MÜSİAD Sakarya Şubesi Vali Balkanlıoğlu Onuruna Veda Programı Düzenledi

Spread the love

MÜSİAD Sakarya Şubesi Vali Balkanlıoğlu Onuruna Veda Programı Düzenledi

İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan son Valiler Kararnamesiyle Mülkiye Başmüfettişi olarak atanan Vali İrfan Balkanlıoğlu, MÜSİAD Sakarya Şubesi tarafından onuruna düzenlenen veda yemeği programına katıldı.

MÜSİAD Sakarya Şubesinde düzenlenen ve Başkan Yaşar Coşkun ile yönetim kurulu üyelerinin katıldığı veda yemeğinde iş adamları, ilimiz ekonomisinin gelişmesi için çalıştıklarını ve bu konuda Sayın Valimizden büyük destek gördüklerini belirttiler.

Hukuk Fakültesinden mezun olduğu günden bu yana yaptığı görevler ve çalışmaları dernek üyeleri ile paylaşan Vali Balkanlıoğlu, “Allahuteala’nın kısmet ettiği Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra Hakimlik mesleğine girdim, ancak bu mesleğin yapısı gereği dışarıda çok dost, arkadaş ve insanlarla görüşmek eksi puandır. Çünkü her biri karşısına davacı, davalı, şahit olarak gelebilir, hak ve adaletin terazisi şaşmasın diye bu samimiyetler çok fazla tavsiye edilmez. Mülki idare amirleri ise tam tersi, siyasetçiler gibi herkes ile dost, ahbap olup, köylerine, evlerine giderek fakirle, zenginle, sonradan vatandaşlarla, iş adamlarıyla ilgilenmeyi görevinin bir parçası olarak görür. Bundan dolayı sosyal faaliyetler, insanlarla iletişim, çevre edinmek, onlarla yakın temaslarda bulunmak bizim yapımıza daha uygun olduğundan dolayı, stajını yaptığım Hâkimlik mesleğini bırakıp Kaymakamlığa geçmiştim. Her ikisi de kendi açısından önemli görevler barındırıyor, birisi adalet, diğeri de az-çok hizmet dağıtıyor.

20 sene Türkiye’nin birçok yerinde Kaymakamlık görevinde bulundum. En son İstanbul’un en karışık ve büyük ilçelerinden birisi olan Bağcılar Kaymakamıyken, 2007 yılında Bingöl Valiliği görevine atandık. Edirne Uzunköprü’de çalışırken yaptığımız çalışmalar takdir edildi ve yılın idarecisi seçilmiştik. Her gittiğimiz yere bir eser bırakıp, faydalı olma gayreti içerisinde hissettik ve kendimizi bundan sorumlu kıldık. Tabi Valiler sınavla atanmıyor, hükumetin tercihi ile başarılı ve çalışkan insanlar seçiliyor. Bu arada aslında sizlerde bir Vali adayısınız. Vali olmak için Kaymakam olmak da şart değil. Bu önemli parantezi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bingöl’de 3 yılın üzerinde, Afyon’da 3,5 yıl, Ordu’da da 3 yıldan biraz fazla Valilik yaptıktan sonra, 16 ay Sakarya dâhil, toplam 11 yıl bu görevi icra ettik. 20 yıl da Kaymakamlık görevini dahil edersek, 31 yılımız geçti. Yani bayağı uzunca bir süre idarecilik mesleğinde bulunduk. Bu dünyada ömür boyu kalmayacağımız gibi, bu meslekte de, emekli oluncaya veya ölünceye kadar durmayacağız. Nasıl ki, kanser hastası bile ölmek istemiyor ve dünyada ebedi kalmayı arzu ediyorsa, nefis de bu mesleğe gönül verildiği için daimi yapmayı isteyebiliyor.

Allahuteala Kur’an-ı Kerim’inde; ‘İnsanı topraktan yarattım, sonra ruhumdan üfledim’ diyor, yani ruhlar ölümsüz olduğu için her şeyin ebedi olmasını istiyor. Nefis, dünyada ebedi yaşamayı, malının-mülkünün kendisinde kalmasını, makam-mevki sahibiyse de o makamda daimi kalmayı arzu ediyor, ancak gerçekler böyle değil.

Sakarya’ya geldiğimde çok güzel bir ortam buldum, hakikaten her açıdan mümbit bir sahaya sahip bu güzel ili inceleyip baktım, dağlarına kadar çıktım, dolaştım. Turizm ve tarım potansiyeli çok iyi, büyük bir sanayi şehri olma yolunda hızla ilerleyen ve her türlü çalışmanın yapılabileceği bir yer buldum karşımda. Kendimize göre çeşitli düşünce ve projeler oluşturduk, ancak bazı şeyleri kafamızda planlasak da, ‘Kul plan yapar, kader güler’ diye söylemiş atalarımız, ‘Olanda hayır vardır’ diyerek hakkımızda hayırlısını diliyoruz.

Yeni sistemde Merkez Valiliği kaldırıldığı için, bundan sonra Valiler Mülkiye Müfettişi veya Başmüfettişi oluyor. Herkes bizim gibi 20-30 sene çalışıp da, ondan sonra bu durumla karşılaşmayabiliyor, yani bazen 6 ay, 1 sene Valilik görevinden sonra merkeze alınabiliyor. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle Mülkiye Müfettişleri ve Başmüfettişleri; Valilik, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Belediyeler, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü, Göç İdaresi, İl Özel İdaresi olan yerlerin denetimi gibi görevler ifa ediyorlar. Başmüfettişlerin pozisyonları herhalde daha kritik olup, daha üst düzey şeyleri değerlendirmemiz için bizleri görevlendirecekler.

Bir de Valilerin atandıkları yere gelip başladığında, hizmet üretmek adına öncelikle ili tanıması, fizibilitesini ve etüdünü yapması için biraz uzun zamana ihtiyacı vardır. Valinin bir ilde hizmetleri tam anlamıyla yerine getirmesi için, uzun süre orada kalmasında fayda var, ama işte 16 ayda da çok bir şey yapmak zor oluyor. Nasibimiz bu kadarmış diyoruz. Bir de, ‘Kadere iman eden, kederden emin olur’ Hadis-i Şerif’ini benimsemiş bir insan olarak, bundan sonra artık bize takdir edilecek yapacağımız iş ve işlemlerde, başka tür görevlerde Devletimize ve Milletimize faydalı olmaya çalışacağız. ‘Yüce Allah hakkımızda hayırlısı ne ise, onu versin” dedi.

MÜSİAD üyeleri görev süresi boyunca Sayın Valimizle birlikte çalışmaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirtirken Vali Balkanlıoğlu da, nazik davetleri için dernek yönetimine teşekkür ederek helallik istedi.

Çok kıymetli başkanım, kıymetli MÜSİAD yönetimindeki arkadaşlarımız ve üyeler, değerli iş adamı dostlar hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.

Allahuteala bize kısmet etti hukuk fakültesini bitirdikten sonra önce hakimliğe girmiştik fakat yapımıza, dokumuza daha uygun diye Kaymakamlık mesleğine 1 sene stajdan sonra geçtik. Kadrolar(00.27) hep sınavlarını kazanmak suretiyle de hakimlik biraz böyle dosyasıyla alakalı kişilerle görüşür dışarıda çok dost, arkadaş insanlarla görüşmesi onlar için eksi puandır. Çünkü her biri karşısına davacı, davalı, şahit olarak gelebilir, hak ve adaletin terazisi biraz şaşar diye onlara tavsiye edilmez çok fazla kişiyle çok samimi olmasın. Bizde ise tam tersi bir siyasetçi gibi herkes ile dost, ahbap olmalıyız köylerine, evlerine gidip fakirle, fukarayla, vatandaşlarla, iş adamlarıyla ilgilenme şeyi var görevimizin bir parçası. Bundan dolayı bizim de yapımız böyle sosyal faaliyetler, insanlarla iletişim, çevre edinme, onlarla yakın temas bizim yapımıza daha uygundur böyle işten eve, evden işe bir yapı bana uygun olmadığı için Hakimliği bırakıp Kaymakamlığa geçmiştim tabi her ikisi de kendi açısından önemli görevler biri adalet dağıtıyor, diğeri de az-çok hizmet dağıtıyor tabi çalışırsa, şey yaparsa.

20 sene Türkiye’nin her yerinde Kaymakamlık görevlerini yaptım. En son İstanbul Bağcılar Kaymakamıydım ki İstanbul’un çok karışık ve büyük bir ilçesi. Şimdi diğer ilçeler bölünce en büyük ilçesi kaldı 800 bin civarında nüfusu var ve Oto Center, İSTOÇ, ondan sonra Matbaacılar Sitesi MASSİT gibi şeyler bir de Güneşli tarafında basın kuruluşları vardı, sanayi var ben oradayken demir-çelik fabrikası bile vardı İSTAÇ? sonra şeye geçti onlar Çanakkale Biga’ya…02.20

…02.25 Dolayısıyla Allah kısmet etti biz Bağcılar Kaymakamıyken 2007 yılında Bingöl Valiliğine Vali olarak atandık. Edirne Uzunköprü’de çalışırken yılın idarecisi seçilmiştik böyle yaptığımız çalışmalarla. Her gittiğimiz yere bir eserler, faydalı olmaya gayret içerisinde hissettik kendimizi, sorumlu kıldık. Tabi biz de Valilik sınavla olan bir şey değil tabi vali olarak başarılı ve çalışan insanları seçmeye tercih ediyorlar ama bazen gibi aradan kaçanlar da oluyor böyle sınavla olunan bir şey değil, hükumetin tercihi. Sizinle vali olarak çalışmak istiyorsa bizi vali olarak atıyorlar ki her biriniz şuanda vali adayısınız yani vali olmak için kaymakam olmak da şart değil yani onu da anti parantez belirteyim. Mesela bir felsefe öğretmeni vali oldu diyelim şimdi bu Nasrettin Hoca’nın kazan hikayesi gibi vali oluyorsunuz kazan doğruyor ama iyi kazan doğurmuş iki kazanımız oldu valilikten alıyorlar mesela kazan öldü ‘Ulan ölür mü kazan nasıl olur?’ Deme şansımız var mı kazanı doğurduğuna inanacaksan öldüğüne de inanacaksın sonuçta. Tabi Bingöl’de 3 yılı biraz geçmişti, Afyon’da da 3,5 yıl, Ordu’da da 3 yılın üzerinde bir görev yaptıktan sonra 16 aydır da burada Valiydik. Toplam 11 yıl Valilik görevini yaptık, 20 de Kaymakamlık oldu 31 sene yani bayağı uzunca bir süre idarecilik mesleğinde bulunduk yani hani nasıl dünyaya kazık çakamayacaksak bu meslekte de ila nihayet emekli oluncaya veya ölünceye kadar yapacak halimiz yok ama nefis daimi kalmak istiyor. Nasıl ki dünyada ebedi kalmayı arzu ediyorsak yani kanser hastasına bile ‘Ölmek istiyor musun?’ deyince hiçbiri ölmek istemiyor iyileşmek istiyor daha çok çünkü o da bir mucize …şi(04.31) çünkü Allahuteala Kur’an-ı Kerim’inde diyor ki, ‘İnsanı topraktan yarattım sonra ruhumdan üfledim’ diyor yani ruhlar ölümsüz olduğu için her şeyin ebedi olmasını istiyor. Dünyada da ebedi kalmak, malının-mülkünün de ebedi kendisinde kalmasının, makam-mevki sahibiyse de o makamda ebedi kalmayı arzu ediyor, nefis böyle istiyor ama realite böyle değil yani.

Ben Afyon’da Valiydim 95-97 yaşlarında yaşlı bir teyze geldi asansörle filan kolundan tutarak getiriyorlar acaba mağdur muhtaç mı ben hemen karşıladım buyur teyze otur filan…05.14…[teyzenin arsa meselesi varmış biraz hiddetlenerek onu anlatmaya başlamış vali de demiş ki senin kızın oğlun yok mu onlar ilgilensin deyince daha çok kızmış o yaşta birinin daha çok ahirete, dua, tespih filan hayatını]…05.47…Dolayısıyla o da işte dünyada daha böyle bir 90 sene kalacağını hesaplıyor belki ama bir de hayatın gerçekleri var.

Şimdi biz tabi Sakarya’ya geldiğimizde çok güzel bir ortam bulduk çalışmak içn de hakikaten mümbit bir saha her açıdan Sakarya’yı inceledik, baktık, dağlarına kadar çıktım, dolaştım turizm, potansiyeli olan, tarım potansiyeli çok iyi olan ama sanayinin de gittikçe ilerlediği ve büyük bir sanayi şehri olma yolunda hızla ilerleyen tabi sürdürülebilir olması da önemli bir il. Burada her türlü çalışma yapılabilir çeşitli şeyler oluşturduk kendimize ama biz bazı planlar yapıyor ‘Kul plan yapar, kader güler’ demişler yani hakkımızda bu hayırlısı olsun ‘Olanda hayır vardır’ diyorlar. Bizi Mülkiye Başmüfettişi olarak atadılar yeni sistemde Merkez Valiliği kaldırıldı bundan sonra valiler Mülkiye Müfettişi veya Başmüfettişi olacak diyor. Eskiden beri bu eleştiri konusu olurdu biraz Merkez Valiliği şimdi herkes bizim gibi 20-30 sene çalışıp da ondan sonra bu durum başına gelmiyor yani bazen adam vali oluyor 6 ay, 1 sene sonra merkeze alıyorlar 40 yaşında bazen 38 yaşında merkeze gidiyor, 65 yaşına kadar merkez hiçbir iş olmadan böyle ya böyle onlar da bir işe yaramak istiyor. Sonra yazık günah ya vali maaşı alıyor adam boşta geziyor bir sürü adam gibi sonra bunu Mülkiye Başmüfettişi ile Müfettişi şeklinde dizayn ettiler bu Cumhurbaşkanlığı sistemiyle Mülkiye Müfettişleri ve Başmüfettişleri; Valileri, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Belediyeler, Nüfus Vatandaşlık Müdürlüğü, Göç İdaresi, Özel İdare olan yerleri oraların denetimi gibi görevler ifa ediyorlar. Şimdi valilerden de böyle başmüfettiş olunca bizim şeyimiz herhalde daha kritik, daha üst bazı şeyleri bize baktırırlar işte bir değendir, şu-bu gibi öyle umuyoruz. Şimdi Ankara’da bir merkez var oraya başlayıp sonra İstanbul veya İzmir’i seçme durumu var nasip olursa biz İstanbul’u şey yapacağız.

Şimdi tabi bir vali açısından da bulunduğu yere gelip başladığında hakikaten hizmet üretmek istiyorsa önce bir tanıması lazım yani fizibilitesini, etüdünü yapacak ne yapabiliriz tanıyıncaya kadar da bir zaman geçiyor bir defa zaten 4-5 ay hoş geldin, beş gittinle geçiyor bir nevi sonra iadeler, miadeler tabi, ‘Biz Valiye gittik adam biz gelmedi’ oluyor bazen veya ‘Randevu istedik 1 aydır randevu vermediler’ filan onlarda kulağına geliyor böyle hergün iite gelen-giden tabi o da iyi bir şey halk valisine değer veriyor siz de o ilgi sayesinde tanıyorsunuz ama sonra ili tanı biraz böyle bir vali 3-4 sene kalırsa daha iyi olur gibi yani biraz tam hizmet, hakikaten hizmet etmek istiyorsa 4-5 sene kalmasında fayda var ama işte 16 ayda da çok bir şey yapmak zor yani biraz. Ama nasip de böyleymiş diyoruz yani dediğimiz gibi ‘Olanda hayır vardır’ madem namazı kıldırdığımız söylendi bir Hadis-i Şerif söyleyeyim, ‘Kadere iman eden, kederden emin olur’ biz kadere iman etmişiz nasip böyleymiş belki bundan sonraki yapacağımız iş ve işlemlerde artık bize takdir edilecek başka tür görevler ki bazı duyumlarım da var ondan sonra çok daha faydalı ve iyi hizmetler yapmamıza vesile olacak ancak mesela kişi Cennetlik bile olsa ölmeyi istemeyebiliyor yani önce her şey ağır geliyor ama şehitler bile, ‘Ya Rabb bu kadar büyük namütenahi mükafatla karşılaşacağımı bilseydim tekrar tekrar şehit olup gelmeyi arzu ederdim’ öyle diyorlar. Bizim bir hocamız vardı böyle Terörle Mücadele kursuna Hasan Köni (internette Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni olarak çıkıyor) o şey anlatıyor ‘Arkadaşlar içinizde cennete gitmek isteyen var mı?’ filan diyor… (vali etrafa seslenerek) ‘Var mı içinizde Cennete gitmek isteyen arkadaşlar?’ (vatandaşın biri) ‘Ben gitmek istiyorum Sayın Valim’ Tamam ama bunun için ölmen gerekir’ Öleceğiz sayın Valim. Tamam kimisi ölmek…10.52…10.57…yani her şeyin bir bedeli var Allah sizlere uzun, sağlıklı ömürler ihsan etsin.

Büyüklerimizin takdiri böyleymiş sonuçta yapılacak bir şey yok sadece her konuda zaten bizim duamız şu değil mi değerli arkadaşlar? ‘Allah hakkımızda hayırlısı neyse onu versin.’ Bana şunu-bunu versin, şuraya geleyim, buraya geleyim söylemeyiz allah hakkımızda hayırlısını versin. Öyle diyor biz de öyle diyoruz Allah hakkımızda hayırlısını versin.

Bu nazik davetiniz için sizlere katkılarınız ve katılımlarınız için çok teşekkür ediyorum. Allah razı olsun diyorum İnşallah. İstanbul’a olacağımıza göre burası yakın ara sıra geliriz belki sizleri rahatsız ederiz. Hepinize saygılar sunuyorum arkadaşlar, hakkınızı helal edin.

Show Comments

Yorum kapalı.