teşkilatımızla, milletvekillerimizle, belediye başkan adaylarımızla, belediye meclis ve il genel meclis adaylarımızla, sandık müşahitlerimizle, mahalle, köy temsilcilerimizle, AK Parti’ye gönül vermiş, milyonlarla bir olup, milletimizin desteği ve Allah’ın izniyle 31 Mart 2019 gecesinde, zaferimizi inşallah kutlayacağız.” diye konuştu.

“OSMAN ÜZÜLME”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Kupası’nda Ampute Milli Futbol Takımı’nın penaltı atışları sonucunda dünya ikincisi olduğunu hatırlatarak, Takım Kaptanı gazi Osman Çakmak’ın bundan dolayı çok üzüldüğünü söyledi.

“Osman üzülme.” diyen Erdoğan, futbolda galibiyetin de mağlubiyetin de beraberliğin de hak olduğuna işaret etti. Erdoğan, “Sen artık bunları bilen bir gencimizsin. Avrupa şampiyonu olduk, dünya ikincisi olduk. Bundan sonrasında inşallah dünya şampiyonu oluruz. Şahsım, milletim adına Ampute Milli Takımımızı bu başarısından dolayı kutluyoruz.” dedi.

Erdoğan, hayatını kaybeden eski AK Parti Adana Milletvekili Ziyaeddin Yağcı ve işadamı Abdullah Tivnikli’ye Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi.

Osman KARATAŞ "Erenler Belediye Başkanlığı’na Adayım"

AK Parti’de siyaset yapmanın ayrıcalık olduğu vurgusu yapan Osman Karataş, 31 Mart 2019 Pazar günü yapılacak Yerel Seçimlerde yeniden Erenler Belediye Başkanlığı’na aday adayı olacağını açıkladı.

NEDEN ADAY ADAYI OLDUM?

2014 Yılında ki aday adaylığım döneminde, eşim hanım efendiyle sahada yaklaşık bin ev ziyaretinde bulundum.

Necip halkımızın dile getirdiği bir takım eksiklikler  bunlar ikili iletişim becerileriyle çok kolay halledilebilecek meselelerde yetkililere ulaşamayan vatandaş şikayetleri .

Bize işveren, eş veren, çocuklar veren  Erenler ilçeme olan borçluluk hissiyatım,

Erenler için genç ve dinamik vizyonla, uygulamak istediğim projelerimi hayata geçirebilmek, Erenler ilçemizdeki vatandaşlarımızın tamamını temsil edip onların sıkıntılarına çözüm aramak, daha yaşanası bir Erenleri oluşturmak ve aynı zamanda da onların fikir, destek ve dualarını almak niyetiyle aday adaylığı başvurusunda bulundum.

Görüntünün olası içeriği: Osman Karataş, iç mekan

NEDEN AK PARTİ’DEN?

Yaşımız gereği bizim bildiğimiz,  hizmeti tüm halkına eşit dağıtan tek hükümet AK Parti hükümetleri olduğu için.

16 yıl boyunca Türkiye’nin tek bir gün bile geri gitmeden ilerlediğine şahit oldum. Kimi zaman durdurmalarına, çekiştirmelerine, bölmeye çalışmalarına rağmen birer birer milletin desteği ile her zorluğu aşıp yoluna devam ettiğini gördüm. Yürüyecek menzili olmayan, derdi olmayan bir parti bu kadar engellemelerin karşısında duracak gücü kendisinde bulamazdı.

Ama AK Parti ve özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN tüm harici ve dâhili güçlerin karşısında inatla durmaya devam etti ve ediyor. İşte tamda burası beni bu partinin içerisine çeken sebep olmuştur.

Gerek yangına bir damla su taşımak olsun, gerek düşmana bir tane taş atmak olsun destek vermem gereken yerin AK Parti olduğu bilinciyle hem köşe yazıları yazıyor hem de gönül rahatlığı içerisinde AK Partimden aday adaylığı müracaatı için karar aldım.

Devletimizin ve Milletimizin ihyası için bizim AK Parti’ye ne kadar ihtiyacımız varsa AK Parti’nin de dinamikliğinin muhafazası için bize o kadar ihtiyacı olduğunu gördüm.

Cumhurbaşkanımızın bizler için koyduğu 2053 ve 2071 vizyonları da şahsımı AK Parti’ye bağlayan en büyük nedenlerdendir.

Otomatik alternatif metin yok.

Görüntünün olası içeriği: Osman Karataş, takım elbise

Daha önceleri 10 yıllık planlamaları yapamayan ülkeden, 60-70 yıllık planlar, vizyonlar belirleyen bir Türkiye’ye gelebilmenin verdiği cesaret, bu hayal ettiğimiz projeleri gerçekleştirerek sergilemenin üzerimize bir borç olduğunu düşündüm.

2053 ve 2071 vizyonlarına koşabilmenin ilk adımının 2019 yerel seçimleriyle 2023 hedeflerine ulaşmak adına çok çalışmamız gerektiğini fark ederek yola çıktık.

Gayret bizden Tevfik Allah’tan…

Görüntünün olası içeriği: Osman Karataş, takım elbise ve iç mekan

“Erenler’de gördüğüm eksiklikler”

 Erenler ilçesi mücavir alanında kalan, Sakarya nehrinin iki yakasının rekreasyonu ihtiyacı. Kafe, Restoran, Yürüyüş alanı, bisiklet yolları.

Çarşamba pazarı kapalı Pazar yeri, üstü güneş enerjili, çeşitli aktiviteler de kullanılacak sosyal modern alan.

 Erenlere yakışan modern ilçe girişi.

Çaybaşı Yeniköy’de yapılmayan şehir terası ve mesire alanı.

 Her mahalleye futbol sahası, isteğe bağlı basketbol, voleybol sahası.

 Teknolojiyi kullanan ilçe, ortak internet erişim alanları.

 Erenlerize 4 yıllık iki fakülte kazandırılması ’’20 bin öğrencinin gelmesi’’

Güneş enerjili şarjlı banklar…

1999 deprem şehitler anıtı.

Osman Karataş

Fakir fukara ile layıkıyla ilgilenen belediyecilik anlayışı.

Makam kapısı olmayan belediye başkanlığı…

Halkın etkin katılımıyla yönetilen belediyecilik anlayışı.

Köylü pazarı ve organik pazar.

Engelsiz park ve engelsiz sosyal donatılar.

Yaşlılarımızın zaman geçireceği sosyal mekânlar ’’cay bedava’’

Erenler Millet kıraathanesi

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

“Osman Karataş Kimdir?”

1967 yılında Trabzon’un Arsin ilçesinde doğdum. İlköğrenimi Merkez 100.yıl  İlköğretim okulunda tamamladım. Ortaokulu Arsin Çubuklu Köyü Ortaokulunda tamamladım.

 1980’da Trabzon Endüstri Meslek Lisesi’ne girdim ve 1984 yılında buradan mezun oldum.

Endüstri Meslek Lisesi yıllarımda sırasıyla sınıf başkanlığı, atölye başkanlığı ve okul öğrenci meclis başkanlığı görevlerini başarıyla yürüttüm.

1984 yılında üniversite sınavlarının ardından lisans eğitimimi almak için İstanbul 1. Tercihim olan İstanbul Üniversitesi iktisat fakültesine kaydımı yaptırdım.

Ekonomik yetersizlikler sebebi ile çok sevdiğim fakültemde okuyamadım.

2014 yılında yarım kalan lisans eğitimimi tamamlamak üzere,  University of West Hungary Sopron  Ekonomi Fakültesinin son sınıfında okumaktayım.

Hazırlık +4 yıl olana eğitim süresini bu öğretim yılında tamamlayacağım.

Orta derecede İngilizce ve Rusca bilmekteyim.

Ticaretle uğraşmaya başladım, çeşitli ticari kuruluşlara yönetim kurulu başkanlığı yaptım.

Görüntünün olası içeriği: Osman Karataş, takım elbise

1991yılında Dış Ticaret Şirketi ve Uluslararası Nakliyat Firması kurdum.

Gürcistan ,Azerbaycan, Rusya başta olmak üzere ihracat ve taşımacılık işleriyle iştigal ederek ülkemiz ekonomisine katkılarda bulunmaktayım.

Dönemi itibariyle çeşitli Stk ve yardım kuruluşlarında görev aldım, hepsinde üstün başarı gösterdim.

1996-2000 yıllarında Trabzon Ticaret odasında meclis üyeliği,

1988 yılında Karadeniz Şairler Yazarlar Derneğinde Kurucu Yönetim kurulu üyeliği.

Görüntünün olası içeriği: Hüseyin Kaşkaş ve Osman Karataş

Hemşeri derneklerinde aktif çalışmalarla, yardım ve yoksul çocuklara dair projeler ürettik.

2010 yılında kurulan Has Parti Sakarya il Yönetim Kurulu Üyeliği ve Ak Parti ile birleşene kadar,

İl Başkan Yardımcısı olarak görev yaptım.

2014 yılında yerel yönetim seçimlerinde Erenler ilçe Belediye Başkan Aday adaylığı için müracaat ettim.

Başarılı bir seçim çalışma dönemi geçirdik.

Genel Merkezimizin taktiri ile mevcut başkanımızla devam kararı alındı, o gün bu gündür belediye başkanımızın toplum tarafından taktir edilen tüm çalışmalarına destek olduk.

Görüntünün olası içeriği: Osman Karataş, takım elbise

Halen Sakarya Merkezli iki gazetede köşe yazarlığı yapmaktayım. Partimizin tüm politikalarını cani gönülden destekleyen makalelerimizle, halkımızı bilgilendirme görevini yürütmekteyim.

Partimizin yılmaz neferi olarak çalışmalarımıza devam etmekteyiz.

Cumhurbaşkanlığı sistemi referandumunda ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partimizin başarılı olması için tüm gayretimizle aktif çalışmalarda rol aldım.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, Osman Karataş dahil, takım elbise

Halen, ülkemize karşı girişilen hain darbe girişiminden sonra, darbeleri unutmamak, unutturmamak ve genç nesillere aktarmak adına kurulan, Sakarya Genel Merkezli,

15 Temmuz Milli İrade Derneğinde Kurucu Üye ve Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmaktayım.

Evli ve beş çocuk babasıyım, üç torun dedesiyim.

Görüntünün olası içeriği: 15 kişi, Osman Karataş ve Osman İbrahimbaş dahil, oturan insanlar ve kalabalık

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve ayakta duran insanlar

Görüntünün olası içeriği: 8 kişi, Mehmet Koç ve Osman Karataş dahil

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, Osman Karataş ve Hüseyin Kaşkaş dahil, gülümseyen insanlar, takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 10 kişi, Mehmet Koç ve Osman Karataş dahil, ayakta duran insanlar, takım elbise ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 6 kişi, Osman Karataş dahil, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 4 kişi, Osman Karataş dahil, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, ayakta duran insanlar, kalabalık ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 10 kişi, Osman Karataş dahil

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, açık hava ve yakın çekimGörüntünün olası içeriği: 1 kişi, yakın çekim

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, Osman Karataş dahil, gökyüzü, okyanus, açık hava ve su

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar, ağaç ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: ağaç ve açık hava

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Muharrem İnce'ye prompter yanıtı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Muharrem İnce’ye prompter yanıtı

SAKARYA-  Sabahattin Birinci  Habervole Haber  Müdürü

                   Fehmi DUMAN- Dernektürk Genel Yayın Yönetmeni

Sakarya mitinginde konuşan Cumhurbaşkanı  Recap Tayyip ERDOĞAN   Muharrem İnce’nin prompter iddiasına yanıt verdi. Erdoğan “Prompteri unutmuşum. Ben prompteri unutmadım, prompterin dersini veririm sana” ifadelerini kullandı.

İşte Erdoğan’ın konuşmasından önemli satır başları:

Türkiye’yi ekonomide hep birlikte satın alma paritesine göre 18’incilikten 13’üncülüğe yükselttik. Ekonomi diyorlar ya.

Milli gelirimizi hep birlikte 236 milyar dolardan 851 milyar dolara çıkardık. Ekonomi diyorlar ya.

Türkiye’yi hep birlikte yılda ortalama yüzde 5,7 büyüyen bir ülke haliene getirdik. Ekonomi diyorlar ya.

2002 yılında bizim AB’ye güya hala üye olacağız, IMF’ye borcumuz neydi 23,5 milyar dolar 2018’de ne oldu sıfır. Kim yaptı bunu, biz yaptık. Ekonomi diyorlar ya.

Ey bay Kemal, ey Muharrem siz bu işlerden anlamazsınız. Çırak bile olamadınız.

Türkiye geçtiğimiz 10 yılda neredeyse 8 milyon ilave istihdamla Avrupa ülkelerinin tamamı kadar yeni iş imkanı sağladı. Ekonomi diyorlar ya.

Siz bakmayın kur üzerinden oynanan oyunlara. Bunlar,Türkiye üzerinde oynanan manipülasyonlardır. İnşallah 24 Haziran’dan sonra bunlarla hesaplaşacağız.

Bay Kemal burayı da iyi dinle. Sizin otomobile motomobile kafanız basmaz. 2002’de 91 bin adet otomobil satılan Türkiye’de geçen yıl 723 bin otomobil satıldı.

91 bin nerede, 723 bin nerede? Hey gidi… Her eve otomobil giriyorsa, buzdolabı, çamaşır makinesi giriyorsa bir refah seviyesi var. Muharrem Efendi bunlar neyi gösteriyor, anlamıyor bunlar ya. Bula bula birbirlerini buldular, al birini, vur öbürüne.

Sakarya’ya 2002’ye kadar ne yapmışlar biliyor musun? 133 kilometre bölünmüş yol yapılmış. Biz buna 268 kilometre daha ekledik. Düşünebiliyor musunuz? 79 senede ne yapılmış? Biz 16 senede ne yapmışız?

HABER- FOTOĞRAF  Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

HABER- FOTOĞRAF  Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, açık hava

Görüntünün olası içeriği: Mustafa Kemal Cerrahoğlu

HABER- FOTOĞRAF  Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

Görüntünün olası içeriği: Mustafa Kemal Cerrahoğlu, gülümsüyor

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar, takım elbise ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, takım elbise ve açık hava

HABER- FOTOĞRAF  Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor ve açık hava

HABER- FOTOĞRAF  Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

HABER- FOTOĞRAF  Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

HABER- FOTOĞRAF  Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

Muharrem de duysun, Bay Kemal de duysun. 21 katrilyon yatırım yaptık. Ama onlara kalsa tarımda bir şey yapmadık, geliyoruz oraya. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’ni hayata geçiriyoruz. 28 bin kapasiteli stadyumumuz şehrimize yakışan bir eser oldu, beğendiniz mi? Ama çıkamadınız, benim gelip burada top oynayacak halim yok.

Sakarya’da bin yataklı şehir hastanemizin çalışmaları bitmek üzere. Onun da çalışmasını yapıyoruz, proje bitmek üzere. Eski stadın yerini millet bahçesi yapacağız. TOKİ orayla ilgili bir satış ahdi yapmış, TOKİ ile konuştum inşallah orayı millet bahçesi yapıyoruz. Çoluk çocuk oraya gidin, hep birlikte çimlerde yuvarlanın. İngiltere’nin Hyde Parkı varsa, bizim de Sakarya millet bahçemiz var.

Bazı cumhurbaşkanı adayları sistemi yanlış anlamış. Kral olacak sanıyorlar. Ali kıran baş kesen kesildiler. Gel bakalım Muharrem diye Kılıçdaroğlu’nun çağırdığı kişinin Afrin kahramanı Temel paşa ile söylediklerini duydunuz mu? Sen kimsin ya? Sana o apoletleri söktürmezler. Sen o apoletleri ziyaret ettiğin Selahattin Demirtaş’a mı takacaksınız?

Hale bak, benim 53 Kürt kardeşimin ölümü ile ilişkili kişi cumhurbaşkanı adayı. Muharrem efendi de onu ziyaret ediyor. Teröristten cumhurbaşkanı adayı olmaz. Kürt kardeşim bu oyunu bozacak. Onu ziyaret edenler oradan oy devşiririm sanıyorlar, devşiremeyeceksin.

Benim halkım türbe ziyareti gibi onu ziyaret edene cezayı sandıkta kesecektir. Biz 15 Temmuz’da 150 generalin apoletini sökmüşüz. Milletin kanını döken o alçaklar birer FETÖ teröristiydi. Onlarla bunu birbirine karıştırma. Metin Temel paşamız ise Afrin’de teröristlerle göğüs göğüse çarpışmış bir komutandır. Beni alkışlamış, ben başkomutanım. Ey Muharrem sen kendini ne zannediyorsun, çırak bile değilsin. Erdoğan Anayasa’ya göre zaten başkomutan. Cumhurbaşkanının kimsenin apoletini sökme gibi bir yetkisi yoktur. Yargı yapar bunu.

İnce’ye prompter yanıtı

Geçen gün öyle diyor. Prompteri unutmuşum. Ben prompteri unutmadım, prompterin dersini veririm sana. Ben kanaat önderleriyle yaptığımız iftarda, yanımdaki hoca efendi akşam namazını kılmak için çıktı. Ben konuşmamı yaparken dönüyordu, korumalar önünü kestiler, tekrar sandalyesine göndermediler. Bu beni rahatsız etti. Koruma müdürümü çağırdım ‘şurada hocaefeninin önünü kestiler’ bu benim ilim ehline gösterdiğim saygımdır bay Kemal, bay Muharrem. Öyle sosyal medyadan saldırmakla netice alamazsınız.

 

HABER- FOTOĞRAF  Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

HABER- FOTOĞRAF  Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

HABER- FOTOĞRAF  Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

HABER- FOTOĞRAF  Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

HABER- FOTOĞRAF  Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

HABER- FOTOĞRAF  Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

HABER- FOTOĞRAF  Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

 

AK Parti Milletvekili Adayları Sapanca’da

AK Parti Milletvekili Adayları Sapanca’da

AK Parti Sakarya Milletvekili Adayları, Sapanca İlçe Teşkilatı’nda düzenlenen programla, partililere tanıtıldı.

İlçe teşkilat binasında düzenlenen programa;  AK Parti İl Başkanı Fevzi Kılıç, AK Parti İlçe Başkanı Yunus Gümüşel, Sapanca Belediye Başkanı Doç. Dr. Aydın Yılmazer, Milletvekili Adayları; Çiğdem Erdoğan Atabek, Ekrem Yüce,  Kenan Sofuoğlu, Ali İnci ve Recep Uncuoğlu ile partililer katıldı.

Milletvekili adaylarıyla birlikte tüm ilçeleri ziyaret ettiklerini belirten AK Parti İl Başkanı Fevzi Kılıç, toplantı açılışında yaptığı konuşmada Sapanca ilçe teşkilatında güzel çalışmalar gerçekleştirildiğini söyledi.

24 Haziran’da gerçekleşecek seçimlerin tüm Türkiye için hayırlı olması dileklerinde bulunan Kılıç, “2002 seçimlerinden bu yana her seçimden alnımızın akı ile çıktık. Ama önümüzde öyle bir seçim var ki sorumluluğumuz büyük. Allah’ın izni ile bu seçimden de en iyi sonuçla çıkarız. Sakarya Milletvekili Adaylarımızın partimize, Sakaryamıza ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Seçim sürecinde her türlü çalışmaya, fedakarlığa ve mücadeleye hazır olduklarını ifade eden AK Parti Sapanca İlçe Başkanı Yunus Gümüşel ise “Çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmayacağız. Vatandaşımız ile iç içe olacağız” diye konuştu.

Adayların Sakarya’ya hayırlı olmasını dileyen Belediye Başkanı Doç. Dr. Aydın Yılmazer,  konuşmasında şunları kaydetti:

“79 tane aday adayının her birini incelendiğimizde gerçekten farklı ve üstün yönleri olan güzel insanlar. Adaylarımızın hepsi teşkilatımızdan gelen, emek sarf eden kişilerdir.  Ülkemize, şehrimize ve ilçemize hayırlı olsun.”

Program, konuşmalar sonrası Sakarya Milletvekili adayları; Çiğdem Erdoğan Atabek, Ekrem Yüce, Kenan Sofuoğlu, Ali İnci ve Recep Uncuoğlu’nun kendilerini tanıtan kısa konuşmaları ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Haber   Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

Haber   Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

Haber   Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

Haber   Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

Haber   Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

Haber   Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

Haber   Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

Haber   Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

Haber   Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ

Haber   Fehmi DUMAN    Sabahattin BİRİNCİ  

Cumhurbaşkanı Erdoğan Aydın’da

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Aydın İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Milletimizle birlikte çıktığımız bu yolda, bu kutlu mücadeleyi zafere ulaştırana kadar doğru bildiğimiz, hak bildiğimiz yolda yürümeyi sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Aydın İl Kongresi’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Spor Salonu önünde kendine bekleyenlere selamlama konuşması yaptıktan sonra kongrenin yapılacağı yere geçerek, partililere hitaben bir konuşma gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında 2023 Türkiye’sinin lokomotif şehirlerinden biri olarak gördükleri Aydın’da 16 Nisan halk oylamasında bekledikleri neticeyi alamadıklarını belirterek, bu sonuçla kendilerini yeterince anlatamadıklarını gördüklerini, düzenlenen kongreyle yeni bir döneme adım atarak daha çok çalışacaklarını ifade etti.

“BUGÜNKÜ ANA MUHALEFETİN KURTULUŞ SAVAŞINA ÖNCÜLÜK EDEN KADROYLA ALAKASI YOK”

Aydın’ın, Gazi Mustafa Kemal’in hatırasına hürmeten hâlâ CHP’ye çok ciddi desteği olduğunu gördüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydınlılara hitaben, “Sizin gönlünüzde yaşattığınız CHP’yle, şu anda muhalefet partisi sıfatını taşıyan CHP arasında hiçbir ilişki kalmamıştır. Gazi Mustafa Kemal’in CHP’si bu ülkenin Kurtuluş Savaşı’na öncülük eden kadro tarafından kurulmuştur, bugünkü CHP ise Türkiye’nin ikinci kurtuluş savaşı olarak gördüğümüz mücadele sürecine alenen ihanet eden, ülkemizin ve milletimizin düşmanı kim varsa onların değirmenini su taşıyan bir parti hâline dönüşmüştür” ifadelerini kullandı.

Türkiye bölücü terör örgütünün çukur eylemleriyle mücadele ederken, CHP’nin bu olayı, “bölge halkının PKK ile iktidarın uygulamaları arasında sıkışması” olarak ifade edebilecek kadar alçaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Hatta bu partinin milletvekilleri çıkıp, devlete karşı hendek hendek direnmekten söz edebilecek kadar şirazeyi kaybetmişlerdir. Bölücü örgütün meclisteki temsilcisi olan siyasi partinin başındaki zatla birlikte ‘iyi salladık’ diyen CHP yöneticileri gördük. Devletin güvenlik görevlilerini ‘faşist’, PKK’lı teröristleri ‘mağdur eylemci’ olarak niteleyen bu CHP’nin Aydınlı kardeşlerimizin hayalindeki partiyle hiçbir ilgisi, alakası olamaz.” dedi

“CUMHURİYETİMİZİN GERÇEK SAVUNUCUSU OLAN BİR PARTİ VARSA, O DA AK PARTİ’DİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Zeytin Dalı Harekâtı’na katılan askerlere destek olmak ve moral vermek için Hatay’a giden sanatçı, sporcu ve medya mensubunu eleştiren ana muhalefet partisi liderine yönelik olarak, “Kendi devletine, hükûmetine, askerine düşmanlık içine giren bir parti, nasıl olur da Cumhuriyetimizin kurucu partisi olduğunu iddia edebilir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de Cumhuriyetimizin gerçek savunucusu olan bir parti varsa, o da AK Parti’dir. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıldönümü olan 2023 yılında ülkemiz için belirlediğimiz hedefler bile, tek başına bu iddiamızı ispatlamaya yeter.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan kendilerinin Cumhuriyetin yüzüncü yılına hazırlık yaptıkları esnada Cumhuriyet Halk Partisi’nin teröristlerle birlikte yürüdüğünü, onların çukur kazmalarına destek verdiklerini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “CHP’lilerle karşılaştığınızda onları çevirin ve kendilerine şu soruyu sorun: ‘Cumhuriyetimizin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?’ Emin olun, hiçbiri de bu soruya verecek tutarlı bir cevap ortaya koyamaz, çünkü bunların böyle bir derdi yok. Siz bunların dillerinden adalet lafını eksik etmediklerine, adalet diye yollara düştüklerine bakmayın. Hazreti Mevlana, ‘Adalet ağaçlara su vermektir, adaletsizlik ise dikene su vermektir’ diyor. Bunlar hayatları boyunca olduğu gibi, bugün de sadece dikene su vermişlerdir, dikene su vermeye devam ediyorlar. FETÖ’sünden PKK’sına kadar terör örgütlerine savunmak adalet demek değildir. Ülkesine ve milletine hayırlı her işi baltalamak adalet değildir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ana muhalefet partisi liderinin kendisi hakkında sarfettiği sözlere yönelik olarak da şunları kaydetti: “Bu zannediyor ki, bende ağız var, her türlü ifadeyi kullanırım. Senin o kullandığın ifadeleri biz unuttuk, biz dahasına da muktediriz de bulunduğumuz makamlar buna müsaade etmiyor. Kendisinin sadece ahlakla ve onurla değil, aynı zamanda siyasetle, belagatle, fikirle de uzaktan yakından ilgisi olmayan sözlerini asla muhatap almıyor, cevaba değer bulmuyorum.”

“FAİZİN KHK İLE DÜŞECEĞİNİ SANACAK KADAR CAHİL”

Şahsi meselelerini bir kenara bırakabileceklerini ama ülkenin ve milletin çıkarları söz konusu olduğunda gözlerinin kimseyi görmeyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorumlulukları gereği bazı şeyleri cevaplamadan geçemeyeceklerini ifade etti. “İfadelerine baktığımızda, bir insan nasıl bu kadar cahil olabilir, nasıl bu kadar ülkesinden ve dünyadan bihaber olabilir, açıkçası anlayamıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Mesela bu zat faizin kanun hükmünde kararnameyle düşeceğini sanıyor. Mesela bu zat istihdamın kanun hükmünde kararnameyle sağlanabileceğini sanıyor. Mesela bu zat ticari borçların kanun hükmünde kararnameyle sıfırlanabileceğini düşünüyor. Mesela bu zat iç ve dış borçların kanun hükmünde kararnameyle hallolabileceği hayalini kurabiliyor. Hatta bu zat çalışmayan adam borçlanıp kendine beyaz eşya alıyor, sonra da borcunu ödeyemeyip tefeciye mahkûm oluyor, ‘ben bu düzeni bozacağım’ diyor. Aman ya Rabbim, bu ne cehalet ya, bu ne cehalet.”

“EKONOMİK BÜYÜME BAŞARISINI BİLE DEĞERSİZ HÂLE GETİRMEYE ÇALIŞTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan dünyada herkesin Türkiye’nin yüzde 4’lük büyüme başarısını konuştuğunu, söz konusu zatın kendi aklınca onu da değersiz hâle getirmeye çalıştığını, ama eline, yüzüne bulaştırdığını söyledi. “Daha büyüme oranın ne olduğunu, nasıl ortaya çıktığını, ne şekilde hesaplandığını bilmeyen bu adama kimse Türkiye’yi emanet etmez” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini sözlerinin devamında, “Nitekim bu kişi Genel Başkan olduğu 2010 yılından bu yana girdiği tüm seçimleri kaybetmiştir. İnanın sorun kaç seçim kaybettin diye, onu da bilmez.2010 anayasa halkoylamasını kaybetmiştir, 2011 milletvekilliği seçimlerini kaybetmiştir, 2014 Cumhurbaşkanlığı ve mahalli idareler seçimlerini kaybetmiştir, 2015 Haziran ve Kasım milletvekilleri seçimini de kaybetmiştir, 2017 Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi halk oylamasını da kaybetmiştir. Ama hakkını yememek de lazım, bu arada partisinin kongrelerinde hepsini de kazanmıştır. Partisinin kongrelerinde hepsini kazanıyor, başarısı burada zaten” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin devamında CHP’ye gönül veren vatandaşlara seslenerek, “Bu kadar başarısız birisiyle nereye gideceksiniz? Kurtulun ya, kurtulun bundan! Kurtulun da Türkiye biraz şenlensin. Türkiye demokrasiyi görsün, bununla demokrasiye görmek de mümkün değil. Niye? Çünkü demokrasi güçlü muhalefetle güç kazanır. İktidar var, ama güçlü muhalefet yok” şeklinde konuştu.

“PARTİSİNİN HAKKÂRİ MİTİNGİNDE TÜRK BAYRAĞI YOKTU”

Ana muhalefet partisi lideriyle ilgili değerlendirmelerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çukur eylemlerinde PKK’yla mücadele ettik, bu zatı bölücü örgütün yanında gördük. Ya böyle bir şey olabilir mi? Ne işin var senin bölücü örgütün yanında? Hakkâri’de partisinin mitingi var, partisinin bir tane bayrağı yok, Türk Bayrağı yok, Türk Bayrağı yok. Ya bunun Türk Bayrağıyla zaten alakası yok, çünkü orası Hakkâri. Ama biz Hakkâri’ye ne zaman gittiysek bayrağımızla gittik, partimizin bayrağıyla gittik” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin devamında 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişimlerinde FETÖ’yle mücadele ederken söz konusu zatı yine karşılarındaki ihanet çetesinin yanında bulduklarını hatırlatarak, “Şimdi de Afrin Operasyonuna bakışını terörle mücadele olarak değil, savaş-barış denklemiyle izah ederek PYD’nin safında yerini almıştır. Türkiye’nin sanatçılarına, sporcularına, medya mensuplarına hakaret edecek kadar zıvanadan çıka bu zatı ben sizlere, milletime havale ediyorum” değerlendirmesinde bulundu.

“HAK BİLDİĞİMİZ YOLDA YÜRÜMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Terörle mücadele için hayatlarını ortaya koyan askerlere, polislere, jandarmalara, güvenlik korucularına hakaret edenlerin ana muhalefetin başındaki zatın yol arkadaşı ve destekçisi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu zat, 15 Temmuz’a ‘tiyatro’ diyerek, Türkiye’nin yakın zamanda karşılaştığı en büyük ihanet girişimine kanlarıyla, canlarıyla engel olan milletimize bizzat kendisi hakaret etmiştir. Çünkü bu zat, ‘aman Afrin şehir merkezine girmeyin’ diyerek, askerlerimize destek için sınıra gidenleri istiskal ederek, bu büyük mücadeleye saygısızlık etmiştir. Bu zat, kaybettiği her seçimden sonra, kendisini değil de milletimizi suçlayarak, aslında size de hakaret etmiştir. Biz onun yaptıklarını yapmayacağız, onun gibi asla olmayacağız. Milletimizle birlikte çıktığımız bu yolda, bu kutlu mücadeleyi zafere ulaştırana kadar doğru bildiğimiz, hak bildiğimiz yolda yürümeyi sürdüreceğiz.”

Sanatçıların başlarının tacı, sporcuların gönüllerindeki yerlerinin başköşe olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Medya mensupları, zaman zaman kendileriyle anlaşamasak da, daima saygıyı hak eden arkadaşlarımızdır” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin devamında, “Daha dün, şu anda hepsi de terör örgütü üyeliğinden aranan DHKP-C’nin militanlarını ‘sanatçı’ diye Meclis’e getirip basın toplantısı düzenleyenler, elbette askerimizin yanında yer alan gerçek sanatçılardan rahatsız olurlar” ifadesini kullandı.

“AYDIN’DA 15 MİLYAR LİRALIK YATIRIM GERÇEKLEŞTİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda Aydın’a yapılan yatırımlara değindi. Göreve geldikleri günden bu yana 81 vilayetiyle Türkiye’yi kalkındırmanın, geliştirmenin çabası içinde olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın’a son 15 yılda 15 milyar liralık yatırım yaptıklarını bildirdi. Eğitimde 3 bin yeni derslik yapıldığını, 6 bin kişilik yükseköğrenim yurtlarının faaliyete geçtiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta da 19’u hastane olmak üzere 36 tesisi şehre kazandırdıklarını belirtti. Aydın’da 114 kilometre olan bölünmüş yola 267 kilometre daha eklediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haziran ayında Ege ile Akdeniz’i birbirine bağlayacak olan ve yaklaşık 3,5 katrilyon liralık yatırım bedeli bulunan Aydın-Denizli-Antalya otoyolunun ihalesinin yapılacağı bilgisini paylaştı. Antalya-Burdur-Denizli-Aydın-İzmir hızlı tren hattının 2023 projelerinden biri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 141 yıllık bir hayal olan, Adnan Menderes’in de yapımını çok arzu ettiği, Türkiye’nin ve dünyanın en büyük barajlarından Çine Barajı’nı inşa ederek, açılışını bizzat kendisinin yaptığını söyledi.

Önümüzdeki dönemde Aydın’ı yine dev projelerle, büyük yatırımlarla, görülmemiş hizmetlerle tanıştırmaya devam edeceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını birlik beraberlik vurgusuyla tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin kaybedecek tek bir saniyesi bile yoktur"

AK Parti Trabzon İl Kongresi’ne katılarak bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amerika’nın bir an önce Mümbiç’in denetimini terör örgütünden alıp bölgenin gerçek sahiplerine devretmesi gerekiyor. Biz, bu kardeşlerimizle birlikte kısa sürede Mümbiç’i ayağa kaldırır, ülkemizde yaşayan bölge halkının evlerine dönmesini sağlarız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Trabzon 6. İl Kongresi’ne katıldı. Kongre öncesinde Hayri Gür Spor Salonu önünde kendisine sevgi gösterisinde bulunan vatandaşlara bir selamlama konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra salona geçerek partililere hitap etti.

Konuşmasına, 16 Nisan halk oylamasında yüzde 66’lik “evet” oranıyla kendisine destek olan Trabzonlulara teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 seçimlerine kadar bu heyecanı ve kararlılığı sürdürmelerini beklediğini ifade etti.

“MUHSİN YAZICIOĞLU YERLİ VE MİLLÎ BİR DAVA ADAMIYDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında vefatının dokuzuncu sene devriyesinde Büyük Birlik Partisi’nin kurucusu Muhsin Yazıcıoğlu’nu rahmetle ve saygıyla yâd ettiğini ifade etti.

Kendisinin tanıdığı Muhsin Yazıcıoğlu’nun vatan ve millet aşığı, yerli ve millî bir dava adamı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Eğer hayatta olsaydı, eminim 15 Temmuz’da darbecilere karşı bizimle omuz omuza mücadele verirdi. Eminim Fırat Kalkanı Harekâtından bizim kadar heyecan ve gurur duyardı. Eminim Zeytin Dalı Harekâtımızdaki başarımızdan bizim kadar samimi şekilde o da aynı heyecanı duyardı” şeklinde konuştu.

“YETERSİZ KALAN HİÇBİR BÜROKRAT BULUNDUĞU MAKAMI FUZULİ YERE İŞGAL ETMESİN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan millete bir söz verdiklerini, bu sözü tutabilmek için günün 24 saatini 48 saat gibi yaşamak zorunda olduklarını vurguladı. “Türkiye’nin her alanda çözüm bekleyen bunca meselesi varken, 81 vilayetimiz, 81 milyon vatandaşımız hizmet beklerken, dünyadaki milyonlarca kardeşimizin kalbi bize yönelmişken, nasıl yorulmaktan şikâyet edebiliriz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan tüm teşkilatlardan, bürokraside bu hissiyatı paylaşan arkadaşlarından aynı gayreti beklediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Son zamanlarda bürokrasinin ağır işlediğine dair şikâyetler gelmeye başladı. Buradan açıkça söylüyorum; sorumluluk almaktan çekinen, imza atmaktan imtina eden, mevcut projeleri süratle yürütmekte, yeni projeler üretmekte yetersiz kalan hiçbir bürokrat bulunduğu makamı fuzuli yere işgal etmesin. Bunun affı yok, versin istifasını çeksin gitsin. Bizim işimiz var, yapacağımız çok şey var.”

“TÜRKİYE’NİN KAYBEDECEK TEK BİR SANİYESİ BİLE YOKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimsenin yokluğunun bu ülkede herhangi bir boşluğu veya eksikliği ortaya çıkarmayacağını, bürokrasinin içinde ve dışarısında bu ülkeye hizmet edecek pek çok yetişmiş insanımız olduğunu söyleyerek “Türkiye’nin kaybedecek tek bir saniyesi bile yoktur. Her alanda çok çalışmak ve hızlı hareket etmek zorundayız. Geçmişte yapılan yanlışların, zaafların faturasını bugün biz ödüyoruz. Savunma sanayiinde yıllarca bu ülkede ciddi anlamda bir iş yapılmamış. Şayet bizim bu konuyu bizzat himayemize aldığımız 2004 yılından bu yana gerçekleştirdiğimiz hamleler olmasa, inanın bana, şu operasyonların hiçbirini yapamazdık” ifadelerini kullandı.

Bugün mercek altına alınan her konuda hâlâ ciddi eksiklerle, ciddi sabotajlarla karşı karşıya olunduğunu gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli silah sanayimizdeki gelişmelere değindi.

Bu imkânlar olmamış olsaydı şimdi Afrin’deki başarıların elde edilemeyeceğini tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yönetim sistemiyle birlikte iş yapma konusunda büyük bir zihniyet devrimini hayata geçireceklerini ve Türkiye’nin çok daha büyük başarılara ulaşacağını söyledi.

“SON 15 YILDA TRABZON’A 21 KATRİLYON LİRALIK YATIRIM YAPTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında Trabzon’un yakın dönemde geçirdiği değişim ve dönüşüme değindi. Son 15 yılda Trabzon’a 21 katrilyon liralık yatırım yaptıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitimde 2 bin 751 yeni derslik, 8bin 500 kişilik yükseköğrenim yurtlarını hizmete aldık. Trabzon’a yeni bir devlet üniversitesi daha kuruyoruz. Akçaabat’ta kurulacak bu yeni üniversitemizle Trabzon yükseköğrenim alanında yeni bir imkâna daha kavuşacaktır. Sağlıkta 16’sı hastane olmak üzere 45 tesisi şehrimize kazandırdık. Şimdi bir de Trabzon’a 900 yatak kapasiteli şehir hastanesini kuruyoruz. TOKİ vasıtasıyla yaptığımız 7 bin 900 konutla şehrimizin çehresini değiştirdik. Trabzon’un 73 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğu 213 kilometreye çıkarttık. Hâlen yatırım bedeli 4 katrilyon lira olan 22 ayrı yol projesinin inşası sürüyor. Zigana Tüneli de Trabzon’un geleceğine damga vuracak projelerden biridir. Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya bağlayan bu önemli ticaret ve turizm yolunu da inşallah önümüzdeki yıl bitiriyoruz. Erzincan-Trabzon arasında yapacağımız yeni demir yolu da şehrimizin cazibesini artıracak bir başka projedir.”

“BUNLARIN DERDİ TERÖRİZMLE MÜCADELE DEĞİL, BÖLGEMİZİ YENİDEN TANZİM ETMEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye’yi büyütme, Türk milletini güçlendirme mücadelesinde önlerine hem içeride, hem dışarıda pek çok engel çıkartıldığını, hâlen de çıkartılmaya devam edildiğini kaydetti.

Türkiye’yi bölgede yaşanan kaosun içine çekmek için kullanmadık araç bırakmadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütleriyle yoldaş olanların, dışarıya karşı hakikatleri ters düz edip ülkemizi zan altında bırakmaya kalktıklarına dikkat çekti.

Suriye’de hayatta kalma mücadelesi veren Türkmenlere yardım için gönderilen tırların önünü içimizdeki hain iş birlikçileri vasıtasıyla keserek, bunların görüntüleriyle ülkemizi köşeye sıkıştırmaya kalktıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu yapanlar tek misyonu ülkemize karşı düşmanlık olan bir terör örgütüne 5 bin tır ve 2 bin kargo uçağı dolusu silahı teslim ettiler. Tabii bununla da kalmayıp aynı terör örgütüyle iş birliği içinde bölgemizin altını üstüne getirmek pahasına güya mücadele ettikleri DEAŞ’lıların sıkıştıkları Rakka’dan güvenle başka yerlere geçmelerine yardım ettiler. Baktık ki bunların derdi terörizmle mücadele değil, bölgemizi yeniden tanzim etmek. Kararı verdik ve sahaya girdik” şeklinde konuştu.

Bu kapsamda ilk olarak Fırat Kalkanı Harekâtı ile terör koridoru projesine ilk darbeyi vurduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından Zeytin Dalı Harekâtı ile bu koridoru Akdeniz’e bağlama çabasının önünün kesildiğine dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah, kısa sürede Tel Rıfat’ı da kontrol altına alarak, bu harekâtı hedefine ulaştıracağız” diye konuştu.

“MÜMBİÇ KONUSUNDA VERİLEN SÖZLERİN YERİNE GETİRİLMESİNİ BEKLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gittiği her yere huzur, güven ve düzen getirdiğini gören bölgedekilerin, Türkiye lehine gösteriler yaparak terör hamilerine adeta şamar üstüne şamar vurduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de muhataplarımızdan, bize Mümbiç konusunda en başından beri verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesini talep ediyoruz. Terör örgütünün Mümbiç’e ilk geldiği 2016 yılındaki görüşmelerimizde, Başkanlarından Dışişleri ve Savunma Bakanlarına, Ulusal Güvenlik Danışmanlarından Genelkurmay Başkanlarına kadar her seviyede verilen sözler var” ifadelerini kullandı.

Yönetimin değişmiş olabileceğini ama devlette devamlılığın esas olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için, Amerika’nın bir an önce Mümbiç’in denetimini, terör örgütünden alıp bölgenin gerçek sahiplerine devretmesi gerekiyor. Biz, bu kardeşlerimizle birlikte, kısa sürede Mümbiç’i altyapısı ve üstyapısıyla ayağa kaldırır, ülkemizde yaşayan bölge halkının bir an önce evlerine dönmesini sağlarız” değerlendirmesinde bulundu.

“GÖRDÜĞÜMÜZ HİÇBİR TERÖRİSTİ AFFETMEZ, İNDİRİRİZ”

“Şayet terör örgütü buradan çıkartılmazsa, o zaman bu işi, bölge halkıyla birlikte biz yapmak mecburiyetinde kalırız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları kaydetti: “Hiç kimse kusura bakmasın, ülkemizin ve milletimizin bekasının söz konusu olduğu bir yerde, kimsenin taktik hesabı, konjonktürel siyaseti bizi bağlamaz. Biz elbette müttefiklerimize silah doğrultmayız. Ama gördüğümüz hiçbir teröristi de affetmez, indiririz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı durumun Kuzey Irak için de geçerli olduğunu vurguladı. “Kandil ve Sincar’daki teröristler derhal boşaltılmazsa bu işi bizzat yapmak bizim için kaçınılmaz bir durum hâline dönüşür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Topraklarının egemenliği konusunda hassas olanlardan bu hassasiyeti önce terör örgütlerine karşı göstermelerini bekliyoruz. Hassassanız, terör örgütünün orada ne işi var? Teröristlerin cirit attığı bir yerde egemenlik lafı etmek boş bir iştir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ne Suriye’de, ne Irak’ta kimsenin tek karış toprağında gözümüzün olmadığını tekrarlayarak, her iki yerde de öncelikli amacın ülkemize yönelik tehditleri ortadan kaldırmak olduğunun altını çizdi.

Güney sınırlarımızın ötesindeki her istikrarsızlığın tarih boyunca olduğu gibi bugün de ülkemize ciddi bir sığınmacı akınına yol açtığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün için Irak’tan gelen 50 bini aşkın mültecinin topraklarımızda olduğunu bildirdi.

“ADIM ATTIĞIMIZ HER YERDE SAMİMİ BİR SEVGİ VE UMUTLA KARŞILANIYORUZ”

Sınır ötesi operasyonlarla bölge halkının huzurunu ve güvenliğini tesis ederek topraklarımızdaki sığınmacıların yurtlarına dönmelerinin de amaçlandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dikkat ederseniz, gittiği hiçbir yerde ülkemize işgalci gibi davranılmıyor. Tam tersine, adım attığımız her yerde samimi bir sevgiyle ve umutla karşılanıyoruz. Diğer ülkelerle ve terör örgütleriyle bizim aramızdaki fark budur” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Çünkü biz Türkiye’yiz, çünkü biz Türk milletiyiz. Anadolu’daki bin yıllık varlığımız boyunca biz mücadeleyi hep verdik. Karşımızdakiler hep farklı kimliklere, farklı kılıklara, farklı isimlere sahip olsa da aslında hep aynı düşman vardı. Bize bırakınız bu toprakları, dünyada yaşamayı çok görenlere karşı verdiğimiz mücadele kıyamete kadar bitmeyecektir. Dün ecdadımız Avrupa’nın göbeğine kadar ilerlediği hâlde geride sadece eserler bırakmıştır. Bugün bizim mahremimize girenlerin geride ne bıraktığını biz Musul’dan biliyoruz, Rakka’dan biliyoruz, Halep’ten biliyoruz, Gazze’den biliyoruz. Aynı görüntülerin ülkemize yaşatılmasına asla izin vermeyeceğiz. Bunun için gerekiyorsa sınırlarımız boyunca yığılan terör örgütlerinin üzerine sonuna kadar gideceğiz, nereye kadar kaçarlarsa oraya kadar kovalayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan,AK Parti Sakarya 6. Olağan İl Kongresine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Sakarya İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Bizim hiç kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur. Ne komşularımıza ne de diğer ülkelere hiçbir zaman husumetle yaklaşmadık, yaklaşmıyoruz. Hiçbir ülkeyle de ilişkilerimizi zedelemek istemiyoruz. Türkiye’nin dostluğunun kıymeti ancak kaybedilince anlaşılır. Biz her zaman komşularımızın, kardeşlerimizin kendinden emin olduğu, sırtını dayadığı, itimat ettiği bir ülke olduk” dedi.





Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Sakarya 6. Olağan İl Kongresine katıldı. Serdivan Kapalı Spor Salonunda düzenlenen kongre öncesinde kendisini bekleyen vatandaşlara selamlama konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra kongrenin yapılacağı salona geçerek partililere hitap etti.

“SIRF ÇIKARLARI İÇİN DÜNYAYI AYAĞA KALDIRANLARDAN OLMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, ülkemizin gönül coğrafyasının 780 bin kilometrenin kat kat ötesinde olduğunu ifade ederek “Kalbimizin bir yarısı İstanbul, Diyarbakır, Trabzon, Antalya, İzmir ise, diğer yarısı Halep’tir, Kerkük’tür, Kudüs’tür, Sancak’tır, Buhara’dır, Urumçi’dir. Biz Edirne’nin, Yozgat’ın, Erzurum’un meselesiyle hemhâl olduğumuz kadar Kırım’daki, Kafkasya’daki, Türkistan’daki, Afrika’daki, Güney Asya’daki sıkıntılarıyla da dertleniyoruz. Ülkemiz ve milletimiz için çalıştığımız kadar dünyanın dört bir yanındaki ezilenler için de mücadele veriyoruz” dedi.

Kendilerinin sırf çıkarları için dünyayı ayağa kaldıranlardan, petrol, altın, elmas için coğrafyamızı kan gölüne çevirenlerden de asla olmadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “insanı yaşat ki devlet yaşasın” diyen bir medeniyetin temsilcileri olarak herkes için adalet, hürriyet, güven ve istikrar istediklerini söyledi.

“BEBEK CESETLERİNİN SAHİLE VURMADIĞI BİR DÜNYANIN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ”

Sömürünün olmadığı, bebek cesetlerinin sahile vurmadığı, Akdeniz’in karanlık sularının on binlerce masum için kabristana dönüşmediği daha merhametli bir dünyanın mücadelesini verdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Gazze’de, Doğu Guta’da top oynayan çocukların savaş uçakları tarafından vahşice katledilmediği bir bölgenin hayalini kuruyoruz. Biz hiç kimsenin ötekileştirilmediği, hiç kimsenin baskı, zulüm, işkence görmediği dünyaya kavuşmasının kavgasını veriyoruz. Bizim mücadelemiz ikbal değil istikbal mücadelesidir. Bizim kavgamız çıkar değil hak ve adalet kavgasıdır. AK Parti’ye gönül veren, bu kutlu çatı altında hizmet eden her bir yol arkadaşımın hedefi, gayesi, evet kızılelması budur. Unutmayın, bizim kızılelmamız sonu belli olan değil, bizim kızılelmamız ilayı kelimetullahtır. İnşallah son nefesimize kadar yılmadan, yorulmadan, zorluklar karşısında asla pes etmeden bu mücadeleyi sürdüreceğiz. İşte neredeyiz bugün? Afrin’de. Niye, işgal için mi? Toprak almak için mi? Hayır. Ülkemizi taciz eden teröristler var ya işte biz o teröristleri kovalıyoruz. Zannediyorum şimdi herhâlde 3 bin 500’e ulaşmıştır ama buraya gelmeden önce rakam 3 bin 300’dü, etkisiz hâle getirdiğimiz teröristler” şeklinde konuştu.

“ŞEHİTLERİN KANLARINI YERDE BIRAKMAMAKTA KARARLIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençliğe inanmayanların olduğunu kaydederek, “Bu gençliğe inanmayanlar var. Niye inansınlar ki? Onlar Kandil Dağı’nda veriyorlar 14-15 yaşındaki çocuğun eline tüfeği, nasıl adam öldürülür, onu öğretiyorlar. Biz ise veriyoruz eline tableti, nasıl dünyaya istikamet çizilir, onu öğretiyoruz. Farkımız bu. Onun için inşallah önümüzdeki mart yerel seçimleri, ardından kasım Hükûmet Sistemi Cumhurbaşkanlığı seçimi, buna çok iyi hazırlanmamız lazım” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta Sakarya’nın yiğit evladı, şehit Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk olmak üzere tüm şehitleri rahmetle yâd ettiğini ifade ederek, “Ölürsek şehit, kalırsak gaziyiz diyerek üzerlerine atıldıkları katil sürülerini darmadağın eden kahramanlarımıza, terörle mücadele şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum” dedi. Millet olarak ne yapılırsa yapılsın, şehit ve gazilere olan borcun ödenemeyeceğinin farkında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehitlerin kanlarını yerde bırakmamakta da kararlıyız. Nasıl şehit kaymakamımızın kanını yerde koymadıysak, yurt içinde ve dışında bekamıza kasteden soysuzlardan da işledikleri cinayetleri muhakkak soracağız, soruyoruz. Nasıl ki Türkiye tüm imkânsızlıklara rağmen, bir asır önce bekasına yönelik senaryoları Çanakkale’de, Sakarya Meydan Savaşı’nda paçavraya çevirmişse bugün de aynısını yapacak güç ve kudrete sahiptir” dedi.

ANADOLU’YU YURT EDİNMENİN BEDELİNİ BİN YILDIR FAZLASIYLA ÖDEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu ülkenin ihsanla, lütufla birilerinin kolları ve kanatları altında kurulmadığını, bu toprakları 1071’den beri şehitlerin kanları ile yoğurularak vatan kıldığımızı belirtti. Anadolu’yu yurt edinmenin bedelinin bin yıldır fazlasıyla ödendiğini, hâlâ da ödemeye devam edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Hafıza tazelemek isteyenler gitsinler yakın tarihlerine baksınlar. Boylarından büyük laflar edenler gitsinler masal yerine önce iyi bir tarih kitabı okusunlar. Sakarya Meydan Muharebesi’nde salamura olmaktan nasıl kurtulduklarını, denize dökülerek buraları nasıl terk ettiklerini çok iyi öğrensinler” dedi.

Ülke olarak hiç kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüzün olmadığını bir kez daha tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, komşulara ve diğer ülkelere hiçbir zaman husumetle yaklaşmadıklarını, hiçbir ülkeyle de ilişkileri zedelemek istemediklerini söyledi. Türkiye’nin dostluğunun kıymetinin ancak kaybedilince anlaşılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz her zaman komşularımızın, kardeşlerimizin kendinden emin olduğu, sırtını dayadığı, itimat ettiği bir ülke olduk. Vatandaşlarımızın hak ve hukukunu koruma noktasında nasıl tavizsiz olmuşsak, diğer ülkelerle iş birliğimizi geliştirmekte de o derece titiz davrandık. Önümüzdeki dönemde de aynısını yapacağız. Kendimizle beraber bölgemizin de güvenliği için çalışmayı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Sakarya’nın son 16 yıldır demokrasinin, millî iradenin, AK Parti’nin adalet ve kalkınma mücadelesinin en güçlü destekçilerinden biri olduğunu söyledi. Sakaryalılara 16 Nisan referandumunda yüzde 68 gibi Türkiye ortalamasının çok üstünde bir oran ile evet demesi dolayısıyla teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 seçimlerinde de Sakarya’dan benzer bir tablo beklediğini ifade etti.

“SAKARYA’YA SON 15 YILDA 19 KATRİLYON LİRALIK YATIRIM YAPTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2019’a giden süreçte en büyük referans kaynaklarının yaptıkları hizmetler olduğunu ifade ederek Sakarya’ya son 15 yılda 19 katrilyon liralık yatırım yaptıklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitimde 2 bin 900 yeni derslik inşa ettik Sakarya’da, 9 bin 400 yatak kapasiteli yükseköğrenim yurtlarını şehrimize kazandırdık. Önümüzdeki yıl Pamukova’da 250 kişilik bir yurt daha açıyoruz. 100 bin öğrencisiyle Türkiye’nin en büyük üniversitelerinden birine sahip Sakarya’ya ikinci bir devlet üniversitesi daha kuruyoruz. Sporda 28 bin seyirci kapasiteli bir stadyumu Sakaryalı sporseverlere armağan ettik. Sağlıkta 15 yılda 43 adet tesisi sizlerin hizmetine sunduk. İçinde 200 yataklı kadın-doğum ve çocuk hastalıkları hastanesinin de olduğu 7 sağlık tesisimizin inşası sürüyor. Bunların dışında şimdi bir hazırlığımız var, o da inşallah 1000 yataklı bir şehir hastanesi inşası için çalışmalarımız sürüyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan toplu konutta Sakarya’da 7 bin 400 konut projesini hayata geçirdiklerini ifade ederek şunları kaydetti: “Sakarya’ya 2002 yılına kadar 133 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı. Biz 15 yılda buna 211 kilometre daha ilave ettik. Ankara-İstanbul yüksek hızlı tren projesi sadece Ankara ve İstanbul’un değil aynı zamanda Sakarya’nın da en önemli projelerinden biri. Sadece hızlı treni değil Sakarya’ya hızlı tren fabrikasını kurmak da bize nasip oldu. Bu fabrika hızlı tren setlerini ve metro araçlarını üretiyor. Şu ana kadar 166 adet tren setinin üretimi burada tamamlandı. Gebze-Sabiha Gökçen-Yavuz Sultan Selim Köprüsü-yeni havalimanı-Halkalı hızlı tren projemizin yapım ihalesine bu yıl çıkıyoruz. Uzunluğu 224 kilometre olan bu hat, İpek Demiryolu güzergâhının ülkemizden geçen bölümünün Avrupa bağlantısını oluşturan kısımlarından biri, maliyeti 8,5 katrilyon lira olan bu hızlı tren hattını 2023 yılında hizmete açmayı hedefliyoruz.”

“MİLLET EN BÜYÜK HAKEMDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında kendilerinin ana muhalefet partisi gibi istismar siyaseti değil hizmet, proje ve eser siyaseti yaptıklarını ifade etti. Ana muhalefetin FETÖ’ye destek vermekten, bölücü terör örgütüne payende olmaktan arta kalan vaktini çok lüzumsuz işlerle harcadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların Türkiye’de dikili bir ağaçları dahi olmadığını, çünkü millete hizmet gibi bir dertlerinin bulunmadığını belirtti.

Her fırsatta gerilimi artırarak, milleti birbirine düşürerek bugüne kadar gelmeyi başardıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Ancak denizin bittiğini, yalan ve iftiralarla bir yere varamayacaklarını elbette anlayacaktır. Atalarımızın güzel bir lafı var, ‘huylu huyundan vazgeçmez’ diyor. Bunlar da alışkanlıklarını bir türlü bırakamıyorlar. FETÖ’cülerin kulaklarına fısıldadığı bühtanlar üzerinden milletimizi oyalamaya, ülkeyi kendi kısır çekişmelerine hapsetmeye çalışıyorlar. Biz elbette bunlara prim vermeyeceğiz. Kendi gündemimize yoğunlaşacak, Sakarya’ya son 15 senede yaptığımız hizmetleri daha da katlamanın mücadelesini vereceğiz. Şunu unutmayın: Millet en büyük hakemdir. Kendine hizmet edenle sabah-akşam Türkiye düşmanlarına yancılık yapanları bu millet görüyor. Kimin ne yaptığını, hangi partinin kendisi için çalıştığını insanımız çok iyi biliyor. Herkesin notunu da seçim sandığı önüne gelince veriyor. İnşallah 2019 seçimlerinde de milletimiz yine basiret ve ferasetle hareket edecek, kendisi ve ülkesi için en doğru olanı Allah’ın izniyle yapacaktır. Bizim görevimiz, o zamana kadar çalışmak, gayret sarf etmektedir. Ben bu konuda sizlere güveniyorum.”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim kimsenin topraklarında gözümüz yoktur"

AK Parti Kocaeli Gençlik Kolları Kongresi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim kimsenin topraklarında gözümüz yoktur. Ama gönül sınırlarımız içindeki hiçbir kardeşimizin mahzun kalmasına, hele hele zulüm görmesine de seyirci kalamayız. Ülkemizden binlerce kilometre uzaktaki Arakan Müslümanlarına sahip çıkan bir Türkiye, Hatay’ın, Kilis’in, Gaziantep’in hemen karşısındaki Suriye topraklarında yaşayan Arap, Kürt, Türkmen kardeşlerimize nasıl sırtını dönebilir?” dedi.

Play
Current Time0:00
/
Duration Time0:00
Loaded: 0%
Progress: 0%
0:00
Fullscreen
00:00
Mute

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonunda düzenlenen Kocaeli Gençlik Kolları Kongresi’ne katıldı. Kongre öncesinde spor salonu önünde bekleyen vatandaşlara selamlama konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra kongre alanına geçerek partililere hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan halk oylamasında Anayasa değişikliğine Türkiye ortalamasının üstünde yüzde 57’lik bir oranla “evet” diyerek büyük ve güçlü Türkiye mücadelesine destek veren Kocaelilere teşekkür ederek başladı. Önümüzdeki seçim döneminin önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 virajı sağlam alınmadığı takdirde 2023 hedeflerinin tehlikeye düşebileceğine dikkat çekti.

“AK Parti tek başına iktidar olamayınca, kimlerin ellerini ovuşturmaya, kimlerin göbek atıp oynamaya başladığını, kimlerin kibirlerinden yanlarına dahi varılamadığını hep birlikte gördük, yaşadık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin sağduyusu, irfanı, metaneti sayesinde, bu sıkıntılı dönemi kısa sürede geride bıraktıklarını ve Kasım ayından itibaren yeniden asli gündemlerine döndüklerini belirtti.

“MİLLETİMİZ MEYDANLARA İNEREK, DARBECİLERİN YUVALANDIĞI HER DELİĞİ FETÖ’CÜ HAİNLERE DAR ETTİ”

Daha önce 2013’te, 2014’te, 2015’te farklı yol ve yöntemlerle deneyip başaramadıklarını, 15 Temmuz’da silah zoruyla tekrarlamaya kalkıştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, o güne kadar sözünü sandıkta söyleyen, gövdesini seçim meydanlarında gösteren milletimizin, bir anda meydanlara inerek, sokakları, caddeleri, köprüleri, darbecilerin yuvalandığı her deliği FETÖ’cü hainlere dar ettiğini ifade etti.

Milletin aynen 15 Temmuz’da olduğu gibi şimdi de Afrin’e yürüdüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte gittim gördüm, askerimizi gördüm, subaylarımızı gördüm, generallerimizi gördüm, Allah’ıma hamd ettim. Bu sabah itibariyle 394 terörist etkisiz hâle geldi. 20 şehidimiz var, ÖSO ve Mehmetçik olmak üzere. Rabbimiz ne buyuruyor: ‘Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler, ancak bilemezsiniz’ buyuruyor. İşte bu müjdeye ulaşırcasına, bu müjdeye kavuşurcasına benim Mehmedim, Mehmetçiğim Afrin’e yürüyor, İdlib’e yürüyecek Allah’ın izniyle. Kardeşlerim, sınırlarımızı taciz eden, bu vatana ihanet edenler bedelini ödeyecekler. PKK’sı, PYD’si, YPG’si, DEAŞ’ı, hepsi bunu ödeyecek, FETÖ’sü, hepsi bunu ödeyecek ve onun için de bu mücadele kararlı bir mücadele. Fırat Kalkanı Harekâtı’nda ilk örneğini verdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’ndan sonra elhamdülillah bu Afrin mücadelesinde de kararlı bir şekilde şu anda Silahlı Kuvvetlerimiz, hükûmetimizle el ele, omuz omuza bu mücadeleyi yürütüyoruz”

Tarih boyunca Sultan Alparslan’dan Osman Gazi’ye, Fatih Sultan Mehmet’ten Yavuz Sultan Selim’e, Sultan Abdülhamid-i Sani’den Gazi Mustafa Kemal’e kadar kesintisiz bir mücadeleyle vatanımıza sahip çıktığımızı söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de vatanımıza sahip çıkıyoruz. Cumhuriyet tarihimiz boyunca da vatanımıza yönelik saldırılar dolayısıyla verdiğimiz mücadele hiç eksilmedi. Terör örgütleri birbiri ardına üzerimize salınarak bin yıllık sahibi de olsak bu topraklarda rahat bırakılmayacağımız bize hep hatırlatıldı” dedi.

“GENÇLERİMİZİ AK PARTİ’DE SİYASET YAPMAYA DAVET EDİYORUM”

Terörle mücadelede verilen binlerce şehidin acısının hâlâ yüreklerde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu’nun neresine gidilirse gidilsin mezarlıklarda dalgalanan bayrakların görüleceğini, her bayrağın altında bir şehidin yatmakta olduğunu ifade etti. Şehitlerin canlarından vazgeçerek yaptıkları fedakârlığa layık olup olmadığımızı takip ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden şehitlerimize layık olmak için çok çalışmalarını, emanetlerine sahip çıkmak için kendilerini en iyi şekilde yetiştirmelerini, klasik eğitim yanında manevi eğitimde de kendilerini en üst noktaya taşımalarını istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan gençlere yönelik tavsiyelerine şöyle devam etti: “Mühendislik bilimleri, sağlık bilimleri, sosyal bilimler, hiç fark etmez hangi alanda eğitim görürse görsün her kardeşimden beklentim, kendini çok yönlü yetiştirmesidir. Öncelikle her biriniz kendi alanınızda en mükemmele ulaşmanın çabası içinde olacaksınız. Bunun için en az bir yabancı dili mutlaka bileceksiniz. Kendi alanınızda dünyadaki muadillerinizden asla geri kalmayacaksınız. En iyi mühendis, en iyi doktor, en iyi iktisatçı olacaksınız. Ama aynı zamanda ülkemizin ve milletimizin tarihini, kültürünü, güncel gelişmeleri de ihmal etmeyeceksiniz. Yıllarca ülkemizde insanlara, özellikle de gençlere siyaset kötü bir uğraş gibi gösterilmeye çalışıldı. Hâlbuki siyaset, ülkenin geleceği için söz söyleme, fikir belirtme, irade ortaya koyma sanatıdır. Bunun için tüm gençlerimizi AK Parti’de siyaset yapmaya davet ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında seçme yaşını 18, seçilme yaşını 18 olarak yasal hâle getiren partinin AK Parti olduğunu hatırlattı. Fatih’lerin torunları olarak bu adımı atıp, seçme seçilme yaşını 18’e indirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin kendi gayreti, emeği, birikimiyle siyaset kademesinde yer almasının en doğrusu olduğuna inandıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan gençlere ‘okulunuzda ve işinizde en iyisi olun’ derken kariyer fetişizmini kastetmediğini, kariyerle birlikte ilkelerine ve ülkemize sahip çıkmalarını, hizmet etmelerini istediğine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin ‘Reis bizi Afrin’e götür’ tezahüratlarına karşılık olarak, “Afrin’in kenar kıyılarına ben gittim, komutana sordum, ‘Ne durumdayız, ihtiyaç var mı?’, ‘Şimdilik henüz yok’ dediler. Olduğu anda beraber gideceğiz” dedi.

“TÜRKİYE, ÖZ KARDEŞLERİNİN FERYATLARINA KULAKLARINI TIKAYAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin tarihin her döneminde kendi sınırlarının çok ötesinde sorumluluklar üstlenmiş bir ülke olduğunu söyledi. Ecdadımızın Güney Asya’nın uçlarından Afrika’nın derinliklerine, Avrupa’nın farklı köşelerinden Orta Asya’ya kadar her yerde bu sorumluluklarını yerine getirmenin gayreti içinde olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de bu mirası kendilerinin sürdürdüğünü belirtti. Suriye sınırları boyunca yaşanan tacizler, vatandaşların can ve mal güvenliğine yönelik tehditler karşısında daha fazla sabretme imkânının kalmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan bıçağın kemiğe dayandığını söyledi. Bunun yanında ülkemizde yaşayan 3,5 milyon Suriyelinin kendi evlerine dönüp huzur içinde hayatlarını sürdürmelerini sağlamanın sorumluluğunu da üzerlerinde hissettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye toprakları içinde terör örgütlerinin tasallutu altında inleyenlerin yardımına koşmayı da görev olarak gördüklerini ifade etti.

Türkiye’nin fiziki sınırlarının başka, gönül sınırlarının bambaşka olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim kimsenin topraklarında gözümüz yoktur, ama gönül sınırlarımız içindeki hiçbir kardeşimizin mahzun kalmasına, hele hele zulüm görmesine de seyirci kalamayız. Ülkemizden binlerce kilometre uzaktaki Arakan Müslümanlarına sahip çıkan bir Türkiye, Hatay’ın, Kilis’in, Gaziantep’in hemen karşısındaki Suriye topraklarında yaşayan Arap, Kürt, Türkmen kardeşlerimize nasıl sırtını dönebilir? Peki, 12 bin kilometre uzaklıktan buraya gelenlere ne demeli, soruyorum sizlere. Afrika’nın en ücra köşelerinde insanların yaralarını sarmanın, dertlerine derman olmanın çabası içindeki bir Türkiye, öz kardeşlerinin feryatlarına nasıl kulaklarını tıkayabilir?”

“İNSANLIK VİCDANI, SURİYE’DE KATLEDİLENLER KARŞISINDA NASIR TUTTU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan terör örgütlerinin dünyanın başka yerlerinde eylem yapınca her türlü müdahaleyi, her türlü kınamayı, her türlü tepkiyi hak ettiğini, ama iş Suriye’ye gelince dokunulmazlık kazandığını vurgulayarak, insanlık vicdanının Suriye’de katledilen çoğu çocuk ve kadın 1 milyon insanın karşısında nasır tuttuğunu ifade etti. Amerikalı için, Avrupalı için, Çinli için, diğer ülkeler için Suriye, Irak, Kuzey Afrika coğrafyalarının ve buralarda izledikleri politikaların günlük çıkarları bakımından elverişli gördükleri taktik bir araç olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendileri içinse bu coğrafyanın Karadeniz’den, Ege’den, Akdeniz’den, İç Anadolu’dan, diğer bölgelerimizden bir farkı olmadığını söyledi. “Annemiz, babamız, evladımız, kardeşimiz başka eve, başka şehire, hatta başka ülkeye taşındı diye nasıl onları kalbimizden silemez, yaşadıkları her acıyı yüreğimizde hissedersek, bu coğrafyalar da bizim için aynıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölücü terör örgütünün ülkemizin ne kadar düşmanıysa, bu coğrafyalardaki insanların da o derece düşmanı olduğunu, DEAŞ denilen İslam düşmanı örgütün ise orada yaşayanlar kadar bizim için de büyük bir tehdit olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: “Bize öz kardeşlerimizin politik hesaplara kurban edilmesine göz yummak yakışır mı? Bize masum insanların bedenlerinin ve geleceklerinin masa başında hazırlanmış projelerin dolgu malzemesi gibi kullanılmasına rıza göstermek yakışır mı? Gençler, biz koskoca bir coğrafyanın, adeta sınırsız bir coğrafyanın umudu olan Türkiye’yiz. Çünkü biz arkasında yüz milyonlarca kardeşinin duası olan Türk Milletiyiz. Varsa bu onurlu duruşun bir bedeli, onu ödemeye de hazırız. Nitekim tarih boyunca olduğu gibi, dün çukur eylemlerinde, dün 15 Temmuz’da, dün Fırat Kalkanı’nda, bugün Zeytin Dalı Operasyonu’nda, yarın da neresi gerekiyorsa orada bu bedeli ödemekten asla çekinmeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli Gençlik Kolları Kongresi’nin ardından, Yuvacık Çarşı Meydanı’nda kendisini bekleyen vatandaşlara da hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yola çıkarken “Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece” dediklerini anımsatarak, şöyle devam etti: “Ne demiştik? Gideceğiz gündüz gece. Şu anda bu yolculuğumuz devam ediyor. Oradan kardeşimiz şöyle bir ifade kullandı, ‘kefenimizle’ dedi. Eyvallah. Biz bu yola çıkarken ne dedik? ‘kefenimizle beraber bu yoldayız’. Ta ki bu can bu tende oldukça biz Rabbimizin tayin ettiği ömrü inşallah bu davada tüketmenin gayreti içerisinde olacağız. Bu nedir, bu? Millete efendilik değildir, bu sadece halkımıza hizmettir. Biz şuna inanıyoruz, insanların en hayırlısı insanlara en çok faydalı olanıdır. Biz bu yolda yolumuza devam ederken önümüze bazen işte bu terör örgütleri çıkacaktır. Bu terör örgütleri yolumuza çıktığı zaman da işte sabah aldığım netice 394 teröristi saf dışı etmişler. Bunu kimler yaptı? Bunu Mehmet’im yaptı, bunu ÖSO’lar yaptı. Hani o, bu CHP’nin kendini bilmez bazı terbiyesizleri var ya hani, o terörist diye ifade ettiği ÖSO’lar var ya. Sen sıcak yatağında yatarken o ÖSO’lar benim Mehmet’imle beraber senin kol kanat gerdiğin teröristleri yok ediyorlar. 394 sabahtı şimdi kim bilir 400’ün üzerinde.”

“BUNLARIN KÖKÜNÜ KAZIYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması sırasında bazı vatandaşların “500” demesi üzerine şunları kaydetti: “Ne 500’ü? Dur bakalım bunların kökünü kazıyacağız. Kökünü kazıyacağız. Siz kalkıp da oradan Hatay’a, Reyhanlı’ya, Kilis’e, Şanlıurfa’ya, Akçakale’ye buralara oradan havan atacaksın. Bunun bedelini ödeyeceksiniz. Bizim şehitlerimizin bedeli öyle ucuz değil. Kökünü kazıyacağız, hem içeride hem dışarıda. Bu yolda yorulmak yok.”