23 NİSAN’DA HATAY’DA ÇOCUKLAR YALNIZ BIRAKILMADI
23 NİSAN’DA HATAY’DA ÇOCUKLAR YALNIZ BIRAKILMADI
Hatay’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında çocuklara yönelik destek çalışmaları sahaya taşındı. 6 Şubat depremlerinin ardından bölgede devam eden ihtiyaçlara odaklanan programın ilk gününde, konteyner kentte çocuklar için atölye çalışmaları, oyun alanları ve sosyal etkinlikler gerçekleştirildi. Program kapsamında ayrıca, İstanbul’daki öğrenciler tarafından Hatay’daki yaşıtlarına yazılan mektuplar çocuklara ulaştırıldı. 23–25 Nisan tarihlerini kapsayan süreçte, program sanat projeleri ve eğitim faaliyetleriyle devam edecek. Çalışmalarla birlikte çocukların sosyal, duygusal ve akademik gelişimlerinin çok yönlü olarak desteklenmesi hedefleniyor.
6 Şubat depremlerinin ardından çocukların en çok ihtiyaç duyduğu alanlardan biri olan sosyal ve psikolojik destek, 23 Nisan’da Hatay’da sahaya taşındı. Bu yıl bayram, törenlerden çok çocuklara doğrudan temas eden çalışmalarla öne çıktı.
Feyziye Mektepleri Vakfı (FMV) Işık Okulları ve Polat Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen program kapsamında, Samandağ’da çocuklara yönelik çok katmanlı bir destek süreci başlatıldı.
Kutlamadan Öte Sahada Destek
23 Nisan günü Samandağ Polatköy Konteyner Kent’te gerçekleştirilen etkinliklerde, çocuklara yönelik atölyeler, oyun alanları ve üretim temelli çalışmalar düzenlendi.
Maske boyama, resim ve yaratıcı etkinliklerle çocukların hem sosyalleşmesi hem de duygularını ifade edebileceği alanlar oluşturuldu. Aynı gün içerisinde çocuklara kırtasiye ve kitap setleri ulaştırılırken, 115 haneye yönelik destek çalışmaları da sahada hayata geçirildi.
Çocuklar Birbirine Umut Yazdı
Program kapsamında öne çıkan başlıklardan birini, farklı şehirlerdeki öğrenciler arasında kurulan doğrudan iletişim oluşturdu. FMV Ispartakule ve Florya Işık Ortaokulu 8. sınıf öğrencileri, LGS sürecine hazırlanan Hatay’daki yaşıtlarına hitaben kaleme aldıkları mektupları bölgeye ulaştırdı. Aynı sınav dönemini deneyimleyen öğrenciler, bu mektuplar aracılığıyla hem kendi süreçlerine dair duygularını aktardı hem de karşılıklı bir motivasyon alanı oluşturdu.
Gönderilen mektuplar, öğrenciler arasında yalnızca bir mesajlaşma değil, ortak bir deneyim üzerinden gelişen güçlü bir dayanışma ve psikolojik destek örneği olarak sahada karşılık buldu.
