kategori Arşivleri: Türkiye

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Çok ciddi bir uluslararası kuşatma altındayız"

“Eğitim sistemimizi, çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak şekilde inşa etmeliyiz”

2018-2019 Eğitim-Öğretim Dönemi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek yönlü bir eğitim-öğretim yerine zengin öğrenme ortamlarının gündeme geldiği, sıra dışı modellerin tartışıldığı günümüzde, bizim de artık daha farklı projeleri gündemimize almamız gerekiyor. Eğitim-öğretim sistemimizi, çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak, atılım ruhu aşılayacak, pergelin bir ayağını değerlerimize ve ülkemize sabitleyip diğer ayağıyla tüm dünyayı dolaşacak şekilde inşa etmeliyiz” dedi.

“Eğitim sistemimizi, çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak şekilde inşa etmeliyiz”

“Eğitim sistemimizi, çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak şekilde inşa etmeliyiz”

2018-2019 Eğitim-Öğretim Dönemi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek yönlü bir eğitim-öğretim yerine zengin öğrenme ortamlarının gündeme geldiği, sıra dışı modellerin tartışıldığı günümüzde, bizim de artık daha farklı projeleri gündemimize almamız gerekiyor. Eğitim-öğretim sistemimizi, çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak, atılım ruhu aşılayacak, pergelin bir ayağını değerlerimize ve ülkemize sabitleyip diğer ayağıyla tüm dünyayı dolaşacak şekilde inşa etmeliyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2018-2019 Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. İstanbul Kabataş Lisesinde düzenlenen törende; Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal da hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende bir konuşma yaptı.

 “YENİ VE BÜYÜK TÜRKİYE’NİN MİMARLARI BU OKULLARDA YETİŞECEK”

Sözlerine yeni eğitim-öğretim döneminin öğrenciler ve öğretmenler başta olmak üzere bütün eğitim camiasına hayırlı olması temennisinde bulunarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmenlere gösterdikleri fedakârlıklar dolayısıyla şükranlarını, öğrencilere de başarı dileklerini iletti.

Konuşmasında, “Her eğitim-öğretim dönemini olduğu gibi bu yılı da Türkiye’nin aydınlık yarınlarına giden yolda yeni bir başlangıç, altın bir fırsat olarak görüyoruz” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin güçlü ve müreffeh geleceğine damgasını vuracak gençler, okullarımızın sıralarından çıkacaktır. Bu yıl okula başladıkları için yüreği kıpır kıpır olan miniklerimiz, inşallah, 2053 ve 2071 Türkiye’sinin kurucuları, liderleri, öncüleri olacaktır. Yeni ve büyük Türkiye’nin mimarları, öğretmenlerimizin maharetleri ellerinde, işte bu sınıflardan, bu okullardan yetişecektir” diye ekledi.

İnsanı merkeze alan ve onu yaratılmışların en şereflisi olarak gören bir medeniyetin temsilcileri olarak, iktidara geldikleri günden beri eğitim-öğretim konusuna önem ve öncelik verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de göreve geldiklerinde Türkiye’yi üzerinde yükseltecekleri 4 sütunu; eğitim, sağlık, adalet ve emniyet olarak ilan ettiklerini hatırlattı.

“EĞİTİMDE KÖKLÜ REFORMLAR GERÇEKLEŞTİRDİK”

Eğitim-öğretim gibi, vatandaşın hayatını doğrudan ilgilendiren konularda reformlara imza atmanın sadece vizyon değil, aynı zamanda cesaret işi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizden önceki hükûmetlerin göstermesi gereken cesaret, dirayet ve kararlığı biz gösterdik. Diğer meselelerde olduğu gibi eğitim-öğretim meselesinde de asla ‘böyle gelmiş böyle gider’  kolaycılığına kapılmadık” dedi.

Kimi güç odaklarının hışmını üzerlerine çekme pahasına eğitim alanında köklü reformlar gerçekleştirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle tek tipçi, yasakçı, öğrencinin tekâmülü yerine formatlanmasını esas alan eski eğitim-öğretim mantalitesini bir daha geri gelmemek üzere rafa kaldırdık. Eğitim-öğretim sistemimizi komplekslerinden kurtararak çok daha özgürlükçü, çok daha demokratik, çok daha sorgulayıcı bir yapıya kavuşturduk” diye konuştu.

Eğitim-öğretimdeki altyapı ve içerik konusunda hayata geçirdikleri politikaların belli kesimler tarafından sürekli olarak engellenmek istendiğini hatırlatan ve attıkları kimi adımlarda anlamsız bir inatla, bir dirençle karşılaştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Bu direnç asla milletimizden, öğrencilerimizden ve öğretmenlerimizden gelmedi. Daha çok eğitim-öğretim konusunu ideolojik çekişmelerinin aracı hâline getiren çevrelerden geldi. Eğitim-öğretimin millîleşmesine, milletin kadim değerleri, talepleri ve ihtiyaçlarıyla barışmasına karşı en güçlü tepkiyi eğitim-öğretimi tekellerinde gören bu kesimler gösterdi. Dün olduğu gibi bugün de zaman zaman aynı çevrelerin çağ dışı tepkileriyle karşılaşıyoruz. Ama biz bunlara aldırmadan yolumuza devam kararlılığıyla yürüyoruz.”

“ÖNÜMÜZE ÇIKARILAN ENGELLERE ALDIRMADIK”

Hiçbir başarıya zahmetsiz ulaşılamayacağını vurgulayarak, “Önüne çıkan engellere bakıp da bundan yılan, vazgeçen hiç kimse menzile, maksuda ulaşamaz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de önlerine çıkarılan engellere aldırmadıklarını, meseleye ideolojik at gözlüğüyle bakan çevrelerin kışkırtmalarına prim vermeden reform çalışmalarını devam ettirerek önemli başarılara da imza attıklarını ifade etti.

Göreve geldiklerinde 526 bin olan öğretmen sayısına 605 bin 450 yeni öğretmen ilave ettiklerini, 288 bin adet yeni derslik inşa ederek toplam derslik sayısını 575 binin üzerine çıkardıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 433 bin sınıfın tamamına etkileşimli tahta yerleştirdiklerini, Türkiye’de ilk defa sosyal bilimler ve spor liselerini kurduklarını, bilim ve sanat merkezi sayısını 18’den 135’e spor salonu sayısını da 2 bin 791’den 9 bin 79’a çıkardıklarını sözlerine ekledi.

Konuşmasında, eğitim alanında ortaya koydukları diğer hizmet ve yeniliklerden de örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine kendilerinin döneminde ders kitaplarının ücretsiz olarak devlet tarafından öğrencilere verildiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sene bu hizmetin birileri tarafından provoke edilmek istendiğine işaret ederek, “Bu defa Millî Eğitim Bakanlığımız sağ olsun şöyle bir seferberlik ilan etti ve yine bu yıl sıralara bu kitapları yetiştirdik” diye ekledi.

“GÜNÜMÜZÜN BİLGİ VE TEKNOLOJİ YOĞUN DÜNYASINDA BİZLER DE EĞİTİM SİSTEMİMİZİ GÜNCELLEMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün okul sıralarında oturan evlatlarımız, ne bizim dönemimizle ne de anne babalarının günleriyle karşılaştırılamayacak çok farklı bir iklimde eğitimlerine başlıyor. Bizler çoğu zaman bir kaynak kitaba ulaşmak için şehrin başka ucundaki kütüphaneye gitmek zorunda kalıyorduk. Çocuklarımız ise, bugün bilgisayar başına oturup birkaç tuşa basarak, neredeyse insanlığın tüm birikimine kolayca ulaşabiliyor. Okullarımızdaki kütüphanelerden, dünyanın en ücra köşesindeki kütüphanelere, çalışmalara, araştırmalara, kitap ve eserlere erişilebiliyor. Günümüzün bilgi ve teknoloji yoğun dünyasında bizler de eğitim sistemimizi güncellemeli, bugünü ıskalamadan geleceğin şartlarına göre evlatlarımızı hazırlamanın yollarını aramalıyız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Hazreti Ali’nin ‘Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacağı çağa göre yetiştirin’ sözüne atıfta bulundu ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Tek yönlü bir eğitim-öğretim yerine, zengin öğrenim ortamlarının gündeme geldiği, sıra dışı modellerin tartışıldığı günümüzde, bizim de artık daha farklı projeleri gündemimize almamız gerekiyor. Eğitim-öğretim sistemimizi çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak, atılım ruhu aşılayacak, pergelin bir ayağını değerlerimize ve ülkemize sabitleyip diğer ağıyla tüm dünyayı dolaşacak şekilde inşa etmeliyiz. Çocuklarımızı belli kalıplara göre formatlamak yerine, yaratılıştan sahip oldukları, Allah’ın onlara lütfu olan özelliklerini keşfettirecek biçimde evlatlarımıza yaklaşmalıyız.”

“PRATİĞE DÖKÜLMEYEN HER BİLGİ, BİR MÜDDET SONRA UNUTULMAYA MAHKÛMDUR”

Bugün sınıflardaki temel sorunun dikkat ve konsantrasyon eksikliği olduğuna işaret ederek çocukların bedenen sınıfta, zihnen başka yerde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zira çok ciddi bir uluslararası kuşatma altındayız, buna dikkat etmemiz gerekiyor. Bu durumu değiştirecek, öğrencilerimizin sınıfa, derse, okuldaki aktivitelere ilgisini en üst düzeye çıkaracak yenilikleri süratle uygulamaya koymalıyız” şeklinde konuştu.

Özellikle mesleki eğitimle iş hayatını bileştirecek projelere ivme kazandırılması gerektiğinin altını çizerek meslek liselerinde okuyan öğrencilere pratik kazandırmayı amaçlayan çalışmaları son derece önemsediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İş, tam anlamıyla ancak işte öğrenilir, pratiğe dökülmeyen her bilgi bir müddet sonra unutulmaya mahkûmdur” ifadelerini kullandı.

“SABIR VE SEBAT OLMADAN HEDEFLERİMİZE ULAŞAMAYIZ”

Öğrenmenin; emek, disiplin, aşk, tutku ve fedakârlık istediğine dikkat çekerek “Öğrenmek için aşkı olan, tutkusu olan, sevdası olan bir kişi ne şekilde olursa olsun bir yolunu bulur ve gayesini gerçekleştirir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sabır ve sebat olmadan da hedefe ulaşılamayacağını vurguladı.

Öğrenmenin bir süreç olduğunu ve bu sürecin beşikten mezara kadar ömür boyu devam edeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilere hitaben, okullardaki öğretmenleri dışında, hayatta binlerce öğretmenlerinin olacağını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Sabrı belki küçük bir karıncanın mücadelesinden öğreneceksiniz. Vefayı, uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınızın o size sarılışından öğreneceksiniz. Açlığı, sokaktaki bir yoksulun ekmeği tutuşundan öğreneceksiniz. Emeği, güneşin altında çalışan bir işçinin alın terinden öğreneceksiniz. Vatan sevgisini, Suriyeli bir muhacir çocuğun gözlerinden öğreneceksiniz. Kahramanlığı, Ömer Halisdemir gibi yiğitlerin cesaretinden öğreneceksiniz. Özveriyi, terör örgütünün kalleşçe şehit ettiği Aybüke öğretmenin fedakârlığından öğreneceksiniz. Coşkuyu, arkadaşlarınızla birlikte gittiğiniz bir futbol maçında öğreneceksiniz. Hasreti, annenizle bir süre ayrı kaldığınızda öğreneceksiniz. Kurumuş bir dere yatağından susuzluğu, kafeste çırpınan bir kuştan özgürlüğü öğreneceksiniz. Maviyi gökyüzünden, kırmızı gülden, sarıyı ekinlerden, yeşilin güzelliğini Karadeniz’in uçsuz bucaksız ormanlarından öğreneceksiniz.”

“SİZLERİN IŞILDAYAN GÖZLERİNDE ÜLKEMİZİN AYDINLIK GELECEĞİNİ GÖRÜYORUM”

Başarının anahtarı olarak gördüğü, ‘Oku, düşün, uygula, neticelendir’ tavsiyesini öğrencilerle paylaşarak kendilerini okumaya, okuduklarını düşünmeye, düşündüklerini hayata geçirmeye ve bunu neticelendirerek başarıya ulaşmaya çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin şu ışıldayan gözlerinde ülkemizin aydınlık geleceğini görüyorum. Burada yarının güçlü Türkiye’sinin siyasetçilerini, öğretmenlerini, gazetecilerini, mühendislerini, mimarlarını, doktorlarını, iş adamlarını, sanatçılarını ve sporcularını görüyorum” dedi.

2018-2019 eğitim-öğretim yılının hayırlı olması temennisinde bulunarak tüm öğretmenlere şükranlarını ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını; ailelerden öğretmenlerin çabalarına destek olmalarını beklediğini ifade ederek ve öğrencilere Allah’tan zihin açıklığı temennisinde bulunarak tamamladı.

Türk Dünyası Akademisyenleri Buluştu

Türk Dünyası Akademisyenleri Buluştu

  1. Uluslararası Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresini gerçekleştirdi. Kongrenin Koordinesi SAÜ’lü Profesör , Organizasyonu ise Sakaryalı Firma Gerçekleştirdi.

2003 yılından bu yana her yıl düzenlenen Uluslararası Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi’nin 16.sını 4 – 6 Eylül 2018 tarihleri arasında Kazakistan’ın Miras Üniversitesi ev sahipliği ve Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Vecdi Can’ın koordinesinde Kazakistan’ın Çimkent şehrinde gerçekleştirildi.

Kazakistan Miras Üniversitesi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı, Türk Tarih Kurumu, Sakarya Üniversitesi başta olmak üzere birçok üniversite ile Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirilen ve Sakarya’da faaliyet gösteren merkezi İstanbul’da olan Toprak Turizmin organize ettiği kongreye, Türkiye başta olmak üzere Türk Dünyası’ndan 150 delege katıldı, 200 bildiri sunuldu.

Toprak Turizm organizatörü Ahmet Toprak Türk dünyası için bu kadar önemli bir organizasyonu Sakarya’nın ulusal turizm markası Toprak Turizm olarak gerçekleştirdikleri için gururlu olduklarını belirtti.

Türk dünyasından çok sayıda bilim insanının katıldığı kongrede başta Türk Dünyasının meseleleri olmak üzere sosyal bilimler alanındaki birçok konu ele alındı. Kongrenin ikinci ayağı ise güney Kazakistan’ın başşehri Türkistan kentinde Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşti.

Kongre hakkında değerlendirmelerde bulunan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yüce, “Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Başkanı merhum Prof. Dr. Turan Yazgan hocanın himayesinde 2002 yılında Kırgızistan’da başladı. Bugüne kadar her yıl Türk dünyasının değişik yerlerinde yapıla geldi. Türk dünyasının sorunları tartışıldığı en önemli forumlardan bir tanesidir.

Türk dünyasının akademisyenlerin buluştuğu en önemli ve geleneksel kongredir. Türk dünyası arasında köprü rol oynayan bir sosyal araçtır” diye konuştu.

Türk dünyasının Avrupa’nın doğusundan Uzak Asya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyayı ifade ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Yüce, bu coğrafyanın sahip olduğu jeo-stratejik yapı kadar doğal kaynaklarının zenginliğinin debüyük önem arz ettiğinin altını çizdi. Bu coğrafyada yaşayan 70 küsur farklı Türk boyununortak tarih ve kültüre sahip olduğuna işaret eden Yüce; “Daha açık bir ifadeyle bu coğrafyada yaşayan farklı topluluklar Türk milletinin farklı boylarını teşkil etmektedir.

Tarih bu coğrafyada yaşayan Türk topluluklarının kültürel ve ekonomik işbirliği kurmasına yeniden fırsat vermiştir. Bilindiği üzere fırsatlar bir şanstır. Bu fırsatı iyi değerlendirmek gerekir. Aksi takdirde tekrar yüz yıl beklememiz gerekecektir.

Türk toplulukları arasındaki etkileşimin arttırılması sürecinde en önemli unsurlardan biri bu toplulukların birbirini tanımalarını sağlamak için uygun ortam oluşturmak gerekir. İşte bu kongre de söz konusu gayeye hizmet eden araçlardan biridir” dedi.

Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Başkanı merhum Prof. Dr. Turan Yazgan hocanın himayesinde 2002 yılında Kırgızistan’da başlamış. Bugüne kadar her yıl Türk dünyasının değişik yerlerinde yapılmış. Türk dünyasının sorunları tartışıldığı en önemli forumlardan bir tanesidir. Türk dünyasının akademisyenlerin buluştuğu en önemli ve geleneksel kongredir. Türk dünyası arasında köprü rol oynayan bir sosyal araçtır.

İYİ Parti İyilik Kervanı Sakarya'da Umduğunu Buldu

İYİ Parti İyilik Kervanı Sakarya’da Umduğunu Buldu

Mart 2019 yerel seçimleri için çalışmalara start veren İYİ Parti, konuyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi.

31 ilde ve 12 grup ile çalışmalara başlayacaklarını bildiren  İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayrettin Nuhoğlu”Halkımızın dertleri dinlenecek ve nasıl çözüleceği üzerinde çalışma yapılacaktır” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti basın açıklamasından satır başları şu şekilde:

“TÜRKİYE ÇOK ZORLU VE KARANLIK BİR DÖNEMDEN GEÇMEKTEDİR”

Değerli Basın Mensupları,

Türkiye çok zorlu, tehlikeli ve karanlık bir dönemden geçmektedir.

AK Parti iktidarlarının dış politikada yaptıkları yanlışlıklar sonucu, Türkiye ortadoğu bataklığına sokulmuştur. Bunun sonucunda her gün yeni yeni problemlerle karşılaşıyoruz. Dün Membiç, Afrin bugün İdlib. Yarının ne olacağı meçhuldür.

Suriyeden gelen yaklaşık 4 milyon mülteci hem ekonomik açıdan hem de güvenlik açısından risk teşkil etmektedir.

Dış politikamız AK Parti döneminde barış üzerine değil, kavga üzerine inşa edilmiştir.

“TÜRKİYE BİR TEK KİŞİNİN İKİ DUDAĞI ARASINA HAPSEDİLDİ”

Değerli Basın Mensupları,

Bilindiği üzere şaibeli bir referandum sonucu demokratik parlamenter sistemden çıkarak tek adam rejimine geçtik. Kuvvetler birleşimi sonucunda yargı adil ve tarafsız olma özelliğini yasama ise etkinliğini kaybetti.

Bu sistemle Türkiye bir tek kişinin iki dudağı arasına hapsedildi, demokratik ve hür dünyadan Türkiye’yi uzaklaştırdı.

Yine bugün basından öğrendiğimiz kadarıyla Sn.Cumhurbaşkanı halka açık olan ve özel hukuk hükümlerine tabi bulunan İş Bankasını CHP’ye ait %28 lik hissesinin hazineye devrini istemektedir. Buradan tüm özel sektör temsilcilerini uyarıyorum Şirketleriniz ve holdinglerinizdeki hisseleriniz tehlikededir.

Basın tek sesli hale getirilmiştir. Vatandaşların özgür ve tarafsız haber alma hakkı elinden alınmıştır.

İktidarı eleştirme cesareti gösteren gazeteciler işlerini kaybetmektedir. İfade özgürlüğü yok edilmiştir.

“VATANDAŞIN CEBİNDE VE MUTFAĞINDA YANGIN VAR”

AK Parti iktidarları ekonomi alanında da büyük yanlışlıklara imza atmıştır. Yurt dışından alınan borçlar verimli alanlarda kullanılmamıştır. Devlet kademelerinde savurganlık, lüks harcamalar ve israf büyük boyutlara ulaşmıştır. Dış borçlar üretimde kullanılmak yerine, yandaş müteahhitlerin rant kapısı haline getirilmiştir. Ve sonunda ekonomik gerçekler ortaya çıkmıştır.

Türkiye ciddi bir ödemeler dengesi krizine girmiştir. Türk lirası önemli ölçüde değerini kaybetmiş, enflasyon yükselmiş ve faizler artmıştır. Üreten Türkiye, tüketen Türkiyeye dönüştürülmüştür.

Önümüzdeki günlerde reel sektörde iflas ve konkordataların artması sürpriz olmayacaktır. Vatandaşın cebinde ve mutfağında yangın var. İktidarın yanlışlıklarının faturası yine halkımıza çıktı.

“31 İLİ KAPSAYACAK İYİLİK KERVANI YOLA ÇIKMAKTADIR”

Değerli Basın Mensupları,

Türkiye ve Türk halkı bu karanlık tabloyu hak etmemektedir Bu karanlık tablodan çıkışın tek adresi İYİ Partidir.

24.Haziran seçimlerinde her türlü baskı ve imkansızlıklara rağmen İYİ Parti seçimin tek kazananı olmuştur.

7 aylık bir süreçte sıfır oydan 5 milyon oya ulaşmış ve 43 milletvekili ile meclise girmeyi başarmıştır.

İYİ Partiye bu başarıyı yaşatan halkımız önümüzdeki yerel seçimlerde de İYİ Partiye büyük destek verecektir.

Partimiz yerel seçimlere hazırlık çerçevesinde ilk etapta 31 ili kapsayacak şekilde Kurucular Kurulu, Genel İdare Kurulu, Milletvekilleri ve Başkanlık Divanın bulunan arkadaşlarımızla bugün 12 grup ve 200 kişiden oluşan “İyilik Kervanı” yola çıkmaktadır.

Halkımızın dertlerini dinleyip ve bu sorunları nasıl çözeceğimizi anlatmaya gidiyoruz.

Sivil toplum kuruluşları, yerel basın ve televizyonlar ziyaret edilecek, yerel ve genel problemler üzerinde fikir alışverişi yapılacaktır.

İYİ Parti Türkiyeyi karış karış gezecek ve halkımızın kaybolan umutlarını tekrar kazandıracaktır.

İYİ Parti, Milliyetçi, Muhafazakar demokrat bir cumhuriyet kadını olan, genel başkanımız Sn. Meral AKŞENER önderliğinde ülkeyi kalkındırmaya, kutuplaşan ve hasım haline gelen halkımızı birleştirmeye ve huzur içinde yaşatmaya kararlıdır.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayrettin Nuhoğlu, açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE İŞTEN ÇIKARMALAR BAŞLAYACAK”

“Ekonomik çöküntünün istihdama etkisi olacaktır. İşten çıkarmalar önümüzdeki günlerde başlayacaktır. “

AKP-MHP İTTİFAKI

“Bu iki parti birbirlerini hakaret boyutunda eleştiriyorlardı biranda bir araya geldiler. Yarın tekrar aralarının bozulmayacağı garantisi yoktur. “

İYİ Parti’li Nuhoğlu: Mahalli seçimlerde ittifak yapılabilmesi için yasal düzenleme gerek

 İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayrettin Nuhoğlu, ittifakla ilgili mevcut yasanın genel seçimle ilgili olduğunu belirterek, “Mahalli seçimlerde ittifak yapılabilmesi için yasal düzenleme gerekir. Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi böyle bir düzenleme yapıp da ittifakla mahalli seçimlere girerlerse o zaman yaptıkları düzenlemeye bakmak gerekir. O düzenlemenin şartları uygun düşerse o zaman düşünülür ve konuşulur. Bugün için böyle bir şey yoktur” dedi.
Genel Başkan Yardımcısı Hayrettin Nuhoğlu, İYİ Parti tarafından başlatılan ‘İyilik kervanı yollarda’ projesi kapsamında, Adapazarı’na geldi. Sakarya İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Nuhoğlu, İYİ Parti olarak aldıkları sonucu beklemediklerini kaydederek, “Beklediğimiz sonuç değildi; ama buna rağmen kabul etmek gerekir ki İYİ Parti kurulduktan 6,5 ay sonra seçim kararı alındı ve seçimlere gidildi. Alınan sonuç Türk siyasetinde ciddi bir kapıyı araladı. Çünkü bu seçim sonuçlarında görüldü ki Adalet ve Kalkınma Partisi, oylarını yüzde 42 civarına düşürdü. Cumhuriyet Halk Partisi, ne olursa olsun, şartlar ne kadar kötü olursa olsun Türkiye’de iktidar olamayacağını bir kez daha gösterirken, HDP de Türkiye’nin partisi olamayacağını, Milliyetçi Hareket Partisi ise iktidar niyeti olmadığını gösterdi. Geri sadece İYİ Parti kaldı. İYİ Parti, Genel Başkanı’mızın ifadesiyle ‘Köprünün başını tutmuştur'” diye konuştu.

‘ŞARTLARI UYGUN DÜŞERSE O ZAMAN DÜŞÜNÜLÜR’

Partisinin seçimlerde, zor şartlarda yarıştığını belirten Nuhoğlu, “Seçim sürecinde İYİ Parti en zor şartlarda yarışan bir partiydi. Diğer partilerin hazineden aldıkları devasa yatırımların yanında iktidar partisinin inanılmaz yolsuzluklardan gelen bir parti harcamaları söz konusuydu. İYİ Parti çok kıt imkanlarla kurucuların yaptığı bağışlarla seçimleri yürüttü. Bu şartlara rağmen Türk siyasetinde yeni bir kapı açmıştır. Şimdi biz mahalli seçimlerde göstereceğimiz yeni bir başarıyla Türk milletinin ve ülkemizin önünü açabilecek her türlü kabiliyete kavuşmuş olacağız” dedi.
AK Parti ve MHP arasında yerel seçimlerde ittifak yapılabileceği konuşulurken, İYİ Parti’nin ittifaka katılmayacağını kaydeden Nuhoğlu, “Diğer siyasi partiler de böyle karar aldılar. Zaten şu andaki mevcut ‘ittifak yasası’ milletvekilliği seçimleri ile ilgilidir. Mahalli seçimlerde ittifak yapılabilmesi için yasal düzenleme gerekir. Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi, böyle bir düzenleme yapıp da ittifakla mahalli seçimlere girerlerse o zaman yaptıkları düzenlemeye bakmak gerekir. O düzenlemenin şartları uygun düşerse o zaman düşünülür ve konuşulur. Bugün için böyle bir şey yoktur” dedi.

 

HEP İLERİYE BAKIYORUZ

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, daha sonra Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı A.Akgün Altuğ’u makamında ziyaret etti.

 

   

 

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, İyi Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır ve parti yetkililerinden oluşan heyeti makamında ağırladı.

Akgün Altuğ, Sakarya’nın sosyo ekonomik durumu ile ilgili bilgi verdiği konuşmasında, “Sakarya bulunduğu yerde durmayıp hep ileriye giden bir yapıya sahip. Sakarya’nın insanı da böyle bir genetiğe sahiptir. Her zaman en iyisini yapmaya gayret eden insanların coğrafyasıyız” dedi. İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu ise, “İyilik Kervanı” isimli bir kampanya kapsamında parti olarak tüm Türkiye’yi gezerek illerdeki çalışmaları yakından takip ettiklerini ifade etti. Nuhoğlu konuşmasında Türkiye’nin tüketim ekonomisinden üretim ekonomisine geçmeden ilerleyemeyeceğini ve verimli bir büyümeden söz edilemeyeceğini vurguladı.

MUHTARLARI DİNLEDİLER

Sakarya Muhtarlar Federasyonu Başkanı Erdal Erdem”İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Milletvekili Hayrettin NUHOĞLU,İSTANBUL Milletvekili Ahmet ÇELİK,SAKARYA Milletvekilmiz Ümit DİKBAYIR, SAKARYA İL Başkanı Selçuk KILIÇASLAN ve Yönetim Kurulları ile beraber, SAKARYA MUHTARLAR FEDERASYONUMUZA yaptıkları nazik ziyaret için hepsine şahsım ve Muhtarlarım adına teşekkür ederiz.

 

Ziyarette Muhtarlarlık camiasına Federasyon olarak yaptıklarımızı ve beklentilerimizi önerilerimizle ortaya koyarken, Ülkemiz gündemini ilgilendiren başta Tarım-Hayvancılık-Eğitim-Adalet ve Demokrasi başta olmak üzere başlıklar halinde düşüncelerimizi ifade ettik.

Bu ziyaretin Ülkemiz ve Muhtarlık camiası için hayırlı olmasını ALLAH’tan dilerim.

İYİ Parti  Heyeti Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği

(SESOB) Başkanı Hasan Alişan’ı  ziyaret  etti.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Milletvekili Hayrettin NUHOĞLU,İSTANBUL Milletvekili Ahmet ÇELİK,SAKARYA Milletvekili  Ümit DİKBAYIR, SAKARYA İL Başkanı Selçuk KILIÇASLAN ve Yönetim Kurulları ile beraber ziyaret etti.

Görüntünün olası içeriği: 13 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, oturan insanlar, oturma odası ve iç mekan

SESOB Başkanı Hasan Alişan”Esnaf zor durumda zorluklarla  mücadele  ediyoruz.Suriyelilere  hiç kimse  sen  ne  yapıyorsun diye   benim  esnafıma her türlü sıkıntı  var.Aynı sokakta  3-5  AVM  “dedi.

İYİ Parti Vali İrfan Balkanlıoğlunu makamında ziyaret etti

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayrettin Nuhoğlu; İstanbul Milletvekili Ahmet Çelik ,Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır ,İl Başkanı Selçuk Kılıçarslan, genel idare kurulu üyeleri ve kurucu üyelerle Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlunu makamında ziyaret etti

İYİ PARTİ  HEYETİ  Dörtyol  SANAYİ  ESNAFI İLE  BULUŞTULAR

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayrettin Nuhoğlu; İstanbul Milletvekili Ahmet Çelik ,Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır ,İl Başkanı Selçuk Kılıçarslan, genel idare kurulu üyeleri ve kurucu üyelerle Dörtyol sanayi esnafımızı ziyaret ettik.


İYİ Parti İyilik Kervanı Sakarya İl ve ilçe teşkilatlarıyla toplantı yaptı.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayrettin Nuhoğlu; İstanbul Milletvekili Ahmet Çelik ,Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır ,İl Başkanı Selçuk Kılıçarslan, genel idare kurulu üyeleri ve kurucu üyelerle Sakarya İl Başkanlığında İl ve ilçe teşkilatlarıyla toplantı yaptı.

İYİ Parti İyilik Kervanı Erenler ilçe teşkilatını ziyaret etti

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayrettin Nuhoğlu; İstanbul Milletvekili Ahmet Çelik ,Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır , İl Başkanı Selçuk Kılıçarslan, genel idare kurulu üyeleri ve kurucu üyelerle Erenler ilçe teşkilatını ziyaret ettik.

Haber-Fehmi DUMAN-  Fotoğraf -Necla BAKAN

 İbrahim ÇELEBİ"Büyük Necip Türk Milletinin inancı en büyük güçtür.."

Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim ÇELEBİ”Ne 27 Mayıs darbesi, ne 12 Eylül, ne 28 Şubat’ta, ne de 15 Temmuz’daki hain kalkışmada, şerefli Türk askerini mesul göstermek asla doğru değildir”

Genel Başkan İbrahim ÇELEBİ12 Eylül’ün darbecileri; milletin hayallerine, ideallerine ve refahına kastetmiştir ,gerçekleşen menfur darbenin hedefi yalnız o gün ki iktidar değil, topyekûn Büyük Türk Milleti olmuştur

Büyük Necip Türk Milletinin inancı en büyük güçtür..
Ne 27 Mayıs darbesi, ne 12 Eylül, ne 28 Şubat’ta, ne de 15 Temmuz’daki hain kalkışmada, şerefli Türk askerini mesul göstermek asla doğru değildir. Darbeler üniformalı kişilerin değil zihinlerin ürünüdür. Geride bıraktığımız darbeleri, acı ile anmak durumunda kaldığımız her bir darbe, bizlere darbelerin milletin iradesi ile karşı konulabilir bir şey olduğunu, milletin inancının ise en büyük güç olduğunu göstermiştir.

12 Eylül sonrasında Kurucu Genel Başkanımız Turgut ÖZAL’ın transformasyon, icraat, çağ atlamak, değişim gibi kelimeleri sürekli telaffuz etmiştir, Söylediği her sözü hayata geçirdi. Öyle bir hayata geçirdi ki siyah beyaz yaşayan ülkeyi, kendi renkleriyle yaşayan hale getirdi. 12 Eylül darbesinden sonra ANAVATAN PARTİSİ, Turgut ÖZAL’ın Siyaset tarlasında derin izler bıraktığı tarlayı biz şimdi yeniden sürüp, derin izleri ortadan kaldıran siyaset yürütüyoruz

Darbeleri, darbe hayali kuranları lanetliyor, 12 Eylül darbesinin ve 15 Temmuz alçak darbe girişiminin aramızdan aldığı demokrasi kahramanlarını rahmet ve minnetle yad ediyorum..

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, yazı ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: açık hava ve yazı

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve yazı

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar, oturma odası, sakal ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: bisiklet ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, yazı

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, oturan insanlar ve ayakta duran insanlar

MHP Lideri Bahçeli: Türkiye Türk milletinindir. Anadolu Türk vatanıdır

MHP Lideri Bahçeli: Türkiye Türk milletinindir. Anadolu Türk vatanıdır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,”Bir defa Suriye’nin geleceğinde Esad yer almamalıdır. Buna yönelik siyasi kararı da Suriye halkı vermelidir. Bu ülkenin bağımsızlık ve toprak bütünlüğüne saygı ve riayet ise esas olmalıdır. Esad ile Putin İdlib’e bomba yağdırmaktan, ateşkes arayışlarını sabote etmek vazgeçmelidir.”dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, resmi Twitter hesabından açıklamalarda bulundu. MHP Lideri Bahçeli,”Ertuğrul Gazi, Orta Asya’dan bu yana süregelen Türkmen boylarının yurt arama sevdasını Fırat’ın koynunda yatan babası Süleyman Şah’tan alarak Söğüt’e gelmiştir. Ezcümle geri dönüşümüz, gelecek asırlarda Türklükten mahrum Anadolu tamamıyla ham bir hayaldir. Söğüt’te geleceğin rotasını dua ve üstün bir mücadele azmiyle çizmiştik. 9 Eylül 1922’de Türk vatanını müstevlilerden temizleyip denize süpürmüştük. Tarihin sesine kulak veriyor, ecdadımızın mirasına sonuna kadar sahip çıkıyoruz. Ne çöküşümüz, ne göçümüz mümkündür; gözümüzü açtığımız topraklar gömüldüğümüz, gövdemizin sere serpe uzanacağı yer olacaktır.” MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamaları şu şekilde: Söğüt bir ağacın değil, üç kıtayı gölgesi altına alan; adalet, ahlak ve anıtlaşmış hakkaniyetiyle cihana nam bırakan bir medeniyetin adı, milli vicdanda kök tutmuş cesaret ve muzafferlik anısıdır. Söğüt imparatorluğumuzun mayası, kudretli mazimizin mahrecidir. Söğüt bir doğumdan ziyade yankıları asırlar boyunca devam edecek devasa bir doğruluşun, beşeriyetin kaderini etkileyecek dengeli bir duruşun, Türk ve İslam değerlerini şuurla duyan ve duyuran bir oluşun ağırlık merkezidir. Elleri öpülesi ecdadımız Ertuğrul Gazi ile Söğüt’e tutunan asil Türkmen ruhu, aralarına nifak girmiş Anadolu Türklüğünü yeniden birliğe ve dirliğe kavuşmasını, üzerinde yaşadığımız kutlu toprakları ebediyen yurt tutulmasını tescilleyen talihli hükümranlık, tarihi haysiyettir. Aynı zamanda Ertuğrul Gazi ve Söğüt, şefkate şiddet, dostluğa ihanet, merhamete zulmetle karşılık veren entrikacı tekfurların kol gezdiği bir yöreden başlayıp asırlarca sürecek kutlu yolculuğa mihmandarlık ve mimarlık yapmışlardır. Ertuğrul Gazi ve torunlarının en önemli başarısı, Türkmen boylarını kavga ve kargaşadan uzak tutup, ortak hedeflere yöneltmiş olmalarıdır. Bu, temel ilkeler, 400 çadırlık bir Türkmen varlığından küresel bir kudretin yeşerip yükselişini sağlamıştır. Söğüt vizyonundan savrulan toplumların, geniş coğrafyaların acıklı hallerine lütfen dikkat ediniz! İç çekişmeler, kanlı çatışmalar, taşkın anlaşmazlıklar, aşkın ihtilaf ve ihanetler buralara nüfuz etmiş durumdadır. Söğüt yörüngesinden sapanlar zaman içinde öğütülmüşlerdir. Suriye’nin durumuna bakınız, bunu görürsünüz. Irak’a bakınız, buna şahit olursunuz. Genel olarak Ortadoğu’ya, Balkanlara, Afrika’ya odaklanınız aynısıyla karşılaşırsınız. Nitekim dalından kopan yaprakların, gövdeden koparılan dalların akıbetini sert esen rüzgârlar belirlemiştir. İdlib bahanesiyle sahne alan küresel ve bölgesel güç mücadeleleri giderek şiddetlenirken, yönetilebilir istikrarsızlık ve dehşet verici kaos sarmalı tesir alanını genişletiyor. Suriye’de akan kan durmuyor, masumların canı üzerinden yapılan pazarlıklar bitmiyor. Dünkü Tahran Zirvesi elbette anlamlı ve değerlidir. Suriye’de demokratik ve siyasi geçiş sürecinin behemehâl teminiyle ateşkes rejiminin tesisi kaçınılmaz ve beka düzeyinde bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacın karşılanmasında muhatap bütün ülkeler tarih ve insanlık önünde sorumludur.

Astana Mutabakatı, Soçi Zirvesi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 Sayılı Kararıyla birlikte Cenevre süreçlerinin etkili olabilmesi için Türkiye haricinde sahada ve masada bulunan diğer taraf ülkeler samimi ve yapıcı hareket etmek durumundadır. Bir defa Suriye’nin geleceğinde Esad yer almamalıdır. Buna yönelik siyasi kararı da Suriye halkı vermelidir. Bu ülkenin bağımsızlık ve toprak bütünlüğüne saygı ve riayet ise esas olmalıdır. Esad ile Putin İdlib’e bomba yağdırmaktan, ateşkes arayışlarını sabote etmek vazgeçmelidir. İdlib’teki gelişmeler Türkiye’nin milli güvenliğini, Söğüt emanetini olumsuz düzeyde etkileyecektir. Bu itibarla yeni ve yoğun bir göç dalgasına asla müsaade edilmemeli, nüfus istiklalimizi daha fazla zora ve sıkıntıya sokacak adım ve kararlardan ihtiraz edilmelidir. Türkiye Türk milletinindir. Anadolu Türk vatanıdır. Ülkemizdeki Suriyelilerin güvenli ve süratli şekilde asıl yurtlarına sevki acilen planlanıp hayata geçirilmelidir. Sınırlarımıza diktiğimiz duvarların aşılması, yeni göç akınları millet varlığının geleceğini karartacaktır. Üzerinde gururla yaşadığımız toprakları; fetihle, bedel ödeyerek, can vererek, çilelere katlanarak, fedakârlıklarla vatan yaptık. Gidecek yerimiz yok, sığınacak yeni bir yurdumuz yok. Vatan varsa bayrak vardır, bağımsızlık vardır, istikbal vardır, ar ve namus ayaktadır. Ertuğrul Gazi, Orta Asya’dan bu yana süregelen Türkmen boylarının yurt arama sevdasını Fırat’ın koynunda yatan babası Süleyman Şah’tan alarak Söğüt’e gelmiştir. Ezcümle geri dönüşümüz, gelecek asırlarda Türklükten mahrum Anadolu tamamıyla ham bir hayaldir. Söğüt’te geleceğin rotasını dua ve üstün bir mücadele azmiyle çizmiştik. 9 Eylül 1922’de Türk vatanını müstevlilerden temizleyip denize süpürmüştük. Tarihin sesine kulak veriyor, ecdadımızın mirasına sonuna kadar sahip çıkıyoruz. Ne çöküşümüz, ne göçümüz mümkündür; gözümüzü açtığımız topraklar gömüldüğümüz, gövdemizin sere serpe uzanacağı yer olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle 737’inci Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri kapsamında, Türk milletinin bekası için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve başta Ertuğrul Gazi olmak üzere kahraman ecdadımızı hürmet ve rahmetle anıyorum. Allah hepsinden razı olsun diyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Milli Mücadele’ye emek vermiş kahramanlarımızı, 9 Eylül 1922’de İzmir’e fırtına gibi giren cesur yürekleri tazimle yad ediyor, hepsine Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Bugünlerde, milli birlik ve beraberliğimize musallat olan bölücü terörle mücadelede ebediyete uğurladığımız vatan evlatlarımıza da en derin şükran hissiyatımla Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.

Türkiye-Rusya-İran Zirvesi Tahran’da toplandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in katılımıyla İran’ın başkenti Tahran’da gerçekleştirilen, Suriye sorununa kalıcı çözüm bulmayı amaçlayan Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi toplandı.

Uluslararası Konferans Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantı öncesinde İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin’i kapıda karşıladı. Üç lider daha sonra birlikte fotoğraf verdi.

Zirve’de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıdan çıkacak sonuçların tüm dünya tarafından sabırsızlıkla beklendiğini, alınacak kararlarla bu beklentileri boşa çıkarmayacaklarına olan inancını ifade etti.

“İDLİB, BÖLGENİN BARIŞ VE İSTİKRARI BAKIMINDAN DA HAYATİ ÖNEME SAHİP”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında kısa bir durum muhasebesi yapmak istediğini belirterek şunları kaydetti: “Astana ruhunun özünde asgari müştereklerde buluşma iradesi göstermemiz vardır. Bu asgari müşterekler ise, Suriye’nin siyasi birliğinin sağlanması, toprak bütünlüğünün korunması ve ihtilafa barışçıl bir siyasi çözüm bulunmasıdır. Bu amaçla baştan beri sahada şiddetin durdurulmasını, insani durumun iyileştirilmesini ve siyasi sürecin önünün açılmasını hedefledik. Aynı anlayışla Cerablus, El Bab ve Afrin gibi yerlerde sahaya inerek kendi askerimizin kanı ve canı pahasına terörist unsurları bölgeden temizledik. Böylece Suriye topraklarını güvenli hâle getirerek huzur ve istikrarı temin ederek mültecilerin evlerine dönebileceği şartları hazırlamaya çalıştık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların yanı sıra yine Astana toplantıları kapsamında hayata geçirilen en kritik adımın, gerginliği azaltma bölgelerinin tesisi olduğunu vurgulayarak “Ancak zamanla bunlar farklı bahanelerle tek tek tasfiye edildi. Bugün gerginliği azaltma bölgelerinden geriye sadece İdlib kaldı” dedi.

Bu bölgelerin tesisinin ardından yaşanan gelişmeler dolayısıyla muhalefetin kendilerinin aldatıldığını düşündüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye olarak şehitler verdiğimiz ve ciddi özveride bulunduğumuz bu sürecin şu an itibariyle çok riskli bir yere geldiğini görüyoruz. Şunu bir kere daha vurgulamak istiyorum: İdlib, sadece Suriye’nin siyasi geleceği için değil, bizim millî güvenliğimiz ile bölgenin barış ve istikrarı bakımından da hayati öneme sahiptir” şeklinde konuştu.

“İDLİB’İN KAN GÖLÜNE DÖNMESİNİ ASLA İSTEMİYORUZ”

Türkiye’nin bölgede kurduğu 12 gözlem noktasının sahadaki anlamlarından birinin Türkiye’nin İdlib halkına ve buraya sığınanlara can güvenlikleri konusunda güvence vermiş olması olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bu bölgenin ve ülkemizin sağladığı örtülü güvencenin kendi halkına yönelik katliamları hâlâ hafızalarımızda olan Esed rejiminin insafına bırakılmasına rıza gösteremeyiz. Her ne gerekçeyle olursa olsun İdlib’e yapılan ve yapılacak bir saldırı felaketle, katliamla ve çok büyük bir insani dramla sonuçlanacaktır. Bölgedeki 3,5 milyonu aşkın sivilin tamamı bundan etkilenecektir. On binlerce sivil bombardımanlarda can verirken, gidecek başka yerleri kalmadığı için milyonlarcası bizim sınırımıza dayanacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çoğunluğu Suriyeli 4,5 milyon sığınmacıyı topraklarında barındıran Türkiye’nin, mülteci ağırlama kapasitesini doldurduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rus ve İranlı dostlarımızın İdlib’teki bazı terörist oluşumlardan kaynaklanan güvenlik endişelerini elbette anlıyoruz. Bölgeye doğrudan komşu olmamız sebebiyle, benzer kaygıları en az sizler kadar bizler de duyuyoruz. Ancak, İdlib gibi her şeyin iç içe olduğu bir yerde teröristlere karşı etkili mücadelede zaman ve sabır gerektiren farklı yöntemlere ihtiyaç var. Türkiye olarak biz bu konuda gereken çabayı gösterdik, daha fazlasını göstermeye de hazırız. İdlib’in kan gölüne dönmesini asla istemiyoruz. Siz dostlarımızdan da bu çabalarımızda bize destek olmanızı bekliyoruz.”

“SURİYE’DE YENİ BİR ŞİDDET DALGASI VE İNSANİ KRİZ YAŞANMASINA İZİN VERİLMEMELİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında İdlib’te tarafların ortak kaygılarını dikkate alan makul bir çıkış yolu bulunması gerektiğine işaret ederek, “Gerek Halep’in, gerekse Hmeymim Hava Üssü’nün güvenliğine yönelik tehditlerin bertaraf edilebilmesine yönelik her türlü çabayı göstereceğiz. Bu çerçevede Rus dostlarımızın rahatsızlık duyduğu unsurları Halep ve Hmeymim bölgesine yönelik saldırılara girişemeyecekleri yerlere çekmeyi deneyebiliriz. Böylece İdlib bölgesinde kritik yerlerin kontrolü sadece ılımlı muhalifler tarafından sağlanır hâle gelecektir” ifadelerini kullandı.

Sözlerine “Meseleyi Astana ruhuna uygun şekilde ve suhuletle çözmeyi hedeflemeliyiz. Zira bu konu Astana’nın itibar ve güvenliğinin sınanacağı son fırsattır” değerlendirmesiyle devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdlib’in akıbeti konusunda varacağımız anlayış, Suriye bağlamındaki iş birliğimizin geleceğini de şekillendirecektir. Türkiye’nin bu konudaki hassasiyetinin ve kararlılığının doğru anlaşılmasını sizlerden özellikle rica ediyorum” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Ülkemizin ve kardeşimiz olarak gördüğümüz Suriye halkının geleceğini bu derece yakından ilgilendiren bir konuda Türkiye’nin tavrı bellidir. Astana garantörlerinin Suriye’de yeni bir şiddet dalgası ve insani kriz yaşanmasına izin vermeyeceği mesajının, bu zirveden uluslararası kamuoyuna verilmelidir.”

“PYD/YPG DÂHİL, BÜTÜN GİRİŞİMLERE AYRIM YAPMADAN ORTAK TAVIR ALMALIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm gözlerin İdlib’e çevrildiği, dikkatlerin buraya odaklandığı bir zamanda Fırat’ın doğusunda arzu edilmeyen gelişmeler yaşandığına işaret ederek, birtakım yabancı güçlerin bölgede DEAŞ’la mücadele bahanesiyle attığı adımların artık bambaşka bir istikamete yönelmesinin gizlenemez bir gerçek olduğunun altını çizdi. “Artık DEAŞ tehdidi ve tehlikesi kalmamış olmasına rağmen, Amerika’nın bölgede bir diğer terör örgütünü güçlendirmeye devam etmesinden fevkalade rahatsızız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan  “Amerika’nın artık 20 bine yakın tırı silah, mühimmatla birlikte bölgeye göndermesi, üç bine yakın kargo uçağını aynı şekilde bölgeye göndermesi, bu terör örgütünün nedenli güçlendiğinin çok açık ifadesidir” şeklinde konuştu.

Suriye rejiminin de göz yummasıyla Fırat’ın doğusunda güçlenen terör örgütünün, sahadaki varlığını yabancı güçlerin desteğiyle kalıcı hâle getirmeye çalıştığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu durum sadece bizim millî güvenliğimizi ilgilendirmekle kalmıyor, aynı zamanda Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve geleceğine de tehdit oluşturuyor. PYD/YPG dâhil Suriye’den kaynaklanan terörün her türlüsüne ve Suriye’nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğüne kasteden bütün girişimlere ayrım yapmadan ortak tavır almalıyız.”

Konuşmasının devamında ülkenin bir bölümünde sergilenen hassasiyetlerin diğer bölümünde gösterilmiyor olmasının, hem Suriye halkının, hem de uluslararası toplumun burada verilen mücadeleye bakışını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, özellikle Suriye’nin siyasi, coğrafi ve sosyal bütünlüğü gerçek anlamda sağlanana kadar bölgedeki varlığını korumakta kararlıdır. Ülkemizin bekasına tehdit oluşturan yapıların hudutlarımızın hemen ötesinde cirit atmasına müsaade edemeyiz; tehdidin kaynağına ve boyutuna göre gereken adımları atmayı sürdüreceğiz” dedi.

SURİYELİ MÜLTECİLERİN ÜLKELERİNE GERİ DÖNÜŞÜ

Kendilerinin Suriye’de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararına uygun kalıcı bir çözüm bulunmasından yana olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti “Bu bağlamda, Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisiyle iş birliği halinde anayasa komitesinin oluşumunun tamamlanmasına, serbest ve adil seçimler yapılması için şartların bir an önce hazırlanmasına önem veriyoruz. Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri dönüşü ve ülkenin yeniden inşası ancak bu gelişmelerin ardından daha anlamlı bir şekilde ele alınmaya başlanabilir. Geri dönüş sürecinin gönüllülük esasına göre uluslararası hukuka uygun olarak ve Birleşmiş Milletlerle iş birliği hâlinde yürütülmesi esas olmalıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kimyasal Silahların Yasaklanması Sözleşmesi’nin 1915’te imzalandığını, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün 1997’de kurulduğunu hatırlatarak, kimyasal silahlarla ilgili tavırlar koymanın doğru ve yerinde olduğunu ifade etti.

Sözlerine “Fakat kimyasal silahlarla ölenlerin, öldürülenlerin sayısına baktığımız zaman, orada 1000-2000-3000-5000 kişiyi görüyoruz, ancak konvansiyonel silahlarla öldürülenlere baktığımız zaman orada on binler, yüzbinler görüyoruz” ifadeleriyle devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,  şunları kaydetti: “Şimdi biz konvansiyonel silahlarla öldürülenlere karşı veya öldürenlere karşı tavır almakta gecikiyoruz, ama kimyasal silahlara karşı tavır koyuyoruz. Neticesi ölüm olduktan sonra kullanılan kimyasal olsa ne fark eder, konvansiyonel olsa ne fark eder? Buna karşı bizim bu yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda da bu işi gündeme getirmek suretiyle yeniden bunu güncellemenin, ortaya koymanın, kimyasal, konvansiyonel, buna karşı bir ortak tavır takınmanın ki burada birinci derecede Rusya Federasyonu’na büyük görev düşmekte, zira Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde de Rusya Federasyonu’nun yer alması, böyle bir kararın alınmasının da bana göre neticesini çok daha açık, net hâle getirecektir.”

İDLİB’TE ATEŞKES İLANI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveden çıkacak sonuçların Suriye halkı için hayırlı olması temennisinde bulunarak, İran Cumhurbaşkanı Ruhani’ye gösterdiği misafirperverlik dolayısıyla teşekkür etti.

Toplantı sonrası, 12 maddelik bir sonuç bildirgesi yayınlanacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonraki toplantının Rusya’da yapılacağını ifade etti.

İdlib’te bir ateşkes ilanı yapılmasının bu zirvenin en önemli adımlarından birisi olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Bu sivilleri bu ciddi manada huzurlu kılacaktır, rahatlatacaktır ve bu konuyla ilgili bir adımın atılması ve böyle bir ilanın yapılması, bu zirvenin de zaferi olacaktır diye düşünüyorum.”

7.09.2018
“İdlib’te atılacak yanlış adımların menfi yankıları her tarafta hissedilecektir”
07.09.2018
Türkiye-Rusya-İran Zirvesi Tahran’da toplandı
07.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi
07.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile görüştü
07.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan İran’da
06.09.2018
“Afrika, bizim için büyük önem arz eden bir kıta”
06.09.2018
Benin Cumhurbaşkanı Talon Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde
05.09.2018
Almanya Dışişleri Bakanı Maas Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde
05.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC Başbakanı Erhürman’ı kabul etti
04.09.2018
KKTC büyükelçisinden güven mektubu
04.09.2018
Hindistan büyükelçisinden güven mektubu
04.09.2018
Burkina Faso büyükelçisinden güven mektubu
04.09.2018
Gabon büyükelçisinden güven mektubu
03.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Konseyi 6. Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı
03.09.2018
Emine Erdoğan, Kırgızistan’ın Kırçın Yaylası’nda kurulan Etno Şehir’i ziyaret etti
03.09.2018
Haftanın Özeti (27 Ağustos-02 Eylül 2018)
02.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3. Dünya Göçebe Oyunları’nın açılış törenine katıldı
02.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan Başbakanı Abılgaziyev ve Kırgızistan Meclis Başkanı Cumabekov’u kabul etti
02.09.2018
Emine Erdoğan, Cengiz Aytmatov Salonu’nun açılış törenine katıldı
02.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ata Beyit Anıt Mezarlığı’nı ziyaret etti
02.09.2018
“Kırgızistan’la ilişkilerimizi FETÖ gölgesinden kurtararak geliştirmeye kararlıyız”
02.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Merkez İmam Serahsi Camii’nin açılış törenine katıldı
02.09.2018
“Türkiye ekonomisinin bu süreçten güçlenerek çıkacağından kimsenin şüphesi olmasın”
01.09.2018
“Türkiye ve Kırgızistan’ın ekonomik olarak potansiyellerini hayata geçirmeleri şarttır”
01.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan FETÖ uyarısı: “Yaşadığımız sıkıntıyı Kırgızistan yaşamasın istiyoruz”
01.09.2018
Emine Erdoğan, Bişkek Kırgız-Türk Dostluk Hastanesi’ni ziyaret etti
01.09.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’da
31.08.2018
“Bilinçli avcılıkla, milletimizi yeniden balıkla buluşturmalıyız”
31.08.2018
“Ekonomik tehditler bu milleti sindiremez”
31.08.2018
“Döviz kurundaki istikrarsızlık ülkemize yönelik bir operasyondur”
30.08.2018
“Türkiye, arkasında yüzlerce milyon kardeşinin duasıyla tarihî bir mücadele yürütüyor”
30.08.2018
“Büyük ve güçlü Türkiye’nin önünde duramayacaklar”
30.08.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde tebrikleri kabul etti
30.08.2018
30 Ağustos Zafer Bayramı: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı
29.08.2018
“2023 hedeflerimize ulaşacağımıza yürekten inanıyoruz”
29.08.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Dışişleri Bakanı Zarif’i kabul etti
29.08.2018
“Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması, tüm coğrafyamızın geleceğine yön verecektir”
26.08.2018
“Malazgirt ruhunu yaşatmayı başaramazsak, geçmişimizle birlikte geleceğimizi de kaybederiz”
21.08.2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele operasyonlarına katılan güvenlik güçlerinin bayramını kutladı
20.08.2018
“Kurban Bayramı’nın gönüllerimize ferahlık, hanelerimize mutluluk, ülkemize aydınlık getirmesini diliyorum”

Genç Anadolu Partisi Lideri Ali Alemdaroğlu, Emeğin Başkenti Zonguldak'ta

Genç Anadolu Partisi Lideri Ali Alemdaroğlu, Emeğin Başkenti Zonguldak’ta Zonguldak İl Başkanı Naci Ferhat Altınok,Başkan Yardımcısı Tuncay Köksal ile birlikte  çeşitli  ziyaretlerde bulundular

Genç Anadolu Partisi (GAP) Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu, Karma ekonomi ile düzlüğe çıkarız dedi

Genç Anadolu Partisi (GAP) Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu Maden Şehitleri Anıtında

Zonguldak Havzası Maden Şehitleri Anıtı

Zonguldak il merkezinde Türkiye Taş Kömürü Kurumu (TTK) ile Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) tarafından, Taş Kömürü Havzasındaki iş yerlerinde kaza sonucu yaşamını yitiren maden işçileri için bir anıt yapılmıştır.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve yazı

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar

Bu anıt bir park içerisinde olup, Zonguldak ili Çevre Koruma Vakfı’nın desteği ve Zonguldak Belediye Başkanlığı’nın katkısı ile yapılmıştır. Siyah mermerden olan anıt, dikdörtgen kaideli, iki pano halinde olup, üzerinde Zonguldak Havzası Maden Şehitler Anıtı ile ölen maden şehitlerinin isimleri yazılıdır.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve açık hava


Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Bahadir Alemdaroglu dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve açık hava

Genç Anadolu Partisi (GAP) Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu, Zonguldak’taın kurtuluş reçetesini yazdı.

Üretime geçilmeli,İthalata dayalı duruma müdehale edilmeli ve Zonguldak Güzel günlere kavuşmalı

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar

Genç Anadolu Partisi (GAP) Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu
Zonguldak Kent Konseyi Başkanlığı için Yesari Sezgin ‘i ziyaret etti.

Zonguldak ilindeki sorunları birinci ağızdan aldı

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, açık hava

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar ve iç mekan

Genç Anadolu Partisi (GAP) Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu Türkiye Taş kömürü Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı ERCAN GEBEŞ’i ziyaret etti.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar

Genç Anadolu Partisi (GAP) Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu, Zonguldak Maden Mühendisleri Odası Başkanı Erdoğan Kaymakçı yı ziyaret etti

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor, takım elbise ve iç mekan

 

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, oturan insanlar, masa ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar, yiyecek ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Sabahattin Ergün dahil, ayakta duran insanlar, takım elbise ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, takım elbise

MERKEZ SAĞDA MUHAFAZAKAR BİR PARTİYİZ…

Ali Alemdaroğlu yaptığı konuşmada, “Genç Anadolu Partisi’ni 2013 yılında kurduk. İki seçimi katılamadık, son seçimde katılmak için hazırlıklar yaptık ancak il sayısını tamamlayamadık. Ve 24 Haziran seçimlerinde hiçbir partiyle desteğimiz ve bağlantımız olmadı.

Önümüzdeki mahalli idareler seçimlerinde Tabii Zonguldak’tan başlayarak bundan sonra mahalli idareler seçimlerine partimizi hazır hale getireceğiz.

Öyle tahmin ediyorum Önümüzdeki 2 ay zarfında 72 ilde örgütlenmemizi tamamlayacağız. Şu anda 25 ilde örgütlüyüz. Biz 2019 mahalli idareler seçimlerine katılacağız.

Partimiz milliyetçi ve muhafazakar bir partidir, Merkez sağda bir partidir.

Biz daha özgürlükçüyüz.

Özgürlükten yanayız.

Basının Özgür olmasını istiyoruz.

Şimdi baktığımız zaman bugün kağıt fabrikalarının kapatılması ile beraber gazeteler ve matbaalar zor durumda.

Bir çok gazete sayfa sayısını azatlı, kimisi kapattı. Bunlara bir çözüm bulabilir miyiz, yani bizim kişilerle hiçbir zaman kavgamız olmaz.

Yani hükümetin yetkilileriyle kavgamız yok. Neyse ülkede eksik yapılanlar bunları yerine getirebilir miyiz projeler dahilinde, bunun için uğraşacağız.

Şimdi ben baktım Zonguldak yolları köstebek yuvası gibi olmuş” dedi.,

TÜKETMEK DEĞİL ÜRETMEK LAZIM…

Tüketmek değil üretmek gerektiğini belirten Genç Anadolu Partisi Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu, “Zonguldak bizim Bildiğim kadarıyla geçmişe baktığımızda 15-20 sene önce 50-60 bine yakın işçi istihdam edilirken şimdi bu sayı 10 bini altına düştü.

Zonguldak Karadeniz Bölgesi’ndeki illerin yüzde yetmişini istihdam ediyordu bildiğimiz kadarıyla ama bugün baktığımızda yani kömür bile yeterince çıkmıyor piyasaya sürülmüyor.

Bunların Hayat bulması lazım. Tüketmek değil üretmek lazım, kömürün üretilmesi lazım” şeklinde konuştu

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve yiyecek

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, Bahadir Alemdaroglu dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve açık hava

Genç Anadolu Partisi (GAP) Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu, Zonguldak’ta esnaf ziyaret etti.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: ağaç, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar ve takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar ve iç mekanGörüntünün olası içeriği: 5 kişi, gülümseyen insanlar, oturan insanlar

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ağaç ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi

GAP Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret etti.

Genç Anadolu Partisi (GAP) Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’ni (ZGC) ziyaret etti.

Zonguldak İl Başkanı Naci Ferhat Altınok ile birlikte ZGC’yi ziyaret eden Ali Alemdaroğlu önemli açıklamalarda bulundu.

Ziyarette ZGC Başkan Derya Akbıyık Genel başkan Ali Alemdaroğlu’na ziyareti için teşekkür etti.

MERKEZ SAĞDA MUHAFAZAKAR BİR PARTİYİZ…

Ali Alemdaroğlu yaptığı konuşmada, “Genç Anadolu Partisi’ni 2013 yılında kurduk. İki seçimi katılamadık, son seçimde katılmak için hazırlıklar yaptık ancak il sayısını tamamlayamadık. Ve 24 Haziran seçimlerinde hiçbir partiyle desteğimiz ve bağlantımız olmadı.

  

Önümüzdeki mahalli idareler seçimlerinde Tabii Zonguldak’tan başlayarak bundan sonra mahalli idareler seçimlerine partimizi hazır hale getireceğiz.

Öyle tahmin ediyorum Önümüzdeki 2 ay zarfında 72 ilde örgütlenmemizi tamamlayacağız. Şu anda 25 ilde örgütlüyüz. Biz 2019 mahalli idareler seçimlerine katılacağız.

Partimiz milliyetçi ve muhafazakar bir partidir, Merkez sağda bir partidir.

Biz daha özgürlükçüyüz.

Özgürlükten yanayız.

Basının Özgür olmasını istiyoruz.

Şimdi baktığımız zaman bugün kağıt fabrikalarının kapatılması ile beraber gazeteler ve matbaalar zor durumda.

Bir çok gazete sayfa sayısını azatlı, kimisi kapattı. Bunlara bir çözüm bulabilir miyiz, yani bizim kişilerle hiçbir zaman kavgamız olmaz.

Yani hükümetin yetkilileriyle kavgamız yok. Neyse ülkede eksik yapılanlar bunları yerine getirebilir miyiz projeler dahilinde, bunun için uğraşacağız.

Şimdi ben baktım Zonguldak yoları köstebek yuvası gibi olmuş” dedi.

TÜKETMEK DEĞİL ÜRETMEK LAZIM…

Tüketmek değil üretmek gerektiğini belirten Genç Anadolu Partisi Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu, “Zonguldak bizim Bildiğim kadarıyla geçmişe baktığımızda 15-20 sene önce 50-60 bine yakın işçi istihdam edilirken şimdi bu sayı 10 bini altına düştü.

Zonguldak Karadeniz Bölgesi’ndeki illerin yüzde yetmişini istihdam ediyordu bildiğimiz kadarıyla ama bugün baktığımızda yani kömür bile yeterince çıkmıyor piyasaya sürülmüyor.

Bunların Hayat bulması lazım. Tüketmek değil üretmek lazım, kömürün üretilmesi lazım” şeklinde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan"Fetih zulme başkaldırının adıdır"

Erdoğan: Ahlat’ta 1071 metrekare oturma alanına sahip otağ merkezi yapılacak

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 947. yıldönümü etkinliğinde konuştu. Erdoğan, Ahlat’ta 10 dönüm alanda, 1071 metrekare oturma alanına sahip bir otağ merkezi yapacaklarını açıkladı

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Malazgirt Zaferi’nin 947. yıldönümü nedeniyle Muş’un Malazgirt ilçesinde konuştu. Erdoğan, Ahlat’ta 10 dönüm alanda, 1071 metrekare oturma alanına sahip bir otağ merkezi yapacaklarını duyurdu.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

>> On binler burada. Az önce resmi rakamı aldım 75 bin kişi.

>> Ahlat’ta otağ kuruldu. Oradan buraya yolculuk. 26 Ağustos’ta Malazgirt Zaferi’nin adımları atıldı.

>> Malazgirt Zaferi’nin 947. yıldönümünü tebrik ediyorum. Bizlere bu güzel yurdu miras bırakan Sultan Alparslan’a, gazilere ve şehitlere saygımı sunuyorum. Fetih zulme başkaldırının adıdır. Bizim medeniyetimiz fetih medeniyetidir. En güzel fethimiz de gönüllerin fethidir.

>> Biz Malazgirt’te sadece zafer kazanmadık, nasıl bir millet olduğumuzu cümle aleme ilan ettik. Haçlı Seferleri’nin de, Moğol istilalarının da üstesinden aynı şekilde geldik.

>> Artık milli park ilan ettiğimiz bu ovaya taş toprak olarak bakamayız. Malazgirt’i hatırlamak kim olduğumuzu hatırlamak demektir

>> Maziden atiye uzanan bu büyük mirasa sahip çıkın. Mekke’ye, Medine’ye, Kudüs’e sahip çıkın. Osmanlı’ya, Selçuklu’ya, Balkanlar’a sahip çıkın.

>> Kurtuluş Savaşı’mıza ve Cumhuriyetimiz’e çok iyi sahip çıkın. 15 Temmuz’a sahip çıkın. Bu tarihi hadiseyi unutturmayın.

>> Siyasette, diplomaside, ekonomide, ticarette güçlü olmak zorundayız. Ordumuzla, sanayi kuruluşlarımızla güçlü olmak zorundayız. Aksi halde bize bir tek gün yaşama imkanı vermezler. En küçük zafiyet gösterdiğimizde üzerimize nasıl böyle leş kargaları, akbabalar gibi çullandıklarını görürsünüz. Bazı gafiller sanıyor ki mesele Erdoğan, Ak Parti meselesi. Hayır, mesele Türkiye meselesi. Batı’yı az çok tanıyan bilir ki Türk demek Müslüman demektir.

>> Eksiklerimiz, yanlışlarımız yok mu; tabii ki var. İnsanın olduğu yerde bunlar olur. Önemli olan istikameti kaybetmemektir. Bu milletin istikametinin doğru olduğunu sayısız kez gördük.

Erdoğan’ın konuşmasından önce etkinlikte MHP lideri Devlet Bahçeli ve Meclis Başkanı Binali Yıldırım birer konuşma yaptı.

BAHÇELİ: DÜŞMANDAN KAÇMAYIZ, DÖVİZDEN KORKMAYIZ

Devlet Bahçeli’nin konuşmasından satır başları şöyle:

>> Malazgirt Zaferi, tarihin rotasını temelden değiştirdi. Türk milletini yurt tutma arayışı mükafatla neticelendi. Malazgirt zaferi İstanbul’un fethinin mutlak bir habercisi Türkiye cumhuriyetinin muhkem bir harcıdır. Malazgirt’te sadece vatan kazanmadık bunu fazlası Anadolu’da parlak bir istikbal kazandık.

Malazgirt Zaferi, askeri bir başarının çok ötesinde, imanın, öngörünün, aklın, sabrın, stratejik yönetim kudretinin, yüksek ülkülere bağlanışın, dahası vicdanın, insaniyetin, kaynaşma ve kucaklaşma hasletinin imrenilecek bir mahsulüdür.

>> Bizans varsa, Malazgirt ruhu da vardır, hamdolsun ayaktadır. Vatanı ne pahasına olursa olsun koruyacağız. Terör örgütlerini kullanan namertlerin taktiği Bizans taktiğidir, siyasi ve ekonomik operasyonları vahşice kurgulayanların ilham kaynağı Bizans tahrikidir, döviz ve kur oyunları Bizans yöntemidir.

>> Düşmandan kaçmayız, dövizden korkmayız. Taarruz ruhu ve tecrübesi Türk milletinin sinesinde hala kor gibi yanmakta, Malazgirt şuuru bayrak gibi dalgalanmaktadır.

YILDIRIM: TÜRKİYE’Yİ TEHDİT ETMEYE KALKANLAR YANITINI MİSLİYLE ALIRLAR

Binali Yıldırım’ın konuşmasından önemli kısımlar ise şu şekilde:

>> Bizim birliğimizi bozmaya çalışanlar şunu bilsin ki, özümüz o kadar sağlamdır ki asla bunu başaramayacaklar.

>> Büyük Türkiye’de ne ekonomik darbe girişimleri ne 15 Temmuz gibi hainlerin yaptığı darbe girişimleri sonuç vermemiştir, vermeyecektir.

>> Finans piyasasındaki spekülasyonlara rağmen Türkiye gelecek hedeflerine yürümeye devam ediyor. Türkiye’yi tehdit etmeye kalkanlar gereken yanıtı misliyle alırlar. Türkiye bir hukuk devletidir.

GAP Genel Başkanı Ali ALEMDAROĞLU”Sivil Toplum Örgütleri vazgeçilmez derecede önemli kurumlardır”

Genç Anadolu Partisi   Genel Başkanı  Ali ALEMDAROĞLU”Sivil toplum örgütleri çoğulcu ve katılımcı demokrasinin vazgeçilmez derecede önemli kurumlardır”

Sivil Toplum Örgütleri

Genel Başkan  Ali ALEMDAROĞLU”Sivil toplum örgütleri çoğulcu ve katılımcı demokrasinin vazgeçilmez derecede önemli kurumlarıdır. Çeşitli alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri, meslek birlikleri, dernek ve vakıflar olarak, hizmet alanlarıyla ilgili bakanlıklar ve yerel yönetimlerin ilgili birimlerince ayrılacak fonlardan yararlanacak, ancak yasal denetim dışında yönetim ve icraatlarını özgürce yürütebileceklerdir.
Dernekleşmek örgütlü ve bilinçli toplum olmanın en önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Ülke insanımızın her türlü meşru insani çıkarları etrafında dernekleşmeleri, örgütlenmeleri kayıtlı veya kayıtsız olmalarına bakılmaksızın teminat altına alınacak ve mümkün olan her türlü olanak ve kolaylık sağlanacaktır. Ülkemiz sınırları içinde yaşayanların özgürce her türlü meşru ve insani fayda sağlayacak derneğe, örgüte en kolay, en rahat erişebildiği lider örnekülke olmalıdır. Bu dernekler ve örgütler siyasi partiler dışında bireyin en yakıcı, yakın sorunlarının ve isteklerini somut talebe dönüştürülerek yaşama geçirilmesinin en etkin araçları olarak arzu edilen rollerini oynayacaklardır. Dernekler demokrasimizin taze oksijen taşıyıcı solungaçlarıdır.
Yurttaşlarımızın ve sivil toplum kuruluşlarının kamusal nitelikli karar uygulama ve denetim süreçlerine katılımının önündeki tüm engeller kaldırılarak en aktif ve etkin katılımları gerçekleştirilecektir. Sivil toplumun gelişmişliği, etkinliği ve ulusal kültüre sağladığı katkı, ülkemiz demokrasisinin düzeyi ile doğrudan bağlantılıdır.
EKONOMİ VE MALİYE
Ekonomi insan içindir. Siyaset ülke refahını artırmak için yapılır. İnsani gelişmişlik göstergeleri ile dünya lideri olan bir sosyoekonomik küresel-ulusal ekonomi modelinin hayata geçirilmesi politikalarımızın ana hattını oluşturmaktadır. Bizim ekonomi anlayışımız ihtiyaca göre üretimin artırılmasına ve hakkaniyetle paylaşılmasına dayanır. Dolayısı ile üretim ve haklı rekabet bazlı bir ekonomik yapı oluşturmak ve sosyal adaletçi bir yaklaşımla paylaşım temel hedefimiz olacaktır.
Çağımızda ülkelerin savaşımı ekonomik alandadır. Dolayısı ile “Ekonomik Güvenlik” kavramı da savunma güvenliği gibi stratejik bir yaklaşımla ele alınması gereken önemdedir.
Çağımızda küresel ekonomik hareketler, çok iyi takip edilmesi ve yönlendirilmesi gereken bir konudur. Ulusal ekonomimizin küresel merkezi ekonomilerin ihtiyaçlarına göre değil, ülkemizin ihtiyaçlarınave küresel rekabet gücümüzü yükseltmeye yönelik olarak yapılandırılması temel önceliğimizdir.


Ekonomi anlayışımızda öne çıkan hususlar şunlardır;
İşsizliği azaltmak için kaynak israfına neden olmayan, ihtiyaca göre üretim ve insani gelişmişlik esaslı kalkınma esastır. Sürdürülebilir olmayan büyüme oranı ne kadar büyük olursa olsun kalıcı istihdam yaratmaz. İşveren, bir ekonomik büyüme döneminden sonra daralma bekliyorsa işçi almaz. Bu nedenle hükümetlerin en öncelikli görevi sürdürülebilir istikrarlı bir iktisadi yapının oluşturulmasıdır. Çağın koşullarına göre teknoloji üreten ve ihraç eden bir noktaya hızla gelinecektir.


Sosyal refah ve insani gelişmişlik esaslı Yatırım/GSYH ve Tasarruf/GSYH oranlarının yükseltilmesi temel hedeflerimizdendir.
Ulusal ekonomimizin rekabet edebilirliğini gözeten bir kur politikası oluşturulacak; sermaye hareketlerine, ithalatçı veya ihracatçı şirketlerin kayrılmasına dayalı değil, cari dengeye ve ihtiyaçları karşılamaya dayalı bir finansman önceliği ve makro strateji benimsenecektir.
Ekonomimizin ara malı üretim ve ithalat envanteri sektörler itibariyle çıkarılacak, analizlerine dayalı olarak ara malı üretiminde ulusal sanayimizin öncelikli hale gelmesi sağlanacaktır. Bu çalışmalar dışa bağımlılığımızı yıllara yayıldığında en aza indirecektir.
Ekonominin çarpık yapısı düzeltilirken devletin ekonomiye günlük müdahalesi en aza indirilmelidir. Müdahaleci değil düzenleyici vedenetleyici kurumlarını geliştirmiş devlet anlayışı esas alınacaktır.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, ayakkabılar ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, ayakta, ağaç ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, yürüyor ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, açık hava ve doğa

” Dinlerseniz, size her zaman doğru yolu gösteren bir sesin var olduğunu unutmazsınız. ”
Thomas Hughos

Görüntünün olası içeriği: 15 kişi, ayakta duran insanlar, kalabalık ve açık hava

GİRESUN GÖRELE CİMİDE KÖYÜ
14. CİMİDE FESTİVALİ ETKİNLİĞİNDEN BİR AN
ETKİNLİĞİ TERTİP EDEN SAYIN SITKI ADA’YA ÇALIŞMALARINDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDİYORUM BAŞARILARININ DEVAMINI DİLERİM

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, gökyüzü ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, oturan insanlar, ağaç, masa ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, ağaç, bitki, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, ağaç, gökyüzü, bitki, açık hava ve doğa

Eğer Arkamı Döndüğümde Sırtımdan Vuracaksan, Suratımı Döndügümdede
O Cesaretini Kaybetmeyeceksin

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, ağaç, bitki, gökyüzü, açık hava ve doğa

En kötüsü ne biliyor musun?
Özlediklerinin hiçbirisi geri gelmez.
Sadece “Özlersin”…

Sunay Akın Demirci

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, okyanus, gökyüzü, açık hava, doğa ve su

Görüntünün olası içeriği: okyanus, gökyüzü, ağaç, açık hava, doğa ve su

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, ayakta, ağaç, bitki, ayakkabılar, gökyüzü, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, bulut, köprü, okyanus, ağaç, açık hava, doğa ve su

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve yiyecek

GİRESUN MERKEZDE KUM YALIN FIRININDA MEŞHUR GİRESUN SİMİT FIRININDA SİMİT İMALATINDAYIM

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar