Demokrasi ve Atılım Partisi

Ben de varım!..

Gençler görüşlerini paylaşıyor.

“Artık gençlerin de sesi duyulsun” diyorsanız siz de “Serbest Kürsü”ye yazabilirsiniz.

Demokrasi ve Atılım Partisi, parti programında yer alan politikaların gerçekleştirilmesi suretiyle; kuvvetler ayrılığı esasına ve hukukun üstünlüğüne dayanan; yargının tarafsız ve bağımsızlığı ile hukuk güvenliğinin en üst düzeyde sağlandığı; katılımcı ve çoğulcu demokrasinin hakim olduğu; uluslararası sözleşmeler ve evrensel değerler çerçevesinde temel insan haklarının ve başta ifade ile basın özgürlüğü olmak üzere tüm özgürlüklerin garanti altına alındığı; şiddet, korku, baskı, ötekileştirme, ayrıştırma ve ayrımcılığın yaşanmadığı; hukuka bağlı, vatandaş odaklı, katılımcı, tarafsız, saydam, hesap verebilir, denetlenebilir, etkili ve verimli bir kamu yönetiminin hayata geçirildiği; herkesin insan onuruna yaraşır yaşam ve refah standartlarına ulaştığı; çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğe umutla baktığı, milletimizin barış ve huzur içinde yaşayacağı, saygın ve güçlü bir Türkiye idealini gerçekleştirmek amacıyla kurulmuştur.

Partimiz tüm politika oluşturma, karar alma ve uygulamalarında; şeffaflık, hesap verebilirlik, dürüstlük, çoğulculuk, katılımcılık, kurumsallaşma, her alanda liyakatı esas alma, işi ehline verme, istişareye ve ortak akla dayalı yönetim, vatandaşlarımız arasında hiçbir ayrım yapmama, her koşulda gelişmiş bir demokrasiyi, insan haklarını, özgürlükleri ve hukukun üstünlüğünü savunma,  toplumun değerlerine, ihtiyaç ve taleplerine duyarlı olma, kendini değerlendirmede tevazu ve ahlakı temel alma, politika uygulamalarında tutarlılık, öngörülebilirlik ve bütüncül yaklaşımı esas alma ilkelerine bağlı kalacaktır.

Bu ilkeler doğrultusunda amacımızı gerçekleştirmek için bütün samimiyet ve gayretimizle çalışacağımıza tüm vatandaşlarımıza söz veriyoruz.

Kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütleri ile sivil toplum kuruluşlarının iç işleyişlerinde demokratik mekanizmaların güçlendirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapacağız.

Temel Haklar ve Özgürlükler

Temel hak ve özgürlükler;  var oluşla kazanılan, uzun tarihi mücadelelerin sonunda insanlığın ortak değerleri olarak kabul gören, insan onurundan kaynaklı vazgeçilmez ve devredilmez hakları ve özgürlükleri ifade eder.

Partimiz, “özgürlük, eşitlik, adalet” temelleri üzerine kurulu bir demokrasi anlayışının savunucusudur. Bu itibarla, temel hak ve özgürlükleri etnik köken, dil, din, mezhep, cinsiyet, siyasi ve sosyal aidiyet farkı gözetmeksizin tüm insanlar için tanıyor ve iç hukukumuzu bu standartlara göre uyarlamayı hedefliyoruz. 

Partimiz, insan aklının, sağduyusunun ve vicdanının beslediği birliktelik ruhunun, topluma yönelen her türlü ayrıştırıcı söylem ve eyleme karşı en doğal savunma mekanizması olduğuna inanmaktadır. Bu bağlamda, huzur ve güven, adalet ve hukuk, insan hakları ve özgürlükler, insan onuru ve insana saygı, sosyal refah gibi gelişmiş değerlerle her kesimden insanımızı buluşturmak temel hedefimizdir.

Yaşam hakkı, bizim için en temel, vazgeçilmez ve devredilemez bir haktır. Her hal ve şart altında bu hakkın korunmasını devletin birincil görevi olarak kabul ediyoruz.

Düşünce ve ifade özgürlüğü açık ve demokratik toplumun vazgeçilmezidir. İnsanın her bakımdan gelişmesinin özgür bir ortamda gerçekleşeceğine, ülkenin gelişmesinin, uluslararası rekabetteki başarısının ve ekonomik zenginliğinin ancak özgür ve özgüvenli insanlarla mümkün olacağına inanıyoruz. Düşünce ve ifade özgürlüğünün önünde engellerin, korkuların, sınırların olduğu bir ülkede bunların mümkün olamayacağının bilincindeyiz.

Devletin görevi, her alanda özgürce düşünmenin ve düşünceyi ifade etmenin önündeki engelleri kaldırarak açık toplum şartlarını oluşturmaktır. En geniş sivil toplum kuruluşu olan siyasi partilere düşen de bu konuda öncülük etmek, ülkemizde çoğulcu toplumsal yapının savunucusu olmaktır.

Düşünce ve ifade özgürlüğüne dayalı eleştirilerin ceza hukukunun konusu olması kabul edilemez. Düşünce ve ifade özgürlüğünün varlığı, yolsuzluk, adaletsizlik, ayrımcılık, kayırma ve hukuksuzlukların ortaya çıkarılması ve kamuoyu vicdanında yargılanması açısından hayati önem taşımaktadır. Partimiz, düşünce ve ifade özgürlüğünün kullanılmasını engelleyecek her türlü uygulamanın karşısındadır.

İnanmanın, düşünmenin, inancını ve düşüncesini ifade etmenin ve bunlara göre yaşamanın, bu amaçla örgütlenmenin insanın en temel hakları olduğuna inanıyoruz.

İnanç alanına müdahaleden ziyade, insanların inançlarını korkusuzca ve tam bir huzurla yaşayabilecekleri özgür ortamı sağlamak ve insanların inançlarının gereğini yaşamalarının önündeki engelleri kaldırmak devletin temel görevidir.

Vatandaşlarımızın inanç, kültür ve referans ekseninde, hak ve özgürlük taleplerini adalet temelinde karşılayacak, ötekileştirme hissi doğuracak uygulamaları ortadan kaldıracağız. Bu bağlamda Alevi vatandaşlarımızın başta Cem Evlerine ilişkin talepleri olmak üzere inanç, düşünce ve davranış temelinde birikmiş sorunlarının çözüme kavuşturulması için gerekli adımları atacağız.

Farklı din ve inanç gruplarının; varlıklarını koruma, sürdürme, yaşama ve örgütlenme özgürlükleri, kamusal görünürlüklerinin önündeki tüm kanuni ve idari engelleri ortadan kaldıracağız. İnsan onuruna zarar veren ve bir bütün olarak demokrasiyi tehdit eden nefret söylemlerine karşı kararlılıkla mücadele edeceğiz.

Türkiye’nin insan haklarına dayalı demokratik bir hukuk devleti olma konusundaki eksiklikleri, Kürt sorununun da kaynağında yatan temel faktördür. Uzun bir tarihi arka plana sahip olan bu sorun, iktisadi, siyasi ve insani açılardan pek çok olumsuz sonuç doğurmaktadır. Hayati önemi haiz bu konunun birçok boyutu bulunmakla beraber esasında bu sorun, Kürt vatandaşlarımızın demokratik hak, özgürlük ve eşit vatandaşlık taleplerinin karşılanmasıyla ilgilidir.

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak Kürt sorununu, vatandaşlarımıza güven temelinde siyasi kanalları açık tutarak, taleplerin rahatlıkla tartışılacağı demokratik zemini inşa ederek, özgürlük alanlarını genişleterek ve hukuku tahkim ederek çözeceğiz.

Kürt sorununu çözüme kavuşturmuş bir Türkiye’nin demokraside ilerleyeceğine, kaynaklarını ihtiyaç duyduğu alanlarda kullanarak ekonomisini güçlendireceğine, hukuki standartlarını yükselteceğine, dış politikada hareket alanını genişleteceğine ve sosyal dokusunu kuvvetlendireceğine olan inancımız tamdır.

Bu bağlamda öne çıkan en önemli konu, anadilin korunması, kullanılması ve geliştirilmesidir. Vatandaşlarına resmi dili öğretmek ve kullanmalarını sağlamak, her devletin hem hakkı hem de görevidir. Bununla birlikte, demokratik devletler, vatandaşlarının anadillerine yönelik taleplerine cevap üretmekle de yükümlüdürler. Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinin hem toplumsal çoğulculuğun muhafazasını sağlayacağına hem de vatandaşların ülkelerine olan aidiyet duygularını pekiştireceğine inanıyoruz.

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak, anadilin bir çatışma konusu haline getirilmesini doğru bulmuyoruz. Resmi ve ortak dilimiz olan Türkçe’nin iyi öğretilmesi esas olmakla birlikte anadile ilişkin talepleri, vatandaşlarımızın kültürel farklılıklarının tanınması, temel bir insan hakkı ve pedagojik bir gereklilik olarak ele alıyoruz. Bu itibarla, anadil hakkı kapsamında bütün vatandaşlarımızın anadillerini kullanmaları ve geliştirmeleri için gerekli düzenlemeleri yapmayı hedefliyoruz.

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak, etnik, dini, mezhebi ve kültürel çeşitliliğimizi dikkate alarak toplumdaki tüm farklılıkları kapsayacak ve kuşatacak bir vatandaşlık anlayışını savunuyoruz. Ülkemizde bugüne kadar herkesi kucaklayan bir vatandaşlık anlayışının hayata geçirilememesi hem Kürtlerin hem de diğer bazı toplumsal grupların kendilerini dışlanmış hissetmelerine yol açmıştır. Bu yüzden daha kapsayıcı ve kuşatıcı yeni bir vatandaşlık anlayışının geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Böylesine güçlü bir vatandaşlık anlayışının hâkim kılınmasının, hiç kimsenin bir ayrımcılığa maruz kalmamasını ve herkesin kendini bu ülkenin eşit ve özgür bir vatandaşı hissetmesini sağlayacak temel dayanaklardan biri olduğuna inanıyoruz.

Partimiz, şiddet, sömürü ve ırkçılığı açıkça reddeder. Ülkemizde hiç kimsenin işkenceye, insanlık dışı ve onur kırıcı davranışa uğramasına asla izin vermeyeceğiz. Gözaltındaki kişileri kötü muameleden koruyacak güvenceleri acilen geliştireceğiz. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve taraf olduğumuz diğer uluslararası sözleşmelerin ihlali iddialarının etkin bir şekilde soruşturulmasını teminat altına alacağız.

Ülkemizde adaleti tam olarak tesis etmek amacıyla; masumiyet karinesi, ceza sorumluluğunun şahsiliği, hukuki belirlilik, savunma hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkemeler önünde adil yargılanma hakkı, silahların eşitliği ilkesi, suçların ve cezaların kanuniliği ilkesi ve itiraz haklarının etkin bir biçimde kullanılması hususunda hiçbir taviz vermeyeceğiz.

Cezaların, insan onuruna yakışır şartlarda ve yeni sorunlara neden olmayacak şekilde infaz edilmesi ve infaz süresince tutuklu ya da hükümlüye verilecek olan disiplin cezalarından ailelerinin ve yakınlarının olumsuz etkilenmemesi için gerekli mekanizmaları kuracağız.

Suç ve cezalara ilişkin evrensel ilkelerin uygulanmasını sağlayacak, idarenin hiçbir şekilde suç ve suç kriteri ihdas etmesine müsaade etmeyeceğiz. Bu çerçevede, Kararnameler yoluyla işlerini kaybetmiş ve yargı kararlarıyla suçsuz bulunmuş veya haklarında idari ve adli bir soruşturma bulunmayan kişilerin hak ve itibarlarının iadesi ile ilgili düzenlemeleri ivedilikle yapacağız.

Eşit yurttaşlık ve fırsat eşitliğinin ayrılmaz bir parçası olan cinsiyet eşitliğini temin etmek için, ayrımcılığa yol açan mevzuatı yeniden düzenleyecek, devletin bütün eylem, işlem ve kararlarında bu eşitliği hâkim kılacağız.

Bireylerin bir araya gelerek toplanma ve toplu olarak seslerini duyurması demokrasinin temel unsurlarındandır. Bu çerçevede, toplanma, gösteri ve örgütlenme özgürlüğü alanındaki bütün engelleri kaldıracak, mevcut düzenlemeleri demokratik toplumun gerekliliğine uygun hale getireceğiz.

Herkesin özel hayatının, aile hayatının ve haberleşmesinin gizliliğini korumak devletin görevidir. Bu konudaki ihlallerin önüne geçecek ve bireylerin bu haklarını güvence altına alacağız.

Hukuka, adil yargılanma hakkına ve masumiyet karinesine dayanmayan gerekçelerle seçme ve seçilme hakkının engellenmesinin ve özüne dokunulmasının karşısında yer alacağız. Kesin hükme dönüşmüş adli bir karar olmadıkça seçilmişlerin görevden alınmasına izin vermeyeceğiz.

Mevcut hak arama kurullarını yeniden düzenleyeceğiz. Hak arama kurullarına sivil toplum temsilcilerinin katılımını sağlayacak, bireylerin bu kurullara başvurusunu kolaylaştıracak ve kurullarda alınan kararların gecikmeksizin ve etkin bir şekilde hayata geçirilmesini temin edeceğiz.

Sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak, uluslararası sözleşmelerde yer alan sosyal hakların tanınmasına ve korunmasına özel bir önem vereceğiz. Sosyal yardımlarda bireyleri kendisine muhtaç gören bir devlet anlayışı yerine bu yardımları hak temelli bir yükümlülük olarak gören anlayışı hâkim kılacağız.

Basın Özgürlüğü

Basın özgürlüğü, demokrasinin temel taşlarından ve güvencelerinden birini oluşturur, özgür ve çoğulcu bir kamuoyunun oluşumunu sağlar. Bu özgürlüğün doğrudan ya da dolaylı olarak kısıtlanması, insan haklarına dayalı demokratik hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil eder.

Basın, kamunun “gözetleyicisi” olarak farklı kaynaklardan bilgi ve düşünceleri yayarak demokratik toplumun vazgeçilmez unsurları olan şeffaflık ve hesap verilebilirliğin sağlanmasına da katkıda bulunur.

Özgür basın, kamu siyasetine ilişkin konularda kamuoyunun bilgilenmesine ve tartışmalara katılmasına zemin hazırlayarak, siyasi karar alma süreçlerini katılımcı ve çoğulcu bir niteliğe kavuşturur. Bu suretle basın, siyasi iktidarların halk tarafından denetlenmesine ve gözetlenmesine aracılık ederek, demokratik toplum düzeni açısından hayati bir işlevi yerine getirir.

Halkımızın doğru ve güvenilir şekilde bilgilendirilmesine, eleştirilerden ve farklı görüşlerden haberdar olmasına hizmet etmesi gereken medya çeşitli sindirme, müdahale ve baskılar nedeniyle görevini özgürce yerine getirememektedir. Bugün medya kuruluşlarının önemli bir kısmı siyasetin etkisine girmiş ve belli bir siyasi söylemin propaganda aracı haline dönüşmüş, toplumun iktidarı denetleme imkanı ortadan kaldırılmıştır. Sosyal medya, yurttaşlarımızın fikir ve eleştirilerini özgürce paylaşabilecekleri bir ortam olmaktan çıkmış, bilgiye erişimin giderek zorlaştığı bir mecra olmaya başlamıştır.

Parti olarak, basın özgürlüğünün, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik bir devlet için ne denli yaşamsal bir değere sahip olduğunun bilincindeyiz. Bu bilinçle, basın özgürlüğünün önündeki bütün engelleri kaldıracağımızı taahhüt ediyoruz. Basının kendinden beklenen işlevi hakkıyla yerine getirebilmesi için gerekli olan her türlü tedbiri alma konusundaki kararlığımız tamdır.

Basının görevini bağımsız bir şekilde ve kaygı duymaksızın yerine getirdiği, güvenli, çoğulcu ve elverişli bir ortam oluşturacağız.

İnternet mevzuatının uluslararası standartlara uygun, bilgiye erişimi ve ifade özgürlüğünü kısıtlamayacak biçimde uygulanmasını sağlamak için gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçireceğiz.

Basın Meslek Kuruluşlarının editoryal bağımsızlığın oluşturulmasına yönelik çalışmalarına destek vereceğiz.

Basın etik kurallarının uygulanması ve özdenetim mekanizmalarının çalıştırılmasında ilgili sivil toplum kuruluşlarına her türlü desteği vereceğiz.

Basın kartı verilmesi konusundaki yetkiyi yeniden düzenleyerek gerek mesleğe kabulde gerekse de basın kartlarının yenilenmesinde, meslek örgütleri tarafından oluşturulacak bir kurulun etkin olmasını sağlayacağız. Keyfi akreditasyon kararlarını engelleyeceğiz.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun mevzuatını basın özgürlüğünü genişletecek bir anlayışla yeniden tanzim edeceğiz. Kurulun oluşumunda TBMM’nin yanında sivil toplum ve meslek örgütlerinin sürece katılımını sağlayacak, kurulun bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendireceğiz.

Anadolu Ajansı ve TRT’yi, halkın doğru, tarafsız ve bağımsız haber almasını sağlayacak şekilde yeniden yapılandıracağız.

Basın İlan Kurumu’nun resmi ilân ve reklamları tüm basın kuruluşlarına adil ve şeffaf olarak, yerel medyayı da kapsayacak biçimde, dağıtmasını sağlayacağız.

Yerel radyo, televizyon ve gazeteler ile internet yayıncılığının güçlendirilmesi için gerekli adımları atacağız.

Bağımsız ve tarafsız bir yayın politikasının güçlendirilmesi için medyada tekelleşmeye karşı her türlü önlemi alacağız.

Gazetecilere karşı açılan çok sayıda davanın gerekçesini oluşturan ceza mevzuatındaki hükümleri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) yerleşik içtihatları çerçevesinde basın özgürlüğünü esas alarak gözden geçireceğiz.

Yeni Bir Anayasa, Kuvvetler Ayrılığı ve Güçlü Parlamenter Sistem

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak, Türkiye’nin siyasal sorunlarının temelinde anayasal düzen tercihlerine ilişkin hata ve eksikliklerin yattığına inanmaktayız. Yeterli demokratik denge ve denetim mekanizmalarına sahip olmayan, katılımcılığa ve çoğulculuğa yeteri ölçüde alan tanımayan, katı merkeziyetçi ve dışlayıcı anayasal düzenlerin olağan sonuçlarını yaşıyoruz.

Türkiye’de anayasalar, toplumun özgürlük ve demokrasi taleplerini yansıtmaktan ve toplumsal barışı tesis etmekten uzak kalmıştır. Bireye ve devlete yüklenen anlam, toplum tasavvuru, kimlik ve inanç tercihleri, devleti hakem olmaktan çıkarıp bir taraf haline getirmiştir. Devlet; toplum ve birey tarafından tanımlanan değil, toplumu ve bireyi tanımlayan, onun kimliğine müdahale eden, ideolojik tarafsızlığı bulunmayan bir yapı olagelmiştir.

Anayasal düzen tercihlerinden kaynaklanan sorunlar 2017 Anayasa değişiklikleriyle başlamamış, ama bu değişikliklerle birlikte derinleşmiştir. Son Anayasa değişiklikleriyle, demokratik denge ve denetim mekanizmaları ortadan kaldırılmış, iktidar tek elde toplanmış, Meclis ve yargı işlevini yitirmiştir. Bu durum, demokrasinin seçim sandığına indirgenmesine, insan haklarının yoğun olarak ihlal edilmesine ve devlet kurumlarının işleyişinin tahrip edilmesine yol açmıştır.

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak anayasayı, milletimizin “bir arada yaşama ilkeleri” olarak görmekteyiz. Bu çerçevede, Türkiye’nin bugüne kadarki anayasa deneyimlerinden de yararlanarak, toplumsal talepleri merkeze alan, tüm farklılıkları değerli gören toplumsal sözleşme niteliğindeki bir anayasayı hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Yeni bir anayasa yapımının ve anayasa değişikliklerinin olağan dönemlerde, katılımcı ve müzakereci bir yöntemle, geniş bir mutabakatla olması gerektiğine inanıyoruz.

İnsan onurunun dokunulmazlığını, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı kuvvetler ayrılığına dayanan demokratik bir düzeni, yaşamın temeli olan doğanın ve çevrenin korunmasını, eşitliği ve adaleti, laiklik ilkesini ve hukukun üstünlüğünü, devletin ideolojik tarafsızlığını, yerinden yönetimi ve yerel yönetimler ile sivil toplumun güçlendirilmesini anayasal düzenin temel ilkeleri olarak kabul ediyoruz.

Toplumun anayasal düzeni benimsemesi ve sahiplenmesi ancak demokratik katılımla mümkündür. Demokratik katılımın, ülkemizin istikrarının ve gücünün temel şartı olduğuna inanmaktayız. Bu çerçevede, Devletin tüm kurumsal yapılanmasını, hiçbir istisna tanımaksızın tüm toplumsal farklılıkların ayrımsız ve ön koşulsuz katılımına ve temsiline dayandıracağız.

Kuvvetler ayrılığı ilkesi, özgürlükleri güvence altına alabilmenin bir gereği olarak yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirlerinden ayrılması gerektiğini ifade eder. Bütün güçlerin tek bir elde toplanması halinde yönetimin denetlenemeyeceği, keyfiliğe kaçacağı ve bu sebeple de özgürlüklerin güvence altına alınamayacağı açıktır. 

İktidarın tek elde toplanmasına bir tepki olarak ortaya çıkan kuvvetler ayrılığı ilkesi, iktidarın yozlaştırıcı olduğuna ilişkin tarihsel tecrübeden beslenir. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin amacı, iktidarı yozlaşmadan alıkoymak, keyfiliğe kaymasını önlemek, frenlemek ve sınırlamak suretiyle özgürlükleri korumak ve güvence altına almaktır.

Başarılı demokratik ülkeler ile Türkiye’nin hükümet sistemleri konusundaki deneyimleri birlikte dikkate alındığında, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Türkiye için doğru bir tercih olmadığına inanıyoruz. 2017 öncesinde Türkiye’de geçerli olan parlamenter sistemin de esaslı sorunlarının bulunduğunu bilmekteyiz. Bu nedenle, Cumhurbaşkanının ağırlıklı olarak temsili yetkilere sahip olduğu, tarafsızlığıyla bütünleştirici ve güven verici işlevinin bulunduğu, güçlü bir parlamenter sisteme geçilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, millet iradesinin en yüksek oranda temsil edildiği, siyasal sistemin merkezinde yer alan ve yürütmeyi etkin şekilde denetleyen bir organ haline getireceğiz.

TBMM’nin yasama ve denetim faaliyetlerini uzlaşmacı ve çoğulcu yöntemlerle gerçekleştirmesi gerektiğine inanıyoruz. Meclis komisyonlarının teknik kapasitesini güçlendirerek yasama ve denetim faaliyetlerinin niteliğini artıracağız. TBMM’nin, yürütmenin sadece siyasi kanadını değil, başta güvenlik, istihbarat ve dış politika alanlarındakiler olmak üzere kurum ve kuruluşları denetlemesini de sağlayacağız.

Öngördüğümüz parlamenter sistemin bir gereği olarak, Kanun Hükmünde Kararname gibi TBMM’nin yasama yetkisinin devri anlamına gelen uygulamalara son vereceğiz.

Teknolojinin sunduğu imkânlardan da en üst düzeyde yararlanarak vatandaşlarımızın ve sivil toplum kuruluşlarının yasa yapma sürecine daha etkin biçimde katılımını sağlayacağız.

Olağanüstü Hal Kararname’leriyle temel hak ve özgürlüklere getirilecek sınırlamaların, hakkın özüne dokunamayacağı esasını benimseyeceğiz. Bu kararnamelerin yargısal denetime açılmasını ve Anayasa Mahkemesi tarafından temel haklar bakımından re’sen incelenmesini sağlayacağız. OHAL’in sona ermesi halinde, kararnamelerin tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasını temin edeceğiz.

Kuvvetler ayrılığı ilkesinin vazgeçilmez unsuru olan yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığını tam olarak sağlamak amacıyla, yargı sistemini yeniden tanzim edeceğiz. Bu alanda Avrupa demokratik standartlarını yansıtan Venedik Komisyonu çalışmalarından yararlanacağız.

Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı bakımından son derece önemli olan yüksek yargı kurullarını, yargının demokratik meşruiyeti ve çoğulculuğu ilkeleri çerçevesinde yeniden tanzim etmeyi hedefliyoruz. Yüksek yargı kurulları üyelerinin, tek başına devlet başkanı, parlamentodaki bir siyasi parti çoğunluğu veya yargıda gruplaşmalara neden olacak yöntemlerle belirlenmesinin doğru olmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle, hukukun üstünlüğü ve sınırlı iktidar ilkesi doğrultusunda yüksek yargı kurullarında tarafsızlığın ve bağımsızlığın ve çoğulculuğun sağlanması amacıyla, üye seçiminde kaynak çeşitliliğine önem verilmesini, Meclis’in etkinliğinin arttırılmasını ve seçimlerin nitelikli çoğunluğa dayalı olarak yapılmasını savunuyoruz.

Anayasa Mahkemesinin demokratik meşruiyetini güçlendireceğiz. Mahkeme üyelerinin seçiminde TBMM tarafından seçilecek üye sayısını arttıracak ve seçimlerde nitelikli çoğunluk arayacağız. Bireysel başvuruların daha kısa sürede sonuçlanması için Mahkemenin kapasitesini arttıracak tedbirleri alacağız.

Anaysa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması hukuk güvenliği üzerinde büyük tahribat oluşturmaktadır. Bu kararların Anayasa’da öngörüldüğü şekilde derhal uygulanmasını sağlayacak adımları atacağız.

Siyasi Partiler, Seçimler, Siyasetin Finansmanı ve Siyasi Etik

Demokrasinin başlangıç noktasının siyasi partiler ile milletvekili seçimlerine ilişkin düzenlemeler olduğu, yine demokrasinin inşasını imkânsız kılan engellerin de bu düzenlemelerin içinde yer aldığını biliyor ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için bu konuya özel bir hassasiyetle yaklaşıyoruz.

Bu kapsamda, siyasi partiler yasasında, parti içi demokrasiyi kurumsallaştıracak ve parti üyelerinin siyasi çalışmalara, parti içi eğitim faaliyetlerine, siyasetin finansmanına ve siyasal kararlara katılma usul ve şartlarını demokratik esaslar çerçevesinde sağlayacak değişiklikleri hayata geçireceğiz.

Seçim yasasında temsilde adaleti sağlamak amacıyla, barajın düşürülmesi ve seçim bölgesinin daraltılmasıyla ilgili düzenlemeleri gerçekleştireceğiz.

Siyasetin finansmanının şeffaflığı ve denetlenebilirliği sağlıklı demokratik bir sistemin en temel unsurlarındandır.

Siyasi partilerin kaynaklarının, edinim yollarının ve harcamalarının kayıt altına alınması ve finansal tablolarının bağımsız denetim firmaları tarafından denetlenmesi ve denetleme raporlarının kamuoyuna açıklanması gerektiğine inanıyoruz.

Partimiz, siyasetin finansman maliyetinin düşürülmesinin partiler ve bağımsız adaylar arasındaki yarışın demokratik ve adil bir şekilde yapılabilmesinin önemli bir ön şartı olduğunu savunur. Siyasi çalışmaların ve seçim kampanyalarının dijital çağın gerekleri ve getirdiği imkanlar dikkate alınarak, seçmen ve çevre dostu bir hassasiyetle yürütülmesinin maliyetleri önemli ölçüde azaltacağına inanıyoruz.

Temiz finansmanın sadece partiler için değil, ülkemiz demokrasisi için de hayati derecede önemli olduğuna inanan partimiz, seçimle gelinen tüm görevlerde; kampanya döneminde özel bir kampanya hesabı açılmasını, seçmenin kampanyaya desteğinin sağlanmasını, kampanya hesabının seçim sonrası denetlenerek denetleme raporlarının kamuoyuna açıklanmasını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmasını hedeflemektedir.

Siyasi Partilere Hazine aracılığı ile verilen toplam yardım miktarının, dağıtım oranlarının yeniden ele alınması kaçınılmazdır. Toplam miktar ve bunun dağıtımının daha adil bir şekilde planlanması, siyasi partilerin de kendilerine verilen yardımı yerel teşkilatları ile hakkaniyetli bir şekilde bölüşmeleri gerektiğine inanıyoruz. 

Şeffaf ve temiz finansmana dayalı siyaset anlayışımızın bir tamamlayıcısı olarak, Avrupa Birliği müktesebatı ve ülkemizin de üyesi olduğu “Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu (GRECO)”nun tavsiye kararları ile tam uyumlu bir siyasi etik yasasının hayata geçirilmesini hedefliyoruz.

Sivil Toplum

Sivil toplum, demokrasilerin asli unsurlarındandır. Katılımcı demokrasinin gerçekleşmesi için sivil toplumun güçlendirilmesi elzemdir.

Kamu gücü, kaynağı ve yetkisi kullanan kişi ve kurumların bunları kamu yararına, etik ve hukuk ilkelerine uygun kullanıp kullanmadığının, yozlaşma ve yolsuzluk sayılabilecek eylemlerinin denetimi için en etkin unsurlardan biri olan sivil toplumun güçlenmesi öncelikli hedefimiz olacaktır.

Sivil toplum örgütlerinin vesayet altına alınması, ifade özgürlüklerinin kısıtlanması ve bağımsızlıklarını kaybetmeleri demokrasiye büyük zarar vermektedir.

Türkiye’nin refah ve ilerleme potansiyelini gerçekleştirmek ve sosyal sermayemizden daha fazla yararlanmak amacıyla, devlet, özel sektör ve sivil toplum arasında iş birliğinin sağlanması önceliklerimizden birisidir.  

Şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkemiz gereği, kamu kuruluşlarının uygulamaları ve karar alma süreçlerine ilişkin bilgilendirmede Sivil Toplum Kuruluşlarına (STK) açık kapı ilkesini esas alacağız.

Sivil toplum örgütlerinin bireylerin kendilerini özgürce gerçekleştirme kanallarından biri ve aktif vatandaşlığın hayata geçirilmesi için öğrenme ve sosyalleşme mecraları olduğu bilinciyle hareket edecek ve bu anlayışı destekleyen program ve projeleri teşvik edeceğiz.   

Birlikte çalışma kültürünün geliştiği bir platform olarak sivil toplum bilincinin gençler arasında yaygınlaşmasını ve gençlerin sivil toplum faaliyetlerine etkin olarak katılmasını destekleyeceğiz.

STK’ların kendi aralarında ve kamu kurumları ile hızlı iletişime geçebileceği bir altyapı oluşturacağız.

Kamu yararı statüsü ve vergi muafiyeti gibi desteklerden yararlanmak isteyen STK’lar için adil ve şeffaf bir yöntem uygulanmasını sağlayacağız.

STK’ların toplanma ve gösteri düzenleme gibi haklarına getirilen yer ve süre kısıtlamalarını ifade özgürlüğü lehine olmak suretiyle yeniden düzenleyeceğiz.

STK’ların denetimi ile ilgili yasal düzenlemeleri açıklığa kavuşturarak, denetimlerin bu kuruluşların amaçları ve yasalar çerçevesinde faaliyet göstermelerini temin etmenin ötesine geçerek, iç işlerine müdahale gerekçesi olarak kullanılmasını engelleyeceğiz. Cezai yaptırımların uygulanması gerektiği durumlarda hakkaniyet ilkesinin gözetilmesini sağlayacağız.

STK’lara yönelik her türlü kayırmacılık ve dışlayıcılık uygulamalarına son vereceğiz.  

Adalet Değeri

Adalet; herkese hak ettiğini vermek ve herkesin hakkını koruyup güvence altına almaktır. Bu içeriğiyle adalet, insan haklarını ve onun özünü oluşturan insan onurunu gözetmek demektir.  İnsan haklarını ve insan onurunu referans alan adalet kavramı, hukukun üstünlüğüne dayalı devlet anlayışının temelidir.

Devletlerin meşruiyeti, gücü ve sürekliliği, üzerine kurulu oldukları adalet temelinin sağlamlığıyla ölçülür. Adalet değeri üzerine kurulu olan ve adaleti tesis eden devletler güçlü ve daim olurlar, adalet değerinden uzaklaşan ve zulme saplanan devletler ise yok olurlar. “Adalet mülkün temelidir” düsturunu, bu evrensel gerçekliğin veciz bir ifadesi olarak görmekteyiz.

Partimiz, adaleti toplumsal ve siyasal yaşamın vazgeçilmez bir ilkesi olarak kabul eder. Adalet; toplumsal barışın, huzurun, güvenliğin ve refahın güvencesidir. Adaletin olmadığı yerde haksızlık ve zulüm hâkim olur. Haksızlığın ve zulmün yaygın olduğu toplumlarda çatışma, kamplaşma ve kutuplaşma eksik olmadığı gibi, refahı sağlamak da mümkün değildir. Böylesi bir toplumda kanunlar, haksızlığı ve zulmü meşrulaştırmaktan başka bir işlev görmezler.

Toplum olarak, adalet değerinden uzaklaşan ülkemizde devlet sisteminin temellerinin sarsıldığına tanıklık etmekteyiz. Ülkemizde yaşanan sorunların ve krizlerin temelinde adalet prensibinden sapma yatmaktadır. Toplumsal, ekonomik ve siyasal yaşamımızın her alanında kendisini hissettiren adalet açığı, toplumsal barışı zedelemekte, toplumun kendi içinde ve toplum-devlet ilişkisinde onarılması güç yaralar açmaktadır.

Parti olarak, toplumda adalet beklentisinin çok yaygın ve güçlü olduğunun farkındayız. Partimizin temel felsefesi, siyaset ve yönetim anlayışı, adalet değeri üzerine kurulmuştur.   

Hukuk ve Hukukun Üstünlüğü

Hukuk, adalet değerini somutlaştıran ve onu gerçekleştirmeye yönelen kurallar bütünüdür. Hukukun özü adalettir. Adalet değeri hak ve özgürlük eksenli olduğundan, adalet değerini gerçekleştirmeyi hedefleyen hukukun amacı da kişilerin hak ve özgürlüklerini güvence altına almak olmalıdır.

Kişilerin hak ve özgürlüklerini koruma amacını gütmeyen, insanlar arasında ayrımcılık yapan ve eşitlik ilkesini hiçe sayan kanunların ve uygulamaların yürürlükte olduğu bir devlet, hukuk devleti olarak nitelendirilemez.

Hukuk, adalet esasına dayalı bir toplumsal düzeni tesis etmeyi hedefler. Adalet esasına dayalı toplumsal düzen, aynı zamanda toplumsal barışın da teminatını oluşturur. Ülkemizin en fazla ihtiyacı olan da budur.

Hukuk devletinin özü, “adalet devleti”dir. Hukuk devletinin amacı, adalet devletini gerçekleştirmektir. Hukuk adalet süzgecinden, devlet de hukuk süzgecinden geçtikten sonra geriye kalan şey hukuk devletidir.

Adaletsiz hukuk, yalnızca “yanlış hukuk” değil, her türlü hukuk doğasından yoksunluktur; hukukta zorbalıktır.

Hukuk; eşitlik, özgürlük ve adalet gibi evrensel değerleri referans alan kurallar bütünüdür. Hukukun toplumsal yaşamda ve devletin işleyişinde üstün bir konumda olması, demokratik hukuk devleti ilkesinin vazgeçilmez bir gereğidir.

Hukukun üstünlüğüne dayalı devlet, herkesin hukuk karşısında eşit olmasını öngörür.  Hukuk devletinde dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin herkes kanun ve hukuk önünde eşittir. Hukuk devletinde hiç kimseye ayrıcalık ve imtiyaz tanınamaz.

Hukuk, yönetilenleri olduğu kadar yönetenleri de bağlar. Millet adına iktidarı kullananların ve yönetim mevkiinde olanların hukuk karşısında herhangi bir ayrıcalığı yoktur. Hukuk devleti, üstünlerin ya da güçlülerin değil, hukukun üstün olduğu bir devlettir.

Hukuk devleti, devletin hukukla çerçevelenmesini ve kayıtlanmasını öngörür. Devletin yapılanmasının ve işleyişinin hukuka uygun olmasını gerektirir.

Hukuk devletinde kişisel ve keyfi yönetime yer yoktur. Devletin bütün kararları, eylem ve işlemleri hukuka uygun olmak zorundadır. Yasama, yürütme ve yargı organları hukuka bağlı olarak görev icra ederler. Hiçbir kurum, kuruluş, organ ya da şahıs hukuktan bağışık değildir. 

Hukuk devleti adaletli bir toplum düzeni oluştururken, aynı zamanda, toplumsal istikrarı da sağlar. Bu istikrarın özü, hukuki güvenlik ve öngörülebilirliktir.

Hukuk devletinin temel gereklerinden biri olan hukuki güvenlik, yurttaşların kamu otoriteleriyle ilişkilerinde bugüne ve geleceğe ilişkin olarak güven duygusu içinde olmaları demektir. Hukuk devleti ilkesinin işlevsel olabilmesi için hukukun, yönetilenlere güven duygusu vermesi gerekir. Bunun için de özellikle bireysel özgürlükleri etkileyen hukuk kurallarının açık ve önceden bilinebilir olması gerekir. Hukuka olan güvenin sağlanabilmesi için hukuk alanında belirsizlik ve keyfiliğe yer verilmemelidir.

Hukuki öngörülebilirlik ise, sağlanan hukuki istikrar sayesinde kişilerin geleceği öngörebilmeleri ve bu öngörüler doğrultusunda her türlü etkinliklerini yürütebilmelerini ifade etmektedir. Buna göre hukuk devleti, yasaların egemenliğine dayanan istikrarlı bir hukuk düzeni kurmak suretiyle yurttaşların ne tür işlem ve eylemleri yapabileceklerini ve ne tür yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceklerini önceden bilerek ona göre hareket etmelerine olanak tanır.

Hukuki güvenlikten ve hukuki öngörülebilirlikten yoksun olan ülkelerin sosyal barışı sağlamaları mümkün olmadığı gibi, ekonomik kalkınmayı sürdürmesi de mümkün değildir.

Parti olarak, ülkemizde yaşanan toplumsal huzursuzluğun ve ekonomik krizin temelinde hukuk sistemimizin güvenilirlikten ve öngörülebilirlikten uzak istikrarsız yapısının yattığına inanmaktayız. Hukukun sağladığı istikrar ortamında güvensizliğin ve belirsizliğin azalacağına, üretim ve yatırım kararlarının korkusuzca ve güvenle alınacağına, böylece kalkınma sürecimizin hızlanacağına inanıyoruz.

Mevzuatımızdaki temel insan haklarına ilişkin kimi yasakçı hükümler ile kamu yönetiminin hukuk dışı keyfi uygulamaları ve toplum vicdanını zedeleyen bazı yargı kararları nedeniyle ülkemiz hukuk devletinden çok, keyfiliğin yaygın olduğu bir kanun devleti görüntüsü vermektedir.  Ülkemizin, özellikle son yıllarda hukuk devletinin temel gereklerini yerine getirmekten hızla uzaklaştığına ve itibar kaybettiğine tanıklık etmekteyiz.  

Hukuk devleti konusunda ülkemize kaybettiği itibarını yeniden kazandırmak ve güçlü demokrasiler seviyesine ulaşmak Partimizin öncelikli hedeflerinden biridir. Bu amaçla; başta OHAL mevzuatı olmak üzere, insan haklarına ve hukukun evrensel ilkelerine aykırı düzenlemeleri, özgürlük, eşitlik ve adalet gibi evrensel değerleri referans alarak yenileyeceğiz. Hukuki güvenliği ve hukuki öngörülebilirliği temin ederek, hukuk alanında istikrarı sağlayacağız.

Parti olarak, kamu yönetiminin hukuka bağlılığını sağlamak amacıyla, idari ve yargısal denetimi etkin hale getireceğiz.

İdari yargının alanında kalan mevzuatın dağınık ve ilişkisiz olarak düzenlenmiş olması, yanlış uygulamalardan sonra yürütülen yargılamalar sonucunda telafisi mümkün olmayan hatalara ve kamu zararlarına sebep olmaktadır. Bu çerçevede, idari yargı alanına giren mevzuatı kolay anlaşılabilir, somut ve çelişmez bir şekilde düzenleyeceğiz. Uygulama birliği oluşturarak bireylere ve kamuya yüklenen tazminat külfetini ortadan kaldıracağız.

Bağımsız ve Tarafsız Yargı

Hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik devletlerde yargılama yetkisi, yasama ve yürütmeden bağımsız kılınan yargı organlarına bırakılır. Yargının, yasama ve yürütmeden ayrı ve onlardan bağımsız bir erk olması, kuvvetler ayrılığı ilkesinin temel bir gereğidir.

Kuvvetler ayrılığının ve buna bağlı olarak “denge ve denetleme” sisteminin temel gereklerinden biri, yasama ve yürütme tasarruflarının üçüncü bir güç olan yargı tarafından denetlenmesidir.

Yargının, bir yandan yasama ve yürütmenin hukukun sınırlarını aşıp aşmadığını denetleyebilmesi, diğer yandan da siyasi iktidarın keyfi karar ve eylemlerinden bireyleri koruyabilmesi için her iki erkten de bağımsız olması gerekir.

Yargının en önemli varlık sebebi, bireylerin hak ve özgürlüklerini devlet karşısında korumaktır. Yargı; bireylerin hak ve özgürlüklerini güvence altına alabilmesinin, herkese hak ettiğini teslim edebilmesinin ve adil kararlar verebilmesinin bir gereği olarak bağımsızlık zırhıyla donatılır. Yargıya tanınan bu ayrıcalık, adaleti sağlama amacına yöneliktir.

Yargı bağımsızlığı ilkesi başlı başına bir amaç değil, adaleti sağlayabilmenin bir aracıdır. Yargının adaletli kararlar verebilmesi için tarafsız olması, tarafsız olabilmesi için de bağımsız olması gerekir.

Ülkemizdeki yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda ciddi sorunlar olduğunun farkındayız. Yargı alanında yaşanan sorunları, tek başına anayasal ve yasal düzenlemelerdeki eksikliklerle açıklamak mümkün değildir.  Sorunun büyümesinde, uygulamadaki baskıcı ve otoriter yönetim anlayışı yatmaktadır.

İnsan haklarına ve hukukun üstünlüğüne dayalı demokrasi anlayışından sapıldığı, otoriter ve baskıcı politikaların yürürlüğe konduğu, toplumsal ve siyasal muhalefetin sindirildiği ve korku ikliminin yaratıldığı bir ortamda yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlamak mümkün değildir.

Yargının; bağımsızlığını, tarafsızlığını, hesap verilebilirliğini ve denetimini sağlayabilmek, hızlı, etkin ve verimli çalışıp adil kararlar verebilmesini temin edebilmek için bir dizi yapısal düzenleme gerekmektedir.  Bu çerçevede;

Hâkimlerin ve savcıların mesleğe atanmalarında, kamu hizmetlerine girmede eşitlik ilkesine uygun, objektif kriterlere dayalı ve her türden kayırmaya kapalı bir sistem getirmeyi amaçlıyoruz.

Hâkim ve savcıların özlük işleri hakkında karar verme yetkisine sahip bağımsız yüksek yargı kurullarını, yargının demokratik meşruiyeti ve çoğulculuğu ilkeleri çerçevesinde yeniden tanzim etmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nu “Hâkimler Kurulu” ve “Savcılar Kurulu” olarak ikiye ayıracağız.

Yargı sistemi içerisinde farklı görevlere ve konumlara sahip olan hâkimlik ve savcılık mesleklerini birbirinden ayıracağız. Hâkimlerin savcı, savcıların da hâkim olarak görevlendirilmelerine son vereceğiz. Hâkimler ve savcıların sınavlarını, eğitimlerini, mesleğe alım süreçlerini ve fiziki mekânlarını birbirinden ayıracağız. Savcıların, adliye binalarının dışında kendilerine ait binalarda görev yapmalarını sağlayacağız.

Partimizin en çok önem verdiği konulardan biri, hâkimlerin uzmanlaşmasıdır. Hâkimlik mesleğine dair genel bir eğitim verildikten sonra, hâkimlerin belli bir alanda uzmanlaşması ve uzmanlaştığı mahkemelerde görev yapması için gerekli düzenlemeleri gerçekleştireceğiz. Hâkimlerin tayin ve görev yeri değişikliklerinde, önceden belirlenecek ihtisas alanlarının dikkate alınmasını öngören bir sistem kuracağız.

Yargıda etkinlik ve verimliliği arttırabilmek amacıyla hâkim ve savcı yardımcılığı uygulamasına bir an önce geçeceğiz.

Hâkimlerin herhangi bir endişe duymadan görevlerini yürütebilmeleri ve hakkaniyetli bir karara varabilmeleri için, görev yaptıkları bölge için öngörülen süre dolmadan görev yerlerinin değiştirilmesini mümkün olmaktan çıkaracağız. Partimizin hedefi bütün hâkimler için coğrafi (kürsü) teminatın getirilmesidir.

Yürütmenin ceza soruşturmalarını etkileme olanağını ortadan kaldırmak, savcıların bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirmek ve yargılamanın etkinliğini ve verimliğini artırmak için, adli kolluğu idari kolluktan ayırarak adli teşkilata bağlı görev yapan birimler haline getireceğiz.

Hukukun üstünlüğü yargının işlevselliği ve hızıyla da doğru orantılıdır. Yargı süreçlerinin hızlandırılması için gerekli tedbirleri alacağız. Bu bağlamda, başta hâkim ve savcı ihtiyacının karşılanması ve hâkim ve savcı yardımcılığının bir an önce hayata geçirilmesi olmak üzere nicelik ve nitelik bakımından yeteri kadar personelin istihdamını sağlayacağız. Teknolojik altyapıyı iyileştirecek ve yargı makamlarının kamu kurum ve kuruluşlarından istedikleri bilgi ve belgelere geciktirilmeksizin en kısa sürede ulaşmasını sağlamaya yönelik gerekli tedbirleri alacağız.

Yargı sürecinin hızlanması ve ‘‘adil yargılanma süresinin’’ aşılmaması için yargı sistemini büyük oranda ihtisas mahkemelerinden oluşacak şekilde yeniden yapılandıracağız.

Böylece yargıyı, uyuşmazlıkların çözümünde tercih edilir hale getirecek, hukuki normların caydırıcılığını arttıracak ve bireyleri hukuk dışında çözüm aramaktan kurtaracağız.

Arabuluculuk ve uzlaştırma uygulamalarının etkinliğini arttıracağız.

Yargıda şeffaflığın ve denetimin sağlanabilmesi için, her düzeydeki mahkeme kararlarını kişisel verileri koruyarak vatandaşların erişimine açacağız.

Duruşma zabıtlarının, mahiyetine uygun tutulmasını temin etmek amacıyla duruşmaların dijital ortamda kayıt altına alınması için gerekli olan altyapıyı kuracağız.

Hâkimlerin terfilerinde, verdikleri kararların Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına uyumunun dikkate alınması gereken bir ölçüt olmasını sağlayacak yasal düzenleme yapacağız.

Hâkimler Kurulu ve Savcılar Kurulu’nun atama yapılacak hâkim ve savcı kadrolarını önceden ilan etmeleriyle ilgili gerekli düzenlemeleri yaparak, atamalarda şeffaflığı egemen kılacağız.

Adalet Komisyonlarını güçlendirerek işlevsel hale getireceğiz. Komisyonlarda çoğulculuğu sağlamak amacıyla, komisyonların görev yaptıkları yargı çevrelerindeki barolardan temsilcilerin de komisyonlarda yer almasını sağlayacağız.

Adaletin tesisinde kilit rol oynayan hukukçuların daha iyi yetişmeleri gayesiyle, hukuk fakültelerinin açılmasını öğretim üyesi sayısı ve fiziki koşullar gibi nesnel kriterlere bağlayacağız. Belirlenmiş kriterlere, belirli süre içerisinde uymayan fakültelerin durumunu gözden geçireceğiz.

Adliyelerin bünyesinde, hukuk fakülteleri ile adliyeler arasında bir köprü işlevi görecek ve iş birliği sağlayacak eğitim birimleri oluşturacağız.

Hukukta belirli bir alanda uzmanlaşmanın önünü açmak için hukuk lisans eğitiminin son senesinde modüler eğitim modeline geçilmesini, öğrencilerin ilgilerini çeken belirli uzmanlık modüllerinden birini seçmelerini ve bu modülde yer alan dersleri alarak eğitimlerini tamamlamalarını sağlayacağız.

Türkiye Adalet Akademisi’nin eğitim kadrosunu daha çoğulcu ve sivil bir niteliğe kavuşturarak, hâkim ve savcı adaylarının eğitimlerini daha nitelikli bir hale getireceğiz.

Avukatlık stajını kâğıt üzerinde işleyen bir süreç olmaktan çıkaracağız. Avukat adaylarının staj sürecini verimli hale getirebilmek için ekonomik yönden rahatlatıcı tedbirler alacağız.

KAMU YÖNETİMİ
EKONOMİ
SEKTÖREL POLİTİKALAR
SOSYAL POLİTİKALAR
KADIN
GENÇLİK
SPOR
KÜLTÜR VE SANAT
GÖÇ POLİTİKALARI
ÇEVRE, KENTLEŞME VE AFET YÖNETİMİ
GÜVENLİK VE SAVUNMA
DIŞ POLİTİKA

Ali Babacan
Ankara, Mühendis

4 Nisan 1967 tarihinde Ankara’da, Hilmi Babacan ve Güner Babacan çiftinin oğlu olarak dünyaya geldi. Gençlik yıllarından itibaren dedesinin 1928 yılında başlattığı aile işinde çalıştı.

TED Ankara Koleji’nden 1985 yılında birincilikle mezun oldu. Lisans eğitimini tamamlamak üzere Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’ne giren Ali Babacan, bu bölümden 1989 yılında 4.00 üzerinden 4.00 ortalamayla üniversite birincisi olarak mezun oldu.

1990 yılında dünyanın birçok ülkesindeki üstün başarı gösteren öğrencilere verilen Fulbright bursunu kazanarak, Amerika Birleşik Devletleri’ne giden Babacan, 1990-1992 yılları arasında Northwestern University Kellogg School’da işletme dalında yüksek lisans (MBA) yaptı.

Yüksek lisans çalışmalarında pazarlama, organizasyon davranışı ve uluslararası iş idaresi dallarında uzmanlaştı, 1992-1994 yılları arasında finans sektörünün üst düzey yöneticilerine danışmanlık yapan özel bir şirkette danışman olarak çalıştı.

1994 yılında Ankara’ya döndükten sonra aile şirketinin başına geçti; 2001 yılında AK Parti’nin kurucu üyesi oldu, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. Ankara’da uzun yıllar ticaretle uğraşan Babacan ailesinin bir ferdi ilk defa siyasete girmiş oldu.

58. ve 59. Hükümetlerde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevinde bulundu. Türkiye tarihinin en yıkıcı ekonomik krizlerinden olan 2001 krizinin ardından, ekonomiden sorumlu devlet bakanı koltuğuna oturduğunda 35 yaşındaydı.

58. Hükümet’te Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı. 2008’de dünyayı etkileyen ekonomik kriz sonrası 2009 yılında Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı oldu. 28 Ağustos 2015’e tarihine kadar Başbakan Yardımcılığı görevine devam eden Babacan, aynı zamanda 22.,23.,24. ve 26. Dönemlerde TBMM’de Ankara milletvekilliği görevinde bulundu. 13 yıl boyunca kesintisiz bakanlık yapan Ali Babacan, son dönemlerin en uzun süre bakanlık yapmış ismi oldu.

8 Temmuz 2019 tarihinde kurucu üye olduğu AK Parti’den istifa etti. Babacan, istifasının ardından kamuoyuna yaptığı açıklamada, Türkiye’nin geleceği için yeni bir siyasi parti oluşturmak üzere çalışmalara başladıklarını duyurdu.

Ali Babacan, 1995 yılında Zeynep Babacan ile evlendi. Kerem, Dilara ve Emir adlarında üç çocuk babasıdır.

AŞKANLIK KURULU

Ali Babacan

Ali Babacan

Ankara, Mühendis

Genel BaşkanÖzgeçmişi

Birol Aydemir

Birol Aydemir

Erzincan, İktisatçı

Sektörel Politikalar BaşkanıÖzgeçmişi

Ali Rıza Babaoğlan

Ali Rıza Babaoğlan

Diyarbakır, Mühendis

Halkla İlişkiler BaşkanıÖzgeçmişi

Yasemin Bilgel

Yasemin Bilgel

Ankara, Akademisyen

Doğa Hakları ve Çevre Politikaları BaşkanıÖzgeçmişi

Abdurrahman Bilgiç

Abdurrahman Bilgiç

Adıyaman, Emekli Büyükelçi

Dışişleri ve Güvenlik Politikaları BaşkanıÖzgeçmişi

İbrahim Çanakcı

İbrahim Çanakcı

Elazığ, Ekonomist

Ekonomi ve Finans Politikaları BaşkanıÖzgeçmişi

Burak Dalgın

Burak Dalgın

Bursa, Mühendis

Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Politikaları BaşkanıÖzgeçmişi

Canberk Demirci

Canberk Demirci

İzmir, Yazılım Mühendisi

Bilgi ve İletişim Sistemleri BaşkanıÖzgeçmişi

Zehra Zeynep Dereli

Zehra Zeynep Dereli

İstanbul, Eğitimci

Eğitim Politikaları BaşkanıÖzgeçmişi

Mehmet Emin Ekmen

Mehmet Emin Ekmen

Batman, Avukat

Yerel Yönetimler ve Şehircilik Politikaları BaşkanıÖzgeçmişi

Sadullah Ergin

Sadullah Ergin

Antakya, Avukat

Genel SekreterÖzgeçmişi

Nihat Ergün

Nihat Ergün

Kocaeli, İktisatçı

Teşkilat İşleri BaşkanıÖzgeçmişi

Elif Esen

Elif Esen

İstanbul, İşletmeci

Sosyal Politikalar BaşkanıÖzgeçmişi

Münevver Helün Fırat

Münevver Helün Fırat

Adıyaman, Serbest Meslek

Kültür ve Sanat Politikaları BaşkanıÖzgeçmişi

Arzu Kılıçlar

Arzu Kılıçlar

Ankara, Öğretim Üyesi

Kadın Politikaları BaşkanıÖzgeçmişi

Sanem Oktar

Sanem Oktar

İzmir, İletişimci/Girişimci

Kurumsal İletişim ve Tanıtım BaşkanıÖzgeçmişi

İdris Şahin

İdris Şahin

Çankırı, Avukat

Seçim İşleri BaşkanıÖzgeçmişi

Doğa Şanlıoğlu

Doğa Şanlıoğlu

İstanbul, Avukat-İş İnsanı

Gençlik Politikaları BaşkanıÖzgeçmişi

Mustafa Uçak

Mustafa Uçak

Antalya, Sanayici

İdari ve Mali İşler BaşkanıÖzgeçmişi

Nazlı Seda Vural

Nazlı Seda Vural

Ankara, İnsan Kaynakları Yöneticisi

İnsan Kaynakları ve Parti İçi Eğitim BaşkanıÖzgeçmişi

Mustafa Yeneroğlu

Mustafa Yeneroğlu

Bayburt, Avukat

Hukuk ve Adalet Politikaları BaşkanıÖzgeçmişi

Medeni Yılmaz

Medeni Yılmaz

Muş, Doktor

Sağlık Politikaları BaşkanıÖzgeçmişi

YÖNETİM KURULU

Ali Babacan

Ali Babacan

Ankara, MühendisÖzgeçmişi

Altuğ Ankaralı

Altuğ Ankaralı

Ankara, MühendisÖzgeçmişi

Bekir Sıtkı Aslan

Bekir Sıtkı Aslan

Adıyaman, Göz DoktoruÖzgeçmişi

Gülçin Avşar

Gülçin Avşar

Konya, AvukatÖzgeçmişi

Cem Avşar

Cem Avşar

Malatya, İş İnsanıÖzgeçmişi

Birol Aydemir

Birol Aydemir

Erzincan, İktisatçıÖzgeçmişi

Oğuzhan Aygören

Oğuzhan Aygören

Denizli, AkademisyenÖzgeçmişi

Ali Rıza Babaoğlan

Ali Rıza Babaoğlan

Diyarbakır, MühendisÖzgeçmişi

Yasemin Bilgel

Yasemin Bilgel

Ankara, AkademisyenÖzgeçmişi

Abdurrahman Bilgiç

Abdurrahman Bilgiç

Adıyaman, Emekli BüyükelçiÖzgeçmişi

Nevim Bilici

Nevim Bilici

Trabzon, Ev HanımıÖzgeçmişi

İbrahim Çanakcı

İbrahim Çanakcı

Elazığ, EkonomistÖzgeçmişi

İlker Çelik

İlker Çelik

Yozgat, İşadamıÖzgeçmişi

Cavit Dağdaş

Cavit Dağdaş

Siirt, EkonomistÖzgeçmişi

Burak Dalgın

Burak Dalgın

Bursa, MühendisÖzgeçmişi

Canberk Demirci

Canberk Demirci

İzmir, Yazılım MühendisiÖzgeçmişi

Hatice Selvi Demirel

Hatice Selvi Demirel

Ankara, MühendisÖzgeçmişi

Zehra Zeynep Dereli

Zehra Zeynep Dereli

İstanbul, EğitimciÖzgeçmişi

İkram Dinçer

İkram Dinçer

Van, ÖğretmenÖzgeçmişi

İbrahim Dönertaş

İbrahim Dönertaş

İzmir, SanayiciÖzgeçmişi

Mehmet Emin Ekmen

Mehmet Emin Ekmen

Batman, AvukatÖzgeçmişi

Fazıl Hüsnü Erdem

Fazıl Hüsnü Erdem

Elazığ, Öğretim ÜyesiÖzgeçmişi

Sadullah Ergin

Sadullah Ergin

Antakya, AvukatÖzgeçmişi

Nihat Ergün

Nihat Ergün

Kocaeli, İktisatçıÖzgeçmişi

Elif Esen

Elif Esen

İstanbul, İşletmeciÖzgeçmişi

Münevver Helün Fırat

Münevver Helün Fırat

Adıyaman, Serbest MeslekÖzgeçmişi

Gülay Göktürk

Gülay Göktürk

İstanbul, GazeteciÖzgeçmişi

Deniz Karakullukçu

Deniz Karakullukçu

İstanbul, ÖğrenciÖzgeçmişi

Hasan Karal

Hasan Karal

Rize, Eğitimci-İlahiyatcıÖzgeçmişi

Candan Karlıtekin

Candan Karlıtekin

Ankara, EkonomistÖzgeçmişi

Arzu Kılıçlar

Arzu Kılıçlar

Ankara, Öğretim ÜyesiÖzgeçmişi

Kadircan Köşdere

Kadircan Köşdere

İstanbul, İşletmeciÖzgeçmişi

Sanem Oktar

Sanem Oktar

İzmir, İletişimci/GirişimciÖzgeçmişi

Ramiz Ongun

Ramiz Ongun

Adana, Veteriner HekimÖzgeçmişi

Seyit Halil Özsoy

Seyit Halil Özsoy

Kayseri, Diş HekimiÖzgeçmişi

Gül Didem Pekuz

Gül Didem Pekuz

Ağrı, AvukatÖzgeçmişi

Evrim Rızvanoğlu

Evrim Rızvanoğlu

Van, İş İnsanıÖzgeçmişi

İdris Şahin

İdris Şahin

Çankırı, AvukatÖzgeçmişi

Doğa Şanlıoğlu

Doğa Şanlıoğlu

İstanbul, Avukat-İş İnsanıÖzgeçmişi

Mehmet Şanver

Mehmet Şanver

Yozgat, E. KorgeneralÖzgeçmişi

Tuğba Tapsız

Tuğba Tapsız

Kadirli, DiğerÖzgeçmişi

Zeynep Tatar

Zeynep Tatar

Trabzon, İş İnsanıÖzgeçmişi

Mustafa Uçak

Mustafa Uçak

Antalya, SanayiciÖzgeçmişi

Bünyamin Ünlü

Bünyamin Ünlü

Sinop, ÖğretmenÖzgeçmişi

Cennet Uslu

Cennet Uslu

Ankara, AkademisyenÖzgeçmişi

Nazlı Seda Vural

Nazlı Seda Vural

Ankara, İnsan Kaynakları YöneticisiÖzgeçmişi

Burcu Yağan

Burcu Yağan

Ankara, GirişimciÖzgeçmişi

Ali Ufuk Yaşar

Ali Ufuk Yaşar

İzmit, SendikacıÖzgeçmişi

Mustafa Yeneroğlu

Mustafa Yeneroğlu

Bayburt, AvukatÖzgeçmişi

Ayşe Ezgi Yıldırım

Ayşe Ezgi Yıldırım

İstanbul, AkademisyenÖzgeçmişi

Medeni Yılmaz

Medeni Yılmaz

Muş, DoktorÖzgeçmişi

DİSİPLİN KURULU

Mustafa Nuri Akbulut

Mustafa Nuri Akbulut

Erzurum, Avukat

Birim BaşkanıÖzgeçmişi

Abdurrahim Aksoy

Abdurrahim Aksoy

Bitlis, İş İnsanı

Birim ÜyesiÖzgeçmişi

Haldun Hakçı

Haldun Hakçı

Ankara, Ticaret

Birim ÜyesiÖzgeçmişi

Hüseyin Kaderoğlu

Hüseyin Kaderoğlu

Karaköy, Avukat

Birim ÜyesiÖzgeçmişi

Fahriye Oya Kuyumcu

Fahriye Oya Kuyumcu

Ankara, Mimar

Birim ÜyesiÖzgeçmişi

Mahmut Sami Topbaş

Mahmut Sami Topbaş

Konya, Sanayici

Birim ÜyesiÖzgeçmişi

Yusuf Türkmen

Yusuf Türkmen

Erzurum, Avukat

Birim ÜyesiÖzgeçmişi

UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM KURULU

Selma Aliye Kavaf

Selma Aliye Kavaf

Denizli, Öğretmen

Birim BaşkanıÖzgeçmişi

Kerem Altun

Kerem Altun

Van, Eğitimci

Birim ÜyesiÖzgeçmişi

Metin Kaşıkoğlu

Metin Kaşıkoğlu

Düzce, Avukat

Birim ÜyesiÖzgeçmişi

Ahmet Edip Uğur

Ahmet Edip Uğur

Balıkesir, Kimya Mühendisi

Birim ÜyesiÖzgeçmişi

Abdurrahman Müfit Yetkin

Abdurrahman Müfit Yetkin

Şanlıurfa, Eczacı

Birim ÜyesiÖzgeçmişi


KURUCU ÜYELER

İbrahim Alper Akalın

İbrahim Alper Akalın

Gaziantep, Finansal EkonomistÖzgeçmişi

Mustafa Nuri Akbulut

Mustafa Nuri Akbulut

Erzurum, AvukatÖzgeçmişi

Abdurrahim Aksoy

Abdurrahim Aksoy

Bitlis, İş İnsanıÖzgeçmişi

Kerem Altun

Kerem Altun

Van, EğitimciÖzgeçmişi

Altuğ Ankaralı

Altuğ Ankaralı

Ankara, MühendisÖzgeçmişi

Bekir Sıtkı Aslan

Bekir Sıtkı Aslan

Adıyaman, Göz DoktoruÖzgeçmişi

Essum Aslan

Essum Aslan

Şanlıurfa, İş İnsanıÖzgeçmişi

Mehmet Avcı

Mehmet Avcı

Van, İş İnsanıÖzgeçmişi

Cem Avşar

Cem Avşar

Malatya, İş İnsanıÖzgeçmişi

Gülçin Avşar

Gülçin Avşar

Konya, AvukatÖzgeçmişi

Birol Aydemir

Birol Aydemir

Erzincan, İktisatçıÖzgeçmişi

Furkan Aydoğan

Furkan Aydoğan

Konya, ÖğretmenÖzgeçmişi

Oğuzhan Aygören

Oğuzhan Aygören

Denizli, AkademisyenÖzgeçmişi

Kadriye Esra Aygün

Kadriye Esra Aygün

Şanlıurfa, Mühendis-İş İnsanıÖzgeçmişi

Ali Babacan

Ali Babacan

Ankara, MühendisÖzgeçmişi

Ali Rıza Babaoğlan

Ali Rıza Babaoğlan

Diyarbakır, MühendisÖzgeçmişi

Baran Deniz Bağatur

Baran Deniz Bağatur

Ankara, ÖğrenciÖzgeçmişi

Yasemin Bilgel

Yasemin Bilgel

Ankara, AkademisyenÖzgeçmişi

Abdurrahman Bilgiç

Abdurrahman Bilgiç

Adıyaman, Emekli BüyükelçiÖzgeçmişi

Nevim Bilici

Nevim Bilici

Trabzon, Ev HanımıÖzgeçmişi

İbrahim Çanakcı

İbrahim Çanakcı

Elazığ, EkonomistÖzgeçmişi

Hasan Canpolat

Hasan Canpolat

Ankara, Emekli ValiÖzgeçmişi

İlker Çelik

İlker Çelik

Yozgat, İşadamıÖzgeçmişi

Bilgehan Çetiner

Bilgehan Çetiner

Yozgat, AkademisyenÖzgeçmişi

Cavit Dağdaş

Cavit Dağdaş

Siirt, EkonomistÖzgeçmişi

Burak Dalgın

Burak Dalgın

Bursa, MühendisÖzgeçmişi

Canberk Demirci

Canberk Demirci

İzmir, Yazılım MühendisiÖzgeçmişi

Hatice Selvi Demirel

Hatice Selvi Demirel

Ankara, MühendisÖzgeçmişi

Zehra Zeynep Dereli

Zehra Zeynep Dereli

İstanbul, EğitimciÖzgeçmişi

İbrahim Dönertaş

İbrahim Dönertaş

İzmir, SanayiciÖzgeçmişi

Mehmet Emin Ekmen

Mehmet Emin Ekmen

Batman, AvukatÖzgeçmişi

Bahar Ekşi

Bahar Ekşi

İstanbul, AkademisyenÖzgeçmişi

Tunahan Elmas

Tunahan Elmas

İzmir, Stajyer AvukatÖzgeçmişi

Fazıl Hüsnü Erdem

Fazıl Hüsnü Erdem

Elazığ, Öğretim ÜyesiÖzgeçmişi

Mustafa Ergen

Mustafa Ergen

Konya, Öğretim ÜyesiÖzgeçmişi

Sadullah Ergin

Sadullah Ergin

Antakya, AvukatÖzgeçmişi

Ahmet Ergin

Ahmet Ergin

Bağdat, YöneticiÖzgeçmişi

Nihat Ergün

Nihat Ergün

Kocaeli, İktisatçıÖzgeçmişi

Elif Esen

Elif Esen

İstanbul, İşletmeciÖzgeçmişi

Münevver Helün Fırat

Münevver Helün Fırat

Adıyaman, Serbest MeslekÖzgeçmişi

Ömer Rıfat Gencal

Ömer Rıfat Gencal

İstanbul, Finansal Dan. EkonomistÖzgeçmişi

İbrahim Gezer

İbrahim Gezer

Malatya, Öğretim Üyesi MühendisÖzgeçmişi

Gülay Göktürk

Gülay Göktürk

İstanbul, GazeteciÖzgeçmişi

İhsan Günaydın

İhsan Günaydın

Trabzon, Öğretim ÜyesiÖzgeçmişi

Kemal Can Gür

Kemal Can Gür

İzmit, TersanecilikÖzgeçmişi

Metin Gürcan

Metin Gürcan

Bilecik, Akademisyen/AraştırmacıÖzgeçmişi

Meltem Gürler

Meltem Gürler

Aydın, İletişimci, PsikologÖzgeçmişi

Haldun Hakçı

Haldun Hakçı

Ankara, TicaretÖzgeçmişi

Sedat Kadıoğlu

Sedat Kadıoğlu

Erzurum, Emekli BürokratÖzgeçmişi

Deniz Karakullukçu

Deniz Karakullukçu

İstanbul, ÖğrenciÖzgeçmişi

Hasan Karal

Hasan Karal

Rize, Eğitimci-İlahiyatcıÖzgeçmişi

Metin Kaşıkoğlu

Metin Kaşıkoğlu

Düzce, AvukatÖzgeçmişi

Selma Aliye Kavaf

Selma Aliye Kavaf

Denizli, ÖğretmenÖzgeçmişi

Merve Mollamehmetoğlu Keleş

Merve Mollamehmetoğlu Keleş

İstanbul, SanayiciÖzgeçmişi

Arzu Kılıçlar

Arzu Kılıçlar

Ankara, Öğretim ÜyesiÖzgeçmişi

Kadircan Köşdere

Kadircan Köşdere

İstanbul, İşletmeciÖzgeçmişi

Fahriye Oya Kuyumcu

Fahriye Oya Kuyumcu

Ankara, MimarÖzgeçmişi

Ali İhsan Merdanoğlu

Ali İhsan Merdanoğlu

Diyarbakır, ÇiftçiÖzgeçmişi

Hüseyin Nalbantoğlu

Hüseyin Nalbantoğlu

İstanbul, İnşaat MühendisiÖzgeçmişi

Ferai Ökmen

Ferai Ökmen

Bitlis, Kimya MühendisiÖzgeçmişi

Sanem Oktar

Sanem Oktar

İzmir, İletişimci/GirişimciÖzgeçmişi

Rojhat Ölmez

Rojhat Ölmez

Hakkari, Stajyer AvukatÖzgeçmişi

Ramiz Ongun

Ramiz Ongun

Adana, Veteriner HekimÖzgeçmişi

Hatice Dudu Özkal

Hatice Dudu Özkal

Afyon, EğitimciÖzgeçmişi

Seyit Halil Özsoy

Seyit Halil Özsoy

Kayseri, Diş HekimiÖzgeçmişi

Gül Didem Pekuz

Gül Didem Pekuz

Ağrı, AvukatÖzgeçmişi

Evrim Rızvanoğlu

Evrim Rızvanoğlu

Van, İş İnsanıÖzgeçmişi

İdris Şahin

İdris Şahin

Çankırı, AvukatÖzgeçmişi

Doğa Şanlıoğlu

Doğa Şanlıoğlu

İstanbul, Avukat-İş İnsanıÖzgeçmişi

Mehmet Şanver

Mehmet Şanver

Yozgat, E. KorgeneralÖzgeçmişi

Mustafa Satıcı

Mustafa Satıcı

Gaziantep, İhracatçıÖzgeçmişi

Muhammed İkbal Seyda

Muhammed İkbal Seyda

Şırnak, İş İnsanıÖzgeçmişi

Tuğba Tapsız

Tuğba Tapsız

Kadirli, DiğerÖzgeçmişi

Zeynep Tatar

Zeynep Tatar

Trabzon, İş İnsanıÖzgeçmişi

Mahmut Sami Topbaş

Mahmut Sami Topbaş

Konya, SanayiciÖzgeçmişi

Mustafa Uçak

Mustafa Uçak

Antalya, SanayiciÖzgeçmişi

Ahmet Edip Uğur

Ahmet Edip Uğur

Balıkesir, Kimya MühendisiÖzgeçmişi

Bünyamin Ünlü

Bünyamin Ünlü

Sinop, ÖğretmenÖzgeçmişi

Ahmet Faruk Ünsal

Ahmet Faruk Ünsal

Diyarbakır, Makine MühendisiÖzgeçmişi

Cennet Uslu

Cennet Uslu

Ankara, AkademisyenÖzgeçmişi

Nazlı Seda Vural

Nazlı Seda Vural

Ankara, İnsan Kaynakları YöneticisiÖzgeçmişi

Burcu Yağan

Burcu Yağan

Ankara, GirişimciÖzgeçmişi

Ali Ufuk Yaşar

Ali Ufuk Yaşar

İzmit, SendikacıÖzgeçmişi

Kerem Yavaşça

Kerem Yavaşça

Ankara, AkademisyenÖzgeçmişi

Mustafa Yeneroğlu

Mustafa Yeneroğlu

Bayburt, AvukatÖzgeçmişi

Ahmet Burçin Yereli

Ahmet Burçin Yereli

İzmir, Öğretim ÜyesiÖzgeçmişi

Abdurrahman Müfit Yetkin

Abdurrahman Müfit Yetkin

Şanlıurfa, EczacıÖzgeçmişi

Ayşe Ezgi Yıldırım

Ayşe Ezgi Yıldırım

İstanbul, AkademisyenÖzgeçmişi

Musa Malik Yıldırım

Musa Malik Yıldırım

Trabzon, TurizmciÖzgeçmişi

Medeni Yılmaz

Medeni Yılmaz

Muş, DoktorÖzgeçmişi

Bölgeler ve Komisyon Başkanları

Aşağıdaki tabloda, belirlenen 18 bölgedeki iller ve bölgelerin komisyon başkanları yer almaktadır.


BÖLGELERKOMİSYON BAŞKANI
İstanbulMustafa Yeneroğlu
Ankaraİbrahim Halil Çanakcı
İzmir, ManisaAbdurrahman Bilgiç
Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Balıkesir, ÇanakkaleElif Esen
Aydın, Denizli, Muğla, UşakMetin Kaşıkoğlu
Bursa, Eskişehir, Bilecik, YalovaAhmet Edip Uğur
Kocaeli, Sakarya, Düzce, BoluCandan Karlıtekin
Konya, Karaman, Afyonkarahisar, KütahyaSelma Aliye Kavaf
Antalya, Isparta, BurdurMünevver Helün Fırat
Adana, MersinBirol Aydemir
Hatay, Kahramanmaraş, OsmaniyeAbdurrahman Müfit Yetkin
Kayseri, Sivas, Yozgat, Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, KırşehirMahmut Sami Topbaş
Tokat, Çorum, Amasya, Kastamonu, Bartın, Karabük, Zonguldak, Sinop, Rizeİdris Şahin
Samsun, Trabzon, Ordu, Giresun, Artvin, Gümüşhane, ÇankırıHasan Karal
Erzurum, Erzincan, Bayburt, Ağrı, Kars, Iğdır, ArdahanMedeni Yılmaz
Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli, Van, Muş, Bitlis, HakkariMustafa Nuri Akbulut
Gaziantep, Adıyaman, Kilis, ŞanlıurfaMehmet Emin Ekmen
Diyarbakır, Batman, Mardin, Siirt, Şırnakİkram Dinçer

BİRİNCİ BÖLÜM

KURULUŞ, AMAÇ ve İLKELER

Konu

Madde 1 (1) Bu Tüzük, Demokrasi ve Atılım Partisinin kuruluşunu, amaç ve ilkelerini, organlarını, işleyişini, görev, yetki ve sorumlulukları, üyelik ve disipline ilişkin hususları düzenlemektedir.

Kuruluş

Madde 2 (1) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Siyasi Partiler Kanunu, ilgili diğer mevzuat ile Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye’nin taraf olduğu diğer uluslararası sözleşmeler çerçevesinde faaliyet göstermek üzere Demokrasi ve Atılım Partisi kurulmuştur.

(2) Demokrasi ve Atılım Partisi’nin kısa adı “Deva” şeklindedir.

Demokrasi ve Atılım Partisi’nin amblemi aşağıda yer alan su damlası ve deva yazısıdır.

Demokrasi ve Atılım Partisi’nin adresi Yukarı Öveçler Mahallesi, 1235. Cadde, No:9/22, 06410 Çankaya, Ankara’dır.

Amaç ve ilkeler

Madde 3 (1) Demokrasi ve Atılım Partisinin amacı, parti programında yer alan politikaların gerçekleştirilmesi suretiyle; kuvvetler ayrılığı esasına ve hukukun üstünlüğüne dayanan; yargının tarafsız ve bağımsızlığı ile hukuk güvenliğinin en üst düzeyde sağlandığı; katılımcı ve çoğulcu demokrasinin hakim olduğu; uluslararası sözleşmeler ve evrensel değerler çerçevesinde temel insan haklarının ve başta ifade ile basın özgürlüğü olmak üzere tüm özgürlüklerin garanti altına alındığı; şiddet, korku, baskı, ötekileştirme, ayrıştırma ve ayrımcılığın yaşanmadığı; hukuka bağlı, vatandaş odaklı, katılımcı, tarafsız, saydam, hesap verebilir, denetlenebilir, etkili ve verimli bir kamu yönetiminin hayata geçirildiği; herkesin insan onuruna yaraşır yaşam ve refah standartlarına ulaştığı; çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğe umutla baktığı, milletimizin barış ve huzur içinde yaşayacağı, saygın ve güçlü bir Türkiye idealini gerçekleştirmektir.

(2) Partimiz tüm politika oluşturma, karar alma ve uygulamalarında; şeffaflık, hesap verebilirlik, dürüstlük, çoğulculuk, katılımcılık, kurumsallaşma, her alanda liyakatı esas alma, işi ehline verme, istişareye ve ortak akla dayalı yönetim, vatandaşlarımız arasında hiçbir ayrım yapmama, her koşulda gelişmiş bir demokrasiyi, insan haklarını, özgürlükleri ve hukukun üstünlüğünü savunma,  toplumun değerlerine, ihtiyaç ve taleplerine duyarlı olma, kendini değerlendirmede tevazu ve ahlakı temel alma, politika uygulamalarında tutarlılık, öngörülebilirlik ve bütüncül yaklaşımı esas alma ilkelerine bağlı kalacaktır.

Etik İlkeler

Madde 4- (1) Partinin tüm üye, organ ve kurulları görevlerinin ifasına ilişkin işlem, karar, icra, tutum ve davranışlarında; delege, organlara üyelik, yerel ve genel seçimlerde aday olma, seçme ve seçilme süreçlerinde, seçim çalışmalarında, toplum, diğer siyasi partiler ve medya ile ilişkilerinde ve sosyal medya etkinliklerinin yürütülmesinde etik ilkelere uygun davranmak zorundadırlar.

(2) Etik ilkelerin neler olduğu ve ilgili diğer hususlar çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

ÜYELİK
PARTİ TEŞKİLATI
MERKEZ TEŞKİLATI
İL TEŞKİLATI
İLÇE TEŞKİLATI
BELDE TEŞKİLATI
İL VE İLÇE KONGRELERİNİN ORTAK HÜKÜMLERİ
İLÇE VE İL YÖNETİM KURULLARINA İLİŞKİN ORTAK HÜKÜMLER
PARTİ GRUPLARI
DİSİPLİN İŞLEMLERİ
SEÇİMLER VE ADAYLIK İŞLEMLERİ
MALİ HÜKÜMLER
PARTİ DEFTERLERİ
ÇEŞİTLİ VE SON HÜKÜMLER

Comments are closed.