kategori Arşivleri: Akparti Haberleri

Cumhurbaşkanı Erdoğan Aydın’da

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Aydın İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Milletimizle birlikte çıktığımız bu yolda, bu kutlu mücadeleyi zafere ulaştırana kadar doğru bildiğimiz, hak bildiğimiz yolda yürümeyi sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Aydın İl Kongresi’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Spor Salonu önünde kendine bekleyenlere selamlama konuşması yaptıktan sonra kongrenin yapılacağı yere geçerek, partililere hitaben bir konuşma gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında 2023 Türkiye’sinin lokomotif şehirlerinden biri olarak gördükleri Aydın’da 16 Nisan halk oylamasında bekledikleri neticeyi alamadıklarını belirterek, bu sonuçla kendilerini yeterince anlatamadıklarını gördüklerini, düzenlenen kongreyle yeni bir döneme adım atarak daha çok çalışacaklarını ifade etti.

“BUGÜNKÜ ANA MUHALEFETİN KURTULUŞ SAVAŞINA ÖNCÜLÜK EDEN KADROYLA ALAKASI YOK”

Aydın’ın, Gazi Mustafa Kemal’in hatırasına hürmeten hâlâ CHP’ye çok ciddi desteği olduğunu gördüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydınlılara hitaben, “Sizin gönlünüzde yaşattığınız CHP’yle, şu anda muhalefet partisi sıfatını taşıyan CHP arasında hiçbir ilişki kalmamıştır. Gazi Mustafa Kemal’in CHP’si bu ülkenin Kurtuluş Savaşı’na öncülük eden kadro tarafından kurulmuştur, bugünkü CHP ise Türkiye’nin ikinci kurtuluş savaşı olarak gördüğümüz mücadele sürecine alenen ihanet eden, ülkemizin ve milletimizin düşmanı kim varsa onların değirmenini su taşıyan bir parti hâline dönüşmüştür” ifadelerini kullandı.

Türkiye bölücü terör örgütünün çukur eylemleriyle mücadele ederken, CHP’nin bu olayı, “bölge halkının PKK ile iktidarın uygulamaları arasında sıkışması” olarak ifade edebilecek kadar alçaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Hatta bu partinin milletvekilleri çıkıp, devlete karşı hendek hendek direnmekten söz edebilecek kadar şirazeyi kaybetmişlerdir. Bölücü örgütün meclisteki temsilcisi olan siyasi partinin başındaki zatla birlikte ‘iyi salladık’ diyen CHP yöneticileri gördük. Devletin güvenlik görevlilerini ‘faşist’, PKK’lı teröristleri ‘mağdur eylemci’ olarak niteleyen bu CHP’nin Aydınlı kardeşlerimizin hayalindeki partiyle hiçbir ilgisi, alakası olamaz.” dedi

“CUMHURİYETİMİZİN GERÇEK SAVUNUCUSU OLAN BİR PARTİ VARSA, O DA AK PARTİ’DİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Zeytin Dalı Harekâtı’na katılan askerlere destek olmak ve moral vermek için Hatay’a giden sanatçı, sporcu ve medya mensubunu eleştiren ana muhalefet partisi liderine yönelik olarak, “Kendi devletine, hükûmetine, askerine düşmanlık içine giren bir parti, nasıl olur da Cumhuriyetimizin kurucu partisi olduğunu iddia edebilir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de Cumhuriyetimizin gerçek savunucusu olan bir parti varsa, o da AK Parti’dir. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıldönümü olan 2023 yılında ülkemiz için belirlediğimiz hedefler bile, tek başına bu iddiamızı ispatlamaya yeter.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan kendilerinin Cumhuriyetin yüzüncü yılına hazırlık yaptıkları esnada Cumhuriyet Halk Partisi’nin teröristlerle birlikte yürüdüğünü, onların çukur kazmalarına destek verdiklerini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “CHP’lilerle karşılaştığınızda onları çevirin ve kendilerine şu soruyu sorun: ‘Cumhuriyetimizin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?’ Emin olun, hiçbiri de bu soruya verecek tutarlı bir cevap ortaya koyamaz, çünkü bunların böyle bir derdi yok. Siz bunların dillerinden adalet lafını eksik etmediklerine, adalet diye yollara düştüklerine bakmayın. Hazreti Mevlana, ‘Adalet ağaçlara su vermektir, adaletsizlik ise dikene su vermektir’ diyor. Bunlar hayatları boyunca olduğu gibi, bugün de sadece dikene su vermişlerdir, dikene su vermeye devam ediyorlar. FETÖ’sünden PKK’sına kadar terör örgütlerine savunmak adalet demek değildir. Ülkesine ve milletine hayırlı her işi baltalamak adalet değildir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ana muhalefet partisi liderinin kendisi hakkında sarfettiği sözlere yönelik olarak da şunları kaydetti: “Bu zannediyor ki, bende ağız var, her türlü ifadeyi kullanırım. Senin o kullandığın ifadeleri biz unuttuk, biz dahasına da muktediriz de bulunduğumuz makamlar buna müsaade etmiyor. Kendisinin sadece ahlakla ve onurla değil, aynı zamanda siyasetle, belagatle, fikirle de uzaktan yakından ilgisi olmayan sözlerini asla muhatap almıyor, cevaba değer bulmuyorum.”

“FAİZİN KHK İLE DÜŞECEĞİNİ SANACAK KADAR CAHİL”

Şahsi meselelerini bir kenara bırakabileceklerini ama ülkenin ve milletin çıkarları söz konusu olduğunda gözlerinin kimseyi görmeyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorumlulukları gereği bazı şeyleri cevaplamadan geçemeyeceklerini ifade etti. “İfadelerine baktığımızda, bir insan nasıl bu kadar cahil olabilir, nasıl bu kadar ülkesinden ve dünyadan bihaber olabilir, açıkçası anlayamıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Mesela bu zat faizin kanun hükmünde kararnameyle düşeceğini sanıyor. Mesela bu zat istihdamın kanun hükmünde kararnameyle sağlanabileceğini sanıyor. Mesela bu zat ticari borçların kanun hükmünde kararnameyle sıfırlanabileceğini düşünüyor. Mesela bu zat iç ve dış borçların kanun hükmünde kararnameyle hallolabileceği hayalini kurabiliyor. Hatta bu zat çalışmayan adam borçlanıp kendine beyaz eşya alıyor, sonra da borcunu ödeyemeyip tefeciye mahkûm oluyor, ‘ben bu düzeni bozacağım’ diyor. Aman ya Rabbim, bu ne cehalet ya, bu ne cehalet.”

“EKONOMİK BÜYÜME BAŞARISINI BİLE DEĞERSİZ HÂLE GETİRMEYE ÇALIŞTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan dünyada herkesin Türkiye’nin yüzde 4’lük büyüme başarısını konuştuğunu, söz konusu zatın kendi aklınca onu da değersiz hâle getirmeye çalıştığını, ama eline, yüzüne bulaştırdığını söyledi. “Daha büyüme oranın ne olduğunu, nasıl ortaya çıktığını, ne şekilde hesaplandığını bilmeyen bu adama kimse Türkiye’yi emanet etmez” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini sözlerinin devamında, “Nitekim bu kişi Genel Başkan olduğu 2010 yılından bu yana girdiği tüm seçimleri kaybetmiştir. İnanın sorun kaç seçim kaybettin diye, onu da bilmez.2010 anayasa halkoylamasını kaybetmiştir, 2011 milletvekilliği seçimlerini kaybetmiştir, 2014 Cumhurbaşkanlığı ve mahalli idareler seçimlerini kaybetmiştir, 2015 Haziran ve Kasım milletvekilleri seçimini de kaybetmiştir, 2017 Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi halk oylamasını da kaybetmiştir. Ama hakkını yememek de lazım, bu arada partisinin kongrelerinde hepsini de kazanmıştır. Partisinin kongrelerinde hepsini kazanıyor, başarısı burada zaten” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin devamında CHP’ye gönül veren vatandaşlara seslenerek, “Bu kadar başarısız birisiyle nereye gideceksiniz? Kurtulun ya, kurtulun bundan! Kurtulun da Türkiye biraz şenlensin. Türkiye demokrasiyi görsün, bununla demokrasiye görmek de mümkün değil. Niye? Çünkü demokrasi güçlü muhalefetle güç kazanır. İktidar var, ama güçlü muhalefet yok” şeklinde konuştu.

“PARTİSİNİN HAKKÂRİ MİTİNGİNDE TÜRK BAYRAĞI YOKTU”

Ana muhalefet partisi lideriyle ilgili değerlendirmelerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çukur eylemlerinde PKK’yla mücadele ettik, bu zatı bölücü örgütün yanında gördük. Ya böyle bir şey olabilir mi? Ne işin var senin bölücü örgütün yanında? Hakkâri’de partisinin mitingi var, partisinin bir tane bayrağı yok, Türk Bayrağı yok, Türk Bayrağı yok. Ya bunun Türk Bayrağıyla zaten alakası yok, çünkü orası Hakkâri. Ama biz Hakkâri’ye ne zaman gittiysek bayrağımızla gittik, partimizin bayrağıyla gittik” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin devamında 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişimlerinde FETÖ’yle mücadele ederken söz konusu zatı yine karşılarındaki ihanet çetesinin yanında bulduklarını hatırlatarak, “Şimdi de Afrin Operasyonuna bakışını terörle mücadele olarak değil, savaş-barış denklemiyle izah ederek PYD’nin safında yerini almıştır. Türkiye’nin sanatçılarına, sporcularına, medya mensuplarına hakaret edecek kadar zıvanadan çıka bu zatı ben sizlere, milletime havale ediyorum” değerlendirmesinde bulundu.

“HAK BİLDİĞİMİZ YOLDA YÜRÜMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Terörle mücadele için hayatlarını ortaya koyan askerlere, polislere, jandarmalara, güvenlik korucularına hakaret edenlerin ana muhalefetin başındaki zatın yol arkadaşı ve destekçisi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu zat, 15 Temmuz’a ‘tiyatro’ diyerek, Türkiye’nin yakın zamanda karşılaştığı en büyük ihanet girişimine kanlarıyla, canlarıyla engel olan milletimize bizzat kendisi hakaret etmiştir. Çünkü bu zat, ‘aman Afrin şehir merkezine girmeyin’ diyerek, askerlerimize destek için sınıra gidenleri istiskal ederek, bu büyük mücadeleye saygısızlık etmiştir. Bu zat, kaybettiği her seçimden sonra, kendisini değil de milletimizi suçlayarak, aslında size de hakaret etmiştir. Biz onun yaptıklarını yapmayacağız, onun gibi asla olmayacağız. Milletimizle birlikte çıktığımız bu yolda, bu kutlu mücadeleyi zafere ulaştırana kadar doğru bildiğimiz, hak bildiğimiz yolda yürümeyi sürdüreceğiz.”

Sanatçıların başlarının tacı, sporcuların gönüllerindeki yerlerinin başköşe olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Medya mensupları, zaman zaman kendileriyle anlaşamasak da, daima saygıyı hak eden arkadaşlarımızdır” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin devamında, “Daha dün, şu anda hepsi de terör örgütü üyeliğinden aranan DHKP-C’nin militanlarını ‘sanatçı’ diye Meclis’e getirip basın toplantısı düzenleyenler, elbette askerimizin yanında yer alan gerçek sanatçılardan rahatsız olurlar” ifadesini kullandı.

“AYDIN’DA 15 MİLYAR LİRALIK YATIRIM GERÇEKLEŞTİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda Aydın’a yapılan yatırımlara değindi. Göreve geldikleri günden bu yana 81 vilayetiyle Türkiye’yi kalkındırmanın, geliştirmenin çabası içinde olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın’a son 15 yılda 15 milyar liralık yatırım yaptıklarını bildirdi. Eğitimde 3 bin yeni derslik yapıldığını, 6 bin kişilik yükseköğrenim yurtlarının faaliyete geçtiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta da 19’u hastane olmak üzere 36 tesisi şehre kazandırdıklarını belirtti. Aydın’da 114 kilometre olan bölünmüş yola 267 kilometre daha eklediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haziran ayında Ege ile Akdeniz’i birbirine bağlayacak olan ve yaklaşık 3,5 katrilyon liralık yatırım bedeli bulunan Aydın-Denizli-Antalya otoyolunun ihalesinin yapılacağı bilgisini paylaştı. Antalya-Burdur-Denizli-Aydın-İzmir hızlı tren hattının 2023 projelerinden biri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 141 yıllık bir hayal olan, Adnan Menderes’in de yapımını çok arzu ettiği, Türkiye’nin ve dünyanın en büyük barajlarından Çine Barajı’nı inşa ederek, açılışını bizzat kendisinin yaptığını söyledi.

Önümüzdeki dönemde Aydın’ı yine dev projelerle, büyük yatırımlarla, görülmemiş hizmetlerle tanıştırmaya devam edeceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını birlik beraberlik vurgusuyla tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin kaybedecek tek bir saniyesi bile yoktur"

AK Parti Trabzon İl Kongresi’ne katılarak bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amerika’nın bir an önce Mümbiç’in denetimini terör örgütünden alıp bölgenin gerçek sahiplerine devretmesi gerekiyor. Biz, bu kardeşlerimizle birlikte kısa sürede Mümbiç’i ayağa kaldırır, ülkemizde yaşayan bölge halkının evlerine dönmesini sağlarız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Trabzon 6. İl Kongresi’ne katıldı. Kongre öncesinde Hayri Gür Spor Salonu önünde kendisine sevgi gösterisinde bulunan vatandaşlara bir selamlama konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra salona geçerek partililere hitap etti.

Konuşmasına, 16 Nisan halk oylamasında yüzde 66’lik “evet” oranıyla kendisine destek olan Trabzonlulara teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 seçimlerine kadar bu heyecanı ve kararlılığı sürdürmelerini beklediğini ifade etti.

“MUHSİN YAZICIOĞLU YERLİ VE MİLLÎ BİR DAVA ADAMIYDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında vefatının dokuzuncu sene devriyesinde Büyük Birlik Partisi’nin kurucusu Muhsin Yazıcıoğlu’nu rahmetle ve saygıyla yâd ettiğini ifade etti.

Kendisinin tanıdığı Muhsin Yazıcıoğlu’nun vatan ve millet aşığı, yerli ve millî bir dava adamı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Eğer hayatta olsaydı, eminim 15 Temmuz’da darbecilere karşı bizimle omuz omuza mücadele verirdi. Eminim Fırat Kalkanı Harekâtından bizim kadar heyecan ve gurur duyardı. Eminim Zeytin Dalı Harekâtımızdaki başarımızdan bizim kadar samimi şekilde o da aynı heyecanı duyardı” şeklinde konuştu.

“YETERSİZ KALAN HİÇBİR BÜROKRAT BULUNDUĞU MAKAMI FUZULİ YERE İŞGAL ETMESİN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan millete bir söz verdiklerini, bu sözü tutabilmek için günün 24 saatini 48 saat gibi yaşamak zorunda olduklarını vurguladı. “Türkiye’nin her alanda çözüm bekleyen bunca meselesi varken, 81 vilayetimiz, 81 milyon vatandaşımız hizmet beklerken, dünyadaki milyonlarca kardeşimizin kalbi bize yönelmişken, nasıl yorulmaktan şikâyet edebiliriz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan tüm teşkilatlardan, bürokraside bu hissiyatı paylaşan arkadaşlarından aynı gayreti beklediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Son zamanlarda bürokrasinin ağır işlediğine dair şikâyetler gelmeye başladı. Buradan açıkça söylüyorum; sorumluluk almaktan çekinen, imza atmaktan imtina eden, mevcut projeleri süratle yürütmekte, yeni projeler üretmekte yetersiz kalan hiçbir bürokrat bulunduğu makamı fuzuli yere işgal etmesin. Bunun affı yok, versin istifasını çeksin gitsin. Bizim işimiz var, yapacağımız çok şey var.”

“TÜRKİYE’NİN KAYBEDECEK TEK BİR SANİYESİ BİLE YOKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimsenin yokluğunun bu ülkede herhangi bir boşluğu veya eksikliği ortaya çıkarmayacağını, bürokrasinin içinde ve dışarısında bu ülkeye hizmet edecek pek çok yetişmiş insanımız olduğunu söyleyerek “Türkiye’nin kaybedecek tek bir saniyesi bile yoktur. Her alanda çok çalışmak ve hızlı hareket etmek zorundayız. Geçmişte yapılan yanlışların, zaafların faturasını bugün biz ödüyoruz. Savunma sanayiinde yıllarca bu ülkede ciddi anlamda bir iş yapılmamış. Şayet bizim bu konuyu bizzat himayemize aldığımız 2004 yılından bu yana gerçekleştirdiğimiz hamleler olmasa, inanın bana, şu operasyonların hiçbirini yapamazdık” ifadelerini kullandı.

Bugün mercek altına alınan her konuda hâlâ ciddi eksiklerle, ciddi sabotajlarla karşı karşıya olunduğunu gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli silah sanayimizdeki gelişmelere değindi.

Bu imkânlar olmamış olsaydı şimdi Afrin’deki başarıların elde edilemeyeceğini tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yönetim sistemiyle birlikte iş yapma konusunda büyük bir zihniyet devrimini hayata geçireceklerini ve Türkiye’nin çok daha büyük başarılara ulaşacağını söyledi.

“SON 15 YILDA TRABZON’A 21 KATRİLYON LİRALIK YATIRIM YAPTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında Trabzon’un yakın dönemde geçirdiği değişim ve dönüşüme değindi. Son 15 yılda Trabzon’a 21 katrilyon liralık yatırım yaptıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitimde 2 bin 751 yeni derslik, 8bin 500 kişilik yükseköğrenim yurtlarını hizmete aldık. Trabzon’a yeni bir devlet üniversitesi daha kuruyoruz. Akçaabat’ta kurulacak bu yeni üniversitemizle Trabzon yükseköğrenim alanında yeni bir imkâna daha kavuşacaktır. Sağlıkta 16’sı hastane olmak üzere 45 tesisi şehrimize kazandırdık. Şimdi bir de Trabzon’a 900 yatak kapasiteli şehir hastanesini kuruyoruz. TOKİ vasıtasıyla yaptığımız 7 bin 900 konutla şehrimizin çehresini değiştirdik. Trabzon’un 73 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğu 213 kilometreye çıkarttık. Hâlen yatırım bedeli 4 katrilyon lira olan 22 ayrı yol projesinin inşası sürüyor. Zigana Tüneli de Trabzon’un geleceğine damga vuracak projelerden biridir. Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya bağlayan bu önemli ticaret ve turizm yolunu da inşallah önümüzdeki yıl bitiriyoruz. Erzincan-Trabzon arasında yapacağımız yeni demir yolu da şehrimizin cazibesini artıracak bir başka projedir.”

“BUNLARIN DERDİ TERÖRİZMLE MÜCADELE DEĞİL, BÖLGEMİZİ YENİDEN TANZİM ETMEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye’yi büyütme, Türk milletini güçlendirme mücadelesinde önlerine hem içeride, hem dışarıda pek çok engel çıkartıldığını, hâlen de çıkartılmaya devam edildiğini kaydetti.

Türkiye’yi bölgede yaşanan kaosun içine çekmek için kullanmadık araç bırakmadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütleriyle yoldaş olanların, dışarıya karşı hakikatleri ters düz edip ülkemizi zan altında bırakmaya kalktıklarına dikkat çekti.

Suriye’de hayatta kalma mücadelesi veren Türkmenlere yardım için gönderilen tırların önünü içimizdeki hain iş birlikçileri vasıtasıyla keserek, bunların görüntüleriyle ülkemizi köşeye sıkıştırmaya kalktıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu yapanlar tek misyonu ülkemize karşı düşmanlık olan bir terör örgütüne 5 bin tır ve 2 bin kargo uçağı dolusu silahı teslim ettiler. Tabii bununla da kalmayıp aynı terör örgütüyle iş birliği içinde bölgemizin altını üstüne getirmek pahasına güya mücadele ettikleri DEAŞ’lıların sıkıştıkları Rakka’dan güvenle başka yerlere geçmelerine yardım ettiler. Baktık ki bunların derdi terörizmle mücadele değil, bölgemizi yeniden tanzim etmek. Kararı verdik ve sahaya girdik” şeklinde konuştu.

Bu kapsamda ilk olarak Fırat Kalkanı Harekâtı ile terör koridoru projesine ilk darbeyi vurduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından Zeytin Dalı Harekâtı ile bu koridoru Akdeniz’e bağlama çabasının önünün kesildiğine dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah, kısa sürede Tel Rıfat’ı da kontrol altına alarak, bu harekâtı hedefine ulaştıracağız” diye konuştu.

“MÜMBİÇ KONUSUNDA VERİLEN SÖZLERİN YERİNE GETİRİLMESİNİ BEKLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gittiği her yere huzur, güven ve düzen getirdiğini gören bölgedekilerin, Türkiye lehine gösteriler yaparak terör hamilerine adeta şamar üstüne şamar vurduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de muhataplarımızdan, bize Mümbiç konusunda en başından beri verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesini talep ediyoruz. Terör örgütünün Mümbiç’e ilk geldiği 2016 yılındaki görüşmelerimizde, Başkanlarından Dışişleri ve Savunma Bakanlarına, Ulusal Güvenlik Danışmanlarından Genelkurmay Başkanlarına kadar her seviyede verilen sözler var” ifadelerini kullandı.

Yönetimin değişmiş olabileceğini ama devlette devamlılığın esas olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için, Amerika’nın bir an önce Mümbiç’in denetimini, terör örgütünden alıp bölgenin gerçek sahiplerine devretmesi gerekiyor. Biz, bu kardeşlerimizle birlikte, kısa sürede Mümbiç’i altyapısı ve üstyapısıyla ayağa kaldırır, ülkemizde yaşayan bölge halkının bir an önce evlerine dönmesini sağlarız” değerlendirmesinde bulundu.

“GÖRDÜĞÜMÜZ HİÇBİR TERÖRİSTİ AFFETMEZ, İNDİRİRİZ”

“Şayet terör örgütü buradan çıkartılmazsa, o zaman bu işi, bölge halkıyla birlikte biz yapmak mecburiyetinde kalırız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları kaydetti: “Hiç kimse kusura bakmasın, ülkemizin ve milletimizin bekasının söz konusu olduğu bir yerde, kimsenin taktik hesabı, konjonktürel siyaseti bizi bağlamaz. Biz elbette müttefiklerimize silah doğrultmayız. Ama gördüğümüz hiçbir teröristi de affetmez, indiririz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı durumun Kuzey Irak için de geçerli olduğunu vurguladı. “Kandil ve Sincar’daki teröristler derhal boşaltılmazsa bu işi bizzat yapmak bizim için kaçınılmaz bir durum hâline dönüşür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Topraklarının egemenliği konusunda hassas olanlardan bu hassasiyeti önce terör örgütlerine karşı göstermelerini bekliyoruz. Hassassanız, terör örgütünün orada ne işi var? Teröristlerin cirit attığı bir yerde egemenlik lafı etmek boş bir iştir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ne Suriye’de, ne Irak’ta kimsenin tek karış toprağında gözümüzün olmadığını tekrarlayarak, her iki yerde de öncelikli amacın ülkemize yönelik tehditleri ortadan kaldırmak olduğunun altını çizdi.

Güney sınırlarımızın ötesindeki her istikrarsızlığın tarih boyunca olduğu gibi bugün de ülkemize ciddi bir sığınmacı akınına yol açtığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün için Irak’tan gelen 50 bini aşkın mültecinin topraklarımızda olduğunu bildirdi.

“ADIM ATTIĞIMIZ HER YERDE SAMİMİ BİR SEVGİ VE UMUTLA KARŞILANIYORUZ”

Sınır ötesi operasyonlarla bölge halkının huzurunu ve güvenliğini tesis ederek topraklarımızdaki sığınmacıların yurtlarına dönmelerinin de amaçlandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dikkat ederseniz, gittiği hiçbir yerde ülkemize işgalci gibi davranılmıyor. Tam tersine, adım attığımız her yerde samimi bir sevgiyle ve umutla karşılanıyoruz. Diğer ülkelerle ve terör örgütleriyle bizim aramızdaki fark budur” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Çünkü biz Türkiye’yiz, çünkü biz Türk milletiyiz. Anadolu’daki bin yıllık varlığımız boyunca biz mücadeleyi hep verdik. Karşımızdakiler hep farklı kimliklere, farklı kılıklara, farklı isimlere sahip olsa da aslında hep aynı düşman vardı. Bize bırakınız bu toprakları, dünyada yaşamayı çok görenlere karşı verdiğimiz mücadele kıyamete kadar bitmeyecektir. Dün ecdadımız Avrupa’nın göbeğine kadar ilerlediği hâlde geride sadece eserler bırakmıştır. Bugün bizim mahremimize girenlerin geride ne bıraktığını biz Musul’dan biliyoruz, Rakka’dan biliyoruz, Halep’ten biliyoruz, Gazze’den biliyoruz. Aynı görüntülerin ülkemize yaşatılmasına asla izin vermeyeceğiz. Bunun için gerekiyorsa sınırlarımız boyunca yığılan terör örgütlerinin üzerine sonuna kadar gideceğiz, nereye kadar kaçarlarsa oraya kadar kovalayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan,AK Parti Sakarya 6. Olağan İl Kongresine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Sakarya İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Bizim hiç kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur. Ne komşularımıza ne de diğer ülkelere hiçbir zaman husumetle yaklaşmadık, yaklaşmıyoruz. Hiçbir ülkeyle de ilişkilerimizi zedelemek istemiyoruz. Türkiye’nin dostluğunun kıymeti ancak kaybedilince anlaşılır. Biz her zaman komşularımızın, kardeşlerimizin kendinden emin olduğu, sırtını dayadığı, itimat ettiği bir ülke olduk” dedi.





Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Sakarya 6. Olağan İl Kongresine katıldı. Serdivan Kapalı Spor Salonunda düzenlenen kongre öncesinde kendisini bekleyen vatandaşlara selamlama konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra kongrenin yapılacağı salona geçerek partililere hitap etti.

“SIRF ÇIKARLARI İÇİN DÜNYAYI AYAĞA KALDIRANLARDAN OLMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, ülkemizin gönül coğrafyasının 780 bin kilometrenin kat kat ötesinde olduğunu ifade ederek “Kalbimizin bir yarısı İstanbul, Diyarbakır, Trabzon, Antalya, İzmir ise, diğer yarısı Halep’tir, Kerkük’tür, Kudüs’tür, Sancak’tır, Buhara’dır, Urumçi’dir. Biz Edirne’nin, Yozgat’ın, Erzurum’un meselesiyle hemhâl olduğumuz kadar Kırım’daki, Kafkasya’daki, Türkistan’daki, Afrika’daki, Güney Asya’daki sıkıntılarıyla da dertleniyoruz. Ülkemiz ve milletimiz için çalıştığımız kadar dünyanın dört bir yanındaki ezilenler için de mücadele veriyoruz” dedi.

Kendilerinin sırf çıkarları için dünyayı ayağa kaldıranlardan, petrol, altın, elmas için coğrafyamızı kan gölüne çevirenlerden de asla olmadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “insanı yaşat ki devlet yaşasın” diyen bir medeniyetin temsilcileri olarak herkes için adalet, hürriyet, güven ve istikrar istediklerini söyledi.

“BEBEK CESETLERİNİN SAHİLE VURMADIĞI BİR DÜNYANIN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ”

Sömürünün olmadığı, bebek cesetlerinin sahile vurmadığı, Akdeniz’in karanlık sularının on binlerce masum için kabristana dönüşmediği daha merhametli bir dünyanın mücadelesini verdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Gazze’de, Doğu Guta’da top oynayan çocukların savaş uçakları tarafından vahşice katledilmediği bir bölgenin hayalini kuruyoruz. Biz hiç kimsenin ötekileştirilmediği, hiç kimsenin baskı, zulüm, işkence görmediği dünyaya kavuşmasının kavgasını veriyoruz. Bizim mücadelemiz ikbal değil istikbal mücadelesidir. Bizim kavgamız çıkar değil hak ve adalet kavgasıdır. AK Parti’ye gönül veren, bu kutlu çatı altında hizmet eden her bir yol arkadaşımın hedefi, gayesi, evet kızılelması budur. Unutmayın, bizim kızılelmamız sonu belli olan değil, bizim kızılelmamız ilayı kelimetullahtır. İnşallah son nefesimize kadar yılmadan, yorulmadan, zorluklar karşısında asla pes etmeden bu mücadeleyi sürdüreceğiz. İşte neredeyiz bugün? Afrin’de. Niye, işgal için mi? Toprak almak için mi? Hayır. Ülkemizi taciz eden teröristler var ya işte biz o teröristleri kovalıyoruz. Zannediyorum şimdi herhâlde 3 bin 500’e ulaşmıştır ama buraya gelmeden önce rakam 3 bin 300’dü, etkisiz hâle getirdiğimiz teröristler” şeklinde konuştu.

“ŞEHİTLERİN KANLARINI YERDE BIRAKMAMAKTA KARARLIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençliğe inanmayanların olduğunu kaydederek, “Bu gençliğe inanmayanlar var. Niye inansınlar ki? Onlar Kandil Dağı’nda veriyorlar 14-15 yaşındaki çocuğun eline tüfeği, nasıl adam öldürülür, onu öğretiyorlar. Biz ise veriyoruz eline tableti, nasıl dünyaya istikamet çizilir, onu öğretiyoruz. Farkımız bu. Onun için inşallah önümüzdeki mart yerel seçimleri, ardından kasım Hükûmet Sistemi Cumhurbaşkanlığı seçimi, buna çok iyi hazırlanmamız lazım” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta Sakarya’nın yiğit evladı, şehit Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk olmak üzere tüm şehitleri rahmetle yâd ettiğini ifade ederek, “Ölürsek şehit, kalırsak gaziyiz diyerek üzerlerine atıldıkları katil sürülerini darmadağın eden kahramanlarımıza, terörle mücadele şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum” dedi. Millet olarak ne yapılırsa yapılsın, şehit ve gazilere olan borcun ödenemeyeceğinin farkında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehitlerin kanlarını yerde bırakmamakta da kararlıyız. Nasıl şehit kaymakamımızın kanını yerde koymadıysak, yurt içinde ve dışında bekamıza kasteden soysuzlardan da işledikleri cinayetleri muhakkak soracağız, soruyoruz. Nasıl ki Türkiye tüm imkânsızlıklara rağmen, bir asır önce bekasına yönelik senaryoları Çanakkale’de, Sakarya Meydan Savaşı’nda paçavraya çevirmişse bugün de aynısını yapacak güç ve kudrete sahiptir” dedi.

ANADOLU’YU YURT EDİNMENİN BEDELİNİ BİN YILDIR FAZLASIYLA ÖDEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu ülkenin ihsanla, lütufla birilerinin kolları ve kanatları altında kurulmadığını, bu toprakları 1071’den beri şehitlerin kanları ile yoğurularak vatan kıldığımızı belirtti. Anadolu’yu yurt edinmenin bedelinin bin yıldır fazlasıyla ödendiğini, hâlâ da ödemeye devam edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Hafıza tazelemek isteyenler gitsinler yakın tarihlerine baksınlar. Boylarından büyük laflar edenler gitsinler masal yerine önce iyi bir tarih kitabı okusunlar. Sakarya Meydan Muharebesi’nde salamura olmaktan nasıl kurtulduklarını, denize dökülerek buraları nasıl terk ettiklerini çok iyi öğrensinler” dedi.

Ülke olarak hiç kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüzün olmadığını bir kez daha tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, komşulara ve diğer ülkelere hiçbir zaman husumetle yaklaşmadıklarını, hiçbir ülkeyle de ilişkileri zedelemek istemediklerini söyledi. Türkiye’nin dostluğunun kıymetinin ancak kaybedilince anlaşılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz her zaman komşularımızın, kardeşlerimizin kendinden emin olduğu, sırtını dayadığı, itimat ettiği bir ülke olduk. Vatandaşlarımızın hak ve hukukunu koruma noktasında nasıl tavizsiz olmuşsak, diğer ülkelerle iş birliğimizi geliştirmekte de o derece titiz davrandık. Önümüzdeki dönemde de aynısını yapacağız. Kendimizle beraber bölgemizin de güvenliği için çalışmayı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Sakarya’nın son 16 yıldır demokrasinin, millî iradenin, AK Parti’nin adalet ve kalkınma mücadelesinin en güçlü destekçilerinden biri olduğunu söyledi. Sakaryalılara 16 Nisan referandumunda yüzde 68 gibi Türkiye ortalamasının çok üstünde bir oran ile evet demesi dolayısıyla teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 seçimlerinde de Sakarya’dan benzer bir tablo beklediğini ifade etti.

“SAKARYA’YA SON 15 YILDA 19 KATRİLYON LİRALIK YATIRIM YAPTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2019’a giden süreçte en büyük referans kaynaklarının yaptıkları hizmetler olduğunu ifade ederek Sakarya’ya son 15 yılda 19 katrilyon liralık yatırım yaptıklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitimde 2 bin 900 yeni derslik inşa ettik Sakarya’da, 9 bin 400 yatak kapasiteli yükseköğrenim yurtlarını şehrimize kazandırdık. Önümüzdeki yıl Pamukova’da 250 kişilik bir yurt daha açıyoruz. 100 bin öğrencisiyle Türkiye’nin en büyük üniversitelerinden birine sahip Sakarya’ya ikinci bir devlet üniversitesi daha kuruyoruz. Sporda 28 bin seyirci kapasiteli bir stadyumu Sakaryalı sporseverlere armağan ettik. Sağlıkta 15 yılda 43 adet tesisi sizlerin hizmetine sunduk. İçinde 200 yataklı kadın-doğum ve çocuk hastalıkları hastanesinin de olduğu 7 sağlık tesisimizin inşası sürüyor. Bunların dışında şimdi bir hazırlığımız var, o da inşallah 1000 yataklı bir şehir hastanesi inşası için çalışmalarımız sürüyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan toplu konutta Sakarya’da 7 bin 400 konut projesini hayata geçirdiklerini ifade ederek şunları kaydetti: “Sakarya’ya 2002 yılına kadar 133 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı. Biz 15 yılda buna 211 kilometre daha ilave ettik. Ankara-İstanbul yüksek hızlı tren projesi sadece Ankara ve İstanbul’un değil aynı zamanda Sakarya’nın da en önemli projelerinden biri. Sadece hızlı treni değil Sakarya’ya hızlı tren fabrikasını kurmak da bize nasip oldu. Bu fabrika hızlı tren setlerini ve metro araçlarını üretiyor. Şu ana kadar 166 adet tren setinin üretimi burada tamamlandı. Gebze-Sabiha Gökçen-Yavuz Sultan Selim Köprüsü-yeni havalimanı-Halkalı hızlı tren projemizin yapım ihalesine bu yıl çıkıyoruz. Uzunluğu 224 kilometre olan bu hat, İpek Demiryolu güzergâhının ülkemizden geçen bölümünün Avrupa bağlantısını oluşturan kısımlarından biri, maliyeti 8,5 katrilyon lira olan bu hızlı tren hattını 2023 yılında hizmete açmayı hedefliyoruz.”

“MİLLET EN BÜYÜK HAKEMDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında kendilerinin ana muhalefet partisi gibi istismar siyaseti değil hizmet, proje ve eser siyaseti yaptıklarını ifade etti. Ana muhalefetin FETÖ’ye destek vermekten, bölücü terör örgütüne payende olmaktan arta kalan vaktini çok lüzumsuz işlerle harcadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların Türkiye’de dikili bir ağaçları dahi olmadığını, çünkü millete hizmet gibi bir dertlerinin bulunmadığını belirtti.

Her fırsatta gerilimi artırarak, milleti birbirine düşürerek bugüne kadar gelmeyi başardıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Ancak denizin bittiğini, yalan ve iftiralarla bir yere varamayacaklarını elbette anlayacaktır. Atalarımızın güzel bir lafı var, ‘huylu huyundan vazgeçmez’ diyor. Bunlar da alışkanlıklarını bir türlü bırakamıyorlar. FETÖ’cülerin kulaklarına fısıldadığı bühtanlar üzerinden milletimizi oyalamaya, ülkeyi kendi kısır çekişmelerine hapsetmeye çalışıyorlar. Biz elbette bunlara prim vermeyeceğiz. Kendi gündemimize yoğunlaşacak, Sakarya’ya son 15 senede yaptığımız hizmetleri daha da katlamanın mücadelesini vereceğiz. Şunu unutmayın: Millet en büyük hakemdir. Kendine hizmet edenle sabah-akşam Türkiye düşmanlarına yancılık yapanları bu millet görüyor. Kimin ne yaptığını, hangi partinin kendisi için çalıştığını insanımız çok iyi biliyor. Herkesin notunu da seçim sandığı önüne gelince veriyor. İnşallah 2019 seçimlerinde de milletimiz yine basiret ve ferasetle hareket edecek, kendisi ve ülkesi için en doğru olanı Allah’ın izniyle yapacaktır. Bizim görevimiz, o zamana kadar çalışmak, gayret sarf etmektedir. Ben bu konuda sizlere güveniyorum.”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim kimsenin topraklarında gözümüz yoktur"

AK Parti Kocaeli Gençlik Kolları Kongresi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim kimsenin topraklarında gözümüz yoktur. Ama gönül sınırlarımız içindeki hiçbir kardeşimizin mahzun kalmasına, hele hele zulüm görmesine de seyirci kalamayız. Ülkemizden binlerce kilometre uzaktaki Arakan Müslümanlarına sahip çıkan bir Türkiye, Hatay’ın, Kilis’in, Gaziantep’in hemen karşısındaki Suriye topraklarında yaşayan Arap, Kürt, Türkmen kardeşlerimize nasıl sırtını dönebilir?” dedi.

Play
Current Time0:00
/
Duration Time0:00
Loaded: 0%
Progress: 0%
0:00
Fullscreen
00:00
Mute

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonunda düzenlenen Kocaeli Gençlik Kolları Kongresi’ne katıldı. Kongre öncesinde spor salonu önünde bekleyen vatandaşlara selamlama konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra kongre alanına geçerek partililere hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan halk oylamasında Anayasa değişikliğine Türkiye ortalamasının üstünde yüzde 57’lik bir oranla “evet” diyerek büyük ve güçlü Türkiye mücadelesine destek veren Kocaelilere teşekkür ederek başladı. Önümüzdeki seçim döneminin önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 virajı sağlam alınmadığı takdirde 2023 hedeflerinin tehlikeye düşebileceğine dikkat çekti.

“AK Parti tek başına iktidar olamayınca, kimlerin ellerini ovuşturmaya, kimlerin göbek atıp oynamaya başladığını, kimlerin kibirlerinden yanlarına dahi varılamadığını hep birlikte gördük, yaşadık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin sağduyusu, irfanı, metaneti sayesinde, bu sıkıntılı dönemi kısa sürede geride bıraktıklarını ve Kasım ayından itibaren yeniden asli gündemlerine döndüklerini belirtti.

“MİLLETİMİZ MEYDANLARA İNEREK, DARBECİLERİN YUVALANDIĞI HER DELİĞİ FETÖ’CÜ HAİNLERE DAR ETTİ”

Daha önce 2013’te, 2014’te, 2015’te farklı yol ve yöntemlerle deneyip başaramadıklarını, 15 Temmuz’da silah zoruyla tekrarlamaya kalkıştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, o güne kadar sözünü sandıkta söyleyen, gövdesini seçim meydanlarında gösteren milletimizin, bir anda meydanlara inerek, sokakları, caddeleri, köprüleri, darbecilerin yuvalandığı her deliği FETÖ’cü hainlere dar ettiğini ifade etti.

Milletin aynen 15 Temmuz’da olduğu gibi şimdi de Afrin’e yürüdüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte gittim gördüm, askerimizi gördüm, subaylarımızı gördüm, generallerimizi gördüm, Allah’ıma hamd ettim. Bu sabah itibariyle 394 terörist etkisiz hâle geldi. 20 şehidimiz var, ÖSO ve Mehmetçik olmak üzere. Rabbimiz ne buyuruyor: ‘Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler, ancak bilemezsiniz’ buyuruyor. İşte bu müjdeye ulaşırcasına, bu müjdeye kavuşurcasına benim Mehmedim, Mehmetçiğim Afrin’e yürüyor, İdlib’e yürüyecek Allah’ın izniyle. Kardeşlerim, sınırlarımızı taciz eden, bu vatana ihanet edenler bedelini ödeyecekler. PKK’sı, PYD’si, YPG’si, DEAŞ’ı, hepsi bunu ödeyecek, FETÖ’sü, hepsi bunu ödeyecek ve onun için de bu mücadele kararlı bir mücadele. Fırat Kalkanı Harekâtı’nda ilk örneğini verdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’ndan sonra elhamdülillah bu Afrin mücadelesinde de kararlı bir şekilde şu anda Silahlı Kuvvetlerimiz, hükûmetimizle el ele, omuz omuza bu mücadeleyi yürütüyoruz”

Tarih boyunca Sultan Alparslan’dan Osman Gazi’ye, Fatih Sultan Mehmet’ten Yavuz Sultan Selim’e, Sultan Abdülhamid-i Sani’den Gazi Mustafa Kemal’e kadar kesintisiz bir mücadeleyle vatanımıza sahip çıktığımızı söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de vatanımıza sahip çıkıyoruz. Cumhuriyet tarihimiz boyunca da vatanımıza yönelik saldırılar dolayısıyla verdiğimiz mücadele hiç eksilmedi. Terör örgütleri birbiri ardına üzerimize salınarak bin yıllık sahibi de olsak bu topraklarda rahat bırakılmayacağımız bize hep hatırlatıldı” dedi.

“GENÇLERİMİZİ AK PARTİ’DE SİYASET YAPMAYA DAVET EDİYORUM”

Terörle mücadelede verilen binlerce şehidin acısının hâlâ yüreklerde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu’nun neresine gidilirse gidilsin mezarlıklarda dalgalanan bayrakların görüleceğini, her bayrağın altında bir şehidin yatmakta olduğunu ifade etti. Şehitlerin canlarından vazgeçerek yaptıkları fedakârlığa layık olup olmadığımızı takip ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden şehitlerimize layık olmak için çok çalışmalarını, emanetlerine sahip çıkmak için kendilerini en iyi şekilde yetiştirmelerini, klasik eğitim yanında manevi eğitimde de kendilerini en üst noktaya taşımalarını istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan gençlere yönelik tavsiyelerine şöyle devam etti: “Mühendislik bilimleri, sağlık bilimleri, sosyal bilimler, hiç fark etmez hangi alanda eğitim görürse görsün her kardeşimden beklentim, kendini çok yönlü yetiştirmesidir. Öncelikle her biriniz kendi alanınızda en mükemmele ulaşmanın çabası içinde olacaksınız. Bunun için en az bir yabancı dili mutlaka bileceksiniz. Kendi alanınızda dünyadaki muadillerinizden asla geri kalmayacaksınız. En iyi mühendis, en iyi doktor, en iyi iktisatçı olacaksınız. Ama aynı zamanda ülkemizin ve milletimizin tarihini, kültürünü, güncel gelişmeleri de ihmal etmeyeceksiniz. Yıllarca ülkemizde insanlara, özellikle de gençlere siyaset kötü bir uğraş gibi gösterilmeye çalışıldı. Hâlbuki siyaset, ülkenin geleceği için söz söyleme, fikir belirtme, irade ortaya koyma sanatıdır. Bunun için tüm gençlerimizi AK Parti’de siyaset yapmaya davet ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında seçme yaşını 18, seçilme yaşını 18 olarak yasal hâle getiren partinin AK Parti olduğunu hatırlattı. Fatih’lerin torunları olarak bu adımı atıp, seçme seçilme yaşını 18’e indirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin kendi gayreti, emeği, birikimiyle siyaset kademesinde yer almasının en doğrusu olduğuna inandıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan gençlere ‘okulunuzda ve işinizde en iyisi olun’ derken kariyer fetişizmini kastetmediğini, kariyerle birlikte ilkelerine ve ülkemize sahip çıkmalarını, hizmet etmelerini istediğine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin ‘Reis bizi Afrin’e götür’ tezahüratlarına karşılık olarak, “Afrin’in kenar kıyılarına ben gittim, komutana sordum, ‘Ne durumdayız, ihtiyaç var mı?’, ‘Şimdilik henüz yok’ dediler. Olduğu anda beraber gideceğiz” dedi.

“TÜRKİYE, ÖZ KARDEŞLERİNİN FERYATLARINA KULAKLARINI TIKAYAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin tarihin her döneminde kendi sınırlarının çok ötesinde sorumluluklar üstlenmiş bir ülke olduğunu söyledi. Ecdadımızın Güney Asya’nın uçlarından Afrika’nın derinliklerine, Avrupa’nın farklı köşelerinden Orta Asya’ya kadar her yerde bu sorumluluklarını yerine getirmenin gayreti içinde olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de bu mirası kendilerinin sürdürdüğünü belirtti. Suriye sınırları boyunca yaşanan tacizler, vatandaşların can ve mal güvenliğine yönelik tehditler karşısında daha fazla sabretme imkânının kalmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan bıçağın kemiğe dayandığını söyledi. Bunun yanında ülkemizde yaşayan 3,5 milyon Suriyelinin kendi evlerine dönüp huzur içinde hayatlarını sürdürmelerini sağlamanın sorumluluğunu da üzerlerinde hissettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye toprakları içinde terör örgütlerinin tasallutu altında inleyenlerin yardımına koşmayı da görev olarak gördüklerini ifade etti.

Türkiye’nin fiziki sınırlarının başka, gönül sınırlarının bambaşka olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim kimsenin topraklarında gözümüz yoktur, ama gönül sınırlarımız içindeki hiçbir kardeşimizin mahzun kalmasına, hele hele zulüm görmesine de seyirci kalamayız. Ülkemizden binlerce kilometre uzaktaki Arakan Müslümanlarına sahip çıkan bir Türkiye, Hatay’ın, Kilis’in, Gaziantep’in hemen karşısındaki Suriye topraklarında yaşayan Arap, Kürt, Türkmen kardeşlerimize nasıl sırtını dönebilir? Peki, 12 bin kilometre uzaklıktan buraya gelenlere ne demeli, soruyorum sizlere. Afrika’nın en ücra köşelerinde insanların yaralarını sarmanın, dertlerine derman olmanın çabası içindeki bir Türkiye, öz kardeşlerinin feryatlarına nasıl kulaklarını tıkayabilir?”

“İNSANLIK VİCDANI, SURİYE’DE KATLEDİLENLER KARŞISINDA NASIR TUTTU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan terör örgütlerinin dünyanın başka yerlerinde eylem yapınca her türlü müdahaleyi, her türlü kınamayı, her türlü tepkiyi hak ettiğini, ama iş Suriye’ye gelince dokunulmazlık kazandığını vurgulayarak, insanlık vicdanının Suriye’de katledilen çoğu çocuk ve kadın 1 milyon insanın karşısında nasır tuttuğunu ifade etti. Amerikalı için, Avrupalı için, Çinli için, diğer ülkeler için Suriye, Irak, Kuzey Afrika coğrafyalarının ve buralarda izledikleri politikaların günlük çıkarları bakımından elverişli gördükleri taktik bir araç olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendileri içinse bu coğrafyanın Karadeniz’den, Ege’den, Akdeniz’den, İç Anadolu’dan, diğer bölgelerimizden bir farkı olmadığını söyledi. “Annemiz, babamız, evladımız, kardeşimiz başka eve, başka şehire, hatta başka ülkeye taşındı diye nasıl onları kalbimizden silemez, yaşadıkları her acıyı yüreğimizde hissedersek, bu coğrafyalar da bizim için aynıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölücü terör örgütünün ülkemizin ne kadar düşmanıysa, bu coğrafyalardaki insanların da o derece düşmanı olduğunu, DEAŞ denilen İslam düşmanı örgütün ise orada yaşayanlar kadar bizim için de büyük bir tehdit olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: “Bize öz kardeşlerimizin politik hesaplara kurban edilmesine göz yummak yakışır mı? Bize masum insanların bedenlerinin ve geleceklerinin masa başında hazırlanmış projelerin dolgu malzemesi gibi kullanılmasına rıza göstermek yakışır mı? Gençler, biz koskoca bir coğrafyanın, adeta sınırsız bir coğrafyanın umudu olan Türkiye’yiz. Çünkü biz arkasında yüz milyonlarca kardeşinin duası olan Türk Milletiyiz. Varsa bu onurlu duruşun bir bedeli, onu ödemeye de hazırız. Nitekim tarih boyunca olduğu gibi, dün çukur eylemlerinde, dün 15 Temmuz’da, dün Fırat Kalkanı’nda, bugün Zeytin Dalı Operasyonu’nda, yarın da neresi gerekiyorsa orada bu bedeli ödemekten asla çekinmeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli Gençlik Kolları Kongresi’nin ardından, Yuvacık Çarşı Meydanı’nda kendisini bekleyen vatandaşlara da hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yola çıkarken “Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece” dediklerini anımsatarak, şöyle devam etti: “Ne demiştik? Gideceğiz gündüz gece. Şu anda bu yolculuğumuz devam ediyor. Oradan kardeşimiz şöyle bir ifade kullandı, ‘kefenimizle’ dedi. Eyvallah. Biz bu yola çıkarken ne dedik? ‘kefenimizle beraber bu yoldayız’. Ta ki bu can bu tende oldukça biz Rabbimizin tayin ettiği ömrü inşallah bu davada tüketmenin gayreti içerisinde olacağız. Bu nedir, bu? Millete efendilik değildir, bu sadece halkımıza hizmettir. Biz şuna inanıyoruz, insanların en hayırlısı insanlara en çok faydalı olanıdır. Biz bu yolda yolumuza devam ederken önümüze bazen işte bu terör örgütleri çıkacaktır. Bu terör örgütleri yolumuza çıktığı zaman da işte sabah aldığım netice 394 teröristi saf dışı etmişler. Bunu kimler yaptı? Bunu Mehmet’im yaptı, bunu ÖSO’lar yaptı. Hani o, bu CHP’nin kendini bilmez bazı terbiyesizleri var ya hani, o terörist diye ifade ettiği ÖSO’lar var ya. Sen sıcak yatağında yatarken o ÖSO’lar benim Mehmet’imle beraber senin kol kanat gerdiğin teröristleri yok ediyorlar. 394 sabahtı şimdi kim bilir 400’ün üzerinde.”

“BUNLARIN KÖKÜNÜ KAZIYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması sırasında bazı vatandaşların “500” demesi üzerine şunları kaydetti: “Ne 500’ü? Dur bakalım bunların kökünü kazıyacağız. Kökünü kazıyacağız. Siz kalkıp da oradan Hatay’a, Reyhanlı’ya, Kilis’e, Şanlıurfa’ya, Akçakale’ye buralara oradan havan atacaksın. Bunun bedelini ödeyeceksiniz. Bizim şehitlerimizin bedeli öyle ucuz değil. Kökünü kazıyacağız, hem içeride hem dışarıda. Bu yolda yorulmak yok.”

“Ekolojik turizme tam destek”

“Ekolojik turizme tam destek”

Sapanca İlçe Teşkilatı’yla gerçekleştirilen buluşmada konuşan Başkan Toçoğlu, “Sapanca sadece şehrimizin değil, ülkemiz için özel bir konumdadır. İlçemizin turizm potansiyelinin farkındayız ve geliştirilecek projelere katkı sağlamaya hazırız. Ekolojik turizm için de gelecek önerilere tam destek sunarız. Doğal güzellikleri koruyarak yapılacak tüm çalışmalar, ilçemizin turizm potansiyelini de yükseltecektir” dedi. İl Başkanı Kılıç ise Sakarya olarak 2019’da başarıyı yakalayacaklarını söyledi.

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, AK Parti Sapanca İlçe Teşkilatı’yla istişare toplantısında bir araya geldi. Sapanca Sosyal Gelişim Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda AK Parti İl Başkanı Fevzi Kılıç, AK Parti İlçe Başkanı Yunus Gümüşel, Sapanca Belediye Başkanı Doç. Dr. Aydın Yılmazer, SASKİ Genel Müdürü Dr. Rüstem Keleş, Genel Sekreter Yardımcısı Ayhan Kardan, Ali Oktar, SASKİ Genel Müdür Yardımcısı Sezar Ercan, Büyükşehir ve SASKİ bürokratları, teşkilat mensupları ve mahalle temsilcileri yer aldı

Hayırlı olsun

Sapanca Belediye Başkanı Doç. Dr. Aydın Yılmazer, “Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeki Toçoğlu’na ilimizde ve ilçemize gerçekleştirdiği hizmetlerden dolayı teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum. Şehrimize çok ciddi katkılar sunuyor” derken; AK Parti Sapanca İlçe Başkanı Yunus Gümüşel, “Bu akşam teşkilatımız bünyesinde İl başkanımız ve Büyükşehir Belediye Başkanımızın liderliğinde yapacağımız istişarenin öncelikle ilçemize, ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

En iyi ve en doğru işler

Başkan Toçoğlu, “Büyükşehir Belediyesi olarak il başkanımızla ilçelerimizi ziyaret ederek teşkilat mensuplarımızla bir araya geliyor, istişarelerde bulunuyoruz. İlçe belediyelerimizle beraber yerel hizmetler konusunda güzel işlere imza atıyoruz. Tabii ki eksikliklerimiz var. Bunları da hep birlikte tamamlayacağız. Ülkemizdeki birtakım gelişmeler seçim sürecinin biraz daha zor ve çetin geçeceğini ifade ediyor. Her şeyin en iyisini en iyi niyetle yaparak yolumuza devam etmeliyiz. Bugün 2019 seçimleri öncesi önemli bir prova yapıyoruz” dedi.

İstikrarla yola devam

“Biz bir davanın temsilcileriyiz. Bu davanın bir yerine zarar gelmesi hepimizi üzer. Hamdolsun AK Parti hükümeti ile hizmetlerimizi sorunsuz bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz. Hizmetlerimizin devamı için Ankara’daki güçlü iktidarların önemi büyük. Sayın Cumhurbaşkanımız da 2019 seçimlerinin önemini her fırsatta ifade ediyor. Yüzde 51 oy almamız gerek. Bu hedefinde üstünde bir oy elde etmek için hep birlikte çok çalışmalıyız” dedi.

Altyapı çalışmaları

“Hamdolsun hizmetlerimiz sürüyor. Tüm ilçelerimizde olduğu gibi Sapanca’da da kapsamlı asfalt çalışmaları gerçekleştirdik. Sapanca’da daha önce 12 kilometrelik güzergahları yenilemiştik, son olarak ise ilçe merkezinde bulunan caddeleri tamamladık. Sapanca’da devam eden ve tamamlanan çok sayıda SASKİ yatırımı var.  Sapanca Gölü’ne alternatif oluşturacak Akçay Barajı’nı inşa ediyoruz. Sapancamız Türkiye’nin en iyi korunan göllerinden bir tanesi. Gölle ilgili hassasiyetimiz devam ediyor.

Sapanca SGM’yi hizmet aldık

“Sapanca Spor Kompleksi’nde çalışmalarımız devam ediyor. Tüm gereklilikleriyle modern bir tesisi ilçemize kazandıracağız. Kısa süre önce şuan içinde bulunduğumuz SGM’nin de açılışını gerçekleştirdik. Bu merkezde genç, yaşlı, kadın, çocuk, engelli bireylerimize eğitimler sunuyoruz. Büyük bir ilginin söz konusu olduğunu da öğrendim. İlgi gösteren tüm Sapancalı hemşehrilerime şükranlarımı sunuyorum.” 

Ekolojik turizm

“Sapanca doğasıyla, yeşiliyle, muhabbetiyle sadece Sakarya’nın değil, ülkemizin özel bölgelerindendir. İlçemizin turizm potansiyelinin farkındayız ve ilçe belediyemizin turizm alanında geliştireceği projelere katkı sağlamaya hazırız. Ekolojik turizm için de gelecek önerilere tam destek sunarız. Sapanca’mızın doğal güzelliklerini koruyarak yapılacak tüm çalışmalar, ilçemizin turizm potansiyelini de yükseltecektir. Bu vesileyle toplantımıza katılım gösterdiğiniz için hepinize teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”

Farkımızı ortaya koyacağız

AK Parti İl Başkanı Fevzi Kılıç, “Hamdolsun Sakarya’mızda kronik bir sorun yok. Büyükşehir Belediyemiz ile katıldığımız her toplantıda yapılan hizmetler için teşekkürler alıyoruz. Bu bizi ziyadesiyle memnun ediyor.  Belediyemizin çok güzel kültür programları, çok güzel sosyal etkinlikleri oluyor. Sakarya’da yapılan kültür programlarından dolayı da teşekkürler geliyor. Şehrimiz spor alanında da büyük ilerleme kaydetti. Büyükşehir Basketbol takımımız Süper Lig’de. Sakaryaspor geçen yıl olduğu gibi bu yılda çıtasını yüksek tutuyor. Sportif alandaki başarılar da şehrimizin imajına, algısına ve yapısına çok büyük katkı sağlıyor. Genel siyaseti de yakından takip ediyorsunuz. Tüm gözler ülkemize çevrilmiş durumda. Bu günlerde Cumhurbaşkanımıza, bu kutlu davamıza daha da yardım etmemiz gerekiyor. Birlik ve beraberlik içerisinde el ele yürümemiz gerekiyor. Biz bunu da başaracak güçteyiz. Şehrimize hemşerilerimize güveniyoruz. İnşllah önümüzdeki seçimlerde de Sakarya olarak farkımızı ortaya koyacağız.”

“Türkiye’nin değişmez gündemi; kalkınmadır, refahtır”

Genel Başkanvekili ve Başbakan Binali Yıldırım, Kırklareli Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti 6. Olağan İl Kongresi’nde konuştu.

Yıldırım, Kırklareli’ndeki Kırklar Baba Dergahı’nda, “Kırk kimse şehit oldu bu yerde. Adı bu ad ile anıla bundan böyle bu belde” yazılı olduğunu belirterek, “Kırklar Baba Dergahı’nı, kırk erenleri, kırkları selamlıyorum. Kırk yiğidimizi, şehidimizi rahmetle anıyorum.” diye konuştu.

Kırklareli’nin AK Parti için çok özel bir yeri olduğunu belirten Yıldırım, Pınarhisar’ın, Türkiye’nin aydınlık yoluna giden yürüyüşünün başladığı yer, eski Türkiye’nin kötü algılarından yepyeni ufka açılışın sembolü olduğunu söyledi.

Karanlık ve zor yıllarda, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir şiir yüzünden hapse mahkum olduğunu hatırlatan Yıldırım, “Hapis cezasını burada, Pınarhisar’da, sizin mekanınızda geçirmişti. Pınarhisarlılar, Kırklarelililer, sizler dünya liderini, Cumhurbaşkanımızı bağrınıza bastınız. Ona kol kanat gerdiniz. Onun için Pınarhisar’ın önemi bizim açımızdan çok farklı.” ifadelerini kullandı.

Yıldırım, Kırklareli ve Pınarhisar’a teşekkür borçları olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:

“Beş ay Türkiye liderini ağırladı ve Türkiye siyasetine armağan ettiniz. Teşekkürler Kırklareli, teşekkürler Pınarhisar… Kırklareli de Edirne gibi bir serhat şehrimiz. Bu vatanın her köşesi, her karış toprağı bizim için mukaddes. Van’ın, Şanlıurfa’nın, Erzurum’un, Malatya’nın, Mardin’in evladı burada askerlik yaparken, aynı vatanı bekliyor. Kırklareli’nin, Edirne’nin, Tekirdağ’ın evlatları da İç Anadolu’da, Doğu Anadolu’da, Güneydoğu Anadolu’da askerlik yaparken aynı Türkiye’yi, aynı ayyıldızlı bayrağı bekliyor.”

“Sorunları torunlara bırakmadık, çöze çöze bugünlere geldik”

Kongrelerin AK Parti teşkilatlarının gücünü, coşkusunu, heyecanını gösterdiğine işaret eden Yıldırım, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin değişmez gündemi; kalkınmadır, refahtır. Gündemimizde hep hizmet var, hep millet var. Türkiye’yi her alanda dünyanın ilk sıralarına taşımak, değişmeyen görevimizdir. Dünyaya örnek dev projeleri gerçekleştirmek, bizim görevimizdir. Millete hizmette asla ve asla yorgunluk olmaz. Biz her zaman kendimizi yeniliyor, her an hizmete ilk günkü gibi devam ediyoruz. Heyecanımızı sürekli diri tutarak, hizmet aşkıyla görevimize devam ediyoruz.

Sizin coşkunuz, sizin heyecanınız sayesinde bu ülke makus talihini yenmesini bildi. Sizin umut dolu yürekleriniz sayesinde bu ülke karamsarlığı, her türlü umutsuzluğu geride bıraktı. Sorunları torunlara bırakmadık, çöze çöze bugünlere geldik. Bugün işçi kardeşlerimizin yüzünü güldüren, engelli, yaşlı, çocuk, genç demeden bütün vatandaşlarımızın hukukunu gözeten ihtiyaç sahiplerinin yanında olan, kadınlarımızın her alanda söz sahibi olmalarını sağlayan, enerji, sağlık, ulaştırma gibi daha birçok alanda ülkeye çağ atlatan, bölgesel adaletsizlikleri gideren, Türkiye’yi dünyada ilk sıralara çıkaran partinin adı; AK Parti’dir.”

AK Parti’nin birliğin ve istikbalin partisi olduğunu vurgulayan Yıldırım, “AK Parti istiklalin partisidir. AK Parti adaletin ve kalkınmanın ta kendisidir. AK Parti, demokrasi ve hukukun partisidir. AK Parti, Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşlarını koruyan partinin adıdır. Bu hareketi, bu partiyi siz bu hale getirdiniz, iyi ki varsınız. Allah sizden razı olsun. Sizin gayretleriniz, Türkiye’de demokrasinin, hukukun, istikrarın, refahın ve kalkınmanın yolunu aydınlattı.” değerlendirmesinde bulundu.

“Biz Türkiye’ye adanmış bir hareketiz”

Yıldırım, nereden geldiklerini asla unutmayacaklarını, Türkiye’yi hangi şartlarda devraldıklarını, 15 yılda ülkeyi nereden nereye getirdiklerini akıllarından çıkarmayacaklarını söyledi.

Türkiye’nin sorunlarını nasıl çözdüklerini daima hatırda tutacaklarının altını çizen Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sürekli şunu söyleyeceğiz; biz Türkiye’ye adanmış bir hareketiz. Biz Türkiye’ye adanmış bir kadroyuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, millete efendilik etmek için değil, millete hizmet etmek için gelmişiz. Bakın size ibretlik bir şey söyleyeceğim. Bunu sizlere söylüyorum çünkü sizler ekmeğini bu bereketli topraklardan çıkaranlar olarak bunu çok iyi anlayacaksınız. AK Parti olarak 2002’de iktidara geldiğimizde hatırlayın; tarıma, hayvancılığa, çiftçiye verilen desteklerin tamamı kalkmıştı. Neden? Çünkü ekonomik kriz olmuş, ülke çökmüş, faizler almış başını gitmiş, Türkiye IMF’nin pençesine düşmüş. Kılıçdaroğlu’nun özlediği Türkiye; demokrasinin olmadığı, IMF kapısında el açılan Türkiye’dir.”

Yıldırım, tarım desteklerini kaldıran hükümetlerin aksine çiftçiye, köylüye gereken desteği verdiklerini, çiftçinin, hayvancılığın, tarımın yanında yer aldıklarını ifade ederek, tarıma verilen destek miktarının 7 kat artığını, tarımsal gelirin  2002’deki 37 milyar liradan, 2016 sonunda 162 milyar liraya çıktığını, tarımsal gelirlerde Türkiye’nin Avrupa’da ilk sırada yer aldığını kaydetti.

Gübrede ve yemde KDV’nin tamamen kaldırıldığını, mazot desteği uygulamasını ilk defa AK Parti’nin başlattığını anlatan Yıldırım, “Önümüzdeki seneden itibaren mazot desteğini de gübre desteğini de daha fazla artıracağız. Buradan bunun sözünü veriyorum.” diye konuştu.

Yıldırım, tarım ürünlerindeki ihracatın 15 yılda 4 kat artığına işaret ederek, “Tarımda Cumhuriyet tarihinin en önemli üretim rekorlarını kırmaya devam ediyoruz. Ama yapılanları yeterli görmüyoruz. Önümüzdeki yıl inşallah yeni müjdelerimiz olacak.” dedi.

Binali Yıldırım, 1972’de lise öğrencisi olduğu dönemde öğretmeninin kendisine Alpullu Şeker Fabrikası’yla ilgili bir ödev verdiğini aktararak, şöyle devam etti:

“Alpullu Şeker Fabrikası cumhuriyet tarihinde ilk önce Gazi Mustafa Kemal’in emriyle kurulmuş bir şeker fabrikası. Araştırdım, kitaplara baktım, kütüphanelere gittim, bulamadım. Sömestr tatiliydi, sonunda ‘Oraya gideyim, orada Alpullu Şeker Fabrikası hakkında bilgi alayım.’ dedim. Otobüse bindim, geldim Alpullu’ya bir gün boyunca bilgi alarak, fabrika ne zaman yapılmış, ne gibi hizmetler yapmış, bunları yazdım, ödevimi tamamladım. Bunu niye anlatıyorum? Çünkü öyle bir Türkiye’den bugün elimizdeki cep telefonuyla dünyanın her türlü bilgisine ulaşabilen bir Türkiye’ye geldik. Bunu getiren AK Parti iktidarıdır, sizin iktidarınızdır. Şimdi arama motoruna giriyorsunuz, istediğiniz bilgi hemen önünüze seriliyor. Buraya gelirken merak ettiklerimize yolda baktık, Kırklareli ile ilgili her türlü bilgiye anında ulaştık.”

Bilginin güç, üretim, kalkınma, gelişme olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Artık topu, tüfeği fazla olanlar değil, bilgiye sahip olan ülkeler bir adım öne geçiyor. Bilgiyi üreten, bilgiye sahip olan, bilgiyi paylaşan ve kullanan ülkeler gelişmiş ülkeler safında yerini alıyor.” ifadelerini kullandı.

“O günler geride kaldı”

Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “ağzından çıkanı kulağının duymadığını” söyleyerek, şunları kaydetti:

“Şimdi de 15 Temmuz gecesi Boğaz Köprüsü’nü işgal etme girişiminde bulunan, bu işgale karşı koyan vatandaşları gözünü kırpmadan şehit eden alçak, asker kılığına girmiş FETÖ’cü teröristleri savunmaya kalkıyor. Askerlerle bunları karıştırmayalım, vatansever, bayrağını seven askerlere sözümüz yok, aklını 1 dolara satmış, asker kılığına girmiş FETÖ’cü teröristlerden bahsediyoruz. Bunlar, sabaha kadar 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde, elinde ay yıldızlı bayraktan başka hiçbir şey olmayan masum insanları gözlerini kırpmadan tarayarak, öldürdüler. Bunu görmedin mi Kılıçdaroğlu? Göremezsin, sen çünkü bir eve sığındın, geceyi orada geçirdin. Milletin gördüğünü, siz ne zaman gördünüz? Köprüde kadın, erkek, genç, yaşlı demeden insanları şehit ettiler. Baba-oğul, Erol ve Abdullah Tayyip Olçok, kardeşlerimizi de orada o gece şehit ettiler. İnsanların gözü önünde sevdiklerinin kanlarını döktüler. Bu insanların, bu şehitlerin hakkını savunmak gerekmiyor mu? Sen bunu yapacağına, ‘Neden bunları koruyan kanun çıkardınız?’ diye hükümete veryansın ediyorsun. Öyle yağma yok kardeşim. Buradan açık söylüyorum: Darbecilerin yanında mısın, darbeye göğsünü geren aziz vatandaşlarımın yanında mısın? Bunu çık millete izah et. Arkalarında bıraktıkları, çocuklarının, eşlerinin haklarını niye aramıyorsun? Bugüne kadar bu görülen davalara gittin mi, onların hallerini sordun mu? Bütün bunlar yaşanmamış gibi aziz şehitlerimizin hatıralarına da saygı göstermeyip, ‘Bu bir kontrollü darbedir.’ deme cüretini gösteriyorsun. Yazıktır yazık. Bu nasıl vicdan, bu nasıl izan? Bu söylemin altındaki mesaj nedir biliyor musunuz? Vatan da istiklal de istikbal de elden gitse, millet sesini çıkarmasın demektir. O günler geride kaldı.

Bizim ruhumuz Kuvayi Milliye ruhudur. 15 Temmuz’da darbeci çakalların karşısına çıkan da tankların karşısında korkusuzca duran da Cumhurbaşkanımızın meydanlara çağrısına kulak veren de enkaz altından dolunay gibi bir bağımsız devlet çıkaran da Kuvayi Milliye ruhudur.İşte o ruh bugün Kırklareli’de dimdik ayaktadır. Bunlar, siyaseti her gün ortaya çıkıp aslı astarı olmayan yalan dolan laflarla gündeme getirmeye çalışmak zannediyor. Yıllardır bozuk plak gibi aynı sözlerle aynı nakaratlarla milleti ikna edeceklerini zannediyorlar. Sanıyorlar ki bu millet, onların dersini çalışmadığını bilmiyor. Allah’a şükür bu milletin karşısına hiçbir zaman böyle tutarsız, böyle boş laflarla çıkmadık. bu ülkeye her alanda çağ atlattık, laf üstüne laf etmedik, taş üstüne taş koyduk.”

Yıldırım, 15 yılda serhat şehri Kırklareli’ye yaptıkları hizmetlerin ortada olduğunu, 8 milyar liralık yatırım yaptıklarını ve daha fazlasını hak ettiğini söyledi.

Kırklareli’de 15 yıl önce ancak 30 milyon dolar ihracatın yapıldığını bugün ise 162 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini ifade eden Yıldırım, şunları söyledi:

“Kırklareli’nin üniversitesi var mı, gençler için yurtları, spor tesisleri var mı, 26 bin öğrenciye ulaştı mı? İşte AK Parti farkı bu. Şimdi artık merkeze spor salonu da yapacağız. TOKİ ile modern konutlar yaptık. Yıllardır bitirilemeyen hizmetleri teker teker tamamlayıp hizmete sunduk. CHP belediyelerinin hali meydanda, borç batağındalar. Kırklareli’de bir litre suya kaç para ödüyorsunuz? 6 lira. Hani Kılıçdaroğlu ‘Ben iktidar olunca mazotu 1 liraya vereceğim’ diyor değil mi? Sen önce belediyelerindeki suyu 6 liradan 3 liraya düşür de ondan sonra seni göreyim. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Bol keseden atıyor. Önce suyu indir 1 liraya da millet de mazotu indireceğine belki inanır. Mübarek suyun kaynağı burada, Allah’ın suyunu 6 liraya satıyorsun, ondan sonra da dışarıdan gelen mazotu 1 liraya indireceğim diyorsun.”

“Ergene Vadisi bir dünya projesidir”

Yıldırım, Kırklareli ve Trakya bölgesinde  CHP’li belediyelerin atık su adına yaptığı hiçbir şey olmadığını dile getirerek, atık su ve altyapı tesislerini yine AK Parti iktidarlarının yaptığını söyledi.

Medeniyetin, atık su ve kanalizasyonları Ergene Vadisi’ne bırakmak anlamına gelmediğini belirten Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Medeniyet Ergene Vadisi ile Trakya’yı çevreci bir bölge yapmaktır. İşte biz bunu yapıyoruz. Ergene Vadisi bir dünya projesidir. 3 milyarın üzerinde yatırımla Trakya’nın kaderini değiştirecek projeyi de hayata geçiriyoruz. Burası Türkiye’nin en temiz nehri olacak. Çalışmalarda sona yaklaşıyoruz. Çaylıdere Barajı ile 4 baraj daha yapıyoruz. Yeter mi? Yetmez. Bu bereketli toprakların bereketine daha fazla bereket katmak gerek. 5 ilave baraj daha yapacağız. Kırklareli’de AK Parti iktidarından önce 77 kilometre bölünmüş yol vardı. Şimdi ne kadar? 216 kilometre. 80 yılda 77 kilometre 15 yılda 216 kilometre. İşte AK parti farkı bu. Yolları böldük, gönülleri birleştirdik. Yolları böldük, memleketi birleştirdik. Yolları böldük, hayatları birleştirdik. Yolları böleriz de Türkiye’yi böldürmeyiz. Bunu herkes böyle bilsin. Yolları yenilemeye, uzakları yakın etmeye devam ediyoruz. Lüleburgaz ve çevre yollarının yapımına da kısa sürede başlanacak. Böylece Lüleburgaz merkezde yaşanan trafik sorunu da ortadan kalkmış olacak. Kırklareli’ne yeni bir yem fabrikası kuruluyor, hayırlı olsun. Böylece hem istihdam artacak hem çiftçimizin, üreticimizin yüzü gülecek. Lüleburgaz, Demirköy, Pınarhisar devlet hastanelerini yapıyoruz. Ek olarak da 15 tane daha sağlık tesisi yapacağız. Geldik en büyük müjdeye… Hazır mısınız? Kırklareli’ye hızlı tren geliyor. Marmaray’ın devamı, İstanbul-Tekirdağ-Kırklareli-Edirne hızlı trenin yapımına önümüzdeki sene, 2018’de başlıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun.”

“Bu yolda usanma, yorulma ve gevşeme yok” 

Partili gençler ve kadınlardan AK Parti’nin Türkiye’ye kazandırdıklarını kapı kapı gezerek anlatmasını isteyen Yıldırım, Türkiye’nin yeni vizyonunu, küresel ölçekte ulaştığı seviyeyi bıkmadan, usanmadan vatandaşlara anlatmayı sürdüreceklerini belirtti.

Bu yolda usanmanın, yorulmanın ve gevşemenin olmadığını kaydeden Yıldırım, “Durmak yok” sözlerine salondan, “Yola devam” karşılığını aldı.

2019’da hem belediye hem cumhurbaşkanlığı hem de milletvekilliği seçiminde yeni bir zafer kazanacaklarına inandıklarını dile getiren Yıldırım, Kırklareli teşkilatına inandığını, başarılarıyla da gurur duyduğunu ifade etti.

Teşkilatın genç üyelerden oluştuğunu kaydeden Yıldırım, “Görüyorsunuz teşkilat maşallah, gencecik. Yakışıklı il başkanı, yakışıklı milletvekili, gençlik kolları, kadın kolları, kenetlenmiş, omuz omuza birlikte kutlu yürüyüşe devam ediyorsunuz. Tebrik ediyorum, başarılarınızın devamını diliyorum” dedi.

Kongrenin hayırlara vesile olmasını dileyen Yıldırım, emeği geçenlere, kutlu davaya hizmet edenlere teşekkür etti. AK Parti’de bayrak değişiminin farklı olduğunu kaydeden Yıldırım, “Bayrağı teslim eden de bayrağı teslim alan da aynı hızla koşmaya devam eder. Çünkü bizde slogan ‘durmak yok yola devam’dır.” şeklinde konuştu.

Salona Türk bayrağı, Cumhuriyetin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın fotoğrafları ve AK Parti flamaları asıldı.

Ayrıca salona, üzerinde “Kudüs İslamındır” yazılı Kubbet-üs Sahra Camisinin ve “Bir ölür bin diriliriz” yazılı Şehit Ömer Halisdemir’in fotoğraflarıyla “Sayın başbakanımız hayallerimizi gerçeğe dönüştürdünüz. Allah sizden razı olsun. Taşeron işçilerimiz adına teşekkürlerimizi sunarız”, “Yolların kralı olmaz yol arkadaşlığının kralı olur. O da Binali Yıldırım olur”, “Kırklardan doğan güneşe halkımızla el ele Alper Başkanla Ak geleceğe” pankartları da asıldı.

Başbakan Yıldırım, salona girişte partililer tarafından coşkuyla karşılandı. Yıldırım salonu gezerek, partililerle selamlaştı ve fotoğraf çektirdi.

Yıldırım’ın konuşması sık sık sloganlarla kesilirken, kongrede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video mesajı izletildi.

Salonda sık sık “Recep Tayyip Erdoğan”, “Şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganları atıldı ve tekbir getirildi.

Kongreye Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, AK Parti genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları ve çok sayıda partili katıldı.

Kırklareli AK Parti İl Başkanı Alper Çiler, Yıldırım’a hediye takdim etti.

 Erdoğan, "Öyle anlıyorum ki 2019 Sinop'ta bir başka yıl olacak"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sinop Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirilen Sinop 6. Olağan İl Kongresi’ne katılarak partililere hitap etti.

İl kongresi öncesinde meydandaki vatandaşlara hitap ettiğini belirten ve bugüne kadar görülmemiş bir miting yaptıklarını ifade eden Erdoğan, “Öyle anlıyorum ki 2019 Sinop’ta bir başka yıl olacak. Maşallah, Allah nazardan saklasın.” diye konuştu.

Vatandaşların “Dik dur eğilme Sinop seninle” şeklindeki tezahüratı üzerine Erdoğan, “Biz bugüne kadar beşer planında hiçbir gücün önünde eğilmedik, biz sadece ve sadece Allah’ın huzurunda rükuda ve secdede eğiliriz.” dedi.

Sinop’un Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyetin şehri olduğunu söyleyen Erdoğan, “Dava adamı, gönül insanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin 54. Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın şehri Sinop, 15 Temmuz şehidi Ömer Can Açıkgöz’ün şehri Sinop. Şehitlerin, gazilerin, vatan topraklarını kanlarıyla sulayan nice isimsiz kahramanın şehri Sinop, bugün sizleri gönülden selamlıyorum.” ifadelerini kullandı.

Uzun bir aranın ardından Sinoplular ile buluşmanın ve kucaklaşmanın bahtiyarlığını yaşadığını ifade eden Erdoğan, kendilerini muhabbetle bağırlarına basan tüm Sinoplu vatandaşlara teşekkürlerini iletti. Sinoplularla uzun süredir bir araya gelemediklerini anımsatan Erdoğan, yüz yüze gelemeseler de Sinop’u akıllarından hiç çıkarmadıklarını belirtti.

Fiziken Sinop’ta bulunamadıklarını ancak projeleriyle Sinop’ta olduklarını, nerede ne yapılıyor bunları takip ettiklerini dile getiren Erdoğan, Sinopluları ihmal etmediklerini, muhtarlarla ve teşkilatla yaptıkları toplantılarda Sinopluların meseleleriyle hemhal olduklarını bildirdi.

Erdoğan, bundan sonraki dönemde daha sık bir araya geleceklerini, bir daha arayı bu kadar açmayacaklarını aktardı.

Bugün Kastamonu’da il kongresini yaptıklarını ve salonun dolu olduğunu belirten Erdoğan, salon dışında da emniyetin verdiği rakamlara göre 10 ila 15 bin vatandaşın bulunduğunu ve Sinoplulara o vatandaşların selamını getirdiğini söyledi.

10 Ağustos 2014’teki cumhurbaşkanı seçiminde kendisine yüzde 62 oy oranıyla destek veren ve 16 Nisan’daki halk oylamasında da yüzde 58 ile cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine “Evet” diyen Sinoplulara teşekkür eden Erdoğan, “Siz ne güzel insanlarsınız. Öyle hakkı, doğruyu, güzeli bulmak herkesin karı değil ama Sinop bunda birleşti. Hem 10 Ağustos hem de 16 Nisan’da yüzde 84 gibi rekor düzeyde bir oy oranıyla destan yazan Durağan ilçemize özellikle teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sizler Türkiye’nin önünde çok farklı bir dönemin açılmasına vesile oldunuz. Sizler siyasi tarihimizin bu en kritik seçimlerinde tavrınızı demokrasiden, istikrardan ve milli iradeden yana belirlediniz. Sizler çok güçlü bir şekilde Türkiye’nin istikbaline, milletimizin bin yıllık kardeşliğine sahip çıktınız. Sevginize, coşkunuza, ahde vefanıza, heyecanınıza teşekkür ediyorum. Siz bugüne kadar bu kardeşinizden desteğinizi esirgemediniz, bizi asla mahcup etmediniz, Rabb’im sizlerden razı olsun, Rabb’im yol arkadaşlığımızı, muhabbetimizi daim eylesin.”

AŞKINAN ÇALIŞAN YORULMAZ

Sinopluların desteğine ve teveccühüne mazhar olmak için kendilerinin de büyük bir heyecanla koşturduklarını, Türkiye’nin huzur ve esenliği için gecelerini gündüzlerine katarak çalıştıklarını söyleyen Erdoğan, “Bir halk dostu ne diyor? ‘Aşkınan çalışan yorulmaz’… Öyle mi? Zaman zaman bazı dostlar söylüyor, ‘Cumhurbaşkanım sen yorulmaz mısın?’, bazıları diyor ki ‘Dün şuradaydın, bugün buradasın, bu nasıl oluyor?’ Aşkınan çalışan yorulmaz. Koşacağız, çalışacağız öyle çalışacağız ki muasır medeniyetler seviyesinin üstüne Türkiye’yi çıkartacağız.” şeklinde konuştu.

Partililerin, “Dünya 5’ten büyüktür” tezahüratı üzerine, “1’den daha da büyüktür.” karşılığını veren Erdoğan, “Evlatlarımıza daha müreffeh, daha güçlü bir ülke bırakmak için var gücümüzle gayret gösteriyoruz. İstiyoruz ki bizim çektiğimiz çileleri yavrularımız çekmesin, torunlarımız çekmesin. İşte onun için ne diyoruz, ‘2053’ diyoruz. Onun için ne diyoruz, ‘2071’ diyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sinop’un geçmişle bugünün mukayesesini en iyi yapabilecek şehirlerden olduğunu söyleyen Erdoğan, yöreye son 15 yılda toplam 10 milyar lira tutarında yatırım yapıldığını belirtti.

Şehirde mevcut okulların yenilendiğini, yeni okul ve dersliklerin inşa edildiğini ifade eden Erdoğan, Sinop Üniversitesinin, 11 bin öğrencisiyle bölgenin çekim merkezine dönüştüğünü dile getirdi.

Öğrencilerin barınma sorunu yaşamamaları için toplam bin 415 kişi kapasiteli yükseköğretim yurtları yapıldığını hatırlatan Erdoğan, şehirde, spor salonları, atletizm pistleri, futbol sahaları gibi komplekslerden oluşan toplam 15 spor tesisinin inşa edildiğini anlattı.

Partisinin il kongresinin yapıldığı Atatürk Spor Salonu’nun Sinop’a yetmediğini, kısa zamanda 2 bin 500 kişilik spor salonunun tamamlanarak, vatandaşların hizmetine sunulduğunu belirten Erdoğan, sağlık alanında ise 5 tesisin şehre kazandırıldığına işaret etti.

Erdoğan, Sinop Atatürk Devlet Hastanesinin kapasitesinin artırıldığını, bununla birlikte 4 sağlık yatırımının inşasının da sürdüğünü kaydetti.

AK Parti iktidara gelmeden önce Sinop’ta 4 kilometre bölünmüş yol bulunduğuna değinen Erdoğan, buna 119 kilometre bölünmüş yol ilave ettiklerini söyledi.

YALAN ÜSTÜNE YALAN

 Sinop’ta yatırımı devam eden maliyeti yaklaşık 3 milyar lira değerinde 8 yol projesinin bulunduğunu aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:

“Biz size aşığız. Biz dertliyiz. Bizim derdimiz var. Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Bizim böyle bir derdimiz var ama Bay Kemal’in böyle bir derdi var mı? O tankları gördüğü zaman hemen kaçıveriyor. Nereye kaçıveriyor, Bakırköy Belediyesine. Ondan sonra orada otur, kahve gelsin. Söylediği ne? ‘Oteller doluydu, boş otel bulamadık, onun için belediye başkanımızın oraya gittik.’

Saat 23.17 ve biz çağrımızı yapmışız, milleti meydanlara davet etmişiz. Tabii benim derdim o değil. Benim derdim, milletim orada. Yani F16’lar, helikopterler uçuyormuş bizim için hiç önemli değildi. Biz neye inandık? ‘Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete ram ol. Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.’ dedik, yola çıktık. Bir televizyon veya radyo programında ‘Darbe filan olursa önce ben çıkarım tankın önüne.’ diyor. Hakikaten çıktı, doğru. Yalan üstüne yalan. Yalanı herhalde Türkiye’de bunun kadar maharetli söyleyen bir ikinci kişi bulamazsınız.”

Erdoğan, Sinop Havalimanını yıllık 2 milyon yolcu kapasitesine ulaştırmak amacıyla yeni terminal binasının yapıldığını belirterek, “2008 yılında yolcu trafiği 14 bindi. 2016 yılında 91 bine, bu yılın kasım ayı sonu itibarıyla 139 bine çıktı. Daha da artıyor, artacak. Soruyorum, acaba 20 yıl önce ‘Sinop’a böyle bir havalimanı yapılacak’ denilse kim inanırdı? Ama biz yaptık. Niye? Yol medeniyettir. Biz ne dedik? Batı’da ne varsa her yerde bunlar olacak.” ifadelerini kullandı.

47 BİN DEKAR ARAZİ SULAMAYA AÇILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sinop’ta 35 yerleşim yerine içme suyu sağlandığını, 5 baraj inşa edildiğini, 47 bin dekar arazinin sulamaya açıldığını ve 2014’te hizmete alınan Erfelek Barajı sulamasıyla 29 bin dekar arazinin suyla buluşturulduğunu dile getirdi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu öncülüğünde projelerin devam ettiğini anlatan Erdoğan, “Su medeniyettir. Eskiden ‘Su akar, Türk bakar.’ diyorlardı. Biz gelince bunu tersine çevirdik. ‘Su akar, Türk yapar.’ dedik. Şu anda inşaatı devam eden Saraydüzü Barajı sulaması ile 22 bin dekar arazi suyla buluşacak.” diye konuştu.

FAKIBABA’YA GEL BİR SOR

Boyabat Ilıksu ve Türkeli Zimari Barajlarının inşaat çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Erdoğan, “Batı Karadeniz Gelişim Projesi kapsamında bölgemize 2019 yılı sonuna kadar 12,5 milyar liralık yatırım yapacağız. Sinoplu çiftçilerimize son 15 yılda 161 milyon liralık tarımsal destek verdik. Bay Kemal, ‘çiftçi aç’ diyorsun. Tamam da biz bu parayı kime verdik? Çiftçimize verdik. Doğru konuş doğru, niye yalan söylüyorsun? Fakıbaba’ya gel bir sor, ‘Ya Fakıbaba, ne kadar kredi verildi, söyle bakalım?’ de. Ama işine gelmez, anlamaz da bu işlerden. Derdi başka.” ifadelerini kullandı.

Sinop Ayancık ile Kastamonu Çatalzeytin Yolu’nun 23 kilometre uzunluğundaki kesimlerinde yapım çalışmalarına 2015’te başlandığını hatırlatan Erdoğan, köy yollarındaki sıkıntıların ilerleyen süreçte giderileceğini söyledi.

ELİNE DİLİNE DURSUN

Dün asgari ücretin açıklandığını hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Dün açıklanan asgari ücreti beyefendiler beğenmiyor. Şimdi ben milletime söylüyorum, 2002 yılında hükümete geldiğimizde asgari ücret 184 liraydı. Biz bunu geçen yıl bin 404’e çıkarmıştık. Şimdi ise 14,3 artışla bin 603 liraya çıktı. Eline diline dursun ya, nereden nereye. Bu rakam, asgari ücret evli olmasına, çocuklarının sayısına göre daha da artabiliyor. 100 lirayı bulabiliyor. Böylece 15 yılda asgari ücreti yaklaşık 9 kat artırmış olduk. Hiçbir zaman da enflasyonun altına düşürmedik. İstihdamı teşvik etmek için bu asgari ücrete 100 lira işveren teşviki uyguluyoruz.”

Dün açıklanan yeni asgari ücretle ilgili değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe, zenginleştikçe bundan 80 milyon vatandaşın ve 81 ilin payına düşeni alacağını belirtti. Erdoğan, “Kişi başına düşen milli gelirimiz, geldiğimizde neydi? 3 bin 500 dolardı. O zaman asgari ücret de 184 liraydı. Bugün kişi başına düşen milli gelirimiz ne oldu? 11 bin dolar. Asgari ücret çok daha büyük bir artışla bin 603 lira. Milli gelirimiz, 2023 için hedeflediğimiz 25 bin dolara ulaştığında asgari ücretin nereye çıkacağını varın siz hesap edin. Bu asgari ücretin ülkemize, çalışanlarımıza, işverenlerimize hayırlı olmasını diliyorum.” diye konuştu.

Kendileri için siyasetin bir amaç değil araç olduğuna işaret eden Erdoğan, siyasetin ikbal, makam ve mevki kapısı değil, millete hizmet etmenin, Türkiye’yi layık olduğu seviyelere taşımanın bir vasıtası olduğunu söyledi.

Bir taraftan Türkiye’yi her alanda kalkındırmanın mücadelesini verirken aynı zamanda Türkiye’nin itibarına da itibar kattıklarını vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin, son 15 yılda hangi sorumluluğu üstlenmişse hepsinin hakkını fazlasıyla verdiğini, hangi uluslararası örgütün dönem başkanlığını yapmışsa hepsine de damgasını vurduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2009-2010 döneminde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliğine seçilip dünyadaki tüm mazlumların sesi olduklarını, 2015’te G- 20’nin dönem başkanlığını üstlenip büyümenin ve adaletin savunuculuğunu yaptıklarını, gençlere ve kadınlara yönelik gerçekleştirdikleri politikalarla da tüm ülkelerin takdirini kazandıklarını vurguladı.

İslam İşbirliği Teşkilatının dönem başkanlığını da 2016’dan bu yana yürüttüklerini anımsatan Erdoğan, “İslam dünyasının sorunlarına çözüm bulmak, kardeş kavgasının önüne geçmek için yoğun gayret sarf ediyoruz. Filistin meselesi başta olmak üzere Müslümanların on yıllardır kanayan yaralarını sarmanın mücadelesini veriyoruz. Kudüs’ü hedef alan bir adım üzerine 13 Aralık’ta İstanbul’da düzenlediğimiz o tarihi zirve, İslam dünyası açısından bir dönüm noktası olmuştur. Böylece İslam dünyası, Kudüs’e sahip çıktığını, Filistinlilerin asla yalnız olmadığını İstanbul’dan tüm dünyaya ilan etti.”

DİPLOMATİK ZAFERE İMZA ATTIK

Artık Filistin’in başkentinin Kudüs olduğunu belirten Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki tarihi oylamayla ABD yönetiminin Kudüs’le ilgili kararının hukuksuzluğunun en üst düzeyde tescillendiğini ifade etti.

 “Üç hafta gibi çok kısa süre içerisinde dostlarımızın ve kardeşlerimizin de desteğiyle gerçekten büyük bir diplomatik zafere imza attık.” diyen Erdoğan, Türkiye’nin Kudüs konusundaki dik ve kararlı duruşunun dünyanın dört bir köşesinde takdir edildiğini gördüklerini, Müslümanlar arasında da Türkiye ve Türk milletine yönelik ciddi bir teveccüh olduğunu anlattı.

Endonezya’dan Malezya’ya, Filistin’den Sudan ve Mısır’a kadar halkın, Türk milletine karşı sınır tanımayan bir coşku ve heyecan beslediğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

“Kudüs meselesi sadece Türkiye’nin veya sadece Müslümanların meselesi değil. Kudüs meselesi hem Müslümanların hem Hristiyanların hem de tüm insanlığın meselesi. Ben İslam ülkelerinin liderlerini ararken bir diğer taraftan Hristiyan dünyasının liderlerini de aradım. Papa hazretlerini de aradım, Sayın Putin’i aradım ve Bağlantısızlar Bloğu’nun başında Sayın Maduro’yu, dönem başkanı, Endonezya Devlet Başkanını da aradım. Arap Ligi’nin Başkanı Kral 2. Abdullah, onunla gayet iyi diyalog içinde bu çalışmaları yürüttük ve sonunda hamdolsun başarıyı yakaladık. Amerika’nın yanında İsrail vardı. İsrail’in dışında da Sinop’un ufak ilçe veyahut mahalleleri, o mahallelerin büyüklüğünde bazı devletçikler vardı.”

CUMA GÜNÜ FRANSA’YA GİDİYORUM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşekkür için de bu ülkelerin liderlerini aradığını ve aramaya devam ettiğini vurgulayarak, dün Papa’yı arayıp hem teşekkür ettiğini hem de iadei ziyaret yapmak istediğini söylediğini belirtti.

Rusya, İran, Türkiye olarak Suriye’de yoğun bir çalışmaları olduğuna değinen Erdoğan, “Cuma günü Fransa’ya gidiyorum. Fransa’da yine aynı şekilde Türkiye-Fransa ikili ilişkilerini masaya yatıracağız.” dedi.

Sudan, Çad ve Tunus ziyaretlerini hatırlatan Erdoğan, bu ülkelerde on binlerin ellerinde Türk bayraklarıyla hasret ve coşkuyla kendilerini karşıladıklarını aktardı.

Erdoğan, gittikleri her yerde Türk milletine çok büyük bir muhabbet gösterildiğine şahit olduklarını vurgulayarak, kendilerinin de gerek imzaladıkları ikili anlaşmalar gerekse orada yaptıkları konuşmalarla bu ilgi ve beklentinin hakkını vermeye çalıştıklarını söyledi.

Her üç ülkeyle de ticareti geliştirecek, beşeri bağları güçlendirecek, tüm tarafların kazançlı çıkacağı yeni iş birliği projelerini mutabakata vardırmak suretiyle imzaladıklarına işaret eden Erdoğan, önümüzdeki yıllarda bunların semerelerini almaya başlayacaklarını bildirdi.

Her yurt dışı ziyaretlerinde, “Kainat boşluk kabul etmez, gidemediğin yer senin değildir.” gerçeğini gördüklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu coğrafyalar bizim yıllarca ihmal ettiğimiz, adeta sırtımızı döndüğümüz, birilerinin her fırsatta ‘Bizim ne işimiz var’ dediği yerler. Bakıyorsunuz Çad ve Sudan gibi beş asırlık bağlarımızın olduğu ülkelere bugüne kadar Cumhurbaşkanı düzeyinde hiç ziyaret yapılmamış. Yer altı, yer üstü kaynakları olarak zengin olmalarına rağmen bu ülkelerin Türkiye ile ilişkileri uzun yıllar hiç gelişmemiş, ilerlememiş. Ticari ilişkilerimiz 15 sene öncesine kadar yok mesabesinde kalmış. Hamdolsun, nasıl yurt içinde ulaşılmadık yer bırakmıyorsak yurt dışında da kapısını çalmadığımız kardeşimizi bırakmıyoruz.”

Erdoğan, ticaretten diplomasiye kadar hemen her alanda yapılan atılımların meyvesini topladıklarını söyledi.

Afrika’da 2009’da Türkiye’nin 12 büyükelçiliğinin olduğunu anımsatan Erdoğan, şimdi ise 41 büyükelçilikleri bulunduğunu kaydetti.

“Yatarak, yan gelerek bu iş olmaz. Biz yan gelip yatmadık, çalıştık, çalışıyoruz.” diyen Erdoğan, 2003’te 5 milyar dolar olan Afrika ile ticaret hacminin geçen sene 23,5 milyar doları aştığını, Türkiye’nin Afrika’ya sattığı ürünlerin hem çeşit hem de hacminin büyüdüğünü ifade etti.

Müteahhitlerin Afrika’nın birçok ülkesinde havalimanı, yol, liman, kamu binası gibi milyar dolarlık projelere imza attığını, kıtanın dört bir tarafında Türk bayrağının gururla dalgalandığını aktaran Erdoğan, Sudan’da Hanefi ve Şafii camileri ile gümrük tesislerinin TİKA tarafından restore edildiğini, ayrıca Sudan’daki Sevakin Adası’nı restore etmek için istekte bulunduklarını anımsattı.

Erdoğan, “Bizlere tahsis etmeleri halinde adanın tamamını aslına uygun olarak inşallah restore edeceğiz.” dedi.

Yaklaşık 15 sene öncesine kadar Türkiye’nin adının dahi bilinmediği yerler olduğunu, şimdi Türkiye deyince insanların gözlerinin parladığını belirten Erdoğan, “Her vakte bir bahane bulur binamaz olan” sözünü anımsatarak çalışmakta, üretmekte, ülkeye ve millete hizmet etmekte gözü olmayan siyasetçinin de bir sürü bahane üreteceğini söyledi.

Hizmet etmekte gözü olmayan siyasetçilerin sabah akşam sürekli millete umutsuzluk aşıladıklarını ifade eden Erdoğan, “İşlerini yapmak, taş üstüne taş koymak yerine ağızlarını her açtıklarında birilerini eleştirirler. Vizyonsuzluklarını, beceriksizliklerini örtmek için yalanı, hakareti, iftirayı ortalığa boca etmekten çekinmezler. Siyaseti kendi seviyelerine düşürmek için her türlü ahlaksızlığı, her türlü edepsizliği yapmakta tereddüt etmezler.” şeklinde konuştu.

Erdoğan, bu tip siyasetçilerin, milletin sırtına kene gibi yapışan kifayetsiz muhterisler olduğunu dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bunlar Türkiye siyasetini, Türk demokrasisini içlerindeki kir ve balçıkla kirleten bir avuç çapsızdır. Özellikle ana muhalefet partisi içerisinde bu tarz tiplerin ciddi bir sayıya ulaştığını görüyoruz. Milletle, milletin değerleri ile en ufak bağı olmayan, edep ve nezaket fukarası bu şahıslar bizim burada dillendirmeye edebimizin el vermeyeceği hakaret ve galiz küfürlerle insanımıza saldırıyorlar. Şüphesiz milletimiz kimin kendisi için çalıştığını, kimin PKK, FETÖ gibi terör örgütlerine piyonluk yaptığını çok iyi görüyor. Sandık önüne geldiğinde milletimizin bu hadsizlere, yalan ve hakareti siyaset sanan bu ahlak fukaralarına hadlerini bildireceğinden eminim. Milletimiz nasıl 16 Nisan’da kendisini İzmir’de denize dökmekten bahsedenleri sandığa gömmüşse, 15 Temmuz kahramanlarına küfür edenleri de 2019’da aynı akıbete uğratacaktır.”

ASALETİMİZDEN TAVİZ VERMEDEN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

“Şimdiye kadar bunların seviyesine inmedik, inmeyeceğiz. Asaletimizden taviz vermeden, doğru bildiğimiz yolda milletimizin geleceği, ülkemizin huzuru için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullanan Erdoğan, 2019 seçimlerinin milli iradenin tecelli edeceği, millete hizmet edenlerle hakaret edenlerin ayrışacağı bir turnusol kağıdı olacağını kaydetti.

Erdoğan, 2002’de başlattıkları ve bugüne kadar kararlılıkla sürdürdükleri millete hizmet seferberliğini gelecek seçimlerde bir üst aşamaya taşıyacaklarını söyledi.

“Şu anda önümüzde ne var? Bir 14-15 ay var. Gece gündüz demeden kapı kapı dolaşmak suretiyle tüm Sinop’u, ilçeleriyle beraber herkese anlatmaya hazır mıyız?” diye soran Erdoğan’a salondaki partililer “evet” yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 seçimlerinin en az 1950, 1983, 1994, 2002 seçimleri kadar önemli olduğuna dikkat çekerek, şunları kaydetti:

“Bu seçimler kadar belirleyici bir dönüm noktası olacaktır. İnşallah 2019’la beraber milletimizin önünde yepyeni bir yol açılacaktır. AK Parti kadrolarının 2019 seçimlerine işte bu bilinçle, bu şuurla hazırlanmaları büyük önem arz ediyor. 2019’a giden süreçte teşkilatlarımızın uyanık olması, provokasyonlara asla gelmeden, kitle teşebbüslerine izin vermeden çalışmalarını yürütmesi gerekiyor. Biz diğer partiler gibi asla olamayız. Biz ana muhalefet gibi 3 kuruşluk menfaat için ülke ve millet düşmanlarına payandalık yapamayız. Bizim hamdolsun kimseye diyet borcumuz yok. Bizim medya baronlarına, terör ağalarına, siyaset mühendislerine minnet borcumuz yok. Biz siyasette Hakk’ın ve halkın rızasını kazanmak için varız. Biz bu makamlarda sadece ülkemize, milletimize, tüm dünyadaki mağdur ve mazlumlara hizmet için bulunuyoruz. Bu can bu tende olduğu sürece de inşallah bu niyetle çalışmayı sürdüreceğiz. Rabbim bizi istikametten ayırmasın.”

Kongrenin gerçekleştirildiği salonda, “Kudüs’ü çiğnetmeyen Reis, bu ümmet seninle gurur duyuyor”, “Dünya 5’ten büyüktür”, “Kudüs kırmızı çizgimizdir”, “Kış günü yürekleri ısıtan lider, Karadeniz’in incisi Sinop’a hoş geldiniz” yazılı pankartlar dikkat çekti.

Erdoğan’ın konuşması sırasında tribünde, üzerinde Erdoğan’ın fotoğrafıyla “Başkomutan” ifadesinin yazılı olduğu pankart açıldı.

Kongreye, Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Ahmet Sorgun, Erol Kaya ve Çiğdem Karaaslan ile milletvekilleri de katıldı.

Ak Parti Geyve İlçe Teşkilatının kongresi yapıldı.

Ak Parti Geyve İlçe Teşkilatının kongresi yapıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen kongreye İl Başkanı Fevzi Kılıç,  Sakarya (1999-2015 Hendek Belediye Başkanı)Türk Dünyası Belediyeler Birliği Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi ve TDBB Başkan Yardımcısı Sakarya 25. Dönem Milletvekili Ali İNCİ,Milletvekili Recep Uncuoğlu, Sakarya Koordinatörü Düzce Milletvekili Ayşe Kesir, Sapanca Belediye Başkanı Aydın Yılmazer,Erenler Belediye Başkanı Cavit Öztürk  , Hendek Belediye Başkanı İrfan PÜSKÜLLÜ,Akyazı Belediye Başkanı Hasan Akcan, teşkilat başkanları, APEK Başkanı Sebahattin Karasakal ve çok sayıda partili katıldı. Sakarya  Büyükşehir Belediye Başkanı  Zeki TOÇOĞLU Kongrede  yoktu.

Üç dönem kuralı nedeniyle görevini devretmek zorunda kalan Muhittin Irmak misafirlere hoş geldiniz konuşması yaparak kongre sürecini başlattı. Irmak konuşmasında ilçesinde yaşanan birlik ve beraberliğe vurgu yaparak huzura katkı sağlayan herkese teşekkür etti. Muhittin Irmak üç dönem kuralı nedeniyle görevi devrettiği Abdullah Özdemir ile birlikte yol arkadaşlığı yaptıklarını ve uyumlu bir şekilde çalışmaların süreceğine inandığını söyledi.

BİZDE VEDA OLMAZ

Geyve Belediye Başkanı Murat Kaya partililere yaptığı konuşmasında “Dava arkadaşım, yol arkadaşım Muhittin Irmak üç dönem kuralı nedeniyle görevine devam edemiyor. Bizde veda olmaz. İlk günkü gibi omuz omuza yolumuza devam edeceğiz. Muhittin Irmak başkanıma verdiği hizmetlerden ötürü teşekkür ederim. Hizmet bayrağını devir alan Abdullah Özdemir kardeşime de başarılar diliyorum” dedi. Başkan Kaya, ABD’nin Kudüs kararının yok hükmünde olduğuna değinerek “Kudüs bizimdir” dedi

DAVAMIZ BELLİ

Ak Parti İl Başkanı Fevzi Kılıç Geyve’de teşkilatta ki birlik ve beraberliğin takdire şayan olduğunu belirterek başladığı konuşmasında “Adalet ve Kalkınma Partisi dava partisidir. Biz güçlü olmalıyız ki İslam alemi güçlü olsun. Kutsalımıza dil uzatanlara mücadele edebilmemiz için daha sıkı sarılmalıyız. Daha dik durmalıyız” dedi. Başkan Kılıç “2019 seçimlerinin ne kadar önemli olduğunu bugün yaşadıklarımızla görüyoruz. Daha çok çalışıp daha yüksek oy oranlarına ulaşmamız gerekiyor. Davamız halka, hakka hizmet etmek. Bu uğurda gece gündüz çalışacağız” dedi

BİZİ YIKAMAYACAKLAR

Ak Parti Sakarya Milletvekili ve MKYK Üyesi Recep Uncuoğlu partililere yaptığı konuşmada “Dört koldan saldırıyorlar. İçerde ki işbirlikçileri ile bir olup bizi yıkacaklarını sanıyorlar. Biz gücümüzü milletten alıyoruz. Milletin istemediği, onaylamadığı hiçbir oluşum başarılı olamaz. Bunu görmediler, göremediler, göremeyecekler. Dışardakilerin saldırısı güçlenmeyelim, İslam alemine liderlik etmeyelim diye. İçeridekilerin dertleri ne?” dedi. Milletvekili Uncuoğlu, Kudüs’ün kırmızı çizgimiz olduğunu belirterek “ABD’nin yok hükmünde ki kararına gereken cevap verildi. Aldıkları yanlış karardan döneceklerini temenni ediyorum” dedi.

Geyve Belediye Başkanı Murat KAYA  “AkParti Geyve 6. olağan kongresini tamamladık. Allah hayırlı ve muvaffak eylesin. Partimizin 3 dönem kuralı gereği görevi bir başka arkadaşımıza devreden değerli kardeşim, yoldaşım, arkadadaşım Sayın Muhittin Irmak ve değerli yönetimine ilçem ve Ak Partim adına teşekkür ediyorum. Bizde vedalar yok, bu partiye gönül vermiş herkes bu partinin neferi olduğunu çok iyi bilir. Hamdolsun Geyve ilçe teşkilatımız hiç bir zaman birlikteliğini bozmadı bundan sonra da bozmayacaktır. İlk kurucusundan şimdili yönetime kadar Geyve birlik ve beraberlik içinde yoluna devam ediyor. Yeni ilçe başkanı seçilen değerli kardeşimiz Sayın Abdullah Özdemir ve yeni yönetim ekibine başarıların devamını diliyorum. İnşallah daha büyük başarılara birlikte adım atacağız. Bugünkü kongremize gelen, gelemeyerek mesaj gönderen ve gönlü bizimle beraber olan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Durmak Yok, Geyve ‘de Huzura ve Hizmete Devam… “

Mustafa Ak“ Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ında dediği gibi, ‘‘ya olacağız ya öleceğiz”

Başkan Ak: “Pes etmek yok”

Esnaf ziyaretleri esnasında konuşan AK Parti Adapazarı İlçe Başkanı Mustafa Ak, her türlü oyuna rağmen asla pes etmeyeceklerini ifade ederek, “, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ında dediği gibi, ‘‘ya olacağız ya öleceğiz” dedi.

AK Parti Adapazarı İlçe Teşkilatı Başkanı Mustafa Ak, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Adapazarı’nda girilmedik dükkân, sohbet edilmedik vatandaş bırakmıyor. Başkan Ak ve beraberindeki heyet, çat kapı esnaf ziyaretleri çerçevesinde ‘Simit Bizden Çay Sizden’ ziyaretleri ile Katlı Pazar Yeri Yeni cami ve son olarak Cevat Bey Pasajı esnaflarına sürpriz ziyaretler gerçekleştirdi. Esnaflarla sohbet eden Başkan Ak, 3. Havalimanı, yerli savunma sistemleri, yerli üretimler ile birlikte Türkiye’nin hızla büyüdüğünü ve geliştiğini ifade ederek bu durumundan rahatız olan bazı ülkeler bizi ekonomik olarak zor durama sokmaya çalışmaktadır ama bunu asla başaramayacaklar, dedi.

PES ETMEK YOK

Başkan Ak, “Artık eski Türkiye yok. Artık Türkiye’nin Orta doğuda oyun kurucu olması nedeni ile dünya 5’den büyüktür diyerek Avrupa ülkelerine meydan okuyabilen bir liderimiz olması nedeniyle ülkemiz üzerinde hem iç hem dış mihrapların hain oyunları, yalanları, kumpaslarının ardı arkası kesilmiyor aksine daha da artıyor. Ama asla pes etmek yok, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ında dediği gibi ‘ya olacağız ya öleceğiz” diye konuştu. Öte yandan esnaflar bu ziyaretlerden duydukları memnuniyeti ifade ederek Başkan Ak’a ve beraberindeki heyete teşekkür ettiler ve bu tür ziyaretleri her zaman beklediklerini söylediler.

Türkiye’nin Son 15 Yılı Demokrasinin Şaha Kalktığı Bir Süreç Oldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Muş İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Bugün, şartlar ne olursa olsun, bağımsızlığının ve millî menfaatlerinin gerektirdiği şekilde tavır alabilen güçlü bir Türkiye var. Alışmışlar emir kipiyle konuştukları eski Türkiye’ye, alışmışlar batıdan daha çok batıcı bir ülkeye. Bir türlü büyük, güçlü ve bağımsız Türkiye’yi hazmedemiyorlar” dedi.

Play
Current Time0:00
/
Duration Time0:00
Loaded: 0%
Progress: 0%
0:00
Fullscreen
00:00
Mute

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Muş 6. Olağan İl Kongresi’ne katıldı. Kongrenin yapıldığı Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü Yeni Spor Salonu önünde kendisini bekleyen vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, her ziyaretinde kendisini birlik ve beraberlik içinde karşılayan Muşlulara teşekkür etti.

“BİZDEN GERİYE İNŞA ETTİĞİMİZ ESERLER KALACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra kongrenin düzenlendiği salona geçerek partililere hitap etti. Uzunca bir aranın ardından tekrar Muş’ta olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1071’de Anadolu’nun kapılarını açan Malazgirt’in muzaffer komutanı Sultan Alparslan’ı ve onun kahraman ordusunu tazimle yâd etti.

Muş’un 15 Temmuz gecesi darbecilerin karşısına cesaretle dikilerek, istiklalini ve istikbalini savunan şehirlerimizin önünde gittiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle 15 Temmuz şehitlerine de Allah’tan rahmet temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında “Bizim geleneğimizde makamlar, koltuklar, payelerin hepsi araçtır. Biz bu dünyada Hakk’a layıkıyla kul olmak, halkımıza da en iyi şekilde hizmet etmek için bulunuyoruz. Yarın emri hak vaki olduğu zaman bizden geriye kalacak olanın, mal, mülk, mevki değil, inşa ettiğimiz eserler olacağını gayet iyi biliyoruz” dedi.

“TÜM MAZLUMLARIN YARALARINA MERHEM OLDUK”

Türkiye’yi ekonomik, askerî ve diplomatik olarak büyütürken, komşular başta olmak üzere nerede bir ihtiyaç sahibi varsa onların imdadına koştuklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi alanda yaşanan gerilimlerin, komşuluk ve kardeşlik hukukunu zedelemesine asla izin vermediklerinin altını çizerek, “Ülkemiz sınırları içinde olduğu gibi, bölgemizin her yerinde de köken, din, dil ayrımı yapmadan tüm mazlumların yaralarına merhem olduk” dedi.

AK Parti’yi kurduklarında asla etnik, dini ve bölgesel taassup yapmayacaklarını, yapılmasına da müsaade etmeyeceklerini söylediklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yıldır bu sözlerine halel getirmediklerini, hayata geçirdikleri sessiz devrimlerle; ret, inkâr ve asimilasyon politikalarına son verdiklerinin altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan hiç kimsenin diline, inancına, kültürüne karışmadıklarını; hiçbir vatandaşın hayat tarzından dolayı ötekileştirilmesine müsaade etmediklerini belirtti.

Türkiye’nin son 15 yılının devletle milletin arasındaki mesafenin kapandığı, birlik ve beraberliğin güçlendiği, özgürlüklerin genişletildiği bir dönem olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 15 yılının demokrasinin şaha kalktığı bir süreç olduğunu vurguladı.

“ŞİMDİ IMF BİZDEN BORÇ İSTİYOR”

Bugün pasaportu ve parası itibar kazanmış, ekonomisi 3 kat büyümüş, millî geliri 3 bin 500 dolardan 11 bin dolara çıkmış bir Türkiye’ye ulaştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 yıl önce paramızda bol sıfırların olduğunu ve iktidarları döneminde paradan altı sıfırı attıklarını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koalisyon hükûmetlerinden miras kalan 23,5 milyar dolarlık IMF borcu devraldıklarını, bu rakamı 2013 yılında sıfırladıklarını belirterek “Şu anda bizim IMF’e borcumuz var mı? Yok. Şimdi IMF bizden borç istiyor. IMF kapısında 3-5 sente muhtaç olan, el açan bir Türkiye vardı. Şimdi gene Türkiye’ye bir kumpas uygulamaya çalışıyorlar” şeklinde konuştu.

“BAZI İŞ ADAMLARININ VARLIKLARINI YURT DIŞINA KAÇIRMA GAYRETLERİ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında bazı iş adamlarının varlıklarını yurt dışına kaçırma gibi gayretlerinin olduğuna dair haberler aldığını söyleyerek; kabineye yönelik olarak “Bunların hiçbirine çıkış için asla izin vermemelisiniz. Çünkü bu adımlar ihanet-i vataniyedir. Bu ülkede kazanıp, bu ülkenin varlıklarını yurt dışına kaçırmaya çalışanlara asla biz iyi nazarla bakamayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankası’nın 27,5 milyar dolar olan varlığını başbakanlığı döneminde 136 milyar dolara kadar çıkardıklarını hatırlatarak, şu anda da 117-120 milyar dolar arası bir rakamda olunduğu bilgisini verdi. Şartlar ne olursa olsun, bağımsızlığın ve millî menfaatlerinin gerektirdiği şeklide tavır alabilen güçlü bir Türkiye olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde sergilenen çifte standartlara da değindi.

“BÜYÜK, GÜÇLÜ VE BAĞIMSIZ TÜRKİYE’Yİ HAZMEDEMİYORLAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Hansa, Corca, Mayka göre değil, Hasan’a, Ahmet’e, Ali’ye göre hareket etmemiz birilerinin canını fena hâlde sıkıyor. Alışmışlar emir kipiyle konuştukları eski Türkiye’ye, alışmışlar Batıdan daha çok Batıcı bir ülkeye, alışmışlar baskılarla yıldırdıkları, tehditlerle diz çöktürdükleri, diledikleri zaman oyun dışına attıkları o pısırık ülkeye. Bir türlü büyük, güçlü ve bağımsız Türkiye’yi hazmedemiyorlar” ifadelerini kullandı.

Eski Türkiye’nin patronlarının kendilerinin bu millî ve yerli duruşlarından rahatsızlıklarını her fırsatta gösterdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sorgusuz, sualsiz kendilerine tabi olmaması, millî menfaatlerinin bekçiliğini yapması karşısında adeta kudurduklarını; üstelik bu tavırlarını gizli, saklı değil, göstere göstere sergilediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Mesela ne yapmışız? Sözleşmemiz olan bir ülkeden vatandaşımız kışın üşümesin, ekonomimizin çarkları durmasın diye doğal gaz satın almışız. Diğer ülkeler gibi bizi de sadece Birleşmiş Milletler’in kararları bağlar. Türkiye Birleşmiş Milletler’in kararlarını harfiyen uygulamış mıdır? Uygulamış. Uluslararası taahhütlerini yerine getirmiş mi? Getirmiş. Üstelik bizim yaptığımız işin müttefiklik ruhuna aykırı bir tarafı da yok. Şartların el verdiği ölçüde elimizden gelen iyi niyeti de sergiledik mi? Sergiledik. Bunu yüz yüze görüşmelerimizde kendilerine de açıkça izah ettik, buna rağmen ülkemize yönelik suçlamalar akıl alır gibi değildir.”

“15 TEMMUZ GECESİ SİNMEYEN BU MİLLETİ, FETÖ’NÜN KUKLASI MAHKEMELER SİNDİREMEZ”

Tamamı FETÖ’nün servis ettiği ve ana muhalefet partisi eski vekillerinin kuryelik yaptığı, hiçbir hukuki geçerliliği olmayan kayıtlarla Türkiye’nin sanık sandalyesine oturtulmaya çalışıldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hadi işin ticari boyutunu bir kenara bıraktık, çünkü kendi yaptırımlarını asıl delenler bizzat kendi firmaları. Buna rağmen ortada ticari bir hesaplaşma varsa onu da kendi mecrasında takip etmek gerekir. Asıl önemli olan, meselenin siyasi bir zemine çekilmeye çalışılmasıdır. Bu durum sadece hukukla değil, ahlakla da bağdaşmıyor. Bu dava 17-25 Aralık kumpasının okyanus ötesine taşınmış hâlinden başka bir şey değildir. Ortada bir mahkeme yoktur, sadece şantaj malzemesi üretme gayreti vardır. Kimse kusura bakmasın, biz bu şantaja boğun eğmeyiz. 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü alçakların silahlarının sindirmediği bu milleti, açık söylüyorum, FETÖ’nün kuklası olmuş mahkemeler de sindiremez.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’cü senaristlerin tıpkı 17-25 Aralık yargı-emniyet darbesinde olduğu gibi, bu süreçte de ana hıyanetin başındaki zata rol biçtiklerini söyleyerek, “Partisinin grup toplantılarını aylarca paralel çetenin montajlarını dinletmeye tahsis eden bu zat değil miydi. FETÖ’nün trolleri sosyal medyadan, CHP’nin trolü Meclis kürsüsünden şahsımız, partimiz ve hükûmetimiz aleyhine aylarca iftira kampanyaları yürüttüler. Biz milletimizle omuz omuza vererek paralel yapıyla mücadele ederken, bu zat FETÖ’cü televizyon kanallarının değişmez konuğu olmuştu, milletvekilleri de FETÖ’nün gazetelerinde kapı nöbeti tutuyordu. Paralel ihanet çetesiyle mücadelemizi en çok engellemeye çalışanlar bu partinin milletvekilleriydi” ifadelerini kullandı.

ANA MUHALEFET LİDERİNİN “KONTROLLÜ DARBE” İDDİALARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan ana muhalefet partisi liderinin tavrına ilişkin değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Bu zat aynı tavrını 15 Temmuz kanlı darbe girişiminden sonra da devam ettirdi. O gece, dikkat edin, bizler Yeşilköy’de Atatürk Havalimanına geldik. Biz havalimanına geldiğimizde on binler oradaydı. Peki, ne diyordu bu zat? Diyordu ki, ‘bir darbe olduğu zaman tankların önüne önce ben çıkarım’ diyordu. Kim diyordu? Bay Kemal. Peki, bu Bay Kemal o gece saat benden önce 11-11 buçuk gibi, Atatürk Havalimanına geldi. Havalimanına geldiği zaman oradaki arkadaşları onu karşıladılar ve tanklar oradaydı. Arkadaşları tankların başındakilerle gittiler görüştüler. Görüştükten sonra geldiler haber verdiler. Haberi verdikten sonra Bay Kemal tankların arasından tıpış tıpış yürüdü, arabasına bindi ve Bakırköy Belediye Başkanı’nın evine gitti. Ondan sonra da utanmadan ne dedi? ‘Bu bir kontrollü darbedir’ dedi. Ya kontrollü darbenin sanığı sensin.”

7 Ağustos’ta Yenikapı’da düzenlenen bulaşmaya ana muhalefet liderini de davet ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben bu beyefendiyi de davet ettim, Sayın Bahçeli’yi davet ettim. Sayın Bahçeli anında bana olumlu dönüş yaptı ve geleceğini söyledi. Bu ise önce gelemeyeceğini söyledi, bu Bay Kemal önce gelemeyeceğini söyledi, sonradan ne olduysa birileri herhalde üzerine gittiler, ikna ettiler. Dürüst ol dürüst, her zaman yalan söyledin, her zaman yalan söylemeye devam ediyorsun” dedi.

“KASETLE GELEN DEKONTLA GİDER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Yine FETÖ’nün sosyal medya tetikçilerinin servis ettiği yalan-yanlış bilgilerle günlerce Millî İstihbarat Teşkilatımızı hedef aldı. Ana kuzuları diyerek masum göstermeye çalıştığı FETÖ’cü teröristlerin nasıl acımasızca millete kurşun sıktığının görüntüleri her yerde var. Biz yalanları ortaya çıktıkça utanır, belki biraz kendine çekidüzen verir diye beklerken, bu zat iftiralarının çıtasını daha da yükseltti. Bir yalanını örtmek için ertesi gün daha büyük bir yalan ve iftirayla karşımıza çıkıyor. Bunun yalanlarının tek alıcısı ise CHP içindeki küçük bir kliktir. Ancak, son olay bir kaset operasyonuyla bu zatı CHP Genel Başkanlığına taşıyanların 2019 seçimlerine farklı bir isimle gitmek istediklerine işaret ediyor, gidicidir Bay Kemal. Geçen hafta göz göre göre tongaya bastırılmasının başka bir izahı olmaz. Bu şahsın siyasetteki son kullanım süresini tamamladığı anlaşılıyor. Ne diyelim, kasetle gelen dekontla gider, bunu böyle biliniz.”

“HANGİ İKTİDAR TERÖR ÖRGÜTLERİNİN OYUNCAĞI OLMUŞ BİR MUHALEFET İSTER?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında kendilerinin rakiplerinin zayıflığından gururlanan bir parti olmadıklarını, Türkiye gibi güçlü bir ülkenin ana muhalefet partisinin de belli bir kalibrenin, belli bir standardın üstünde olması gerektiğini söyledi. “Hangi iktidar terör örgütlerinin oyuncağı olmuş bir muhalefet ister? Hangi siyasetçi karşısında bu kadar zayıf bir rakiple mindere çıkmak ister?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin içine düştüğü veya düşürüldüğü durumun, samimi CHP’liler kadar kendilerini de üzdüğünü ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Muş’u sadece seçim dönemlerinde hatırlayanlardan olmadıklarını, tüm Türkiye gibi Muş’a da gece gündüz hizmet götürdüklerini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak önümüzdeki dönemde her alanda çalışmalarına hız vereceklerini söyleyerek bir taraftan kongrelerde yenilenme sürecini tamamlarken, diğer taraftan da 2019’a hazırlanmaları gerektiğini vurguladı.

“TÜRKİYE TÖKEZLERSE, UMUDUNU BİZE BAĞLAMIŞ YÜZ MİLYONLAR DA TÖKEZLER”

Son yaşanılan hadiselerin gelecek 1,5 yılın kendileri açısından hiç de kolay geçmeyeceğini gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye yönelik saldırıların arttığı bu dönemde birlik ve beraberlikten asla taviz vermeden mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi. Çevremizde yaşanan felaketlerin bu tür fitnelerin nelere yol açabileceğinin ispatı olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye tökezlerse, unutmayın, emin olun umudunu bize bağlamış yüz milyonlar, evet, onlar da tökezler” dedi.

Türkiye’nin, Kürt, Türk, Arap ayrımı yapmadan bölgesindeki tüm ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşan tek ülke olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son Irak depreminde olduğu gibi Kuzey Irak’takilerin imdadına yine ilk Türkiye’nin yetiştiğini hatırlattı. Siyasi meselelerin komşuluk hukukunun önüne geçmesine asla izin vermediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu cümlelerle tamamladı: “Bu anlayışla, Yemen’den Libya’ya, Suriye’den İran’a ve Mısır’a kadar kim dara düşmüşse daima kardeşlerimizin yanında olduk. İnşallah bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. Tüm hizmetlerin kesintiye uğramaması için 2019 çok büyük önem taşıyor. 2019 öncesinde sizlerden, özelikle kadınlarımızdan ve gençlerimizden çok daha çaba bekliyorum. Önümüzdeki dönemi iyi değerlendirdiğimizde inşallah Muş’ta çok farklı bir manzara ile karşılaşacağımıza inanıyorum.”