Ankara Barosu başkanlığına Mustafa Köroğlu seçildi.

Ankara Barosu başkanlığına Mustafa Köroğlu seçildi.

Ankara Barosu’nun 67. Olağan Genel Kurulu, Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde yapıldı.

Genel kuruldaki başkanlık seçiminde Avukat Hakları Grubu’ndan Hakan Gönenç, Demokratik Sol Avukatlar Grubu’ndan Mustafa Köroğlu, Özgürlükçü Çağdaş Avukatlar Grubu’ndan Linda Sevinç Hocaoğulları yarıştı.

Seçimde, 7 bin 416 oy alan Demokratik Sol Avukatlar Grubu adayı Mustafa Köroğlu, Ankara Barosu Başkanlığı’na seçildi.

Genel kurulda, Hakan Gönenç 1804 oy, Linda Sevinç Hocaoğulları ise 1489 oy aldı.

MUSTAFA KÖROĞLU
AVUKAT

Ankara Barosu (2002)
Eğitim
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi (2001)

Yabancı Dil İngilizce
E-posta:mustafa@koroglu.av.tr

Diğer Bilgiler
2019 yılında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Hukuk Fakültesin de “Avukatlık Hukuku” dersi Öğretim Görevlisi olarak görev yapmaya başlamıştır.

2002-2004 yılları arasında Ankara Barosu Meslek içi Eğitim Kurulu yazmanlığı görevlerinde bulundu ve mesleki atölye ve panel çalışmaları düzenlenmesinde görev aldı.

2004 yılında Banka ve Ticaret Hukuku Enstitüsü tarafından düzenlenen “Enerji Hukuku” sertifika programına katılarak başarı ile tamamladı

2004-2006 yılları arasında Ankara Barosu Sinema Kulübü ve Ankara Barosu Dergisi Yayın Kurulun da Üye olarak görev yaptı.

2010-2016 yılları arasında Ankara Barosu Staj Kurulun da danışman avukat ve eğitmen olarak görev yapmış ve sırası ile yazman üye, Başkan Yardımcısı ve son olarak Kurul Başkan’lığı görevlerinde bulunarak kesintisiz olarak 6 yıl süre ile görev yaptı.

2014-2016 yıllarında Ankara Barosu TBB Delegesi olarak görev yaptı.

2015 yılında Ankara Barosu ile TOBB Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından Cezaevleri alanında yapılan “Hukuk Kliniği” çalışmasını gerçekleşmesine öncülük etti.

2012 ve 2016 yıllarında Ankara Barosu tarafından düzenlenen Uluslararası Hukuk Kurultaylarında, Kurultay Düzenleme Kurullarında görev aldı

05 Nisan Avukatlar Günü Etkinlikleri kapsamında 30.03.2015 tarihinde “Geçmişten Geleceğe Staj ” konulu panelde konuşmacı olarak yer aldı

26 Mayıs 2015 tarihinde “İran ve Türkiye’de Avukatlık Mesleği ve Avukatlık Stajı” konulu panelde konuşmacı olarak yer aldı

2016 yılında düzenlenen Ankara Barosu Hukuk Kurultayın da “MESLEK ÖNCESİ EĞİTİM (AVUKATLIK STAJI)” başlıklı oturumda konuşmacı olarak yer aldı

12.02.2016 Tarihinde Türkiye Yazarlar Sendikası ile Ankara Barosu tarafından ortaklaşa düzenlenen “Ankara Adalet’i Sorguluyor” konulu panelde konuşmacı olarak yer aldı.

2010-2016 yılları arasında Ankara Barosu Staj Kurulu tarafından hazırlanan “Hukuk Gündemi” isimli dergide çeşitli konularda makale ve yazıları yayınlandı

2012 yılında “Avukatlık Hukuku Uygulama Örnekleri( TBB Disiplin Kurulu ve Yargıtay Kararları Doğrultusunda) isimli yayını Ankara Barosu Yayını olarak basıldı ve yayınlandı.

Bolu, Eskişehir, Kayseri, Adana Barolarınca düzenlenen Avukatlık Hukuku, Hukukta Metod konulu konferanslara ve eğitim çalışmalarına konuşmacı ve eğitmen olarak katılmıştır.

Ankara Barosu’nun 7 ay önce

Avukat Hakları Grubu Ankara, başkan adayını açıklayan Ankara Barosu Başkan Adayı Hakan Gönenç .

‘LÜKS BALIK LOKANTALARINDA DEĞİL, MESLEKTAŞLARIMIZIN YANINDA OLACAĞIZ’

Gönenç,

Avukatlık mesleğini masa başında değil, adliyelerde koşturarak yaptığını ifade eden Gönenç, “Baroyu basamak olarak görmeyeceğiz. Parasal çıkar gütmeyeceğiz. Kapalı kapılar ardında gizli hesaplar yapmayacak, şeffaf olacağız. Güç sarhoşluğu ve makam hırsı ile görevden almalara izin vermeyeceğiz. Makam odalarımızda değil sahada olacağız. Lüks balık lokantalarında, hafta sonu brunchlarında değil, sıkıntı yaşadıkları yerlerde meslektaşlarımızın yanında olacağız” dedi.

‘ÇOKLU BARO UYGULAMASININ TOZLU RAFLARDA YERİNİ ALMASI İÇİN ÇALIŞACAĞIZ’

Ankara Barosu Başkanı seçilmesi durumunda kimsenin boyunduruğunda olmayacağını, siyasi partilerden asla medet ummayacağım kaydeden Gönenç, şunları söyledi:

“Baronun parçalanmasına yol açan, Ankara Barosu’nu avukatın barosu olmaktan çıkaran uygulamalara izin vermeyeceğiz. Çoklu baro uygulamasının tarihin tozlu raflarında yerini alması için çalışacağız. Son söz olarak; ben değil biz varız.”

Ankara Barosu’nun tek kadın adayı: Linda Sevinç Hocaoğulları

NE  DEMİŞTİR

‘MÜCADELEYİ TAVİZSİZ VERECEK BİR BAROYA İHTİYACIMIZ VAR, ANKARA BAROSU BU KONUDA KÖTÜ BİR SINAV VERDİ’

Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasal, toplumsal, ekonomik kriz ortamı avukatları tüm diğer yurttaşlar gibi etkilerken mesleğimizi de bu ortamda ifa etmeye çalışıyoruz. Yaşadığımızı mesleki sorunların tamamının bu tabloyla bağlantısı var. Emek değersizleştirilirken emeği, doğa yağmalanırken doğayı, kadınlar katledilirken yaşamlarımızı savunuyoruz. Adalete erişmek isteyenlerin sesi olma mücadelesi veriyoruz. Bugün avukatlar olarak toplumsal adalet mücadelesinin parçasıyız o nedenle bu mücadeleyi tavizsiz verecek bir baroya ihtiyacımız var. Ne yazık ki Ankara Barosu uzun süredir bu konuda kötü bir sınav verdi. Mağdurun kimliğine bakarak işkence karşısında bile gerektiği gibi duramadı. Özgürlükçü Çağdaş Avukatlar olarak insan hakları, demokrasi, adalet mücadelesinde yıllardır yer alıyoruz. Bu birikimimizi Baromuza taşıyacağız.

‘AVUKATLARIN YARIYA YAKINI KADIN OLMASINA RAĞMEN SADECE DOKUZ KADIN BARO BAŞKANI VAR’

Avukatların yarıya yakını kadın olmasına rağmen bugün sadece dokuz kadın baro başkanı var. Daha eşitlikçi olması beklenen barolar ve Ankara Barosu bugüne kadar eril bir anlayışla yönetildi.  Cinsiyetçi söylem ve pratikler baro işleyişlerinde de hakim. Ancak bir süredir kadın mücadelesinin birikimi kendisini Barolarda da gösteriyor. Artık kadınlar söz ve karar haklarının yok sayılmasını, emeklerinin yok sayılmasını kabul etmiyor. Bu nedenle güçlü bir değişim süreci içerisinde olduğumuzu söyleyebiliriz. Kadın avukatlar olarak yaşadığımız sorunların yok sayılmasını, silikleştirilmesini kabul etmediğimiz gibi çözümün de öznesi olduğumuzu ifade ediyoruz.

‘ÖÇAV OLARAK EŞİTLİĞİ TEMSİL EDİYORUZ’

Bu anlamda Ankara Barosunda attığımız adımlar var. ÖÇAV’ın katkısıyla Ankara Barosu Toplumsal Cinsiyete Dayalı Ayrımcılık, Şiddet, Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı Politika Belgesi oluşturuldu. Ankara Cinsel Şiddete Karşı Destek ve Dayanışma Birimi Kuruldu. Şimdi sıra politika belgesinin gereğinin yerine getirilmesinde ve birimin işletilmesinde. Nitekim mevcut yönetim anlayışı bu yönde adım atmadı. Baroların eril yapısının değişmesinin güvencesi kadınların yönetim organlarında yer alması.

Kadın avukatlar eril yönetim anlayışını kabul etmediklerini söylediler. Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu öncesinde eşitlikçi baro talebini Türkiye genelinde topladığımız imzalarla ifade ettik.  Özgürlükçü Çağdaş Avukatlar olarak bu değişimi, eşitliği temsil ediyoruz.

‘İKTİDAR TEMEL HAKLARIN TAMAMINA SALDIRIRKEN HALKI SAVUNMASIZI BIRAKMAK İSTİYOR’

İktidar temel hakların tamamına saldırırken halkı savunmasızı bırakmak istiyor. Avukatlık mesleğine yönelik saldırının, itibarsızlaştırmanın temel nedeni halkı savunmasız bırakmak. Çoklu Baro düzenlemesi de aynı anlayışla getirildi. Avukatların müvekkilleriyle özdeşleştirilmesi, bu gerekçeyle yargılamalara maruz bırakılması gibi pratiklerle karşı karşıya kalıyoruz.

‘RUHSAT GASPI SAVUNMAYI DENETLEMENİN BİR ARACI OLARAK KULLANILIYOR’

Bildiğiniz üzere ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve ÇHD üyelerinin yargılandığı davada hukuka aykırı delillerle karar verilmek isteniyor. OHAL’den bu yana yaşadığımız ruhsatsız avukatlar sorunu var. Ruhsat gaspı savunmayı denetlemenin, aslında üniversiteden başlayarak ifade ve örgütlenme özgürlüğünü engellemenin bir aracı olarak kullanılıyor. İtibarsızlaştırma avukatlara yönelik şiddetin artması sonucunu doğuruyor. Şiddet ve müdahale ‘ben devletim’ diyen kolluk görevlilerinden geldiği gibi vatandaşlardan da gelebiliyor. Bu nedenle bu saldırılara karşı sistematik bir mücadele vermek gerekiyor. Burada savunduğumuz mesleğimiz ve geleceğimiz oluyor.

‘PANDEMİ AVUKAT YOKSULLUĞUNU DAHA GÖRÜNÜR KILDI’

Avukatlık mesleği uzun süredir bir dönüşüm geçiriyor. Bir yanda büyük avukatlık şirketleri büyürken bir yanda açık tutulmayan çalışan bürolarımız var. Pandemi süreci bu dönüşümü ve avukat yoksulluğunu daha görünür kıldı. Ekonomik kriz yaşanan sorunları derinleştirdi. Avukatlar da tüm diğer yurttaşlar gibi ekonomik krizden yoksullaşarak, eski yaşam standartlarını sürdüremeyerek etkileniyor.

81 Baronun CMK ücretlerinin asgari ücret tarifesiyle eşitlenmemesi talebiyle bağlı olarak açıkladıkları eylem programı avukatların yoksullaşmaya karşı tepkisinin bir sonucu. Avukatlık Asgari ücret Tarifesi güncellemekle birlikte CMK ücretlerinde bir iyileştirme sağlanamadan eylem programı durduruldu. Özgürlükçü Çağdaş Avukatlar olarak CMK ücretlerinin avukatlık asgari ücret tarifesiyle eşitlenmesi, CMK ücretinden alınan KDV’nın sıfırlanması ve karşı taraf vekalet ücretinin CMK görevini sürdüren avukata ödenmesi talepli çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yoksullaşma karşısında verilecek mücadelenin bir ayağını kendi emeğimize sahip çıkacak bir mücadelenin sürdürülmesi oluşturacak.  

‘YOKSULLAŞMA AVUKATLARIN İŞÇİLEŞME SÜRECİNİN PARÇASI’

Yoksullaşma avukatların işçileşme sürecinin parçası. Avukatın işçisi olur mu denilen günlerden SGK’lı çalışma dışında tevkil gibi farklı bağımlı çalışma biçimlerinin arttığı, herkesin işçi avukatların sorunlarını konuştuğu bir sürece girdik. Yoksullaşma geçici bir sorun değil. Öncelikle bu sorunun kabulü, yoksullaşmanın, işçileşmenin mesleğimizdeki görünümlerinin somut verilerinin tespiti gerekiyor. Sorunun varlığını tespit edip hangi biçimler aldığını somut verilerle ortaya koyduğumuzda çözüm geliştirmek daha kolay olacak. Baromuz bugüne kadar yoksullaşma ile ilgili bir çalışma yürütmedi, işçi avukatların sorunlarının çözümü için sistematik bir çalışma sürdürmedi. Özgürlükçü Çağdaş Avukatlar olarak Ankara Barosu İşçi Avukat Hakları Merkezi’ni, meslek örgütümüzün işçi avukatların yaşadığı sorunların çözümü için aktif bir yapıya dönüştüreceğiz.

‘BARO PARÇALI ADLİYE SORUNUNU GÜNDEME GETİRMEKTE BAŞARISIZ OLDU’

Tek adliye talebi bugün bütün meslektaşlarımızın ortak talebi. Parçalı adliye sorunu öncelikle çözülmesi gereken sorunlarımızdan. Tek adliye ihtiyacının avukatların ve yurttaşların ihtiyaçları birlikte gözetilerek, ilgili meslek örgütlerinin görüşleri alınarak bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor. Baromuz bugüne kadar, sadece avukatları değil tüm yurttaşların adalete erişimi hakkıyla ilgili olan parçalı adliye sorununun gündeme getirilmesi, iktidarın adım atmaya zorlanması konusunda yetersiz kaldı.

‘TEK ADLİYE TALEBİYLE TOPLADIĞIMIZ İMZALARI PAZARTESİ GÜNÜ ADALET BAKANLIĞINA SUNACAĞIZ’

Ancak sorun idare edilebilir boyutun da çok ötesinde. Bizler Özgürlükçü Çağdaş Avukatlar olarak parçalı adliye sorununun çözümü için, öncelikle meslektaşlarımızın parçalanmaya ve mekanların fiziki yapısına bağlı yaşadığı sorunları görünür kılarak, meslektaşlarımızın sorunun çözümü konusunda talep ve duyarlılığını harekete geçirerek, gerektiği yerde toplu eylem hakkımızı kullanarak, yurttaşların desteğini alarak, ilgili meslek örgütlerinin de katkısıyla bu sorunun çözümü için seferber olacağız. 
Bu süreçte farklı adliyelerin yarattığı parçalanmanın bizleri her gün boğuştuğumuz onlarca sorun karşısında yalnız bırakmasını engelleyecek, avukatları yan yana getirecek, dayanışmayı büyütecek faaliyetler örgütleyeceğiz.

Son olarak bu konuyla ilgili geçtiğimiz aylarda tek adliye talebiyle topladığımız imzaları Pazartesi günü Adalet Bakanlığına sunacağımızı belirtmek isterim. 

Etiketler

Fehmi Duman