Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu AK Parti’den istifa ettiğini duyurdu
Mutlu Işıksu AK Parti’den istifa etti
Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, hakkındaki iddialarla ilgili partisinin zarar görmemesi adına mahkeme sonuçlanıncaya kadar AK Parti’den istifa ettiğini duyurdu. Başkan Işıksu, belediye başkanlığı görevine devam edeceğini söyledi.
Ada Davet Salonu’nda düzenlediği basın toplantısında konuşan Işıksu, gündeme dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Hakkındaki iddialara sert sözlerle yanıt veren Işıksu, yaşanan sürecin bir “kumpas” olduğunu savundu.
IŞIKSU’NUN AÇIKLAMALARI ŞÖYLE; “
Aile Krizinden İtibar Suikastine…
DAYANAKLARI?
Sözde TikTok Yazışmaları
Bir Adet Video Kaydı
Sözde TikTok Yazışmaları
Mahkemeye sunulan sayfalar ile başka yerlere servis edilen sayfalar içerik ve tarz bakımından farklıdır.
Bugüne kadar ne telefonumda ne de başka bir yerde veya şekilde hiç TikTok hesabım olmamıştır. Dolayısıyla hayatımın hiçbir noktasında ne bahsedilen kişiyle ne de başka biriyle herhangi bir TikTok yazışmamın olması mümkün değildir. Bu husus basit bir teknik inceleme ile kolaylıkla tespit edilebilir ki derdest mahkeme dosyalarında da bu açıkça ortaya çıkacaktır.

Karşı taraf (kurguyu oluşturanlar) mahkemeye sözde yazışma diye bahsettikleri hususları A4 kağıdına yazmak suretiyle ibraz etmişler ancak her nedense siyasi partiler, medya, TBMM Kefek ile Dilekçe Komisyonu ve benzeri yerlere mahkemeye sunduklarından farklı şekil ve içerikteki sayfaları sunmak suretiyle siyasi operasyonlarını icra etmek istemişlerdir.
Şu ana kadar hiçbir TikTok hesabım olmamıştır.
Bahse konu video, bir ekran kaydı videosudur
Tek görüntüleme özelliğiyle bir kişiye gönderilmiş bir fotoğrafın, başka bir cihazla ekran kaydı alınarak video haline getirilmiş gibi sunulduğu görülmektedir.
Videoda yer alan saat bilgisi gece 02.16’dır. Dolayısıyla sanki gece yarısı, elinde telefonu ile beklemek suretiyle tek görüntülemeli mesajdan video çektiği anlaşılmaktadır. Bunun yapılabilmesi için gelecek mesajdan haberdar olunması, başkasına ait olduğu iddia edilen telefonun şahısta olması ve ayrıca video çekmek için de telefonunu hazır etmek suretiyle hazır bekliyor olması gerekir ki bu dahi kurgunun açık göstergesidir.
Ayrıca videonun sonundaki tek görüntüleme ile gönderildiği iddia edilen fotoğraf kişisel arşivimde bulunmamaktadır. Dolayısıyla çekilmiş böyle bir fotoğrafım da yoktur. Kaldı ki söz konusu fotoğraf, gerçek olsa bile sıradan, normal bir fotoğraftan ibarettir ve hiçbir anlamı yoktur.
Video kaydında profil resmi olarak görünen fotoğrafım, hiçbir zaman profil resmi olarak kullanılmamıştır. Kaldı ki profil adının üzerine tıklanmak suretiyle profilin gerçekliği telefon numarası gösterilerek kanıtlanabilirdi. Her şeyi büyük bir ustalıkla kurgulayan bir kişinin böyle bir yöntemi es geçmesi çok manidardır. İşte bu bile bir kurgu olduğunun açık göstergesidir.
Videonun içeriği ile ilgili sanki iddia edilen konular gerçekmiş gibi bir intiba uyandırılmıştır.
Söz konusu video kaydının içeriğinde, birtakım isimler ve karşılarında rakamlar bulunan defter sayfası görselleri yer almaktadır. Bu sayfalara dikkatle bakıldığında bunun bir cemiyet listesi olduğu anlaşılmaktadır.
Videonun sonunda tek görüntüleme şeklinde bana ait bir fotoğraf da görünmektedir. Bu fotoğraf arşivimde olmayan muhtemelen photoshop ya da yapay zeka yöntemiyle hazırlanmış bir fotoğraftır. Kaldı ki gerçek sayılacak olsa bile hiçbir anlamı olmayan sıradan bir fotoğraftır.
Sözde TikTok yazışmalarından inandırıcı bir delil üretemediklerini düşünmüş olacaklar ki ilk bakışta okunması zor olan ve içeriği dikkatle incelendiğinde bir cemiyet listesi olduğu anlaşılan böyle bir kurgudan bile medet ummuşlardır.
Şu ana kadar hiçbir TikTok hesabım olmamıştır. Dolayısıyla içeriklerin şahsıma ait olması imkansızdır.
Sözde TikTok yazışmalarına tam güvenememiş olacaklar ki içeriği alakasız, kurgulanmış bir videodan bile medet ummuşlardır.
Şantaj Girişiminden Siyasi Operasyona…
KURGU KUMPAS TEHDİT ŞANTAJ
OLMAYAN BİR ŞEYİ
NASIL OLDU GİBİ GÖSTERDİLER?
Kimler Başlattı?
Neden ve Nasıl Yapıldı?
Kimler Yaydı?
BİZ NE YAPTIK..?
Kimler Başlattı?
Yazışma iddiasına bulunulan kişi ile boşanma sürecinde olan eş
Mahkemeye intikal eden kayıtlara göre uzun süredir boşanma, mal paylaşımı ve tazminat konusunda ailede yaşanan kaos ve kargaşanın baş aktörüdür. İfadelere ve mahkemeye sunulan ses kayıtlarına göre eşine fiziki ve ruhsal şiddet uyguladığı, mahkemede gerek boşanma ve gerekse tazminata ilişkin istediği doğrultuda sonuç alabilmek için geçmişte de eşine yönelik benzer itham ve iddiaları dile getirdiği bilinmektedir.
Serdivan’da Dünya Tiyatro Günü coşkusu
Serdivan’da Dünya Tiyatro Günü coşkusu
Ailenin en büyük kızı
Mahkemeye intikal eden kayıtlara göre annesine ait tüm sosyal medya hesaplarına ilişkin şifreler kendisinde bulunduğu bilinmektedir. Anne, kızını uygun bulmadığı mahrem bir ilişki içerisinde yakalamış ve bu ilişkiden vazgeçmesini ısrarla istediği, ilişkiden vazgeçmemesi halinde maddi destek vermeyeceğini söylemesi üzerine annesine yönelik ciddi bir öfke geliştirdiği bilinmektedir. Anne-kız ilişkisinin uzun süredir sorunlu olduğu da dosyaya yansıyan hususlar arasındadır. Bu durumun yönlendirmeye açık bir zemin oluşturduğu çok nettir. Annesinin TikTok yazışmalarını iddia eden, video kaydı çeken, kamu denetçisi toplantısında kürsü eylemi gerçekleştiren, olayı TBMM Kefek ve Dilekçe Komisyonu ile medyaya taşıyan kişidir.
Ailenin Avukatı
Süreçte taraflarla görüşmeler yapan, maddi talepleri, şantaj ve tehdit ile pazarlık girişimlerini yürüten kişidir. Kızın öz amcası ve babasının avukatı ve öz ağabeyidir.
Neden ve Nasıl Yapıldı?
Aile İçi Kriz Şahsıma Yönlendirildi.
İddialar Şantaja Dönüştürüldü.
Delil Diye A4 Çıktıları Kullanıldı.
Mahkemeye Ayrı, Kamuoyuna Ayrı İçerik Sunuldu.
Video ve Ekran Kaydı İzlenimi Oluşturuldu ve Yayıldı.
Mesele Siyasi Tasfiye Sürecine Dönüştürülmek İstendi.
Kimler Yaydı?
Kurgu, Kumpas, Tehdit ve Şantajı Yapanlar
İki Medya Mensubu
Bazı Yerel Siyasi Aktörler
Kurgu, Kumpas, Tehdit ve Şantajı Yapan
Aile Üyeleri
İki Medya Mensubu:
Köylüleri ve Bir Meclis Danışmanının Babası
Bazı Yerel Siyasi Aktörler
Kurgulanmış video kaydı WhatsApp durumundan paylaşıldı.
Konunun parti çevrelerinde ve şehir kamuoyunda konuşulmasına zemin hazırlandı.
Bazı iş adamlarına «Ya Mutlu Işıksu gidecek ya da ben gideceğim. Biz Mutlu Işıksu’yu kesinlikle partiden ihraç edeceğiz.» ve benzeri cümleler sık sık kuruldu.
Lehte açıklama yapmak isteyenler bazı siyasi aktörlerin girişimleri engellendi.
Aleyhte haber yapmaları için medya mensuplarına baskı kuruldu.
Söz konusu aktörler, aile üyelerine akıl verip motive ettiği gibi konunun sağda solda anlatılarak yayılmasını sağlamıştır.
Bazı muhtarlara söz konusu bu konunun köpürtülerek anlatıldığı hatta anlatılırken bizzat şahsımı karalama mülahazasıyla hareket edildiği bilinmektedir.
Bu aktörlerden birinin; uzun süredir şahsıma yönelik adeta düşmanca tavırlar sergilediği, 2024 yerel seçim sürecinde şahsımı yıpratıp yerime geçebilmek için uydurma belgeler oluşturduğu ve bu belgeleri muhalefet partilerine götürerek şahsımla ilgili karalama kampanyası yürüttüğü, Adapazarı Belediye Başkan Adaylığı için muhalif partilerle görüştüğü ancak sonuç alamayacağını gördüğünden adaylıktan vazgeçtiği Sakarya kamuoyunca net bir şekilde bilinmektedir.
Tüm bunlar çok açık ve nettir. Hatta şahitli ve ispatlıdır.
DİKKAT ÇEKEN BAZI TESPİTLER
Sanık avukatın önceye dair sabıkası vardır.
Sanığın 05.04.2013 yılında TCK 106/1-2’ye göre ceza aldığı sabıka kaydında mevcuttur.
TCK Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
TCK Madde 106- (2) Tehdidin; Silahla kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle birden fazla kişi tarafından birlikte, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, işlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2026/24 esas sayılı dosya ile “Şantaj ve Görevi Kötüye Kullanma” suçundan SANIK hakkında dava açılmıştır.
09 Mart 2026 tarihli kararda Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın “Şantaj ve Görevi Kötüye Kullanma” suçunu işlediği, iddia ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, hakkında son soruşturmanın açılmasına yeterli delil elde edilmiş olup, yargılamanın Sakarya Ağır Ceza Mahkemesinde yapılmasına karar vermiştir.
YALANLAR GERÇEKLER
Şantaj yapılmadı (Sanık Avukatın beyanı)
Şantaj yapıldı (Ses kayıtları ve tanık beyanı)
TikTok yazışmaları var. Hiçbir zaman TikTok hesabım olmadı.
İddia edilen kişi belediye başkan yardımcısı yapıldı. Hiçbir zaman belediye başkan yardımcısı olmadı.
İddia edilen kişi ile birlikte yurt dışına gidildi. Hiçbir zaman birlikte ya da aynı anda yurt dışına gidilmedi (Pasaport kayıtlarından anlaşılacaktır)
Belediye başkanı araba aldı. (Kızın iması) Böyle bir şey asla olmamıştır. Olması da mümkün değildir.
Konuyu bilen teyze sus payı olarak işe alındı (Kızın beyanı) Kızın teyzesi hiçbir zaman belediyede işe alınmadı ve belediyede çalışmadı.
Bir yerel siyasinin danışmanı, 13 Şubat’ta gazetecileri arayarak «Genel Merkezden yazı geldi Mutlu Işıksu partiden ihraç ediliyor. Bunu haber yapın» dedi. Ayrıca gazetecilere «Tebligatı da Mutlu Işıksu kabul etmedi» dedi. Belirlenen tarihte İl Başkanlığına böyle bir yazının gelmesi mümkün değildir. Neticede ilgili kişi yalan beyanlarda bulunmuştur ve mahkeme süreci işletilecektir.
Belediye Başkanı eşinden boşandı. Belediye başkanı ile eşi arasında buna dair zerre sorun söz konusu olmadı. Zira eşi süreçte nasıl bir kumpas yapıldığını en net anlamak suretiyle eşine en büyük desteği sağladı.
BİZ NE YAPTIK?
Şantaj girişimlerine boyun eğmedim ve konuyu derhal yargıya taşıdım.
Şantaja boyun eğmedim, pazarlığa girmedim, direkt savcılığa gittim (Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı).
Asliye Hukuk Mahkemesinde manevi tazminat davası açtım (18 Aralık 2025).
Basın toplantısı düzenleyerek her şeyi şeffaf bir biçimde ortaya koydum (14 Şubat 2026).
Basın toplantısı yaptığım günün akşamı aracılarla şahsıma uzlaşma teklif edildi ancak herhangi bir pazarlığa girmedim ve çözüm yolu olarak mahkemeyi gösterdim (Bu konuya ilişkin de suç duyurusunda bulunuldu).
Şeffaf bir şeklinde kamuoyunun karşısına çıktım.
Milletimizle birlikte hep sahada çalışmaya devam ettim.
Bu süreçte görev ve sorumluluk bilinciyle şantaj ve algı operasyonu girişimlerine rağmen Adapazarı için çalışmaya, hemşehrilerimle buluşmaya ve hep sahada olmaya devam ettim.
İDDİALARI ÇÜRÜTEN BAZI DELİL VE EMARELER
Şantaja zemin oluşturan içerikleri kurguladığını görerek suç duyurusunda bulunduğumuz kızın duygu dünyasına ilişkin çok net soru işaretleri söz konusudur (Hem anne hem de sanık avukat amca birçok belgede kızın psikiyatrik tedavi geçmişi bulunduğuna ilişkin beyanları vardır ve bu durum hastane kayıtları incelendiğinde zaten ortaya çıkacaktır).
Şahsıma ait TikTok hesabımın olmaması ve TikTok uygulamasının hiçbir zaman yüklenmemiş olması (Her ne kadar tüm bu içeriklerin TikTok üzerinden yapıldığı söylenmişse de şahsıma ait TikTok hesabımın olmaması kurgularını boşa çıkaran bir unsurdur).
İddialarının en önemli delili diye yaydıkları video kaydının meseleyle alakalı olmadığının anlaşılmış olması (Söz konusu video kaydının içeriğinde, birtakım isimler ve karşılarında rakamlar bulunan defter sayfası görselleri yer almaktadır.)
Sanığa ait ses kayıtları (Söz konusu bu ses kayıtları ilk önce inkâr edilmesine rağmen kayıtlar savcılığa sunulup savcılıkça atanan bilirkişi tarafından doğruluğu tespit edilmesiyle sanık da ses kayıtlarının kendisine ait olduğunu kabul etmiştir).
Sonuç olarak çok net ifade etmem gerekirse:
Hiçbir şekilde içinde olmadığım bir kumpasla maalesef karşı karşıyayım.
Bu süreçte en çok da içimizdekilerin; kumpası kuranları teşvik eden, kumpası yayan ve köpürten yaklaşımları beni çok üzdü. Hele hele bu kişilerin, sorumluluk makamındaki kişiler olması bana gerçekten çok büyük bir hayal kırıklığı yaşattı.
Mahkeme nezdinde her şeyin açık bir şekilde ortaya çıkacağından Allah’ın izniyle yüzde yüz eminim.
Bu kumpası kuranlar, yayanlar ile siyasi bir linç ve operasyon aracı haline getirenleri Allah’a havale ediyorum.
Davamızın ve partimizin bundan sonraki süreçte zarar görmemesi için mahkeme neticeleninceye kadar her zaman gönülden bağlı olduğum, üyesi ve neferi olmaktan onur ve gurur duyduğum partimden şimdilik istifa ediyorum.
Şehrin kalbi Adapazarı’mız için tüm gayretimle çalışmaya ve milletimize hizmet etmeye devam edeceğim inşallah