kategori Arşivleri: BTP Haberleri

Bağımsız Türkiye Partisi Sakarya İl Kongresi Yapıldı

BTP Sakarya İl Kongresi Yapıldı

BTP Sakarya İl Başkanlığı 6. Olağan Kongresi yoğun bir katılımla gerçekleşti. İl Başkanı Mehmet SAĞLAM burada yaptığı konuşmada, “Çözümü olan tek parti Bağımsız Türkiye Partisi’dir. Artık uyanma vakti gelmiştir” dedi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sakarya  İl Başkanlığı 6. Olağan Kongresi bugün yoğun bir katılımla gerçekleşti. Çok sayıda delege ve davetlinin katıldığı kongrede oturum başkanlığını BTP Bölge  Müfettişi Mehmet Garaçoğlu yaptı. BTP Yerel Yönetimlerden  sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Garaçoğlu , BTP Kocaeli İl  Başkanı Muharrem Can, , BTP Yalova  İl  Başkanı Yüksel DURAK, Tüm İşçi Emeklileri Derneği Sakarya Şube Başkanı Necmettin Turan ,kongrenin onur konuğuydu.

Kongre saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı.

BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ NEDİR NE DEĞİLDİR
 
Oturum başkanı Mehmet Garaçoğlu, konuşmasını yapmak üzere İl Başkanı Mehmet SAĞLAM’a söz verdi. Mehmet SAĞLAM  yaptığı konuşmada, “Ülkenin liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş’a ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Güveninize layık olmak için yeniden güçlü bir ekiple yola çıktık. Ülkemizin atmosferinin her gün daha da karardığı bu günlerde partimizi iktidar etmek boynumuzun borcudur. Diğer hiçbir siyasi partinin çözümü yok. Türkiye’yi uçurumun eşiğine getirmişlerdir. Çözümü olan tek parti Bağımsız Türkiye Partisi’dir. Artık uyanmak vakti gelmiştir .  “Bağımsız Türkiye Partisi, Aziz Türk milletine ait olan ve tamamı milli olan, yer altı ve yer üstü kaynaklarını, bir seçim beyannamesi olarak milletin önüne koyan tek partidir…

2001 senesinden bu yana taklit edilen projelerimiz, her seçim döneminde, diğer partiler tarafından taklit edilip, yazılı ve görsel basında, sosyal medyada her gün yer buldu ve bulmayada devam etmektedir.

Taklide değil de aslına oy vermesi gereken milletimiz, taklitçilerden dolayı, bugüne kadar BTP’nin tek kurtuluşları olduğunu da görememişlerdir.

mehmetsaglam1

Partimizin ilan ettiği projeler, BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın 9 tane uluslararası kongreye konu olan “Milli Ekonomi Modeli”ne ve bu modelin uygulanacağı devleti, kaleme aldığı “Sosyal Devlet-Milli Devlet” tezine göre hazırlanmıştır.Hal böyle iken, “projelerinize kaynak nerede?” sorusuna ise, BTP nin seçim beyannamesi tam manasıyla cevap vermiştir.BTP, projelerine olan güvenini, 2007 seçimlerine hazırlanırken noter tasdikli senetler haline dönüştürerek aziz Türk milletine ilan etmiştir.BTP olarak Yapılan bu hadise; Türk ve dünya siyasetinde bir ilktir.

BTP hareketi, kuruluş gayesi ve üstlendiği tarihî görev itibariyle; her yönden kuşatılan, tasfiye sürecine sokulan, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni, sürüklendiği badirelerden kurtararak,yeniden Kuvva-yı Milliye ruhu ile ayağa kaldıracak hareketin adıdır.Türkiye Cumhuriyeti’nin tam bağımsızlığını, ulusal egemenliğini, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletini, “üniter yapısı”nı koruyarak yaşamasını,Sosyal hukuk devletinin gerçek anlamda hayata geçirilmesini, milli birlik ve bütünlüğün sağlanmasını,Devlet-millet, asker-sivil kaynaşması ile, bölgesinde ve dünyada, güçlü bir Türk devleti otoritesinin ikame edilmesini,Anayasa ve ilgili yasalar çerçevesinde Bağımsız Türkiye Partisi’nin gaye ve hedefini teşkil etmektedir.Bu gaye, ve bu hedef doğrultusunda BTP, “Ne AB, ne ABD, ne IMF; tek çözüm Bağımsız Türkiye” sloganını, reel ve bilimsel temele oturtmuş; dış güdümlü-mandacı zihniyetli hiçbir partiye benzemediğini ortaya koymuş olan tek partidir.Bizim dedelerimiz, yemende, çanakkalede, Sarıkamış ve milli mücadelemiz olan kurtuluş savaşında şehit olmuşlar ve bu aziz vatanı bizlere emanet etmişlerdir.Bizim vazifemiz ise, onu korumaktır.Bu noktadan bakıldığında ise, Türkiye’deki siyasi partileri, iki kısımda değerlendirmek daha doğru olacaktır…- bir tarafta, Milli Duruş sahibi olan, milli modeli bulunan, proje-plan ve kaynak ortaya koyan BTP?- diğer tarafta ise, Milli projelerden ve yerli çözümlerden mahrum olmaları sebebiyle, bir şekilde AB, ABD, IMF ve sair küresel güçlerin güdümüne dayanan ve onların üstünlük alanından kurtulamayan ve birde üstüne üslük projelerimizi çalan diğer partiler?Aslında Burada, asıl mağdur ve mahkûm olan aziz Türk milletinin ta kendisidir.Çünkü Türk milleti, Allahın milli ekonomi modeli vesilesiyle ikram Etmek istediği

mehmetsaglam2

5000 tl asgari ücreti, 5000 tl emekli maaşını, 5000 tl memur maaşını.

1500 tl ev hanımı maaşını, 1000 tl vatandaşlık maaşını, 250 tl çocuk maaşını.

15000 tl doğum ikramiyesini, 20 yıl vadeli, faizsiz ev kredisini.

Tarım kesimine 5 yıl boyunca ücretsiz verilecek olan tohumu, gübreyi, mazotu, ve ürün alma garantisini.

Ve dahi, 7 den, yetmişe kıyamete kadar, aziz Türk milletini, huzur içinde yaşatacak olan, onlarca sosyal projeyi, elinin tersiyle reddetmiştir.

(Fakirlik bu milletin kaderi değildir diyen.

Bizim dönemimizde et yemekten bıkacaksınız diyen.

Türkiye’nin altınını ve petrolünü, ecnebi firmalar işletiyor, biz hepsini milletimize vereceğiz diyen.

Bu gidişatın sonu parçalanmaktır, Güneydoğu Anadolu bop kapsamında İsrail adına boşaltılıyor, Terörü milli ekonomi modeliyle ancak ben bitiririm diyen.

Tek başıma kalsamda ehlibeytten vazgeçmem diyen.

Fatih ayasofyayı cami yaptı, bunlar 60 bin kilise evi açtı, zinayı yasalaştırdı, domuz etinin satışını serbest bıraktı, din kültürü ve ahlak bilgisi kitaplarından, Muhammed Allahın resulüdür kısmını kelimeyi tevhitten çıkarttılar diyen.

Türkiye, bop kapsamında, ABD ve İsrail’le aynı safta diyen.

Lozan anlaşması Türkiye’nin tapusudur diyen.

2023 İngiliz ve yunan fitnesidir diyen.

Gelin, Türkiye de, milleti iktidar edelim, işi olmayanın işi, aşı olmayanın aşı olsun, insanımızın yüzü artık gülsün diyen. Prof. Dr Haydar Baş’a

Bu millet, neyin karşılığında, kör, sağır ve dilsizi oynamıştır? Kendi kendini, mağdur ve mahkum etmiştir?

Bu sorunun cevabını yine, hakkına sahip çık diyerek, bu milletin hakkını bu millete teslim etmek isteyen, Prof, Dr, Haydar Baş’ın sözleriyle cevap verelim, Bu milletin üzerinde, öyle fitneler oynanıyor ki, millet, karanlık bir yoldan çıkamadan, zifiri karanlık bir yola sokulmuştur… eğer bu milleti bizde ayıktır massak, bu zifiri karanlık yoldan çıkmaları da, asla mümkün olmayacaktır…

O nedenle,

Değerli arkadaşlar, değerli dostlar, değerli gönüldaşlar, değerli bağımsız Türkiye sevdalıları,Bir iken on, on iken yüz, yüz iken bin, bin iken milyonlar olup,Aziz Türk milletini, emri bil maruf ve nehyi anil münker’in gereği olarak,Girmiş oldukları bu zifiri karanlık yoldan Allahın izniyle ancak biz kurtarırız, buna mecbur ve de memuruz… “” dedi.

mehmetsaglam1y mehmetsaglam1ye mehmetsaglam3 mehmetsaglam4 mehmetsaglam5 mehmetsaglam6 mehmetsaglam7 mehmetsaglam8
 
Ardından BTP Yerel Yönetimlerden  sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Garaçoğlu kürsüye davet edildi. O da konuşmasında Mehmet SAĞLAM’ı  yakinen tanıdığını, çok değerli biri olduğunu söyleyerek teşkilat mensuplarından sağlam’a tam destek verilmesini istedi. Daha sonra, BTP Bölge  Müfettişi Mehmet Garaçoğlu  teşekkür konuşması yaptı. Konuşmaların ardından yapılan oylamada Mehmet SAĞLAM  ve ekibi delegelerin tam desteğini alarak yeniden Sakarya  İl Başkanlığına seçildi.

Yapılan  seçimlerde  . Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sakarya  İl Başkanlığına Mehmet  SAĞLAM  seçildi.İl  Yönetim  Hasan BATMAN,Fuat ÖZBAY,Ziya DİNEK,Sıtkı DEMİRCİ,Zehra ÖZBAY,Hatice SAĞLAM,Ahmet Fikret TOKAT seçilirken,Yedek üyeliklere  Elif OKTAR,Sevgi ANVAL,Serhat OKTAR,Melike OKTAR Seçildiler.

İl Disiplin kurlu  asil üyeliğine  Ahmet ÖZBAY,Bayram SAĞLAM,Bahadır COŞKAN  seçildi.Yedek  üyeler  Ekren CAN,Murat OKTAR  Seçildi.

Büyük Kongre Delegeleri  Mehmet  SAĞLAM,Erol SAK,Sinan KESİCİ,İshak KOÇAK,Hasan BATMAN,Mahir TOKAT,Hakan BABACAN  seçildiler.

BTP abad eder, diğerleri süründürür

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, önceki gün gazetemizde yayınlanan makalesinde, Kendisine ait olan dünyaca ünlü Milli Ekonomi Modeli’nin projelerinden Türkiye’de 2002 yılından bu yana siyasi partilerin alıntılar yaptığını ama modelden ve sahibinden hiç bahsetmediklerini, bu projeleri sanki kendilerine aitmiş gibi millete lanse ettiklerini yazdı.
Önümüzdeki seçimlerde de bu partilerin MEM’in sosyal projelerini yine kopya çekeceklerini ifade eden Sayın Baş şu uyarıda bulundu:
“Milli Ekonomi Modeli’nin sosyal devlet projelerinden alıntılar yapan siyasilerimiz bizim adımızı zikretmemiştir. İsteselerdi seve seve kendilerine destek olurduk. Ancak vaad ettiklerini kapitalizmin pençesindeki ekonomi sistemi ile verebilmelerine de imkan bulunmamaktadır.”
Diğer siyasi partiler MEM’den alıntı yaparak millete açıkladıkları vaadleri asla yerine getiremezler ama Bağımsız Türkiye Partisi MEM ile taahhüt ettiği bütün projeleri fazlasıyla hayata geçirebilir, nasıl mı?
Önce onlar niye bu vaatleri yerine getiremez bunu izah edelim. Bugün Türkiye’de ABD, AB ve onların uzantısı olan IMF ve Dünya Bankası tarafından dayatılan bir kapitalizm uygulanmaktadır. Kapitalizm zirve olarak yaşandığı ülkelerde bile problemleri çözmekten acizken, bir de ülkemizde bu kapitalizmin en kötü uygulaması yaşanmaktadır.
siyaset-2
Yıllardan beri Türkiye, en doğal hukuki hakkı olan senyoraj gelirini, yani para basma hakkını kullanmamaktadır. Bunun yerine dışarıdan aldığı faizli sendikasyon kredileriyle ekonomisini döndürmeye çalışmaktadır bu da büyük bir borç ve faiz yükü sırtımıza yüklemektedir. Her yıl bütçe giderleri içinde aslan payının, alınan borçların faizine ayrıldığı bir gerçektir. Sırf senyoraj gelirini kullanmadığımız için karşımıza çıkan bu büyük fatura, milletten toplanan vergilerin faiz ödemelerine gitmesine neden olmaktadır.
Kamu şirketlerimiz haraç mezat yabancılara ya da yandaşlara aktarılmıştır. Ülkemiz bu şirketlerden her yıl elde ettiği 70 milyar dolarlık gelirden de artık mahrumdur. Sata sata satılacak kurum da kalmamıştır. Devlete ve millete ait olan madenlerimiz ise yine toprak fiyatına yabancılara devredilmiştir. Bugün dünyada birçok ülke sadece çıkardığı madenlerden büyük gelir elde ederken, Türkiye ve Türk milleti siyasilerimizin işbilmezliği ve taşeronluğu sebebiyle bu gelirlerden mahrumdur.
Geriye gelir olarak sadece milletten alınan vergiler kalmaktadır.
Bugün IMF aklıyla hareket eden AKP hükümetinin siyasileri ve başka projesi olmayan diğer partilerin siyasileri vatandaşa 100 lira veriyorum dese dahi bunu veremezler, çünkü vergiler dışında başka bir gelirleri yok. Bir iki ay 100 lira verebilseler bile bunun faturasını vergi olarak yine vatandaşa kesmek zorundalar. Bu partiler çiftçiye, işçiye, işsize, mamura, esnafa, ev hanımlarına, çocuklara, öğrencilere ekstradan bir kuruş daha fazla destek veremezler.
MEM’i parti programına alan Bağımsız Türkiye Partisi ise fazlasıyla verir dedik, nasıl mı? MEM 3 temel kaynak açıklamaktadır: Birincisi, senyoraj geliri, ikincisi, maden gelirleri, üçüncüsü ise 100 bin liranın üzerinde geliri olandan alınan vergi…
Senyoraj geliri, bir ülkenin emeğinin ve üretiminin karşılığı kendi parasını devreye koymasıdır. Zaten milli gelirin en az yüzde 30’u kadar milli paranın piyasada olması uluslar arası bir iktisat kuralıdır, bağımsızlık hakkıdır. MEM, piyasada ne kadar para olması gerektiği konusunda formülüne varıncaya kadar her türlü detayı ortaya koymuştur.
Milli gelirimizin 800 milyar dolar olduğunu kabul edelim. Dolar kuru 2,5 lira olduğuna göre bu 2 trilyon lira yapar. Yüzde 30’u ise 660 milyar liradır; yani ekonominin sağlıklı işleyebilmesi için en az bu kadar para piyasada dolaşması gerekmektedir.
Durum buyken piyasamızda 60 milyar lira para dolaşmaktadır, bu da belirli ellerdedir; yani Sayın Baş’ın ifadesiyle bünyede kan yoktur, vücut nasıl sağlıklı olsun?
BTP iktidarında ilk iş olarak bu eksik miktar para basılacak ve vatandaşlık maaşı, ev hanımı meslek maaşı, çocuk parası, doğum parası, 5 bin lira asgari ücret gibi sosyal devlet projeler kapsamında millete adil bir şekilde paylaştırılacaktır.
Piyasaya bu kadar paranın tüketim olarak girmesi üretimi canlandıracağından bu, yılsonunda kat kat daha büyük bir milli gelire, bununla beraber de daha fazla bir senyoraj gelirine neden olacaktır. Bunun devamı sürekli büyüme ve tam istihdamdır.
İkinci kaynak ülkemizde bulunan 3 katrilyon dolarlık ham maden rezervleridir; işlendiğinde ise bu meblağ 30 katrilyon dolara yükselmektedir. Bu kaynak Türkiye gibi yüzlercesini kıyamete kadar bakar. Bu madenler devlet-millet ortaklığıyla işletilecek.
100 bin liranın üzerinde geliri olandan vergi almak ise BTP için en önemsiz bir gelir kaynağıdır. Ama pratikte görülecektir ki, bu şekilde kat kat daha düşük oranda vergi alınmasına rağmen toplanan vergi meblağı bugünkünden kat kat fazla olacaktır; vergiler makul olacağından hiçbir esnaf, iş adamı, üretici de vergi vermekten rahatsız olmayacaktır.
BTP’nin sosyal devlet projeleri vaad değil, MEM’in gereği olan ekonomi kurallarıdır. Sistemin sağlıklı işleyebilmesi için bu projeler olmazsa olmazdır.
Milletimiz artık sürünmekten kurtulmak, dünyada MEM’i uygulayan ülkelerin halkları gibi huzurlu olmak istiyorlarsa bu seçimlerde Prof. Dr. Haydar Baş Bey’e ve Bağımsız Türkiye Partisi’ne (BTP) oy vermek mecburiyetindirler.