ŞEHİR HASTANELERİ acilen kamulaştırılmalıdır
Araştırmacı Gazeteci Fehmi Duman Zafer Partisi Genel İdare Kurulu üyesi Uzman Doktor Cihan Kolip ile. Şehir Hastanesini konuştu
ŞEHİR HASTANELERİNİN KONUŞULMAYAN YÖNLERİ
Uzunca bir süredir gündemde olan ve Sakarya’da da yapımı süren Şehir hastaneleriyle ilgili görüşlerimi ortaya koymak, farklı bir açıdan değerlendirmek ve özetlemek istiyorum.
Abd ve Avrupa’da yapılan araştırmalarda verimlilik ve hizmet kalitesi olarak bir hastanenin en ideal yatak sayısı 250-300 dür.
Aynı araştırmada hastanelerin yatak başına kapalı alan miktarı ise 150-200 metrekaredir.
Hatta yatakbaşı en fazla kapalı alanları olan Abd’de bile
198 metrekaredir.
Ankara Etlik Şehir hastanesinde 3577 yatak sayısı ve yatak başı kapalı alan 313 metrekaredir.
Ankara Bilkent Şehir hastanesinde toplam yatak sayısı 3704 ve yatak başı kapalı alan 351 metrekaredir.
Bu bilgiler ışığında yapılan ve yapılması planlanan 30 şehir hastanesinin 25 yıllık toplam hizmet ve kira bedeli yaklaşık 142 milyar dolardır.
Her yıl ödenecek kira ve hizmet bedeli ile 450-500 yatak kapasiteli en az 30 adet hastane açılabileceği görülmektedir.
Türkiye’de Kamu özel ortaklık modeli ile yapılan bu ve benzeri projelerde
-Hazine arazisi bedavadır.
-Vergi, SSK primi, Faiz teşvikleri mevcuttur.
-% 70 doluluk güvencesi verilmiştir.
-Firmalara 25 yıl boyunca kira ve hizmet bedeli garantili olarak ödenecektir.
Tespit edilen sorunlar yumağı ve ekonominin kara deliği.
-Kamu’ya yarattığı yüksek borçluluk ve maliyet.

-Hastane Başhekimi ve Hastaneyi işleten şirket yönetimi arasındaki uyumsuzluk ve çift başlılık büyük problemlere yol açmaktadır.
Görev tanımları sağlık hizmetlerine uygun olarak düzenlenmediği için hiyerarşik yapı ortadan kalkmaktadır.
-Sağlık sisteminin odak noktasını insan sağlığı değil, şirketlerin işletim karlılığı yattığı için hasta ve kamu yararına uygun olmayan uygulamalar( TSE belgesiz cihaz kullanımı, ticari alanlarda iklemlendirme giderlerinin tahsil edilmediği…vb)
görülmektedir.
-Hastanelerin tasarımı ve bölümler arasındaki mesafenin uzaklığı mavi kod(acil müdahale) uygulamaları başta olmak üzere yatan hasta veya ayaktan hastalara sunulan hizmetlerde aksaklıklara yol açmakta ve hayati tehlike oluşturmaktadır.
-Hatalı faturalandırma ve usulsüzlükler kamu zararına yol açmaktadır.
-Şirketlerin niteliksiz ve yetersiz personel alımları nedeniyle sağlık hizmetlerinin aksaması söz konusudur.
-Yatakların doluluğu garanti edildiği için hasta sevkleri ve 112 faliyetlerinin Şehir hastanelerine yönlendirilmesine bağlı olarak iş yoğunluğunun artmasından kaynaklı tedavi hizmetlerinin etkili bir şekilde yapılmadığı görülmekte, bu uygulama devlet hastanelerinin faal çalışmasını engellemekte ve kapanmalarına sebep olmaktadır.
-Şehir hastanelerinin şehrin dışında olması nedeniyle,
hastane çalışanlarına ve hastalara ulaşım zorluğu yaratmaktadır.
-Şirketlerin taahhüt ettiği bazı işleri yapmadıkları, bunun yanında ticari faaliyet olarak kullanılan alanların sözleşmeye uygun olmayacak şekilde arttırdıkları görülmektedir.
Özellikle Türkiye’de yatak başı kapalı alan miktarının çok yüksek olması başta enerji tüketimi olmak üzere temizlik, bakım ve onarım, güvenlik vb giderlerini % 40-50 oranında arttıracağı kesindir.
Böylelikle firmaların çok daha fazla kazanç sağlayacağı , hatta bu oranın % 40 daha fazla olacağı tahmin edilmektedir.
Veriler, sistemin şirketlerin garantili ve yüksek karlılığı üzerine kurulmuş olduğunu göstermektedir.
Bu sebeple yapılması düşünülen Şehir hastaneleri eğer projeye başlanmamış ise iptal edilmeli, başlanılan ve bitirilen hastaneler ise acilen kamulaştırılmalıdır.