Sendika Nasıl Kurulur?


Download114
Stock
File Size119.50 KB
Create DateAralık 5, 2014
Download

SENDİKA NEDİR VE NASIL KURULUR?

Sendika; çalışanların ortak ekonomik, sosyal, kültürel, mesleki hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek amacıyla oluşturulan tüzel kişiliğe denir.

Sendikalar; sendika kurucularının, sendika merkezinin bulunduğu ilin Valiliğine başvurusu ile kurulurlar. Kurucuların en az iki yıl kamu görevlisi olarak çalışması gereklidir. Başvuru dilekçesine, kuruculara ait nüfus cüzdan sureti, ikametgâh ilmühaberi, kamu görevlisi olduklarına dair belge ile sendikanın tüzüğü eklenir. Ayrıca sendikayı ilk genel kurula kadar sevk ve idare edeceklerin adı ve soyadı yazılı kurucular kurulu kararının da başvuru dilekçesine eklenmesi gerekir. Evraklarda eksiklik veya tüzükte kanunlara aykırılık olması halinde, ilgili Valilik, eksikliğin bir ay içinde tamamlanmasını, Tüzükteki aykırılıkların ise ilk genel kurulda giderilmesini sendikadan ister. Eksikliklerin tamamlanmaması veya kanuna aykırılıkların giderilmemesi durumunda valilik, sendika veya konfederasyonların kapatılması için iş mahkemesine kapatma davası açar. Mahkeme, eksikliklerin tamamlanması veya kanuna aykırılıkların giderilmesi için altmış gün süre verir. Bu sure içinde eksiklikler tamamlanmaz ve kanuna aykırılıklar giderilmez ise, mahkeme, sendika veya konfederasyonun kapatılmasına karar verir.

Sendikalar, ülke çapında ve bir hizmet kolunda faaliyet göstermek üzere kurulurlar. Meslek veya kurum bazında sendika kurulması yasaktır. Örneğin, "Hizmetliler Sendikası", "Teknisyenler Sendikası", Doktorlar Sendikası" veya "Mühendisler Sendikası" diye meslek bazında sendika kurulamayacağı gibi, "Sağlık Bakanlığı Mensupları Sendikası" diye de kurum bazında sendika kurulamaz.

Sendika genel kurulları, üye sayısı 1000 kişinin altına ise üyelerle, 1000 kişinin üzerinde ise

Sendikalar üç yılda bir genel kurul (kongre) yaparlar. Tüzüklerinde belirtilmek kaydıyla daha kısa sürede de yapılabilir.

Gerekli görülmesi halinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapabilirler. Genel kurulların toplanma ve çalışma usul ve esasları kanunlarda ve sendika tüzüğünde belirtilir. delegelerle toplanır.

Sendikaların yönetim kurulları en az üç, en çok yedi üyeden meydana gelir.

Konfederasyonlar ise en az beş ayrı hizmet kolunda faaliyet gösteren sendikalarca kurulur. Konfederasyonların kuruluş İşlemleri ile sendikaların kuruluş işlemleri aynıdır. Konfederasyon yönetim kurulları en az beş, en çok on kişiden oluşur.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı sendika ve konfederasyonlara dosya numarası vermek suretiyle kayıtları tutar.

 

KAÇ HİZMET KOLU VARDIR?

4688 sayılı Yasa sendikaların hizmet kolu esasına göre kurulması ve faaliyet göstermesini esas almıştır.

Sendikaların kurulabilecekleri hizmet kolları şöyledir:

  1. Büro, bankacılık ve sigortacılık hizmetleri.
  2. Eğitim, öğretim ve bilim hizmetleri.
  3. Sağlık ve sosyal hizmetler.
  4. Yerel yönetim hizmetleri.
  5. Basın, yayın ve iletişim hizmetleri.
  6. Kültür ve sanat hizmetleri.
  7. Bayındırlık, inşaat ve köy hizmetleri.
  8. Ulaştırma hizmetleri.
  9. Tarım ve ormancılık hizmetleri.

10-     Enerji, sanayi ve madencilik hizmetleri.

11-     Diyanet ve vakıf hizmetleri.

Kurumların girdikleri hizmet kolları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 7 Eylül 2001 tarih ve 24516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Kapsamına Giren Kurum ve Kuruluşların Girdikleri Hizmet Kollarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik ile belirlenmiştir.

 

SENDİKA ŞUBELERİ NASIL KURULUR?

Şubeler, sendika yönetim kurulunun kararı ile en az 400 üye ile kurulur. Bir ilde birden fazla sendika şubesi kurulabileceği gibi birçok ili kapsayan sendika şubeleri de kurulabilir.

Şube yönetim kurulları da en az üç, en çok yedi kişiden oluşur.

Sendika yönetim kurulu, şube kuruluşu için şube kurucular kuruluna yetki verir.

Şube kurucular kurulu, sendikadan aldıkları yetki belgesini, en az iki yıldan beri kamu görevlisi olarak çalıştıklarına dair işyerlerinden aldıkları belgeyi, ikametgâh ilmühaberini, nüfus cüzdan suretlerini bir dilekçe ekinde, şubenin kurulacağı ilin Valiliğine vermeleri ile şube kuruluşu sağlanmış olur.

Şubeler, altı ay içinde olağan genel kurullarını yapmak zorundadırlar.

Genel kuruldan önce delege seçimi yönetmeliğine göre genel kurul delegeleri seçilir.

Delegelerin nasıl seçileceği yönetim kurulunca çıkarılacak bir yönetmelik ile belirlenir.

Şube genel kurulunda, Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulu asıl ve yedek üyeleri seçilir. Genel kurulda ayrıca, sendika yönetim kurulunca tespit edilen sayıda üst kurul delegeleri de seçilirler.

 

SENDİKA BÖLGE,   İL VE İLÇE TEMSİLCİLİĞİ NE DEMEKTİR?

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun 7'inci maddesinin (r) bendi ile sendika tüzükleri gereğince, sendika şubesinin olmadığı yerlerde bölge, il ve ilçe temsilcileri atanabilmektedir.

Temsilciler, görevli oldukları bölge, il veya ilçelerde faaliyet göstermek, hizmet kolunda çalışan kamu görevlilerini üye yapmak, sorunlarını tespit etmek ve çözüm önerileri geliştirmek, sendikayı kamu kurum ve kuruluşları dahil üçüncü şahıslara karşı temsil etmek, yazılı ve görsel basına açıklamalarda bulunmak, basın toplantısı yapmak, sendikal amaçlı her türlü eylem ve etkinliği düzenlemekle görevlidirler. Temsilcilerin faaliyet alanları, hakları, görev, yetki ve sorumlulukları sendika yönetim kurulu tarafından çıkarılan yönetmeliklerle belirlenir.

 

TEMSİLCİLİKLER NEDEN ÖNEMLİDİR?

Temsilcilikler, kamu görevlilerinin ve sendika üyelerinin sendika ile tanıştıkları ve yakın ilişkide oldukları ilk birimlerdir. Kamu görevlisi veya üye, sendika şubesine veya genel merkezine her zaman rahat bir şekilde ulaşamayabilir. Ama, temsilciye her an ulaşma imkanına sahiptirler.

Temsilciler, üyelerle yüz yüze ilişki içindedirler. Üyelerin özel günlerini, doğum, ölüm, sünnet, düğün ve hastalık gibi benzeri olayları takip ederler. Kurum içinde veya Kurum dışında yapılacak toplantılarda sendikayı temsil ederler. Gerektiğinde sendika şubesini veya Genel Merkezi haberdar ederler.

Sorunun iletilebileceği ilk birim temsilciliklerdir. Bu bakımdan temsilcilikler hayati öneme sahiptir. Çünkü temsilciler hem üye ile hem işveren vekili ile hem de sendika merkezi ile yakın ve sürekli temas içindedirler.

Temsilcilikler, uygulamanın içinde bulundukları için, sendikacılığın hayat kaynağı hatta tarlası sayılır. En başarılı sendikacılar temsilciler arasından çıkarlar. Bu yüzden temsilcilikler, sendikalarca da çok önemsenirler.

 

SENDİKALARIN BÖLGE,   İL,   İLÇE VE İŞYERİ TEMSİLCİLERİ NELERİ BİLMEK ZORUNDADIR?

Sendika temsilcileri, çevresinde sevilen, saygı gören, kötü alışkanlıkları olmayan, çevresi ile barışık, girişken, diyaloga açık, gerektiğinde uzlaşmasını, gerektiğinde mücadele etmesini bilen üyeler arasından seçilmelidir. Temsilcilerin nitelikleri ne kadar yüksek olursa, sorunların çözümü, ilgili mercilere iletilmesi ve sonuçlandırılması da o kadar kolay olur.

Temsilciler yukarıdaki özelliklere sahip olmakla birlikte, mevzuatı da çok iyi bilmeli, değişiklikleri takip etmeli ve yorumlayabilmelidir.

Bu İtibarla;

>        Anayasayı,

>        4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nu,

>        2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nu,

>        2822 sayılı Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt Kanunu'nu,

>        657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nu,

>        399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyi,

>        Hakimler ve Savcılar Kanunu'nu,

>        Üniversiteler Kanunu'nu,

>        Dernekler Kanunu'nu,

>        Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun'u,

>        Kamu Konutları Kanunu'nu ve yönetmeliğini,

>        Evrensel İnsan Hakları Beyannamesini,

>        BM'nin kabul ettiği çalışma hayatına ilişkin belge ve sözleşmeleri,

>        ILO'nun 87, 98 ve 151 sayılı Sözleşmelerini,

>        Avrupa Sosyal Şartı'nı,

>        Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni,

>        BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesini,

>        Kamu Kurum ve Kuruluşlarının kuruluş kanunlarını,

>        Kamu görevlileri ile ilgili diğer kanunları, yönetmelikleri, tüzükleri,

genelgeleri,

>        Danıştay kararlarını,

>        Kamu görevlileri ile ilgili Yargıtay kararlarını,

Ve benzeri mevzuatı bilmek ve takip etmekle görevlidirler. Karşılaştıkları ve çözüm bulamadıkları sorunları sendika genel merkezine en seri şekilde ve varsa belgeleri ile birlikte aktarmak zorundadırlar. Kamu görevlilerinin sorunlarının beklemeye ve bekletilmeye tahammülü olmadığı unutulmamalıdır. Bu nedenle sorunlarla ilgilenmek ve çözüm yolu bulmak gerekir. Yasal hakların takibinde sürenin önemi asla göz ardı edilmemelidir. Süresi içinde yapılmayan en haklı davaların bile kaybedildiği bilinmelidir.

 

SENDİKALARIN YETKİLERİ VE FAALİYETLERİ NELERDİR?

Sendikalar üyeleri adına toplu görüşmeye katılmaya, toplu görüşmeyi sonuçlandırmaya, toplu görüşmelerde taraf olmaya ve İlgili kurullarda üyelerini temsile yetkilidir. Sendikalar, toplu görüşmelerin yanı sıra aşağıdaki konularda da çalışmalar yapar.

1) Verimlilik

Kamu hizmetinin daha verimli olabilmesi ve vatandaşa daha nitelikli hizmet sunulabilmesi için; verimlilik araştırmaları yapar, sonuçlarla ilgili raporlar düzenler, ilgili kurum ve makamlara önerilerde bulunur ve işveren veya vekilleriyle ortak çalışmalar yapar.

2) Çeşitli Çalışmalar

Üyelerinin mesleki yönden yeterliliklerini artırmaya, sorunlarını çözmeye ve sendikal faaliyetlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapar. Bu amaçla seminer, kurs, sosyal amaçlı toplantılar, (panel, sempozyum, konferans, açık oturum v.b.) düzenler, ilmi çalışmalar ve araştırmalar yaparlar.

3) Öneriler

İlgili kurumlara ve yetkili makamlara sunulmak üzere:

Üyelerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve çıkarlarının korunması ve geliştirilmesine ilişkin konular ile personel hukukunu ilgilendiren konularda çalışmalar yaparlar.

4) Sosyal Yardımlaşma

Sendikalar, üyelerinin ve ailelerinin faydalanmaları amacıyla;

>        Eğitim ve sağlık tesisleri kurar ve yönetir.

>        Dinlenme yerleri kurar ve yönetir.

>        Spor alanları vb. yerler kurar ve yönetir.

>        Kitaplık kurar ve yönetir.

>        Kreş, yuva ve huzurevleri kurar ve yönetir.

>        Yardımlaşma sandıklan kurar ve yönetir.

Üyeleri için kooperatifler kurulmasına yardım eder, ancak bağışta bulunamaz. Nakit mevcudunun % 10'undan fazla olmamak kaydıyla bu kooperatiflere kredi verebilir.

5) Tabii Afetler

Yangın, su baskını, deprem gibi tabii afetler olduğunda üyelik şartı aranmaksızın; nakit mevcudunun % 10'unu aşmamak kaydıyla afete uğrayan bölgelerde; konut, sağlık ve eğitim tesisleri yapar. Afet bölgelerinde çalışan kamu görevlilerine ayni ve nakdi yardımda bulunur.

6) Hukuk Yardımı

4688 sayılı Yasa'nın 19/f maddesi ile getirilen hukuk yardımı, üyelerin hak ve çıkarlarının korunabilmesi için gerçekleştirilen en önemli düzenlemelerden biridir. Sendikanın üyesine hukuki yardımda bulunabilmesi için; ihtilafın ya kamu görevlisi sıfatından, ya da yürüttüğü kamu görevi ile ilgili olması gerekir. Sendika üyenin idareyle doğmuş veya doğacak olan ihtilafında taraf olur. İdare ve yargı organları Önünde üyesini temsil eder veya ettirir. Bu amaçla dava açar veya açılmış davada taraf olur. Avukat gerektiği hallerde, sendika avukatını görevlendirir.

  1. a) Özlük haklarına İlişkin yardım

Üyesine lojmanın verilmemesi, derecesinin yükseltilmemesi, sicilinin mesnetsiz ve belgesiz bir şekilde bozulması hallerinde üyesine yardım ve destekte bulunabilir. Kamu Konutları Kanunu ve Kanuna göre yürürlüğe konulan Yönetmeliğe göre üyesine hak ettiği halde lojman verilmediğinde, sendika olarak üyesi adına idari yargıda dava açar. Memuriyete başladıktan sonra iki yıllık veya dört yıllık yüksek okuldan mezun olan üyesinin birinci dereceye (hizmeti yeterliyse) yükselmesi veya diplomasının gerektirdiği kadro unvanının verilmesi için idari yargıda dava açar. Özlük haklarına ilişkin her konuda üyesinin hakkını korur ve gerektiğinde idari yargıda dava açar.

  1. b) Disiplin Konularında Yardım,

Üyesi soruşturma geçirdiği sırada muhakkik ya da müfettişin huzurunda avukat bulundurulmasını sağlar. Üyelerimizin de soruşturma esnasında avukat talep etme hakları bulunmaktadır. Sendika avukatı gerek duyarsa üyenin soruşturma dosyasını Avukatlık Kanununun 2/3 maddesine istinaden inceleme yetkisine sahiptir. Bundan sonra sendika adına avukat davayı açar veya açılmış davaya gerektiğinde müdahil olur.

  1. c)       Ortak hak ve menfaatlerinin izlenmesine ilişkin Düzenleyici İşlemler dediğimiz,    kamu görevlilerini ilgilendiren tüzük, yönetmelik, tebliğ ve genelgeler yürürlüğe konulmadan önce idare nezdinde üyeleri aleyhine düzenleme getirilmemesi veya yapılacak düzenlemenin kamu görevlilerinin ihtiyacını karşılayacak düzeyde olması, veya bu tür çalışmalarda kamu görevlileri lehine düzenleme yapılması için;   kurum idari kurulu marifetiyle çalışmalara katılır.   Buna rağmen üyeler aleyhine düzenleme getirilirse, yapılan düzenlemelerin tamamının veya bazı maddelerinin iptali için idari yargıda dava açar.
  2. d)       Ceza Hukukuna İlişkin Yardım

Üyesine görev sırasında hakaret edilmiş veya fiili tecavüzde bulunulmuşsa sendika müdahil sıfatıyla davaya taraf olabilir. Üye, göreviyle ilgili olmayan bir suç işlemişse sendika taraf olamaz. Sanık bizzat vekalet verip avukat bulundurabilir. Bu avukat sendikanın avukatı da olabilir.

  1. e) Mirasçılara ilişkin

Üyenin gerek kamu görevlisi sıfatı ile gerekse yürüttüğü kamu görevi esnasında vefat etmesi halinde, mirasçılarının haklarını idare ve yargı önünde koruma yetkisine sahiptir. Örneğin Üyenin resmi görevle bir yere giderken yolculuk sırasında vefat etmesi ve benzeri durumlar...

  1. f) Diğer konularda

Yukarıda sayılan konuların haricinde sendika üyesi adına taraf olamaz. Yani şahsi ilişkilerden kaynaklanan ihtilaflarda sendika taraf olamaz. Ayrıca taraf olma yetkisi de yoktur. Örneğin üyenin alacak-borç ilişkisi, boşanma, ev sahibi-kiracı ilişkisi ve benzeri durumlar...

6) Çeşitli Kurul ve Komisyonlarda Temsil

Başta AB ülkeleri olmak üzere, birçok Batı ülkelerinde temsili demokrasiden katılımcı demokrasiye doğru bir süreç yaşanmaktadır. AB Ülkelerinde katılımcı demokrasinin sivil toplum örgütleri ile hayata geçtiği unutulmamalıdır. Son aylarda yürürlüğe giren kanunlarda kamu sendikalarının katılımına da yer verilmektedir.

Örneğin 4688 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi kamu görevlileri adına en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikaları konfederasyonunun Ekonomik ve Sosyal Konseyde katılımını öngörmektedir.

1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 11 inci maddesi gereği kurumda en çok üye bulunduran memur sendikası Bağ-Kur Genel Kurulunda bir üye ile temsil edilmektedir.

4077 sayılı Reklam Kanununun 17 inci maddesine göre Reklam Kurulunda ve 21'inci maddesine göre de Tüketici Konseyine memur sendikaları temsilci göndermektedir.

Yukarıdaki örnekleri çoğaltmak mümkündür.

 

SENDİKALAR BAŞKA NELER YAPABİLİRLER?

Sendikalar kanunlara aykırı olmamak ve tüzüklerinde yer almak kaydıyla üyeleri adına çeşitli faaliyetlerde bulunabilir. Sendikalar üyelerinin ortak ekonomik, sosyal, kültürel ve mesleki hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için faaliyet gösteren kuruluşlardır. Bu tanım kapsamında sendikalar mevcut hak ve çıkarları korumak, hak almak ve hak aramak, hak ve çıkarları daha da geliştirmek için çeşitli eylem ve etkinliklerde, bulunurlar. Çalışanların diğer örgütleriyle işbirliği yaparlar. Amaçlarına uyan uluslararası kuruluşlara üye olabilirler. Başta çalışma hayatı olmak üzere ülke gündemindeki konulara ilişkin siyasi partiler ve TBMM nezdinde girişimlerde bulunurlar, kamuoyu oluştururlar. Ulusal ve uluslararası toplantılara katılırlar.

 

 

 

SENDİKALARIN ÇAĞDAŞ İŞLEVİ NE OLMALIDIR?

İşçi sendikacılığının iki yüz yıllık tarihinin neredeyse tamamına yakını hak alma mücadelesi ile geçmiştir. Kan dökülmüştür, gözyaşı dökülmüştür, can verilmiştir. Bu mücadelenin gerisinde milyonlarca insanın emeği alın teri ile birlikte çile, ıstırap, sabır, fedakarlık, kararlılık ve başarı bulunmaktadır. Bu mücadele sonucunda elde edilen kazanımları satır başları ile hatırlatmak gerekirse:

16 saati aşan günlük çalışma süresi 8 saate indirilmiştir.

8-10 yaşındaki çocukların maden işleri dahil ağır işlerde çalışmaları
önlenmiş, çocuk işçilikle mücadele Devlet politikası haline gelmiştir.

Ücretsiz veya karın tokluğuna çalışma önlenmiştir.

Asgari geçim ücretinden-refah ücretine geçilmiştir.

Kadınların yeraltı ve maden işlerinde ve gece vardiyalarında
çalışmaları kurala bağlanmıştır.

Çalışma hayatında kadın-erkek ayrımı önlenmiş, aynı İşi yapan kadın ve
erkeğe farklı ücret ödenmesinin önüne geçilmiştir.

Sosyal güvenlik ve emeklilik hakkı elde edilmiştir.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği yasaları çıkarılmıştır.

Bir çok sosyal haklar elde edilmiştir, (giyecek,   yiyecek ve ulaşım
ücretleri,    yemek   ücretleri,    kıdem   tazminatı,    ihbar   tazminatı, vardiya ücreti, tatil gününde çalışma ücreti, mesai ücreti,    doğum ve ölüm yardımları ve benzeri ücret, yardım ve haklar)

>        Yılın her günü çalışmakta iken, ücretli yıllık izin hakkı elde edilmiştir.
Cumartesi ve Pazar günleri ücretli tatil olmuştur.

>        Örgütlenme, toplu sözleşme ve grev hakkı elde edilmiştir.

>        Bu haklar her ülkede Anayasa ve yasalarla güvence altına alınmıştır.
Bu hakların uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınması sağlanmıştır.

Türkiye'de yukarıda sayılan hakların mücadelesi yeterince verilmemiş, bu haklar adeta lütfedilmiştir. Oysa bu hakların değeri iyi bilinmelidir. Bu hakları daha ileriyle götürmek için sendikalar çok çalışmalıdır. Bu konuda çalışanlara karşı borcu olduğunu asla unutmamalıdır. Kamu çalışanlarının sendikal haklarını elde etmesi verilen mücadele bin bir güçlükle de olsa amacına ulaşmıştır.

 

Türkiye'de sendika denilince akla ücret sendikacılığı gelmektedir. Sendikaların işlevi sadece ücret almak, ücretleri iyileştirmek değildir. Ücretlerin iyileştirilmesi sendikaların işlevlerinin ancak bir bölümüdür.

Sendikanın tanımına bir kez daha hatırlamak gerekirse;

Sendikalar, üyelerinin ortak ekonomik, sosyal, kültürel ve mesleki hak ve çıkarlarını koruyan ve geliştiren kuruluşlardır.

Sendikalar, üyelerinin ortak ekonomik ve sosyal kazanımlarını korurlar.

Sendikalar, üyelerinin ortak ekonomik ve sosyal menfaatlerini gözetirler ve korurlar.

Sendikalar, üyelerinin ortak ekonomik ve sosyal kazanımlarını geliştirirler.

Sendikalar, üyelerinin ortak ekonomik ve sosyal menfaatlerini gözetirler ve geliştirirler.

Bunu yaparken, anayasa ve yasalardan kaynaklanan tüm haklarını kullanırlar. Sendikal eylem ve etkinliklerle gerektiğinde hukukun sınırlarını zorlarlar. Yeni kazanımların yasal güvence altına alınmasını sağlarlar.

Üyelerinin mesai dışındaki yaşamı ile ilgili pratik değer ifade eden önerilerde bulunurlar,

Üyelerini tek bir birey olarak değil, aile fertleri ile bir bütün olarak görürler.

Sendikaların üyeleri de, toplumun diğer bireyleri gibi toplumun bir parçasıdır. Başta çalışma hayatı olmak üzere, ülke gündemindeki her konuya taraf olurlar, gündeme müdahale ederler, gündem oluştururlar, gündemi değiştirirler. Mecliste çıkacak yasaların istenen şekilde çıkması için çaba gösterirler. Gerektiğinde kamuoyu baskısını kullanarak çalışanların zarar göreceği yasaların çıkmasını Önlerler.

Memurlar, ülkedeki aydın kesiminin önemli bir bölümünü oluştururlar. Bu açıdan ayrı bir sorumlulukları vardır ve bu sorumluluğun yerine getirilmesi İçin sendikalar birer araçtır.

Sendikaların gücü, sendikacılığın asıl işlevi, örgütlü gücü etkili hale getirebilmektir. Yani önemli olan sadece yetkili olmak değil, etkili olabilmektir. Yetkili olan etkili olamazsa, olamıyorsa, örgütlü gücü kullanamıyor dernektir.

 

YETKİLİ   SENDİKALAR   NASIL   BELİRLENİR?

4688 sayılı Kanunun, yetkilerin belirlenmesine ilişkin 30 uncu maddesi 5198 Sayılı Kanunla değiştirilmiş, sahte ve fason üye yazılımı önlenmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 5198 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin uygulanması konusunda 9 Temmuz 2004 tarih ve 25517 sayılı Resmi Gazetede bir Tebliğ yayımlamak suretiyle izlenmesi gereken yol ve yöntem konusunda açıklık getirmiştir.

Yeni düzenlemeye göre yetkili sendika ve konfederasyonların belirlenmesinde;

 

Kurumlarca yapılacak tespit :

Her yıl, 15 Mayıs tarihi itibariyle, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının taşra teşkilatlarında, kurumun işveren vekili, tahakkuk memuru veya mali hizmetler birimi yetkilisi ile kurumun hizmet kolunda faaliyette bulunan sendikaların temsilcileri, 15 Mayıs tarihini takip eden iki iş günü içinde bir toplantı yaparak, o birimde 15 Mayıs tarihi itibariyle aidatı kesilen sendika üyelerinin listeleri üzerinde çalışma yaparak, hangi sendikaya kaç üyesinden aidat kesildiğini belirler ve bu durumu bir tutanakla imza altına alırlar. Tutanaklar isim bazında olmayıp sadece sayı bazında bilgileri kapsarlar. Aidatı kesilmeyenler, tutanak düzenlenirken dikkate alınmaz. Birim yetkilileri, önceden tedbir alarak, toplantının tarih ve yerini, hizmet kolunda faaliyet gösteren sendikalara bildirerek birer temsilci görevlendirmesi isterler. Sendika temsilcileri, o birimdeki üye listelerini, önceki aylardaki aidat kesinti listelerini yanlarında bulundururlar. Temsilciler, sendika şube veya genel merkezi ile görüşerek, son üye listelerini öğrenerek, yeni üye veya istifa etmiş üyelerini Öğrenirler. Makul bir gerekçe olmaksızın aidatı kesilmemiş üyelerinin olması veya aidat listelerinde yanlışlık yapıldığının anlaşılması durumunda, sendika temsilcileri ilgili idareyi uyarırlar. Gerekli düzeltmenin yapılmaması durumunda tutanağa şerh (itiraz kaydı) düşülür.

Taşrada düzenlenen tutanaklar süratle kuruma (Bakanlık veya Genel Müdürlüğü) gönderilir. Sendika temsilcileri de, imza ettikleri tutanağı süratle sendika genel merkezlerine faks ederler.

Taşrada yapılan toplantının bir benzeri, 20 Mayıs tarihini takip eden günlerde bakanlık veya genel müdürlükte yapılır. Bu toplantının yeri ve tarihi, hizmet kolunda faaliyet gösteren sendikalara bildirilerek temsilci görevlendirilmesi istenir. Taşradan gelen tutanaklar birleştirilerek, bakanlık veya o genel müdürlükte kaç kişinin çalıştığı, kaç kişinin sendikalı olduğu ve bunların sendikalara göre dağılımı belirlenir ve bir tutanakla imza altına alınır. Böylece o kamu kurum veya kuruluşundaki sendika üyelerinin sendikalara göre dağılımı belirlenmiş olur. Buradaki tespitte de, sendika temsilcileri, gerek görmesi halinde tutanaklara şerh (itiraz kaydı) düşebilir. Kamu kurum ve kuruluşlarınca imza altına alınan tutanaklar, hem kurumlar, hem de sendikalar tarafından Mayıs ayının son gününe kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderilir,

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılacak tespiti:

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kurumlardan ve sendikalardan gelen müşterek imzalı listeler (tutanaklar) üzerinde çalışma yapar. Adı geçen Bakanlık, tüm tutanakları birleştirerek, kurumlarda çalışan toplam kamu görevlilerinin sayısı ile sendikalar itibariyle üyelik kesintisi yapılan üye sayılarını belirler. Böylece 15 Mayıs tarihi itibariyle her hizmet kolundaki sendikaların üye sayıları, yetkili sendikaların üye sayıları ile konfederasyonların üye sayıları belirlenir ve sonuçlar her yılın Temmuz ayının ilk haftasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Resmi Gazete'de yayımlanır.

Sendika ve konfederasyonlar, yayımlanan sayılara yayım tarihinden itibaren beş işgünü içerisinde Ankara İş Mahkemelerinde itiraz edebilir. Mahkeme on beş gün içerisinde itirazı karara bağlar.

Yukarıda açıklanan üye tespitinde dikkat edilmesi gereken en önemli husus şudur; sendika işyeri temsilcilerinin toplantıya hazırlıklı gitmesi ve aidat kesintisi yapılan üyelerinin tespit tutanağına tam olarak yansımasını sağlamasıdır.

4688 sayılı Kanunun 25 inci maddesinde yapılan değişiklik ile üyelik aidatı kesilmesi önündeki engeller kaldırılmıştır. Üye sayısına ve oranına bakılmaksızın sendikalar üyelerinden aidat kestirebileceklerdir. Kesinti listeleri de her ayın son haftasında işyerlerinde herkesin görebileceği bir yerde ilan edilecektir. Bu listeler temsilciler tarafından dikkatle izlemeli ve üyelerinden aidat kesilip kesilmediğini kontrol etmelidirler.

 

YETKİLİ SENDİKALAR KAÇ YILDA BİR BELİRLENİR?

Yetkili sendikalar, her yıl yeniden belirlenir. Bir başka deyişle; her yıl 15 Mayıs'tan sonra bir sonraki yılın 15 Mayısına kadar sendikalar yeni bir yetki mücadelesi  verirler.

 

Show Comments

Yorum kapalı.