Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10. Dünya Türk İş Konseyi Kurultayı’na katıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10. Dünya Türk İş Konseyi Kurultayı’nda yaptığı konuşmada, “Türk dünyası, gerisindeki yeniliğe ve gelişmeye açık muhteşem medeniyet birikimi, güçlü devlet geleneği, sağlam sosyal yapısı, vizyoner sivil toplum kuruluşlarıyla âdeta yeni bir uyanış, yeni bir şahlanış içindedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen 10. Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Kurultayı’nda katılımcılara hitap etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, “Türk Devletleri Teşkilatı: 5 Devlet Tek Diaspora” uhdesiyle toplanan kurultayın hayırlara vesile olması dileğinde bulundu.
Kurultay’da yapılacak konuşmaların, tartışmaların ve alınacak kararların herkes için yeni bir dönemin başlangıcı olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları aktardı: “Türk Devletleri Teşkilatı ile Dünya Türk İş Konseyi arasında imzalanacak protokolün hayırlı olmasını diliyorum. Her iş gibi Türk Devletleri Teşkilatının siyasi gücünü ve etkinliğini artıracak olan hususların başında ekonomi alanında katedeceği ilerleme geliyor. Dünya Türk İş Konseyinin yapılacak anlaşmayla teşkilatımızın âdeta bir parçası hâline gelecek olmasını bu bakımdan çok önemli görüyorum.”
Kurultayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Buradaki şu güzel görüntünün verdiği mesajın dalga dalga tüm dünyaya yayılacağına yürekten inanıyorum. Bugün burada hem Anadolu’dan çıkıp dünyanın dört bir yanına dağılan Türk diasporasının hem Türk dünyasındaki kardeşlerimizin ve onların diasporasının hem de İslam dünyasından kardeşlerimizin temsilcileriyle bir aradayız. Sadece Türk diasporası dediğimiz diğer ülkelerde yaşayan, çalışan, eğitim gören Türkiye kökenli insanlarımızın sayısının 8 milyonu bulduğunu düşünürsek üzerinde yükseldiğimiz zeminin önemini daha iyi anlayabiliriz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Buna Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkmenistan, Macaristan gibi Türk Devletleri Teşkilatı üye ve gözlemci devletleri de dahil etmeliyiz. Böylece karşımızdaki resim çok daha anlamlı hâle gelecektir. Tabii Batı Trakya gibi, Balkanlar gibi, Kafkaslar’daki diğer kardeş topluluklar gibi soydaşlarımız ile İslam dünyasını ve onların diasporasını bu fotoğraftan ayrı tutamayız. Ana vatanları ve diasporasıyla birlikte burada temsil edilen gücün büyüklüğünü sadece bizler bilmiyoruz, bu tabloyu kendi çıkarlarına tehdit olarak görenler de aynı gerçeğin farkındalar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının gerisindeki yeniliğe ve gelişmeye açık muhteşem medeniyet birikimi, güçlü devlet geleneği, sağlam sosyal yapısı, vizyoner sivil toplum kuruluşlarıyla âdeta yeni bir uyanış, yeni bir şahlanış içinde olduğunu anlatarak, “Önce fikir olarak ortaya çıkan, sonra eyleme dönüşen, nihayet hedeflere adım adım yaklaşma safhalarından oluşan bu süreci rahmetli Cemil Meriç’in o veciz ifadesiyle şu şekilde tasvir edebiliriz: Düşünmek savaşmaktır. Bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir medeniyet uğruna savaşmaktır” ifadelerini kullandı.

“HEP BİRLİKTE ÇOK DAHA FAZLA ÇALIŞMAMIZ, ÇOK DAHA YAKIN İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE OLMAMIZ GEREKİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki her bir kişinin bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir medeniyet uğruna, fikriyle, kabiliyetiyle, azmiyle, çilesiyle, başarısıyla savaşarak bugünlere geldiğini söyledi.
Dünya Türk İş Konseyi gibi yapıların katkılarıyla kültürel, tarihsel, ekonomik, sosyal, siyasi bağları sürekli güçlendirmek için çalıştıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece hem kendi vatanlarında hem diasporadaki vatandaşların önünde yeni bir dönemi hep birlikte açacaklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişim imkânlarının geliştiği şu dönemde, ana vatan ile diaspora arasındaki bağları güçlendirmenin eskisine göre daha kolay olduğunu anlatarak, “Açık konuşmak gerekirse, özellikle Batı ülkelerinde ne Türkiye’nin ne de diğer dostlarımızın diasporadaki güçlerini bırakın birleştirmeyi, teker teker bile yeterince etkin kullanamadığı bir gerçektir. Hem sayısal hem ekonomik ve sosyal olarak bizlerden daha zayıf diasporaların, siyasi olarak çok daha güçlü olduğunu yaşadığımız her hadisede tekrar tekrar görüyoruz. Bunun için hep birlikte çok daha fazla çalışmamız, çok daha yakın iş birliği içinde olmamız, çok daha etkin mekanizmalar kurmamız gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.
Bu kurultay gibi platformların iş dünyasından başlayarak sosyal ve siyasi tüm alanlara yayılan bir dalga oluşturacağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Küresel düzeydeki her gelişmeyi kendi ortak hedeflerimizin dinamosu hâline getirerek, kısa sürede dünya çapında hayırlı neticeler elde edeceğimizden şüphe duymuyorum. Önce kendi aramızdaki, sonra diğer kesimlerle çok boyutlu ilişkilerimizi bu doğrultuda hızla geliştirmenin yollarını aramalıyız. Biz meydanı boş bıraktığımızda terör örgütlerinden vesayet güçlerine, istihbarat teşkilatlarından misyonerlere, her görünümden kirli yapının kuşatmasına maruz kalmamız kaçınılmazdır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Merhum İsmail Gaspıralı’nın dilde, fikirde, işte birlik ülküsü ham bir hayal değil. Dün olduğu gibi bugün de birliğimizi ve bütünlüğümüzü sağlamak, idame ettirmek, büyütmek en çok ihtiyacımız olan sacayağıdır. Asırlık ayrılıklara, asırlık hasretlere, asırlık acılara, asırlık yapaylıklara son vermenin vakti gelmiştir. Hep beraber bir olduğumuzda, iri olduğumuzda, diri olduğumuzda, kardeş olduğumuzda, hep birlikte Türk dünyası olduğumuzda bunu sağlayabiliriz, endişeniz olmasın. Türkiye olarak bu doğrultuda üzerimize düşen her şeyi yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz.”





















