kategori Arşivleri: Türkiye

Demokrat Parti Sakarya İl Başkanı İsmail Ergül Erdoğan Isır'ı tebrik etti

Demokrat Parti Sakarya İl Başkanı İsmail Ergül Erdoğan Isır’ı tebrik etti

Demokrat Parti Sakarya İl Başkanı Ismail Ergül Yönetim Kurulu üyeleri ile CHP Sakarya İl Başkanı Erdogan Isır yeni görevine başlaması nedeniyle tebrik ziyaretinde bulundular

Demokrat Parti Sakarya İl Başkanı İsmail Ergül ,Pamukova İlçe Başkanı Ahmet Bilaloğlu,Ferizli İlçe Başkanı Hüseyin TONK, Demokrat Parti İl başkan Yardımcısı Cengiz KARABAŞ,Hülya LÜLECİ,İbrahim ATALAY,Ahmet UZUN,Ekrem BİRER ziyarette  hazır bulundu.

Demokrat Parti Sakarya İl Başkanı İsmail Ergül  Yeni görevinde  başarılar diledi.


MHP Adapazarı İlçe Başkanı İsmail KÜÇÜK Mustafa Çolak 'ı tebrik etti

MHP Adapazarı İlçe Başkanı İsmail KÜÇÜK Mustafa Çolak ‘ı tebrik etti

 

MHP Adapazarı İlçe Başkanı İsmail KÜÇÜK ile Yönetim Kurulu üyeleri Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetim Derneği Sakarya Şubesinin ziyaret ettiler TÜRKİYE Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Sakarya Şubesi’nin 10 ncu Olağan Genel Kurulunda Başkan seçilen Mustafa Çolak ‘ı tebrik ettiler

Mustafa Çolak”Bizler; bağımsızlığımız, vatanımızın bölünmez bütünlüğü, bayrağımızın ilelebet dalgalanması, Cumhuriyetimizin bekası için inançlarımız uğruna görevlerimizi yerine getirdik.Bu topraklar binlerce yıldan beri Türk topraklarıdır. Bedeli kanla ödenmiştir. Bu toprakları geri alma hayali kuranlar, her şeyden önce bu bedeli ödemeyi göze almalıdır.

Şehit Ve Gazi Haklar

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI
MADDE 61. – Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.

02,07,2013
HARP VE O.V.MALULLERİ İLE İLGİLİ BEKLEMEKTE OLDUĞUMUZ 6495 SAYILI TORBA YASA CUMHURBAŞAKANIMIZ TARAFINDAN İMZALANMIŞTIR.
MADDE 84- 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“EK MADDE 2- 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56  ncı  maddesi ile mülga 45 inci  ve  64  üncü  maddelerine, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesine ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü olmaları sebebiyle kendilerine aylık bağlananlara bir konut ile sınırlı olmak kaydıyla Toplu Konut İdaresince faizsiz olarak kredi verilir. Aynı kanunlar kapsamına giren sebeplerle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri ile harp veya vazife malullüğü aylığı almaktayken faizsiz kredi hakkından yararlanmaksızın hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri için ise; bir konut ile sınırlı olmak üzere, öncelikle dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse kredi kullanacak çocuklardan en az birisinin yetim aylığı almakta olması kaydıyla aylık bağlanma koşullarına bakılmaksızın talepte bulunan çocuklarına müştereken, bu kişiler bulunmadığı takdirde de öncelikle anaya olmak üzere ana veya babasına konut sahibi yapmak amacıyla Toplu Konut İdaresince faizsiz olarak kredi verilir.

Birinci fıkrada belirtilen haller kapsamında harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile ilgili mevzuatına göre aylık  bağlanan  malullerden,  5510  sayılı  Kanunun  4  üncü  maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenler de birinci fıkra hükmünden yararlanırlar.

Bu kredinin tavan tutarı, Yüksek Planlama Kurulunca belirlenir. Kredi için yapılacak başvurulara, kredilerin kullandırılmasına, geri ödeme süre ve yöntemlerine ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Toplu Konut İdaresince çıkarılan yönetmelik ile belirlenir.”

MADDE 85- 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendine “sivillerden” ibaresinden sonra gelmek üzere “Sosyal Güvenlik Kurumunca” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 86- 3713 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“EK MADDE 1- 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve  (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarının ve sürekli işçi kadrolarının  %2’sini aşağıdaki hükümlerde belirtilen hak sahiplerinin istihdamı için ayırmak ve bu madde hükümleri çerçevesinde İçişleri Bakanlığınca hak sahibi olduğu belirlenerek Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve Başkanlıkça atama teklifi yapılanları atamak zorundadır. Kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarına, ilgili mali yılda 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 7 nci maddesi kapsamında yapabilecekleri toplam atama sayılarının ne kadarını bu madde kapsamında yapılacak atamalar için ayıracağı ve buna ilişkin diğer hususlar Başbakan onayı ile belirlenir.

Bu madde kapsamında hak sahipliği sonucunu doğuran durumlar aşağıda belirtilmiştir:

a) 5434 sayılı Kanunun mülga 64 üncü maddesi, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrası, bu Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlar,

b) 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında vazife malulü sayılan; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli ile Emniyet Teşkilatından Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli,

c) (b) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olanlardan vazife malulü sayılanlar,

ç) 21 inci maddenin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında vazife malulü sayılanlar, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında aylık bağlananlardan terör eylemleri nedeniyle hayatını kaybetmiş veya engelli hale gelmiş olanlar ile Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna ait fabrika, işletme, müessese veya bağlı ortaklıklarda görevli  olanlardan  patlayıcı maddelerin üretimi, incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hale getirilmesi sırasında oluşacak patlamalardan dolayı hayatını kaybedenler.

İstihdam hakkından;

a) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında hayatını kaybedenlerin eş veya çocuklarından birisi ile ana, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi; ana, baba ve kardeşi yoksa eş veya çocuklarından toplam iki kişi; eş veya çocuğu yoksa ana veya babası ile kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi, ana veya babanın bu hakkı kullanmaması durumunda ise bir diğer kardeşi olmak üzere toplam iki kişi,

b) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan malullerin kendileri veya eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendisi veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,

c) İkinci fıkranın (c) bendine göre malul sayılanların kendileri veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden birisi;  hayatını kaybedenlerin ise eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,

ç) İkinci fıkranın (ç) bendine göre engelli hale gelenlerin kendileri veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden birisi; hayatını kaybedenlerin ise eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,

yararlanır.

Bu madde kapsamında atanacakların, atamalarının yapılacağı kadro veya pozisyonlar için sınavlara ilişkin hükümler hariç olmak üzere ilgili mevzuatında öngörülen nitelik ve şartları taşımaları zorunludur.

Bir başkasının bakımına muhtaç olacak derecede engelli olanlar, birinci fıkrada sayılan kurumlarda görev yapanlar, istihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar ile kırk beş yaşını bitirmiş olanlar istihdam hakkından faydalanamazlar ve bu durumda olanlar yukarıdaki fıkraların uygulanmasında dikkate alınmaz.

Hak sahiplerinden ilköğretim, ortaokul, ilkokul mezunu olanların hizmetli unvanlı kadrolara; ortaöğretim ve yükseköğretim mezunu olanların ise memur unvanlı kadrolara atama teklifleri Devlet Personel Başkanlığınca yapılır.  Sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadrolarına yapılacak atama tekliflerinde ise hak sahiplerinin bu fıkra uyarınca öğrenim durumları itibarıyla atanabilecekleri kadro unvanları dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığınca belirlenen aynı veya eşdeğer unvanlı pozisyon ve kadrolar esas alınır.

Kamu kurum ve kuruluşları bu madde kapsamında atama yapılması amacıyla ayırdıkları %2 oranındaki kadro ve pozisyonların unvan ve sayısını her yılın şubat ve ağustos aylarının son gününe kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirirler.

Bu madde kapsamında başvuranlardan hak sahibi olanlar İçişleri Bakanlığınca tespit edilerek, liste hâlinde her yılın mart ve eylül aylarının son gününe kadar Devlet Personel Başkanlığına  bildirilir.  Bildirilenlerin  atama  teklifleri,  kamu  kurum  ve  kuruluşlarının  söz konusu münhal kadro ve pozisyonlarına Devlet Personel Başkanlığınca kırk beş gün içinde yapılır. Kamu kurum ve kuruluşlarınca atama yapılabilecek kadro ve pozisyonların bildirilmemesi veya unvan bazında ihtiyacın karşılanamaması durumunda Devlet Personel Başkanlığınca kapsamdaki kamu kurum ve kuruluşlarının münhal kadro ve pozisyonlarına resen atama teklifi yapılır. Atama işlemlerinin, atama teklifinin kamu kurum ve kuruluşuna intikalinden itibaren otuz gün içinde yapılması zorunludur. Atama emri ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. İlgililerin işe başlama sürelerine ve işe başlamama hâlinde yapılacak işlemlere ilişkin olarak 657 sayılı Kanunun 62 nci ve 63 üncü maddeleri hükümleri uygulanır. Atama onayı alınmasına rağmen görevine başlamayanlar ile başladıktan sonra herhangi bir sebeple görevden ayrılanlar bu madde kapsamında yeniden istihdam edilemezler.  Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler.

Bu maddenin uygulanmasında takip edilecek usul ve esaslar ile diğer hususlar; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının görüşleri alınmak suretiyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde Devlet Personel Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.”

MADDE 87- 3713 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 13-  Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ek 1 inci madde kapsamında istihdam hakkı bulunanlardan kırk beş yaşını doldurduğu için istihdam hakkından yararlanamayacak olanlar, söz konusu maddede öngörülen yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde İçişleri Bakanlığına müracaat etmeleri şartıyla bir defaya mahsus olmak üzere mezkûr maddede belirtilen istihdam hakkı sınırlamaları çerçevesinde yararlandırılır.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ek 1 inci madde kapsamına girenler ile bu maddenin birinci fıkrasında belirtilenlerden İçişleri Bakanlığınca hak sahibi olduğu tespit edilenlerin atama teklifleri Devlet Personel Başkanlığınca 2015 yılı sonuna kadar kura usulü ile yapılır. Hak sahiplerinin atama teklifleri; ek 1 inci madde kapsamına giren kurum ve kuruluşların dolu kadro ve pozisyon sayısının, kurumların toplam dolu kadro ve pozisyon sayısına oranı esas alınmak suretiyle hak sahiplerinin kamu kurum ve kuruluşlarına dengeli dağılımı gözetilerek Devlet Personel Başkanlığınca kura usulü ile gerçekleştirilir. Hak sahiplerinin atamasının yapılacağı kadro veya pozisyonun belirlenmesinde ek 1 inci  maddede öngörülen usul uygulanır. Bu madde kapsamında yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esaslar, ek 1 inci maddede öngörülen yönetmelikte düzenlenir. Kura sonucu yapılacak atamalarda atama teklifleri ile birlikte atama teklifi yapılan kamu kurum ve kuruluşlarına diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın kadro ve pozisyonlar ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Bu kadro ve pozisyonlar mevzuatı uyarınca düzenlenen ilgili cetvel ve bölümlere eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilen kadro ve pozisyonlar herhangi bir şekilde boşalması hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.

Bu madde uyarınca yapılan atamalar, ek 1 inci maddede belirtilen hak sahiplerinin atanması için ayrılması gereken %2 oranındaki kadro ve pozisyon sayılarının hesabında dikkate alınmaz.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ek 1 inci maddeye göre yapılan başvurular başvuru tarihindeki mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.

Bu madde ile ek 1 inci madde kapsamında 31/12/2015 tarihine kadar yapılacak atamalar, yılı merkezi yönetim bütçe kanunlarında yer alan kısıtlamalara tabi tutulmaz.”

MADDE 88- 8/1/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesine birinci ve dördüncü fıkralarından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş, aynı maddenin mevcut ikinci fıkrasında yer alan “malûl, yaşlı,” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hükümleri” ibaresi “ilgili diğer hükümleri” ve beşinci fıkrasında yer alan “üçüncü fıkrada” ibaresi “beşinci fıkrada” şeklinde değiştirilmiştir.

“24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun veya 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki hizmetleri sebebiyle vatani hizmet tertibinden aylık bağlananların; 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesine, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre vazife malulü sayılarak aylık bağlananların kendileri, eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenler ile vazife malulü sayılarak aylık bağlananlardan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenlerin kendileri ile eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılacak şekilde hayatını kaybedenlerin ya da aynı kapsamda aylık almaktayken hayatını kaybedenlerin eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; engelliler için sağlık kurulu raporuyla %40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere birlikte yolculuk ettikleri refakatçileri, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası   hatlarından,   belediyelere,   belediyeler   tarafından   kurulan   şirketlere,  birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanırlar.

Türk vatandaşı olan altmış beş yaş ve üzeri kişiler, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi hatları ile belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak, demiryolları ve denizyollarının şehirlerarası hatlarından ise %50 indirimli olarak yararlanırlar. Bu fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlar, belediyeler, belediyeler tarafından kurulan şirketler, birlikler, müessese ve işletmeler altmış ila altmış beş yaş arasında bulunan kişilerin toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli olarak yararlanmasını sağlayabilirler.”

“İlgili kurumlar, belediyeler ile belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketler, ücretsiz ve indirimli seyahat hakkının kullanılması ile ilgili olarak gerekli tedbirleri alırlar. Ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullandırılmaması hâlinde bu haktan faydalandırılmayan her kişi için toplu taşıma aracının tarifesi üzerinden elli tam bilet bedeli tutarında idari para cezası mülki idare amiri tarafından uygulanır. Bu maddeye göre verilecek idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.

İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri kapsamında hizmet verecek toplu taşıma araçları, toplu taşıma hizmetlerinin kapsamı ile bu hizmetlerden ücretsiz ve indirimli yararlanmaya ilişkin usul ve esaslar, Maliye, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme, İçişleri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.

1005 sayılı Kanun ve 3292 sayılı Kanun kapsamında vatani hizmet tertibinden aylık bağlananlar ile 5434 sayılı Kanunun 56 ncı, mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine veya 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine göre harp veya vazife malullüğü aylığı bağlananların ya da 2330 sayılı Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlananların veya harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile harp veya vazife malullüğü aylığı almakta iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenlerin, bu fıkrada sayılan kanunlar veya maddeler gereğince dul ve yetim aylığı bağlananların ikametgâhlarında kullandıkları elektrik enerjisi ücreti %40’tan; belediyelerce tahakkuk ettirilecek su ücreti ise %50’den az indirim içermemek üzere belirlenecek tarife üzerinden alınır.”

MADDE 89- 4736 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 1- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, yetim aylığı alan ve ücretsiz seyahat hakkı bulunanların bu aylıkları almaya devam ettikleri müddetçe ücretsiz seyahat hakkı saklıdır.”

MADDE 90- 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(9.500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarın, çalışma gücü kaybı;

a) Yüzde kırktan daha aşağı olanlar hariç olmak kaydıyla, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen malullerin kendilerine yüzde altmışı tutarında,

b) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen malullerin kendilerine yüzde sekseni tutarında,

c) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen malullerin kendilerine tamamı tutarında,

ç) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilenlerin 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca belirlenecek hak sahiplerine ise tamamı üzerinden yapılacak paylaştırma tutarında,

aylık bağlanır.

Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen bu aylıklar her yıl sonunda faturası karşılığında Maliye Bakanlığından tahsil edilir.

Ancak, ölenlerin anne ve babasına aylık bağlanmasında, 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartları aranmaz. Çalışma gücü kayıpları nedeniyle bu maddeye göre aylık bağlanmasına hak kazanmakla birlikte aylık bağlanmamış olanlardan veya bu maddeye göre aylık almakta iken vefat edenlerin önceden tespit edilmiş malullük oranlarına göre hak kazanabilecekleri ya da almakta oldukları aylıklar, 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi uyarınca belirlenecek hak sahiplerine birinci fıkranın (ç) bendine göre intikal ettirilir.”

         MADDE 91- 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi ile dördüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin son fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“Bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlanmış malullerden ölenlerin ya da bu hükümlere göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin ana veya babalarına, ölüm tarihini takip eden ay başından geçerli olmak üzere 5510 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi ile bu Kanunun mülga 77 nci ve 92 nci maddelerinde sayılan haller hariç olmak kaydıyla herhangi bir şart aranmaksızın aylık bağlanır; erbaş ve erler ile yedek subay okulu öğrencilerinin ana veya babasına bağlanan aylığın toplamı 16 yaşından büyükler için tespit edilen bir aylık asgari ücretin net tutarından az olamaz.”

“Erbaş ve erler ile yedek subay okulu öğrencilerinin ana ve babalarına bağlanacak aylığın 16 yaşından büyükler için tespit edilen bir aylık asgari ücretin net tutarına yükseltilmesi amacıyla aylık yükseltilmesi yapılan hallerde ilave edilen kısım hariç olmak kaydıyla, bu fıkra kapsamında ana ve babalara bağlanacak aylıklar Bakanlar Kurulu kararı ile %200’üne kadar yükseltilebilir.”

MADDE 92- 5434 sayılı Kanunun ek 77 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve (b) bendinin üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı bendin dördüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmış, (c) bendinde yer alan “Sivil iştirakçiler ile” ibaresi “Sivil iştirakçilere uygulanacak  azami   derece  ve  kademe,  öğrenim  durumları  ve  hizmet   sınıfları   itibarıyla 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yükselebilecekleri derece ve kademe;” şeklinde değiştirilmiş, aynı maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve mevcut üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

 “Bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine ve 2330 sayılı Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malullüğü aylığı üzerinden aylık bağlananların bu aylıkları, aşağıdaki esaslar dahilinde yükseltilir.”

“Astsubaylar ve uzman jandarmalarda yükselinebilecek azami derece ve kademe, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda kendilerine ilişkin aylık gösterge tablosunda belirlenmiş olan en yüksek derece ve kademedir.” 

“Bu madde kapsamında yapılacak olan intibak işlemlerinde, 1 Eylül tarihi esas alınır. 1 Eylül tarihi esas alınarak yapılacak olan intibak işlemlerinde, görevde iken yapılan son terfi işleminin üzerinden bir tam yıl geçmemiş olanlar hakkında izleyen yılın 1 Eylül tarihi itibarıyla intibak işlemi yapılır.”

MADDE 93- 5434 sayılı Kanunun ek 79 uncu maddesinin birinci, dördüncü, altıncı ve onuncu fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. 

“Bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi, 2330 sayılı Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malullüğü aylığı üzerinden aylık bağlananlara, bu madde uyarınca ek ödeme verilir.”

“Birinci fıkrada belirtilen hükümlere göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri, birinci derece malullere uygulanan gösterge üzerinden; aynı sebeplerle malullük aylığı almakta iken ölenlerin dul ve yetimleri ise malullerin hayatta iken maluliyet derecelerine göre yararlandıkları gösterge üzerinden ve sosyal güvenlik kanunlarına göre dul ve yetim aylığı aldıkları süre ile sınırlı olarak ek ödemeden yararlanır. Dul ve yetim sayısının bir kişiden fazla olması hâlinde, verilecek ek ödeme hak sahipleri arasında eşit olarak paylaştırılır.”

“Birinci fıkrada belirtilen hükümlere göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin, aynı sebeplerle malullük aylığı almakta olanların veya bunlardan ölenlerin çocuklarına her ay için; ilköğretimleri sırasında (1.250), ortaöğretimleri sırasında (1.875) ve yükseköğretimleri sırasında (2.500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda eğitim ve öğretim yardımı yapılır. Bu yardımlar, yılda bir kez olmak üzere, bulunulan yılın Eylül ayında geçerli olan memur aylık katsayısına göre hesaplanarak 1 Eylül-31 Aralık tarihleri arasında ve öğrenim durumunu gösterir belge ile birlikte yapılacak talep tarihindeki öğrenim seviyesi esas alınmak suretiyle toptan ödenir. 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında faaliyet gösteren özel eğitim okullarında eğitim alanlar da bu fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlanırlar.”

“Birinci fıkrada belirtilen haller kapsamında harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile ilgili mevzuatına göre aylık  bağlanan  malullerden,  5510  sayılı  Kanunun  4  üncü  maddesi  kapsamında çalışmaya başlamaları sebebiyle ödenmekte olan aylıkları kesilenler de yukarıdaki esaslar dahilinde ek ödeme ile eğitim öğretim yardımından yararlanırlar.”

      MADDE 94- 5434 sayılı Kanunun ek 81 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ek 77 nci madde kapsamına girenler hariç olmak üzere vazife malûllüğü veya” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 95- 5434 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 225- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp malullüğü veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanlar ile bunlardan aylık almakta iken ölenlerin veya anılan madde ve kanunlara göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri; bu maddeyi düzenleyen Kanunla ana ve babalara aylık bağlanabilmesine ilişkin olarak bu Kanunun 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişikliklerin, bağlanmış olan aylıkların intibak suretiyle arttırılmasına ilişkin ek 77 nci maddesinde yapılan değişikliklerin, ek ödeme ve eğitim öğretim yardımı verilmesine ilişkin olarak ek 79 uncu maddesinde yapılan değişikliklerin durumlarına uygun hükümlerinden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki döneme ilişkin olarak herhangi bir fark ödenmeksizin ilgili maddelerde belirlenmiş olan usul ve esaslar çerçevesinde yararlandırılırlar.

Ek 79 uncu madde kapsamında ek ödemenin beş katı tutarında yardım yapılmış olması hâlinde, bu ödemenin yapıldığı beşinci yılı takip eden ödeme dönemine kadar bir süre geçmedikçe bu maddeyi düzenleyen Kanunla ek 79 uncu maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikten dolayı ödeme yapılmaz. Beş yıllık dönemin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolmuş olması hâlinde geriye yönelik herhangi bir ödeme yapılmaz.

72 nci maddenin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde bu Kanunla yapılan değişiklik neticesinde, aylık bağlama şartları yeniden düzenlenen kişiler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bağlanmış olan aylıkları sebebiyle açtıkları davalardan feragat etmeleri hâlinde; kendilerine çıkarılmış olan borçların faize ilişkin kısmı terkin olunur, anaparaya ilişkin kısmı ise beş yıla kadar taksitlendirilir ve haklarındaki mevcut dava ve icra takiplerinden vazgeçilir. Aylık taksit tutarının kişinin gelirinin dörtte birini aşması hâlinde taksit süresi uzatılır. Ancak, adlarına borç çıkartılmış olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra vefat edenlerin vefat tarihi itibarıyla borçlarının kalan kısmı; önceden vefat edenlerin ise bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla borçlarının kalan kısmı tahsil edilmez ve haklarında bu amaçla dava veya icra takibi bulunması hâlinde bunlardan vazgeçilir.”

MADDE 96- 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin birinci ve ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri veya 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi uygulanarak  aylık  bağlanmasını  gerektiren  kanunlara  göre vazife malullüğü aylığı bağlanmış malullerden, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıkları kesilmez.”

MADDE  97- 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesi ile onbeşinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerinin birinci cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ancak, harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenlere ise görevden ayrılmalarına ve başkaca bir müracaata gerek kalmaksızın sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.”

“5 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi hükmü saklı kalmak kaydıyla vazife malûllüğü aylığı bağlanmış olanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir ve bunlar hakkında uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.”

“Harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya devam edenler hakkında uzun vadeli sigorta kollarının uygulanmasına devam edilir.”

MADDE 98- 5510 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde, aynı maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde geçen “3713 sayılı Kanuna göre” ibaresi ile ikinci fıkrasında geçen “3713 sayılı Kanun kapsamında” ibaresi “2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar veya 5434 sayılı Kanunun 56 ve mülga 64 üncü maddeleri kapsamında” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin birinci fıkrasının (d) bendinin son cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.

“c) 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ve mülga 64 üncü maddelerine göre vazife malullüğü aylığı almakta iken; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla çalışmaya devam edenler ile sonradan bu Kanuna tabi çalışmaya başlayacaklar için sosyal güvenlik destek primi uygulanmaksızın bu Kanunun 5 inci maddesinin (c) bendi hükümleri uygulanır.”

MADDE 99- 5510 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 52- Bu maddeyi düzenleyen Kanunla 2330 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlandıktan sonra sigortalı olarak çalışanların bu şekilde geçen sigortalı çalışmalarından kaynaklanan haklarına ilişkin olarak yapılmış olan düzenlemeler, 3713 sayılı Kanun kapsamına giren sebeplerle vazife malullüğü aylığı bağlanmış veya bağlanmasına hak kazanmış olup da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sınıf  veya  görev  değiştirmek  suretiyle  çalışmaya  devam  eden  veya  bu  Kanunun  4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında tekrar çalışmaya başlamış olanlardan bu çalışmaları devam etmekte olanlar hakkında da uygulanır. Bunlardan, vazife malullüğü aylığı bağlandıktan sonra geçen çalışmaları bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra olanların, kesenek ve karşılık ödenmek suretiyle geçen hizmet süreleri prim ödeme gün sayısı olarak ve bu süreler içindeki emeklilik keseneğine esas aylık tutarları da aynı dönemler için geçerli olan aylık prime esas kazanç olarak sayılır.” 

TÜRKİYEDE GAZİLERE UYGULANAN SOSYAL GÜVENLİK UYGULAMALARI

“Doç. Dr. Ali Seyyar; Türkiye’de Gazilere Yönelik Sosyal Güvenlik Uygulamaları; (Yüksek Lisans Öğrenceileri Tarafından Hazırlanmış ve Değerlendirilmiş Bir Çalışma); Sakarya Üniversitesi; Sosyal Bilimler Enstitüsü.”

1.         TÜRKİYEDE GAZİLERE UYGULANAN SOSYAL GÜVENLİK UYGULAMALARI

A. GAZİ KİME DENİR ?

MUHARİP GAZİ      :Türk Silahlı Kuvvetleri Mensuplarından Harbe Fiilen Katılanları,

MALUL GAZİ                      :Türk Silahlı Kuvvetleri Mensuplarından; Türkiye Cumhuriyeti Devleti  Sınırlarını Korumak Ve Güvenliğini Sağlamak Görevi İle Harpte Veya Devletin Bekasını Hedef Alan Terör Örgütlerine Karşı Yurt İçi Ve Yurt Dışı Mücadelede Her Çeşit Düşman Veya Terörist Silahlarının Tesiriyle Veya Harp Bölgesindeki Harekat Ve Hizmetleri Sırasında, Bu Harekat Ve Hizmetlerin Sebep Ve Tesiriyle Yaralanarak Tedavileri Sonucunda Sakatlığı Rapor İle Kesinleşenleri, İfade Eder.

B. YARALANAN/SAKAT KALAN PERSONELE SAĞLANAN HAKLAR

a.Yaralanan Personelin Sağlık İşlemleri:

     (1)Yaralı personelin tedavileri, sağlık işlemlerinde kesin sonuç alınıncaya kadar terhis edilseler dahi devam edilir.

(2)Tedavileri sonucunda kat’i rapor ile taburcu edilenlerden rahatsızlıkları devam edenler Askerlik Şubesi Başkanlıklarınca, Asker Hastanelerine sevk edilerek tedavilerinin tamamlanması sağlanır ve tedavisi sonucu haklarında “Askerliğe Elverişli Değildir” şeklinde kesin sağlık raporu verilenlerin özlük haklarının tahakkuku için gerekli işlemlere başlanır.

(3)Yurtiçinde tedavileri mümkün olmayanların, yetkili sağlık kuruluşlarının raporlarına istinaden yurtdışında tedavi edilmeleri sağlanır.

b.Yaralanan  Personele Sağlanan Maddi Haklar ;

(1)Nakdi Tazminat (Sb./Astsb./Uzm.Erb./Erb.Er) :

Aşağıda, “SAKAT KALAN PERSONELE SAĞLANAN MADDİ HAKLAR” bölümünde açıklanan kanunlar kapsamına giren yaralı personele;

En yüksek devlet memuru brüt aylığının(ek gösterge dahil) 100 katı tutarının % 20’sini geçmemek şartıyla; iş ve güçten kalma sürelerinin, arıza bırakması durumunda, en yüksek devlet memuru bürüt aylığının 100 katı tutarın %2’si oranıyla, arıza bırakmaması halinde ise %1’i oranıyla çarpımı sonucu çıkan meblağ nakdi tazminat olarak ödenir.

(2)Hava Değişim Bedeli ve Yol Ücreti Ödenmesi (Erb./Er):

Tedavilerini müteakip hava değişimi alan personele hava değişimi süresinin ilk üç ayı hava değişimi bedeli Askerlik Şubesi Başkanlıklarınca ödenir.

18 aylık askerlik süresinde 3 ay hava değişimi alan personelin bu süresi askerlikten sayılır. Hava değişimine gönderilen hastaya yol ücreti hastane saymanlığınca ödenir ve tren sevk muhtırası verilir. Hastaneye sevk sırasında ise Askerlik Şubesi Başkanlıklarınca sevk işlemi yapılarak yol ücreti hak sahibine tahakkuk ettirilir.

(3)Tedavisi Uzun Süren Subay ve Astsubayların Terfii :

Görev esnasında yaralanmaları sebebiyle uzun süreli tedaviye tabi tutulanların bulundukları rütbelerde bir yıllık sicili bulunması yeterlidir.

(4)Hava Değişimi Süresince İlaç İhtiyaçlarının Temini :

 Tedavisi devam ederken hava değişiminde bulunan personelin ilaca ihtiyacı olduğu takdirde bulunduğu yerdeki Merkez Komutanlığı, yoksa Askerlik Şubesi Başkanlıklarına başvurarak tabip muayenesi sonucu ilaçlarını karşılıksız temin ederler.

(5)Sıhhi İzin Süreleri (Sb./Astsb./ Uzm.Erb.) :

 

T.S.K.Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 31 nci maddesine göre barışta ve savaşta görev esnasında veya görev dışında görevlerinden dolayı bir saldırıya veya kazaya uğrayan veya bir meslek hastalığına yakalanan subay ve astsubaylar, müddet ne olursa olsun iyileşinceye kadar izinli sayılırlar.

(6)İşe Alınmada Öncelik (Yd.Sb./Erb.Er) :

Terörle mücadele sırasında malul sayılmayacak şekilde yaralanan Yd.Sb. ve Erbaş ve Erlere; kamu kurum ve kuruluşlarına ait iş yerlerine işçi statüsünde personel alımlarında öncelik tanınmaktadır. Hak sahipleri, sağlık kurulu raporu ve terörle mücadelede yaralandığını belgeleyen komutanlık yazısı ile beraber İş ve İşçi Bulma Kurumu Ünitelerine kayıt yaptırabilirler.

  (7)Yara İşareti Takılması (Sb./Astsb./Uzm.Erb.)

İç Güvenlik görevlerinde veya kaçakçılığın men ve takibi ile hudut emniyet hizmetlerinde fiilen çatışmalar sonucu yararlananlar ve yaralandıklarını onaylanmak suretiyle belgeleyenler yara işareti takarlar.

C. SAKAT KALAN PERSONELE SAĞLANAN HAKLAR

A.Sakat Kalan Personelin Sağlık İşlemleri :

(1)2330 sayılı kanun kapsamına giren ve tedavi giderleri herhangi bir kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanmayan yaralıların ve sakatların tedavi giderleri Devlet, Üniversite, Sosyal Sigorta Kurumu Hastaneleri ile Asker Hastanelerinde ücretsiz olarak yapılır.

(2)Malul erbaş ve erler, Emekli Sandığı’ndan sağlık karnelerini alıncaya kadar geçen süre içerisinde, maluliyetlerine neden olan rahatsızlıklardan dolayı tedavileri, 2330 sayılı kanun hükümlerine göre Asker Hastanelerinde yapılacaktır. Bu durumdaki sakat ve yaralıların müracaatları halinde Askerlik Şubeleri kanalıyla Asker Hastanelerine sevk edilmeleri sağlanacaktır.

(3)Eksilen vücut organları, yurtiçi veya yurtdışında en son teknik usullere göre yapılması mümkün sunileriyle tamamlattırılır ve gerekirse tamir ettirilir veya yenisi yaptırılır.

(4)Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz olanlar (felçli) ile kimsesizler, kamu kurum kuruluşlarına ait, bunlar bulunmadığı takdirde özel rehabilitasyon ve bakım merkezleri, yurtlar ve huzurevlerinde parasız olarak veya masrafları devlet tarafından karşılanmak üzere barındırılır, baktırılır ve tedavileri yaptırılır.

(5)TSK. İç Hizmet Kanununun 66 ncı md. a fıkrası gereğince; TSK.’de görevli personelden (Sb./Astsb./Uzm.Erb.), göreve müteallik olarak bir uzvunu veya duyusunu tamamen veya kısmen kaybedenlerin her türlü ihtiyaçları bağlı olduğu komutanlık tarafından karşılanır.

B.Sakat Kalan Personelin Maddi Hakları :

 (1)Nakdi Tazminat (Sb./Astsb./Uzm.Erb./Erb.-Er) :

Nakdi Tazminat aşağıdaki hallerde sakatlanan personele;

(a)    2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun gereği:

(I)İç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığı men, takip ve tahkiki konularında görevli olanlar bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle yaralanarak sakat kalmaları,

(II)Devlet güçlerini sindirme amacına yönelik saldırılara maruz kalıp yaralanmaları/sakat kalmaları halinde,

(b)3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu gereği:

Silahlı Kuvvetler mensuplarının yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanarak sakat kalmaları halinde malul personele en yüksek devlet memuru brüt aylığının (Ek gösterge dahil) 100 katı tutarının % 25’nden % 75’ine kadar sakatlık derecesine göre nakdi tazminat ödenir. Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malul olanlara en yüksek devlet memuru brüt aylığının (ek gösterge dahil) 200 katı tutarında tazminat ödenir.Kesin raporun alınmasının uzaması halinde, tazminatın ödenme usullerine göre, olay tarihi itibariyle belirlenen miktarın asgari oranı üzerinden avans ödemesi yapılır.

TSK Dayanışma vakfının tüzüğündeki gerçek yardım koşulu (Sb./Assb./Uzm.Erbaş.)
Hizmet süresine bakılmaksızın 1, 2, 3 ve 4′üncü derecelerden malul olarak TSK’dan ayrılan herkese maluliyet yardımı yapılmaktadır. Bu yardımın hesaplanmasında personelin bağışta bulunduğu ayın hizasındaki gösterge ile memur maaş katsayının çarpımı sonucu çıkan tutar dikkate alınmakta ve bu miktar kişinin kendisine maluliyet yardımı olarak ödenmektedir.
     (3)Malul Subay ve Astsubayların TSK’de Göreve Devam Etmeleri:

 TSK’lerinde görev yapamaz raporu alan ve organ kaybı bulunan (malul) Subay ve Astsubaylardan kendi istekleriyle göreve devam etmek isteyenler, GATA Profesörler Sağlık Kuruluna sevk edilen ve “BELİRTİLEN GÖREVLERİ YAPAR”  kararı alan ve Genelkurmay Başkanlığınca onaylanan Subay ve Astsubaylar, tekrar TSK’de uygun kadro görev yerlerinde mevcut statüleri ile istihdam edilir ve istihdam edilen personelin bu durumlarını belgelemeleri halinde görev tahsislilerle birlikte TSK’lerinde görev yaptığı sürece konut tahsisi yapılır.

     (4)T.C.Emekli Snd. Gn. Md. lüğünce Maaş Bağlanması, Emekli İkramiyesi Verilmesi, Tütün ve Alkol Ürünlerinin Satış Bedellerinden Pay Verilmesi ve Öğrenim Yardımı Yapılması :

(a)Maaş Bağlanması (Sb./Astsb./Uzm.Erb./Erb.-Er) :

2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun Maddesi kapsamına girenlerden;

(I)Sakatlanarak bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanır.

Bu madde gereğince, ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatına göre bağlanan aylıklar % 25 arttırılarak ödenir.

(II)Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayanların sakat kalmaları halinde, öğrenim durumlarına göre (Öğrenimi bulunmayanlar ilkokul mezunuymuş gibi) derece ve kademesi üzerinden kendilerine 5434 Sayılı Kanun hükümlerine göre T.C.Emekli Sandığınca görev malullüğü aylığı % 25 artırılarak bağlanır. Maaşa bağlanan malul personelin vefatı halinde ise dul ve yetimlerine maaş bağlanır. Maaş bağlanan hak sahipleri vergi iadelerini maaş aldıkları bankalardan alırlar. Bağlanan aylıklar, her yıl kademe ilerlemesi, her üç yılda bir derece yükselmesi işlemine tabi tutulur.

Başkasının yardım ve desteği olmadan yaşamak için gereken hareketleri yapmayacak derecede malul olanlara, asgari ücretin net tutarı, aylıklarıyla birlikte ayrıca ödenir.

(b)Emekli İkramiyesi Verilmesi (Sb./Astsb./Uzm.Erb.) :

        Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını bir başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malul olanlara en yüksek devlet memuru brüt aylığı (ek gösterge dahil) üzerinden, bunun dışında malul kalanlara mevcut aylıkları üzerinden 30 yılhizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir.

(c)Tütün ve Alkol Ürünlerinin Satış Bedellerinden Pay Verilmesi (Sb./Astsb./Uzm.Erb./Erb.-Er) :

Harp ve vazife malullerine  tütün ve alkol ürünlerinin satış bedellerinden pay verilir. Verilecek miktar, T.C.Emekli Sandığınca sakatlık derecesine göre hesaplanarak yılda bir defa ödenir.

Harp ve vazife malullerine hayatta bulundukları sürece ödeme yapılır. Malulün ölümü halinde ise ölen malulün en son yılda aldığı pay tutarının 5 katı bir defaya mahsus olmak şartıyla dul ve yetim aylığı bağlanacaklara eşit miktarda paylaştırılmak suretiyle yardım olarak ödenir ve kesilir.

  (ç)Öğrenim Yardımı (Sb./Astsb./Uzm.Erb./Erb.-Er) :

Tütün ve Alkol Ürünlerinin Satış Bedellerine Pay Verilmesi Hakkında Kanun (3480 sayılı Kanun) gereği malul personelin öğrenim görmekte olan çocuklarına yardım yapılır. Öğrenim Yardımı, iki yıl üst üste sınıfta kalanlara verilmez.

  (5)       OYAK Yardımı (Sb./Astsb./Uzm.Erb.):

(a)Subay, Astsubay ve üye olmaları halinde Uzm. Erbaşlara sağlık raporunun onay tarihinden itibaren 1 yıl içinde müracaat edilmesi halinde 205 sayılı yasanın 27 nci maddesi gereğince yardım yapılır.            

       (b)“TSK’lerinde Görev Yapamaz” kararı alarak malulen emekliye ayrılan üyeler hizmet sürelerine bakılmaksızın malul oldukları tarihten itibaren 2 yıl içerisinde, göreve devam edenler ise müracaatlarını müteakip hemen Oyak Konut Kredisini kullanabilirler.

(6)       Kamu Konutlarından Yararlanma ve Kira Yardımı (Sb./Astsb./ Uzm.Erb):

3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 nci maddesi (b) fıkrası gereği; kamu konutlarından yararlanmakta iken malul olanların kendileri, olay tarihinden itibaren bir yıl süreyle lojman kirası ve yakıt parası oturan kişi tarafından ödenmek şartıyla yararlanmaya devam ederler. Bu süre sonunda ikametgah olarak kullanacakları yurt içindeki taşınmazın kira bedeli 10 yıl süreyle devletçe karşılanır.

 (7)      Toplu Konut Kredisi Verilmesi (Sb/Astsb/Uzm.Erb./Erb.-Er):

3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 nci maddesi gereği, terör eylemlerine muhatap olarak yaralanarak sakat kalan TSK mensuplarına, öncelik sıralamasına göre;

– Maaş bağlanan malulün kendisi,

– Malulün kendisi hayatta değilse, maaşa bağlanan dul eşi,

– Eşi hayatta değil veya evlenmişse, maaşa bağlanan çocukları müştereken bu krediden faydalanır.

Toplu konut kredisi miktarı her yıl DİE tarafından Türkiye geneli için ilan edilen yıllık tüketici fiyat artış oranı dikkate alınarak arttırılır. İstek halinde bu miktarın altında da kredi açılabilir. Krediye faiz uygulanmaz. Kredinin geri ödenmesi hak sahibinin her türlü tazminatlar dahil olarak almakta olduğu maaşının ¼ ü tutarında

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce'yi Sakarya Bağrına Bastı

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’yi Sakarya Bağrına Bastı

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, yapılan kurultayda kendisine destek veren Sakarya örgütü ve Sakarya esnafını ziyaret etti.

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce Orhan camii önünde vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti. Sohbetlerden sonra cuma namazını kılan İnce, cami yakınındaki çay ocaklarında esnaflarla bir süre sohbet etti ve anılarını anlattı.

Sakarya İl örgütüyle de toplantı gerçekleştiren İnce, çark caddesi sonu boyunca esnafları selamlayarak yola çıktı

Cumhuriyet Halk Partisi Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Kurultay’da kendisini destekleyen Sakarya Kurultay Delegelerine teşekkür etmek ve bir dizi programa katılmak üzere ilimize geldi.

TAZİYE VERDİ
Cumhuriyet Halk Partisi Sakarya İl Başkanı Erdoğan Isır, parti yöneticileri ve çok sayıda vatandaş tarafından il binası önünde karşılanan İnce, daha sonra Cuma namazını kılmak üzere Orhan Cami’ye gitti. Erenler Belediyesi eski Başkanı Rüştü Akyaç’ın vefat eden eşi Mefkune Akyaç’ın (84) cenazesi için bekleyen yakınlarına taziye veren İnce, daha sonra vatandaşlarla çay içerek namaz saatini bekledi.

DİRENEN PARTİ
Vatandaşlarla Cuma namazını kıldıktan sonra Atatürk Parkı’nda toplanan kalabalığa seslenen Milletvekili Muharrem İnce, “Bu ülke için ne istiyorsak, Cumhuriyet Halk Partisi için de onu istiyoruz. Kurucu irade kurtuluşu da gerçekleştirecek, kurucu partidir Cumhuriyet Halk Partisi, direnen partidir ama artık direnen parti olmaktan çıkıp, kazanan parti olmak zorundadır” ifadelerini kullandı.

‘DİK DURAN’
İnce, “Bu yolculukta Türkiye’de en dik duran CHP örgütü Sakarya örgütüydü, İmzaysa imza, oysa oy, ‘Yanındayız’ dediler, onun için ben de bugün Sakaryalılarla, komşularımla, değerli hemşerilerimizle beraber olmak istedim” dedi. İnce konuşmasının ardından il binasında bir süre partililerle sohbet etti. Çark Caddesi’nde vatandaşları selamlayarak sohbet eden İnce, daha sonra ilimizden ayrıldı.

Haber  Fehmi DUMAN-   Necla BAKAN 




"Arsin’e OSB Bereketi!"

Arsin’e OSB Bereketi!

Trabzon’un Arsin İlçesi Kaymakamı Fikret Dağ, “Organize Sanayi Bölgesi sayesinde göç veren değil göç alan ilçe konumuna geldik” dedi.

Arsin Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Erkut Çelebi ve yönetim kurulu üyeleri, Kaymakam Fikret Dağ’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette, Organize Sanayi Bölgesinde güvenlik, istihdam konularında fikir alış verişinde bulunuldu. Kaymakam Fikret Dağ, “Organize sanayinin ilçemize istihdam konusunda katkısı yadsınmayacak kadar büyük. İlçemiz göç eden değil göç alan ilçe konumuna gelmiştir. Sanayicimize teşekkür ediyoruz.

Üretime olan katkılarını desteklemek için yardımcı olacağız” diye konuştu.

OSB’nin güvenliğinin 24 saat kamera sistemi ile kontrol edildiğini belirten Dağ, güvenlik konusunda titiz çalıştıklarını, sadece OSB’de değil ilçe genelinde halkın güven içinde yaşadıklarını ve bunun için çok çaba sarf ettiklerini söyledi.

Arsin OSB Başkanı Erkut Çelebi, “Kamu kurumlarımızla, esnafımız, sanayicimiz, memurumuz, işçimizle biz bir aileyiz. Sanayici ve ilgili kurumlarla, sorunları birlikte çözüp çıtamızı birlikte yükselteceğiz. OSB’de istihdamı daha da artırıcı çalışmalar yapıyoruz.” dedi

Beykoz Üniversitesi Dünya Kanser Günü Paneli düzenledi

Beykoz Üniversitesi Dünya Kanser Günü Paneli düzenledi

Toplumu bilinçlendirmek için farkındalık projelerine imza atan Beykoz Üniversitesi, son olarak Dünya Kanser Günü dolayısıyla panel düzenledi. Kanser ile ilgili bilinmesi gerekenler, alınması gereken önlemler ve hastalara yaklaşımın masaya yatırıldığı panelde, en etkili ilacın umut olduğu vurgulandı

 Her yıl 4 Şubat’ta, toplumda kanserle ilgili bilinci artırmak ve farkındalık yaratmak amacıyla ‘Dünya Kanser Günü’ olarak etkinlikler düzenleniyor. Bu toplumsal konuya katkıda bulunmak ve bilgi vermek amacıyla Beykoz Üniversitesi de ‘Dünya Kanser Günü Paneli’ düzenledi. Panelde, kanser hakkında bilinmesi gerekenler, alınması gereken önlemler, hastalara yaklaşım hakkında bilgiler paylaşıldı.

Beykoz Üniversitesi Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Prof. Dr. Gülten Kaptan Ateşoğlu, moderatörlüğünü yaptığı panelde, kansere en az yakalanma oranının İsrail’de görüldüğünü söyleyerek, “Bunun nedeni oradaki insanlar sağlıklı besleniyor, spor yapıyor, kendine dikkat ediyor. Bizler de bu şekilde bir yaşam sürdürerek, kendimizi olası risk faktörlerinden koruyabiliriz” dedi.

‘Hastanelere oyun odaları kurulmalı’

Panelde konuşan Beykoz Üniversitesi MYO Öğretim Görevlisi Elife Çete ise genellikle çocuklarda görülen lösemiyi ele aldı. Çete, lösemili çocuklara karşı uygulanması gereken yaklaşımları şöyle anlattı: “Lösemi, çocukların sosyal ve psikolojik gelişimlerini ciddi boyutta etkilemektedir. Aileler normalde çocuklarına nasıl davranıyorsalar o şekilde davranmaya devam etmelidirler. Hastalıktan sonra aşırı ilgi göstermek ya da ailenin üzüntü ve stresini çocuğa yansıtması son derece yanlış bir tutumdur. Çocuk sevgi ve güveni hissedebilmeli; bu hastalığın bir tedavisi olduğunu bilmelidir. Olumlu cümleler çocuğu rahatlatarak güven bağını güçlendirecektir.” Lösemili çocukların tedavi sürecinde en etkili ilacın umut olduğunu belirten Çete, çocuğa umut aşılayacak, kendisini geliştirmesini sağlayacak ortamlar sunulması gerektiğini kaydetti. Hastalığı unutturacak, yeteneklerini destekleyecek, kas ve motor becerilerini geliştirmeye yönelik oyunlar oynatmanın önemini vurgulayan Çete, “Hastane ortamında da çocuklara oyun odaları, kütüphaneler sağlanmalı; böylece hem çocukların zihni hastalıktan uzak tutulabilir hem de motor gelişimlerine destek olunur” diye konuştu.

‘Erken teşhis hayat kurtarır’

Beykoz Üniversitesi MYO Öğretim Görevlisi Burcu Dişli de meme kanserinden korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi. Dişli, “Birincil koruma, sağlıklı beslenme, emzirme, fiziksel aktivite, hormon kullanımı, yumurtalıkların alınması, alkol ve sigara kullanımının azaltılmasıdır. İkincil koruma ise tarama testlerinin düzenli yapılması, kendi kendine muayene, hekim tarafından fiziki muayene ve mamografidir” dedi. Kendi kendine muayenenin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Dişli, erken teşhisin hayat kurtardığını sözlerine ekledi.

Beykoz Üniversitesi MYO Öğretim Görevlisi Kübra Gölebatmaz ise; kanser nedenlerinin ‘önlenebilir’ ve ‘önlenemez’ olarak sınıflandırıldığını anlatarak, “Önlenebilir nedenlerin yüzde 50’sini sigara ve alkol tüketimi, obezite, virüs ve bakteri bulaşması ile kimyasal kanserojenler oluşturuyor. Önlenemez etkenlerin yüzde 35’i ise mutasyon; yaşlılıkla birlikte yavaşlayan metabolizma sonucu hücrelerin yenilenme hızının azalması, yüzde 15’i ise kalıtsal geçişler ve ailesel yatkınlıktan kaynaklanıyor” dedi.

Medistate Hastanesi Üroloğu Doç. Dr. Cenk Gürbüz, prostat kanseri hakkında bilgiler verdi. Gürbüz, “Prostat kanserinde en önemli faktör yaştır. 40 yaş altı bizi genelde çok korkutmaz ancak 60-65 yaş üstü için oldukça endişe duyduğumuz bir kanser türüdür” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Ahmet Karadağ da Türkiye’de 1 milyon 700 bin kişinin meme kanserine yakalandığını söyleyerek, meme vücut dışında bir organ olduğu için meme kanserinin çoğunlukla ölümcül olmadığını ve tedavisinin diğer kanser türlerine göre daha kolay olduğunu belirtti.

Editöre Not: İstanbul Kavacık’ta 2016 yılında kurulan Beykoz Üniversitesi’nin temeli, 2008’de Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’nun kurulması ile atıldı. Rektör Prof. Dr. Mehmet Durman’ın yönetimindeki Beykoz Üniversitesi’nde; ‘İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi’, ‘Sanat ve Tasarım Fakültesi’, ‘Sosyal Bilimler Fakültesi’, ‘Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’ olmak üzere dört fakülte, ‘Yabancı Diller Yüksekokulu’, ‘Sivil Havacılık Yüksekokulu’ olmak üzere iki yüksekokul, ‘Meslek Yüksekokulu’, ‘Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’ olmak üzere iki meslek yüksekokulu ve yüksek lisans ve doktora programlarının sunulacağı bir ‘Lisansüstü Programlar Enstitüsü’ yer almaktadır.

Orhan Gazi KARAKAŞ okuma-yazma bilmeyenler için bir proje başlattı

Göynük’te göreve başladığından bu yana çeşitli çalışmalarla güzel bir profil çizen Göynük’ün Sakaryalı Genç  Kaymakamı Orhan Gazi KARAKAŞ bu sefer de ilçesindeki okuma-yazma bilmeyenler için bir proje başlattı.

Bu proje sayesinde ilçede okuma yazma bilmeyen hiç kimsenin kalmaması hedefleniyor. 

Bu amaç doğrultusunda  Göynük Kaymakamlığı “Sakin Şehir Göynük Okuyor” projesinden sonra bir proje daha başlatıyor.

Göynük Kaymakamlığı ve Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğünce ilçe merkezi ve köylerimizde okuma-yazma bilmeyen vatandaşlarımız için, “Okuma Yazma Kursları” açılacak.

Sakaryalı  Göynük Kaymakamı  Orhan Gazi KARAKAŞ yaptığı açıklamada: ’’İlçemizde  eğitim ve öğrenim anlamında güzel bir ivme yakaladık.

İlk olarak Göynük Belediyesi Çocuk Meclisimizle birlikte ‘’Sakin Şehir Göynük Okuyor’’ projemizi başlattık.

Şimdi ise Kaymakamlığımız öncülüğünde Halk Eğitimi Müdürlümüz işbirliğince ‘’Okuma Yazma Kursları’’ açacağız.

Böylelikle hedefimiz ilçemizdeki okuma yazma bilmeyen herkesin okuma yazma öğrenmesi ve bu sayede ilçemizdeki okuma yazma oranının yükseltilmesi olacaktır.

Bu vesileyle  gerek köylerimizde, gerek ise ilçe merkezimizde okuma-yazma bilmeyen vatandaşlarımızın Göynük Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğüne şahsen müracaat etmeleri gerekmektedir.

Vatandaşlarımızı Halk Eğitim Merkezimize giderek bu kursa yazılmaya davet ediyorum.’’dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak Göynük Kaymakam Orhan Gazi Karakaş'ı Ziyaret Etti

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan Sakaryalı Göynük Kaymakamı Orhan Gazi Karakaş’ı Ziyaret Etti

Yoğun gündem dolayısıyla fırsat bulamadıkları için bu tür ziyaretleri yapamadıklarını belirten Sayın Bakanımız, okullar açılmadan ailecek ziyaret gerçekleştirmek istedik.Bu vesileyle Göynük’te bulunan Akşemşettin Hazretlerinin Türbesine ziyarette bulunduk. Aynı zamanda Göynük’e komşu olan Sakarya’nın şirin ilçesi Taraklıyı da ziyaret ettik dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanına Göynük ziyareti esnasında Göynük’ün Sakaryalı Kaymakamı Orhan Gazi Karakaş ve Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan eşlik etti.

Enerji Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan daha sonra yine Göynük’e gelme sözü vererek ziyaretini tamamladı. Göynük’ün Sakaryalı Kaymakamı Orhan Gazi Karakaş da Sayın Bakanımıza ziyareti için teşekkür etti ve kendilerini Göynük’te misafir etmekten memnuniyet duyduğunu belirtti.

21 Şubat 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu.

Berat Albayrak profesyonel iş hayatına 1996 yılında başladı. İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme bölümü lisans mezuniyetinin ardından 1999 yılında Çalık Holding’de göreve başladı. 2001 krizinde Grubun uzun vadeli risklerinin yeniden yapılandırılmasında etkin görev aldı. 2002 yılında Holdingin ABD’deki ofisinin Finans Direktörlüğü görevine getirildi. Enerji başta olmak üzere farklı iş kollarındaki girişimlere öncülük etti. 2006 yılında Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak Holding Genel Merkezine döndü.

2007 yılında, yaklaşık 1 milyar dolar talep gelen 200 milyon dolarlık Türkiye’nin ilk Holding Eurobond tahvil ihracını başarıyla yönetti. Grup bünyesindeki şirketlerin büyümesine önemli katkılar sunan Albayrak, 2007 yılında CEO olarak atandı.

Enerji alanında başarıları ile yabancı yatırımcıların odağı haline gelen Holding, 2008 yılında Bursagaz ve Kayserigaz’daki çoğunluk hisselerini yaklaşık 35 katı EBITDA’ya Türkiye’de bugüne kadar gerçekleşen en yüksek çarpan değeri satışı ile EWE şirketine sattı. Holding 2007-2008 yılları arasında Türkiye’ye 1 milyar ABD dolarlık doğrudan dış yatırım(FDI) çekmeyi başardı.

2013 yılı sonunda özel sektördeki kariyerine nokta koydu. Sabah gazetesinde başladığı köşe yazarlığının yanı sıra Marmara Üniversitesi’nde bankacılık ve finans üzerine dersler verdi. Pek çok sivil toplum kuruluşunda aktif görevler aldı.

Yüksek lisansını New York Pace Üniversitesi Lubin School of Business’ta tamamladı. Bankacılık ve Finans bölümünden “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Finansmanı” tezi ile doktora derecesi aldı.

25. ve 26. Dönem İstanbul milletvekili olarak Meclis’e giren Albayrak, Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez Karar Yürütme Kurulu üyesidir.

64. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görev yaptı. 24 Mayıs 2016 tarihinde göreve başlayan 65. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinde yeniden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak atandı.

Albayrak evli ve 3 çocuk babasıdır.

Orhan Gazi KARAKAŞ

                        

1993 yılında Sakarya İli Adapazarı İlçesinde doğdu. İlk ve Orta Öğrenimini Sakarya’da tamamladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında yapılan ‘’Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projesi’ kapsamında 7. ve 8. Dönem Sakarya İl Öğrenci Meclis Başkanlığına seçilerek Sakarya İlini Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil etti.Ayrıca Sakarya Valiliği’nin öncülüğünde Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından uygulanan Sakarya Eğitimde Başarıyı Arttırma Projesi (SEBAP) İl Yürütme Kurulu Üyesi olarak görev aldı. 2011 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazanan Kaymakamımız 1 yıl süreyle Ankara Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulunda İngilizce Dil Eğitimi aldı. 2016 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu. İçişleri Bakanlığı tarafından açılan 105. Dönem Kaymakam Adaylığı sınavını kazandıktan sonra 24.07.2017 tarihinde Aydın Valiliği Kaymakam Adayı olarak Mülki İdare Amirliği mesleğine intisap etmiştir. Daha sonra sırasıyla Aydın Valiliğinde İl Merkez stajını,  Osmaniye İli Düziçi İlçesinde I. Dönem Kaymakam Refikliği stajı ve Sakarya İli Arifiye İlçesinde II. Dönem Kaymakam Refikliği stajını tamamlamıştır. Bakanlık Makamının 07.11.2017 tarihli onayı ile İlçemize görevlendirilen Kaymakamımız 09.11.2017 tarihi itibariyle görevine başlamıştır.

CHP'nin Parti Meclisi üyeleri belli oldu

Ana muhalefet partisi CHP’nin 36’ıncı Olağan Kurultayı’nda Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyelikleri için oy sayım işlemi tamamlandı.

Parti Meclisi üyeleri, CHP’nin yönetim kadrosunu belirleyecek ve partiyi 2019 seçimlerine hazırlayacak olmaları açısından önem taşıyor.

PM üyeliğine Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun listesinden seçilen sekiz kişinin ismi şöyle:

MYK Üyesi ve 26. Dönem Bursa Miletvekili Lale Karabıyık

Prof. Dr. Burhan Senatalar

Doç. Dr. Yunus Emre,

PM Üyesi ve 26. Dönem Milletvekili Sibel Özdemir

24. Dönem Milletvekili Ayşe Eser Danışoğlu,

Prof. Dr. Yüksel Taşkın

Prof. Dr. Fethi Açıkel

PM Üyesi Zeki Kılıçarslan.

Tüzük gereği 60 üyeli PM’nin sekiz asıl üyesi, genel başkanın belirlediği Bilim Yönetim Kültür Platformu’ndan (BYKP) belirleniyor.

488 kişinin aday olduğu PM üyeliğine seçilen diğer 52 kişinin isimleri ise şöyle:

Gamze İlgezdi, Sera Kadıgil, Yavuz Karan, Yıldırım Kaya, Haluk Koç, Bülent Kuşoğlu, Hakkı Süha Okay, Faik Öztrak, Ali Öztunç, Gamze Pamuk Ateşli, Oğuz Kaan Salıcı, Orhan Sarıbal, Selin Sayek Böke, Yaşar Seyman, Gamze Taşcıer, Ayça Taşkent, Bülent Ecevit Tatlıdil, Bülent Tezcan, Erdoğan Toprak, Seyit Torun, Pınar Uzun, Öztürk Yılmaz, Gökan Zeybek, Onursal Adıgüzel, Veli Ağbaba, Haydar Akar, Gülizar Biçer Karaca, Tekin Bingöl, Çetin Osman Budak, Emre Çam, Mehmet Ali Çelebi, Ünal Çeviköz, M.Gül Çiftçi, Semra Dinçer, Emine Gülizar Emecan, Sevda Erdan Kılıç, Aykut Erdoğdu, Muharrem Erkek, Ali Haydar Hakverdi, Akif Hamzaçebi, Turan Hançerli, Müslüm Sarı, Haluk Pekşen, Gökhan Günaydın, Tuncay Özkan, Necati Yılmaz, Gaye Usluer, Ali Şeker, Erdal Aksünger,Eren Erdem, Gülçin Timur ve Zilhan Cihaner.

Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyeleri

108 kişinin aday olduğu YDK üyeliğine seçilen 15 kişinin ismi de şu şekilde: Tuba Torun, Erdoğan Kılıç, Uğur Bayraktutan, Gülsüm Filorinalı, Sezgin Kaya, Öncü Özbay, Selahattin Emre, Ahmet Ersen Özsoy, Mahir Polat, Mustafa Serdar Soydan, Emrah Arslan, Cem Artantaş, Turan Aydoğan, Süleyman Bülbül ve Banu Gençkan.

Yurt Partisi Lideri Sadettin Tantan" Birey aydınlatılırsa sorunlara sahip çıkar"

Sakarya Medya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sakarya Medyası Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Sağlam Sakarya Medya Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Habervole Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan ile Gündemi Konuştular

Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan” Çocuklarımıza en iyi telefon,giysi,araba almak onların içindeki boşluğu doldurmadı”

Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan” Ülkeyi yönetenler Tarihi arşivden haberleri yok.Hataya düşmenin nedeni bu.

Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan”Ege adalarını geri almalıyız”

Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan”Çıbanı Temizleme,Kendimize Çekidüzen verme zorunluluğumuz var”

Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan”Toplumsal Yozlaşma,ahlaki çöküntü.Toplumu Felakete götürür”

Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan”Cumhuriyet, halkın kendi kendini yönetmesidir. Cumhuriyet, halkın egemenliğine dayanan bir yönetimdir. Bu nedenle dünya tarihinde ve günümüzde en çok tercih edilen sistemlerden biridir. Cumhuriyet yönetimi de her yönetim gibi bazı değerler üzerinde yükselmektedir.

Cumhuriyet yönetiminin değerleri şu şekildedir:

*Cumhuriyet yönetiminde seçme ve seçilme hakkı milletin elindedir.

*Cumhuriyet yönetiminde hukukun üstünlüğü ön plandadır.

*Cumhuriyet yönetimi hukuki olarak kanunlara bağlı olarak işler.

*Cumhuriyet yönetiminde halk kanunlar önünde eşittir.

*Cumhuriyet yönetiminde seçme ve seçilme hakkı vardır.

*Cumhuriyet yönetiminde fikir hürriyeti bulunmaktadır.

*Cumhuriyet yönetiminde özel hayata saygı bulunmaktadır.

*Cumhuriyet yönetiminde sosyal devlet yapısı ön plana çıkmaktadır.

*Cumhuriyet yönetiminde milli irade belirleyici rol oynamaktadır.

Şeffaf devlet anlayışı ile rüşvet, yolsuzluk ve çetelerin önüne geçecek, temiz siyaset özleminin gerçekleşmesine yardımcı olacaktır. Halkımız ülkenin potansiyelini gördükçe politikacıların bugüne kadar Türkiye’ye verdiği zararın boyutunu hem maddi hem de manevi açıdan değerlendirmek olanağı bulacaktır. Türkiye Balkanlardan, Kafkaslara, Ortadoğu’ya kadar olan geniş bir alanda barışın, demokrasini, kalkınmanın örneği olacak bir güç konumuna gelecektir.

         Herkesin barış ve huzur içinde zenginliği adaletli bir şekille paylaştığı, özgürlüğünü doğasıya yaşadığı, toplumsal dayanışmanın mutluluğunu hissettiği, dış dünyanın saygı duyduğu “Yepyeni bir Türkiye “ kadını, erkeği, genci ve yaşlısıyla hem birlikte gerçekleştireceğimiz bir değişim projesidir. 

Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan”Kandil ve Amanos Dağlarına Mutlaka Güvenlik Şeriti olmalı”

“Dünya’da ve Türkiye’de durumu takip ediyoruz.Uzun Yıllardan bu yana
Türkiye Tehdit altında.Tehditleri bertaraf edebilecek güçteydi. Hukuk Adalet ve İstihbarat temelinde kullanamadı.
Bireyler aydınlatılmıyor,
Birey aydınlatılırsa sorunlara sahip çıkar.Gerçekleri bilmeyen birey tavır koyamaz.Türkiye Kendini tanıyamaz hale geldi.
Bireyin Aydınlatılması şart Hiç bir şeyin farkında değiller.
Bölgede güç olabilir.
Biz kendi çıkarlarımızı düşünüp,Halkın geleceğini riske atıyoruz.
Evlatlarımızı şehit vererek çekiyoruz.
Bizim devlet arşivinde Tüm örgütlerin kimlerden destek aldıklarını biliyoruz.
Yolsuzluk ekonomisi,kara para ekonomisi, kayıt dışı ekonomi, kaçakçılık, kumar ve fuhuş ekonomisi tepe yaptı.
Halk Yoksullaştırıldı.
Devletin Temel alt yapısı sağlam olduğunda Siyasete Kirli unsurların girişine izin vermez

Ülkemizde uzun bir süredir temel sorunlar giderek ağırlaşmakta, pahalılık, işsizlik ve yoksulluk artmakta, eğitim, adalet, sağlık sistemleri işlevlerini yitirmektedir. Toplumumuzun kendine olan güveni azalmakta, ahlaki değerler çöküntüye uğramakta, yolsuzluklar ve çeteler devleti sarmakta, insan hakları ihlal edilmekte, gelecek için umut yerini umutsuzluğa bırakmaktadır. Türkiye sürekli olarak içte ve dışta itibar yitirmektedir. Kısacası, Türkiye iyi yönetilmemekte ve derinleşen bir yönetim krizi yaşamaktadır.

Özgür Birey ve Bilgi Toplumu

    Özgür birey ve bilgi toplumu arasında çok yakın bir ilişki vardır. Bireyin özgür olmadığı bir toplum bilgi toplumuna geçişi gerçekleştiremez. Bilgi toplumunda bilgi üreten bireydir. Bilgi ancak eleştirel düşünebilen ve yaratıcı olan bireylerce üretilebilir. Bireyin özgür olması yaratıcı olabilmesi için gereklidir. Bireyin eleştirel düşünmesini ve yaratıcılığını kısıtlayacak herhangi bir engel bilgi üretimini de olumsuz olarak etkileyecektir.

    Bireyin yaratıcılığının ancak gerçek bir demokrasi içinde gelişme olanağı bulabileceği saptamasını yaparken, demokrasinin toplumun tüm katmanlarına yayılmış olmasını da içerdiğini belirtmek gerekmektedir. Birey, çocukluğunda ailesinden başlayarak okulunda mahallesinde yani etkileşimde bulunduğu bütün toplum düzeylerinde, düşüncelerini ifade edebilme eleştirebilme ve yeni düşünceler geliştirebilme olanağını bulabilmelidir. Kısacası, demokrasi kültürünün yerleşmesi için uygun bir ortam yaratılması gerekmektedir.

    Bilgi toplumu, sürekli olarak teknolojide yeni bilgi üreten toplumdur. Yani artık fiziksel sermayenin niceliğinden çok, insan sermayesinin niteliği önem taşımaktadır. Bu anlamda sanayi toplumunun üretim araçlarına sahip olanlar olmayanlar ayrımı ortadan kalkmakta, bilgiye sahip olanlar olmayanlar ayrımı belirleyici hale gelmektedir. Yurt Partisi, bu ayrımın ortadan kalkması için tüm vatandaşların eğitim, sağlık gibi temel hizmetlerden yararlanmasında fırsat eşitliğini sağlar; insana yatırımı en büyük öncelik olarak kabul eder.

Sorumlu Toplum Yeni bir toplum ve ahlak anlayışı

    Sorumlu toplum, demokratik Değişim Programının toplumsal dayanışma ve ahlak anlayışı boyutunu özetlemektedir. Yani, sorumlu toplum anlayışı, toplumun dokusunu oluşturan bireylere, değerlere kültüre ve geleneklere sahip çıkarak, bireysel yalnızlaşmayı önleyerek, bireyin değerlerinin gelişmesinin sağlayacak dayanışma ortamını yaratmasının önemini vurgulamaktadır. Aslında, sağlıklı gelişmenin temelinde, kendi toplumsal sorumluluğunun bilincine varmış birey vardır.

Yurt Partisi İstişare Toplantısı Sapanca’da Yapıldı

Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin TANTAN İstişare Toplantısına başkanlık etti.

Demokratik Değişimin Programının uygulaması ile toplumda barış ve huzur sağlanarak hızlı bir kalkınma ortamı yaratılacaktır. Türkiye zengin potansiyelini yaşama çevirmeye başlayacaktır. Türkiye işsizlik, hızlı gecekondulaşma, yüksek enflasyon, yolsuzluk ve çete, gelir dağılımındaki bozukluk, Güneydoğu Sorunu, işlemeye eğitim, adalet ve sağlık sistemleri gibi temel sorunları çözmeye başlayacaktır, insan hakları ve demokrasi konusunda örnek olacaktır. 25 yıldır yüksek enflasyon ile boğuşan Türkiye, vergi oranlarını düşüren ve vergi tabanını genişleten gelir politikalarının yanı sıra, yolsuzluğu ve israfı önleyen ve verimliği artıran harcama politikasıyla kimsenin bugün hayal bile edemediği düşük düzeyde bir enflasyon ile yüksek büyüme oranını yakalayacaktır. İç ve dış yatırımlar büyük bir hızla artacak, işsizlik azalırken, gelir dağılımı iyileşmeye başlayacak, sosyal güvenlik sistemi herkesi kapsayacak sağlıklı bir kentleşme gerçekleşecektir. Türkiye özelleştirme tartışmaları geride bırakacak, rekabetçi piyasa ekonomisinde devletin denetleyici rolü öne çıkacak, bilgi toplumunun altyapısı tamamlanacaktır. Şeffaf devlet anlayışı ile rüşvet, yolsuzluk ve çetelerin önüne geçecek, temiz siyaset özleminin gerçekleşmesine yardımcı olacaktır. Halkımız ülkenin potansiyelini gördükçe politikacıların bugüne kadar Türkiye’ye verdiği zararın boyutunu hem maddi hem de manevi açıdan değerlendirmek olanağı bulacaktır. Türkiye Balkanlardan, Kafkaslara, Ortadoğu’ya kadar olan geniş bir alanda barışın, demokrasini, kalkınmanın örneği olacak bir güç konumuna gelecektir.
Herkesin barış ve huzur içinde zenginliği adaletli bir şekille paylaştığı, özgürlüğünü doğasıya yaşadığı, toplumsal dayanışmanın mutluluğunu hissettiği, dış dünyanın saygı duyduğu “Yepyeni bir Türkiye “ kadını, erkeği, genci ve yaşlısıyla hem birlikte gerçekleştireceğimiz bir değişim projesidir.

Sadettin TANTAN

Sadettin Tantan, Polis Enstitisü ve Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme bölümünü bitirdikten sonra Bursa İş İdaresi Enstitüsü’nde master yaptı ve İngiltere’de dil eğitimi gördü. 1966’da komiser yardımcısı olarak göreve başladığı Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatında, Eskişehir, Bursa ve İstanbul’da Narkotik ve Asayiş Şubelerinde çalıştı.

Giresun ve Tekirdağ’da İl Emniyet Müdürlüğü yaptı. Görevleri esnasında enerjik çalışmaları ve dürüst kişiliği ile ismi duyuldu ve takdir topladı. Tantan, aynı zamanda, 1980-1990 yılları arasında, İstanbul Güreş İhtisas Kulübü Başkanlığı, Aralık 1991 ve Aralık 1993 yılları arasında da Güreş Federasyonu Başkanlığı görevlerinde bulundu.

1990-1994 yıllarında Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu İstanbul Bölge Başkanlığı yaptı. 1994 yılında emekli oldu ve ANAP’tan siyasete adım atarak Fatih Belediye Başkanı seçildi. 18 Nisan 1999 seçimlerinden önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına adaylığı gündeme geldi. Ancak daha sonra milletvekilliğine aday gösterildi ve TBMM’ye 21. Dönem İstanbul milletvekili olarak girdi. DSP-MHP-ANAP koalisyonunun kurduğu 57. Hükümette İçişleri Bakanı olarak görev aldı. İçişleri Bakanlığı döneminde büyük çaplı yolsuzluklara karşı başlattığı operasyonlar kamuoyu gündeminde yer etti, ilginç operasyon kod isimleri hafızalarda kaldı.

2001 yılı Haziran ayında İçişleri Bakanlığı görevinden alınmasını takiben önerilen Gümrüklerden Sorumlu Devlet Bakanlığı teklifini kabul etmedi ve partisinden istifa etti. Ocak 2002’de Yurt Partisi ni kurdu ve 25 Ağustos 2002 tarihinde yapılan Olağanüstü Kongresi’nde Genel Başkanlığa seçildi. Tantan, evli, 6 çocuk ve 5 de torun sahibidir.