kategori Arşivleri: Türkiye

"Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var."

“Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.”

GENÇ ANADOLU PARTİSİ OLARAK TÜM DARBELERİ ŞİDDETLE KINIYORUM.

15 Temmuz 2016 Halkın iradesine seçilmişlerin kurduğu hükümete karşı çıkan o hiç bir şeyi haketmeyen askerler başka bir ülkede yaşayan o zata itaat ettiler.Üç kuruş para için ona teslim oldular.Nasıl inandılar böyle bir hayale anlamıyorum.O gün köprüleri kapatıp insanların geçişini engellediler.Meclisi,Özel Harekat Şubesini bombalıyıp bizim yılacağımızı zannettiler fakat biz yılmadık Cumhurbaşkanımızın dediği gibi sokaklara çıkıp bu girişimi engelledik.Ayrıca Özel Kuvvetler binasına girmeye çalıştılar fakat orda biri vardı şehadet şerbetini içmek için can atan biri o Ömer Halisdemir’di.Komutanının verdiği emri yerine getirdi.Onun attığı 1 kurşunla ona atılan 30 kurşun arasında çok fark var.Çünkü o bu canı vatanı için verdi fakat onlar bize karşı olan o zat için canlarını paraya sattılar.Ey ona inanan kişiler “kişiler” diyorum çünkü onlara asker demek istemiyorum.Ordunun en rütbeli isimleri bile bu zata inanmış.Bunu aklım almıyor.Bizim saydığımız sevdiğimiz o rütbeliler meğer bizi yıllardır kandırıp hükümetin en özel yerlerine girmişler.Bu millet 19 Mayıs’ta nasılsa 18 Mart’ta nasılsa şimdide öyle.Güçlü ve dimdik ayakta. Şair ne demiş; “Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.” İşte bizim bu kişiye ve bu kişiye itaat eden kişilere karşı diyeceğimiz iki kelime var o “İstiklal Marşı” dır.İşte biz onlara böyle cevap böyle ders veririz.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor
ALİ ALEMDAROĞLU GENÇ ANADOLU PARTİSİ GENEL BAŞKANI

Biz geçmişte nasıl savaşları atlattıysak bunu da atlatırız atlattıkta.Ordaki zat kendini çok büyük görüyor.Bence görmemeli çünkü ondan büyük Allah milletin imanı ve şehitlerimizin kanı var.Biz Ömer Halisdemir’i,Halil Kantarcı’yı,Ahmet-Mehmet kardeşleri unutmadık unutmayacağız.O gün yüzbinler dışarı çıktığında onların ve onun ayakları titredi.Çünkü o bu ülkeye gelmekten korkan bu ülkeye geldiğinde ayakları titreyen bir adam.O zatın dediği lafları kale alan o askerle bir çift sözüm var.Bir gün o zata inanmaktan sapıp bütün dünyanın önünde bizden özür dileyeceklerdir.Sonuç olarak Türk milleti hiç bir zaman dışdan gelen o güçlü gruplara karşı boyun eğmeyen kendisini büyük görmeyen kibirsiz bir ülkedir.Türkler bu zamana kadar bir çok devlet kurdular.Bu devletler yıkıldı fakat yıkılmasına rağmen her zaman zümrüdüanka kuşu gibi küllerinden yeniden doğmuştur ve doğmaya devam edecektir.15 Temmuz 2016 gecesi yine aynı şey oldu.Son olarak 15 Temmuz 2016 gecesi ve sabahı şehit olan sivil ve polislere Allah’tan rahmet sevenlerine başsağlığı diliyorum.Tek temennim Allah bu milleti bir daha böyle zor günlerle sınamasın.

ALİ ALEMDAROĞLU GENÇ ANADOLU PARTİSİ GENEL BAŞKANI

Yurttaş 'tan Yurttaşa Bir Çağrımız Var...

Genç Anadolu Partisi Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu”
Bilin ki bu gidişe rızamız değil itirazımız var. “

Bu toplumun büyük çoğunluğu gelişmelerden memnun değiliz, huzursuzuz, güvensiziz, geleceği göremiyoruz, böyle yaşamak istemiyoruz

Milyonlarca yurttaşın olup bitenlere rızası değil itirazı var, ama tek tek sesimiz duyulmuyor.

Gücümüzü gücümüze, seslerimizi birbirimize katarsak suskunluğu aşarız, sessizliği deleriz, duyulur görülür hale geliriz.

Aşağıdaki metni elindeki bütün olanak ve yollarla gönderebildiğin, ulaşabildiğin herkese, her partiye, her kuruluşa, üyesi olduğun örgütlere, arkadaşlarına, eşine dostuna, izlediğin kanalların haber ve tartışma programlarına, kendi sosyal medya ağına, her yere gönder lütfen…


Genç Anadolu Partisi Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu

Yurttaşın, hepimizin itirazının milyonlara ulaşabilmesi için yaratıcı ol..

BİZİ DUYUN “Bu toprakların ortak sahibi olan bizler; AKP, CHP, HDP, MHP ya da başka partilere oy veren Türk, Kürt, Ermeni, Rum, Laz, Süryani, Müslüman, Hristiyan, Sünni, Alevi, inançlı, inançsız bütün yurttaşlar, barış ve huzur içinde yaşayabileceğimiz bir ülke istiyoruz..

Savaş istemiyoruz, şehit istemiyoruz, çocuklarımızın ölmesini, öldürmesini, birbirlerine silah çekmesini istemiyoruz..

Düşman cephelere bölünmek, kardeşliğimizi, ortaklığımızı yitirmek istemiyoruz.

Ne darbe, ne vesayet, ne diktatör, ne terör!İşimizde gücümüzde, huzur içinde, hür yaşamak istiyoruz.

Kadın olduğumuz için hırpalanmak, tecavüze uğramak, öldürülmek, örtülüyüz diye aşağılanmak, şort giydik diye saldırıya hedef olmak, korku içinde yaşamak istemiyoruz.

Kadın erkek hepimiz; inançlarımızı, dinimizi, kültürümüzü özgürce, eşitçe yaşamak istiyoruz.Hangi suçla suçlandığımızı bilmeden, kimin adına, hangi hukuka göre karar verdiklerini bilmediğimiz mahkemelerce tutuklanmak, hapse atılmak; darbeyle, terörle hiçbir ilgimiz yokken yalan ihbarlarla, sahte delillerle sorgusuz sualsiz işimizden olmak, meslekten uzaklaştırılmak, çoluk çocuğumuzla açlığa mahkûm edilmek; barış deyince terörist, mağduriyet deyince hain ilan edilmek istemiyoruz.

Keyfi kararlarla, emeğimizin hakkının, ücretimizin, maaşımızın elimizden alınmasını, evlerin, köylerin yakılıp yıkılmasını, çocuklarımızın eğitimlerinin aksamasını, gençlerimizin sokaklarda heba olmasını istemiyoruz..

Biz halkız, vicdanlı, iyi insanlarız; bizi tahriklerle kötücülleştirmeyin, kin ve nefret sözleriyle ayrıştırmayın, kana, ölüme alıştırmayın.

Savaş, ölüm, idam, çatışma, kavga istemiyoruz..

Bu ülkeyi yönetenler, kaderimize hükmedenler!

Sizler; halkı sindirmek, özgürlükleri yok etmek için değil, biz yurttaşları barış, güven, huzur içinde yaşatmak için seçildiniz.

Bilin ki bu gidişe rızamız değil itirazımız var.

Bizi duyun.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, bitki ve açık hava
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, çiçek, bitki, takım elbise, ağaç, açık hava ve doğa



Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk Konseyi Genel Sekreteri Amreyev'i kabul etti

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türk Konseyi Genel Sekreteri Bağdad Amreyev’i kabul etti. 

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Huber Köşkü’nde gerçekleşen kabulde, Kırgızistan’da düzenlenen 6. Türk Konseyi Zirvesi’nde aldıkları kararla Türk Konseyi Genel Sekreterliği’ne ataması gerçekleştirilen Bağdad Amreyev’e başarılar diledi. 

Türk dünyasının birlik ve beraberliğinin her daim öncelikleri arasında olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türk Konseyi’nin diğer ülke ve uluslararası örgütlerle iş birliğini güçlendirmesine önem atfettiklerini dile getirdi. 

Bu amaçla İslam İşbirliği Teşkilatı’nda gözlemci statüsü elde edilmesi çalışmalarını desteklediklerini belirten Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk Konseyi’ne gözlemci üye olması konusunda destek beklediklerini ifade etti. 

“TÜRK KONSEYİ’NİN İSTANBUL’DA KALMASINI VE MEVCUT YAPISINI KORUMASINI İSTİYORUZ”

Erdoğan, Azerbaycan’ın ev sahipliğinde ekim ayında düzenlenecek 7’nci zirvenin hazırlıklarını da yakından izlediklerini belirterek, şunları kaydetti: 

“Bu zirve ile birlikte artık Özbekistan’ı da Konsey üyesi olarak görmeyi ümit ediyoruz. Türkmenistan Cumhurbaşkanı Berdimuhammedov’un zirveye onur konuğu olarak davet edilebileceğini de düşünüyoruz. Reform düşüncesi Konsey gündeminde üst sıralarda yer almakta. Sayın Nazarbayev’in bu konudaki vizyonunu paylaşıyoruz. Eşgüdüm ve sinerjinin geliştirilmesi yoluyla Konsey’in verimliliğinin artırılmasına matuf seçeneklerin değerlendirilmesini daha uygun buluyoruz. Bu çerçevede, Türk Konseyi’nin İstanbul’da kalmasını ve mevcut yapısını korumasını istiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca “Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi’nin (TÜRKPA) ayrı bir uluslararası örgüt olarak devamından yanayız. TÜRKSOY’un özel statüsünün korunarak mevcut üye yapısıyla Ankara’da kalmasının uygun olacağını değerlendiriyoruz.” dedi.

Erdoğan, Nur-Sultan’da bulunan Uluslararası Türk Akademisi ve Bakü’de yerleşik Türk Kültür ve Mirası Vakfı hususunda Kazakistan ve Azerbaycan’ın tercih edeceği önerileri desteklemeye hazır olduklarını ifade etti. 

“NAZARBAYEV’İN TÜRK KONSEYİ ONURSAL BAŞKANI OLMASINI ÖNERDİM” 

Erdoğan, “Türk dünyasının Aksakalı” olarak gördükleri Nazarbayev’in liderliğinin gerek Kazakistan’la ikili ilişkilerin geliştirilmesinde gerek Türk Konseyinin kurulup gelişmesinde büyük rol oynadığını söyledi. 

Nazarbayev’in değerli görüşlerine ve derin tecrübesine önümüzdeki dönemlerde de ihtiyaç duyacaklarını belirten Erdoğan, “Bu anlayışla Sayın Nazarbayev’in Türk Konseyi Onursal Başkanı olmasını önerdim. Teklifimizin tüm üye ülkelerden kabul gördüğünü büyük bir memnuniyetle öğrendim.” diye konuştu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekim ayında yapacakları zirve sırasında bu konuda ayrıca bir tören düzenleyebileceklerini kaydetti.

Kabulde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da hazır bulundu. 

"Bütün dünya Filistin davasına sırtını dönse bile biz sırtımızı dönmeyeceğiz"

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Eski Hamas Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal’i kabul etti.

Eyüpsultan Belediye binasındaki kabulde Kurtulmuş, Meşal ve arkadaşlarını Türkiye’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, şunları kaydetti:

“Bugün Eyüpsultan’da Filistin Dostluk Grubu’nun milletvekillerimizle birlikte yapacağı bir toplantı var, o toplantıya teşrif ettiler. Filistin davasının bizim için hayati bir mesele olduğunu hatırlatmaya bile gerek yok. Bütün dünya Filistin davasına sırtını dönse bile biz sırtımızı dönmeyeceğiz. Çünkü Filistin davası hem Filistin’in özgürlüğüne sahip çıkmaktır hem İslam ümmetinin geleceğine sahip çıkmaktır, aynı zamanda da dünya barışının temin edilmesi için önemli bir meseledir. Maalesef son zamanlarda Siyonist rejimin saldırılarını arttırmasını büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. Üzüldüğümüz konu şudur; İslam dünyası da, dünyanın birçok ülkesi bu saldırılar karşısında ciddi bir sessizlik içerisindedir. İslam dünyasını bu kadar dağınık görmüşken Siyonist rejim de son vuruşu yapmak istiyor. Fakat ne yaparlarsa yapsınlar Filistin davasını ve Filistin’i yok edemeyecekler. Son olarak Gazze bombalamaları sırasında Anadolu Ajansı’nın bombalanması da tabii ki tesadüfi değildir. İsrail’in işlediği insanlık suçlarını dünyaya duyurulmasında rahatsızlık duymuşlardır. Anadolu Ajansı bu anlamda, insan hakları ve uluslararası hukukun kendisine vermiş olduğu bütün imkanları kullanarak Gazze’deki insanlık suçlarını dünyaya anlatmaya devam edecektir.” 

Numan Kurtulmuş, “Yüzyılın Anlaşması” konusuna değinirken, “ABD bu ‘Yüzyılın Anlaşması’nı henüz beyan etmedi. Medya kanalıyla bunu sızdırıyorlar ve insanları bu fikre alıştırmaya çalışıyorlar. Kendilerine maalesef İslam dünyasında da yandaş bulmaya çalışıyorlar. Bu anlaşmayı hangi devlet kabule derse etsin İslam dünyasındaki hiçbir halk kabul etmeyecektir.” dedi.

Yurtdışı eğitiminde sıkça sorulan sorular

7’den 70’e hemen herkes güzel bir kariyer ve iyi bir eğitim hayatının hayalini kuruyor. Eğitim hayatını sadece okulla sınırlandırmayan, hem dil, hem kişisel gelişim, hem de kariyer hedeflerini önemseyen birçok öğrenci yurtdışı eğitim programlarının kapısını çalıyor. Yurtdışı eğitim denilince dil okulu, vize, konaklama ve uçak bileti derken öğrencilerin işi bir hayli zorlaşıyor. Endless Abroad Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı Ceo’su Gökmen Özdemir, yurtdışına gitmek isteyen öğrencilerin en çok sorduğu soruları yanıtlarını sıraladı…

Yaz okulu, dil eğitimi programları, work and study, lisans ve yüksek lisans… Yurtdışı eğitiminde programlar saymakla bitmez. Hal böyle olunca yurtdışına gitmek isteyen öğrenciler bitmek bilmeyen sorularla baş başa kalıyor. Okul koşulları, konaklama imkanları her ülkenin kendine ait vize işlemleri derken öğrenciler, kendilerini yoğun bir programın içerisinde buluyorlar. Endless Abroad Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı Ceo’su Gökmen Özdemir, doğru bir danışmanlıkla öğrencilerin tüm sorularına yanıt bulabileceğinin altını çizdi ve en sık sorulan soruların yanıtlarını verdi.

Minimum ve maksimum ne kadar süre eğitim alabilirim?

Tüm dil okulları minimum 2 hafta, maksimum 52 hafta eğitim sunmaktadır. Ayrıca lise-lisans ve yüksek lisans düşünüldüğünde öğrencilerin eğitim süreleri ülkeden ülkeye çeşitlilik gösteriyor.

Aldığım eğitimin YÖK denkliği olacak mı?

Günümüzde yurtdışında pek çok okul YÖK tarafından tanınmaktadır. Direkt denklik verilen veya şartlı denklik alınabilen okullar değişkenlik göstermektedir. Ancak veliler ve öğrenciler seçimlerini mutlaka güvendikleri kurumdan yana kullanarak bu konuda en güvenilir bilgiye erişebilirler.

Program seçiminde nelere dikkat etmeliyim?

Dil eğitimi planınızda belirlediğiniz hedefiniz, ayırdığınız süre, bütçeniz, kişilik özelliğinize göre ülke seçimi, amacınıza uygun okul, İngilizce seviyeniz gibi başlıca kriterler göz önüne alınarak yapılmalıdır.

Dil okuluna katılabilmem için İngilizce seviyem kaç olmalıdır?

Başlangıçtan ileri düzeye kadar her seviyeden öğrenci dil okullarına kabul edilmektedir. Genel İngilizce programları hariç sınavlara hazırlık, akademik İngilizce gibi özel programlarda belirli bir minimum seviye istenmektedir.

Aile yanı konaklama mı, yurt konaklaması mı?

Yurtdışına dil eğitimi almaya giden öğrencilerin en rahat ettiği ve en çok tercih etti konaklama biçimi aile yanıdır. Öğrenci aile yanında konaklama ile hem harcamalarını en aza indirebilir hem de daha çok pratik yapma şansını bulur. Ancak bu tip konaklama her yaş grubuna veya herkesin tercihlerine uygun olmayabilir. Bu yüzden en doğru konaklama tercihi sizin kendinizi rahat hissedeceğiniz yer olmalıdır. Aile yanı konaklama sorusunda en çok karşılaşılan sorulardan biride güvenlik konusu. Aile yanı konaklamalar okulların sürekli olarak birlikte çalıştıkları ve yılda en az 2 kez denetledikleri konaklamalardır.

Vizemin sonuçlanması ne kadar sürer? Vize’den onay almak için banka hesabımda ne kadar para olması gerekiyor?

Öğrencilerin en merak ettiği sorulardan biri de vize sonuçları. Vize değerlendirme süreleri ülkeden ülkeye değişiklik göstermekle birlikte ortalama olarak 1,5 ile 4 hafta arasında sonuçlanmaktadır. Vize işlemlerinin parasal boyutu her ülkenin kendi koyduğu kurallara bağlıdır. Ülkelerin en önem verdikleri ve vizelerin olumsuz sonuçlanmasına neden olan konulardan biri de banka hesaplarında bulunan tutar.

Yurtdışına giderken yanımda hangi belgelerin olması gerekir?

Yurtdışına giderken yanınızda olması gereken belgeler ise;

  • Okul Kabul Mektubu

  • Konaklama Belgesi

  • Pasaport

  • Yurtdışı çıkış pulu

Endless Abroad Medya İlişkileri Yöneticisi

Cemre Nur Karaca

Cemre.karaca@enlessg.com

GSM: 0530 302 04 21

Türk doktorlarından çığır açan yöntem

Türk doktorlarından çığır açan yöntem

Ampütasyon ameliyatlarında yeni dönem:

Anestezi riskini ortadan kaldırdılar

Özellikle diyabet hastalarında doku ya da sinir hasarının neden olduğu ampütasyon operasyonları genel anestezi riski nedeniyle yıllardır tıp dünyasının atlamakta zorlandığı bir eşikti. Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi doktorları “genel anestezi uygulamadan, sinirleri duyarsızlaştırma yöntemi”yle yaptıkları ampütasyon operasyonlarında yüzde yüz başarı elde etti.  Yöntem, “Maltepe Kombinasyonu” adıyla uluslararası tıp literatürüne geçti.

Türkiye’de diyabet hastalığı görülme oranı yüzde 14’e dayandı. Üstelik diyabete bağlı organ hasarları ve hasarlı organın tamamen ya da kısmen cerrahi yöntemlerle kesilmesi için yapılan ampütasyon ameliyatları sayısı da giderek artıyor.  Ancak ampütasyon genel anestezi altında yapıldığında diyabet hastaları için oldukça riskli. Bu durumda anestezinin yol açacağı riskleri ortadan kaldırarak, ampütasyon ameliyatlarının başarısını artırmak mümkün mü?

Uzun yıllardır ampütasyon ameliyatı kararı aşamasında doktorları ve hastaları zorlayan bu sorunun yanıtını Türk bilim insanları buldu. Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesinin geliştirdiği yeni yöntemin adı: Maltepe Kombinasyonu

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı öğretim üyelerinin geliştirdiği yöntem, lokal anestezi altında sinir blokajı sağlanması esasına dayanıyor. Kalça ve uyluk ampütasyonu yapılacak hastanın iki interfasyal bloğu birleştiriliyor yani ameliyat edilen organa giden sinirler duyarsızlaştırılıyor. Böylece anestezinin beraberinde getirdiği hayati riskler ortadan kaldırılmış oluyor.


Prof. Dr. Selim Nalbant

“Maltepe Kombinasyonu” adı verilen yöntem, tıp dünyasında da büyük ses getirdi ve dünyanın en saygın tıp dergilerinden Journal of ClinicalAnesthesia’da geniş bir şekilde yayımlandı. “Maltepe Kombinasyonu”nda Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Serkan Tulgar, Dr. Onur Selvi, Dr. Özgür Şentürk, Uzm. Dr. Ömer Kays Ünal, Doç. Dr. David T. Thomas ve Prof. Dr. Zeliha Özer’in imzası bulunuyor.

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selim Nalbant, üç senelik bir çalışmanın ürünü olan bu yöntemle şu ana kadar 8 ameliyat yaptıklarını, hastalarda anesteziden kaynaklanan hayati riski tamamen ortadan kaldırmasının yanısıra, ameliyat sırasındaki uyanıklık ve sonrasındaki konfor açısından yöntemin ampütasyon cerrahisinde büyük bir adım olduğunu dile getirdi.

Sinirler nasıl kısa devre yapıyor?

Prof. Dr. Nalbant, Sağlık Bakanlığına göre uzuv kaybına yol açan ameliyat oranlarının yüzde 5’ten yüzde 8’e yükseldiğini vurgulayarak, diyabetin yol açtığı büyük damar komplikasyonlarının başında nöropati denilen “sinir kısa devresi”nin geldiğini belirtti.  Ampütasyon ameliyatlarının büyük bir kısmının da kısa devre sorunundan ileri geldiğine dikkati çeken Prof. Nalbant, doku hasarının en çok ayaklarda ortaya çıktığını ve diyabetik ayak sorununun da beraberinde cilt, kemik ve eklemde yaygın hasar oluşturduğunu dile getirdi.

Prof. Dr. Nalbant, “Diyabeti olan bir hastanın ayağında oluşabilecek her sorun, çivi batmasından ayakkabı vurmasına, kızarıklığa kadar her durum, diyabetik ayak olarak değerlendirilmeli. Hasta mutlaka şeker düzeyini kontrol altına alabilmek için iç hastalıkları ve endokrinoloji uzmanına görünmeli. Ardından da kalp damar cerrahıyla ortopediste danışmalı” diye konuştu.


Prof. Dr. Selim Nalbant

Diyabette ampütasyon neden riskli?

Tedavinin ayak ve bacak kesilmesine yani ampütasyona kadar gidebildiğini, özellikle diz üstü ampütasyonunun çoğu durumda kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Prof. Nalbant, “Ancak diyabet hastaları için bu ameliyatlar; anestezi nedeniyle büyük risk taşıyor.” dedi. Prof. Nalbant, şöyle devam etti:

“Beklenmeyen komplikasyonlar olabiliyor. Can kaybı, özellikle merkezi sinir sistemi hastalığı yani felç, akciğere pıhtı atması sıklıkla görülebiliyor. Genel anestezi uygulanması bu hastalar için çok büyük bir risk. Spinal ya da epidural gibi lokal anestezi yöntemleri dahi tam sinir blokajı sağlayamayabiliyor. Diyabette; nöropati yani sinir ve damar hasarı olduğu için -anestezi uzmanı çok hassas davransa bile- hasarı tespit etmek, neyle sonuçlanacağını, hastanın uyanıp uyanmayacağını kestirmek zor. Hayati tehlike ve komplikasyonla birlikte psikolojik sonuçlar da var”


Dr. Öğr. Üyesi Ömer Kays Ünal, Dr. Öğr. Üyesi Onur Selvi, Doç. Dr. David Terence Thomas, Prof. Dr. Zeliha Özer, Doç. Dr. Serkan Tulgar, Dr. Öğr. Üyesi Özgür Şentürk

Ampütasyon ameliyatlarında yeni umut

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde uyguladıkları yöntemin birçok avantajının olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nalbant, “Hastalarda, uzuv kaybına bağlı olarak gelişebilen ve bizim ‘fantom’ ağrı dediğimiz bir ağrı çeşidi görülüyor. Kesilen uzvun ağrısı, uzuv olmasa da devam edebiliyor. Uyguladığımız yöntemle ameliyat olan hastalarda fantom tipi ağrı da görülmedi. Hasta uyutulmadığı için de sürecin farkında, bu nedenle durumu kabullenmesi daha kolay oluyor” diye konuştu.

Hatay Büyükşehir Belediyesi"yerli üretim ve yerli ürün tüketimi"

Hatay Büyükşehir Belediyesi(HBB), yerli üretime ve yerli ürün tüketimine verdiği önemi yepyeni bir sorumluluk projesiyle hayata geçiriyor.

HBB, Hatay’da üretilen ürünlerin tüketici tarafından kolayca seçilebilmesi ve tüketiminin teşvik edilmesi için kampanya başlattı.

HBB Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş da yerli ürünlere sahip çıkma farkındalığının yaygınlaşması gerektiğine vurgu yaparak “Hatay’a ait ürünlerin satış yerlerinde ayırt edilebilmesini kolaylaştırmak için bir logo çalışması yaptık. Sevdalısı olduğumuz memleketimizin ekonomik olarak kalkınması ve esnafımızın rahat bir nefes almasını gönülden istiyoruz. Bu nedenle kendi ürünlerimize sahip çıkmak ve vatandaşları bu ürünleri tüketmeye davet etmek için bir kampanya başlattık. Hataylıların bu husustaki duyarlılığının her geçen gün daha da fazla artacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

Mehmet Gürbüz"Bu ülkeyi germek kimsenin haddine değildir"


Anadolu Ahi Evran İş Adamları Genel Başkanı Mehmet Gürbüz Diyor Ki

Bu ülkeyi germek kimsenin haddine değildir.Kızgın Demir’i soğuma zamanı dır diyen ve toplumsal Barış’la Çagrı yapan ülkenin cumhurbaşkanının sözleri var bu ülkeyi karıştırmak kimseye ye yara sağlamaz zararını hep beraber çekeriz şehitlerimiz var sessiz olalım sadece dua edelim sözünü boşuna demedik.

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, sakal
Görüntünün olası içeriği: Mehmet Gürbüz

Bu ülkenin en büyük sorunu terör sorunudur diğer sorunlar atlatılır ama asla terör sorunu birlik beraberliğimiz sağlanmadan atlatılamıyacağını bilmemiz lazım bu ülke yıllardır teröre kurban veriyor bu kadar acı ile yoğrulmuş bir Türk milletiyiz sessiZce acımızı yaşayalım kükreyeceksek teröre arka çıkanlara terörü körükleyenlere derslerini vermemiz lazım ama kesinlikle bu şehit cenazelerinde olmamalı Meclis’te derslerini verelim milli duruşumuzla derslerini verelim kenetlenerek derslerini verelim çatışma alanında derslerini verelim kimseye bu ülkeyi peşkeş çekmeyerek derslerini verelim ama şehit cenazesine katılan görüşü fikri ne olursa olsun verdiği demeçler ile ülkedeki terör sevicilerine ve teröre açıkça destek verenlere ve onlara açıkça kol kanat gerenlere destek verselerde bu tepki şehidimizin cenazesinde olamamalıdır.

Şehidimizin ruhunu incitmek kimsenin haddi değildir.Sen rahat uyu şehidim nöbetini tuttun görevini yaptın en güzel mertebeye eriştin inşallah.

Sayın Ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğluna yapılan saldırıyı kınıyorum ve bu saldırıyı yapanların adalet önünde hesap vermesini diliyorum.Bu ülke başı boş tesadüf i kurulmuş ne yapılacağı belirsiz bir ülke değildir,bu yapılan menfur saldırıda planlı bir saldırıdır. Birliğimiz bozmak için yapılmıştır.

Fotoğraf açıklaması yok.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şehit cenazesinde saldırıya uğradı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’nın Çubuk ilçesinde katıldığı şehit cenazesinde saldırıya uğradı.
hem cenaze töreni sırasında, hem de cenaze sonrasında büyük olaylar çıktı ve Kılıçdaroğlu fiili saldırıya uğradı.

Polis ekipleri tarafından bir eve alınan Kılıçdaroğlu dışarı çıkarılamıyor. Evin çevresinde önlemler alınmasına rağmen evin etrafında toplanan kalabalığın evi taşladığı bildirildi.

CHP’den tepkiler

“Başta İçişleri Bakanı Soylu olmak üzere hedef gösterenler sorumludur”

CHP Ankara Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Levent Gök, Çubuk’ta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na şehit cenazesinde yapılan saldırıya ilişkin, “Yaşanan arbedede hepimiz bir yere savrulduk. Kemal bey iyi, güvenli bir yere alındı. Soğuk kanlı olmalıyız. Genel başkanımız bir açıklama yapacaktır” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu da, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Genel Başkanımız hala saldırı altında ancak durumu iyidir. Bu saldırıdan başta İçişleri Bakanı Soylu olmak üzere Genel Başkanımızı hedef gösterenler sorumludur” dedi.

AKP’den ilk açıklama

AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyla ilgili sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:“Sayın Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyı şiddetle kınıyorum. Üzgünüm ve kızgınım. Geçmiş olsun. Şiddet dilinin sokakta fiili şiddet üretmesine şaşıracak değilim. Başta biz siyasiler olmak üzere herkesin sorumluluğu büyük. Hep birlikte Türkiye olmanın gereklerine odaklanmalıyız.”

Valilikten açıklama

Ankara Valiliği’nden yapılan açıklama şöyle: “Çubuk ilçemizde icra edilen şehit cenazesi töreninde CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’na yönelik müessif protesto eyleminin önlenmesine yönelik gerekli güvenlik tedbirleri alınmış olup olayın sorumluları hakkında yasal işlemlere başlanılmıştır.”

Recep Gürkan

Genel Başkanımız Sayın @kilicdarogluk’na şehit cenazesinde gerçekleştirilen menfur saldırıyı esefle kınıyorum. Kin ve nefret ile bizleri ayrıştırarak bir yerlere varmak isteyenler asla hedeflerine ulaşamayacaktır. Bu tür söylemlerde bulunanlara inat, sevgiyle kucaklaşacağız.

Fatma Kaplan

Genel Başkanımıza şehit cenazesinde yapılan saldırıyı lanetliyorum. Bu alçakça saldırıyı planlayan bu saldırıya çanak tutan zihniyeti de kınıyorum. Asla boyun eğmeyeceğiz. Bu ülke bizim, bu şehitler bizim, bu yanan yürek bizim. #KemalKılıçdaroğluYalnızDeğildir

Yılmaz Büyükerşen

Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na şehit cenazesinde gerçekleştirilen menfur saldırıyı esefle kınıyorum. Toplumumuzu ayrıştırmak isteyenler asla hedeflerine ulaşamayacaklardır. İnanıyorum ki halkımız bu tür söylemlerde bulunanlara inat, sevgiyle kucaklaşacaktır.

Metin Feyzioğlu

Metin Feyzioğlu

Bu bir “müessif protesto eylemi” değil. Linç girişimi. Kimse hafifletmeye kalkmasın. Korumalar Kemal beyi yakındaki eve götüremeseydi Allah muhafaza parça parça edilecekti. Devletin en üst tüm yetkilileri derhal en sert şekilde tepki vermeli buna. Düşmanlaştırma yetti artık.

Mansur Yavaş

Mansur Yavaş

Mansur Yavaş

Sn. Gnl Bşk Kemal Kılıçdaroğluna yapılan bu alçak saldırıyı lanetliyorum. Kaleminden ve ekranından bu milletin huzuruna nefret akıtan birtakım provokatörler bu toprakların helâl süt emmiş çocuklarını kandıramayacaktır.

Görüntünün olası içeriği: 14 kişi, Suat Albostan dahil

Aytun Çıray

Sn @kilicdarogluk ile birlikte çalışmaktan gurur duyduğum bir vatanseverdir.
Ona bu muameleyi yapmaya kalkanlar iç savaş kışkırtıcıları hain ajan provokatörlerdir.
Herkes sakin olmalı, bu oyuna düşmemeliyiz.
Şimdi devleti arıyoruz ve göreve davet ediyoruz.

Görüntünün olası içeriği: 8 kişi, Hüseyin Kübilay dahil, ayakta duran insanlar, kalabalık ve açık hava

CHP SAKARYA

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucu Partisi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na Yapılan Çirkin ve Hayasız Saldırıyı Kınıyoruz 🇹🇷

Görüntünün olası içeriği: 18 kişi, Hüseyin Kübilay dahil, kalabalık ve açık hava

Erdoğan Isır

Genel başkanımıza yapılan alçakça saldırıyı lanetliyoruz. Bu saldırının hesabını sorulmalıdır. Ülkemizi bu duruma getirenleri kınıyor ve lanetliyoruz.#KılıçdaroğluYanlızDeğildir

Saldırı dışarıdan organize edildi’

CHP örgütü olarak şehit ailesini ziyaret ettiklerini ve hiçbir sorun yaşamadıklarını belirten CHP Çubuk ilçe yöneticisi Can Kaderoğlu, “Olayları dışarıdan gelen bir ekip tarafından organize edildi. Fiziki saldırının yanı sıra taş, sopa atıldı, ellerine ne geldiyse attılar. Saldırıyı çeşitli yerlere yerleştirilmiş kişiler başlattı ve organize etti” diye konuştu.

CHP’nin Çubuk İlçe yöneticisi, yerel seçimlerde CHP’den adaylığında İyi Parti lehine çekilen, saldırı sırasında Kılıçdaroğlu’nun hemen arkasında bulunan Can Kaderoğlu, “CHP ilçe yönetimi olarak, şehit ailesinin evini ziyaret ettik. Başsağlığı dileklerimizi ilettik. Hiçbir sorun yaşanmadı. Bugünkü saldırıda da köyden ve bölgeden kimse dahil olmadı. Biraz önce köy muhtarı ile de görüştüm. Kendisi de olayları dışarıdan gelen bir ekibin organize ettiğini söylüyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş cenazeye geldiğinde ufak tefek kimi tepkiler oldu ancak Kemal Bey geldikten sonra grup tepkilerini artırdı. Saldırı uzun sürdü. Fiziki saldırının yanı sıra taş, sopa atıldı, ellerine ne geldiyse attılar. Saldırıyı çeşitli yerlere yerleştirilmiş kişiler başlattı ve organize etti. Kılıçdaroğlu’nu yaklaşık 10 kişilik görevli korumalar, 20’den fazla partili grup ve çok az sayıda güvenlik görevlisi korumaya çalıştı. Ciddi bir güvenlik önlemi yoktu. Oradaki görevlilere grubun biber gazı kullanılarak dağıtılmasını söyledik ancak cenazeye biber gazı sıkamayız dendi. Saldırı sırasında cenaze işlemleri yapılmıyordu ve bir saldırı vardı. Bu yönde bir adım atılmadı. Kemal Bey’in arabasına ve saldırıdan sonra girdiğimiz eve saldırılar devam etti. Şimdi evin çevresined tedbir alındı ve etraftakiler dağıtılmaya çalışılıyor.” dedi.

VALİ ŞAHİN: HERHANGİ BİR GÜVENLİK SORUNU YOK

Ankara Valisi Vasip Şahin, NTV canlı yayınında “Gerekli güvenlik tedbirleri alındı. Herhangi bir güvenlik sorunu yok. Bu konuyla ilgili sorumlular hakkında gerekli işlemler başlatıldı. Kılıçdaroğlu ile arkadaşlarımız temas halinde” diye konuştu.

CHP’DEN OLAĞANÜSTÜ TOPLANTI ÇAĞRISI

CHP’de olağanüstü toplantı çağrısı yapılarak CHP’li yönetici ve vekiller Ankara’ya çağrıldı.

SÜLEYMAN SOYLU’DAN AÇIKLAMA

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırının kabul edilemeyeceğini ve tüm yönleriyle araştırıldığını bildirdi.

Malatya Büyükşehir Meclisi Toplandı

Büyükşehir Belediye Meclisi Nisan Ayı III. Birleşimi 19 Nisan Cuma günü, Meclis Başkan Vekili Selim Pilten Başkanlığında, Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantı Salonunda gerçekleştirildi.

İslam Âleminin Berat Kandilini kutlayan Meclis Başkan Vekili Selim Pilten, “Allah’ın bizlere günahlarımızdan arınmamız, tövbe etmemiz için fırsat tanıdığı özel gecelerden biri olan Berat Kandiline ulaşmanın huzur ve mutluluğu içerisindeyiz. Berat Kandili’nin Malatya’mıza, Ülkemize ve İslam Âlemine huzur, mutluluk getirmesini temenni ediyorum” dedi.

Meclis Başkan Vekili Selim Pilten’in konuşmasının ardından, mazeret belirterek toplantıya katılamayan meclis üyelerinin mazeretlerinin oylanarak kabul edilmesinden sonra, gündem maddelerinin görüşülmesine geçildi.

Gündem maddeleri arasında bulunan bazı maddeler görüşülerek karara bağlanırken bazı maddeler ise ilgili komisyonlara havale edildi.

Büyükşehir Meclisi 8 Mayıs’ta toplanacak

Büyükşehir Belediye Meclisi Mayıs Ayı toplantısını, 8 Mayıs Çarşamba günü saat 14.00’de yapmayı kararlaştırdı.