Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Pampal: Kırılmalar devam edecek

Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Pampal: Kırılmalar devam edecek

Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Süleyman Pampal, Hatay Defne merkezli 6.4’lük depremin, Kahramanmaraş depremlerinin tetiklemesi sonucu oluştuğunu söyledi. Pampal, “Çünkü birbirinin devamı niteliğinde yırtılma, kırılma devam ediyor. Maalesef bu kırılmalar devam edecek” dedi.

Prof. Dr. Süleyman Pampal, 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin ardından Hatay Defne’deki 6.4’lük depremin beklenen deprem olduğunu söyledi. Prof. Dr. Pampal, 6.4 ile İskenderun Körfezi’nin doğu tarafından Kıbrıs açıklarına doğru güneye devam eden Antakya fayının kırıldığını belirterek, “Orada çok sayıda fay var; kırılıyor ve birbirlerini tetikliyor. Orta büyüklükte yıkıcı, yıkıcı olmayan bağımsız depremler oluşabilir; nitekim oluşuyor. 7.7’lik deprem Pazarcık’tan başlayıp güneye Hatay’a kadar inen, Hatay’ın hemen yakın kuzeyine kadar gelen, kuzeyde de Adıyaman’a Çetinkaya’ya kadar giden fay bölgeyi öyle bir örseledi ki; çevrede de birbirine paralel, ana faya oranla daha küçük ölçekli çok sayıda fay var. Bunlar kırılıyor. Ayrıca o depremden sonra güneyde ve kuzeyde yeni yıkıcı depremler bekleneceğini dile getiriyoruz” dedi.

‘İKİ BÜYÜK DEPREM KUZEYE STRES YÜKLEDİ’

Prof. Dr. Pampal, Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin etkisinin kuzeye stres yüklediğini ifade ederek, “Malatya, Ovacık fayları, Bingöl’ün güneyi, kuzeyi ve Yedisu fayı, Erzincan, Karlıova arasında, güneyde de Hatay civarının stres yüklendiğini ve yıkıcı deprem yaşanabileceğini belirtiyorduk. Nitekim bu 6.4’lük deprem ile oldu. Bu bir şans, daha büyük depremler de olabilirdi. Çünkü Ölüdeniz fayının Hatay’dan itibaren güneye doğru Suriye, Ölüdeniz, Lübnan ve İsrail üzerinden Akabe Körfezi’ne kadar gittiğini biliyoruz. Buralar daha önce kırılmış 8 ve üzeri çok yıkıcı depremler yaşamış bu ülkeler. Bu faydan kaynaklanan depremlerden Mısır dahil büyük hasarlar almış. O nedenle Hatay bundan sonra da gelecekte; bu yakın veya uzak da olabilir yine güneyinde olacak depremlerden etkilenecek” diye konuştu.

‘MAALESEF SÜRE KISALDI’

Kahramanmaraş merkezli depremlerin Hatay Defne’deki 6.4’lük depremi tetiklediğini söyleyen Prof. Dr. Pampal, şunları kaydetti:

Her iki depremin aktivitesi özellikle güneydeki depremin aktivitesi Hatay depremini tetikledi. Çünkü birbirinin devamı niteliğinde yırtılma, kırılma devam ediyor. Maalesef bu kırılmalar devam edecek. Kuzeyde de kırılacak yeni yerler var. Stres zaten yüklenmiş, kırılacak duruma gelmiş. Şimdi yeni stres transferleri, yeni hırpalanmalar, örselenmeler; maalesef bölgenin depremselliği bir süre daha devam edecek. Aynı fay hattının kuzey ve güney devamı Hatay civarı, hem Doğu Anadolu fayının İskenderun Körfezi’ne doğru giden bir parçası var, bu Antakya fayı da denizin içerisine doğru devam ediyor. Burası hala bir miktar daha kırılabilir. Ama Ölüdeniz fayı da Hatay’dan güneye doğru devam ediyor; kırılmayan kısımları var. Orada da tetiklenme ve yeni depremler mümkün. Malatya, Ovacık fayı ve Bingöl’ün güneyi ile kuzeyinde kırılmamış fay parçalarıyla, Kuzey Anadolu fayının doğu ucundaki Yedisu fayının kırılma ihtimali yükseldi. Maalesef süre de kısaldı.

‘DOMİNO ETKİSİ BAŞLADI’

Antakya fayının Doğu Anadolu fayının devamı olduğuna işaret eden Prof. Dr. Pampal, “Bu bölgedeki diğer faylar da olumsuz etkilendi. En yakını Ölüdeniz fayı, Hatay’ın altından geçen, güneye doğru Akabe Körfezi’ne giden fay. Bu muhtemelen Hatay’ı da içine alan Suriye bölgesi öncelikli olmak üzere; çünkü domino etkisi gibi gidiyor, öyle başladı; sonra Lübnan, İsrail bölgesini etkileyecek. Tabii bizi de etkileyecek. Bölgesel yıkıcı etkisi olacak bir fay. Çok uzak olmayabilir; ama ne zaman olur bilmiyoruz. Süreç 2 sene önce Elazığ, Malatya’yı vuran Sivrice-Pütürge depremi ile başlamıştı. Ondan sonra sıklıkla gündeme getiriyorduk; ‘sismik boşluk durumuna gelmiş, yeni kırılma süresini doldurmuş, aşmış her an kırılabilir, dikkat edelim, bu Doğu Anadolu fayı tekin bir fay değildir, harekete geçti, yırtılma, kırılma başladı’ diye. Burası 3 levhanın kesiştiği yer. Burada bin ve bin 500 kilometrelik faylar kesişiyor. Biri Doğu Anadolu fayı, Ölüdeniz fayı ile birlikte öbürü Kuzey Anadolu fayı Karlıova, Bingöl’de kesişiyor. Burası dünyanın en tehlikeli, en aktif bölgesi. O nedenle bu depremler oldu. Bu depremlerin etkisiyle çevredeki fayların kırılma süreci kısaldı. Bundan sonra da deprem olursa bizim için asla sürpriz olmaz. ‘Sismik boşluk’ dediğimiz kısım Bingöl civarında Karlıova-Erzincan arasında var. Biraz batıda Malatya ve Ovacık fayının kırılma ihtimali var” dedi.

PROF. DR. SÜLEYMAN PAMPAL KİMDİR?

Akademisyen, Prof. Dr. Jeoloji Mühendisi, Deprem Uzmanı, Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi.1955 yılında Adana Kadirli’de doğan Prof. Dr. Süleyman Pampal, 1972 yılında Kadirli Lisesi’nden, 1977 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 1978 yılında aynı bölümde yüksek lisans eğitimini tamamladı. 1983 yılında Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı’ndan doktora derecesini, 1984 yılında Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Geoteknik Anabilim Dalı’nda yardımcı doçentlik, 1989 yılında doçentlik ve 1995 yılında ise profesörlük unvanlarını aldı

İş Deneyimi

1985-1989 G.Ü.M.M.F. İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcılığı

1989-1991 G.Ü.M.M.F. İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanlığı

1992-1995 G.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcılığı

1994-(Devam Etmekte) G.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Trafik Planlaması Ve Uygulaması Anabilim Dalı Başkanlığı

1995-1996 G.Ü.M.M.F. Dekan Yardımcılığı

1996-2000 G.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü

Araştırma Projeleri

2000 Eti Bor (Kütahya-Emet) ÇED Raporunu hazırlanmasında görev aldı.

2000 Posta İşletme Merkezi, Marmara Bölgesinde bulunan yapıların deprem sonrası onarım-güçlendirme projesini yürüttü.

2000 TBMM için hazırlanan “21. dönem milletvekillerinin ülkedeki trafik sorununa bakışı” konulu çalışmayı yönetti

1999 Teaş, Marmara Bölgesinde bulunan yapıların deprem sonrası onarım-güçlendirme projesini yürüttü.

1999 Karayolları Genel Müdürlüğü ve Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü tarafından yapılan “yoldan yararlananların trafik eğitimi” ne ilişkin dikkatlerin çekilmesi ve riskler hakkında bilgilendirilmesini amaçlayan “trafik eğitimi kampanya materyallerinin hazırlanması” çalışmasını yönetti.

1998 Dalaman Havalimanı ÇED raporunun hazırlanmasında görev aldı.

1998 İzmir Adnan Menderes Havalimanının ÇED raporunun hazırlanmasında görev aldı.

1998 Adana-Seyhan’da orta hasarlı betonarme binaların onarım-güçlendirme çalışmalarında görev aldı.

1996 Konya Çimento Fabrikası Ek Klinker Tesisleri ÇED raporunun hazırlanmasında gören aldı.

1995 Baştaş Çimento Fabrikası 4000 t/gün klinker kapasiteli çimento üretim tesisi ÇED raporunun hazırlanmasında görev aldı.

1995 Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü tarafından Ankara büyükşehir belediyesi için hazırlanan, “Ankara katlı kavşaklarının fiziki deformasyonlarının tespiti” çalışmasında görev aldı.

1992 Erzincan’da 3. Ordu’ya ait binalarda meydana gelen hasarlar ve onarım güçlendirme projeleri ile kapalı spor salonu deprem hasarlarının giderilmesi çalışmalarında yer aldı.

1989 “Erdemli (Mersin)-Ereğli (Konya) –Karaman Arasında Kalan Torosların Jeolojisi” adlı projeyi yürüttü ve raporunu hazırladı.

Ödüller ve Burslar

“Bilimsel Yayınları Teşvik Ödülü” Tübitak, B. O2. 1. Bak. 0. 62. 00. 00. Bytp. 21.,. Ankara

Etiketler

Editor 54